Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 4561Soru

Hücresel enerji dönüşüm süreçlerinden biri olan oksijensiz (anaerobik) solunum ile etil alkol fermantasyonu karşılaştırıldığında;

I. NAD+ koenziminin glikoliz evresinde indirgenerek NADH molekülüne dönüşmesi,
II. ATP sentezlenmesi sürecinde bir elektron taşıma sisteminin (ETS) görev yapması,
III. Glikozun, karbondioksit ve su gibi sadece inorganik son ürünlere kadar parçalanması

durumlarından hangileri bu iki süreç arasında farklılık gösterir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

Elektron taşıma sisteminin (ETS) görev yapması ve glikozun sadece inorganik son ürünlere kadar parçalanması durumları farklılık gösterir.
Oksijensiz solunumda, tıpkı oksijenli solunumda olduğu gibi bir ETS mekanizması bulunur ve glikoz tamamen inorganik maddelere kadar yıkılarak daha yüksek verimle ATP üretilir. Etil alkol fermantasyonunda ise ETS bulunmaz ve glikoz sadece etil alkol (organik) ve karbondioksite (inorganik) kadar parçalanır. Bu durum hem ETS kullanımı hem de yıkım derecesi açısından iki süreci birbirinden ayırır.

Adım Adım Çözüm

1
Glikoliz evresinin analiz edilmesi
Glikoliz tüm hücresel solunum ve fermantasyon yollarında ortaktır.
Glikozun aktifleştirilmesi ve NAD+ koenziminin indirgenmesi (NADH oluşumu) evrensel bir basamaktır.
2
Elektron Taşıma Sistemi (ETS) varlığının kontrol edilmesi
Oksijensiz solunumda ETS görev yaparken, fermantasyonda ETS kullanılmaz.
Oksijensiz solunumda son elektron alıcısı nitrat (NO3NO_3^-) veya sülfat (SO42SO_4^{2-}) gibi inorganik maddelerdir ve ETS üzerinden aktarım yapılır.
3
Son ürünlerin kimyasal yapısının karşılaştırılması
Oksijensiz solunumda tam oksidasyon gerçekleşirken, fermantasyonda kısmi oksidasyon gerçekleşir.
Etil alkol fermantasyonunda etil alkol (C2H5OHC_2H_5OH) gibi organik bir ürün oluşurken, oksijensiz solunumda karbon atomları tamamen inorganik olan CO2CO_2'ye dönüşür.

Anahtar Kavram

Oksijensiz solunumu fermantasyondan ayıran temel farklar ETS kullanımı ve oksidasyon derecesidir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4562Soru

Oksijensiz solunum (anaerobik solunum) yapan bir bakteride, bir molekül glikozun tam oksidasyonu sürecinde meydana gelen aşağıdaki olayları, gerçekleşme sırasına göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç glikolizdeki substrat düzeyinde fosforilasyon ile başlar, ardından NADH'ların ETS'ye elektron vermesi, proton gradiyentinin oluşturulması ve en son elektronların inorganik son alıcıya aktarılmasıyla tamamlanır.
Oksijensiz solunum, glikoliz ile başlar (substrat düzeyinde fosforilasyon). Ardından oluşan NADH'lar elektronlarını hücre zarındaki ETS'ye bırakır. ETS boyunca taşınan elektronların enerjisiyle proton gradiyenti kurulur ve en nihayetinde enerjisi biten elektronlar oksijen dışı inorganik bir son alıcıya aktarılarak süreç sonlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Glikoliz evresinin analiz edilmesi
Glikozun aktifleşmesi ve SDF ile ATP üretimi gerçekleşir.
Tüm hücresel solunum tepkimeleri glikoliz ile başlar.
2
Elektron taşıyıcılarının yükseltgenme aşamasının belirlenmesi
NADH molekülleri elektronlarını ETS komplekslerine aktarır.
ETS'nin çalışabilmesi için elektronların taşıyıcı moleküllerden sisteme verilmesi gerekir.
3
Kemiosmotik mekanizmanın işleyişinin incelenmesi
Protonlar (H+H^+) hücre zarının dışına pompalanır.
Elektronların ETS'den geçişi sırasında açığa çıkan enerji bu pompalama işlemini sağlar.
4
Son elektron alıcısının tespit edilmesi
Elektronlar oksijen dışı bir inorganik maddeye (NO3NO_3^-, SO42SO_4^{2-} vb.) aktarılır.
Oksijensiz solunumu fermantasyondan ayıran temel fark ETS kullanımı ve son alıcının inorganik olmasıdır.

Anahtar Kavram

Oksijensiz solunumda ETS kullanımı ve inorganik son elektron alıcıları
Soru 4563Soru

Havası alınmış ve içinde eşit miktarda glikoz çözeltisi bulunan özdeş iki deney kabından birincisine etil alkol fermantasyonu yapan maya hücreleri, ikincisine ise laktik asit fermantasyonu yapan bakteriler eklenmiştir. Kaplar sızdırmaz kapaklarla kapatılarak içindeki değişimleri ölçmek amacıyla manometre (basınç ölçer) ve pH metre yerleştirilmiş, sistemler termostatik bir ortamda bekletilmiştir.

Deney süresince gerçekleşen değişimlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki kapta da ortamın asitliği artarken, manometredeki cıva seviyesindeki değişim sadece birinci kapta gözlenir.

Cevap

Her iki kapta da pH düşer (asitlik artar), ancak sadece etil alkol fermantasyonunun yapıldığı kapta gaz basıncı artışı gözlenir.
Doğru seçenek, her iki ortamda asitliğin arttığını (birinde CO2CO_2, diğerinde laktik asit nedeniyle) ancak gaz basıncı artışının sadece etil alkol fermantasyonunun olduğu kapta (CO2CO_2 çıkışı nedeniyle) gerçekleştiğini belirtir. Bu, iki fermantasyon türü arasındaki temel fiziksel ve kimyasal farkları doğru analiz eder.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci kaptaki reaksiyonu analiz etme
Glikoz \rightarrow Etil Alkol + CO2CO_2 + 2 ATP + Isı
Etil alkol fermantasyonunda 2 karbonlu etil alkol oluşurken CO2CO_2 yan ürün olarak açığa çıkar.
2
İkinci kaptaki reaksiyonu analiz etme
Glikoz \rightarrow Laktik Asit + 2 ATP + Isı
Laktik asit fermantasyonunda 3 karbonlu laktik asit oluşur ve bu süreçte gaz çıkışı gerçekleşmez.
3
Fiziksel ve kimyasal değişimleri karşılaştırma
Kap 1: pH düşer (CO2CO_2 asidiktir), Basınç artar (CO2CO_2 gazdır). Kap 2: pH düşer (Laktik asit asidiktir), Basınç değişmez.
Her iki süreçte de asidik ürünler oluştuğu için asitlik artar; gaz basıncı farkı ise sadece birinde gaz üretilmesinden kaynaklanır.

Anahtar Kavram

Fermantasyon Çeşitlerinde Gaz Çıkışı ve pH Değişimi

Daha Fazla Pratik

Etil alkol fermantasyonunda pirüvattan sonra gerçekleşen asetaldehit oluşum basamağını ve bu basamağın laktik asit fermantasyonunda neden bulunmadığını inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4564Soru

Bitkilerde bulunan bazı doku ve hücre tipleri ile bu yapıların karakteristik özelliklerini aşağıda verilen listeler üzerinden eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hidatot
Sklerenkima
Kollenkima
Lentisel

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda Hidatotlar guttasyonla, Sklerenkima ölü destek doku özellikleriyle, Kollenkima canlı destek doku özellikleriyle ve Lentiseller peridermisteki gaz alışverişi göreviyle eşleşir.
Hidatotlar, yüksek nemde terleme yapılamadığı durumlarda suyun damlama (guttasyon) ile atılmasını sağlar. Sklerenkima, çeperindeki ligninleşme nedeniyle ölü hücrelerden oluşur ve sert destek sağlar. Kollenkima, hücreleri canlı olan ve pektin/selüloz birikimiyle esnek destek sağlayan dokudur. Lentiseller ise yaşlı bitki kısımlarında peridermis üzerindeki gaz alışverişi noktalarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Destek doku çeşitlerini hücresel canlılık durumuna göre analiz etme.
Kollenkima hücrelerinin canlı, sklerenkima hücrelerinin ise olgunlukta ölü olduğu belirlenir.
Destek dokuların ayırt edici en temel özelliği hücrelerin canlılık durumu ve çeperdeki madde birikimidir.
2
Epidermis ve peridermis türevlerini işlevsel olarak değerlendirme.
Hidatotların suyun sıvı atılmasını (guttasyon), lentisellerin ise peridermiste gaz alışverişini sağladığı belirlenir.
Bitkisel açıklıklar (stoma, lentisel, hidatot) konum ve işlev bakımından farklılık gösterir; hidatotlar yaprak kenarlarında, lentiseller ise odunsu gövdelerde bulunur.

Anahtar Kavram

Bitkisel dokularda yapı-işlev ilişkisi ve hücre tiplerinin ayırt edici özellikleri.

Daha Fazla Pratik

Stoma ve lentiseller arasındaki farkları (açılıp kapanma mekanizması, bulundukları doku) tablo üzerinden karşılaştırmak konuyu pekiştirmenize yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4565Soru

Üç yıllık odunsu bir dikotil bitkinin gövdesinden alınan enine kesit incelendiğinde, en içten (merkezden) en dışa doğru (mantar tabakaya doğru) karşılaşılması beklenen doku tabakalarını sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama; merkezdeki öz bölgesinden başlayarak sırasıyla sekonder ksilem, vasküler kambiyum, sekonder floem, mantar kambiyumu ve en dıştaki mantar doku şeklinde olmalıdır.
Bitki gövdesinin merkezinde parankimatik öz bölgesi yer alır. Bu bölgeden dışa doğru gidildikçe önce odunu oluşturan sekonder ksilem, ardından bu dokuyu üreten vasküler kambiyum bulunur. Kambiyumun dışında besin iletimini sağlayan sekonder floem yer alır. En dışta ise bitkiyi dış etkenlerden koruyan peridermisin tabakaları olan mantar kambiyumu ve mantar doku bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezi yapının belirlenmesi
Öz bölgesi saptanır.
Çok yıllık dikotil gövdelerinde en içteki anatomik bölge temel doku kökenli özdür.
2
Kambiyum ve iç kısmındaki iletim dokularının konumlandırılması
Sekonder ksilem, kambiyumun hemen içindedir.
Vasküler kambiyum içe doğru ksilem, dışa doğru floem ürettiği için odun (ksilem) tabakası öz ile kambiyum arasındadır.
3
Dış koruyucu tabakaların sıralanması
Floemden sonra mantar kambiyumu ve mantar doku gelir.
İkincil büyüme sırasında gövdenin en dışını örten peridermis tabakası, mantar kambiyumu ve onun ürettiği mantar dokudan oluşur.

Anahtar Kavram

Bitkilerde Sekonder Büyüme ve Gövde Anatomisi
Soru 4566Soru

Bitkisel dokular ve bu dokuları oluşturan hücre tiplerinin yapısal ve işlevsel özellikleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ksilem dokusunda su ve minerallerin taşınması, trake ve trakeid adı verilen cansız hücreler aracılığıyla aktif taşıma yapılarak gerçekleşir.

Cevap

Ksilem dokusunda su ve minerallerin taşınması sırasında aktif taşıma yapılmaz; çünkü iletimi sağlayan trake ve trakeidler cansız hücrelerdir.
Bitkisel iletim dokusunun bir parçası olan ksilem (odun boruları), trake ve trakeid hücrelerinden oluşur. Bu hücreler olgunlaştıklarında programlanmış hücre ölümü ile canlılıklarını yitirirler. Cansız bir yapıda ATP üretimi veya kullanımı söz konusu olamayacağından, su ve minerallerin iletimi tamamen pasif fiziksel kuvvetlerle (terleme-çekim, kök basıncı, kılcallık) gerçekleşir. Bu nedenle 'aktif taşıma yapılarak gerçekleşir' ifadesi biyolojik bir hatadır.

Adım Adım Çözüm

1
Destek doku hücrelerinin (kollenkima ve sklerenkima) özelliklerini hatırla.
Kollenkima canlı ve pektin içerir; sklerenkima cansız ve lignin içerir. Bu bilgiler doğrultusunda ilgili seçeneklerin doğru olduğu görülür.
Destek doku elemanlarının çeper yapısı ve canlılık durumunu ayırt etmek.
2
İletim dokusu elemanlarının (ksilem ve floem) taşıma mekanizmalarını analiz et.
Ksilem (odun borusu) trake ve trakeidlerden oluşur ve bu hücreler olgunlaştığında cansızdır. Floem (soymuk borusu) ise canlıdır. Cansız hücrelerde ATP harcanarak aktif taşıma yapılması biyolojik olarak mümkün değildir.
Bitkilerde madde taşınmasının enerji gereksinimini belirlemek.
3
Örtü doku türevlerini (stoma ve lentisel) karşılaştır.
Stomalar canlıdır ve açılıp kapanabilir; lentiseller ise peridermiste bulunur, ölüdür ve daima açıktır.
Gaz alışverişi yapan yapıların dinamiklerini anlamak.

Anahtar Kavram

Bitkisel dokularda canlılık durumu ve taşıma mekanizmaları arasındaki ilişki.

Daha Fazla Pratik

Bitkilerde suyun taşınması mekanizmalarını (Kohezyon-Gerilim Teorisi) tekrar etmek, ksilemin cansızlığının neden avantajlı olduğunu anlamanıza yardımcı olacaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4567Soru

Bitkilerde bulunan temel doku ve iletim dokusu elemanları, bitkinin gelişim sürecinde farklılaşarak özelleşmiş görevler üstlenir. Aşağıda verilen bitkisel hücre tiplerini ve yapıları, karşılarındaki işlevsel tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kollenkima
Lentisel
Arkadaş Hücreleri
Sklerenkima

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: Kollenkima - Pektinli canlı destek hücresi; Lentisel - Peridermiste gaz alışverişi sağlayan açıklık; Arkadaş Hücreleri - Floemde metabolik düzenleyici; Sklerenkima - Ligninli ölü destek hücresi.
Bitkisel dokularda hücrelerin canlılık durumu ve çeperlerindeki birikim türleri (pektin/lignin) temel ayırt edici özelliklerdir. Kollenkima canlılık ve pektin ile, sklerenkima ise cansızlık ve lignin ile tanımlanır. Arkadaş hücreleri iletim dokusundaki canlılığı ve metabolik denetimi, lentiseller ise ikincil yapılı gövdelerdeki gaz değişimini temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Destek doku elemanlarını hücre çeperi yapısına ve canlılık durumuna göre analiz etme.
Kollenkima canlı ve pektinli iken, sklerenkima ölü ve ligninlidir.
Destek dokular arasındaki temel ayrım bu histolojik farklara dayanır.
2
Dış doku türevlerini karşılaştırma.
Lentiseller peridermiste bulunur ve stomaların aksine açılıp kapanma özelliğine sahip değildir.
Mantar kambiyumunun aktivitesi epidermisin yerini peridermis aldığında gerçekleşir.
3
İletim dokusu yardımcı hücrelerini belirleme.
Arkadaş hücreleri çekirdekli ve canlıdır, kalburlu boruların (floem) faaliyetini yönetir.
Kalburlu borular olgunlaştığında çekirdeklerini kaybettiği için metabolik desteğe ihtiyaç duyarlar.

Anahtar Kavram

Bitkisel Doku Farklılaşması ve Hücre Özelleşmeleri

Daha Fazla Pratik

Stoma ve lentisel arasındaki farkları, ayrıca odun (ksilem) ve soymuk (floem) borularının hücre tiplerini içeren bir karşılaştırma tablosu inceleyebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4568Soru

Çok yıllık odunsu bir bitkinin gövdesinden alınan enine kesit incelendiğinde; mantar kambiyumu, damar (vasküler) kambiyumu, sekonder ksilem ve floem gibi tabakalar gözlenmektedir. Bu bitkide damar kambiyumunun faaliyeti ve buna bağlı olarak gelişen anatomik değişimlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Damar kambiyumu faaliyeti sonucu oluşan tüm iletim doku elemanları, işlevsel olgunluğa ulaştıklarında canlılıklarını ve metabolik aktivitelerini devam ettirir.

Cevap

Damar kambiyumu faaliyeti sonucu oluşan ksilem (odun borusu) hücreleri, olgunlaştıklarında cansız bir yapıya sahipken, floem hücreleri canlılıklarını korur; bu nedenle oluşan tüm dokuların canlı olduğunu belirten ifade yanlıştır.
Bitkilerde iletim dokusunu oluşturan ksilem (odun boruları) elemanları olan trake ve trakeidler, işlevsel olgunluğa ulaştıklarında canlılıklarını yitirirler. Damar kambiyumu hem ksilemi hem de floemi ürettiği için, üretilen tüm hücrelerin canlı olduğunu savunan ifade anatomik olarak hatalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Damar kambiyumunun (vasküler kambiyum) görevini analiz etme
Damar kambiyumu içe doğru sekonder ksilemi, dışa doğru sekonder floemi oluşturur.
Yanal meristemlerin işleyişini belirlemek sorunun temeli olan doku kökenlerini anlamayı sağlar.
2
İletim dokularının canlılık durumlarını değerlendirme
Ksilem (odun borusu) hücreleri linyin birikimiyle ölür ve cansız borulara dönüşür; floem (soymuk borusu) hücreleri ise canlıdır.
Bitkisel organların anatomik yapısında dokuların canlılık durumları, fizyolojik işleyişleri için kritik bir farktır.
3
Sekonder büyümenin çevre dokular üzerindeki etkisini inceleme
Gövde kalınlaştıkça epidermis yerini periderme bırakır ve yıllık halkalar oluşur.
Odunsu gövdelerde koruyucu doku değişimi ve yaş halkası oluşumu sekonder büyümenin doğrudan sonuçlarıdır.

Anahtar Kavram

Bitkilerde Sekonder Büyüme ve İletim Dokularının Canlılık Durumu

Daha Fazla Pratik

Monokotil ve dikotil bitkilerin kök ve gövde enine kesitlerindeki vasküler demet dizilim farklarını karşılaştıran soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 4569Soru

Aşağıda bitkisel organlarda (kök, gövde, yaprak) bulunan bazı anatomik yapılar ile bu yapıların bitki fizyolojisindeki temel görevlerini/özelliklerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kök endodermis tabakasındaki Kaspari şeridi
Yaprak mezofil tabakasındaki palizat parankiması
Kök merkezi silindirinin en dışındaki perisikl
Gövde iletim demetlerindeki vasküler kambiyum

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: Kaspari şeridi ile su/mineral denetimi; Palizat parankiması ile maksimum fotosentez; Perisikl ile yan kök oluşumu; Vasküler kambiyum ile enine büyüme ve ikincil iletim dokuları üretimi.
Doğru eşleştirme, her bir anatomik yapının bulunduğu organ içerisindeki spesifik hücresel farklılaşmasını ve bu farklılaşmanın sağladığı fizyolojik avantajı yansıtmaktadır. Kaspari şeridi suyun symplastik hareketini zorunlu kılarak seçicilik sağlar; palizat parankiması kloroplast yoğunluğuyla fotosentez odağıdır; perisikl yan kök kökenidir; vasküler kambiyum ise enine büyümenin motorudur.

Adım Adım Çözüm

1
Kök anatomisindeki endodermis tabakasının analizi
Kaspari şeridinin süberin yapısı nedeniyle suyun merkezi silindire geçişini kontrol ettiği belirlenir.
Endodermis, korteks ile iletim dokuları arasındaki seçici bariyerdir.
2
Yaprak anatomisindeki parankima tiplerinin karşılaştırılması
Palizat parankimasının sünger parankimasına göre daha fazla kloroplast içerdiği ve ışığa dik konumlandığı tespit edilir.
Anatomik dizilim fotosentez verimliliğini doğrudan etkiler.
3
Kök merkezi silindirindeki meristemik bölgelerin tespiti
Perisikl tabakasının bölünme yeteneği ile yeni kök uçları oluşturduğu anlaşılır.
Yan kökler epidermisten değil, iç tabakalardan (perisikl) köken alır.
4
İkincil büyüme mekanizmasının incelenmesi
Vasküler kambiyumun meristemik hücreleri sayesinde içe doğru odun, dışa doğru soymuk borusu ürettiği görülür.
Kambiyum faaliyeti bitkide çap artışına (enine büyüme) neden olur.

Anahtar Kavram

Bitkisel dokuların konumu ile fonksiyonel özelleşmeleri arasındaki ilişki.

Daha Fazla Pratik

Monokotil ve dikotil gövde kesitlerindeki iletim demeti dizilim farklarını (dağınık vs halkasal) inceleyen soruları çözebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4570Soru

Bitki kökleri tarafından topraktan alınan su ve minerallerin, yapraklara kadar taşınması sürecinde gerçekleşen aşağıdaki olayları, topraktan atmosfere doğru gerçekleşme sırasına göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Suyun izlediği yol sırasıyla; kök emici tüylerinden giriş, korteks tabakasında ilerleme, Kaspari şeridi kontrolünden geçiş, ksilem borularına aktarım ve yapraklardan terleme ile atmosfere salınım şeklindedir.
Sıralama, suyun topraktan başlayıp kök epidermisinden girerek sırasıyla korteks, endodermis (Kaspari şeridi kontrolü), ksilem boruları ve en sonunda yapraklardaki stomalar yoluyla havaya karışması şeklindeki anatomik ve fizyolojik yolu takip etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Topraktan suyun emilimi
Su, kök emici tüyleri ile alınır.
Toprak ile kök hücreleri arasındaki ozmotik basınç farkı suyun pasif geçişini sağlar.
2
Korteks geçişi
Su, apoplast ve simplast yollarla ilerler.
Hücreler arası boşluklar ve sitoplazmalar suyun merkezi silindire doğru akışını sağlar.
3
Endodermis denetimi
Kaspari şeridi suyu hücre içine zorlar.
Bitki, ksileme girecek su ve minerallerin miktarını hücre zarı üzerinden kontrol eder.
4
Ksilemde yükselme
Su molekülleri sütun halinde yukarı taşınır.
Kohezyon-Gerilim teorisine göre su molekülleri arasındaki hidrojen bağları ve terleme çekimi suyun yerçekimine zıt yönde ilerlemesini sağlar.

Anahtar Kavram

Bitkilerde suyun kökten yapraklara iletimi, kök basıncı ve terleme-kohezyon mekanizmalarıyla gerçekleşen pasif bir süreçtir.
Soru 4571Soru

Bitkilerde topraktan alınan su ve çözünmüş minerallerin köklerden en üstteki yapraklara kadar taşınması sürecinde farklı mekanizmalar ve yapılar görev almaktadır. Bu iletim süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Minerallerin kök epidermis hücrelerine alınması sırasında metabolik enerji harcanabilirken, bu maddelerin ksilem içerisindeki iletimi pasif fiziksel prensiplere dayanır.

Cevap

Minerallerin kök epidermis hücrelerine alınması sırasında metabolik enerji harcanabilirken, bu maddelerin ksilem içerisindeki iletiminin pasif fiziksel prensiplere dayanması doğrudur.
Bitkiler, mineral elementlerini topraktan alırken genellikle konsantrasyon farkına karşı aktif taşıma gerçekleştirirler ve bu süreçte ATPATP harcanır. Ancak bu mineraller ksileme (odun borularına) ulaştıktan sonra, suyun içinde çözünmüş halde pasif kuvvetler (terleme-çekim, kohezyon, adhezyon) sayesinde enerji harcanmadan yapraklara taşınır. Ksilem hücrelerinin cansız olması bu pasif iletimin zorunlu bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Minerallerin alım mekanizmasını analiz et.
Mineraller kök hücrelerine pasif veya aktif taşıma ile alınır; bitki genellikle topraktan daha yoğun mineral içerdiği için aktif taşıma (ATPATP kullanımı) yaygındır.
Topraktaki mineral derişimi genellikle hücre içinden düşüktür.
2
Kökten ksileme geçiş yolunu (Endodermis) değerlendir.
Casparian şeridi apoplastik yolu keserek maddeleri simplastik yola (hücre zarı kontrolüne) yönlendirir.
Bitkinin merkezi silindire giren maddeleri denetlemesi gerekir.
3
Ksilemdeki taşıma kuvvetlerini incele.
Ksilem hücreleri cansızdır; iletim kohezyon, adhezyon ve terleme-çekim gibi pasif fiziksel kuvvetlerle gerçekleşir (ATPATP harcanmaz).
Cansız dokularda aktif taşıma gerçekleştirilemez.

Anahtar Kavram

Bitkilerde su ve mineral taşınması: Mineral alımı aktif olabilir, ancak ksilemdeki iletim tamamen pasiftir.

Daha Fazla Pratik

Stomaların açılıp kapanma mekanizması ile terleme hızı arasındaki ilişkiyi inceleyen soruları çözerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4572Soru

Bitkilerde su ve minerallerin köklerden yapraklara doğru taşınmasında rol oynayan mekanizmalar ile bu mekanizmaların temel özelliklerini aşağıda verilen listeden uygun şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kohezyon-Gerilim Kuvveti
Kök Basıncı
Kılcallık
Casparian Şeridi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Kohezyon-Gerilim Kuvveti ile terleme/hidrojen bağları; Kök Basıncı ile ozmotik itme kuvveti; Kılcallık ile adezyon/dar boru etkisi; Casparian Şeridi ile endodermis/seçici geçiş kontrolü.
Kohezyon-gerilim mekanizması terleme ve hidrojen bağlarına; kök basıncı minerallerin yarattığı ozmotik itmeye; kılcallık adezyon kuvvetine; Casparian şeridi ise endodermis katmanındaki seçici geçiş kontrolüne dayanır.

Adım Adım Çözüm

1
Kohezyon-gerilim mekanizmasını analiz etme.
Terleme sonucu yapraklarda oluşan su kaybının yarattığı çekme kuvveti belirlenir.
Çok yüksek ağaçlarda suyun taşınmasındaki en etkili faktör budur.
2
Kök basıncı ve mineraller arasındaki ilişkiyi kurma.
Kök hücrelerindeki aktif taşıma sonucu oluşan ozmotik basınç farkı tespit edilir.
Suyun kökten ksileme itilmesi için gereken hidrostatik basıncı açıklar.
3
Fiziksel etkileşimleri (adezyon) değerlendirme.
Kılcallık etkisi ile adezyon arasındaki bağ kurulur.
Su moleküllerinin boru yüzeyine tutunması kılcallığın temelidir.
4
Anatomik engelleri inceleme.
Endodermis ve Casparian şeridinin suyun yolunu belirlemesi incelenir.
Apoplastik yolun kesintiye uğradığı nokta Casparian şerididir.

Anahtar Kavram

Bitkilerde su ve minerallerin taşınması, fiziksel (kohezyon, adezyon, kılcallık) ve fizyolojik (aktif mineral taşıma, terleme) süreçlerin bir kombinasyonudur.

Daha Fazla Pratik

Guttasyon (damlama) olayının hangi koşullarda ve hangi basınç mekanizmasıyla gerçekleştiğini inceleyiniz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4573Soru

Çok yıllık odunsu bir bitkinin topraktan aldığı su ve mineralleri köklerden en üstteki yapraklara kadar taşıması sürecinde gerçekleşen olaylar ve bu süreçte etkili olan mekanizmalarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapraklardaki terleme sonucu oluşan negatif basınç (çekme kuvveti), ksilemdeki su sütununun hidrojen bağları sayesinde kopmadan yükselmesini sağlar.

Cevap

Yapraklardaki terleme sonucu oluşan çekme kuvvetinin suyun kohezyon özelliği ile birlikte su sütununu yükseltmesi ifadesi doğrudur.
Bitkilerde suyun uzun mesafeli taşınmasında en etkili mekanizma Terleme-Kohezyon teorisidir. Yapraklardaki stomalardan su buharı atıldığında (terleme), mezofil hücrelerinin su potansiyeli düşer ve bu durum bir çekme kuvveti oluşturur. Su molekülleri arasındaki hidrojen bağlarından kaynaklanan kohezyon kuvveti ise bu çekim sayesinde suyun bir sütun halinde, kopmadan köklerden yapraklara kadar yükselmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Taşıma dokusunun canlılık durumunu analiz etme
Ksilem (odun borusu) cansız bir dokudur.
Cansız dokularda ATP harcanarak aktif taşıma yapılması biyolojik olarak imkansızdır.
2
Kökten yaprağa iletim yollarını (apoplast/simplast) değerlendirme
Kaspari şeridi apoplastik yolu engeller.
Endodermis tabakasındaki süberin birikimi olan kaspari şeridi, suyun denetimli bir şekilde sitoplazmadan (simplast) geçmesini zorunlu kılar.
3
Su taşınmasında etkili olan temel fiziksel kuvvetleri karşılaştırma
Terleme-kohezyon en güçlü mekanizmadır.
Kılcallık ve kök basıncı sınırlı yüksekliklere su taşırken, terleme sonucu oluşan negatif basınç ve kohezyon (su molekülleri arası hidrojen bağları) suyun çok yüksek ağaçlarda bile taşınmasını sağlar.
4
Çevresel faktörlerin (nem) etkisini yorumlama
Yüksek nem terlemeyi azaltır.
Dış ortamda nem arttığında yaprak dışındaki su buharı yoğunluğu artar, bu da difüzyon hızını ve terlemeyi yavaşlatır.

Anahtar Kavram

Terleme-Kohezyon Teorisi ve Ksilemde Pasif Taşıma
Soru 4574Soru

Bir bitkinin yapraklarında üretilen fotosentez ürünlerinin köklerdeki depolama hücrelerine taşınması sürecinde, 'Basınç-Akış Teorisi'ne göre gerçekleşen aşağıdaki olayları doğru bir biyolojik sıraya göre düzenleyiniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süreç; sükrozun aktif yüklenmesi, ksilemden su girişi, kütlesel akış, sükrozun boşaltılması ve suyun ksileme geri dönmesi sırasıyla gerçekleşir.
Bitkilerde organik madde taşınması, şeker yüklemesinin yarattığı osmotik basınç farkıyla suyun ksilemden floeme girmesi ve bu basıncın içeriği itmesi esasına dayanır. Şekerlerin havuzda boşaltılmasıyla osmotik basınç düşer ve su ksileme döner.

Adım Adım Çözüm

1
Şeker yüklemesi
Kalburlu borularda osmotik basınç yükselir.
Sükrozun aktif taşımayla floeme geçmesi, hücre içi çözelti yoğunluğunu artırır.
2
Su girişi
Floem içinde turgor basıncı artar.
Yüksek osmotik basınç, komşu ksilemden suyun ozmozla çekilmesini sağlar.
3
Kütlesel akış
Organik maddeler havuz hücreye doğru taşınır.
Kaynak ve havuz arasındaki hidrostatik basınç farkı özsuyun hareketini başlatır.
4
Şeker boşaltımı
Floemdeki su potansiyeli yükselir.
Şekerin aktif veya pasif olarak havuz hücreye geçmesi, osmotik basıncı düşürür.
5
Suyun geri dönüşü
Sirkülasyon tamamlanır.
Şeker derişimi azalan floemden su, tekrar ksileme geçer.

Anahtar Kavram

Münch Basınç-Akış Teorisi

Daha Fazla Pratik

Floem taşınmasında görev alan arkadaş hücrelerinin ve kalburlu boruların yapısal farklarını (çekirdek varlığı, ribozom vb.) incelemek konuyu pekiştirir.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 4575Soru

Bitkilerde fotosentez ürünlerinin sentezlendiği kaynak (source) dokulardan, bu ürünlerin kullanıldığı veya depolandığı havuz (sink) dokulara taşınması "Basınç-Akış Teorisi" ile açıklanır. Bu teoriye göre, soymuk borularındaki (floem) organik madde iletimi sırasında hücrelerde çeşitli ozmotik ve turgor basıncı değişimleri meydana gelir.

Buna göre, soymuk borularında gerçekleşen taşıma süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalburlu borulardaki şeker derişiminin artması, hücrenin ozmotik basıncını yükselterek komşu ksilem hücrelerinden floeme ozmozla su girişini sağlar.

Cevap

Kalburlu borularda artan şeker yoğunluğunun ozmotik basıncı artırarak ksilemden su çekmesi ve taşıma basıncını oluşturması doğrudur.
Basınç-akış teorisinin ilk aşamasında, kaynak hücreden floeme yüklenen sükroz, hücrenin çözelti yoğunluğunu ve dolayısıyla ozmotik basıncını artırır. Bu durum, suyun ksilemden (odun boruları) floeme (soymuk boruları) ozmozla geçmesine ve orada yüksek bir hidrostatik turgor basıncı oluşmasına neden olur. Bu basınç, sıvının havuz dokuya doğru akmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynak dokuda sentezlenen şekerlerin floem yüklenmesini analiz etme
Sükroz, arkadaş hücreleri aracılığıyla kalburlu borulara aktif taşıma ile yüklenir.
Basınç farkı oluşturmak için önce şeker yoğunluğu artırılmalıdır.
2
Ozmotik değişimleri ve suyun hareketini değerlendirme
Kalburlu borularda şeker artınca ozmotik basınç yükselir ve komşu ksilemden ozmozla su girişi olur.
Su, ozmotik basıncı yüksek olan hipertonik ortama doğru pasif olarak hareket eder.
3
Turgor basıncı ve kütle akışı ilişkisini kurma
Su girişi turgor basıncını artırır ve sıvı, yüksek basınçlı bölgeden (kaynak) düşük basınçlı bölgeye (havuz) doğru akar.
Basınç-Akış teorisinin temel mekanizması bu hidrostatik basınç farkıdır.

Anahtar Kavram

Basınç-Akış Teorisi (Pressure-Flow Hypothesis)

Daha Fazla Pratik

Floem yüklemesinde ATP'nin doğrudan mı yoksa proton pompası aracılığıyla dolaylı mı harcandığını araştırmak konuyu derinleştirebilir.
Tahmini Süre:1m 50s
Soru 4576Soru

Bitki gelişiminde rol oynayan oksin hormonu ile ilgili yapılan bir deneyde; bir bitki fidesi yer çekimine dik (yatay) gelecek şekilde sabitlenmiştir. Bir süre sonra gövdenin yukarıya (negatif geotropizma), kökün ise aşağıya (pozitif geotropizma) doğru yöneldiği gözlenmiştir.

Buna göre, bu süreçte gerçekleşen olaylarla ilgili;

I. Yer çekimi etkisiyle oksin hormonu, hem kök hem de gövdenin alt kısımlarında daha yüksek konsantrasyonda birikir.
II. Gövdede biriken yüksek konsantrasyondaki oksin, hücre uzamasını teşvik ederken; kökteki yüksek konsantrasyon, hücre uzamasını baskılar.
III. Kök ve gövdede farklı yönelimlerin görülmesi, hedef hücrelerin aynı hormona ve konsantrasyona olan duyarlılıklarının farklı olmasından kaynaklanır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I, II ve III

Cevap

Bitkisel hormonların etkisi doku tipine ve konsantrasyona göre değiştiği için I, II ve III numaralı öncüllerin tamamı doğrudur.
Verilen öncüllerin tamamı bilimsel olarak doğrudur. Yer çekimi etkisiyle oksin alt kısımlarda birikir (I). Ancak gövde ve kök bu birikime farklı yanıt verir; gövdede alt kısım daha çok uzayarak yukarı yönelmeyi sağlarken, kökte alt kısım baskılanır ve üst kısım daha çok uzayarak aşağı yönelmeyi sağlar (II). Bu farkın sebebi organların oksine olan hassasiyetlerinin farklı olmasıdır (III).

Adım Adım Çözüm

1
Yer çekiminin hormon dağılımına etkisini analiz etme
Hormon, yer çekimi doğrultusunda fidenin hem kök hem de gövde sisteminde alt kısımlarda birikir.
Oksin hormonu yer çekimine duyarlıdır ve yatay konumda asimetrik bir dağılım sergiler.
2
Oksin konsantrasyonunun organ bazlı etkisini değerlendirme
Gövdenin alt kısmındaki yüksek oksin hücre uzamasını artırırken, kökün alt kısmındaki yüksek oksin hücre uzamasını engeller.
Kök hücreleri oksine karşı gövde hücrelerinden çok daha duyarlıdır; gövde için uyarıcı olan doz kök için inhibe edicidir.
3
Yönelim hareketinin mekanizmasını sonuçlandırma
Gövde yukarıya doğru kıvrılır (negatif geotropizma), kök ise aşağıya doğru kıvrılır (pozitif geotropizma).
Hücrelerin uzama hızlarındaki asimetri, organın yönünü belirler.

Anahtar Kavram

Hormonların hedef doku duyarlılığı ve konsantrasyona bağlı zıt etkileri.
Soru 4577Soru

Biyoçeşitliliğin ve genetik kaynakların korunması, ekosistem hizmetlerinin sürdürülebilirliği için temel bir gerekliliktir. Nesli tehlike altında olan endemik bir bitki türünün korunması amacıyla yürütülen çalışmalarda yerinde koruma (in-situ) ve yapay ortamda koruma (ex-situ) yöntemleri tercih edilmektedir.

Bu koruma yöntemleri ve bunların genetik kaynakların sürdürülebilirliğine etkileri ile ilgili,

I. Yerinde koruma (in-situ) uygulamaları, türün kendi ekosistemindeki diğer organizmalarla olan koevrimsel (birlikte evrimleşme) ilişkilerini ve doğal seçilim baskılarını koruyarak gen havuzunun dinamik kalmasını sağlar.
II. Tohum bankaları gibi yapay ortamda koruma (ex-situ) uygulamaları, genetik materyali çevresel felaketlerden koruyan statik bir sigorta işlevi görse de, türün değişen iklim koşullarına karşı aktif olarak doğal adaptasyon geliştirmesine izin vermez.
III. Yapay ortamlarda yetiştirilen bitkilerde sulama ve gübreleme gibi kültürel işlemler sonucu yaprak genişliğinin artması gibi modifikasyonlar, bu bitkilerin tohumlarıyla sonraki nesillere aktarılarak türün doğal ortamına geri bırakıldığında adaptasyon başarısını artırır.

ifadelerinden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Yerinde koruma (in-situ) ve yapay ortamda koruma (ex-situ) yöntemlerinin genetik sürdürülebilirliğe olan etkileri göz önüne alındığında, I ve II numaralı ifadeler doğrudur.
Yerinde koruma (in-situ), canlıların kendi doğal yaşam alanlarında korunmasını hedefler ve bu sayede canlıların çevreleriyle olan etkileşimi (doğal seçilim, koevrim vb.) kesintisiz devam eder. Bu durum gen havuzunun dinamik kalmasını sağlar. Yapay ortamda koruma (ex-situ) ise tohum bankaları gibi durağan yöntemlerle genetik materyali saklar; bu yöntem gen havuzunu dış tehditlere karşı korusa da aktif olarak çevreye uyum sağlayacak yeni genetik adaptasyonların seçilmesini durdurur. Dolayısıyla 'I ve II' ifadesini içeren seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Yerinde koruma (in-situ) süreçlerinin analiz edilmesi
Yerinde koruma, organizmanın doğal ortamında (örneğin milli parklarda) korunmasıdır. Bu ortamda canlılar, çevrelerindeki parazitler, avcılar, rakipler ve iklimsel değişimler ile etkileşime devam ederler. Bu biyotik ve abiyotik baskılar doğal seçilimin devam etmesini ve böylece popülasyonun gen havuzunun dinamik kalmasını (koevrimsel ilişkilerin korunmasını) sağlar. Dolayısıyla I. öncül doğrudur.
Yerinde korumanın evrimsel süreçleri devam ettirici rolünü belirlemek.
2
Yapay ortamda koruma (ex-situ) ve tohum bankalarının işlevinin analiz edilmesi
Tohum bankaları gibi ex-situ koruma yöntemleri, genetik çeşitliliği çevre felaketlerinden veya yok olmaktan korumak için statik (durağan) bir koruma sağlar. Tohumlar dondurulduğu veya saklandığı sürece aktif üreme ve doğal seçilime maruz kalmazlar. Bu nedenle, dış dünyadaki iklim değişikliği gibi dinamik çevre şartlarına karşı anlık genetik adaptasyon geliştiremezler. Dolayısıyla II. öncül doğrudur.
Ex-situ yöntemlerin koruma mekanizmasını ve evrimsel süreçlerle olan ilişkisini belirlemek.
3
Modifikasyonların kalıtsallığının ve adaptasyona etkisinin sorgulanması
Yapay ortamlarda yapılan gübreleme ve sulama gibi müdahalelerle bitkinin fenotipinde (örneğin yaprak genişliğinde) meydana gelen değişimler modifikasyondur. Modifikasyonlar genlerin yapısını değil, sadece işleyişini değiştirir ve kalıtsal değildir; bu nedenle tohumlar aracılığıyla sonraki nesillere aktarılamaz. Türün doğal ortamına geri kazandırıldığında adaptasyon başarısını kalıtsal düzeyde artırmaz. Dolayısıyla III. öncül yanlıştır.
Modifikasyonların kalıtsal olmadığı bilgisini kullanarak üçüncü öncülün doğruluğunu test etmek.
4
Doğru öncüllerin birleştirilerek nihai sonuca ulaşılması
Yapılan analizler sonucunda I ve II numaralı öncüllerin doğru, III numaralı öncülün ise yanlış olduğu belirlenmiştir. Bu durumda doğru cevap 'I ve II' olmalıdır.
Elde edilen sonuçları sentezleyerek doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Yerinde (in-situ) ve yapay ortamda (ex-situ) koruma yöntemlerinin gen havuzunun dinamikliği, doğal seçilim ve kalıtım mekanizmaları açısından karşılaştırılması
Soru 4578Soru

Petrol ve doğal gaz endüstrisinde kullanılan bazı temel kavramlar ile bu kavramların açıklamaları aşağıda karışık olarak verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

LPG (Sıvılaştırılmış Petrol Gazı)
CNG (Sıkıştırılmış Doğal Gaz)
Katalitik Kraking
Reforming (Dönüştürme)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

LPG kavramı propan ve bütan karışımı içeren sıvılaştırılmış gaz açıklamasıyla; CNG kavramı büyük oranda metan içeren sıkıştırılmış gaz açıklamasıyla; Katalitik Kraking kavramı büyük hidrokarbon zincirlerinin parçalanması açıklamasıyla; Reforming kavramı ise düşük oktanlı zincirlerin dallanmış/aromatik yapılara dönüştürülmesi açıklamasıyla eşleşir.
LPG'nin propan-bütan karışımı sıvılaştırılmış gaz, CNG'nin yüksek basınçlı metan gazı, krakingin hidrokarbon parçalama ve reformingin hidrokarbon yapısını oktan artıracak şekilde değiştirme süreçleri olduğu göz önüne alınarak doğru eşleşmeler sırasıyla yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
LPG ve CNG gibi yakıtların kimyasal bileşimlerinin analiz edilmesi
LPG'nin propan (C3H8C_3H_8) ve bütan (C4H10C_4H_{10}) karışımı olduğu, CNG'nin ise büyük oranda metan (CH4CH_4) gazından oluştuğu belirlenir.
LPG ve CNG'nin ayırt edici temel bileşenlerinin eşleştirilmesi amacıyla bu adım uygulanır.
2
Kraking ve Reforming gibi petrol işleme yöntemlerinin kimyasal değişimlerinin analiz edilmesi
Kraking işleminin büyük hidrokarbonları parçalama (çatlatma), reforming işleminin ise oktan sayısını artırmak amacıyla düz zincirli hidrokarbonları dallanmış veya aromatik yapılara dönüştürme olduğu saptanır.
Petrol rafinerilerindeki temel dönüşüm reaksiyonlarının tanımlanması amacıyla bu adım uygulanır.
3
Kavramların açıklamalarla nihai olarak eşleştirilmesi
LPG ile üçüncü açıklama, CNG ile birinci açıklama, Katalitik Kraking ile dördüncü açıklama ve Reforming ile ikinci açıklama eşleştirilir.
Her bir terim için eşleşmenin doğruluğunun teyit edilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

Petrol ve Doğal Gaz Bileşenleri ile Rafineri İşlemleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 4579Soru

Sabit sıcaklıkta, sabit hacimli kapalı bir kapta dengede olan;

Ni(k)+4CO(g)Ni(CO)4(g)Ni(k) + 4CO(g) \rightleftharpoons Ni(CO)_4(g)

sistemine aynı sıcaklıkta aşağıdaki işlemler ayrı ayrı uygulanıyor:

I. Kaba bir miktar Ni(k)Ni(k) eklenirse denge konumu değişmez.
II. Kaba bir miktar CO(g)CO(g) eklenirse Ni(CO)4(g)Ni(CO)_4(g) derişimi ve denge sabiti (KcK_c) artar.
III. Kaptan bir miktar Ni(CO)4(g)Ni(CO)_4(g) çekilirse kaptaki katı kütlesi azalır.

Buna göre, yapılan işlemler ve sonuçları ile ilgili yukarıdaki yargılardan hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
I ve III yargılarını içeren seçenek doğrudur. Çünkü katı ilavesi denge bağıntısındaki derişimleri etkilemediğinden dengeyi bozmaz; kaptan ürün gazı çekilmesi ise dengeyi ürünler yönüne kaydırarak girenlerdeki katı kütlesinin azalmasına yol açar.

Adım Adım Çözüm

1
Kaba katı eklenmesinin dengeye etkisini incelemek.
Denge konumu değişmez (I. yargı doğrudur).
Katıların derişimleri ve aktiflikleri sabittir. Tepkimenin denge bağıntısı Kc=[Ni(CO)4][CO]4K_c = \frac{[Ni(CO)_4]}{[CO]^4} şeklindedir ve katı olan NiNi bağıntıda yer almaz. Bu nedenle kaba katı ilavesi dengeyi bozmaz.
2
Kaba gaz eklenmesinin derişimlere ve denge sabitine etkisini incelemek.
Ni(CO)4Ni(CO)_4 derişimi artar fakat denge sabiti (KcK_c) değişmez (II. yargı yanlıştır).
Sisteme CO(g)CO(g) eklenmesi COCO derişimini artırır. Le Chatelier ilkesine göre sistem bunu azaltmak için ürünler yönüne kayar ve Ni(CO)4(g)Ni(CO)_4(g) derişimi artar. Ancak denge sabiti (KcK_c) yalnızca sıcaklıkla değiştiğinden, sabit sıcaklıkta değeri sabit kalır.
3
Kaptan gaz çekilmesinin katı kütlesine etkisini incelemek.
Kaptaki katı kütlesi azalır (III. yargı doğrudur).
Sistemden Ni(CO)4(g)Ni(CO)_4(g) çekilmesi ürün derişimini azaltır. Sistem ürün derişimini tekrar artırabilmek için ürünler yönüne kayar. Bu kayma sırasında girenlerdeki Ni(k)Ni(k) katısı harcanacağından kaptaki katı kütlesi azalır.

Anahtar Kavram

Le Chatelier İlkesine göre derişim değişiminin denge konumuna ve denge sabitine etkisi.
Soru 4580Soru

Standart koşullarda (25 C25\text{ }^\circ\text{C}, 1 atm1\text{ atm}) hazırlanan bir elektrokimyasal hücrede demir (FeFe) ve bakır (CuCu) elektrotlar kullanılmıştır. Bu sisteme ait yarı tepkimeler ve standart indirgenme potansiyelleri aşağıda verilmiştir:

Fe(suda)2++2eFe(k)E=0,44 VFe^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Fe_{\text{(k)}} \quad E^\circ = -0,44\text{ V}
Cu(suda)2++2eCu(k)E=+0,34 VCu^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Cu_{\text{(k)}} \quad E^\circ = +0,34\text{ V}

Buna göre, bu galvanik hücre çalışırken gerçekleşen olaylarla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dış devrede elektronlar demir elektrottan bakır elektroda doğru akar.

Cevap

Dış devrede elektronlar demir elektrottan bakır elektroda doğru akar.
Dış devrede elektronların demir elektrottan bakır elektroda doğru akacağını belirten ifade doğrudur. Çünkü yükseltgenmenin gerçekleştiği demir elektrot anot, indirgenmenin gerçekleştiği bakır elektrot ise katottur. Elektronlar daima anottan katoda doğru akar.

Adım Adım Çözüm

1
Aktiflik karşılaştırması yapılarak anot ve katot elektrotları belirlenir.
Demir (FeFe) elektrodun indirgenme potansiyeli (0,44 V-0,44\text{ V}), bakır (CuCu) elektrodun indirgenme potansiyelinden (+0,34 V+0,34\text{ V}) daha küçüktür. Bu durum, demir metalinin elektron verme (yükseltgenme) eğiliminin bakır metalinden daha fazla olduğunu gösterir. Dolayısıyla, FeFe elektrot anot, CuCu elektrot ise katottur.
Galvanik hücrelerde indirgenme potansiyeli küçük olan metal daha aktiftir ve anot olarak davranır.
2
Anot ve katot yarı tepkimeleri yazılarak standart pil potansiyeli hesaplanır.
Anot tepkimesi: Fe(k)Fe(suda)2++2eE=+0,44 VFe_{\text{(k)}} \rightarrow Fe^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \quad E^\circ = +0,44\text{ V} (yükseltgenme potansiyeli)
Katot tepkimesi: Cu(suda)2++2eCu(k)E=+0,34 VCu^{2+}_{\text{(suda)}} + 2e^- \rightarrow Cu_{\text{(k)}} \quad E^\circ = +0,34\text{ V} (indirgenme potansiyeli)
Net hücre tepkimesi: Fe(k)+Cu(suda)2+Fe(suda)2++Cu(k)Fe_{\text{(k)}} + Cu^{2+}_{\text{(suda)}} \rightleftharpoons Fe^{2+}_{\text{(suda)}} + Cu_{\text{(k)}} Epil=0,44 V+0,34 V=0,78 VE^\circ_{\text{pil}} = 0,44\text{ V} + 0,34\text{ V} = 0,78\text{ V}$
Standart pil potansiyeli, anot yükseltgenme yarı pil potansiyeli ile katot indirgenme yarı pil potansiyelinin toplamına eşittir.
3
Dış devredeki elektron akış yönü ve tuz köprüsündeki iyon göçleri yorumlanır.
Dış devrede elektronlar anottan (FeFe elektrot) katoda (CuCu elektrot) doğru akar. Tuz köprüsündeki anyonlar anot kabına (FeFe yarı hücresi), katyonlar ise katot kabına (CuCu yarı hücresi) göç eder.
Elektrotlar arasındaki potansiyel farkı dış devrede elektron akışına neden olur; tuz köprüsü ise yük denkliğini sağlamak için iyonları taşır.

Anahtar Kavram

Galvanik hücrelerde anot ve katot belirlenmesi, standart pil potansiyeli hesaplanması ve hücrenin çalışma prensipleri.
ÖncekiSayfa 229 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin