Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 5761Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde hece ölçüsünü ve sade Türkçeyi savunarak memleketçi şiirin öncülerinden olan; 'Sanat' şiiriyle bu anlayışın adeta beyannamesini yazan ve 'Han Duvarları' adlı eseriyle tanınan Beş Hececiler şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Faruk Nafiz Çamlıbel

Cevap

Faruk Nafiz Çamlıbel
Milli Edebiyat Dönemi'nde memleketçi şiirin en güçlü seslerinden olan, 'Sanat' ve 'Han Duvarları' eserleriyle tanınan ve hece ölçüsünü benimseyen Beş Hececiler şairi Faruk Nafiz Çamlıbel'dir. Bu şair, Türk edebiyatında memleketçi şiirin öncülerindendir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen özellikleri (hece ölçüsü ve sade Türkçe, memleketçi şiir, 'Sanat' şiiri ve 'Han Duvarları') incelemek.
Bu özelliklerin Milli Edebiyat Dönemi'nde ortaya çıkan 'Beş Hececiler' topluluğunun en önemli ismine ait olduğu tespit edilir.
Soruda şairin kimliğini belirleyen en belirgin ipuçları verilmiştir.
2
Seçeneklerdeki şairlerin edebi yönelimlerini ve eserlerini değerlendirmek.
Faruk Nafiz Çamlıbel'in Beş Hececiler'in üyesi olduğu, memleketçi edebiyatın kuramsal temelini 'Sanat' şiiriyle attığı ve ünlü 'Han Duvarları' şiirinin yazarı olduğu bilinmektedir.
Diğer şairler Servet-i Fünun, Fecr-i Ati veya bağımsızlar arasında yer alır ve aruz ölçüsü ile ağır dili savunurlar.

Anahtar Kavram

Beş Hececiler şairlerinin temsilcileri ve onların Türk edebiyatındaki yeri, memleketçi şiir anlayışının özellikleri.
Soru 5762Soru

Milli Edebiyat Dönemi'nde yayımlanan bazı yayın organları ile bu yayınların savunduğu fikir akımları, edebi eğilimler ve genel özellikleri aşağıda verilmiştir. Buna göre, sol sütunda yer alan yayın organları ile sağ sütunda yer alan açıklamaları doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Genç Kalemler
Türk Yurdu
Sebilürreşad
Dergâh

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu ��ekildedir: Genç Kalemler dergisi, Selanik'te yayımlanan Yeni Lisan hareketiyle Türkçenin sadeleşmesini savunan edebi yayın organıyla; Türk Yurdu dergisi, Türk Ocağı'nın yayın organı olup Türkçülük akımını sosyolojik, tarihi ve kültürel boyutlarıyla sistemleştirmeyi amaçlayan dergiyle; Sebilürreşad dergisi, Mehmet Âkif Ersoy'un başyazarlığını yaptığı İslamcılık düşüncesini savunan yayınla; Dergâh dergisi ise İstanbul'da çıkan mistik Anadolu milliyetçiliği etrafında şekillenen edebi yayınla eşleşir.
Doğru eşleştirmede; Genç Kalemler dergisi Yeni Lisan makalesiyle dilde sadeleşmeyi ve edebi Türkçülüğü başlattığı için ilk açıklamaya gider. Türk Yurdu, Türk Ocağı bünyesinde Yusuf Akçura ve arkadaşları tarafından çıkarılarak Türkçülük düşüncesinin fikri altyapısını kurduğu için ikinci açıklamaya gider. Sebilürreşad, Mehmet Âkif Ersoy'un katkılarıyla İslamcılık (ümmetçilik) akımının sesi olduğu için üçüncü açıklamaya gider. Dergâh ise İstanbul'da Yahya Kemal öncülüğünde mistik ve kültürel bir Anadolu milliyetçiliği geliştirdiği için dördüncü açıklamaya gider.

Adım Adım Çözüm

1
Genç Kalemler dergisinin özelliklerini belirleme.
Selanik'te yayımlanan, Yeni Lisan hareketiyle Türkçenin sadeleşmesini ve Türkçülük akımının edebi alandaki yayılımını savunan dergidir.
Edebi Türkçülüğün ve Yeni Lisan'ın ilk yayın organı olmasından dolayı eşleştirilir.
2
Türk Yurdu dergisinin özelliklerini belirleme.
Türk Ocağı'nın yayın organı olan, Yusuf Akçura öncülüğünde Türkçülük akımının fikri, sosyolojik ve tarihi temellerini sistemleştiren dergidir.
Türkçülük akımının fikri ve kültürel boyutlarını akademik düzeyde ele almasından dolayı eşleştirilir.
3
Sebilürreşad dergisinin özelliklerini belirleme.
Mehmet Âkif Ersoy'un başyazarlığını üstlendiği, İslamcılık akımının ve manevi uyanışın en önemli yayın organı olan dergidir.
Edebi kadrosundaki en belirgin isim Mehmet Âkif Ersoy olduğu ve İslam birliği fikrini savunduğu için eşleştirilir.
4
Dergâh dergisinin özelliklerini belirleme.
Milli Mücadele yıllarında İstanbul'da yayımlanan, Yahya Kemal Beyatlı'nın öncülüğünde mistik ve kültürel bir Anadolu milliyetçiliğini savunan dergidir.
Siyasi Türkçülük yerine kültürel bir tarih bilincine ve Anadolu coğrafyasına yaslanan edebi çizgisi nedeniyle eşleştirilir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Yayın Organları ve Fikir Akımları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5763Soru

Aşağıda sol sütunda verilen âşık edebiyatı temsilcilerini, sağ sütundaki kendilerine özgü edebî nitelik ve eser bilgileriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Âşık Ömer
Gevheri
Kayıkçı Kul Mustafa
Erzurumlu Emrah

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Âşık Ömer - Şairname eseri; Gevheri - Kendi adıyla anılan müzik makamı; Kayıkçı Kul Mustafa - Yeniçeri ocağı ve Genç Osman Destanı; Erzurumlu Emrah - 19. yüzyıl ve Emrah Kolu kurucusu.
Eşleştirme yapıldığında Âşık Ömer, divan tarzı şiirleri ve ünlü eseri 'Şairname' ile; Gevheri, musikide kendi adıyla anılan makamı ile; Kayıkçı Kul Mustafa, yeniçeri kişiliği ve 'Genç Osman Destanı' ile; Erzurumlu Emrah ise 19. yüzyılda Anadolu'da kurduğu 'Emrah Kolu' ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütunda verilen sanatçıların yüzyıllarını ve genel edebî özelliklerini belirlemek.
Âşık Ömer, Gevheri ve Kayıkç�� Kul Mustafa 17. yüzyıl; Erzurumlu Emrah ise 19. yüzyıl sanatçılarıdır.
Sanatçıları ayırt edebilmek için yüzyıl bilgisi en temel sınıflandırma kriterlerinden biridir.
2
Sanatçıların divan edebiyatından etkilenip etkilenmediklerini ve aruz ölçüsünü kullanıp kullanmadıklarını tespit etmek.
Kayıkçı Kul Mustafa tamamen hece ölçüsüyle yazmış ve divan etkisinden uzak durmuştur. Diğer üç sanatçı ise hem hece hem aruz ölçüsünü kullanmıştır.
Hece ve aruz ölçülerinin ortak kullanımı, âşıkları divan etkisine göre ayırmak için kritik bir ölçüttür.
3
Sanatçılara ait ayırt edici eser, kol/okul veya müzikal unsurları belirleyerek eşleştirmeyi tamamlamak.
Şairname eseri Âşık Ömer'e, kendi adıyla anılan makam Gevheri'ye, Genç Osman Destanı Kayıkçı Kul Mustafa'ya, Emrah Kolu ise Erzurumlu Emrah'a aittir.
Bu spesifik özellikler, aynı dönemde yaşayan veya benzer tarzda yazan şairler arasındaki nihai ayrımı sağlar.

Anahtar Kavram

Âşık Edebiyatı Temsilcileri ve Edebî Şahsiyetleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5764Soru

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatından alınan beyitler, sağ sütunda ise beyitlerle kurulan nazım şekilleri verilmiştir. Sol sütundaki beyitleri, biçimsel ve içeriksel özellikleri doğrultusunda sağ sütundaki doğru nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir gün dedi Leylî'ye anası
Key derd ü belâya mübtelası
Hüsreva sen bir ��eh-i zî-şânsın kim vasfına
Hızr u İlyâs eylemiştir can u dilden intisâb
Kadrini seng-i musallâda bilip ey B��kî
Durup el bağlayalar karşına yârân saf saf
Her kimin var ise zâtında şerâret ey dil
Kılma beyhûde nasîhat ki eser eylemeye

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki beyitlerin doğru eşleştirmesi şu şekildedir: I numaralı beyit Mesnevi ile, II numaralı beyit Kaside ile, III numaralı beyit Gazel ile, IV numaralı beyit ise Kıt'a ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; I numaralı beyit olay çevresinde gelişen anlatımı ve aa kafiye örgüsüyle mesnevidir. II numaralı beyit padişaha övgü (Hüsrev) ifadesiyle kasidenin methiye bölümüdür. III numaralı beyit şairin mahlasını (Bâkî) içermesi ve lirik konusuyla gazelin makta beytidir. IV numaralı beyit ise didaktik konusu, mahlassız yapısı ve xa kafiye düzeniyle kıt'adır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye örgüsünü ve biçimsel yapılarını tespit etme
I. beytin kendi arasında kafiyeli (aa), diğer beyitlerin ise ikinci dizelerinin ortak kafiyelenmesiyle oluşan (xa) yapıda olduğu gözlemlenir.
Kafiye örgüsü, mesnevi (aa) gibi belirgin nazım şekillerinin ayırt edilmesinde ilk adımdır.
2
Beyitlerin içerik, tema ve hitap unsurlarını inceleme
I. beyitte olay anlatımı (Leyla ve annesi), II. beyitte padişah övgüsü ('Hüsreva' seslenişi), III. beyitte lirik bir duygu ve şair mahlası (Bâkî), IV. beyitte ise didaktik/felsefi bir nasihat yer almaktadır.
Aynı kafiye yapısına sahip olabilen diğer beyitleri ayırt etmek için içeriksel ve tematik ipuçları değerlendirilmelidir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda beyitleri nazım şekilleriyle eşleştirme
I. beyit Mesnevi, II. beyit Kaside, III. beyit Gazel, IV. beyit Kıt'a şeklinde doğru olarak eşleştirilir.
Biçim ve içerik özelliklerinin senteziyle doğru nazım şekli tespiti gerçekleştirilmiş olur.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerini (gazel, kaside, mesnevi, kıt'a) kafiye düzeni, mahlas kullanımı ve tema özelliklerine göre ayırt etme.
Soru 5765Soru

Tanzimat Edebiyatı'nın ikinci yarısında sanatçılar; edebiyatın estetik sınırları, türlerin işlevleri ve edebî akımların kuramsal temelleri üzerine yeni yaklaşımlar geliştirmişlerdir. Buna göre, sol sütundaki sanatçıları sağ sütundaki edebî anlayış ve yönelimleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Recaizade Mahmut Ekrem
Abdülhak Hamit Tarhan
Nabizade Nazım
Samipaşazade Sezai

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme sonucunda: Recaizade Mahmut Ekrem, güzellik anlayışı ve sanat için sanat ilkesiyle; Abdülhak Hamit Tarhan, metafizik şiirleri ve okunmak için yazılan tiyatrolarıyla; Nabizade Nazım, realizm ve natüralizm kuramlarını savunduğu Karabibik önsözüyle; Samipaşazade Sezai ise Küçük Şeyler'deki modern kısa öykü realizmiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, Tanzimat II. Dönem sanatçılarının Türk edebiyatına getirdikleri kuramsal yenilikleri ve estetik yaklaşımları yansıtmaktadır. Recaizade Mahmut Ekrem estetik bağımsızlığı, Abdülhak Hamit Tarhan metafizik genişlemeyi ve tiyatro kuralsızlığını, Nabizade Nazım gerçekçi/doğalcı ilkeleri, Samipaşazade Sezai ise modern kısa öyküdeki gözleme dayalı gerçekçiliği temsil eder.

Adım Adım Çözüm

1
Recaizade Mahmut Ekrem'in edebi görüşlerini analiz etmek.
Sanatçının şiir hakkındaki görüşleri, 'zerreden kürreye her güzel şey' ifadesiyle sanat için sanat anlayışını destekler. Bu durum birinci açıklama ile eşleşir.
Sanatçının Zemzeme ve Takdir-i Elhan önsözlerindeki temel görüşlerini belirlemek için.
2
Abdülhak Hamit Tarhan'ın edebi yönelimlerini incelemek.
Tiyatroyu sahnelenmekten ziyade okunmak amacıyla yazması ve metafizik temaları (ölüm, tabiat) getirmesi ikinci açıklama ile eşleşir.
Sanatçının tiyatro ve şiir estetiğindeki yenilikçi tarzını saptamak için.
3
Nabizade Nazım'ın kuramsal yazılarını ve eserlerini değerlendirmek.
Karabibik eserinin önsözünde realizm ve natüralizmin ilkelerini savunmuş olması üçüncü açıklama ile eşleşir.
Sanatçının köy yaşamını ele alan ilk gerçekçi eserinin önsözündeki görüşlerini bulmak için.
4
Samipaşazade Sezai'nin öykücülüğünü incelemek.
Küçük Şeyler eseriyle modern kısa öyküye geçişi ve gözlemci gerçekçi bakış açısını yansıtması dördüncü açıklama ile eşleşir.
Sanatçının Türk hikayeciliğindeki realist yeniliklerini belirlemek için.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem sanatçılarının edebî anlayışları, kuramsal görüşleri ve türlere getirdikleri yenilikler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5766Soru

Aşağıda verilen Servet-i Fünun Dönemi romanlarına ait özellikleri, sağ sütunda yer alan ilgili oldukları eser ve yazar eşleştirmeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Servet-i Fünun neslinin sanat ve hayat görüşünü, mavi (hayal) ve siyah (gerçek) çatışması etrafında sembolleştirerek Türk edebiyatına Batılı anlamda ilk teknik roman kimliğini kazandıran eser.
Hüzün, melankoli ve yalnızlık temalarının; Suat, Süreyya ve Necip arasındaki aşk sarmalında, karakterlerin ruhsal çözümlemeleriyle aktarıldığı ilk psikolojik roman.
Tanzimat'tan beri süregelen ahlaki yozlaşma temasını, bir hekimin aile hayatındaki sarsıntılar ve idealleri üzerinden realist tasvirlerle sorgulayan eser.
Servet-i Fünun'un bireysel ve marazi dünyasından sıyrılarak işgal yıllarının yarattığı toplumsal duyarlılığı ve vatanseverliği konu edinen roman.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki açıklamalar sırasıyla şu eser ve yazarlarla eşleşmektedir: 1. Halit Ziya Uşaklıgil - Mai ve Siyah, 2. Mehmet Rauf - Eylül, 3. Halit Ziya Uşaklıgil - Kırık Hayatlar, 4. Mehmet Rauf - Halas.
Sol sütunda verilen birinci açıklama, Servet-i Fünun kuşağını sembolize eden ve ilk teknik roman olan Mai ve Siyah'ı (Halit Ziya) tanımlar. İkinci açıklama, edebiyatımızın ilk psikolojik romanı Eylül'ü (Mehmet Rauf) işaret eder. Üçüncü açıklama, Doktor Ömer Behiç'in aile yaşamını konu alan Kırık Hayatlar'ı (Halit Ziya) açıklar. Dördüncü açıklama ise milli mücadele konusunu işleyen Halas'ı (Mehmet Rauf) ifade eder. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin ana temalarını ve karakterlerini inceleme
Mavi-siyah çatışması ve Ahmet Cemil karakterinin 'Mai ve Siyah'a; Suat, Süreyya ve Necip karakterlerinin 'Eylül'e; Doktor Ömer Behiç'in 'Kırık Hayatlar'a; Kurtuluş Savaşı temasının ise 'Halas'a ait olduğu belirlenir.
Soruda verilen ipuçlarından yola çıkarak eserleri teşhis etmek.
2
Yazar ve eser eşleştirmesini doğrulama
'Mai ve Siyah' ve 'Kırık Hayatlar' romanlarının Halit Ziya Uşaklıgil'e; 'Eylül' ve 'Halas' romanlarının ise Mehmet Rauf'a ait olduğu tespit edilir.
Eserlerin yazarlarını Servet-i Fünun edebiyatı bilgisi çerçevesinde doğru belirlemek.
3
Eşleştirmeyi tamamlama
left_1 ile right_1, left_2 ile right_2, left_3 ile right_3, left_4 ile right_4 eşleştirilir.
Sol sütundaki her bir edebi tanımı sağ sütundaki doğru eser-yazar çiftiyle birleştirmek.

Anahtar Kavram

Servet-i Fünun Dönemi sanatçılarının romanlarındaki temalar, karakterler ve yazarların edebi yönelimleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5767Soru

Aşağıdaki sol sütunda numaralanmış şiir parçalarını, sağ sütunda verilen ahenk özellikleri (ölçü, kafiye ve redif) ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Âşıkta keder, dîdede nem, dilde harâret
Feryâd u figân eyleyemem, rûha esâret
II. Coşar sular yüce dağın döşünden
Hayal gitmez şu gözümün düşünden
III. Kılma feryat ey gönül, bağında açtı taze gül,
Ağlayan kalbim güler bir gün, yeter ki sen de gül.
IV. Cihanı süsleyen o nur saçan gözlerindir senin
Ruhumu aydınlatan o eşsiz sözlerindir senin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: Birinci şiir parçası aruz ölçüsü, zengin kafiye ve redifsiz yapısıyla; ikinci şiir parçası 1111'li hece, yarım kafiye ve ek hâlinde redifle; üçüncü şiir parçası 1515'li hece ve cinaslı kafiyeyle; dördüncü şiir parçası ise 1616'lı hece, tam kafiye ve hem ek hem kelime hâlinde redifle eşleşir.
Şiir parçalarının dil bilgisel kök-ek çözümlemeleri ve hece/aruz kalıpları incelendiğinde doğru ahenk unsurları ortaya çıkmaktadır. Birinci parçada aruz ölçüsü ve redifsiz zengin kafiye; ikinci parçada 1111'li hece ölçüsü, yarım kafiye ve ek redifi; üçüncü parçada 1515'li hece ölçüsü ve cinaslı kafiye; dördüncü parçada ise 1616'lı hece ölçüsü, tam kafiye ve hem ek hem kelime hâlinde redif yapıları kusursuzca eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci şiir parçasının ahenk unsurlarını çözümlemek.
I. şiir parçasında 'harâret' ve 'esâret' kelimeleri dize sonundadır. Bu kelimeler arasında anlam veya görev ortaklığı olan bir ek/kelime (redif) yoktur. Kelime köklerindeki '-âret' sesleri ('â' sesi iki ses değerindedir) 55 ses benzerliğine dayanarak zengin kafiye oluşturur. Şiir, aruz ölçüsüyle yazılmıştır.
Aruz ölçüsü ve zengin kafiye tespit edilerek ilk doğru eşleşme sağlanır.
2
İkinci şiir parçasının hece ölçüsünü, kök ve ek ahenklerini incelemek.
II. şiir parçasında toplam hece sayıs�� 1111'dir. 'döş-ün-den' ve 'düş-ün-den' kelimeleri çözümlendiğinde, köklerden sonra gelen '-ünden' eklerinin aynı görevde (iyelik, yönelme/çıkma) olduğu görülür ve ek hâlinde redif olarak alınır. Köklerde kalan tek ortak ses 'ş' harfi olduğundan yarım kafiye mevcuttur.
Hece ölçüsü, yarım kafiye ve ek hâlinde redif ahenk grubu belirlenerek ikinci doğru eşleşme kurulur.
3
Üçüncü şiir parçasının dize sonlarındaki kelime anlamlarını ve hece yapısını irdelemek.
III. şiir parçasında toplam hece sayısı 1515'tir. Dize sonlarındaki 'gül' kelimelerinden ilki çiçek (isim), ikincisi ise gülmek eylemidir (fiil). Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan bu kelimeler cinaslı kafiyeyi oluşturur.
Cinaslı kafiyenin tespitiyle üçüncü doğru eşleşme bulunur.
4
Dördüncü şiir parçasının ahenk bileşenlerini ve hece kalıbını analiz etmek.
IV. şiir parçasında toplam hece sayısı 1616'dır. 'gözlerindir senin' ve 'sözlerindir senin' ifadelerinde kökler 'göz' ve 'söz' kelimeleridir. Köklerden sonra gelen '-lerindir senin' kısmı anlam ve görevce tamamen özdeş olduğundan hem ek hem kelime rediftir. Köklerdeki '-öz' ses benzerliği ise iki sese dayandığından tam kafiyedir.
Tam kafiye ile hem ek hem kelime redifinin belirlenmesiyle dördüncü doğru eşleşme tamamlanır.

Anahtar Kavram

Şiirde Ahenk Unsurları (Ölçü, Kafiye, Redif)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5768Soru

Aşağıdaki beyitleri, biçim, içerik ve yapısal özelliklerini dikkate alarak ait oldukları divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su / Kim bu denli tutuşan odlara kılmaz çâre su
Kadrini seng-i musallâda bilip ey Bâkî / Durup el bağlayalar karşına yaran saf saf
Âmine hâtun Muhammed anesi / Ol sedeften doğdu ol dür dânesi
Günde bir taşı binâ-yı ömrünün düştü yere / Bî-haber sen ömrünü tekmil-i bünyan eylersin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Saçma ey göz... beyti Kaside ile, Kadrini seng-i musallâda... beyti Gazel ile, Âmine hâtun... beyti Mesnevi ile, Günde bir taşı... beyti Kıta ile eşleşmelidir.
Verilen beyitler incelendiğinde; 'Saçma ey göz...' ile başlayan beyit Fuzûlî’nin Su Kasidesi'nin matla beyti olup Kaside'ye; 'Kadrini seng-i musallâda...' ile başlayan beyit Bâkî'nin ünlü gazelinin makta beyti olup Gazel'e; 'Âmine hâtun...' ile başlayan beyit Süleyman Çelebi'nin Vesiletü'n-Necat mevlidinden alınıp Mesnevi'ye ve 'Günde bir taşı...' ile başlayan hikemi beyit ise Kıta nazım şekline aittir. Bu nitelikler doğrultusunda eşleştirme tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kafiye şemalarının ve rediflerin incelenmesi
Birinci ve üçüncü beyitler kendi arasında kafiyelidir (aa). İkinci ve dördüncü beyitler ise ilk dizeleri serbest, ikinci dizeleri birbiriyle uyumlu veya diğer beyitlerle ilişkilidir (xa).
Nazım şekillerinin ayırt edilmesinde kafiye örgüsü en temel biçimsel belirleyicidir.
2
Beyitlerin içerik ve mahlas yönünden analiz edilmesi
İkinci beyitte 'Bâkî' mahlası bulunurken, dördüncü beyitte herhangi bir mahlas yer almamaktadır. Birinci beyit su redifli bir övgü (kaside), üçüncü beyit ise dini-tasavvufi bir anlatı (mesnevi) barındırmaktadır.
Gazel ve kasidelerin son beyitlerinde mahlas kullanılırken kıtalarda genellikle mahlas bulunmaz. Mesneviler ise uzun soluklu olay anlatımları için tercih edilir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda beyitlerin nazım şekilleriyle eşleştirilmesi
Birinci beyit Kaside, ikinci beyit Gazel, üçüncü beyit Mesnevi ve dördüncü beyit Kıta ile doğru biçimde eşleştirilmiştir.
Beyitlerin yapısal (kafiye, mahlas) ve tematik özellikleri ilgili nazım şekillerinin tanım ve kurallarına tam olarak uymaktadır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye, mahlas ve içerik özellikleri bakımından ayırt edilmesi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5769Soru

Edebî yönelimleri ve üslup özellikleri dikkate alındığında, sol sütunda listelenen divan şairleri ile sağ sütunda belirtilen niteliklerin doğru eşleştirmesini yapınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Naili
Şeyhülislam Yahya
Şeyh Galip
Koca Ragıp Paşa

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Naili -> 17. yüzyıl Sebk-i Hindi öncüsü; Şeyhülislam Yahya -> 17. yüzyıl rindane gazel ve İstanbul Türkçesi; Şeyh Galip -> 18. yüzyıl Sebk-i Hindi ve Hüsn ü Aşk; Koca Ragıp Paşa -> 18. yüzyıl hikemi tarzı.
Verilen şairler ve edebi özellikleri incelendiğinde; Naili 17. yüzyıl Sebk-i Hindi öncüsüyle, Şeyhülislam Yahya 17. yüzyıl rindane tarzıyla, Şeyh Galip 18. yüzyıl Sebk-i Hindi ve Hüsn ü Aşk eseriyle, Koca Ragıp Paşa ise 18. yüzyıl hikemi tarzıyla tam olarak eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol s��tunda yer alan şairlerin edebî dönemlerini ve akımlarını belirlemek.
Naili (17. yy - Sebk-i Hindi), Şeyhülislam Yahya (17. yy - Mahallileşme/Rindane), Şeyh Galip (18. yy - Sebk-i Hindi) ve Koca Ragıp Paşa (18. yy - Hikemi tarz) olarak belirlenir.
Şairlerin doğru özelliklerle eşleştirilmesi için dönem ve akım bilgisi gereklidir.
2
Sağ sütundaki açıklamaları analiz ederek şairlerin özellikleriyle karşılaştırmak.
Naili, Sebk-i Hindi'nin öncüsü olmasıyla sağ sütundaki ilk açıklamayla; Şeyhülislam Yahya, rindane gazel ve İstanbul Türkçesiyle sağ sütundaki ikinci açıklamayla; Şeyh Galip, sembolizm/Sebk-i Hindi ve Hüsn ü Aşk eseriyle sağ sütundaki üçüncü açıklamayla; Koca Ragıp Paşa ise didaktik/hikemi üslupla sağ sütundaki dördüncü açıklamayla eşleşir.
Her şairin kendine has üslup ve eser özelliklerini tespit ederek eşleştirmeyi tamamlamak.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Şairlerinin Edebî Akım ve Üslup Özellikleri
Soru 5770Soru

Yeri göğü ins ü cini yarattın
Sen ey mimar başı eyvancı mısın
Ayı günü çarkı burcu var ettin
Ey mekan sahibi rahmancı mısın

Kaygusuz Abdal'a ait bu dörtlüğün biçimsel (nazım biçimi) ve içeriksel (nazım türü) özellikleri dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nazım biçimi: Koşma - Nazım türü: Şathiye

Cevap

Nazım biçimi: Koşma - Nazım türü: Şathiye
Verilen dörtlük, 11'li hece ölçüsüyle ve dörtlük nazım birimiyle yazıldığı için nazım biçimi 'koşma'dır. İçeriğinde Tanrı ile senli benli, şakacı bir edayla konuşuluyormuş izlenimi veren ancak tasavvufi derinliği olan bir tema işlendiği için nazım türü 'şathiye'dir. Bu iki bilginin bir arada doğru verildiği seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Dörtlüğün hece ölçüsünü belirlemek için dizelerdeki heceler sayılır.
Her dizede 11 hece bulunduğu görülür (11'li hece ölçüsü).
Halk edebiyatında hece sayısı, nazım biçimini belirlemede en önemli yapısal kriterlerden biridir.
2
Dörtlüğün kafiye şeması ve nazım birimi incelenir.
Şiirin nazım birimi dörtlük, kafiye şeması ise 'abab' (çapraz kafiye) şeklindedir.
Dörtlüklerle kurulan, 11'li hece ölçüsüne sahip bu yapısal özellikler şiirin nazım biçiminin 'koşma' olduğunu gösterir.
3
Dörtlüğün içeriği, teması ve üslubu analiz edilir.
Şairin Tanrı ile şakacı, senli benli bir üslupla konuştuğu, ancak arka planda tasavvufi derinlik barındıran bir tema işlendiği görülür.
Dini-tasavvufi halk edebiyatında Tanrı ile şakacı bir edayla konuşur gibi yazılan, inançları alaycı bir dille ele alır görünen ama derin tasavvufi anlamlar taşıyan şiirlerin nazım türü 'şathiye'dir.

Anahtar Kavram

Nazım biçimi (şekilsel özellikler: ölçü, kafiye şeması, nazım birimi) ile nazım türü (içeriksel özellikler: tema, konu) arasındaki farkı ayırt etme.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 5771Soru

Aşağıda, edebiyat tarihindeki bazı sanatçıların sanatsal yaklaşımlarını ve yapıtlarında izledikleri yöntemleri açıklayan ifadeler ile bu ifadelerin ait olduğu edebi akımlar verilmiştir. Sol sütundaki açıklamaları, sağ sütundaki en uygun edebi akımla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Eserlerini bir bilim insanı gözlemciliğiyle kaleme alan; soyaçekim, determinizm ve çevrenin birey üzerindeki mutlak etkisini laboratuvar titizliğiyle işleyen sanatçı yaklaşımı.
Dış dünya gerçekliğini doğrudan aktarmak yerine, bu gerçekliğin ruh dünyasında bıraktığı loş izlenimleri, müzikal ahenk ve anlam kapalılığıyla yansıtmayı amaçlayan şair anlayışı.
Sanat eserinde akıl, mantık ve sağduyuyu egemen kılarak değişmez ahlaki tipler yaratmayı ve üslupta soyluluğu korumayı en üstün erdem sayan yazar tutumu.
Şiirde biçim mükemmelliğini, ölçü ve kafiye uyumunu savunarak kelimelerle tablo çizercesine betimlemeler yapmayı ilke edinen, nesnelci ve piktoryal şiir anlayışı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci açıklama Natüralizm, ikinci açıklama Sembolizm, üçüncü açıklama Klasisizm ve dördüncü açıklama Parnasizm akımıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, akımların karakteristik kavramlarına dayanmaktadır. Birinci tanımda geçen soyaçekim ve determinizm bizi Natüralizm'e; ikinci tanimde geçen loş izlenimler ve kapalılık Sembolizm'e; üçüncü tanımda geçen akıl, mantık ve sağduyu Klasisizm'e; dördüncü tanımda geçen biçim mükemmelliği ve kelimelerle resim çizme ise Parnasizm'e götürür.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci açıklamadaki 'bilim insanı gözlemciliği, soyaçekim, determinizm, laboratuvar' kavramlarını analiz etmek.
Bu kavramlar bizi doğrudan deneysel yöntemleri edebiyata uygulayan Natüralizm akımına ulaştırır.
Natüralizm, realizmin ileri bir aşaması olarak bilimselliği ve determinizmi esas alır.
2
İkinci açıklamadaki 'loş izlenimler, müzikal ahenk, anlam kapalılığı' ifadelerini incelemek.
Bu nitelikler doğrudan şiirde sözcüklerin müzikal değerini ve hissettirdiği çağrışımları önemseyen Sembolizm ile uyuşur.
Sembolistler nesnel gerçekliği reddedip duygu ve ruhsal izlenimlerin kapalılığını savunurlar.
3
Üçüncü açıklamadaki 'akıl, mantık, sağduyu, ahlaki tipler, üslupta soyluluk' ölçütlerini değerlendirmek.
Bu ilkeler, 17. yüzyıl Fransa'sında doğan ve Antik Yunan/Latin geleneğine yaslanan Klasisizm akımının kurallarını yansıtır.
Klasikler geçici hisler yerine kalıcı akıl ve ahlak prensiplerine odaklanırlar.
4
Dördüncü açıklamadaki 'biçim mükemmelliği, kelimelerle resim çizme, nesnellik' vurgularını kontrol etmek.
Bu tanımlamalar şiirde biçimci gerçekçilik olan Parnasizm akımını gösterir.
Parnasistler duygusallığa karşı çıkarak şiirde nesnel ve kusursuz bir biçim hedeflerler.

Anahtar Kavram

Edebi Akımlar ve Kuramsal Özellikleri
Soru 5772Soru

Aşağıda verilen beyitler ile bu beyitlerin içeriklerine g��re ait oldukları Divan edebiyatı nazım türlerini eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Varlığı birdir ki yoktur zâtına aslâ şerîk
Hâlık-ı arz u semâdır sâni'-i levh ü kalem
Yâ Nebî aşkınla yandı cân u dil pervanedir
Şem'-i nûrunla münevver bu cihan kâşânedir
Ne fi'linde kerem var ne sözünde meymenet
Halka olmuş bir belâ-yı nâ-gehânîdir o nâ-dân
Sözümün gevherine tâbi'dir ashâb-ı kemâl
Şi'r-i pâkimle benim fahreder erbâb-ı sühan

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Verilen beyitlerin doğru eşleştirmeleri şu şekildedir: Birinci beyit Tevhit, ikinci beyit Naat, üçüncü beyit Hicviye ve dördüncü beyit Fahriye ile eşleşmektedir.
Verilen beyitlerin doğru eşleştirmeleri şu şekildedir: Birinci beyit Allah'ın birliğinden bahsettiği için Tevhit; ikinci beyit Peygamberimiz'e yönelik olduğu için Naat; üçüncü beyit eleştiri içerdiği için Hicviye; dördüncü beyit şairin kendi yeteneğini övdüğü için Fahriye ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beyitte geçen 'Varlığı birdir', 'Hâlık' (yaratıcı) ve 'şerîk' (ortak) kelimelerinden yola çıkarak beytin konusunu belirlemek.
Bu kavramlar Allah'ın birliğini ve tekliğini anlattığı için ilk beyit Tevhit türüne aittir.
Tevhit, Allah'ın birliğini, varlığını ve yüceliğini konu alan nazım türüdür.
2
İkinci beyitte geçen 'Yâ Nebî', 'aşkınla yandı' ve 'nûr' ifadelerini inceleyerek beytin hitap ettiği kişiyi belirlemek.
Bu ifadeler Hz. Muhammed'e (s.a.v.) yönelik övgü ve sevgiyi barındırdığı için ikinci beyit Naat türüne aittir.
Naat, Peygamberimiz Hz. Muhammed'i övmek amacıyla yazılan şiirlerdir.
3
Üçüncü beyitte geçen 'kerem yok', 'belâ-yı nâ-gehânî' (ansızın gelen bela) ve 'nâ-dân' (cahil) kelimelerinin kattığı anlamı değerlendirmek.
Bir kişiyi yerme, eleştirme amacı taşıyan bu ifadeler nedeniyle üçüncü beyit Hicviye türüne aittir.
Hicviye, kişilerin ya da toplumun aksayan, eleştirilen yönlerini yeren şiir türüdür.
4
Dördüncü beyitte geçen 'Sözümün gevheri' (sözümün mücevheri) ve 'şi'r-i pâkimle' (temiz şiirimle) ifadelerinin anlamını analiz etmek.
Şair kendi şiir yeteneğini ve sanatsal üstünlüğünü övdüğü için dördüncü beyit Fahriye türüne aittir.
Fahriye, şairlerin kendi şairliklerini, şiirlerinin üstünlüğünü övdükleri bölümdür.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında şiirlerin konularına göre ayrıldığı nazım türlerinin (tevhit, naat, hicviye, fahriye) beyitlerin anahtar kavramlarından hareketle belirlenmesi.
Soru 5773Soru

I. Beyit:
*Kamu bîmârına cânân dev��-yı derd eder ihsân*
*Niçün kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı*

II. Beyit:
*Bir eşek var idi zaîf ü nizâr*
*Yük elinden anınla zâr u fikâr*

Divan edebiyatından alınan bu beyitlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci beyit, dize sonlarındaki ses uyumlarına bakıldığında ait olduğu şiirin ilk beyti (matla) konumundadır.

Cevap

Birinci beyit dize sonlarındaki ses uyumlarına bakıldığında ait olduğu şiirin ilk beyti (matla) konumundadır ifadesi yanlıştır. Çünkü birinci beytin ilk dizesi 'ihsân' kelimesiyle, ikinci dizesi ise 'sanmaz mı' ifadesiyle bitmektedir; yani dize sonları kendi arasında kafiyeli değildir (xa şeklindedir). Gazel veya kasidelerin ilk beyti (matla) ise mutlaka kendi arasında kafiyeli (aa şeklinde) olmak zorundadır.
Birinci beytin ilk dizesi 'ihsân' sözcüğüyle, ikinci dizesi ise 'sanmaz mı' sözcüğüyle bittiği için kendi arasında kafiyeli değildir (xa). Gazel ve kasidelerin ilk beyti (matla) ise 'aa' şeklinde kafiyeli olmalıdır. Dolayısıyla bu beytin ait olduğu şiirin ilk beyti olması mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beytin dize sonlarındaki kafiye düzenini incelemek.
Birinci beytin ilk dizesi 'ihsân' kelimesiyle, ikinci dizesi ise 'sanmaz mı' kelimesiyle bitmektedir. Dize sonları birbiriyle kafiyeli değildir (xa kafiye örgüsü).
Gazel veya kasidelerin matla beytinin kendi arasında kafiyeli (aa şeklinde) olması gerektiği kuralını test etmek.
2
İkinci beytin kafiye yapısını ve nazım şeklini analiz etmek.
İkinci beyit 'nizâr' ve 'fikâr' kelimeleriyle kendi arasında kafiyelidir (aa kafiye örgüsü). Bu özellik, her beyti kendi arasında kafiyeli olan mesnevi nazım şekline uygundur.
İkinci beytin mesneviden alınmış olma ihtimalini doğrulamak.
3
Beyitlerin tema, ölçü ve dil özelliklerini değerlendirmek.
Her iki beyit de aruz ölçüsüyle yazılmış, Arapça-Farsça kelime ve tamlamalar barındırmakta olup lirik ve alegorik temalar içermektedir.
Seçeneklerdeki diğer yargıların doğruluğunu teyit etmek.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi) kafiye düzenleri ve yapı özellikleri.
Soru 5774Soru

Tanzimat edebiyatının ikinci döneminde şiirin estetik sınırları ve teknik yapısı üzerine hararetli tartışmalar yaşanmıştır. Bu dönemde gelenekçi kanat, eski şiir geleneğini ve 'göz için kafiye' anlayışını savunurken; yenilikçi kanat ise şiirin konusunun genişletilmesi gerektiğini ve kafiyenin işitsel bir ahenk unsuru olarak 'kulak için' olduğunu ileri sürmüştür. Bu tartışmalarda 'kulak için kafiye' tezini hararetle savunarak yeni Türk şiirinin estetik ve kuramsal temellerini atan şair ve onun bu teorik görüşlerini açıkladığı eleştirel/kuramsal eseri aşağıdakilerin hangisinde doğru eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Recaizade Mahmut Ekrem - Takdir-i Elhan

Cevap

Recaizade Mahmut Ekrem - Takdir-i Elhan
Recaizade Mahmut Ekrem, Tanzimat II. Dönem'de 'kulak için kafiye' anlayışını savunmuş ve bu görüşlerini Menemenlizade Tahir'in 'Elhan' adlı şiir kitabı üzerine yazdığı 'Takdir-i Elhan' adlı eleştiri yazısında sistemleştirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tartışmanın merkezinde yer alan 'kulak için kafiye' kavramını inceleme.
Bu kavram, şiirde ahengin harflerin biçimsel uyumundan ziyade kulağa hitap eden işitsel bir uyumla sağlanması gerektiğini savunan yenilikçi tezi ifade eder.
Tartışmanın edebi yönünü ve savunulan tezi netleştirmek için bu adım gereklidir.
2
Tanzimat II. Dönem'inde bu görüşü savunan öncü sanatçıyı tespit etme.
Geleneksel 'göz için kafiye' anlayışına karşı 'kulak için kafiye' ilkesini hararetle savunan yenilikçi sanatçı Recaizade Mahmut Ekrem'dir.
Soru kökündeki edebi duruşun hangi sanatçıya ait olduğunu belirlemek için bu adım atılmalıdır.
3
Sanatçının bu kuramsal ve eleştirel görüşlerini ortaya koyduğu eseri belirleme.
Recaizade Mahmut Ekrem, Menemenlizade Tahir'in 'Elhan' şiir kitabı üzerine yazdığı 'Takdir-i Elhan' eleştirisinde bu kuramsal görüşlerini ve şiir teorisini açıklamıştır.
Sanatçı ile eser eşleştirmesini tamamlamak ve doğru seçeneğe ulaşmak için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Tanzimat II. Dönem'de Recaizade Mahmut Ekrem ve Muallim Naci arasındaki kafiye (kulak için / göz için) tartışması ve edebi kuram eserleri.
Soru 5775Soru

Edebiyat tarihi dersinde öğretmen, 14. yüzyıl Türk edebiyatının dil ve estetik özelliklerini açıklarken tahtaya şu beyitleri yazar:

*Gözle şimdi uşbu kuşlar hâlini*
*Kim neyile yitürürler mâlini*

*Yüz bininden biri kılmaz uş sefer*
*Kuş dili bilmeyenden ne haber*

Buna göre tahtaya yazılan bu beyitler ve ait olduğu eserle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şair, bu eseriyle Anadolu sahasında din dışı konuları ele alan ilk büyük manzum eseri vücuda getirerek edebiyatta yeni bir yönelim başlatmıştır.

Cevap

Şairin bu eserle Anadolu sahas��nda din dışı konuları ele alan ilk büyük manzum eseri vücuda getirdiği yargısı yanlıştır, çünkü Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr adlı eseri tamamen dinî-tasavvufi ve alegorik nitelikte bir eserdir.
Beyitlerin alındığı eser Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr (Kuş Dili) adlı mesnevisidir. Bu eser, tasavvuf yolculuğunu ve nefis terbiyesini kuşlar üzerinden sembolize eden tamamen dinî-tasavvufi bir yapıttır; din dışı konuları ele alan ilk büyük manzum eser değildir. Bu nedenle eserin din dışı temaları işleyen ilk büyük manzum eser olduğunu belirten seçenek söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerde geçen anahtar kavramların (kuşlar, Simurg, kuş dili) analiz edilmesi.
Beyitlerin 14. yüzyıl şairi Gülşehrî'ye ait olan ve Feridüddin Attar'dan çevrilen Mantıku't-Tayr (Kuş Dili) adlı eserden alındığı belirlenir.
Edebi metnin hangi şaire ve esere ait olduğunu saptayarak edebi şahsiyet özellikleriyle bağ kurmak.
2
Eserin temasının ve edebi niteliğinin incelenmesi.
Eserin din dışı değil, tasavvufi-alegorik (salikin Allah'a ulaşma yolculuğu) bir içeriğe sahip olduğu saptanır.
Seçeneklerde yer alan tematik iddiaların tarihsel gerçeklikle örtüşüp örtüşmediğini denetlemek.
3
Beyitlerin dil bilgisel (Eski Anadolu Türkçesi) ve şekilsel (mesnevi kafiye şeması, aruz) yapısının kontrol edilmesi.
Mesnevi nazım biçimi ve Eski Anadolu Türkçesi dönemine özgü kelimelerin varlığı doğrulanır.
Şiir bilgisi ve dil tarihi kurallarına dayanan diğer seçeneklerin doğruluğunu ispatlamak.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 5776Soru

Köy hayatını, köylünün muhtar ve ağalarla olan çatışmalarını ele alan ve Burdur'un Karataş köyündeki Kara Bayram ile Irazca Ana'nın hak arama mücadelesini konu edinen *Yılanların Öcü* adlı toplumcu gerçekçi roman aşağıdaki yazarlardan hangisine aittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fakir Baykurt

Cevap

Fakir Baykurt
Tanıtılan 'Yılanların Öcü' adlı roman, köy yaşamını ve köylünün sorunlarını toplumcu gerçekçi bir bakış açısıyla ele alan Fakir Baykurt'a aittir. Romanın başkarakterleri Kara Bayram ve Irazca Ana'dır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen eserin niteliklerini inceleme
Soruda; Karataş köyünde geçen, Kara Bayram ve Irazca Ana karakterlerinin yer aldığı ve köydeki sosyal çatışmaları ele alan 'Yılanların Öcü' adlı roman tanıtılmaktadır.
Eserin kime ait olduğunu bulabilmek için öncelikle eserin adını ve ana karakterlerini tespit etmek gerekir.
2
Eserin yazarını belirleme
'Yılanların Öcü' romanı, Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi Türk edebiyatının önemli temsilcilerinden Fakir Baykurt'a aittir.
Toplumcu gerçekçi yazarlar ile ünlü eserlerini eşleştirerek doğru seçeneğe ulaşılır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi hikaye ve romanında yazar-eser eşleştirmesi
Tahmini Süre:45s
Soru 5777Soru

Şiirde şekil mükemmelliğini, dış dünyanın nesnel bir yaklaşımla tasvir edilmesini savunan ve adeta bir resim çizer gibi şiir yazmayı (pitoresk) ilke edinen, Türk edebiyatında Tevfik Fikret ve Yahya Kemal gibi isimlerin etkilendiği edebî akım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Parnasizm

Cevap

Parnasizm
Doğru seçenek Parnasizm'dir. Çünkü parnasizm akımı şiirde realizm olarak bilinir; biçim mükemmelliğine, dış dünyanın nesnel betimlenmesine, resim altı şiir yazma (pitoresk) geleneğine büyük önem verir. Tevfik Fikret ve Yahya Kemal bu akımdan etkilenen başlıca Türk şairleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki anahtar kavramları belirleme
"Şekil mükemmelliği", "dış dünyanın nesnel tasviri", "resim çizer gibi şiir yazma (pitoresk)" ve "Tevfik Fikret ile Yahya Kemal" ifadeleri parnasyen şiir anlayışını doğrudan işaret eder.
Soruda tanımlanan akımı bulmak için paragraftaki karakteristik özelliklerin hangi edebi yönelime ait olduğunu belirlemek gerekir.
2
Seçenekleri karşılaştırarak doğru akımı tespit etme
Realizmin şiirdeki karşılığı olan ve bu özellikleri barındıran akım Parnasizm'dir.
Diğer akımlar (Romantizm, Sembolizm, Klasisizm, Sürrealizm) nesnel betimlemeyi veya biçimsel kuyumculuğu bu şekilde ön plana çıkarmaz.

Anahtar Kavram

Parnasizm, realizmin şiirdeki izdüşümüdür; nesnellik, biçimsel kusursuzluk ve pitoresk en belirgin özellikleridir.
Tahmini Süre:45s
Soru 5778Soru

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi Türk romanında yazarlar, eserlerini genellikle belirli coğrafi bölgelerin sorunları, toplumsal çatışmalar ve tarihsel dönüşümler etrafında şekillendirmişlerdir. Aşağıdaki sol sütunda verilen toplumcu gerçekçi eserleri, sağ sütunda verilen bu eserlerin odaklandığı temel çatışma ve mekân açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Çıkrıklar Durunca
Kalpaklılar
Cemo
Bereketli Topraklar Üzerinde

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Çıkrıklar Durunca eseri Bolu-Gerede'deki dokuma tezgahlarının çöküşüyle; Kalpaklılar eseri Ege'deki Kurtuluş Savaşı direnişiyle; Cemo eseri Doğu Anadolu'daki feodal yapı ve ağalık düzeniyle; Bereketli Topraklar Üzerinde eseri ise Çukurova'ya gelen gurbetçi işçilerin sömürülmesiyle eşleşmektedir.
Çıkrıklar Durunca adlı roman Bolu-Gerede'deki yerel dokumacıların sanayileşmeye karşı isyanını; Kalpaklılar romanı Ege Bölgesi'ndeki Kurtuluş Savaşı mücadelesini; Cemo romanı Doğu Anadolu'daki feodal ağa-köylü ilişkilerini; Bereketli Topraklar Üzerinde romanı ise Çukurova'daki işçi sömürüsünü konu edindiği için eşleştirmeler sırasıyla tam olarak uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve işledikleri coğrafi bölgeleri belirleme
Çıkrıklar Durunca (Sadri Ertem - Bolu/Gerede), Kalpaklılar (Samim Kocagöz - Ege), Cemo (Kemal Bilbaşar - Doğu Anadolu), Bereketli Topraklar Üzerinde (Orhan Kemal - Çukurova) olarak gruplandırılır.
Toplumcu gerçekçi eserler coğrafi ve tematik olarak belirgin özelliklere sahiptir.
2
Eserlerin konularını sağ sütundaki tanımlarla karşılaştırma
Çıkrıklar Durunca sanayileşmenin el tezgahlarına etkisini anlattığı için birinci açıklamayla; Kalpaklılar Ege'deki millî mücadeleyi konu edindiği için ikinci açıklamayla; Cemo Doğu Anadolu'daki feodaliteyi ve ağalığı işlediği için üçüncü açıklamayla; Bereketli Topraklar Üzerinde ise Çukurova'daki tarım işçilerinin sömürüsünü ele aldığı için dördüncü açıklamayla eşleşir.
Her bir açıklama, ilgili romanın olay örgüsünün ve temasının karakteristik özelliklerini taşımaktadır.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi toplumcu gerçekçi eserlerin yazar, mekân ve tema ilişkisi
Soru 5779Soru

Osmanlı Devleti'nin Kuruluş Dönemi'ndeki denizcilik faaliyetlerinin gelişimiyle ilgili şu tarihsel adımlar bilinmektedir:

I. Karesioğulları Beyliği'nin ilhak edilmesiyle beyliğin deniz gücünün ve tersanesinin Osmanlı hizmetine girmesi
II. Karamürsel ve Gelibolu'da ilk tersanelerin kurularak sistemli gemi inşasına başlanması
III. Ege Denizi ve Venedik kontrolündeki adalara yönelik akınlar sonrası Venediklilerle ilk deniz savaşının (Çalı Bey Savaşı) yapılması

Bu gelişmeler ve sonuçları dikkate alındığında, Osmanlı Devleti'nin denizcilik faaliyetleri ve bu dönemdeki siyasi ilişkileriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Venedikliler ile yapılan ilk deniz savaşının kazanılmasıyla Ege'deki Venedik siyasi ve ticari varlığına son verilmiştir.

Cevap

Venedikliler ile yapılan ilk deniz savaşının kazanılmasıyla Ege'deki Venedik siyasi ve ticari varlığına son verilmiştir.
Osmanlı Devleti'nin Venedikliler ile yaptığı ilk deniz savaşı olan Çalı Bey Savaşı (1416), Osmanlı mağlubiyeti ile sonuçlanmış ve Ege'deki Venedik varlığına son verilememiştir. Ege ve Doğu Akdeniz'de Venedik üstünlüğünün kırılması ve ticari/siyasi varlıklarının geriletilmesi çok daha sonraki dönemlerde (özellikle Fatih Sultan Mehmet ve sonraki padişahlar döneminde) gerçekleşmiştir. Bu nedenle ilk deniz savaşının kazanıldığı ve Venedik varlığına son verildiği ifadesi tarihsel gerçeklerle uyuşmamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerdeki tarihsel adımları ve kronolojik gelişimi analiz etmek.
Osmanlı Devleti'nin Orhan Bey döneminde Karesioğulları'nı alarak denizciliğe başladığı, ardından Karamürsel ve Gelibolu tersaneleriyle kurumsallaştığı ve I. Mehmed (Çelebi) döneminde Venedik ile karşı karşıya geldiği saptanır.
Sorudaki tarihsel gelişimi doğru konumlandırmak için.
2
Çalı Bey Savaşı'nın sonucunu ve Ege'deki Venedik varlığını incelemek.
Çalı Bey Savaşı'nın (1416) Osmanlı mağlubiyeti ile bittiği ve Venedik'in Ege'deki ticari/siyasi gücünün bu savaşla kırılmadığı tespit edilir.
Seçeneklerdeki iddiaların doğruluğunu test etmek için.
3
Seçenekleri değerlendirerek yanlış çıkarımı belirlemek.
İlk deniz savaşının kazanıldığı ve Ege'deki Venedik varlığına son verildiği yönündeki önerme yanlış, diğer önermeler ise tarihsel gerçeklere uygundur.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Osmanlı Kuruluş Dönemi Denizcilik Faaliyetleri ve Siyasi İlişkiler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 5780Soru

Uygurlar, Bögü Kağan Dönemi'nde Maniheizm dinini kabul ederek yerleşik hayata geçmişler ve bu durum toplum yaşamında köklü dönüşümlere yol açmıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Uygurların yerleşik hayata geçmelerinin doğrudan bir sonucu olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kalıcı konut, saray ve tapınak gibi mimari eserlerin inşa edilmesi

Cevap

Kalıcı konut, saray ve tapınak gibi mimari eserlerin inşa edilmesi
Uygurların yerleşik yaşama geçmesiyle birlikte göçebe yaşamda yapılması mümkün olmayan kalıcı konut, saray ve tapınak gibi mimari eserler inşa edilmiştir. Bu durum, yerleşik yaşam tarzının en doğrudan sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Uygurların Maniheizm'i kabul etmesiyle değişen yaşam tarzı tespit edilir.
Uygurların göçebe yaşamdan yerleşik yaşama geçtikleri belirlenir.
Yerleşik yaşamın getirdiği sosyo-kültürel değişimleri belirlemek için bu tespit gereklidir.
2
Yerleşik yaşama geçilmesinin doğrudan ve somut sonuçları seçeneklerle karşılaştırılır.
Kalıcı konut, saray ve tapınak inşasının sadece yerleşik hayatta mümkün olan bir durum olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için göçebe ve yerleşik kültür arasındaki temel yapısal farkı ortaya koymak gerekir.

Anahtar Kavram

Uygurlarda yerleşik yaşama geçilmesinin kültürel ve mimari sonuçları
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 289 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin