Bakteriyoloji

394 soru

Soru 181Soru

6868 yaşında, kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH) tanısı olan bir erkek hasta; artan öksürük, pürülan balgam ve nefes darlığı şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Balgamın Gram boyamasında bol miktarda polimorfonükleer lökosit ve hücre içi yerleşimli Gram-negatif diplokoklar saptanıyor. Kültürde; kanlı agarda beyaz-gri renkli, besiyeri üzerinde bütünlüğü bozulmadan kaydırılabilen (hokey puku belirtisi) koloniler oluşturan, oksidaz ve katalaz pozitif bir mikroorganizma izole ediliyor. Bu mikroorganizmanın laboratuvar tanısı ve ayırıcı özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: DNAse üretimi ve karbonhidratları fermente etmeme (asakkarolitik) özelliği ile Neisseria türlerinden ayrılır.

Cevap

Doğru seçenek, mikroorganizmanın DNAse üretmesi ve asakkarolitik olması nedeniyle Neisseria türlerinden ayrıldığını belirten ifadedir.
Vakada tanımlanan etken Moraxella catarrhalis'tir. Bu bakteri, Gram-negatif diplokok morfolojisi ve oksidaz pozitifliği ile Neisseria türlerine çok benzer. Ancak, DNAse üretmesi ve hiçbir karbonhidratı fermente etmemesi (asakkarolitik olması) ile Neisseria'dan kesin olarak ayırt edilir. Ayrıca 'hokey puku' belirtisi (kolonilerin besiyeri üzerinde dağılmadan kaydırılabilmesi) bu bakteri için tipiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve mikroskobik verileri analiz et.
KOAH alevlenmesi, Gram-negatif diplokok ve 'hokey puku' kolonileri Moraxella catarrhalis'i işaret eder.
M. catarrhalis, KOAH alevlenmelerinde sık görülen, Gram-negatif diplokok morfolojisinde bir etkendir.
2
Biyokimyasal özellikleri Neisseria ile karşılaştır.
Moraxella oksidaz/katalaz pozitif olsa da DNAse pozitiftir ve şeker kullanmaz.
Neisseria türleri DNAse negatiftir ve türüne göre şekerleri fermente ederler (örn. meningokok glukoz ve maltoz kullanır).
3
Virülans faktörlerini gözden geçir.
M. catarrhalis'in IgA proteaz üretmediğini ve kapsülsüz olduğunu doğrula.
Üst solunum yolu patojenleri arasında IgA proteaz üretmeyen tek önemli Gram-negatif diplokok Moraxella'dır.

Anahtar Kavram

Moraxella catarrhalis'in Neisseria türlerinden ayırıcı laboratuvar özellikleri (DNAse, asakkarolitik metabolizma, IgA proteaz yokluğu).
Soru 182Soru

2424 yaşında bir kadın hasta; yüksek ateş, ani başlayan şiddetli baş ağrısı ve vücudunda hızla yayılan purpurik döküntülerle acil servise başvuruyor. Fizik muayenede ense sertliği saptanıyor ve beyin omurilik sıvısı (BOSBOS) incelemesinde Gram negatif diplokoklar izleniyor. Hastanın klinik tablosunda belirgin olan yaygın vasküler endotel hasarı, tromboz ve septik şok tablosunun; bakterinin logaritmik çoğalma fazı sırasında ortamda çok yüksek konsantrasyonlara ulaşan, yapısında "O-yan zinciri" bulunmayan bir virülans faktörüyle ilişkili olduğu bilinmektedir.

Sözü edilen bu patolojik tablodan primer olarak sorumlu tutulan virülans faktörü aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Lipooligosakkarit (LOSLOS)

Cevap

Yaygın vasküler hasar ve septik şok tablosundan primer sorumlu olan, O-antijeni içermeyen yapı Lipooligosakkarit (LOSLOS)'tir.
Lipooligosakkarit (LOSLOS), *Neisseria* türlerinin dış membranında bulunan temel endotoksindir. Klasik Gram negatif bakterilerdeki lipopolisakkaritten (LPSLPS) farkı, tekrarlayan 'O-yan zinciri' birimlerini içermemesidir. Meningokoklar, logaritmik çoğalma fazı sırasında dış membran parçalarını veziküller halinde çevreye salarlar (blebbing). Bu durum, hastanın kanında ve dokularında aşırı miktarda LOS birikmesine yol açarak TNF-α ve sitokin fırtınasını tetikler; sonuçta yaygın damar içi pıhtılaşma (DICDIC), vasküler hasar ve septik şok (Waterhouse-Friderichsen sendromu dahil) gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Ateş, ense sertliği, purpurik döküntü ve Gram negatif diplokok varlığı *Neisseria meningitidis* (meningokok) enfeksiyonunu işaret eder.
Meningokokal hastalıkta peteşiyal/purpurik döküntüler ve hızlı seyirli şok tipiktir.
2
Patogenez mekanizmasının belirlenmesi
Vasküler hasar ve şok, bakterinin hücre duvarındaki endotoksin salınımı ile ilişkilidir.
Gram negatif bakterilerde sistemik inflamatuar yanıtın ana tetikleyicisi endotoksindir.
3
Yapısal özelliğin ayırt edilmesi
Neisseria'lardaki endotoksin yapısı Lipooligosakkarit (LOSLOS)'tir ve 'O-yan zinciri' (O-antijeni) içermez.
Bu yapısal fark, meningokokların diğer Gram negatiflerden ayrıldığı kritik bir noktadır.
4
Salgılanma biçiminin değerlendirilmesi
Meningokoklar çoğalma sırasında dış membran parçalarını 'blebbing' (tomurcuklanma) yöntemiyle ortama yoğun şekilde bırakır.
Bu fenomen, kanda çok yüksek endotoksin seviyelerine ve dolayısıyla ağır DIC ve şok tablosuna yol açar.

Anahtar Kavram

Neisseria meningitidis endotoksin yapısı (LOSLOS) ve tomurcuklanma (blebbing) mekanizması

Daha Fazla Pratik

Meningokok serogrupları arasındaki farkları ve neden Serogrup B için polisakkarit kapsül aşısının (diğer grupların aksine) etkili olmadığını (insan nöral dokusuyla çapraz reaksiyon) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 183Soru

Merkezi Sterilizasyon Ünitesinde (MSÜ) cihazların sterilizasyon süreçleri ve bu süreçlerin geçerliliğini denetlemek için kullanılan monitörizasyon yöntemleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hidrojen peroksit gaz plazma yönteminde kullanılan biyolojik indikatörler, nemli ısı sterilizasyonunda kullanılanlarla aynı mikroorganizmayı (Geobacillus stearothermophilusGeobacillus\ stearothermophilus) içermekle birlikte; sporların üzerine yüklendiği taşıyıcı materyal, hidrojen peroksitin selüloz tarafından emilmesini önlemek amacıyla paslanmaz çelik veya sentetik materyallerden seçilir.

Cevap

Hidrojen peroksit gaz plazma ve nemli ısı (otoklav) sterilizasyonunda biyolojik indikatör olarak aynı mikroorganizma (Geobacillus stearothermophilusGeobacillus\ stearothermophilus) kullanılsa da, taşıyıcı materyaller yöntemin kimyasal özelliklerine (selüloz emilimi) göre farklılık gösterir.
Doğru olan ifade, hidrojen peroksit gaz plazma yönteminde kullanılan biyolojik indikatörün içeriği ve yapısıyla ilgilidir. Hem nemli ısı (otoklav) hem de hidrojen peroksit gaz plazma yöntemlerinde en dirençli mikroorganizma olarak Geobacillus stearothermophilusGeobacillus\ stearothermophilus sporları kullanılır. Ancak hidrojen peroksit, selüloz bazlı maddeler (kağıt, kumaş, odun lifleri) tarafından kolayca emilerek etkinliğini kaybettiği için, bu cihazlarda kağıt paketleme materyalleri veya kağıt bazlı indikatör diskleri kullanılamaz. Bunun yerine sporlar, paslanmaz çelik diskler veya özel sentetik polimer taşıyıcılar üzerine yüklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Biyolojik indikatörlerin mikroorganizma türlerini karşılaştır
Otoklav ve H2O2 gaz plazma için Geobacillus stearothermophilusGeobacillus\ stearothermophilus; Etilen oksit ve kuru sıcaklık için Bacillus atrophaeusBacillus\ atrophaeus kullanılır.
Yöntemin etkinliğinin en dirençli suşlarla test edilmesi gerekir.
2
Sterilizasyon yöntemlerinin materyal uyumluluğunu değerlendir
Hidrojen peroksit selüloz bazlı (kağıt, pamuk vb.) materyaller tarafından güçlü şekilde absorbe edilir.
H2O2 absorbsiyonu, kabin içindeki gaz konsantrasyonunu düşürerek sterilizasyon başarısızlığına yol açabilir.
3
İndikatör yapılarını analiz et
H2O2 indikatörlerinde selüloz (kağıt) disk kullanılamayacağı için çelik veya sentetik taşıyıcılar tercih edilir.
Biyolojik indikatörün kendisi döngünün başarısını engellememeli, sadece doğrulamalıdır.

Anahtar Kavram

Sterilizasyon Monitörizasyonu ve Materyal Uyumluluğu
Soru 184Soru

4545 yaşında bir kadın; çift görme (diplopi), yutma güçlüğü (disfaji) ve yukarıdan aşağıya doğru ilerleyen simetrik flask paralizi şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde pupillerde dilatasyon ve ışık refleksinde zayıflama saptanıyor. Öyküsünden yaklaşık 1818 saat önce ev yapımı konserve fasulye yediği öğrenilen hastada, bu tabloya neden olan mikroorganizmanın toksini aşağıdaki mekanizmalardan hangisi ile etki gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Presinaptik sinir uçlarından asetilkolin salınımının inhibisyonu

Cevap

Presinaptik sinir uçlarından asetilkolin salınımının inhibisyonu
Clostridium botulinum tarafından üretilen botulinum toksini, nöromüsküler kavşaktaki presinaptik sinir uçlarından asetilkolin salınımını geri dönüşsüz olarak inhibe eder. Bu durum, kasların uyarılamamasına ve flask (gevşek) paraliziye neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların ve anamnezin değerlendirilmesi
Botulizm (Clostridium botulinum toksikasyonu) tanısı
Ev yapımı konserve tüketimi sonrası gelişen diplopi, disfaji ve inen tipte flask felç Botulizm için karakteristiktir.
2
Etken mikroorganizmanın toksin mekanizmasının belirlenmesi
Asetilkolin salınımının engellenmesi
Botulinum toksini, nöromüsküler kavşakta presinaptik terminale bağlanarak sinaptik veziküllerin boşalmasını önler.

Anahtar Kavram

Botulinum toksini ve nöromüsküler blokaj mekanizması
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 185Soru

Bakterilerde hücre dışı çevreye veya doğrudan konak hücresine protein salınımı için özelleşmiş çeşitli transport sistemleri bulunmaktadır. Bu sistemlerden biri olan ve özellikle Gram-negatif patojenlerde virülansın temel belirleyicilerinden biri kabul edilen 'Tip III Sekresyon Sistemi' (T3SS) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bazal gövde yapısı, evrimsel süreçte bakteriyel kamçı (flagellum) bazal gövdesi ile belirgin yapısal ve fonksiyonel homoloji gösterir.

Cevap

Tip III Sekresyon Sistemi, yapısal olarak bakteriyel kamçı (flagellum) bazal gövdesi ile homoloji gösteren bir enjektizom yapısına sahiptir.
Doğru yanıt olan seçenek, Tip III Sekresyon Sisteminin (T3SS) bakteriyel kamçı (flagellum) ile olan yapısal benzerliğini vurgulamaktadır. T3SS, proteinleri doğrudan konak hücreye aktaran bir 'enjektizom' yapısındadır ve bu yapının halka ve çubuk (ring and rod) bileşenleri, kamçının bazal gövdesiyle evrimsel olarak korunmuş bir homolojiye sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Tip III Sekresyon Sisteminin (T3SS) temel yapısal özelliklerini değerlendir.
T3SS'nin Gram-negatif bakterilerde hem iç hem dış membranı ve ince peptidoglikan tabakasını kat eden kompleks bir kanal yapısı (enjektizom) olduğu belirlenir.
Sistemin yapısal bileşenlerini anlamak, diğer sekresyon sistemlerinden ayrımını sağlar.
2
T3SS'nin evrimsel kökenini ve benzer yapıları incele.
T3SS'nin bazal gövdesinin, bakteriyel kamçının (flagellum) bazal gövdesi ile yüksek derecede homoloji gösterdiği saptanır.
Bakteriyel organeller arasındaki yapısal benzerlikler, fizyolojik mekanizmaların anlaşılmasında anahtardır.
3
Protein salgılanma yolunu ve Sec-bağımlılığını kontrol et.
T3SS'nin Sec veya Tat sistemlerinden bağımsız çalıştığı ve proteinleri doğrudan sitoplazmadan hedef hücreye aktardığı doğrulanır.
Sec-bağımsızlık, Tip III, Tip I ve Tip VI sistemlerinin ortak özelliğidir.

Anahtar Kavram

Tip III Sekresyon Sistemi (T3SS) Homolojisi ve Fonksiyonu

Alternatif Yöntem

Sekresyon sistemlerini sınıflandırırken; Tip I, III, IV ve VI'nın 'tek aşamalı' (Sec-bağımsız), Tip II ve V'in ise 'iki aşamalı' (Sec-bağımlı) olduğunu hatırlamak doğru cevaba ulaşmayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 186Soru

6565 yaşında, hemodiyaliz hastası olan bir erkek hastada kateter ilişkili *Staphylococcus aureus* (MRSA) bakteremisi saptanmıştır. Uygun dozda vankomisin tedavisine rağmen 10.10. günde alınan kontrol kan kültürlerinde üreme devam etmektedir. İzole edilen suşun vankomisin MİK değeri başlangıçta 1μg/mL1 \mu g/mL iken, güncel izolatın MİK değerinin 4μg/mL4 \mu g/mL olduğu saptanmıştır. Bu suşta gelişen vankomisin duyarlılık azalmasının temel mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hücre duvarının aşırı kalınlaşması ve vankomisin moleküllerinin dış tabakalarda tutularak gerçek hedefe ulaşamaması

Cevap

Hücre duvarının aşırı kalınlaşması ve vankomisin moleküllerinin dış tabakalarda tutularak gerçek hedefe ulaşamaması
Vankomisin-İntermediet S. aureus (VISA) suşlarında dirençten sorumlu temel mekanizma, hücre duvarının (peptidoglikan) normalden çok daha kalın bir yapıya bürünmesidir. Bu kalın tabaka üzerinde çok sayıda D-Alanil-D-Alanin ucu bulunur. Vankomisin molekülleri, sitoplazmik membran seviyesindeki gerçek hedeflerine ulaşmadan önce bu dış tabakalardaki uçlara bağlanarak 'tuzaklanır'. Bu durum antibiyotiğin etkinliğini azaltarak MİK değerinin 48μg/mL4-8 \mu g/mL seviyelerine çıkmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verileri ve MİK değerini analiz et
Hastada vankomisin tedavisi altında MİK değerinin 1μg/mL1 \mu g/mL'den 4μg/mL4 \mu g/mL'ye yükseldiği görülmektedir.
CLSI kriterlerine göre S.aureusS. aureus için vankomisin MİK değeri 48μg/mL4-8 \mu g/mL aralığında ise bu suş VISA (Vankomisin-İntermediet S. aureus) olarak tanımlanır.
2
VISA direnç mekanizmasını belirle
VISA suşlarında temel mekanizma hücre duvarı sentezindeki artış ve buna bağlı gelişen 'vankomisin tuzağı' (trapping) olgusudur.
Genetik olarak *vanA* gen kümesinin kazanılması VRSA (MİK 16μg/mL\geq 16 \mu g/mL) ile ilişkilidir, VISA ise fizyolojik bir adaptasyon sonucu hücre duvarı kalınlaşması ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

VISA suşlarında vankomisin molekülleri, kalınlaşmış peptidoglikan tabakasındaki 'decoy' (yalancı hedef) D-Ala-D-Ala uçlarına bağlanarak tutulur ve asıl etki yeri olan sitoplazmik membrana ulaşamaz.
Soru 187Soru

Gram-negatif bakterilerde dış membran ile sitoplazmik membran arasında yer alan, ince bir peptidoglikan tabakası içeren ve beta-laktamaz gibi antibiyotik inaktive edici enzimlerin bulunduğu bölge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periplazmik aralık

Cevap

Gram-negatif bakterilerde iki membran arasında bulunan bölge periplazmik aralıktır.
Periplazmik aralık, Gram-negatif bakterilerde sitoplazmik membran ile dış membran arasında kalan boşluktur. Bu alan, peptidoglikan tabakasının yanı sıra besinlerin taşınmasında görevli bağlayıcı proteinleri ve beta-laktamaz gibi antibiyotikleri parçalayan enzimleri içerir.

Adım Adım Çözüm

1
Gram-negatif bakteri hücre duvarı yapısını inceleyin.
Gram-negatiflerde içte sitoplazmik membran, dışta ise bir dış membran (outer membrane) bulunur.
Bu iki tabakalı yapı Gram-negatif bakterilerin karakteristik özelliğidir.
2
İki membran arasındaki boşluğu tanımlayın.
Bu boşluğa periplazmik aralık denir ve içerisinde ince bir peptidoglikan tabakası ile çeşitli enzimler bulunur.
Hücre dışına salgılanacak veya hücre duvarı sentezinde kullanılacak proteinler burada yoğunlaşır.

Anahtar Kavram

Periplazmik aralık, Gram-negatif bakterilere özgü bir yapıdır ve metabolik/savunma amaçlı enzimler barındırır.
Tahmini Süre:45s
Soru 188Soru

Yoğun bakım ünitesinde yatağa bağımlı ve mekanik ventilatör desteğinde izlenen 5555 yaşındaki bir hastada gelişen pnömoni tablosunda, derin trakeal aspirat örneğinin Gram boyamasında bol polimorfonükleer lökosit ve Gram negatif kokobasil (diplokok benzeri) morfolojisinde bakteriler saptanmıştır. Kültürde kanlı agarda şeffaf koloniler oluşturan, MacConkey agarda üreyebilen ancak laktozu fermente etmeyen, glukozu oksidatif yolla kullanan ve oksidaz testi negatif olan bu mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Acinetobacter baumannii

Cevap

Acinetobacter baumannii
Acinetobacter baumannii, Gram negatif kokobasil morfolojisinde olması nedeniyle Neisseria ve Moraxella türleri ile karıştırılabilir. Ancak en önemli ayırıcı özelliği oksidaz testinin negatif olmasıdır. Non-fermentatif bir bakteri olup glukozu oksidatif yolla kullanması ve yoğun bakım ünitelerinde ventilatörle ilişkili pnömonilere yol açması tipik özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Mikroskobik morfolojinin değerlendirilmesi
Gram negatif kokobasil
Trakeal aspirat örneğinde saptanan bu morfoloji Neisseria, Moraxella, Acinetobacter ve Haemophilus gibi taksonları akla getirir.
2
Oksidaz testi sonucunun değerlendirilmesi
Oksidaz negatif
Etkenin oksidaz negatif olması, onu morfolojik olarak benzerlik gösterebilen ve oksidaz pozitif olan Neisseria, Moraxella ve Haemophilus türlerinden ayıran en temel laboratuvar özelliğidir.
3
Biyokimyasal özelliklerin ve klinik tablonun korelasyonu
Acinetobacter baumannii
Ventilatörle ilişkili pnömoni bağlamında, glukozu oksidatif yolla kullanan ve MacConkey agarda üreyebilen oksidaz negatif kokobasil profili Acinetobacter baumannii ile tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Gram negatif kokobasil morfolojisindeki bakterilerin oksidaz testi ile ayırıcı tanısı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 189Soru

2222 yaşında bir üniversite öğrencisi, akşam yemeğinde bir gün önceden kalmış ve oda sıcaklığında bekletilmiş pirinç pilavını ısıtıp yedikten yaklaşık 22 saat sonra şiddetli bulantı ve kusma şikayetleriyle acil servise başvuruyor. Fizik muayenesinde ateşi saptanmayan hastanın, benzer bir tabloyu oda arkadaşının da yaşadığı öğreniliyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası mikroorganizma ve patogenez mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: *Bacillus cereus* — Isıya dirençli emetik toksin (Sereulid)

Cevap

*Bacillus cereus* tarafından gıdada önceden üretilen ve ısıtılmaya dirençli olan emetik toksin (sereulid) sorumlu etkendir.
Vakada tanımlanan pirinç tüketimi sonrası kısa sürede (22 saat) başlayan şiddetli kusma tablosu, *Bacillus cereus*'un emetik sendromu için klasiktir. Bu sendromdan, pişirme sonrası oda sıcaklığında bekleyen pirinçte çoğalan bakterilerin ürettiği, ısıtılmaya dirençli 'sereulid' adlı toksin sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin ve sürenin analizi
22 saatlik kısa inkübasyon süresi ve kusma baskın tablo, gıdada önceden oluşmuş (pre-formed) bir toksini düşündürür.
Toksin vücut dışında gıda üzerinde oluştuğu için belirtiler bakterinin çoğalmasını beklemeden hızla ortaya çıkar.
2
Sorumlu gıdanın değerlendirilmesi
Pirinç pilavı tüketimi ve oda sıcaklığında bekleme öyküsü tipik olarak *Bacillus cereus* sporlarının çimlenmesine ve toksin üretimine işaret eder.
*Bacillus cereus* sporları pişirme sıcaklığına dayanabilir ve uygun ortamda hızla çoğalarak emetik toksin sentezleyebilir.
3
Toksin tipinin belirlenmesi
Kısa süreli (161-6 saat) inkübasyon ve kusma varsa sorumlu toksin ısıya dirençli emetik toksindir (sereulid).
Isıya duyarlı enterotoksinler genellikle ince bağırsakta sentezlenir ve daha uzun süre sonra ishale neden olur.

Anahtar Kavram

*Bacillus cereus*'un emetik ve diyareik olmak üzere iki farklı gıda zehirlenmesi sendromu vardır; emetik tip kısa inkübasyon süresi (161-6 saat) ve pirinç tüketimi ile karakterizedir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 190Soru

*Salmonella enterica* serotip *Typhimurium*'da flagellin sentezinin H1'den H2'ye (faz varyasyonu) geçişi, 995995 baz çiftlik bir DNA segmentinin (hinhin bölgesi) ters dönmesi (inversiyonu) ile kontrol edilir. Bu genetik mekanizma ile ilgili olarak; inversiyon bölgesinin 'On' (açık) durumundan 'Off' (kapalı) durumuna geçmesi sonucunda H2 flagellin sentezinin durup H1 flagellin sentezinin başlamasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnversiyon bölgesinde yer alan promotörün yön değiştirerek H2 ve represör genlerinin transkripsiyonunu durdurması

Cevap

İnversiyon bölgesinde yer alan promotörün yön değiştirerek H2 ve represör genlerinin transkripsiyonunu durdurması sonucunda H1 sentezinin önündeki baskı kalkar.
İnversiyon bölgesinde yer alan promotörün yön değiştirmesi, H2 flagellin geninin ve H1 flagellin genini baskılayan represör geninin transkripsiyonunu durdurur. Represör proteinin (fljA) sentezi kesilince, normalde baskılanmış olan H1 (fliC) geni serbest kalarak eksprese edilmeye başlar. Bu, bakterinin antijenik yapısını hızla değiştirmesini sağlayan bir 'aç-kapa' mekanizmasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Faz varyasyonu mekanizmasını belirle
*Salmonella*'da bu olay HinHin rekombinaz aracılı bölgeye özgü inversiyondur.
Genetik materyalin yön değiştirmesi (inversiyon) transkripsiyonel kontrol sağlar.
2
İnversiyon segmentinin içeriğini analiz et
Segment içerisinde hinhin geni ve H2/Represör genlerini yöneten bir promotör bulunur.
Promotörün konumu, hangi genlerin mRNA'ya yazılacağını belirler.
3
'On' ve 'Off' durumlarını karşılaştır
'Off' durumunda promotör H2 ve represörden (fljA) uzağa bakar. Represör yokluğunda H1 (fliC) eksprese edilir.
Represör proteinin sentezlenememesi, normalde baskılanan H1 geninin aktifleşmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Bakterilerde Faz Varyasyonu ve Bölgeye Özgü Rekombinasyon

Daha Fazla Pratik

Bakteriyofaj lizojeik döngüsündeki CI ve Cro proteinleri arasındaki rekabeti incelemek, benzer karmaşıklıktaki genetik anahtarları anlamanıza yardımcı olabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 191Soru

Hayvancılıkla uğraşan 4040 yaşındaki bir erkek hastanın kolunda ağrısız, kaşıntılı ve ortası siyah nekrotik bir lezyon (püstül malin) gelişiyor. Lezyondan yapılan yaymada gram pozitif, uçları dik açılı kesilmiş, büyük basiller saptanıyor. Kanlı agarda aerop şartlarda üretilen bakterinin hemoliz yapmadığı ve 'medusa başı' görünümünde koloniler oluşturduğu gözleniyor. Bu bakterinin virülansından sorumlu olan ve polipeptit yapısında olan bileşeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poli-D-glutamik asit kapsül

Cevap

Bacillus anthracis'in polipeptit yapısındaki kapsülü olan Poli-D-glutamik asit
Klinik vakada tanımlanan etken Bacillus anthracis'tir. Bu bakterinin en ayırt edici özelliklerinden biri, fagositozu engelleyen kapsülünün Poli-D-glutamik asit adı verilen bir polipeptit (protein) zincirinden oluşmasıdır. Çoğu tıbbi önemi olan bakterinin kapsülü polisakkarit yapıdayken, şarbon basili bu protein yapısıyla ayrışır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularını değerlendir
Hayvancılık öyküsü, ağrısız siyah nekrotik lezyon, hareketsiz gram pozitif basil, hemolizsiz Medusa başı kolonisi Bacillus anthracis (Şarbon) tanısını koydurur.
Bu bulgular şarbon basilinin klasik tanımlayıcı özellikleridir.
2
Etkenin virülans faktörlerini anımsa
Şarbon basilinin iki ana virülans faktörü vardır: Kapsül ve Şarbon toksini (PA, EF, LF).
Virülans faktörlerinin yapısı mikrobiyolojide sıkça sorgulanır.
3
Kapsülün biyokimyasal yapısını belirle
B. anthracis kapsülü protein (Poli-D-glutamik asit) yapıdadır.
Çoğu bakteride kapsül polisakkarit yapıda olduğu için bu istisnai durum TUS sınavı için kritiktir.

Anahtar Kavram

Bacillus anthracis, diğer kapsüllü bakterilerin çoğundan farklı olarak protein (polipeptit) yapısında (Poli-D-glutamik asit) bir kapsüle sahiptir.

Daha Fazla Pratik

B. anthracis'in kapsül sentezinden ve toksin üretiminden sorumlu olan plazmidleri (pXO1 ve pXO2) çalışarak virülans mekanizmasını derinleştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 192Soru

4848 yaşında kadın hasta, sağ bacağında aniden gelişen, sınırları sağlam deriden keskin bir hatla ayrılan, parlak kırmızı renkli, sıcak ve ağrılı lezyon nedeniyle başvuruyor. Fizik muayenesinde ateş 39C39^{\circ}C ve lezyon çevresinde lenfanjit hatları saptanıyor. Lezyondan alınan örnekte Gram pozitif zincir yapmış koklar görülüyor. Kültürde katalaz negatif, beta-hemolitik koloniler saptanan bu etkenin kesin tanısında kullanılan; basitrasin duyarlılığına göre daha yüksek özgüllüğe (spesifite) sahip olan laboratuvar testi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PYR (L-pirolidonil arilamid) testi

Cevap

PYR (L-pirolidonil arilamid) testi
Vakadaki klinik tablo (erizipel) ve laboratuvar bulguları (GPC zincir, katalaz negatif, beta-hemolitik) etkenin Streptococcus pyogenes (Grup A Streptokok) olduğunu göstermektedir. S. pyogenes tanısında eskiden beri kullanılan basitrasin duyarlılığı testi yerine, günümüzde daha hızlı ve spesifik olan PYR (L-pirolidonil arilamid) testi tercih edilmektedir. PYR testi, Grup A streptokoklarda ve Enterokoklarda pozitiftir; ancak beta-hemolitik bir streptokok izolatı söz konusu olduğunda Grup A için tanı koydurucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
Keskin sınırlı, eritematöz ve ağrılı lezyon tipik bir erizipel (yılancık) vakasıdır ve en yaygın etkeni Streptococcus pyogenes'tir.
Erizipel, dermisin üst tabakasını ve yüzeysel lenfatikleri tutan, sınırları net bir cilt enfeksiyonudur.
2
Mikrobiyolojik verilerin analizi
Gram pozitif zincir koklar, katalaz negatifliği ve beta-hemoliz varlığı etkenin bir streptokok olduğunu kanıtlar.
Katalaz negatifliği stafilokoklardan ayrımı, beta-hemoliz ise streptokok gruplandırmasını daraltmayı sağlar.
3
Ayırıcı tanı ve spesifik test seçimi
S. pyogenes tanısında basitrasin duyarlılığı klasik bir test olsa da, bazı Grup C ve G streptokoklar da duyarlı olabildiğinden PYR testi daha özgül bir tanı aracıdır.
PYR testi, Grup A streptokoklarda %100'e yakın duyarlılık ve yüksek özgüllüğe sahiptir.

Anahtar Kavram

Streptococcus pyogenes (Grup A Streptokok) laboratuvar tanısında PYR testinin özgüllüğü.
Soru 193Soru

Hastanelerin merkezi sterilizasyon ünitelerinde uygulanan sterilizasyon süreçlerinin validasyonu ve rutin monitorizasyonunda kullanılan indikatörler ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Isıya duyarlı sıvıların sterilizasyonunda kullanılan 0.22 μm0.22\ \mu m gözenekli membran filtrelerin 'challenge' testlerinde, standart test mikroorganizması olarak *Staphylococcus aureus* kullanılır.

Cevap

Isıya duyarlı sıvıların sterilizasyonunda kullanılan filtrasyon yönteminin validasyonunda Staphylococcus aureus değil, Brevundimonas diminuta kullanılır.
Filtrasyon yöntemiyle sterilizasyon yapıldığında, filtrenin etkinliğini test etmek (validasyon/challenge testi) için 0.22 μm0.22\ \mu m gözeneklerden geçebilecek kadar küçük (yaklaşık 0.19 μm0.19\ \mu m çapında) olan *Brevundimonas diminuta* kullanılır. *Staphylococcus aureus* spor oluşturmaz ve boyutu yaklaşık 0.51.5 μm0.5 - 1.5\ \mu m arasındadır; bu nedenle filtreden geçmesi beklenmez ve validasyon testi için uygun değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Sterilizasyon yöntemlerini ve standart biyolojik indikatörlerini (Bİ) eşleştirin.
Otoklav ve Gaz Plazma için *Geobacillus stearothermophilus*, Etilen Oksit ve Kuru Sıcaklık için *Bacillus atrophaeus* kullanılır.
Her yöntemin öldürme mekanizmasına en dirençli olan mikroorganizma türü seçilir.
2
Kimyasal indikatör sınıflarını ve önemini değerlendirin.
Sınıf 5 integratörler, biyolojik indikatörlerle yüksek korelasyon gösteren ve tüm parametreleri (zaman, ısı, nem) ölçen gelişmiş indikatörlerdir.
Biyolojik indikatörün çıkmasını beklemeden döngü hakkında güvenilir bilgi sağlarlar.
3
Filtrasyon yönteminin validasyon kriterlerini inceleyin.
Filtrasyon, mikroorganizmaları fiziksel olarak tutar; bu nedenle gözeneklerden geçebilecek en küçük bakterinin (*Brevundimonas diminuta*) tutulduğu kanıtlanmalıdır.
*Staphylococcus aureus* yaklaşık 1 μm1\ \mu m boyutunda olup 0.22 μm0.22\ \mu m filtreler için bir zorluk teşkil etmez.

Anahtar Kavram

Sterilizasyon yöntemlerinin biyolojik ve kimyasal indikatörlerle monitorizasyonu ve filtrasyon validasyon kriterleri.

Alternatif Yöntem

Filtrasyon etkinliğini kontrol etmek için kullanılan diğer bir yöntem de 'Bubble Point' (Kabarcıklanma Noktası) testidir; ancak bu bir biyolojik değil, fiziksel bir testtir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 194Soru

3434 haftalık doğan bir yenidoğanda hayatın 18.18. saatinde solunum yetmezliği ve hipotansiyon gelişiyor. Kan kültüründe; koyun kanlı agarda dar bir beta hemoliz zonu oluşturan, Gram pozitif, hidrojen peroksit eklendiğinde kabarcık oluşturmayan koklar izole ediliyor. Laboratuvar bulguları aşağıda özetlenmiştir:

TestSonuç
Gram boyamaGram pozitif koklar (çiftler ve kısa zincirler)
Basitrasin duyarlılığıDirençli
Sodyum hipurat hidroliziPozitif

Kesin tanı amacıyla yapılan CAMP (Christie-Atkins-Munch-Petersen) testinde, merkezde ekili olan Staphylococcus aureus suşu ile bu bakteri arasında ok ucu şeklinde sinerjistik bir hemoliz artışı saptanmıştır.

Bu testte gözlenen sinerjistik hemoliz artışının temel nedeni, Staphylococcus aureus tarafından üretilen hangi faktörün eritrosit membranındaki sfingomiyelinleri CAMP faktörü ile etkileşime hazır hale getirmesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beta-lizin

Cevap

CAMP testinde sinerjistik hemolize neden olan faktör Staphylococcus aureus'un ürettiği beta-lizindir.
Doğru yanıt olan beta-lizin (sfingomiyelinaz C), Staphylococcus aureus tarafından üretilen bir ekzotoksindir. Eritrosit membranındaki sfingomiyelinleri parçalayarak membranı duyarlı hale getirir. Streptococcus agalactiae tarafından salgılanan CAMP faktörü ise bu duyarlılaşmış membranlarda tam hemolize yol açarak karakteristik 'ok ucu' görüntüsünü oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerini değerlendir.
Yenidoğan sepsisi, katalaz negatif, basitrasine dirençli, hipurat pozitif, beta hemoliz yapan etken Streptococcus agalactiae (B grubu streptokok) olarak tanımlanır.
S. agalactiae yenidoğan sepsisinin en yaygın nedenlerinden biridir ve bu biyokimyasal profil ile karakterizedir.
2
CAMP testinin mekanizmasını analiz et.
S. agalactiae'nin ürettiği CAMP faktörü, S. aureus'un beta-lizini (sfingomiyelinaz C) ile sinerji yapar.
Beta-lizin membran sfingomiyelinlerini parçalayarak CAMP faktörünün eritrositleri tamamen parçalamasını sağlar.

Anahtar Kavram

Streptococcus agalactiae tanısında kullanılan CAMP testinin biyokimyasal temeli, S. aureus beta-lizini ile S. agalactiae CAMP faktörü arasındaki sinerjidir.
Soru 195Soru

2828 yaşında bir veteriner hekim, muayene ettiği bir kedi tarafından elinden ısırıldıktan yaklaşık 2424 saat sonra gelişen ağrılı şişlik, kızarıklık ve lokal lenfadenopati şikayetiyle başvurmuştur. Yara yerinden alınan klinik örneğin Gram boyamasında 'bipolar boyanma' (çengelli iğne görünümü) gösteren Gram negatif kokobasiller saptanmıştır. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: PasteurellaPasteurella multocidamultocida

Cevap

PasteurellaPasteurella multocidamultocida, kedi ısırması öyküsü ve bipolar boyanma gösteren kokobasil morfolojisi ile uyumlu en olası etkendir.
Kedi veya köpek ısırması sonrası ilk 2424 saat içinde gelişen akut selülit tablolarında akla gelmesi gereken ilk etken PasteurellaPasteurella multocidamultocida'dır. Mikroskobik olarak Gram negatif kokobasil yapısındadır ve bipolar (iki uçta yoğunlaşan) boyanma özelliği gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik öyküyü analiz et
Kedi ısırması ve 2424 saat gibi kısa sürede gelişen selülit tablosu saptandı.
Hayvan ısırması sonrası gelişen hızlı enfeksiyonlar karakteristik patojenleri düşündürür.
2
Mikroskobik bulguyu değerlendir
Gram negatif kokobasillerde 'bipolar boyanma' (çengelli iğne görünümü) görüldü.
Bipolar boyanma, Pasteurella ve Yersinia gibi sınırlı sayıda Gram negatif bakteri için tipiktir.
3
Laboratuvar özellikleri ve bulaş yolunu birleştirerek tanıya git
PasteurellaPasteurella multocidamultocida tanısı konuldu.
Kedi ağız florasında bulunan ve bipolar boyanan en önemli kokobasil budur.

Anahtar Kavram

PasteurellaPasteurella multocidamultocida, kedi ve köpeklerin normal ağız florasında bulunur ve ısırık sonrası 'bipolar boyanma' gösteren, oksidaz/katalaz pozitif Gram negatif kokobasil olarak tanımlanır.
Soru 196Soru

Bakteriyofajlar aracılığıyla gerçekleşen bir genetik aktarım sürecinde; fajın litik döngüsü sırasında konak hücre DNADNA’sının rastgele parçalandığı, bu parçalardan herhangi birinin yanlışlıkla faj kapsidi içine paketlendiği ve yeni oluşan bu fajın bir başka bakteriyi enfekte ederek sadece önceki konakçıya ait genetik materyali aktardığı saptanmıştır. Bu mekanizmada alıcı hücreye viral DNADNA aktarımı gerçekleşmemektedir.

Bu genetik materyal değişim süreci aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Generalize transdüksiyon

Cevap

Generalize transdüksiyon
Generalize transdüksiyon, bir bakteriyofajın litik siklusu sırasında konak DNADNA'sının rastgele parçalanması ve bu parçalardan birinin yanlışlıkla faj kapsidi içine paketlenmesi ile oluşur. Bu süreçte alıcı hücreye viral DNADNA değil, sadece donör bakteriye ait genetik materyal aktarılır.

Adım Adım Çözüm

1
Fajın enfekte ettiği hücrede litik döngünün başlaması
Konak hücre DNADNA'sı faj enzimleri tarafından rastgele parçalara ayrılır.
Viral replikasyon süreci konak genomunun parçalanmasını içerir.
2
Paketleme hatasının gerçekleşmesi
Yeni sentezlenen faj kapsidlerinden biri, viral DNADNA yerine yanlışlıkla bir bakteri DNADNA parçasını içine alır.
Kapsid içine girecek DNADNA'nın boyutu uygun olduğu sürece bu hata rastgele gerçekleşebilir.
3
Psödovizyonun başka bir hücreyi enfekte etmesi
Alıcı hücreye sadece önceki bakterinin genleri aktarılır.
Paketlenen yapıda viral DNADNA bulunmadığı için yeni hücrede viral replikasyon gerçekleşmez, sadece genetik aktarım tamamlanır.

Anahtar Kavram

Generalize transdüksiyon, bakteriyofajların litik döngüsü sırasında gerçekleşen ve herhangi bir bakteriyel genin aktarılabildiği rastgele bir paketleme hatasıdır.
Soru 197Soru

7272 yaşında, tip 22 diyabet ve geçirilmiş serebrovasküler olay öyküsü olan erkek hasta; ürosepsis tablosuyla yoğun bakım ünitesine yatırılmıştır. İdrar kültüründe üreyen KlebsiellaKlebsiella pneumoniaepneumoniae izolatının antibiyogramında; seftazidim, sefotaksim, piperasilin-tazobaktam, imipenem ve meropeneme dirençli; amikasin ve kolistine ise duyarlı olduğu saptanmıştır. Fenotipik doğrulama testlerinde; boronik asit ile sinerji gözlenmemiş, EDTA ile yapılan gradiyent testinde (MBL E-test) MICMIC oranları arasında anlamlı fark bulunmamıştır. Ancak izolat seftazidim-avibaktam kombinasyonuna duyarlı olarak bildirilmiştir. Bu izolatın direnç mekanizması ve özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ambler sınıflandırmasına göre Sınıf D (OXA-48 benzeri) grubunda yer alan, sıklıkla plazmidler aracılığıyla taşınan bir karbapenemazdır.

Cevap

İzolatın direnç profili ve fenotipik test sonuçları, Ambler Sınıf D içinde yer alan ve Türkiye'de sık görülen OXA-48 benzeri karbapenemazları işaret etmektedir.
Vakada tanımlanan Klebsiella pneumoniae izolatı, hem karbapenemlere dirençli hem de yaygın kullanılan fenotipik inhibitör testlerinde (boronik asit ve EDTA) negatif sonuç vermiştir. Türkiye'de epidemiyolojik olarak en sık karşılaşılan karbapenemaz olan OXA-48 (Sınıf D), bu testlerle inhibe edilemez. Ancak avibaktam, OXA-48 enzimi üzerinde inhibitör etkiye sahiptir, bu nedenle izolat seftazidim-avibaktam kombinasyonuna duyarlı kalmıştır. OXA-48 enzimi genellikle plazmidler aracılığıyla yatay olarak yayılır.

Adım Adım Çözüm

1
Karbapenem direncinin teyit edilmesi
İzolatın imipenem ve meropeneme dirençli olduğu saptandı.
Direncin karbapenemaz üretimine veya porin kaybına bağlı olabileceğini belirlemek için.
2
Sınıf A (KPC) ayrımı
Boronik asit ile sinerji gözlenmedi.
Boronik asit, Sınıf A karbapenemazları (KPC) inhibe eder. Negatif sonuç bu sınıfı dışlar.
3
Sınıf B (MBL) ayrımı
EDTA ile sinerji (MBL E-test) saptanmadı.
EDTA, çinko bağımlı Sınıf B (NDM, VIM vb.) enzimlerini inhibe eder. Negatif sonuç bu sınıfı dışlar.
4
İnhibitör duyarlılığının değerlendirilmesi
Seftazidim-avibaktam duyarlı bulundu.
Avibaktam; Sınıf A, Sınıf C ve bazı Sınıf D (OXA-48) enzimlerini inhibe eder ancak Sınıf B'yi inhibe etmez. Bu bulgu OXA-48 olasılığını güçlendirir.

Anahtar Kavram

Ambler Sınıflandırması ve Karbapenemaz İnhibitör Testleri
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 198Soru

55 yaşındaki aşısız bir çocuk; yüksek ateş, şiddetli boğaz ağrısı ve yutma güçlüğü şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenede her iki tonsil üzerinde, farenkse uzanan, grimsi beyaz renkli, çevre dokuya sıkıca yapışık ve kaldırıldığında kanamaya eğilimli psödomembranlar izlenmiştir. Ayrıca boyun bölgesinde lenfadenopatiye bağlı 'boğa boynu' görünümü mevcuttur. Bu klinik tabloya neden olan Gram pozitif basilin temel virülans faktörünün etki mekanizması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Elongasyon Faktör 2'yi (EF2EF-2) ADPADP-ribozilleyerek protein sentezini inhibe etmek

Cevap

Difteri etkeni olan Corynebacterium diphtheriae'nin temel virülans faktörü olan difteri toksini, Elongasyon Faktör 2'yi (EF2EF-2) ADPADP-ribozilleyerek inaktive eder ve konak hücresinde protein sentezini durdurur.
Doğru seçenek, difteri toksininin bilinen moleküler mekanizmasını açıklamaktadır. Toksinin A (aktif) parçası, hücre içindeki Elongasyon Faktör 2'nin (EF2EF-2) diftamid kalıntısına ADPADP-riboz bağlayarak onu işlevsiz hale getirir. Bu durum peptid zincirinin uzamasını engeller ve hücre ölümüne yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Aşısız çocuk, yapışık psödomembranlar ve boğa boynu görünümü Corynebacterium diphtheriae (Difteri) enfeksiyonunu işaret eder.
Psödomembran ve aşı eksikliği difteri tanısı için tipik klinik ipuçlarıdır.
2
Etkenin virülans faktörünü belirleme
Difteri etkeninin en önemli patojenite mekanizması, faj aracılı (beta-faj) üretilen difteri ekzotoksinidir.
Hastalığın sistemik ve lokal etkilerinden sorumlu temel molekül bu toksindir.
3
Toksinin moleküler mekanizmasını eşleştirme
Toksinin A alt birimi, sitozoldeki EF-2'ye ADP-riboz grubu ekleyerek protein sentezini geri dönüşümsüz olarak durdurur.
Hücre ölümü ve nekrotik membran oluşumu bu moleküler blokajın sonucudur.

Anahtar Kavram

Difteri toksini, EF-2 inaktivasyonu yoluyla protein sentezi inhibisyonu yapar.
Soru 199Soru

Bakteri hücresi içerisinde ana kromozomdan fiziksel olarak ayrı duran, kendi replikasyon orijinine sahip olduğu için bağımsız olarak çoğalabilen ve sıklıkla antibiyotik direnç genlerini taşıyan küçük, halkasal DNA yapıları aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Plazmid

Cevap

Bakteri kromozomundan bağımsız çoğalabilen ve direnç genlerini taşıyan yapılar plazmidlerdir.
Plazmidler, bakterilerde ana genomdan bağımsız olarak bulunan, halkasal, çift zincirli ve kendi replikasyon orijini (ori) sayesinde hücre bölünmesinden bağımsız olarak çoğalabilen genetik elemanlardır. Özellikle antibiyotik direnç genlerini (R plazmidleri) taşımaları klinik açıdan büyük önem taşır.

Adım Adım Çözüm

1
Genetik yapının özelliklerini analiz et.
Yapının halkasal DNA olduğu, ana kromozomdan bağımsız (ekstrakromozomal) yerleştiği ve otonom (bağımsız) çoğalabildiği belirlendi.
Bu özellikler bakteri genetiğindeki temel yapıların ayırt edilmesini sağlar.
2
Tanımlanan özellikleri genetik elemanlarla eşleştir.
Plazmidler bu tanıma tam olarak uyan tek yapıdır.
Transpozonlar bağımsız çoğalamaz, operonlar ise sadece gen dizilimleridir.

Anahtar Kavram

Plazmidlerin ekstrakromozomal ve otonom replike olma özelliği

İpuçları

1
Bu yapı bakteri hücresinde ana DNA yumağından ayrı bir yerde bulunur.
2
Halkasal yapıdadır ve antibiyotik direncini bakteriden bakteriye konjugasyon ile geçirebilir.
3
Kendi başına çoğalabildiği için ekstrakromozomal replikon olarak adlandırılır.

Daha Fazla Pratik

Plazmidlerin diğer bakterilere aktarılma yöntemi olan konjugasyonun basamaklarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 200Soru

Spaulding sınıflamasına göre "kritik" kategorisinde yer alan, ısıya ve neme duyarlı cerrahi aletlerin sterilizasyonunda yaygın olarak tercih edilen etilen oksit yönteminin biyolojik monitörizasyonunda kullanılan standart mikroorganizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bacillus atrophaeus

Cevap

Etilen oksit sterilizasyonunun biyolojik monitörizasyonunda Bacillus atrophaeus kullanılır.
Bacillus atrophaeus (eski adıyla Bacillus subtilis var. niger), hem etilen oksit hem de kuru sıcaklık sterilizasyon yöntemlerine karşı yüksek dirence sahip sporlar oluşturur. Bu nedenle, bu yöntemlerin mikrobiyolojik etkinliğini doğrulamak amacıyla standart biyolojik indikatör olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sterilizasyon yöntemini tanımla
Yöntem: Etilen Oksit (ısıya ve neme duyarlı aletler için).
Soruda spesifik olarak etilen oksit yönteminin indikatörü sorulmaktadır.
2
Yönteme özgü biyolojik indikatörü belirle
Bacillus atrophaeus sporları etilen oksit gazına en dirençli standart mikroorganizmadır.
Sterilizasyonun gerçekleştiğini kanıtlamak için o yönteme en dirençli bilinen sporun öldüğünün gösterilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Sterilizasyon yöntemlerine göre biyolojik indikatör seçimi

Daha Fazla Pratik

Bowie-Dick testi ile biyolojik indikatör kullanım amaçları arasındaki farkı inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 10 / 20Sonraki
Bakteriyoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 10 | Examkin