Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5781Soru

Tarımda makineleşmenin köye girişini ve bu durumun köylüler üzerindeki etkilerini Ankara'nın Tozkoparan köyü ekseninde ele alan; Arif'in babası İzzet Ağa'yı ikna ederek köye bir traktör getirtme çabası etrafında kurgulanan Cumhuriyet Dönemi romanı ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sarı Traktör - Talip Apaydın

Cevap

Sarı Traktör - Talip Apaydın
Sarı Traktör - Talip Apaydın seçeneği doğrudur çünkü parçada bahsedilen Tozkoparan köyü, Arif ve İzzet Ağa karakterleri ile tarımda makineleşme teması Talip Apaydın'ın Sarı Traktör adlı romanına aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen mekân (Tozkoparan köyü) ve karakter (Arif, İzzet Ağa) ipuçlarını analiz etmek.
Bu mekân ve karakterlerin Talip Apaydın'ın Ankara yakınlarındaki bir köyde geçen romanına ait olduğu belirlenir.
Toplumcu gerçekçi köy romanlarında yazarlar belirli yöreleri ve o yörelere özgü karakterleri eserlerinde sıklıkla kullanırlar.
2
Eserde işlenen ana temayı (tarımda makineleşme ve traktör tutkusu) göz önünde bulundurarak doğru seçeneği tespit etmek.
Sarı Traktör romanı, adından da anlaşılacağı üzere köyde traktör kullanımını ve bunun yarattığı sosyal değişimleri konu alır. Dolayısıyla aranan eser Sarı Traktör, yazarı ise Talip Apaydın'dır.
Eserin tematik ve yapısal özellikleri doğrudan Talip Apaydın'ın Sarı Traktör romanı ile örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanlarında köy yaşamı, tarımda makineleşme ve yazar-eser eşleştirmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5782Soru

Orada bir köy var, uzakta,
O köy bizim köyümüzdür.
Gezmesek de, tozmasak da
O köy bizim köyümüzdür.

Bu dizelerin tema ve üslup özellikleri dikkate alındığında, Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki aşağıdaki eğilimlerden hangisini yansıttığı söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir

Cevap

Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir eğilimini yansıtmaktadır.
Verilen dizeler Ahmet Kutsi Tecer'in 'Orada Bir Köy Var Uzakta' şiirinden alınmıştır. Bu şiir; sade dili, hece ölçüsünü kullanması, Anadolu coğrafyasını ve memleket sevgisini konu edinmesi bakımından Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir eğiliminin en belirgin örneklerinden biridir. Bu nedenle doğru yanıt bu eğilimi belirten seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen şiir alıntısının dil ve anlatım özelliklerini analiz etmek.
Şiirde son derece sade, anlaşılır ve halkın konuştuğu Türkçe kullanılmıştır. Hece ölçüsü ve kafiye gibi geleneksel ahenk unsurları yer almaktadır.
Şiirin dil ve şekil özellikleri hangi edebi topluluğa veya eğilime ait olduğunu belirlemede önemli bir ipucudur.
2
Şiirdeki temayı ve bakış açısını incelemek.
Şiirde Anadolu (köy) teması, memleket sevgisi ve uzaktaki vatana bağlılık duygusu işlenmiştir.
Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şairler memleket sevgisi, Anadolu gerçeği ve vatan temalarını öne çıkarırlar.
3
Ulaşılan özellikleri Cumhuriyet Dönemi şiir eğilimleriyle karşılaştırmak.
Hem dilinin sadeliği, hem hece ölçüsünü kullanması hem de Anadolu sevgisini işlemesi bakımından bu dizeler Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiir anlayışıyla tam olarak örtüşmektedir. Bu şiir Ahmet Kutsi Tecer'in 'Orada Bir Köy Var Uzakta' adlı ünlü eseridir.
Doğru eğilimi belirlemek için şiirin biçimsel ve tematik özelliklerinin Cumhuriyet Dönemi'ndeki karşılığını saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi şiirinde Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren şiirin dil, biçim ve tema özellikleri.
Tahmini Süre:45s
Soru 5783Soru

1856 Paris Antlaşması'nda yer alan "Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğü ve bağımsızlığı Avrupalı devletlerin garantisi altında olacaktır." maddesi, Osmanlı Devleti ile ilgili aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi toprak bütünlüğünü tek başına korumakta yetersiz kaldığının

Cevap

Osmanlı Devleti'nin kendi toprak bütünlüğünü tek başına korumakta yetersiz kaldığının
Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin garantisi altında bulunması, devletin kendi egemenlik sınırlarını ve toprak bütünlüğünü kendi gücüyle koruyamadığını, dış desteğe ihtiyaç duyduğunu doğrudan gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paris Antlaşması'ndaki ilgili maddeyi analiz etmek.
"Osmanlı Devleti'nin toprak bütünlüğünün Avrupalı devletlerin garantisi altında olması" ifadesi değerlendirilmiştir.
Maddenin Osmanlı Devleti'nin egemenlik ve savunma gücü üzerindeki anlamını kavramak için.
2
Siyasi ve askeri güç çıkarımı yapmak.
Bir devletin kendi topraklarını korumak için dış devletlerin güvencesine ihtiyaç duymasının, o devletin askeri ve siyasi açıdan tek başına yetersiz olduğunu gösterdiği sonucuna varılmıştır.
Garantörlük sisteminin devletler hukukundaki karşılığını belirlemek için.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin kendi toprak bütünlüğünü korumada dış güvenceye ihtiyaç duyması ve askeri/siyasi gücünün yetersizliği.
Tahmini Süre:45s
Soru 5784Soru

Bir tarih araştırmacısı, MÖ 1280 yılında imzalanan Kadeş Antlaşması'nı analiz ederken Hitit Kralı III. Hattuşili'nin kararlarını günümüzün uluslararası hukuk kuralları ve insan hakları beyannameleri çerçevesinde değerlendirerek eleştirmiştir. Buna göre araştırmacının, tarih biliminin aşağıdaki yöntem ve özelliklerinden hangisini göz ardı ettiği savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Olayların gerçekleştiği dönemin koşulları ve değer yargıları dikkate alınarak incelenmesi gerektiğini

Cevap

Olayların gerçekleştiği dönemin koşulları ve değer yargıları dikkate alınarak incelenmesi gerektiği
Tarihî olaylar incelenirken objektif ve doğru bir değerlendirme yapabilmek için olayın gerçekleştiği dönemin siyasi, sosyal, kültürel ve teknik koşullarının göz önünde bulundurulması gerekir. Kadeş Antlaşması'nı günümüz hukuk kurallarıyla değerlendirmek bu ilkeyi doğrudan ihlal eder.

Adım Adım Çözüm

1
Araştırmacının Kadeş Antlaşması'nı değerlendirme biçimini analiz etmek.
Araştırmacının MÖ 13. yüzyıldaki bir olayı günümüzün modern hukuk kurallarıyla yargıladığı görülür.
Geçmişteki bir olayın hangi bakış açısıyla incelendiğini tespit etmek amacıyla yapılır.
2
Tarih metodolojisinde bu yöntemsel hatanın karşılığını belirlemek.
Bu durumun anakronizm (tarihsel yanılgı) olduğu ve olayın yaşandığı dönemin şartlarının göz ardı edildiği belirlenir.
Tarih biliminin en temel ilkesi olan 'olayları kendi döneminin şartlarına göre değerlendirme' kuralını doğrulamak için yapılır.

Anahtar Kavram

Tarihî Olayların Dönemin Koşullarına Göre Değerlendirilmesi İlkesi (Anakronizmden Kaçınma)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5785Soru

Uygur Devleti dönemine ait Turfan havzasında bulunan yazılı hukuk vesikaları; kiralamalar, borç alıp verme, iş ortaklığı ve köle satışı gibi konuları içermektedir. Şahitler huzurunda hazırlanan, tarafların mühürlerini taşıyan ve belirli cezai şartlar barındıran bu belgelerin başında, hükümdarın 'kut' yetkisine dayanan egemenliğini pekiştiren ifadeler yer almaktadır.

Bu bilgiler doğrultusunda Uygurların hukuki, siyasi ve sosyal yapısıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hukuk sisteminin laikleştirildiği gerekçesiyle hükümdarlığın kut inancına dayanan ilahi meşruiyeti tamamen terk edilmiştir.

Cevap

Hukuk sisteminin laikleştirildiği gerekçesiyle hükümdarlığın kut inancına dayanan ilahi meşruiyeti tamamen terk edilmiştir.
Hukuk sisteminin laikleştirildiği gerekçesiyle hükümdarlığın kut inancına dayanan ilahi meşruiyeti tamamen terk edilmiştir yargısına ulaşılamaz. Metinde, yazılı hukuk belgelerinin başında hükümdarın 'kut' yetkisine dayanan egemenliğini pekiştiren ifadelerin yer aldığı açıkça belirtilmiştir. Kut inancı, egemenliğin ilahi bir güce (Tengri) dayandırılması anlamına geldiğinden, bu anlayışın tamamen terk edildiği veya sistemin laikleştiği tezi metinle doğrudan çelişmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen bilgileri analiz etmek.
Uygurlarda yerleşik yaşama geçi��le birlikte mülkiyet, kiralama, borçlanma ve köle satışı gibi konuların yazılı sözleşmelerle, şahitler ve mühürler eşliğinde düzenlendiği, ancak bu belgelerde hükümdarın kut yetkisine dayanan egemenliğinin vurgulandığı görülmüştür.
Paragraftaki temel tarihsel verileri doğru saptamak.
2
Seçeneklerdeki yargıları metinle kıyaslamak.
Yerleşik yaşama geçişin hukuki yansımaları, ticari güvenceler, mülkiyet hukuku ve kut inancının korunması gibi yargıların metindeki bilgilerle uyumlu olduğu belirlenmiştir.
Doğru ve çıkarılabilir yargıları eleyerek ulaşılamaz olan seçeneği bulmak.
3
Kut inancı ve laiklik ilişkisini değerlendirip ulaşılamaz olan yargıyı tespit etmek.
Yazılı vesikalarda hükümdarın 'kut' yetkisine atıfta bulunulması, egemenliğin ilahi meşruiyet temelinin korunduğunu gösterir. Bu durum, kut inancının tamamen terk edildiği ve hukuk sisteminin tamamen laikleştiği iddiasıyla çelişmektedir.
Tarihsel gerçeklikle ve metinle çelişen hatalı çıkarımı netleştirmek.

Anahtar Kavram

Uygur Devleti'nde yerleşik yaşamın hukuki sonuçları ve geleneksel egemenlik anlayışının sürekliliği
Soru 5786Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen toplumcu gerçekçi yazarları, sağ sütunda verilen kendileriyle özdeşleşmiş en ünlü yapıtlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yaşar Kemal
Orhan Kemal
Fakir Baykurt
Kemal Tahir

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yaşar Kemal - İnce Memed, Orhan Kemal - Bereketli Topraklar Üzerinde, Fakir Baykurt - Yılanların Öcü, Kemal Tahir - Yorgun Savaşçı eşleşmesi doğrudur.
Sol sütundaki yazarlar ile sağ sütundaki eserler doğru bir biçimde eşleştirilmiştir: Yaşar Kemal, Çukurova'daki ağalık ve sömürü düzenini ele alan İnce Memed romanını yazmıştır; Orhan Kemal, Çukurova'ya tarım işçisi olarak giden köylüleri anlatan Bereketli Topraklar Üzerinde romanını kaleme almıştır; Fakir Baykurt, köy hayatını ve mülkiyet mücadelesini işleyen Yılanların Öcü romanının yazarıdır; Kemal Tahir ise Milli Mücadele yıllarını işleyen Yorgun Savaşçı romanının yazarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki toplumcu gerçekçi yazarların edebiyatımızdaki en bilinen eserlerini hatırlayınız.
Yaşar Kemal'in İnce Memed, Orhan Kemal'in Bereketli Topraklar Üzerinde, Fakir Baykurt'un Yılanların Öcü ve Kemal Tahir'in Yorgun Savaşçı eserleriyle tanındığı belirlenir.
Yazarlar ile eserleri arasındaki doğrudan ilişkiyi tespit etmek için bu adım gereklidir.
2
Elde edilen yazar-eser eşleştirmelerini sol ve sağ sütunlardaki karşılıklarıyla birleştiriniz.
Tüm yazar ve eser çiftleri doğru şekilde eşleştirilmiştir.
Soruda istenen doğru eşleştirmeyi tamamlamak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Toplumcu Gerçekçi Yazar-Eser Eşleştirmesi
Soru 5787Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde yayın organları, dönemin edebi yönelimlerini belirlemenin yanı sıra siyasi ve toplumsal kurtuluş reçetesi sunan fikir akımlarının da kürsüsü olmuştur.

Buna göre;

I. 1911'de Selanik'te Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp gibi isimlerce yayımlanan *Genç Kalemler* dergisi; 'Yeni Lisan' hareketiyle dilde sadeleşmeyi savunmuş, Tanzimat ve Servet-i Fünun dönemlerinin Arapça-Farsça dil bilgisi kurallarıyla örülü suni yazı diline karşı Türkçe temelli bir milli edebiyat bilinci oluşturmuştur.
II. Türk Ocağı'nın yayın organı olan *Türk Yurdu* dergisi, Yusuf Akçura öncülüğünde Türkçülük fikrinin en önemli kürsülerinden biri olmuş; Tanzimat'ın fen ve bilim yaymayı amaçlayan *Mecmua-i Fünun* dergisinden farklı olarak doğrudan milli kimlik ve siyasi/kültürel Türk birliği idealini savunmuştur.
III. Milli Mücadele yıllarında Anadolu'nun kültürel ruhunu keşfetmeyi amaçlayan Yahya Kemal ve Ahmet Hamdi Tanpınar gibi isimlerin yer aldığı *Dergâh* dergisi ile Ziya Gökalp'in sosyoloji yazıları yazdığı *Yeni Mecmua*; Tanzimat Dönemi'nin *Tasvir-i Efkâr* veya *Tercüman-ı Hakikat* gibi yayınlarında savunulan Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarının edebi devamı niteliğindedir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II
Genç Kalemler dergisinin dilde sadeleşmeyi savunarak Tanzimat ve Servet-i Fünun'un yapay yazı diline karşı çıkması (I. öncül) ve Türk Yurdu dergisinin Türkçülük fikrini temellendirip Mecmua-i Fünun'dan ayrılan yönleri (II. öncül) tarihsel ve edebi gerçeklere tamamen uygundur. Dergâh ve Yeni Mecmua ise Osmanlıcılık ve İslamcılık akımlarını değil, Türkçülük ve Anadoluculuk akımlarını savunmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün doğruluğunu kontrol etme.
Genç Kalemler dergisi, 1911'de Selanik'te Ömer Seyfettin, Ali Canip Yöntem ve Ziya Gökalp öncülüğünde çıkarılmıştır. 'Yeni Lisan' makalesiyle dilde sadeleşmeyi ve milli edebiyat anlayışını savunmuş, Tanzimat ile Servet-i Fünun'un ağır yapay diline karşı çıkmıştır. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Genç Kalemler dergisinin yazar kadrosunu, kuruluş yılını/yerini ve dildeki temel ilkelerini doğrulamak için.
2
İkinci öncülün doğruluğunu kontrol etme.
Türk Yurdu dergisi, Türk Ocağı cemiyetinin yayın organı olup Yusuf Akçura gibi isimlerin öncülüğünde Türkçülük fikrini savunmuştur. Tanzimat'taki Mecmua-i Fünun ise fen ve pozitif bilimleri halka yaymayı amaçlayan, siyasi milliyetçilik gütmeyen bir dergidir. Bu nedenle iki dergi arasındaki fark ve verilen bilgiler doğrudur.
Türk Yurdu dergisinin ideolojik yapısını ve Tanzimat dönemi bilim dergisi olan Mecmua-i Fünun ile olan farkını belirlemek için.
3
Üçüncü öncülün doğruluğunu kontrol etme.
Dergâh dergisi (Yahya Kemal, Ahmet Hamdi Tanpınar) Anadolu merkezli mistik ve kültürel bir milliyetçilik (Anadoluculuk) geliştirmiştir. Yeni Mecmua ise Ziya Gökalp öncülüğünde Türkçülük fikrinin sosyolojik ve edebi yansımalarını yayımlamıştır. Bu dergiler Tanzimat'ın Osmanlıcılık ve İslamcılık politikalarının devamı değildir. Dolayısıyla üçüncü öncül yanlıştır.
Dergâh ve Yeni Mecmua dergilerinin temsil ettiği fikir akımlarını (Anadoluculuk ve Türkçülük) analiz etmek ve Tanzimat dönemi akımlarıyla karşılaştırmak için.
4
Doğru öncülleri birleştirerek sonuca ulaşma.
Yapılan analizler sonucunda I ve II numaralı yargıların doğru, III numaralı yargının ise yanlış olduğu tespit edilmiştir. Doğru seçenek 'I ve II' ifadesini içeren seçenektir.
Seçenekler arasından doğru öncülleri içeren seçeneği belirlemek için.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Yayın Organları ve Fikir Akımları
Soru 5788Soru

Yeşil pencerenden bir gül at bana,
Işıklarla dolsun kalbimin içi.
Geldim işte mevsim gibi kapına,
Gözlerimde bulut, saçlarımda çiğ.

Sesi de getirdim sana beraber,
Sarın parmağına boş bir tel gibi.
Mavi bir gökyüzü, yeşil bir bahçe
Ve rüzgârda dalgalanan saçların.

Ahmet Muhip Dıranas’a ait bu dizelerin dil, biçim ve içerik özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sınıfsal çatışmaları, işçi ve köylü kesimin sorunlarını toplumsal fayda gözeterek dile getiren toplumcu gerçekçi yönelimi örneklendirmektedir.

Cevap

Sınıfsal çatışmaları, işçi ve köylü kesimin sorunlarını toplumsal fayda gözeterek dile getiren toplumcu gerçekçi yönelimi örneklendirmektedir.
Doğru cevap, şiirin sınıfsal çatışmaları ve toplumcu sorunları işleyen toplumcu gerçekçi yönelimi örneklendirdiğini belirten ifadedir. Ahmet Muhip Dıranas'ın bu dizeleri, bireysel duyguları (aşk, özlem) ve estetik hazzı önceleyen saf şiir (öz şiir) anlayışıyla yazılmıştır. Dolayısıyla bu şiirde toplumsal bir dava gütme ya da sınıfsal mücadeleyi işleme amacı bulunmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dizelerin temasını ve iletmek istediği duyguyu analiz etmek.
Şiirin aşk, özlem, doğa ve hayal gibi bireysel temaları barındırdığı görülür.
Şiirin içeriksel yönelimini belirlemek ve toplumsal bir mesaj taşıyıp taşımadığını anlamak için.
2
Şiirin dil ve biçim özelliklerini incelemek.
Hece ölçüsünün kullanıldığı, kafiye ve rediflerden faydalanılarak iç ahenk sağlandığı ve dilin imgeli ama akıcı olduğu görülür.
Saf şiir ile toplumcu şiirin ahenk ve biçim anlayışındaki farkları ayırt edebilmek için.
3
Şairin edebi yönelimiyle seçeneklerdeki ifadeleri karşılaştırmak.
Ahmet Muhip Dıranas'ın saf şiir anlayışının temsilcisi olduğu ve bu şiirin toplumcu gerçekçi şiirle ortak bir yönü bulunmadığı tespit edilir.
Dizeler hakkında söylenemeyecek olan yargıyı saptamak için.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi şiirinde saf şiir ve toplumcu gerçekçi şiir anlayışlarının karşılaştırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5789Soru

Tarih bilimi, geçmişte yaşamış insan topluluklarının faaliyetlerini yer ve zaman göstererek, sebep-sonuç ilişkisi içerisinde, belgelere dayanarak objektif bir şekilde inceleyen bir bilim dalıdır. Tarih araştırmacılarının bu bilimsel niteliği koruyabilmeleri için metodolojik kurallara sıkı sıkıya bağlı kalmaları gerekmektedir. Ancak araştırmalarda zaman zaman yöntemsel hatalar yapılabilmekte veya kavramsal yanılgılara düşülebilmektedir.

Buna göre, tarih biliminin yöntem ve özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bilimsel açıdan doğru bir değerlendirmedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tarihsel olaylar kendine has özelliklere sahip olduğundan tekrarlanamaz ve bu nedenle tarih araştırmalarında doğa bilimlerindeki gibi deney yöntemi kullanılamaz.

Cevap

Tarihsel olaylar kendine has özelliklere sahip olduğundan tekrarlanamaz ve bu nedenle tarih araştırmalarında doğa bilimlerindeki gibi deney yöntemi kullanılamaz.
Tarihsel olaylar geçmişte yaşanmış, bitmiş ve kendine özgü (biricik) gelişmelerdir. Bu nedenle fen bilimlerinde olduğu gibi laboratuvar ortamında tekrarlanarak deney ve gözlem yapılması mümkün değildir. Tarihsel olayların bu özelliği bilimsel olarak kesin bir gerçektir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarih biliminin doğasını ve araştırma yöntemini analiz etmek.
Tarih biliminin geçmişte yaşanmış ve tekrarlanamayan insani faaliyetleri incelediği tespit edilir.
Tarihsel olayların biricikliği ve tekrarlanamaz oluşu, fen bilimlerindeki yasa çıkarma ve deney yapma yöntemlerinin tarihte uygulanamayacağını gösterir.
2
Seçeneklerde yer alan kavramsal hataları ve bilimsel yanılgıları incelemek.
Yazı dışı arkeolojik dönemlerde paleografik ve diplomatik kaynak aramaya çalışmanın 'tarih öncesi dönemlerde yazılı kaynak yanılgısına' yol açtığı; geçmişi günümüz değerleriyle yargılamanın ise 'anakronizm' hatası olduğu belirlenir.
Tarih metodolojisine göre her dönem kendi kaynak türü ve kendi dönem koşulları içerisinde objektif olarak incelenmelidir.
3
Doğru bilimsel değerlendirmeyi içeren seçeneği saptamak.
Tarihsel olayların tekrarlanamaz oluşu nedeniyle deney yönteminin kullanılamayacağı bilgisinin bilimsel olarak doğru ve tutarlı olduğu sonucuna ulaşılır.
Tarih metodolojisi kurallarına tam uyum sağlayan ve hiçbir yanılgı barındırmayan tek seçenek budur.

Anahtar Kavram

Tarihsel Olayların Biricikliği ve Deney-Gözlem Yönteminin Uygulanamayışı
Soru 5790Soru

Aşağıda verilen Osmanlı Kuruluş Dönemi padişahları ile onların hükümdarlık dönemlerinde yaşanan siyasi ve askeri gelişmeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Osman Bey
Orhan Bey
I. Murad
I. Mehmed (Çelebi)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Osman Bey, Koyunhisar Savaşı'nın kazanılması ile; Orhan Bey, Karesioğulları Beyliği'nin alınması ile; I. Murad, Rumeli Beylerbeyliği'nin kurulması ile; I. Mehmed, Fetret Devri'ne son verilmesi ile eşleşmektedir.
Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde; Osman Bey Koyunhisar Savaşı ile ilk Bizans zaferini elde etmiş, Orhan Bey Karesioğulları'nı alarak denizcilik faaliyetlerini başlatmış, I. Murad sınırların Balkanlar'da genişlemesi üzerine Rumeli Beylerbeyliği'ni kurmuş, I. Mehmed ise Fetret Devri'ni sonlandırarak birliği yeniden tesis etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Osman Bey dönemi siyasi gelişmelerinin incelenmesi
Osman Bey ile Koyunhisar Savaşı'nın kazanılması eşleşir.
Bizans'a karşı kazanılan bu ilk zafer Osman Bey dönemine aittir.
2
Orhan Bey dönemi siyasi gelişmelerinin incelenmesi
Orhan Bey ile Karesioğulları Beyliği'nin alınması eşleşir.
Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı'ya katılması ve denizciliğin başlaması Orhan Bey döneminde gerçekleşmiştir.
3
I. Murad dönemi askeri ve idari teşkilatlanmasının incelenmesi
I. Murad ile Rumeli Beylerbeyliği'nin kurulması eşleşir.
Balkanlar'daki sınırların hızla büyümesi üzerine Rumeli Beylerbeyliği I. Murad döneminde kurulmuştur.
4
I. Mehmed dönemi gelişmelerinin incelenmesi
I. Mehmed ile Fetret Devri'ne son verilmesi eşleşir.
Fetret Devri'ne son vererek devletin ikinci kurucusu kabul edilen padişah I. Mehmed'dir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti Kuruluş Dönemi padişahlarının (Osman Bey, Orhan Bey, I. Murad, I. Mehmed) en belirgin siyasi ve askeri faaliyetleri.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5791Soru

Aşağıda verilen edebi akım özellikleri ile bu özelliklerin ait olduğu kavram veya sanatçıları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dış dünyanın nesnel ve betimleyici bir yaklaşımla, şiirde adeta bir resim gibi (pitoresk) canlandırılması.
Şiirde açıklık yerine kapalılığın, sözcüklerin anlam değerinden çok müzikalitesinin ve çağrışım gücünün önemsenmesi.
"Kötülük Çiçekleri" (Les Fleurs du Mal) adlı eseriyle sembolizmin kurucusu ve en önemli temsilcilerinden biri kabul edilen Fransız şair.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci öncül Parnasizm ile, ikinci öncül Sembolizm ile, üçüncü öncül ise Charles Baudelaire ile eşleşmektedir.
Dış dünyayı nesnel bir yaklaşımla ve resim çizer gibi yansıtma (pitoresk) ilkesi parnasizme aittir. Anlam kapalılığı, musiki ve çağrışım gücü ise sembolizmin temel taşıdır. Dünya edebiyatında sembolizmin en büyük öncülerinden olan ve 'Kötülük Çiçekleri' eserini yazan şair ise Charles Baudelaire'dir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci maddedeki resimsel betimleme (pitoresk) ve nesnellik ifadelerini analiz etmek.
Bu kavramların şiirde gerçekçiliği temsil eden parnasizm akımına ait olduğu tespit edilir.
Parnasizm, realizmin şiire yansımasıdır ve nesnel tasvirlere dayanır.
2
İkinci maddedeki anlam kapalılığı, musiki ve çağrışım kavramlarını incelemek.
Bu özelliklerin sembolizm akımıyla ilişkili olduğu belirlenir.
Sembolist şairler şiirde musikiye ve anlam kapalılığına büyük değer verirler.
3
Üçüncü maddedeki 'Kötülük Çiçekleri' adlı eserin yazarını belirlemek.
Eserin yazarının Charles Baudelaire olduğu ve kendisinin sembolizmin kurucularından olduğu sonucuna varılır.
Charles Baudelaire, sembolist estetiğin temellerini atan dünya edebiyatı şairidir.

Anahtar Kavram

Parnasizm ve Sembolizm akımlarının temel ilkeleri ile temsilcileri.
Soru 5792Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki yönelimler ile bu yönelimlerin belirgin özellikleri aşağıda verilmi��tir. Buna göre, sol sütundaki şiir anlayışlarını sağ sütundaki uygun açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Saf (Öz) Şiir
Toplumcu Gerçekçi Şiir
Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Saf (Öz) Şiir ile sanat sanat içindir anlayışını, ahengi ve estetik olgunluğu öne çıkaran açıklama eşleşir. Toplumcu Gerçekçi Şiir ile ideolojik söylemi, sınıfsal sorunları ve serbest nazmı öne çıkaran açıklama eşleşir. Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını S��rdüren Şiir ile de sade dille, hece ölçüsüyle Anadolu ve memleket sevgisini işleyen açıklama eşleşir.
Saf (Öz) Şiir estetik kaygı ve bireyselliği; Toplumcu Gerçekçi Şiir sınıfsal mücadeleyi ve serbest nazmı; Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir ise hece ölçüsüyle vatan-millet sevgisini ve Anadolu'yu işler. Eşleştirmeler bu temel ilkeler üzerine kuruludur.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci kavram olan 'Saf (Öz) Şiir' incelenir.
Bu anlayışın estetik tavrı, ahengi ve bireysel temaları öne çıkardığı bilinir. Dolayısıyla sağ sütundaki 'Sanat sanat içindir anlayışıyla hareket edip ahenk, biçim ve estetik olgunluğa odaklanarak bireysel temaları işleme.' ifadesiyle eşleştiği belirlenir.
Saf şiirin temel hedefi, şiiri ideolojiden arındırıp sadece estetik bir değer olarak ortaya koymaktır.
2
Sol sütundaki ikinci kavram olan 'Toplumcu Gerçekçi Şiir' incelenir.
Bu anlayışın toplumsal fayda, işçi-köylü hakları, ideolojik söylemler ve serbest ölçüyle karakterize olduğu hatırlanır. Dolayısıyla sağ sütundaki 'Şiirde ideolojik söylemi, toplumsal mücadeleyi ve sınıfsal sorunları öne çıkararak genellikle serbest nazım biçimlerini kullanma.' ifadesiyle eşleştiği belirlenir.
Toplumcu gerçekçiler, edebiyatı toplumu dönüştürme ve ideolojik bilinç kazandırma aracı olarak görürler.
3
Sol sütundaki üçüncü kavram olan 'Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir' incelenir.
Bu yönelimin vatan sevgisi, Anadolu insanı, sade dil ve hece veznine dayandığı hatırlanır. Dolayısıyla sağ sütundaki 'Sade Türkçe ve hece ölçüsüyle Anadolu coğrafyasını, memleket sevgisini, vatan ve millet değerlerini şiirin merkezine alma.' ifadesiyle eşleştiği belirlenir.
Millî Edebiyat zevk ve anlayışını sürdürenlerin önceliği, halk edebiyatı kaynaklarından beslenerek yerli ve millî bir edebiyat üretmektir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki temel anlayışların (Saf Şiir, Toplumcu Şiir, Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir) ayırt edici tematik ve biçimsel özellikleri.
Soru 5793Soru

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nden itibaren Balkanlar'da kalıcı bir hâkimiyet kurmasında askeri zaferlerin yanı sıra idari, hukuki ve sosyal politikalar da önemli bir rol oynamıştır. Bu doğrultuda, fethedilen bölgelerdeki gayrimüslim halkın inançlarına, dillerine ve geleneklerine saygı gösterilerek onların devlete olan bağlılığının artırılması amaçlanmıştır.

Osmanlı Devleti'nin uyguladığı ve 'hoşgörü/ısındırma' esasına dayanan bu politika aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İstimalet politikası

Cevap

İstimalet politikası
Osmanlı Devleti'nin fethettiği topraklardaki gayrimüslim halkı din, vicdan ve yaşam tarzı yönünden özgür bırakarak adalete dayalı bir yönetim sunması ve böylece onların devlete bağlılığını kazanması 'istimalet politikası' olarak adlandırılır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta açıklanan politikanın temel niteliğini belirlemek
Politikanın 'gayrimüslim halkın inanç ve kültürüne saygı gösterilmesi' ve 'hoşgörü' ilkelerine dayandığı tespit edilmiştir.
Osmanlı Devleti'nin fetihleri kalıcı kılmak için uyguladığı iki ana politikadan biri olan istimalet, kelime anlamı olarak da 'hoşgörü ve meylettirme' anlamına gelir.
2
Seçeneklerdeki kavramları analiz ederek doğru eşleştirmeyi yapmak
Nüfus yerleştirmeyi amaçlayan iskân politikası elenmiş, hoşgörü esasına dayanan istimalet politikası doğru cevap olarak belirlenmiştir.
İskân ve istimalet kavramları sıkça karıştırılmaktadır; ancak iskân nüfus yerleştirmeyi, istimalet ise dini ve kültürel hoşgörüyü temsil eder.

Anahtar Kavram

İstimalet Politikası
Tahmini Süre:45s
Soru 5794Soru

Aşağıda verilen Eski Yunan ve Latin edebiyatı sanatçılarını, bu sanatçılara ait açıklama veya eserlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Homeros
Sophokles
Çiçero

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Homeros şairi İlyada ve Odysseia destanlarıyla; Sophokles oyun yazarı Kral Oidipus tragedyasıyla; ��içero ise Latin edebiyatındaki söylev (hitabet) çalışmalarıyla eşleşir.
Homeros, İlyada ve Odysseia destanlarıyla epik şiirin; Sophokles, Kral Oidipus tragedyasıyla tiyatronun; Çiçero ise söylevleriyle hitabetin temsilcileridir. Bu nedenle doğru eşleştirmeler sırasıyla Homeros-destan açıklaması, Sophokles-trajedi açıklaması ve Çiçero-söylev açıklaması şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Homeros'un edebi kimliğini belirleme
Homeros, İlyada ve Odysseia adlı epik destanların yaratıcısı olarak bilinir; bu nedenle destanları içeren açıklamayla eşleşir.
Sanatçı-eser/tür ilişkisini kurmak.
2
Sophokles'in edebi kimliğini belirleme
Sophokles, trajedi türünün öncüsü olup Kral Oidipus adlı eseri yazmıştır; bu yüzden trajedi ve bu eseri içeren açıklamayla eşleşir.
Sanatçıyı tiyatro alanındaki eseriyle ilişkilendirmek.
3
Çiçero'nun edebi kimliğini belirleme
Çiçero, Roma (Latin) edebiyatında hitabet türünün zirvesidir; bu doğrultuda söylev ustası olduğunu belirten açıklamayla eşleşir.
Latin edebiyatındaki söylev türünün temsilcisini saptamak.

Anahtar Kavram

Eski Yunan ve Latin edebiyatı sanatçılarının temsil ettiği türler ve önemli eserleri
Soru 5795Soru

1856 Paris Antlaşması'nda alınan bazı kararlar ile bu kararların Osmanlı Devleti açısından doğrudan sonuçlarını veya ifade ettiği anlamları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Osmanlı Devleti'nin Avrupa devletler hukukundan yararlanabilmesi kararı
Osanglı Devleti'nin Karadeniz'de donanma ve tersane bulundurmasının yasaklanması kararı
Osmanlı Devleti'nin ilan ettiği Islahat Fermanı'na antlaşma metninde yer verilmesi kararı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Paris Antlaşması kararlarının doğru eşleşmesi şu şekildedir: Avrupa hukukundan yararlanma kararı Osmanlı Devleti'nin Avrupa devleti sayılmasıyla; Karadeniz'de donanma yasağı savaştan galip çıkılmasına rağmen yenik devlet muamelesi görülmesiyle; Islahat Fermanı'nın antlaşmada yer alması ise iç işlerine karışılmasına zemin hazırlanmasıyla eşleşir.
Doğru eşleştirmede, Avrupa hukukundan yararlanma kararı ilk kez bir Avrupa devleti sayılmayla; donanma bulundurma yasağı galipken yenik muamele görmeyle; Islahat Fermanı'nın dahil edilmesi ise iç işlerine müdahale edilmesine fırsat verilmesiyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Avrupa devletler hukukundan yararlanma kararı ile bunun uluslararası statüye etkisini ilişkilendirin.
Bu karar Osmanlı Devleti'nin ilk kez resmen bir Avrupa devleti statüsüne yükseldiğini ifade eder.
Osmanlı Devleti'nin Batı dünyasıyla bütünleşme ve topraklarını koruma çabasının hukuki yansımasıdır.
2
Karadeniz'in tarafsızlığı ve donanma yasağı kararının askeri ve siyasi yansımasını belirleyin.
Bu yasak, Osmanlı Devleti'nin savaşı kazanan tarafta yer almasına rağmen antlaşmada yenik muamele gördüğünü ortaya koyar.
Kendi egemenlik alanı olan Karadeniz'de savunma haklarının kısıtlanması bağımsızlık ilkesiyle çelişmektedir.
3
Islahat Fermanı'nın antlaşma metninde yer almasının egemenlik haklarına etkisini çözümleyin.
Bu durum, Avrupalı devletlerin azınlık haklarını bahane ederek Osmanlı iç işlerine yasal olarak müdahale etmelerine zemin hazırlamıştır.
İç hukukta yapılan bir reformun uluslararası bir belgeye dahil edilmesi, fermanın takibini ve denetimini yabancı devletlerin tekeline bırakmıştır.

Anahtar Kavram

1856 Paris Antlaşması Maddelerinin Osmanlı Devleti Açısından Yorumlanması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5796Soru

Aşağıda verilen Uygur Devleti ile ilgili kavramları ve bu kavramlara ait açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bögü Kağan
Karabalgasun Yazıtı
Ordubalık
Maniheizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bögü Kağan hükümdarla, Karabalgasun Yazıtı üç dilli yazılı kaynakla, Ordubalık kurulan ilk başkentle ve Maniheizm ise askeri özellikleri zayıflatan dinle eşleşir.
Bögü Kağan, Mani dinini kabul eden hükümdardır; Karabalgasun Yazıtı, bu süreci anlatan yazılı kaynaktır; Ordubalık, ilk yerleşik başkenttir; Maniheizm ise askeri özellikleri zayıflatan inançtır.

Adım Adım Çözüm

1
Bögü Kağan kavramının rolünü belirlemek.
Mani dinini resmi din olarak ilan eden hükümdar olduğu belirlenmiştir.
Bögü Kağan'ın din değiştirme sürecindeki öncülüğünü doğrulamak.
2
Karabalgasun Yazıtı'nın niteliğini tespit etmek.
Uygurların din değiştirme sürecini ve tarihini üç dilde (Türkçe, Sogdca, Çince) anlatan yazıt olduğu bulunmuştur.
Uygur tarih yazıcılığının en önemli kaynağını eşleştirmek.
3
Ordubalık kentinin önemini tanımlamak.
Surlarla çevrili ilk yerleşik Uygur başkenti olduğu tespit edilmiştir.
Yerleşik hayatın mimari ve şehircilik boyutunu yansıtan kavramı eşleştirmek.
4
Maniheizm inancının etkilerini analiz etmek.
Savaşmayı ve et yemeyi yasaklayarak askeri yapıyı zayıflatan inanç sistemi olduğu bulunmuştur.
Din değişiminin toplumsal ve askeri yapıda yarattığı dönüşümü ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Uygur Devleti'nin kültür tarihi, inanç yapıları, mimari gelişmeleri ve yazılı kaynakları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5797Soru

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde farklı yönelimleri (Saf Şiir, Toplumcu Şiir, Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir) temsil eden aşağıdaki sanatçıları, şiir anlayışları ve sanatsal yönelimlerini yansıtan açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cahit Sıtkı Tarancı
Rıfat Ilgaz
Kemalettin Kamu
Necip Fazıl Kısakürek

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cahit Sıtkı Tarancı - Şiirlerinde ölüm, yaşama sevinci ve yalnızlık temalarını merkezîleştirerek hecenin olanaklarıyla musikiyi yakalamaya çalışan saf şiir temsilcisi; Rıfat Ilgaz - Toplumcu gerçekçi şiir anlayışıyla ezilen kitlelerin, işçilerin ve yoksul öğrencilerin yaşamını serbest yapıyla yansıtan sanatçı; Kemalettin Kamu - Memleket edebiyatı anlayışı doğrultusunda gurbet ve Anadolu coğrafyasını lirik-pastoral bir duyarlıkla işleyen şair; Necip Fazıl Kısakürek - Şiirlerinde madde-ruh çatışmasını, insanın metafizik arayışlarını ve iç dünyasındaki mistik ürpertileri yansıtan sanatçı.
Cahit Sıtkı Tarancı ölüm ve yaşama sevinci temalarıyla saf şiiri; Rıfat Ilgaz ezilen kitleleri anlatan toplumcu şiiri; Kemalettin Kamu gurbet temasını işleyen memleketçi şiiri; Necip Fazıl ise metafizik ve mistik unsurları barındıran saf şiiri yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Sanatçıların ait oldukları edebî akımları ve şiir anlayışlarını belirleme.
Cahit Sıtkı Tarancı ve Necip Fazıl Kısakürek 'Saf Şiir'; Rıfat Ilgaz 'Toplumcu Şiir'; Kemalettin Kamu ise 'Millî Edebiyat Zevk ve Anlayışını Sürdüren Şiir' grubuna dahildir.
Eşleştirme sürecinde sanatçıların genel poetikalarından yola çıkarak doğru gruplandırma yapılması gerekir.
2
Sanatçıların eserlerinde öne çıkan özgün tema, motif ve lakapları eşleştirme.
Necip Fazıl'ın 'Kaldırımlar şairi' lakabı ve 'metafizik ürperti' vurgusu; Cahit Sıtkı'nın 'ölüm ve yaşama sevinci' temaları; Rıfat Ilgaz'ın 'toplumcu gerçekçi sınıf bilinci'; Kemalettin Kamu'nun 'gurbet' teması eşleştirilir.
Her sanatçının poetikasını diğerlerinden ayıran belirgin kavramlar doğru eşleşmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk Şiirinde Şair-Yönelim Eşleştirmesi
Soru 5798Soru

Orta Çağ'da Musevilik (Yahudilik) dinini benimseyen tek Türk devleti aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hazarlar

Cevap

Hazarlar
Hazarlar, tarihte Musevilik (Yahudilik) dinini resmi bir devlet dini olarak kabul edip uygulayan tek Türk devletidir. Hazar hakanı ve saray çevresi bu dini benimsemiştir, ancak halk arasında geniş bir inanç özgürlüğü bulunmaktaydı.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde yer alan Türk devletlerinin ve topluluklarının benimsedikleri dini inançları tespit etmek.
Avarlar ve Peçeneklerin Hıristiyanlığı, Karlukların İslamiyet'i, Kırgızların Gök Tanrı inancını, Hazarların ise Museviliği benimsediği bilinmektedir.
Tarihi olguları karşılaştırarak doğru eşleştirmeyi bulmak.
2
Museviliği resmi olarak benimseyen tek Türk devletini bulmak.
Tarihte Museviliği benimseyen tek Türk devletinin Hazarlar olduğu saptanmıştır.
Sorunun doğrudan doğruya bu bilgiyi talep etmesi.

Anahtar Kavram

Hazarların Museviliği benimseyen tek Türk devleti olması
Soru 5799Soru

Cumhuriyet Dönemi toplumcu ger��ekçi Türk edebiyatında eserlerin kurgusu, seçilen coğrafi mekânın sosyo-ekonomik yapısıyla doğrudan ilişkilidir. Aşağıda verilen toplumcu gerçekçi romanları, bu eserlerdeki coğrafi mekân ve tematik odak açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cemo
Sağırdere
Bir Karış Toprak
Bereketli Topraklar Üzerinde

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cemo romanı Dersim bölgesindeki feodal yapıyı ve Memo ile Senem karakterlerini; Sağırdere romanı Çankırı Yamören köyünden İstanbul'a giden Mustafa'nın gurbet mücadelesini; Bir Karış Toprak romanı Ege Menderes Vadisi'ndeki toprak kavgalarını; Bereketli Topraklar Üzerinde romanı ise Çukurova'da İflahsızın Yusuf, Köse Hasan ve Pehlivan Ali'nin mevsimlik işçilik dramını yansıtır.
Doğru eşleştirmede Cemo, Doğu Anadolu coğrafyasındaki feodal yapıyı yansıtmasıyla; Sağırdere, Çankırı Yamören köyünden İstanbul'a göçen Mustafa'nın gurbet dramıyla; Bir Karış Toprak, Ege Menderes Vadisi'ndeki toprak mücadelesiyle; Bereketli Topraklar Üzerinde ise Çukurova'daki mevsimlik işçilerin sömürü düzeniyle ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve temel konularını belirleme
Cemo'nun Kemal Bilbaşar'a, Sağırdere'nin Kemal Tahir'e, Bir Karış Toprak'ın Samim Kocagöz'e, Bereketli Topraklar Üzerinde'nin ise Orhan Kemal'e ait toplumcu gerçekçi eserler olduğu tespit edilir.
Soruda verilen eserlerin hangi yazara ait olduğunu ve genel izleklerini bilmek doğru eşleştirmeyi yapmanın ilk adımıdır.
2
Coğrafi mekân ve karakter eşleştirmelerini gerçekleştirme
Dersim/Memo/Senem ögelerinin Cemo ile; Yamören/Mustafa ögelerinin Sağırdere ile; Menderes Vadisi/toprak edinme konusunun Bir Karış Toprak ile; Çukurova/İflahsızın Yusuf/Pehlivan Ali ögelerinin Bereketli Topraklar Üzerinde ile örtüştüğü görülür.
Toplumcu gerçekçi eserlerde mekân (Çukurova, Ege, Doğu Anadolu, Çankırı) ve bu mekânlarda yaşayan/çalışan tipik karakterler eserin kimliğini oluşturur.
3
Doğru eşleşme çiftlerini bir araya getirme
Belirlenen ilişkiler doğrultusunda sol sütundaki her bir roman sağ sütundaki uygun tematik ve coğrafi açıklamayla eşleştirilir.
Tüm eşleştirmelerin doğruluğu kontrol edilerek nihai yanıta ulaşılır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi Türk romanlarında mekân, karakter ve sosyo-ekonomik çatışma ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5800Soru

Uygur Devleti döneminde yaşanan dinî, kültürel, sanatsal ve hukuki gelişmelerle ilgili aşağıda verilen terim ve kaynakları, bunlara ait doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bedizci
Karabalgasun Yazıtı
Bögü Kağan
Yarlıg

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bedizci terimi fresk yapan ressamlarla, Karabalgasun Yazıtı Mani dininin kabulünü anlatan üç dilli anıtla, Bögü Kağan bu dini resmi olarak kabul eden hükümdarla, yarlıg ise kağanın hukuki buyruklarıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; tapınak ressamları bedizci ile, Mani dininin kabul süreci Karabalgasun Yazıtı ile, dini resmi hale getiren hükümdar Bögü Kağan ile, hukuki yasa niteliğindeki kağan buyrukları ise yarlıg terimiyle doğru biçimde bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Bedizci teriminin Uygur kültüründeki karşılığını belirlemek.
Uygurların yerleşik hayata geçmesiyle gelişen tapınak mimarisinde duvarları süsleyen ressamların bu isimle anıldığı belirlenir.
Göçebe sanattan yerleşik sanata geçişin mesleki yansımasını saptamak.
2
Karabalgasun Yazıtı'nın tarihsel önemini ve içeriğini incelemek.
Yazıtın Maniheizm'in kabulünü ve kurallarını anlatan üç dilli (Türkçe, Sogdca, Çince) anıt olduğu tespit edilir.
Uygur yazılı kaynaklarının dinî değişimle ilişkisini ortaya koymak.
3
Bögü Kağan'ın tarihsel rolünü analiz etmek.
Çin seferi (Lo-yang) sonrasında Mani dinini ülkeye taşıyarak resmi din ilan eden ve yerleşik hayata geçişi hızlandıran kağan olduğu doğrulanır.
Dinî dönüşümün siyasi ve kurumsal öncüsünü belirlemek.
4
Yarlıg kavramının Türk hukuk tarihindeki yerini saptamak.
Yarlıg teriminin kağanın yasal düzenlemelerini ve emirlerini içeren resmi buyruklar olduğu belirlenir.
Uygurlarda yazılı hukuk vesikalarının idari ve yasal dayanağını tanımlamak.

Anahtar Kavram

Uygur Devleti'nde yerleşik hayata geçiş, Mani dininin kabulü ve bu süreçte ortaya çıkan sanatsal, yazılı ve hukuki dönüşümler.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 290 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin