Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 601Soru

Aşağıda Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Kuramı'nda yer alan bazı gereksinim basamakları ve günlük yaşamdan senaryolar verilmiştir. Bu gereksinim basamaklarını, en uygun günlük yaşam senaryosuyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fizyolojik İhtiyaçlar
Güvenlik İhtiyaçları
Ait Olma ve Sevgi İhtiyaçları
Kendini Gerçekleştirme

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fizyolojik İhtiyaçlar ile karnını doyurma/uyuma senaryosu; Güvenlik İhtiyaçları ile korunaklı konuta taşınma senaryosu; Ait Olma ve Sevgi İhtiyaçları ile hobi kulübüne katılıp arkadaş edinme senaryosu; Kendini Gerçekleştirme ile maddi kazanç gütmeden sadece potansiyelini sergilemek için yazma senaryosu eşleşmelidir.
Maslow'un ihtiyaçlar hiyerarşisine göre birey öncelikle alt basamaklardaki temel ihtiyaçları karşılar. Eşleştirmede fizyolojik ihtiyaçlar yeme ve uykuyla, güvenlik ihtiyaçları korunaklı bir eve taşınmayla, ait olma ihtiyaçları arkadaşlık ve grup üyeliğiyle, kendini gerçekleştirme ise maddi kazanç dışı potansiyelini sergilemeyle doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Fizyolojik İhtiyaçlar basamağının tespiti
Yaşamı sürdürmek için zorunlu olan açlık, susuzluk, uyku gibi biyolojik gereksinimler belirlenir ve karnını doyurma/uyuma senaryosu ile eşleştirilir.
Fizyolojik ihtiyaçlar hiyerarşinin en temel basamağıdır.
2
Güvenlik İhtiyaçları basamağının tespiti
Tehlikelerden korunma, emniyette hissetme ve istikrar arayışı belirlenir ve depreme dayanıklı eve taşınma senaryosu ile eşleştirilir.
Fiziksel ve psikolojik güvenlik ihtiyacı fizyolojik ihtiyaçlardan hemen sonra gelir.
3
Ait Olma ve Sevgi İhtiyaçları basamağının tespiti
Sosyal ilişkiler kurma, sevilme, bir gruba kabul edilme arzusu tespiti yapılır ve kulübe katılarak arkadaş edinme senaryosu ile eşleştirilir.
İnsan sosyal bir varlık olduğundan güvenlikten sonra aidiyet arar.
4
Kendini Gerçekleştirme basamağının tespiti
Bireyin kendi potansiyelini tam olarak ortaya çıkarma, yaratıcılık ve içsel gelişim arayışı belirlenir ve maddi beklentisi olmadan yazan yazar senaryosu ile eşleştirilir.
Hiyerarşinin en üst basamağında yer alan bu ihtiyaç kişisel gelişimle ilgilidir.

Anahtar Kavram

Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Kuramı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 602Soru

Türkiye'de tarım topraklarının nadasa bırakılmasında yağış azlığı ve sulama yetersizliği temel etkenlerdir. KOP (Konya Ovası Projesi) ve GAP (Güneydoğu Anadolu Projesi) gibi sulama projelerinin hayata geçirilmesiyle nadas alanları daralmış ve suya ihtiyaç duyan tarım ürünlerinin çeşitliliği artmıştır. Ancak sulama olanakların��n iyileştirilmesi, bir bölgenin sahip olduğu doğal iklim ve toprak koşullarını (sıcaklık, nemlilik, toprak yapısı) tamamen devre dışı bırakamaz.

Aşağıdaki haritada Türkiye'de farkl�� iklim ve toprak özelliklerine sahip beş alan numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılan alanlar ve bu alanlarda yürütülen tarımsal faaliyetlerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi <u>yanlıştır</u>?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III numaralı alanda, GAP ile sulama olanaklarının artması ve nadas uygulamasının azalması sayesinde, nemli ve asidik toprak isteyen çay tarımı geniş alanlara yayılmıştır.

Cevap

III numaralı alanda çay tarım��nın yaygınlaştığını belirten ifade yanlıştır; çünkü çay tarımı sulamanın ötesinde yıl boyu nem ve asidik toprak şartları gerektirir.
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki tarım alanlarında sulamanın yaygınlaşması pamuk, mısır ve sebze üretimini ciddi oranda artırmıştır; fakat çay bitkisinin yetişebilmesi için sadece kökten sulanması yeterli değildir. Çay, yıl boyunca düzenli yağış, yüksek bağıl nem ve kireçsiz asidik topraklar talep eder. Güneydoğu Anadolu ise yazın son derece kurak, sıcak ve düşük nemlidir. Bu ekolojik engellerden ötürü sulamaya bağlı olarak bölgede çay tarımının gelişmesi olanaksızdır.

Adım Adım Çözüm

1
Haritada verilen numaralı alanların coğrafi özelliklerini ve iklim koşullarını belirleme.
I numaralı alan Doğu Karadeniz (Rize), II numaralı alan ��ç Anadolu (Konya), III numaralı alan Güneydoğu Anadolu (Şanlıurfa), IV numaralı alan Kıyı Ege ve V numaralı alan Akdeniz (Çukurova) kıyısını temsil etmektedir.
Sorunun çözümünde mekânsal analiz yapabilmek için harita üzerindeki konumların doğru tespit edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki tarımsal uygulamaların (nadas, sulama projeleri) ve ürünlerin ekolojik isteklerinin bölge iklimleriyle uyumunu analiz etme.
Doğu Karadeniz'de nadasın olmaması (yağış rejimi), Konya'da KOP ile nadasın azalması (sulama projesi), Ege'de zeytin tarımı (kış ılıklığı) ve Çukurova'da mısır/soya (ikinci ürün) ifadelerinin tamamı coğrafi gerçeklerle uyumludur.
Her bir seçenekteki coğrafi ifadenin doğruluğunu test etmek için tarımsal coğrafya kuralları uygulanır.
3
Güneydoğu Anadolu Bölgesi'ndeki sulama yatırımlarının (GAP) çay tarımına etkisini inceleme.
GAP ile sulama imkânları artmış ve nadas alanları azalmış olsa da, çay bitkisi mikroklima şartlarında aşırı yıkanmış asidik topraklar ile yıl boyu yüksek nem/yağış ister. Güneydoğu Anadolu'nun şiddetli yaz kuraklığı ve düşük bağıl nem koşullarında sulama ile dahi çay yetiştirilemez.
Tarımsal sulama projelerinin sınırlarını ve tarım ürünlerinin doğal yetişme koşullarını (ekolojik limitlerini) kavrayarak yanlış olan yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım ürünlerinin yetişme koşulları (sıcaklık, yağış, nemlilik, toprak isteği) ve sulama projelerinin (GAP, KOP) tarımsal faaliyetlere etkisi.
Soru 603Soru

Bir köyde mevsimlik tarım işçisi olarak çalışan Caner, üniversite sınavında üstün başarı göstererek tıp fakültesini bitirmiş ve bir devlet hastanesinde uzman doktor olarak çalışmaya başlamıştır. Aynı hastanede görev yapan genel cerrah Aylin ise, çalışma koşulları ve gelir düzeyi benzer olan başka bir kentteki devlet hastanesine tayin olmuştur.

Buna g��re Caner ve Aylin'in yaşadığı durumlar sırasıyla aşağıdaki toplumsal hareketlilik türlerinden hangisine örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Caner: Dikey hareketlilik; Aylin: Yatay hareketlilik

Cevap

Caner'in yaşadığı değişim dikey hareketlilik, Aylin'in yaşadığı değişim ise yatay hareketliliktir.
Caner, tarım işçiliğinden uzman doktorluğa geçerek toplumsal tabakalaşma hiyerarşisinde yukarı doğru bir hareket gerçekleştirmiştir; bu durum dikey hareketliliktir. Aylin ise aynı statü ve gelir düzeyini koruyarak sadece coğrafi yer değiştirme yapmıştır; bu durum yatay hareketliliktir. Bu nedenle doğru sıralama Caner'in dikey, Aylin'in ise yatay hareketlilik yaşadığı seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Caner'in durumunu analiz etmek
Caner, tarım işçiliğinden uzman doktorluğa geçerek toplumsal tabakalaşma hiyerarşisinde belirgin bir yükselme yaşamıştır.
Toplumsal tabakalar veya sınıflar arasında yukarı ya da aşağı yönlü hareketler dikey hareketlilik olarak tanımlanır.
2
Aylin'in durumunu analiz etmek
Aylin, aynı mesleki statü, gelir ve haklarla sadece başka bir şehirdeki hastaneye geçerek coğrafi yer değiştirme yapmıştır.
Bireyin aynı toplumsal tabaka içinde, benzer prestij ve gelir düzeyine sahip konumlar veya coğrafi alanlar arasında yer değiştirmesi yatay hareketlilik olarak tanımlanır.
3
Elde edilen sonuçları birleştirmek ve uygun seçeneği belirlemek
Caner'in değişimi dikey hareketlilik, Aylin'in değişimi ise yatay hareketliliktir.
Sıralamanın doğru yapıldığı seçeneğin tespit edilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Toplumsal Hareketlilik Türleri (Yatay ve Dikey Hareketlilik)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 604Soru

Aşağıda verilen ruh sağlığı ve uyum süreçlerine ilişkin kavramları, bu kavramları örneklendiren durumlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yaklaşma-yaklaşma çatışması
Yaklaşma-kaçınma çatışması
Kaçınma-kaçınma çatışması
Engellenme

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yaklaşma-yaklaşma çatışması, araştırmacının iki önemli konferans arasında seçim yapması ile eşleşir. Yaklaşma-kaçınma çatışması, sporcunun antrenman yapmayı istemesi ancak sakatlık riski nedeniyle endişelenmesi ile eşleşir. Kaçınma-kaçınma çatışması, çalışanın sevilmeyen iş ile işsizlik riski arasında kalması ile eşleşir. Engellenme ise yazarın teknik arıza nedeniyle dosyalarına erişemeyip çalışmasının kesintiye uğraması ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede her ruh sağlığı kavramı kendi psikolojik tanımına uygun senaryo ile eşleştirilmiştir: İki çekici seçenek arasında kalma durumuna yaklaşma-yaklaşma; tek bir durumun hem çekici hem itici yanlarını barındırmasına yaklaşma-kaçınma; iki itici durum arasında kalma durumuna kaçınma-kaçınma; amaca yönelik eylemin kesintiye uğramasına ise engellenme denir.

Adım Adım Çözüm

1
Yaklaşma-yaklaşma çatışması kavramını tanımıyla eşleştirme.
Araştırmacının kariyeri için önemli iki konferans arasında kalması (üçüncü durum) bu kavramla eşleşir.
Çünkü yaklaşma-yaklaşma çatışması, bireyin aynı anda iki olumlu hedef arasında kalıp birini seçmek zorunda olmasıdır.
2
Yaklaşma-kaçınma çatışması kavramını tanımıyla eşleştirme.
Sporcunun yoğun antrenmana katılmak istemesi ancak sakatlık riskinden korkması (ikinci durum) bu kavramla eşleşir.
Çünkü yaklaşma-kaçınma çatışması, bireyin tek bir hedefe karşı hem olumlu hem de olumsuz duygular hissetmesidir.
3
Kaçınma-kaçınma çatışması kavramını tanımıyla eşleştirme.
Çalışanın sevilmeyen iş ile işsiz kalma riski arasında kalması (birinci durum) bu kavramla eşleşir.
Çünkü kaçınma-kaçınma çatışması, bireyin iki olumsuz durum arasında kalıp birini seçmek zorunda olmasıdır.
4
Engellenme kavramını tanımıyla eşleştirme.
Yazarın teknik arıza sebebiyle dosyalarına erişememesi (dördüncü durum) bu kavramla eşleşir.
Çünkü engellenme, bir amaca yönelmiş davranışın dışsal veya içsel engeller nedeniyle durdurulması veya kesintiye uğramasıdır.

Anahtar Kavram

Ruh Sağlığı, Çatışma Türleri ve Engellenme
Soru 605Soru

I. Şair, aruzu Türk konuşma diline başarıyla uygulayarak sokaktaki halkın yaşamını, toplumsal dertleri ve günlük hayattaki sıradan olayları didaktik bir üslupla şiirine aktarmıştır. Realist bir gözlem gücüyle kaleme aldığı manzum hikâyelerinde şiiri nesre yaklaştırmıştır.

II. Şair ise aruzu musiki derecesinde bir iç ahenkle kullanmış; Türk tarihinin ihtişamlı dönemlerini, İstanbul sevgisini, aşk ve ölüm temalarını 'öz şiir' anlayışıyla terennüm etmiştir. Divan şiiri geleneğini modern bir estetikle yorumlayarak neo-klasik bir çizgiye yönelmiş, tek bir şiiri dışındaki tüm şiirlerini aruzla yazmıştır.

Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçılarından olan bu iki şairle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Her iki şair de Millî Edebiyat Dönemi'nin hece veznini yaygınlaştırma ve millî kaynaklara dönme yönündeki şiir hareketine katılarak hece ölçüsüyle çok sayıda şiir kaleme almışlardır.

Cevap

Her iki şairin de Millî Edebiyat Dönemi'nin hece veznini yaygınlaştırma hareketine katılarak çok sayıda hece ölçülü şiir yazdığı ifadesi yanlıştır. Mehmet Âkif Ersoy şiirlerinde hece veznini hiç kullanmamış, Yahya Kemal Beyatlı ise sadece 'Ok' şiirinde kullanmıştır.
Doğru seçenek olan ifadede belirtilen durumun aksine, Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı, Millî Edebiyat akımına dahil olmamış, bağımsız kalmışlardır. Mehmet Âkif Ersoy bütün şiirlerini aruz ölçüsüyle yazmış, hiç hece vezni kullanmamıştır. Yahya Kemal Beyatlı ise sadece 'Ok' şiirini hece ölçüsüyle yazmış, diğer şiirlerinde aruzu tercih etmiştir. Dolayısıyla hece veznini yaygınlaştırma hareketine katılmamış ve bu ölçüyle çok sayıda şiir yazmamışlardır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada tanıtılan şairleri belirleme.
I. şairin didaktik üslubu, manzum hikâyeleri ve şiiri nesre yaklaştırması Mehmet Âkif Ersoy'a; II. şairin 'öz şiir' anlayışı, neo-klasik yönelimi ve heceyle tek bir şiir yazması Yahya Kemal Beyatlı'ya işaret eder.
Parçadaki şairlerin kim olduğunu tespit etmek şairlerin özelliklerini değerlendirmek için ilk adımdır.
2
Şairlerin vezin ve edebî topluluklara katılım durumlarını değerlendirme.
Her iki şair de Millî Edebiyat Dönemi'nde yaşamış olmalarına rağmen bu harekete katılmamış, bağımsız kalmışlardır. Ayrıca hece veznini yaygınlaştırmaya çalışmamış, aruz veznini kullanmaya devam etmişlerdir.
Yanlış olan seçeneği belirlemek için şairlerin bağımsızlık niteliklerini ve vezin tercihlerini analiz etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçıları ve Şiir Anlayışları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 606Soru

Toplumsal kurumlar; toplumun temel ihtiyaçlarını karşılayan, görece bir kalıcılığı olan, kendine özgü kural ve değerlere sahip soyut ve örgütlü bütünlerdir. Buna göre, 'Toplumsal kurumlar, bireylerin somut ve geçici olarak bir araya gelmesiyle oluşan toplumsal gruplarla (örneğin bir arkadaş grubu veya kuyruktaki insanlar) yapısal ve işlevsel olarak tamamen aynı niteliğe sahiptir.' ifadesi sosyolojik açıdan doğru bir yargı mıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Toplumsal kurumlar ile toplumsal grupların yapısal ve işlevsel olarak tamamen aynı nitelikte olduğu iddiası yanlıştır.
Toplumsal kurumlar, bireysel ve somut insan birliktelikleri olan toplumsal gruplardan farklı olarak; soyut, normatif ve uzun ömürlü sosyal düzenlemelerdir. Bu nedenle verilen önerme sosyolojik açıdan yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal kurum kavramının tanımını ve özelliklerini analiz etmek.
Toplumsal kurumların soyut, normatif ve kurallar bütünü olduğunu; bireysel ve geçici ilişkilerin ötesinde tarihsel olarak kalıcı hale gelen yapıları ifade ettiğini saptamak.
Önermede ileri sürülen iddianın doğruluğunu denetlemek amacıyla kurumların kuramsal tanımını belirlemek.
2
Toplumsal grup ile toplumsal kurum kavramları arasındaki farkı karşılaştırmak.
Toplumsal grupların somut insan birlikteliklerini temsil ettiğini, toplumsal kurumların ise bu birliktelikleri düzenleyen soyut kurallar ve ilişkiler sistemi (örneğin aile grubu ile aile kurumu farkı) olduğunu belirlemek.
İki kavram arasındaki temel ontolojik ve sosyolojik ayrımı ortaya koyarak önermenin doğruluk değerini saptamak.

Anahtar Kavram

Toplumsal kurumların soyut ve normatif yapısı ile toplumsal gruplardan farkı
Soru 607Soru

14. yüzyılın başlarında Muğla ve çevresinde kurulan bu beylik, kurduğu güçlü donanmayla Ege Denizi ve Akdeniz'de Rodos Şövalyeleri ve Venediklilerle mücadele etmiştir. Venedik ile ticari antlaşmalar imzalayan ve Fethiye ile Milas gibi merkezlerde önemli mimari eserler bırakan bu Türk beyliği aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Menteşeoğulları

Cevap

Menteşeoğulları beyliğidir.
Menteşeoğulları, 14. yüzyılın başlarında Muğla ve Fethiye dolaylarında egemenlik kurmuş, donanmasıyla Ege ve Akdeniz'de Venedik ve Rodos Şövalyeleriyle mücadele etmiş olan İkinci Dönem Anadolu beyliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki coğrafi ve faaliyet bilgilerini analiz etmek
Kuruluş yeri Muğla ve çevresi olan, Ege/Akdeniz'de denizcilik yapan ve Rodos Şövalyeleri ile mücadele eden bir İkinci Dönem Anadolu beyliği aranmaktadır.
Soruda belirtilen beyliğin ayırt edici özelliklerini tespit etmek için.
2
Seçeneklerde sunulan beyliklerin coğrafi konumlarını ve tarihsel dönemlerini incelemek
Saruhanoğulları Manisa'da, Candaroğulları Karadeniz'de, Ramazanoğulları Adana'da kurulmuştur. Mengücekliler ise Birinci Dönem beyliğidir. Muğla bölgesinde kurulan denizci beylik ise Menteşeoğulları'dır.
Seçenekler arasındaki doğru ve yanlış bilgileri ayırt etmek için.
3
Elde edilen sonuçları soru köküyle eşleştirip doğru yanıtı seçmek
Tüm koşulları sağlayan beyliğin Menteşeoğulları olduğu doğrulanmıştır.
Doğru beyliği netleştirmek için.

Anahtar Kavram

İkinci Dönem Anadolu Türk Beyliklerinin coğrafi konumları, denizcilik faaliyetleri ve kuruldukları dönemler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 608Soru

Karanlık ve tenha bir sokakta yürürken arkas��ndan gelen hızlı ayak seslerini duyan bir kişinin önce kalbi hızla çarpmaya başlar, ardından bu durumu 'tehlike' olarak yorumlayarak korku hisseder. Aynı kişi, tutkunu olduğu bir spor müsabakasında tak��mının son saniyede attığı golle galip geldiği an da aynı fizyolojik tepkileri (kalp çarpıntısı, hızlı soluk alıp verme) gösterir; ancak bu uyarımı 'coşku ve sevinç' olarak anlamlandırır. Buna göre, fizyolojik uyarımın tek başına belirli bir duyguyu oluşturmada yetersiz olduğu, duygu deneyiminin oluşması için kişinin bu uyarımı içinde bulunduğu çevreye ve duruma göre bilişsel olarak yorumlaması gerektiği fikri aşağıdaki kuramlardan hangisi ile açıklanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Schachter-Singer Bilişsel Kuramı

Cevap

Schachter-Singer Bilişsel Kuramı
Schachter-Singer Bilişsel Kuramı (İki Faktörlü Kuram), duygu deneyiminin oluşması için hem genel bir fizyolojik uyarılmışlık halinin olması hem de bu uyarılmışlık halinin içinde bulunulan duruma göre bilişsel olarak yorumlanması (etiketlenmesi) gerektiğini savunur. Paragrafta kişinin aynı fizyolojik tepkileri vermesine rağmen, bunları ortama göre farklı duygular olarak anlamlandırması bu kuramı doğrudan destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Senaryodaki durumların karşılaştırılması
Bireyin iki farklı olayda da aynı fizyolojik uyarımı (kalp çarpıntısı, hızlı soluk alma) yaşadığı ancak bunları çevreye göre farkl�� (tehlike/korku veya coşku/sevinç) anlamlandırdığı görülür.
Duyguların oluşumunda fizyolojik uyarım ile zihinsel yorumlama arasındaki ilişkiyi belirlemek.
2
Duygu kuramlarının temel tezlerinin değerlendirilmesi
Fizyolojik uyarılmışlığın bilişsel bir etiketle anlamlandırılmasıyla duyguların oluştuğunu savunan kuramın iki faktörlü Schachter-Singer Bilişsel Kuramı olduğu tespit edilir.
Senaryoyu en iyi açıklayan kuramsal çerçeveyi bulmak.

Anahtar Kavram

Schachter-Singer Bilişsel (İki Faktörlü) Kuramı
Soru 609Soru

Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı'nın edebî yönelimlerini, estetik anlayışlarını ve eserlerini gösteren aşağıdaki özellikleri doğru kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Seyfi Baba ve Küfe gibi manzum hikâyelerle realizm akımını şiire taşıyarak sokak hayatını ve toplumsal dramları işlemek
Kendi Gök Kubbemiz ve Eski Şiirin Rüzgârıyla adlı eserlerinde Osmanlı tarihini, İstanbul sevgisini ve aşkı işlemek
Şiiri dinî-didaktik bir çizgide, cehaletle mücadele ve İslam birliği düşüncesini yaymak için bir araç olarak görmek
Şiirde kelimelerin melodik uyumunu (musiki) arayarak divan şiiri estetiğini modern bir formla sentezleyen 'öz şiir' anlayışını benimsemek

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Manzum hikâyelerle realizmi şiire taşıyan özellik Mehmet Âkif'in manzum hikâyeciliğiyle; Kendi Gök Kubbemiz ve Eski Şiirin Rüzgârıyla Yahya Kemal'in tematik yönelimi ve şiir kitaplarıyla; şiiri dinî-didaktik bir araç olarak görme Mehmet Âkif'in sanatsal misyonuyla; şiirde musiki ve öz şiir anlayışı ise Yahya Kemal'in şiir estetiğiyle eşleşmektedir.
Mehmet Âkif Ersoy realizm, toplumsal meseleler, manzum hikâyeler ve dinî-didaktik şiir anlayışıyla tanınır. Yahya Kemal Beyatlı ise tarih, İstanbul sevgisi, aşk temaları, şiirde musiki, titiz dil işçiliği ve öz şiir (saf şiir) anlayışıyla öne çıkar. Eşleştirmeler bu iki şairin temel sanatsal kimliklerini yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Mehmet Âkif Ersoy'un realizm akımıyla sokak hayatını manzum hikâyelere aktardığı (Seyfi Baba, Küfe vb.) bilgisini kullanarak manzum hikâyecilik özelliğini Mehmet Âkif ile ilişkilendirmek.
Birinci özelliğin Mehmet Âkif Ersoy'un manzum hikâyeciliği ile eşleştiği belirlenir.
Seyfi Baba ve Küfe, şairin toplumsal gerçekçi çizgide yazdığı manzum hikâyeleridir.
2
Yahya Kemal Beyatlı'nın Kendi Gök Kubbemiz ve Eski Şiirin Rüzgârıyla gibi meşhur şiir kitaplarını ve tarih/İstanbul temalarını incelemek.
İkinci özelliğin Yahya Kemal Beyatlı'nın eserleri ve tematik yönelimi ile eşleştiği belirlenir.
Sözü edilen eserler doğrudan Yahya Kemal'e aittir.
3
Mehmet Âkif'in sanatı toplumsal, ahlaki ve dinî didaktizm çerçevesinde kurguladığını anımsamak.
Üçüncü özelliğin Mehmet Âkif Ersoy'un sanatsal misyonu ve toplumsal yaklaşımı ile eşleştiği belirlenir.
Şairin sanatını dinî ve ahlaki bir telkin aracı olarak görmesi onun temel misyonudur.
4
Yahya Kemal'in şiirde musiki, ahenk, aruz mükemmelliği ve öz şiir (saf şiir) savunuculuğunu değerlendirmek.
Dördüncü özelliğin Yahya Kemal'in şiir estetiği ve dil anlayışı ile eşleştiği belirlenir.
Yahya Kemal, kelimelerin musiki oluşturacak şekilde aruzla uyumunu arayan neo-klasik/öz şiir şairidir.

Anahtar Kavram

Dönemin Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Âkif Ersoy, Yahya Kemal Beyatlı)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 610Soru

Aşağıda verilen İslam kültür ve medeniyetine ait kurum ve kavramları, karşılarındaki işlevleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Beytülhikme
Divan-ı Berid
Divan-ı Mezalim
Beytülmal

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beytülhikme bilimsel çeviri faaliyetlerinin yapıldığı merkezle, Divan-ı Berid haberleşme ve posta teşkilatıyla, Divan-ı Mezalim yüksek yargı organıyla, Beytülmal ise devlet hazinesiyle eşleşmelidir.
Verilen kurumlar işlevleriyle eşleştirildiğinde; Beytülhikme bilim merkeziyle, Divan-ı Berid posta teşkilatıyla, Divan-ı Mezalim yüksek mahkemeyle ve Beytülmal hazineyle doğrudan eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beytülhikme kavramını incelemek ve işlevini belirlemek.
Beytülhikme, bilimsel tercüme ve akademi merkezi olduğundan ilk açıklamayla eşleşir.
Bilimsel kurumsallaşmanın hedefini kavramak için.
2
Divan-ı Berid teşkilatını incelemek ve işlevini belirlemek.
Divan-ı Berid, posta ve haberleşme teşkilatı olduğundan ikinci açıklamayla eşleşir.
İdari ve haberleşme alanındaki yapılanmayı kavramak için.
3
Divan-ı Mezalim mahkemesini incelemek ve işlevini belirlemek.
Divan-ı Mezalim, haksızlığa uğrayanların başvurduğu yüksek adli organ olduğundan üçüncü açıklamayla eşleşir.
Hukuki kurumsallaşmanın işleyişini kavramak için.
4
Beytülmal teşkilatını incelemek ve işlevini belirlemek.
Beytülmal, devlet hazinesi olduğundan dördüncü açıklamayla eşleşir.
Mali sistemin işleyişini anlamak için.

Anahtar Kavram

İslam Kültür ve Medeniyeti'nde idari, adli, mali ve kültürel kurumların işlevleri
Soru 611Soru

Bir bankada gişe görevlisi olarak çalışan Aylin, eşinin tayini nedeniyle başka bir şehre taşınmış ve orada da bir kamu kurumunda benzer bir gelir ve statüyle memur olarak çalışmaya başlamıştır. Aylin'in kardeşi Burak ise bir teknoloji firmasında yazılım uzmanı olarak çalışırken kendi girişimini kurmuş, geliştirdiği mobil uygulama sayesinde kısa sürede büyük bir servet edinerek sektörde tanınan bir iş insanı haline gelmiştir.

Buna göre Aylin ve Burak’ın yaşadığı toplumsal değişimler sırasıyla aşağıdaki toplumsal hareketlilik türlerinden hangisine örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yatay hareketlilik - Dikey hareketlilik

Cevap

Yatay hareketlilik - Dikey hareketlilik şeklinde olan seçenektir. Aylin'in durumunda benzer yaşam düzeyinde yer ve iş değişimi (yatay hareketlilik) gerçekleşirken, Burak'ın durumunda statü ve sınıf atlama (dikey hareketlilik) söz konusudur.
Aylin benzer gelir ve prestij düzeyindeki bir işe (memurluğa) geçmiş ve şehir değiştirmiştir. Bu durum hiyerarşik bir tabaka değişikliği yaratmadığından yatay toplumsal hareketliliktir. Burak ise yazılım uzmanlığından büyük bir servete ulaşarak saygın bir iş insanı olmuş, yani toplumsal tabakada yukarı doğru dikey toplumsal hareketlilik gerçekleştirmiştir. Dolayısıyla doğru yanıt 'Yatay hareketlilik - Dikey hareketlilik' ifadesini içeren seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Aylin'in toplumsal durumundaki değişimin niteliğini incelemek.
Aylin banka gişe görevliliğinden benzer gelir ve statüye sahip kamu memurluğuna geçiş yapmış ve başka bir şehre taşınmıştır.
Toplumsal hiyerarşide (prestij, gelir, güç) anlamlı bir değişiklik olmaksızın, aynı tabaka içinde gerçekleşen mesleki veya coğrafi yer değiştirmeler yatay hareketlilik kapsamında değerlendirilir.
2
Burak'ın toplumsal durumundaki değişimin niteliğini incelemek.
Burak yazılım uzmanı olarak çalışırken kendi işini kurup büyük bir servet elde etmiş ve saygın bir iş insanı olmuştur.
Bireyin toplumsal tabakalar (sınıflar) arasında hiyerarşik olarak yukarıya (veya aşağıya) doğru hareket etmesi dikey hareketliliktir.
3
Her iki durumu sırasıyla eşleştirerek doğru seçeneği belirlemek.
Aylin yatay hareketlilik, Burak ise dikey hareketlilik yaşamıştır. Bu durum sırasıyla 'Yatay hareketlilik - Dikey hareketlilik' şeklinde eşleşir.
Soru kökündeki sırayla uyumlu olan tek seçeneğe ulaşmak amacıyla analiz sonuçları birleştirilir.

Anahtar Kavram

Toplumsal tabakalar veya sınıflar arasında ya da aynı tabaka içinde gerçekleşen coğrafi, mesleki ve statüsel değişimlerin yatay ve dikey hareketlilik kavramları çerçevesinde ayırt edilmesi.
Soru 612Soru

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerin dağılışı ve uygulanan yöntemler; iklim koşulları, sulama imkânları ve yer şekilleri gibi faktörlerle doğrudan ilişkilidir.

Aşağıdaki Türkiye haritasında bazı alanlar numaralandırılarak koyu renklerle gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılan alanların iklim ve tarım özellikleri ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğru değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III numaralı alanda nadas uygulamasının yaygın olması, toprağın mineral dengesini korumak amac��yla yapılan aktif bir gübreleme yöntemi olmasından kaynaklanır.

Cevap

III numaralı alanda nadas uygulamasının yaygın olması, toprağın mineral dengesini korumak amacıyla yapılan aktif bir gübreleme yöntemi olmasından kaynaklanır.
Doğru olmayan yargı, İç Anadolu Bölgesi'nde (III numaralı alan) nadas uygulamasının aktif bir gübreleme yöntemi olduğunu savunan ifadedir. Nadas, kurak ve sulama imkânlarının yetersiz olduğu bölgelerde toprağın nem biriktirmesini sağlamak amacıyla bir yıl boş bırakılması şeklinde uygulanan pasif ve zorunlu bir yöntemdir; gübreleme ile doğrudan bir ilişkisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Haritadaki numaralandırılmış alanların tarımsal ve iklimsel özelliklerini analiz etmek.
I numaralı alan Ergene Havzası (ayçiçeği/çeltik), II kıyı Ege (zeytin/incir), III İç Anadolu (nadas yaygın), IV Doğu Karadeniz (nemli/nadas yok), V Güneydoğu Anadolu (GAP ve pamuk) olarak belirlenir.
Seçeneklerdeki coğrafi eşleştirmelerin doğruluğunu denetlemek için öncelikle harita üzerindeki konumların tespiti gerekir.
2
Nadas yönteminin kavramsal tanımını ve nedenlerini sorgulamak.
Nadas, kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın nem biriktirmesi amacıyla bir yıl boş bırakılmasıdır. Aktif bir gübreleme çalışması ya da suni bir mineral takviyesi değil, su yetersizliğinden kaynaklanan zorunlu bir tarım pratiğidir.
Seçeneklerde nadasın işlevine yönelik yapılan açıklamanın bilimsel doğruluğunu kontrol etmek amacıyla bu analiz yapılır.
3
Seçenekler arasından doğru olmayan (yanlış) yargıyı belirlemek.
İç Anadolu'daki (III) nadas yaygınlığının sebebi aktif bir gübreleme yöntemi olması değil, yağış yetersizliği ve sulama projelerinin o bölgede henüz tam anlamıyla yaygınlaşmamış olmasıdır. Dolayısıyla bu yargı doğru değildir.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye uygun olarak yanlış olan seçeneği tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım yöntemleri (nadas ve sulu tarım) ile iklim koşulları arasındaki ilişki ve bölgesel tarımsal özellikler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 613Soru

Türkiye Selçuklu Devleti'nde devlet işlerinin yürütüldüğü Büyük Divan'a (Divan-ı Saltanat) bağlı olarak çalışan alt divanların yöneticileri ile bu yöneticilerin yerine getirdiği temel görevler aşağıda kar��şık olarak verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki divan yöneticilerini sağ sütundaki görev tanımlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Pervaneci
Müstevfi
Müşrif
Emir-i Arz

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Pervaneci - Arazi kayıtlarının tutulması ve ikta dağıtımı; Müstevfi - Mali işler ve bütçe kayıtları; Müşrif - Mali ve idari teftiş; Emir-i Arz - Ordunun ihtiyaçları ve askeri yoklamalar
Pervaneci arazi işleri ve ikta tescilinden (üçüncü tanım), Müstevfi mali işlerden (dördüncü tanım), Müşrif teftiş işlerinden (birinci tanım), Emir-i Arz ise askeri işlerden (ikinci tanım) sorumludur. Yapılan eşleştirmeler Türkiye Selçuklu Devleti'nin merkez teşkilatı yapısındaki görev dağılımını tam olarak göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Pervaneci görevlisinin görev alanını tespit etmek
Pervaneci, toprak dağıtımı ve arazi kayıtlarını yürüten Divan-ı Pervane'nin başkanıdır. Bu durum üçüncü tanım ile eşleşir.
Selçuklularda arazi dağ��tımı ve tescili Pervaneci tarafından gerçekleştirilir.
2
Müstevfi görevlisinin görev alanını tespit etmek
Müstevfi, devletin bütçe ve mali işlerini yöneten Divan-ı İstifa'nın yöneticisidir. Bu durum dördüncü tanım ile eşleşir.
Müstevfi kelimesi mali işlerden sorumlu kişiyi temsil eder.
3
Müşrif görevlisinin görev alanını tespit etmek
Müşrif, askeri ve hukuki alanlar dışındaki mali ve idari kurumları denetleyen Divan-ı İşraf'ın başkanıdır. Bu durum birinci tanım ile eşleşir.
Müşrif, devlet dairelerinin denetimini (teftişini) üstlenir.
4
Emir-i Arz görevlisinin görev alanını tespit etmek
Emir-i Arz, askeri işleri yürüten ve ordunun ihtiyaçlarını karşılayan Divan-ı Arz'ın başkanıdır. Bu durum ikinci tanım ile eşleşir.
Divan-ı Arz, ordu işlerinden sorumlu divandır.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçuklularında Divan-ı Saltanat bünyesindeki alt divanların başkanları ve görevleri
Soru 614Soru

Şiddeti giderek artan bir ses kaynağını dinleyen sağlıklı bir bireyin işitme sinirlerinde gerçekleşen fizyolojik değişimlerle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekansı) artar.

Cevap

Birim zamanda oluşan impuls sayısı (frekansı) artar
Duyu organlarından gelen uyarıların şiddeti arttığında, ilgili duyu nöronlarında birim zamanda oluşan aksiyon potansiyeli (impuls) sayısı artar. Bu durum beynin uyarının şiddetini yorumlamasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarının şiddeti ile nöronal yanıt arasındaki ilişkiyi analiz et.
Sesin şiddeti (desibel düzeyi) arttığında, bu durumun duyusal nöronlarda yaratacağı temel etki belirlenir.
YKS biyoloji müfredatında uyarının şiddeti, süresi ve frekansının nöron üzerindeki etkilerini ayırt etmek kritiktir.
2
İmpuls hızı ve impuls sayısı (frekansı) kavramlarını karşılaştır.
İmpuls hızının sabit kaldığı (çünkü nöron yapısı değişmedi), ancak birim zamanda oluşan impuls sayısının arttığı sonucuna varılır.
Bir nöronun iletim hızı sadece yapısal özelliklerine (miyelin, sıcaklık, çap) bağlıdır; uyarının şiddeti sadece 'sayı' olarak kodlanır.

Anahtar Kavram

Uyarı Şiddeti ve İmpuls Frekansı İlişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 615Soru

Güdülenme sürecinde yer alan aşağıdaki temel kavramları, psikoloji literatüründeki doğru tanımları ile eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Homeostasis
İçsel Güdülenme
Sosyal Güdü
Dürtü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Homeostasis kavramı fizyolojik dengenin kararlılığıyla, içsel güdülenme eylemin kendisinden alınan keyifle, sosyal güdü öğrenilmiş çevre etkileşimli yönelimlerle, dürtü ise biyolojik dengesizliğin yarattığı itici güçle eşleşir.
Biyolojik dengenin kararlılığı homeostasis ile; dışsal ödül olmaksızın eylemin kendisinden keyif alma içsel güdülenme ile; öğrenilmiş ve çevreyle ilişkili başarı ve ilişki yönelimleri sosyal güdüyle; eksikliğin yarattığı gerginlik ve itici güç ise dürtüyle doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen terimlerin biyolojik ve psikolojik niteliklerini gözden geçirmek.
Homeostasis ve dürtünün fizyolojik/biyolojik kökenli; içsel güdülenme ve sosyal güdünün ise psikolojik/öğrenilmiş kökenli olduğu belirlenir.
Eşleştirmeyi doğru kategoriler üzerinden kolaylaştırmak.
2
Homeostasis kavramını iç denge tanımıyla eşleştirmek.
Homeostasis kavramının 'fizyolojik kararlılık, denge ve uyum durumu' tanımıyla eşleştiği saptanır.
Homeostasis kelimesinin doğrudan biyolojik denge anlamına gelmesi.
3
Dürtü kavramını organizmayı harekete geçiren fizyolojik itici güç tanımıyla eşleştirmek.
Dürtünün 'fizyolojik gerginliğin yarattığı itici güç' tanımıyla eşleştiği saptanır.
Dürtünün ihtiyacı gidermeye yönelik fizyolojik enerjiyi ifade etmesi.
4
İçsel güdülenme ve sosyal güdü tanımlarını inceleyerek kalan kavramlarla eşleştirmek.
İçsel güdülenmenin 'dışsal ödül olmaksızın kendi için eylem yapma' tanımıyla, sosyal güdünün ise 'öğrenme yoluyla kazanılan yönelimler' tanımıyla eşleştiği belirlenir.
Güdülenmenin kaynağına (iç/dış) ve edinilme biçimine (doğuştan/öğrenilmiş) göre ayrım yapılması.

Anahtar Kavram

Güdülenme Sürecinin Biyolojik ve Sosyal Boyutları
Soru 616Soru

Bir şirkette görev yapan ve son dönemde iş yerindeki bazı uygulamalardan ötürü yöneticilerine karşı içten içe yoğun bir öfke ve hoşnutsuzluk besleyen Buse, bu duygusunu kendine itiraf edememektedir. Yaşadığı iç çatışmanın yarattığı kaygıyı hafifletmek amacıyla, yöneticilerinin kendisinden hiç hoşlanmadığını, sürekli olarak işteki hatalarını büyüterek kendisini zor durumda bırakmak istediklerini savunmaktadır. Buna göre Buse'nin yöneticilerine yönelik bu tutumu, aşağıdaki savunma mekanizmalarından hangisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yansıtma

Cevap

Yansıtma mekanizması, bireyin kendine yakıştıramadığı ve kaygı uyandıran duygu veya düşüncelerini başkalarına yüklemesini ifade eder. Buse'nin yöneticilerine duyduğu öfkeyi onların kendisine duyduğu bir düşmanlık gibi algılaması bu kavrama örnektir.
Yansıtma mekanizması, bireyin kendi içinde hissettiği fakat kabul edemediği olumsuz duygu, düşünce ya da dürtüleri dışarıdaki insanlara atfetmesi esasına dayanır. Buse, kendi yöneticilerine karşı hissettiği öfkeyi kabul edemediği için bu duyguyu yansıtarak yöneticilerinin kendisine öfkeli olduğunu ve kendisinden hoşlanmadığını öne sürmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Bireyin bastırdığı ve kendine itiraf etmekte zorlandığı temel duyguyu analiz etmek
Buse'nin yöneticilerine karşı yoğun bir öfke ve memnuniyetsizlik duyduğu tespit edilir.
Savunma mekanizmaları genellikle bilinç dışındaki kabul edilemez dürtülerle baş etmek için kullanılır.
2
Bireyin bu duyguya bağlı olarak geliştirdiği yeni inancı incelemek
Buse, yöneticilerinin kendisinden hoşlanmadığını ve kendisine zarar vermek istediğini iddia etmektedir.
Birey kendi hislerini kabul edemediği için bunları dış dünyaya yansıtarak diğer kişilerin kendisine bu şekilde hissettiğini düşünür.
3
Duyguların yönünü belirleyerek uygun savunma mekanizmasını saptamak
Öfkenin yönü içsel olarak kendisinden yöneticilere doğruyken, savunma mekanizmasıyla bunu tersine çevirip karşı tarafa atfetmiştir. Bu durum yansıtma mekanizması ile açıklanır.
Yansıtma mekanizmasında yön değiştirme ve atfetme süreci belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Yansıtma (Projeksiyon) Savunma Mekanizması
Soru 617Soru

Türkiye Selçuklu Devleti'nde ikta sahipleri; elde ettikleri gelirlerin bir kısmıyla memur ve askeri görevlilerin maaşlarını karşılar, kalan kısmıyla da "sipahi" adı verilen atlı asker yetiştirirlerdi. Ayrıca bulundukları bölgede asayişi korumak ve üretimi denetlemekle yükümlüydüler.

Buna göre, ikta sisteminin;

I. taşrada merkezi otoritenin tesis edilmesi,
II. hazineye doğrudan nakit girdisinin artırılması,
III. tarımsal üretimde sürekliliğin sağlanması

durumlarından hangilerine katkı sağladığı savunulabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III numaralı öncülleri içeren seçenektir.
İkta sahiplerinin görev yaptıkları bölgede güvenliği sağlaması, taşrada devlet otoritesinin korunmasına ve dolayısıyla merkezi otoritenin tesis edilmesine doğrudan katkı sağlar. Aynı zamanda üretimi denetleme yetkileri sayesinde toprağın boş kalması engellenerek tarımsal üretimde süreklilik ve istikrar korunmuş olur. Bu yönleriyle I ve III numaralı öncüller ikta sisteminin doğrudan kazanımlarıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İkta sisteminin temel askeri, idari ve ekonomik işlevleri incelenir.
İkta sahiplerinin taşrada asayişi korumak, sipahi yetiştirmek ve tarımsal üretimi denetlemek gibi çok boyutlu görevleri olduğu tespit edilir.
Öncüllerin bu görevlerle uyuşup uyuşmadığını doğrulamak amacıyla bu adım atılır.
2
Öncüller tek tek değerlendirilir.
Taşrada asayişin sağlanması merkezi otoriteyi tesis eder (I. öncül doğru). Vergilerin yerinde harcanıp asker beslenmesi hazineye doğrudan nakit girdisi sağlamaz, sadece hazineden çıkacak nakit ihtiyacını azaltır (II. öncül yanlış). Üretimin denetlenmesi tarımda sürekliliği garanti altına alır (III. öncül doğru).
Soruda savunulabilir olan olumlu katkıları ayırt etmek için.
3
Doğru öncüller birleştirilerek nihai sonuca ulaşılır.
I ve III numaralı durumların ikta sisteminin doğrudan katkıları arasında yer aldığı belirlenir.
Analizi tamamlayıp doğru seçeneği işaretlemek amacıyla.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçukluları'nda İkta Sisteminin İşlevleri ve Özellikleri
Soru 618Soru

Türkiye'de kuraklık ve yaz sıcaklığının belirgin olduğu bölgelerde tarım arazilerinin nadasa bırakılması yaygın bir uygulamadır. Tarımda sulama imkânlarının artırılmasıyla nadas alanlarında belirgin bir azalma yaşanmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki haritada numaralandırılarak gösterilen alanların hangisinde, doğal iklim koşullarının her mevsim yağışlı ve nemli olmasından dolayı tarımda nadas yöntemine gereksinim duyulmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Doğu Karadeniz kıyı kuşağında yer alan III numaralı alan, her mevsim düzenli yağış alması ve kurak dönemin bulunmaması nedeniyle tarım topraklarının nadasa bırakılmasına gereksinim duyulmayan tek bölgedir.
Doğu Karadeniz kıyı kuşağında (III numaralı alan) her mevsim yağışlı Karadeniz iklimi egemendir. Yıllık nem oranı yüksek ve yaz kuraklığı yaşanmadığı için toprağın nem depolaması amacıyla boş bırakılmasına, yani nadasa bırakılmasına hiçbir şekilde gerek yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Harita üzerindeki numaralandırılmış alanların iklim özelliklerini analiz edin.
I, II, IV ve V numaralı alanlarda belirgin bir yaz kuraklığı görülürken; III numaralı Doğu Karadeniz kıyı kuşağında her mevsim yağışlı Karadeniz iklimi etkilidir.
Nadas uygulaması, kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın nem ve mineral dengesini korumak için uygulanan zorunlu bir yöntemdir.
2
Bölgelerin doğal yağış koşulları ile nadas ihtiyacı arasındaki ilişkiyi kurun.
Yıllık yağış miktarının yüksek ve yağış rejiminin düzenli olduğu III numaralı alanda toprak nemini kaybetmediği için nadasa gereksinim duyulmaz.
Nemlilik oranı yüksek olan yerlerde toprak her yıl aralıksız olarak ekilebilir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de iklim özelliklerinin tarımsal yöntemler ve nadas ihtiyacı üzerindeki belirleyici etkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 619Soru

Asya Hun Devleti hükümdarı Mete Han, Çin'i mağlup ederek büyük bir askeri zafer kazanmış ve bu ülkeyi vergiye bağlamıştır. Ancak Türk nüfusunu kalabalık Çin topraklarına yerleştirmek yerine, sınır boylarında tampon bölgeler oluşturarak bozkırda kalmayı tercih etmiştir. Tarihçi Bahaeddin Ögel bu durumu, 'Türklerin kalabalık Çin nüfusu içinde asimile (millî kimliğini kaybetme) olmasını önleme düşüncesi' ile açıklamaktadır.

Mete Han'ın bu politikası dikkate alındığında, ilk Türk devletlerindeki yönetim ve yaşam felsefesiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi gücün devamlılığı ve kültürel kimliğin korunması, coğrafi ve sosyal yaşam tarzının sürdürülmesine bağlı görülmüştür.

Cevap

Siyasi gücün devamlılığı ve kültürel kimliğin korunması, coğrafi ve sosyal yaşam tarzının sürdürülmesine bağlı görülmüştür.
Mete Han'ın askeri zaferine rağmen Türk nüfusunu Çin'e yerleştirmeyip bozkırda tutması, kalabalık Çin nüfusu karşısında Türklerin asimile olmasını önlemek ve kendi kültürel benliklerini korumak istemelerindendir. Göçebe yaşam tarzı, Türklerin askeri disiplinini ve bağımsızlık karakterini ayakta tutan temel unsur olarak kabul edildiğinden, siyasi gücün devamlılığı ve kültürel kimliğin korunması bu yaşam tarzının sürdürülmesine bağlı görülmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta verilen tarihi bilgiler ile tarihçi Bahaeddin Ögel'in yorumu analiz edilir.
Mete Han'ın Çin'i doğrudan ilhak etmek yerine vergiye bağlama ve sınırda tampon bölgelerle bozkırda kalma tercihinin asimilasyonu önleme amacı taşıdığı belirlenir.
Sorunun temel çıkış noktasını ve verilen durumun nedenini anlamak için ilk analiz adımını oluşturur.
2
Seçeneklerdeki ifadelerin tarihsel kavramlar (olay-olgu, anakronizm, veraset ve yerleşik yaşamın etkileri) açısından doğruluğu denetlenir.
Veraset sisteminin taht kavgalarını önlemediği, ulus-devlet kavramının anakronizm olduğu, vergiye bağlamanın olay olduğu ve Uygurların yerleşik yaşamla savaşçılıklarını kaybettiği tespit edilerek yanlış seçenekler elenir.
Öğrencinin tarihsel kavram yanılgılarına düşmeden doğru sonuca ulaşmasını sağlamak amacıyla çeldiriciler elenir.
3
Göçebe yaşam tarzı ile kültürel/askeri kimliğin korunması arasındaki ilişki kurularak doğru yargı sentezlenir.
Siyasi gücün devamlılığı ve kültürel kimliğin korunmasının, göçebe yaşam tarzının sürdürülmesine bağlı olduğunu belirten yargıya ulaşılır.
Mete Han'ın temel amacının kültürel korumacılık ve bozkır yaşam biçimini devam ettirmek olduğunu doğrulamak için sonuca varılır.

Anahtar Kavram

Mete Han'ın Çin Politikası ve Bozkır Yaşamının Kültürel Etkileri
Soru 620Soru

Emeviler Dönemi’nde uygulanan ve Arap olmayan Müslümanları ikinci sınıf vatandaş olarak gören mevali politikası, fetihlerin sürmesine rağmen İslamiyet’in Arap dışı topluluklar arasında yayılmasını yavaşlatmıştır. Buna karşın, Abbasiler Dönemi’nde mevali politikasına son verilerek hoşgörülü ve eşitlikçi bir yönetim anlayışının benimsenmesi, özellikle Türklerin ve Farsların kitleler hâlinde İslamiyet’i kabul etmesinde ve İslam medeniyetinin gelişimine çok yönlü katkılar sunmasında etkili olmuştur.

Bu bilgilere dayanarak İslam kültür ve medeniyetinin gelişimiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Siyasi otoritelerin uyguladığı idari ve sosyal politikaların, inançların yayılma hızı ve kültürel etkileşim süreci üzerinde belirleyici bir rol oynadığı

Cevap

Siyasi otoritelerin uyguladığı idari ve sosyal politikaların, inançların yayılma hızı ve kültürel etkileşim süreci üzerinde belirleyici bir rol oynadığı
Siyasi otoritelerin uyguladığı idari ve sosyal politikaların, inançların yayılma hızı ve kültürel etkileşim süreci üzerinde belirleyici bir rol oynadığı yargısı doğrudur. Çünkü paragrafta Emevilerin uyguladığı mevali politikasının İslamiyet'in yayılışını yavaşlattığı, Abbasilerin uyguladığı eşitlikçi politikanın ise dinin yayılışını hızlandırarak farklı milletlerin kültürel katkı sunmasını sağladığı açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Emeviler ve Abbasiler dönemlerindeki yönetim anlayışlarının (mevali politikası ve eşitlikçi yaklaşım) özelliklerini ve bunların toplumsal sonuçlarını analiz edin.
Emeviler Dönemi'ndeki ayrımcı mevali politikasının İslamiyet'in yayılışını yavaşlattığı, Abbasiler Dönemi'ndeki eşitlikçi yaklaşımın ise Türkler ve Farslar arasında İslamiyet'in yayılışını hızlandırarak kültürel etkileşimi artırdığı görülmektedir.
Soruda verilen paragraftaki yönetim politikalarının toplumsal ve kültürel etkilerini belirlemek.
2
Elde edilen sonuçlar doğrultusunda seçenekleri değerlendirerek doğru yargıya ulaşın.
Devletlerin (siyasi otoritelerin) uyguladıkları idari ve sosyal politikaların, dinin yayılma hızı ile kültürel etkileşim üzerinde doğrudan belirleyici olduğu yargısı paragraftaki bilgilerle tam olarak uyuşmaktadır.
Paragraftan çıkarılabilecek en kapsamlı ve doğru yargıyı seçmek.

Anahtar Kavram

İslam Kültür ve Medeniyeti'nde yönetim politikalarının toplumsal ve kültürel hayata etkileri
ÖncekiSayfa 31 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin