Parazitoloji

432 soru

Soru 321Soru

Bir deneysel çalışmada, tatlı su salyangozlarından salınan çatallı kuyruklu (furkoserker) larvaların, konak derisinden penetrasyon yoluyla vücuda girerek venöz dolaşıma katıldığı ve gelişen erişkin parazitlerin mezenterik venlere yerleştiği gözlenmiştir. Bu parazit grubu (Schistosoma türleri) ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Erişkin parazitler ayrı eşeyli olup, dişi parazit erkeğin 'canalis gynaecophorus' adı verilen ventral oluğunda yerleşir.

Cevap

Schistosoma türleri ayrı eşeylidir ve dişi parazit, erkeğin ventral yüzünde bulunan 'canalis gynaecophorus' adı verilen olukta yerleşerek yaşamını sürdürür.
Schistosoma türleri, trematodlar içinde ayrı eşeyli olmalarıyla benzersizdir. Erkek parazitin ventral kısmında bulunan 'canalis gynaecophorus' (jinekopofor kanal), dişi parazitin içine yerleştiği ve yaşamı boyunca kaldığı bir oluktur. Bu özellik, serkarya yoluyla deri penetrasyonuyla bulaşma bilgisiyle birleştiğinde doğru tanımlamayı sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Parazitin tanımlayıcı özelliklerini analiz et.
Çatallı kuyruklu (furkoserker) larva, deri penetrasyonu ile bulaş ve mezenterik ven yerleşimi Schistosoma türlerini (S. mansoni veya S. japonicum) işaret eder.
Bu özellikler Schistosoma cinsine özgü biyolojik ve klinik belirteçlerdir.
2
Schistosoma türlerini diğer trematodlardan ayıran biyolojik farkları hatırla.
Schistosoma'lar ayrı eşeylidir (diğer trematodlar hermafrodittir), redia evresi içermezler ve yumurtaları kapaksızdır.
TUS sınavında trematodların karşılaştırmalı özellikleri sıkça sorgulanan üst düzey bir bilgi alanıdır.
3
Morfolojik detayları değerlendir.
Dişi ve erkek parazitin sürekli birlikte bulunduğu anatomik yapının 'canalis gynaecophorus' olduğu doğrulanır.
Bu yapı, parazitin venöz sistem içindeki yaşamını ve üremesini kolaylaştıran özgün bir adaptasyondur.

Anahtar Kavram

Schistosoma türlerinin diğer trematodlardan (Fasciola, Clonorchis vb.) ayrılan morfolojik (ayrı eşeyli, canalis gynaecophorus) ve biyolojik (redia evresinin olmaması, serkarya ile bulaş) özellikleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 322Soru

Yıllardır evsiz olan ve hijyen koşullarının çok kötü olduğu bilinen 5555 yaşındaki erkek hastanın fizik muayenesinde; gövdesinde yaygın ekskoryasyonlar, post-enflamatuar hiperpigmentasyon ve deride kalınlaşma (vagabondvagabond's diseasedisease) saptanıyor. Hastanın kıyafetlerinin dikiş yerlerinde çok sayıda ektoparazit ve bunlara ait sirkeler izleniyor. Bu hastadaki ektoparazit ve taşıyabileceği patojenlerin özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: RickettsiaRickettsia prowazekiiprowazekii ile enfekte olan bu ektoparazit, mikroorganizmanın sindirim kanalı epiteline verdiği hasar nedeniyle kısa sürede ölür.

Cevap

Vücut biti tarafından taşınan RickettsiaRickettsia prowazekiiprowazekii mikroorganizması, bitin bağırsak epitelini harap ederek bitin ölümüne neden olur.
Vücut biti tarafından taşınan RickettsiaRickettsia prowazekiiprowazekii, bitin sindirim sistemi epitelinde çoğalır. Bu çoğalma o kadar yoğundur ki epitel hücreleri parçalanır ve bit genellikle enfeksiyondan sonraki 22 hafta içinde ölür. Bu durum bitin patojen için kalıcı bir rezervuar olmasını engeller ve salgınların devamı için sürekli insan-bit-insan döngüsü gerektirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve ektoparaziti tanımla
Vagabond's disease ve elbiselerde bulunan sirkeler, ektoparazitin vücut biti (PediculusPediculus humanushumanus humanus/corporishumanus/corporis) olduğunu gösterir.
Vücut biti, yumurtalarını (sirkelerini) kıllara değil, kıyafet dikişlerine bırakan tek bit türüdür.
2
Vektör-patojen ilişkisini değerlendir
Vücut biti; Epidemik tifüs (R.R. prowazekiiprowazekii), Siper humması (B.B. quintanaquintana) ve Louse-borne relapsing fever (B.B. recurrentisrecurrentis) vektörüdür.
Bu hastalıkların bulaş mekanizmalarını bilmek ektoparazitin biyolojisini anlamak için kritiktir.
3
Patojenin vektör üzerindeki etkisini analiz et
R.R. prowazekiiprowazekii bitten insana dışkı ile geçer ve bu süreçte bitin bağırsak epitelini parçalayarak biti öldürür.
Bu biyolojik özellik, diğer Rickettsial hastalık vektörlerinden (örneğin kenelerden) önemli bir farktır.

Anahtar Kavram

Vücut bitinin (PediculusPediculus humanushumanus corporiscorporis) biyolojik özellikleri ve taşıdığı patojenlerin bulaş yolları.

Daha Fazla Pratik

Diğer artropod vektörler (keneler, pireler, tatarcıklar) ile taşınan patojenlerin bulaş mekanizmalarını (saliva vs. feçes) karşılaştırın.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 323Soru

4848 yaşında erkek hasta; 1010 gündür süren ateş, halsizlik ve sağ üst kadran ağrısı şikayetiyle başvuruyor. Fizik muayenede hepatomegali ve sağ hipokondriumda hassasiyet saptanıyor. Ultrasonografide karaciğer sağ lobunda 7×67 \times 6 cm boyutlarında, soliter bir apse odağı izleniyor. Yapılan perkütan aspirasyonda "ançüez ezmesi" görünümünde, kokusuz püy boşaltılıyor. Püyün Gram boyamasında bakteri görülmüyor ve kültürde üreme olmuyor. Mikroskobik incelemede ise parazite rastlanmıyor.

Bu hastada amip apsesi düşünülmesine rağmen, boşaltılan apse materyalinin doğrudan mikroskobik incelemesinde parazitin saptanamamasının en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parazitlerin apsenin merkezindeki nekrotik materyalde değil, apsenin periferindeki canlı doku sınırında yerleşmesi

Cevap

Parazitlerin apsenin merkezindeki nekrotik materyalde değil, periferdeki canlı doku sınırında yerleşmesi nedeniyle aspiratta görülmezler.
Amebik karaciğer apseleri, trofozoitlerin portal dolaşımla karaciğere gelip dokuyu yıkmasıyla oluşur. Bu süreçte oluşan nekrotik materyal (ançüez ezmesi) apsenin merkezini doldururken, canlı ve aktif trofozoitler apsenin genişlediği çevre doku sınırında (apse duvarında) yerleşir. Bu nedenle merkezden alınan aspiratta parazit görülme şansı oldukça düşüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın semptom ve bulgularını değerlendir (Ateş, sağ üst kadran ağrısı, soliter karaciğer apsesi, ançüez ezmesi püy).
Amebik karaciğer apsesi (AKA) ön tanısı konur.
Bu klinik tablo E. histolytica'nın ekstraintestinal yayılımının en sık formudur.
2
Aspirat materyalinin mikroskobik özelliklerini incele.
Bakteri yok, koku yok, ancak parazit görülme olasılığı %15-20'den azdır.
Parazitler apsenin merkezindeki sıvılaşmış nekrotik alanda değil, dokuyu invaze ettikleri apsenin çeperinde bulunurlar.
3
Kesin tanı için alternatif yöntemleri belirle.
Serumda özgül antikorların (seroloji) veya amip antijeninin saptanması.
Püyde mikroskopi negatif olsa bile seroloji AKA vakalarının %95'inden fazlasında pozitiftir.

Anahtar Kavram

Amebik karaciğer apsesinde parazitin apsenin periferinde yerleşmesi
Soru 324Soru

Evsizlerin bir arada yaşadığı bir barınakta, şiddetli vücut kaşıntısı olan bireylerin giysi dikiş yerlerinde küçük artropodlar ve bunlara ait yumurtalar tespit edilmiştir. Bu tabloya neden olan etkenin biyolojisi ve vektörlük özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yumurtalarını (sirkelerini) genellikle konakçıya ait giysilerin dikiş yerlerindeki liflere bırakırlar.

Cevap

Vücut bitleri yumurtalarını konakçıya ait giysilerin dikiş yerlerindeki liflere bırakırlar.
Vücut biti (Pediculus humanus corporis), biyolojik olarak konakçının giysilerinde yaşar ve yumurtalarını (sirkelerini) giysi dikiş yerlerindeki liflere yapıştırır. Bu durum, baş bitinden (capitis) en önemli morfolojik/davranışsal farkıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
Giysi dikiş yerlerinde saptanan artropod ve yumurta varlığı, etkenin Pediculus humanus corporis (vücut biti) olduğunu gösterir.
Baş biti saç tellerine, vücut biti ise giysi liflerine yumurta bırakır.
2
Vektörlük mekanizmasını değerlendirme
Vücut biti; Epidemik tifüs, Siper ateşi ve Epidemik dönek ateş vektörüdür.
Bu hastalıkların bulaşma yolları (dışkı kontaminasyonu veya bitin ezilmesi) biyolojik özelliklerine göre farklılık gösterir.

Anahtar Kavram

Pediculus humanus corporis biyolojisi ve vektörlük mekanizmaları

Daha Fazla Pratik

Baş biti ve vücut bitinin vektörlük yetenekleri arasındaki farkları tekrar ediniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 325Soru

Bazı helmintlerin biyolojik döngülerinde, parazitin enfektif formunun bir canlı tarafından alınmasından sonra herhangi bir morfolojik gelişim veya çoğalma göstermeksizin canlılığını koruduğu görülür. Bu canlı, parazitin son konağa ulaşmasını kolaylaştıran bir 'taşıyıcı' işlevi görür ancak döngünün tamamlanması için biyolojik bir zorunluluk teşkil etmez.

Bu özelliklere sahip olan konak tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Paratenik konak

Cevap

Paratenik konak
Paratenik konak, parazitin yaşam döngüsünde herhangi bir gelişim evresi geçirmeden canlılığını ve enfektivitesini koruduğu konaktır. Bu konak tipi, parazitin besin zinciri aracılığıyla son konağa ulaşmasını sağlayan bir 'taşıyıcı' rolü üstlenir ancak parazitin biyolojik döngüsünü tamamlaması için zorunlu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Parazitin konak içindeki biyolojik durumunu analiz et.
Parazitte morfolojik bir değişim veya sayısal bir artış (çoğalma) gözlenmemektedir.
Bu durum, canlının ara konak veya son konak olma ihtimalini dışlar.
2
Canlının yaşam döngüsü için zorunluluk durumunu değerlendir.
Canlı döngü için zorunlu değildir, sadece son konağa ulaşmayı kolaylaştıran bir köprü görevi görür.
Bu özellikler, paratenik (taşıyıcı) konak tanımıyla birebir örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Paratenik (Taşıyıcı) Konak Tanımı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 326Soru

Egzotik mutfaklara ilgisi olan ve Uzak Doğu seyahatinde çiğ tatlı su balığı tükettiğini ifade eden bir hastada, tekrarlayan safra yolu enfeksiyonları ve tıkanma sarılığı tablosu gelişmiştir. Yapılan tetkikler sonucunda dışkıda 2530 μm25-30\ \mu m boyutlarında, bir kutbu kapaklı (operku¨llu¨operküllü), diğer kutbu ise küçük bir çıkıntıya (knobknob) sahip yumurtalar görülmüş ve Clonorchis sinensisClonorchis\ sinensis tanısı konulmuştur. Bu etkenin yaşam döngüsü ve bulaş özellikleri, Türkiye'de endemik olan Fasciola hepaticaFasciola\ hepatica ile karşılaştırıldığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanlar için enfektif olan metaserkarya aşamasının ikinci ara konak olan tatlı su balıklarının kas dokusunda bulunması

Cevap

Clonorchis sinensis enfeksiyonunda insanlar için enfektif olan form (metaserkarya), ikinci ara konak olan tatlı su balıklarının kaslarında bulunur.
Doğru seçenek, Clonorchis sinensisClonorchis\ sinensis'in yaşam döngüsünde insanlar için enfektif aşama olan metaserkaryaların tatlı su balıklarının kas dokusunda geliştiğini belirtmektedir. Bu durum, metaserkaryaların su bitkileri (su teresi gibi) üzerinde bulunduğu Fasciola hepaticaFasciola\ hepatica'dan temel bir farktır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve paraziti tanımla
Uzak Doğu seyahati, çiğ balık tüketimi ve safra yolu tıkanıklığı bulguları Clonorchis sinensisClonorchis\ sinensis (Çin karaciğer kelebeği) enfeksiyonunu işaret eder.
Bu parazit Uzak Doğu'da endemiktir ve safra yollarına yerleşerek kolanjit ve kolanjiyokarsinom riskini artırır.
2
Dışkıdaki yumurta morfolojisini analiz et
Küçük (2530 μm25-30\ \mu m), operküllü ve tipik arka çıkıntısı (knobknob) olan yumurtalar C. sinensisC.\ sinensis için karakteristiktir.
F. hepaticaF.\ hepatica yumurtaları çok daha büyüktür (130150 μm130-150\ \mu m).
3
Yaşam döngüsü farklarını karşılaştır
C. sinensisC.\ sinensis ikinci ara konak olarak balıkları kullanırken, F. hepaticaF.\ hepatica metaserkaryalarını su bitkilerine bırakır.
Bulaş yolu ve ara konak tercihi, trematod türlerini ayırt etmede temel biyolojik kriterlerdir.

Anahtar Kavram

Trematodların yaşam döngüsü varyasyonları (özellikle ara konaklar ve yumurta olgunluğu)

İpuçları

1
Hastanın tükettiği gıdaya odaklanın: Çiğ tatlı su balığı hangi parazitin bulaş yoludur?
2
FasciolaFasciola ve ClonorchisClonorchis arasındaki en büyük fark, metaserkaryanın geliştiği yer ve yumurtanın dışkıdaki olgunluk durumudur.

Daha Fazla Pratik

Trematodların yumurta morfolojilerini (kapaklı/kapaksız, diken varlığı) bir tablo yaparak çalışmak, tanısal sorularda hız kazandırır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 327Soru

3434 yaşında bir erkek hasta; iki haftadır giderek artan şiddetli baş ağrısı, ense sertliği, parestezi ve düşük dereceli ateş şikayetleriyle başvuruyor. Öyküsünden yakın zamanda Güneydoğu Asya'ya turistik bir gezi yaptığı ve burada yerel bir festivalde çiğ tatlı su salyangozu yediği öğreniliyor. Fizik muayenede meningeal irritasyon bulguları saptanıyor. Yapılan lomber ponksiyon sonucunda beyin omurilik sıvısı (BOS) incelemesinde; basınç artışı, lökosit sayısı 520/mm3520/mm^3 (oran: %60\%60 eozinofil, %30\%30 lenfosit, %10\%10 nötrofil), glukoz 55mg/dL55 mg/dL ve protein 110mg/dL110 mg/dL olarak saptanıyor. BOS yaymasında bakteri görülmüyor. Bu klinik tabloya neden olan en olası etken aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Angiostrongylus cantonensis

Cevap

En olası etken, eozinofilik menenjitin klasik nedeni olan ve çiğ salyangoz tüketimiyle bulaşan Angiostrongylus cantonensis'tir.
Angiostrongylus cantonensis, dünya çapında eozinofilik menenjitin en sık görülen nedenidir. İnsanlar, enfektif L3L3 larvalarını taşıyan ara konakları (salyangozlar) veya kontamine sebzeleri çiğ yiyerek enfekte olurlar. Larvalar santral sinir sistemine göç eder, ancak insanlar tesadüfi konak olduğu için burada erişkin hale gelemeden ölürler; bu da şiddetli bir eozinofilik inflamasyona yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz etme
Baş ağrısı, ense sertliği ve parestezi varlığı santral sinir sistemi tutulumunu (menenjit) gösterir.
Hastanın semptomları meningeal irritasyona işaret etmektedir.
2
Laboratuvar verilerini değerlendirme
BOS'ta lökosit sayısının 500/mm3500/mm^3 üzerinde olması ve bunun %60\%60'ının eozinofil olması 'eozinofilik pleositoz' tanısını koydurur.
Eozinofilik menenjit tanısı için BOS'taki eozinofil oranının %10\%10 veya üzerinde olması (genellikle >10/mm3>10/mm^3) kritiktir.
3
Epidemiyolojik veriyi birleştirme
Güneydoğu Asya seyahati ve çiğ salyangoz tüketimi öyküsü, paraziter bir etkeni kuvvetle destekler.
Angiostrongylus cantonensis'in (sıçan akciğer solucanı) ara konakları salyangozlar ve sümüklüböceklerdir.
4
Ayırıcı tanı yapma
Salyangoz ile bulaşan en önemli nematodun Angiostrongylus cantonensis olduğu belirlenir.
Diğer seçeneklerdeki parazitler ya farklı sınıftadır (trematod/sestod) ya da farklı bir klinik tablo/bulaş yolu sergiler.

Anahtar Kavram

Eozinofilik Menenjit ve Angiostrongylus cantonensis İlişkisi

Alternatif Yöntem

Eozinofilik pleositoz görülen menenjit vakalarında, ayırıcı tanıda öncelikle paraziter enfeksiyonlar (Angiostrongylus, Gnathostoma, Baylisascaris) düşünülmeli ve ardından bulaş yolu (salyangoz vs balık/rakun) sorgulanmalıdır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 328Soru

Daha önce skabiye öyküsü olmayan bir kreş öğretmeni, sınıfındaki bir öğrencide skabiye saptanmasından yaklaşık bir ay sonra geceleri artan şiddetli kaşıntı ve el parmak aralarında tüneller saptanması üzerine tedavi almıştır. Tedaviden aylar sonra, ailesinden birinde benzer şikayetler başlamış ve öğretmen bu kişiyle temasından sadece 22 gün sonra tekrar şiddetli kaşıntı şikayeti yaşamaya başlamıştır.

Bu hastada ikinci enfeksiyonda semptomların çok daha kısa sürede ortaya çıkmasının temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duyarlılaşmış T lenfositlerin aracılık ettiği Tip IVIV aşırı duyarlılık reaksiyonu

Cevap

Semptomların kısalmasının temel nedeni, daha önceki enfeksiyonla gelişmiş olan duyarlılaşmış T lenfositlerin aracılık ettiği Tip IVIV (gecikmiş tip) aşırı duyarlılık reaksiyonudur.
Sarcoptes scabiei enfestasyonunda kaşıntı ve deri döküntüleri, parazite ve ürünlerine karşı gelişen Tip IVIV (gecikmiş tip) aşırı duyarlılık reaksiyonu sonucunda oluşur. İlk enfeksiyonda vücudun duyarlılaşması (sensitizasyon) için 22 ila 66 haftalık bir süre gerekir. Ancak kişi daha önce enfekte olmuş ve duyarlılaşmışsa, re-enfeksiyon durumunda bellek T hücreleri etkeni hızla tanıyarak inflamatuar yanıtı 2424-4848 saat içinde başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk ve ikinci enfeksiyon arasındaki semptom başlama sürelerini karşılaştırın.
İlk enfeksiyonda 22-66 hafta, re-enfeksiyonda 11-22 gün.
Süredeki bu dramatik kısalma, bağışıklık sisteminin etkeni daha önceden tanıdığını (immünolojik hafıza) kanıtlar.
2
Ektoparazit enfestasyonlarındaki kaşıntı mekanizmasını analiz edin.
Sarcoptes scabiei ürünlerine karşı gelişen yanıt hücreseldir.
Bu yanıt, Tip IVIV (gecikmiş tip) aşırı duyarlılık reaksiyonudur ve sensitizasyon sonrası tekrar karşılaşmada çok daha hızlı aktive olur.

Anahtar Kavram

Skabiye patogenezinde Tip IVIV aşırı duyarlılık reaksiyonu ve immünolojik hafıza.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 329Soru

İnsanlarda kamçılı protozoonların neden olduğu en sık bağırsak enfeksiyonu etkeni olan *Giardia lamblia*'nın, fekal-oral yolla bulaşmasından sorumlu olan ve dış ortamda canlılığını sürdürebilen enfektif formu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kist

Cevap

Giardia lamblia'nın dış ortamda canlı kalabilen ve enfeksiyona yol açan formu kisttir.
Kist formu, *Giardia lamblia*'nın kalın bir kist duvarına sahip, metabolik olarak inaktif ve dış ortama son derece dayanıklı olan formudur. Fekal-oral yolla (kontamine su veya gıdalarla) alındığında mide asidinden zarar görmeden geçerek duodenumda trofozoitlere dönüşür ve enfeksiyonu başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Parazitin yaşam döngüsündeki formları hatırla.
*Giardia lamblia*'nın trofozoit (aktif) ve kist (dirençli) olmak üzere iki ana formu bulunur.
Bulaş yolunu belirlemek için hangi formun dayanıklı olduğunu bilmek gerekir.
2
Bulaş mekanizmasını (fekal-oral) değerlendir.
Mide asidini geçebilecek ve dış ortamda aylarca kalabilecek tek yapı kisttir.
Trofozoitler mide asidinde hızla parçalanır, bu nedenle enfeksiyonu başlatamazlar.

Anahtar Kavram

Protozoonlarda kist ve trofozoit ayrımı

Daha Fazla Pratik

Giardia tanısında kullanılan direkt bakı yöntemlerini ve trofozoitlerin karakteristik 'armut' görünümünü tekrar ediniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 330Soru

Vektörler ile parazitler arasındaki biyolojik ilişki, parazitin vektör vücudunda geçirdiği değişimlere göre farklılık gösterir. Bazı durumlarda parazit vektör içinde sadece sayısal olarak çoğalırken (örneğin veba basili), bazılarında ise sayıca artmadan sadece morfolojik bir gelişim (başkalaşım) süreci tamamlar. Sıtma etkeni olan *Plasmodium* türlerinin *Anopheles* cinsi sivrisineklerdeki yaşam döngüsü ise hem parazit sayısının artması (sporogoni) hem de parazitin yapısal olarak değişmesi (gametosit-ookinet-ookist-sporozoit dönüşümü) ile karakterizedir.

Buna göre, parazitin vektör içerisinde hem gelişim hem de çoğalma gösterdiği bu vektörlük tipi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siklopropagatif taşınma

Cevap

Parazitin vektör içerisinde hem sayıca artıp hem de morfolojik değişim geçirdiği durum 'Siklopropagatif taşınma' olarak adlandırılır.
Siklopropagatif (cyclopropagative) terimi, parazitin vektör içinde hem bir biyolojik döngü/gelişim (cyclo-) süreci geçirdiğini hem de sayısal olarak çoğaldığını (propagate) ifade eder. Sıtma parazitleri (Plasmodium) sivrisinekte hem eşeyli üreme (gametogoni/sporogoni) ile sayıca artar hem de farklı morfolojik evrelerden geçerler.

Adım Adım Çözüm

1
Parazitin vektör içindeki değişimini analiz etme
Plasmodium türleri sivrisinekte hem sayıca artar hem de form değiştirir.
Siklopropagatif terimi 'siklo' (döngü/gelişim) ve 'propagatif' (çoğalma) kelimelerinin birleşimidir.
2
Seçenekleri karşılaştırma
Sadece sayıca artış (propagatif), sadece gelişim (siklogelişimsel), her ikisi (siklopropagatif).
Vektörlük tipleri parazit-vektör etkileşiminin niteliğine göre sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

Biyolojik vektörlerde parazit-konak etkileşimi sınıfları
Tahmini Süre:50s
Soru 331Soru

Bir artropodun, parazit etkenini vücudunda herhangi bir biyolojik gelişim veya çoğalma evresi geçirmeksizin, sadece kontamine olmuş ağız parçaları, ayakları veya kanatları ile bir yerden bir yere fiziksel olarak taşıması durumu aşağıdakilerden hangisi ile tanımlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mekanik vektörlük

Cevap

Mekanik vektörlük, parazitin taşıyıcı vücudunda hiçbir biyolojik değişim geçirmeden sadece fiziksel olarak taşınmasıdır.
Doğru cevap olan mekanik vektörlükte, artropod (örneğin bir ev sineği) paraziti dış ortamdan veya kirlenmiş bir yüzeyden alır ve vücudunda hiçbir gelişim/çoğalma evresi gerçekleşmeden gıdalara veya başka yüzeylere fiziksel olarak bırakır. Bu işlem parazitin yaşam döngüsü için biyolojik olarak zorunlu değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Parazit ve taşıyıcı arasındaki ilişkiyi analiz et.
Parazitin taşıyıcı (artropod) vücudunda gelişim veya çoğalma göstermediği saptandı.
Tanım gereği, biyolojik bir değişim yoksa bu taşıma işlemi 'mekanik' olarak nitelendirilir.
2
Tanımlanan durumu uygun terimle eşleştir.
Mekanik vektörlük terimine ulaşıldı.
Sadece kontamine vücut kısımları ile fiziksel transfer mekanik vektörlüğün temel özelliğidir.

Anahtar Kavram

Parazitolojide vektörlük kavramları (Mekanik vs Biyolojik)
Tahmini Süre:45s
Soru 332Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık 11 aydır devam eden karın ağrısı, iştahsızlık ve aralıklı ishal şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın öyküsünden özellikle geceleri artan perianal kaşıntısının da olduğu öğrenilmiştir. Laboratuvar incelemesinde periferik kanda %9 oranında eozinofili saptanmıştır. Taze dışkı örneğinin direkt mikroskobik incelemesinde herhangi bir parazit formuna rastlanmamış; ancak polivinil alkol (PVA) ile fikse edilen dışkı örneğinin trikrom boyamasında, 22 adet çekirdek içeren, çekirdek kromatini 484-8 adet granül şeklinde parçalı görünen, kamçısı bulunmayan trofozoitler izlenmiştir. Bu klinik tabloya yol açan parazit ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bulaşmasında Enterobius vermicularis yumurtalarının taşıyıcı rol oynadığı ve parazitin bu yumurtalar içinde bulaştığı düşünülmektedir.

Cevap

Bulaşmasında Enterobius vermicularis yumurtalarının taşıyıcı rol oynadığı ve parazitin bu yumurtalar içinde bulaştığı düşünülmektedir.
Dientamoeba fragilis, her ne kadar taksonomik olarak kamçılılar grubunda yer alsa da trofozoitlerinde dış kamçı bulunmaz ve kist formu saptanmamıştır. Bu parazitin dış ortamda dayanıksız olan trofozoitlerinin, Enterobius vermicularis (kıl kurdu) yumurtaları içinde taşınarak bulaştığına dair güçlü kanıtlar mevcuttur. Vakadaki perianal kaşıntı ve iki çekirdekli tipik trofozoit görünümü bu ilişkiyi doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
Karın ağrısı, ishal, perianal kaşıntı ve eozinofili varlığı saptandı.
Hastalık tablosunu daraltmak için semptomların birleştirilmesi gerekir.
2
Morfolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Trikrom boyamada saptanan 22 çekirdekli, fragmante kromatinli ve kamçısız trofozoit yapısı Dientamoeba fragilis'i işaret eder.
Vakadaki spesifik boyanma ve çekirdek yapısı bu parazit için tanı koydurucudur.
3
Bulaş yolu ve biyolojik özelliklerin hatırlanması
Dientamoeba fragilis'in kist formu yoktur ve sıklıkla Enterobius vermicularis ile ko-enfeksiyon yapar.
Parazitin yaşam döngüsündeki bu benzersiz özellik doğru seçeneği belirler.

Anahtar Kavram

Dientamoeba fragilis morfolojisi ve Enterobius vermicularis ile olan ekolojik ilişkisi.
Soru 333Soru

2424 yaşında bir erkek hasta, yaklaşık üç haftadır devam eden ve özellikle geceleri yatağa girdiğinde şiddetlenen yaygın kaşıntı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Fizik muayenede el parmak aralarında, el bileğinin fleksör yüzlerinde ve genital bölgede eritemli papüller ile birlikte yer yer doğrusal, kirli beyaz renkte "sillion" (tünel) yapıları gözleniyor. Bu klinik tabloya neden olan parazit (Sarcoptes scabieiSarcoptes \ scabiei) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dişi parazit, derinin stratum corneum tabakası içinde tüneller açarak buraya yumurtalarını ve dışkılarını bırakır.

Cevap

Dişi parazitin derinin stratum corneum tabakasında tüneller açarak yumurta ve dışkı bırakması en karakteristik özelliğidir.
Doğru olan seçenek, dişi parazitin stratum corneum içinde tüneller açarak buraya yumurta ve dışkı (scybala) bıraktığını belirtmektedir. Bu tüneller fizik muayenede sillion olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Geceleri artan kaşıntı ve parmak aralarındaki sillion yapıları uyuz (skabiyez) tanısını koydurur.
Sillionlar Sarcoptes scabiei için patognomonik bir bulgudur.
2
Etkenin biyolojik yerleşimini belirle
Parazit derinin en üst tabakası olan stratum corneum'da tünel açarak ilerler.
Beslenme ve üreme bu tüneller içinde gerçekleşir.
3
Seçeneklerdeki immunolojik ve morfolojik hataları ele
Kaşıntının Tip IV olduğu, larvaların 6 bacaklı olduğu ve bulaşın temasla olduğu bilgileriyle seçenekler değerlendirilir.
TUS sınavında artropodların bacak sayısı ve hipersensitivite tipleri sıkça sorulan çeldiricilerdir.

Anahtar Kavram

Sarcoptes scabiei patogenezi ve deri yerleşimi

Daha Fazla Pratik

Norveç uyuzu (kabuklu uyuz) tablosunun hangi hasta gruplarında ve hangi immunolojik eksikliklerde görüldüğünü tekrar ediniz.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 334Soru

Doğu Anadolu bölgesinde hayvancılıkla yoğun uğraşılan bir köyde yaşayan 45 yaşındaki erkek hasta, sağ üst kadranda dolgunluk hissi ve künt bir ağrı şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede hepatomegali saptanıyor. Ultrasonografik incelemede karaciğer sağ lobunda 8 cm8 \text{ cm} çapında, düzgün sınırlı, içinde çok sayıda "kız veziküller" bulunan kistik bir yapı izleniyor. Bu klinik tabloya neden olan parazit için insanların enfeksiyonu aldığı yapı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Embriyonlu yumurta

Cevap

Embriyonlu yumurta (Onkosfer içeren yumurta)
Klinik vakada tanımlanan tablo Kistik Hidatik hastalığıdır. Bu hastalığın etkeni olan Echinococcus granulosus şeridinin son konağı köpeklerdir. İnsanlar, köpek dışkısı ile çevreye saçılan ve içinde onkosfer (altı çengelli embriyo) bulunan embriyonlu yumurtaları kontamine su veya gıdalar aracılığıyla alarak enfekte olurlar. Bu yumurtalar bağırsakta açılır, onkosferler kan yoluyla karaciğer başta olmak üzere organlara giderek kistik hidatik formunu oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları ve radyolojik verileri değerlendirerek etkeni belirlemek.
Hayvancılık öyküsü, karaciğerde kistik kitle ve özellikle ultrasonografideki "kız veziküller" (daughter cysts), Echinococcus granulosus (Kistik hidatik) tanısını koydurur.
Kız veziküller, E. granulosus'un karaciğerdeki kist yapısında görülen tipik bir patognomonik özelliktir.
2
Parazitin yaşam döngüsünde insanın rolünü ve enfeksiyon yolunu analiz etmek.
İnsanlar bu döngüde rastlantısal ara konaktır. Köpeklerin (son konak) dışkısıyla çevreye yayılan embriyonlu yumurtaların (onkosfer) gıdalarla alınması enfeksiyonu başlatır.
Sestodların yaşam döngüsünde insanın son konak mı yoksa ara konak mı olduğu, enfeksiyonun hangi formla (yumurta veya larva) alınacağını belirler.

Anahtar Kavram

Echinococcus granulosus yaşam döngüsünde insanın rastlantısal ara konak olarak enfekte olma mekanizması.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 335Soru

3838 yaşında AIDS tanılı erkek hasta, son 1,51,5 aydır devam eden, günde 686-8 kez tekrarlayan, bol sulu, non-inflamatuar ishal ve kilo kaybı şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde dehidratasyon bulguları saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde periferik yaymada %12\%12 oranında eozinofili saptanıyor. Dışkı örneğinin modifiye asid-fast boyamasında yaklaşık 25×1525 \times 15 μ\mu m boyutlarında, elips şeklinde, içinde iki adet sporoblast içeren ookistler gözleniyor. Bu hastadaki klinik tablodan sorumlu olan etkenin tedavisinde ilk seçenek olarak tercih edilmesi gereken antimikrobiyal ajan aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trimethoprim-sulfamethoxazole

Cevap

Trimethoprim-sulfamethoxazole
Hastanın klinik tablosu (AIDS, kronik ishal), laboratuvar bulguları (eozinofili) ve dışkıdaki mikroskobik görünümü (modifiye asid-fast pozitif, büyük, elipsoid ookist) Cystoisospora belli enfeksiyonunu kesinleştirmektedir. Bu parazitin tedavisinde ilk seçenek ajan Trimethoprim-sulfamethoxazole'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının analizi
AIDS hastası, kronik sulu ishal ve periferik eozinofili.
Bağırsak protozoonları arasında eozinofiliye neden olması Cystoisospora belli için karakteristiktir.
2
Morfolojik özelliklerin değerlendirilmesi
Modifiye asid-fast pozitif, 25×1525 \times 15 μ\mu m boyutunda elipsoid ookist.
Bu boyutlar ve şekil, Cryptosporidium (464-6 μ\mu m, yuvarlak) ve Cyclospora (8108-10 μ\mu m, yuvarlak) ile ayrımı sağlar.
3
Tedavi protokolünün belirlenmesi
Trimethoprim-sulfamethoxazole seçimi.
Cystoisospora belli, sülfonamidlere duyarlı olmasıyla diğer koksidiyan protozoonlardan ayrılır.

Anahtar Kavram

Cystoisospora belli morfolojisi ve spesifik tedavisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 336Soru

55 yaşında bir erkek çocuk, özellikle geceleri artan şiddetli perianal kaşıntı ve huzursuzluk şikayetleriyle polikliniğe getirilmiştir. Bu hastada klinik şüpheyi doğrulamak amacıyla uygulanması gereken en uygun ilk tanısal yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Selofan bant (Graham) yöntemi

Cevap

Perianal kaşıntısı olan çocukta kıl kurdu (Enterobius vermicularis) tanısı için en uygun yöntem selofan bant (Graham) testidir.
Doğru seçenek olan selofan bant (Graham) yöntemi, Enterobius vermicularis dişilerinin gece perianal bölgeye bıraktığı karakteristik yumurtaların saptanmasını sağlayan en duyarlı ve ilk tercih edilmesi gereken testtir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik belirtilerin değerlendirilmesi
Gece artan perianal kaşıntı, Enterobius vermicularis enfeksiyonu (oksiyüriyazis) için tipiktir.
Dişi parazitler yumurta bırakmak için gece anüs dışına çıkar.
2
Uygun tanı yönteminin seçilmesi
Yumurtalar perianal bölgeye bırakıldığı için bu bölgeden örnek alınmalıdır.
Dışkıda yumurta görülme olasılığı %5'ten düşüktür.
3
Selofan bant yönteminin uygulanması
Sabah yataktan kalkmadan perianal bölgeye yapıştırılan bant mikroskopta incelenir.
Tipik asimetrik (D harfi şeklinde) yumurtaların görülmesi kesin tanı koydurur.

Anahtar Kavram

Enterobius vermicularis tanısında selofan bant testi kullanımı
Tahmini Süre:45s
Soru 337Soru

Tıbbi parazitoloji terminolojisinde parazitlerin yaşam döngüleri ve konak tercihleri incelendiğinde, bazı konak tiplerinin parazit için sağladığı biyolojik ortam ve bu ortamın döngünün devamlılığı üzerindeki etkisi farklılık gösterir. Özellikle paratenik konak (transport konak) ve ikinci ara konak kavramları, parazitin son konağa ulaşma stratejileri açısından kritik öneme sahiptir.

Buna göre, 'paratenik konak' ile 'ikinci ara konak' kavramları arasındaki temel biyolojik ayrım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parazitin ikinci ara konakta morfolojik bir gelişim veya başkalaşım (metamorfoz) geçirmesinin zorunlu olması, paratenik konakta ise gelişim olmaksızın sadece canlılığını korumasıdır.

Cevap

İkinci ara konak ile paratenik konak arasındaki temel fark, parazitin ikinci ara konakta zorunlu bir morfolojik gelişim veya başkalaşım (metamorfoz) geçirmesi, paratenik konakta ise herhangi bir gelişim göstermeden sadece canlılığını koruyarak taşınmasıdır.
Doğru ifade, parazitin ikinci ara konakta biyolojik bir gelişim veya başkalaşım geçirmesinin yaşam döngüsü için zorunlu olduğunu, buna karşın paratenik konakta parazitin morfolojik olarak değişmeden sadece bir sonraki konağa aktarılmak üzere beklediğini vurgular.

Adım Adım Çözüm

1
Ara konak kavramını analiz et
Ara konak (intermediate host), parazitin eşeysiz ürediği veya larva gelişimini (metamorfoz) tamamladığı canlıdır.
Konak tanımları parazitin biyolojik evrelerine dayanır.
2
Paratenik konak kavramını analiz et
Paratenik (transport) konak, parazitin gelişmediği ancak enfektif formun canlı kaldığı ve son konağa ulaşmak için kullanılan 'isteğe bağlı' bir canlıdır.
Ekolojik boşlukları dolduran taşıyıcı bir konaktır.
3
İki kavramı karşılaştır
Ayırıcı özellik: Gelişim/Başkalaşım varlığıdır.
İkinci ara konak yaşam döngüsü için biyolojik olarak zorunluyken, paratenik konak sadece epidemiyolojik bir avantaj sağlar.

Anahtar Kavram

Parazitolojide konak tipleri arasındaki biyolojik farklılıklar ve gelişim zorunluluğu.
Soru 338Soru

Toprakta bulunan enfektif filariform larvaların sağlam deriden girmesiyle bulaşan, erişkin formları ince bağırsak mukozasına tutunarak kan emen ve kronik enfeksiyonda ağır demir eksikliği anemisine yol açan nematod aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ancylostoma duodenale

Cevap

Ancylostoma duodenale
Ancylostoma duodenale, topraktaki filariform larvaların deriyi delmesiyle vücuda girer. Kan akımıyla akciğerlere, oradan yutularak ince bağırsağa ulaşır. Erişkinler bağırsak duvarına tutunarak kanla beslenir ve kronik dönemde mikrositik hipokrom anemiye (demir eksikliği anemisi) yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Bulaş yolunu değerlendir
Filariform larvaların deriden girmesi, çengelli solucanlar (Ancylostoma ve Necator) ve Strongyloides için tipiktir.
Toprakla temas (çıplak ayakla basma) deri penetrasyonu riskini artırır.
2
Klinik tabloyu analiz et
Demir eksikliği anemisi, bağırsakta kan emen parazitlere işaret eder.
Ancylostoma erişkinleri ağız parçalarıyla mukozaya tutunur ve günde yaklaşık 0.10.1-0.20.2 mL kan emebilir.
3
Sınıflandırmayı onayla
Ancylostoma duodenale bir nematoddur (yuvarlak solucan).
Soruda istenen özelliklere tam uyum sağlayan tek nematod seçeneğidir.

Anahtar Kavram

Çengelli solucanların (Ancylostoma/Necator) deri yoluyla bulaşması ve demir eksikliği anemisi yapması.

İpuçları

1
Bu parazit halk arasında 'çengelli solucan' olarak bilinir.
2
Enfektif formu topraktaki filariform larvadır.
3
İnce bağırsakta kan emerek demir eksikliği anemisine neden olması en tipik klinik özelliğidir.
Tahmini Süre:45s
Soru 339Soru

Trematodların (yaprak solucanları) genel biyolojik özellikleri, yaşam döngüleri ve konak ilişkileri dikkate alındığında, bu parazitlerin insanlarda enfeksiyon oluşturma süreçleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: SchistosomaSchistosoma türleri dışındaki tüm tıbbi trematodlar için insanlara bulaş yolu metaserker formunun (bitkilerde veya ikinci ara konaklarda) oral yolla alınmasıdır.

Cevap

Schistosoma türleri dışındaki tüm tıbbi trematodlar için insanlara bulaş yolu metaserker formunun oral yolla alınmasıdır.
Tıbbi önemi olan trematodların büyük çoğunluğunda (Fasciola hepatica, Clonorchis sinensis, Paragonimus westermani vb.) yaşam döngüsü iki ara konaklıdır ve insana bulaş, ikinci ara konak veya bitkiler üzerinde kistleşmiş 'metaserker' formunun sindirim yoluyla alınmasıyla olur. Schistosoma türleri ise tek ara konak (salyangoz) kullanır ve deriden serkerlerin girmesiyle bulaşarak önemli bir istisna oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Trematod yaşam döngüsü evrelerini analiz et.
Yumurta → Mirasisyum → Salyangozda gelişim (Sporokist, Redia, Serker) → Serker → Metaserker.
Trematodların biyolojik döngüsünü anlamak enfektif formun belirlenmesi için şarttır.
2
Parazit grupları arasındaki larva farklarını ayırt et.
Sistiserkus (Sestod), Rabditiform (Nematod), Metaserker (Trematod).
Helmint sınıflarının karakteristik larva formlarını bilmek ayırıcı tanıda kritiktir.
3
Schistosoma istisnalarını hatırla.
Schistosoma deriden serkerle girer, diöiktir ve yumurtası dikenlidir.
TUS sınavlarında trematod soruları genellikle Schistosoma'nın bu benzersiz özelliklerine odaklanır.

Anahtar Kavram

Trematodların Enfektif Evreleri ve Konak İlişkileri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 340Soru

Tıbbi parazitolojide; parazitin doğadaki varlığını ve neslini devam ettirmesini sağlayan, duyarlı konaklar (özellikle insanlar) için birincil enfeksiyon kaynağı teşkil eden ve parazit ile konak arasında evrimsel bir uyum yakalandığı için genellikle ağır klinik tabloya yol açmayan canlılar için kullanılan terim aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rezervuar konak

Cevap

Parazitin doğada sürekliliğini sağlayan ve enfeksiyon kaynağı olan canlı türü Rezervuar Konak olarak tanımlanır.
Rezervuar konak, parazitin doğal ortamda yaşamını sürdürdüğü, çoğaldığı ve diğer duyarlı konaklara (özellikle zoonozlarda insanlara) bulaşmak üzere hazır bulunduğu canlıdır. Bu konaklar genellikle parazite adapte oldukları için belirgin bir hastalık belirtisi göstermezler, bu da parazitin doğada fark edilmeden yayılmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki 'doğada sürekliliği sağlama' ve 'enfeksiyon kaynağı olma' ifadelerini analiz edin.
Bu özelliklerin parazitin doğal döngüsünün korunmasıyla ilgili olduğu saptanır.
Tanım, parazitin neslini devam ettirdiği ana kaynağı sorgulamaktadır.
2
Parazit ile konak arasındaki 'dengeli biyolojik ilişki' ve 'düşük patojenite' bilgisini değerlendirin.
Rezervuar konakların genellikle asemptomatik veya hafif semptomatik olduğu hatırlanır.
Evrimsel süreçte rezervuar konakların parazitten ölmemesi, parazitin doğada kalabilmesi için gereklidir.
3
Elde edilen verileri parazitoloji terminolojisindeki konak tipleriyle eşleştirin.
Tanımın Rezervuar Konak kavramına tam uyduğu, diğer konak tiplerinin (ara, paratenik, tesadüfi) farklı rolleri olduğu görülür.
Terminolojik netlik sağlamak ve çeldiricileri elemek için kesin tanımlara başvurulur.

Anahtar Kavram

Rezervuar Konak Tanımı ve Fonksiyonu
Tahmini Süre:45s
ÖncekiSayfa 17 / 22Sonraki
Parazitoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 17 | Examkin