Soru

Zorluk: Çok zorSıvı-Elektrolit Dengesinin Düzenlenmesi (RAAS ve ADH)

2828 yaşında bir kadın hasta, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, iştahsızlık, ayağa kalktığında gelişen baş dönmesi ve vücudunun güneş görmeyen bölgelerinde de belirginleşen hiperpigmentasyon şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde arteriyel kan basıncı 85/5585/55 mmHg (hipotansif) saptanıyor. Laboratuvar sonuçlarında plazma sodyum düzeyi 128128 mEq/L, plazma potasyum düzeyi 5.95.9 mEq/L ve plazma osmolalitesi 265265 mOsm/kg olarak ölçülüyor. Bu hastada gözlenen sıvı-elektrolit dengesi ve hormonal yanıtlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

  1. A
    Plazma vazopressin (ADH) salınımı, düşük plazma osmolalitesi (265265 mOsm/kg) nedeniyle hipotalamik osmoreseptörler üzerinden tamamen inhibe edilmiştir.
  2. B
    Renal perfüzyonun azalması, adrenal korteksin zona glomerulosa tabakasından aldosteron sentezini stimüle ederek hiperkalemiyi kompanse eder.
  3. Efektif arteriyel kan hacmindeki belirgin azalma, ADH salınımı için gereken osmotik eşiği (threshold) daha düşük osmolalite değerlerine kaydırarak ADH artışına neden olmuştur.Cevap
  4. D
    Anjiyotensin II düzeyindeki artış, proksimal tübül hücrelerindeki Na+/H+Na^+/H^+ değişim mekanizmasını (NHE3) inhibe ederek sodyumun idrarla atılımını artırır.
  5. E
    Hastadaki yüksek plazma potasyumu (5.95.9 mEq/L), jukstaglomerüler hücreler üzerinde direkt etki yaparak renin salınımını stimüle eden temel faktördür.

Cevap

Efektif arteriyel kan hacmindeki ciddi azalma, vazopressin (ADH) salınımı üzerindeki osmotik kontrolü baskılayarak salınım eşiğini (threshold) daha düşük osmolalite değerlerine çeker ve hiponatremiye rağmen ADH artışına yol açar.
Vakadaki primer sorun aldosteron eksikliğine bağlı sodyum ve su kaybıdır. Bu durum şiddetli hipovolemiye yol açar. Normalde düşük plazma osmolalitesi ADH'yi baskılamalıdır; ancak efektif arteriyel kan hacmindeki düşüş o kadar kritiktir ki, baroreseptörlerden gelen sinyaller hipotalamustaki osmotik eşiği aşağı çeker. Sonuç olarak, vücut osmolaliteyi feda ederek su tutmaya çalışır ve ADH seviyeleri artar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Hipotansiyon, hiperpigmentasyon, hiponatremi ve hiperkalemi bulguları primer adrenal yetmezliği (Addison hastalığı) işaret eder.
Aldosteron eksikliği sodyum kaybına ve potasyum tutulumuna yol açarken, ACTH artışı (hiperpigmentasyon) adrenal yetmezliğin primer olduğunu gösterir.
2
Hacim ve osmolalite arasındaki hiyerarşiyi değerlendir
Şiddetli hipovolemi durumunda, hacim korunması osmolalite korunmasının önüne geçer.
Vücut, hayatta kalmak için tansiyonu ve hacmi korumaya öncelik verir, bu nedenle osmolalite düşük olsa bile su tutucu hormonları (ADH) devreye sokar.
3
ADH salınım eşiğindeki değişimi açıkla
Hipovolemi, ADH-osmolalite eğrisini sola kaydırır ve eğimin dikliğini (hassasiyeti) artırır.
Bu fizyolojik adaptasyon, normalde ADH'nin baskılanması gereken 265265 mOsm/kg gibi düşük değerlerde bile ADH'nin yüksek kalmasını sağlar.

Anahtar Kavram

ADH Salınımının Non-Osmotik Düzenlenmesi ve Osmotik Eşik Kayması

Daha Fazla Pratik

SIADH ile Addison hastalığı arasındaki plazma hacmi ve RAAS aktivitesi farklarını karşılaştıran bir tablo hazırlayın.
Tahmini Süre:2m 0s
Bu soruyu puanla