Jinekolojik Onkoloji

331 soru

Soru 201Soru

28 yaşında, evli ve yakın gelecekte çocuk sahibi olmayı planlayan bir kadın, jinekoloji polikliniğine son 6 aydır devam eden anormal uterin kanama şikayetiyle başvuruyor. Ultrasonografide endometrium kalınlığı 14 mm olarak ölçülüyor. Endometrium biyopsisi yapılıyor; patoloji sonucu 'bezlerin normal endometriyuma kıyasla artmış yoğunlukta olduğu, bezden beze mesafenin azaldığı, kütle etkisi gösteren gland kalabalıklaşması, sitolojik atipi' bulgularını içeren bir rapor ile geliyor. Bu hasta için en uygun yönetim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Levonorgestrel salgılayan intrauterin sistem (LNG-IUS) yerleştirilerek 3-6 ayda bir endometrium biyopsisi ile takip

Cevap

Levonorgestrel salgılayan intrauterin sistem (LNG-IUS) yerleştirilerek 3-6 ayda bir endometrium biyopsisi ile takip
Sunulan patoloji bulguları (bezden beze mesafe azalması, kütle etkisi, sitolojik atipi) WHO 2014 sınıflamasına göre EIN tanısına karşılık gelir. EIN, yaklaşık %25-40 oranında endometrium kanseriyle birliktelik gösterdiğinden kesin tedavisi histerektomidir; ancak fertilite isteği olan genç hastalarda LNG-IUS ile fertilite koruyucu tedavi kabul görmüş bir alternatiftir. LNG-IUS, yüksek lokal progesteron konsantrasyonu sağlayarak endometrial regresyonu uyarır ve oral progestin seçeneklerine göre üstün etkinliğe sahiptir. Tedaviye yanıt, 3-6 aylık aralıklarla endometrium biyopsisiyle histolojik olarak değerlendirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Patoloji bulgularını WHO 2014 ve EIN sınıflamasına göre değerlendir
Bez yoğunluğunun artması, bezden beze stromal mesafenin azalması, kütle etkisi ve sitolojik atipi — bu bulgular EIN (Endometrial İntraepitelyal Neoplazi) tanısıyla uyumludur.
EIN, WHO 2014 sınıflamasında sitolojik atipi varlığı ile tanımlanan ve yaklaşık %25-40 oranında endometrium kanseriyle birliktelik gösteren premalign bir lezyondur.
2
Hasta profilini değerlendir: yaş, fertilite isteği, genel durum
28 yaşında, yakın dönemde gebelik planlayan bir hasta. Bu profil fertilite koruyucu tedaviyi öncelikli kılar.
Histerektomi kesin tedavi olmakla birlikte, fertilite isteği olan genç hastalarda hormonal tedavi kabul görmüş bir alternatiftir.
3
EIN için uygun fertilite koruyucu tedaviyi belirle
LNG-IUS (Mirena), lokal yüksek konsantrasyonda progesteron sağlayarak endometrial regresyonu uyarır; oral progestin veya KOK'a göre üstün etkinliği gösterilmiştir.
LNG-IUS, EIN'de fertilite koruyucu yönetimde birinci tercih progesteron yöntemidir. Sistemik yan etkisi azdır ve lokal etkinliği yüksektir.
4
Takip protokolünü belirle
Tedavi başlangıcından 3-6 ay sonra endometrium biyopsisi ile yanıt değerlendirmesi yapılmalıdır.
EIN'nin malignite potansiyeli nedeniyle sıkı histolojik takip zorunludur; tam regresyon sağlanana kadar biyopsiler sürdürülür.

Anahtar Kavram

EIN (Endometrial İntraepitelyal Neoplazi) tanısında fertilite koruyucu yönetim: LNG-IUS ile tedavi ve biyopsi takibi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 202Soru

46 yaşında, obez (VKİ: 34 kg/m²) ve hipertansif bir kadın, son 8 aydır devam eden düzensiz vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Hiç doğum yapmamış olan hastanın endometrial biyopsisinde 'EIN (Endometrial İntraepitelyal Neoplazi)' tanısı konuluyor. Hastanın biyopsi örneğinde aynı zamanda bir bölgede odaksal myoinvazyon şüphesi raporlanmıyor, ancak patoloji raporunda 'kitlesel P16 pozitifliği ve PTEN kaybı' olduğu belirtiliyor. Bu hastada en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Histerektomi + bilateral salpingo-ooforektomi

Cevap

Histerektomi ve bilateral salpingo-ooforektomi, bu hasta için en uygun yönetimdir.
EIN, WHO 2014 sınıflandırmasına göre gerçek bir premalign lezyon olup eş zamanlı endometrium kanseri ile birliktelik oranı %25-50'ye ulaşmaktadır. Fertilite isteği olmayan, perimenopozal, obez, nullipar ve hipertansif bu hastada PTEN kaybı ve P16 pozitifliği gibi agresif moleküler profil de göz önüne alındığında, histerektomi ve bilateral salpingo-ooforektomi hem kesin tanıya hem de tedaviye olanak sağlayan tek doğru yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
EIN tanısının klinik anlamını değerlendir
EIN (WHO 2014 sınıflandırmasına göre), eski terminolojideki 'kompleks atipik hiperplazi'ye karşılık gelen premalign bir lezyondur. Eş zamanlı endometrium kanseri ile birliktelik oranı %25-50 civarındadır.
EIN, kompleks non-atipik hiperplaziden farklı olarak gerçek bir prekanseröz lezyon olup yönetim kararını doğrudan etkiler.
2
Hastanın risk profilini belirle
Hasta; 46 yaşında (perimenopozal), obez (VKİ >30), nullipar ve hipertansif — bunların tümü endometrium kanseri için bağımsız risk faktörleridir. Ek olarak fertilite isteği bulunmamaktadır.
Risk faktörlerinin birikmesi, konservatif (progestin) tedavi yerine kesin cerrahi tedaviyi destekler.
3
Moleküler bulguları yorumla: PTEN kaybı ve P16 pozitifliği
PTEN kaybı, endometrioid tip endometrium kanserinde en sık görülen genetik değişiklik olup EIN'de erken dönem malign transformasyonun belirtecidir. Kitlesel/diffüz P16 pozitifliği ise non-endometrioid (seröz) tipe işaret edebilir; ancak her iki bulgu da daha agresif bir biyolojik davranışa işaret eder.
Bu moleküler değişiklikler, yalnızca histomorfolojik EIN tanısının ötesinde malign potansiyeli artırır ve cerrahi kararı güçlendirir.
4
Tedavi seçeneklerini karşılaştır
Fertilite isteği olmayan, uygun cerrahi aday olan EIN hastalarında standart tedavi total histerektomi (+ BSO) dir. Progestin tedavisi yalnızca fertilite isteği olan genç hastalar için bir alternatiftir ve bu hastaya uygun değildir.
Hem klinik rehberler (ACOG, ESGO) hem de WHO 2014 sınıflandırması, EIN'de fertilite isteği olmayan hastalarda histerektomiyi birincil tedavi olarak önermektedir.
5
Bilateral salpingo-ooforektomi eklenip eklenmeyeceğine karar ver
46 yaşında perimenopozal hastada over kanseri riskini ve östrojen kaynağını ortadan kaldırmak için bilateral salpingo-ooforektomi eklenmesi uygundur.
Endometrium kanseri riski olan olgularda over muhafazası genellikle önerilmez; aynı zamanda overler endojen östrojen salgılayarak endometrium patolojisini destekleyebilir.

Anahtar Kavram

EIN (Endometrial İntraepitelyal Neoplazi) tanısında fertilite isteği olmayan hastalarda standart tedavi histerektomidir; PTEN kaybı ve P16 pozitifliği gibi moleküler bulgular malign potansiyeli artırır ve cerrahi endikasyonu pekiştirir.
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 203Soru

62 yaşında, postmenopozal vajinal kanama şikayetiyle başvuran hastada yapılan biyopside grade 2 endometrioid tip endometrium adenokarsinomu saptanmıştır. Hastaya cerrahi evreleme yapılmış ve nihai patoloji raporunda; tümörün myometriumun dış 1/31/3'üne invaze olduğu (%50\geq \%50), servikal stroma tutulumunun mevcut olduğu, yaygın (substantial) lenfovasküler alan invazyonu (LVSI) izlendiği, ancak adnekslerin, serozanın ve lenf nodlarının tümörden ari olduğu bildirilmiştir. Bu hasta FIGO 2023 evreleme sistemine göre aşağıdakilerden hangisi ile evrelenmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIB

Cevap

FIGO 2023 kriterlerine göre endometrioid tip endometrium kanserinde yaygın (substantial) LVSI varlığı nedeniyle doğru tanı Evre IIB'dir.
FIGO 2023 evreleme sisteminde, endometrioid tip endometrium kanserinde yaygın (substantial) LVSI (3 veya daha fazla damarda tümör hücresi görülmesi) varlığı tek başına Evre IIB tanısı için yeterlidir. Vakada servikal stroma tutulumu (IIA kriteri) bulunsa da, yaygın LVSI varlığı evreyi IIB basamağına taşımaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Myometrial invazyon derinliğini değerlendir.
Myometriumun >%50>\%50 invazyonu (dış 1/3) saptandı.
Bu bulgu tümörü başlangıçta en az Evre IB kategorisine sokar.
2
Servikal tutulum ve LVSI durumunu analiz et.
Servikal stroma tutulumu (IIA kriteri) ve yaygın LVSI (IIB kriteri) mevcuttur.
FIGO 2023 revizyonunda lenfovasküler alan invazyonunun (LVSI) yaygınlığı evreleme için kritik bir belirteç haline gelmiştir.
3
FIGO 2023 Evre II alt gruplarını karşılaştır.
IIB kriteri (yaygın LVSI), IIA kriterine (servikal stroma) göre daha öncelikli ve ileri bir bulgudur.
Endometrioid kanserlerde yaygın LVSI varlığı, prognozu servikal stroma tutulumundan daha belirgin etkilediği için evre IIB olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

FIGO 2023 Endometrium Kanseri Evrelemesi ve LVSI'nın Rolü

İpuçları

1
FIGO 2023 revizyonunda LVSI (lenfovasküler alan invazyonu) artık sadece bir prognostik faktör değil, doğrudan evreleme kriteridir.
2
Servikal stroma tutulumu olan endometrioid karsinomlar FIGO 2023'te Evre IIA olarak sınıflandırılırken, yaygın LVSI varlığı IIB olarak sınıflandırılır.

Daha Fazla Pratik

Moleküler sınıflandırmanın (POLE mutasyonu, p53 durumu) FIGO 2023 evrelemesini nasıl değiştirdiğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 204Soru

34 yaşında nulligravid hasta, karın çevresinde artış ve pelvik dolgunluk hissi nedeniyle başvuruyor. Jinekolojik muayene ve görüntülemede bilateral adneksiyal kitleler, yaygın asit ve omental kalınlaşma saptanıyor. Yapılan sitoredüktif cerrahi sonrası histopatolojik inceleme sonucu 'Düşük Dereceli (Low-Grade) Seröz Karsinom' (Evre IIIC) olarak raporlanıyor. Bu hastanın tanısı, tümörün biyolojik davranışı ve yönetimi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Platin bazlı standart kemoterapi rejimlerine yanıt oranı Yüksek Dereceli Seröz Karsinoma göre daha düşüktür, ancak hastalık daha indolen (yavaş) seyirlidir

Cevap

Platin bazlı standart kemoterapi rejimlerine yanıt oranı Yüksek Dereceli Seröz Karsinoma göre daha düşüktür, ancak hastalık daha indolen (yavaş) seyirlidir
Seçenek C doğrudur çünkü Düşük Dereceli Seröz Karsinomlar (Tip I), Yüksek Dereceli (Tip II) olanlara göre biyolojik olarak çok farklıdır. Tip I tümörler genetik olarak stabil, p53 wild-type (yabanıl tip) ve sıklıkla KRAS/BRAF mutasyonu içerirler. Mitotik indeksleri düşüktür, bu nedenle hücre siklusunu hedefleyen standart platin-taksan kemoterapisine yanıtları Yüksek Dereceli karsinomlara göre (yaklaşık %80 yanıta karşılık <%25 yanıt) belirgin şekilde düşüktür. Ancak tümörün büyüme hızı yavaş olduğu için hastaların sağkalım süreleri, kemoterapiye az yanıt vermelerine rağmen daha uzundur (indolen seyir).

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı ve tümör grubunu tanımla
Hasta 'Düşük Dereceli (Low-Grade) Seröz Karsinom' tanısı almıştır. Bu tümör, epitelyal over kanserlerinin 'Tip I' grubuna girer.
Over kanserlerinin ikili sınıflandırması (Tip I ve Tip II), klinik davranış ve tedavi yanıtını belirlemede temeldir.
2
Tip I ve Tip II tümörlerin özelliklerini karşılaştır
Tip I (Düşük Dereceli): KRAS/BRAF mutasyonu, seröz borderline tümörden köken alma, yavaş seyir, kemoterapiye direnç. Tip II (Yüksek Dereceli): TP53 mutasyonu, STIC kökenli, hızlı seyir, kemoterapiye başlangıçta iyi yanıt.
Seçenekleri elemek için moleküler ve klinik farkların bilinmesi gerekir.
3
Kemoterapi yanıtı ve seyir ilişkisini değerlendir
Yüksek mitotik aktiviteye sahip yüksek dereceli tümörler sitotoksik kemoterapiye (platin/taksan) iyi yanıt verirken, yavaş bölünen düşük dereceli tümörler paradoksal olarak kemoterapiye daha dirençlidir.
Doğru seçeneği (C) doğrulamak için.

Anahtar Kavram

Epitelyal over kanserlerinin 'Tip I vs Tip II' sınıflandırması, moleküler patogenez (KRAS vs TP53) ve kemoterapi duyarlılık farkları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 205Soru

İnguinal sentinel lenf nodu biyopsisi yapılan, 45 yaşındaki bir kadın hastada, patoloji sonucu tek bir lenf nodunda 4 mm4\ \text{mm} çapında mikrometastaz saptanmıştır. Birincil tümör, sağ labium minustan kaynaklanmakta olup klitorise olan uzaklığı 2 cm2\ \text{cm}'dir; tümörün en büyük çapı 1.8 cm1.8\ \text{cm} ve stromal invazyonu 1.2 mm1.2\ \text{mm} olarak ölçülmüştür. Uzak metastaz veya üretral/vajinal/anal tutulum saptanmamıştır. Bu hastanın FIGO 2021 evresini ve önerilen yönetimini doğru şekilde belirten seçenek aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA; ipsilateral inguinofemoral lenfadenektomi tamamlanmalı, pozitif lenf nodu varlığına göre adjuvan inguinal ± pelvik radyoterapi değerlendirilmelidir

Cevap

Evre IIIA; ipsilateral inguinofemoral lenfadenektomi tamamlanmalı, adjuvan inguinal ± pelvik radyoterapi değerlendirilmelidir.
FIGO 2021 sistemine göre bu hasta Evre IIIA olarak sınıflandırılır. Tümörün stromal invazyonu 1.2 mm (>1 mm eşiği aştığı için T1b), tek lenf nodunda saptanan 4 mm mikrometastaz ise N1a kriterine girmektedir (1-2 lenf nodu, her biri <5 mm). T1b + N1a bileşimi Evre IIIA'ya karşılık gelir. Bu evrede sentinel biyopsi pozitifliği sonrası ipsilateral tamamlayıcı inguinofemoral lenfadenektomi ve ardından adjuvan inguinal ± pelvik radyoterapi standart yönetimi oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün primer özelliklerini değerlendir
Tümör çapı 1.8 cm, stromal invazyon 1.2 mm (>1 mm), vulva/perineumla sınırlı (üretral, vajinal, anal tutulum yok). Bu bulgular tümörü en az T1b kategorisine sokar.
FIGO 2021'de T1a: ≤2 cm ve stromal invazyon ≤1 mm; T1b: >2 cm VEYA stromal invazyon >1 mm olarak tanımlanır. İnvazyon 1.2 mm olduğundan T1b uygulanır.
2
Lenf nodu durumunu FIGO 2021 kriterlerine göre sınıflandır
Tek lenf nodunda 4 mm mikrometastaz saptanmış; bu bulgu N1a (1-2 lenf nodu metastazı, her biri <5 mm) kapsamına girer.
FIGO 2021 evreleme: N1a = 1-2 metastatik lenf nodu, her biri <5 mm. N1b = 1 metastatik lenf nodu ≥5 mm. N2a = ≥3 lenf nodu <5 mm. Burada tek nod ve 4 mm metastaz → N1a.
3
T ve N kategorilerini birleştirerek FIGO evresini belirle
T1b + N1a = FIGO Evre IIIA
FIGO 2021: Evre IIIA = bölgesel lenf nodu metastazı (N1a veya N1b) + M0. Uzak metastaz yoktur, dolayısıyla Evre IIIA doğrulanır.
4
Tedavi planını belirle
Sentinel lenf nodu pozitifliği sonrası ipsilateral tamamlayıcı inguinofemoral lenfadenektomi önerilir; ardından adjuvan inguinal (gerekirse pelvik) radyoterapi değerlendirilir.
Sentinel pozitif vulva kanserinde standart yaklaşım, ipsilateral tamamlayıcı lenfadenektomidir. Pozitif lenf nodu varlığında adjuvan radyoterapi (kemoradyoterapi) rekürrensi azaltmak amacıyla planlanabilir.

Anahtar Kavram

FIGO 2021 vulva kanseri evreleme sistemi: T1b tümör (>1 mm invazyon) + N1a lenf nodu tutulumu (tek nod, <5 mm) = Evre IIIA; sentinel pozitifliği sonrası tamamlayıcı lenfadenektomi ve adjuvan radyoterapi yönetimi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 206Soru

Granüloza hücreli tümör, over kaynaklı non-epitelyal bir neoplazm olup spesifik histolojik yapılarıyla tanınır. Bu tümörün tanısında patognomonik kabul edilen histolojik bulgu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Call-Exner cisimleri

Cevap

Call-Exner cisimleri, granüloza hücreli tümörün patognomonik histolojik bulgusudur.
Granüloza hücreli tümörde, granüloza hücreleri eozinofilik madde veya piknotik çekirdekler etrafında rozet benzeri düzenlemeler oluşturur. Bu mikroskobik yapılar 'Call-Exner cisimleri' olarak adlandırılır ve yalnızca bu tümörde görüldüğünden patognomonik kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Granüloza hücreli tümörün sınıflandırmasını ve genel özelliklerini belirle
Granüloza hücreli tümör, non-epitelyal over tümörleri içinde seks kord-stromal tümörler kategorisinde yer alır. Östrojen salgıladığı için erken puberte ve endometrium patolojilerine yol açabilir.
Tümörün doğru sınıflandırılması, histolojik özelliklerinin doğru hatırlanmasına zemin hazırlar.
2
Call-Exner cisimlerinin ne olduğunu tanımla
Call-Exner cisimleri; granüloza hücrelerinin eozinofilik materyal veya piknotik çekirdekler etrafında rozetler oluşturduğu mikroskobik yapılardır. Bu rozet düzenlemesi granüloza hücreli tümörün patognomonik bulgusudur.
Patognomonik bulgu, yalnızca belirli bir hastalıkla ilişkilendirilen, o hastalığı kesin olarak düşündüren histolojik özelliktir.
3
Diğer seçeneklerdeki yapıların hangi tümörlerle ilişkili olduğunu ayırt et
Schiller-Duval cisimleri → yolk sac tümörü; Psammom cisimleri → seröz epitelyal over kanseri / papiller tiroid kanseri; Reinke kristalloidleri → Leydig hücreli tümör; Rokitansky nodülü → matur kistik teratom.
Her histolojik bulgunun hangi tümörü işaret ettiğini bilmek, ayırıcı tanıda kritik öneme sahiptir.

Anahtar Kavram

Granüloza hücreli tümörün patognomonik histolojik bulgusunun Call-Exner cisimleri olduğu ve bu yapının yolk sac tümörüne ait Schiller-Duval cisimleriyle karıştırılmaması gerektiği.
Tahmini Süre:55s
Soru 207Soru

Elli beş yaşında postmenopozal bir kadın, rutin jinekolojik kontrol sırasında yapılan ultrasonografide uterusta 5 cm'lik kitle saptanması üzerine ileri tetkik amacıyla yönlendirilmiştir. Pelvik MRI'da kitle miyometrium içinde düzgün sınırlı, homojen görünümde izlenmektedir. Endometriyal biyopsi sonucu negatif gelmektedir. Hasta total abdominal histerektomi + bilateral salpingo-ooferektomi (TAH+BSO) operasyonuna alınmaktadır. İntraoperatif frozen section incelemesinde kitlenin leiomyosarkom (LMS) olmadığı, düşük dereceli endometrial stromal sarkom (DG-ESS) olduğu raporlanmaktadır. Nihai patoloji sonucu uterus içine sınırlı, myometriumda 5 cm'lik DG-ESS tümörünü; ayrıca sağ overde mikroskobik tümör odağı ile sol overde makroskobik 2 cm'lik tutulumu göstermektedir. FIGO 2023 sınıflamasına göre bu hastanın evresi ve önerilen adjuvan tedavi yaklaşımı hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIA; adjuvan hormonoterapi (progestinler veya aromataz inhibitörleri) önerilir

Cevap

Evre IIIA; adjuvan hormonoterapi (progestinler veya aromataz inhibitörleri) önerilir.
Olguda sol overde makroskobik, sağ overde mikroskobik tümör tutulumu tespit edilmiştir. FIGO 2023 uterin sarkom sınıflamasına göre adneks tutulumu (over ve/veya tuba uterina) Evre IIIA'yı tanımlar; tutulumun makroskobik ya da mikroskobik olmasından bağımsız olarak bu sınıflandırma geçerlidir. Düşük dereceli endometrial stromal sarkomlar östrojen ve progesteron reseptörleri bakımından güçlü pozitiflik gösterir; bu nedenle adjuvan tedavide progestinler (medroksiprogesteron asetat veya megestrol asetat) veya aromataz inhibitörleri kullanılır. Kemoterapi bu histolojik tipte standart adjuvan yaklaşım değildir.

Adım Adım Çözüm

1
FIGO 2023 uterin sarkom evreleme sistemini DG-ESS'e uygula
Evre I: uterus sınırlı; Evre II: servikal/vajinal tutulum veya pelvik uzanım; Evre III: adneks, pelvik/para-aortik lenf nodu veya batın içi tutulum; Evre IV: mesane/barsak veya uzak metastaz
FIGO 2023, uterin sarkomları endometrium kanserinden ayrı evrelendirmektedir; myometrial invazyon derinliği birincil belirleyici değildir.
2
Olgudaki tümör yayılımını belirle
Sol overde makroskobik 2 cm tutulum + sağ overde mikroskobik tümör odağı: bilateral adneks tutulumu mevcut
Adneks tutulumu Evre III'e girer; bilateral ovarian tutulum FIGO 2023'te Evre IIIA olarak sınıflandırılır (hem makroskobik hem mikroskobik kabul edilir).
3
DG-ESS için uygun adjuvan tedavi modalitesini belirle
DG-ESS, östrojen ve progesteron reseptörleri açısından belirgin şekilde pozitiftir; bu nedenle hormonoterapi (progestinler veya aromataz inhibitörleri) birincil adjuvan tedavidir
DG-ESS, agresif seyirden çok yavaş seyirli hormona bağımlı bir sarkomdur. Kemoterapi standart değildir; hormonoterapi hem adjuvan hem nüks tedavisinde kullanılır.
4
Lenfadenektominin rolünü değerlendir
Lenf nodu tutulumunu gösteren bulgu yoktur (Evre IIIA'da adneks tutulumu mevcut ancak lenf nodu tutulumu yok); lenf nodu diseksiyonu önerisi tartışmalı olmakla birlikte patoloji raporunda belirtilmemiştir
FIGO 2023 Evre IIIB lenf nodu tutulumuna karşılık gelir; bu olguda lenf nodları etkilenmemiş görünmekte, yalnızca adneks tutulumu (Evre IIIA) söz konusudur.

Anahtar Kavram

FIGO 2023 uterin sarkom evrelemesinde adneks tutulumu Evre IIIA'ya karşılık gelir; DG-ESS'te adjuvan tedavi olarak hormonoterapi tercih edilir.
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 208Soru

34 yaşında, iki yıl önce sorunsuz bir term doğum öyküsü olan hasta, son 3 aydır devam eden düzensiz vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede uterus 88 haftalık gebelik büyüklüğünde saptanıyor. Serum β\beta-hCG düzeyi 180180 mIU/mL olarak ölçülüyor. Transvajinal ultrasonografide fundal bölgede miyometriyuma invaze, 3,53,5 cm boyutlarında, yoğun vaskülarite gösteren solid bir kitle izleniyor. Küretaj materyalinin histopatolojik incelemesinde; yaygın mononükleer intermediate (ara) trofoblastların miyometriyum lifleri arasına sızdığı, immünhistokimyasal boyamada ise "insan plasental laktojen" (hPL) ile kuvvetli difüz boyanma, β\beta-hCG ile ise zayıf fokal boyanma izleniyor. Bu hasta için en uygun yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Total abdominal histerektomi

Cevap

Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT) tanısı konulan bu hastada en uygun yaklaşım total abdominal histerektomidir.
Hastanın klinik tablosu (uzak gebelik öyküsü, düşük hCG, miyometrial kitle) ve patolojik bulguları (intermediate trofoblastlar, hPL pozitifliği) tipik bir Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT) vakasına işaret etmektedir. PSTT, diğer gestasyonel trofoblastik neoplazilerin aksine kemoterapiye dirençlidir ve lokalize hastalıkta altın standart tedavi total abdominal histerektomidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının değerlendirilmesi
Geçirilmiş gebelikten uzun süre sonra ortaya çıkan kanama ve kitleye rağmen çok düşük seyreden β\beta-hCG düzeyi (180180 mIU/mL).
Koryokarsinomda β\beta-hCG genellikle çok yüksektir, PSTT'de ise tümör yüküne oranla düşüktür.
2
Patolojik ve immünhistokimyasal (İHK) bulguların analizi
Intermediate trofoblastik hücreler ve yaygın hPL pozitifliği.
hPL (insan plasental laktojen), implantasyon bölgesi trofoblastlarından köken alan PSTT için karakteristiktir.
3
Hastalığın biyolojik davranışına göre tedavi seçimi
PSTT'nin kemoterapiye göreceli dirençli olduğunun belirlenmesi.
Diğer gestasyonel trofoblastik hastalıkların aksine PSTT'de kemosensitivite düşüktür.
4
Kesin tedavi planının oluşturulması
Total abdominal histerektomi.
Uterusa sınırlı PSTT vakalarında kür şansı en yüksek olan yöntem cerrahidir.

Anahtar Kavram

Plasental Site Trofoblastik Tümör (PSTT), intermediate trofoblastlardan köken alan, hPL yüksekliği ve β\beta-hCG düşüklüğü ile karakterize, kemoterapiye dirençli bir gestasyonel trofoblastik neoplazi tipidir.

İpuçları

1
Tümörün salgıladığı ana hormonun β\beta-hCG değil, hPL (insan plasental laktojen) olduğuna dikkat edin.
2
Hastalık implantasyon bölgesi trofoblastlarından (intermediate trofoblastlar) köken almaktadır.
3
Bu spesifik gestasyonel trofoblastik hastalık tipi kemoterapiye karşı diğerlerine göre çok daha dirençlidir.

Daha Fazla Pratik

PSTT ile Epiteloid Trofoblastik Tümör (ETT) arasındaki benzerlikleri ve ayırıcı tanıdaki Ki-67 indeksinin önemini gözden geçirin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 209Soru

5454 yaşında, daha önce multipl leiomyom tanısı olan postmenopozal hasta; son 44 ayda karın şişliğinde hızlı artış, pelvik ağrı ve vajinal lekelenme şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenede uterus yaklaşık 2020 gebelik haftası büyüklüğünde ve düzensiz sınırlı saptanıyor. Yapılan cerrahide uterus korpusunda 88 cm çapında, yumuşak kıvamlı, kesit yüzünde yaygın kanama ve nekroz alanları barındıran kitle izleniyor. Histopatolojik incelemede; belirgin nükleer atipi, 1010 büyük büyütme alanında (1010 HPF) 1414 mitoz ve coğrafik (tümör hücre) nekrozu saptanıyor. Tümörün uterus korpusundan servikal stromaya doğru uzandığı ancak uterusun dış yüzeyini (serozayı) aşmadığı ve adnekslerin normal olduğu görülüyor. Bu olgu için en olası FIGO (20232023) evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IB

Cevap

Uterin leiomyosarkomlarda tümör uterusla sınırlı (korpus veya serviks) ve 55 cm'den büyükse en olası evre Evre IB'dir.
Leiomyosarkomlarda (LMS) FIGO 20232023 evreleme sistemine göre; tümör uterus gövdesi veya serviksi ile sınırlı olduğunda Evre I'dir. Bu evrede tümör boyutu 55 cm veya daha az ise Evre IA, 55 cm'den büyük ise Evre IB olarak sınıflandırılır. Olguda kitlenin 88 cm olması ve uterus dışına taşmaması nedeniyle doğru evreleme Evre IB'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı doğrula
Leiomyosarkom (LMS)
Belirgin atipi, 1010 HPF'de 10\geq 10 mitoz ve tümör hücre nekrozu (Stanford kriterleri) tanıyı kesinleştirir.
2
Tümörün anatomik yayılımını değerlendir
Uterus ile sınırlı kitle
Servikal stroma tutulumu olsa da tümör serozayı aşmamış ve uterus dışına çıkmamıştır.
3
Boyut kriterini uygula
88 cm kitle
LMS FIGO evrelemesinde Evre I, boyut sınırına göre (55 cm) ikiye ayrılır.
4
Evreyi belirle
Evre IB
Tümör uterusla sınırlı ve >5> 5 cm'dir.

Anahtar Kavram

Uterin leiomyosarkomlarda FIGO evrelemesi tümörün boyutuna (55 cm sınırı) dayanır ve serviks tutulumu tek başına evreyi II'ye yükseltmez.
Soru 210Soru

48 yaşında premenopozal bir kadın, rutin jinekolojik muayenede sağ labium minusta 0,7 cm çaplı, yüzeyi düzgün, soluk pembe renkli bir lezyon saptanıyor. Biyopsi sonucu 'differansiye tip vulvar intraepitelyal neoplazi (dVIN)' olarak rapor ediliyor; stromal invazyon izlenmiyor. Hastanın özgeçmişinde lichen sclerosus mevcut olup aktif tedavi görmektedir. Geniş lokal eksizyon (GLE) planlanıyor; patoloji raporunda tüm cerrahi sınırlar negatif ancak en yakın sınır mesafesi 1 mm olarak bildirilmektedir. Bu hastanın postoperatif yönetimi ve takibi konusunda aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Altta yatan lichen sclerosus için uzun süreli topikal kortikosteroid tedavisine devam edilmeli ve vulvar muayene ile kolposkopi 6 ayda bir yapılmalıdır

Cevap

Altta yatan lichen sclerosus için uzun süreli topikal kortikosteroid tedavisine devam edilmesi ve 6 ayda bir vulvar muayene ile kolposkopi yapılması doğru yönetim yaklaşımıdır.
Differansiye tip VIN, HPV bağımsız olup lichen sclerosus zemininde gelişen ve invazif vulva kanserine yüksek oranda (%30-50) ilerleme potansiyeli taşıyan bir premalign lezyondur. Tüm cerrahi sınırlar negatif olduğundan re-eksizyon zorunlu değildir; 1 mm yakın sınır ek girişimi değil, yoğun takibi gerektirir. Altta yatan lichen sclerosus'un aktif tedavisine devam edilmesi hem rekürrens hem de malign transformasyon riskini azaltmak açısından kritiktir. Bu tabloda 6 ayda bir vulvar muayene ve kolposkopi ile takip, kanıta dayalı kılavuzlarla uyumlu en doğru yaklaşımdır.

Adım Adım Çözüm

1
Lezyonun patolojik tanısını ve klinik önemini değerlendir
dVIN (differansiye tip VIN): HPV bağımsız, lichen sclerosus veya kronik inflamasyon zemininde gelişen, yüksek malign transformasyon potansiyeli olan premalign lezyon
dVIN, usual tip VIN'in aksine yaşlı hastalarda, HPV negatif zemininde görülür ve invazif vulva kanserine ilerleme riski %30-50 gibi yüksek oranlara ulaşabilir; bu özelliklerin bilinmesi yönetimi doğrudan etkiler
2
Cerrahi sınır 1 mm'nin klinik önemini değerlendir
Tüm sınırlar negatif; 1 mm yakın ancak patolojik olarak temiz sınır — mutlak re-eksizyon endikasyonu yoktur
VIN tedavisinde 'negatif sınır' elde edilmesi yeterli kabul edilmektedir; kesin bir mm eşiği standart kılavuzlarda tanımlanmamıştır. Yakın sınır, daha sıkı takip endikasyonu yaratır ancak invazif kanserden farklı olarak zorunlu re-eksizyonu gerektirmez
3
Altta yatan lichen sclerosus'un yönetimini belirle
Aktif LS tedavisi (topikal güçlü kortikosteroid) sürdürülmeli; LS kontrolsüz bırakılırsa dVIN rekürrens ve invazif kanser riski artar
dVIN'in en önemli risk faktörü lichen sclerosus'tur. LS tedavisi hem semptom kontrolü hem de kansere ilerleme riskini azaltmak açısından kritiktir
4
Postoperatif takip protokolünü belirle
İlk 2 yıl 3-6 ayda bir vulvar muayene ve kolposkopi önerilmektedir; rekürrens veya yeni lezyon erken saptanmalıdır
dVIN rekürrens riski yüksektir. Yakın cerrahi sınır ve altta yatan LS varlığı bu hastayı özellikle yüksek risk grubuna sokmaktadır. Sentinel LNB veya adjuvan tedavi invazyon olmadığında endike değildir

Anahtar Kavram

dVIN (Differansiye tip Vulvar İntraepitelyal Neoplazi) postoperatif yönetimi: negatif sınır yeterliliği, altta yatan lichen sclerosus tedavisinin önemi ve yoğun takip gerekliliği
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 211Soru

3636 yaşında, fertilite arzusu devam eden ve vücut kitle indeksi (BMIBMI) 40kg/m240 kg/m^2 olan hastanın, anormal uterin kanama nedeniyle yapılan endometrial biyopsi sonucu "Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EIN)" olarak raporlanmıştır. Hastaya medikal tedavi seçenekleri ve konservatif yaklaşım anlatılırken, aşağıdaki bulgulardan hangisinin varlığı progestin tedavisinin planlanmasına engel teşkil eder ve öncelikle cerrahi tedaviyi zorunlu kılar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pelvik ultrasonografide saptanan 5cm5 cm boyutunda, solid alanlar içeren ve artmış vaskülarite gösteren adneksiyal kitle

Cevap

Pelvik ultrasonografide saptanan şüpheli adneksiyal kitle, senkron bir over malignitesi olasılığı nedeniyle cerrahiyi zorunlu kılar.
Endometrial İntraepitelyal Neoplazi (EIN) saptanan ve çocuk istemi olan hastalarda konservatif progestin tedavisi uygulanabilir. Ancak, pelvik ultrasonografide şüpheli adneksiyal kitle (solid alanlar, artmış vaskülarite) saptanması, senkron bir over kanseri veya metastaz riskini gündeme getirir. Bu durum, konservatif tedaviye engel teşkil eder ve hastaya evreleme cerrahisi (histerektomi + BSO) yapılmasını zorunlu kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Tanıyı ve hastanın beklentisini analiz et.
Tanı EIN (yüksek riskli prekanseröz lezyon), hasta fertilite koruyucu yaklaşım istiyor.
Genç hastalarda EIN/Atipili hiperplazi durumunda fertilite korunmak isteniyorsa progestin tedavisi bir seçenektir.
2
Konservatif tedavi önündeki engelleri (kontrendikasyonları) gözden geçir.
Eş zamanlı over kanseri şüphesi progestin kullanımını engeller.
EIN veya endometrium kanseri saptanan hastalarda eş zamanlı over kanseri görülme sıklığı (senkron tümörler) anlamlı derecede yüksektir.
3
Diğer seçeneklerin durumunu değerlendir.
Obezite, diyabet ve aile öyküsü risk faktörleridir ancak mutlak kontrendikasyon değildir.
Sadece adneksiyal kitle gibi malignite şüphesi uyandıran durumlar konservatif yoldan sapılmasına neden olur.

Anahtar Kavram

EIN'de Konservatif Tedavi Kontrendikasyonları

Daha Fazla Pratik

Konservatif tedavi alan bir hastada 3-6 ay aralıklarla endometrial örnekleme ile tedavi yanıtının takibi zorunludur.

Alternatif Yöntem

Konservatif tedavi planlanan hastalarda sistemik progestinlere alternatif olarak Levonorgestrel salan RİA (LNG-IUS) kullanımı sıklıkla tercih edilen ve yan etkileri daha az olan bir yöntemdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 212Soru

71 yaşında kadın hasta, vulvada ele gelen kitle şikayetiyle başvuruyor. Yapılan jinekolojik muayenede sağ labium majusta orta hattan 3.5 cm3.5\text{ cm} uzaklıkta, 2.6 cm2.6\text{ cm} çapında ülsere lezyon izleniyor. Biyopsi sonucu "skuamöz hücreli karsinom, invazyon derinliği 4.5 mm4.5\text{ mm}" olarak raporlanıyor. Hastaya radikal lokal eksizyon ve sağ inguinofemoral lenfadenektomi uygulanıyor. Patolojik incelemede; cerrahi sınırların temiz olduğu, çıkarılan 9 lenf nodundan sadece bir tanesinde 1.2 mm1.2\text{ mm} çapında metastatik odak saptandığı, ancak bu odakta mikroskobik düzeyde ekstrakapsüler (ekstranodal) yayılım olduğu belirtiliyor. Bu hasta için FIGO (2021) sınıflamasına göre en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIIC

Cevap

FIGO 2021 vulva kanseri evreleme sistemine göre, lenf nodu metastazı ile birlikte ekstrakapsüler yayılımın (ekstranodal uzanım) varlığı hastalığı Evre IIIC olarak belirler.
FIGO 2021 vulva kanseri evreleme güncellemesine göre, lenf nodu metastazı olan olgularda metastazın boyutu ve sayısı kadar ekstrakapsüler (ekstranodal) yayılımın varlığı da kritiktir. Bir veya daha fazla lenf nodunda ekstrakapsüler yayılım saptanması, tümörün veya nodun boyutuna bakılmaksızın hastalığı Evre IIIC kategorisine sokar. Bu olguda 1.2 mm1.2\text{ mm}'lik tek bir odak olmasına rağmen ekstrakapsüler yayılım belirtildiği için doğru evre IIIC'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Primer tümörün (T) ve lenf nodu (N) durumunun belirlenmesi
2.6 cm2.6\text{ cm} boyutunda ve 4.5 mm4.5\text{ mm} invazyonu olan tümör T1b'dir. Bir adet lenf nodu pozitifliği saptanmıştır.
Evrelemeye başlamak için temel TNM bileşenlerini tanımlamak gerekir.
2
Lenf nodu metastazının özelliklerinin (boyut ve kapsül durumu) analizi
1.2 mm1.2\text{ mm} çapında bir mikrometastaz mevcuttur ancak ekstrakapsüler yayılım (EKY) pozitifliği saptanmıştır.
FIGO 2021 güncellemesinde lenf nodu sayısı, boyutu ve EKY durumu evreyi belirleyen kritik faktörlerdir.
3
FIGO 2021 spesifik kriterlerinin uygulanması
EKY varlığı nedeniyle hasta doğrudan Evre IIIC kategorisine girer.
FIGO 2021 sınıflamasında Evre IIIA 1-2 mikrometastaz veya 1 makrometastazı kapsarken; IIIC sadece EKY varlığına odaklanır.

Anahtar Kavram

FIGO 2021 Vulva Kanseri Evrelemesinde Ekstrakapsüler Yayılımın Önemi

Alternatif Yöntem

FIGO 2021'deki 'C' harfini 'Capsule' (Kapsül) ile ilişkilendirmek, IIIC'nin ekstrakapsüler yayılımı temsil ettiğini hatırlamayı kolaylaştırabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 213Soru

58 yaşında postmenopozal hasta, son 2 aydır devam eden vajinal kanama ve pelvik dolgunluk hissi şikayetiyle başvuruyor. Hastanın jinekolojik muayenesinde uterus normalden büyük, endometriyal örnekleme sonucu 'atipisiz endometriyal hiperplazi' olarak raporlanıyor. Pelvik ultrasonografide sol overde 9 cm çapında, içerisinde hemorajik alanlar içeren solid-kistik yapıda ve multiloküle görünümde kitle izleniyor. Laboratuvar incelemesinde CA-125 düzeyi normal sınırlarda iken, İnhibin-B düzeyi belirgin yüksek saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı ve bu tümörün patogenezinde en sık saptanan somatik mutasyon aşağıdakilerin hangisinde doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erişkin tip granüloza hücreli tümör – FOXL2

Cevap

Erişkin tip granüloza hücreli tümör – FOXL2
Soruda tarif edilen hasta postmenopozal dönemde olup, vajinal kanama ve endometrial hiperplazi gibi östrojen fazlalığı bulguları sergilemektedir. Bu klinik tablo, overin seks kord-stromal tümörlerinden olan ve östrojen salgılayan Granüloza Hücreli Tümörü (GHT) kuvvetle düşündürür. Laboratuvarda İnhibin-B yüksekliği bu tanıyı destekleyen en önemli belirteçtir. Erişkin tip granüloza hücreli tümörlerin %97'sinde FOXL2 geninde somatik nokta mutasyonu (C134W) saptanır. Bu mutasyon, bu tümör tipi için oldukça spesifik bir moleküler belirteçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Postmenopozal hasta, vajinal kanama (östrojen etkisi), endometrial hiperplazi, solid-kistik over kitlesi.
Östrojen salgılayan bir over tümörünü (seks kord-stromal tümör) düşündürür.
2
Tümör belirteçlerini değerlendir
İnhibin-B yüksek, CA-125 normal.
Epitelyal over kanserinden uzaklaştırır, granüloza hücreli tümörü destekler.
3
Genetik mutasyon ile eşleştir
Erişkin tip granüloza hücreli tümörlerde patognomonik mutasyon FOXL2'dir.
Tanıyı kesinleştiren moleküler bulgudur.

Anahtar Kavram

Erişkin tip granüloza hücreli tümörler östrojen salgılayarak endometrial patolojilere yol açar ve karakteristik olarak FOXL2 mutasyonu taşır.

İpuçları

1
Hastanın postmenopozal kanaması ve endometrial hiperplazisi, kitlenin hormon (östrojen) salgıladığını gösteriyor.
2
Epitelyal olmayan over tümörleri içinde 'Geç nüksleri' ile bilinen ve İnhibin salgılayan tümörü düşünün.
3
Bu tümörün histolojisinde 'Call-Exner cisimcikleri' görülür ve moleküler tanısında FOXL2 mutasyonu taranır.

Daha Fazla Pratik

Granüloza hücreli tümörlerin histopatolojik ayırıcı tanısında kullanılan diğer immünohistokimyasal boyalar (Calretinin, İnhibin) üzerine çalışın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 214Soru

47 yaşında G2P2 bir hasta, yaklaşık 3 aydır devam eden düzensiz vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Yapılan pelvik muayenede servikste 3.5 cm çapında, egzofitik görünümlü kitle izleniyor. Rektovajinal tuşede parametrial tutulum saptanmıyor. Servikal biyopsi sonucu 'skuamöz hücreli karsinom' olarak raporlanıyor. Evreleme amaçlı çekilen PET-CT görüntülemesinde, sağ obturator lojda 1.5 cm çapında, patolojik FDG tutulumu gösteren bir adet lenf nodu izleniyor; paraaortik lenf nodları ve uzak organ metastazı saptanmıyor.

Buna göre, bu hasta için en uygun tedavi yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eş zamanlı sisplatinli kemoradyoterapi

Cevap

Hasta FIGO 2018'e göre Evre IIIC1 (pelvik lenf nodu pozitif) olduğu için en uygun tedavi eş zamanlı sisplatinli kemoradyoterapidir.
Hastada tümör boyutu 3.5 cm olup parametrial tutulum olmasa da (klinik Evre IB2 gibi görünse de), PET-CT'de saptanan obturator lenf nodu metastazı hastayı FIGO 2018 evrelemesine göre Evre IIIC1 yapar. Evre IIIC1 hastalarda (pelvik lenf nodu metastazı) ve lokal ileri evre (IB3 ve üzeri) hastalarda standart tedavi yaklaşımı, radikal cerrahi değil, pelvik radyoterapi ile eş zamanlı sisplatin içeren kemoterapidir (Kemoradyoterapi). Cerrahi yapılması durumunda hasta yüksek nüks riski taşıyacak ve ameliyat sonrası yine de radyoterapi alması gerekecektir; bu 'çifte tedavi' morbiditeyi ciddi oranda artırır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve radyolojik bulgularını birleştirerek evreleme yap.
Tümör 3.5 cm (T1b2), parametrium negatif, ancak PET-CT'de pelvik lenf nodu metastazı var (N1).
FIGO 2018 sistemine göre tümör boyutuna bakılmaksızın pelvik lenf nodu tutulumu evreyi IIIC1 yapar.
2
Belirlenen evre (IIIC1) için standart tedavi protokolünü seç.
Evre IIIC1 hastalarda primer tedavi cerrahi değil, kemoradyoterapidir.
Lenf nodu pozitif hastalarda cerrahi yapılırsa, sonrasında mutlaka radyoterapi gerekecektir ('çifte tedavi'). Bu da morbiditeyi artırır ancak sağkalımı iyileştirmez.

Anahtar Kavram

Serviks kanserinde FIGO 2018 evrelemesi ve Evre IIIC1 (lenf nodu pozitifliği) yönetimi
Soru 215Soru

51 yaşında, gravida 2, parite 2 olan bir kadın hasta, son 6 aydır devam eden düzensiz ve artan vajinal kanama şikayetiyle başvuruyor. Özgeçmişinde hipertansiyon bulunan hastanın vücut kitle indeksi 29 kg/m229 \ kg/m^2 olarak ölçülüyor. Yapılan endometrial biyopsi sonucu 'Endometrioid tip adenokarsinom, Grade 2' olarak raporlanıyor. Hastaya total histerektomi, bilateral salpingo-ooferektomi ve pelvik-paraortik lenf nodu diseksiyonu uygulanıyor. Cerrahi piyesin patolojik incelemesinde; tümörün myometriumun dış yarısına invaze olduğu (derin invazyon), servikal stromada tümör tutulumu bulunduğu, ancak seroza ve adnekslerin salim olduğu izleniyor. Çıkarılan lenf nodlarında metastaz saptanmıyor.

Buna göre, hastanın FIGO (Uluslararası Jinekoloji ve Obstetrik Federasyonu) evresi ve önerilen moleküler yaklaşım açısından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Servikal stroma invazyonu nedeniyle Evre II olarak evrelenir ve yaş kriterine bakılmaksızın tümör dokusunda MMR (Mismatch Repair) analizi yapılmalıdır

Cevap

Servikal stroma invazyonu nedeniyle Evre II olarak evrelenir ve yaş kriterine bakılmaksızın tümör dokusunda MMR (Mismatch Repair) analizi yapılmalıdır
FIGO evreleme sistemine göre, tümörün servikal stromaya invaze olması ancak uterus dışına (seroza veya adnekslere) taşmamış olması Evre II olarak tanımlanır. Eskiden kullanılan servikal glandüler tutulum kriteri artık evrelemeyi değiştirmez (Evre I kabul edilir), ancak stromal invazyon Evre II'dir. Ayrıca, Lynch sendromu (HNPCC) endometrium kanserli hastaların yaklaşık %2-5'inde görülür ve klinik kriterler (Amsterdam/Bethesda) vakaların bir kısmını atlayabildiği için, günümüzde tüm endometrial kanser olgularına yaşa bakılmaksızın evrensel MMR (Mismatch Repair) taraması (immünohistokimya ile) önerilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın patolojik bulgularını FIGO evreleme kriterlerine göre analiz et
Tümör myometriumun >%50'sini tutuyor (derin invazyon) ve servikal stromaya yayılmış. Adneks veya seroza tutulumu yok.
Evreleme, anatomik yayılımın doğru tespitine dayanır.
2
Servikal tutulumun evreye etkisini belirle
Servikal stroma invazyonu, hastalığı Evre I'den Evre II'ye taşır. Sadece glandüler tutulum olsaydı Evre I kabul edilirdi, ancak stroma invazyonu Evre II'dir.
FIGO evreleme sisteminde servikal stroma invazyonu Evre II'nin tanımlayıcı özelliğidir.
3
Lynch sendromu tarama endikasyonunu değerlendir
Güncel kılavuzlar (NCCN, FIGO), yaş ve aile öyküsünden bağımsız olarak tüm endometrial kanser olgularında Lynch sendromu (MMR eksikliği) taramasını önermektedir.
Lynch sendromlu hastaların bir kısmı Bethesda kriterlerini karşılamayabilir, bu nedenle evrensel tarama standarttır.

Anahtar Kavram

Endometrium kanserinde servikal stroma invazyonu Evre II olarak tanımlanır ve tüm hastalara evrensel Lynch sendromu taraması önerilir.

İpuçları

1
Tümörün yayıldığı anatomik bölgelere dikkat edin: Uterus korpusundan serviksin 'stromasına' geçmiş ancak dışarı (adneks/seroza) çıkmamış.
2
Servikal glandüler tutulum ile stromal tutulum arasındaki farkı hatırlayın; biri evreyi değiştirmezken diğeri Evre II yapar.
3
Lynch sendromu taraması için 'Evrensel Tarama' prensibi, yaş veya aile öyküsünden bağımsız olarak tüm hastalarda test yapılmasını ifade eder.

Daha Fazla Pratik

Endometrium kanserinde moleküler sınıflandırma (POLE, MMR-d, p53 abn, NSMP) ve bunun tedaviye etkisini içeren sorular çözülebilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 216Soru

Bir patoloji laboratuvarında incelenen over kitle örneğinde; tümörün follikül benzeri yapılar içerdiği, bu yapıların içinde soluk nükleuslu, angular görünümlü hücrelerden oluşan bir tabaka bulunduğu ve bu tabaka içinde periferden merkeze doğru dizilen hücrelerin oluşturduğu karakteristik bir yapının varlığı saptanıyor. Aynı hastanın serum analizinde östrojen ve AMH düzeyleri yüksek, AFP ve beta-hCG negatif bulunuyor. Bu tümörle en doğru şekilde ilişkilendirilen klinik-biyolojik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tümörün FOXL2 mutasyonu ile ilişkili olması ve geç nüks (10 yıl sonra) potansiyeli taşıması

Cevap

Tümörün FOXL2 mutasyonu ile ilişkili olması ve geç nüks potansiyeli taşıması
Soruda tanımlanan histolojik yapı (angular nükleuslu hücrelerin periferden merkeze dizildiği follikül benzeri oluşumlar) Call-Exner cisimciklerini ifade eder ve bu bulgu, seks kord-stromal tümörler grubundan granüloza hücreli tümörün patognomonik bulgusudur. Serum profilinde östrojen ve AMH yüksekliği, AFP ve beta-hCG negatifliği bu tanıyı destekler. Granüloza hücreli tümörlerin %95'inden fazlasında FOXL2 c.402C>G nokta mutasyonu saptanır; bu tümörlerin biyolojik açıdan en kritik özelliği ise onlarca yıl sonra bile nüks edebilme potansiyelidir. Bu nedenle erken evre, fertilite koruyucu cerrahiden sonra bile uzun süreli takip zorunludur.

Adım Adım Çözüm

1
Histolojik tanımlamayı doğru yapmak
Follikül benzeri yapılar içinde angular nükleuslu hücrelerden oluşan, periferden merkeze dizilen hücre tabakası Call-Exner cisimlerini tanımlar
Call-Exner cisimcikleri, granüloza hücreli tümörün patognomonik histolojik bulgusudur; bu bulgu ile tümör, non-epitelyal over kanserleri içinde seks kord-stromal tümör grubuna kesin olarak atanır
2
Tümör belirteçlerini değerlendirmek
Yüksek östrojen ve AMH, negatif AFP ve beta-hCG → granüloza hücreli tümör profili
Germ hücreli tümörlerde AFP (yolk sak tümörü) veya beta-hCG (disgerminoma, koryokarsinom) yüksek bulunur; seks kord-stromal tümörlerde ise inhibin ve AMH belirteç olarak kullanılır
3
Granüloza hücreli tümörün klinik-biyolojik özelliklerini gözden geçirmek
FOXL2 c.402C>G nokta mutasyonu erişkin tip granüloza hücreli tümörlerin %95'inden fazlasında bulunur; bu tümörler geç nüks potansiyeli ile bilinir (bazen 20-30 yıl sonra)
Bu özellik, hasta takibini yıllar boyu sürdürmeyi zorunlu kılar ve TUS sınavlarında sıkça test edilen klinik bir gerçektir
4
Diğer seçenekleri elemek
AFP/hCG takibi ve BEP → germ hücreli tümör; immatur teratom evrelemesi → germ hücreli; bilateral çıkarım → disgerminoma; Schiller-Duval → yolk sak tümörü
Tüm yanlış seçenekler, germ hücreli tümörlere özgü özellikleri granüloza hücreli tümöre yanlış atayan marker karışıklığı hatasını yansıtır

Anahtar Kavram

Granüloza hücreli tümörün histolojik tanısı (Call-Exner cisimleri), FOXL2 mutasyonu ve geç nüks biyolojisi; seks kord-stromal ile germ hücreli tümörler arasındaki marker ayrımı
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 217Soru

46 yaşında premenopozal bir hasta, hızlı büyüyen uterus ve pelvik ağrı şikayetleri sonrası opere ediliyor. Hastaya total abdominal histerektomi, bilateral salpingo-ooferektomi ve pelvik peritoneal biyopsiler uygulanıyor. Patoloji raporunda; uterus korpusunda 77 cm çapında, miyometriyumu infiltre eden "düşük dereceli endometriyal stromal sarkom" (LG-ESS) saptanıyor. Sol over stromasında 1,21,2 cm'lik tümör tutulumu izlenirken, pelvik lenf nodu diseksiyonu yapılmayan hastanın peritoneal yıkama sitolojisi "malign hücreler yönünden pozitif" olarak raporlanıyor. Bu vaka için FIGO 2023 sınıflamasına göre en olası evre aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Evre IIA

Cevap

Uterin sarkomlarda adneksiyel tutulum mevcudiyeti nedeniyle en olası evre Evre IIA'dır.
FIGO 2023 sınıflamasında hem Leiomyosarkom (LMS) hem de Endometriyal Stromal Sarkom (ESS) için evreleme kriterleri güncellenmiştir. Buna göre, tümörün uterus dışına çıkıp adnekslere (over/tüp) yayılması Evre IIA olarak tanımlanmıştır. Peritoneal yıkama sitolojisi pozitifliği ise FIGO 2023 ile birlikte artık bir evreleme kriteri olmaktan çıkarılmıştır; ancak klinik raporlarda belirtilmesi istenir.

Adım Adım Çözüm

1
Tümör tipini ve histolojisini belirle.
Düşük dereceli endometriyal stromal sarkom (LG-ESS).
Evreleme sisteminin seçimi için histolojik tip kritiktir.
2
Tümörün uterus içindeki boyutunu değerlendir.
77 cm tümör boyutu.
Uterusla sınırlı vakalarda 55 cm sınırı Evre IA ve IB ayrımını yapar.
3
Uterus dışı yayılım odaklarını kontrol et.
Sol over stromasında tutulum saptandı (Adneksiyel tutulum).
Adneksiyel tutulum sarkom evrelemesini Evre IIA'ya taşır.
4
Peritoneal sitoloji ve lenf nodu durumunu değerlendir.
Sitoloji pozitif, lenf nodu verisi yok.
FIGO 2023 güncellemesine göre peritoneal sitoloji pozitifliği evreyi değiştirmez; raporlanması önerilir ancak evreleme kriteri değildir.

Anahtar Kavram

FIGO 2023 Uterin Sarkom Evrelemesi
Soru 218Soru

Elli dört yaşında postmenopozal bir kadın, jinekolojik muayenede saptanan bilateral adneksiyal kitle nedeniyle opere ediliyor. İntraoperatif frozen kesit incelemesinde yüksek dereceli seröz karsinom tanısı alan hastanın patoloji raporunda şu bulgular yer alıyor: Her iki tuba uterina fimbria ucunda ayrı ayrı p53 mutasyonu gösteren ama birbirinden bağımsız iki odak; over yüzeyinde invazyon olmaksızın implant. CA-125 değeri 1240 U/mL. Postoperatif dönemde BRCA1/2 germline testi negatif bulunuyor; ancak tümör dokusundan yapılan somatik analiz HRD (homolog rekombinasyon defisiyansı) pozitif, BRCA mutasyonu olmaksızın CDK12 mutasyonu saptanıyor. Hasta 6 kür karboplatin-paklitaksel kemoterapisini tamamlıyor ve komplet klinik yanıt elde ediyor. Bu tabloda primer bakım idame tedavisi seçimi için aşağıdaki hangi kombinasyon doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Germline BRCA negatif, somatik HRD pozitif, CDK12 mutasyonu → Olaparib + bevacizumab idame

Cevap

HRD pozitif (BRCA mutasyonu olmaksızın CDK12 mutasyonuyla) olguda olaparib + bevacizumab kombinasyonu idame tedavisi olarak seçilmelidir.
HRD pozitif (germline BRCA negatif, CDK12 mutasyonu pozitif) yüksek dereceli seröz over kanserinde PAOLA-1 çalışması, birinci basamak karboplatin-paklitaksel + bevacizumab tedavisinin ardından olaparib + bevacizumab idamesinin HRD pozitif alt grupta belirgin PFS avantajı sağladığını göstermiştir. BRCA mutasyonu olmaksızın CDK12 mutasyonu gibi BRCA-bağımsız mekanizmalarla oluşan HRD pozitifliği, olaparib + bevacizumab kombinasyonunun uygulanması için yeterli gerekçeyi oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Biyobelirteç profilini değerlendir: germline BRCA1/2 durumu ve somatik HRD sonucu
Germline BRCA1/2 negatif; somatik HRD pozitif; CDK12 mutasyonu mevcut
İdame tedavisi kararında germline BRCA negatifliği yeterli değildir; somatik HRD pozitifliği (CDK12 dahil BRCA-bağımsız mekanizmalarla) PARP inhibitörü faydasını öngören bağımsız bir biyobelirteçtir.
2
PAOLA-1 çalışması çıktılarını uygula: HRD pozitif alt gruba olaparib + bevacizumab kombinasyonunun etkisi
HRD pozitif olgularda olaparib + bevacizumab, yalnızca bevacizumaba kıyasla anlamlı PFS avantajı (medyan ~37 ay vs ~17 ay) sağlamaktadır
PAOLA-1, birinci basamak kemoterapiye bevacizumab alan olgularda olaparib eklenmesini araştırmıştır; HRD pozitif alt grupta fayda en belirgindir ve BRCA mutasyonu zorunlu değildir.
3
CDK12 mutasyonunun PARP inhibitörü yanıtına etkisini değerlendir
CDK12 mutasyonu, genomik instabiliteye yol açarak HRD pozitifliğine katkıda bulunur; ancak PARP inhibitörü yanıtının BRCA mutasyonuna göre daha değişken olduğuna dair bazı kanıtlar mevcuttur
CDK12 mutasyonu PARP inhibitörüne kısıtlı yanıtla ilişkilendirilebilir; ancak HRD pozitif statüsü varlığında olaparib + bevacizumab hâlâ standart seçenek olmaya devam etmektedir. Alternatif olarak PRIMA (niraparib) da geçerlidir; ancak kombinasyon çalışması daha güçlü kanıt tabanı sunar.
4
Diğer seçenekleri elimine et: yalnızca bevacizumab (HRD avantajını kullanmaz), niraparib tekli (kanıt daha zayıf bu senaryoda), idame yok (HRD pozitifliğini görmezden gelir), olaparib tekli (PAOLA-1 protokolünde bevacizumab zorunludur)
Doğru seçenek: olaparib + bevacizumab idame
HRD pozitif, BRCA-bağımsız olguda en güçlü kanıt tabanına sahip kombinasyon idame tedavisi olaparib + bevacizumab'dır.

Anahtar Kavram

Epitelyal over kanserinde BRCA-bağımsız HRD pozitifliği ve PARP inhibitörü + bevacizumab idame tedavisi seçimi
Tahmini Süre:3m 30s
Soru 219Soru

Onkoloji konseyinde sunulan bir olguda; over tümörü nedeniyle opere edilen hastanın patoloji raporunda tümörün ağırlıklı olarak Sertoli hücrelerinden oluştuğu, Leydig hücresi içermediği ve tübüler differansiyasyon gösterdiği belirtilmektedir. Ameliyat sırasında alınan frozen section incelemesinde malignite saptanmamış, serum inhibin B düzeyi yüksek bulunmuştur. Bu tümörün klinik davranışı ve markeri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saf Sertoli hücreli tümörler genellikle benign seyirli olup östrojen salgılayabilir; inhibin B tümör markeri olarak kullanılır.

Cevap

Saf Sertoli hücreli tümörler genellikle benign seyirli olup östrojen salgılayabilir; inhibin B tümör markeri olarak kullanılır.
Saf Sertoli hücreli tümör, non-epitelyal over kanserlerinin seks kord stromal grubunda yer alır. Histolojik yapısında Leydig hücresi bulunmadığından androjen fazlalığına bağlı virilizasyon tablosu oluşmaz; ancak tümör östrojen salgılayabilir. Bu tümörler büyük çoğunlukla benign seyirlidir ve frozen section ile malignite dışlanabilir. Seks kord stromal tümörlerin temel biyokimyasal belirteci inhibin B (ve inhibin A)'dır; bu nedenle tanı ve izlemde inhibin B kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Tümörün sınıflandırılması
Olgudaki tümör; saf Sertoli hücrelerinden oluşan, Leydig hücresi içermeyen, tübüler differansiyasyon gösteren bir seks kord stromal tümördür.
Sertoli-Leydig hücreli tümörlerden ayrımı kritiktir: saf Sertoli hücreli tümörde androjenik Leydig hücreleri bulunmaz.
2
Klinik davranışın belirlenmesi
Saf Sertoli hücreli tümörlerin büyük çoğunluğu (%90'ın üzerinde) benigndir. Leydig hücresi içermediğinden androjenik aktivite (virilizasyon, testosteron yüksekliği) tipik değildir; buna karşın östrojen salgılanabilir.
Klinik prezentasyonu belirleyen tümörün salgıladığı hormon tipidir: Sertoli hücreleri östrojen ve inhibin salgılar.
3
Uygun tümör markeri seçimi
Seks kord stromal tümörlerde inhibin B (ve inhibin A), hem tanı hem izlem için kullanılan temel belirteçtir. AFP ve hCG germ hücreli tümörlere, CA-125 ise epitelyal tümörlere özgüdür.
Tümör belirteci seçimi histolojik köken ile doğrudan ilişkilidir; yanlış belirteç kullanımı sık görülen bir hata kaynağıdır.

Anahtar Kavram

Seks kord stromal tümörlerin (saf Sertoli hücreli tümör) klinik özellikleri, hormonal aktivite profili ve tümör belirteçleri
Soru 220Soru

50 yaşında postmenopozal kadın hasta, karın ağrısı ve şişkinlik şikayetiyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde batın sol kadranda yaklaşık 22 cm22 \text{ cm} boyutunda kitle saptanıyor. Tetkiklerinde CA125:32 U/mLCA-125: 32 \text{ U/mL} (N: <35), CEA:22 ng/mLCEA: 22 \text{ ng/mL} (N: <3) ve CA199:280 U/mLCA 19-9: 280 \text{ U/mL} (N: <37) ölçülüyor. Yapılan laparotomide sol over kaynaklı multilocüler kistik kitle saptanıyor ve frozen inceleme sonucu "müsinöz adenokarsinom" olarak raporlanıyor. Bu hastada tümörün primer over kaynaklı olduğunu en güçlü destekleyen klinik bulgu ve metastatik bir odağı dışlamak amacıyla cerrahi evrelemeye mutlaka eklenmesi gereken işlem aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Unilateral tutulum - Appendektomi

Cevap

Tümörün tek taraflı (unilateral) olması primer over odağını destekleyen en önemli bulgudur ve metastatik bir odağı dışlamak için appendektomi işlemi mutlaka yapılmalıdır.
Epitelyal over kanserlerinden müsinöz tip, genellikle tek taraflı (%95) ve dev boyutlara ulaşabilen kitleler şeklinde prezante olur. Metastatik müsinöz tümörlerin (özellikle GİS kaynaklı) %80 oranında bilateral olduğu bilinmektedir. Bu nedenle unilateral tutulum primer odağı destekler. Ayrıca, müsinöz over karsinomu tanısı alan her hastada, apendiks kaynaklı bir primer odağı (appendisiyel müsinöz neoplazm) dışlamak için appendektomi yapılması şarttır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Büyük, unilateral kitle ve CEA/CA 19-9 yüksekliği, CA-125 normalliği müsinöz over kanserini işaret eder.
Müsinöz karsinomlar tipik olarak müsinöz markerlarla (CEA, CA 19-9) seyreder ve genellikle büyük boyutludur.
2
Primer ve metastatik ayrımını değerlendir.
Unilateral tutulum primer over kanserini, bilateral tutulum ise metastatik tümörleri (%80) destekler.
Primer müsinöz over kanserleri nadiren bilateraldir; bilateralite durumunda gastrointestinal sistem (GİS) metastazı (Krukenberg tümörü) akla gelmelidir.
3
Gerekli ek cerrahi prosedürü belirle.
Appendektomi yapılması zorunludur.
Apendiks kaynaklı müsinöz tümörler overe metastaz yapabilir; makroskopik olarak normal görünse bile metastatik odağı dışlamak için appendektomi standart cerrahi evrelemenin parçasıdır.

Anahtar Kavram

Müsinöz epitelyal over kanserlerinde primer-metastatik ayrımı ve appendektomi gerekliliği.

Alternatif Yöntem

Metastatik odağı dışlamak için cerrahi sırasında mutlaka üst GİS ve alt GİS palpasyonu/inspeksiyonu da yapılmalıdır.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 11 / 17Sonraki
Jinekolojik Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 11 | Examkin