Temel İmmünoloji

642 soru

Soru 461Soru

Böbrek nakli yapılan bir hastada, cerrahi işlem sırasında vasküler anastomozlar tamamlanıp klempler açıldıktan yaklaşık 1515-3030 dakika sonra, greftin renginin hızla siyanotik bir hal aldığı, dokunun yumuşadığı ve idrar çıkışının gerçekleşmediği gözlenmiştir. Bu klinik tablo 'hiperakut rejeksiyon' olarak tanımlandığına göre, doku hasarından sorumlu olan temel hipersensitivite mekanizması ve bu süreçte vasküler hasarı başlatan birincil efektör olay aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tip II hipersensitivite; alıcının kanında önceden var olan antikorların donör endoteline bağlanması ve klasik yoldan kompleman aktivasyonu ile nötrofil infiltrasyonu

Cevap

Tip II hipersensitivite mekanizması çerçevesinde, alıcının kanındaki hazır antikorların donör endoteline bağlanmasıyla tetiklenen kompleman aktivasyonu ve nötrofil kemotaksisi doğru cevaptır.
Hiperakut rejeksiyonda hasar, alıcının plazmasında nakil öncesi zaten mevcut olan antikorların (genellikle anti-ABO veya anti-HLA) nakledilen greftin endotelindeki antijenlere hızla bağlanmasıyla başlar. Bu bağlanma, komplemanın klasik yoldan aktivasyonuna yol açar. Ortaya çıkan C5aC5a gibi kemotaktik faktörler nötrofilleri bölgeye çeker. Nötrofillerden salınan litik enzimler ve reaktif oksijen ürünleri endotel hasarına, bu da damar içi yaygın pıhtılaşmaya (tromboz) ve greftin dakikalar içinde kaybına neden olur. Bu süreç Tip II hipersensitivitenin klasik bir örneğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik zamanlamayı analiz et
Belirtilerin anastomozdan sonraki dakikalar içinde (1515-3030 dk) başlaması durumun 'Hiperakut Rejeksiyon' olduğunu kanıtlar.
Zamanlama, immünopatolojik mekanizmayı (hızlı antikor-antijen etkileşimi) belirlemek için kritiktir.
2
Reaksiyon tipini sınıflandır
Antikorların dokudaki sabit antijenlere (endotel) bağlanması Tip II hipersensitivite mekanizmasıdır.
Coombs ve Gell sınıflandırmasında yüzey antijenlerine karşı gelişen antikor yanıtları Tip II kapsamına girer.
3
Efektör mekanizmayı belirle
Antikor bağlandığında kompleman sistemini (Klasik yol) aktive eder; anafilatoksinler (C5aC5a) nötrofilleri çeker, endotel hasarı ve tromboz başlar.
Hiperakut reddin patognomonik özelliği, damar lümeninde yaygın tromboz ve kompleman aracılı hasardır.

Anahtar Kavram

Hiperakut rejeksiyon, pre-form antikorlar aracılığıyla gerçekleşen bir Tip II hipersensitivite reaksiyonudur.

Daha Fazla Pratik

Akut vasküler (hümoral) rejeksiyon ile hiperakut rejeksiyon arasındaki zaman farkını ve antikor sentezinin başlangıcını karşılaştırınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 462Soru

Atipik Hemolitik Üremik Sendrom (aHÜS) tanısı alan bir hastada yapılan moleküler incelemeler sonucunda, kompleman sisteminin alternatif yolağında 'self' (konak) hücrelerin korunmasını sağlayan kritik bir denetleyici mekanizmanın bozulduğu saptanmıştır. Bu mekanizmada, konak hücre membranındaki sialik asit ve glikozaminoglikanlara yüksek afinite ile bağlanarak C3bC3b molekülü ile etkileşime giren, Faktör B'nin C3bC3b'ye bağlanmasını engelleyen ve mevcut C3bBbC3bBb konvertazını parçalayan temel regülatör protein aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faktör H

Cevap

Faktör H, alternatif yolağın en önemli regülatörüdür ve sialik asit/glikozaminoglikan tanıma özelliği sayesinde sistemi konak hücrelere karşı inaktive eder.
Doğru seçenek Faktör H'dir. Kompleman alternatif yolağı sürekli düşük düzeyde ('tick-over') aktive haldedir. Konak hücrelerini bu aktivasyondan koruyan en önemli mekanizma, yüzeydeki sialik asit ve glikozaminoglikanların Faktör H'yi çekmesidir. Faktör H, bu yapılara bağlandığında C3bC3b üzerindeki Faktör B bağlanma bölgeleri için yarışır ve mevcut konvertazları hızla yıkar. Eksikliği veya mutasyonları (aHÜS gibi), sistemin kendi hücrelerine (özellikle endotel) saldırmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablo ve yolağın belirlenmesi
Atipik HÜS (aHÜS) tablosu, alternatif kompleman yolağının kontrolsüz aktivasyonu ile ilişkilidir.
aHÜS patogenezinde alternatif yolak regülatörlerindeki (özellikle Faktör H) genetik kusurlar temel rol oynar.
2
'Self' vs 'Non-self' ayrım mekanizmasının analizi
Konak hücrelerin (self) yüzeyinde bulunan sialik asit ve glikozaminoglikanlar, regülatör proteinler için bağlanma sahası oluşturur.
Bakteri yüzeyleri genellikle bu asidik şekerlerden yoksundur, bu da alternatif yolağın seçici olarak yabancı yüzeylerde aktive olmasını sağlar.
3
Protein fonksiyonunun eşleştirilmesi
Faktör H, sialik asit varlığında C3bC3b'ye bağlanma afinitesini artırır ve Faktör B ile yarışarak aktivasyonu durdurur.
Faktör H hem 'decay accelerating' (parçalayıcı) hem de Faktör I için kofaktör olarak görev yaparak güçlü bir inhibisyon sağlar.

Anahtar Kavram

Alternatif kompleman yolağında sialik asit aracılı self/non-self ayrımı ve Faktör H'nin regülatör rolü.
Soru 463Soru

İnsan bağışıklık sisteminde; yüzeyinde CD3CD3 molekülü eksprese etmesine rağmen büyük çoğunluğu CD4CD4 ve CD8CD8 negatif olan, antijenleri tanımak için klasik MHCMHC sınıf I veya II moleküllerine gereksinim duymayan ve özellikle mikrobiyal fosfoantijenlere karşı hızla yanıt veren hücre grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: γδ\gamma\delta T lenfositler

Cevap

γδ\gamma\delta T lenfositler
Doğru yanıt olan γδ\gamma\delta T lenfositler, periferik kanda dolaşan T hücrelerinin sadece %1-5'ini oluşturmalarına rağmen deri ve mukoza epiteli gibi bariyer dokularda yoğun olarak bulunurlar. Bu hücrelerin en önemli özellikleri; antijen tanımak için klasik MHC sınıf I veya II moleküllerine ihtiyaç duymamaları, protein dışı antijenleri (fosfoantijenler, lipidler) tanıyabilmeleri ve yüzeylerinde CD3CD3 eksprese etmelerine rağmen genellikle CD4CD4 ve CD8CD8 negatif (çift negatif) olmalarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre belirteci (CD3CD3) analizi
Hücrenin T lenfosit serisine ait olduğu belirlenir.
CD3CD3, tüm matür T lenfositlerde bulunan ve TCR ile kompleks oluşturan ortak bir yüzey belirtecidir.
2
MHC bağımlılığının değerlendirilmesi
Klasik MHC sınıf I veya II moleküllerine ihtiyaç duymayan hücre grubu belirlenir.
αβ\alpha\beta T hücreleri (yardımcı ve sitotoksik T hücreleri) antijen tanımada kesinlikle MHC kısıtlamalıdır.
3
Antijen özgüllüğünün kontrol edilmesi
Fosfoantijenleri ve lipidleri tanıyan γδ\gamma\delta T hücreleri olduğu teyit edilir.
γδ\gamma\delta T hücreleri, mikrobiyal metabolitleri (örneğin HMBPP) doğrudan tanıyabilen "doğal benzeri" (innate-like) T hücreleridir.

Anahtar Kavram

İnsan bağışıklık sistemindeki non-konvansiyonel T lenfositlerin (γδ \gamma\delta T hücreleri) belirteç ve antijen tanıma özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 464Soru

İmmünoglobulinlerin (antikorlar) biyokimyasal yapısı, izotipler arası farklılıklar ve bu yapıların fonksiyonel karşılıkları değerlendirildiğinde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İmmünoglobulinlerin papain enzimi ile sindirilmesi sonucu oluşan Fc fragmanı, antikorun plasentadan geçişi ve kompleman aktivasyonu gibi efektör fonksiyonlardan sorumlu ağır zincir sabit domainlerini içerir.

Cevap

İmmünoglobulinlerin papain enzimi ile sindirilmesi sonucu oluşan Fc (fragment crystallizable) kısmı, antikorun efektör fonksiyonlarını (kompleman bağlama, plasentadan geçiş, hücre yüzeyindeki Fc reseptörlerine bağlanma) gerçekleştiren ağır zincir sabit domainlerinden oluşur.
İmmünoglobulinlerin papain enzimi ile sindirilmesi sonucu oluşan Fc fragmanı, antikorun antijene bağlandıktan sonra gerçekleştireceği "ikincil" işlevleri (klasik yoldan kompleman aktivasyonu, opsonizasyon için hücre yüzeyindeki Fc reseptörlerine bağlanma, neonatal FcRFcR aracılı plasental transfer) yürüten ağır zincir sabit bölgelerini barındırır.

Adım Adım Çözüm

1
İmmünoglobulin molekülünün enzimatik parçalanma ürünlerini analiz et.
Papain enziminin antikoru menteşe (hinge) bölgesinin üzerinden keserek iki adet Fab (antijen bağlayan) ve bir adet Fc (efektör fonksiyon) fragmanı oluşturduğunu belirle.
Antikorun hangi kısmının antijene bağlandığını, hangisinin ise biyolojik aktiviteleri yürüttüğünü ayırt etmek için gereklidir.
2
Fc fragmanının fonksiyonel görevlerini tanımla.
Fc kısmının antijen bağlama yeteneği olmadığını, ancak izotipe özgü biyolojik aktiviteleri (örn. IgGIgG için FcRnFcRn aracılı plasental transfer) yönettiğini kavra.
Antikorların efektör mekanizmalarının yapısal temelini anlamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

İmmünoglobulinlerin yapı-fonksiyon ilişkisi ve Fc fragmanının efektör rolleri.
Soru 465Soru

Dalağın beyaz pulpasını çevreleyen bölgede yerleşen; kan yoluyla gelen kapsüllü bakteriyel polisakkarit antijenlere karşı T hücresinden bağımsız olarak hızlıca IgMIgM tipi antikor yanıtı geliştiren, fenotipik olarak CD19+CD19^{+}, CD21highCD21^{high} ve CD23negativeCD23^{negative} özellik gösteren hücre grubu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Marjinal zon B hücreleri

Cevap

Marjinal zon B hücreleri
Marjinal zon B hücreleri, dalağın marjinal zonunda stratejik olarak konumlanmıştır. Kan yoluyla gelen ve kapsüllü bakterilerde bulunan polisakkarit antijenleri hızla tanıyarak, T hücresi yardımı olmaksızın kısa ömürlü plazma hücrelerine dönüşür ve IgM üretirler. Fenotipik olarak CD19+, yüksek düzeyde CD21 (kompleman reseptörü 2) ve CD23 negatif olmaları ile diğer B hücrelerinden ayırt edilirler.

Adım Adım Çözüm

1
Dalağın anatomik yapısı ve beyaz pulpa bileşenlerini değerlendir.
Dalağın beyaz pulpasında PALS (T hücreleri), foliküller (B hücreleri) ve bunları çevreleyen marjinal zon bulunur.
Soru, beyaz pulpanın periferindeki (marjinal zon) spesifik bir hücre grubunu sormaktadır.
2
Hücrelerin fonksiyonel özelliklerini analiz et.
T hücresinden bağımsız (TI) antijenlere (polisakkaritler) hızlı IgM yanıtı verilmesi marjinal zon B hücrelerinin temel görevidir.
Kapsüllü bakterilere karşı erken savunma bu hücreler aracılığıyla sağlanır.
3
CD marker profilini doğrula.
CD19+CD19^{+}, CD21highCD21^{high} ve CD23negativeCD23^{negative} profili marjinal zon B hücrelerini, CD23+CD23^{+} olan foliküler B hücrelerinden ayırır.
CD23 (FcεRII), bu iki B hücre alt grubu arasındaki en önemli fenotipik farklardan biridir.

Anahtar Kavram

Marjinal zon B hücreleri, dalağın marjinal zonunda yerleşmiş, kapsüllü bakterilere karşı hızlı T-bağımsız yanıt veren ve CD21(yüksek)/CD23(negatif) fenotipine sahip lenfositlerdir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 466Soru

2525 yaşında bir erkek hasta, her yıl ilkbahar aylarında tekrarlayan hapşırık, burun akıntısı ve gözlerde kaşıntı şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Hastanın semptomlarının, polenlerin IgE aracılığıyla mast hücrelerini degranüle etmesi sonucu geliştiği belirleniyor. Bu Tip I hipersensitivite reaksiyonunun erken fazında mast hücrelerinden salınan, vasküler permeabilite artışı ve düz kas kontraksiyonundan sorumlu olan temel mediyatör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Histamin

Cevap

Tip I hipersensitivite reaksiyonunun erken fazında mast hücrelerinden salınan ve vasküler permeabiliteyi artıran temel mediyatör histamindir.
Tip I hipersensitivite reaksiyonları (Atopi, Anafilaksi), antijene duyarlı hale gelmiş bireylerde IgE antikorlarının mast hücreleri ve bazofiller üzerindeki reseptörlere bağlanmasıyla başlar. Antijenle tekrar karşılaşıldığında bu hücreler degranüle olur. Histamin, bu granüllerde hazır halde bulunan (pre-formed) en önemli mediyatördür. Vazodilatasyon, kapiller permeabilite artışı (ödem) ve düz kas kontraksiyonuna (bronkokonstriksiyon) neden olarak alerjik rinit ve anafilaksi gibi tabloların akut semptomlarını oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve hipersensitivite tipini belirle.
Hapşırık, burun akıntısı ve IgE/mast hücresi vurgusu Tip I hipersensitiviteyi (alerji) işaret eder.
Semptomların polenle tetiklenmesi ve IgE aracılı olması bu tipin karakteristiğidir.
2
Reaksiyonun zamanlamasını analiz et.
Soru 'erken faz' (birkaç dakika içinde gelişen) mediyatörünü sormaktadır.
Erken fazda önceden sentezlenmiş (pre-formed) mediyatörler salınır.
3
Mediyatörlerin işlevlerini karşılaştır.
Histamin, vasküler permeabilite artışı ve düz kas kontraksiyonunu en hızlı indükleyen ajandır.
H1 reseptörleri üzerinden gösterdiği hızlı etki semptomların temelidir.

Anahtar Kavram

Tip I Hipersensitivite Mediyatörleri
Tahmini Süre:45s
Soru 467Soru

Kompleman sisteminin aktivasyonu sırasında ortaya çıkan parçalanma ürünlerinden hangisi, hem en güçlü anafilatoksin etkisine sahiptir hem de nötrofiller için güçlü bir kemotaktik faktör olarak görev yapar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: C5aC5a

Cevap

Kompleman aktivasyonu sırasında oluşan C5aC5a molekülü, en güçlü anafilatoksin etkisine ve güçlü kemotaktik özelliklere sahiptir.
Doğru seçenek olan C5aC5a, kompleman sisteminin en güçlü anafilatoksini olup mast hücrelerinden histamin salınımını tetikler. Aynı zamanda vasküler geçirgenliği artırır ve nötrofilleri inflamasyon bölgesine çeken en önemli kompleman kaynaklı kemotaktik faktördür.

Adım Adım Çözüm

1
Kompleman aktivasyon basamaklarını ve oluşan yan ürünleri değerlendirin.
C3,C4C3, C4 ve C5C5 molekülleri parçalanarak küçük (aa) ve büyük (bb) fragmanlar oluşturur.
Biyolojik aktivitelerin hangi fragmanlara ait olduğunu belirlemek için ilk adımdır.
2
Anafilatoksin özelliklerini karşılaştırın.
C3a,C4aC3a, C4a ve C5aC5a anafilatoksindir; biyolojik aktivite sırası C5a>C3a>C4aC5a > C3a > C4a şeklindedir.
En güçlü etkiyi gösteren molekülü ayırt etmek gerekir.
3
Kemotaktik faktör özelliğini kontrol edin.
Bu fragmanlar arasından sadece C5aC5a nötrofiller için güçlü bir kemotaktik faktördür.
Soruda istenen her iki özelliği birden taşıyan tek bileşeni doğrular.

Anahtar Kavram

Kompleman Anafilatoksinleri ve Kemotaksi
Soru 468Soru

2424 yaşında erkek hasta, tetanoz profilaksisi amacıyla intramüsküler tetanoz toksoidi uygulanmasından yaklaşık 66 saat sonra enjeksiyon bölgesinde belirgin ağrı, ödem, eritem ve lokal ekimozlar ile başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde lezyon bölgesindeki küçük damarlarda vaskülit ve perivasküler alanda yoğun polimorfonükleer lökosit infiltrasyonu izleniyor. Bu hastadaki klinik tablonun gelişiminden sorumlu olan temel immünopatolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dolaşan antijen-antikor komplekslerinin damar duvarına çökelmesi ve kompleman kaskadının aktivasyonu

Cevap

Arthus reaksiyonu, çözünür antijen-antikor komplekslerinin damar duvarına çökerek kompleman aktivasyonu ve nötrofil infiltrasyonu üzerinden doku hasarı oluşturduğu Tip III hipersensitivite mekanizmasıdır.
Vaka sunumundaki 66 saatlik süre, vaskülit ve nötrofil infiltrasyonu bulguları klasik bir Arthus reaksiyonuna işaret eder. Arthus reaksiyonu, lokalize immün kompleks birikimi (Tip III) sonucu gelişir. Bu süreçte antijen-antikor kompleksleri damar duvarında komplemanı aktive ederek kemotaktik faktörlerin (C5aC5a) oluşumuna ve nötrofillerin bölgeye hücum ederek doku hasarı yapmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik süreyi değerlendir
Belirtilerin antijenden (tetanoz toksoidi) 66 saat sonra ortaya çıkması, Tip I (dakikalar) ve Tip IV (247224-72 saat) reaksiyonlarından uzaklaştırır.
Hipersensitivite tiplerinin kinetiği tanıda ilk ipucudur.
2
Histopatolojik bulguları analiz et
Küçük damar vasküliti ve yoğun nötrofil (PMNL) infiltrasyonu saptanmıştır.
Vaskülit ve nötrofil varlığı, immün kompleks aracılı (Tip III) doku hasarının tipik göstergesidir.
3
Patofizyolojik mekanizmayı eşleştir
Daha önce duyarlı olan bireyde yüksek seviyedeki antikorlar, enjekte edilen antijenle kompleks oluşturur ve damar duvarına çöker. C5aC5a gibi kompleman bileşenleri nötrofilleri bölgeye çeker.
Bu mekanizma Arthus reaksiyonu olarak tanımlanan lokal Tip III hipersensitiviteyi tanımlar.

Anahtar Kavram

Arthus Reaksiyonu (Lokal Tip III Hipersensitivite)

Alternatif Yöntem

Hücre infiltrasyonu tipine göre eleme yapılması: Nötrofil = Tip III (genellikle), Mononükleer hücre = Tip IV.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 469Soru

Doğal bağışıklık sisteminin önemli bir bileşeni olan ve pro-inflamatuar sitokinlerin (örneğin IL1βIL-1\beta) olgunlaşmasını sağlayan NLRP3NLRP3 inflamazomunun aktivasyon mekanizmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aktivasyonun gerçekleşmesi için öncelikle bir hazırlık (primingpriming) sinyali gereklidir; bu aşamada TLRTLR uyarımı ve NFκBNF-\kappa B aktivasyonu ile NLRP3NLRP3 ve pro-IL1βIL-1\beta sentezi artırılır.

Cevap

NLRP3 inflamazomunun aktivasyonu için TLRTLR ve NFκBNF-\kappa B aracılı bir hazırlık (primingpriming) sinyali ile NLRP3NLRP3 ve pro-IL1βIL-1\beta sentezinin artırılması zorunludur.
NLRP3 inflamazomu, kontrolsüz inflamasyonu önlemek için iki aşamalı bir kontrol mekanizmasına sahiptir. Birinci aşamada (priming), makrofaj gibi hücrelerin TLRTLR'ları (örneğin TLR4TLR4) uyarılır ve NFκBNF-\kappa B sinyal yoluyla hem reseptörün kendisi (NLRP3NLRP3) hem de substratı (pro-IL1βIL-1\beta) transkripsiyonel olarak artırılır. Bu basamak tamamlanmadan ikinci aktivasyon sinyali gelse bile sitokin üretimi gerçekleşmez.

Adım Adım Çözüm

1
Hazırlık (Priming) aşamasını analiz et.
TLRTLR uyarımı -> NFκBNF-\kappa B aktivasyonu -> NLRP3NLRP3 ve pro-IL1βIL-1\beta mRNA sentezi.
Hücrede normalde düşük seviyede bulunan bu bileşenlerin aktivasyon için hazır hale getirilmesi gerekir.
2
Aktivasyon (İkinci Sinyal) aşamasını incele.
ATPATP, kristaller veya bakteriyel toksinler -> Hücre dışına K+K^+ çıkışı.
Potasyum azalışı, sitozolik bir stres sinyali olarak NLRP3'ün konformasyonunu değiştirir.
3
Kompleksin birleşmesini değerlendir.
NLRP3NLRP3 + ASCASC + Pro-kaspaz-1 birleşerek inflamazomu oluşturur.
ASC proteininin 'speck' oluşturması pro-kaspazların birbirine yakınlaşmasını sağlar.
4
Fonksiyonel çıktıyı belirle.
Aktif kaspaz-1 -> pro-IL1βIL-1\beta ve pro-IL18IL-18 kesilerek aktifleşir; piroptozis tetiklenir.
Kaspaz-1'in proteolitik aktivitesi bu pro-sitokinlerin olgunlaşması için esastır.

Anahtar Kavram

İki Sinyal Modeli (NLRP3 Inflamazomu)
Soru 470Soru

Tam (10/1010/10) HLAHLA uyumlu kardeşinden allojenik hematopoetik kök hücre nakli yapılan bir hastada, profilaktik immünsüpresif tedaviye rağmen nakilden yaklaşık 33 hafta sonra yaygın makülopapüler döküntü, sarılık ve bol sulu diyare gelişmiştir. Bu klinik tabloda, HLAHLA tam uyumuna rağmen Graft-versus-Host Hastalığının (GVHHGVHH) gelişmesinden sorumlu tutulan temel immünolojik faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Alıcının minör histokompatibilite antijenlerinin (miHAmiHA) donör sitotoksik TT lenfositleri tarafından tanınması

Cevap

Alıcının minör histokompatibilite antijenlerinin (miHAmiHA) donör sitotoksik TT lenfositleri tarafından tanınması
Vakada tanımlanan Akut GVHHGVHH tablosu (deri, karaciğer, bağırsak tutulumu), donör kaynaklı sitotoksik TT lenfositlerinin alıcı hücrelerini hedef almasıyla oluşur. Tam HLAHLA (10/1010/10) uyumu varlığında, bu hücrelerin aktive olmasının temel nedeni, alıcıya özgü olan ve MHCMHC molekülleri üzerinde sunulan minör histokompatibilite antijenlerindeki (miHAmiHA) aminoasit dizilim farklarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz et
Deri döküntüsü, sarılık ve diyare üçlüsü, kök hücre nakli sonrası gelişen 'Akut Graft-versus-Host Hastalığı' (GVHHGVHH) belirtileridir.
GVHHGVHH, donör TT hücrelerinin alıcı dokularına (deri, karaciğer, GI˙SGİS) saldırdığı bir tablodur.
2
HLAHLA uyum durumunu değerlendir
10/1010/10 tam uyum olması, Majör Histokompatibilite Kompleksi antijenlerinin (MHC) özdeş olduğunu gösterir.
MHC uyumu majör antijen kaynaklı rejeksiyonu minimize eder.
3
Tetikleyici mekanizmayı belirle
Tam HLAHLA uyumuna rağmen reaksiyon gelişmesinin nedeni, MHCMHC içinde sunulan ve proteomdaki polimorfizmlerden köken alan minör histokompatibilite antijenleridir (miHAmiHA).
miHAmiHA farkları, özdeş HLAHLA molekülleri üzerinde 'yabancı' peptitler olarak algılanır ve donör TT hücrelerini aktive eder.

Anahtar Kavram

Tam HLAHLA uyumlu nakillerde GVHHGVHH gelişiminden sorumlu temel yapılar minör histokompatibilite antijenleridir (miHAmiHA).
Soru 471Soru

Periferik kan yaymasında büyük granüler lenfosit morfolojisinde izlenen; akım sitometrisinde CD3CD3 negatif, CD16CD16 ve CD56CD56 pozitif olarak saptanan hücrelerin temel fonksiyonu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Virüsle enfekte veya transforme hücreleri antikor bağımlı hücresel sitotoksisite (ADCCADCC) ile öldürmek

Cevap

Doğal Öldürücü (NK) hücrelerin temel fonksiyonu olan virüsle enfekte veya transforme hücrelerin antikor bağımlı hücresel sitotoksisite (ADCC) ile yok edilmesidir.
Soru kökünde tanımlanan hücreler Doğal Öldürücü (NK) hücrelerdir. NK hücreleri CD3CD3 negatif, CD16CD16 ve CD56CD56 pozitiftir. En önemli efektör fonksiyonlarından biri, yüzeylerindeki CD16CD16 (FcγRIIIFc\gamma RIII) reseptörü aracılığıyla, IgGIgG ile kaplanmış hedef hücreleri tanıyarak öldürmeleri yani antikor bağımlı hücresel sitotoksisitedir (ADCCADCC).

Adım Adım Çözüm

1
Hücre belirteçlerini analiz et
CD3()CD3(-), CD16(+)CD16(+) ve CD56(+)CD56(+) hücrelerin Doğal Öldürücü (NK) hücreler olduğu belirlenir.
CD3CD3 T hücreleri için spesifik bir belirteçtir, NK hücrelerinde bulunmaz.
2
CD16CD16 molekülünün görevini belirle
CD16CD16 (FcγRIIIFc\gamma RIII), IgG'nin Fc kısmına bağlanan bir reseptördür.
Bu reseptör, NK hücrelerinin antikorla kaplı hücreleri tanımasını ve ADCC mekanizmasını başlatmasını sağlar.
3
Morfolojik bulguyu doğrula
Büyük granüler lenfosit (LGL) morfolojisi NK hücreleri ile uyumludur.
Hücre içindeki azurofilik granüller perforin ve granzim içerir.

Anahtar Kavram

NK hücrelerinin yüzey belirteçleri (CD16CD16, CD56CD56) ve CD16CD16 aracılı ADCC fonksiyonu.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 472Soru

Tekrarlayan piyojenik enfeksiyonlar ve erken yaşta ortaya çıkan sistemik lupus eritematozus (SLE) benzeri klinik tablo nedeniyle tetkik edilen bir hastada; total hemolitik kompleman aktivitesinin (CH50CH_{50}) ileri derecede düşük olduğu, buna karşın alternatif yolak fonksiyonel aktivitesinin (AH50AH_{50}) normal sınırlarda kaldığı saptanmıştır.

Bu laboratuvar bulguları temel alındığında, söz konusu hastada aşağıdaki kompleman bileşenlerinden hangisinin eksikliği beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: C2C2

Cevap

C2C2 eksikliği, klasik yolağı bozarak CH50CH_{50} değerini düşürürken, alternatif yolak (AH50AH_{50}) bu proteini kullanmadığı için etkilenmez.
Laboratuvar bulgularında CH50CH_{50}'nin düşük olması klasik yolağın veya terminal (ortak) yolağın bozuk olduğunu gösterir. Ancak AH50AH_{50} değerinin normal olması, terminal yolağın (C5C9C5-C9) ve ortak bileşen olan C3C3'ün sağlam olduğunu kanıtlar. Bu durum, defektin sadece klasik yolağa özgü olan C1,C4,C2C1, C4, C2 basamaklarından birinde olduğunu gösterir. Seçenekler arasında yer alan C2C2, klasik yolağın spesifik bir parçasıdır ve eksikliği sıklıkla SLE benzeri otoimmün tablolar ve piyojenik enfeksiyonlarla seyreder.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar testlerinin kapsamını belirle.
CH50CH_{50} testi klasik ve terminal yolağı, AH50AH_{50} testi ise alternatif ve terminal yolağı ölçer.
Defektin hangi kolda olduğunu anlamak için testlerin duyarlılığını bilmek gerekir.
2
Sonuçları karşılaştırarak ortak bileşenleri ele.
AH50AH_{50} normal olduğu için C3C3 ve terminal yolak (C5C9C5-C9) bileşenlerinde eksiklik olamaz.
Terminal yolak her iki test için de ortak son basamaktır.
3
Klasik yolağa özgü bileşenlere odaklan.
CH50CH_{50} düşük, AH50AH_{50} normal ise defekt sadece klasik yolağa özgü olan C1,C4C1, C4 veya C2C2 proteinlerindedir.
Alternatif yolak bu proteinleri kullanmadan C3C3 aktivasyonunu gerçekleştirebilir.
4
Klinik tablo ile korelasyon kur.
C2C2 eksikliği en sık görülen klasik yolak defektidir ve SLE benzeri tablolarla ilişkilidir.
İmmün komplekslerin temizlenememesi otoimmün benzeri reaksiyonlara yol açar.

Anahtar Kavram

Kompleman aktivasyon testlerinin (CH50CH_{50} ve AH50AH_{50}) ayırıcı tanıda kullanımı.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 473Soru

Özellikle Th1Th1 lenfositleri ve NKNK hücreleri tarafından salgılanan; makrofajları aktive ederek hücre içi patojenlerin (örneğin *Mycobacterium tuberculosis*) fagositoz ve öldürülmesini sağlayan, ayrıca antijen sunan hücrelerde MHCMHC sınıf II ve sınıf IIII ekspresyonunu artıran temel sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IFNγIFN-\gamma

Cevap

İnterferon-gama (IFNγIFN-\gamma)
İnterferon-gama (IFNγIFN-\gamma), klasik makrofaj aktivasyonunun (M1) temel mediyatörüdür. Makrofajlarda fagositoz, reaktif oksijen ürünleri üretimi ve antijen sunumu için gerekli olan MHCMHC moleküllerinin ekspresyonunu artırarak hücre içi patojenlerin eliminasyonunu sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre içi patojenlere karşı gelişen immün yanıt mekanizmasını belirlemek.
Hücre içi patojenlere (tüberküloz basili vb.) karşı Th1Th1 tipi hücresel immün yanıt gelişir.
Hücre içi bakterilerin temizlenmesi için makrofajların klasik yoldan (M1) aktive edilmesi gerekir.
2
Aktive edici ana sitokini tanımlamak.
IFNγIFN-\gamma, makrofajların mikrobisidal aktivitesini (reaktif oksijen radikalleri ve nitrik oksit üretimi) en güçlü artıran moleküldür.
Bu sitokin hem doğal bağışıklıkta (NKNK hücreleri) hem de edinsel bağışıklıkta (Th1Th1 hücreleri) kilit köprü görevi görür.

Anahtar Kavram

İnterferon-gama (IFNγIFN-\gamma) ve Klasik Makrofaj Aktivasyonu
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 474Soru

Antikorların ağır ve hafif polipeptit zincirlerinin domen organizasyonu ile izotipler arasındaki yapısal farklılıklar değerlendirildiğinde, aşağıdakilerden hangisi doğru bir ifadedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağır zincir organizasyonu bakımından IgMIgM ve IgEIgE sınıfları, diğer izotiplerden farklı olarak menteşe (hinge) bölgesi içermezler; bunun yerine ilave bir sabit domaine (CH4C_H4) sahiptirler.

Cevap

İmmünoglobulinlerden IgMIgM ve IgEIgE, diğer sınıflardan farklı olarak menteşe bölgesi içermez ve fazladan bir CH4C_H4 domenine sahiptir.
Ağır zincir tiplerine göre (γ,α,δ,μ,ϵ \gamma, \alpha, \delta, \mu, \epsilon ) immünoglobulinler farklı yapısal özellikler gösterirler. IgGIgG, IgAIgA ve IgDIgD ağır zincirleri üç sabit domene (CH1,CH2,CH3C_H1, C_H2, C_H3) ve esneklik sağlayan bir menteşe bölgesine sahipken; IgMIgM ve IgEIgE ağır zincirleri dört sabit domene (CH1,CH2,CH3,CH4C_H1, C_H2, C_H3, C_H4) sahiptir ve menteşe bölgesi içermezler.

Adım Adım Çözüm

1
İmmünoglobulinlerin ağır zincir yapılarını karşılaştırın.
IgGIgG, IgAIgA ve IgDIgD üç sabit domene (CH13C_H1-3) ve bir menteşe bölgesine sahipken; IgMIgM ve IgEIgE dört sabit domene (CH14C_H1-4) sahiptir.
İzotipler arasındaki temel yapısal fark ağır zincir (H) sabit bölgelerinden kaynaklanır.
2
Domenlerin fonksiyonel yerleşimini analiz edin.
Antijen bağlama değişken (VV) domenlerdeki CDRCDR bölgeleriyle; efektör fonksiyonlar ise sabit (CC) domenlerle gerçekleştirilir.
Antikorun özgüllüğü değişken bölgelerle, biyolojik aktivitesi sabit bölgelerle belirlenir.

Anahtar Kavram

İmmünoglobulin domen organizasyonu ve izotipik farklılıklar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 475Soru

Otuz yaşında bir kadın hasta, nikel içeren bir kolye kullanımından yaklaşık 4848 saat sonra boyun bölgesinde kaşıntılı, eritematöz ve veziküler bir döküntü geliştiğini fark ediyor. Bu hastadaki klinik tabloya neden olan hipersensitivite reaksiyonunun patogenezinde rol oynayan temel immünolojik mekanizma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Duyarlı TT lenfositlerin salgıladığı sitokinler aracılığıyla makrofajların aktivasyonu

Cevap

Duyarlı TT lenfositlerin salgıladığı sitokinler aracılığıyla makrofajların aktivasyonu
Vakada tanımlanan klinik tablo nikel kontakt dermatitidir ve Coombs ve Gell sınıflandırmasına göre Tip IVIV (gecikmiş tip) hipersensitivite reaksiyonudur. Bu reaksiyon tipinde antikorlar görev almaz. Süreç, antijenin (hapten) Langerhans hücreleri tarafından TT hücrelerine sunulmasıyla başlar. Daha önce duyarlı hale gelmiş olan TT lenfositler (özellikle Th1Th1 ve Th17Th17), antijenle tekrar karşılaştıklarında IFNγIFN-\gamma gibi sitokinler salgılayarak makrofajları bölgeye çeker ve aktive eder. Aktive olan bu hücrelerin salgıladığı mediyatörler dokuda kızarıklık ve vezikül oluşumuna yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu ve zamanlamayı analiz et
Nikel teması sonrası 4848 saatte gelişen lokalize ekzematöz döküntü, kontakt dermatit (Tip IVIV hipersensitivite) tanısını düşündürür.
Tip IVIV reaksiyonlar 'gecikmiş' tiptedir ve semptomlar genellikle antijenle temastan 247224-72 saat sonra zirveye ulaşır.
2
Hipersensitivite tipinin temel efektör elemanlarını belirle
Bu reaksiyon antikor aracılı değil, hücre aracılıdır; TT lenfositler, sitokinler ve makrofajlar temel taşlarıdır.
Coombs ve Gell sınıflandırmasına göre Tip IVIV reaksiyonlarda duyarlı TT hücreleri antijeni tanır ve inflamatuar yanıtı başlatır.
3
Patogenetik mekanizmayı doğrula
Duyarlı Th1Th1 hücrelerinden salınan IFNγIFN-\gamma makrofajları aktive eder, doku hasarı ve vezikül oluşumu bu aktivasyonun sonucudur.
Efektör fazda makrofajların ve bazen sitotoksik TT hücrelerinin (CD8+CD8^+) dokudaki birikimi klinik bulguların ana nedenidir.

Anahtar Kavram

Tip IVIV (Gecikmiş Tip) Hipersensitivite ve Kontakt Dermatit Mekanizması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 476Soru

B lenfositlerin kemik iliğindeki antijenden bağımsız maturasyon süreciyle ilgili olarak; CD10CD10, CD19CD19 ve CD20CD20 ekspresyonunun izlendiği, ağır zincir (VDJV-D-J) rearanjmanının başarıyla tamamlanması sonucu sitoplazmik μ\mu ağır zincirinin sentezlendiği ancak hafif zincir rearanjmanının henüz gerçekleşmediği gelişim evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Pre-B hücresi

Cevap

B lenfosit gelişiminde ağır zincir sentezinin başladığı ancak hafif zincirin henüz yapılmadığı evre Pre-B hücresi evresidir.
B lenfosit gelişiminde Pre-B evresi, ağır zincir (VDJV-D-J) düzenlenmesinin başarıyla sonuçlandığı ve sitoplazmada ilk kez μ\mu ağır zincirinin saptandığı evredir. Bu evrede yüzeyde sürrogat (yalancı) hafif zincirlerle kompleks yapan Pre-BCR, hücrenin hayatta kalması ve hafif zincir düzenlenmesine geçmesi için gerekli sinyali sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre serisini ve belirteçleri tanımla.
CD19CD19 ve CD20CD20 varlığı hücrenin B lenfosit serisinde olduğunu doğrular.
B hücre spesifik markerlar gelişimin erken evrelerinden itibaren eksprese edilir.
2
Genetik rearanjman durumunu analiz et.
Ağır zincir (VDJV-D-J) tamamlanmış, hafif zincir henüz başlamamış.
Bu durum Pro-B (hiç sentez yok) ile İmmatür B (her iki zincir de var) arasındaki geçiş evresini işaret eder.
3
Protein senteziyle evreyi eşleştir.
Sitoplazmik μ\mu zinciri varlığı Pre-B evresinin tipik özelliğidir.
Pre-B evresinde ağır zincir kontrol amacıyla sürrogat hafif zincirlerle (VpreBVpreB ve λ5\lambda5) birleşerek yüzeyde Pre-BCR oluşturur.

Anahtar Kavram

B hücresi gelişiminde kontrol noktaları: Pre-BCR oluşumu ağır zincir başarısını, sIgM oluşumu ise hafif zincir başarısını gösterir.

Daha Fazla Pratik

B hücrelerinin kemik iliğindeki negatif seleksiyon mekanizmalarını (reseptör düzenlenmesi/receptor editing) gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:50s
Soru 477Soru

B lenfositlerin sekonder lenfoid organlardaki germinal merkez reaksiyonları ve antikor yanıtının çeşitlenmesi süreçleri dikkate alındığında, bu süreçlerde rol oynayan moleküler mekanizmalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Somatik hipermutasyon ve izotip değişimi (sınıf değişimi) süreçlerinin her ikisi için de Activation-Induced Cytidine Deaminase (AID) enziminin ekspresyonu zorunludur.

Cevap

Somatik hipermutasyon ve izotip değişimi (sınıf değişimi) süreçlerinin her ikisi için de Activation-Induced Cytidine Deaminase (AID) enziminin ekspresyonu zorunludur.
Activation-Induced Cytidine Deaminase (AID), aktive olmuş B hücrelerinde germinal merkez reaksiyonu sırasında eksprese edilir. Bu enzim, DNA'daki sitozin bazlarını urasile dönüştürerek hem antikorun değişken bölgesinde nokta mutasyonlarına (somatik hipermutasyon) hem de sabit bölge gen segmentlerinin yer değiştirmesine (izotip değişimi) olanak tanır. Dolayısıyla her iki sürecin de moleküler tetikleyicisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Germinal merkezdeki antikor çeşitlenme mekanizmalarını tanımla.
Somatik hipermutasyon (afinite artışı) ve Sınıf değişimi (izotip değişimi) germinal merkezde gerçekleşir.
Bu süreçler antikor yanıtının kalitesini ve efektör fonksiyonlarını belirler.
2
Bu süreçlerin moleküler gereksinimlerini değerlendir.
AID enzimi, her iki süreçte de DNA üzerindeki sitozinleri deamine ederek mutasyon veya rekombinasyon başlatan temel moleküldür.
AID eksikliğinde hem somatik hipermutasyon hem de izotip değişimi bozulur (Hiper-IgM Sendromu Tip 2).

Anahtar Kavram

B hücre aktivasyonu sırasında AID enziminin somatik hipermutasyon ve izotip değişimi üzerindeki çift yönlü kritik rolü.
Soru 478Soru

B lenfositlerin aktivasyonu ve diferansiyasyonu sürecinde, TT yardımcı tip 2 (Th2T_h2) hücrelerinden salgılanan ve B hücrelerinde antikor ağır zincir sınıf değişimini (isotype switching) uyararak IgEIgE sentezine yol açan temel sitokin aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IL4IL-4

Cevap

B hücrelerinde IgEIgE sentezine yol açan temel sitokin IL4IL-4'tür.
İnterlökin-4 (IL4IL-4), TT yardımcı 2 (Th2T_h2) hücreleri tarafından üretilir ve B lenfositleri üzerindeki reseptörüne bağlanarak ağır zincir genlerinde sınıf değişimini (isotype switching) uyarır. Bu süreç sonucunda B hücresi IgMIgM yerine IgEIgE üretmeye başlar. Bu mekanizma özellikle tip 1 hipersensitivite reaksiyonlarında ve paraziter enfeksiyonlara karşı yanıtta temel rol oynar.

Adım Adım Çözüm

1
B hücresinin antijenle uyarılması ve TT hücresi ile etkileşimini değerlendir.
B hücresi antijeni sunar ve TT hücresinden (Th2) yardım sinyalleri alır.
Antikor sınıf değişimi için sitokin sinyalleri gereklidir.
2
Th2T_h2 kaynaklı sitokinlerin spesifik etkilerini belirle.
IL4IL-4 salınımı IgEIgE sentezini tetikler.
IL4IL-4, B hücrelerindeki ağır zincir gen bölgesinde CϵC\epsilon bölgesine rekombinasyonu aktive eder.

Anahtar Kavram

B hücrelerinde antikor sınıf değişimi (isotype switching), TT hücrelerinden salınan spesifik sitokinlerin kontrolü altındadır; IL4IL-4 ve IL13IL-13, IgEIgE üretimi için kritiktir.

Daha Fazla Pratik

İzotip değişimi sırasında görev alan AID (Activation-Induced Cytidine Deaminase) enziminin mekanizmasını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 479Soru

Periferik T hücre toleransının temel mekanizmalarından biri olan "anerji" sürecinde, T hücre reseptörü (TCR) aracılı sinyalin kostimülasyon (B7-CD28 etkileşimi) yokluğunda gerçekleşmesi durumunda, hücre içerisinde meydana gelen moleküler değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sitoplazmik Ca2+Ca^{2+} artışına bağlı olarak kalsineürin aracılı NFAT aktivasyonu gerçekleşirken, AP-1 aktivasyonunun yetersiz kalması

Cevap

Anerji gelişiminde, kostimülasyon yokluğunda artan hücre içi kalsiyuma bağlı olarak NFAT aktive olurken, AP-1 (Fos/Jun) aktivasyonunun eksik kalması sonucunda hücre yanıtsız hale gelir.
Doğru seçenek, T hücre anerjisinin moleküler mekanizmasını tam olarak açıklar. Normal bir T hücresi aktivasyonunda TCR sinyali kalsiyum artışı ve NFAT aktivasyonuna, CD28 sinyali ise Ras-MAPK yolağı üzerinden AP-1 aktivasyonuna yol açar. Bu iki faktör birlikte IL-2 genini indükler. Kostimülasyonun (Sinyal 2) eksik olduğu anerji durumunda, kalsiyum/NFAT yolu çalışırken AP-1 yolu çalışmaz. Tek başına aktif olan NFAT, hücreyi efektör fonksiyonlardan mahrum bırakan ve proteozomal yıkımı artıran ubiquitin ligazların (Cbl-b gibi) transkripsiyonuna neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Sinyal 1 ve Sinyal 2 ayrımını yapın
TCR etkileşimi (Sinyal 1) kalsiyum akışını sağlar; CD28 etkileşimi (Sinyal 2) Ras-MAPK yolağını aktive eder.
Tam aktivasyon için her iki sinyalin transkripsiyon faktörlerini (NFAT ve AP-1) eşzamanlı aktive etmesi gerekir.
2
Kostimülasyon eksikliğinin sonucunu analiz edin
Sinyal 2 yokluğunda AP-1 (Fos-Jun dimerleri) oluşamaz.
AP-1 aktivasyonu için CD28 aracılı Ras/Raf/MAPK sinyal yolağına ihtiyaç vardır.
3
NFAT'ın tek başına etkisini belirleyin
NFAT, AP-1 ortağı olmadan bağlandığı gen bölgelerinde 'anerji ile ilişkili genleri' (örn. Cbl-b, GRAIL gibi E3 ubiquitin ligazlar) aktive eder.
Hücre, IL-2 üretmek yerine kendisini yanıtsız hale getirecek proteinleri sentezlemeye başlar.

Anahtar Kavram

T hücre anerjisinin biyokimyasal temeli: NFAT ve AP-1 dengesizliği.

Daha Fazla Pratik

Anerji ile ilişkili olan E3 ubiquitin ligazların (Cbl-b) mekanizmasını ve CTLA-4'ün B7 moleküllerini trans-endositoz ile temizlemesini inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 480Soru

Antijen sunan hücrelerde (APC\text{APC}) gerçekleşen antijen işleme ve sunum yolakları arasındaki moleküler dinamikler ve şaperon etkileşimleri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TAP\text{TAP} (antijen is¸lemesi ile ilis¸kili tas¸ıyıcı\text{antijen işlemesi ile ilişkili taşıyıcı}) kompleksi, proteazomda üretilen antijenik peptitlerin MHC\text{MHC} sınıf II moleküllerine yüklenmek üzere aktif taşıma ile endolizozomal sisteme geçişini sağlar.

Cevap

TAP kompleksinin peptitleri MHC sınıf II moleküllerine yüklenmek üzere endozomal sisteme taşıdığını belirten ifade yanlıştır; çünkü TAP, MHC sınıf I yolağına özgüdür ve peptitleri endoplazmik retiküluma taşır.
Doğru yanıt olan ifade hatalıdır çünkü TAP1\text{TAP1} ve TAP2\text{TAP2} proteinlerinden oluşan TAP\text{TAP} kompleksi, sitozolde proteazomlar tarafından üretilen endojen peptitleri kaba endoplazmik retikulum (KER\text{KER}) lümenine taşımakla görevlidir. Bu süreç sadece MHC\text{MHC} sınıf I molekülleri (HLA-A, B, C\text{HLA-A, B, C}) için geçerlidir. MHC\text{MHC} sınıf II moleküllerine peptit yüklenmesi ise endozomal/lizozomal veziküllerde gerçekleşir ve bu süreçte TAP\text{TAP} görev almaz.

Adım Adım Çözüm

1
MHC molekül sınıflarının allel ve hedef hücre eşleşmelerini kontrol et.
MHC Sınıf I (HLA-A, B, C) CD8+ T hücrelerine, MHC Sınıf II (HLA-DR, DP, DQ) CD4+ T hücrelerine sunum yapar.
Yolağın temel anatomik ve hücresel bileşenlerini doğrulamak için gereklidir.
2
Antijen kaynağı ve işleme mekanizmalarını değerlendir.
Endojen antijenler proteazomda yıkılırken, eksojen antijenler endozomal proteazlarca (katepsinler) yıkılır.
Farklı yıkım mekanizmalarının doğru MHC sınıfıyla eşleştiğini teyit etmek gerekir.
3
Taşıyıcı ve şaperon proteinlerin (TAP, Ii, CLIP, HLA-DM) görevlerini analiz et.
TAP peptitleri KER'e (Sınıf I için) taşır. Ii/CLIP sınıf II oluğunu KER'de kapatır, HLA-DM ise endozomda CLIP'i antijenle değiştirir.
Sorudaki hatalı moleküler lokalizasyonu veya işlevi saptamak için bu ayrım kritiktir.

Anahtar Kavram

MHC Sınıf I ve II yolağındaki şaperonların (TAP vs HLA-DM/Ii) işlevsel ve mekansal ayrımı.

Daha Fazla Pratik

MHC sınıf I ve II arasındaki farkları özetleyen bir karşılaştırma tablosu oluşturmak, bu karmaşık süreçlerin akılda kalıcılığını artıracaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 24 / 33Sonraki
Temel İmmünoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 24 | Examkin