Bakteriyoloji

394 soru

Soru 161Soru

Hayvancılıkla uğraşan 4242 yaşında erkek hasta; sağ ön kolunda yaklaşık 55 gün önce küçük, kaşıntılı bir papül olarak başlayan, ardından vezikülleşen ve hızla genişleyerek ortası siyah renkli, nekrotik, ağrısız bir ülser halini alan lezyon nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenede lezyon çevresinde belirgin, yumuşak ve non-pitting karakterde ödem saptanıyor. Bu klinik tabloya neden olan etken patojenin diğer BacillusBacillus türlerinden ayrımında kullanılan en karakteristik özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Polipeptit (poli-D-glutamik asit) yapısında kapsül içermesi

Cevap

Patojenin polipeptit (poli-D-glutamik asit) yapısında kapsül içermesi, Bacillus anthracis'i diğer türlerden ayıran en temel özelliktir.
Kutanöz şarbon vakalarında etken olan Bacillus anthracisBacillus\ anthracis, diğer BacillusBacillus türlerinden polipeptit yapısındaki kapsülü, hareketsiz oluşu ve kanlı agarda hemoliz yapmaması ile ayrılır. Çoğu bakteride kapsül polisakkarit yapıda iken, B. anthracisB.\ anthracis poli-D-glutamik asit yapısında bir kapsüle sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Hayvan teması öyküsü, ağrısız siyah nekrotik ülser (şarbon bülbülü/malign püstül) ve belirgin ödem bulguları kutanöz şarbonu (Bacillus anthracis) işaret eder.
B. anthracis'in ödem faktörü (EF) adenilat siklaz aktivitesi üzerinden dokuda ciddi ödeme neden olur.
2
Etkenin ayırt edici laboratuvar özelliklerini hatırla.
B. anthracis; hareketsizdir, non-hemolitiktir, penisiline duyarlıdır ve polipeptit yapıda kapsüle sahiptir.
Bu dört özellik (hareketsizlik, non-hemoliz, penisilin duyarlılığı ve polipeptit kapsül), etkeni saprofit Bacillus türlerinden ayırır.

Anahtar Kavram

Bacillus anthracis, kapsülü polipeptit (poli-D-glutamik asit) yapıda olan tek tıbbi öneme sahip bakteridir; ayrıca hareketsiz ve non-hemolitik olmasıyla diğer Bacillus türlerinden ayrılır.

Daha Fazla Pratik

B. anthracis'in 'Medusa başı' koloni görünümü ve penisilin içeren ortamda 'inci dizisi' (string of pearls) testi özelliklerini gözden geçirin.
Tahmini Süre:50s
Soru 162Soru

33 yaşında bir çocuk, son iki gündür devam eden sağ kalça ağrısı ve yürüme güçlüğü şikayetiyle acil servise getiriliyor. Fizik muayenede kalça ekleminde hareket kısıtlılığı ve hassasiyet saptanıyor; vücut ısısı 38.4C38.4^{\circ}C ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde lökositoz ve C-reaktif protein yüksekliği saptanıyor. Eklem sıvısı aspiratının Gram boyamasında bol polimorf nüveli lökosit görülüyor ancak mikroorganizma net olarak seçilemiyor. Eklem sıvısının kanlı agardaki kültüründe 4848 saat sonra dar bir beta-hemoliz zonu oluşturan ve agar yüzeyinde çöküntü (pitting) yapan koloniler ürüyor. Yapılan biyokimyasal değerlendirmede oksidaz pozitif, katalaz negatif ve üreaz negatif saptanan Gram-negatif kokobasil morfolojisindeki bu etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kingella kingae

Cevap

Kingella kingae; pediatrik popülasyonda septik artrit etkeni olan, kanlı agarda beta-hemoliz ve pitting yapan, oksidaz pozitif ve katalaz negatif bir Gram-negatif kokobasildir.
Kingella kingae, özellikle 66 ay ile 44 yaş arası çocuklarda kemik ve eklem enfeksiyonlarının (osteomyelit, septik artrit) en sık tanımlanan Gram-negatif etkenidir. Mikroorganizma Gram-negatif, uçları künt kokobasiller şeklinde görülür. Biyokimyasal olarak oksidaz pozitif ancak katalaz ve üreaz negatiftir. Kanlı agarda yavaş ürer, küçük koloniler etrafında dar bir beta-hemoliz zonu oluşturur ve 'pitting' (agarda çöküntü) yapma özelliği ile tanınır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri analiz et.
33 yaşındaki bir çocukta akut septik artrit tablosu saptanmıştır.
Pediatrik yaş grubunda etken spektrumunu daraltmak için yaş ve klinik prezantasyon kritiktir.
2
Morfolojik ve biyokimyasal verileri değerlendir.
Etken Gram-negatif kokobasil, oksidaz pozitif ve katalaz negatiftir.
Katalaz negatifliği, benzer morfolojideki Neisseria ve Moraxella türlerini dışlamayı sağlar.
3
Kültür özelliklerini yorumla.
Kanlı agarda beta-hemoliz ve agar yüzeyinde çöküntü (pitting) saptanmıştır.
Beta-hemoliz ve pitting özelliği, Kingella kingae'yi diğer HACEK üyelerinden ve Haemophilus'tan ayıran en önemli laboratuvar bulgusudur.

Anahtar Kavram

Kingella kingae, küçük çocuklarda kemik ve eklem enfeksiyonlarının en sık görülen Gram-negatif etkenidir; katalaz negatifliği ve beta-hemolizi ile ayırt edilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 163Soru

2424 yaşında kadın hasta; son 22 gündür devam eden ateş, el bileği ve ayak bileğinde gezici eklem ağrısı ve gövdesinde az sayıda hemorajik püstüler lezyon şikayetiyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde tenosinovit bulguları saptanıyor. Eklem sıvısından yapılan Gram boyamada polimorfonükleer lökositler içerisinde Gram negatif diplokoklar izleniyor. Yapılan laboratuvar incelemesinde izole edilen etkenin oksidaz (+) olduğu ve Thayer-Martin besiyerinde ürediği saptanıyor. Bu suşun konak dolaşımında hayatta kalarak disemine enfeksiyon (DGI) oluşturabilmesini sağlayan temel 'serum direnci' mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lipooligosakkarit (LOS) yapısındaki terminal galaktoza konaktan sağlanan sialik asidin eklenmesi

Cevap

İzole edilen etkenin konak dolaşımında serum direnci kazanmasını sağlayan temel mekanizma, lipooligosakkarit (LOS) yapısına konaktan sağlanan sialik asidin eklenmesidir.
Doğru seçenek olan 'Lipooligosakkarit (LOS) yapısındaki terminal galaktoza konaktan sağlanan sialik asidin eklenmesi', disemine gonokok enfeksiyonuna (DGI) neden olan suşların en karakteristik özelliğidir. Neisseria gonorrhoeae suşları, konak hücrelerinden veya serumundan aldıkları CMP-NANA molekülünü kullanarak LOS yapılarını sialillerler. Bu modifikasyon, bakterinin konak hücrelerini taklit etmesini sağlayarak kompleman sisteminin alternatif yolunu inhibe eden 'Faktör H' proteinini bağlamasına ve böylece kompleman aracılı lizisten kaçmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve etkeni tanımla
Ateş, tenosinovit ve püstüler lezyonlar 'Disemine Gonokok Enfeksiyonu' (DGI) tablosuna işaret eder. Etken Neisseria gonorrhoeae'dir.
Gram negatif diplokok, oksidaz (+) ve Thayer-Martin besiyerinde üreme gonokoklar için karakteristiktir.
2
Virülans faktörlerini ve patogenezi analiz et
Disemine suşlar, lokal enfeksiyon suşlarından farklı olarak 'serum direnci'ne sahiptir.
Dolaşımda hayatta kalabilmek için kompleman sisteminin öldürücü etkisinden kaçmaları gerekir.
3
Serum direnci mekanizmasını belirle
Gonokoklarda kapsül bulunmadığı için serum direnci LOS modifikasyonu ile sağlanır.
Terminal sialillenme (sialylation), bakteriyi konağa benzer göstererek Faktör H'yi bağlar ve C3b birikimini durdurur.

Anahtar Kavram

Neisseria gonorrhoeae disemine suşlarının serum direnci mekanizması

Daha Fazla Pratik

Neisseria meningitidis ve Neisseria gonorrhoeae arasındaki virülans faktörü farklarını tablo halinde çalışınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 164Soru

Spaulding sınıflamasına göre 'kritik' olarak kategorize edilen, ısıya duyarlı (60C60^{\circ}C üzerinde yapısal bütünlüğü bozulan) ancak nemden etkilenmeyen bir cerrahi ekipmanın sterilizasyon süreci ve bu sürecin monitörizasyonuyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Düşük sıcaklıkta işlem gören etilen oksit sterilizasyonu tercih edilebilir; bu yöntemin biyolojik monitörizasyonunda Bacillus atrophaeus sporları kullanılır.

Cevap

Düşük sıcaklıkta işlem gören etilen oksit sterilizasyonu tercih edilebilir; bu yöntemin biyolojik monitörizasyonunda Bacillus atrophaeus sporları kullanılır.
Cerrahi ekipmanlar 'kritik' aletler grubundadır ve kesinlikle steril edilmelidir. Alet 60C60^{\circ}C üzerinde bozulduğu için nemli ısı (otoklav) veya kuru sıcaklık yöntemleri kullanılamaz. Düşük sıcaklıkta (3755C37-55^{\circ}C) çalışan etilen oksit (EO) yöntemi bu alet için uygundur. EO sterilizasyonunun etkinliğini denetlemek için kullanılan biyolojik indikatör ise dirençli bir sporlu bakteri olan Bacillus atrophaeus'tur.

Adım Adım Çözüm

1
Aletin Spaulding sınıflamasına göre risk kategorisini belirle.
Cerrahi ekipman olduğu için 'kritik' kategorisindedir.
Kritik aletler steril doku veya vasküler sistemle temas eder, bu yüzden steril edilmeleri zorunludur.
2
Aletin fiziksel kısıtlamalarını (ısı ve nem hassasiyeti) değerlendir.
60C60^{\circ}C üzerinde bozulduğu için düşük sıcaklık sterilizasyonu (<60C<60^{\circ}C) gereklidir.
Otoklav (121134C121-134^{\circ}C) ve kuru sıcaklık (160180C160-180^{\circ}C) yöntemleri alete zarar verir.
3
Düşük sıcaklık yöntemlerini ve biyolojik indikatörlerini eşleştir.
Etilen oksit (EO) veya Hidrojen Peroksit Gaz Plazma uygundur.
EO için Bacillus atrophaeus, Gaz Plazma için Geobacillus stearothermophilus indikatör olarak kullanılır.

Anahtar Kavram

Sterilizasyon yöntemlerinin materyal özelliklerine (ısı duyarlılığı) ve Spaulding risk sınıflamasına göre seçimi ile uygun biyolojik indikatörlerin eşleştirilmesi.
Soru 165Soru

70 yaşında bir erkek hasta, prostatik biyopsi sonrası gelişen ateş ve genel durum bozukluğu nedeniyle hastaneye yatırılıyor. Kan kültürlerinden yapılan Gram boyamada Gram pozitif koklar görülüyor. Mikrobiyolojik incelemede etkenin katalaz negatif olduğu, %40\%40 safralı ortamda (safra-eskulin besiyeri) üreyerek besiyerini siyaha boyadığı ve %6,5\%6,5 NaClNaCl içeren sıvı besiyerinde üreme gösterdiği saptanıyor. Bu mikroorganizma ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Penisilin ve aminoglikozid kombinasyonuna karşı sinerjistik yanıt verebilir.

Cevap

Penisilin ve aminoglikozid kombinasyonuna karşı sinerjistik yanıt verebilir.
Vakada tanımlanan mikroorganizma bir Enterococcus türüdür. Enterokoklar, katalaz negatif olmalarıyla stafilokoklardan; safra-eskulin ortamında üreyebilmeleriyle çoğu streptokoktan; %6,5 NaCl'de üreyebilmeleriyle ise S. bovis grubu (Grup D streptokoklar) bakterilerden ayrılırlar. Tedavide önemli bir özellik olarak, aminoglikozidlere karşı olan düşük düzeydeki intrinsik dirençleri, bir hücre duvarı sentez inhibitörü (penisilin, ampisilin veya vankomisin) ile kombine edildiklerinde kırılır ve bu durum bakterisidal sinerji sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Katalaz testi sonucunu değerlendir
Negatif sonuç, etkenin Streptococcaceae ailesinden (Streptokok veya Enterokok) olduğunu gösterir.
Stafilokoklar katalaz pozitifken, streptokoklar ve enterokoklar katalaz negatiftir.
2
Safra-eskulin ve %6,5 NaCl testlerini değerlendir
Safra-eskulin (+) ve %6,5 NaCl (+) olması etkenin Enterococcus türü olduğunu kanıtlar.
Grup D streptokoklardan olan S. bovis grubu safra-eskülin pozitif olsa da %6,5 NaCl'de üreyemez.
3
Tedavi özelliklerini hatırla
Enterokoklar aminoglikozidlere karşı orta/düşük düzeyde intrinsik dirence sahiptir ancak hücre duvarı inhibitörleri ile sinerji gösterirler.
Hücre duvarı sentezi bozulduğunda aminoglikozidlerin hücre içine girişi kolaylaşır.

Anahtar Kavram

Enterococcus türlerinin biyokimyasal ayrımı (katalaz negatif, safra-eskulin pozitif, %6,5 NaCl'de üreme) ve tedavi prensipleri.

Daha Fazla Pratik

S. bovis (S. gallolyticus) ile kolon kanseri arasındaki klinik ilişkiyi ve Enterococcus türlerinin vankomisin direnç mekanizmalarını (vanA, vanB) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 166Soru

5858 yaşında, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) nedeniyle sık hastane yatışı olan ve multipl kürler halinde geniş spektrumlu antibiyotik kullanımı öyküsü bulunan bir hastanın pürülan balgam kültüründe *Pseudomonas aeruginosa* üremiştir. Antibiyogram testinde izolatın imipeneme dirençli (MIC=32MIC = 32 μg/mL\mu g/mL), meropeneme duyarlı (MIC=1MIC = 1 μg/mL\mu g/mL), seftazidim ve siprofloksasine ise duyarlı olduğu saptanmıştır. Bu izolatın yalnızca imipeneme dirençli olup meropenem duyarlılığının korunmasından sorumlu olan temel direnç mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış membran porin proteini OprD ekspresyonunun kaybı

Cevap

Dış membran porin proteini OprD ekspresyonunun kaybı
Doğru yanıt olan seçenek, *Pseudomonas aeruginosa*'nın dış membranında bulunan ve imipenemin hücre içine girişi için primer kapı olan OprD porin proteininin kaybıdır. Bu proteinin ekspresyonunun azalması veya kaybı, imipenemin hedefi olan PBP'lere ulaşmasını engeller ve yüksek düzey direnç oluşturur. Meropenem OprD'yi kullanabilse de, diğer porinler aracılığıyla da hücre içine girebildiği için OprD kaybı meropenem duyarlılığını tek başına tamamen ortadan kaldırmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Antibiyogram profilini analiz et
*Pseudomonas aeruginosa* izolatında imipenem dirençli iken meropenem, seftazidim ve siprofloksasin duyarlı.
Bu spesifik "izole imipenem direnci" paterni karbapenem giriş yollarındaki farklılığı işaret eder.
2
İmipenem ve meropenem giriş yollarını karşılaştır
İmipenem hücre içine girmek için neredeyse tamamen OprD porinine bağımlıdır. Meropenem ise OprD'yi kullanabilmekle birlikte alternatif giriş yollarına da sahiptir.
OprD kaybı imipenem MIC değerini dramatik şekilde artırırken, meropenem MIC değerini sadece hafifçe artırır (duyarlı sınırda bırakabilir).
3
Efluks pompa etkisini değerlendir
MexAB-OprM sistemi meropenemi dışarı atar ancak imipenem bu pompanın substratı değildir.
Eğer mekanizma efluks olsaydı, meropenem dirençli imipenem duyarlı olurdu.

Anahtar Kavram

*Pseudomonas aeruginosa*'da karbapenem direnci porin kaybı (OprD) ve efluks pompaları (MexAB) arasındaki substrat seçiciliği ile belirlenir.

Daha Fazla Pratik

MexAB-OprM ve OprD kombinasyonunun meropenem üzerindeki etkisini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 167Soru

Klinik bir izolat olan vankomisin dirençli *Enterococcus faecalis* (VRE) suşu ile vankomisine duyarlı bir *Staphylococcus aureus* suşu aynı ortamda üretildiğinde, *S. aureus* suşunun da vankomisine direnç kazandığı (VRSA) gözlenmiştir. Bu genetik değişim ve direncin alıcı hücrede kalıcı hale gelme mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Direnç genlerini içeren Tn1546Tn1546 transpozonunun konjugatif bir plazmidle aktarılması ve ardından alıcıdaki bir replikona (plazmid/kromozom) integre olmasıdır.

Cevap

Direnç genlerini içeren Tn1546Tn1546 transpozonunun konjugatif bir plazmidle aktarılması ve ardından alıcıdaki bir replikona (plazmid/kromozom) integre olmasıdır.
Vankomisin dirençli *S. aureus* (VRSA) suşlarının ortaya çıkışı, genellikle vankomisin dirençli enterokoklardan (VRE) kaynaklanan bir genetik aktarımın sonucudur. Bu süreçte, direnç genlerini (*vanA* operonu) taşıyan Tn1546Tn1546 isimli transpozon, konjugatif bir plazmid aracılığıyla *S. aureus*'a geçer. Alıcı hücreye giren bu transpozon, oradaki mevcut bir plazmide (genellikle çoklu direnç içeren bir stafilokokal plazmid) veya kromozoma 'sıçrayarak' (transpozisyon) entegre olur. Bu mekanizma, direncin hem aktarılmasını hem de alıcıda kalıcı ve yayılabilir hale gelmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Türler arası genetik aktarım senaryosunu analiz etmek.
*Enterococcus* (VRE) ve *S. aureus* (VRSA) arasındaki etkileşim saptandı.
Direncin kaynağını ve hedef hücreyi belirlemek aktarım mekanizmasını anlamak için ilk adımdır.
2
Klinik olarak önemli vankomisin direnç mekanizmasını hatırlamak.
Direncin vanAvanA gen kümesini taşıyan Tn1546Tn1546 transpozonu ile ilişkili olduğu belirlendi.
VRE'den S. aureus'a direnç geçişi literatürde tanımlanmış spesifik bir genetik olaydır.
3
Aktarım ve kalıcılık aşamalarını ayrıştırmak.
Aktarım konjugasyon ile, kalıcılık ise transpozisyon (replikona entegrasyon) ile sağlanır.
Sadece aktarım yetmez; genin alıcı hücrede kararlı bir replikon (plazmid veya kromozom) üzerine yerleşmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Bakterilerde çoklu ilaç direncinin yayılmasında konjugatif plazmidler ve transpozonların (özellikle Tn1546Tn1546) sinerjik rolü.

Alternatif Yöntem

VRSA oluşumunu bir 'iki aşamalı süreç' olarak düşünebilirsiniz: 1. Konjugasyon (Lojistik/Taşıma), 2. Transpozisyon (Kurulum/Yerleşme).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 168Soru

Sterilizasyon işlemlerinin biyolojik monitörizasyonunda, kullanılan yönteme göre farklı dirençli bakteri sporları tercih edilmektedir. Buna göre, kuru sıcaklık (etüv) ile sterilizasyon yönteminin etkinliğini değerlendirmek amacıyla kullanılan biyolojik indikatör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bacillus atrophaeus

Cevap

Kuru sıcaklık (etüv) ile sterilizasyonun biyolojik kontrolünde Bacillus atrophaeus kullanılır.
Kuru sıcaklık sterilizasyonu ve etilen oksit sterilizasyonu için standart biyolojik indikatör Bacillus atrophaeus sporlarıdır. Bu sporlar, belirtilen yöntemlerin mikroorganizmaları öldürme kapasitesini test etmek için gereken yüksek dirence sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Sterilizasyon yöntemini belirle.
Soru kuru sıcaklık (etüv) yöntemini sormaktadır.
Her sterilizasyon yöntemi için o yönteme en dirençli olduğu bilinen spesifik bir mikroorganizma sporu kullanılır.
2
Kuru ısıya en dirençli standart bakteri sporunu hatırla.
Bacillus atrophaeus (eski adıyla Bacillus subtilis var. niger) sporları kuru ısıya ve etilen oksite en dirençli indikatördür.
Biyolojik monitörizasyonda 'en kötü senaryo'yu test etmek için en dayanıklı canlı form tercih edilir.

Anahtar Kavram

Sterilizasyon yöntemlerine göre özelleşmiş biyolojik indikatörlerin seçimi.
Tahmini Süre:45s
Soru 169Soru

Bakterilerde protein sentezinden sorumlu olan ribozomların yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 30S ve 50S olmak üzere iki alt birimden oluşur

Cevap

Bakteri ribozomları (70S), 30S ve 50S olmak üzere iki alt birimden oluşur.
Bakterilerde protein sentezi 70S büyüklüğündeki ribozomlarda gerçekleşir. Bu ribozomlar, yapısal olarak 30S (küçük) ve 50S (büyük) olmak üzere iki alt birimin bir araya gelmesiyle oluşur. Bu farklılık, birçok antibiyotiğin (aminoglikozidler, tetrasiklinler, makrolidler vb.) ökaryotik hücrelere zarar vermeden sadece bakteri ribozomlarını hedef almasına olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Prokaryotik ve ökaryotik ribozomların büyüklüklerini karşılaştırın.
Bakterilerin (prokaryot) ribozomlarının 70S, ökaryotların ise 80S olduğu belirlenir.
Sedimentasyon katsayıları (Svedberg - S) hücre tipine göre farklılık gösterir.
2
Bakteriyel 70S ribozomunu oluşturan alt birimleri tanımlayın.
70S yapısının 30S küçük alt birim ve 50S büyük alt birimin birleşimi olduğu saptanır.
Alt birimlerin toplamı, sedimentasyon özelliklerinden dolayı aritmetik toplamdan (30+50=80) farklıdır.

Anahtar Kavram

Bakteri ribozom yapısı (70S) ve alt birimleri (30S, 50S)
Tahmini Süre:45s
Soru 170Soru

7272 yaşında erkek hasta, son 33 aydır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve 1010 kg kilo kaybı sonrası son 11 haftadır eklenen yüksek ateş şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenesinde aort odağında yeni gelişen diastolik üfürüm saptanıyor. Alınan kan kültürlerinde zincir yapmış Gram pozitif koklar ürüyor. Laboratuvar incelemesinde izolatın katalaz negatif olduğu, safra-eskulin besiyerinde siyah renk oluşturduğu ancak %6,5\%6,5 NaClNaCl içeren sıvı besiyerinde üremediği belirleniyor. Ayrıca PYRPYR (ll-pirrolidonil arilamidaz) testi de negatif sonuçlanıyor. Bu hastada en olası etken ve yapılması gereken klinik yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Streptococcus gallolyticus – Kolonoskopi planlanması

Cevap

Streptococcus gallolyticus ve beraberinde kolonoskopi planlanması
Laboratuvar verileri (Katalaz negatif, Safra-eskulin pozitif, %6.5 NaCl negatif, PYR negatif) kesin olarak Streptococcus gallolyticus'u (eski adıyla S. bovis) işaret eder. Bu bakteriyle gelişen enfektif endokardit vakaları, klinik tıpta sıklıkla altta yatan bir kolorektal malignite ile birliktelik gösterir. Bu nedenle hastaya tanı konulduktan sonra mutlaka kolonoskopi yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Katalaz testi sonucunu yorumla.
Katalaz negatifliği, etkenin Stafilokok olmadığını, Streptokokkace ailesinden (Streptokok veya Enterokok) olduğunu gösterir.
Stafilokoklar katalaz pozitifken, Streptokok ve Enterokoklar katalaz negatiftir.
2
Safra-eskulin ve %6.5 NaCl testlerini değerlendir.
Safra-eskulin pozitifliği etkenin D grubu streptokok veya Enterokok olduğunu gösterir; ancak %6.5 NaCl negatifliği Enterokok seçeneğini eler.
Enterokoklar hem safra-eskulin pozitif hem de %6.5 NaCl'de üreyebilirken, S. gallolyticus (Grup D streptokok) %6.5 NaCl'de üreyemez.
3
PYR testi sonucunu doğrula.
PYR negatifliği, Enterokokları ve S. pyogenes'i dışlar, S. gallolyticus ile uyumludur.
Enterokoklar ve S. pyogenes PYR pozitif karakterdedir.
4
Klinik ilişkiyi kur.
S. gallolyticus (bovis) endokarditi saptanan hastalarda kolon kanseri taraması (kolonoskopi) zorunludur.
Bakteri ile kolon mukozasındaki lezyonlar arasında patolojik bir ilişki mevcuttur.

Anahtar Kavram

Streptokok ve Enterokok ayrımında safra-eskulin, %6.5 NaCl ve PYR testlerinin kullanımı; Streptococcus gallolyticus - kolon kanseri ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 171Soru

7272 yaşında erkek hasta, son üç haftadır devam eden halsizlik, iştahsızlık ve düşük dereceli ateş şikayetleri ile başvuruyor. Fizik muayenesinde yeni gelişen bir üfürüm saptanıyor. Hastanın kan kültürlerinde Gram pozitif kok diziliminde, katalaz negatif, gama hemoliz yapan, safra eskülinli besiyerinde siyah renk değişikliği oluşturan ancak %6.5\%6.5 NaCl'li besiyerinde üremeyen bir mikroorganizma saptanıyor. Bu hastada, etken mikroorganizma ile ilişkili olarak aşağıdaki klinik durumlardan hangisinin araştırılması en önceliklidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolon malignitesi

Cevap

Kolon malignitesi
Vakada tanımlanan mikroorganizma katalaz negatif olmasıyla streptokok ailesine işaret eder. Safra eskülin besiyerinde siyahlaşma (eskülin hidrolizi) yapması onun bir Grup D organizması olduğunu gösterir. Ancak %6.5 NaCl besiyerinde üreyememesi, onu Enterokoklardan (Enterococcus faecalis/faecium) ayırarak Streptococcus bovis grubuna (özellikle S. gallolyticus) dahil eder. Tıbbi literatürde ve TUS sınavı mantığında, S. bovis endokarditi saptanan bir hastada mutlaka kolon kanseri veya polip gibi gastrointestinal maligniteler araştırılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Katalaz testi sonucunu değerlendir
Negatif
Etkenin Stafilokok olmadığını, Streptokok veya Enterokok grubuna ait olduğunu belirlemek için.
2
Hemoliz tipini ve safra eskülin testini analiz et
Gama hemoliz ve safra eskülin pozitifliği
Bu kombinasyon mikroorganizmanın Grup D antijeni taşıdığını (Enterococcus veya S. bovis grubu) gösterir.
3
%6.5 NaCl besiyerinde üreme durumunu kontrol et
Üreme yok (Negatif)
Enterokokları (pozitif) S. bovis grubundan (negatif) ayırmak için en kritik ayırt edici testtir.
4
Tanımlanan mikroorganizma ile klinik ilişkiyi kur
S. gallolyticus (S. bovis biotip I) ve Kolon Kanseri ilişkisi
S. bovis bakteremisi veya endokarditi saptanan hastalarda gizli kolon malignitelerinin araştırılması standart bir klinik yaklaşımdır.

Anahtar Kavram

Streptococcus bovis (S. gallolyticus) grubu bakterilerin biyokimyasal özellikleri (Safra eskülin +, %6.5 NaCl -) ve kolon kanseri ile olan klinik korelasyonu.

Daha Fazla Pratik

Enterococcus ve Grup D streptokokların ayrımında kullanılan diğer testleri (örn. PYR testi) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 172Soru

1212 yaşında bir çocuk; şiddetli boğaz ağrısı, halsizlik ve yutma güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Fizik muayenede farenks ve tonsiller üzerinde gri-beyaz renkli, çevre dokuya sıkıca yapışık bir psödomembran izlenmiş; membran zorlandığında alttaki dokuda kanama odakları oluştuğu görülmüştür. Ayrıca hastada belirgin submandibüler lenfadenopatiye bağlı "boğa boynu" görünümü mevcuttur. Bu klinik tabloya neden olan bakterinin ekzotoksin üretip üretmediğini saptamak amacıyla kullanılan spesifik laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elek testi

Cevap

Elek testi, Corynebacterium diphtheriae'nin toksijenitesini saptayan in vitro presipitasyon testidir.
Klinik vakada tarif edilen psödomembranöz farenjit ve 'boğa boynu' (bull neck) görünümü Corynebacterium diphtheriae enfeksiyonu için karakteristiktir. Bu bakterinin patojenitesi, bakteriyofaj aracılığıyla kazandığı 'tox' geni tarafından kodlanan ekzotoksine bağlıdır. Elek testi (Elek immunodifüzyon testi), izole edilen bakterinin bu toksini üretip üretmediğini saptamak için kullanılan spesifik bir in vitro presipitasyon yöntemidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et.
Psödomembran, kanama eğilimi ve 'boğa boynu' görünümü tipik olarak difteriyi (Corynebacterium diphtheriae) işaret eder.
Tanıya gitmek için etken mikroorganizmanın belirlenmesi gerekir.
2
Etkenin virülans faktörünü belirle.
Difteri kliniğinin ana sorumlusu, bakterinin ürettiği difteri ekzotoksinidir.
Tedavi ve tanı stratejisi toksin varlığına dayanır.
3
Toksin saptama yöntemini seç.
Elek testi, antitoksin emdirilmiş bir kağıt şerit ile bakteri kültürü arasındaki etkileşimle presipitasyon çizgileri oluşturur.
İn vitro olarak toksijeniteyi saptamanın en klasik ve spesifik yöntemidir.

Anahtar Kavram

Corynebacterium diphtheriae tanısında toksijenite saptanması (Elek Testi).
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 173Soru

*Neisseria* türlerinin (*N. gonorrhoeae* ve *N. meningitidis*) klinik örneklerden selektif olarak izolasyonu amacıyla kullanılan modifiye Thayer-Martin besiyerinde, ortamdaki Gram-pozitif bakterilerin üremesini baskılamak için kullanılan antibiyotik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Vankomisin

Cevap

Vankomisin, Thayer-Martin besiyerinde Gram-pozitif bakterilerin üremesini inhibe eden bileşendir.
Vankomisin, Thayer-Martin besiyerinde bulunan 'VCN' kombinasyonunun ilk harfidir ve görevi kontaminant Gram-pozitif florayı (özellikle stafilokokları) inhibe etmektir.

Adım Adım Çözüm

1
Thayer-Martin besiyerinin içeriğinin (VCN veya VCNT) hatırlanması.
VCN kısaltması Vankomisin, Kolistin ve Nistatin antibiyotiklerini temsil eder.
Her bir antibiyotiğin hangi mikroorganizma grubunu baskıladığını bilmek seçici izolasyonun temelidir.
2
Vankomisinin etki spektrumunun değerlendirilmesi.
Vankomisin, peptidoglikan sentezini engelleyerek Gram-pozitif bakterilere karşı etkilidir.
Soruda istenen 'Gram-pozitif bakterilerin baskılanması' görevi Vankomisin tarafından gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

Thayer-Martin besiyeri, patojen Neisseria türleri için selektif (seçici) bir besiyeridir ve içeriğindeki antibiyotikler kontaminant flora üyelerini baskılar.
Tahmini Süre:45s
Soru 174Soru

Klinik mikrobiyolojide çoklu ilaç direncinin (MDRMDR) bakteriler arasında hızlı yayılımından sorumlu olan RR plazmidleri, fonksiyonel olarak iki ana parçadan meydana gelir. Bu plazmidlerin kendi replikasyonunu yöneten ve konjugasyon sürecinde verici hücreden alıcı hücreye aktarılmasını sağlayan (örneğin pilus sentezi gibi) genleri içeren bölgesi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Direnç Transfer Faktörü (RTF)

Cevap

R plazmidinin replikasyon ve transfer fonksiyonlarını yöneten bölgesi Direnç Transfer Faktörü (RTF) olarak adlandırılır.
Direnç Transfer Faktörü (RTF), RR plazmidinin kendi kopyalanmasını (replikasyon) ve başka bir bakteriye geçişini (konjugasyon) sağlayan genetik bilgiyi taşır. Bu bölgede yer alan tratra genleri sayesinde pilus sentezlenir. Ayrıca konjugasyon sürecinde DNA, hücreler arası doğrudan temasla aktarıldığı için ortamdaki ekzonükleaz aktivitesinden korunur.

Adım Adım Çözüm

1
R plazmidinin yapısal bileşenlerini hatırla.
R plazmidi; RTF (Resistance Transfer Factor) ve r-determinant olmak üzere iki ana kısımdan oluşur.
Plazmidin fonksiyonel ayrımını yapmak için temel bilgidir.
2
Bölgelerin görevlerini eşleştir.
RTF bölgesi replikasyon orijini ve konjugasyon (tra genleri, pilus sentezi) işlevlerini üstlenirken; r-determinant bölgesi antibiyotik direnç genlerini (beta-laktamaz vb.) taşır.
Soruda istenen transfer ve replikasyon özelliklerinin hangi bölgeye ait olduğunu belirlemek gerekir.
3
Doğru fonksiyonel bölgeyi seç.
Pilus sentezi ve transfer genleri RTF bölgesinde yer alır.
RTF, plazmidin bir hücreden diğerine geçişini sağlayan 'motor' kısımdır.

Anahtar Kavram

R plazmidleri, transfer yeteneği sağlayan RTF ve direnç genlerini taşıyan r-determinant bölgelerinden oluşur.
Tahmini Süre:50s
Soru 175Soru

Cerrahi aletlerin sterilizasyonunda en güvenilir ve en sık kullanılan yöntem olan basınçlı buhar (otoklav) uygulamasının biyolojik kontrolünde aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisinin sporları kullanılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geobacillus stearothermophilus

Cevap

Otoklav (basınçlı buhar) sterilizasyonunun etkinliğini ölçmek için kullanılan biyolojik indikatör Geobacillus stearothermophilus sporlarıdır.
Basınçlı buhar (otoklav) sterilizasyonu 121C121^{\circ}C'de 15-20 dakika süreyle uygulanır. Bu şartlarda canlılığını yitirdiği kanıtlanması gereken en dirençli yapı Geobacillus stearothermophilus sporlarıdır. Bu bakterinin ölmesi, ortamdaki diğer tüm patojenlerin ve sporların yok edildiğini garanti eder.

Adım Adım Çözüm

1
Sterilizasyon yöntemini tanımla.
Yöntem otoklavdır (nemli ısı ve basınç).
Her sterilizasyon yöntemi için farklı direnç özelliklerine sahip spesifik bir biyolojik indikatör belirlenmiştir.
2
Yönteme özgü indikatör bakteriyi hatırla.
Geobacillus stearothermophilus 121C121^{\circ}C nemli ısıya en dirençli sporlara sahiptir.
Biyolojik kontrolün amacı, bilinen en dirençli yapının (sporun) öldüğünü kanıtlayarak sterilizasyonun tam gerçekleştiğini doğrulamaktır.

Anahtar Kavram

Sterilizasyon yöntemlerine göre kullanılan biyolojik indikatörlerin seçimi.

İpuçları

1
Biyolojik indikatörlerin her zaman 'spor' formunda olması gerektiğini unutmayın.

Daha Fazla Pratik

Kuru sıcaklık (pastör fırını) için kullanılan biyolojik indikatörü tekrar ederek bilginizi pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 176Soru

Bakteriyel transformasyon sürecinde, bazı bakteri türleri ortamdaki her türlü serbest DNA'yı bünyesine katabilirken; NeisseriaNeisseria ve HaemophilusHaemophilus gibi bazı türler sadece kendi genomlarına benzer "imza dizileri" taşıyan DNA parçalarını seçici olarak hücre içine alırlar. Bu bakterilerde gözlenen, sadece belirli DNA dizilerinin hücreye girişine izin veren ve "türe özgü transformasyon" olarak adlandırılan bu seçici DNA alım mekanizmasından sorumlu olan temel yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DNA üzerindeki türe özgü 'DNA alım sinyal dizilerini' (USS/DUS) tanıyan hücre yüzey reseptörleri

Cevap

Seçici DNA alımından sorumlu yapı, DNA üzerindeki türe özgü 'DNA alım sinyal dizilerini' (USS/DUS) tanıyan hücre yüzey reseptörleridir.
Bakteriyel transformasyonda bazı türler (örneğin *Streptococcus pneumoniae*) ortamdaki herhangi bir DNA'yı alabilirken, *Neisseria* ve *Haemophilus* gibi türler seçicidir. Bu bakterilerin hücre yüzeyindeki reseptörleri, DNA üzerinde bulunan yaklaşık 1010-1212 baz çiftlik kısa dizileri tanır. *Neisseria* türleri için bu diziye 'DNA Uptake Sequence' (DUS), *Haemophilus* türleri için ise 'Uptake Signal Sequence' (USS) denir. Bu dizilere sahip olmayan DNA'lar hücre içine alınmaz veya çok düşük verimle alınır.

Adım Adım Çözüm

1
Transformasyonun temel mekanizmasını değerlendir.
Transformasyon, bakterinin ortamdaki çıplak DNA'yı hücre içine almasıdır. Bu süreçte DNase varlığı transferi engeller.
Mekanizmanın ortamdan DNA alımı olduğunun teyit edilmesi gerekir.
2
Neisseria ve Haemophilus türlerinin yetkinlik (competence) özelliklerini analiz et.
Bu bakteriler 'türe özgü' transformasyon yaparlar; sadece belirli dizileri (DUS/USS) taşıyan DNA'yı hücre içine kabul ederler.
Türe özgü transformasyonun kilit farkını belirlemek için gereklidir.
3
Seçiciliğin gerçekleştiği hücresel bölgeyi sapta.
Seçicilik hücre yüzeyindeki reseptörler ve Tip IV pilus sistemi düzeyinde, DNA hücre içine girmeden (uptake aşamasında) gerçekleşir.
Restriksiyon gibi hücre içi sistemlerin alım aşamasında etkili olmadığını ayırt etmek için önemlidir.

Anahtar Kavram

Türe özgü transformasyon ve DNA alım sinyal dizileri (USS/DUS)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 177Soru

4545 yaşında bir kadın, evde hazırlanan sebze konservesi tüketiminden yaklaşık 2424 saat sonra başlayan çift görme, konuşma bozukluğu ve yutma güçlüğü yakınmalarıyla acil servise başvurmuştur. Fizik muayenede ateşi normal (36,8C36,8^{\circ}C), bilinci açık, bilateral ptozis mevcut ve her iki gözde pupil dilatasyonu saptanmıştır. Hastanın ekstremitelerinde simetrik, proksimalden distale yayılan (descending) bir kas güçsüzlüğü gözlenmiştir. Duyu muayenesi normaldir. Bu hastada görülen klinik tablodan sorumlu olan etken ve bu etkenin temel virülans mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Clostridium botulinum - Periferik kolinerjik sinapslarda SNARE proteinlerini parçalayarak asetilkolin salınımını inhibe etmek

Cevap

Klinik tablo ve konserve tüketimi öyküsü Clostridium botulinum enfeksiyonunu (botulizm) işaret etmektedir. Bu bakterinin toksini, nöromüsküler kavşakta asetilkolin salınımı için gerekli olan SNARE proteinlerini parçalayarak gevşek paraliziye neden olur.
Botulizm, Clostridium botulinum tarafından üretilen nörotoksinin (botulinum toksini) neden olduğu, hayatı tehdit edebilen bir tablodur. Toksin, periferik kolinerjik sinir uçlarında sinaptik veziküllerin membrana füzyonunu sağlayan SNARE protein kompleksini (özellikle sinaptobrevin, SNAP-25 ve sintaksin) proteolitik olarak parçalar. Bunun sonucunda asetilkolin salınımı engellenir ve nöromüsküler iletim bozulur, bu da hastada görülen simetrik inen gevşek paralizi, ptozis ve dilate pupiller gibi bulgulara yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Diplopi, disfaji, dizartri ve simetrik inen gevşek paralizi saptandı.
Bu bulgular tipik bir botulizm tablosunu (pre-sinaptik nöromüsküler blokaj) düşündürür.
2
Epidemiyolojik veriyi değerlendir
Ev yapımı konserve tüketimi öyküsü belirlendi.
Konservelerdeki anaerobik ortam, Clostridium botulinum sporlarının çimlenmesi ve toksin üretimi için uygundur.
3
Etkenin moleküler mekanizmasını hatırla
Botulinum toksini bir çinko-endopeptidazdır ve SNARE proteinlerini keser.
SNARE proteinleri (sinaptobrevin, SNAP-25, sintaksin) vezikül füzyonu ve asetilkolin salınımı için zorunludur.

Anahtar Kavram

Botulinum toksini, nöromüsküler kavşakta asetilkolin salınımını presinaptik düzeyde SNARE proteinlerini parçalayarak inhibe eder ve flaksid (gevşek) paraliziye neden olur.
Soru 178Soru

Gram-pozitif bakterilerde Protein A ve M proteini gibi virülans faktörlerinin hücre duvarına kovalent olarak bağlanması patogenezde kritik öneme sahiptir. Bu proteinlerin C-terminal ucundaki LPXTG (Lösin-Prolin-X-Treonin-Glisin) motifini tanıyarak kesen ve proteini peptidoglikan tabakasındaki çapraz bağ yapısına sabitleyen enzim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sortaz

Cevap

Sortaz
Sortaz enzimi, Gram-pozitif bakterilerde yüzey proteinlerinin C-terminalindeki LPXTG motifini tanıyarak keser ve bu proteini peptidoglikan tabakasının çapraz bağ yapısına kovalent olarak bağlar (ankraj). Bu mekanizma Protein A ve M proteini gibi faktörlerin bakterinin dış yüzeyinde sabit kalmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Gram-pozitif bakterilerde yüzey proteinlerinin (ankraj proteinleri) hücre duvarına nasıl tutunduğu analiz edilmelidir.
Bu proteinlerin C-terminalinde LPXTG olarak bilinen korunmuş bir motif olduğu belirlenir.
Ankraj işlemi için bu spesifik tanıma dizisi gereklidir.
2
LPXTG motifini tanıyan ve Treonin ile Glisin aminoasitleri arasından kesim yapan enzim tanımlanmalıdır.
Bu enzimin bir transpeptidaz olan Sortaz olduğu saptanır.
Sortaz, proteini kestikten sonra peptidoglikan çapraz bağındaki pentaglisin köprüsüne (veya benzeri yapıya) bağlar.

Anahtar Kavram

Sortaz enzimi ve protein ankraj mekanizması

Daha Fazla Pratik

Sortaz enzimini inhibe eden moleküllerin yeni nesil antivirülans ilaçlar olarak potansiyelini inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 179Soru

4 yaşında, yüksek ateş, ense sertliği ve kusma şikayetleriyle acil servise getirilen bir çocuğun beyin omurilik sıvısı (BOS) örneğinin Gram boyamasında Gram pozitif diplokoklar görülmüştür. BOS kültüründe üreyen S.pneumoniaeS. pneumoniae suşunun penisilin MICMIC değeri 4μg/mL4 \, \mu g/mL (dirençli) olarak saptanmıştır. Bu suşta saptanan yüksek düzeyli penisilin direncinin temel moleküler mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Penisilin bağlayan proteinlerde (PBP) yapısal değişiklik

Cevap

Penisilin bağlayan proteinlerde (PBP) yapısal değişiklik
Doğru cevap olan 'Penisilin bağlayan proteinlerde (PBP) yapısal değişiklik', S.pneumoniaeS. pneumoniae bakterisinin penisiline karşı geliştirdiği temel direnç stratejisidir. Bu süreçte bakteri, çevredeki diğer streptokoklardan transformasyon yoluyla aldığı gen parçalarını kendi PBP genlerine entegre ederek 'mozaik genler' oluşturur. Sonuçta oluşan değişmiş PBP'lerin penisiline olan affinitesi (bağlanma isteği) azalır, bu da ilacın hücre duvarı sentezini engellemesini zorlaştırır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablo ve mikrobiyolojik bulguları değerlendir.
Menenjit tablosu ve Gram pozitif diplokoklar, etkenin S.pneumoniaeS. pneumoniae olduğunu gösterir.
Diplokok yapısı pneumokoklar için karakteristiktir.
2
Direnç profilini analiz et.
MICMIC değerinin 4μg/mL4 \, \mu g/mL olması, suşun penisiline yüksek düzeyde dirençli olduğunu doğrular.
TUS standartlarına göre pneumokoklarda penisilin direnç sınırları klinik tabloya göre değişse de bu değer kesin direnç göstergesidir.
3
Etken organizmaya özgü direnç mekanizmasını belirle.
S.pneumoniaeS. pneumoniae'de penisilin direnci PBP (PBP1a, 2b, 2x) değişikliği ile gerçekleşir.
Pneumokoklar β\beta-laktamaz üretmezler; direnç genetik materyal değişimi (transformasyon) ve mozaik gen oluşumu ile gelişir.

Anahtar Kavram

Pneumokoklarda Mozaik PBP Yapısı ve Penisilin Direnci
Soru 180Soru

Bakteri kapsülleri genellikle polisakkarit yapısında olup bakteriyi fagositozdan koruyan en önemli virülans faktörlerinden biridir. Ancak, tıbbi önemi olan bazı bakterilerde kapsül yapısı bu genel kuralın dışında kalarak polipeptit yapısındadır. Aşağıdaki mikroorganizmalardan hangisi, kapsül yapısında poli-DD-glutamik asit (polipeptit) bulundurmasıyla diğer kapsüllü bakterilerden ayrılır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bacillus anthracis

Cevap

Bacillus anthracis, kapsül yapısında poli-D-glutamik asit (polipeptit) bulunduran tıbbi önemi olan tek bakteridir.
Bacillus anthracis, kapsülünde poli-DD-glutamik asit (polipeptit) bulunduran, tıbbi önemi olan tek bakteridir. Bu kapsül, bakterinin fagositoza karşı korunmasında temel rol oynayan bir virülans faktörüdür ve plazmit (pXO2) tarafından kodlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kapsül yapısının genel özelliklerini değerlendir.
Bakterilerin %99'u polisakkarit yapıda kapsül sentezler.
Genel biyokimyasal kuralı belirlemek.
2
İstisnai durumu (polipeptit kapsül) hatırla.
Bacillus anthracis patojeni bu kuralın en önemli istisnasıdır.
Spesifik taksonomik bilgiyi uygulamak.
3
Seçeneklerdeki diğer bakterilerin kapsül yapılarını kontrol et.
Pnömokok, Meningokok, Klebsiella ve Hib polisakkarit kapsüllüdür.
Çeldiricileri elemek.

Anahtar Kavram

Bakteri Kapsül Yapısı ve İstisnalar
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 9 / 20Sonraki
Bakteriyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 9 | Examkin