yaşında erkek hasta; son yıldır tekrarlayan yüzde kızarma (flushing), kramp tarzı karın ağrısı ve sulu diyare şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde sağ alt kadranda kitle palpe ediliyor ve triküspit odakta sistolik üfürüm duyuluyor. saatlik idrarda -hidroksiindolasetik asit (-HIAA) düzeyi mg (Normal: mg) saptanıyor. BT incelemesinde terminal ileumda cm'lik kitle, komşu mezenterde kalsifikasyonlar içeren desmoplastik reaksiyon ve karaciğerde multipl metastatik odaklar izleniyor. Bu hastanın cerrahi ve perioperatif yönetimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi en uygundur?
- Karsinoid kriz riskini önlemek amacıyla operasyon öncesinde ve sırasında intravenöz oktreotid infüzyonu uygulanmasıCevap
- Bİntraoperatif dönemde hipotansiyon gelişmesi durumunda ilk seçenek olarak intravenöz adrenalin bolusu ile müdahale edilmesi
- CKaraciğer metastazları nedeniyle primer tümör rezeksiyonunun kontrendike kabul edilip hastanın sadece medikal tedaviye yönlendirilmesi
- DPrimer tümör boyutu cm'den küçük olduğu için lenfadenektomi yapılmadan sadece segmental bağırsak rezeksiyonu ile yetinilmesi
- EKarsinoid sendromun klinik bulgularının varlığı, primer odağın kesinlikle mide veya rektum yerleşimli olduğunu gösterdiği için gastro-kolonoskopi ile odak aranması
Cevap
Karsinoid kriz riskini önlemek amacıyla operasyon öncesinde ve sırasında intravenöz oktreotid infüzyonu uygulanması en uygun yaklaşımdır.
Karsinoid sendromlu hastalarda cerrahi öncesi ve sırasında profilaktik intravenöz oktreotid infüzyonu, masif vazoaktif madde salınımı sonucu gelişebilecek karsinoid krizi önlemede en etkili yöntemdir. Terminal ileum en sık yerleşim yeridir ve desmoplastik reaksiyon tipiktir.
Adım Adım Çözüm
Anahtar Kavram
İnce bağırsak karsinoid tümörlerinde cerrahi tedavi ilkeleri ve karsinoid kriz yönetimi