Hematoloji ve Onkoloji

409 soru

Soru 221Soru

1616 aylık bir erkek çocuk, halsizlik ve iştahsızlık yakınmalarıyla polikliniğe getirilmiştir. Öyküsünden, beslenmesinin büyük oranını inek sütünün oluşturduğu ve ek gıdaları reddettiği öğrenilmiştir. Fizik muayenede yaygın solukluk dışında özellik saptanmamıştır.

Hastadan istenen laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda sunulmuştur:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)9.09.0 g/dL
Ortalama eritrosit hacmi (MCV)6666 fL
Eritrosit dağılım genişliği (RDW)%18.8\%18.8
Serum demiri2828 μ\mug/dL
Total demir bağlama kapasitesi (TDBK)460460 μ\mug/dL
Ferritin77 ng/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, çocuktaki en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Hastanın öyküsü (yoğun inek sütü tüketimi) ve laboratuvar bulguları (mikrositer anemi, yüksek RDW, düşük ferritin ve yüksek TDBK) bir arada değerlendirildiğinde en olası tanı demir eksikliği anemisidir.
Demir eksikliği anemisi tanısı; hastanın beslenme öyküsü, mikrositer anemi varlığı (MCV<70+(yas\c)MCV < 70 + (yaş) ya da bu yaş grubu için < 7272 fL), yüksek RDW (anizositoz), düşük serum demiri ve özellikle düşük ferritin düzeyi ile konur. Ferritin, demir eksikliği anemisini kronik hastalık anemisi ve talasemi taşıyıcılığından ayıran en duyarlı parametredir.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrosit indislerini değerlendir
Hb: 9.09.0 g/dL (Düşük), MCV: 6666 fL (Düşük - Mikrositer)
Aneminin tipini (mikrositer/makrositer) belirlemek için ilk adımdır.
2
Eritrosit dağılım genişliğini (RDW) kontrol et
RDW: %18.8\%18.8 (Yüksek)
RDW yüksekliği demir eksikliğinde erken bir bulgudur ve talasemi taşıyıcılığından ayrımda yardımcıdır.
3
Demir depolarını ve bağlama kapasitesini analiz et
Ferritin: 77 ng/mL (Düşük), TDBK: 460460 μ\mu g/dL (Yüksek)
Düşük ferritin demir depolarının tükendiğini, yüksek TDBK ise vücudun demir ihtiyacının arttığını gösterir; bu kombinasyon demir eksikliği anemisi için tanısaldır.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisinde laboratuvar bulguları: Mikrositoz (düşük MCV), anizositoz (yüksek RDW), düşük serum demiri, düşük ferritin ve artmış TDBK.
Soru 222Soru

15 yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır devam eden halsizlik, çabuk yorulma ve okul başarısında düşme şikayetleriyle pediatri polikliniğine getirilmiştir. Hastanın anamnezinden menstrüel kanamalarının miktar olarak fazla olduğu ve 77-88 gün sürdüğü öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalar ve avuç içleri soluk saptanan hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)9.29.2 g/dL
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)6868 fL
Eritrosit Dağılım Genişliği (RDW)%18.5\% 18.5
Serum Demiri2525 μ\mug/dL
Serum Ferritin88 ng/mL
Toplam Demir Bağlama Kapasitesi (TDBK)450450 μ\mug/dL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Hastanın Hb ve MCV değerleri mikrositer anemi ile uyumludur. Serum ferritin düzeyinin çok düşük (88 ng/mL) olması, vücut demir depolarının tükendiğini gösteren en spesifik bulgudur. TDBK artışı ve RDW yüksekliği bu tabloyu destekler. Klinik olarak menoraji öyküsü, demir kaybının kaynağını açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi ve morfolojik tipin belirlenmesi
Hb: 9.29.2 g/dL (Düşük) ve MCV: 6868 fL (Düşük). Hasta mikrositer anemi tablosundadır.
Anemiye yaklaşımda ilk basamak eritrosit indislerine bakarak sınıflandırma yapmaktır.
2
Demir parametrelerinin değerlendirilmesi
Ferritin: 88 ng/mL (Düşük) ve TDBK: 450450 μ\mu g/dL (Yüksek).
Serum ferritini vücut demir depolarını yansıtan en hassas göstergedir; düşüklüğü doğrudan demir eksikliğini işaret eder.
3
Ayırıcı tanı için RDW ve klinik korelasyon
RDW: %18.5\% 18.5 (Yüksek) ve Menoraji öyküsü.
RDW artışı demir eksikliği anemisini talasemi taşıyıcılığından (genellikle normal RDW) ayırmada yardımcıdır. Menoraji ise adolesan kızlarda en sık demir eksikliği nedenidir.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisinde en spesifik bulgu düşük serum ferritin düzeyidir ve ayırıcı tanıda yüksek RDW ile yüksek TDBK anahtar rol oynar.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 223Soru

1414 yaşındaki erkek hasta, sağ diz çevresinde yaklaşık 22 aydır devam eden, özellikle geceleri belirginleşen ve fiziksel aktiviteyle ilişkisiz olan ağrı nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Özgeçmişinde bebeklik döneminde bilateral lökokori saptandığı ve her iki gözünden enükleasyon operasyonu geçirdiği öğreniliyor. Fizik muayenede sağ distal femurda hassas, sert, çevre dokulara fikse kitle palpe ediliyor. Laboratuvar incelemesinde serum alkalen fosfataz (ALPALP) düzeyi yüksek bulunuyor. Radyolojik değerlendirmede distal femur metafizinde "güneş ışını" (sunburstsunburst) manzarası ve belirgin kemik destrüksiyonu izleniyor. Bu hastada gelişen kemik tümörü ile ilgili en olası genetik zemin aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: RB1RB1 geninde germ-line mutasyon

Cevap

Bilateral retinoblastom öyküsü olan hastalarda sekonder osteosarkom riskini artıran durum RB1RB1 genindeki germ-line mutasyondur.
Bebeklik döneminde görülen bilateral lökokori ve ardından yapılan cerrahi müdahale (enükleasyon), kalıtsal retinoblastom tanısını kesinleştirir. Kalıtsal retinoblastom vakalarında altta yatan neden RB1RB1 geninde germ-line (tüm vücut hücrelerini etkileyen) bir mutasyondur. Bu mutasyonu taşıyan hastalar, radyoterapiden bağımsız olarak hayatlarının ilerleyen dönemlerinde ikinci bir malignite geliştirme açısından çok yüksek risk altındadırlar. Bu hastalar arasında en sık görülen sekonder tümör osteosarkomdur. Radyolojik olarak tarif edilen metafizer yerleşim ve güneş ışını görünümü de osteosarkom tanısı için patognomoniktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların analizi
Hasta osteosarkom tanısı ile uyumludur (metafizer yerleşim, sunburstsunburst görünümü, ALPALP yüksekliği).
Genç erişkinlik döneminde diz çevresinde gece artan ağrı ve metafizer kemik destrüksiyonu osteosarkomun klasik sunumudur.
2
Özgeçmiş verilerinin yorumlanması
Bilateral lökokori ve enükleasyon öyküsü, hastanın bebeklik döneminde kalıtsal (herediter) retinoblastom geçirdiğini kanıtlar.
Retinoblastomların yaklaşık %40\%40'ı germ-line mutasyonla ilişkilidir ve genellikle bilateral tutulum gösterir.
3
Genetik ilişkilendirmenin yapılması
Germ-line RB1RB1 mutasyonu olan bireylerde osteosarkom riski normal popülasyona göre yüzlerce kat artmıştır.
Retinoblastom geni (RB1RB1) bir tümör baskılayıcı gendir ve kaybı birden fazla dokuda malignite gelişimine zemin hazırlar.

Anahtar Kavram

Herediter Retinoblastom ve Sekonder Maligniteler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 224Soru

66 yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 105 cm105\ cm (<3<3. persentil) ve baş çevresi 48 cm48\ cm (<3<3. persentil) olarak ölçülüyor. Cilt muayenesinde gövdede ve aksillada çok sayıda hiperpigmente maküller (café-au-lait lekeleri) saptanıyor. El baş parmakları ve radius muayenesi doğal bulunan hastanın laboratuvar incelemesinde; Hb:7,2 g/dLHb: 7,2\ g/dL, MCV:104 fLMCV: 104\ fL, WBC:3.100/mm3WBC: 3.100/mm^3 (mutlak nötrofil sayısı: 1.100/mm31.100/mm^3), Trombosit: 42.000/mm342.000/mm^3 ve retikülosit: %0,3\%0,3 saptanıyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fanconi aplastik anemisi

Cevap

Fanconi aplastik anemisi
Hastada saptanan pansitopeni, makrositoz ve düşük retikülosit sayısı kemik iliği yetersizliğini göstermektedir. Bu tabloya eşlik eden kısa boy, mikrosefali ve café-au-lait lekeleri, kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromlarından Fanconi aplastik anemisi (FAA) için karakteristiktir. FAA olgularının yaklaşık %30'unda radial ray anomalileri (baş parmak yokluğu veya hipoplazisi) bulunmayabilir, bu durum tanıyı dışlatmaz.

Adım Adım Çözüm

1
Hematolojik verileri değerlendir
Pansitopeni (HbHb, WBCWBC, Trombosit düşük), makrositoz (MCVMCV yüksek) ve retikülositopeni saptandı.
Kemik iliği yetmezliği tablosunu doğrulamak için.
2
Fizik muayene bulgularını analiz et
Kısa boy, mikrosefali ve café-au-lait lekeleri konjenital bir sendromu düşündürür.
Edinsel ve kalıtsal kemik iliği yetmezliği ayrımını yapmak için.
3
Ayırıcı tanı yap
Fanconi aplastik anemisi (FAA), pansitopeni ve saptanan fiziksel anomalilerle en uyumlu tanıdır.
FAA olgularının %30-50'sinde el baş parmak anomalisi olmayabileceği bilgisini kullanarak kesin tanıya ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Fanconi aplastik anemisi, çocukluk çağında kalıtsal kemik iliği yetmezliğinin en sık nedenidir; pansitopeniye kısa boy, mikrosefali ve deri bulguları eşlik eder.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 225Soru

İki yaşında bir erkek çocuk, vücudunda morluklar ve tekrarlayan orta kulak iltihabı şikayetleriyle getirilmiştir. Hastanın özgeçmişinden bebeklik döneminden itibaren devam eden dirençli egzaması ve zaman zaman görülen kanlı ishal öyküsü olduğu öğrenilmiştir. Fizik muayenede her iki dış kulak yolunda pürülan akıntı, ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar saptanmış; organomegali veya lenfadenopati saptanmamıştır.

Hastanın laboratuvar tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans
Hemoglobin10,8g/dL10,8 g/dL111411 - 14
Lökosit sayısı7.200/mm37.200/mm^35.00015.0005.000 - 15.000
Trombosit sayısı24.000/mm324.000/mm^3150.000450.000150.000 - 450.000
Ortalama Trombosit Hacmi (MPV)5,2fL5,2 fL7117 - 11
Kanama Zamanı12dakika12 dakika292 - 9
PT12,5saniye12,5 saniye111411 - 14
aPTT30saniye30 saniye253525 - 35

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Wiskott-Aldrich Sendromu

Cevap

Wiskott-Aldrich Sendromu
Wiskott-Aldrich Sendromu (WAS), X'e bağlı geçiş gösteren, WASP protein mutasyonu sonucu oluşan bir hastalıktır. Klinik olarak trombositopeni (küçük trombositler ile karakterize), egzama ve tekrarlayan enfeksiyonlar (özellikle kapsüllü bakteriler ve fırsatçı enfeksiyonlar) triadı ile tanınır. Laboratuvarda trombosit sayısı düşük, ancak en spesifik bulgu MPV'nin düşük olmasıdır (<7fL< 7 fL). Bu hastada sunulan peteşi, ekimoz, egzama ve otit öyküsü ile düşük MPV bulgusu tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
Erkek çocuk, egzama ve tekrarlayan enfeksiyon (otit) öyküsü.
Bu üçleme (triad) immün yetmezlik zemininde gelişen bir hematolojik tabloyu düşündürür.
2
Laboratuvar verilerinin analizi
Trombosit sayısı düşük (24.000/mm324.000/mm^3), MPV düşük (5,2fL5,2 fL), Kanama zamanı uzun, PT/aPTT normal.
Primer hemostaz bozukluğu olduğunu ve bunun düşük hacimli trombositlerle (mikrotrombositopeni) ilişkili olduğunu doğrular.
3
Ayırıcı tanı yapılması
Düşük MPV ve klinik triad ile Wiskott-Aldrich Sendromu tanısına ulaşılması.
Diğer primer hemostaz bozukluklarında (ITP, BSS) MPV normal veya yüksektir; düşük MPV Wiskott-Aldrich için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Mikrotrombositopeni (düşük MPV) ve klinik triad (egzama, immün yetmezlik, trombositopeni) varlığında Wiskott-Aldrich Sendromu düşünülmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 226Soru

6 yaşında bir erkek çocuk, kafatasında tesadüfen fark edilen ağrısız bir şişlik şikayetiyle getiriliyor. Çekilen kraniyal radyografide parietal kemikte 1.51.5 cm çapında, çevre kemik dokusunda skleroz izlenmeyen, keskin sınırlı "zımba deliği" (punched-out) görünümünde litik bir lezyon saptanıyor. Biyopsi sonucu Langerhans hücreli histiyositoz (LCH) ile uyumlu bulunan bu hastada, takip sürecinde en sık gelişmesi beklenen kalıcı endokrinolojik bozukluk aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Diabetes insipidus (Sentral)

Cevap

Diabetes insipidus (Sentral)
Langerhans hücreli histiyositozda, histiyositlerin hipotalamus, hipofiz sapı veya posterior hipofizi infiltre etmesi sonucu antidiüretik hormon (ADH) sentezi veya salınımı bozulur. Bu durum, hastaların önemli bir kısmında kalıcı bir sekel olarak Diabetes insipidus tablosunun gelişmesine neden olur. Özellikle kraniyal kemik lezyonları (temporal, parietal, orbital) olan hastalarda bu risk daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Parietal kemikteki ağrısız, sklerotik kenarı olmayan litik lezyon (zımba deliği görünümü), pediatrik yaş grubunda Langerhans hücreli histiyositoz (LCH) için karakteristiktir.
LCH tanısını klinik ve radyolojik verilerle doğrulamak.
2
LCH komplikasyonlarını hatırla
LCH; kemik, cilt, lenf nodu gibi organların yanı sıra merkezi sinir sistemini, özellikle de hipotalamo-hipofizer aksı tutabilir.
Hastalığın sistemik yayılımını ve hedef organlarını belirlemek.
3
En sık sekel saptamasını yap
Posterior hipofiz tutulumuna bağlı olarak gelişen ADH eksikliği (Sentral Diabetes Insipidus), LCH hastalarının yaklaşık %15-50'sinde görülen en yaygın kalıcı endokrin bozukluktur.
İstatistiksel olarak en sık beklenen kalıcı sekelin belirlenmesi.

Anahtar Kavram

Langerhans hücreli histiyositozda santral diabetes insipidus, en sık görülen kalıcı endokrinolojik komplikasyondur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 227Soru

44 yaşında orak hücreli anemi (HbSSHbSS) tanısıyla izlenen bir çocuk, son 22 gündür devam eden aşırı halsizlik, iştahsızlık ve solukluk şikayetiyle acil servise getiriliyor. Özgeçmişinde vazo-oklüzif krizler nedeniyle çok sayıda yatış öyküsü mevcut olan hastanın fizik muayenesinde; belirgin solukluk ve taşikardi saptanıyor; dalak ve karaciğer palpabl bulunmuyor.

Laboratuvar bulguları:
- Hemoglobin: 3.83.8 g/dL (Bazal değeri: 7.57.5 g/dL)
- Retikülosit: %0.2\%0.2
- Lökosit: 4.500/μL4.500/\mu L
- Trombosit: 120.000/μL120.000/\mu L
- İndirekt Bilirubin: 0.60.6 mg/dL (Bazal değeri: 3.23.2 mg/dL)

Bu hastadaki klinik tabloyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi en olasıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kemik iliği aspirasyonunda dev proeritroblastların görülmesi

Cevap

Kemik iliği aspirasyonunda dev proeritroblastların görülmesi en olası bulgudur.
Hastada görülen derin anemi (Hb:3.8Hb: 3.8 g/dL), retikülositopeni (%0.2\%0.2) ve indirekt bilirubin düzeyindeki beklenmedik düşüş (0.60.6 mg/dL), eritrosit üretiminin durduğu bir 'aplastik kriz' tablosuna işaret etmektedir. Orak hücreli anemili çocuklarda bu tablonun en yaygın nedeni Parvovirüs B19 enfeksiyonudur. Bu virüs kemik iliğindeki eritroid öncü hücreleri (proeritroblastlar) doğrudan enfekte ederek bu hücrelerin devleşmesine ve içlerinde viral inklüzyon cisimcikleri barındırmasına neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve retikülosit değerlerini analiz et.
Hb:3.8Hb: 3.8 g/dL (belirgin düşüş) ve Retikülosit: %0.2\%0.2 (belirgin düşük).
Hemolitik anemili bir hastada derin anemiye rağmen retikülositin düşük olması, kemik iliğinde eritrosit üretiminin durduğunu (aplastik kriz) gösterir.
2
Fizik muayene ve bilirubin düzeyini değerlendir.
Dalak palpabl değil ve indirekt bilirubin bazal değerin altına düşmüş (0.60.6 mg/dL).
Splenomegali olmaması sekestrasyon krizini dışlar. Bilirubinin düşmesi ise yeni eritrosit üretimi durduğu için hemoliz döngüsünün yavaşladığını kanıtlar.
3
Etyolojik ajanı ve hücre düzeyindeki etkisini belirle.
En olası neden Parvovirüs B19 enfeksiyonudur.
Parvovirüs B19, eritroid progenitor hücreleri enfekte ederek hücre bölünmesini durdurur ve karakterize dev proeritroblastların oluşumuna yol açar.

Anahtar Kavram

Orak hücreli anemide (SCD) aplastik kriz tanısı retikülositopeni ve bilirubin düşüşü ile konur; en sık neden olan Parvovirüs B19, kemik iliğinde dev proeritroblastlara neden olur.

Daha Fazla Pratik

Parvovirüs B19 enfeksiyonunun immün yetmezlikli hastalarda 'saf eritroid aplazisi' yapabileceğini ve tedavisinin farklılıklarını inceleyin.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 228Soru

4 yaşında bir kız çocuk, vücudunda aniden çıkan morluklar ve tekrarlayan burun kanaması şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gövde ve ekstremitelerde yaygın ekimozlar ile peteşiler saptanıyor; ancak splenomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
Hemoglobin11,5 g/dL11,5\ g/dL
Lökosit7.800/mm37.800/mm^3
Trombosit25.000/mm325.000/mm^3
MPV14,8 fL14,8\ fL (N: 711 fL7-11\ fL)
Kanama Zamanı15 dakika15\ dakika
PT12,8 saniye12,8\ saniye
aPTT32 saniye32\ saniye

Periferik yayma incelemesinde trombositlerin eritrositlere yakın büyüklükte (dev trombositler) olduğu gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bernard-Soulier sendromu

Cevap

En olası tanı Bernard-Soulier sendromudur.
Hastada saptanan trombositopeni, uzamış kanama zamanı ve normal koagülasyon testleri (PT/aPTT) primer hemostaz bozukluğunu gösterir. Trombositlerin periferik yaymada dev (eritrosit boyutunda) görülmesi ve MPV değerinin yüksek olması, GpIb-IX-V reseptör eksikliği ile giden Bernard-Soulier sendromu için karakteristiktir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir.
Hastada peteşi, ekimoz ve mukoza kanaması (burun kanaması) var. Organomegali (splenomegali) yokluğu saptandı.
Bu bulgular primer hemostaz bozukluğunu işaret eder ve lösemi gibi maligniteleri veya portal hipertansiyonu dışlamaya yardımcı olur.
2
Laboratuvar verilerini analiz et.
Trombosit sayısı düşük (25.000/mm325.000/mm^3), kanama zamanı uzamış, PT ve aPTT normal.
Normal PT ve aPTT, sekonder hemostaz (koagülasyon kaskadı) bozukluklarını dışlar. Uzamış kanama zamanı trombosit sayısı veya fonksiyon bozukluğunu doğrular.
3
Trombosit morfolojisini incele.
MPV yüksek (14,8 fL14,8\ fL) ve periferik yaymada 'dev trombositler' mevcut.
Trombositopeni ile birlikte dev trombositlerin varlığı Bernard-Soulier sendromunun patognomonik özelliğidir. İTP'de bu kadar belirgin dev hücreler görülmez; Wiskott-Aldrich'te ise trombositler küçüktür.

Anahtar Kavram

Bernard-Soulier sendromu; GpIb-IX-V kompleks eksikliği sonucu gelişen, trombositopeni ve dev trombositlerle karakterize bir primer hemostaz bozukluğudur.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 229Soru

55 yaşında bir erkek çocuk, son birkaç aydır devam eden çabuk yorulma ve solukluk şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden, şiddetli gastroözofageal reflü hastalığı nedeniyle yaklaşık bir yıldır kesintisiz proton pompası inhibitörü (PPİ) tedavisi aldığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, kalp hızı 110110/dakika ve diğer sistem muayeneleri doğal olarak saptanıyor.

Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin (Hb)9.89.8 g/dL11.513.511.5 - 13.5 g/dL
MCV7070 fL758775 - 87 fL
Eritrosit sayısı (RBC)4.1×10124.1 \times 10^{12}/L4.05.2×10124.0 - 5.2 \times 10^{12}/L
RDW%18.2\%18.2<%14.5<\%14.5
Serum Demiri3535 µg/dL5012050 - 120 µg/dL
Demir Bağlama Kapasitesi (TIBC)425425 µg/dL250400250 - 400 µg/dL
Ferritin1414 ng/mL2020020 - 200 ng/mL

Bu klinik tablo ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Hastanın laboratuvar bulgularında saptanan düşük hemoglobin ve MCV, mikrositer anemiye işaret eder. RDW'nin yüksek olması (anizositoz) ve Mentzer indeksinin 1313'ün üzerinde olması demir eksikliği anemisini (DEA) güçlü bir şekilde destekler. Kesin tanı ise düşük ferritin ve yüksek demir bağlama kapasitesi (TIBC) ile konur. Klinik öyküdeki uzun süreli proton pompası inhibitörü kullanımı, mide pH'ını yükselterek demir emilimini bozmuş ve DEA gelişimine zemin hazırlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve MCV değerlerinin değerlendirilmesi
Hb 9.89.8 g/dL ve MCV 7070 fL ile mikrositer anemi tanısı konur.
Anemi tipini belirlemek için ilk adım morfolojik sınıflandırmadır.
2
RDW ve Mentzer indeksi analizi
RDW (%18.218.2) yüksek; Mentzer İndeksi (MCV/RBCMCV/RBC) =70/4.1=17.07= 70 / 4.1 = 17.07 (>13).
Yüksek RDW ve 13'ten büyük Mentzer indeksi demir eksikliği lehinedir.
3
Demir parametrelerinin yorumlanması
Düşük ferritin (1414 ng/mL) ve yüksek TIBC (425425 µg/dL) saptandı.
Ferritin düzeyinin düşük olması vücut demir depolarının tükendiğini kesin olarak gösterir.
4
Etiyolojik bağlantının kurulması
Uzun süreli PPİ tedavisi mide asidini baskılayarak non-hem demir emilimini azaltmıştır.
Demirin emilebilmesi için asidik mide ortamında ferrik (Fe3+Fe^{3+}) formdan ferröz (Fe2+Fe^{2+}) forma dönüşmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Demir Eksikliği Anemisinde Ferritin ve TIBC Profilinin Değerlendirilmesi
Soru 230Soru

1515 aylık bir erkek çocuk, belirgin solukluk ve iştahsızlık şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden, çocuğun günde yaklaşık 11 litre inek sütü tükettiği ve son zamanlarda toprak yeme (pika) alışkanlığının başladığı öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda ve avuç içlerinde solukluk dışında ek özellik saptanmıyor. Laboratuvar incelemesi sonuçları aşağıdadır:

ParametreDeğer
Hemoglobin8.2 g/dL8.2\ g/dL
MCV58 fL58\ fL
RDW19.5%19.5\%
Eritrosit sayısı (RBC)3.5×106/μL3.5 \times 10^6/\mu L
Serum demiri22 μg/dL22\ \mu g/dL
Serum ferritini5 ng/mL5\ ng/mL
Toplam demir bağlama kapasitesi (TDBK)460 μg/dL460\ \mu g/dL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Hastada saptanan düşük hemoglobin, düşük MCV, yüksek RDW ve özellikle çok düşük serum ferritini (5 ng/mL5\ ng/mL), inek sütü tüketimi öyküsüyle birlikte demir eksikliği anemisi tanısını koydurur.
Doğru cevap olan demir eksikliği anemisi, hastanın klinik öyküsü (aşırı süt tüketimi, pika) ve laboratuvar bulguları (mikrositoz, düşük ferritin, yüksek TDBK ve yüksek RDW) ile tam uyumludur. Pediatrik popülasyonda mikrositer aneminin en yaygın nedeni demir eksikliğidir ve ferritin düşüklüğü tanı için altın standart kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrosit indekslerini değerlendir
Hemoglobin (8.2 g/dL8.2\ g/dL) ve MCV (58 fL58\ fL) düşüklüğü mikrositer bir anemi olduğunu gösterir.
Anemi tipini belirlemek için ilk adım MCV değerine bakmaktır.
2
Demir depolarını ve RDW değerini analiz et
Serum ferritini (5 ng/mL5\ ng/mL) çok düşük, RDW (19.5%19.5\%) ise yüksektir.
Demir eksikliği anemisinde demir depoları boşalır ve eritrosit boyutlarındaki çeşitlilik (anizositoz) artar.
3
Talasemi taşıyıcılığı ile ayrımı yap
Mentzer indeksi (MCV/RBCMCV/RBC) 58/3.5=16.558 / 3.5 = 16.5 saptanmıştır.
Mentzer indeksinin 1313'ten büyük olması demir eksikliği lehinedir; talasemide genellikle 1313'ten küçüktür.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisinde ferritin düşüklüğü en spesifik bulgudur; RDW artışı ise talasemi taşıyıcılığından ayrımda önemli bir ipucudur.

Daha Fazla Pratik

Demir eksikliği anemisi tedavisinde retikülositoz yanıtının ne zaman beklendiği ve tedavinin ne kadar sürdürülmesi gerektiğini gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 231Soru

4 yaşında bir erkek çocuk, tekrarlayan burun kanamaları ve kolay morarma şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gövdede ve ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor. Karaciğer ve dalak palpe edilemiyor, lenfadenopati saptanmıyor. Yapılan tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuçReferans Aralık
Hemoglobin11.2 g/dL11.2\ g/dL11.513.511.5 - 13.5
Trombosit Sayısı38.000/mm338.000/mm^3150.000450.000150.000 - 450.000
MPV16.2 fL16.2\ fL7117 - 11
Kanama Zamanı15 dk15\ dk272 - 7
PT12 sn12\ sn111411 - 14
aPTT31 sn31\ sn253525 - 35

Periferik yaymada lenfosit boyutuna yakın dev trombositler izleniyor. Trombosit agregasyon testlerinde ADP, kollajen ve epinefrin ile agregasyon yanıtı normaldir. Ristosetin ile agregasyon saptanmamış olup, hastanın trombositlerine normal plazma eklenmesiyle bu durumun düzelmediği görülmüştür.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bernard-Soulier Sendromu

Cevap

Sunulan klinik tablo ve laboratuvar verileri Bernard-Soulier Sendromu ile tam uyumludur.
Hastada saptanan makrotrombositopeni (38.000/mm338.000/mm^3 trombosit, dev boyutlar), uzamış kanama zamanı ve normal koagülasyon testleri (PT, aPTT) primer hemostaz kusurunu gösterir. Trombositlerin ristosetin ile aglutine olmaması ve bu durumun normal plazma (vWF içerir) ilavesiyle düzelmemesi, trombosit yüzeyindeki vWF reseptörü olan GP Ib-IX-V kompleksinin yapısal eksikliğini/bozukluğunu kanıtlar. Bu bulgular grubu Bernard-Soulier Sendromu için tanısal kriterlerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemostaz profilini analiz et
Trombositopeni ve uzamış kanama zamanı varken PT ve aPTT normaldir.
Bu tablo, sorunun sekonder hemostazda değil, primer hemostazda (trombosit fonksiyon veya sayısı) olduğunu gösterir.
2
Trombosit morfolojisini değerlendir
MPV'nin çok yüksek (16.2 fL16.2\ fL) olması ve yaymada dev trombositlerin görülmesi.
Makrotrombositopeni varlığı ayırıcı tanıda Bernard-Soulier, May-Hegglin veya ITP'yi akla getirir.
3
Agregasyon testlerini yorumla
ADP, kollajen ve epinefrin normal; ristosetin ile agregasyon yok.
Ristosetin yanıtının olmaması, von Willebrand Faktörü (vWF) veya onun reseptörü olan GP Ib-IX-V kompleksinde bir sorun olduğunu gösterir.
4
Plazma düzeltme testini değerlendir
Normal plazma eklenmesine rağmen ristosetin agregasyonunun düzelmemesi.
Eğer sorun vWF eksikliği (vWH) olsaydı, plazmadaki vWF agregasyonu düzeltirdi. Düzelmemesi, hatanın trombosit üzerindeki reseptörde (GP Ib) olduğunu kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Bernard-Soulier Sendromu, trombosit yüzeyindeki GP Ib-IX-V reseptör kompleksinin eksikliği ile karakterize, dev trombositlerin ve trombositopeninin eşlik ettiği bir primer hemostaz bozukluğudur.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 232Soru

1010 yaşında erkek çocuk, son iki haftadır giderek artan halsizlik ve bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünden iki ay önce geçirilmiş sarılık dışında bir özellik saptanmıyor. Fizik muayenede; cilt ve konjonktivalar soluk, alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve birkaç adet ekimoz saptanıyor. Organomegali ve lenfadenopati saptanmayan hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuç
Hemoglobin6.5 g/dL6.5\text{ g/dL}
Lökosit2400/mm32400\text{/mm}^3
Nötrofil%15\%15
Lenfosit%80\%80
Trombosit15000/mm315000\text{/mm}^3
Düzeltilmiş Retikülosit%0.2\%0.2

Kemik iliği biyopsisinde sellülarite %15\%15 (yaşa göre hiposellüler) saptanmıştır.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı ve hastalığın şiddet sınıflaması aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edinsel şiddetli aplastik anemi

Cevap

Hepatit sonrası gelişen pansitopeni ve laboratuvar kriterlerine göre hastanın tanısı 'Edinsel şiddetli aplastik anemi'dir.
Hastada hepatit (sarılık) sonrası gelişen bir pansitopeni tablosu mevcuttur. Fizik muayenede organomegali saptanmaması, kemik iliğinin hiposellüler olması ve laboratuvarda üç serinin de düşük (pansitopeni) olması edinsel aplastik anemiyi gösterir. Camitta kriterlerine göre; Mutlak Nötrofil Sayısı 360/mm3360\text{/mm}^3 (sınır < 500500), Trombosit sayısı 15000/mm315000\text{/mm}^3 (sınır < 2000020000) ve Retikülosit oranı %0.2\%0.2 (sınır < %1\%1) olduğu için 'Şiddetli Aplastik Anemi' tanısı konulur.

Adım Adım Çözüm

1
Mutlak Nötrofil Sayısını (MNS) hesaplayın.
2400×0.15=360/mm32400 \times 0.15 = 360\text{/mm}^3
Aplastik anemi şiddetini belirlemede en kritik parametrelerden biridir.
2
Camitta kriterlerini laboratuvar değerlerine uygulayın.
MNS < 500500, Trombosit < 2000020000, Retikülosit < %1\%1.
Şiddetli aplastik anemi (SAA) tanısı için bu üç kriterden en az ikisinin varlığı ve kemik iliği sellülaritesinin %25\%25'in altında olması gerekir.
3
Çok şiddetli aplastik anemi (VSAA) ayrımını yapın.
MNS 360>200360 > 200 olduğu için SAA tanısı kesinleşir.
VSAA tanısı için nötrofil sayısının 200/mm3200\text{/mm}^3 altına inmesi şarttır.

Anahtar Kavram

Aplastik anemide şiddet sınıflaması (Camitta Kriterleri) ve ayırıcı tanıda organomegali varlığı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 233Soru

77 yaşında bir erkek çocuk, son iki aydır giderek artan halsizlik ve sık tekrarlayan burun kanamaları şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve ağırlık 10.10. persentilde, baş çevresi ise 3.3. persentilin altında saptanıyor. Gövdede ve aksiller bölgede çok sayıda sütlü kahve (café-au-lait) lekeleri ve hipopigmente alanlar izleniyor. Her iki el başparmağı ve radial nabızlar normal olarak değerlendiriliyor. Laboratuvar tetkikleri aşağıda verilmiştir:

ParametreSonuç
Hemoglobin7.27.2 g/dL
Lökosit2.4002.400 /mm³
Mutlak Nötrofil Sayısı850850 /mm³
Trombosit32.00032.000 /mm³
Retikülosit%0.3\%0.3
MCV104104 fL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre, hastada öncelikle düşünülmesi gereken tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fanconi aplastik anemisi

Cevap

Fanconi aplastik anemisi
Hastada saptanan makrositik pansitopeni (düşük Hb, WBC, Plt ve yüksek MCV) ile birlikte kısa boy, mikrosefali ve café-au-lait lekeleri, otozomal resesif geçişli bir DNA tamir defekti olan Fanconi Aplastik Anemisi için klasik klinik tablodur.

Adım Adım Çözüm

1
Hematolojik verilerin değerlendirilmesi
Hemoglobin, lökosit ve trombosit sayılarının düşük olması hastada pansitopeni olduğunu; düşük retikülosit oranı ise bunun bir üretim yetmezliğinden kaynaklandığını gösterir.
Kemik iliği yetmezliği sendromlarını belirlemek için ilk adım pansitopeninin tipini ve kemik iliği yanıtını anlamaktır.
2
Eritrosit indekslerinin analizi
MCV değerinin 104104 fL olması makrositozu gösterir.
Aplastik anemilerde, özellikle kalıtsal olanlarda makrositoz sık görülen bir bulgudur.
3
Fizik muayene bulgularının sentezlenmesi
Kısa boy, mikrosefali ve café-au-lait lekeleri saptanmıştır. Başparmak anomalisi %50 vakada görülür, yani olmaması tanıyı dışlamaz.
Konjenital anomalilerin varlığı, aplastik aneminin edinilmiş formlarından ziyade kalıtsal formlara (özellikle Fanconi) yönlendirir.

Anahtar Kavram

Fanconi Aplastik Anemisi, kalıtsal kemik iliği yetmezliklerinin en sık nedenidir ve sıklıkla kısa boy, cilt lekeleri ve mikrosefali gibi anomalilerle birlikte makrositik pansitopeni ile sunulur.

Daha Fazla Pratik

Fanconi aplastik anemisi şüphesinde kesin tanı için 'Diepoksibütan (DEB)' veya mitomisin-C ile yapılan kromozom kırılma testleri istenmelidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 234Soru

Altı yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır toprak yeme (pika) ve özellikle buz çiğneme (pagofaji) şikayetleri nedeniyle ailesi tarafından polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalarda ve avuç içlerinde belirgin solukluk saptanmış, diğer sistem muayeneleri doğal bulunmuştur. Yapılan laboratuvar incelemelerinde şu sonuçlar elde edilmiştir:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)8.8 g/dL8.8\text{ g/dL}
Ortalama Eritrosit Hacmi (MCV)60 fL60\text{ fL}
Eritrosit Dağılım Genişliği (RDW)20.2%20.2\%
Eritrosit Sayısı (RBC)3.2×106/mm33.2 \times 10^6\text{/mm}^3
Serum Demiri18 \mug/dL18\text{ \mu g/dL}
Total Demir Bağlama Kapasitesi (TDBK)490 \mug/dL490\text{ \mu g/dL}
Ferritin5 ng/mL5\text{ ng/mL}

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Bulgular, düşük ferritin düzeyi ve yüksek RDW ile karakterize olan demir eksikliği anemisini işaret etmektedir.
Hastanın klinik tablosundaki pika ve pagofaji (buz yeme) öyküsü demir eksikliği için karakteristiktir. Laboratuvar verilerinde mikrositik anemiye eşlik eden düşük ferritin (<1215 ng/mL< 12-15\text{ ng/mL}), yüksek TDBK ve yüksek RDW (>15%> 15\%) bulguları demir eksikliği anemisi tanısı için tam uyumludur. Ayrıca Mentzer indeksinin 18.7518.75 çıkması da tanıyı desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Anemi varlığının ve morfolojisinin değerlendirilmesi
Hb: 8.8 g/dL8.8\text{ g/dL} (Düşük) ve MCV: 60 fL60\text{ fL} (Düşük) saptandı.
Hastada mikrositik anemi mevcuttur (MCV<80 fLMCV < 80\text{ fL}).
2
Ayırıcı tanı için indekslerin hesaplanması
Mentzer İndeksi (MCV/RBCMCV / RBC) =60/3.2=18.75= 60 / 3.2 = 18.75 olarak hesaplandı.
Mentzer indeksinin 1313 üzerinde olması demir eksikliği anemisini desteklerken, 1313 altında olması talasemi taşıyıcılığını destekler.
3
Demir parametrelerinin yorumlanması
Ferritin (5 ng/mL5\text{ ng/mL}) belirgin düşük, TDBK (490 \mug/dL490\text{ \mu g/dL}) yüksek ve RDW (20.2%20.2\%) yüksek saptandı.
Düşük ferritin, vücut demir depolarının tükendiğinin en spesifik göstergesidir ve demir eksikliği anemisi tanısını doğrular.

Anahtar Kavram

Mikrositik anemilerde demir eksikliği ile talasemi ayrımında en önemli parametreler düşük ferritin, yüksek RDW ve Mentzer indeksidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 235Soru

55 yaşında erkek çocuk, tekrarlayan akciğer enfeksiyonları ve bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenesinde boy ve ağırlık 3.3. persentilin altında saptanıyor. Hastada mikrosefali, gövdede yaygın café-au-lait lekeleri ve sağ el başparmağının hipoplazik olduğu gözleniyor. Laboratuvar incelemesinde; hemoglobin 7,2 g/dL7,2\text{ g/dL}, lökosit 2.800/mm32.800\text{/mm}^3 (mutlak nötrofil sayısı 850/mm3850\text{/mm}^3), trombosit 32.000/mm332.000\text{/mm}^3, retikülosit %0,1\%0,1 ve MCVMCV 104 fL104\text{ fL} olarak bulunuyor. Bu hasta için en olası tanıyı kesinleştirmek amacıyla yapılması gereken altın standart tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferik kan lenfositlerinde diepoksibütan (DEB) ile indüklenmiş kromozom kırık analizi

Cevap

Periferik kan lenfositlerinde diepoksibütan (DEB) ile indüklenmiş kromozom kırık analizi yapılması en uygun tanısal yaklaşımdır.
Hastada saptanan pansitopeni, makrositoz (MCVMCV yüksekliği) ve düşük retikülosit sayısı kemik iliği yetersizliğine işaret eder. Eşlik eden boy kısalığı, mikrosefali, café-au-lait lekeleri ve başparmak anomalisi, kalıtsal kemik iliği yetersizliği sendromları arasında en sık görülen Fanconi Aplastik Anemisi için tipiktir. Bu hastalığın tanısında kullanılan en hassas ve özgül test, diepoksibütan (DEB) veya mitomisin-C gibi ajanlarla lenfosit kültürlerinde indüklenen kromozom kırılmalarının gösterilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Hematolojik tablonun değerlendirilmesi
Düşük hemoglobin, lökosit ve trombosit değerleri ile birlikte düşük retikülosit yüzdesi, kemik iliği yetersizliğine bağlı bir pansitopeniyi göstermektedir.
Pansitopeni ayırıcı tanısında kemik iliği üretim bozuklukları ilk sırada düşünülmelidir.
2
Fiziksel anomali ve klinik bulguların sentezi
Boy kısalığı, mikrosefali, café-au-lait lekeleri ve hipoplazik başparmak bulguları, kalıtsal bir kemik iliği yetersizliği sendromu olan Fanconi Aplastik Anemisi'ni (FAA) düşündürmektedir.
FAA, pediatrik yaş grubunda en sık görülen kalıtsal aplastik anemi nedenidir ve karakteristik fiziksel bulgularla seyreder.
3
Tanısal doğrulama testi seçimi
FAA tanısında DNA çapraz bağlayıcı ajanlara karşı aşırı duyarlılığı gösteren kromozom kırık analizi altın standarttır.
FAA, bir DNA onarım bozukluğu hastalığıdır.

Anahtar Kavram

Fanconi Aplastik Anemisi Tanısı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 236Soru

44 yaşında bir çocuk, giderek artan solukluk ve karın şişliği şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde belirgin splenomegali ve hafif ikter saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.28.2 g/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCVMCV) 6262 fL, eritrosit sayısı (RBCRBC) 4.8×106/μL4.8 \times 10^6/\mu L, eritrosit dağılım genişliği (RDWRDW) %19\%19 ve retikülosit %4.5\%4.5 olarak bulunuyor. Periferik yayma preparatı "brilliant cresyl blue" (supravital boya) ile boyandığında eritrositlerin içinde yaygın, ince noktalanmalar ("golf topu" görünümü) izleniyor. Hemoglobin elektroforezinde HbA2HbA2 düzeyi %1.2\%1.2 bulunurken, anot ucuna doğru hızlı hareket eden (fastmovingfast-moving) bir hemoglobin bandı gözleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: HbH Hastalığı (AlphaAlpha-talasemi intermedia)

Cevap

HbH Hastalığı (Alpha-talasemi intermedia)
Hastada saptanan düşük MCV'ye eşlik eden yüksek RBC sayısı Mentzer indeksinin düşük olduğunu ve primer olarak talasemi düşünülmesi gerektiğini gösterir. Supravital boyama ile görülen 'golf topu' görünümü ve elektroforezde anot ucuna hızlı göç eden bandın varlığı, alfa zincir eksikliği nedeniyle oluşan beta zincir tetramerlerini (β4\beta_4) yani HbH'yi tanımlar. Alfa-talasemi taşıyıcılarında ve HbH hastalığında HbA2 düzeyinin düşük olması ayırıcı tanıda önemli bir ipucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve temel laboratuvar verilerini değerlendir.
Belirgin splenomegali, mikrositik anemi (MCVMCV düşük), yüksek RBCRBC sayısı ve retikülositoz saptandı.
Yüksek RBC sayısı ve düşük MCV varlığı talasemi lehinedir; retikülositoz ise hemolitiik bir süreci işaret eder.
2
Supravital boyama (Brilliant cresyl blue) sonucunu yorumla.
"Golf topu" (golf ball cells) görünümü saptandı.
Bu görünüm, çöken serbest beta zincir tetramerlerini (β4\beta_4) yani HbH inklüzyonlarını gösterir.
3
Hemoglobin elektroforezi ve HbA2 düzeyini analiz et.
HbA2'nin düşük olması ve hızlı hareket eden (fastmovingfast-moving) bant varlığı görüldü.
Alfa zincir sentez eksikliğinde HbA2 (α2δ2\alpha_2\delta_2) yapılamaz ve düşük kalır. Hızlı hareket eden bant ise karakteristik olarak HbH'dir.

Anahtar Kavram

HbH hastalığı, alfa-talasemi sendromları içinde hemoliz ve mikrositoz ile seyreden, elektroforezde hızlı hareket eden β4\beta_4 tetramerleri ve supravital boyada golf topu inklüzyonları ile karakterize alfa-talasemi intermedia formudur.

Daha Fazla Pratik

HbH hastalığı olan bir hastada akut enfeksiyon veya oksidatif stres sırasında gelişebilecek hemolitik kriz mekanizmalarını inceleyin.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 237Soru

4545 aylık bir kız çocuk, annesi tarafından banyosu sırasında karnında fark edilen şişlik şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde sağ lomber bölgede, orta hattı geçmeyen, düzgün yüzeyli, ağrısız ve sert bir kitle palpe ediliyor. Hastanın kan basıncı 110/75110/75 mmHgmmHg ölçülürken, laboratuvar incelemesinde mikroskobik hematüri saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı düşünüldüğünde, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Beckwith-Wiedemann sendromu ve hemihipertrofi gibi klinik durumlarla birliktelik gösterebilir.

Cevap

Wilms tümörü, Beckwith-Wiedemann sendromu ve hemihipertrofi gibi genetik/klinik tablolarla ilişkili olabilir.
Vakada tanımlanan düzgün yüzeyli, orta hattı geçmeyen ve hipertansiyon/hematürinin eşlik ettiği abdominal kitle, tipik bir Wilms tümörü (nefroblastom) sunumudur. Wilms tümörü, Beckwith-Wiedemann sendromu (makroglossi, organomegali, omfalosel), hemihipertrofi ve WAGR sendromu (Wilms, aniridi, genitoüriner anomaliler, mental retardasyon) gibi tablolarla birlikte görülebilir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguların değerlendirilmesi
343-4 yaş civarı, orta hattı geçmeyen, düzgün yüzeyli kitle, hipertansiyon ve hematüri varlığı saptandı.
Bu bulgular, nöroblastomdan ziyade intrarenal yerleşimli bir kitle olan Wilms tümörünü (nefroblastom) destekler.
2
Ayırıcı tanı kriterlerinin uygulanması
Nöroblastomda kitle genellikle düzensizdir, orta hattı geçer ve katekolaminler yüksektir.
Vakada kitle düzgün yüzeyli ve orta hattı geçmediği için öncelikli tanı Wilms tümörüdür.
3
Hastalığa özgü ilişkili durumların tespiti
Wilms tümörü ile ilişkili sendromlar (Beckwith-Wiedemann, WAGR vb.) gözden geçirildi.
Soruda verilen Beckwith-Wiedemann sendromu birlikteliği Wilms tümörü için bilinen bir klinik ilişkidir.

Anahtar Kavram

Wilms tümörü ve Nöroblastom ayırıcı tanısı ile Wilms tümörünün ilişkili olduğu sendromlar.

Daha Fazla Pratik

Wilms tümörlü bir hastada saptanan 11p13 ve 11p15 delesyonlarının hangi sendromlarla (WAGR ve Beckwith-Wiedemann) ilişkili olduğunu gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 238Soru

44 yaşında bir kız çocuk; yaklaşık bir aydır devam eden bacak ağrısı, halsizlik ve solukluk şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenesinde bilateral servikal lenfadenopati (1 cm1\ cm), karaciğer kosta altında 3 cm3\ cm ve dalak kosta altında 4 cm4\ cm palpable olarak saptanıyor. Tam kan sayımında lökosit 12.000/mm312.000/mm^3, hemoglobin 7.2 g/dL7.2\ g/dL ve trombosit 35.000/mm335.000/mm^3 bulunuyor. Periferik yaymada blastlar görülüyor. Bu hastanın tanısı, ayırıcı tanısı ve prognozu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Blastların sitogenetik incelemesinde hiperdiploidi (>50>50 kromozom) saptanması olumlu bir prognostik faktördür.

Cevap

Lösemi blastlarında hiperdiploidi (>50>50 kromozom) saptanması hastalık için iyi bir prognoz göstergesidir.
Çocukluk çağı B-hücreli ALL hastalarında blastlarda saptanan sitogenetik anomaliler prognozu belirleyen en önemli parametrelerdir. Hiperdiploidi (516551-65 kromozom arası) ve kriptik t(12;21)t(12;21) (ETV6-RUNX1) varlığı hastaların tedaviye çok iyi yanıt vereceğini ve sağkalım oranlarının yüksek olacağını gösteren olumlu bulgulardır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
4 yaş, bacak ağrısı, HSM, lenfadenopati ve pansitopeni (anemi + trombositopeni + lökopeni/lökositoz varyasyonu) akut lösemi (özellikle ALL) için tipiktir.
Ayırıcı tanıda kemik ağrısı ve HSM olması nöroblastom metastazını dışlamayı, pansitopeni ise aplastik anemiyi düşünmeyi gerektirir ancak HSM aplastik anemiden uzaklaştırır.
2
Prognostik faktörleri analiz et
NCI kriterlerine göre yaşın 1-9 arası olması ve lökositin < 50.000 olması iyi prognozdur. Sitogenetik olarak hiperdiploidi ve t(12;21) iyi; t(9;22), t(4;11) ve hipodiploidi kötüdür.
Hastalık riskini belirlemek tedavi yoğunluğunu seçmek için kritiktir.

Anahtar Kavram

Çocukluk çağı ALL'de klinik sunum, ayırıcı tanı prensipleri ve sitogenetik prognostik faktörler.

Alternatif Yöntem

Prognostik faktörleri ezberlemek yerine, hücre bölünmesi sırasındaki hataların (hiperdiploidi gibi) bazen hücreyi kemoterapiye daha duyarlı hale getirdiğini, tirozin kinaz yolu aktivasyonuna yol açanların (t(9;22) gibi) ise direnç oluşturduğunu mantıksal olarak ilişkilendirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 239Soru

1414 yaşında bir erkek çocuk, yaygın lenfadenopati ve Burkitt lenfoma ön tanısıyla yatırılıyor. Yapılan tetkiklerde ürik asit düzeyi 15.2 mg/dL15.2\ mg/dL, LDH düzeyi normalin 1212 katı olarak saptanıyor. Hastaya hemen hiperhidrasyon tedavisi ve 0.2 mg/kg0.2\ mg/kg dozunda rasburikaz uygulanıyor. İlaç verildikten 44 saat sonra bakılan kontrol ürik asit düzeyi 0.3 mg/dL0.3\ mg/dL olarak bildiriliyor. Ancak hastanın fizik muayenesinde idrar çıkışının belirgin azaldığı, laboratuvarında serum kreatinin düzeyinin 0.8 mg/dL0.8\ mg/dL'den 1.9 mg/dL1.9\ mg/dL'ye yükseldiği ve fosfor düzeyinin 10.2 mg/dL10.2\ mg/dL olduğu görülüyor.

Bu hastada ürik asit düzeyindeki dramatik düşüşe rağmen klinik tablonun kötüleşmesinin en olası nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kan örneğinin soğuk zincir (buz üzerinde) kurallarına uyulmadan laboratuvara gönderilmesi

Cevap

Kan örneğinin soğuk zincir kurallarına (buz üzerinde) uyulmadan laboratuvara gönderilmesi nedeniyle enzimin tüp içerisinde ürik asidi parçalamaya devam etmesi.
Rasburikaz (rekombinant urat oksidaz), ürik asidi suda çözünürlüğü yüksek olan allantoin'e dönüştürür. Bu enzim oldukça güçlüdür ve kan örneği tüpe alındıktan sonra da oda sıcaklığında etkisini sürdürür. Eğer örnek alındığı anda buz üzerine konulmazsa, rasburikaz tüp içindeki tüm ürik asidi parçalayarak laboratuvar sonucunun vücuttaki gerçek seviyeyi değil, tüpteki yapay düşüşü göstermesine neden olur. Hastadaki yüksek fosfor ve artan kreatinin, böbrek hasarının sürdüğünü ve TLS'nin klinik olarak devam ettiğini kanıtlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının çelişkisini analiz et.
Ürik asit 0.3 mg/dL0.3\ mg/dL (çok düşük) ancak kreatinin yükselmiş ve fosfor 10.2 mg/dL10.2\ mg/dL (çok yüksek).
Tümör lizis sendromunun (TLS) kontrol altına alınamadığını ancak ürik asit ölçümünün hatalı olduğunu gösterir.
2
Rasburikaz (rekombinant urat oksidaz) enziminin etki mekanizmasını ve özelliklerini hatırla.
Rasburikaz mevcut ürik asidi allantoin'e parçalar ve in vitro (vücut dışında, tüp içinde) aktif kalmaya devam eder.
İlaç vücuda verildikten sonra alınan kan örneğinde, eğer enzim durdurulmazsa ürik asidi parçalamayı sürdürür.
3
Pre-analitik laboratuvar gerekliliğini belirle.
Örneği hemen buz içine koymak ve soğuk zincirle taşımak enzimatik aktiviteyi laboratuvar aşamasına kadar yavaşlatır.
Buz üzerinde taşınmayan örneklerde ürik asit düzeyi saniyeler içinde sıfıra yakın değerlere düşer, bu da yalancı bir iyileşme görüntüsü verir.

Anahtar Kavram

Rasburikaz kullanan hastalarda ürik asit ölçümü için kan örneğinin buz üzerinde taşınma zorunluluğu.
Soru 240Soru

77 yaşında bir kız çocuk, son birkaç aydır devam eden halsizlik, çabuk yorulma ve okul başarısında düşme şikayetleri ile polikliniğe getirilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalar ve avuç içleri soluk saptanmıştır. Laboratuvar incelemesinde şu bulgular saptanmıştır:

- Hemoglobin (Hb): 9.89.8 g/dL
- Ortalama eritrosit hacmi (MCV): 6464 fL
- Eritrosit dağılım genişliği (RDW): %19\%19
- Eritrosit sayısı (RBC): 3.9×106/μL3.9 \times 10^6/\mu L
- Serum demiri: 2020 μg/dL\mu g/dL
- Total demir bağlama kapasitesi (TDBK): 480480 μg/dL\mu g/dL
- Ferritin: 77 ng/mLng/mL

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Laboratuvar bulgularında saptanan mikrositer anemiye (MCVMCV 6464 fL) eşlik eden yüksek RDW (%19\%19), düşük ferritin (77 ng/mLng/mL) ve artmış total demir bağlama kapasitesi (480480 μg/dL\mu g/dL), demir eksikliği anemisi tanısı için karakteristiktir. Ayrıca Mentzer indeksinin (MCV/RBC) 1313'ün üzerinde olması (16.416.4) tanıyı desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve MCV değerlerini değerlendirin.
Hb: 9.89.8 g/dL (Düşük) ve MCV: 6464 fL (Düşük).
Hastanın mikrositer bir anemisi olduğunu belirlemek için.
2
RDW ve RBC sayısını kullanarak ayırıcı tanı yapın.
RDW: %19\%19 (Yüksek) ve RBC: 3.9×106/μL3.9 \times 10^6/\mu L (Düşük/Normal).
Demir eksikliğinde RDW artarken, talasemide genellikle normaldir. Ayrıca Mentzer indeksi (MCV/RBC = 64/3.916.464/3.9 \approx 16.4) 1313'ten büyük olması demir eksikliğini destekler.
3
Demir parametrelerini (Ferritin, TDBK, Serum Demiri) kontrol edin.
Ferritin düşük (77 ng/mLng/mL), TDBK yüksek (480480 μg/dL\mu g/dL).
Bu kombinasyon demir depolarının tükendiğini ve demir eksikliği anemisinin kesin tanısını doğrular.

Anahtar Kavram

Mikrositer anemilerde demir eksikliği anemisi ile talasemi taşıyıcılığı arasındaki en önemli laboratuvar farkları RDW yüksekliği ve Mentzer indeksidir.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 12 / 21Sonraki
Hematoloji ve Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 12 | Examkin