Tüm alıştırma soruları

842 soru

Soru 401Soru

Kasideler, Divan edebiyatında beyit esasına dayalı olarak kurulan ve belirli bir düzen içinde sunulan nazım şekilleridir. Klasik bir kaside; tasvirlerin yapıldığı giriş, övgüye geçiş, asıl övgü, şairin kendisini övmesi ve iyi dileklerle son bulması şeklinde yapısal bir akışa sahiptir.

Buna göre, aşağıda karışık olarak verilen beyitlerin klasik bir kasidenin bölümlerine göre baştan sona doğru sıralanışı aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin kaside bölümlerine göre doğru sıralanışı sırasıyla nesib (tasvir), girizgâh (geçiş), medhiye (övgü), fahriye (kendini övme) ve dua şeklindedir. Dolayısıyla doğru sıralama bahar tasviri içeren beyit, övgüye geçişi belirten beyit, padişahı öven beyit, şairin kendisini övdüğü beyit ve dua beyti şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralama, kasidenin geleneksel yapısal bölümlerinin mantıksal sırasını (Nesib, Girizgâh, Medhiye, Fahriye ve Dua) takip eder. Bahar tasviriyle başlayan giriş beytinin ardından doğrudan övgüye geçişi bildiren beyit gelmeli, ardından sunulan kişiye yönelik övgü beyti, şairin kendi sanatını övdüğü fahriye beyti ve son olarak iyi dileklerin sunulduğu dua beyti yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin anlamlarını ve kullanılan anahtar kelimeleri incelemek.
Birinci beyitte 'nev-bahâr' (ilkbahar) ve 'gülzâr' (gül bahçesi) kelimeleriyle tabiat tasviri yapıldığı; ikinci beyitte 'girelim medhe şimdi' ifadesiyle övgüye geçiş yapıldığı; üçüncü beyitte 'hâkân-ı kerem-pîşe' ifadesiyle padişahın övüldüğü; dördüncü beyitte 'söz mülkünün sultânıyım' ve 'Nef'î' ifadeleriyle şairin kendi sanatını övdüğü; beşinci beyitte ise 'ömrü uzun, devleti dâim olsun' ifadesiyle dua edildiği belirlenir.
Beyitlerin hangi kaside bölümüne (nesib, girizgâh, medhiye, fahriye, dua) ait olduğunu saptamak amacıyla bu adım uygulanır.
2
Kasidenin klasik yapısal bölümlerinin sırasını hatırlamak.
Klasik bir kasidenin bölümleri sırasıyla Nesib (Teşbib) -> Girizgâh -> Medhiye -> Fahriye -> Dua şeklindedir.
Beyitlerin doğru sıralanışını bu yapısal akışa göre gerçekleştirmek için bölümlerin geleneksel düzenini bilmek gerekir.
3
Belirlenen bölümleri bu sıraya göre dizmek.
Önce bahar tasviri yapılan nesib beyti (Esti nesîm-i nev-bahâr...), ardından övgüye geçişi bildiren girizgâh beyti (Girelim medhe şimdi...), ardından övgü içeren medhiye beyti (Sensin o hâkân-ı kerem-pîşe...), ardından şairin kendi sanatını övdüğü fahriye beyti (Söz mülkünün sultânıyım...) ve en son dua beyti (İkbâli ulu...) yerleştirilir.
Kasidenin mantıksal ve geleneksel gelişim çizgisini yakalayarak doğru sıralamayı elde etmek amacıyla bu adım tamamlanır.

Anahtar Kavram

Kasidenin Bölümleri ve Yapısal Özellikleri
Soru 402Soru

Tanzimat Dönemi Türk romanı ve hikayesinin gelişim sürecinde kilometre taşı niteliği taşıyan aşağıdaki edebi gelişmeleri ve eserlerin yayımlanma tarihlerini göz önünde bulundurarak, kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eserlerin kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru doğru sıralaması: Tercüme-i Telemak, Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat, İntibah, Karabibik ve Araba Sevdası şeklindedir.
Tanzimat Dönemi Türk edebiyatında roman türünün gelişimi, Fransızca tercümeyle başlayıp yerli denemelere ve ardından teknik açıdan daha olgun edebi ve realist eserlere doğru evrilmiştir. Bu doğrultuda doğru sıralama Tercüme-i Telemak (1862), Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872), İntibah (1876), Karabibik (1890) ve Araba Sevdası (1896) şeklinde kronolojik bir hat izlemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanzimat Dönemi romanlarının ilk örneklerinin basım ve tefrika tarihlerini belirlemek.
Tercüme-i Telemak (1862), Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat (1872), İntibah (1876), Karabibik (1890) ve Araba Sevdası (1896) tarihlerinin saptanması.
Sıralamayı doğru yapabilmek için her bir eserin edebiyat tarihindeki basım yıllarını bilmek gerekir.
2
Eserleri belirlenen yıllara göre eskiden yeniye doğru sıralamak.
1862 < 1872 < 1876 < 1890 < 1896 sıralamasına ulaşılması.
Kronolojik akışın hatasız şekilde kurulmasını sağlamak.

Anahtar Kavram

Tanzimat Dönemi Roman ve Hikayesinde İlkler ve Kronolojik Gelişim
Soru 403Soru

Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Tanzimat'tan Cumhuriyet sonrasına uzanan süreçte Türk toplumunun yaşadığı değişimleri nehir roman anlayışıyla aktardığı eserler düşünüldüğünde; aşağıda verilen romanların, olay örgülerinin geçtiği tarihsel dönemler (vaka zamanı) bakımından eskiden yeniye doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; II. Abdülhamid Dönemi'nin baskıcı yıllarını işleyen *Bir Sürgün*, II. Meşrutiyet sonrası siyasi çekişmeleri ele alan *Hüküm Gecesi*, Mütareke Dönemi İstanbul'undaki işgal yıllarını yansıtan *Sodom ve Gomore* ve Millî Mücadele ile Cumhuriyet sonrasını anlatan *Ankara* şeklinde olmalıdır.
Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun romanlarındaki tarihsel akış incelendiğinde; *Bir Sürgün* II. Abdülhamid Dönemi'ni, *Hüküm Gecesi* II. Meşrutiyet sonrası fırka mücadelelerini, *Sodom ve Gomore* Mütareke dönemi işgal altındaki İstanbul'u, *Ankara* ise Millî Mücadele ve sonrasındaki başkenti anlatır. Bu doğrultuda olayların geçtiği zaman dilimlerine göre sıralama eskiden yeniye doğru bu düzende olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin olay örgülerinin geçtiği tarihi dönemleri ve vaka zamanlarını belirleme.
Bir Sürgün romanı II. Abdülhamid Dönemi'ni; Hüküm Gecesi II. Meşrutiyet sonrası fırka mücadelelerini; Sodom ve Gomore Mütareke devri İstanbul'unu; Ankara ise Millî Mücadele ve Cumhuriyet Ankara'sını konu edinir.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için her eserin arka planındaki tarihsel süreci saptamak gerekir.
2
Belirlenen tarihsel dönemleri kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralama.
II. Abdülhamid Dönemi -> II. Meşrutiyet Dönemi -> Mütareke Dönemi -> Millî Mücadele ve Cumhuriyet Dönemi sıralaması elde edilir.
Soruda istenen 'eskiden yeniye' doğru sıralama kriterini uygulamak.
3
Tarihsel sıralamaya karşılık gelen romanları sıraya koyma.
Bir Sürgün (1) -> Hüküm Gecesi (2) -> Sodom ve Gomore (3) -> Ankara (4) sıralaması elde edilir.
Eserlerin vaka zamanlarının tarihsel akışla birebir örtüştüğünü doğrulamak.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında tarihsel dönemlerin ve vaka zamanlarının kronolojik takibi.
Soru 404Soru

I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı Devleti'nin savunma cepheleri ile müttefiklerine yardım amacıyla asker gönderdiği sınır dışı cephelerde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması; Çanakkale Cephesi'nin tamamen kapanması (Ocak 1916), Kut'ül Amare Zaferi (Nisan 1916), Galiçya Cephesi'ndeki birliklerin geri çekilmeye başlanması (Ağustos-Eylül 1917) ve Suriye-Filistin Cephesi'nde Halep'in kuzeyinde savunma hattı kurulması (Ekim 1918) şeklindedir.
I. Dünya Savaşı'ndaki gelişmeler incelendiğinde; Çanakkale Cephesi'nin tamamen tahliye edilmesi Ocak 1916'da gerçekleşmiştir. Ardından Nisan 1916'da Irak Cephesi'nde Kut'ül Amare zaferi elde edilmiştir. Müttefiklere yardım amacıyla açılan Galiçya Cephesi'nden Osmanlı birliklerinin geri çağrılması Rusya'daki devrimsel süreç doğrultusunda Ağustos-Eylül 1917'de yaşanmıştır. Suriye-Filistin Cephesi'nde Halep'in kuzeyinde kurulan savunma hattı ise savaşın sonlarına doğru Ekim 1918'de tesis edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Çanakkale Cephesi'nin kapanış tarihini tespit etmek
İtilaf Devletleri'nin tahliyeyi tamamlaması 9 Ocak 1916'dır.
Sıralamadaki başlangıç noktasını belirlemek için en erken tarihi bulmak gerekir.
2
Irak Cephesi'ndeki Kut'ül Amare Zaferi'nin tarihini tespit etmek
İngiliz birliklerinin teslim alınması 29 Nisan 1916'dır.
Çanakkale'den hemen sonra gerçekleşen Irak Cephesi'ndeki bu zaferin konumunu belirlemek gerekir.
3
Sınır dışı yardım cephesi olan Galiçya'dan çekilme sürecinin tarihini tespit etmek
Rusya'daki ihtilal rüzgarları sebebiyle 15. Kolordu'nun çekilmesi Ağustos-Eylül 1917'dir.
Bu gelişmenin 1916 yılındaki olaylardan sonra, savaşın son yılından ise önce gerçekleştiğini saptamak gerekir.
4
Suriye-Filistin Cephesi'ndeki son savunma hattının tarihini tespit etmek
Mustafa Kemal Paşa'nın Halep kuzeyinde oluşturduğu savunma hattı 26 Ekim 1918'dir.
Savaşın bitimine çok kısa bir süre kala gerçekleşen en son olayı belirlemek gerekir.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin Savunma ve Sınır Dışı Cephelerindeki Önemli Askeri ve Siyasi Gelişmelerin Kronolojisi

Alternatif Yöntem

Olayların tarihlerini (yıl ve ay olarak) belirleyip bir zaman çizelgesi üzerinde eşleştirerek sıralama doğrulanabilir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 405Soru

İlk Çağ'da Mısır ve Doğu Akdeniz havzasında meydana gelen aşağıdaki kültürel ve siyasi gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışını belirleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Mısır'da nom adı verilen şehir devletlerinin birleştirilmesi (MÖ 3000 dolayları) -> Mısır ve Hititler arasında Kadeş Antlaşması'nın imzalanması (MÖ 1258) -> Fenikelilerin ilk harf alfabesini geliştirmesi (MÖ 1050 dolayları) -> Yahuda Devleti'nin yıkılması ve Babil Sürgünü'nün başlaması (MÖ 586).
Doğru kronolojik sıralama Mısır'da siyasi birliğin sağlanması (MÖ 3000 dolayları) ile başlar, Kadeş Antlaşması (MÖ 1258) ve Fenike alfabesinin icadı (MÖ 1050 dolayları) ile devam eder ve İbranilerin Babil'e sürgün edilmesiyle (MÖ 586) son bulur. Bu sıralama İlk Çağ uygarlıklarının gelişim evrelerine tam uyum gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların meydana geldiği dönemleri tespit etme
Nomların birleştirilmesi MÖ 3000 dolaylarında, Kadeş Antlaşması MÖ 1258'de, Fenike Alfabesi MÖ 11. yüzyılda (yaklaşık MÖ 1050) ve Babil Sürgünü MÖ 586'da gerçekleşmiştir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her bir olayın tarihsel süreçteki yaklaşık döneminin veya yüzyılının bilinmesi gerekir.
2
Tarih Öncesi ve İlk Çağ MÖ (Milattan Önce) tarihlerinin sıralama mantığını uygulama
MÖ tarihler sıfıra yaklaştıkça günümüze yaklaşır. Dolayısıyla sayısal olarak en büyük olan MÖ 3000 en eski olaydır, sayısal olarak en küçük olan MÖ 586 ise en yeni olaydır.
Milattan Önceki tarihlerin kronolojik sıralamasında zamanın akış yönünü doğru tayin etmek hataları önler.
3
Olayları en eskiden en yeniye doğru dizme
Sıralama: Mısır'da siyasi birliğin kurulması (MÖ 3000) -> Kadeş Antlaşması (MÖ 1258) -> Fenike alfabesinin icadı (MÖ 1050) -> Babil Sürgünü (MÖ 586) şeklindedir.
Elde edilen tarihsel verileri geçmişten günümüze doğru mantıksal ve kronolojik bir sıraya koymak sorunun çözümünü tamamlar.

Anahtar Kavram

Mısır ve Doğu Akdeniz Medeniyetlerinin Siyasi ve Kültürel Gelişmeleri
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 406Soru

Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde kullanılan kaynakların toplam üretim içerisindeki payları dönemsel, iklimsel ve yapısal faktörlere göre değişiklik göstermektedir.

Buna göre, Türkiye'nin elektrik enerjisi üretiminde yararlanılan aşağıdaki kaynakları, toplam elektrik üretimi içindeki paylarına göre en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğalgaz, Linyit, Rüzgar, Jeotermal
Türkiye'de elektrik enerjisi üretiminde doğalgaz en yüksek paya sahiptir. Ardından Türkiye genelinde geniş linyit havzalarına dayanan termik santraller (linyit) gelir. Yenilenebilir kaynaklardan rüzgar enerjisi elektrik üretiminde üçüncü sırada yer alırken, jeotermal enerji coğrafi yayılışının sınırlı olması nedeniyle bu dört kaynak arasında en düşük paya sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin elektrik üretiminde kullanılan enerji kaynaklarının güncel üretim oranlarını analiz etmek.
Doğalgaz: ~%20-23, Linyit: ~%12-14, Rüzgar: ~%10-11, Jeotermal: ~%3-4 değerleri tespit edilir.
Kaynakların güncel üretim paylarını doğru belirlemek sıralamanın temelidir.
2
Yenilenebilir ve fosil kaynakların üretim karakteristiklerini karşılaştırmak.
Doğalgaz ve linyit baz yük santralleri olarak kesintisiz çalışabilirken rüzgar ve jeotermalin coğrafi/iklimsel sınırları nedeniyle payları daha düşüktür.
Kurulu güç ile fiili üretim miktarı arasındaki farkı ayırt etmek hatayı önler.
3
Belirlenen oranlara göre en yüksek paya sahip kaynaktan en düşüğe doğru sıralama yapmak.
Doğalgaz en yüksek payla birinci, linyit ikinci, rüzgar üçüncü ve jeotermal ise dördüncü sıraya yerleştirilir.
İstenen yönelime (en yüksekten en düşüğe) göre sıralamayı tamamlamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de enerji kaynaklarının elektrik üretimine katkı oranları ve üretim hiyerarşisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 407Soru

Hz. Muhammed Dönemi'nde İslamiyet'in yayılışı, Medine İslam Devleti'nin kurumsallaşması ve askeri/diplomatik başarıların elde edilmesi sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama: Medine Sözleşmesi'nin düzenlenmesi (622), Hudeybiye Antlaşması'nın yapılması (628), Hayber Kalesi'nin ele geçirilmesi (629 - Safer), Mute Savaşı'nın yapılması (629 - Cemaziyelahir) ve Tebük Seferi'nin düzenlenmesi (630/631) şeklinde olmalıdır.
Doğru kronolojik sıralama, olayların gerçekleştikleri tarihlere göre şu şekildedir: İlk olarak Hicret'in hemen akabinde Medine'de toplumsal uzlaşıyı sağlayan Medine Sözleşmesi (622) imzalanmıştır. Ardından, Mekkeli müşriklerle barış ortamı sağlayan Hudeybiye Antlaşması (628) yapılmıştır. Hudeybiye'nin sağladığı güvenli ortam sayesinde aynı yılın ertesi Hicri senesinde Şam ticaret yolunun güvenliği için Hayber Kalesi fethedilmiştir (629 Safer). Hayber'in fethinden birkaç ay sonra ise Bizans ordusuyla ilk karşılaşma olan Mute Savaşı gerçekleşmiştir (629 Cemaziyelahir). Son olarak Hz. Muhammed'in katıldığı son askeri sefer olan Tebük Seferi (630/631) düzenlenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Medine Sözleşmesi'nin tarihini belirleme
Medine Sözleşmesi, Hicret'in hemen ardından 622 yılında imzalanmıştır.
Toplumsal düzenin kurulması ve devletleşme sürecinin başlangıcıdır.
2
Hudeybiye Antlaşması'nın tarihini belirleme
Hudeybiye Antlaşması, Mekkelilerle Müslümanlar arasında 628 yılında imzalanmıştır.
Müşriklerin Müslümanları hukuken tanımalarını sağlayan diplomatik bir başarıdır.
3
Hayber'in Fethi ve Mute Savaşı arasındaki öncelik-sonralık ilişkisini kurma
Hayber'in fethi 629 yılının Mayıs-Haziran aylarında (Hicri Safer), Mute Savaşı ise 629 yılının Eylül ayında (Hicri Cemaziyelahir) gerçekleşmiştir.
Hayber'in fethiyle Şam ticaret yolunun güvenliği sağlanmış, hemen sonrasında kuzeye doğru yapılan diplomatik girişimler ve elçinin şehit edilmesi Mute Savaşı'na yol açmıştır.
4
Tebük Seferi'nin tarihini belirleme
Tebük Seferi, 630 sonu veya 631 başında düzenlenmiştir.
Hz. Muhammed'in katıldığı en son askeri gazvedir.

Anahtar Kavram

Hz. Muhammed Dönemi kronolojik gelişmeleri ve askeri-diplomatik olayların neden-sonuç ilişkileri
Soru 408Soru

Osmanlı Devleti'nin anayasal düzene geçiş süreci ve meşrutiyet deneyimleriyle ilgili aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama şu şekilde olmalıdır: Tersane Konferansı'nın toplandığı gün Kanun-i Esasi'nin ilan edilerek I. Meşrutiyet Dönemi'nin başlatılması, Osmanlı tebaasının ilk kez genel seçimlere katılarak temsilcilerini seçmesi ve Meclis-i Mebusan'ın açılması, Sultan II. Abdülhamid'in 93 Harbi'nin getirdiği olağanüstü koşulları gerekçe göstererek Meclis-i Mebusan'ı süresiz tatil etmesi, Meşrutiyet karşıtı 31 Mart Vakası'nın bastırılmasının ardından II. Abdülhamid'in tahttan indirilip yerine V. Mehmed Reşad'ın getirilmesi, Kanun-i Esasi'de padişahın veto, sürgün ve meclisi feshetme yetkilerini sınırlandıran köklü değişikliklerin yapılması.
Sıralama tamamen kronolojik ve sebep-sonuç ilişkisine dayalıdır. İlk olarak anayasa Tersane Konferansı günü ilan edilmiş, ardından seçimler yapılarak meclis açılmıştır. 93 Harbi bahane edilerek meclis kapatılmış, daha sonra II. Meşrutiyet döneminde 31 Mart Vakası sonrası padişah değişikliği yapılmış ve en nihayetinde padişahın yetkilerini kısıtlayan 1909 anayasa değişiklikleri yürürlüğe girmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
I. Meşrutiyet'in ilanı sürecinin belirlenmesi
Tersane Konferansı'nın toplandığı 23 Aralık 1876 tarihinde anayasa ilan edilmiştir. Bu, kronolojinin en eski tarihli olayıdır.
Meşrutiyet'in ilanı, meclisin açılmasından ve seçimlerden önce gerçekleşen kurucu adımdır.
2
Seçimlerin yapılması ve meclisin açılış tarihinin saptanması
Seçimler 1877 yılı başında yapılmış ve meclis Mart 1877'de çalışmaya başlamıştır.
Anayasanın yürürlüğe girmesiyle meclisin teşekkül etmesi kronolojide ikinci sıradadır.
3
I. Meşrutiyet'in sona erme anının tespit edilmesi
1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın (93 Harbi) yarattığı bunalım gerekçe gösterilerek Şubat 1878'de meclis tatil edilmiştir.
Bu olay I. Meşrutiyet Dönemi'ni fiilen sonlandırmış ve İstibdat Dönemi'ne geçişi sağlamıştır.
4
II. Meşrutiyet dönemi taht değişikliğinin incelenmesi
1908'deki ilandan sonra Nisan 1909'da çıkan 31 Mart Vakası bastırılmış, 27 Nisan 1909'da padişah değişikliği yapılmıştır.
Padişah değişikliği meclis kararıyla gerçekleşmiş ve anayasa değişikliklerinin önünü açmıştır.
5
1909 Anayasa Değişikliklerinin tarihlendirilmesi
Yeni padişah V. Mehmed Reşad'ın tahta geçmesinden sonra, Ağustos 1909'da meclis üstünlüğünü getiren anayasa değişiklikleri onaylanmıştır.
Anayasa revizyonu, taht değişikliğinin hemen ardından gelen nihai hukuki aşamadır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde anayasal süreçlerin kronolojisi ve padişah ile meclis arasındaki güç dengesinin değişimi.
Soru 409Soru

Lozan Barış Antlaşması'nın hazırlık, müzakere ve yürürlüğe girme süreçlerinde meydana gelen aşağıdaki gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Olayların doğru kronolojik sıralaması: Saltanatın kaldırılması, Lozan görüşmelerinin ilk döneminin kesintiye uğraması, İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması, Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması ve İtilaf Devletleri kuvvetlerinin İstanbul'u tamamen boşaltması şeklindedir.
Kronolojik açıdan en erken olay konferans öncesinde ikiliğe son veren saltanatın kaldırılmasıdır (1 Kasım 1922). Ardından başlayan görüşmeler 4 Şubat 1923'te kesintiye uğramıştır. Bu ara dönemde İzmir İktisat Kongresi toplanmış (17 Şubat 1923), daha sonra ikinci dönem görüşmeleriyle antlaşma imzalanmış (24 Temmuz 1923) ve son olarak antlaşmanın onaylanmasıyla İstanbul tahliye edilmiştir (Ekim 1923).

Adım Adım Çözüm

1
Lozan Konferansı öncesi yaşanan temsiliyet sorununa yönelik gelişmeyi belirlemek
Saltanatın kaldırılması (1 Kasım 1922)
Lozan görüşmelerine Türk tarafını temsilen hem TBMM hem de İstanbul hükümetinin çağrılması üzerine ikiliği önleme amacı taşır.
2
Konferansın ilk döneminin akıbetini analiz etmek
Görüşmelerin kesintiye uğraması (4 Şubat 1923)
Kapitülasyonlar, Musul sınırları ve dış borçlar gibi milli egemenliği doğrudan ilgilendiren konularda uzlaşma sağlanamamasıdır.
3
Görüşmelerin kesintiye uğradığı ara dönemdeki iç gelişmeyi tespit etmek
İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması (17 Şubat - 4 Mart 1923)
Askeri zaferlerin ekonomik bağımsızlıkla taçlandırılması ve yeni devletin ekonomi vizyonunun dünyaya duyurulması hedeflenmiştir.
4
Müzakerelerin sonuçlanmasını belirlemek
Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması (24 Temmuz 1923)
23 Nisan'da başlayan ikinci dönem görüşmelerinin uzlaşmayla tamamlanması ve nihai barışın sağlanmasıdır.
5
Antlaşmanın imzalanması ve onayından sonraki fiili uygulamayı saptamak
İstanbul'un İtilaf Devletleri tarafından tahliye edilmesi (Ekim 1923 başı)
Lozan Antlaşması'nın TBMM tarafından onaylanmasının ardından İtilaf Devletleri kuvvetlerinin şehri boşaltması yükümlülüğünün yerine getirilmesidir.

Anahtar Kavram

Lozan Barış Konferansı sürecindeki kronolojik gelişmeler ve bu süreçte dış politika ile iç politika arasındaki karşılıklı etkileşim.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 410Soru

Atatürk'ün millî egemenlik ve sosyal adalet prensipleri doğrultusunda, halkçılık ilkesinin toplumsal ve siyasi alanda hayata geçirilme sürecini gösteren aşağıdaki inkılapları, gerçekleştikleri kronolojik sıraya göre eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İnkılapların kronolojik sırası şu şekildedir: Aşar vergisinin kaldırılması (17 Şubat 1925), Türk Medeni Kanunu'nun kabul edilmesi (17 Şubat 1926), Soyadı Kanunu'nun yasalaşması (21 Haziran 1934) ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması (5 Aralık 1934).
Doğru sıralama Aşar vergisinin kaldırılması (1925), Türk Medeni Kanunu (1926), Soyadı Kanunu (Haziran 1934) ve kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkının tanınması (Aralık 1934) şeklindedir. Bu sıra, toplumsal ve ekonomik alanda eşitlikten hukuki ve siyasi alanda eşitliğe doğru giden bir gelişim çizgisini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Aşar vergisinin kaldırılış tarihinin belirlenmesi
Aşar vergisi 17 Şubat 1925'te kaldırılmıştır.
Kronolojik sıralamanın ilk basamağını oluşturur.
2
Türk Medeni Kanunu'nun kabul ediliş tarihinin belirlenmesi
Türk Medeni Kanunu 17 Şubat 1926'da kabul edilmiştir.
Aşar vergisinin kaldırılmasından tam bir yıl sonra gerçekleşmiştir.
3
Soyadı Kanunu'nun kabul ediliş tarihinin belirlenmesi
Soyadı Kanunu 21 Haziran 1934'te kabul edilmiştir.
1934 yılındaki sosyal eşitlik düzenlemelerinin ilkidir.
4
Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı verilmesinin tarihinin belirlenmesi
Kadınlara milletvekili seçme ve seçilme hakkı 5 Aralık 1934'te verilmiştir.
1934 yılının sonlarında yapılan anayasa değişikliği ile siyasi hakların tamamlanmasını sağlar.

Anahtar Kavram

Atatürk'ün Halkçılık ilkesi doğrultusunda sosyal, hukuki ve siyasi eşitliği sağlayan inkılapların kronolojik gelişimi.
Soru 411Soru

Atatürk Dönemi'nde toplumsal yapıyı çağdaşlaştırmak, laikleştirmek ve uluslararası sisteme entegre etmek amacıyla gerçekleştirilen aşağıdaki inkılapların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Toplumsal alanda yapılan inkılaplar��n doğru kronolojik sıralaması: Şapka İktisası Hakkında Kanun'un kabul edilmesi (25 Kasım 1925), Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasına dair kanunun kabul edilmesi (30 Kasım 1925), Miladi takvimin kabul edilmesi (26 Aralık 1925), Soyadı Kanunu'nun kabul edilmesi (21 Haziran 1934) ve Hafta tatilinin cumadan pazar gününe alınması (27 Mayıs 1935) şeklindedir.
Toplumsal alanda yapılan devrimlerin kronolojik sıralaması yapıldığında; ilk olarak Şapka İktisası Hakkında Kanun (25 Kasım 1925), ardından Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılması (30 Kasım 1925), hemen sonrasında Miladi takvimin kabulü (26 Aralık 1925), yıllar sonra Soyadı Kanunu (21 Haziran 1934) ve son olarak Hafta tatilinin değiştirilmesi (27 Mayıs 1935) gerçekleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Şapka İktisası Hakkında Kanun'un tarihini belirleme
25 Kasım 1925
Toplumsal alanda kıyafet devriminin ilk aşaması olan bu kanun Kasım 1925'te kabul edilmiştir.
2
Tekke, zaviye ve türbelerin kapatılmasına dair kanunun tarihini belirleme
30 Kasım 1925
Şapka Kanunu'ndan hemen birkaç gün sonra, kasım ayının sonunda kabul edilmiştir.
3
Miladi takvimin kabul edilme tarihini belirleme
26 Aralık 1925
Uluslararası saat sistemi ile birlikte Aralık 1925'in sonunda kabul edilmiş, uygulama 1 Ocak 1926'da başlamıştır.
4
Soyadı Kanunu'nun kabul tarihini belirleme
21 Haziran 1934
Toplumsal eşitliği sağlamak ve resmi işlerdeki karışıklıkları önlemek amacıyla 1934 yılında yasalaşmıştır.
5
Hafta tatilinin değiştirilmesi tarihini belirleme
27 Mayıs 1935
Uluslararası ekonomik ilişkilere uyum sağlamak amacıyla hafta tatili cumadan pazara 1935 yılında alınmıştır.

Anahtar Kavram

Atatürk Dönemi toplumsal alanda yapılan inkılapların kronolojik gelişimi ve toplumsal hayata etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 412Soru

I. Dünya Savaşı sürecinde Osmanlı Devleti'nin kendi topraklarını koruduğu savunma cepheleri ile müttefiklerine destek gönderdiği yardım cephelerinde önemli askeri ve siyasi gelişmeler yaşanmıştır.

Buna göre, aşağıda verilen olayların kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama: Irak Cephesi'nin açılması (Kasım 1914), Kut'ül Amare Zaferi (Nisan 1916), Medine Müdafaası'nın başlaması (Haziran 1916), Galiçya Cephesi'ne asker sevk edilmesi (Temmuz 1916) ve Suriye Cephesi'nde savunma hattının kurulması (Ekim 1918) şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama sırasıyla: Irak Cephesi'nin açılması (Kasım 1914), Irak Cephesi'nde Kut'ül Amare Zaferi (Nisan 1916), Hicaz-Yemen Cephesi'nde Medine Müdafaası'nın başlaması (Haziran 1916), Galiçya Cephesi'ne müttefiklere yardım amacıyla asker gönderilmesi (Temmuz 1916) ve Suriye-Filistin Cephesi'nde Halep'in kuzeyinde savunma hattının kurulması (Ekim 1918) şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Irak Cephesi'nin açılış tarihini belirlemek
Kasım 1914
İngilizlerin Basra'ya asker çıkarmasıyla Osmanlı topraklarında Irak Cephesi fiilen açılmış ve ilk askeri temas kurulmuştur.
2
Kut'ül Amare Zaferi'nin gerçekleştiği tarihi tespit etmek
Nisan 1916
Irak Cephesi'nin ilerleyen aşamalarında Halil Paşa komutasındaki birliklerin İngiliz ordusunu kuşatarak teslim alması 29 Nisan 1916'da tamamlanmıştır.
3
Medine Müdafaası'nın başlama tarihini belirlemek
Haziran 1916
Hicaz-Yemen Cephesi'nde Şerif Hüseyin'in İngilizlerle anlaşarak Osmanlı'ya karşı isyan başlatması Haziran 1916'da gerçekleşmiştir.
4
Galiçya yardım cephesine askeri sevkıyat tarihini belirlemek
Temmuz 1916
Müttefik Almanya ve Avusturya-Macaristan'a destek amacıyla 15. Kolordu'nun Galiçya'ya gönderilmesi Temmuz 1916'da başlamıştır.
5
Suriye-Filistin Cephesi'ndeki savunma hattının kuruluş tarihini bulmak
Ekim 1918
Mustafa Kemal Paşa'nın Katma Savaşı ile İngiliz ve Arap kuvvetlerini durdurup Halep'in kuzeyinde bir savunma hattı oluşturması Ekim 1918'de gerçekleşmiştir.

Anahtar Kavram

I. Dünya Savaşı'nda Osmanlı Devleti'nin savunma ve yardım cephelerindeki askeri ve kronolojik gelişmelerinin analizi.
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 413Soru

Karlofça (1699) ve İstanbul (1700) antlaşmalar�� sonrasında Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri alma mücadelesi ve değişen dış siyaset yapısı çerçevesinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmi��ten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama şu şekildedir: Karlofça Antlaşması sonrasında yaşanan iç siyasi kriz olan Edirne Vakası (1703), Rusya'ya karşı kazanılan ve kaybedilen toprakları geri alma umudunu yeşerten Prut Savaşı (1711), Venedik'ten Mora'yı geri almak için düzenlenen Mora Seferi (1714) ve Osmanlı Devleti'nin geri alma ümidini yitirerek savunma politikasına geçişini simgeleyen Pasarofça Antlaşması (1718).
Karlofça sonrasındaki süreç kronolojik olarak incelendiğinde; antlaşmanın yarattığı prestij kaybı 1703'te Edirne Vakası'nı doğurmuş, ardından 1700 İstanbul Antlaşması'nı revize eden Prut Savaşı (1711) yaşanmış, bu zaferin cesaretiyle Karlofça'yı bozmaya yönelik Mora Seferi (1714) düzenlenmiş ve bu sürecin Avusturya yenilgisiyle kapanması üzerine savunma siyasetini başlatan Pasarofça Antlaşması (1718) imzalanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olayın belirlenmesi
Karlofça Antlaşması'nın (1699) hemen ardından ordunun ve halkın duyduğu memnuniyetsizlik 1703 yılında Edirne Vakası'na yol açmıştır. Bu olay kronolojinin ilk sırasındadır.
Karlofça sonrasındaki iç bunalımın ve taht değişiminin ilk somut yansımasıdır.
2
İkinci olayın belirlenmesi
1700 İstanbul Antlaşması ile Rusya'ya verilen hakları geri almak için girişilen Prut Savaşı (1711) ikinci sıradadır.
Bu savaşla Azak Kalesi geri alınmış ve kaybedilen toprakları kurtarma politikası resmen başarıyla başlamıştır.
3
Üçüncü olayın belirlenmesi
Prut başarısının getirdiği öz güvenle, Karlofça'da Venedik'e verilen Mora'yı kurtarmak amacıyla Mora Seferi (1714) başlatılmıştır.
Prut başarısı sonrası dış politikadaki genişleme hamlesinin ikinci aşamasıdır.
4
Dördüncü olayın belirlenmesi
Mora Seferi sonrasında Avusturya ile girilen savaşın kaybedilmesi üzerine imzalanan Pasarofça Antlaşması (1718) son sıradadır.
Osmanlı Devleti bu antlaşmayla kaybettiği toprakları geri alma ümidini kaybetmiş ve savunma odaklı Lale Devri barış diplomasisine geçmiştir.

Anahtar Kavram

Karlofça ve İstanbul antlaşmaları sonrasında Osmanlı dış politikasının değişimi: Kaybedilen toprakları geri alma umudunun doğması (Prut ve Mora), bu politikanın başarısızlığa uğraması (Pasarofça) ve ardından Avrupa'nın üstünlüğünü kabul ederek savunma ile barış diplomasisine geçilmesi.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 414Soru

İlk Türk devletlerinde hükümdarın tahta çıkış süreci ve kurultayın karar alma mekanizması göz önüne alındığında, kut anlayı��ına dayalı egemenlik meşruiyetinin tesis edilmesi ve idari yapının işlerlik kazanması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki aşamaları mantıksal ve kronolojik sıraya göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç, veraset belirsizliğinden kaynaklanan taht mücadelesiyle başlar; ardından galip gelen prensin kut inancıyla meşruiyet ilanı gelir. Bunu kurultayın yeni kağanı onaylaması, tahtı kesinleşen kağanın töreyi yürürlüğe koyması ve son olarak ülkenin batı kanadına yabgu atanmasıyla ikili teşkilatın kurulması izler.
Doğru sıralama, ilk Türk devletlerindeki egemenlik anlayışı ve teşkilatlanma yapısının işleyiş aşamalarını mantıksal bir sırayla sunmaktadır. Süreç, veraset belirsizliğinden kaynaklanan taht mücadelesiyle başlar. Galip gelen prens kut inancı ile meşruiyetini ilan eder, ardından kurultayın onayını alır. Tahta geçen hükümdar töreyi yürürlüğe koyar ve en nihayetinde ülkeyi ikili teşkilat esasına göre yapılandırarak batıya yabgu atar.

Adım Adım Çözüm

1
İlk olarak veraset sisteminden kaynaklanan kriz aşamasını tespit etmek.
Kağanın ölümü sonrası taht mücadelelerinin başlaması.
Türk devlet geleneğindeki veraset sisteminin belirsizliği (ülkenin hanedanın ortak malı olması töresi), hükümdar öldüğünde taht kavgalarını kaçınılmaz hale getirir.
2
Taht mücadelesinin sonucunda ortaya çıkan meşruiyet arayışını belirlemek.
Mücadeleyi kazanan prensin kut aldığını ilan etmesi.
Türk cihan hâkimiyeti ve hükümdarlık anlayışında, tahtı ele geçiren kişi bunu tanrısal iradeye (kut) dayandırarak meşrulaştırmak zorundadır.
3
Kut ilanı sonrasında devlet meclisinin rolünü analiz etmek.
Kurultayın (Toy) toplanarak yeni kağanı onaylaması.
Kağanın hükümdarlığının resmiyet ve kesinlik kazanması için boy beylerinin katıldığı kurultayda onaylanması ve bağlılık bildirilmesi gerekir.
4
Hükümdarlığı kesinleşen kağanın iç işlerdeki ilk icraatını belirlemek.
Töre kurallarının kağan tarafından yürürlüğe konulması.
Kağan, tahta oturduktan sonra devletin kurucu gücü olan yazısız hukuk kurallarını (töre) ilan ederek toplumsal ve idari düzeni sağlar.
5
Devlet düzeninin kurulmasının ardından idari teşkilatlanmayı tamamlamak.
Batı kanadına yabgu atanarak ikili teşkilatın hayata geçirilmesi.
Gücü pekişen kağan, genişleyen sınırları yönetebilmek amacıyla ülkeyi doğu ve batı olarak ikiye ayırır ve batıya hanedandan bir yönetici atar.

Anahtar Kavram

İlk Türk devletlerinde veraset sistemi, kut anlayışının siyasi meşruiyetteki rolü, kurultayın yönetimdeki gücü ve ikili teşkilat yapısı.
Soru 415Soru

Osmanlı Klasik Dönemi idari ve adli yapısında yönetici sınıflar arasında yer alan ilmiye sınıfı üyelerinin taşra ve merkez teşkilatındaki yargı yetkisi sınırları ile hiyerarşik dereceleri farklılık göstermektedir. Buna göre, aşağıda verilen ilmiye sınıfı görevlilerini, sahip oldukları yargı yetkisinin derecesi ve hiyerarşik konumları bakımından en alt basamaktan en üst basamağa (yerelden merkeze) doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Adli ve idari hiyerarşiye g��re en yerel ve sınırlı yetkiden en üst merkeze doğru sıralama Naib, Kaza Kadısı, Taht Kadısı ve Kazasker şeklindedir.
Klasik Dönem Osmanlı yargı teşkilatında hiyerarşi yerelden merkeze, dar yetkiden geniş yetkiye doğru dikey bir yapı izler. En yerel ve alt birim nahiyelerde kadı adına hareket eden naiblerdir. Onların üstünde kaza birimlerini yöneten ve doğrudan merkezce atanan kaza kadıları bulunur. Kaza kadılarının üstünde ise başkentlik yapmış İstanbul, Edirne, Bursa gibi payitahtlarda görev yapan yüksek rütbeli taht kadıları (mevleviyet) yer alır. Hiyerarşinin en üst noktasında ise taşra kadılarının atamasından sorumlu olan ve Divan-ı Hümayun üyesi sıfatıyla askeri davalara bakan kazaskerlik makamı bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
En alt yargı birimi olan nahiyelerdeki temsilcinin belirlenmesi
Naib adındaki kadı vekillerinin hiyerarşinin en altında (birinci sırada) yer olduğunun tespit edilmesi
Naiblerin kadı tarafından atanan ve onun adına kısıtlı adli işleri yürüten yardımcı görevliler olması
2
Kaza düzeyindeki asil yargı yetkilisinin konumlandırılması
Kaza Kadısının ikinci sıraya yerleştirilmesi
Kadının doğrudan merkezden atanması ve kazadaki tüm adli-idari işlerden sorumlu asil amir olması nedeniyle naibden üst konumda bulunması
3
Büyük idari ve siyasi öneme sahip merkezlerdeki adli makamın yerleştirilmesi
Taht Kadısının (Mevleviyet kadılığı) üçüncü sıraya yerleştirilmesi
Taht kadılarının payitaht düzeyindeki büyük merkezlerde görev almaları ve protokol ile adli yetki bakımından sıradan kaza kadılarının üzerinde yer almaları
4
Merkez teşkilatı düzeyindeki en yüksek adli makamın belirlenmesi
Kazaskerin son sıraya yerleştirilmesi
Kazaskerin Divan-ı Hümayun üyesi olması, askeri sınıfın davalarına bakması ve taşra teşkilatındaki kadıların atama zincirini yönetmesi dolayısıyla en üst adli otoriteyi temsil etmesi

Anahtar Kavram

Osmanlı yönetici sınıflarından İlmiye sınıfının taşra ve merkez teşkilatındaki yargı ve yönetim hiyerarşisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 416Soru

Balkan Savaşları sürecinde Osmanlı Devleti'nin hem iç siyasetinde hem de dış siyasetinde köklü değişimler yaşanmıştır. Aşağıda bu süreçte gerçekleşen bazı kritik gelişmeler verilmiştir:

I. Arnavutluk'un bağımsızlığını ilan etmesi
II. Bâb-ı Âli Baskını ile hükümetin ele geçirilmesi
III. Londra Antlaşması'nın imzalanması
IV. II. Balkan Savaşı'nın patlak vermesi
V. Edirne'nin Osmanlı ordusu tarafından geri alınması

Bu gelişmelerin kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralanışı aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin doğru kronolojik sıralaması: Arnavutluk'un bağımsızlığını ilan etmesi (Kasım 1912), Bâb-ı Âli Baskını'nın yapılması (Ocak 1913), Londra Antlaşması'nın imzalanması (Mayıs 1913), II. Balkan Savaşı'nın başlaması (Haziran 1913) ve Edirne'nin geri alınması (Temmuz 1913) ��eklindedir.
Kronolojik akış incelendiğinde, ilk olarak I. Balkan Savaşı devam ederken 28 Kasım 1912'de Arnavutluk bağımsızlığını ilan etmiştir. Londra Konferansı esnasında Edirne'nin elden çıkacağı endişesiyle 23 Ocak 1913'te Bâb-ı Âli Baskını gerçekleştirilmiştir. Savaşın resmi olarak son bulması ve Edirne'nin kaybedilmesi ise 30 Mayıs 1913 tarihli Londra Antlaşması ile olmuştur. Bu antlaşmadaki paylaşıma tepki gösteren diğer devletlerin 29 Haziran 1913'te II. Balkan Savaşı'nı başlatmasının ardından Osmanlı Devleti bu durumdan yararlanarak temmuz ayında Edirne'yi kurtarmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Arnavutluk'un bağımsızlık sürecini saptamak
Arnavutluk, I. Balkan Savaşı sürerken sınır bağlant��sı kalmadığı için 28 Kasım 1912'de bağımsızlığını ilan etmiştir. Bu olay dizideki ilk gelişmedir.
Osmanlı Devleti'nden ayrılan son Balkan devleti olan Arnavutluk'un bağımsızlığı savaşın ilk evrelerinde gerçekleşmiştir.
2
İç siyasi darbenin zamanlamasını belirlemek
Edirne'nin Bulgarlara verileceği endişesi ve propagandasıyla İttihat ve Terakki Cemiyeti, 23 Ocak 1913'te hükümet darbesi (Bâb-ı Âli Baskını) yapmıştır.
Darbenin Londra Antlaşması'ndan önce, barış görüşmeleri devam ederken yapıldığının kronolojik olarak ayırt edilmesi gerekir.
3
I. Balkan Savaşı'nı bitiren antlaşmayı konumlandırmak
Darbeden sonra işbaşına gelen yeni yönetimin de askeri yenilgiyi önleyememesi üzerine 30 Mayıs 1913'te Londra Antlaşması imzalanmış ve Edirne dahil Midye-Enez çizgisinin batısı kaybedilmiştir.
Bu antlaşma I. Balkan Savaşı'nın diplomatik sonucudur.
4
II. Balkan Savaşı'nın başlangıcını belirlemek
Londra Antlaşması'ndaki paylaşımdan memnun olmayan Sırbistan ve Yunanistan öncülüğünde 29 Haziran 1913'te Bulgaristan'a karşı II. Balkan Savaşı başlatılmıştır.
İkinci savaşın çıkışı doğrudan birinci savaşı bitiren antlaşmanın sonuçlarına dayanmaktadır.
5
Edirne'nin kurtarılış vaktini analiz etmek
Bulgaristan'ın batıda savaşa girmesini fırsat bilen Osmanlı ordusu taarruza geçerek Temmuz 1913'te Edirne ve Kırklareli'yi geri almıştır.
Edirne'nin geri alınması, II. Balkan Savaşı'nın patlak vermesinden sonra gerçekleşen en son askeri harekattır.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları sürecindeki iç ve dış siyasi gelişmelerin kronolojik neden-sonuç ilişkileri
Soru 417Soru

Aşağıda verilen olayları, küresel iklim değişimi sürecindeki kutup altı bölgelerde gerçekleşen bir pozitif geri besleme (feedback) mekanizmasının sebep-sonuç ilişkisine göre ilk gerçekleşenden son gerçekleşene doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama şu şekilde olmalıdır: Antropojenik karbon salınımına bağlı olarak troposferdeki sera etkisinin yapay bir şekilde artması, kutup altı tundralarda yıl boyunca donmuş halde bulunan toprak tabakasının çözünmeye başlaması, çözünen topraktaki organik maddelerin anaerobik bakteriler tarafından ayrıştırılmasıyla atmosfere yüklü miktarda metan gazının karışması, atmosferin kızılötesi ışınları tutma kapasitesinin ekstradan kuvvetlenmesi ve küresel ısınma hızının ivme kazanarak donmuş toprakların erime sürecini daha geniş alanlarda tetiklemesi.
Pozitif geri besleme mekanizmaları, sisteme yapılan bir etkinin sistemin kendisi tarafından büyütülerek geri döndürülmesi prensibine dayanır. Bu döngüde insanların atmosfere saldığı sera gazları sıcaklıkları artırır. Sıcaklık artışı kutup altındaki donmuş toprakların erimesine yol açar. Erimeyle serbest kalan organik maddeler oksijensiz ortamda ayrışarak atmosfere güçlü bir sera gazı olan metanı salar. Metan atmosferin kızılötesi ışınları tutma kapasitesini artırarak sera etkisini daha da güçlendirir. Bu durum küresel sıcaklıkların daha da artmasına ve erimenin genişlemesine neden olarak döngüyü tamamlar ve hızlandırır. Dolayısıyla doğru sıralama bu sebep-sonuç ilişkisini takip etmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Başlangıç etkenini belirleme
Antropojenik sera gazı salın��mının artmasıyla troposferdeki sera etkisinin yapay olarak artması ilk basamak olarak seçilir.
Döngüyü başlatan dışsal tetikleyici, beşerî faaliyetlerin atmosfer kompozisyonunu bozmasıdır.
2
Sıcaklık artışının donmuş topraklar üzerindeki doğrudan etkisini saptama
Yükselen sıcaklıkların, kutup altı tundralarda binlerce yıldır donmuş halde bulunan permafrost tabakasını çözmesi ikinci basamak olarak seçilir.
Atmosferdeki sıcaklık artışı öncelikle kriyosferdeki donmuş yapıların erimesine sebep olur.
3
Çözünmenin biyojeokimyasal sonucunu analiz etme
Çözünen topraktaki organik maddelerin oksijensiz ortamda ayrışmasıyla atmosfere yüksek miktarda metan gazı salınması üçüncü basamak olarak seçilir.
Permafrost eridiğinde içinde hapsolmuş organik karbon mikrobiyal faaliyetle (anaerobik metanogenez) gaz haline dönüşür.
4
Salınan gazın atmosfere etkisini değerlendirme
Atmosfere karışan metan gazının sera etkisini daha da artırması dördüncü basamak olarak seçilir.
Metan gazı, karbondioksite kıyasla ısıyı tutma kapasitesi çok daha yüksek olan güçlü bir sera gazıdır.
5
Geri besleme döngüsünün kapanışını ve ivmelenmesini belirleme
Artan sera etkisiyle küresel sıcaklıkların daha da yükselmesi ve daha fazla permafrost alanının çözünmesi beşinci basamak olarak seçilir.
Sürecin sonucu (metan salınımı ve ek ısınma), sürecin başlangıç nedenini (sıcaklık artışı ve permafrost erimesi) daha da kuvvetlendirerek pozitif geri besleme oluşturur.

Anahtar Kavram

Küresel İklim Değişimi Sürecinde Permafrost Erimelerine Dayalı Pozitif Geri Besleme Mekanizmaları
Soru 418Soru

Ankara Savaşı ile başlayan sarsıntıların, Osmanlı Devleti'nin toprak düzeninde, iç siyasetinde ve toplumsal yapısında meydana getirdiği değişimleri göz önünde bulundurarak, aşağıda verilen tarihi gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama: Timur'un beylikleri canlandırması (1402), Süleyman Çelebi'nin Gelibolu Antlaşması'nı imzalaması (1403), Musa Çelebi'nin Rumeli'de bağımsızlık mücadelesi ve İstanbul kuşatması (1411), Şeyh Bedreddin İsyanı'nın bastırılması (1420).
Ankara Savaşı'nın ardından Timur'un toprakları bölmesi (1402) sürecin başlangıcıdır. Süleyman Çelebi'nin taht iddiaları için Bizans ile Gelibolu Antlaşması'nı yapması (1403) bunu takip eder. Musa Çelebi'nin taht mücadelesini Rumeli'ye taşıyıp İstanbul'u kuşatması (1411) Fetret Devri'nin ileri safhasıdır. Fetret Devri bittikten sonra Çelebi Mehmed döneminde çıkan Şeyh Bedreddin İsyanı (1420) ise bu kronolojinin en son halkasıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ankara Savaşı'nın hemen ardından gerçekleşen ilk parçalanma adımını belirlemek.
Timur'un beylikleri canlandırma ve toprakları paylaştırma kararı (1402) belirlenir.
Fetret Devri taht kavgalarının ve siyasi krizin temel nedeni bu paylaşımdır.
2
Kardeşler arasında tahtı ele geçirmek için dış destek arayışlarının ilkini saptamak.
Süleyman Çelebi'nin Bizans ile yaptığı Gelibolu Antlaşması (1403) ikinci sıraya konur.
Anadolu'daki yenilginin ardından Rumeli'deki egemenliği koruma gayretidir.
3
Taht mücadelelerinin Rumeli'de doruk noktasına ulaştığı ve Bizans'ı tehdit ettiği aşamayı bulmak.
Musa Çelebi'nin Rumeli'de güçlenip bağımsızlık ilan etmesi ve İstanbul'u kuşatması (1411) üçüncü sıraya yerleştirilir.
Bizans'a karşı sert bir gaza politikası güdülmüş ve siyasi gerilim artmıştır.
4
Otoritenin yeniden kurulmasının ardından yaşanan toplumsal çalkantıyı tespit etmek.
Çelebi Mehmed'in tek padişah olması sonrasındaki Şeyh Bedreddin İsyanı (1420) son sıraya yerleştirilir.
Fetret Devri'nin yarattığı sosyo-ekonomik tahribatın ve otorite boşluğunun tek elden yönetim kurulduktan sonraki yansımasıdır.

Anahtar Kavram

Ankara Savaşı sonrası siyasi kriz, Fetret Devri taht kavgaları ve Çelebi Mehmed dönemi restorasyon süreci.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 419Soru

Milli Mücadele Dönemi'nde Misak-ı Milli'nin kabul edilmesi ve İstanbul'un resmen işgali sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Misak-ı Milli kararlarının kabulü, Ali Rıza Paşa hükümetinin istifası, İstanbul'un resmen işgal edilerek meclisin basılması ve Temsil Heyeti'nin seçim genelgesi yayımlaması şeklindedir.
Kronolojik sıralama, bağımsızlık kararlarının Son Osmanlı Mebusan Meclisinde kabul edilmesiyle başlar. Bu kararlardan rahatsız olan İtilaf Devletleri'nin baskısıyla hükümet istifa etmiş, ardından baskılar askeri işgale dönüşerek İstanbul resmen işgal edilmiş ve meclis kapatılmıştır. Sürece son tepki olarak da Anadolu'da yeni bir meclis için seçim kararı alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Misak-ı Milli kararlarının kabul edildiği meclisi ve tarihi tespit etmek.
Misak-ı Milli, Son Osmanlı Mebusan Meclisinde 28 Ocak 1920'de kabul edilmiştir. Bu, kronolojinin başlangıç noktasıdır.
Bağımsızlık hareketinin yasal çerçevesinin çizilmesi diğer olayları tetikleyen ana unsurdur.
2
Misak-ı Milli sonrası oluşan siyasi baskı sürecini analiz etmek.
İtilaf Devletleri'nin kararların geri çekilmesi baskısına dayanamayan Ali Rıza Paşa hükümeti 3 Mart 1920'de istifa etmiştir.
Hükümet krizleri, İtilaf Devletleri'nin askeri müdahaleye giden sürecini hazırlamıştır.
3
Askeri müdahalenin zamanını ve kapsamını belirlemek.
İtilaf Devletleri 16 Mart 1920'de İstanbul'u resmen işgal ederek Mebusan Meclisi'ni basmıştır.
Hükümet değişikliğine rağmen direnişin kırılamaması üzerine İtilaf Devletleri fiili ve resmi işgal adımını atmıştır.
4
Milli Mücadele merkezinin işgale karşı aldığı önlemi belirlemek.
Temsil Heyeti adına Mustafa Kemal Paşa, 19 Mart 1920'de yeni bir meclis için seçim genelgesi yayımlamıştır.
Meclis-i Mebusan'ın işlevsiz kalması üzerine milli iradenin Anadolu'da tecelli etmesi zorunlu hale gelmiştir.

Anahtar Kavram

Misak-ı Milli'nin Kabulü ve İstanbul'un İşgali Kronolojisi ile Neden-Sonuç İlişkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 420Soru

Çanakkale Cephesi'nde meydana gelen aşağıdaki gelişmeleri, başlangıç tarihlerini esas alarak kronolojik olarak en eskiden en yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çanakkale Cephesi'ndeki gelişmelerin kronolojik sıralaması: İtilaf Devletleri filosunun Kumkale ve Seddülbahir dış tabyalar��nı bombalaması (19 Şubat 1915), Nusret Mayın Gemisi'nin Karanlık Liman'a mayın dökmesi (7-8 Mart 1915), Liman von Sanders Paşa komutasındaki 5. Ordu'nun kurulması (24 Mart 1915), Yarbay Mustafa Kemal'in Arıburnu'nda düşman ilerleyişini durdurması (25 Nisan 1915) ve Mustafa Kemal'in Anafartalar Grubu Komutanlığı görevine getirilmesi (8 Ağustos 1915) şeklindedir.
Çanakkale Cephesi'ndeki olayların doğru sıralaması, deniz harekatı hazırlıklarıyla başlar (Kumkale ve Seddülbahir dış tabyalarının bombalanması), savunma mayınlamasıyla sürer (Nusret'in mayın dökmesi), deniz mağlubiyeti sonrasında kara savunması için ordu teşkilatının kurulmasıyla devam eder (5. Ordu'nun kuruluşu), kara çıkarmalarının ilk günü yapılan savunma müdahalesiyle şekillenir (Arıburnu savunması) ve son olarak kara savaşlarının ikinci aşamasındaki komuta değişikliğiyle son bulur (Anafartalar Grubu Komutanlığı).

Adım Adım Çözüm

1
Boğaz'ın dış savunma hattını oluşturan dış tabyaların ilk deniz bombardımanının tarihini belirlemek.
Bu bombardıman 19 Şubat 1915'te başlamış ve cephedeki fiili askeri harekatların ilk halkasını oluşturmuştur.
Harekâtın ilk safhası denizden girişilen abluka ve dış savunma hatlarını yok etme teşebbüsüdür.
2
Nusret Mayın Gemisi'nin boğaza döktüğü mayınların tarihini tespit etmek.
Yüzbaşı Hakkı Bey komutasında 7-8 Mart 1915 gecesi mayın dökülmüştür.
Bu operasyon, İtilaf Devletleri'nin 18 Mart'taki genel deniz taarruzundan önce savunma amaçlı yapılmış ve zaferin belirleyicisi olmuştur.
3
18 Mart deniz mağlubiyeti sonrası Osmanlı ordusunun Gelibolu Yarımadası'ndaki kara savunmasını yönetmek için kurduğu ordu teşkilatının tarihini belirlemek.
Liman von Sanders komutasındaki 5. Ordu 24 Mart 1915'te kurulmuştur.
Deniz harekatı başarısız olunca müttefiklerin kara çıkarması yapacağı öngörülmüş, savunma birlikleri tek çatı altında birleştirilmiştir.
4
İtilaf Devletleri'nin kara çıkarmasının başlama tarihi ile Arıburnu direnişini eşleştirmek.
Çıkarma harekatı 25 Nisan 1915'te başlamış, Mustafa Kemal aynı gün Conkbayırı ve Arıburnu cephelerinde ilerleyişi durdurmuştur.
Kara çıkarmasının ilk günü yapılan bu kritik müdahale, harekatın seyrini doğrudan etkilemiştir.
5
Mustafa Kemal'in Anafartalar Grubu Komutanlığı'na getirilmesi ve sonrasındaki muharebeleri tarihlendirmek.
Mustafa Kemal, 8 Ağustos 1915'te bu göreve getirilmiş ve ardından Anafartalar ile Conkbayırı muharebelerinde büyük başarılar elde etmiştir.
Bu görevlendirme, kara savaşlarının ikinci aşaması olan müttefiklerin Suvla Koyu çıkarması ve sonrasındaki kuşatma girişimlerine karşı yapılmıştır.

Anahtar Kavram

Çanakkale Cephesi'ndeki deniz ve kara muharebelerinin kronolojik gelişimi ve kritik askeri teşkilatlanma aşamaları.
ÖncekiSayfa 21 / 43Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin