Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 621Soru

Toplumsal kurumlar; toplumun varlığını ve sürekliliğini sürdürebilmesi için gerekli olan, temel sosyal ihtiyaçları karşılayan, görece bir kararlılığa sahip olan, bünyesinde kendine özgü değer, norm ve kuralları barındıran soyut ve örgütlü bütünlüklerdir. Birey, içine doğduğu bu kurumsal yapının kurallarını hazır bulur ve sosyalleşme süreciyle bunları benimser. Ancak sosyoloji öğretiminde, toplumsal kurum kavramının doğası sıklıkla diğer sosyolojik olgularla karıştırılabilmektedir.

Buna göre, toplumsal kurumların genel özellikleri ve yapısal nitelikleri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumsal kurumlar, toplumun temel ihtiyaçlarını karşılayan, bireysel davranışlar ��zerinde yaptırım gücüne sahip olan ve zaman içinde değişebilen soyut ve normatif yapılardır.

Cevap

Toplumsal kurumlar, toplumun temel ihtiyaçlarını karşılayan, bireysel davranışlar üzerinde yaptırım gücüne sahip olan ve zaman içinde değişebilen soyut ve normatif yapılardır.
Toplumsal kurumlar; aile, eğitim, din, ekonomi ve devlet gibi toplumun temel ihtiyaçlarını karşılamak üzere organize olmuş, normatif kurallarla bireysel davranışları düzenleyen ve görece istikrarlı olmasına rağmen zamanla değişebilen soyut yapılardır. Dolayısıyla, kurumların temel ihtiyaçları karşılayan, yaptırım gücü olan ve değişebilen soyut/normatif yapılar olduğunu belirten seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Toplumsal kurum kavramının sosyolojik tanımını analiz etme.
Toplumsal kurumların temel özellikleri (soyutluk, normatiflik, görece kalıcılık ve yaptırım gücü) belirlenir.
Toplumsal kurumların temel niteliklerini anlamak, seçenekleri doğru değerlendirmek için gereklidir.
2
Seçeneklerdeki sosyolojik kavramları karşılaştırarak yanlış olanları eleme.
Aile tipleri, toplumsal statü/rol, kültürleme/asimilasyon ve dikey/yatay hareketlilik gibi kavramlar arası karıştırmalara dayalı seçenekler elenir.
Öğrencilerin yaptığı yaygın kavramsal hatalar elenerek kurumun tanımına tam uyan seçenek tespit edilir.

Anahtar Kavram

Toplumsal Kurum Kavramı ve Temel Özellikleri
Soru 622Soru

İslam kültür ve medeniyetinin gelişim sürecinde ortaya çıkan aşağıdaki idari ve kültürel kurumsallaşma adımlarının, ilk ortaya çıkış zamanlarına göre kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sıralama; Divan teşkilatının kurulması, posta ve istihbarat teşkilatının (Berid) kurumsallaştırılması, Beytülhikme'nin kurulması ve El-Ezher Medresesi'nin açılması şeklinde olmalıdır.
Doğru sıralama; Hz. Ömer Dönemi'nde kurulan Divan teşkilatı (7. yüzyılın başı), Emeviler Dönemi'nde kurulan Berid teşkilatı (7. yüzyılın sonu), Abbasiler Dönemi'nde kurulan Beytülhikme (9. yüzyılın başı) ve Fatımiler Dönemi'nde kurulan El-Ezher Medresesi (10. yüzyılın sonu) şeklinde olmalıdır. Bu sıralama İslam medeniyetinin idari ve eğitimsel alandaki tarihsel gelişimini tam olarak yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dört Halife Dönemi kurumsal gelişmesini belirleme
Divan teşkilatının kurulması kronolojide ilk sıraya (7. yüzyılın ilk yarısı) yerleştirilir.
Hz. Ömer Dönemi'nde devlet teşkilatlanmasının ilk kapsamlı adımları atılmıştır.
2
Emeviler Dönemi idari kurumunu tespit etme
Posta teşkilatının (Berid) kurulması ikinci sıraya (7. yüzyılın sonu) yerleştirilir.
Emeviler, Dört Halife Dönemi'nden sonra başa geçerek merkezi idareyi güçlendirici haberleşme sistemini kurmuşlardır.
3
Abbasiler Dönemi kültürel kurumunu belirleme
Beytülhikme'nin kurulması üçüncü sıraya (9. yüzyılın başı) yerleştirilir.
Abbasiler, Emeviler'den sonra kurulan devlettir ve çeviri faaliyetleri ile bilimsel kurumsallaşma bu dönemde zirveye ulaşmıştır.
4
Fatımiler Dönemi eğitim kurumunu belirleme
El-Ezher Medresesi'nin açılması son sıraya (10. yüzyılın sonu) yerleştirilir.
Mısır merkezli Fatımi Devleti, Abbasiler Dönemi'nde bağımsızlığını ilan etmiş ve bu kurumu daha geç bir tarihte kurmuştur.

Anahtar Kavram

İslam kültür ve medeniyetinde idari, eğitimsel ve bilimsel kurumsallaşma süreci
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 623Soru

Bir tiyatro oyuncusu, sahneye ilk adımını attığı anı şu sözlerle tarif etmektedir:

"Sahne ışıkları üzerime yöneldiği anda, kalbimin göğsümden fırlayacakmış gibi çarpmasıyla heyecan ve korkuyu hissetmem bir oldu. Yani korktuğum için kalbim çarpmadı ya da kalbim çarptığı için korkmadım; fiziksel uyarılma ve duygu hissi birbirinin nedeni olmaksızın, aynı anda gerçekleşti."

Buna göre oyuncunun bu deneyimi ve yaptığı açıklama, duyguların ortaya çıkışını açıklayan aşağıdaki kuramlardan hangisinin temel iddiasını desteklemektedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cannon-Bard Kuramı

Cevap

Duyguların fizyolojik uyarılmayla eş zamanlı olarak, birbirinin nedeni olmadan ortaya çıktığını savunan Cannon-Bard Kuramı
Cannon-Bard Kuramı, fizyolojik uyarılma ile duygu deneyiminin aynı anda ve birbirinin nedeni olmaksızın gerçekleştiğini savunur. Paragrafta oyuncunun fizyolojik tepki ile duygu hissinin eş zamanlı olarak yaşandığını ve birbirinin nedeni olmadığını belirtmesi bu kuramı doğrudan destekler.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel iddiayı analiz etme
Oyuncunun fizyolojik tepki ile duygu hissinin birbirinin nedeni olmadığını ve aynı anda gerçekleştiklerini ifade ettiği görülür.
Sorunun hangi duygu kuramına işaret ettiğini anlamak için anahtar ifadeleri belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki kuramların varsayımlarını değerlendirme
Fizyolojik uyarılma ile duygu deneyiminin talamik aktivasyon yoluyla bağımsız ve eş zamanlı olduğunu savunan yaklaşımın Cannon-Bard Kuramı olduğu tespit edilir.
Eş zamanlılık ilkesi doğrudan bu kuramın temel tezidir.

Anahtar Kavram

Cannon-Bard Duygu Kuramı ve eş zamanlı uyarılma ilkesi
Soru 624Soru

Bireyin kaygı düzeyini düşürmek amacıyla farkında olmadan başvurduğu savunma mekanizmaları ile bunlara dair davranış örnekleri aşağıda verilmiştir. Sol sütunda yer alan günlük yaşam senaryolarını, sağ sütundaki doğru savunma mekanizmalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Lise yıllarında sosyal ilişkiler kurmakta zorlanan ve arkadaş çevresinde kabul görmeyen bir gencin, kendisini tamamen akademik çalışmalara adayarak okulun en başarılı öğrencisi olması.
Kendisine haksız yere düşük not verdiğini düşündüğü öğretmenine büyük bir öfke duyan ancak bunu öğretmenine yansıtamayan bir öğrencinin, okul çıkışında sınıftaki sırayı tekmelemesi.
Sınavlarda sürekli kopya çekme eğiliminde olan ve bu durumdan dolayı içsel bir suçluluk duyan bir öğrencinin, sınıftaki tüm arkadaşlarının sürekli kopya çektiğini iddia etmesi.
İçten içe yeni iş arkadaşına karşı yoğun bir kıskançlık ve çekememezlik duyan bir çalışanın, onunla karşılaştığında aşırı derecede nazik, koruyucu ve övücü davranması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sosyal ilişkilerde zorlanan gencin akademik başarıya yönelmesi ödünleme; öğretmenine duyduğu öfkeyi sırayı tekmeleyerek çıkaran öğrencinin davranışı yer değiştirme; kopya çeken öğrencinin herkesi kopya çekmekle suçlaması yansıtma; iş arkadaşını kıskanan çalışanın ona aşırı nazik davranması ise karşıt tepki geliştirme mekanizmaları ile eşleşir.
Her senaryo, bireyin yaşadığı içsel çatışmayı hafifletmek amacıyla kullandığı spesifik savunma mekanizmaları ile doğru şekilde eşleştirilmiştir. Sosyal alandaki yetersizliğin akademik başarıyla kapatılması ödünleme; öfkenin sıraya yöneltilmesi yer değiştirme; kopya çekme suçluluğunun sınıfa yüklenmesi yansıtma; kıskançlığın aşırı sevgi gösterisiyle maskelenmesi ise karşıt tepki geliştirmedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk senaryoyu analiz etme
Gencin sosyal alandaki yetersizliğini akademik alanda başarı elde ederek kapatmaya çalışması 'ödünleme (telafi)' mekanizmasına örnektir.
Ödünleme, bir alandaki başarısızlık veya yetersizlik duygusunu başka bir alanda üstün başarı göstererek dengeleme çabasıdır.
2
İkinci senaryoyu analiz etme
Öğrencinin öğretmenine yönelik öfkesini cansız bir nesne olan sıraya yöneltmesi 'yer değiştirme' mekanizmasına örnektir.
Yer değiştirme, kaygı veya öfke yaratan durumun asıl hedefe değil, daha az tehdit edici başka bir nesne ya da kişiye yönlendirilmesidir.
3
Üçüncü senaryoyu analiz etme
Kopya çeken öğrencinin bu davranışı ve suçluluk duygusunu başkalarına atfetmesi 'yansıtma' mekanizmasına örnektir.
Yansıtma, bireyin kendi kabul edilemez duygu, düşünce veya davranışlarını başkalarına yüklemesidir.
4
Dördüncü senaryoyu analiz etme
Kıskançlık duyan çalışanın bu duygunun tam zıttı şekilde aşırı nazik ve koruyucu davranması 'karşıt tepki geliştirme' mekanizmasına örnektir.
Karşıt tepki geliştirme, bireyin hissettiği kabul edilemez dürtü veya duygunun tam tersi yönünde aşırı davranışlar sergilemesidir.

Anahtar Kavram

Savunma mekanizmaları, ego tarafından kaygıyı azaltmak amacıyla bilinçdışı olarak kullanılan psikolojik stratejilerdir.
Soru 625Soru

Aşağıdaki sol sütunda yer alan edebî yönelim ve özellikleri, sağ sütunda verilen ilgili açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Manzum Hikâye ve Sosyal Realizm
Nev-yunanilik ve Akdeniz Havzası Kültürü
Aruzun Konuşma Dilinin Ritmiyle Kaynaşması
Hece ��lçüsünün İstisnai Kullanımı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşmeler şu şekildedir: Manzum Hikâye ve Sosyal Realizm ile toplumsal sorunların Safahat'ta ele alınması (Mehmet Âkif Ersoy); Nev-yunanilik ile Sicilya Kızları ve Biblos Kadınları şiirleri (Yahya Kemal Beyatlı); Aruzun Konuşma Dilinin Ritmiyle Kaynaşması ile Seyfi Baba ve Küfe manzumeleri (Mehmet Âkif Ersoy); Hece Ölçüsünün İstisnai Kullanımı ile sanatçının tek bir şiirinde (Ok) bu vezni tercih etmesi (Yahya Kemal Beyatlı).
Verilen edebî kavramlar ve yönelimler, şairlerin sanat anlayışları ve eserleri ile tam olarak eşleşmektedir. Manzum hikâye ve realizm Mehmet Âkif'in toplumsal şiirleriyle; Nev-yunanilik Yahya Kemal'in antik Akdeniz şiirleriyle; aruzun konuşma diliyle kaynaşması Mehmet Âkif'in dil ustalığıyla; hecenin tek bir şiirde kullanımı ise Yahya Kemal'in Ok şiiriyle uyuşmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Edebî özellikler ile sanatçıların yönelimlerini analiz etme
Manzum hikâye ve sosyal realizm yöneliminin Mehmet Âkif Ersoy'un toplumsal gerçekçi şiir anlayışını (Safahat) temsil ettiği belirlenir.
Toplumsal faydayı gözeten realizm ve manzum hikâye türü Mehmet Âkif'e özgüdür.
2
Nev-yunanilik akımını inceleme
Yahya Kemal Beyatlı'nın Sicilya Kızları ve Biblos Kadınları şiirlerinde Akdeniz havzası kültürüne yöneldiği Nev-yunanilik anlayışıyla eşleşir.
Yahya Kemal, Batılı şiir arayışlarında bir dönem bu akıma ilgi duymuştur.
3
Aruz vezninin Türkçe ile ilişkisini değerlendirme
Mehmet Âkif'in Seyfi Baba ve Küfe manzumelerinde günlük dil ile aruzu kaynaştırdığı görülür.
Mehmet Âkif aruzu konuşma diline başarıyla uygulayan en önemli ustadır.
4
Vezin istisnalarını kontrol etme
Yahya Kemal'in Ok şiiri dışındaki tüm şiirlerinde aruzu kullanmış olması hece ölçüsünün istisnai kullanımıyla eşleşir.
Yahya Kemal, heceyi sadece Ok şiirinde kullanmıştır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçıları (Mehmet Akif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 626Soru

Türkiye Selçuklu Devleti'nde ikta sisteminin işleyiş sürecinde gerçekleşen aşağıdaki aşamaları, toprağın tahsis edilmesinden askeri gücün sefere katılmasına kadar olan mantıksal ve kronolojik sıraya göre diziniz.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Pervaneci'nin toprakları dağıtması ve berat hazırlaması (pervane_dagitim), ikta sahibinin vergileri toplaması (vergi_toplama), vergi gelirleriyle cebelü yetiştirilmesi (asker_yetistirme) ve son olarak askerlerin orduya katılarak sefere çıkması (orduya_katilim) şeklindedir.
Sistemik işleyişte ilk olarak Pervaneci toprak kaydını yapar ve yetkiyi verir. Ardından vergi toplanır, bu vergiyle cebelü yetiştirilir ve nihayetinde bu askerler savaşa katılır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk aşamanın belirlenmesi
pervane_dagitim
Sistemin başlayabilmesi için öncelikle Divan-ı Saltanat bünyesinde toprakların dağıtılması ve beratın düzenlenmesi gerekir.
2
Gelir kaynağının oluşması
vergi_toplama
Dağıtılan topraklarda üretim yapılır ve ikta sahibi kanunlara göre vergi toplar.
3
Vergi gelirinin kullanılması
asker_yetistirme
Ende edilen vergilerle sipahi, devlete sunacağı cebelü adı verilen atlı askerleri yetiştirip donatır.
4
Askerlerin sevk edilmesi
orduya_katilim
Savaş zamanı geldiğinde hazırlanan askerler subaşılar önderliğinde orduya sevk edilir.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçuklularında İkta Sisteminin İşleyişi ve İdari-Askeri Aşamaları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 627Soru

Asya Hun Devleti'nin kuruluşundan başlayarak parçalanma sürecine ve bu sürecin k��resel bir boyuta ulaşarak Kavimler Göçü'ne dönüşmesine kadar yaşanan tarihi gelişmeler göz önüne alındığında, aşağıdaki olayların kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama; Asya Hun Devleti'nin kurulması (Teoman d��nemi), askeri onlu sistemin oluşturulması (Mete Han dönemi), devletin ikiye bölünmesi ve son olarak Kavimler Göçü'nün başlaması şeklindedir.
Doğru sıralama, Asya Hun Devleti'nin kuruluşuyla başlayıp yükseliş dönemi askeri reformu, parçalanma süreci ve en son küresel göç dalgasıyla devam eder.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştiği tarihi dönemleri ve devletin gelişim evrelerini tespit etme
Teoman Dönemi'nde devletin kurulması MÖ 220, Mete Han'ın onlu ordu teşkilatını kurması MÖ 209, Hunların bölünmesi MS 48 ve Kavimler Göçü MS 375 olarak belirlenir.
Kronolojik sıralama yapabilmek için her olayın tarihi sırası netleştirilmelidir.
2
Olayları geçmişten günümüze doğru sıralama
Teoman'ın boyları birleştirmesi ilk sırada, Mete Han'ın onlu ordu sistemi ikinci sırada, devletin bölünmesi üçüncü sırada ve Kavimler Göçü son sırada yer alır.
MÖ tarihlerin günümüze yaklaştıkça sayısal olarak küçüldüğü, MS tarihlerin ise büyüdüğü kuralı uygulanarak doğru dizilim elde edilir.

Anahtar Kavram

Asya Hun Devleti'nin siyasi tarihi, askeri reformları, bölünmesi ve Kavimler Göçü'nün kronolojik akışı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 628Soru

Türkiye'de tarım ürünlerinin coğrafi dağılışı; sıcaklık, yağış ve sulama imkânları gibi etkenlerle yakından ilişkilidir. Sulama projelerinin (GAP, KOP) yaygınlaşmasıyla kurak iklim bölgelerinde nadas alanları azalmış ve ürün çeşitliliği artmıştır.

Aşağıdaki haritada bazı tarımsal üretim ve sulama faaliyetlerinin yoğunlaştığı alanlar numaralandırılarak gösterilmiştir.

[Harita]

Buna göre, Türkiye'deki tarım yöntemleri, sulama projeleri ve tarım ürünlerinin yetişme koşullarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II numaralı alanda yaygın olan nadas yöntemi, toprağı mineral yönünden zenginleştirmek amacıyla uygulanan aktif bir gübreleme işlemidir ve sulama imkânları artsa da bu uygulamaya devam edilmelidir.

Cevap

Nadas yöntemi, toprağı mineral yönünden zenginleştirmek amacıyla uygulanan aktif bir gübreleme işlemi olmayıp, kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın nem ve su ihtiyacını karşılamak için uygulanan zorunlu ve pasif bir yöntemdir; sulama imkânlarının artmasıyla bu uygulamaya olan ihtiyaç ortadan kalkar.
Nadas yöntemi, toprağı mineralce zenginleştiren aktif bir gübreleme işlemi olmayıp, kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde yetersiz yağış ve sulama imkânları nedeniyle toprağın su ve nem depolamasını sağlamak amacıyla uygulanan pasif ve zorunlu bir yöntemdir. Sulama imkânları arttığında (örneğin sulama projeleriyle) nadas alanları azalır ve bu uygulamaya ihtiyaç kalmaz. Bu nedenle nadasın aktif bir gübreleme yöntemi olduğunu ve sulama artsa da devam etmesi gerektiğini belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Nadas yönteminin amacını analiz etmek.
Nadas; kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın nem biriktirmesini sağlamak amacıyla bir yıl ekilip bir yıl boş bırakılmasıdır. Aktif bir gübreleme yöntemi değildir.
Nadas ve sulama ilişkisini doğru kurarak kavramsal hatayı tespit etmek.
2
Sulama projelerinin (GAP ve KOP) tarımsal etki alanlarını incelemek.
KOP ve GAP sulama olanaklarını artırarak nadas ihtiyacını ortadan kaldırır. Dolayısıyla sulama arttıkça nadas alanları azalır.
Bölgesel projelerin tarımsal üretime olan katkılarını değerlendirmek.
3
Tarım ürünlerinin iklim isteklerini bölge bazında kontrol etmek.
Doğu Karadeniz (I) her mevsim yağışlı olduğundan pamuk ve buğday yetişmez. Konya'da (II) mısır ekimi KOP ile artmıştır. Şanlıurfa'da (III) pamuk üretimi GAP ile lider konumdadır.
Seçeneklerdeki diğer ifadelerin coğrafi doğruluğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım yöntemleri, sulama projelerinin (GAP, KOP) etkileri ve tarım ürünlerinin iklim istekleri ile coğrafi dağılışı.
Soru 629Soru

Üniversite öğrencisi Beren, son aylarda belirgin bir neden olmaksızın derin bir çökkünlük, hayattan zevk alamama, sürekli yorgunluk ve değersizlik hissi yaşamaktadır. Çevresindekiler onun bu durumunu günlük hayattaki başarısızlıkları karşısında baş vurduğu geçici bir "mantığa bürüme" veya "yansıtma" gibi bir savunma mekanizması olarak görse de, klinik değerlendirmeler Beren'in günlük işlevselliğini ciddi şekilde bozan bir duygudurum bozukluğu yaşadığını göstermektedir. Buna göre Beren'in yaşadığı bu ruhsal hastalık aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Depresyon

Cevap

Beren'in yaşadığı durum, psikolojide çökkünlük, hayattan zevk alamama ve değersizlik hissi gibi belirtilerle karakterize edilen ve bir duygudurum bozukluğu olan depresyon hastalığıdır.
Beren'in yaşadığı derin çökkünlük, hayattan zevk alamama, sürekli yorgunluk ve değersizlik hissi gibi belirtiler, klinik düzeyde işlevselliği etkileyen duygudurum bozukluklarından depresyonu tanımlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Vakadaki semptomları belirleme
Beren'in derin çökkünlük, hayattan zevk alamama, sürekli yorgunluk ve değersizlik hissi yaşadığı görülmektedir.
Vakanın hangi klinik tabloya uyduğunu saptamak için temel belirtilerin listelenmesi gerekir.
2
Semptomları ruhsal hastalık sınıfları ile eşleştirme
Belirtilen semptomlar ve 'duygudurum bozukluğu' ipucu, bu tablonun depresyon olduğunu göstermektedir.
Psikolojide çökkünlük ve değersizlik hissiyle seyreden ana duygudurum bozukluğunu doğru teşhis etmek için.

Anahtar Kavram

Depresyon (Duygudurum Bozukluğu)
Soru 630Soru

Köyden büyük şehre göç eden bir aile, kentteki ekonomik şartlar ve konut yapısı gereği anne, baba ve çocuklardan oluşan bağımsız bir eve taşınmıştır. Ancak aile üyeleri, köydeki akrabalarıyla bağlarını koparmamış, önemli kararlarda aile büyüklerinin fikrini almaya devam etmiş ve finansal zorluklarda akrabalarından destek almayı sürdürmüştür.

Sosyolojik açıdan ele alındığında, bu ailenin yapısal ve işlevsel özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki aile türlerinden hangisine örnek oluşturduğu söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçişsel aile

Cevap

Geçişsel aile
Geçişsel aile modeli, geleneksel geniş aileden modern çekirdek aileye geçiş aşamasında olan aileleri tanımlar. Parçada belirtilen ailenin ayrı eve taşınması çekirdek aile yapısını; akrabalarla bağların kopmaması, büyüklerin onayının aranması ve dayanışmanın sürmesi ise geniş aile işlevlerini yansıtır. Bu iki durumun bir arada bulunması geçişsel aileyi doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ailenin yapısal durumunu analiz etmek.
Ailenin anne, baba ve çocuklardan oluşan bağımsız bir konutta yaşadığı belirlenir, bu yönüyle yapısal olarak çekirdek aileye benzemektedir.
Ailenin fiziksel sınırlarını ve hangi üyelerden oluştuğunu tespit etmek ilk adımdır.
2
Ailenin işlevsel ve ilişkisel özelliklerini incelemek.
Geleneksel büyüklerin kararlardaki etkisi ve akrabalar arası ekonomik/sosyal yardımlaşmanın sürdüğü görülür, bu yönüyle geniş aile özelliklerini korumaktadır.
Ailenin sadece fiziksel yapısını değil, sosyal ilişkiler ve değerler boyutunu da anlamak gerekir.
3
Elde edilen verileri sosyolojik aile modelleriyle eşleştirmek.
Yapısal olarak çekirdek, ilişkisel olarak geniş aile özellikleri gösteren bu karma yapının 'geçişsel aile' kavramına karşılık geldiği sonucuna ulaşılır.
Toplumsal değişme sürecindeki bu ara form sosyolojide geçişsel aile olarak tanımlanır.

Anahtar Kavram

Geçişsel aile yapısı ve özellikleri
Soru 631Soru

Millî Edebiyat Dönemi'nin bağımsız sanatçıları olan Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı, dönemin hâkim edebî topluluklarına katılmayıp kendilerine özgü birer sanat çizgisi oluşturmuşlardır.

Buna göre, bu iki şairin edebî anlayışları ve şiirleri üzerine yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mehmet Âkif, şiirlerinde aruz yerine hece ölçüsünü savunarak halkın anlayacağı sade bir dille didaktik eserler vermi��; Yahya Kemal ise hece ölçüsünü tamamen reddederek şiirlerinin tamamını aruzla kaleme almıştır.

Cevap

Mehmet Âkif'in şiirlerinde aruz yerine hece ölçüsünü savunduğunu ve Yahya Kemal'in heceyi tamamen reddedip bütün şiirlerini aruzla yazdığını iddia eden değerlendirme yanlıştır.
Mehmet Âkif Ersoy, şiirlerinde hece ölçüsünü değil, daima aruz ölçüsünü kullanmış ve aruzu konuşma diline başarıyla uygulamıştır. Yahya Kemal Beyatlı ise hece ölçüsünü tamamen dışlamamış, 'Ok' şiirini hece ölçüsüyle yazmıştır. Bu nedenle şairlerin vezin tercihlerine dair yapılan değerlendirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Mehmet Âkif'in vezin anlayışını değerlendirme
Mehmet Âkif Ersoy, halka yönelmesine ve dili sadeleştirmesine rağmen hece ölçüsünü savunmamış, tüm eserlerini aruz ölçüsüyle kaleme almıştır.
Mehmet Âkif'in vezin tercihini belirlemek için.
2
Yahya Kemal'in vezin kullanımını değerlendirme
Yahya Kemal Beyatlı, şiirlerinde aruz ölçüsünü esas alsa da heceyi tamamen reddetmemiş, 'Ok' şiirini hece ölçüsüyle yazmıştır.
Yahya Kemal'in hece ölçüsünü kullandığı istisnai eseri tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat dönemi bağımsız şairlerinin vezin ve biçim özellikleri
Soru 632Soru

Aşağıda sol sütunda yer alan aile kurumu ve yapısına dair sosyolojik kavramları, sağ sütunda verilen uygun tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Geleneksel Geniş Aile
Modern Çekirdek Aile
Geçiş Ailesi
Neolokal Yerleşim

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Geleneksel Geniş Aile ile Tarım ekonomisine dayanan otoriteryen yapı; Modern Çekirdek Aile ile Anne, baba ve çocuklardan oluşan demokratik yapı; Geçiş Ailesi ile Kentleşmede ortaya çıkan ara aile formu; Neolokal Yerleşim ile Evli çiftin bağımsız ayr�� konutta yaşaması eşleşmektedir.
Geleneksel Geniş Aile tarım ekonomisine dayalı, ataerkil ve çok kuşaklıdır. Modern Çekirdek Aile demokratikleşmiş iş bölümüyle anne, baba ve çocuklardan oluşan küçük birimdir. Geçiş Ailesi sanayileşme/kentleşme sürecinde geniş aile ile çekirdek aile arasında köprü görevi gören, akrabalık bağlarını koruyan yapıdır. Neolokal Yerleşim ise yeni evlilerin bağımsız konutta yaşamasıdır. Bu doğrultuda yapılan tüm eşleştirmeler sosyolojik tanımlarla tam uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Geleneksel geniş ailenin temel sosyo-ekonomik özelliklerini belirleme.
Geleneksel geniş ailenin tarımsal üretime dayalı ve ataerkil yapıda olduğu saptanarak 'tarım ekonomisine dayanan ve çok kuşaklı otoriteryen aile yapısı' tanımı ile eşleştirilir.
Kavramın tarihsel ve ekonomik altyapısını kurmak doğru eşleştirmeyi yapmayı sağlar.
2
Modern çekirdek ailenin yapısal özelliklerini belirleme.
Sanayi toplumunun gereksinimlerine göre şekillenen, anne-baba ve çocuklardan oluşan demokratik karar süreçlerine sahip küçük birim ile eşleştirilir.
Çekirdek ailenin modern kent yaşamındaki niteliksel ve niceliksel sınırlarını belirlemek gerekir.
3
Geçiş ailesi kavramını tanımlama.
Kırsaldan kente göçle beraber ortaya çıkan, yapı olarak çekirdek ancak dayanışma olarak geniş ailenin izlerini taşıyan 'köprü görevi gören aile tipi' ile eşleştirilir.
Toplumsal değişimin aile yapısına yansıyan ara formunu tespit etmek önemlidir.
4
Neolokal yerleşim kavramının mekansal karşılığını bulma.
Yeni evlenen çiftlerin bağımsız ayrı konutta yaşaması esasına dayanan yerleşim örüntüsü ile eşleştirilir.
Yerleşim yeri kurallarının (neolokalizm) sosyolojik tanımını netleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Aile Kurumu ve Yapısı kapsamında geleneksel, modern ve geçiş süreci aile tipleri ile yerleşim örüntülerinin ayırt edilmesi.
Soru 633Soru

Kayseri’de XIII. yüzyılın başlarında inşa edilen Gevher Nesibe Darüşşifası ve Gıyasiye Medresesi (Çifte Medrese), hem hastaların tedavi edildiği bir şifahane hem de hekimlerin yetiştirildiği bir tıp okulu olarak faaliyet göstermiştir. Bu çift yapının vakfiyesinde; hastaneye başvuran herkesin din, dil, ırk ve sosyal statü farkı gözetilmeksizin ücretsiz tedavi edileceği ve ilaçların vakıf gelirlerinden karşılanacağı belirtilmiştir.

Bu bilgilere göre, Türkiye Selçuklu Devleti'ndeki bu kurumsal yapı ve işleyişle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eğitim ve sağlık hizmetlerinin finansmanının doğrudan merkezî hazineden aktarılan ödeneklerle ve devlet memurlarının maaşlarıyla karşılandığına

Cevap

Eğitim ve sağlık hizmetlerinin finansmanının doğrudan merkezî hazineden aktarılan ödeneklerle ve devlet memurlarının maaşlarıyla karşılandığına
Türkiye Selçuklu Devleti'nde ve genel olarak Türk-İslam devletlerinde şifahane, medrese, cami ve kütüphane gibi sosyal, dini ve kültürel kurumların inşası ve işletilmesi vakıf sistemi aracılığıyla gerçekleştirilmiştir. Vakıflar, kişilerin kendilerine ait mülkleri veya gelirleri kamu yararına süresiz olarak bağışlamasıyla kurulur ve gelirleri merkezî devlet hazinesinden bağımsızdır. Dolayısıyla eğitim ve sağlık hizmetlerinin finansmanının doğrudan merkezî hazineden aktarılan ödenekler ve devlet memurlarının maaşlarıyla karşılandığı çıkarımı yapılamaz. Paragrafta da hizmetlerin vakıf gelirlerinden karşılanacağı açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki metinde verilen tarihsel kurumu ve işlevlerini incelemek.
Gevher Nesibe yapısının hem sağlık merkezi (darüşşifa) hem de tıp okulu (medrese) olduğu, din/dil/ırk ayrımı olmaksızın ücretsiz hizmet verdiği ve finansmanın vakıf gelirlerinden karşılandığı tespit edilir.
Metindeki temel bilgileri analiz ederek ulaşılabilecek ve ulaşılamayacak yargıları ayırt etmek.
2
Vakıf sisteminin mali yapısı ile devletin merkezî bütçesi arasındaki farkı analiz etmek.
Vakıfların bağımsız gelir kaynaklarına (akar) sahip olduğu ve devletin merkezî bütçesi ile doğrudan memur maaş�� sisteminden farklı bir finansman modeline dayandığı anlaşılır.
Tarihsel kavramları doğru yorumlayarak kurumların mali yapısını ortaya koymak.
3
Seçenekleri karşılaştırarak metinle çelişen veya metinden çıkarılamayacak olan hatalı yargıyı belirlemek.
Hizmetlerin merkezî hazine ve devlet memurlarının maaşlarıyla karşılandığı iddiasının vakıf sistemi gerçeğiyle çeliştiği belirlenir ve doğru seçeneğe ulaşılır.
Ulaşılamayacak olan hatalı genel yargıyı bulmak.

Anahtar Kavram

Selçuklu Dönemi Vakıf Sistemi ve Sosyal Kurumlar
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 634Soru

Karahanlılar döneminde başlangıçta sınır güvenliğini korumak amacıyla askeri karakol olarak inşa edilen ribatlar, devletin sınırlarının genişlemesiyle iç bölgelerde kalmış ve zamanla tüccarların konakladığı, dini ve ticari faaliyetlerin yürütüldüğü merkezler haline dönüşmüştür.

Buna göre ribatların bu dönüşümüyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Askeri ihtiyaçlar doğrultusunda inşa edilen yapıların zamanla sosyo-ekonomik işlevler kazandığı

Cevap

Askeri ihtiyaçlar doğrultusunda inşa edilen yapıların zamanla sosyo-ekonomik işlevler kazandığı
Karahanlılar döneminde inşa edilen ribatlar, başlangıçta sınır güvenliğini korumak amacıyla askeri karakollar olarak tasarlanmıştır. Ancak devletin sınırlarının genişlemesiyle bu yapılar iç bölgelerde kalmış ve güvenlik ihtiyacının azalmasıyla birlikte kervansaray işlevi görerek tüccarların konakladığı, dini ve ticari faaliyetlerin yapıldığı sosyo-ekonomik merkezlere dönüşmüştür. Bu durum, başlangıçta askeri amaçla kurulan yapıların zamanla sosyo-ekonomik işlevler kazandığının doğrudan kanıtıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Ribatların Karahanlılar dönemindeki ilk işlevini belirleme.
Ribatların ilk olarak sınır güvenliğini sağlamak için askeri karakol/savunma amaçlı kurulduğu tespit edilir.
Soru kökündeki başlangıç durumunun kavranması gerekir.
2
Zamanla yaşanan değişimi analiz etme.
Sınırların genişlemesiyle ribatların iç bölgelerde kaldığı ve tüccarların konakladığı, ticari faaliyetlerin yapıldığı kervansaraylara dönüştüğü görülür.
Kurumun üstlendiği yeni işlevlerin tespit edilmesi gerekir.
3
Bu dönüşümün genel tarihsel anlamını çıkarma.
Askeri amaçlı bir kurumun zamanla ticari ve sosyal (sosyo-ekonomik) amaçlara hizmet eder hale geldiği sonucuna ulaşılır.
Tarihsel dönüşümün kurumların işlevsel değişimiyle olan ilişkisini saptamak için bu analiz gereklidir.

Anahtar Kavram

Ribatların işlevsel dönüşümü ve ilk Türk-İslam devletlerinde ticari mimari.
Soru 635Soru

Aşağıda sol sütunda davranış bozukluklarına ait vaka/semptom açıklamaları, sağ sütunda ise bu bozuklukların psikolojideki adları verilmiştir. Tanımlarla doğru kavramları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Günlük yaşamda belirli bir nesne veya duruma bağlı olmaksızın ortaya çıkan, kontrol edilmesi güç olan ve sürekli bir endişe, kuruntu ve gerginlik hissiyle kendini gösteren durum.
Bireyin bedeninde ortaya çıkan hafif ağrı veya sıradan belirtileri bile çok ciddi, ölümcül bir hastalığın kesin kanıtı olarak yorumlaması ve sürekli tıbbi araştırma arayışı içinde olması.
Kişinin yaşamında aşırı neşeli, enerjik ve aktif olduğu 'mani' evresi ile hayattan tamamen koptuğu, çökkün ve hareketsiz olduğu 'depresyon' evresinin ardışık olarak yaşanması.
Nesnel açıdan tehlike arz etmeyen belirli bir nesne, canlı veya durum karşısında duyulan; kaçınma davranışı ile sonuçlanan mantık dışı, yoğun ve kronik korku tepkisi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci tanım yaygın kaygı bozukluğu ile, ikinci tanım hipokondriyazis ile, üçüncü tanım bipolar bozukluk ile ve dördüncü tanım fobik bozukluk ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; sürekli ve nesnesiz endişe hali yaygın kaygı bozukluğuyla, bedensel belirtileri aşırı abartma durumu hipokondriyazisle, mani-depresyon geçişleri bipolar bozuklukla, kaçınma yaratan nesneye yönelik mantıksız korkular ise fobik bozuklukla eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Adım 1: Sürekli ve nesnesiz endişe içeren birinci tanım incelenir.
Sonuç: Bu durum Yaygın Kaygı Bozukluğu ile eşleşir.
Neden: Yaygın kaygı bozukluğunda kaygı belirli bir nesneye bağlı değildir ve süreklidir.
2
Adım 2: Bedensel belirtileri ölümcül hastalık habercisi olarak gören ikinci tanım incelenir.
Sonuç: Bu durum Hipokondriyazis ile eşleşir.
Neden: Hipokondriyazis (hastalık hastası), hafif semptomları bile ciddi hastalık sanma eğilimidir.
3
Adım 3: Mani ve depresyon dönemlerinin ardışıklığını belirten üçüncü tanım incelenir.
Sonuç: Bu durum Bipolar Bozukluk ile eşleşir.
Neden: Bipolar bozuklukta kişi aşırı neşeli (mani) ve aşırı çökkün (depresyon) dönemler arasında geçiş yaşar.
4
Adım 4: Belirli nesne ve durumlara yönelik yoğun ve kaçınmaya yol açan korkuyu anlatan dördüncü tanım incelenir.
Sonuç: Bu durum Fobik Bozukluk ile eşleşir.
Neden: Fobide korkunun kaynağı bellidir (nesneye yöneliktir) ve kişi bu nesneden kaçınır.

Anahtar Kavram

Davranış bozuklukları ve psikolojik rahatsızlıkların temel tanısal özellikleri ve belirtileri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 636Soru

Anadolu'da Türk-İslam kültür ve mimarisinin gelişiminde Türkiye Selçukluları ve Anadolu Beylikleri döneminde inşa edilen eserler önemli bir yere sahiptir. Aşağıda verilen mimari eserleri, bu eserlerin öne çıkan karakteristik işlevleri ve yapı türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cacabey Medresesi
Sultan Han
Eşrefoğlu Camii
Hunat Hatun Külliyesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cacabey Medresesi rasathane özellikli medreseyle, Sultan Han kervansarayla, Eşrefoğlu Camii ahşap direkli ibadet yapısıyla, Hunat Hatun Külliyesi ise çok amaçlı yapı topluluğuyla eşleşmelidir.
Cacabey Medresesi'nin astronomi eğitimi (rasathane) işleviyle, Sultan Han'ın ticaret ve konaklama (kervansaray) işleviyle, Eşrefoğlu Camii'nin ahşap direkli mimari özellikleriyle ve Hunat Hatun Külliyesi'nin cami, medrese, hamam ve türbeyi bir araya getiren külliye yapısıyla eşleşmesi tarihsel olarak doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin mimari türlerini belirleme
Cacabey yapısının astronomi eğitimi veren bir medrese, Sultan Han'ın bir kervansaray, Eşrefoğlu Camii'nin ahşap direkli bir cami, Hunat Hatun yapısının ise külliye olduğu belirlenir.
Anadolu Türk-İslam mimarisindeki eserlerin adlandırılması ve işlevleri arasındaki doğrudan ilişkiyi kurmak gerekir.
2
Eserleri tanımlarıyla eşleştirme
Cacabey Medresesi ile rasathane eğitimi, Sultan Han ile ticari konaklama, Eşrefoğlu Camii ile ahşap direkli mimari, Hunat Hatun Külliyesi ile çok işlevli yapı topluluğu ifadeleri eşleştirilir.
Her bir eserin belirgin yapısal ve işlevsel özelliklerini doğru tanımlara aktarmak gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçukluları ve Beylikler dönemindeki mimari eserler, yapı türleri (medrese, kervansaray, cami, külliye) ve işlevleri

Alternatif Yöntem

Yapı adlarındaki 'han' ibaresinin kervan konaklama yerlerini (kervansaray), 'külliye' ibaresinin ise toplu yapıları ifade ettiğini bilerek doğrudan kelime kökenlerinden eşleştirme yapılabilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 637Soru

İlk Türk-İslam devletleri tarihine ait aşağıda verilen siyasi ve askeri gelişmeleri kronolojik olarak en erken tarihten en geç tarihe doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Gelişmelerin kronolojik olarak en erken tarihten en geç tarihe doğru sıralanışı: Mısır'da Tolunoğulları Devleti'nin kurulması (868), Karahanlı Devleti'nin İslamiyet'i resmi din olarak benimsemesi (932), Sultan Mahmut liderliğindeki Gaznelilerin Hindistan'a ilk askeri seferini düzenlemesi (1001) ve Gazneliler ile Büyük Selçuklular arasında Dandanakan Savaşı'nın yapılması (1040) şeklindedir.
Doğru kronolojik sıralama Tolunoğulları'nın kurulması (868), Karahanlılar'ın İslamiyet'i resmi din olarak benimsemesi (932), Gazneli Mahmut'un ilk Hindistan seferi (1001) ve Dandanakan Savaşı (1040) şeklinde gerçekleşmiştir. Bu durum tarihsel olayların akışına tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk Türk-İslam devletlerinin kuruluş ve önemli siyasi olaylarının tarihlerini tespit edin.
Tolunoğulları'nın kuruluşu 868, Karahanlılar'ın İslamiyet'i resmi din kabul etmesi 932, Gazneli Mahmut'un ilk Hindistan seferi 1001, Dandanakan Savaşı ise 1040 tarihlidir.
Kronolojik sıralamayı doğru yapabilmek için olayların yüzyıllarını veya kesin yıllarını bilmek gerekmektedir.
2
Tarihleri en eski olandan en yeni olana doğru sıralayın.
868 < 932 < 1001 < 1040 sıralamasına göre doğru dizi elde edilir.
Soruda olayların geçmişten günümüze (en erken tarihten en geç tarihe) sıralanması istenmiştir.

Anahtar Kavram

İlk Türk-İslam Devletlerinin Siyasi Kronolojisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 638Soru

Asya Hun Devleti'nin siyasi gelişmeleri ve bu devletin yıkılış sürecinde yaşanan göç hareketleri düşünüldüğünde, aşağıda verilen tarihi olayların geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralaması nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik olarak doğru sıralama şu ��ekildedir: Mete Han'ın Orta Asya Türk birliğini sağlaması (MÖ 209), Ho-han-yeh ve Çiçi mücadelesiyle devletin bölünmesi (MÖ 58), Kuzey Hunlarının batıya çekilmesi (MS 150) ve Hunların batıya ilerleyerek Kavimler Göçü'nü tetiklemesi (MS 375).
Tarihi gelişmeler kronolojik olarak incelendiğinde; ilk sırada Mete Han'ın tahta çıkıp birliği sağlaması (MÖ 209), ikinci sırada Ho-han-yeh ve Çiçi mücadelesiyle devletin ikiye bölünmesi (MÖ 58), üçüncü sırada Kuzey Hunlarının Çin baskısıyla batıya (Hazar-Ural bölgesine) çekilmesi (MS 150 civarı) ve son sırada ise Hunların Karadeniz'in kuzeyindeki kavimleri yerinden oynatarak Kavimler Göçü'nü başlatması (MS 375) yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
En eski tarihli siyasi gelişmeyi tespit edin.
Mete Han'ın Türk birliğini sağlaması MÖ 2. yüzyılın başında gerçekleşmiştir.
Hun Devleti'nin en parlak dönemini başlatan bu gelişme listedeki ilk kronolojik adımdır.
2
Bölünme sürecini başlatan gelişmeyi konumlandırın.
Ho-han-yeh ve Çiçi kardeşlerin mücadelesiyle devletin ikiye bölünmesi MÖ 58 yılında yaşanmıştır.
Mete Han'ın kurduğu merkezi yapının bozulmasıyla devletin parçalanma sürecine geçilmiştir.
3
Bölünme sonrası batıya çekilme hareketini belirleyin.
Kuzey Hunlarının Çin baskısından kaçarak Hazar-Ural bölgesine göçü MS 150 civarındadır.
Siyasi varlığını kaybeden Hunların bağımsızlığı korumak amacıyla batı sınırlarına kayması bu dönemde gerçekleşmiştir.
4
Avrupa tarihini etkileyen küresel göç olayını en sona yerleştirin.
Hunların Germen kavimlerini batıya sürüklemesiyle Kavimler Göçü'nün başlaması MS 375 yılındadır.
Avrupa kapılarına dayanan Hunların başlattığı bu hareket kronolojideki son aşamadır.

Anahtar Kavram

Asya Hun Devleti'nin parçalanma süreci ve bu sürecin Kavimler Göçü'ne dönüşme aşamaları.
Soru 639Soru

Millî Edebiyat Dönemi'nde bağımsız bir çizgi sürdüren Mehmet Âkif Ersoy ile Yahya Kemal Beyatlı'nın şiir anlayışları, dil tercihleri ve ele aldıkları temalar farklılık gösterir. Buna göre, sol sütunda verilen eserleri sağ sütunda yer alan açıklayıcı tematik ve yapısal özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Küfe
Sessiz Gemi
Bülbül
Mohaç Türküsü

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Küfe - babasını kaybeden küçük bir çocuğun sırtındaki yük üzerinden toplumdaki yoksulluk, yetimlik ve eğitim sorunlarını anlatan realist manzum hikâye; Sessiz Gemi - ölüm temasını limandan kalkan bir gemi imgesiyle ele alan, pürüzsüz dil işçiliği ve hece değil aruz ölçüsüyle yazılmış saf şiir örneği; Bülbül - Bursa'nın işgali üzerine duyulan derin kederi ve millî hüsranı doğadaki bir canlının feryadı üzerinden sembolik bir dille aktaran lirik manzume; Mohaç Türküsü - Osmanlı'nın şanlı askerî geçmişini ve fetih coşkusunu, aruzun ritmik ve epik ahengiyle modern bir şekilde canlandıran tarih konulu şiir.
Küfe ve Bülbül manzumeleri Mehmet Âkif Ersoy'a ait olup sırasıyla toplumsal realizmi ve millî yas konusunu işler. Sessiz Gemi ve Mohaç Türküsü ise Yahya Kemal Beyatlı'ya ait olup ölüm, Osmanlı tarihi ve saf şiir estetiği temalarını barındırır. Eserlerin temaları ve üslupları bu eşleştirmeyi doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Küfe adlı eserin yazarını ve edebî niteliğini belirlemek.
Bu eserin Mehmet Âkif Ersoy'a ait toplumsal içerikli bir manzum hikâye olduğu saptanır.
Küfe, babasız kalmış bir çocuğun dramı üzerinden halkın yoksulluğunu gerçekçi bir yaklaşımla yansıtır.
2
Sessiz Gemi şiirinin tematik ve biçimsel özelliklerini incelemek.
Bu şiirin Yahya Kemal Beyatlı'ya ait, ölüm temasını aruz ölçüsüyle işleyen bir saf şiir örneği olduğu saptanır.
Eserde ölüm, limandan ayrılan bir gemi imgesiyle betimlenerek musiki eşliğinde sunulur.
3
Bülbül şiirinin yazılış amacını ve konusunu tespit etmek.
Şiirinin Mehmet Âkif Ersoy tarafından Bursa'nın işgali üzerine duyulan üzüntüyle yazıldığı saptanır.
Şair, vatandaki işgali ve hüznü sembolik bir dille bülbülün feryadına benzeterek anlatmıştır.
4
Mohaç Türküsü şiirinin temasını ve üslubunu değerlendirmek.
Bu şiirin Yahya Kemal Beyatlı'ya ait Osmanlı tarihini konu alan epik bir eser olduğu saptanır.
Eser, Osmanlı akıncılarının zafer coşkusunu aruzun ritmik musikisiyle canlandırmaktadır.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi Bağımsız Sanatçıları Mehmet Âkif Ersoy ve Yahya Kemal Beyatlı'nın eserlerinin tematik ve yapısal özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 640Soru
logx(x22)=logx22(x)\log_x(x^2 - 2) = \log_{x^2 - 2}(x)

denklemini sağlayan xx gerçel sayılarının çarpımı kaçtır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1+51 + \sqrt{5}

Cevap

Denklemi sağlayan geçerli gerçel köklerin çarpımı 1+51 + \sqrt{5} değerine eşittir.
Denklemin tanım aralığı incelendiğinde x>2x > \sqrt{2} ve x3x \neq \sqrt{3} koşulları elde edilir. logx(x22)=t\log_x(x^2 - 2) = t dönüşümüyle elde edilen t=1t = 1 ve t=1t = -1 durumları çözüldüğünde, tanım aralığına uygun olan köklerin sadece 22 ve 1+52\frac{1+\sqrt{5}}{2} olduğu görülür. Bu iki kökün çarpımı ise 1+51 + \sqrt{5} sonucunu verir.

Adım Adım Çözüm

1
Tanım kümesini belirlemek için taban ve argüman kurallarını uygulayın.
x>2x > \sqrt{2} ve x3x \neq \sqrt{3} olmalıdır.
Logaritma tabanı pozitif ve 1'den farklı, logaritma içi (argümanı) ise pozitif olmalıdır. Buradan x>0x > 0, x1x \neq 1, x22>0    x>2x^2 - 2 > 0 \implies x > \sqrt{2} ve x221    x3x^2 - 2 \neq 1 \implies x \neq \sqrt{3} koşulları birleştirilir.
2
logx(x22)=t\log_x(x^2 - 2) = t değişken dönüşümünü yaparak denklemi düzenleyin.
t=1t    t2=1    t=1t = \frac{1}{t} \implies t^2 = 1 \implies t = 1 veya t=1t = -1 elde edilir.
Taban değiştirme kuralı gereği loga(b)=1logb(a)\log_a(b) = \frac{1}{\log_b(a)} özelliğinden yararlanılır.
3
t=1t = 1 durumu için denklemi çözün ve tanım kümesine uygunluğunu inceleyin.
x2x2=0    (x2)(x+1)=0    x=2x^2 - x - 2 = 0 \implies (x-2)(x+1) = 0 \implies x = 2 veya x=1x = -1. Tanım kümesine göre sadece x=2x = 2 geçerlidir.
x=1x = -1 değeri x>2x > \sqrt{2} koşulunu sağlamadığından elenir.
4
t=1t = -1 durumu için denklemi çözün ve tanım kümesine uygunluğunu inceleyin.
x22=x1    x32x1=0    (x+1)(x2x1)=0x^2 - 2 = x^{-1} \implies x^3 - 2x - 1 = 0 \implies (x+1)(x^2 - x - 1) = 0 denkleminden x=1+52x = \frac{1+\sqrt{5}}{2} kökü elde edilir.
x=1x = -1 ve x=152x = \frac{1-\sqrt{5}}{2} kökleri negatif olduğundan elenir. Pozitif olan x=1+521.618x = \frac{1+\sqrt{5}}{2} \approx 1.618 değeri 21.414\sqrt{2} \approx 1.414 ile 31.732\sqrt{3} \approx 1.732 arasında kaldığı için tanım kümesine uygundur.
5
Bulunan geçerli köklerin çarpımını hesaplayın.
21+52=1+52 \cdot \frac{1+\sqrt{5}}{2} = 1 + \sqrt{5} bulunur.
Denklemin çözüm kümesi {2,1+52}\{2, \frac{1+\sqrt{5}}{2}\} elemanlarından oluşur.

Anahtar Kavram

Değişken değiştirme yöntemiyle logaritmik denklemlerin çözümü ve tanım kümesi kontrolü.
Tahmini Süre:2m 30s
ÖncekiSayfa 32 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin