Viroloji

458 soru

Soru 441Soru

Hayvanları enfekte eden ve helikal kapsid simetrisine sahip olan virüslerin tamamı zarflı bir yapıya sahiptir. Bu virüslerden genomu negatif polariteli tek iplikli RNA (- ssRNA) olanların enfeksiyon süreci incelendiğinde, replikasyonun başlaması için bazı spesifik biyokimyasal gereksinimler olduğu görülür. Bu gruptaki virüslerin replikasyon döngüsü ve yapısal organizasyonu ele alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Konak hücrede RNA'yı kalıp olarak kullanarak RNA sentezleyen bir enzim bulunmadığından, virüs kendi RNA-bağımlı RNA polimerazını virion içinde taşımak zorundadır.

Cevap

Negatif polariteli RNA virüsleri, konak hücrede bulunmayan RNA-bağımlı RNA polimeraz enzimini virion içerisinde taşımak zorundadır.
Negatif polariteli tek iplikli RNA (- ssRNA) genomu, hücredeki ribozomlar tarafından protein sentezi için şifre (mRNA) olarak algılanmaz. Ayrıca insan hücrelerinde RNA'dan RNA sentezleyen bir enzim (RdRp) bulunmadığı için, virüsün enfeksiyonu başlatabilmek adına bu enzimi virion içinde paketlenmiş olarak hücreye getirmesi zorunludur. Pozitif polariteli RNA virüsleri ise bu enzimi doğrudan genomlarından sentezletebildikleri için virion içinde taşımalarına gerek yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Genom polaritesinin belirlenmesi
Genom - ssRNA yapısındadır.
Negatif polariteli genomlar, hücre ribozomları tarafından doğrudan protein sentezi için okunamaz (mRNA özelliği taşımaz).
2
Konak hücre enzim kapasitesinin değerlendirilmesi
Ökaryotik hücrelerde RNA'yı kalıp kullanarak yeni bir RNA sentezleyen (RNA-bağımlı RNA polimeraz) enzim doğal olarak bulunmaz.
Hücredeki polimerazlar genellikle DNA-bağımlı (transkripsiyon için) veya DNA-bağımlı DNA polimeraz (replikasyon için) karakterindedir.
3
Biyokimyasal zorunluluğun analizi
Virüs, kendi genomunu mRNA'ya çevirebilmek için virion içerisinde hazır RNA-bağımlı RNA polimeraz taşımalıdır.
Bu enzim olmadan mRNA sentezi yapılamaz ve viral proteinler üretilemez.
4
Yapısal özelliklerin kontrolü
Helikal simetri + zarf yapısı = çevreye duyarlılık.
Zarfın lipit yapısı deterjan ve kurulukla kolayca bozulur, bu da enfektivite kaybına yol açar.

Anahtar Kavram

Negatif polariteli RNA virüslerinin replikasyon stratejisi ve virion içi enzim gereksinimi.

Daha Fazla Pratik

Farklı genom polaritesine sahip virüslerin (örn. dsRNA, ++ ssRNA, Retrovirus) replikasyon stratejilerini karşılaştıran bir tablo hazırlayınız.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 442Soru

3434 yaşında HIVHIV pozitif bir erkek hastada antiretroviral tedavi (ARTART) planlanmaktadır. Tedavi rejiminde yer alan nükleozid revers transkriptaz inhibitörleri (NRTINRTI), genel olarak konak hücre kinazları tarafından üç basamakta fosforillenerek aktif trifosfat formlarına dönüşürler. Ancak bu gruptaki bir ilaç, diğerlerinden farklı olarak nükleozid değil "nükleotid" yapısında olduğu için ilk fosforilasyon basamağına gereksinim duymaz. Bu özelliklere sahip olan ve HIVHIV tedavisinde yaygın olarak kullanılan antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tenofovir

Cevap

Tenofovir, nükleotid yapısında olması nedeniyle ilk fosforilasyon basamağına ihtiyaç duymayan tek NRTI ajanıdır.
Tenofovir, bir asiklik nükleozid fosfonat yani bir nükleotid analoğudur. Diğer NRTINRTI ajanları (Zidovudin, Lamivudin, Abakavir vb.) nükleozid yapısında oldukları için aktif hale gelmek için hücre içi kinazlar tarafından üç kez fosforillenmelidir. Tenofovir ise yapısal olarak monofosfat formuna benzer bir yapıya sahip olduğu için ilk fosforilasyon basamağını bypass eder ve sadece iki ek fosforilasyonla aktifleşir.

Adım Adım Çözüm

1
NRTI grubu ilaçların aktivasyon mekanizmasını hatırla.
Nükleozid analogları (Zidovudin, Lamivudin vb.) hücre içinde aktif trifosfat formuna dönüşmek için üç kez fosforillenmelidir.
Bu ilaçlar nükleozid yapısındadır ve nükleik asit sentezine katılabilmek için nükleotid (fosforillenmiş) formuna geçmek zorundadırlar.
2
Nükleozid ve nükleotid analogları arasındaki farkı ayırt et.
Tenofovir, yapısal olarak bir fosfat grubuna eşdeğer olan fosfonat grubu içerir (nükleotid analoğu).
Bu yapısal özellik, ilacın ilk fosforilasyon basamağını (nükleozid -> nükleotid monofosfat) atlamasını sağlar.
3
Verilen seçenekler içinden nükleotid yapısında olanı seç.
Tenofovir, bu gruptaki yegane nükleotid analoğudur.
Tenofovir, konak hücre kinazları tarafından sadece iki kez daha fosforillenerek aktif difosfat (aslında nükleozid trifosfat dengi) formuna dönüşür.

Anahtar Kavram

NRTI grubunda Tenofovir tek nükleotid analoğudur ve aktivasyon için ilk fosforilasyon basamağına ihtiyaç duymaz.

İpuçları

1
İlaçlardan biri nükleozid değil nükleotiddir.
2
Nükleotid analogları halihazırda bir fosfat grubu (veya dengini) içerdikleri için ilk aktivasyon adımını atlayabilirler.

Daha Fazla Pratik

Diğer bir nükleotid analoğu olan ve HBV tedavisinde kullanılan Adefovir'in özelliklerini de inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 443Soru

3232 yaşında, damar içi madde bağımlılığı öyküsü bulunan bir erkek hasta; son 1010 gündür giderek artan iştahsızlık, halsizlik ve idrar renginde koyulaşma şikayetleri ile başvurmuştur. Fizik muayenede yaygın ikter ve hassas hepatomegali saptanmıştır. Laboratuvar incelemelerinde ALT: 24502450 U/L ve AST: 19801980 U/L olarak ölçülmüştür. Yapılan serolojik testlerde HBsAgHBsAg (+), AntiHBcAnti-HBc IgMIgM (+), HBeAgHBeAg (+) ve AntiHDVAnti-HDV IgMIgM (+) saptanmıştır.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Akut HBV ve HDV ko-enfeksiyonu

Cevap

Akut HBV ve HDV ko-enfeksiyonu
Hastada saptanan HBsAgHBsAg pozitifliği ve özellikle yüksek titreli AntiHBcAnti-HBc IgMIgM pozitifliği, primer bir akut Hepatit B enfeksiyonunu kanıtlar. Bu tabloya eşlik eden AntiHDVAnti-HDV IgMIgM pozitifliği, her iki virüsün de hastaya aynı anda (veya çok kısa aralıkla) bulaştığını gösterir ki bu klinik duruma 'ko-enfeksiyon' adı verilir. Ko-enfeksiyon genellikle ağır bir akut hepatit tablosuna yol açsa da, kronikleşme oranı izole HBV enfeksiyonuna benzer şekilde düşüktür (%55 altı).

Adım Adım Çözüm

1
HBV serolojik belirteçlerini değerlendiriniz.
HBsAgHBsAg (+) ve AntiHBcAnti-HBc IgMIgM (+) olması, hastanın akut bir Hepatit B enfeksiyonu geçirdiğini gösterir.
Anti-HBc IgM, HBV enfeksiyonunun akut evresindeki en özgül göstergedir.
2
HDV belirteçlerini inceleyiniz.
AntiHDVAnti-HDV IgMIgM (+) saptanması, hastada aktif bir Hepatit Delta virüsü enfeksiyonu olduğunu gösterir.
Delta virüsü sadece HBV varlığında enfeksiyon yapabilir.
3
İki enfeksiyonun ilişkisini kurunuz.
Hem HBV hem de HDV'nin akut belirteçlerinin aynı anda pozitif olması 'ko-enfeksiyon' tablosuna işaret eder.
Eğer HBV kronik olsaydı (süper-enfeksiyon), Anti-HBc IgM negatif veya çok düşük titrede olurdu.

Anahtar Kavram

Hepatit B ve Delta ko-enfeksiyonu ile süper-enfeksiyonu arasındaki serolojik ayrım

İpuçları

1
Akut bir HBV enfeksiyonunun en güvenilir serolojik kanıtı Anti-HBc IgM pozitifliğidir.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 444Soru

AIDSAIDS tanısı ile takip edilen 4242 yaşında erkek hasta, son bir ay içerisinde giderek artan konuşma bozukluğu, kognitif fonksiyonlarda gerileme ve yürüme güçlüğü şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın çekilen kraniyal MRMR görüntülemesinde, serebral beyaz cevherde kontrast tutulumu ve belirgin ödem gözlenmeyen, asimetrik yerleşimli yaygın demiyelinizan lezyonlar saptanmıştır. Bu hastada progresif multifokal lökoensefalopatiye (PMLPML) neden olan etken virüsün yapısal özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarfsız (çıplak) kapsid yapısına ve dairesel çift iplikli DNADNA genomuna sahiptir.

Cevap

Progresif multifokal lökoensefalopatiye (PML) neden olan JC virüsü, zarfsız bir kapsid yapısına ve dairesel çift iplikli DNA genomuna sahiptir.
Doğru ifade, virüsün zarfsız (çıplak) bir kapsid yapısına sahip olduğunu ve genomunun dairesel çift iplikli DNADNA içerdiğini belirtmektedir. Bu özellikler JCJC virüsünün dahil olduğu PolyomaviridaePolyomaviridae ailesinin karakteristik özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun değerlendirilmesi
AIDSAIDS zemininde gelişen asimetrik demiyelinizan beyin lezyonları ve nörolojik defisitler progresif multifokal lökoensefalopati (PMLPML) tanısını düşündürür.
PMLPML, CD4+CD4+ hücre sayısı düşük hastalarda sık görülen bir fırsatçı enfeksiyondur.
2
Etken virüsün tanımlanması
PMLPML'ye neden olan etken PolyomaviridaePolyomaviridae ailesinden JCJC (JohnJohn CunninghamCunningham) virüsüdür.
JCJC virüsü oligodendrositleri enfekte ederek demiyelinizasyona yol açar.
3
Yapısal özelliklerin belirlenmesi
PolyomaviridaePolyomaviridae üyeleri zarfsızdır, ikosahedral simetriye sahiptir ve genomları dairesel çift iplikli DNADNA (dsDNAdsDNA)'dan oluşur.
Virüsün taksonomik sınıflandırması bu yapısal özellikleri gerektirir.

Anahtar Kavram

JC virüsü (Polyomaviridae) özellikleri: Zarfsız, ikosahedral, dairesel dsDNA.
Soru 445Soru

44 aylık bir bebekte kış aylarında ani başlayan ateş, öksürük ve hırıltılı solunum (wheezing) şikayetleri görülüyor. Fizik muayenede takipne, interkostal çekilmeler ve yaygın ince raller saptanarak bronşiyolit tanısı konuluyor. Bu klinik tabloya en sık yol açan viral etken ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zarflı bir virüstür ve yüzeyinde hemaglütinin/nöraminidaz aktivitesi bulunmaz.

Cevap

Vakadaki klinik tabloya en sık yol açan etken Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) olup, bu virüs zarflıdır ancak yüzeyinde hemaglütinin ve nöraminidaz aktiviteleri taşımaz.
Klinik belirtiler (hırıltılı solunum, takipne, ince raller) ve hastanın yaşı (44 aylık) tipik bir bronşiyolit tablosuna işaret eder. Bu tablonun en sık etkeni RSV'dir. RSV, negatif polariteli tek iplikli bir RNA virüsü olup zarflıdır; ancak yüzeyinde diğer birçok Paramyxovirus'un aksine hemaglütinin ve nöraminidaz proteinlerini/aktivitelerini barındırmaz. Sadece GG (attachment) ve FF (fusion) proteinlerine sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu analiz etme
44 aylık bebekte kışın gelişen bronşiyolit tablosunun en sık etkeni RSV'dir.
RSV, özellikle süt çocukluğu döneminde viral alt solunum yolu enfeksiyonlarının (bronşiyolit ve pnömoni) bir numaralı etkenidir.
2
Etkenin virolojik özelliklerini hatırlama
RSV, Paramyxoviridae düzeni içerisinde yer alan, negatif polariteli, tek iplikli RNA genomuna sahip, zarflı bir virüstür.
Sınıflandırma ve yapısal özellikler, virüsün biyolojik davranışını belirler.
3
Spesifik yüzey glikoproteinlerini değerlendirme
RSV'nin yüzeyinde füzyon (FF) ve tutunma (GG) proteinleri bulunur; ancak hemaglütinin (HH) ve nöraminidaz (NN) yoktur.
Bu özellik RSV'yi İnfluenza (Orthomyxo) ve diğer bazı Paramyxoviruslardan ayıran kritik bir farktır.

Anahtar Kavram

Respiratuar Sinsityal Virüs (RSV) yapısal özellikleri ve klinik önemi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 446Soru

Virüslerin biyolojik özelliklerine göre, bazı RNA virüsleri genomlarını doğrudan mesajcı RNA (mRNA) olarak kullanarak protein sentezini başlatabilirken, bazıları konak hücrenin bu işi yapacak enzimi bulunmadığı için mRNA sentezleyebilmek amacıyla virionlarında hazır enzim taşımak zorundadır.

Buna göre, aşağıdaki virüslerden hangisinin konak hücre içinde enfeksiyonu başlatabilmek için 'RNA bağımlı RNA polimeraz' (RdRp) enzimini beraberinde virion içinde taşıması gerekmez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Poliovirüs

Cevap

Poliovirüs, genomu pozitif polariteli tek iplikli RNA (+ssRNA) olduğu ve doğrudan mRNA olarak işlev görebildiği için virion içerisinde RNA bağımlı RNA polimeraz taşımasına ihtiyaç duymaz.
Pozitif polariteli tek iplikli RNA (+ssRNA) virüsleri (örneğin Poliovirüs, Hepatit A, Rinovirüs), hücreye girdiklerinde genomlarını doğrudan bir mesajcı RNA (mRNA) gibi kullanabilirler. Bu virüsler, ihtiyaç duydukları RNA bağımlı RNA polimeraz (RdRp) enzimini, genomları üzerinden konak hücre ribozomlarında ilk aşamada sentezlettikleri için virion yapısında bu enzimi taşımak zorunda değildirler.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki virüslerin genom yapılarını ve polaritelerini belirleyin.
İnfluenza, Kuduz ve Kızamık (-ssRNA); Rotavirüs (dsRNA); Poliovirüs (+ssRNA) genomuna sahiptir.
Virüslerin replikasyon stratejisi nükleik asit tipine bağlıdır.
2
Konak hücrenin RNA'dan RNA sentezleme (RNA bağımlı RNA polimeraz) yeteneği olup olmadığını değerlendirin.
Ökaryotik hücrelerde RNA'yı şablon kullanarak yeni RNA sentezleyen bir enzim bulunmaz.
Bu durum, RNA virüslerinin kendi polimerazlarını sağlaması gerektiği anlamına gelir.
3
Hangi genom tipinin doğrudan mRNA olarak kullanılabileceğini saptayın.
Sadece pozitif polariteli tek iplikli RNA (+ssRNA) genomları (Retrovirüsler hariç) doğrudan mRNA olarak ribozomlarda okunabilir.
Negatif polariteli ve çift iplikli RNA'lar önce mRNA'ya dönüştürülmelidir, bu da virion içinde hazır polimeraz bulunmasını zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Baltimore Sınıflandırması ve Viral Replikasyon Kinetiği
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 447Soru

5454 yaşında, 66 ay önce renal transplantasyon yapılmış ve takrolimus ile mikofenolat mofetil içeren yoğun bir immünsupresif protokol altında olan erkek hasta, son 44 aydır devam eden hafif karaciğer enzim yüksekliği (ALT:92 U/LALT: 92 \text{ U/L}, AST:74 U/LAST: 74 \text{ U/L}) nedeniyle karaciğer polikliniğine başvuruyor. Hastanın serolojik taramasında şu sonuçlar elde ediliyor:

ParametreSonuç
HBsAgHBsAgNegatif
AntiHBsAnti-HBsPozitif (>100 mIU/mL>100 \text{ mIU/mL})
AntiHBc IgGAnti-HBc \text{ IgG}Pozitif
AntiHCVAnti-HCVNegatif
AntiHIVAnti-HIVNegatif
AntiHAV IgGAnti-HAV \text{ IgG}Pozitif

Yapılan karaciğer biyopsisinde orta dereceli portal inflamasyon ve evre 22 fibrozis saptanıyor. Bu hastada mevcut kronik hepatit tablosuna yol açan olası etkenin tanısını koymak için en duyarlı yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum veya dışkıda HEV RNA araştırılması

Cevap

İmmünsupresif hastalarda kronikleşme potansiyeli olan Hepatit E virüsü (HEV) enfeksiyonunun tanısında en duyarlı yöntem serum veya dışkıda HEV RNA araştırılmasıdır.
Hepatit E virüsü (HEV) normal popülasyonda akut seyreden ve fekal-oral yolla bulaşan bir etken olsa da, solid organ transplantasyonu gibi immünsupresif durumlarda kronik hepatite ve fibrozise yol açabilir. Bu hastalarda immün yanıt baskılandığı için antikor bazlı testler (Anti-HEV IgM/IgG) genellikle negatif sonuç verir. Bu nedenle, nükleik asit amplifikasyon testleri (PCR ile HEV RNA saptanması) kronik HEV tanısında en duyarlı ve gerekli yöntemdir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tablonun analiz edilmesi
Organ transplantasyonu yapılmış ve yoğun immünsupresyon alan bir hastada persistan karaciğer enzim yüksekliği mevcuttur.
Bu profil, kronik viral hepatit veya ilaç toksisitesi açısından yüksek şüphe uyandırır.
2
Mevcut serolojik verilerin yorumlanması
HBV (HBsAg negatif, Anti-HBs pozitif) ve HAV bağışıklığı mevcuttur; HCV serolojisi negatiftir.
Klasik hepatit etkenlerinin (HBV, HAV) dışlandığı görülmektedir.
3
Hepatit E virüsünün (HEV) immünsupresiflerdeki davranışının değerlendirilmesi
HEV, özellikle solid organ transplant alıcılarında kronikleşebilir ve karaciğer sirozuna ilerleyebilir.
HEV genellikle akut seyretse de transplant alıcıları önemli bir istisnadır.
4
Tanı yönteminin belirlenmesi
İmmünsupresiflerde antikor (Anti-HEV IgM/IgG) üretimi yetersiz kalabileceği için moleküler testler (NAT/PCR) zorunludur.
Antikor testleri bu popülasyonda duyarlı değildir; HEV RNA tanıda altın standarttır.

Anahtar Kavram

Hepatit E virüsü (HEV), bağışıklığı baskılanmış bireylerde (özellikle transplant hastalarında) kronik hepatit tablosuna yol açabilir ve bu durumda antikor testleri güvenilmez olduğundan nükleik asit testleri (HEV RNA) tanıda tercih edilmelidir.

Daha Fazla Pratik

İmmünsupresif hastalarda HEV enfeksiyonunun kronikleşmesi durumunda kullanılan antiviral tedavi seçeneklerini (örneğin ribavirin) gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 448Soru

Pozitif polariteli, tek iplikli RNA (++ ssRNA) genomuna sahip olan Togaviridae ve Flaviviridae aileleri, replikasyon stratejileri ve protein sentez mekanizmaları açısından karşılaştırıldığında; Togaviridae üyelerini Flaviviridae üyelerinden ayıran ve yapısal proteinlerin sentezinde gözlenen temel özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapısal proteinlerin, genomun bir kısmından sentezlenen "subgenomik mRNA" (26S26S mRNA) aracılığıyla transle edilmesi

Cevap

Yapısal proteinlerin, genomun bir kısmından sentezlenen "subgenomik mRNA" (26S26S mRNA) aracılığıyla transle edilmesi
Togaviridae ailesi üyeleri (özellikle Alphavirus cinsi), replikasyon döngüleri sırasında genomlarından daha kısa olan bir mRNA türü sentezlerler. Bu moleküle 'subgenomik mRNA' (26S26S mRNA) denir. Yapısal olmayan proteinler (replikaz kompleksi) doğrudan tam boy genomdan transle edilirken, kapsid ve zarf proteinleri gibi yapısal proteinler bu subgenomik mRNA üzerinden transle edilir. Bu durum, virüsün yapısal protein sentezini yapısal olmayan protein sentezinden miktar ve zamanlama olarak ayırmasına olanak tanır.

Adım Adım Çözüm

1
Virüs ailelerinin genom tiplerini belirle
Hem Togaviridae hem de Flaviviridae pozitif polariteli tek iplikli RNA (++ ssRNA) genomuna sahiptir.
Her iki ailenin temel genetik materyal yapısını anlamak için gereklidir.
2
Flaviviridae ailesinin translasyon stratejisini hatırla
Flaviviridae üyelerinde tüm genom tek bir açık okuma çerçevesi (ORF) içerir ve tek bir büyük poliprotein sentezlenir.
Karşılaştırma yapmak için bir tarafın mekanizmasını netleştirmek gerekir.
3
Togaviridae ailesinin translasyon stratejisini hatırla
Togaviridae üyelerinde yapısal olmayan proteinler genomdan (55' ucu), yapısal proteinler ise replikasyon sırasında sentezlenen subgenomik mRNA'dan (33' ucu) sentezlenir.
Soruda istenen ayırt edici özelliği belirlemek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Togaviridae (Alphavirus) replikasyonunda subgenomik mRNA kullanımı

Daha Fazla Pratik

Flaviviridae ve Togaviridae ailelerinin yüzey glikoproteinlerinin sentez sonrası modifikasyonlarını (ER/Golgi kullanımı) inceleyiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 449Soru

Viral aşıların yapısal özellikleri, üretim teknolojileri ve konakta oluşturdukları immünolojik yanıt mekanizmaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canlı atenüe viral aşılar, antijenlerin hem MHCIMHC-I hem de MHCIIMHC-II yoluyla sunulmasını sağlayarak hümoral yanıtın yanı sıra güçlü bir sitotoksik T hücre (CD8+CD8+) yanıtı oluştururlar.

Cevap

Canlı atenüe viral aşıların hem MHCIMHC-I hem de MHCIIMHC-II yolaklarını kullanarak güçlü bir hümoral ve sitotoksik bağışıklık oluşturduğu bilgisi doğrudur.
Canlı atenüe aşılar, zayıflatılmış virüsün konak hücrelerini enfekte etmesi ve hücre içinde çoğalması esasına dayanır. Bu süreçte viral proteinler hücre içinde üretildiği için (endojen antijen), MHCIMHC-I molekülleri aracılığıyla sitotoksik T hücrelerine (CD8+CD8+) sunulurlar. Aynı zamanda hücre dışına salınan veya parçalanan virüsler, APC'ler tarafından yakalanarak eksojen yolak ile MHCIIMHC-II üzerinden sunulur. Bu durum hem güçlü bir antikor (hümoral) hem de hücresel yanıtın oluşmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Aşı türlerinin (canlı, inaktive, rekombinant) genel özelliklerini değerlendir.
Canlı aşılar konakta replike olurken, inaktive ve rekombinant aşılar replike olamaz.
Replike olan virüsler hücre içi protein sentezi başlatır.
2
Antijen sunum mekanizmalarını aşı türleri ile eşleştir.
Hücre içinde sentezlenen (endojen) proteinler MHCIMHC-I ile CD8+CD8+ hücrelere, dışarıdan alınan (eksojen) antijenler MHCIIMHC-II ile CD4+CD4+ hücrelere sunulur.
Canlı aşılar her iki yolu da kullanırken, inaktive aşılar baskın olarak eksojen yolu kullanır.
3
Seçeneklerdeki virüs sınıflandırma ve aşı içeriği bilgilerini doğrula.
Hepatit B (rekombinant), Kuduz (inaktive), Kızamıkçık (RNA virüsü) bilgilerine göre yanlışları ele.
TUS sınavında virüslerin nükleik asit tipleri ve aşı üretim yöntemleri temel bilgi basamaklarıdır.

Anahtar Kavram

Canlı aşılar, viral replikasyon sayesinde antijenleri endojen yolak üzerinden MHCIMHC-I molekülleri ile sunarak güçlü bir sitotoksik T hücre yanıtı oluşturur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 450Soru

AIDS tanısıyla izlenen ve CD4+CD4^+ T lenfosit düzeyi 50/mm350/mm^3’ün altında olan bir hastada, görme kaybı şikayetiyle başvurusu üzerine sitomegalovirüs (CMVCMV) retiniti tanısı konulmuştur. Tedavi amacıyla başlanan ve viral DNADNA polimeraz enzimini, pirofosfat bağlanma bölgesine doğrudan bağlanarak (viral kinazlarca aktivasyon gerektirmeden) inhibe eden antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Foskarnet

Cevap

Viral DNA polimerazı pirofosfat bağlanma bölgesinden doğrudan inhibe eden ve aktivasyon gerektirmeyen ilaç Foskarnet'tir.
Doğru yanıt olan ilaç, bir pirofosfat analoğudur. Viral DNADNA polimeraz enzimindeki pirofosfat bağlanma bölgesine doğrudan bağlanarak enzim aktivitesini durdurur. En önemli avantajı, asiklovir veya gansiklovir gibi nükleozid analoglarının aksine, viral enzimler tarafından fosforillenmeye (aktivasyona) ihtiyaç duymamasıdır. Bu özelliği sayesinde kinaz mutasyonu gelişmiş dirençli suşlarda da etkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik tabloyu değerlendir.
Hastada AIDS zemininde gelişen ağır immünsupresyon (CD4<50CD4 < 50) ve buna bağlı gelişen CMV retiniti tablosu mevcuttur.
Tedavi seçeneklerini CMV'ye etkili ilaçlar (Gansiklovir, Foskarnet, Sidofovir) ile sınırlandırmak için gereklidir.
2
İlacın etki mekanizmasını analiz et.
Viral DNA polimerazın pirofosfat bağlanma bölgesine doğrudan bağlanma ve viral kinaz aktivasyonu gerektirmeme özellikleri belirlenir.
Bu özellik pirofosfat analoglarına (Foskarnet) özgüdür.
3
Doğru ajanı seçenekler arasından seç.
Mekanizmaya uyan tek seçenek olan Foskarnet işaretlenir.
Gansiklovir nükleozid analoğudur ve aktivasyon (fosforilasyon) gerektirir; Sidofovir ise nükleotiddir.

Anahtar Kavram

Foskarnet, pirofosfat analoğu olup viral kinaz (örn. CMVCMV için UL97UL97 veya HSVHSV için Timidin Kinaz) aktivasyonuna ihtiyaç duymadan viral DNADNA polimerazı inhibe eder.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 451Soru

İnsan Papillomavirüs (HPV) enfeksiyonlarında, özellikle yüksek riskli tiplerde (Tip16Tip 16 ve 1818) gözlenen malign transformasyon süreci, viral erken (early) gen ürünlerinin konak hücre döngüsü düzenleyicileri ile olan etkileşimine dayanır. Bu süreçte rol oynayan HPV onkoproteinleri ve hücresel hedefleri hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: E6 proteininin p53 proteinine bağlanarak proteazomal yıkımını indüklemesi

Cevap

E6 proteininin p53 proteinine bağlanarak proteazomal yıkımını indüklemesi
Yüksek riskli HPV tiplerinde E6 onkoproteini, konak hücrenin p53 proteinine bağlanarak onun ubikitinlenmesini ve proteazomlar aracılığıyla parçalanmasını sağlar. Bu durum hücrenin DNA hasarına yanıt olarak apoptoza gitmesini engeller ve malign transformasyona zemin hazırlar.

Adım Adım Çözüm

1
HPV'nin onkojenik proteinlerini belirle.
Yüksek riskli HPV tiplerinde (16, 18) transformasyondan sorumlu temel proteinler E6 ve E7'dir.
Bu proteinler hücre döngüsü kontrol noktalarını (G1/S) devre dışı bırakır.
2
E6 proteininin etkisini analiz et.
E6, p53 tümör supresör proteinine bağlanır ve yıkımını indükler.
p53 yıkımı, DNA hasarı durumunda apoptozun engellenmesine yol açar.
3
E7 proteininin etkisini analiz et.
E7, pRb proteinine bağlanarak E2F transkripsiyon faktörünün serbest kalmasını sağlar.
E2F'nin serbest kalması, hücrenin kontrolsüz bir şekilde S fazına girmesini tetikler.

Anahtar Kavram

HPV E6-p53 ve E7-pRb Etkileşimleri
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 452Soru

Viral aşıların yapısal özellikleri, immünolojik etki düzenekleri ve klinik uygulama prensipleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnaktive viral aşılar, canlı atenüe aşılara kıyasla MHCMHC Sınıf II yolunu daha etkin kullanarak daha güçlü ve kalıcı bir sitotoksik T hücre (CD8+CD8^+) yanıtı oluştururlar.

Cevap

İnaktive viral aşıların canlı aşılara göre daha güçlü bir sitotoksik T hücre yanıtı oluşturduğu ifadesi yanlıştır; çünkü bu yanıt için endojen antijen sunumu (MHCMHC Sınıf II) gereklidir ve bu özellik canlı aşılara özgüdür.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır çünkü inaktive viral aşılar vücutta çoğalamazlar. Hücre dışından alınan (eksojen) antijenler olarak kabul edilirler ve MHCMHC Sınıf IIII molekülleri ile sunularak temel olarak CD4+CD4^+ T yardımcı hücrelerini ve takiben antikor yanıtını (hümoral bağışıklık) uyarırlar. Güçlü ve kalıcı bir sitotoksik T hücre (CD8+CD8^+) yanıtı için antijenin hücre içinde sentezlenmesi ve MHCMHC Sınıf II üzerinden sunulması gerekir ki bu durum canlı atenüe aşılara özgüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Aşı türlerini ve üretim teknolojilerini değerlendirin.
Hepatit B (rekombinant), KKK/Suçiçeği (canlı), HPV (VLP), Hepatit A/Kuduz (inaktive) aşılarının tanımları doğrudur.
Seçeneklerdeki aşı sınıflandırmalarının doğruluğunu teyit etmek.
2
Antijen sunum yollarını (processing) analiz edin.
Canlı aşılar endojen (MHC-I), inaktive aşılar eksojen (MHC-II) yolu kullanır.
Hangi aşı tipinin hangi T hücre grubunu (CD4+CD4^+ vs CD8+CD8^+) uyardığını belirlemek.
3
Hücresel ve hümoral bağışıklık farklarını karşılaştırın.
İnaktive aşıların CD8+ sitotoksik T hücre yanıtını canlı aşılardan daha iyi uyardığı bilgisi immunolojik gerçeklerle çelişmektedir.
Soru kökünde istenen yanlış ifadeyi saptamak.

Anahtar Kavram

Viral aşıların immünobiyolojisi: Canlı atenüe aşılar doğal enfeksiyonu taklit ederek endojen yol (MHCMHC II) ile güçlü hücresel bağışıklık sağlarken, inaktive/subunit aşılar eksojen yol (MHCMHC IIII) ile temel olarak hümoral bağışıklık sağlarlar.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 453Soru

Prionlar tarafından oluşturulan nörodejeneratif hastalıklarda, enfeksiyöz ajanın standart dezenfeksiyon yöntemlerine yüksek direnç göstermesi ve beyin dokusunda karakteristik spongiform (süngerimsi) değişikliklere yol açması beklenir. Bu ajanların, bilinen virüslerden farklı olarak nükleik asit içermediği ve konakçıda inflamatuar bir yanıt tetiklemediği bilinmektedir. Prion hastalıklarının patogenezinde gözlenen ve ajanın proteazlara karşı direnç kazanarak agregat oluşturmasından sorumlu olan temel biyokimyasal değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Normal hücresel proteinin (PrPCPrP^C) konformasyonel değişikliğe uğrayarak zengin β\beta-tabakalı yapıya (PrPScPrP^{Sc}) dönüşmesi

Cevap

Normal hücresel proteinin (PrPCPrP^C) konformasyonel değişikliğe uğrayarak zengin β\beta-tabakalı yapıya (PrPScPrP^{Sc}) dönüşmesi
Prion hastalıklarında (örneğin CJD), normalde sinir hücre yüzeylerinde bulunan hücresel prion proteini (PrPCPrP^C), bilinmeyen bir nedenle veya mutasyon etkisiyle yapısal bir değişikliğe uğrar. Bu değişiklik sırasında proteinin ikincil yapısındaki α\alpha-heliks yapıları azalırken, β\beta-tabakalı (beta-sheet) yapılar baskın hale gelir. Bu yeni form (PrPScPrP^{Sc}), proteaz enzimlerine karşı dirençlidir, suda çözünmez ve sinir sisteminde birikerek hücre ölümüne yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Normal ve patolojik prion proteinlerinin yapılarını karşılaştır.
Normal protein (PrPCPrP^C) α\alpha-heliks yapısındadır ve suda çözünür. Patolojik protein (PrPScPrP^{Sc}) ise β\beta-tabaka yapısındadır.
Patogenezin temelini bu yapısal dönüşüm oluşturur.
2
Yapısal değişikliğin fiziksel sonuçlarını değerlendir.
β\beta-tabakalı yapı proteinin proteazlara direnç kazanmasına, çözünmez hale gelmesine ve beyinde agregatlar oluşturmasına neden olur.
Hastalığın nörodejeneratif seyri ve spongiform değişikliklerin nedeni bu dirençli protein birikimidir.

Anahtar Kavram

Prion hastalıkları, proteinlerin yanlış katlanması (misfolding) sonucu oluşan konformasyonel hastalıklardır.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 454Soru

5252 yaşında kronik Hepatit C (HCVHCV) tanısı ile takip edilen bir hastanın tedavi planına, viral replikasyon döngüsünde NS5BNS5B RNARNA bağımlı RNARNA polimeraz enzimini nükleotid analoğu olarak kompetitif şekilde inhibe eden bir ajan eklenmiştir. Bu hastada kullanılan antiviral ilaç aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sofosbuvir

Cevap

Sofosbuvir, Hepatit C virüsünün NS5BNS5B RNARNA bağımlı RNARNA polimeraz enzimini nükleotid analoğu olarak inhibe eden bir ilaçtır.
Sofosbuvir, Hepatit C virüsünün replikasyonunda kritik bir enzim olan NS5BNS5B RNARNA bağımlı RNARNA polimerazı nükleotid analoğu olarak kompetitif şekilde inhibe eder. Bu özelliği sayesinde viral RNARNA zincirine dahil olur ve sentezin durmasına (zincir sonlanması) yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik durumunu ve hedeflenen virüsü tanımlayın.
Hasta kronik Hepatit C (HCVHCV) enfeksiyonuna sahiptir ve tedavi için doğrudan etkili bir antiviral (DAADAA) gerekmektedir.
HCV, pozitif polariteli bir RNARNA virüsüdür ve replikasyonu için spesifik viral enzimlere ihtiyaç duyar.
2
Belirtilen etki mekanizmasına (NS5BNS5B inhibisyonu ve nükleotid analoğu olma) uyan ilacı belirleyin.
Sofosbuvir, bir üridin nükleotid analoğu prodrogudur ve NS5BNS5B RNARNA bağımlı RNARNA polimerazı hedef alarak zincir sonlanmasına neden olur.
Nükleotid/nükleozid analogları, gerçek nükleotidlerle yarışarak sentezlenen RNARNA zincirine dahil olurlar.
3
Diğer seçeneklerdeki ilaçların mekanizmalarını ve hedef virüslerini ayırt edin.
Dasabuvir nükleozid dışı bir NS5BNS5B inhibitörüdür; Daclatasvir NS5ANS5A inhibitörüdür; Grazoprevir NS3/4ANS3/4A proteaz inhibitörüdür; Telbivudin ise bir HBVHBV ilacıdır.
HCV ilaçları (DAA'lar) etki ettikleri proteinlere göre (NS3/4ANS3/4A, NS5ANS5A, NS5BNS5B) sınıflandırılır.

Anahtar Kavram

Hepatit C tedavisinde kullanılan doğrudan etkili antivirallerin (DAADAA) etki mekanizmaları ve hedef proteinleri.

Daha Fazla Pratik

HCV genotip 1 tedavisinde kullanılan üçlü kombinasyon rejimlerini (örn. Viekira Pak: Ombitasvir, Paritaprevir, Ritonavir ve Dasabuvir) ve her bir bileşenin mekanizmasını inceleyin.
Tahmini Süre:50s
Soru 455Soru

28 yaşında bir kadın hasta, gövdesinde ve kollarında 2-4 mm çapında, inci benzeri parlaklıkta, merkezinde belirgin göbeklenme (umbilikasyon) bulunan çok sayıda papüler lezyon nedeniyle dermatoloji polikliniğine başvuruyor. Lezyonun histopatolojik incelemesinde keratinositler içinde 'Henderson-Patterson cisimcikleri' olarak bilinen geniş, eozinofilik sitoplazmik inklüzyonlar saptanıyor.

Bu klinik tabloya neden olan virüs ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Viral replikasyonu konak hücrenin sitoplazmasında gerçekleşen, kompleks yapılı bir DNA virüsüdür.

Cevap

Molluscum contagiosum virüsü, Poxviridae ailesine ait, kompleks yapılı, zarflı ve replikasyonu sitoplazmada gerçekleşen bir DNA virüsüdür.
Doğru seçenek olan ifade, Poxviridae ailesinin ayırt edici özelliklerini yansıtır. Molluscum contagiosum, karakteristik umbilike papüller ve eozinofilik sitoplazmik inklüzyonlar (Henderson-Patterson cisimcikleri) ile tanınır. Bu aileye mensup virüsler, DNA virüsleri arasında istisnai olarak sitoplazmada replike olurlar çünkü replikasyon için gerekli proteinleri (özellikle DNA bağımlı RNA polimeraz) kendi genomlarında kodlarlar. Ayrıca kompleks (tuğla benzeri) bir yapıya ve zarfa sahiptirler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
İnci benzeri, göbekli (umbilike) papüller ve histopatolojide Henderson-Patterson cisimcikleri saptanması.
Bu bulgular tipik olarak Molluscum contagiosum enfeksiyonunu işaret eder.
2
Etkenin sınıflandırılması
Molluscum contagiosum virüsü Poxviridae ailesinin bir üyesidir.
Poxviridae ailesi, insanlarda enfeksiyon yapan en büyük ve en kompleks virüsleri içerir.
3
Yapısal özelliklerin eşleştirilmesi
Poxvirüsler; çift iplikli lineer DNA genomuna, kompleks simetriye (tuğla şeklinde), zarf yapısına ve sitoplazmik replikasyon özelliğine sahiptir.
DNA virüslerinin çoğu nükleusta replike olurken, Poxvirüsler kendi enzimlerini (DNA bağımlı RNA polimeraz gibi) taşıdıkları için sitoplazmada replike olabilirler.

Anahtar Kavram

Poxviridae ailesinin (Molluscum contagiosum dahil) yapısal ve replikasyon özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Poxvirüslerin sitoplazmada replike olmasını sağlayan temel enzimatik mekanizmaları ve diğer DNA virüslerinden farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 456Soru

Viral aşıların üretim teknolojisi, antijenin antijen sunan hücre (APC) tarafından işlenme yolağını ve buna bağlı olarak tetiklenen TT lenfosit yanıtının niteliğini belirler.

Bir hastada profesyonel APC'lerin sitozolündeki peptidleri endoplazmik retikulum lümenine taşımaktan sorumlu olan 'Transporter associated with Antigen Processing' (TAP) kompleksinin fonksiyonel kaybına yol açan genetik bir mutasyon saptanmıştır. Bu mutasyon varlığında, aşağıdaki viral aşılardan hangisinin uygulanmasıyla elde edilecek antijene özgü sitotoksik TT lenfosit (CD8+CD8^+) aktivasyonu en belirgin düzeyde sekteye uğrar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Canlı atenüe kabakulak aşısı

Cevap

Canlı atenüe kabakulak aşısı
Canlı atenüe aşılar (örneğin kabakulak aşısı), konak hücresine girip replike oldukları için antijenik proteinleri sitozolde sentezlenir. Bu proteinler proteozomal yıkıma uğradıktan sonra, MHC sınıf I moleküllerine yüklenebilmek için TAP kompleksi aracılığıyla endoplazmik retikuluma taşınmak zorundadır. TAP defekti, bu endojen yolağın işlemesini ve dolayısıyla CD8+CD8^+ sitotoksik T hücresi aktivasyonunu doğrudan ve en ağır şekilde engeller.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde sunulan aşıların biyolojik tiplerini ve replikasyon yeteneklerini belirlemek.
Kabakulak aşısı canlı atenüe (replike olan); Hepatit A, Salk ve HPV aşıları inaktive/subunit (replike olmayan); Hepatit B ise rekombinant (replike olmayan) yapıdadır.
Aşının canlı veya inaktive olması, antijenin APC içinde 'endojen' mi yoksa 'eksojen' mi işleneceğini belirler.
2
TAP (Transporter associated with Antigen Processing) protein kompleksinin hücresel görevini hatırlamak.
TAP, sitozolde proteozomlar tarafından parçalanan endojen protein peptidlerini MHC sınıf I molekülleriyle birleşmek üzere endoplazmik retikulum (ER) lümenine taşır.
CD8+CD8^+ sitotoksik T hücrelerini uyarmak için antijenin MHC sınıf I üzerinde sunulması şarttır.
3
Aşı tipi ile immün yolak arasındaki bağlantıyı kurmak.
Canlı aşılar konak hücresinde replike olduklarından proteinleri sitozolde sentezlenir (endojen antijen). Bu süreç, sitozolden ER'ye peptid transportu için TAP'a bağımlıdır.
Replike olmayan aşılar (inaktive/subunit) fagositoz yoluyla dışarıdan alınır (eksojen) ve TAP-bağımsız olan MHC sınıf II yolağını kullanır.
4
TAP defektinin klinik sonucunu aşı bağlamında analiz etmek.
TAP fonksiyonu yoksa, canlı aşıların (örn. kabakulak) ürettiği antijenler MHC sınıf I ile sunulamaz ve bu aşılara özgü güçlü CD8+CD8^+ yanıtı gelişemez.
Canlı aşıların en karakteristik immünolojik avantajı olan endojen yolak aktivasyonu, TAP'ın yokluğunda tamamen tıkanır.

Anahtar Kavram

Canlı atenüe viral aşılar, hücre içi replikasyon sayesinde endojen antijen sunum yolağını (MHC-I/TAP/CD8+) tetiklerken; inaktive aşılar eksojen yolak (MHC-II/CD4+) üzerinden etki gösterir.

Alternatif Yöntem

İmmünolojik yolağı hızlıca hatırlamak için 'Canlı-İç-Bir-Sekiz' (Canlı aşı-Hücre içi replikasyon-MHC I-CD8+CD8^+) ve 'İnaktive-Dış-İki-Dört' (İnaktive aşı-Hücre dışı alım-MHC II-CD4+CD4^+) kodlaması kullanılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 457Soru

Bilinen HBsAgHBsAg taşıyıcılığı olan 4242 yaşında erkek hasta, son bir haftadır gelişen sarılık, halsizlik ve sağ üst kadran ağrısı şikayetleriyle başvuruyor. Laboratuvar incelemesinde ALT:1850 U/LALT: 1850 \text{ U/L} ve AST:1620 U/LAST: 1620 \text{ U/L} saptanıyor. Bu hastada mevcut tablonun Hepatit D virüsü (HDVHDV) süperenfeksiyonuna bağlı olduğunu destekleyen en olası serolojik profil aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HBsAgHBsAg (+), AntiHBc IgGAnti-HBc \text{ IgG} (+), AntiHDV IgMAnti-HDV \text{ IgM} (+)

Cevap

HBsAgHBsAg (+), AntiHBc IgGAnti-HBc \text{ IgG} (+), AntiHDV IgMAnti-HDV \text{ IgM} (+) serolojik profili HDV süperenfeksiyonu ile uyumludur.
Doğru seçenekte belirtilen profil, hastanın kronik bir Hepatit B taşıyıcısı olduğunu (HBsAgHBsAg pozitif, AntiHBc IgGAnti-HBc \text{ IgG} pozitif) ve üzerine yeni bir Hepatit D enfeksiyonunun eklendiğini (AntiHDV IgMAnti-HDV \text{ IgM} pozitif) gösterir. HDV süperenfeksiyonu, kronik HBV hastalarında siroz ve karaciğer yetmezliği riskini belirgin şekilde artıran ağır bir klinik tablodur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın temel durumunu belirle
Hasta bilinen bir HBsAgHBsAg taşıyıcısıdır (Kronik HBV).
Süperenfeksiyon ayrımı için hastanın başlangıçtaki HBV durumu kritiktir.
2
Akut kliniği değerlendir
Yüksek transaminazlar (ALT/AST>1000ALT/AST > 1000) akut bir hepatit atağını gösterir.
Kronik bir taşıyıcıda aniden gelişen bu tablo HDV süperenfeksiyonunu düşündürür.
3
Ko-enfeksiyon ve Süperenfeksiyon ayrımı yap
Süperenfeksiyonda AntiHBc IgGAnti-HBc \text{ IgG} pozitifken, ko-enfeksiyonda AntiHBc IgMAnti-HBc \text{ IgM} pozitiftir.
Süperenfeksiyon zaten kronik HBV'si olan birinde gerçekleştiği için HBV'ye karşı IgM yanıtı beklenmez.

Anahtar Kavram

Hepatit D virüsü enfeksiyon tiplerinin (ko-enfeksiyon vs süperenfeksiyon) serolojik ayrımı.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 458Soru

Prion hastalıklarının (örneğin Creutzfeldt-Jakob hastalığı) patogenezi, biyokimyasal özellikleri ve oluşturdukları patolojik değişiklikler incelendiğinde, bu ajanlarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Enfeksiyöz prion proteini (PrPscPrP^{sc}), normal hücresel proteinden (PrPcPrP^c) daha yüksek oranda β\beta-pileli tabaka yapısı içerir.

Cevap

Enfeksiyöz prion proteininin (PrPscPrP^{sc}), normal hücresel proteinden (PrPcPrP^c) farkı, ikincil yapısında çok daha yüksek oranda β\beta-pileli tabaka içermesi ve bu sayede proteazlara dirençli, agregasyon eğilimli hale gelmesidir.
Prion hastalıklarında (CJD, Kuru vb.) anahtar olay, normal hücresel prion proteininin (PrPcPrP^c) konformasyonel bir değişikliğe uğrayarak enfeksiyöz forma (PrPscPrP^{sc}) dönüşmesidir. Bu dönüşüm sırasında proteinin birincil yapısı (aminoasit dizisi) değişmezken, ikincil yapısındaki α\alpha-heliks içeriği azalır ve β\beta-pileli tabaka içeriği belirgin şekilde artar. Bu yapısal değişim, proteinin proteazlara (Proteinaz K) direnç kazanmasına, çözünmez hale gelmesine ve nöronlarda birikerek süngerimsi dejenerasyona yol açmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Prionların yapısal bileşenlerini analiz et.
Prionlar sadece protein içerir, nükleik asit (DNA veya RNA) barındırmazlar.
Bu özellik, onları virüslerden ayıran en temel biyokimyasal farktır.
2
Hücresel (PrPcPrP^c) ve enfeksiyöz (PrPscPrP^{sc}) formları karşılaştır.
Hücresel form α\alpha-heliks zengini ve proteaza duyarlıdır; enfeksiyöz form ise β\beta-tabaka zengini ve proteaza dirençlidir.
Hastalık süreci, proteinin yanlış katlanarak β\beta-yapısına dönüşmesiyle tetiklenir.
3
Klinik ve patolojik yanıtı değerlendir.
Konakçıda antikor yanıtı veya inflamasyon (BOS'ta hücre artışı vb.) oluşmaz.
Patojen proteinin aminoasit dizisi konakçı proteiniyle aynı olduğu için bağışıklık sistemi tarafından 'yabancı' olarak algılanmaz.

Anahtar Kavram

Prion hastalıklarında patogenezin temeli, proteinin ikincil yapısındaki α\alpha-heliks formunun enfeksiyöz β\beta-pileli tabaka formuna dönüşmesidir.
ÖncekiSayfa 23 / 23
Viroloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 23 | Examkin