yaşında B-hücreli non-Hodgkin lenfoma tanısı alan erkek hastaya rituksimab içeren kemoterapi rejimi planlanmaktadır. Tedavi öncesi yapılan serolojik taramada; negatif, negatif, pozitif ve saptanamaz düzeyde (negatif) bulunmuştur. Onkoloji kliniği, hastada profilaksisi gerekip gerekmediği konusunda mikrobiyoloji konsültasyonu istemiştir. **Bu hasta ve reaktivasyon riski ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?**
- Anegatifliği, hastanın virüsle daha önce hiç karşılaşmadığını ve bu nedenle immünsupresyon altında reaktivasyon riskinin bulunmadığını kanıtlar.
- Bu serolojik profil "izole anti-HBc pozitifliği" olarak tanımlanır ve rituksimab gibi B-hücrelerini baskılayan tedaviler altında, karaciğerdeki viral rezervuardan kaynaklanan yüksek reaktivasyon riski taşır.Cevap
- CKaraciğer hücrelerinde entegre halde bulunan viral genomu, immünsupresyon sırasında ters transkriptaz aktivitesiyle tekrar formuna dönüşerek aktif enfeksiyonu başlatır.
- DHastada reaktivasyon gelişmesi durumunda laboratuvarda saptanacak olan ilk serolojik değişiklik, koruyucu antikorlarının hızla pozitifleşmesidir.
- ESerumda düzeyinin negatif olması, virüsün vücuttan tamamen temizlendiğini (eradikasyon) ve profilaksiye gerek olmadığını kesin olarak gösterir.
Cevap
Bu hastadaki profil "izole anti-HBc pozitifliği"dir ve rituksimab tedavisi altında karaciğerdeki cccDNA rezervuarlarından kaynaklanan ciddi bir reaktivasyon riski mevcuttur.
Hastadaki negatifliğine rağmen pozitifliği, virüsün karaciğer hücrelerinde sessiz bir şekilde varlığını sürdürdüğünü () gösterir. Rituksimab gibi potent B-hücre baskılayıcı ajanlar, virüs üzerindeki immün denetimi kaldırarak, serum 'sı başlangıçta negatif olsa dahi şiddetli viral reaktivasyona ve fulminant hepatite yol açabilir. Bu durum klinik pratikte yüksek riskli grup olarak kabul edilir ve antiviral profilaksi gerektirir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
Okült HBV Reaktivasyonu ve cccDNA Persistansı
Tahmini Süre:2m 0s