Karbonhidrat Metabolizması

202 soru

Soru 21Soru

Diyetine glukoz ve galaktoz eklendiğinde ağır ozmotik diyare ve dehidratasyon gelişen bir süt çocuğunda, bu şekerlerin diyetten çıkarılıp yerine fruktoz içeren bir formül verilmesiyle klinik tablonun düzeldiği gözlenmiştir. Bu hastada ince bağırsak enterositlerinde aşağıdaki proteinlerden hangisinin işlevinde bir bozukluk olduğu düşünülmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SGLT1SGLT1

Cevap

İnce bağırsak lümeninden glukoz ve galaktozu sodyum bağımlı olarak taşıyan SGLT1 proteinindeki defekt, glukoz-galaktoz malabsorpsiyonuna neden olur.
Söz konusu klinik tablo 'Glukoz-Galaktoz Malabsorpsiyonu'dur. Bu hastalıkta ince bağırsak fırçamsı kenarında yer alan ve sodyum bağımlı glukoz taşıyıcısı olan proteinin genetik defekti bulunur. Glukoz ve galaktoz bu protein aracılığıyla emildiği için diyareye neden olur. Ancak fruktoz, apikal membrandan farklı bir taşıyıcı olan protein (GLUT5GLUT5) ile emildiği için bu hastalarda bir enerji kaynağı olarak güvenle kullanılabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik tablosunu ve diyet cevabını analiz et.
Glukoz ve galaktoza karşı intolerans var ancak fruktoz tolere ediliyor.
Bu durum, glukoz/galaktoz ile fruktozun emilim yollarının farklı olduğunu gösterir.
2
Bağırsak apikal membranındaki taşıyıcıları karşılaştır.
Glukoz ve galaktoz SGLT1SGLT1 ile, fruktoz ise GLUT5GLUT5 ile emilir.
Semptomların fruktozla düzelmesi, sorunun apikal membrandaki glukoz/galaktoz spesifik taşıyıcısında olduğunu kanıtlar.

Anahtar Kavram

İnce bağırsak enterositlerinin apikal membranında glukoz ve galaktoz SGLT1SGLT1 (ikincil aktif taşıma) ile, fruktoz ise GLUT5GLUT5 (kolaylaştırılmış difüzyon) ile emilir.

İpuçları

1
Fruktozun emilim mekanizmasının glukoz ve galaktozdan farklı olduğunu hatırlayın.

Daha Fazla Pratik

Bağırsak emiliminde rol oynayan taşıyıcıların bazolateral membran inhibisyonu (örn. ouabain) durumunda nasıl etkileneceğini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 22Soru

Hücrenin yoğun şekilde indirgeyici biyosentez (örneğin yağ asidi sentezi) yaptığı ancak hücre bölünmesinin gerçekleşmediği bir dokuda, pentoz fosfat yolunun oksidatif fazında üretilen NADPHNADPH kullanılırken, oluşan pentozlar non-oksidatif faz aracılığıyla glikolitik ara ürünlere geri dönüştürülür. Bu "geri dönüşüm" (recycling) sürecinde görev alan enzimler ve karbon transfer mekanizmalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Transaldolaz enzimi, sedoheptüloz 7-fosfattan üç karbonlu bir üniteyi gliseraldehit 3-fosfata aktararak fruktoz 6-fosfat ve eritroz 4-fosfat oluşumunu sağlar.

Cevap

Transaldolaz enziminin sedoheptüloz 7-fosfattan gliseraldehit 3-fosfata üç karbonlu bir ünite aktararak fruktoz 6-fosfat ve eritroz 4-fosfat oluşturması doğrudur.
Doğru olan seçenek, transaldolaz enziminin sedoheptüloz 7-fosfattan 3 karbonlu bir dihidroksiaseton birimini alıp gliseraldehit 3-fosfata aktararak fruktoz 6-fosfat ve eritroz 4-fosfat oluşturduğunu ifade eden açıklamadır. Bu reaksiyon non-oksidatif fazın merkezinde yer alır ve karbonların 6 karbonlu şekerlere dönüşmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Metabolik modun belirlenmesi
Hücrenin sadece NADPHNADPH ihtiyacı olduğunda, oksidatif fazdan çıkan 3 molekül C5C_5 (pentoz), non-oksidatif faza girer.
Nükleotid sentezi (R5PR5P) ihtiyacı olmadığı için karbonlar glikolize geri dönmelidir.
2
Birinci Transketolaz (TKTK) reaksiyonunun analizi
Ksilüloz 5-P (C5C_5) + Riboz 5-P (C5C_5) TK/TPP\xrightarrow{TK/TPP} Sedoheptüloz 7-P (C7C_7) + Gliseraldehit 3-P (C3C_3)
TK, bir ketozdan aldosa 2 karbonlu ünite taşır.
3
Transaldolaz (TATA) reaksiyonunun analizi
Sedoheptüloz 7-P (C7C_7) + Gliseraldehit 3-P (C3C_3) TA\xrightarrow{TA} Fruktoz 6-P (C6C_6) + Eritroz 4-P (C4C_4)
TA, 3 karbonlu ünite taşıyarak C6C_6 (fruktoz 6-P) geri kazanımını sağlar.
4
İkinci Transketolaz (TKTK) reaksiyonu ve net denge
Ksilüloz 5-P (C5C_5) + Eritroz 4-P (C4C_4) TK/TPP\xrightarrow{TK/TPP} Fruktoz 6-P (C6C_6) + Gliseraldehit 3-P (C3C_3)
Sonuçta 3×C52×C6+1×C33 \times C_5 \rightarrow 2 \times C_6 + 1 \times C_3 dengesi kurulur.

Anahtar Kavram

Pentoz fosfat yolu non-oksidatif fazında transaldolaz (3C transferi, kofaktörsüz) ve transketolaz (2C transferi, TPP bağımlı) enzimlerinin spesifik rolleri.

İpuçları

1
Transketolaz ve Transaldolaz enzimlerinin taşıdığı karbon sayılarını hatırlayın (2 vs 3).
2
Hangi enzimin tiamin pirofosfata (TPPTPP) bağımlı olduğunu ve hangisinin aktif bölgesinde lizin kullandığını düşünün.
3
Pentoz fosfat yolunun geri dönüşüm modunda 3×5C=15C3 \times 5C = 15C dengesini kurmaya çalışın: 2×6C+1×3C=15C2 \times 6C + 1 \times 3C = 15C.

Daha Fazla Pratik

Transketolaz enzim aktivitesinin ölçülmesinin hangi vitamin eksikliğinin (B1) tanısında kullanıldığını gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 23Soru

İnsülin, kan glukoz düzeyini düşürmek amacıyla karaciğerdeki glukoneogenez sürecini hem enzim aktivitesi hem de gen ifadesi düzeyinde baskılar. Özellikle glukoneogenezin anahtar enzimleri olan fosfoenolpiruvat karboksikinaz (PEPCKPEPCK) ve glukoz 66-fosfatazın sentezini azaltmak için spesifik bir transkripsiyon faktörünün çekirdekten sitozole taşınmasını sağlar. İnsülin sinyal yolağında yer alan Akt (proteinprotein kinazkinaz BB) tarafından fosforillenerek inaktive edilen ve çekirdek dışına ihraç edilen bu transkripsiyon faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: FoxO1

Cevap

İnsülin etkisiyle Akt (PKB) tarafından fosforillenerek çekirdek dışına ihraç edilen ve glukoneojenik gen ifadesini azaltan transkripsiyon faktörü FoxO1'dir.
FoxO1 (Forkhead box protein O1), açlık durumunda karaciğerde glukoneojenik enzimlerin gen ifadesini artıran temel transkripsiyon faktörüdür. İnsülin, PI3K/AktPI3K/Akt yolağını aktive ederek Akt aracılığıyla FoxO1'i fosforiller. Fosforillenmiş FoxO1, 14-3-3 proteinlerine bağlanarak çekirdekten sitozole ihraç edilir. Bu mekanizma, PEPCKPEPCK ve GlukozGlukoz 6fosfataz6-fosfataz enzimlerinin sentezini azaltarak glukoneogenezi güçlü bir şekilde baskılar.

Adım Adım Çözüm

1
İnsülin sinyal iletim yolağını belirle.
İnsülin reseptörüne bağlandığında IRSIRS proteinleri üzerinden PI3K/AktPI3K/Akt (Protein Kinaz B) yolağını aktive eder.
Gen ifadesinin düzenlenmesi için sitozolik sinyalin çekirdeğe iletilmesi gerekir.
2
Akt'nin çekirdek içi hedefini tanımla.
Akt, çekirdek içine girerek FoxO1 (Forkhead box protein O1) transkripsiyon faktörünü spesifik serin/treonin kalıntılarından fosforiller.
Fosforilasyon, FoxO1'in DNA'ya bağlanma yeteneğini bozar ve çekirdek dışı ihraç sinyalini tetikler.
3
FoxO1'in çekirdek dışına ihraç sürecini analiz et.
Fosforillenmiş FoxO1, 14-3-3 proteinlerine bağlanır ve çekirdekten sitozole taşınarak burada inaktif halde tutulur veya yıkılır.
FoxO1 çekirdekte bulunmadığı sürece PEPCKPEPCK ve GlukozGlukoz 6fosfataz6-fosfataz genlerinin promoter bölgelerine bağlanamaz.
4
Sonuçta glukoneogenez üzerindeki etkiyi değerlendir.
Gen ifadesi baskılanan PEPCKPEPCK ve GlukozGlukoz 6fosfataz6-fosfataz enzimlerinin miktarı azalır, bu da karaciğerden kana glukoz çıkışını (glukoneogenezi) düşürür.
İnsülinin hipoglisemik etkisi transkripsiyonel düzeyde bu şekilde gerçekleşir.

Anahtar Kavram

İnsülinin FoxO1 aracılı transkripsiyonel regülasyonu

İpuçları

1
İnsülinin karaciğerdeki en önemli etkilerinden biri glukoneojenik enzimlerin gen sentezini durdurmaktır.
2
Bu süreçte insülin sinyal yolağında yer alan Akt (PKBPKB), bir transkripsiyon faktörünü fosforilleyerek çekirdek dışına çıkartır.
3
Bu faktör, ismini 'Forkhead' ailesinden alır ve PEPCKPEPCK geninin uyarılmasında kilit rol oynar.

Daha Fazla Pratik

İnsülinin glikojen sentezi üzerindeki etkisini GSK3GSK-3 (Glikojen Sentaz Kinaz-3) inhibisyonu üzerinden inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 24Soru

Glikozaminoglikanlar (GAGGAG), amino şekerler ve üronik asit türevlerinden oluşan tekrarlayan disakkarit birimlerine sahip heteropolisakkaritlerdir. Ancak, bir GAGGAG türü bu genel yapısal kuralın dışına çıkarak yapısında üronik asit (DD-glüküronik asit veya LL-idüronik asit) bulundurmaz. Aşağıdaki glikozaminoglikanlardan hangisi, disakkarit biriminde üronik asit yerine galaktoz içeren tek türdür?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Keratan sülfat

Cevap

Yapısında üronik asit yerine galaktoz bulunduran tek glikozaminoglikan Keratan sülfattır.
Keratan sülfat, diğer tüm glikozaminoglikanlardan farklı olarak disakkarit biriminde üronik asit (glüküronik veya idüronik asit) bulundurmaz. Bunun yerine galaktoz ve NN-asetilglukozamin-6-sülfat birimlerinden oluşur. Bu özelliği onu yapısal olarak benzersiz kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Glikozaminoglikanların (GAG) genel yapısını hatırla.
GAG'lar genellikle tekrarlayan disakkarit birimlerinden (Aminos\cekerAmino şeker + U¨ronikasitÜronik asit) oluşur.
Yapısal bileşenleri ayırt etmek için temel kuralı belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki GAG'ların spesifik şeker içeriklerini karşılaştır.
Hiyaluronat, Kondroitin ve Heparan sülfat glüküronat içerir; Dermatan sülfat idüronat içerir. Keratan sülfat ise galaktoz içerir.
İstisnai olan yapısal bileşeni (galaktoz) saptamak için karşılaştırma yapılır.
3
Üronik asit içermeme kriterine uyan GAG'ı belirle.
Keratan sülfat yapısındaki galaktoz bir 'üronik asit' değil, bir 'hekzoz'dur.
Soruda istenen 'üronik asit içermeyen' tanımına Keratan sülfat tam olarak uymaktadır.

Anahtar Kavram

Glikozaminoglikanların (GAG) spesifik yapısal bileşenleri ve Keratan sülfatın istisnai yapısı.

İpuçları

1
Glikozaminoglikanların çoğu 'Asidik Şeker + Amino Şeker' yapısındadır.
2
Üronik asitler asidik şekerlerdir (COOH grubu içerirler). Bir GAG ise asidik şeker yerine nötr bir şeker olan galaktoz içerir.

Daha Fazla Pratik

Diğer GAG'ların (özellikle Dermatan sülfat ve Heparan sülfat) hangi spesifik hastalıklarda (Mukopolisakkaridozlar) biriktiğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 25Soru

Karaciğerde glikoliz hızı hormonal ve allosterik mekanizmalarla sıkı bir şekilde kontrol edilir. Açlık durumunda artan glukagon, protein kinaz A aracılığıyla bir glikoliz enzimini fosforilleyerek inaktive ederken; tokluk durumunda artan fruktoz 1,61,6-bifosfat aynı enzimi 'ileri beslemeli' (feed-forward) bir mekanizma ile aktive ederek yolun sürekliliğini sağlar.

Bu özelliklere sahip olan glikolitik enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piruvat kinaz

Cevap

Doğru cevap, glukagon ile inhibe edilen ve fruktoz 1,61,6-bifosfat ile ileri beslemeli aktive edilen piruvat kinaz enzimini içeren seçenektir.
Piruvat kinaz (özellikle karaciğer L-tipi), glikoliz yolunun üçüncü ve son hız kısıtlayıcı basamağıdır. Bu enzim, glukagon etkisiyle protein kinaz A tarafından fosforillenerek inaktive edilir. Aynı zamanda, yolun daha önceki bir basamağında (PFK1PFK-1 tarafından) üretilen fruktoz 1,61,6-bifosfat tarafından allosterik olarak aktive edilir; bu durum metabolik akışın dengelenmesini sağlayan klasik bir 'ileri beslemeli' (feed-forward) aktivasyon örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Glikoliz yolundaki üç ana düzenleme basamağını (Hekzokinaz, PFK1PFK-1, Piruvat kinaz) gözden geçirin.
Bu üç enzim de geri dönüşümsüzdür ve metabolik akışı kontrol eder.
Soruda bahsedilen hormonal ve allosterik etkilerin bu enzimlerden biri üzerinde olması beklenir.
2
Glukagonun karaciğerdeki etkisini analiz edin.
Glukagon, cAMP üzerinden protein kinaz A'yı aktive ederek piruvat kinazı fosforiller ve inaktive eder.
Açlıkta karaciğerin glikozu kana vermesi için glikolizin baskılanması gerekir.
3
Fruktoz 1,61,6-bifosfatın 'ileri beslemeli' (feed-forward) rolünü değerlendirin.
Üst basamaklarda biriken fruktoz 1,61,6-bifosfat, yolun son basamağındaki piruvat kinazı aktive eder.
Bu mekanizma, yolun başlangıcı ile sonu arasında koordinasyon sağlayarak ara metabolitlerin birikmesini önler.

Anahtar Kavram

Piruvat Kinazın Düzenlenmesi (Feed-forward Aktivasyon ve Hormonal Kontrol)
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 26Soru

Karaciğerde yüksek karbonhidratlı bir öğün sonrasında glukoz fluksunun artışı, sadece insülin/glukagon oranı üzerinden değil, aynı zamanda spesifik hücre içi metabolitler aracılığıyla da glikolizi hızlandırır. Bu süreçte, pentoz fosfat yolundan köken alan ve bir serin/treonin fosfataz olan protein fosfataz 2A2A'yı (PP2APP2A) allosterik olarak aktive ederek, bifonksiyonel enzimin (PFK2/FBPase2PFK-2/FBPase-2) defosforilasyonunu ve sonuç olarak fruktoz 2,62,6-bifosfat (F2,6BPF2,6-BP) artışını sağlayan metabolit aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ksillüloz 5-fosfat

Cevap

Glikolizi uyaran ve PP2A'yı aktive eden metabolit Ksillüloz 5-fosfattır.
Karaciğerde glukoz fluksu arttığında Ksillüloz 5-fosfat seviyeleri yükselir. Bu metabolit, Protein Fosfataz 2A2A'yı (PP2APP2A) aktive eder. PP2APP2A ise glikolizin ana düzenleyicisi olan fruktoz 2,62,6-bifosfatı sentezleyen PFK2/FBPase2PFK-2/FBPase-2 kompleksini defosforile ederek kinaz aktivitesini (PFK2PFK-2) artırır, böylece glikoliz hızlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Glukoz seviyeleri arttığında hücre içi fluksun takibi
Hücre içine giren fazla glukozun bir kısmı pentoz fosfat yoluna (PPPPPP) girer.
Hücrenin metabolik durumu, glikoliz ve PPP arasındaki dengeyi belirler.
2
Ksillüloz 5-fosfat (X5PX5P) sentezi ve sinyal iletimi
PPPPPP aracılığıyla X5PX5P konsantrasyonu artar.
X5PX5P, karbonhidrat metabolizmasının hızı hakkında hücreye bilgi veren bir sinyal molekülüdür.
3
Protein fosfataz 2A2A (PP2APP2A) aktivasyonu
X5PX5P, PP2APP2A enzimini allosterik olarak aktive eder.
Bu aktivasyon, hormonal sinyallerden bağımsız olarak glikolizi beslenme durumuna hazırlar.
4
Bifonksiyonel enzimin modifikasyonu
Aktifleşen PP2APP2A, PFK2/FBPase2PFK-2/FBPase-2 kompleksini defosforile eder.
Defosforilasyon, bifonksiyonel enzimin PFK2PFK-2 (kinaz) kısmını aktive eder, FBPase2FBPase-2 kısmını inhibe eder.
5
Fruktoz 2,62,6-bifosfat sentezi ve PFK1PFK-1 uyarımı
Artan PFK2PFK-2 aktivitesi ile F2,6BPF2,6-BP seviyeleri yükselir.
F2,6BPF2,6-BP, glikolizin en önemli hız kısıtlayıcı adımı olan PFK1PFK-1'i allosterik olarak en güçlü uyaran moleküldür.

Anahtar Kavram

Ksillüloz 5-fosfat aracılı PP2A aktivasyonu, karaciğerde glikoliz ve lipogenezin koordineli regülasyonunu sağlar.

İpuçları

1
Glikolizi uyaran bu mekanizma, pentoz fosfat yolu ile glikoliz arasındaki köprüyü kurar.
2
Bu metabolit aynı zamanda ChREBP (Karbonhidrat Yanıt Elemanı Bağlayıcı Protein) aktivasyonunda da rol oynayarak lipogenezi uyarır.
3
Metabolit, glukozun pentoz fosfat yolundaki ara ürünü olan bir 5-karbonlu şeker fosfatıdır.

Daha Fazla Pratik

ChREBP aktivasyon mekanizmasını ve glikoliz-lipogenez arasındaki Ksillüloz 5-fosfat bağlantısını inceleyiniz.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 27Soru

Glikoproteinlerin NN-glikozilasyon sürecinde, dolikol pirofosfat (DolPPDol-PP) üzerinde sentezlenen öncül "core" oligosakkarit (Glc3Man9GlcNAc2Glc_3Man_9GlcNAc_2) yapısının oluşumu ve ER lümenindeki proteine aktarımı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dolikol üzerine ilk iki NN-asetilglukozamin ve ilk beş mannoz birimi sitozolik yüzde eklenirken, öncül yapı lümene döndükten sonra diğer mannoz ve glukozlar eklenir.

Cevap

Dolikol üzerine ilk iki NN-asetilglukozamin ve ilk beş mannoz birimi sitozolik yüzde eklenirken, yapı lümene döndükten sonra diğer şekerler eklenir.
Glikoproteinlerin NN-glikozilasyonunda, 'core' oligosakkarit sentezi dolikol fosfat üzerinde başlar. İlk iki GlcNAcGlcNAc ve ilk beş mannoz birimi sitozoldeki UDPGlcNAcUDP-GlcNAc ve GDPManGDP-Man kullanılarak sitozolik yüzde eklenir. Ardından bu yapı ER lümenine 'flip' (tersyüz) edilir. Lümen tarafında sentezin geri kalanı (4 ManMan ve 3 GlcGlc) dolikol-fosfata bağlı şekerler (DolPManDol-P-Man ve DolPGlcDol-P-Glc) kullanılarak tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Dolikol döngüsünün başlangıç konumunu belirle.
Süreç ER membranındaki dolikol fosfat üzerine sitozolik yüzde şeker eklenmesiyle başlar.
Şeker-nükleotidlerin (UDPGlcNAcUDP-GlcNAc, GDPManGDP-Man) çoğu sitozolde sentezlendiği için ilk basamaklar buradadır.
2
Oligosakkarit zincirinin lümene geçiş (flipping) noktasını tespit et.
2 GlcNAcGlcNAc ve 5 ManMan eklendikten sonra dolikol-oligosakkarit yapısı lümen tarafına döner.
Proteine aktarım ER lümeninde gerçekleşeceği için sentezin sonu ve transfer lümen tarafında olmalıdır.
3
Lümen tarafındaki şeker kaynaklarını tanımla.
Lümen içinde eklenen diğer 4 ManMan ve 3 GlcGlc, dolikol-P-şeker formundadır.
Lümen içine yüklü şeker-nükleotidler doğrudan giremez, dolikol taşıyıcıları kullanılır.

Anahtar Kavram

N-glikozilasyon sentezinin ER membranı üzerindeki asimetrik (iki fazlı) ilerleyişi ve dolikol döngüsü.

İpuçları

1
Dolikol pirofosfat sentezinin nerede başlayıp nerede bittiğini ve 'flipping' olayının önemini düşünün.
2
Lümen içinde şeker eklenirken doğrudan şeker-nükleotidlerin (UDP/GDPUDP/GDP) kullanılıp kullanılamayacağını hatırlayın.
3
Tünikamisin ve basiltrasin gibi inhibitörlerin dolikol döngüsünün tam olarak hangi basamaklarını etkilediğini analiz edin.

Daha Fazla Pratik

I-cell hastalığında mannoz-6-fosfat sinyalinin glikoproteinlerin hedeflenmesindeki rolünü inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 28Soru

2424 yaşında erkek hasta, spor salonunda yaptığı yoğun antrenman sonrası gelişen şiddetli kas krampları ve halsizlik nedeniyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede skleralarda hafif ikterik görünüm dikkat çekiyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum kreatin kinaz (CKCK) ve indirekt bilirubin düzeyleri yüksek, haptoglobin düzeyi ise düşük saptanıyor. Hastaya uygulanan iskemik ön kol egzersiz testinde venöz laktat artışı saptanmadığına göre, bu hastadaki klinik tabloya neden olan enzim eksikliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fosfofruktokinaz-1

Cevap

Klinik tabloyu açıklayan enzim eksikliği fosfofruktokinaz-1'dir.
Tarui hastalığında (GSD Tip VII) eksik olan fosfofruktokinaz-1 (PFK-1) enzimi, glikolizin ana düzenleyici basamağıdır. Bu enzimin kas izoformunun eksikliği egzersiz sırasında laktat üretimini engeller ve kas kramplarına yol açar. Aynı zamanda eritrositlerde de fonksiyonel enzim eksikliği olması nedeniyle ATP üretimi yetersiz kalır ve hemoliz (parçalanma) meydana gelir, bu da indirekt bilirubin artışına ve haptoglobin düşüşüne neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Egzersizle tetiklenen kas semptomlarını değerlendir.
Egzersiz sonrası gelişen kramplar ve yüksek CKCK düzeyi, bir glikojen depo hastalığını (özellikle Tip V veya Tip VII) düşündürür.
Kasın enerji ihtiyacı olan glikozun glikojen yıkımından veya glikolizden sağlanamadığı durumlarda kas hasarı ve kramplar oluşur.
2
Hemoliz bulgularını ve iskemik egzersiz testi sonucunu analiz et.
İskemik egzersiz testinde laktat artışının olmaması glikolitik yolakta (glikojenden laktata giden yol) bir blok olduğunu; indirekt bilirubin yüksekliği ve haptoglobin düşüklüğü ise hemolizi doğrular.
Fosfofruktokinaz-1 (PFK-1), glikolizin hız kısıtlayıcı basamağıdır. Bu enzimin eksikliği hem kasta (M izoformu) hem de eritrositlerde (L ve P izoformları arasındaki etkileşim nedeniyle) işlev bozukluğuna yol açar.
3
Ayırıcı tanı yap.
Hem kas semptomları hem de hemolitik anemi bulgularını birleştiren tek seçenek Tarui hastalığıdır (Tip VII).
McArdle hastalığında eritrosit tutulumu yoktur, bu nedenle hemoliz görülmez.

Anahtar Kavram

Tarui Hastalığı (Tip VII GSD), fosfofruktokinaz-1 enziminin eksikliği sonucu hem iskelet kası semptomları hem de eritrosit hemolizi ile karakterize bir metabolik bozukluktur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 29Soru

22 yaşında bir kız çocuk, sabahları belirginleşen halsizlik ve uykuya meyil şikayetleriyle getirilmiştir. Laboratuvar incelemelerinde ciddi açlık hipoglisemisi, hiperketonemi ve metabolik asidoz saptanmıştır. Hastaya ağız yoluyla glukoz verildikten sonra yapılan takipte, kan şekerinin hızla yükselerek hiperglisemi sınırına ulaştığı ve plazma laktat düzeylerinde belirgin artış meydana geldiği gözlenmiştir. Karaciğer biyopsisinde hepatomegali saptanmamış, aksine glikojen miktarının normalin çok altında olduğu belirlenmiştir. Bu hastada fonksiyonu bozulmuş olan enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glikojen sentaz

Cevap

Glikojen sentaz (Karaciğer izoformu)
Glikojen sentaz eksikliği (Tip 0 GSD), karaciğerde glikojen sentezlenememesi ile karakterizedir. Bu hastalar aç kaldıklarında glikojen depoları olmadığı için hızla hipoglisemiye girer ve enerji için yağ asitlerine yönelerek ketozis geliştirirler. Yemek sonrası ise, karaciğer glikozu glikojene dönüştürüp depolayamadığı için kan glukozu hızla yükselir ve fazla glukoz glikoliz üzerinden laktata çevrilir. Biyopside glikojen miktarının düşük olması patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Açlıkta hipoglisemi ve ketozis var; ancak diğer Glikojen Depo Hastalıklarının aksine glikojen seviyesi düşük ve hepatomegali yok.
Tip 0 GSD dışındaki tüm türlerde glikojen ya miktar ya da yapı olarak birikir.
2
Yemek sonrası (postprandiyal) tabloyu değerlendir
Glikoz verilmesiyle hiperglisemi ve laktat artışı görülüyor.
Karaciğer glikozu glikojen olarak depolayamadığı için glikoz doğrudan kana geçer (hiperglisemi) veya glikoliz yoluna girerek laktata dönüşür.
3
Enzim eşleştirmesini yap
Glikojen sentaz eksikliği (Tip 0).
Glikojen sentezinin ana düzenleyici enzimi eksik olduğunda karaciğerde glikojen depoları oluşamaz.

Anahtar Kavram

Glikojen Depo Hastalıkları arasında glikojen birikimine değil, glikojen eksikliğine neden olan tek tablo Tip 0 GSD (Glikojen Sentaz eksikliği) tablosudur.

İpuçları

1
Bu sorudaki anahtar ipucu, karaciğerde glikojen miktarının normalden düşük olmasıdır.
2
Normalde Glikojen Depo Hastalıkları (GSD) glikojen birikimiyle seyreder; ancak bir tanesi glikojen sentezlenemediği için glikojen fakirliği ile bilinir.
3
Yemekten sonra kan şekerinin aşırı yükselmesi ve laktatın artması, karaciğerin glikozu depolama kapasitesinin olmadığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Tip 0 GSD ile Tip I GSD arasındaki laktat ve kan şekeri dinamiklerini karşılaştırın (açlık vs. tokluk).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru

Hücrenin nükleotid sentezi için yoğun bir şekilde riboz 5-fosfata ihtiyaç duyduğu, ancak indirgeyici güç (NADPHNADPH) ihtiyacının minimal olduğu bir metabolik durumda; pentoz fosfat yolunun temel işleyişi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fruktoz 6-fosfat ve gliseraldehit 3-fosfat gibi glikolitik ara ürünlerin, non-oksidatif faz enzimlerini kullanarak riboz 5-fosfat sentezlemesi

Cevap

Hücrede riboz 5-fosfat ihtiyacı yüksek, NADPHNADPH ihtiyacı düşük olduğunda; glikoliz yolundaki fruktoz 6-fosfat ve gliseraldehit 3-fosfat molekülleri, transketolaz ve transaldolaz enzimlerinin katalizlediği non-oksidatif evrenin tersine çalışmasıyla riboz 5-fosfata dönüştürülür.
Pentoz fosfat yolunun non-oksidatif fazı geri dönüşümlü (reversible) reaksiyonlardan oluşur. Hücrede NADPHNADPH ihtiyacı düşük olduğunda, hız kısıtlayıcı olan G6PD enzimi inhibe edilir. Bu durumda hücre, glikoliz sırasında oluşan fruktoz 6-fosfat ve gliseraldehit 3-fosfatı, transketolaz ve transaldolaz enzimleri üzerinden geri yönde reaksiyona sokarak riboz 5-fosfat üretir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücrenin metabolik ihtiyaçlarını analiz edin.
Nükleotid sentezi için Riboz 5-fosfat gerekli, ancak oksidatif fazın yan ürünü olan NADPHNADPH gerekli değil.
Oksidatif faz (G6PD) çalıştırılırsa gereksiz NADPHNADPH üretilir; bu nedenle hücre alternatif bir yol aramalıdır.
2
Pentoz fosfat yolunun fazları arasındaki farkı değerlendirin.
Oksidatif faz geri dönüşümsüzdür, non-oksidatif faz ise geri dönüşümlüdür (reversiblereversible).
Geri dönüşümlü olan non-oksidatif faz, glikoliz ara ürünlerini kullanarak nükleotid sentezi için gerekli şekerleri üretebilir.
3
Glikoliz ile olan bağlantıyı kurun.
Fruktoz 6-fosfat ve gliseraldehit 3-fosfat, transketolaz ve transaldolaz aracılığıyla riboz 5-fosfata dönüşür.
Bu mekanizma, hücrenin oksidatif fazı (G6PD basamağını) atlayarak sadece ihtiyacı olan ürünü sentezlemesini sağlar.

Anahtar Kavram

Pentoz Fosfat Yolunun Esnekliği: Hücrenin ihtiyacına göre oksidatif ve non-oksidatif fazların bağımsız veya koordineli çalışabilmesi.

İpuçları

1
Pentoz fosfat yolunun hangi fazının geri dönüşümlü (reversible) olduğunu hatırlayın.
2
Glikoz 6-fosfat dehidrogenaz (G6PDG6PD), yüksek NADPHNADPH seviyeleri tarafından inhibe edilir.
3
Hücre, oksidatif yolu kullanmadan da glikoliz ara ürünlerinden riboz sentezleyebilir.

Daha Fazla Pratik

Hücrenin hem NADPHNADPH hem de ATPATP ihtiyacı çok yüksek olduğunda yolun nasıl bir seyir izleyeceğini inceleyebilirsiniz (Oksidatif faz + Non-oksidatif faz üzerinden glikolize dönüş + Glikoliz/TCA).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

4 yaşında bir çocuk, büyüme geriliği ve karın şişliği şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenede masif hepatomegali saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde orta derecede açlık hipoglisemisi ve hiperlipidemi izleniyor. Karaciğer biyopsisinde glikojen yapısının normal olduğu ancak miktarının belirgin derecede arttığı saptanıyor. Bu hastada kan glukoz düzeyini artırmak amacıyla salınan epinefrinin karaciğer hücrelerindeki glikojen metabolizması üzerindeki etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: α1\alpha_1-adrenerjik reseptörler üzerinden IP3IP_3 ve DAGDAG yolunu tetikleyerek hücre içi Ca2+Ca^{2+} düzeyini artırır.

Cevap

Epinefrin, karaciğer hücrelerinde bulunan α1\alpha_1-adrenerjik reseptörler üzerinden IP3IP_3, DAGDAG ve Ca2+Ca^{2+} yolunu aktive ederek glikojen yıkımını uyarır.
Doğru seçenek, epinefrinin karaciğerdeki özgün sinyal iletim mekanizmalarından birini tanımlar. Karaciğerde epinefrin, α1\alpha_1-adrenerjik reseptörlere bağlanarak GqG_q proteini üzerinden fosfolipaz C'yi uyarır. Bu aktivasyon sonucunda membran lipidlerinden IP3IP_3 ve DAGDAG salınır, IP3IP_3 endoplazmik retikulumdan kalsiyum salınımını tetikleyerek glikojen fosforilaz kinazın aktivasyonuna ve sonuç olarak glikojen yıkımına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Normal yapıda glikojen artışı, hepatomegali ve hipoglisemi; karaciğer glikojen fosforilazı (Hers hastalığı) veya fosforilaz kinaz eksikliğini (Tip IX) düşündürür.
Vakada masif hepatomegali ve normal yapıda glikojen birikimi vurgulanmıştır.
2
Epinefrinin karaciğerdeki reseptörlerini ve ikincil habercilerini belirle
Epinefrin karaciğerde hem β2\beta_2 (cAMP yolu) hem de α1\alpha_1 (IP3/DAG/Ca2+IP_3/DAG/Ca^{2+} yolu) reseptörlerini kullanır.
Karaciğer, iskelet kasından farklı olarak epinefrine karşı çift reseptör mekanizması ile yanıt verir.
3
Ca2+Ca^{2+} artışının glikojen metabolizması üzerindeki etkisini değerlendir
Artan kalsiyum, kalmoduline bağlanarak glikojen fosforilaz kinazı aktive eder, bu da glikojenolizi tetikler.
α1\alpha_1 reseptör aktivasyonu, hücre dışı sinyali kalsiyum üzerinden metabolik yanıta dönüştürür.

Anahtar Kavram

Epinefrin karaciğerde β2\beta_2 (cAMP) ve α1\alpha_1 (Ca2+Ca^{2+}) reseptörleri aracılığıyla glikojenolizi uyarırken; iskelet kasında temel olarak β2\beta_2 reseptörleri üzerinden etki gösterir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 32Soru

Aerobik metabolizmanın kilit noktalarından biri olan piruvat dehidrogenaz (PDH) kompleksi, üç farklı enzim ve beş farklı koenzim içeren devasa bir yapıya sahiptir. Bir hastada yapılan biyokimyasal analizlerde laktik asit düzeyinin arttığı, aynı zamanda idrarda α\alpha-ketoglutarat ve dallı zincirli α\alpha-ketoasitlerin (lösin, izolösin ve valin metabolitleri) yüksek miktarda bulunduğu saptanmıştır. Bu klinik tabloya neden olan ortak enzim alt birimi eksikliği düşünüldüğünde, söz konusu enzim alt biriminin katalizlediği reaksiyon basamağı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İndirgenmiş lipoamitteki elektronların FADFAD üzerinden NAD+NAD^+'ye aktarılarak NADH üretilmesi

Cevap

İndirgenmiş lipoamitteki elektronların FADFAD üzerinden NAD+NAD^+'ye aktarılarak NADH üretilmesi
Soruda tanımlanan tablo (laktik asidoz + α\alpha-ketoglutarat artışı + dallı zincirli ketoasitlerin artışı), mitokondriyal α\alpha-ketoasit dehidrogenaz komplekslerinin (Piruvat dehidrogenaz, α\alpha-ketoglutarat dehidrogenaz ve dallı zincirli α\alpha-ketoasit dehidrogenaz) ortak bir kusurunu işaret eder. Bu üç kompleksin de E3 (dihidrolipoil dehidrogenaz) alt birimi genetik olarak aynıdır ve aynı protein yapısına sahiptir. E3 enziminin temel görevi, E2 basamağında indirgenmiş olan lipoamidi (dihidrolipoamid) tekrar okside ederek reaksiyonun devamlılığını sağlamaktır. Bu süreçte elektronlar enzim yapısındaki FADFAD üzerinden NAD+NAD^+'ye aktarılır ve NADH sentezlenir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların analizi
PDH, α\alpha-KGDH ve BCKDH komplekslerinin ortak etkilenmesi
Laktik asidoz (PDH eksikliği), α\alpha-ketoglutarat artışı (TCA döngüsü aksaması) ve dallı zincirli asitlerin artışı bu üç kompleksin ortak bir bileşeninde sorun olduğunu gösterir.
2
Ortak alt birimin belirlenmesi
E3 (Dihidrolipoil dehidrogenaz) alt birimi
E1 ve E2 alt birimleri her kompleks için spesifiktir, ancak E3 alt birimi tüm bu α\alpha-ketoasit dehidrogenaz komplekslerinde özdeştir.
3
E3 enziminin fonksiyonunun tanımlanması
Lipoamidin rejenerasyonu ve NADH sentezi
E3, reaksiyon döngüsünün sonunda indirgenmiş lipoamidi okside ederek sistemi tekrar çalışabilir hale getirir; bu sırada elektronları FADFAD üzerinden NAD+NAD^+'ye taşır.

Anahtar Kavram

α\alpha-Ketoasit Dehidrogenaz Komplekslerinin Ortak Bileşeni (E3)

Daha Fazla Pratik

PDH kompleksinin kinaz ve fosfataz enzimleri aracılığıyla kovalent regülasyonunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

Vücudumuzda bağ dokusunun ve hücre dışı matrisin temelini oluşturan glikozaminoglikanlar (GAG), karakteristik bir yapısal düzen gösterirler. Bu moleküller, birbirini takip eden iki farklı şeker türevinin oluşturduğu ünitelerin çok sayıda tekrarlanmasıyla meydana gelir. Bu ikili yapıdan biri asidik özellik gösteren bir üronik asit iken, diğeri bir azotlu şeker türevidir (amino şeker).

Buna göre, glikozaminoglikanların yapısını oluşturan bu tekrarlayan birimlerdeki amino şeker bileşeni aşağıdakilerden hangisi olabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: NN-asetilglukozamin

Cevap

Glikozaminoglikanların yapısındaki amino şeker bileşeni NN-asetilglukozamindir.
Glikozaminoglikanlar (GAG), karakteristik olarak bir amino şeker (NN-asetilglukozamin veya NN-asetilgalaktozamin) ve bir üronik asit (glukuronik asit veya iduronik asit) içeren tekrarlayan disakkaritlerden meydana gelir. Bu nedenle amino şeker bileşeni NN-asetilglukozamindir.

Adım Adım Çözüm

1
Glikozaminoglikanların (GAG) genel yapısını hatırla.
GAG'lar tekrarlayan disakkarit birimlerinden oluşan dallanmamış heteropolisakkaritlerdir.
Sorunun kökünde belirtilen disakkarit yapısını tanımlamak için gereklidir.
2
Disakkarit birimini oluşturan iki temel şeker türünü belirle.
Birimlerden biri asidik şeker (üronik asit), diğeri ise amino şekerdir.
Soruda sorulan 'amino şeker' kategorisine giren molekülü ayırt etmek için gereklidir.
3
Seçeneklerdeki molekülleri bu kategorilere göre sınıflandır.
NN-asetilglukozamin bir amino şekerdir; glukuronik asit ise asidik bir şekerdir.
Doğru yapı taşını belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Glikozaminoglikanların (GAG) disakkarit birimleri [Amino Şeker + Üronik Asit] kombinasyonundan oluşur.
Tahmini Süre:45s
Soru 34Soru

Piruvat dehidrogenaz (PDH) kompleksinin aktivitesi; kompleks bünyesinde yer alan kinaz (PDK) ve fosfataz (PDP) proteinleri aracılığıyla kovalent modifikasyonla sıkı bir şekilde kontrol edilir. Bu regülatör enzimlerin doku özgüllüğü ve metabolik sinyallere verdikleri yanıtlar düşünüldüğünde, kompleksin düzenlenmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yağ dokusunda insülin tarafından aktive edilen PDH fosfataz-2 (PDP2), kalsiyum iyonlarından bağımsız olarak kompleksin defosforilasyonunu sağlar ve lipogenezi destekler.

Cevap

Yağ dokusunda insülin tarafından aktive edilen PDH fosfataz-2 (PDP2), kalsiyum iyonlarından bağımsız olarak kompleksin defosforilasyonunu sağlar ve lipogenezi destekler.
Piruvat dehidrogenaz kompleksi, vücuttaki enerji durumuna ve doku ihtiyacına göre iki farklı fosfataz izoformu ile aktive edilir. İskelet kasında kasılma sırasında artan kalsiyum, PDP1'i aktive ederek enerji üretimini hızlandırırken; yağ dokusunda insülin sinyali PDP2'yi aktive eder. PDP2'nin aktivasyonu kalsiyum iyonlarından bağımsızdır ve glukozdan elde edilen piruvatın lipogenez için asetil-CoA'ya dönüşmesini sağlar. Bu durum, anabolik süreçlerin doku bazlı hormonal kontrolüne örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
PDH kompleksinin kovalent regülasyonunu analiz et.
PDH kinaz (PDK) fosforilleyerek inaktive eder, PDH fosfataz (PDP) defosforilleyerek aktive eder.
Regülasyonun yönünü belirlemek için esastır.
2
PDP izoformlarının doku dağılımını değerlendir.
PDP1 kalsiyuma duyarlıdır ve iskelet kasında baskındır; PDP2 kalsiyumdan bağımsızdır ve yağ dokusunda insüline yanıt verir.
Doku özgüllüğü TUS'ta belirleyici bir ayırt edicidir.
3
PDK aktivatörlerini ve açlık yanıtını incele.
NADH ve Asetil-CoA PDK'yı aktive eder. Açlıkta PDK4 ekspresyonu artar.
Geri besleme ve hormonal adaptasyon mekanizmalarını doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

PDH Fosfataz İzoformlarının (PDP1 vs PDP2) Regülatör Farklılıkları

Daha Fazla Pratik

PDH kinaz inhibitörü olan Dikloroasetat (DCA) mekanizmasını ve laktik asidoz tedavisindeki yerini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 35Soru

Beslenme sonrası karaciğerde glukozun glikoliz ve lipogenez yönünde kullanımını koordine eden karmaşık bir regülasyon mekanizması mevcuttur. Glukozun pentoz fosfat yolu üzerinden üretilen bir ara ürünü, spesifik bir protein fosfatazı allosterik olarak aktive ederek hem bifonksiyonel enzimin (PFK-2/FBPase-2) defosforilasyonunu sağlar hem de lipojenik genlerin transkripsiyonundan sorumlu 'karbonhidrat yanıtlı element bağlayıcı proteini' (ChREBPChREBP) aktive eder. Bu regülasyonda ksilu¨loz5fosfatksilüloz-5-fosfat (Xu5PXu5P) tarafından doğrudan aktive edilen fosfataz aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Protein Fosfataz 2A (PP2APP2A)

Cevap

Karbonhidrattan zengin beslenme sonrası artan ksilüloz-5-fosfat tarafından aktive edilen fosfataz Protein Fosfataz 2A (PP2APP2A)'dır.
Protein Fosfataz 2A (PP2APP2A), tokluk durumunda pentoz fosfat yolundan gelen ksilu¨loz5fosfatksilüloz-5-fosfat tarafından doğrudan aktive edilir. Bu aktivasyon, karaciğerde fruktoz 2,6-bifosfat düzeyini artıran PFK-2 aktivitesini sağlar ve aynı zamanda yağ asidi sentezi genlerini uyaran ChREBPChREBP transkripsiyon faktörünün nükleer translokasyonunu tetikler.

Adım Adım Çözüm

1
Tokluk durumunda karaciğerdeki glukoz akışını analiz edin.
Glukozun bir kısmı pentoz fosfat yoluna girerek ksilu¨loz5fosfatksilüloz-5-fosfat (Xu5PXu5P) konsantrasyonunu artırır.
Xu5PXu5P, karaciğerde glukoz bolluğunun bir göstergesi olan önemli bir sinyal molekülüdür.
2
Xu5PXu5P'nin hücre içi hedefini belirleyin.
Xu5PXu5P, sitozolik bir enzim olan Protein Fosfataz 2A'yı (PP2APP2A) allosterik olarak aktive eder.
PP2APP2A, bu yolakta 'glukoz sinyal iletimi' görevini üstlenen efektör enzimdir.
3
Aktifleşen PP2APP2A'nın etkilerini değerlendirin.
Bifonksiyonel enzim defosforillenerek PFK-2 aktive olur; ChREBPChREBP defosforillenerek nükleusa girer.
Defosforilasyon, bifonksiyonel enzimin karaciğer izoformunda kinaz aktivitesini (PFK-2) artırırken, ChREBPChREBP'nin transkripsiyonel aktivitesini tetikler.

Anahtar Kavram

Karaciğerde glikoliz ve lipogenezin ksilüloz-5-fosfat/PP2A aracılı koordinasyonu.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 36Soru

Açlık durumunda karaciğerde yağ asidi oksidasyonu sonucu artan asetilCoAasetil-CoA, glukoz sentezini uyarırken piruvatın tam oksidasyonunu önlemek amacıyla bazı enzimlerin aktivitesini doğrudan düzenler. Buna göre, asetilCoAasetil-CoA'nın doğrudan allosterik aktivatör ve allosterik inhibitör olarak etki ettiği enzim çifti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Piruvat karboksilaz - Piruvat dehidrogenaz

Cevap

Piruvat karboksilazın allosterik aktivasyonu ve piruvat dehidrogenazın allosterik inhibisyonu kan glukozunun korunmasında kritik bir mekanizmadır.
Asetil-CoA, glukoneogenezin ilk basamağını katalizleyen piruvat karboksilaz enziminin zorunlu allosterik aktivatörüdür. Aynı zamanda piruvatın asetil-CoA'ya dönüşümünü sağlayan piruvat dehidrogenaz kompleksini hem doğrudan (ürün inhibisyonu) hem de PDH kinazı aktive ederek (kovalent modifikasyon) inhibe eder. Bu sayede piruvat glukoneogenez yoluna sokulmuş olur.

Adım Adım Çözüm

1
Açlıkta artan yağ asidi oksidasyonunun sonucunu belirle.
Hücre içi asetilCoAasetil-CoA konsantrasyonu hızla yükselir.
Lipoliz sonucu karaciğere gelen yağ asitleri beta-oksidasyona uğrayarak bol miktarda asetilCoAasetil-CoA üretir.
2
Asetil-CoA'nın piruvat metabolizması üzerindeki etkisini değerlendir.
Piruvat karboksilaz aktive olur, piruvat dehidrogenaz (PDHPDH) kompleksi ise inhibe olur.
Bu mekanizma, piruvatın TCATCA döngüsüne girip yanmasını önler ve onu glukoneogenez yolu için oksaloasetata yönlendirir.

Anahtar Kavram

Reciprocal regulation of PC and PDH by Acetyl-CoA

Daha Fazla Pratik

Karaciğerde fruktoz 2,6-bifosfat düzeyinin insülin ve glukagon dengesiyle nasıl değiştiğini tekrar edin.
Tahmini Süre:50s
Soru 37Soru

Yoğun kas kasılması veya anoksi gibi hücresel enerji düzeyinin (ATPATP) hızla düştüğü durumlarda, iskelet kasında glikojenolizi başlatmak amacıyla glikojen fosforilaz bb enzimini kovalent bir modifikasyona gerek duymaksızın doğrudan allosterik olarak aktive eden molekül aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: AMPAMP

Cevap

İskelet kasında enerji yetersizliğini yansıtan AMPAMP, glikojen fosforilaz bb enzimini doğrudan allosterik olarak aktive eder.
İskelet kasında bulunan glikojen fosforilaz izoenzimi, karaciğerdekinden farklı olarak AMPAMP için bir allosterik bağlanma bölgesine sahiptir. Hücrede ATPATP tükendiğinde artan AMPAMP, henüz epinefrin veya kalsiyum sinyalleriyle enzim fosforillenmemiş olsa dahi, glikojen fosforilaz bb'yi (inaktif form) aktive ederek glikojen yıkımını başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Kas hücresindeki enerji durumunu değerlendir.
Yoğun aktivite sonucu ATPATP harcanır ve AMPAMP düzeyi artar.
Adenilat kinaz reaksiyonu nedeniyle ATPATP düşüşü AMPAMP artışına yol açar.
2
Glikojen fosforilazın regülasyon mekanizmalarını incele.
Enzim hem kovalent (fosforilasyon) hem de allosterik yollarla kontrol edilir.
Kas dokusu, hormonal uyarı (epinefrin) gelmeden önce yerel metabolitlerle hızlı yanıt vermelidir.
3
İskelet kasına özgü allosterik aktivatörü belirle.
AMPAMP molekülü glikojen fosforilaz bb'nin allosterik bölgesine bağlanır.
AMPAMP, enzimin konformasyonel değişikliğe uğrayarak aktif hale geçmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Kas glikojen fosforilazı, karaciğer izoenziminden farklı olarak AMPAMP tarafından allosterik olarak aktive edilebilir; bu durum 'enerji sensörü' görevi görür.

Daha Fazla Pratik

Karaciğer glikojen fosforilazının iskelet kasındakinden farklı olarak neden AMPAMP ile aktive olmadığını ve glukozun karaciğerdeki allosterik etkisini gözden geçirin.
Tahmini Süre:45s
Soru 38Soru

Glikozaminoglikanların (GAGGAG) biyosentezi ve yapısal modifikasyonları ile ilgili olarak, polimer zinciri üzerindeki DD-glüküronik asit kalıntılarının LL-idüronik asit kalıntılarına dönüşümü ve yapısal çeşitlilikleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: GAGGAG zinciri polimerize edildikten sonra, DD-glüküronik asit kalıntılarının CC-55 pozisyonundaki epimerizasyonu ile LL-idüronik asit birimleri oluşturulur.

Cevap

Glikozaminoglikan zinciri polimerize edildikten sonra, uronozil 5-epimeraz enzimi ile DD-glüküronik asit kalıntılarının CC-55 epimerizasyonu sonucu LL-idüronik asit birimleri oluşur.
Glikozaminoglikanların biyosentezi Golgi aygıtında gerçekleşir. Zincir uzarken UDPUDP-DD-glüküronik asit gibi öncüller kullanılır. Ancak, Heparin ve Dermatan sülfat gibi yapılarda bulunan LL-idüronik asit birimleri, zincir oluştuktan sonra uronozil 5-epimeraz enziminin DD-glüküronik asit kalıntılarının CC-55 pozisyonundaki konfigürasyonu değiştirmesi (epimerizasyon) ile meydana gelir. Bu durum biyokimyasal sentezde önemli bir 'post-polimerizasyon' basamağıdır.

Adım Adım Çözüm

1
GAGGAG sentezinde şeker nükleotidi öncüllerini belirle.
UDPUDP-GlcAGlcA, UDPUDP-GlcNAcGlcNAc, UDPUDP-GalNAcGalNAc gibi öncüllerin kullanıldığı saptandı.
Çoğu şeker ünitesi aktif nükleotid formunda zincire eklenir.
2
LL-idüronik asit oluşum mekanizmasını analiz et.
LL-idüronik asit için bir UDPUDP-şeker öncülü olmadığı, bunun DD-glüküronik asit zincire dahil olduktan sonra dönüştüğü belirlendi.
İdüronik asit oluşumu bir post-polimerizasyon modifikasyonudur.
3
Keratan sülfat ve diğer GAGGAG bağlayıcı bölgelerini karşılaştır.
Keratan sülfatın ksiloz içermediği, diğer sülfatlı GAGGAG'ların ise ksiloz-serin bağı kullandığı teyit edildi.
Yapısal istisnalar tanısal ve biyokimyasal açıdan kritiktir.

Anahtar Kavram

Post-polimerizasyon epimerizasyonu ve GAG-protein bağlayıcı bölge çeşitliliği.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 39Soru

Kronik alkol tüketimi sonrası görülen açlık hipoglisemisi ve beraberinde gelişen hepatosteat (karaciğer yağlanması) tablosunun moleküler temelinde, sitozoldeki yüksek NADHNAD+\frac{NADH}{NAD^+} oranının etkisiyle glukoneogenez yolağındaki hangi dönüşümün tetiklenerek ara ürünün yolağın dışına sapması yatar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dihidroksiaseton fosfatın (DHAPDHAP), gliserol 3-fosfat dehidrogenaz etkisiyle gliserol 3-fosfata indirgenmesi

Cevap

Dihidroksiaseton fosfatın (DHAPDHAP) gliserol 3-fosfata indirgenmesi, hem glukoneogenezi baskılayarak hipoglisemiye hem de trigliserit sentezi için gerekli olan gliserol omurgasını sağlayarak steatoza neden olur.
Alkol oksidasyonu sonucu oluşan yüksek sitozolik NADHNADH, glukoneogenez ara ürünü olan dihidroksiaseton fosfatın (DHAPDHAP), gliserol 3-fosfat dehidrogenaz enzimi ile gliserol 3-fosfata indirgenmesine neden olur. Bu durum DHAPDHAP havuzunu tüketerek glukoz sentezini engeller (hipoglisemi) ve aynı zamanda trigliserit sentezi için gerekli olan gliserol omurgasını sağlayarak karaciğerde yağ birikimine (steatoz) zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
Alkol metabolizmasının sitozolik etkisini belirlemek.
Etanolün alkol dehidrogenaz (ADHADH) ile oksidasyonu sitozolde aşırı miktarda NADHNADH birikimine yol açar.
Oksidatif reaksiyonlar sırasında NAD+NAD^+, NADHNADH formuna indirgenir.
2
Yüksek NADHNADH düzeyinin DHAPDHAP üzerindeki etkisini analiz etmek.
Geri dönüşümlü bir reaksiyon olan gliserol 3-fosfat dehidrogenaz adımı, kütle etkisiyle DHAPGliserol 3fosfatDHAP \rightarrow Gliserol\ 3-fosfat yönüne kayar.
Bol miktarda bulunan NADHNADH, dengeyi indirgenmiş ürün olan gliserol 3-fosfat lehine iter.
3
Bu sapmanın klinik sonuçlarını ilişkilendirmek.
Glukoneogenez ara ürünü olan DHAPDHAP tükendiği için glukoz sentezi durur (hipoglisemi); biriken gliserol 3-fosfat ise yağ asitleriyle birleşerek yağlanmaya yol açar.
Metabolik bir kavşak noktasındaki sapma, birden fazla patolojik bulguyu aynı anda açıklar.

Anahtar Kavram

Redoks durumunun (NADH/NAD+NADH/NAD^+ oranı) metabolik yolağın yönünü belirlemesi ve glukoneogenez prekürsörlerinin (piruvat, oksaloasetat, DHAP) tüketilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Glukoz-6-fosfat dehidrogenaz (G6PD) eksikliği tanısı almış bir hastada, enfeksiyon veya oksidatif stresi artıran ilaç kullanımı sonrası eritrositlerde NADPH sentezi yetersizliğine bağlı hemoliz tablosu gelişmektedir. Ancak aynı hastada, nükleotid sentez hızının çok yüksek olduğu intestinal mukoza ve kemik iliği gibi dokularda Riboz-5-fosfat sentezinin, oksidatif evrenin fonksiyonel kaybına rağmen aksamadan sürdürülebildiği saptanmıştır.

Bu dokularda Riboz-5-fosfat sentezinin devamlılığını sağlayan temel metabolik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glikoliz ara ürünleri olan fruktoz-6-fosfat ve gliseraldehit-3-fosfatın, transketolaz ve transaldolaz aracılığıyla non-oksidatif evrede tersine kullanılması

Cevap

Riboz-5-fosfat sentezinin devamlılığı, glikoliz ara ürünlerinden (fruktoz-6-fosfat ve gliseraldehit-3-fosfat) başlayarak non-oksidatif evre enzimlerinin (transketolaz ve transaldolaz) tersine (reversibl) çalışmasıyla sağlanır.
G6PD eksikliği olan bireylerde, pentoz fosfat yolunun oksidatif evresi çalışamaz ve bu durum eritrositlerde NADPH yetersizliğine bağlı hemolize yol açar. Ancak nükleotid sentezi için gerekli olan Riboz-5-fosfat, glikoliz ara ürünleri olan fruktoz-6-fosfat ve gliseraldehit-3-fosfatın, transketolaz ve transaldolaz enzimleri aracılığıyla non-oksidatif evrede tersine (reversibl) kullanılmasıyla üretilir. Bu sayede hücre, oksidatif evreye ihtiyaç duymadan pentoz havuzunu doldurabilir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın metabolik kısıtını belirle
G6PD eksikliği nedeniyle glukoz-6-fosfattan ribüloz-5-fosfat oluşumu (oksidatif evre) tıkalıdır.
Oksidatif evre NADPH üretimi için şarttır ancak pentoz sentezi için tek yol değildir.
2
Hücresel ihtiyacı analiz et
Hızlı bölünen hücrelerin nükleotid sentezi için Riboz-5-fosfata (R5P) ihtiyacı vardır.
R5P, pürin ve pirimidin sentezinin başlangıç molekülüdür.
3
Alternatif yolu (Bypass) tanımla
Pentoz fosfat yolunun non-oksidatif evresi (reaksiyonlar dizisi) glikoliz ile bağlantılıdır ve tamamen reversibldır.
Transketolaz ve transaldolaz enzimleri, fruktoz-6-fosfat ve gliseraldehit-3-fosfatı kullanarak riboz sentezleyebilir.
4
Net reaksiyonu formüle et
2 Fruktoz-6-P+1 Gliseraldehit-3-P3 Riboz-5-P2 \text{ Fruktoz-6-P} + 1 \text{ Gliseraldehit-3-P} \leftrightarrow 3 \text{ Riboz-5-P} (basitleştirilmiş akış).
Bu mekanizma (Mode 1), oksidatif evreye hiç ihtiyaç duymadan sadece şekerlerin karbon transferi ile pentoz üretir.

Anahtar Kavram

Pentoz Fosfat Yolu Non-oksidatif Evresinin Reversibilitesi ve Glikolizle Entegrasyonu
ÖncekiSayfa 2 / 11Sonraki
Karbonhidrat Metabolizması Alıştırma Soruları — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 2 | Examkin