Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5801Soru

Bir araştırmacının, Göbeklitepe'de yapılan kazılarda ortaya çıkarılan Neolitik Dönem'e ait dikili taşlar ve üzerindeki hayvan kabartmaları üzerine yapacağı bilimsel bir araştırmada izlemesi gereken yöntem basamakları aşağıda karışık olarak verilmiştir:

I. Elde edilen buluntuların ait olduğu katmanların ve üzerindeki figürlerin dönemin inanç sistemini yansıtmada ne ölçüde yeterli veriye sahip olduğunun analiz edilmesi
II. Kazı alanından elde edilen taş aletlerin, kemik kalıntılarının ve dikili taşların sınıflandırılarak araştırmaya uygun hale getirilmesi
III. Karbon-14 yöntemiyle yapılan yaş tayini sonuçlarının ve arkeolojik bulguların güvenilirliğinin, elde edilen diğer verilerle karşılaştırılarak denetlenmesi
IV. Göbeklitepe kazı raporlarının, arkeolojik buluntu envanterlerinin ve ilgili bilimsel yayınların taranarak kaynakların bir araya getirilmesi
V. Güvenilirliği kanıtlanan ve çözümlenen tüm yazısız bulguların neden-sonuç ilişkisi çerçevesinde sentezlenerek özgün bir tarihi anlatı haline getirilmesi

Bu araştırmacının bilimsel araştırma yöntemlerine uygun hareket edebilmesi için yukarıdaki adımları hangi sırayla gerçekleştirmesi gerekir?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Araştırmacının izlemesi gereken doğru yöntem sırası: Göbeklitepe kazı raporlarının ve ilgili yayınların taranması (Tarama - IV), buluntuların sınıflandırılması (Tasnif - II), buluntuların yeterliliğinin analiz edilmesi (Tahlil - I), Karbon-14 ve diğer verilerin karşılaştırılarak denetlenmesi (Tenkit - III) ve son olarak tüm verilerin sentezlenerek tarihi bir anlatıya dönüştürülmesidir (Terkip - V).
Tarih metodolojisinde araştırmanın aşamaları sırasıyla tarama (kaynak arama), tasnif (sınıflandırma), tahlil (çözümleme), tenkit (eleştiri) ve terkip (sentez) şeklinde gerçekleşir. Soru kökündeki Göbeklitepe araştırması Neolitik Dönem'e (yazısız dönem) ait olduğu için araştırmacının yazısız kaynakları (arkeolojik kalıntılar, Karbon-14 yaş tayinleri) bu bilimsel basamaklara uygun olarak sırasıyla IV - II - I - III - V şeklinde izlemesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaynak Tarama Basamağının Belirlenmesi
Araştırma konusuna dair mevcut kazı raporları ve envanterler taranarak kaynaklar toplanır (IV numaralı öncül).
Tarih araştırmalarının ilk adımı kaynak aramadır.
2
Kaynak Tasnif Basamağının Belirlenmesi
Toplanan buluntular ve veriler zamana, mekana veya konuya göre sınıflandırılır (II numaralı öncül).
Sistematik bir inceleme için verilerin sınıflandırılması gerekir.
3
Kaynak Tahlil Basamağının Belirlenmesi
Sınıflandırılan verilerin araştırmanın amacına hizmet edip etmediği ve yeterliliği çözümlenir (I numaralı öncül).
Toplanan bilgilerin amaca uygunluğunun tespit edilmesi gerekir.
4
Kaynak Tenkit Basamağının Belirlenmesi
Buluntuların yaş tayini ve doğruluğu, diğer kanıtlarla karşılaştırılarak eleştirilir (III numaralı öncül).
Tarih yazımında en önemli aşamalardan biri bilgilerin güvenilirliğini denetlemektir.
5
Kaynak Terkip Basamağının Belirlenmesi
Doğruluğu tescillenen tüm yazısız veriler birleştirilerek sentez yapılır (V numaralı öncül).
Araştırmanın nihai hedefi olan özgün anlatının oluşturulması bu son adımda gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Tarih araştırmalarında yöntem basamakları sırasıyla Tarama, Tasnif, Tahlil, Tenkit ve Terkip şeklindedir. Tarih öncesi dönemlerin araştırılmasında yazısız kaynaklar kullanılır.
Soru 5802Soru

Disiplin ve otoriteyi hayatının tek gayesi hâline getiren başkişi, göçmen olarak geldiği Adana'daki bir çırçır fabrikasında gece bekçisi olarak çalışmaya başlar. Kendisine verilen yetkiyi kraldan çok kralcı bir tavırla kullanan kahraman; hem mesai arkadaşlarını hem de öz kızlarını amansızca denetler. Görev aşkı ile insani duygular arasında sıkışıp kalan bu karakterin trajikomik öyküsünü sunan yazar; Çukurova'daki sanayileşmeyi, işçi-işveren ilişkilerini ve yoksulluğu toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla gözler önüne serer.

Bu parçada söz edilen eser ve yazarı aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Murtaza - Orhan Kemal

Cevap

Murtaza - Orhan Kemal
Parçada söz edilen ve Adana'daki bir çırçır fabrikasında çalışan otoriter gece bekçisinin görev bilinci ile toplumsal gerçeklerin çatışmasını ele alan eser Murtaza, yazarı ise Orhan Kemal'dir. Eser, toplumcu gerçekçi edebiyatın en önemli karakter romanlarından biri olup sanayileşme sürecindeki Çukurova işçi ve göçmen sınıfının yaşamını başarıyla yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen ipuçlarını analiz etme
Metinde geçen 'Adana'daki bir çırçır fabrikası', 'gece bekçisi', 'kraldan çok kralcı bekçi kahramanı' ve 'kendi kızlarını bile denetleme' gibi ifadeler belirlenmiştir.
Bu unsurlar, edebiyatımızdaki çok ünlü bir karakter ve eserle doğrudan ilişkilidir.
2
Eserin karakterini ve konusunu eşleştirme
Belirlenen bu özellikler, Türk edebiyatında Orhan Kemal'in kaleme aldığı ünlü 'Murtaza' karakterini ve aynı adı taşıyan romanı işaret etmektedir.
Çukurova'nın sanayileşmesi, işçi sınıfı sorunları ve bekçi Murtaza'nın vazife aşkı romanın ana omurgasını oluşturur.
3
Diğer seçeneklerin elenmesi
Kemal Tahir (Devlet Ana - tarih), Fakir Baykurt (Kaplumbağalar - köy yaşamı), Kemal Bilbaşar (Cemo - Doğu Anadolu/feodalizm) ve Necati Cumalı (Tütün Zamanı - Ege/tütüncülük) eserleri konuları yönünden parçayla uyuşmadığı için elenmiştir.
Doğru yazar-eser ikilisinin teyit edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanlarında yer alan eserlerin konuları, mekanları, karakterleri ve yazarları arasındaki ilişkiler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5803Soru

Yazının icadından önceki dönemleri kapsayan tarih öncesi çağlar hakkında araştırma yapan bir tarihçi, bu dönemde yazılı kaynaklar bulunmadığı için yazısız belgelerden ve çeşitli bilim dallarından yararlanmak durumundadır.

Buna göre, tarih öncesi bir yerleşim yerindeki yaşamı aydınlatmak isteyen bir araştırmacının aşağıdaki bilim dallarından hangisinden yararlanması beklenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Arkeoloji

Cevap

Arkeoloji bilim dalı
Arkeoloji, toprak veya su altında kalmış geçmiş kültürlere ait maddi kalıntıları kazı yöntemiyle ortaya çıkaran bilim dalıdır. Tarih öncesi çağlar yazısız dönemler olduğu için, bu dönemlere ait bilgilere ancak insanların geride bıraktığı araç gereç, silah, çanak çömlek gibi yazısız maddi kalıntıların incelenmesiyle ulaşılabilir. Bu nedenle arkeoloji, tarih öncesi devirlerin aydınlatılmasında en temel ve en önemli bilim dalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Tarih öncesi dönemlerin temel özelliğini (yazının bulunmaması) tespit etmek.
Tarih öncesi devirlerde yazılı hiçbir belgenin, paranın veya kitabenin bulunamayacağı sonucuna ulaşılır.
Tarih öncesi çağlar, yazının icadından önceki dönemi kapsadığı için bu dönemle ilgili araştırmalarda yazılı kaynaklar kullanılamaz.
2
Seçeneklerdeki bilim dallarını inceleyerek yazısız kaynakları (maddi kültür kalıntılarını) inceleyen bilim dalını belirlemek.
Arkeoloji biliminin toprak veya su altındaki maddi kültür kalıntılarını kazı yoluyla ortaya çıkardığı ve yazısız dönemleri aydınlattığı görülür.
Yazısız dönemin yegane bilgi kaynağı olan araç, gereç ve eşyaları incelemek için kazı bilimi olan arkeolojiye başvurulmalıdır.

Anahtar Kavram

Tarih öncesi çağların araştırılmasında kullanılan yazısız kaynaklar ve arkeoloji biliminin önemi
Soru 5804Soru

Çukurova'ya daha iyi yaşam koşulları bulmak ve çalışmak amacıyla gelen Köse Hasan, Pehlivan Ali ve İflahsızın Yusuf adlı üç arkadaşın ağır iş şartları altındaki mücadelesini ve uğradıkları sömürüyü anlatan *Bereketli Topraklar Üzerinde* adlı toplumcu gerçekçi romanın yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Orhan Kemal

Cevap

Orhan Kemal
Bereketli Topraklar Üzerinde romanı; tarım işçilerinin Çukurova'daki ağır yaşam mücadelesini, Köse Hasan, Pehlivan Ali ve İflahsızın Yusuf karakterleri üzerinden ele alan toplumcu gerçekçi bir başyapıttır ve Orhan Kemal tarafından kaleme alınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada geçen Köse Hasan, Pehlivan Ali ve İflahsızın Yusuf karakterlerinin ve tarım işçilerinin Çukurova'daki sömürüsünü ele alan yapıtın belirlenmesi.
Bu unsurların Türk edebiyatında Bereketli Topraklar Üzerinde adlı romana ait olduğu saptanır.
Eserin olay örgüsü ve karakter kadrosu üzerinden doğru esere ulaşmak.
2
Elde edilen Bereketli Topraklar Üzerinde romanının yazarının belirlenmesi.
Romanın, Türk edebiyatında toplumcu gerçekçiliğin en önemli isimlerinden Orhan Kemal'e ait olduğu bulunur.
YKS müfredatında yer alan klasik eser-yazar eşleştirmesini tamamlamak.

Anahtar Kavram

Toplumcu Gerçekçi Roman ve Yazar Eşleştirmesi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5805Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Cumhuriyet Dönemi Türk şairlerini, sa�� sütundaki benimsedikleri şiir anlayışlarının temel özelliklerini yansıtan tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Necip Fazıl Kısakürek
Rıfat Ilgaz
Kemalettin Kamu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Necip Fazıl Kısakürek biçimci ve metafizik odaklı saf şiir tanımıyla; Rıfat Ilgaz toplumsal sorunları ve sınıfsal mücadeleyi serbest nazımla işleyen toplumcu gerçekçi şiir tanımıyla; Kemalettin Kamu ise Anadolu ve gurbet temalarını hece ölçüsüyle işleyen memleketçi şiir tanımıyla eşleşmektedir.
Necip Fazıl Kısakürek biçimsel kusursuzluk ve metafizik arayışları işleyen saf şiirle; Rıfat Ilgaz sınıfsal meseleleri serbest nazımla yansıtan toplumcu gerçekçi şiirle; Kemalettin Kamu ise Anadolu ve gurbeti heceyle aktaran memleketçi şiir anlayışıyla uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sanatçıların edebi kimliklerinin ve yöneldikleri şiir hareketlerinin belirlenmesi
Necip Fazıl Kısakürek'in saf şiir anlayışına, Rıfat Ilgaz'ın toplumcu gerçekçi şiire, Kemalettin Kamu'nun ise Milli Edebiyat zevk ve anlayışını sürdüren memleketçi şiire mensup olduğu belirlenir.
Şairlerin edebi yönelimleri, şiirlerinin hem içerik hem de biçim özelliklerini doğrudan tayin eder.
2
Sağ sütunda yer alan tanımların hangi şiir anlayışlarını ifade ettiğinin saptanması
Mistik ve biçim odaklı birinci tanımın saf şiire; sınıfsal ve serbest nazımlı ikinci tanımın toplumcu şiire; memleketçi ve hececi üçüncü tanımın ise Milli Edebiyat zevkini sürdüren şiire ait olduğu tespit edilir.
Her şiir akımının kendine has üslup, biçim ve tema özellikleri tanımların ayırt edilmesini sağlar.
3
Belirlenen şairler ile ilgili tanımların eşleştirilmesi
Necip Fazıl Kısakürek ile birinci tanım, Rıfat Ilgaz ile ikinci tanım, Kemalettin Kamu ile üçüncü tanım eşleştirilerek doğru sıralama tamamlanır.
Sanatçıların edebi pratikleri ile ait oldukları hareketlerin kuramsal sınırları mükemmel bir uyum içerisindedir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Şiir Eğilimleri ve Temsilcileri
Soru 5806Soru

Uygur Devleti’nde Maniheizm’in benimsenmesi ve yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte, hükümdarlar geleneksel 'Kağan' unvanının yanı sıra 'Tengride Kut Bulmuş', 'Ay Tengri' ve 'Kün Tengri' gibi unvanlar kullanmaya başlamışlardır. Ayrıca yerleşik yaşamın güçlenmesiyle hükümdarlara 'kutsal hükümdar, kut sahibi' anlamına gelen 'İdi-kut' unvanı da verilmiştir.

Bu durum, Uygurlar ile ilgili aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaşanan dini ve sosyo-kültürel değişimlerin, geleneksel egemenlik anlayışı ve devlet protokolüne yansıdığının

Cevap

Yaşanan dini ve sosyo-kültürel değişimlerin, geleneksel egemenlik anlayışı ve devlet protokolüne yansıdığının
Yaşanan dini ve sosyo-kültürel değişimlerin, geleneksel egemenlik anlayışı ve devlet protokolüne yansıdığını ifade eden seçenek doğrudur. Çünkü Maniheizm'in kabulü ve yerleşik hayata geçilmesiyle birlikte hükümdarlar geleneksel kut anlayışını tamamen terk etmek yerine yeni dini kavramlarla harmanlamış ve bunu unvanlarına yansıtmışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen hükümdar unvanlarındaki değişimleri analiz etmek.
Hükümdarların geleneksel 'Kağan' unvanının yanına 'Ay Tengri', 'Kün Tengri' ve yerleşik yaşamla birlikte 'İdi-kut' gibi yeni unvanlar ekledikleri görülmüştür.
Unvanlardaki bu değişimin hangi faktörlerden kaynaklandığını saptamak için bu adım gereklidir.
2
Unvanlardaki değişimin nedenleri ile seçenekleri karşılaştırmak.
Maniheizm'in benimsenmesi (dini) ve yerleşik hayata geçişin (sosyo-kültürel) hükümdarlık unvanlarına doğrudan yansıdığı, geleneksel egemenlik anlayışının yeni şartlara göre şekillendirildiği belirlenmiştir.
Doğru yargıya ulaşmak ve çeldiricileri elemek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Uygur Hükümdar Unvanları ve Kültürel Değişim
Soru 5807Soru

Aşağıda, Cumhuriyet Dönemi Türk edebiyatında farklı şiir anlayışlarını temsil eden üç dize grubu verilmiştir:

I. Grup:
*Sokaktayım, kimsesiz bir sokak ortasında;*
*Yürüyorum, arkama bakmadan yürüyorum.*
*Yolumun karanlığa saplanan noktasında,*
*Sanki beni bekleyen bir hayal görüyorum.*

II. Grup:
*Hava kurşun gibi ağır.*
*Bağır*
*bağır*
*bağır*
*bağırıyorum.*
*Koşun*
*kurşun*
*eritmeye*
*çağırıyorum...*

III. Grup:
*Ey mavi göklerin beyaz ve kızıl süsü,*
*Kız kardeşimin gelinliği, şehidimin son örtüsü,*
*Işık ışık, dalga dalga bayrağım!*
*Senin destanını okudum, senin destanını yazacağım.*

Bu dize gruplarının biçim, içerik ve üslup özellikleri dikkate alındığında, temsil ettikleri şiir anlayışları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I: Saf şiir anlayışı - II: Toplumcu gerçekçi şiir - III: Millî Edebiyat zevkini sürdüren şiir

Cevap

I: Saf şiir anlayışı - II: Toplumcu gerçekçi şiir - III: Millî Edebiyat zevkini sürdüren şiir şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Necip Fazıl Kısakürek'in 'Kaldırımlar' şiirinden alınan ilk grup saf şiirin estetik ve mistik yönünü; Nâzım Hikmet'in 'Kerem Gibi' şiirinden alınan ikinci grup toplumcu gerçekçi şiirin serbest nazmını ve kavgacı söylemini; Arif Nihat Asya'nın 'Bayrak' şiirinden alınan üçüncü grup ise Millî Edebiyat zevkini sürdüren şiirin memleketçi ve millî değerleri öne çıkaran yapısını yansıtmaktadır. Bu sıralama şiirlerin tüm biçimsel ve tematik özellikleriyle uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci dize grubunun biçim ve içerik özelliklerini incelemek.
Dizelerde hece ölçüsü ve kafiye düzeninin titizlikle uygulandığı, bireysel-büyülü ve mistik bir atmosferin (sokak, yalnızlık, hayal) hâkim olduğu görülür. Bu özellikler 'saf şiir' anlayışını yansıtır.
Saf şiir şairleri estetik kaygıyı ön planda tutar ve ahenk unsurlarına önem verir.
2
İkinci dize grubunun biçim ve içerik özelliklerini incelemek.
Dizelerin serbest ölçüyle yazıldığı, basamaklı dize yapısının (fütüristik/konstrüktivist biçim) kullanıldığı ve toplumsal bir eyleme çağrı ('kurşun eritmeye çağırmak') içeren ideolojik bir söylemin olduğu görülür. Bu özellikler 'toplumcu gerçekçi şiir' anlayışını yansıtır.
Toplumcu gerçekçiler şiiri bir mücadele aracı olarak görür ve serbest nazmı savunurlar.
3
Üçüncü dize grubunun biçim ve içerik özelliklerini incelemek.
Dizelerde vatan, bayrak, şehitlik gibi millî ve manevi temaların coşkulu bir dille ele alındığı görülür. Bu üslup ve tema dünyası 'Millî Edebiyat zevkini sürdüren şiir' anlayışına aittir.
Millî Edebiyat zevkini sürdürenler memleket sevgisini, millî kimliği ve tarihî değerleri konu edinir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirindeki farklı şiir eğilimlerinin (Saf Şiir, Toplumcu Gerçekçi Şiir, Millî Edebiyat Zevkini Sürdüren Şiir) tema, biçim ve üslup yönünden ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5808Soru

Aşağıdaki sol sütunda Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi Türk edebiyatının önemli yazarları, sağ sütunda ise bu yazarların eserlerinde ağırlıklı olarak ele aldıkları coğrafi mekânlar ve sosyo-ekonomik temalar verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki yazarlar ile sağ sütundaki açıklamaları doğru olacak biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Samim Kocagöz
Talip Apaydın
Kemal Bilbaşar
Fakir Baykurt

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki yazarlar ile sağ sütundaki coğrafi mekân ve temalar şu şekilde eşleşir: Samim Kocagöz - Ege Bölgesi (Söke Ovası); Talip Apaydın - İç Anadolu (Polatlı ve çevresi); Kemal Bilbaşar - Doğu Anadolu (Tunceli ve çevresi); Fakir Baykurt - Göller Yöresi (Burdur ve çevresi).
Eşleştirmede her yazar, Türk edebiyatında kendisiyle özdeşleşmiş olan coğrafi bölge ve sosyo-ekonomik temalarla eşleştirilmiştir. Samim Kocagöz Söke Ovası ve pamuk işçilerini; Talip Apaydın İç Anadolu köy ve susuzluk sorununu; Kemal Bilbaşar Doğu Anadolu feodal yapısını masalsı dille; Fakir Baykurt ise Göller Yöresi mülkiyet çatışmalarını eserlerine taşımıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Samim Kocagöz'ün eserlerinde işlediği mekânı ve konuları belirleme
Samim Kocagöz'ün Söke Ovası ve pamuk üreticileri ile tarımdaki makineleşmeyi ele aldığı tespit edilir.
Yazarın edebiyat dünyasında Ege coğrafyası ve Söke yöresi ile özdeşleşmiş olması eşleştirmeyi doğrular.
2
Talip Apaydın'ın mekân ve tema özelliklerini inceleme
Talip Apaydın'ın Polatlı-Eskişehir çevresi İç Anadolu köylerini, susuzluk ve traktörün tarımdaki yerini işlediği belirlenir.
Yazarın Köy Enstitülü kimliği ve İç Anadolu köy gerçekliğini kuru tarım çerçevesinde işlemesi bu eşleşmeyi sağlar.
3
Kemal Bilbaşar'ın eserlerindeki mekân ve anlatım tarzını değerlendirme
Kemal Bilbaşar'ın Doğu Anadolu'daki feodal yapıyı, Cemo ve Memo romanlarındaki gibi masalsı bir dille anlattığı bulunur.
Doğu Anadolu'daki feodalite, ağalık ve aşiret düzenini masalsı bir atmosferle birleştiren yazar Kemal Bilbaşar'dır.
4
Fakir Baykurt'un mekân ve tema dünyasını saptama
Fakir Baykurt'un Göller Yöresi (Burdur) ve buradaki mülkiyet çatışmalarını işlediği saptanır.
Fakir Baykurt'un Burdur çevresindeki köylülerin toprak, su ve muhtarlık gibi yerel iktidar mücadelelerini anlatması bu eşleşmeyi tamamlar.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi yazarlarının eserlerinde tercih ettikleri coğrafi mekânlar ve bu mekânların sosyo-ekonomik sorunlarıyla ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5809Soru

Mezopotamya medeniyetleri, insanlık tarihine yazı, hukuk ve ticaret gibi alanlarda çok önemli katkılar sunmuşlardır. Aşağıda sol sütunda verilen Mezopotamya medeniyetlerini, sağ sütunda yer alan en ayırt edici özellikleri ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sümerler
Babiller
Asurlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sümerler - Tarihte çivi yazısını ilk kez kullanarak tarihi çağları başlatan ve 'site' adı verilen şehir devletleri halinde yaşayan medeniyet; Babiller - Kral Hammurabi döneminde hazırlanan sert kanunlarıyla tanınan ve Mezopotamya'da ilk mutlak krallık yapısını oluşturan medeniyet; Asurlar - Anadolu'daki Kültepe (Kaniş) bölgesinde kurdukları 'Karum' adı verilen ticaret merkezleri sayesinde Anadolu'ya yazıyı taşıyan medeniyet.
Sümerler çivi yazısını ve site devletlerini; Babiller mutlak monarşi ve Hammurabi Kanunları'nı; Asurlar ise Karum ticaret merkezleri ve Anadolu'ya yazıyı taşımayı temsil ettiği için eşleştirme bu temelde kurulmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Sümerler medeniyetinin belirleyici özelliklerini tespit etme
Sümerler çivi yazısını icat ederek tarihi çağları başlatmış ve siyasi olarak site adı verilen şehir devletleri halinde örgütlenmişlerdir.
Yazının icadı ve site şehir devletleri tarihi literatürde doğrudan Sümerler ile eşleşmektedir.
2
Babiller medeniyetinin belirleyici özelliklerini tespit etme
Babiller, sert kanunlarıyla bilinen Kral Hammurabi liderliğinde güçlü bir mutlak monarşi kurmuşlardır.
Hammurabi Kanunları ilk anayasa benzeri yapı olarak Babil uygarlığına özgüdür.
3
Asurlar medeniyetinin belirleyici özelliklerini tespit etme
Asurlar, kara ticareti ve Karum adı verilen pazar yerleri kurarak yazıyı Anadolu topraklarına ulaştırmışlardır.
Kültepe'de bulunan kil tabletler Asurlu tüccarların ticari faaliyetlerinin bir sonucudur.

Anahtar Kavram

Mezopotamya Medeniyetleri ve Tarihsel Katkıları
Soru 5810Soru

Şiirde her türlü ideolojik söylemden ve didaktik amaçtan uzak durarak sadece estetik bir olgunluğa ulaşmayı hedefleyen; musiki, düşsel ögeler ve bireysel temalarla iç ahengi savunan Cumhuriyet Dönemi şiir anlayışı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saf (öz) şiir anlayışı

Cevap

Saf (öz) şiir anlayışı
Saf (öz) şiir anlayışında şairler ideolojiden ve didaktik kaygılardan uzak durarak şiiri yalnızca bir estetik biçim ve musiki aracı olarak görürler. Bu durum soruda verilen tanımla doğrudan örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet Dönemi şiir anlayışlarının temel özelliklerini analiz edin.
İdeolojiden uzak durma, estetik olgunluk, musiki ve iç ahenk ilkelerinin hangi gruba ait olduğunu belirleyin.
Şiirin bir propaganda aracı olmaması ve sadece sanat için yapılması fikri saf (öz) şiirin temelidir.
2
Elde edilen verileri seçeneklerle karşılaştırın.
Tanımlanan özelliklerin doğrudan 'saf şiir' anlayışını işaret ettiğini doğrulayın.
Toplumcu gerçekçi, Millî Edebiyat zevkini sürdüren ve Garip akımları şiire didaktik, toplumsal veya sıradan işlevler yüklerken, saf şiir sadece estetik mükemmelliği hedefler.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi Saf Şiir Anlayışı
Soru 5811Soru

Edebiyatta aklın ve mantığın kontrolünü reddederek bilinçaltının kapılarını aralamayı amaçlayan, Sigmund Freud’un psikanaliz kuramından büyük ölçüde etkilenen ve André Breton tarafından manifestosu yazılan modernist edebiyat akımı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sürrealizm

Cevap

Sürrealizm akımı, bilinçaltını ve psikanalizi temel alması nedeniyle doğru cevaptır.
Sürrealizm (gerçeküstücülük), Sigmund Freud'un psikanaliz yönteminden yola çıkarak bilinçaltını sanatın kaynağı olarak görür ve kurucusu André Breton'dur. Dolayısıyla tanımı verilen akım Sürrealizm'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen 'bilinçaltı', 'psikanaliz' ve 'André Breton' gibi anahtar kavramları analiz etmek.
Bu kavramların edebiyattaki gerçeküstücülük (sürrealizm) akımıyla doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Soruda özellikleri verilen edebi akımı doğru saptamak için kurucusunu ve dayandığı bilimsel kuramı tespit etmek gerekir.
2
Diğer seçeneklerde verilen akımların (Fütürizm, Dadaizm, Sembolizm, Ekspresyonizm) temel nitelikleriyle karşılaştırma yapmak.
Sürrealizm dışındaki akımların hızı, kuralsızlığı, şiirsel kapalılığı veya dışavurumu ön plana çıkardığı görülür ve bu seçenekler elenir.
Emin olmak için diğer akımların tanımlarıyla çelişen yönlerini kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Sürrealizm (Gerçeküstücülük) akımının tanımı, kurucusu ve temel özellikleri.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 5812Soru

Tarih bilimi, geçmişte yaşanmış insan faaliyetlerini sebep-sonuç (nedensellik) ilişkisi içerisinde inceleyen bir disiplindir. Bu nedensellik ilişkisinde, bir tarihî olayın sonucu bir sonraki olayın sebebini oluşturarak tarihsel bir zincir meydana getirir.

Buna göre, İlk Çağ medeniyetlerinin gelişim sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmelerin nedensellik ilişkisi çerçevesinde geçmişten günümüze doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk Çağ medeniyetlerinin gelişim sürecindeki gelişmelerin doğru nedensellik ve kronolojik sıralaması: Tarımsal üretime geçiş ve yerleşik yaşam, ihtiyaç fazlası ürünün ortaya çıkması, Sümerlerin çivi yazısını icat etmesi ve tarihî devirlerin başlayarak ilk yazılı hukuk kurallarının yapılması şeklindedir.
Doğru sıralama nedensellik zincirine uygundur: Tarımsal üretim yerleşik hayatı getirmiş; yerleşik hayatla birlikte artı ürün ortaya çıkmış; artı ürünün tapınaklarda kaydının tutulması Sümerlerin çivi yazısını icat etmesine yol açmış; yazının icat edilmesiyle de tarihî devirler başlamış ve ilk yazılı kanunlar yazılabilmiştir. Bu nedenle doğru sıralama I - II - III - IV şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Neolitik Dönem'deki ilk büyük sosyo-ekonomik dönüşümü belirlemek.
Tarımsal üretime geçilmesi ve yerleşik yaşamın başlaması en başa yerleştirilir.
Tarımsal üretim, yerleşik hayatın ve diğer tüm ekonomik faaliyetlerin ön koşuludur.
2
Tarımsal üretimin doğrudan sonucunu tespit etmek.
İhtiyaç fazlası ürünün (artı ürün) ortaya çıkması ve tapınaklarda toplanması ikinci sıraya konur.
Üretim fazlası ürün, ticaretin ve tapınaklarda kayıt tutma ihtiyacının doğmasına neden olmuştur.
3
Artı ürünün depolanmasının getirdiği idari ihtiyacın sonucunu bulmak.
Sümerlerin çivi yazısını icat etmesi üçüncü sıraya yerleştirilir.
Tapınaklardaki ürünlerin kaydını tutma ihtiyacı, yazının bulunmasını tetikleyen temel faktördür.
4
Yazının icadının getirdiği genel tarihsel sonucu belirlemek.
Tarihî devirlerin başlaması ve ilk yazılı kanunların yapılması son sıraya yerleştirilir.
Yazı, tarih öncesi devirleri kapatıp tarihî devirleri başlatmış ve yazılı kanunların yapılmasına olanak sağlamıştır.

Anahtar Kavram

Tarih biliminin nedensellik (sebep-sonuç) ilkesi ve olaylar arasındaki kronolojik bağ.
Soru 5813Soru

Aşağıda sol sütunda verilen Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi yazarlarını, sağ sütunda verilen kendileriyle özdeşleşmiş temalar ve yapıtlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Necati Cumalı
Talip Apaydın
Kemal Bilbaşar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Necati Cumalı - Tütün Zamanı (Ege/Urla); Talip Apaydın - Yarbükü (Su/toprak kavgası); Kemal Bilbaşar - Cemo (Doğu Anadolu/feodalite)
Doğru eşleştirmede Necati Cumalı'nın Ege tütün üreticilerini anlatan Tütün Zamanı eseriyle, Talip Apaydın'ın su ve toprak mücadelesini anlatan Yarbükü eseriyle, Kemal Bilbaşar'ın ise feodal düzeni masalsı anlatan Cemo eseriyle eşleştirilmesi gerekir.

Adım Adım Çözüm

1
Yazarların eserleri ve işledikleri coğrafyaları belirleme
Necati Cumalı'nın Ege/Urla yöresinde tütün işçilerini anlatan Tütün Zamanı eseriyle; Talip Apaydın'ın köyün su ve toprak sorununu ele alan Yarbükü eseriyle; Kemal Bilbaşar'ın ise Doğu Anadolu'daki ağalık düzenini masalsı anlatan Cemo eseriyle eşleştiği saptanır.
Toplumcu gerçekçi yazarların eserlerinde yöresel sorunlar ve mekân bütünlüğü eşleştirmede belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanlarında yazarların yöneldikleri coğrafyalar, temalar ve eserleri arasındaki ilişki.
Soru 5814Soru

Osmanlı Devleti'nin Rumeli'ye geçişinde önemli bir dönüm noktası olan Çimpe Kalesi'nin alınmasından sonra, Balkanlar yönündeki fetihler hız kazanmıştır. Osmanlılar fethettikleri bu yeni topraklarda kalıcılık sağlamak amacıyla yerel halkın diline, dinine ve geleneklerine müdahale etmemiş, adil bir vergi sistemi uygulayarak can ve mal güvenliğini garanti altına almıştır. Ayrıca Anadolu'dan getirdiği Türkmen nüfusu bu b��lgelere yerleştirerek bölgenin demografik yapısını desteklemiştir. Buna göre, Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'nde Balkanlar'da izlediği fetih ve yönetim politikalarıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rumeli'deki Hristiyan tebaayı asimile etmek amacıyla, Anadolu'dan getirilen Türk ailelerle zorunlu evlilikler yapmalarını şart koşan bir nüfus politikası izlediği

Cevap

Rumeli'deki Hristiyan tebaayı asimile etmek amacıyla, Anadolu'dan getirilen Türk ailelerle zorunlu evlilikler yapmalarını şart koşan bir nüfus politikası izlendiği yönündeki ifade söylenemez.
Osmanlı Devleti'nin Balkan fetihlerinde uyguladığı iskân ve istimalet politikaları hoşgörü, adalet ve nüfus dengesi ilkelerine dayanmaktadır. Devlet, gayrimüslim tebaanın dini inançlarına, geleneklerine ve sosyal yapılarına müdahale etmemiş, onları asimile etmeye çalışmamıştır. Rumeli'deki yerel halkın Anadolu'dan gelen Türk ailelerle zorla evlendirilmesini şart koşan bir politika uygulanmamıştır. Dolayısıyla asimilasyona dayalı bir nüfus politikasının izlendiği söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde verilen bilgileri ve Osmanlı Kuruluş Dönemi politikalarını analiz edin.
Osmanlı Devleti'nin Balkanlar'da adil vergi sistemi, din ve vicdan hürriyeti (istimalet) ile nüfus yerleştirme (iskân) politikalarını uyguladığı belirlenir.
Sorunun kökünde yer alan tarihi uygulamanın amacını ve niteliğini kavramak.
2
Seçeneklerde yer alan yönetim, toprak ve iskân politikalarının niteliğini karşılaştırın.
Tımar sisteminin toprak mülkiyetini koruduğu, istimaletin hoşgörüye dayandığı, merkez teşkilatının uç beylerini denetlediği doğrulanır.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru sonuca ulaşmak.
3
Zorunlu evlilik ve asimilasyon iddialarını Osmanlı yönetim anlayışı açısından değerlendirin.
Osmanlı Devleti'nin hoşgörü politikasının asimilasyon barındırmadığı ve zorunlu evlilik gibi bir şart koşmadığı tespit edilir.
Hatalı olan seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Osmanlı Kuruluş Dönemi İskân ve İstimalet Politikaları
Soru 5815Soru

93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) sonrasında imzalanan ancak Rusya'nın Balkanlar'da aşırı güçlenmesinden rahatsız olan Avrupalı devletlerin baskısıyla yürürlüğe girmeyen ve yerine Berlin Antlaşması'nın imzalanmasına yol açan antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ayastefanos Antlaşması

Cevap

Ayastefanos Antlaşması
Ayastefanos Antlaşması, 93 Harbi sonrasında imzalanmış ancak Rusya'nın sınırlarını çok fazla genişletmesi ve sıcak denizlere inme şansı elde etmesi sebebiyle Avrupalı devletlerin çıkarlarına ters düşmüştür. Bu nedenle yürürlüğe sokulmamış, yerine Berlin Antlaşması imzalanmıştır. Bu özelliğiyle tarihte 'yürürlüğe girmeyen (ölü doğmuş)' bir antlaşma olarak kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
93 Harbi sonrasında Osmanlı Devleti ile Rusya arasında imzalanan ilk antlaşmanın tespit edilmesi
Bu antlaşma Ayastefanos (Yeşilköy) Antlaşması'dır.
Savaşın hemen ardından imzalanan barış antlaşmasının hangisi olduğunu bulmak için.
2
Antlaşmanın yürürlüğe girip girmediğinin ve Avrupalı devletlerin tepkisinin değerlendirilmesi
İngiltere ve Avusturya başta olmak üzere Avrupalı devletlerin itirazı üzerine Ayastefanos Antlaşması fiilen uygulanmamış ve yerine Berlin Kongresi toplanmıştır.
Antlaşmanın 'ölü doğmuş' bir antlaşma olma özelliğini teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Geçersiz (yürürlüğe girmeyen) antlaşmalar ve Berlin Kongresi'ne giden süreç
Tahmini Süre:45s
Soru 5816Soru

Aşağıda sol s��tunda verilen dizeleri ve edebi görüşleri, sağ sütunda verilen edebi akım, estetik ilke ve temsilcilerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

"Mermeri kes, yont, usta bir elle biçim ver, / Ebedî kılsın eseri tunçtaki çizgiler; / Sanat kalıcıdır, hayat akıp gitse bile, / Göçer insanlık, heykel meydan okur zamana."
"Musiki, her şeyden önce musiki; / Onun için tekli mısradan şaşma. / Daha hafif, daha uçucu olmalı şiir, / Hiçbir şeyde ağır, hantal kalmamalı."
"Akşam, yine akşam, yine akşam / Göllerde bu dem bir kam��ş olsam! / Sırma kemer üstünde birer râm / Olsun bu derin vecd ile akşam..."
"Durgun havuzun üstüne düşmüş kuru yaprak, / Çizgileri net, rengi soluk, öylece durmuş; / Ressam eli değmiş gibi her köşe pürüzsüz, / Bir tablo gibi donmuş o durgun sudaki an."

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dizeler ve edebi görüşler sırasıyla şu şekildedir: Birinci dize grubu Théophile Gautier'nin Parnasizm anlayışıyla; ikinci dize grubu Paul Verlaine'in Sembolizm bildirisiyle; üçüncü dize grubu Ahmet Haşim'in Sembolizm şiiriyle; dördüncü dize grubu ise parnasizmin pitoresk (resimsel) tasvir ilkesiyle eşleşmektedir.
Verilen eşleştirmede her şiir parçası ve görüş, ait olduğu edebi akımın (Parnasizm veya Sembolizm) felsefesine ve temsilcisine uygun olarak doğru bir şekilde eşleştirilmiştir. Gautier ve pitoresk estetiği parnasizmle; Verlaine ve Ahmet Haşim'in şiir anlayışları ise sembolizmle ilişkilendirilir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dize grubunun teması ve biçimsel özellikleri incelenir.
Mermer, heykel ve sanatın ölümsüzlüğü gibi kavramlar tespit edilir ve bunların Parnasizm akımının kurucularından Théophile Gautier'nin estetik görüşleriyle örtüştüğü belirlenir.
Dizelerin parnasizmin biçim mükemmelliği ve plastik güzellik anlayışını yansıttığını kanıtlamak amacıyla bu analiz yapılır.
2
İkinci dize grubunun musiki ve hafiflik vurgusu analiz edilir.
Şiirde musikiyi ilk sıraya koyan bu yaklaşımın Paul Verlaine'in sembolist 'Şiir Sanatı' (Art Poétique) bildirisine ait olduğu saptanır.
Sembolizmin musikiyi ve kapalılığı şiirin merkezine alan kuramsal çerçevesini doğrulamak için bu adım gerçekleştirilir.
3
Üçüncü dize grubundaki temel imgeler ve şair üslubu belirlenir.
'Akşam', 'kamış' ve 'derin vecd' kelimelerinin Ahmet Haşim'in 'Bir Günün Sonunda Arzu' şiirine ait olduğu ve Türk edebiyatındaki sembolist şiir anlayışını temsil ettiği anlaşılır.
Şiirde dış dünyanın doğrudan değil, içselleştirilmiş loş imgelerle anlatıldığını ortaya koymak amaçlanır.
4
Dördüncü dize grubundaki tasvir unsurları değerlendirilir.
Dış dünyadaki bir anın adeta bir resim tablosu gibi (pitoresk) nesnel ve pürüzsüz çizgilerle tasvir edildiği görülür ve bu durum parnasizmin nesnel betimleme ilkesiyle ilişkilendirilir.
Parnasizmin şiirde realizm olma özelliğini ve resimsel ögeleri şiire taşıma metodunu doğrulamak için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Parnasizm ve Sembolizm Akımlarının Karşılaştırılması
Soru 5817Soru

Aşağıda iki farklı şiir anlayışını yansıtan dizeler verilmiştir:

I. Şiir
'Gümüş bir tepside sunulan meyveler gibi,
Dizilmiş masaya sapsarı, donuk ayvalar.
Işık, keskin bir açıyla aydınlatır dibi,
Gölgeler sınır çizgilerinde sertleşip uzar.'

II. Şiir
'Akşamın alacakaranlığında eriyen renkler,
Su üstünde titreyen birer hayal gibidir.
Rüzgarın sazlıklardan getirdiği o sesler,
Ruhumuzda yankılanan gizemli bir ezgidir.'

Bu şiirlerin dil, üslup ve içerik özellikleri dikkate alındığında, temsil ettikleri edebî akımlar aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parnasizm - Sembolizm

Cevap

Parnasizm - Sembolizm
Doğru seçenek 'Parnasizm - Sembolizm' olmalıdır. I. şiirde dış dünyadaki nesneler net sınırları, ışık-gölge oyunları ve nesnel bir bakış açısıyla tasvir edilmiştir. Şiirde kelimelerle resim çizme (pitoresk) anlayışı hâkimdir ve bu durum Parnasizm akımının en belirgin özelliğidir. II. şiir ise dış dünyayı somut gerçekliğiyle değil, alacakaranlıkta eriyen renkler, hayaller ve bunların ruhta bıraktığı izlenimlerle yansıtmıştır. Musikiyi, gizemi ve kapalılığı öne çıkaran bu yaklaşım ise Sembolizm akımını temsil etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
I. şiirin üslup ve içerik özelliklerini incelemek.
Şiirde dış dünyadaki somut nesnelerin (gümüş tepsi, donuk ayvalar, keskin ışık ve gölgeler) adeta bir tablo gibi nesnel, betimleyici ve net çizgilerle tasvir edildiği görülür.
Şiirde kelimelerle resim çizme (pitoresk) anlayışı ve nesnel tasvir parnasizm akımının temel ilkeleridir.
2
II. şiirin üslup ve içerik özelliklerini incelemek.
Şiirde dış dünyanın nesnelliği yerine akşam vakti, alacakaranlık, eriyen renkler gibi belirsiz ve loş atmosferlerin ruhtaki izlenimleri (ezgi, ahenk, hayal) öne çıkarılmıştır.
Şiirde musikiyi, anlam kapalılığını ve çağrışım gücünü her şeyin üstünde tutan akım sembolizmdir.
3
Elde edilen akımları sırasıyla eşleştirmek.
İlk şiir parnasizm, ikinci şiir ise sembolizm akımını temsil etmektedir. Bu durum 'Parnasizm - Sembolizm' seçeneğinde doğru sırada sunulmuştur.
Sıralama I. Şiir için parnasizm, II. Şiir için sembolizm olmalıdır.

Anahtar Kavram

Parnasizm ve Sembolizm akımlarının şiirdeki yansımaları ve farkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5818Soru

Osmanlı Devleti'nin son döneminde parlamenter düzene geçiş aşamalarını gösteren bazı tarihsel olaylar aşağıda verilmiştir.

Bu gelişmelerin kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; öncelikle Kanun-i Esasi'nin ilanı, ardından meclisin kapatılması ve son olarak II. Meşrutiyet'in ilan edilmesi şeklindedir.
Kronolojik sıralamada en eski gelişme 1876 yılında Kanun-i Esasi'nin ilan edilerek I. Meşrutiyet Dönemi'nin başlamasıdır. Bu gelişmeyi 1878 yılında padişahın 93 Harbi'ni bahane ederek Meclis-i Mebusan'ı kapatması takip eder. En son gerçekleşen olay ise 1908 yılında II. Meşrutiyet'in ilan edilmesidir.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği tarihleri tespit etme
Kanun-i Esasi'nin ilanı 1876, Meclis-i Mebusan'ın kapatılması 1878, II. Meşrutiyet'in ilanı ise 1908 yılındadır.
Kronolojik sıralama yapabilmek için olayların gerçekleştiği tarihlerin doğru bilinmesi gerekir.
2
Olayları geçmişten günümüze doğru sıralama
Tarihsel akışa göre sıralama 1876, 1878 ve 1908 şeklinde gerçekleştiği için doğru sıralama sırasıyla; Kanun-i Esasi'nin ilanı, Meclis-i Mebusan'ın kapatılması ve II. Meşrutiyet'in ilanı şeklinde olmalıdır.
Soruda olayların eskiden yeniye doğru sıralanması istenmektedir.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nde I. ve II. Meşrutiyet dönemleri ile anayasal sürecin kesintiye uğramasının kronolojik takvimi
Tahmini Süre:45s
Soru 5819Soru

Klasik Dönem Osmanlı askeri teşkilatında yer alan kapıkulu piyadelerine ait aşağıdaki sınıfları, bu sınıfların temel görevleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yeniçeriler
Cebeciler
Lağımcılar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yeniçeriler doğrudan padişahı koruyan ana muharip güçle, Cebeciler silah bakım ve yapımıyla, Lağımcılar ise kale kuşatmalarında tünel kazma göreviyle eşleşir.
Yeniçeriler, kapıkulu ordusunun en kalabalık piyade sınıfı olup doğrudan padişahı ve sarayı korurlar. Cebeciler, ordunun silahlarının bakım, onarım ve muhafazasından sorumludur. Lağımcılar ise kale kuşatmalarında tüneller kazarak surları çökertirler.

Adım Adım Çözüm

1
Kapıkulu piyade sınıflarının temel görevlerini belirleyin.
Yeniçeriler, Cebeciler ve Lağımcılar sınıflarının askeri sistemdeki rolleri ayırt edilir.
Doğru eşleştirme yapabilmek için her askeri sınıfın uzmanlık alanını tanımlamak gerekir.
2
Verilen askeri sınıfları açıklamalarıyla eşleştirin.
Yeniçeriler padişahı koruma, Cebeciler silah bakımı/onarımı, Lağımcılar ise kale kuşatmalarında tünel kazma görevleriyle eşleştirilir.
Kavramlar ve görev tanımları arasındaki doğrudan ilişkilerin kurulması sağlanır.

Anahtar Kavram

Osmanlı askeri teşkilatında kapıkulu piyade sınıflarının işlevleri
Soru 5820Soru

Eğitmen Rıza’nın öncülüğünde Tozlu köyü halkının imece usulüyle taşlık, çorak bir araziyi yeşerterek meydana getirdiği 'Kırbağ', köylünün umudu ve ortak emeğinin simgesi hâline gelir. Ancak bağın verimli hâle gelmesiyle birlikte köye gelen kadastro memurları, bu arazinin devlet hazinesine ait olduğunu bildirir. Köylüden ecrimisil (işgaliye bedeli) talep edilmesi ve bürokratik engeller, yaratılan bu ortak değerin köylünün kendi elleriyle tahrip edilmesine yol açar.

Bu parçada özeti ve temel çatışması verilen Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi eseriyle ilgili olarak;

I. Kırsal kesimdeki mülkiyet sorunlarını ve bürokrasinin köylü üzerindeki baskısını sembolik unsurlarla ele almaktadır.
II. Ege Bölgesi'ndeki tütün üreticilerinin yaşadığı sömürüyü ve ağa-köylü çatışmasını merkezine almıştır.
III. Fakir Baykurt tarafından kaleme alınan ve Türk edebiyatında önemli bir yere sahip olan *Kaplumbağalar* adlı romandır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
Verilen parçada sözü edilen Kırbağ mücadelesi ve eğitmen Rıza karakteri, Fakir Baykurt'un toplumcu gerçekçi çizgide kaleme aldığı *Kaplumbağalar* romanına aittir. Bu romanda İç Anadolu'nun Tozlu köyündeki köylülerin imece usulüyle kurdukları bağın bürokratik engeller ve mülkiyet sorunları nedeniyle yok edilmesi anlatılır. Eserdeki kaplumbağalar köylünün yazgısını sembolize eder. Bu nedenle birinci ve üçüncü öncüller doğrudur. Eser Ege yöresini veya tütün üreticilerini konu almadığı için ikinci öncül yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen özet ve çatışma unsurlarından hareketle eseri teşhis etme.
Tozlu köyünde eğitmen Rıza önderliğinde kurulan Kırbağ ve kadastro memurlarıyla yaşanan sorunlar Fakir Baykurt'un *Kaplumbağalar* romanına aittir.
Toplumcu gerçekçi Türk romanındaki eserlerin konu, karakter ve mekân özelliklerini bilmek doğru eseri bulmamızı sağlar.
2
Birinci öncülün doğruluğunu değerlendirme.
Roman, bürokrasinin köylü üzerindeki etkisini, mülkiyet sorununu ve toprağa bağlı kaplumbağaların köylülerle olan bağını sembolik bir dille işler. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.
Eserdeki sembolik unsurlar ve temel çatışma toplumsal mülkiyet yapısını yansıtır.
3
İkinci öncülün doğruluğunu değerlendirme.
Roman, Ege Bölgesi tütün üreticilerini değil İç Anadolu'nun yoksul ve çorak bir köyündeki toprak-bürokrasi sorununu işler. Bu nedenle ikinci öncül yanlıştır.
Tütün üretimi teması genellikle Necati Cumalı'nın *Tütün Zamanı* gibi Ege Bölgesi'ni konu alan eserlerinde görülür.
4
Üçüncü öncülün doğruluğunu değerlendirme.
Sözü edilen eser Fakir Baykurt'un ünlü romanı *Kaplumbağalar*'dır. Bu nedenle üçüncü öncül doğrudur.
Yazar ve eser eşleştirmesi doğru yapılmıştır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi romanlarında köy yaşamı, devlet-köylü ilişkisi, bürokrasi eleştirisi ve Fakir Baykurt'un eserlerinin tematik analizi.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 291 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin