Hematoloji ve Onkoloji

409 soru

Soru 141Soru

66 yaşında erkek hasta, son bir aydır giderek artan halsizlik, solukluk ve bacaklarında kendiliğinden oluşan morluklar nedeniyle getirilmiştir. Hastanın özgeçmişinde boy kısalığı ve mikrosefali nedeniyle izlendiği belirtilmiştir. Fizik muayenesinde boy ve baş çevresi 3.persentilin3. \text{persentilin} altında saptanmış; gövdesinde çok sayıda café-au-lait lekeleri ve sol el baş parmağında hipoplazi gözlenmiştir. Laboratuvar tetkiklerinde hemoglobin 7.4 g/dL7.4 \text{ g/dL}, MCV:104 fLMCV: 104 \text{ fL}, beyaz küre sayısı 2.600/mm32.600/\text{mm}^3, trombosit sayısı 38.000/mm338.000/\text{mm}^3 ve retikülosit oranı %0.3\%0.3 olarak bulunmuştur. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fanconi aplastik anemisi

Cevap

Fanconi aplastik anemisi
Hastada saptanan boy kısalığı, mikrosefali, café-au-lait lekeleri ve baş parmak hipoplazisi gibi konjenital anomalilerin ilerleyici pansitopeni ve makrositoz ile birlikteliği Fanconi aplastik anemisi için patognomonik bir klinik tablodur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları analiz et
Boy kısalığı, mikrosefali, café-au-lait lekeleri ve baş parmak hipoplazisi saptandı.
Bu bulgular konjenital kemik iliği yetmezliği sendromlarını (özellikle Fanconi) düşündüren somatik anomalilerdir.
2
Laboratuvar verilerini değerlendir
Pansitopeni (Hb, BK, Trombosit düşüklüğü) ve makrositoz (MCVMCV yüksekliği) mevcut.
Düşük retikülosit oranı ile birleşen pansitopeni, üretim yetersizliğine (kemik iliği yetmezliği) işaret eder.
3
Klinik ve laboratuvarı sentezle
Fanconi aplastik anemisi tanısına ulaşıldı.
Pansitopeninin eşlik ettiği en sık kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromu Fanconi'dir ve tarif edilen fizik muayene bulgularıyla tam uyumludur.

Anahtar Kavram

Fanconi aplastik anemisi, progresif pansitopeni ve tipik somatik anomalilerle (baş parmak, boy kısalığı, deri bulguları) karakterize en sık kalıtsal kemik iliği yetmezliği nedenidir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 142Soru

1212 yaşında bir erkek çocuk, futbol oynarken bacağına aldığı hafif bir darbe sonrası gelişen ve giderek büyüyen uyluk bölgesi kas içi hematom şikayetiyle başvuruyor. Öz geçmişinde benzer durumların daha önce de olduğu, ancak eklem içi kanama yaşamadığı öğreniliyor. Anne ve babasının birinci dereceden kuzen olduğu belirtiliyor. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıda tabloda verilmiştir:

Laboratuvar TestiSonuçReferans Aralığı
Protrombin Zamanı (PTPT)2828 saniye111411-14 saniye
Aktive Parsiyel Tromboplastin Zamanı (aPTTaPTT)7272 saniye253525-35 saniye
Trombin Zamanı (TTTT)1818 saniye152015-20 saniye
Fibrinojen Düzeyi270270 mg/dL200400200-400 mg/dL
Trombosit Sayısı240.000240.000/mm³150.000450.000150.000-450.000/mm³

Hastanın plazmasına "adsorbe plazma" (VV, VIIIVIII, XIXI, XIIXII içerir) eklendiğinde test sürelerinde düzelme saptanmazken, "bayatlamış serum" (VIIVII, IXIX, XX, XIXI, XIIXII içerir) eklendiğinde hem PTPT hem de aPTTaPTT sürelerinin normale döndüğü görülüyor.

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faktör X eksikliği

Cevap

Yapılan laboratuvar analizleri ve karışım çalışmalarına göre hastadaki bozukluk Faktör X eksikliğidir.
Laboratuvar sonuçları ortak yolak bozukluğunu (PT ve aPTT uzun) işaret etmektedir. Trombin zamanının normal olması fibrinojen sorunlarını eler. Geriye kalan Faktör X, V ve II arasından ayrım karışım çalışmalarıyla yapılır. Adsorbe plazma (faktör V, VIII, XI, XII içerir) düzeltme yapmadığına göre eksik olan faktör bunlardan biri değildir. Bayatlamış serum (faktör VII, IX, X, XI, XII içerir) düzelme sağladığına göre eksik faktör bu listede olmalıdır. İki verinin kesişimi olan ve ortak yolakta yer alan tek seçenek Faktör X'dir. Ayrıca akraba evliliği öyküsü, nadir görülen bu otozomal resesif eksikliği destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Koagülasyon tarama testlerini değerlendir
PTPT ve aPTTaPTT sürelerinin her ikisinin de uzun olduğu saptandı.
Bu durum problemin ortak yolakta (Faktör XX, VV, IIII veya II) olduğunu gösterir.
2
Trombin zamanı ve fibrinojen düzeyini incele
TTTT ve fibrinojen düzeyinin normal olduğu görüldü.
Bu bulgularla ortak yolaktaki Faktör II (fibrinojen) eksikliği dışlanmış olur.
3
Karışım çalışmalarını (Mixing studies) yorumla
Adsorbe plazma (faktör VV içerir) düzeltme sağlamazken, bayatlamış serum (faktör XX içerir) düzeltme sağladı.
Bayatlamış serumda bulunan ancak adsorbe plazmada bulunmayan ortak yolak faktörü Faktör XX'dir (Faktör VV adsorbe plazmadadır, Faktör IIII ise serumda tüketilmiştir).
4
Klinik bağlamla birleştir
Akraba evliliği ve derin doku kanaması tanıyı destekler.
Faktör XX eksikliği otozomal resesif kalıtılır ve sekonder hemostaz bozukluğu kliniği yaratır.

Anahtar Kavram

Ortak yolak faktör eksikliklerinde (X, V, II, I) hem PT hem de aPTT uzar; bu faktörlerin ayrımı adsorbe plazma ve bayatlamış serum kullanılarak yapılan karışım çalışmalarıyla gerçekleştirilir.

Alternatif Yöntem

Alternatif bir tanı yöntemi olarak Russell Viper Venom (Stypven) zamanı kullanılabilir. Bu yılan zehri Faktör X'u doğrudan aktive eder. Faktör X eksikliğinde Stypven zamanı uzarken, Faktör VII eksikliğinde normal kalır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 143Soru

1010 yaşında bir erkek çocuk, boynunun sağ tarafında son bir aydır büyüyen ağrısız şişlik nedeniyle değerlendiriliyor. Fizik muayenede sağ servikal zincirde 4 cm4\text{ cm} çapında, lastik kıvamında ve hareketli lenfadenopati saptanıyor. Hastanın aralıklı olarak 38.5C38.5^\circ\text{C}'ye ulaşan ateşi ve gece terlemeleri olduğu öğreniliyor. Lenf nodu eksizyonel biyopsisinde; eozinofil, nötrofil, histiyosit ve plazma hücrelerinden oluşan zengin bir inflamatuar zemin içinde, iki veya çok loblu çekirdeğe ve belirgin eozinofilik nükleollere sahip dev hücreler (baykuş gözü görünümü) izleniyor.

Buna göre, hastadaki en olası lenfoma alt tipi ve bu hastalıkla en güçlü etyolojik ilişkiye sahip viral ajan aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mikst sellüler tip Hodgkin lenfoma - Epstein-Barr virüsü

Cevap

Mikst sellüler tip Hodgkin lenfoma - Epstein-Barr virüsü
Hastadaki ağrısız servikal lenfadenopati ve B semptomları lenfoma ile uyumludur. Biyopside görülen eozinofil, nötrofil ve plazma hücrelerinden oluşan polimorfik inflamatuar zemin ile 'baykuş gözü' çekirdekli klasik Reed-Sternberg hücreleri, mikst sellüler tip Hodgkin lenfomanın patognomonik bulgularıdır. Çocukluk çağında görülen mikst sellüler tip Hodgkin lenfoma vakalarının büyük çoğunluğu Epstein-Barr virüsü (EBV) ile etyolojik olarak ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve histolojik bulguları analiz et.
Ağrısız servikal lenfadenopati, B semptomları (ateş, gece terlemesi) ve biyopside eozinofil/plazma hücreden zengin zeminde 'baykuş gözü' görünümlü dev hücreler saptandı.
Hastanın lenfoma alt tipini belirlemek için histolojik özelliklerin doğru yorumlanması gerekir.
2
Histolojik bulguları spesifik lenfoma alt tipleriyle eşleştir.
Baykuş gözü görünümlü dev hücreler klasik Reed-Sternberg hücreleridir. Eozinofil ve plazma hücresi zengini reaktif zemin, mikst sellüler tip Hodgkin lenfoma için tipiktir.
Farklı Hodgkin lenfoma alt tipleri (nodüler sklerozan, mikst sellüler, lenfositten zengin, lenfositten fakir) farklı hücresel zemin özelliklerine sahiptir.
3
Belirlenen lenfoma alt tipinin viral etyolojisini değerlendir.
Mikst sellüler tip Hodgkin lenfoma, özellikle çocukluk çağında ve gelişmekte olan ülkelerde Epstein-Barr virüsü (EBV) enfeksiyonu ile çok güçlü bir ilişkiye sahiptir.
Viral etkenlerin hangi onkolojik hastalıklarla ilişkili olduğunun bilinmesi etyolojik tanıda kritik öneme sahiptir.

Anahtar Kavram

Hodgkin lenfoma alt tiplerinin histolojik özellikleri ve viral (EBV) etyoloji ilişkisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 144Soru

1111 yaşında bir kız çocuk, son 22 aydır giderek artan halsizlik ve bacaklarında yeni gelişen ekimozlar şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Öyküsünde herhangi bir ilaç kullanımı veya geçirilmiş enfeksiyon saptanmıyor. Fizik muayenesinde; boy ve kilo 5050. persentilde izleniyor, mikrosefali veya başparmak anomalisi saptanmıyor. Laboratuvar bulguları: Hemoglobin 7.47.4 g/dL, lökosit 2.8002.800 /mm³, mutlak nötrofil sayısı 850850 /mm³, trombosit 22.00022.000 /mm³, retikülosit %0.2\%0.2 ve MCV 106106 fL olarak saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde hematopoetik alanların yerini belirgin şekilde yağ dokusunun aldığı görülüyor.

Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için öncelikle aşağıdaki tetkiklerden hangisi istenmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Periferik kan lenfositlerinde diepoksibütan (DEB) ile kromozom kırık analizi

Cevap

Periferik kan lenfositlerinde diepoksibütan (DEB) ile kromozom kırık analizi
Çocukluk ve adölesan döneminde saptanan tüm aplastik anemi olgularında, hastada hiçbir dismorfik bulgu (kısa boy, başparmak anomalisi, mikrosefali, café-au-lait lekeleri) olmasa bile altta yatan nedenin Fanconi aplastik anemisi (FAA) olup olmadığı mutlaka araştırılmalıdır. FAA vakalarının yaklaşık %25'i 'normal fenotipli'dir. Tanıyı kesinleştirmek için kullanılan diepoksibütan (DEB) veya mitomisin-C (MMC) ile indüklenen kromozom kırık analizi, bu hastaların saptanmasında altın standarttır. Bu ayrım kritiktir çünkü FAA hastaları standart doz kemoterapi ve radyoterapiye aşırı duyarlıdır ve kemik iliği nakli öncesi özel 'indirgenmiş doz' hazırlama rejimlerine ihtiyaç duyarlar.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar verilerinin analizi
Pansitopeni, makrositoz ve hiposellüler kemik iliği saptanması.
Hastadaki tablonun aplastik anemi (kemik iliği yetersizliği) olduğunun doğrulanması.
2
Etiyolojik ayırıcı tanıda fenotipin değerlendirilmesi
Dismorfik bulgu (başparmak anomalisi, kısa boy vb.) saptanmaması.
Kalıtsal kemik iliği yetersizliği sendromları ile edinilmiş aplastik anemi ayrımının yapılması.
3
Altın standart tanısal testin belirlenmesi
Dismorfik bulgu olmasa dahi Fanconi aplastik anemisi (FAA) için DEB testi istenmesi.
FAA vakalarının %25'inin normal fenotipe sahip olması ve bu tanının tedavi (KİT hazırlama rejimi) seçimini kritik derecede değiştirmesi.

Anahtar Kavram

Normal fenotipli çocuklarda Fanconi aplastik anemisi taraması

Alternatif Yöntem

Fanconi aplastik anemisi şüphesinde DEB testine alternatif olarak mitomisin-C (MMC) ile indüklenen kromozom kırık analizi de aynı amaçla kullanılabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 145Soru

Önceden tamamen sağlıklı olan 55 yaşındaki kız hasta, son iki gündür idrar renginde çay gibi koyulaşma ve aşırı yorgunluk yakınmasıyla acil servise başvuruyor. Ailesi, hastanın yaklaşık on gün önce döküntüsüz, ateşli bir viral üst solunum yolu enfeksiyonu geçirdiğini belirtiyor. Fizik muayenesinde skleraları belirgin ikterik, cilt görünümü soluk ve dalağı sol kosta yayı altında 3 cm3 \text{ cm} palpabl bulunuyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 5.8 g/dL5.8 \text{ g/dL}, ortalama eritrosit hacmi (MCV) 88 fL88 \text{ fL}, retikülosit %15\%15, laktat dehidrogenaz (LDH) 920 U/L920 \text{ U/L} ve indirekt bilirubin 4.6 mg/dL4.6 \text{ mg/dL} olarak saptanıyor. Periferik yaymasında bol miktarda polikromazi ve çok sayıda sferosit izleniyor.

Bu hastanın tanısını kesinleştirmek için ilk aşamada istenmesi gereken en uygun tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Direkt antiglobulin (Coombs) testi

Cevap

Direkt antiglobulin (Coombs) testi
Hastada akut başlangıçlı, viral enfeksiyon sonrası gelişen ekstravasküler hemolitik anemi tablosu mevcuttur. Periferik yaymada izlenen sferositler hem konjenital bir membran defekti olan herediter sferositozda hem de edinsel bir durum olan otoimmün hemolitik anemide (OİHA) görülür. Önceden tamamen sağlıklı olan bir çocukta enfeksiyon sonrası akut sferositik hemoliz tablosunun gelişmesi kuvvetle OİHA'yı işaret eder. Bu hastada tanıyı kesinleştirmek ve herediter sferositozdan ayırt etmek için eritrosit yüzeyindeki antikorları ve/veya komplemanı gösteren direkt antiglobulin (Coombs) testi yapılmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını analiz et.
Akut gelişen derin anemi, retikülositoz, yüksek LDH ve indirekt hiperbilirubinemi bulguları aktif bir 'hemolitik anemi' tablosunu gösterir.
Aneminin etiyolojisini saptamak için öncelikle yapım eksikliği mi yoksa yıkım artışı mı (hemoliz) olduğuna karar verilmelidir.
2
Periferik yayma bulgusunu değerlendir ve ayırıcı tanıya git.
Yaymada yoğun 'sferositler' görülmektedir. Sferositozun çocukluk çağında en sık görülen iki nedeni Herediter Sferositoz ve Otoimmün Hemolitik Anemi'dir (OİHA).
Periferik yayma, hemolizin tipini sınıflandırmada en yönlendirici araçtır.
3
Öykü ile uyumlu en olası tanıyı seç ve doğrulayıcı testi belirle.
Önceden tamamen sağlıklı olan bir çocukta, viral enfeksiyon sonrası aniden başlayan sferositik hemoliz edinsel (OİHA) karakterdedir. Edinsel sferositozu konjenital olandan ayırt etmek için eritrosit yüzeyindeki antikorları gösteren Direkt Coombs testi istenir.
Otoimmün reaksiyonu tespit etmek kesin tanıyı koydurur ve tedaviyi yönlendirir.

Anahtar Kavram

Sıcak Tip Otoimmün Hemolitik Anemi (OİHA) Ayırıcı Tanısı

İpuçları

1
Hastadaki akut başlangıç ve öncesindeki viral enfeksiyon öyküsü, tablonun konjenital (kalıtsal) değil edinsel olduğunu düşündürmektedir.
2
Periferik yaymadaki sferositler, eritrosit membranının antikorlar tarafından hedeflenmesi sonucu dalaktaki makrofajlarca membran kaybına uğramasıyla oluşur. Bu antikorları gösteren test hangisidir?

Daha Fazla Pratik

Sıcak tip (IgG) ve soğuk tip (IgM) otoimmün hemolitik anemilerin laboratuvar farklılıklarını gözden geçirin.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 146Soru

Saçlı deride seboroik dermatit benzeri dirençli döküntüleri ve kafa kemiğinde ağrılı şişliği olan 44 yaşındaki bir çocukta, kranyal litik lezyondan yapılan biyopsi sonucunda Langerhans hücreli histiyositoz (LHHLHH) düşünülmektedir. Bu hastada tanıyı doğrulamak amacıyla yapılacak immünohistokimyasal incelemede aşağıdaki belirteçlerden hangisinin pozitif saptanması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: S100S100

Cevap

Langerhans hücreli histiyositoz tanısını doğrulamak için doku biyopsisinde S100S100 proteininin pozitif saptanması beklenir.
Langerhans hücreli histiyositoz (LHHLHH), miyeloid dendritik hücrelerin anormal birikimi ve proliferasyonu ile karakterize bir hastalıktır. Bu hücrelerin immünohistokimyasal incelenmesinde S100S100 ve CD1aCD1a (ayrıca CD207CD207/langerinlangerin) pozitifliği tanıda altın standarttır. Sorudaki vaka, saçlı derideki döküntü ve kafatasındaki litik lezyon ile LHHLHH için klasik bir örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve radyolojik bulguların analizi
Dirençli saçlı deri döküntüsü ve litik kemik lezyonu LHHLHH için tipik bir sunumdur.
Ayırıcı tanıda histiyositozların ön planda tutulması için klinik uyum gereklidir.
2
Doku biyopsisi ve immünohistokimyasal boyama
LHHLHH hücrelerinin dendritik hücre kökenli olduğu ve spesifik belirteçler taşıdığı bilinmektedir.
Kesin tanı, karakteristik immünohistokimyasal belirteçlerin (S100S100, CD1aCD1a) gösterilmesine dayanır.
3
Tanının kesinleştirilmesi
S100S100 pozitifliği saptanarak tanı doğrulanır.
S100S100 proteini, dendritik hücrelerin ve dolayısıyla LHHLHH lezyonlarındaki hücrelerin temel belirteçlerinden biridir.

Anahtar Kavram

Langerhans hücreli histiyositozda (LHHLHH) neoplastik hücreler immünohistokimyasal olarak S100S100 ve CD1aCD1a pozitiftir.
Tahmini Süre:50s
Soru 147Soru

Beş yaşında Akut Lenfoblastik Lösemi (ALLALL) tanısı alan ve yoğun kemoterapi başlanan bir hastada, tedavinin 24. saatinde idrar miktarında azalma ve halsizlik gelişiyor. Tümör Lizis Sendromu (TLSTLS) şüphesiyle istenen laboratuvar tetkiklerinde aşağıdakilerden hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hiperfosfatemi ve hipokalsemi

Cevap

Hiperfosfatemi ve hipokalsemi
Doğru cevap olan ifade, Tümör Lizis Sendromu'nun temel fizyopatolojisini yansıtır. Hücrelerin hızla parçalanmasıyla açığa çıkan fosfat serumda yükselir (hiperfosfatemi) ve kalsiyumu bağlayarak serbest kalsiyum düzeyini düşürür (hipokalsemi).

Adım Adım Çözüm

1
Hücre yıkımı sonucu kana salınan maddeleri belirle.
K+K^+, PO43PO_4^{3-} ve nükleik asitler (ürik asit öncülleri) kana geçer.
Tümör hücreleri lizis olduğunda hücre içi içerikler dolaşıma katılır.
2
Kalsiyum ve fosfat arasındaki etkileşimi analiz et.
Artan fosfat kalsiyum ile birleşerek kalsiyum fosfat kristalleri oluşturur.
Fosfatın aşırı artışı iyonize kalsiyumun çökmesine ve serum düzeyinin düşmesine neden olur.
3
Tümör Lizis Sendromu'nun klasik laboratuvar dörtlüsünü hatırla.
Hiperkalemi, hiperfosfatemi, hiperürisemi ve hipokalsemi.
Bu bulgular sendromun tanısal metabolik profilini oluşturur.

Anahtar Kavram

Tümör Lizis Sendromu'nda (TLS) hücre içi içeriklerin (potasyum, fosfat, ürik asit) kana salınması ve buna ikincil olarak kalsiyumun düşmesi (hipokalsemi) karakteristiktir.

Daha Fazla Pratik

TLS profilini öğrendikten sonra, bu tablonun tedavisinde kullanılan hidrasyon ve allopürinol/rasburikaz kullanım mekanizmalarını inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:45s
Soru 148Soru

1818 aylık bir erkek çocuk, belirgin solukluk ve iştahsızlık yakınması ile getirilmiştir. Öyküsünden günde yaklaşık 1.51.5 litre inek sütü tükettiği ve ek gıdaları çoğunlukla reddettiği öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalarda ve avuç içlerinde solukluk dışında patolojik bulgu saptanmamıştır. Hastanın laboratuvar sonuçları aşağıdadır:

ParametreSonuçReferans Aralığı
Hemoglobin7.8 g/dL7.8 \text{ g/dL}10.513.5 g/dL10.5 - 13.5 \text{ g/dL}
Hematokrit%24\%24%3339\%33 - 39
MCV58 fL58 \text{ fL}7086 fL70 - 86 \text{ fL}
Eritrosit (RBC)3.5×106/μL3.5 \times 10^6/\mu\text{L}3.95.3×106/μL3.9 - 5.3 \times 10^6/\mu\text{L}
RDW%20.2\%20.2<%15< \%15
Serum Demiri15 \mug/dL15 \text{ \mu g/dL}40100 \mug/dL40 - 100 \text{ \mu g/dL}
TDBK (TIBC)480 \mug/dL480 \text{ \mu g/dL}250400 \mug/dL250 - 400 \text{ \mu g/dL}
Ferritin4 ng/mL4 \text{ ng/mL}1060 ng/mL10 - 60 \text{ ng/mL}

Bu verilere dayanarak, hastadaki aneminin ayırıcı tanısı için aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Serum çözünür transferrin reseptör (sTfR) düzeyinde artış saptanması beklenir.

Cevap

Serum çözünür transferrin reseptör (sTfR) düzeyinde artış saptanması beklenen bir bulgudur.
Verilen klinik tabloda 1818 aylık çocukta aşırı inek sütü tüketimi, derin mikrositoz, yüksek RDW ve düşük ferritin değerleri tipik bir demir eksikliği anemisine (DEA) işaret etmektedir. Demir eksikliği anemisinde hücre yüzeyindeki transferrin reseptör sayısı arttığı için serumdaki çözünür form olan sTfR düzeyi de yükselir. Bu parametre, özellikle ferritin değerinin inflamasyon nedeniyle yanıltıcı olabileceği durumlarda DEA tanısını doğrulamak için kullanılır.

Adım Adım Çözüm

1
Eritrosit indekslerini analiz et.
MCV (58 fL58 \text{ fL}) düşük (mikrositoz), RDW (%20.2\%20.2) yüksek (anizositoz) saptandı.
Aneminin morfolojik sınıflandırmasını yapmak için MCV ve RDW ilk bakılması gereken parametrelerdir.
2
Mentzer indeksini hesapla.
MCV/RBC=58/3.516.57MCV / RBC = 58 / 3.5 \approx 16.57.
Mentzer indeksinin 1313’ün üzerinde olması demir eksikliği anemisini, 1313’ün altında olması ise talasemi taşıyıcılığını düşündürür.
3
Demir parametrelerini değerlendir.
Serum demiri düşük (1515), TDBK yüksek (480480), ferritin düşük (44) saptandı.
Düşük ferritin ve yüksek TDBK kombinasyonu, demir eksikliği anemisi için patognomoniktir.
4
Ayırıcı tanı ve ileri laboratuvar belirteçlerini incele.
Serum çözünür transferrin reseptör (sTfR) düzeyi DEA'da artar.
sTfR düzeyi hücresel demir eksikliğini yansıtır ve kronik hastalık anemisi (normal sTfR) ile ayırıcı tanıda kullanılır.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisi ile mikrositik diğer anemilerin (Talasemi taşıyıcılığı, Kronik hastalık anemisi) laboratuvar parametreleri (RDW, Mentzer indeksi, sTfR) kullanılarak ayırt edilmesi.

Daha Fazla Pratik

Demir eksikliği anemisi tedavisine yanıtın ilk göstergesi olan retikülositoz zamanlamasını ve hemoglobin artış hızını gözden geçirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 149Soru

44 aylık bir erkek bebek; doğumundan itibaren belirginleşen büyüme geriliği, iştahsızlık ve dirençli diyare yakınmaları ile polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde hiperpigmente deri alanları, belirgin solukluk ve irritabilite saptanıyor. Laboratuvar incelemelerinde hemoglobin 6,56,5 g/dL, MCV 114114 fL, RDW %22\%22, lökosit sayısı 3.2003.200/mm³ ve trombosit sayısı 85.00085.000/mm³ olarak bulunuyor. Periferik yaymada hipersegmenti nötrofiller ve makroovalositler izleniyor. Serum vitamin B12B_{12} düzeyi 520520 pg/mL (normal: 200900200-900), serum folat düzeyi ise 1414 ng/mL (normal: >5>5) olarak saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Transkobalamin II eksikliği

Cevap

Transkobalamin II eksikliği
Doğru seçenek olan Transkobalamin II eksikliği, vitamin B12B_{12}'nin bağırsaktan emildikten sonra portal dolaşımdan dokulara taşınmasını sağlayan transport proteininin genetik eksikliğidir. Serumda ölçülen vitamin B12B_{12}'nin yaklaşık %8090\%80-90'ı Transkobalamin I (haptokorrin) proteinine bağlı olduğundan serum düzeyi normal saptanır. Ancak dokuların (kemik iliği, GİS mukozası vb.) vitamini alabilmesi için Transkobalamin II gereklidir. Bu nedenle bebeklik döneminde ağır megaloblastik anemi, büyüme geriliği ve diyare ile prezente olur.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın hematolojik profilini analiz et
Düşük hemoglobin, yüksek MCV ve RDW ile birlikte pansitopeni (lökopeni ve trombositopeni) saptandı.
Klinik tablonun megaloblastik anemi ve kemik iliği yetmezliği bileşenlerini anlamak için gereklidir.
2
Serum vitamin düzeylerini yorumla
Serum vitamin B12B_{12} ve folat düzeyleri normal referans aralıklarında bulundu.
Nutrisyonel eksiklikleri (basit emilim veya alım bozukluğu) dışlamak için kritik bir adımdır.
3
Normal B12B_{12} düzeyi ile seyreden megaloblastik süreçleri değerlendir
Serumda B12B_{12} haptokorrinlere bağlı olduğu için normal ölçülürken, dokulara taşınımı sağlayan Transkobalamin II eksikliğinde hücresel açlık yaşanır.
Hastadaki büyüme geriliği ve diyare gibi hızlı bölünen hücrelerin etkilendiği klinik bulguları açıklar.

Anahtar Kavram

Transkobalamin II eksikliğinde, serum vitamin B12B_{12} düzeyi normaldir ancak dokular vitamini kullanamadığı için şiddetli megaloblastik anemi gelişir.
Soru 150Soru

66 yaşında erkek çocuk, yaklaşık 22 aydır devam eden halsizlik ve bacaklarında kendiliğinden oluşan yaygın morluklar nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve ağırlığı 5.5. persentilin altında (kısa boy), mikrosefali, gövdesinde çok sayıda sütlü kahve (café-au-lait) lekeleri ve sağ başparmak hipoplazisi saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; hemoglobin 7,8 g/dL7,8\text{ g/dL}, lökosit 2.800/mm32.800/\text{mm}^3 (mutlak nötrofil sayısı 850/mm3850/\text{mm}^3), trombosit 22.000/mm322.000/\text{mm}^3, retikülosit %0,2\%0,2 ve MCV 103 fL103\text{ fL} olarak bulunuyor. Hastada periferik kan lenfositlerinden yapılan diepoksibütan (DEB) ile kromozom kırılma testi normal olarak raporlanıyor. Bu hastada kesin tanıya ulaşmak için yapılması gereken en uygun ileri tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cilt fibroblastlarında kromozom kırılma testi

Cevap

Cilt fibroblastlarında kromozom kırılma testi yapılması en uygun adımdır.
Hastanın klinik bulguları (mikrosefali, başparmak hipoplazisi, cilt lekeleri) Fanconi aplastik anemisini (FAA) güçlü bir şekilde desteklemektedir. FAA'da periferik kan lenfositlerinde yapılan kromozom kırılma testi (DEB/MMC) altın standart olsa da, hastaların bir kısmında somatik mozaisizm (hematopoetik hücrelerin genetik olarak düzelmesi) nedeniyle bu test normal sonuçlanabilir. Bu durumda, genetik hatanın devam ettiği cilt fibroblastlarında testin tekrarlanması tanıyı kesinleştirir.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları (kısa boy, mikrosefali, başparmak anomalisi, café-au-lait lekeleri) ve laboratuvar sonuçlarını (makrositik pansitopeni) değerlendir.
Tablo tipik bir Fanconi aplastik anemisi (FAA) ile uyumludur.
Konjenital anomalilerin eşlik ettiği pansitopenilerde ilk akla gelmesi gereken tanı FAA'dır.
2
Periferik kan DEB testinin neden normal çıktığını analiz et.
Hastada somatik mozaisizm (genetik reversiyon) olduğu düşünülür.
FAA hastalarının %1015\%10-15'inde hematopoetik kök hücrelerdeki mutasyon kendiliğinden düzelerek DEB testinin periferik kanda yanlış negatif sonuçlanmasına yol açabilir.
3
Mozaisizm durumunda tanıyı doğrulamak için alternatif doku seç.
Cilt fibroblastları mozaisizmden etkilenmez.
Fibroblastlarda yapılacak kromozom kırılma testi, mozaisizm varlığında kesin tanıyı koydurur.

Anahtar Kavram

Fanconi aplastik anemisinde somatik mozaisizm varlığı, periferik kan lenfositlerinde yapılan kromozom kırılma testlerinin (DEB/MMC) yanlış negatif sonuçlanmasına neden olabilir; bu durumda tanı cilt fibroblastlarında test edilerek konulmalıdır.

Daha Fazla Pratik

Fanconi anemisi tanısı konulan bir hastada HLA tam uyumlu kardeş donör taranırken, kardeşin hematolojik olarak normal olsa bile mutlaka DEB testi ile taranması gerektiğini unutmayın.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 151Soru

66 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık bir hafta önce geçirdiği viral üst solunum yolu enfeksiyonu sonrası gelişen halsizlik, solukluk ve göz aklarında sararma şikayetiyle getiriliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalar soluk, skleralar hafif ikterik saptanıyor; dalak kosta altında 33 cmcm palpable olarak ölçülüyor. Laboratuvar incelemesinde hemoglobin 8.28.2 g/dLg/dL, ortalama eritrosit hacmi (MCVMCV) 8282 fLfL, retikülosit %12\%12 ve indirekt bilirubin 3.53.5 mg/dLmg/dL bulunuyor. Periferik yayma incelemesinde yoğun sferositler ve polikromazi izleniyor. Bu hastada en olası tanıyı doğrulamak için yapılması gereken ilk tetkik aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Direkt Coombs (antiglobulin) testi

Cevap

Direkt Coombs (antiglobulin) testi, eritrosit yüzeyine yapışmış otoantikorları saptayarak otoimmün hemolitik anemi tanısını kesinleştirir.
Hastada görülen akut başlangıçlı hemoliz, splenomegali ve periferik yaymadaki sferositler hem Herediter Sferositoz hem de Otoimmün Hemolitik Anemi (OİHA) ile uyumludur. Ancak geçirilmiş viral enfeksiyon öyküsü, immün bir mekanizmanın tetiklendiğini düşündürür. Bu iki durum arasındaki en kesin ayırıcı tetkik, eritrosit yüzeyindeki antikorları saptayan Direkt Coombs testidir. Testin pozitifliği OİHA tanısını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve laboratuvar bulgularının sentezlenmesi
Anemi (HbHb 8.28.2), yüksek retikülosit (%12\%12) ve indirekt bilirubin artışı hemolitik süreci gösterir.
Hastanın semptomlarının kaynağının eritrosit yıkımı olup olmadığını anlamak için.
2
Periferik yayma bulgularının yorumlanması
Sferositlerin görülmesi, ayırıcı tanıyı Herediter Sferositoz (HS) ve Otoimmün Hemolitik Anemi (OİHA) üzerine yoğunlaştırır.
Sferositler, eritrosit yüzey alanının kaybı sonucu oluşan karakteristik hücrelerdir.
3
Etiyolojik ipuçlarının değerlendirilmesi
Yakın zamanda geçirilmiş viral enfeksiyon öyküsü ve akut tablo, akkiz bir süreç olan OİHA'yı, herediter bir süreç olan HS'ye göre daha olası kılar.
OİHA sıklıkla enfeksiyonlar sonrası tetiklenen immün bir yanıttır.
4
Ayırıcı tanı için altın standart testin seçilmesi
Direkt Coombs testi istenmelidir.
HS ve OİHA arasındaki en temel fark, OİHA'da hemolizin immün kökenli olmasıdır.

Anahtar Kavram

Sferositik anemilerde ayırıcı tanı (Herediter Sferositoz vs. Otoimmün Hemolitik Anemi)

İpuçları

1
Periferik yaymadaki sferositler hem kalıtsal hem de edinsel (immün) nedenlerle oluşabilir.
2
Enfeksiyon sonrası gelişen ani anemilerde vücudun kendi hücrelerine karşı antikor üretip üretmediği kontrol edilmelidir.

Daha Fazla Pratik

Otoimmün hemolitik anemilerin 'sıcak' (IgG) ve 'soğuk' (IgM) tip ayrımını ve eşlik eden hastalıkları (örneğin EBV, Mikoplazma) inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 152Soru

22 yaşındaki bir kız çocuk; karın şişliği ve kan basıncı yüksekliği nedeniyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenede sağ üst kadranda, orta hattı geçmeyen, düzgün sınırlı ve sert bir kitle palpe ediliyor. Kan basıncı 140/95140/95 mmHg (yüksek) saptanıyor. Batın bilgisayarlı tomografisinde (BT); sağ böbreği infiltre etmeden inferiora ve laterale doğru iten, içinde yaygın kaba kalsifikasyonlar barındıran ve çölyak arter ile superior mezenterik arterin etrafını invaze etmeden tamamen saran (encasement) bir kitle izleniyor. İdrar vanilmandelik asit (VMA) ve homovanilik asit (HVA) düzeyleri yaşa göre normalin üst sınırının 1010 katı saptanıyor.

Bu hastada en olası tanı ve bu hastalık için sağkalımı öngören en güçlü biyolojik olumsuz prognostik faktör aşağıdakilerin hangisinde birlikte verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nöroblastom - NmycN-myc gen amplifikasyonu

Cevap

En olası tanı nöroblastomdur ve bu hastalıkta sağkalımı öngören en güçlü biyolojik olumsuz faktör N-myc gen amplifikasyonudur.
Vignette'de sunulan hastada böbreğin parankimal invazyonu yerine yer değiştirmesi, kitle içinde belirgin kalsifikasyonlar, büyük damarların sarmalanması (encasement) ve katekolamin metabolitlerinin belirgin yüksekliği tanısal olarak nöroblastomu işaret eder. Nöroblastomda sağkalımı ve risk grubunu belirleyen en kritik biyolojik parametre ise N-myc proto-onkogeninin amplifikasyonudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik verilerin analizi
Batın kitlesi, hipertansiyon ve yüksek katekolamin düzeyleri (1010 kat VMA/HVA).
Yüksek katekolamin düzeyleri nöroblastom için son derece spesifiktir.
2
Radyolojik ayırıcı tanı
Böbreği infiltre etmeyen ancak yerini değiştiren, damarları sarmalayan (encasement) ve kalsifikasyon içeren kitle.
Wilms tümörü böbreği infiltre eder (pençe belirtisi) ve damarları sarmalamak yerine yerini değiştirir; nöroblastomda kalsifikasyon %80-90 oranında görülür.
3
Prognostik değerlendirme
Biyolojik parametreler arasında NmycN-myc amplifikasyonu seçilir.
N-myc amplifikasyonu nöroblastomda evreden bağımsız olarak en güçlü olumsuz biyolojik belirteçtir.

Anahtar Kavram

Nöroblastom ve Wilms tümörü ayırıcı tanısında kalsifikasyon, damar tutulum tipi (sarmalama vs. yer değiştirme) ve katekolamin düzeyleri belirleyicidir.
Soru 153Soru

1010 aylık bir erkek bebek, huzursuzluk ve iştahsızlık şikayetleri ile getirilmiştir. Öyküsünden 26002600 gram olarak miadında doğduğu, sadece anne sütü ile beslendiği ve herhangi bir vitamin veya mineral desteği almadığı öğrenilmiştir. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk ve hafif taşikardi saptanmıştır. Yapılan laboratuvar incelemesinde aşağıdaki sonuçlar elde edilmiştir:

ParametreSonuç
Hemoglobin9.29.2 g/dL
MCV6464 fL
RDW18.2%18.2\%
Serum demiri2222 μ\mug/dL
Ferritin66 ng/mL
TDBK460460 μ\mug/dL

Bu bebek için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Hastanın klinik tablosu (huzursuzluk, solukluk, demir profilaksisi almaması) ve laboratuvar bulguları (mikrositer anemi, yüksek RDW, düşük ferritin ve yüksek TDBK) demir eksikliği anemisi için tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve MCV değerlerini değerlendir.
Hb 9.29.2 g/dL ve MCV 6464 fL saptanması, hastada mikrositer bir anemi olduğunu gösterir.
Anemi tipini belirlemek için morfolojik sınıflama ilk adımdır.
2
RDW ve öyküdeki risk faktörlerini analiz et.
RDW'nin %18.2\%18.2 (yüksek) olması ve profilaksi almayan sadece anne sütü ile beslenen infant öyküsü demir eksikliğini destekler.
RDW, demir eksikliği anemisini talasemi taşıyıcılığından ayıran önemli bir parametredir.
3
Demir parametrelerini (Ferritin, TDBK) yorumla.
Ferritin'in 66 ng/mL (düşük) ve TDBK'nın 460460 μ\mu g/dL (yüksek) olması tanıyı kesinleştirir.
Ferritin, vücut demir depolarını en iyi yansıtan parametredir ve demir eksikliğinde düşen ilk değerdir.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisi laboratuvar bulguları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 154Soru

7 yaşında bir kız çocuk, bebeklikten itibaren tekrarlayan burun kanamaları ve vücudunda kolay morarma şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gövde ve alt ekstremitelerde yaygın peteşi ve ekimozlar saptanıyor; ancak splenomegali, hepatomegali veya lenfadenopati saptanmıyor. Yapılan laboratuvar incelemelerinde sonuçlar şu şekildedir:

* Trombosit sayısı: 45.000/μL45.000/\mu L
* Ortalama trombosit hacmi (MPV): 14.8fL14.8 fL (Normal: 711fL7-11 fL)
* Kanama zamanı: 1313 dakika (Normal: 27dk2-7 dk)
* PT: 12.212.2 saniye (Normal: 1114sn11-14 sn)
* aPTT: 28.528.5 saniye (Normal: 2535sn25-35 sn)

Periferik yayma incelemesinde lenfosit büyüklüğüne yakın, oldukça iri (dev) trombositler izleniyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bernard-Soulier sendromu

Cevap

Düşük trombosit sayısı, belirgin MPV yüksekliği ve periferik yaymada dev trombositlerin görülmesiyle karakterize olan Bernard-Soulier sendromu en olası tanıdır.
Bernard-Soulier sendromu, trombosit yüzeyindeki GPIb-IX-V kompleksinin eksikliği veya kusuru nedeniyle oluşur. Bu hastalıkta trombositopeni, kanama zamanı uzaması ve periferik yaymada dev trombositlerin görülmesi (yüksek MPV) klasik üçlüdür. Vakada verilen bebeklikten itibaren kanama öyküsü ve lenfosit büyüklüğündeki trombositler bu tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve temel laboratuvar verilerini değerlendir.
Hastada mukozal kanama bulguları (peteşi, epistaksis) ve uzamış kanama zamanı var, bu da primer hemostaz bozukluğunu gösterir.
Primer hemostaz kusurları trombosit sayısı veya fonksiyonu ile ilgilidir.
2
Koagülasyon testlerini (PT, aPTT) analiz et.
PT ve aPTT normal bulunmuştur.
Normal koagülasyon testleri sekonder hemostaz (pıhtılaşma faktörleri) bozukluklarını dışlar.
3
Trombosit sayısı ve hacmini (MPV) analiz et.
Hafif trombositopeni (45.000/μL45.000/\mu L) ve yüksek MPV (14.8fL14.8 fL) saptanmıştır.
Trombosit büyüklüğü ayırıcı tanıda kritiktir; dev trombositler Bernard-Soulier'i, küçük trombositler ise Wiskott-Aldrich'i düşündürür.
4
Periferik yayma bulgusunu birleştir.
Lenfosit büyüklüğündeki dev trombositler tanıyı kesinleştirir.
Bernard-Soulier sendromunda GPIb-IX-V reseptör eksikliği sonucu dev trombositler ve trombositopeni görülür.

Anahtar Kavram

Primer hemostaz bozukluklarında trombosit büyüklüğü (MPV) ayırıcı tanıda en önemli parametrelerden biridir.
Soru 155Soru

Sekiz yaşında bir kız çocuk, son altı aydır giderek artan halsizlik ve vücudunda kendiliğinden oluşan morluklar şikayetiyle pediatri polikliniğine getiriliyor. Fizik muayenesinde boy ve kilo gelişimi 3.3. persentilin altında saptanıyor. Ayrıca mikrosefali, yüzeyden kabarık olmayan kahverengi (café-au-lait) lekeler ve her iki el baş parmağında hipoplazi gözleniyor. Batın muayenesinde organomegali saptanmıyor. Yapılan tetkik sonuçları aşağıdadır:

TetkikSonuç
Hemoglobin (Hb)7,5g/dL7,5 \, g/dL
Lökosit sayısı2.200/mm32.200 /mm^3
Trombosit sayısı38.000/mm338.000 /mm^3
Retikülosit%0,2\%0,2

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fanconi aplastik anemisi

Cevap

Pansitopeni ve eşlik eden karakteristik fiziksel anomaliler (boy kısalığı, baş parmak hipoplazisi, mikrosefali) nedeniyle en olası tanı Fanconi aplastik anemisidir.
Fanconi aplastik anemisi, otozomal resesif veya X'e bağlı geçiş gösteren bir DNA tamir defektidir. Klinik olarak pansitopeni (genellikle 55-1010 yaş arası başlar), boy kısalığı, café-au-lait lekeleri, mikrosefali, baş parmak ve radius anomalileri ile karakterizedir. Sorudaki hastanın hem laboratuvar hem de fizik muayene bulguları bu tanıyı tam olarak desteklemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Laboratuvar değerlerini analiz et.
Hb, lökosit ve trombosit sayılarının düşük olması hastada pansitopeni olduğunu gösterir.
Kemik iliği yetmezliği ayırıcı tanısına girmek için ilk adımdır.
2
Fizik muayene bulgularını değerlendir.
Boy kısalığı, mikrosefali ve baş parmak anomalileri saptandı.
Bu bulgular pansitopeninin konjenital bir sendroma (kalıtsal kemik iliği yetmezliği) bağlı olduğunu düşündürür.
3
Pansitopeni ve kemik anomalilerini birleştirerek tanıya ulaş.
Fanconi aplastik anemisi tanısı doğrulanır.
Baş parmak hipoplazisi ve pansitopeni birlikteliği Fanconi sendromu için patognomoniktir.

Anahtar Kavram

Fanconi aplastik anemisi, çocukluk çağının en sık kalıtsal kemik iliği yetmezliği sendromudur ve pansitopeniye eşlik eden fiziksel anomalilerle karakterizedir.
Soru 156Soru

On dört aylık bir kız bebek, iştahsızlık ve huzursuzluk şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Öyküsünden, beslenmesinin ağırlıklı olarak inek sütü ve tahıl bazlı gıdalardan oluştuğu, ayrıca aile sofrasında sık sık açık çay içirildiği öğreniliyor. Fizik muayenesinde konjonktivalarda solukluk saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde saptanan bulgular şu şekildedir:

ParametreSonuç
Hemoglobin (Hb)8.58.5 g/dL
MCV6464 fL
RBC (Eritrosit)3.8×106/mm33.8 \times 10^6/mm^3
RDW%19.2\%19.2
Serum Demiri1818 µg/dL
TDBK (TIBC)460460 µg/dL
Ferritin44 ng/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Demir eksikliği anemisi

Cevap

Demir eksikliği anemisi
Laboratuvar bulgularındaki mikrositoz (düşük MCV), yüksek RDW (%19.2\%19.2) ve özellikle demir depolarının boş olduğunu gösteren düşük ferritin seviyesi (44 ng/mL), demir eksikliği anemisi tanısını kesinleştirir. Mentzer indeksinin (MCV/RBC) 1313'ten büyük olması da bu tanıyı destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Hemoglobin ve MCV değerlerini kontrol et.
Hb 8.58.5 g/dL (Düşük) ve MCV 6464 fL (Düşük).
Hastada mikrositer anemi tablosu olduğunu belirlemek için.
2
RDW ve Mentzer indeksini (MCV/RBC) hesapla.
RDW %19.2\%19.2 (Yüksek), Mentzer İndeksi: 64/3.8=16.864 / 3.8 = 16.8 (>13>13).
Mikrositer anemiler arasında demir eksikliği ile talasemi ayrımı yapmak için.
3
Demir parametrelerini (Serum demiri, TDBK, Ferritin) değerlendir.
Serum demiri düşük (1818), TDBK yüksek (460460) ve Ferritin çok düşük (44).
Ferritin düşüklüğü vücut demir depolarının tükendiğini gösteren en spesifik belirteçtir.

Anahtar Kavram

Demir eksikliği anemisinde düşük ferritin, yüksek TDBK ve yüksek RDW en karakteristik laboratuvar bulgularıdır.

İpuçları

1
Ferritin değerine ve inek sütü/çay tüketimi öyküsüne dikkat edin.

Daha Fazla Pratik

Demir eksikliği anemisi tedavisinde hemoglobin artışı kaçıncı günde başlar?
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 157Soru

11 yaşında erkek hasta, son 10 gündür ilerleyen nefes darlığı, kuru öksürük ve sabahları belirginleşen yüz ödemi şikayetleriyle başvuruyor. Fizik muayenesinde pletorik yüz görünümü, supraklaviküler venöz dolgunluk (v. cava superior sendromu bulguları) ve her iki aksillada 2 cm2 \text{ cm} çapında, ağrısız, mobil lenfadenopatiler saptanıyor. Akciğer grafisinde üst mediasteni genişleten kitle ve solda plevral efüzyon izleniyor. Torasentez ile alınan plevral mayinin akım sitometrisinde TdT(+)TdT(+), CD3(+)CD3(+) ve CD7(+)CD7(+) hücreler saptanıyor. Kemik iliği biyopsisinde blast oranı %22\%22 olarak raporlanıyor; periferik yayma ve beyin omurilik sıvısı incelemesi normal bulunuyor. Buna göre, bu hasta için en olası tanı ve Murphy (St. Jude) sınıflamasına göre evresi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: T-hücreli lenfoblastik lenfoma - Evre IV

Cevap

T-hücreli lenfoblastik lenfoma - Evre IV
Hastada saptanan TdTTdT, CD3CD3 ve CD7CD7 pozitifliği hücrelerin T-lenfoblast olduğunu kanıtlar. Kemik iliği blast oranının %22\%22 (eşik değer olan %25\%25'in altında) olması hastayı lösemi (ALL) kategorisinden çıkarıp lenfoma (T-LBL) kategorisine sokar. Murphy (St. Jude) evreleme sistemine göre, mediastinal tutulum başlangıçta Evre III olarak kabul edilse de, kemik iliği veya SSS tutulumu eşlik ettiğinde (iliik tutulumu <%25<\%25 olmak kaydıyla) evre otomatik olarak IV'e yükselir.

Adım Adım Çözüm

1
Hücre tipinin immünofenotipleme ile belirlenmesi
TdT(+)TdT(+) olması hücrelerin blastik karakterde olduğunu, CD3(+)CD3(+) ve CD7(+)CD7(+) olması ise T-hücre serisine ait olduklarını gösterir.
T-lenfoblastik lenfoma (T-LBL) çocuklarda mediastinal kitlelerin en sık nedenlerinden biridir.
2
Kemik iliği blast oranının değerlendirilmesi
Blast oranının %22\%22 olması, %25\%25 olan lösemi (ALL) eşiğinin altında kalındığını gösterir.
Dünya Sağlık Örgütü ve Murphy kriterlerine göre kemik iliğinde %25\%25 ve üzeri blast varlığı ALL, altı ise lenfoma olarak tanımlanır.
3
Murphy (St. Jude) evreleme sisteminin uygulanması
Mediastinal kitle varlığı tek başına Evre III iken, kemik iliği veya santral sinir sistemi tutulumu evreyi IV yapar.
Murphy sınıflamasında kemik iliğinde %25\%25'ten az blast olması Evre IV lenfoma kabul edilir.

Anahtar Kavram

Lenfoblastik lenfoma ile ALL arasındaki %25\%25 blast eşiği ve Murphy Evre IV kriterleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 158Soru

8 yaşında bir erkek çocuk, sağ boyun bölgesinde yaklaşık iki aydır var olan ağrısız ve lastik kıvamında lenfadenopati şikayeti ile getiriliyor. Yapılan lenf nodu biyopsisinde; geniş sitoplazmalı, çift çekirdekli 'baykuş gözü' görünümünde Reed-Sternberg (RS) hücreleri saptanıyor. RS hücrelerinin çevresinde lenfositler, plazma hücreleri, eozinofiller ve histiyositlerden oluşan polimorfik bir hücresel zemin izleniyor. İmmünohistokimyasal incelemede bu hücrelerin CD15(+)CD15(+) ve CD30(+)CD30(+), CD45()CD45(-) ve CD20()CD20(-) olduğu belirleniyor.

Bu hasta için en olası tanı ve saptanan lenfoma alt tipi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Adolesan döneminde en sık görülen Hodgkin lenfoma varyantı olup, vakaların çoğunda mediastinal kitle ile birliktelik gösterir.

Cevap

Adolesan döneminde en sık görülen ve genellikle mediastinal kitle ile seyreden tip olduğu belirtilen seçenek yanlıştır; çünkü bu özellikler Mikst Hücreli tip değil, Nodüler Sklerozan tip Hodgkin Lenfoma'ya aittir.
Soruda tarif edilen hasta (8 yaşında, polimorfik hücre zemini, klasik RS hücre belirteçleri) Mikst Hücreli Hodgkin Lenfoma (MHHL) tanısı almaktadır. Ancak seçenekte belirtilen 'adolesanlarda en sık görülme' ve 'mediastinal kitle ile seyretme' özellikleri Nodüler Sklerozan Hodgkin Lenfoma'nın (NSHL) tipik özellikleridir. MHHL'de mediastinal tutulum çok daha az sıklıktadır ve genellikle 10 yaş altı çocuklarda baskındır.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik ve histolojik bulguları değerlendir
8 yaşındaki çocukta ağrısız lenfadenopati, biyopsinde 'baykuş gözü' RS hücreleri ve polimorfik (karışık) hücre zemini görülmesi 'Klasik Hodgkin Lenfoma' tanısını koydurur.
RS hücreleri Hodgkin lenfoma için karakteristiktir; zemindeki karışık hücre yapısı Mikst Hücreli alt tipi düşündürür.
2
İmmünofenotipik belirteçleri kontrol et
CD15(+)CD15(+), CD30(+)CD30(+), CD45()CD45(-) ve CD20()CD20(-) olması Klasik Hodgkin Lenfoma (KHL) tanısını kesinleştirir.
Lenfosit baskın Hodgkin lenfomada (NLPHL) RS hücreleri (popcorn) CD20(+)CD20(+) ve CD45(+)CD45(+) olup CD15/30CD15/30 negatiftir.
3
Mikst Hücreli Hodgkin Lenfoma (MHHL) özelliklerini analiz et
MHHL; 10 yaş altı çocuklarda sık görülmesi, EBV ile güçlü ilişkisi (%70-90) ve gelişmekte olan ülkelerdeki yüksek insidansı ile bilinir.
Soruda sunulan hasta profili (8 yaş, polimorfik zemin) bu alt tipe tam uyum sağlar.
4
Yanlış olan önermeyi belirle
Adolesanlarda en sık görülme ve mediastinal kitle ile birliktelik Nodüler Sklerozan (NS) tipin temel özellikleridir.
MHHL'de mediastinal tutulum NS tipine göre belirgin şekilde daha nadirdir.

Anahtar Kavram

Hodgkin lenfoma alt tiplerinin epidemiyolojik ve histopatolojik ayırımı.
Tahmini Süre:1m 45s
Soru 159Soru

Altı yaşında bir kız çocuk, bebeklik döneminden itibaren vücudunda kolay morarma ve sık tekrarlayan, durdurulması güç burun kanamaları şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde gövde ve ekstremitelerde yaygın ekimozlar saptanıyor; organomegali veya lenfadenopati izlenmiyor. Laboratuvar tetkik sonuçları aşağıda sunulmuştur:

TetkikSonuçReferans Aralık
Hemoglobin11.5 g/dL11.5\ g/dL11.513.511.5 - 13.5
Lökosit6.800/μL6.800/\mu L4.50013.5004.500 - 13.500
Trombosit sayısı265.000/μL265.000/\mu L150.000450.000150.000 - 450.000
MPV8.2 fL8.2\ fL7117 - 11
Kanama zamanı14 dakika14\ \text{dakika}272 - 7
PT12.4 saniye12.4\ \text{saniye}111411 - 14
aPTT29 saniye29\ \text{saniye}253525 - 35

Periferik yaymada trombositlerin sayıca yeterli, morfolojik olarak normal yapıda olduğu ve kümeleşme yapmadığı görülüyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Glanzmann trombastenisi

Cevap

En olası tanı Glanzmann trombastenisidir.
Hastanın mukozal kanama öyküsü, normal trombosit sayısı ve morfolojisi (MPV), normal PT/aPTT değerleri ancak belirgin derecede uzamış kanama zamanı olması, tanısal olarak trombosit fonksiyon bozukluklarına yönlendirir. Periferik yaymada trombositlerin kümeleşme yapmadığının (agregasyon kusuru) belirtilmesi, Gp IIb/IIIa kompleks eksikliği ile giden Glanzmann trombastenisi için patognomonik bir bulgudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klinik bulguları değerlendir
Mukozal kanama (burun kanaması) ve cilt bulguları (ekimoz) primer hemostaz bozukluğunu düşündürür.
Primer hemostaz (trombosit tıkaçı oluşumu) bozuklukları tipik olarak yüzeyel kanamalarla prezante olur.
2
Laboratuvar verilerini analiz et
Trombosit sayısı ve morfolojisi (MPV) normal, ancak kanama zamanı uzamış (14 dakika14\ \text{dakika}). PT ve aPTT normal.
Normal trombosit sayısına rağmen uzamış kanama zamanı, trombosit fonksiyon bozukluklarını veya von Willebrand hastalığını akla getirir.
3
Periferik yayma bulgusuyla birleştir
Trombositlerin kümeleşme (agregasyon) yapmadığı görülüyor.
Glanzmann trombastenisi, Gp IIb/IIIa reseptör eksikliğine bağlı olarak trombositlerin birbirine bağlanamaması (agregasyon kusuru) ile karakterizedir.

Anahtar Kavram

Normal trombosit sayısı ve morfolojisine rağmen uzamış kanama zamanı ve agregasyon kusuru ile giden kalıtsal hastalık Glanzmann trombastenisidir.

Daha Fazla Pratik

Glanzmann trombastenisi olan bir hastada trombosit agregasyon testinde ristosetin dışındaki tüm agonistlere (ADP, kollajen, epinefrin) yanıtın bozuk olduğunu hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 160Soru

5 yaşında bir erkek çocuk, yaklaşık bir aydır devam eden sabahları belirgin baş ağrısı, fışkırır tarzda kusma ve yürüme güçlüğü şikayetleriyle getiriliyor. Fizik muayenede bilateral papil ödem, gövde ataksisi ve başın istemsiz olarak sağa eğik (tortikolis) durduğu saptanıyor. Çekilen kraniyal manyetik rezonans görüntülemede (MRG); posterior fossada yerleşimi olan, dördüncü ventrikül tabanından köken alan, içerisinde kalsifikasyon odakları barındıran ve Luschka ile Magendie foramenlerinden servikal spinal kanala doğru dilsi uzanım (plastisite) gösteren heterojen bir kitle izleniyor.

Klinik ve radyolojik bulgulara göre bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ependimom

Cevap

Ependimom
Soruda tanımlanan hasta Ependimom için tipik özellikler taşımaktadır. Ependimomlar, çocukluk çağı intrakraniyal tümörlerinin yaklaşık %10'unu oluşturur ve en sık posterior fossada, dördüncü ventrikülün tabanındaki ependim hücrelerinden köken alırlar. Ependimomların en karakteristik radyolojik özelliği, tümörün yumuşak kıvamlı olması nedeniyle dirençsiz alanlara doğru büyümesi, yani dördüncü ventrikülden foramen Luschka ve Magendie yoluyla subaraknoid mesafeye ve foramen magnumdan servikal spinal kanala doğru 'dil şeklinde' uzanım göstermesidir (plastisite). Bu servikal uzanım, servikal sinir köklerini irrite ederek tortikolise ve boyun ağrısına neden olabilir. Ayrıca BT/MRG'de kalsifikasyon görülme olasılığı (%50) Medulloblastomlara göre çok daha yüksektir.

Adım Adım Çözüm

1
Hastanın klinik bulgularını (KİBAS bulguları ve ataksi) ve tümörün yerleşim yerini (posterior fossa) analiz et.
Posterior fossa tümörü (serebellum veya 4. ventrikül ilişkili).
Sabah kusmaları, papil ödem ve ataksi posterior fossa kitlelerini işaret eder.
2
Radyolojik ayırt edici özellikleri (orijin ve yayılım) değerlendir.
4. ventrikül tabanından köken alma ve 'plastisite' (foraminalardan servikal kanala uzanım).
Medulloblastomlar genellikle 'tavan'dan (vermis), Ependimomlar ise 'taban'dan köken alır.
3
Tortikolis bulgusunu tümörün uzanımı ile ilişkilendir.
Servikal sinir kökü irritasyonu (C1-C2 seviyesine uzanım).
Tümörün servikal kanala uzanarak sinir köklerini irrite etmesi tortikolise neden olur.
4
Ayırıcı tanıları dışla.
Plastisite ve kalsifikasyon en çok Ependimom ile uyumludur.
Medulloblastomda kalsifikasyon nadirdir ve plastik yayılım beklenmez; Pilositik astrositom kistik-mural nodül yapısındadır.

Anahtar Kavram

Posterior fossa tümörlerinde ayırıcı tanı: Ependimomlar 4. ventrikül tabanından köken alır ve foramina Luschka/Magendie yoluyla servikal kanala 'plastik' uzanım gösterir.

İpuçları

1
Tümörün dördüncü ventrikülün 'tabanından' mı yoksa 'tavanından' mı çıktığına dikkat edin.
2
Tümörün 'plastik' bir özellik göstererek dar kanallardan aşağıya sarktığı belirtilmiş.
3
Foramen magnumdan aşağıya sarkarak tortikolis yapan ve kalsifikasyon içeren posterior fossa tümörü Ependimomdur.

Daha Fazla Pratik

Ependimomlarda histopatolojik görünümde 'perivasküler psödorozetlerin' görüldüğünü hatırlayınız.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 8 / 21Sonraki
Hematoloji ve Onkoloji — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Sayfa 8 | Examkin