Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 3941Soru

İnsan fizyolojisinde duyu organlarının işleyişi; reseptörlerin uyarılması, impuls oluşumu ve bu impulsların merkezi sinir sistemine taşınması süreçlerini kapsar. Aşağıda verilen duyu organı yapılarını, bu yapıların temel işleyiş özellikleri veya ayırt edici fizyolojik görevleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Korti organı
Otolit taşları
Sarı bölge
Kornea

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Duyu organlarındaki özelleşmiş yapılar şu şekilde eşleşir: Korti organı işitme impulsunu başlatır, otolit taşları statik denge ve doğrusal ivmeyi algılar, sarı bölge impulsları talamusa uğramadan iletir, kornea ise ışığı ilk kez kıran saydam tabakadır.
Duyu organlarının her biri spesifik bir uyaran tipine duyarlıdır ve bu uyaranları farklı mekanizmalarla impulsa dönüştürür. Korti organı sesin mekanik etkisini, otolitler kütle çekim etkisini, sarı bölge kimyasal maddeleri, kornea ise ışığı fiziksel olarak işler. Koku duyusunun talamusa uğramaması ve korneanın ışığı ilk kıran yapı olması, konunun en ayırt edici akademik detaylarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Kulak içi yapıların işlevsel ayrımını yapınız.
Korti organı işitme ile, otolit taşları ise denge ile ilişkilidir.
Duyu organlarının kendi içindeki alt birimleri farklı reseptör tiplerine ve görevlere sahiptir.
2
Duyu sinirlerinin beyne iletim yollarını karşılaştırınız.
Koku duyusunun (sarı bölge) talamusa uğramadığı belirlenir.
Koku yolu, tüm diğer duyusal yollardan farklı olarak talamik röle istasyonunu pas geçer.
3
Gözdeki ışık kırılma mekanizmasını analiz ediniz.
Işığın ilk kırıldığı yerin kornea olduğu doğrulanır.
Göz merceği kırıcılığı ayarlar (akomodasyon), ancak asıl büyük kırılma hava-kornea sınırında gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Duyu Organlarının Reseptör ve İletim Fizyolojisi

Daha Fazla Pratik

Duyu reseptörlerinin eşik değerleri ve adaptasyon süreçlerini (örneğin koku duyusunun çabuk yorulması) inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 3942Soru

İnsan kulağında ses dalgalarının algılanması ve merkezi sinir sistemine iletilmesi süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Farklı frekanstaki (tiz veya pes) seslerin ayırt edilmesi, ses dalgalarının kohleadaki (salyangoz) baziler zarın farklı bölgelerinde titreşim oluşturmasıyla sağlanır.

Cevap

Farklı frekanstaki seslerin ayırt edilmesi, baziler zarın farklı bölgelerinin titreşmesiyle gerçekleşir.
Sesin frekansı (perdesi), kohleada bulunan baziler zarın hangi bölgesinin titreşeceğini belirler. Zarın farklı bölgeleri farklı frekanslara duyarlı olduğu için beyin, hangi bölgeden sinyal geldiğine bakarak sesin tiz veya pes olduğuna karar verir. Bu mekanizma ses perdesinin ayırt edilmesini sağlayan temel fizyolojik süreçtir.

Adım Adım Çözüm

1
Ses iletim yolunun analiz edilmesi
Ses dalgaları sırasıyla; kulak zarı -> kemikçikler -> oval pencere -> perilenf -> endolenf yolunu izler.
Anatominin doğru bilinmesi, hatalı seçeneklerin elenmesini sağlar.
2
Sesin frekansı (perdesi) ve şiddeti (gürlüğü) arasındaki farkın değerlendirilmesi
Frekans baziler zar üzerindeki 'konumu', şiddet ise impuls 'sayısını' belirler.
YKS müfredatında sesin niteliğinin nasıl ayırt edildiği temel bir kazanımıdır.
3
Nörofizyolojik prensiplerin uygulanması
İmpuls hızı sabittir, talamus koku dışındaki tüm duyular için bir dağıtım merkezidir.
Sinir sistemi ve duyu organları arasındaki entegrasyonu test eder.

Anahtar Kavram

İşitme Fizyolojisi ve Yer Teorisi

Daha Fazla Pratik

İşitme kaybı tiplerini (iletim tipi ve sinirsel tip) araştırarak bu yapıların hasarlarının sonuçlarını karşılaştırabilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 3943Soru

İskelet kaslarının kasılma mekanizmasını açıklayan 'Kayan İplikler Modeli'ne göre, uyarılmış bir kas lifinin kasılması ve ardından gevşemesi sürecinde meydana gelen fizyolojik değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kasılma sırasında Z çizgilerinin birbirine yaklaşmasıyla I bandı ve H bölgesi daralırken; A bandının, aktin ve miyozin filamentlerinin boyu değişmez.

Cevap

Kasılma sırasında Z çizgilerinin birbirine yaklaşmasıyla I bandı ve H bölgesi daralırken; A bandının, aktin ve miyozin filamentlerinin boyu değişmez.
Kayan İplikler Modeli'ne göre kasılma sırasında aktin filamentleri miyozinler üzerinde kayarak sarkomerin merkezine (H bölgesine) doğru çekilir. Bu hareket sonucunda sarkomer boyu kısalır, Z çizgileri yaklaşır, I bandı ve H bölgesi daralır. Ancak proteinlerin (aktin ve miyozin) kendisi kısalmaz. A bandı, miyozin filamentlerinin boyunu temsil ettiği için kasılma veya gevşeme sırasında asla değişmez.

Adım Adım Çözüm

1
Kayan İplikler Modeli'nin yapısal değişimlerini analiz etme
Kasılma sırasında sarkomerin boyunun kısaldığı, Z çizgilerinin birbirine yaklaştığı, I bandı ve H bölgesinin daraldığı (veya kaybolduğu) belirlenir.
Huxley'nin modeline göre aktinler miyozinlerin arasına doğru kayarak merkeze yaklaşır.
2
Filamentlerin ve A bandının boy değişimini değerlendirme
Aktin ve miyozin protein filamentlerinin boyunun değişmediği, A bandının boyunun miyozin boyuna bağlı olduğu için sabit kaldığı saptanır.
Filamentler birbirini çekerek kaydırır ancak boylarında kısalma veya uzama olmaz.
3
Enerji ve fiziksel parametreleri kontrol etme
Hem kasılma hem gevşeme için ATP harcandığı; kasın toplam hacminin ve kütlesinin değişmediği bilgisiyle seçenekler elenir.
Kasın şekli değişse de fiziksel bütünlüğü ve enerji ihtiyacı korunur.

Anahtar Kavram

Kayan İplikler Hipotezi (Sarcomere Modeli)
Soru 3944Soru

İskelet kaslarının kasılması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki fizyolojik olayları, motor nöronun akson ucuna impulsun ulaşmasından başlayarak kasılmanın gerçekleşmesine kadar geçen süreci dikkate alarak kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çizgili kasların kasılma mekanizması; asetilkolinin reseptörlere bağlanması (I), aksiyon potansiyelinin T-tübülleri ile iletilmesi (II), kalsiyumun sarkoplazmaya yayılması (III), kalsiyumun troponine bağlanarak miyozin bölgelerini açması (IV) ve son olarak miyozin-aktin bağlantısının kurularak kasılmanın gerçekleşmesi (V) sırasıyla gerçekleşir.
Doğru sıralama, kasılmanın elektriksel bir sinyalle başlayıp kalsiyum aracılı bir yapısal değişiklikle devam ederek mekanik bir hareketle sonuçlanmasını ifade eder. Asetilkolinin bağlanması ilk adımdır, bunu T-tübülleri üzerinden iletim izler. Bu iletim kalsiyumu serbest bırakır. Serbest kalan kalsiyum troponine bağlanarak miyozin için yolu açar ve en sonunda miyozin başları aktine bağlanarak hareketi başlatır.

Adım Adım Çözüm

1
Nörotransmitter etkileşiminin belirlenmesi
Sarkolemmada depolarizasyon başlar.
Uyarı motor uç plaktan kas hücresine kimyasal yolla aktarılmalıdır.
2
İmpulsun hücre içine yayılması
Aksiyon potansiyeli T-tübüllerine geçer.
Hücre çok büyük olduğu için uyarının iç kısımdaki depolara (SR) ulaşması gerekir.
3
Kalsiyum iyonlarının salınımı
Sarkoplazmadaki Ca2+Ca^{2+} derişimi artar.
Kalsiyum, aktin ve miyozin arasındaki blokajı kaldıracak olan anahtar moleküldür.
4
Aktomiyozin etkileşimi öncesi hazırlık
Miyozin bağlanma bölgeleri açığa çıkar.
Kalsiyum troponine bağlanmadan tropomiyozin engeli kalkmaz.
5
Mekanik kayma
Sarkomer boyu kısalır.
Miyozin başları ATP'den gelen enerjiyle aktinleri H bandına doğru çeker.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan Filamanlar Modeli ve Kasılmanın Biyokimyasal Süreci

Daha Fazla Pratik

Kasın gevşemesi sırasında kalsiyum iyonlarının aktif taşıma ile sarkoplazmik retiküluma geri pompalandığını ve bu sürecin de ATP gerektirdiğini unutmayınız.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3945Soru

İskelet kaslarının kasılma mekanizmasını açıklayan 'Kayan İplikler Modeli'ne göre, bir sarkomerin kasılması sürecinde yapısal ve hacimsel bazı değişimler meydana gelir. Bu süreçte aktin ve miyozin filamentlerinin birbirleri üzerinde kaymasıyla kas boyunda kısalma gözlenir.

Buna göre, bir iskelet kasının kasılması sırasında gerçekleşen olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: A bandının boyu değişmezken, I bandı ve H bölgesi daralır.

Cevap

Kasılma sırasında A bandının boyu değişmezken, I bandı ve H bölgesinin daraldığı ifade doğrudur.
Kayan iplikler modeline göre kasılma sırasında miyozin filamentlerinin boyu (A bandı) değişmez. Ancak aktinler merkeze doğru kaydığı için iki miyozin arası mesafe (I bandı) ve sadece miyozinlerin görüldüğü orta bölge (H bölgesi) daralır.

Adım Adım Çözüm

1
Sarkomer bileşenlerini tanımla.
A bandı miyozin boyunu, I bandı sadece aktinleri, H bölgesi ise sadece miyozinleri kapsar.
Modeli doğru uygulamak için hangi bölgenin hangi proteinleri içerdiğini bilmek gerekir.
2
Kayan İplikler Modeli'ni uyarla.
Aktin filamentleri miyozinlerin üzerine kayar, ancak filament boyları değişmez.
Kasılmanın temel mekanizması filamentlerin kısalması değil, birbiri üzerinde kaymasıdır.
3
Geometrik değişimleri analiz et.
Z çizgileri birbirine yaklaşır; bu nedenle I bandı ve H bölgesi daralırken, A bandı (miyozin boyu) sabit kalır.
Miyozin boyu fiziksel olarak değişmediği için A bandının genişliği korunur.

Anahtar Kavram

Kayan İplikler Modeli (Huxley)
Soru 3946Soru

İnsan vücudunda iskelet kaslarının kasılma mekanizması, bir dizi biyokimyasal ve elektriksel olayın ardışık gerçekleşmesini gerektirir. Aşağıda bu süreçte görev alan bazı moleküller ve bunların kasılma sürecindeki temel işlevleri verilmiştir. Bu molekülleri, kas kasılmasındaki spesifik fizyolojik rolleriyle en uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Asetilkolin
Kalsiyum iyonları (Ca2+Ca^{2+})
ATPaz enzimi
Kreatin fosfat

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Asetilkolin - Sarkolemma depolarizasyonu; Kalsiyum iyonları - Aktin bağlanma bölgelerinin açılması; ATPaz enzimi - ATP hidrolizi ve enerji açığa çıkarma; Kreatin fosfat - Hızlı ATP rejenerasyonu.
Eşleştirme, kasılma sürecinin elektriksel uyarımından (Asetilkolin), moleküler düzenlenmesine (Kalsiyum), enerjinin serbest kalmasına (ATPaz) ve enerji devamlılığının sağlanmasına (Kreatin fosfat) kadar olan fizyolojik sırayı ve mekanizmaları doğru şekilde tanımlar.

Adım Adım Çözüm

1
Asetilkolinin rolünü belirleme
Sinaps boşluğuna salınan asetilkolin, kas hücresi zarındaki reseptörlere bağlanarak sodyum kanallarını açar ve uyarılmayı başlatır.
Kas kasılmasının başlaması için elektriksel uyarının kimyasal bir aracıyla hücre zarına iletilmesi gerekir.
2
Kalsiyum iyonlarının (Ca2+Ca^{2+}) işlevini analiz etme
Sitoplazmaya çıkan kalsiyum, aktin üzerindeki troponine bağlanarak bağlanma bölgelerini örten tropomiyozini uzaklaştırır.
Miyozin başlarının aktine bağlanabilmesi için troponin-tropomiyozin engelinin kaldırılması zorunludur.
3
ATPaz enziminin aktivitesini değerlendirme
Miyozin başındaki ATPaz, ATP'yi ADP ve PiP_i şeklinde parçalayarak miyozin başını yüksek enerjili konuma getirir.
Miyozin filamentinin aktin üzerinde kayabilmesi için gerekli olan kinetik enerji, ATP'nin kimyasal bağ enerjisinden sağlanır.
4
Kreatin fosfatın yedek enerji kaynağı olarak rolünü saptama
Hücredeki ATP tükendiğinde, kreatin fosfat kinaz enzimi yardımıyla kreatin fosfattan ADP'ye fosfat aktarılır.
Kas dokusu, ani enerji ihtiyacını karşılamak için glikoliz ve solunum süreçleri hızlanana kadar bu yedek depoyu kullanır.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan İplikler Modeli ve Kasılmanın Biyokimyası
Soru 3947Soru

Huxley’in Kayan İplikler Modeli'ne göre, iskelet kaslarının kasılması ve gevşemesi sürecinde sarkomer yapısında meydana gelen değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gevşeme sırasında Ca2+Ca^{2+} iyonlarının sarkoplazmik retikuluma aktif taşıma ile geri pompalanması sonucu sarkomer boyu uzar ve H bandı tekrar görünür hale gelir.

Cevap

Gevşeme sırasında kalsiyum iyonlarının sarkoplazmik retikuluma aktif taşıma ile geri pompalanması, çapraz köprülerin çözülmesini sağlayarak sarkomerin boyunun uzamasına ve daralan H bandının tekrar genişlemesine neden olur.
Gevşeme süreci, sitoplazmadaki (sarkoplazmadaki) Ca2+Ca^{2+} iyonlarının sarkoplazmik retikuluma aktif taşıma ile pompalanmasıyla başlar. Bu iyon değişimi sonucunda aktin üzerindeki miyozin bağlama bölgeleri kapanır, sarkomer boyu uzar ve kasılma sırasında daralmış olan H bandı tekrar eski genişliğine kavuşur.

Adım Adım Çözüm

1
Kasılma mekanizmasını hatırla.
Sarkomerde Z çizgileri birbirine yaklaşır; I ve H bandı daralır, A bandı değişmez.
Aktin filamentleri miyozin filamentleri üzerinde merkeze doğru kayar.
2
Filament boylarını değerlendir.
Aktin ve miyozin filamentlerinin boyu hem kasılma hem gevşemede sabittir.
Huxley modeline göre filamentler kısalmaz, sadece konum değiştirir.
3
Gevşeme sürecindeki iyon hareketini analiz et.
Ca2+Ca^{2+} iyonları sarkoplazmik retikuluma aktif taşıma (ATP harcanarak) ile geri döner.
Kalsiyumun ortamdan çekilmesi, aktin üzerindeki bağlanma bölgelerinin kapanmasını ve kasın gevşemesini sağlar.
4
Hacim ve kütle ilişkisini kontrol et.
Kas hacmi ve kütlesi değişmez.
Kasın şekli değişse de madde miktarı ve kapladığı toplam alan korunur.

Anahtar Kavram

Huxley'in Kayan İplikler Modeli ve Kasılma Biyokimyası
Soru 3948Soru

Sağlıklı bir insanda, ince bağırsaktan emilen bir şilomikron molekülünün beyin kılcallarına ulaştırılması sürecinde gerçekleşen bazı olaylar aşağıda verilmiştir. Bu olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şilomikronun ince bağırsaktan beyin kılcallarına ulaşma sırası: lenf kılcallarından peke sarnıcına taşınma, göğüs kanalıyla sol köprücük altı toplardamarına dökülme, üst ana toplardamar ile sağ kulakçığa ulaşma, küçük dolaşımla akciğerlerden geçip sol kulakçığa dönme, sol karıncıktan aort ve şah damarıyla beyin kılcallarına iletilme şeklindedir.
Doğru sıralamada şilomikron önce lenfatik yolla peke sarnıcına ulaşır (lenf kılcallarından sonraki ilk büyük toplama merkezi). Ardından göğüs lenf kanalı vasıtasıyla sol köprücük altı toplardamarına dökülerek kana ilk kez karışır. Buradan üst ana toplardamar yoluyla kalbin sağ kulakçığına gelir. Sağ kulakçıktan sağ karıncığa geçen kan, akciğer atardamarıyla küçük dolaşıma katılarak akciğer kılcallarından geçer ve akciğer toplardamarıyla sol kulakçığa döner. Son olarak sol karıncıktan aort ile pompalanan temiz kan şah damarı üzerinden beyin kılcallarına ulaştırılır. Bu kronolojik akış, lenf dolaşımının kan dolaşımına katılımı ve küçük-büyük kan dolaşımı prensiplerine tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Şilomikronun emilim ve lenfatik yolla ilk taşınma aşamasını belirleme.
Şilomikronlar, ince bağırsak villuslarındaki lenf kılcalları ile emilip sırasıyla lenf damarları ve peke sarnıcına taşınır.
Yağ sindirim ürünleri suda çözünmediklerinden şilomikronlara dönüştürülür ve büyüklükleri nedeniyle kan kılcalları yerine lenf kılcalları ile emilerek taşınır.
2
Şilomikronun kan dolaşımına dahil olduğu ilk noktayı tespit etme.
Peke sarnıcından göğüs lenf kanalına geçen lenf sıvısı, sol köprücük altı toplardamarına dökülerek kan dolaşımına karışır.
Lenf sistemi, vücudun alt kısmından gelen lenfi sol köprücük altı toplardamarında kan dolaşımına bağlar.
3
Şilomikronun kalbe giriş yolunu belirleme.
Sol köprücük altı toplardamarından gelen kan, üst ana toplardamar ile birleşerek kalbin sağ kulakçığına dökülür.
Vücudun üst bölgelerinden ve kollarından gelen toplardamarlar üst ana toplardamara bağlanarak kalbin sağ tarafına kanı ulaştırır.
4
Küçük kan dolaşımı evresini takip etme.
Sağ kulakçıktan sağ karıncığa geçen kan, akciğer atardamarı ile akciğer kılcallarına gider ve ardından akciğer toplardamarı ile kalbin sol kulakçığına döner.
Kalbe gelen kirli kan temizlenmek üzere akciğerlere gönderilmeli ve sol kalbe dönmelidir.
5
Büyük kan dolaşımı ve beyne ulaşma aşamasını belirleme.
Sol kulakçıktan sol karıncığa geçen kan, aort yardımıyla pompalanır ve şah damarı vasıtasıyla beyin kılcallarına ulaşır.
Sistemik temiz kan aorttan ayrılan arter dalları ile vücuda dağıtılır; beyne giden dal olan şah damarı şilomikronu beyin kılcallarına taşır.

Anahtar Kavram

Şilomikronlerin emiliminden sonra izlediği lenf ve kan dolaşımı yolları.
Soru 3949Soru

Sağlıklı bir insanda, kan basıncının ve kan hacminin düşmesine bağlı olarak homeostazinin yeniden sağlanması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama böbrekten renin salgılanması, anjiyotensinojenin anjiyotensin I'e dönüştürülmesi, anjiyotensin I'in anjiyotensin II'ye çevrilmesi, anjiyotensin II'nin aldosteron salgısını tetiklemesi ve son olarak aldosteron etkisiyle sodyum ile suyun geri emiliminin artırılarak kan basıncının yükseltilmesi şeklindedir.
Süreç böbrekten salgılanan renin ile başlar, karaciğerden salgılanan anjiyotensinojenin aktifleşmesiyle devam eder. Akciğerdeki ACE enzimiyle oluşan anjiyotensin II, böbrek üstü bezini uyararak aldosteron hormonu salgılatır ve son olarak böbrekten geri emilim sağlanarak kan basıncı dengelenir.

Adım Adım Çözüm

1
Kan basıncı veya hacmindeki düşüşü algılayan böbrek hücrelerinin renin enzimini kana salgılaması gerçekleştirilir.
Dolaşımdaki renin seviyesi artar.
Böbrekler bu fizyolojik değişikliğe ilk tepkiyi renin salgılayarak verir.
2
Salgılanan renin enzimi, karaciğer kaynaklı inaktif anjiyotensinojeni anjiyotensin I'e dönüştürür.
Anjiyotensin I molekülü oluşur.
Renin, plazmadaki hedef proteini sınırlı proteoliz yoluyla parçalayarak anjiyotensin I'e çevirir.
3
Anjiyotensin I, akciğer kılcallarındaki anjiyotensin dönüştürücü enzim (ACE) ile reaksiyona girerek anjiyotensin II'ye dönüşür.
Aktif olan anjiyotensin II elde edilir.
Anjiyotensin I'in biyolojik aktivitesi düşüktür; tam fizyolojik etki için ACE tarafından anjiyotensin II'ye dönüştürülmesi gerekir.
4
Anjiyotensin II, böbrek üstü bezinin kabuk bölgesini etkileyerek aldosteron salınımını uyarır.
Kana aldosteron hormonu salgılanır.
Aldosteronun sentezi ve salgılanması doğrudan anjiyotensin II'nin reseptörlerine bağlanmasıyla kontrol edilir.
5
Aldosteron hormonu, böbrek distal tübül ve toplama kanalı hücrelerindeki reseptörlerine bağlanarak sodyum ve suyun geri emilimini artırır.
Kan hacmi ve kan basıncı normal seviyesine yükseltilir.
Hormonun hedef hücreler üzerindeki etkisi sonucu kan hacmi artar ve başlangıçtaki uyarı ortadan kaldırılarak homeostazi sağlanır.

Anahtar Kavram

Renin-Anjiyotensin-Aldosteron Sistemi (RAAS) ve hormonal geri bildirim entegrasyonu

Alternatif Yöntem

Süreci ezberlemek yerine organların sırasını (Böbrek -> Kan Plazması -> Akciğer -> Böbrek Üstü Bezi -> Böbrek Kanalları) takip etmek sıralamayı kolaylaştırır.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 3950Soru

Cis-trans (geometrik) izomeri gösterebilen en küçük üyeli alken bileşiğinin cis-izomerinin aynı dış basınçtaki kaynama noktası trans-izomerinden daha yüksek olup, bu iki izomerin uygun koşullarda platin (PtPt) katalizörlüğünde H2H_2 gazı ile doyurulması sonucu farklı IUPAC adlarına sahip doymuş bileşikler elde edilir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen ifade yanlıştır. Cis ve trans izomerlerin doyurulmasıyla aynı doymuş bileşik (bütan) elde edilir.
Verilen ifade yanlıştır çünkü cis-2-büten ve trans-2-büten izomerlerinin hidrojenle doyurulması sonucu oluşan alkanların her ikisi de bütan bileşiğidir ve farklı IUPAC adlarına sahip değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Cis-trans izomeri gösterebilen en küçük üyeli alkenin belirlenmesi.
Bu bileşik 4 karbonlu olan 2-büten (CH3CH=CHCH3CH_3-CH=CH-CH_3) bileşiğidir.
2 veya 3 karbonlu alkenlerde (eten ve propen) ikili bağ karbonlarından en az birine iki özdeş grup bağlı olduğundan geometrik izomeri görülmez.
2
İzomerlerin kaynama noktalar��nın polarite üzerinden karşılaştırılması.
cis-2-büten polar, trans-2-büten ise simetrik yapısından dolayı apolardır. Dolayısıyla cis-izomerin kaynama noktası trans-izomerden yüksektir.
Polar moleküller arasındaki dipole-dipole çekim kuvvetleri, apolar moleküllerdeki sadece London kuvvetlerine kıyasla daha güçlüdür.
3
Her iki izomerin hidrojenasyon (doyurulma) tepkimesi ürünlerinin incelenmesi.
Hem cis-2-büten hem de trans-2-büten bileşiklerinin H2H_2 ile katılma tepkimesinden tek bir ürün olan bütan (CH3CH2CH2CH3CH_3-CH_2-CH_2-CH_3) elde edilir.
Her iki izomerin de karbon zinciri yapısı ve ikili bağın konumu aynı olduğundan, doyurulmaları durumunda aynı IUPAC adına sahip doymuş hidrokarbon oluşur.

Anahtar Kavram

Alkenlerde geometrik izomeri, fiziksel özelliklerin polariteyle ilişkisi ve doyurulma tepkimeleri
Soru 3951Soru

Karboksilik asitler; alifatik, aromatik, mono veya dikarboksilik asit olmalarına göre farklı fiziksel ve kimyasal özellikler gösterirler. Bir kimya öğretmeni tahtaya aşağıdaki üç farklı karboksilik asit örneğini yazıyor:

* Benzoik asit (C6H5COOHC_6H_5COOH)
* Oksalik asit (HOOCCOOHHOOC-COOH)
* Oleik asit (C17H33COOHC_{17}H_{33}COOH)

Öğretmen öğrencilerinden bu bileşiklerin özelliklerini karşılaştırmalarını istiyor.

Buna göre, öğrencilerin yaptığı aşağıdaki karşılaştırmalardan hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Benzoik asit molekülünde bulunan tüm karbon atomları sp2sp^2 hibritleşmesi yapmışken, oleik asit molekülündeki tüm karbon atomları sp3sp^3 hibritleşmesi yapmıştır.

Cevap

Benzoik asit molekülündeki tüm karbon atomları sp2sp^2 hibritleşmesi yapmışken, oleik asit molekülündeki tüm karbon atomları sp3sp^3 hibritleşmesi yapmıştır ifadesi yanlıştır.
Benzoik asit molekülündeki 6 adet benzen halkası karbonu ile 1 adet karboksil grubu karbonu olmak üzere toplam 7 karbon atomu da çift bağ veya aromatik karakterden dolayı sp2sp^2 hibritleşmesine sahiptir. Buna karşın, doymamış bir yağ asidi olan oleik asit molekülündeki 18 karbon atomundan 15 tanesi tekli sigma bağları kurarak sp3sp^3 hibritleşmesi yapmıştır; sadece karboksil grubu karbonu ve zincir içindeki C=CC=C çift bağında bulunan iki karbon atomu sp2sp^2 hibritleşmesine sahiptir. Dolayısıyla oleik asitteki tüm karbonların sp3sp^3 hibritleşmesi yaptığı yönündeki ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen bileşiklerin kimyasal formüllerini ve yapısal özelliklerini belirleyin.
Benzoik asit (C6H5COOHC_6H_5COOH): Aromatik monoasit. Oksalik asit (HOOCCOOHHOOC-COOH): Alifatik dikarboksilik asit. Oleik asit (C17H33COOHC_{17}H_{33}COOH): Tekli doymamış uzun zincirli yağ asidi.
Karşılaştırmaları doğru yapabilmek için bileşiklerin yapısal özelliklerini ve fonksiyonel gruplarını tanımak gerekir.
2
Bileşiklerin asitlik gücü, nötralleşme reaksiyonları ve çözünürlük davranışlarını analiz edin.
Tüm karboksilik asitler zayıf asit olup NaHCO3NaHCO_3 ile tepkime verir. Oksalik asit iki karboksil grubuna (tesir değeri = 2) sahip olduğundan nötralleşmesi için 2 kat fazla baz harcanır. Karboksilik asitlerde karbon sayısı ve hidrofobik kısım büyüdükçe sudaki çözünürlük azalır. Oksalik asit en küçük ve iki karboksil gruplu olduğundan suda en iyi çözünür, oleik asit ise 18 karbonlu uzun zinciri nedeniyle çözünmez.
A, B ve C seçeneklerindeki fiziksel ve kimyasal özellik iddialarını doğrulamak için.
3
Bileşiklerin doymamışlık durumlarını ve bromlu suyla katılma tepkimesi verme yeteneklerini değerlendirin.
Benzoik asit aromatik halkası rezonans kararlılığı nedeniyle katılma vermez. Oksalik asit doymuştur. Oleik asit ise 9-oktadesenoik asit olup, zincirinde bir adet C=CC=C çift bağı bulundurur ve bromla katılma tepkimesi vererek bromlu suyun rengini giderir.
D seçeneğinin doğruluğunu kontrol etmek için.
4
Bileşiklerdeki karbon atomlarının hibritleşme türlerini hesaplayın.
Benzoik asitteki 6 adet halka karbonu ve 1 adet karboksil karbonu sp2sp^2 hibritleşmesi yapmıştır (toplam 7 karbon). Oleik asitte ise karboksil karbonu ve C=CC=C çift bağındaki 2 karbon olmak üzere toplam 3 karbon sp2sp^2 yaparken, geri kalan 15 karbon tekli bağlara sahip olduğundan sp3sp^3 hibritleşmesi yapmıştır. Dolayısıyla oleik asitteki tüm karbonların sp3sp^3 yaptığı iddiası yanlıştır.
E seçeneğinin yanlışlığını kanıtlamak ve doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Karboksilik asitlerin yapısal özellikleri, sınıflandırılması, asit-baz tepkimeleri, fiziksel özellikleri (çözünürlük) ve karbon atomlarının hibritleşme durumları.
Soru 3952Soru
Katısı ve gazıyla dengede olan,
C(k)+CO2(g)2CO(g)C(k) + CO_2(g) \rightleftharpoons 2CO(g)
tepkimesinin 273 C273\ ^\circ\text{C} sıcaklıktaki derişimler cinsinden denge sabiti (KcK_c) 0,050,05 olarak verilmiştir.

Buna göre, tepkimenin aynı sıcaklıktaki kısmi basınçlar cinsinden denge sabiti (KpK_p) kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 2,242,24

Cevap

Kısmi basınçlar cinsinden denge sabiti (KpK_p) 2,242,24'tür.
Tepkimede yer alan karbon katı fazda olduğu için denge bağıntısında ve Δn\Delta n hesabında yer almaz. Gaz fazındaki ürünlerin katsayıları toplamından girenlerin katsayıları toplamı çıkarıldığında Δn=21=1\Delta n = 2 - 1 = 1 bulunur. Sıcaklık Kelvin cinsine çevrildiğinde T=546 KT = 546\text{ K} olur. Bu değerler Kp=Kc(RT)ΔnK_p = K_c(RT)^{\Delta n} formülünde yerine konulduğunda doğru sonuç olan 2,242,24 elde edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Sıcaklık değerini Kelvin cinsine dönüştürün.
T=546 KT = 546\text{ K}
Denge sabitleri arasındaki ilişkide mutlak sıcaklık (Kelvin) kullanılmalıdır. T=273+273=546 KT = 273 + 273 = 546\text{ K} olarak bulunur.
2
Tepkimenin gaz fazındaki katsayıları farkını (Δn\Delta n) hesaplayın.
Δn=21=1\Delta n = 2 - 1 = 1
Denge bağıntılarında katılar yer almadığı için C(k)C(k) maddesi hesaplamaya dahil edilmez. Sadece gaz fazındaki ürünlerin katsayıları toplamından girenlerin katsayıları toplamı çıkarılır: Δn=2 (CO)1 (CO2)=1\Delta n = 2\text{ (CO)} - 1\text{ (CO}_2\text{)} = 1.
3
Kp=Kc(RT)ΔnK_p = K_c(RT)^{\Delta n} formülünü kullanarak KpK_p değerini hesaplayın.
Kp=2,24K_p = 2,24
R=22,4273R = \frac{22,4}{273} alarak veriler yerine yazılır: Kp=0,05×(22,4273×546)1=0,05×44,8=2,24K_p = 0,05 \times \left(\frac{22,4}{273} \times 546\right)^1 = 0,05 \times 44,8 = 2,24 bulunur.

Anahtar Kavram

Kısmi Basınçlar ve Derişimler Cinsinden Denge Sabitleri Arasındaki İlişki (KpK_p - KcK_c)
Soru 3953Soru

Karboksilik asitlerin yapısındaki karbon zincirine bağlı halojen atomunun karboksil grubuna olan uzaklığı arttıkça elektronegatiflikten kaynaklanan indüktif etkisi azalır; buna göre aynı koşullarda hazırlanan eşit derişimli sulu çözeltilerde, 22-kloropropanik asit bileşiğinin iyonlaşma yüzdesi, 33-kloropropanik asit bileşiğinin iyonlaşma yüzdesinden daha küçüktür.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen ifade yanlıştır. Halojen atomu karboksil grubuna ne kadar yakınsa indüktif etki o kadar güçlü olur, bu da asitlik kuvvetini ve dolayısıyla iyonlaşma yüzdesini artırır; dolayısıyla 22-kloropropanik asidin iyonlaşma yüzdesi 33-kloropropanik asidinkinden büyüktür.
Verilen ifade yanlıştır, çünkü klor atomunun karboksil grubuna yakın olduğu 22-kloropropanik asit, indüktif etkinin daha güçlü olması sebebiyle 33-kloropropanik asitten daha kuvvetli bir asittir ve eşit derişimde iyonlaşma yüzdesi daha büyüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Bileşiklerin açık yapılarını yazarak klor (ClCl) atomlarının karboksil grubuna (COOH-COOH) olan mesafelerini karşılaştırın.
22-kloropropanik asitte klor atomu karboksil grubunun hemen yanındaki karbona (C2C-2) bağlıyken, 33-kloropropanik asitte bir sonraki karbona (C3C-3) bağlıdır.
İndüktif etkiyi yaratan elektronegatif atomun asidik merkeze olan mesafesini belirlemek gerekir.
2
Uzaklığın indüktif elektron çekme şiddetine ve asitlik kuvvetine etkisini belirleyin.
Klor atomu karboksil grubuna daha yakın olduğunda indüktif etki daha kuvvetli olur ve OHO-H bağını daha çok zayıflatarak asitliği artırır. Bu yüzden 22-kloropropanik asidin asitlik sabiti (KaK_a), 33-kloropropanik asitten büyüktür.
İndüktif etkinin gücü bağ mesafesi arttıkça azalır.
3
Eşit derişimli zayıf asit çözeltilerinde asitlik sabiti (KaK_a) ile iyonlaşma yüzdesi ilişkisini kurun.
Asitlik sabiti (KaK_a) daha büyük olan 22-kloropropanik asit, eşit derişimli sulu çözeltisinde 33-kloropropanik aside göre daha yüksek oranda iyonlaşır. Bu durum öncüldeki ifadenin tersidir.
Derişimleri eşit olan zayıf asitlerin asitlik kuvveti arttıkça sulu çözeltideki iyonlaşma yüzdesi de artar.

Anahtar Kavram

Karboksilik asitlerde elektronegatif sübstitüentlerin konumunun indüktif etki ve asitlik kuvveti üzerindeki belirleyici rolü
Soru 3954Soru

7A7A grubu elementleri olan halojenlerin ametalik aktiflikleri (elektron alma eğilimleri) arasındaki ilişki F2>Cl2>Br2>I2F_2 > Cl_2 > Br_2 > I_2 şeklindedir.

Buna göre, oda koşullarında gerçekleştirilen;

I. NaFNaF sulu çözeltisine Cl2Cl_2 gazı gönderilmesi,
II. KBrKBr sulu çözeltisine Cl2Cl_2 gazı gönderilmesi,
III. KIKI sulu çözeltisine Br2Br_2 sıvısı eklenmesi

işlemlerinden hangilerinde kendiliğinden bir kimyasal tepkime gerçekleşmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Klorun bromür iyonunu ve bromun iyodür iyonunu kendiliğinden yükseltgediği işlemler gerçekleşir.
Kendiliğinden gerçekleşen bir ametal yer değiştirme tepkimesinde, serbest haldeki ametalin elektron alma eğilimi (aktifliği), çözeltideki anyonun türediği ametalden daha büyük olmalıdır. Klorun elektron alma eğilimi bromdan büyük olduğu için ikinci işlemde klor gazı bromür iyonunu yükseltgeyerek tepkime verir. Bromun elektron alma eğilimi iyottan büyük olduğu için üçüncü işlemde brom sıvısı iyodür iyonunu yükseltgeyerek tepkime verir. Ancak klorun elektron alma eğilimi flordan küçük olduğu için birinci işlemde klor gazı florür iyonunu yükseltgeyemez ve tepkime kendiliğinden gerçekleşmez. Bu nedenle klorun bromür iyonunu ve bromun iyodür iyonunu yükseltgediği işlemler kendiliğinden gerçekleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Halojenlerin aktiflik sıralamasının analiz edilmesi
Ametalik aktiflik elektron alma eğilimidir ve sıralama F2>Cl2>Br2>I2F_2 > Cl_2 > Br_2 > I_2 şeklindedir.
Hangi halojenin diğerinin yerine geçebileceğini belirlemek için bu eğilimlerin bilinmesi gerekir.
2
Verilen işlemlerin tek tek incelenmesi
I. işlemde Cl2Cl_2 daha aktif olan FF^- iyonu ile reaksiyon vermez. II. işlemde Cl2Cl_2 kendisinden az aktif olan BrBr^- iyonu ile reaksiyon verir. III. işlemde Br2Br_2 kendisinden az aktif olan II^- iyonu ile reaksiyon verir.
Aktif olan halojen molekülü, kendisinden daha az aktif olan halojenin iyonunu yükseltgeyerek yerine geçer.
3
Kendiliğinden gerçekleşen işlemlerin belirlenmesi
Yalnızca ikinci ve üçüncü işlemler kendiliğinden gerçekleşir.
Soruda kendiliğinden gerçekleşen tepkimeler sorulduğu için reaksiyon veren işlemler seçilir.

Anahtar Kavram

Ametalik aktiflik (elektron alma eğilimi) yüksek olan ametaller, kendilerinden daha az aktif olan ametallerin iyonlarını yükseltgeyerek yer değiştirme tepkimesi verir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3955Soru

Bir kimya laboratuvarında 25 C25\ ^\circ\text{C} sıcaklık ve 1 atm1\text{ atm} basınç altında hazırlanan krom-bak��r (CrCuCr-Cu) galvanik hücresinin çalışması sırasında krom elektrodun kütlesinin azaldığı tespit edilmiştir.

Hücrede gerçekleşen yarı tepkimelerin standart indirgenme potansiyelleri şu şekildedir:

Cr3+(aq)+3eCr(k)E=0,74 VCr^{3+}(aq) + 3e^- \rightarrow Cr(k) \quad E^\circ = -0,74\text{ V}
Cu2+(aq)+2eCu(k)E=+0,34 VCu^{2+}(aq) + 2e^- \rightarrow Cu(k) \quad E^\circ = +0,34\text{ V}

Buna göre, pil çalışırken krom (CrCr) elektrodun k��tlesinde 10,4 g10,4\text{ g} azalma meydana geldiği anda bakır (CuCu) elektrodun kütlesindeki değişim ve pilin başlangıç potansiyeli (EpilE^\circ_{\text{pil}}) aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?
(Cr=52 g/molCr = 52\text{ g/mol}, Cu=64 g/molCu = 64\text{ g/mol})

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 19,2 g19,2\text{ g} artar / 1,08 V1,08\text{ V}

Cevap

Bakır elektrodun kütlesi 19,2 g artar ve pilin başlangıç potansiyeli 1,08 V'tur.
Krom elektrodun aşınması onun anot olduğunu belirtir. 10,4 g10,4\text{ g} (0,2 mol0,2\text{ mol}) krom yükseltgendiğinde devreden 0,6 mol0,6\text{ mol} elektron geçer. Katotta bu elektronlarla indirgenen bakır miktarı 0,3 mol0,3\text{ mol} (19,2 g19,2\text{ g}) olur ve katot kütlesi artar. Başlangıç pil potansiyeli ise 0,74+0,34=1,08 V0,74 + 0,34 = 1,08\text{ V} olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Anot ve katot elektrotlarını belirleme.
Krom elektrodun kütlesinin azalması yükseltgenmenin bu yarı hücrede olduğunu gösterir. Dolayısıyla krom (CrCr) elektrot anot, bakır (CuCu) elektrot katottur.
Galvanik hücrelerde aktif olan metal yükseltgenerek aşınır (kütlesi azalır) ve anot görevi görür.
2
Yarı tepkimeleri yazma ve standart pil potansiyelini (EpilE^\circ_{\text{pil}}) hesaplama.
Anot: Cr(k)Cr3+(aq)+3eEyu¨kseltgenme=+0,74 VCr(k) \rightarrow Cr^{3+}(aq) + 3e^- \quad E^\circ_{\text{yükseltgenme}} = +0,74\text{ V}
Katot: Cu2+(aq)+2eCu(k)Eindirgenme=+0,34 VCu^{2+}(aq) + 2e^- \rightarrow Cu(k) \quad E^\circ_{\text{indirgenme}} = +0,34\text{ V}
Net Pil Tepkimesi: 2Cr(k)+3Cu2+(aq)2Cr3+(aq)+3Cu(k)2Cr(k) + 3Cu^{2+}(aq) \rightarrow 2Cr^{3+}(aq) + 3Cu(k)
Epil=0,74+0,34=1,08 VE^\circ_{\text{pil}} = 0,74 + 0,34 = 1,08\text{ V}
Yarı pil potansiyelleri yoğun (intensive) özellik olduğundan tepkime katsayılarıyla çarpılmaz.
3
Krom elektrottan aşınan maddenin mol sayısını ve devreden geçen elektron mol sayısını bulma.
n(Cr)=10,4 g52 g/mol=0,2 moln(Cr) = \frac{10,4\text{ g}}{52\text{ g/mol}} = 0,2\text{ mol}
Devreden geçen elektron mol sayısı: 0,2 mol Cr×3=0,6 mol e0,2\text{ mol } Cr \times 3 = 0,6\text{ mol } e^-
Anot yarı tepkimesine göre 1 mol krom aşındığında 3 mol elektron açığa çıkar.
4
Katot elektrodun (bakır) kütle değişimini hesaplama.
İndirgenen bakır mol sayısı: 0,6 mol e2=0,3 mol Cu\frac{0,6\text{ mol } e^-}{2} = 0,3\text{ mol } Cu
Biriken bakır kütlesi: 0,3 mol×64 g/mol=19,2 g0,3\text{ mol} \times 64\text{ g/mol} = 19,2\text{ g} (kütle artar).
Katot yarı tepkimesine göre devreden geçen her 2 mol elektron için 1 mol bakır katısı birikir.

Anahtar Kavram

Galvanik hücrelerde standart pil potansiyeli, anot yükseltgenme ve katot indirgenme yarı potansiyellerinin toplamıdır; bu potansiyel değeri tepkimenin stokiometrik katsayılarıyla çarpılmaz. Elektrotlardaki kütle değişimleri ise devreden geçen net elektron mol sayısı üzerinden yarı tepkimelerin katsayıları kullanılarak stokiometrik olarak hesaplanır.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 3956Soru

İnsan sindirim sisteminde görev alan hormonlar; sindirim kanalının pH dengesini ayarlamak, sindirim enzimlerinin salgılanmasını kontrol etmek ve yardımcı organların aktivitesini düzenlemek gibi kritik işlevlere sahiptir.

Buna göre, sindirim sisteminin hormonal düzenlenmesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kolesistokinin hormonu hem pankreastan sindirim enzimlerinin salgılanmasını uyarır hem de safra kesesinin kasılmasını sağlayarak safranın bağırsağa dökülmesini sağlar.

Cevap

Kolesistokinin hormonu, pankreastan enzim salgılatma ve safra kesesini kasmakla görevli temel düzenleyicidir.
Kolesistokinin hormonu, oniki parmak bağırsağındaki mukoza hücrelerinden salgılanır. Kan yoluyla ulaştığı pankreastaki asinar hücrelerini uyararak sindirim enzimlerinin (amilaz, lipaz, tripsinojen vb.) salınmasını sağlar. Aynı zamanda safra kesesini uyararak kasılmasını sağlar, böylece depolanan safra sıvısı koledok kanalı üzerinden oniki parmak bağırsağına dökülür. Bu çift yönlü etkisi sindirimin en önemli düzenleme basamaklarından biridir.

Adım Adım Çözüm

1
Sindirim hormonlarının salgı yerlerini hatırla.
Gastrin mideden; Sekretin ve Kolesistokinin ise oniki parmak bağırsağından salgılanır.
Hormonların etki mekanizmasını anlamak için kaynağını bilmek gerekir.
2
Oniki parmak bağırsağı hormonlarının işlevlerini ayırt et.
Sekretin: Pankreastan HCO3HCO_3^- (bikarbonat) salgılatır ve midedeki asit üretimini durdurur. Kolesistokinin: Pankreastan enzim salgılatır ve safra kesesini kasar.
Bu iki hormon sıklıkla karıştırıldığı için görevleri netleştirilmelidir.
3
Hormonların taşıma yolunu ve hidroliz reaksiyonlarının enerji gereksinimini değerlendir.
Hormonlar sadece kanla taşınır; hidrolizde ATP harcanmaz.
Genel biyoloji prensiplerini sindirim sistemi özelinde kontrol etmek hataları önler.

Anahtar Kavram

Sindirim Hormonlarının Feedback Mekanizması
Soru 3957Soru

İnsan sindirim sisteminin hormonal düzenlenmesinde görev alan aşağıdaki hormonları, gerçekleştirdikleri temel işlevler ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Gastrin
Sekretin
Kolesistokinin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gastrin hormonu mide özsuyu salgısını uyarırken, sekretin bikarbonat salgısını, kolesistokinin ise safra kesesi kasılmasını ve enzim salgısını kontrol eder.
Gastrin mideyi, sekretin pankreası (bikarbonat için), kolesistokinin ise hem safra kesesini hem de pankreası (enzimler için) uyarır. Bu eşleşme sindirim sisteminin fizyolojik çalışma prensiplerine tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonların salgılandığı ve etki ettiği yerleri belirleyin.
Gastrin mideden salgılanıp mideyi etkiler; Sekretin ve Kolesistokinin onikiparmak bağırsağından salgılanıp pankreas ve karaciğer/safra kesesini etkiler.
Sindirim sistemi hormonları hedef organlarına kan yoluyla taşınır ve spesifik işlevleri başlatır.
2
Gastrin hormonunun işlevini analiz edin.
Mide aktivitesini artıran temel hormon olduğu görülür.
Protein sindiriminin başlaması için mide özsuyuna ihtiyaç vardır.
3
Sekretin ve Kolesistokinin arasındaki işlev farkını ayırt edin.
Sekretin temel olarak pH düzenlemesi (bikarbonat), kolesistokinin ise kimyasal sindirim araçları (safra ve enzimler) ile ilgilidir.
Onikiparmak bağırsağındaki sindirim için hem uygun pH hem de gerekli enzimlerin bulunması şarttır.

Anahtar Kavram

Sindirim sisteminin hormonal kontrolü ve geri bildirim mekanizmaları.

Daha Fazla Pratik

Karaciğerin sindirimdeki rolü ve safra sıvısının içeriği hakkında bir soru çözerek yardımcı organların işlevlerini pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 3958Soru

Belirli bir sıcaklıkta saf suyun buhar basıncı 120 mmHg120\text{ mmHg}'dir. Buna göre, aşağıda verilen sulu çözeltileri aynı sıcaklıktaki buhar basınçları ile doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

(H2O=18 g/molH_2O = 18\text{ g/mol}, NaCl=58,5 g/molNaCl = 58,5\text{ g/mol}, CO(NH2)2 (u¨re)=60 g/molCO(NH_2)_2 \text{ (üre)} = 60\text{ g/mol}, CaCl2=111 g/molCaCl_2 = 111\text{ g/mol}; katıların tamamının çözündüğü ve iyonik katıların suda tamamen iyonlaştığı varsayılacaktır.)

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

162 g162\text{ g} saf suda 29,25 g29,25\text{ g} NaClNaCl katısının çözünmesiyle hazırlanan çözelti
144 g144\text{ g} saf suda 120 g120\text{ g} üre katısının çözünmesiyle hazırlanan çözelti
162 g162\text{ g} saf suda 111 g111\text{ g} CaCl2CaCl_2 katısının çözünmesiyle hazırlanan çözelti

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sodyum klorür çözeltisi 108 mmHg108\text{ mmHg} buhar basıncına sahip olan seçenekle, üre çözeltisi 96 mmHg96\text{ mmHg} buhar basıncına sahip olan seçenekle, kalsiyum klorür çözeltisi ise 90 mmHg90\text{ mmHg} buhar basıncına sahip olan seçenekle eşleşir.
Her bir çözeltideki toplam tanecik sayıları doğru belirlenip suyun mol kesirleri (0,900,90; 0,800,80 ve 0,750,75) hesaplandığında, çözeltilerin buhar basınçları sırasıyla 108 mmHg108\text{ mmHg}, 96 mmHg96\text{ mmHg} ve 90 mmHg90\text{ mmHg} olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Çözeltilerde bulunan çözücü (su) ve çözünen maddelerin mol sayılarını hesaplayınız.
n=ku¨tle/MAn = \text{kütle} / M_A formülünden; su için nsu=162/18=9 moln_{\text{su}} = 162 / 18 = 9\text{ mol} (sodyum klorür ve kalsiyum klorür çözeltilerinde) ve nsu=144/18=8 moln_{\text{su}} = 144 / 18 = 8\text{ mol} (üre çözeltisinde) bulunur. Çözünenler için nNaCl=29,25/58,5=0,5 moln_{NaCl} = 29,25 / 58,5 = 0,5\text{ mol}, nu¨re=120/60=2 moln_{\text{üre}} = 120 / 60 = 2\text{ mol} ve nCaCl2=111/111=1 moln_{CaCl_2} = 111 / 111 = 1\text{ mol} olarak bulunur.
Raoult Yasası uygulanırken çözücü ve çözünen taneciklerinin mol miktarlarının bilinmesi gerekir.
2
Çözünen maddelerin sulu ortamdaki tanecik mol sayılarını belirleyiniz.
Sodyum klorür NaClNa++ClNaCl \rightarrow Na^+ + Cl^- şeklinde 22 iyon verdiğinden toplam iyon molü 0,5×2=1,0 mol0,5 \times 2 = 1,0\text{ mol}'dür. Üre moleküler çözündüğü için tanecik molü 2 mol2\text{ mol}'dür. Kalsiyum klorür CaCl2Ca2++2ClCaCl_2 \rightarrow Ca^{2+} + 2Cl^- şeklinde 33 iyon verdiğinden toplam iyon molü 1×3=3 mol1 \times 3 = 3\text{ mol}'dür.
Buhar basıncı düşmesi bir koligatif özelliktir ve çözünen tanecik sayısına bağlıdır.
3
Her bir çözelti için suyun mol kesrini (XsuX_{\text{su}}) ve çözeltilerin buhar basınçlarını (Pc¸o¨zelti=Psu×XsuP_{\text{çözelti}} = P^\circ_{\text{su}} \times X_{\text{su}}) hesaplayınız.
Sodyum klorür çözeltisi için: Xsu=9/(9+1,0)=0,90    P=120×0,90=108 mmHgX_{\text{su}} = 9 / (9 + 1,0) = 0,90 \implies P = 120 \times 0,90 = 108\text{ mmHg}. Üre çözeltisi için: Xsu=8/(8+2)=0,80    P=120×0,80=96 mmHgX_{\text{su}} = 8 / (8 + 2) = 0,80 \implies P = 120 \times 0,80 = 96\text{ mmHg}. Kalsiyum klorür çözeltisi için: Xsu=9/(9+3)=0,75    P=120×0,75=90 mmHgX_{\text{su}} = 9 / (9 + 3) = 0,75 \implies P = 120 \times 0,75 = 90\text{ mmHg} bulunur.
Raoult Yasası'na göre çözeltinin buhar basıncı, saf çözücünün buhar basıncı ile çözücünün mol kesrinin çarpımıdır.

Anahtar Kavram

Raoult Yasası kullanılarak çözeltilerin buhar basıncı hesaplanırken çözünen maddenin türüne (moleküler veya iyonik) ve sudaki tanecik (iyon) sayısına dikkat edilmelidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 3959Soru

Eter sınıfı organik bileşiklerin molekülleri arasında hidrojen ba��ı bulunmazken, su molekülleri ile hidrojen bağı oluşturabilmeleri sayesinde küçük karbon sayılı eterler suda iyi çözünür.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Doğru
Verilen ifade bilimsel olarak tamamen doğrudur; eterler kendi aralarında hidrojen bağı kuramazken, su molekülleriyle kurdukları hidrojen bağları sayesinde suda çözünürler.

Adım Adım Çözüm

1
Eterlerin kendi molekülleri arasındaki etkileşim türünü belirlemek.
Eter moleküllerinde oksijene bağlı hidrojen atomu bulunmadığı için kendi aralarında hidrojen bağı oluşturamazlar, sadece dipol-dipol etkileşimi kurarlar.
Hidrojen bağının kurulabilmesi için hidrojen atomunun F, O, N atomlarına doğrudan bağlı olması gerektiği kuralını uygulamak.
2
Eterlerin su molekülleri ile olan etkileşimini analiz etmek.
Su molekülündeki hidrojen atomu ile eter molekülündeki oksijen atomunun ortaklanmamış elektronları arasında hidrojen bağı kurulabilir.
Eterlerin polar çözücülerdeki (örneğin su) çözünürlük davranışını ve bu çözünürlüğün arkasındaki kimyasal etkileşimi açıklamak.
3
Bu etkileşimin eterlerin sudaki çözünürlüğüne etkisini değerlendirmek.
Su ile kurulan hidrojen bağları, küçük karbon sayılı eterlerin (dimetil eter, dietil eter gibi) suda iyi çözünmesini sağlar.
Moleküller arası etkileşimlerin fiziksel özelliklere (çözünürlük) yansımasını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Eterlerin moleküller arası etkileşimleri ve sudaki çözünürlükleri
Soru 3960Soru

İnsanda kalsiyum homeostazisinin sağlanması sürecinde görev alan parathormon (PTH) ve kalsitonin hormonlarının sentezlenmesi, taşınması ve hedef hücreler üzerindeki etki mekanizmalarıyla ilgili,

I. Her iki hormon da salgılandıktan sonra kan dolaşımına katılarak tüm vücuda dağılır ancak yalnızca kendilerine özgü reseptörleri taşıyan hedef hücrelerde fizyolojik yanıt oluşturur.
II. Böbrek nefron kanallarından kalsiyumun geri emilimini artıran PTH, peptit yapılı bir hormon olduğundan, nefron hücrelerinin hücre zarında yer alan reseptörlerine bağlanarak hücresel yanıtı başlatır.
III. Kanda kalsiyum seviyesinin yükselmesine bağlı olarak salgılanan kalsitonin, kan yoluyla taşındığı için geçtiği tüm organlardaki kılcal damarlar boyunca kalsiyumun hücre dışı sıvıdan hücre içine aktif geçişini doğrudan tetikler.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II ifadeleri doğrudur
I ve II numaralı ifadeler doğrudur. Hormonlar kan yoluyla tüm vücuda dağılsa da sadece kendilerine özgü reseptörleri bulunduran hedef hücreleri etkileyebilirler. Parathormon peptit yapılı olduğundan hücre zarındaki reseptörlere bağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Hormonların kan yoluyla taşınması ve hedef hücre seçiciliğini analiz etmek.
Birinci öncülün doğru olduğu belirlenir.
Hormonlar kanla tüm vücudu dolaşır ancak sadece kendilerine özgü reseptörü olan hedef hücreleri etkilerler.
2
Parathormonun kimyasal yapısını ve hedef hücredeki reseptör konumunu incelemek.
İkinci öncülün doğru olduğu belirlenir.
Parathormon peptit yapılıdır. Peptit hormonlar hücre zarından geçemedikleri için reseptörleri hücre zarı üzerinde bulunur.
3
Kalsitonin hormonunun etki mekanizmasını ve hedef hücrelerini değerlendirmek.
Üçüncü öncülün yanlış olduğu belirlenir.
Kalsitonin sadece kemik ve böbrek gibi belirli hedef organlarda kalsiyum dengesini düzenler; kan dolaşımıyla geçtiği her dokudaki hücrelerde doğrudan kalsiyum girişini tetiklemez.

Anahtar Kavram

Hormonların kan yoluyla taşınması, hedef hücre özgüllüğü ve kimyasal yapılarına göre etki mekanizmaları
ÖncekiSayfa 198 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin