Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6621Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde, Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği (SSCB) ile Yugoslavya Federal Halk Cumhuriyeti arasında yaşanan ideolojik ve siyasi ayrılık (Tito-Stalin Çatışması), Doğu Bloku'nda ilk büyük çatlağı oluşturmuştur. 1948 yılında Yugoslavya'nın Kominform'dan çıkarılmasıyla sonuçlanan bu süreç, Balkanlar'daki güç dengelerini de doğrudan etkilemiştir.

Bu durumun, yakın dönemdeki bölgesel gelişmeler üzerindeki etkisi düşünüldüğünde;

I. Yugoslavya'nın, NATO üyesi olan Türkiye ve Yunanistan ile 1953'te Balkan Paktı'nı kurması,
II. Türkiye'nin, Sovyet tehdidine karşı toprak bütünlüğünü güvence altına almak amacıyla Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütüne (NATO) üye olması,
III. SSCB'nin, Yugoslavya'nın Batı Bloku'na kaymasını engellemek amacıyla Molotov Planı'nı yürürlüğe koyması

gelişmelerinden hangileri doğrudan Tito-Stalin Çatışması'nın yarattığı jeopolitik değişimin bir sonucu olarak gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Yalnız I
Tito-Stalin çatışması sonucu Doğu Bloku'ndan dışlanan Yugoslavya, Sovyet tehdidine karşı güvenlik arayışına girerek Batı Bloku'na yakınlaşmış ve bu doğrultuda Türkiye ve Yunanistan ile 1953 yılında Balkan Paktı'nı kurmuştur. Dolayısıyla yalnız birinci öncüldeki gelişme bu jeopolitik değişimin doğrudan bir sonucudur.

Adım Adım Çözüm

1
Tito-Stalin Çatışması'nın tarihsel sürecini ve sonuçlarını analiz etmek
1948 yılında Yugoslavya'nın Kominform'dan ihraç edildiği ve Doğu Bloku'ndan tecrit edildiği belirlenir.
Çatışmanın hangi jeopolitik sonuçları doğurduğunu saptamak için başlangıç noktasını belirlemek gerekir.
2
I. öncüldeki gelişmeyi değerlendirmek
Yalnız kalan Yugoslavya'nın güvenlik arayışıyla 1953'te Türkiye ve Yunanistan ile Balkan Paktı'nı kurduğu tespit edilir.
Yugoslavya'nın Batı Bloku ülkeleriyle yaptığı bu ittifakın doğrudan Sovyet tecridinin bir sonucu olup olmadığını anlamak için.
3
II. öncüldeki gelişmeyi değerlendirmek
Türkiye'nin NATO üyeliğinin (1952) doğrudan kendi maruz kaldığı Sovyet talepleri ve Kore Savaşı'na katılımıyla ilgili olduğu görülür.
Türkiye'nin NATO üyeliğinin Tito-Stalin çatışmasıyla doğrudan bir illiyet bağı olup olmadığını netleştirmek için.
4
III. öncüldeki gelişmeyi kronolojik olarak değerlendirmek
Molotov Planı'nın 1947'de, yani çatışmadan (1948) önce uygulamaya konulduğu ve bu çatışmanın sonucu olamayacağı anlaşılır.
Neden-sonuç ilişkisindeki kronolojik tutarlılığı (anakronizm kontrolü) denetlemek için.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde blok içi ayrışmaların bölgesel ittifaklara yansıması ve Balkan Paktı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6622Soru

Kurtuluş Savaşı Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi'nde meydana gelen aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Milli Mücadele Batı Cephesi'ndeki olayların doğru kronolojik sıralaması: I. İnönü Savaşı'nın kazanılması, Türk ordusunun Sakarya Nehri'nin doğusuna çekilmesi, Tekâlif-i Millîye Emirleri'nin yayımlanması ve Kars Antlaşması'nın imzalanması şeklindedir.
Kronolojik sıralamada en eski olay I. İnönü Savaşı'dır (Ocak 1921). Bunu Kütahya-Eskişehir Muharebeleri sonrasında ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi (Temmuz 1921) takip eder. Bu geri çekilmenin ardından orduyu savaşa hazırlamak için Tekâlif-i Millîye Emirleri (Ağustos 1921) çıkarılmış ve nihayetinde Sakarya Meydan Muharebesi'nin kazanılmasıyla Kars Antlaşması (Ekim 1921) imzalanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Olayların gerçekleştikleri tarihleri tespit edin.
I. İnönü Savaşı Ocak 1921, Sakarya'nın doğusuna çekilme Temmuz 1921, Tekâlif-i Millîye Emirleri Ağustos 1921 ve Kars Antlaşması Ekim 1921 tarihlerine aittir.
Olayları kronolojik sıraya koyabilmek için kesin tarihlerin ve neden-sonuç ilişkilerinin belirlenmesi gerekir.
2
Belirlenen tarihleri geçmişten günümüze doğru sıralayın.
Ocak 1921 -> Temmuz 1921 -> Ağustos 1921 -> Ekim 1921 sıralaması elde edilir.
Tarih şeridindeki akış bu olayların gerçekleşme sırasını belirler.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi Batı Cephesi askeri kronolojisi ve bunun diplomatik sonuçlara yansıması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6623Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar geçen süreçte farklı demografik ve ekonomik hedefler doğrultusunda çeşitli nüfus politikaları uygulanmıştır.

Aşağıda verilen nüfus politikası uygulamalarını, tarihsel olarak en eskiden en yeniye doğru (kronolojik olarak) sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama: Çok çocuklu ailelere yol vergisi muafiyeti ve madalya verilmesi (Cumhuriyet'in ilk yılları), Aile Planlaması Kanunu'nun çıkarılmas�� (1960'lar) ve doğum oranlarını artırıcı teşviklerin yeniden uygulanması (2005 ve sonrası) şeklindedir.
Cumhuriyet tarihi boyunca uygulanan nüfus politikaları sırasıyla; Cumhuriyet'in ilk yıllarında nüfusu artırma (yol vergisi muafiyeti, madalyalar), 1960 sonrasında nüfus artışını azaltma (Aile Planlaması Kanunu) ve 2005 sonrasında nüfusun yaşlanmasını önlemek için yeniden nüfus artış hızını artırma yönündedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cumhuriyet'in ilk yıllarındaki (1923-1963) nüfus politikasının belirlenmesi
Bu dönemde savaş sonrası nüfus kaybını telafi etmek ve kalkınmayı desteklemek için nüfus artış hızını artırıcı politikalar izlenmiştir. Çok çocuklu ailelerin yol vergisinden muaf tutulması bu döneme aittir.
Savaşların ardından nüfusu artırma öncelikli hedeftir.
2
Planlı kalkınma dönemindeki (1963-1980) nüfus politikasının belirlenmesi
1960 sonrasında hızlı nüfus artışının kalkınma üzerindeki olumsuz etkilerini önlemek için 1965'te Aile Planlaması Kanunu çıkarılarak nüfus artış hızını azaltıcı önlemler alınmıştır.
Hızlı nüfus artışının ekonomik büyümeyi yavaşlatması.
3
Yakın dönemdeki (2005 sonrası) nüfus politikasının belirlenmesi
Nüfus artış hızının çok düşmesi ve nüfusun yaşlanma eğilimine girmesiyle birlikte, dinamik nüfus yapısını korumak için yeniden nüfus artış hızını yükseltmeyi hedefleyen teşvikler getirilmiştir.
Genç ve dinamik nüfus yapısının korunmak istenmesi.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin nüfus politikalarının tarihsel süreçteki değişimi ve bu değişimlerin nedenleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6624Soru

İkinci Dünya Savaşı'nın ardından müttefik devletler arasında Almanya'nın geleceği konusunda uzlaşı sağlanamamas��, 1948 yılında Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği'nin (SSCB) Batı Berlin'i abluka altına almasına yol açmıştır. Batılı devletlerin bu ablukayı havadan insani yardım köprüsü kurarak aşmasıyla tırmanan kriz, tarafların geri adım atmaması üzerine Almanya'nın ikiye bölünmesiyle sonuçlanmıştır.

Bu tarihsel gelişme göz önüne alındığında, Berlin Buhranı'nın Soğuk Savaş Dönemi'ndeki bloklaşma sürecine etkisiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Batı Bloku'nun askeri ve savunma alanında kurumsallaşmasını hızlandırmış ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) kurulmasına zemin hazırlamıştır.

Cevap

Batı Bloku'nun askeri ve savunma alanında kurumsallaşmasını hızlandırmış ve Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü'nün (NATO) kurulmasına zemin hazırlamıştır.
Berlin Buhranı, Batılı müttefiklerin Sovyet tehdidine karşı ortak bir savunma örgütü kurma ihtiyacını derinden hissetmelerine yol açmış ve bu durum 1949 yılında NATO'nun kurulmasıyla sonuçlanmıştır. Dolayısıyla bu gelişme Batı Bloku'nun askeri alanda kurumsallaşmasını hızlandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Berlin Buhranı'nın yaşand��ğı tarihsel dönemi ve nedenlerini analiz etmek.
Berlin Buhranı'nın İkinci Dünya Savaşı sonrasında, Soğuk Savaş'ın ilk büyük krizi (1948-1949) olduğu belirlenir.
Sorunun kronolojik çerçevesini doğru kurarak dönemin aktörlerini ve kurumlarını doğru belirlemek.
2
Krizin Batı Bloku üzerindeki güvenlik ve savunma politikalarına etkisini değerlendirmek.
Batılı devletlerin Sovyet tehdidine karşı ortak ve kurumsal bir askeri savunma mekanizmasına (NATO) ihtiyaç duyduğu tespit edilir.
Berlin Ablukası'nın Batılı devletlerde yarattığı güvenlik endişesinin somut kurumsal sonucunu ortaya koymak.
3
Seçeneklerde verilen bilgileri Berlin Buhranı'nın sonuçları ve Soğuk Savaş dönemi bloklaşmaları bağlamında karşılaştırmak.
NATO'nun kurulmasına zemin hazırlayan seçeneğin doğru olduğu, diğer seçeneklerin ise kronolojik veya kavramsal hatalar içerdiği saptanır.
Doğru yanıtı netleştirmek ve çeldiricilerin neden yanlış olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde Batı Bloku'nun askeri alanda kurumsallaşması ve NATO'nun kuruluşu.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6625Soru

Üretim, dağıtım ve tüketim faaliyetleri üzerinde doğal faktörlerin etkisi b��yüktür. Özellikle tarım ve hayvancılık gibi faaliyetlerde üretim aşaması doğrudan fiziki çevre şartlarına bağlıdır. Ancak bazı hayvancılık yöntemlerinde modern uygulamalar sayesinde bu bağımlılık en aza indirilmiştir.

Buna göre, aşağıdaki hayvancılık faaliyetlerinin hangisinde üretimin iklim koşullarından etkilenme derecesi en azdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Besi ve ahır hayvancılığı

Cevap

Besi ve ahır hayvancılığı
Besi ve ahır hayvancılığı, kapalı modern tesislerde yapay yem rasyonları kullanılarak gerçekleştirilen bir üretim yöntemidir. Bu nedenle, dış ortamdaki yağış yetersizliği veya sıcaklık dalgalanmaları gibi iklimsel değişimler bu faaliyetin üretim miktarını doğrudan etkilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Hayvancılık faaliyetlerinin doğal çevreyle olan ilişkisini analiz etmek.
Mera hayvancılığı, arıcılık, yayla hayvancılığı ve deniz balıkçılığı gibi faaliyetlerin doğrudan doğal koşullara (otlak durumu, bitki örtüsü, hava ve su sıcaklığı) bağımlı olduğunu belirlemek.
Bu faaliyetlerin iklimsel değişimlerden doğrudan ve yüksek oranda etkilendiğini anlamak için bu analiz gereklidir.
2
Besi ve ahır hayvancılığının özelliklerini değerlendirmek.
Besi ve ahır hayvancılığının kapalı tesislerde yapay besleme yoluyla yürütüldüğünü ve bu nedenle dış ortamdaki iklim koşullarına bağımlılığının en az düzeyde olduğunu görmek.
Soru kökünde bizden iklim koşullarından etkilenme derecesi en az olan faaliyeti bulmamız istendiği için bu sonuca varılır.

Anahtar Kavram

Besi ve ahır hayvancılığının modern, kapalı alanlarda yapılması nedeniyle iklim koşullarından bağımsız olması.
Tahmini Süre:50s
Soru 6626Soru

Aşağıda Soğuk Savaş Dönemi'nde tarafların bloklaşma süreçlerinde attıkları adımlar ve kurdukları yapılar verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Truman Doktrini
Varşova Paktı
Marshall Planı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Truman Doktrini Türkiye ve Yunanistan'a askeri yardımı; Varşova Paktı Sovyetler Birliği liderliğindeki askeri ittifakı; Marshall Planı ise Avrupa ülkelerine yönelik ABD ekonomik yardım programını ifade eder.
Yapılan eşleştirmede Truman Doktrini askeri yardım ilkesiyle, Varşova Paktı Doğu Bloku askeri savunma ittifakıyla ve Marshall Planı ise Avrupa ülkelerini kalkındırmayı amaçlayan ekonomik yardımla doğru biçimde ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Truman Doktrini'nin amacını tespit etmek.
Bu doktrinin Sovyet tehdidine maruz kalan Türkiye ve Yunanistan'a askeri desteği kapsadığı belirlenmiştir.
Türkiye ve Yunanistan vurgusu bu doktrini diğer adımlardan ayırır.
2
Varşova Paktı'nın askeri niteliğini ve kurucusunu belirlemek.
Paktın, NATO'ya karşı Sovyetler Birliği ve Doğu Bloku ülkeleri arasında kurulan askeri örgütlenme olduğu bulunmuştur.
Doğu Bloku'nun en önemli askeri ittifakıdır.
3
Marshall Planı'nın ekonomik boyutunu incelemek.
Bu planın İkinci Dünya Savaşı sonrası Avrupa ekonomilerini kalkındırmayı amaçlayan ABD programı olduğu belirlenmiştir.
Ekonomik yardım ve imar Marshall Planı'nın ana odağıdır.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'ndeki bloklaşma faaliyetleri, askeri paktlar ve ekonomik doktrinler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6627Soru

Ülkelerin uyguladığı nüfus politikaları; demografik yapıları, ekonomik ihtiyaçları ve kalkınma hedefleri doğrultusunda şekillenir. Genellikle nüfus artış hızı çok yüksek olan ve bu durumun ekonomik kalkınmayı olumsuz etkilediği az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkeler nüfus artış hızını azaltmaya yönelik politikalar izlerken; yaşlı n��fus oranı yüksek ve doğum oranları çok düşük olan gelişmiş ülkeler ise nüfus artış hızını artırmaya yönelik politikalar uygular. Bazı ülkeler ise nüfusun niceliğinden ziyade niteliğini iyileştirmeyi hedefler.

Buna göre, aşağıdaki ülke ve uyguladığı nüfus politikası eşleştirmelerinden hangisi, söz konusu ülkenin günümüzdeki demografik özellikleri ve kalkınma düzeyiyle uyuşmamaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nijerya - Nüfus artış hızını artırmak

Cevap

Nijerya - Nüfus artış hızını artırmak
Nijerya, çok yüksek doğum oranlarına ve hızlı doğal nüfus artışına sahip gelişmekte olan bir Afrika ülkesidir. Bu denli yüksek nüfus artış hızı, ülkenin kalkınma hızını olumsuz etkilemekte ve kişi başına düşen millî geliri azaltmaktadır. Bu nedenle Nijerya, nüfusunu artırmaya değil, aksine nüfus artış hızını azaltmaya ve kontrol altına almaya yönelik aile planlaması politikaları uygulamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Ülkelerin demografik özelliklerini ve kalkınma düzeylerini analiz etmek.
Japonya ve Almanya'nın gelişmiş ve yaşlanan nüfusa; Hindistan ve Nijerya'nın ise yüksek doğum oranlarına sahip gelişmekte olan ülkeler olduğunu belirlemek.
Politikaların ülkelerin mevcut nüfus yapılarıyla doğrudan ilişkili olduğunu anlamak için.
2
Eşleştirmelerde verilen ülkelerin izlediği nüfus politikalarını değerlendirmek.
Japonya ve Almanya'nın nüfusu artırma, Hindistan'ın ise azaltma politikası izlediğinin doğru olduğunu; ancak Nijerya'nın yüksek artış hızı nedeniyle artırma değil azaltma/kontrol politikası izlemesi gerektiğini saptamak.
Yanlış eşleştirmeyi bulmak için ülke özellikleri ile politika hedeflerini karşılaştırmak.
3
Doğru seçeneği belirlemek.
Nijerya - Nüfus artış hızını artırmak eşleştirmesinin ülkenin demografik gerçekleriyle uyuşmadığını tespit etmek.
Soru kökünde istenen uyuşmayan eşleştirmeyi netleştirmek.

Anahtar Kavram

Dünyadaki nüfus politikaları ve ülkelerin gelişmişlik düzeylerine göre uyguladıkları farklı demografik stratejiler.
Soru 6628Soru

Türkiye'de 19631963 yılından itibaren kalkınma planları doğrultusunda nüfus artış hızını azaltmaya yönelik politikalar uygulanmış ve bu sürecin sonunda nüfus artış hızında belirgin bir düşüş kaydedilmiştir.

Bu politika ve nüfus artış hızındaki düşüş eğilimiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nüfus artış hızı gerilemesine rağmen, ülkenin toplam nüfus miktarı artmaya devam etmiştir.

Cevap

Nüfus artış hızı gerilemesine rağmen, ülkenin toplam nüfus miktarı artmaya devam etmiştir.
Nüfus artış hızı gerilemesine rağmen, ülkenin toplam nüfus miktarı artmaya devam etmiştir ifadesi doğrudur. Nüfus artış hızının azalması, nüfusun eksildiği anlamına gelmez; sadece bir önceki döneme göre artış hızının yavaşladığını belirtir. Türkiye'de nüfus artış hızı hiçbir dönemde sıfırın altına (negatif değerlere) düşmediği için toplam nüfus miktarı sürekli olarak artmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'nin 19631963 yılından itibaren kalkınma planlarında nüfus artış hızını düşürmeyi hedefleyen politikalara yer verdiğini belirlemek.
Bu politikanın sonucunda nüfus artış hızında genel bir gerileme yaşandığını görmek.
Uygulanan politikaların nüfus üzerindeki etkilerini analiz edebilmek için.
2
Nüfus artış hızı ile toplam nüfus miktarı arasındaki kavramsal farkı değerlendirmek.
Nüfus artış hızı sıfırın altına düşmediği sürece toplam nüfusun artmaya devam edeceğini saptamak.
Artış hızındaki düşüşün nüfusun azaldığı anlamına gelmediğini açıklayabilmek için.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin nüfus politikaları ve nüfus artış hızı ile toplam nüfus miktarı ilişkisi
Soru 6629Soru

Balkan Savaşları sonucunda Osmanlı Devleti; Makedonya, Batı Trakya, Arnavutluk ve Ege Adaları gibi büyük toprak parçalarını kaybetmiştir.

Bu durumun Osmanlı Devleti'nin elinde kalan topraklarındaki demografik (nüfus) yapısına etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Anadolu'ya yaşanan yoğun göçler neticesinde, elde kalan topraklardaki Müslüman nüfus oranı artmıştır.

Cevap

Anadolu'ya yaşanan yoğun göçler neticesinde, elde kalan topraklardaki Müslüman nüfus oranı artmıştır.
Doğru seçenek, Balkan Savaşları sonrasında yaşanan kitlesel göçlerin kalan Osmanlı topraklarındaki (özellikle Anadolu'da) Müslüman nüfus oranını artırdığını belirtmektedir. Balkanlar'da azınlık durumuna düşen ve baskı gören Müslümanlar Anadolu'ya göç etmiş, bu da Anadolu'daki nüfusun daha homojen (Müslüman ağırlıklı) hale gelmesini sağlamıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Balkan Savaşları sonucunda kaybedilen toprakların (Makedonya, Batı Trakya vb.) demografik özelliklerini değerlendirmek.
Bu bölgelerde yoğun bir Müslüman Türk nüfusunun yaşadığı ve savaş sonrası bu nüfusun büyük baskılara maruz kaldığı tespit edilir.
Toprak kaybının ardından yaşanan göç dalgasının temel sebebini belirlemek.
2
Balkanlar'dan Anadolu'ya yönelen göç hareketlerinin sonuçlarını analiz etmek.
Yüz binlerce Müslüman göçmenin Anadolu'ya sığınmasıyla Anadolu'daki toplam nüfus ve Müslüman nüfus yoğunluğu artmıştır.
Göçlerin kalan Osmanlı topraklarındaki demografik etkiyi nasıl değiştirdiğini anlamak.
3
Toprak kaybı ile kalan topraklardaki nüfus oranı arasındaki ilişkiyi kurmak.
Toprak kaybedilmesine rağmen, göçler sebebiyle kalan topraklardaki Müslüman nüfus oranının artış gösterdiği sonucuna ulaşılır.
Öğrencilerin 'toprak kaybedildiğinde Müslüman oranı da azalır' şeklindeki yaygın yanılgısını düzeltmek.

Anahtar Kavram

Balkan Savaşları'nın Osmanlı Devleti üzerindeki demografik ve sosyal etkileri
Soru 6630Soru

1 Kasım 1922'de TBMM tarafından kabul edilen kanunla saltanat kaldırılmıştır.

Bu inkılabın gerçekleştirilmesinin temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Millî egemenliğin önündeki en büyük engeli kaldırarak halk iradesini yönetime yansıtmak

Cevap

Millî egemenliğin önündeki en büyük engeli kaldırarak halk iradesini yönetime yansıtmak
Saltanatın kaldırılmasıyla kişisel egemenliğe dayalı yönetim sistemi sona ermiş, böylece halk iradesinin yönetime yansımasının önündeki en büyük engel kaldırılarak cumhuriyetin ilanına giden süreç hızlanmıştır. Bu durum millî egemenlik ilkesinin gerçekleştirilmesi amacına doğrudan hizmet eder.

Adım Adım Çözüm

1
Saltanatın kaldırılmasının siyasi amacını belirleme
Saltanatın tek bir kişinin egemenliğine dayandığı ve bunun millî egemenlik ilkesiyle tamamen çeliştiği tespit edilir.
Saltanat ve mill�� egemenlik kavramlarının teorik ve pratik uyumsuzluğunu anlamak için.
2
Seçeneklerdeki tarihsel kronolojiyi ve kapsamı değerlendirme
Cumhuriyetin ilanı (1923), çok partili hayata geçiş denemeleri (1924 ve sonrası) ve laik devlet düzenine tamamen geçilmesi süreçlerinin saltanatın kaldırılmasından (1922) sonraki aşamalar olduğu belirlenir.
Zaman uyumsuzluğu olan ve tarihsel olarak daha sonra gerçekleşen siyasi gelişmeleri elemek için.
3
Saltanatın kaldırılmasının en temel ve doğrudan amacını seçme
Kişisel egemenliğe son verip ulus iradesini hâkim kılmanın, saltanatın kaldırılmasının ana gerekçesi olduğu sonucuna ulaşılır.
Doğru cevabı netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Saltanatın kaldırılmasının millî egemenlik ilkesiyle olan ilişkisi
Tahmini Süre:45s
Soru 6631Soru

Kütahya-Eskişehir Savaşları’nda Türk ordusunun geri çekilerek Sakarya Nehri’nin doğusuna konuşlanması kararını veren Mustafa Kemal Paşa, bu stratejiyle ordunun tamamen yok olmasını engellemeyi ve düşmanı kendi üslerinden uzaklaştırarak lojistik açıdan zayıflatmayı hedeflemiştir.

Bu stratejik karar ve sonrasındaki askeri-siyasi gelişmeler göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu sürecin sonuçları arasında gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: TBMM hükûmeti ile Sovyet Rusya arasında Moskova Antlaşması’nın imzalanması

Cevap

TBMM hükûmeti ile Sovyet Rusya arasında Moskova Antlaşması’nın imzalanması
TBMM ile Sovyet Rusya arasında imzalanan Moskova Antlaşması, Birinci İnönü Savaşı'nın kazanılması üzerine 16 Mart 1921'de gerçekleşmiş bir diplomatik gelişmedir. Kütahya-Eskişehir Savaşları ise Temmuz 1921'de gerçekleştiği için bu antlaşma, geri çekilme sürecinin veya yenilginin bir sonucu olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Kütahya-Eskişehir Savaşları'nın askeri ve siyasi sonuçlarını kronolojik olarak listeleme.
Bu yenilginin ardından Başkomutanlık Yasası çıkarılmış, Tekalif-i Millîye Emirleri yayımlanmış, meclisin Kayseri'ye taşınması tartışılmış ve ordu Sakarya'nın doğusunda savunma hattı kurmuştur.
Soruda verilen sürecin doğrudan sonuçlarını tespit etmek.
2
Seçeneklerde yer alan Moskova Antlaşması'nın imza tarihini ve nedenini belirleme.
Moskova Antlaşması 16 Mart 1921'de imzalanmış olup Birinci İnönü Muharebesi'nin kazanılmasının ardından elde edilen diplomatik bir başarıdır.
Çekilme kararı ve sonrasındaki gelişmelerle kronolojik ve nedensel uyumunu kontrol etmek.
3
Elde edilen verileri karşılaştırarak doğru seçeneğe ulaşma.
Moskova Antlaşması'nın imzalanması, Kütahya-Eskişehir Savaşları'ndan (Temmuz 1921) aylar önce gerçekleştiği için bu sürecin bir sonucu olamaz.
Sürecin sonucu olmayan seçeneği kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi savaşlarının neden-sonuç ilişkileri ve kronolojik gelişimi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6632Soru

Singapur, 20. yüzyılın ikinci yarısından günümüze kadar geçen süreçte ekonomik ve demografik yapısındaki değişimlere bağlı olarak farklı nüfus politikaları uygulamıştır.

Buna göre, Singapur'un tarihsel süreçte uyguladığı aşağıdaki nüfus politikası adımlarının geçmişten günümüze doğru kronolojik sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: İkinci Dünya Savaşı sonrası bağımsızlık döneminde aile planlamasının başlatılması, 'İki Çocuk Yetebilir' politikasının uygulanması, 'Maddi durumunuz elveriyorsa üç veya daha fazla çocuk yapın' kampanyasının başlatılması ve son olarak geniş kapsamlı Bebek Bonusu ve babalık izni teşviklerinin devreye alınması şeklindedir.
Singapur'un tarihsel demografik gelişiminde ilk olarak bağımsızlık sonrası dönemde hızlı nüfus artışını sınırlama amacıyla aile planlaması adımları atılmış (1960'lar), ardından bu politika 'İki Çocuk Yetebilir' gibi radikal kısıtlamalarla sertleştirilmiştir (1970'ler). 1980'lerin sonuna gelindiğinde doğum oranlarının kritik seviyeye gerilemesiyle politika yön değiştirmiş ve 'Üç veya daha fazla çocuk yapın' kampanyası başlatılmıştır (1987). Son aşamada ise doğum oranlarındaki kronik düşüşü ve yaşlanmayı durdurmak için nakdi destekler ve babalık izinleri gibi geniş kapsamlı teşvik paketleri devreye sokulmuştur (2000'ler).

Adım Adım Çözüm

1
1960'ların ortasında bağımsızlığını yeni kazanan Singapur'un ilk aşamada ekonomik büyümeyi korumak amacıyla aile planlaması çalışmalarını başlattığını belirlemek.
İlk adım olarak bağımsızlık sonrası aile planlaması faaliyetlerinin başlatılması yer alır.
Yüksek nüfus artış hızının yeni kurulan ülkenin ekonomik kaynakları üzerinde baskı oluşturması engellenmek istenmiştir.
2
1970'li yıllarda uygulanan radikal aile planlaması politikalarını belirlemek.
İkinci adım olarak 'İki Çocuk Yetebilir' politikasının uygulanması yer alır.
Nüfus artış hızını daha da azaltmak amacıyla sterilizasyon teşvikleri gibi sert önlemler alınmıştır.
3
1980'lerin sonundaki nüfus politikası eksen kaymasını analiz etmek.
Üçüncü adım olarak 'Maddi durumunuz elveriyorsa üç veya daha fazla çocuk yapın' politikasının başlatılması yer alır.
Nüfus artış hızı yenilenme düzeyinin altına düştüğü için devlet, doğum oranlarını artırmaya yönelik seçici teşviklere yönelmiştir.
4
2000'li yıllardan itibaren uygulanan modern sosyal destek ve nakdi yardım politikalarını belirlemek.
Dördüncü adım olarak Bebek Bonusu ve babalık izinlerini içeren kapsamlı destek paketlerinin devreye alınması yer alır.
Önceki teşviklerin yetersiz kalması ve nüfusun yaşlanmasıyla birlikte daha kapsamlı ve doğrudan mali yardımlarla doğum oranları yükseltilmeye çalışılmıştır.

Anahtar Kavram

Singapur'un demografik dönüşüm sürecinde uyguladığı nüfus politikaları ve tarihsel değişimleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6633Soru

Osmanlı Devleti'nin dağılmasını önlemek amacıyla ortaya atılan fikir akımları, tarihsel süreçte yaşanan çeşitli siyasi ve askeri gelişmeler doğrultusunda geçerliliğini yitirmi��tir.

Buna göre;

I. Balkan Savaşları'nın kaybedilmesi ve Balkanlarda kalan son Hristiyan toplulukların da bağımsızlığını kazanması,
II. Trablusgarp Savaşı'nda yerel halkın Osmanlı subaylarının örgütlemesiyle İtalyan işgaline karşı direnmesi,
III. I. Dünya Savaşı'nda Kanal ve Hicaz-Yemen cephelerinde bazı Arap liderlerinin İngilizlerle hareket ederek Osmanlı Devleti'ne karşı ayaklanması

gelişmelerinden hangileri, sırasıyla Osmanlıcılık ve İslamcılık (Ümmetçilik) fikir akımlarının imparatorluğu bir arada tutma politikasının başarısız olduğunu kanıtlar niteliktedir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

Balkan Savaşları ile Osmanlıcılık, Arap İsyanları ile İslamcılık akımların��n başarısızlığı kanıtlandığından doğru yanıt bu iki gelişmeyi içeren seçenektir.
Balkan Savaşları'nda Hristiyan tebaanın isyan ederek ayrılması Osmanlıcılık akımının, I. Dünya Savaşı'nda ise Arap kabilelerin Osmanlı ordusuna karşı cephe alması İslamcılık akımının etkililiğini yitirdiğini gösterir. Bu iki tarihi gelişme sırasıyla doğru seçenekte bir araya getirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlıcılık akımının etkisini yitirdiği gelişmeyi belirleme
Osmanlıcılık, din ve ırk farkı gözetmeksizin tüm tebaayı eşit kabul etme esasına dayanır. Balkan Savaşları'nda Hristiyan azınlıkların tamamının bağımsız olması bu akımı tamamen etkisiz kılmıştır. (I. öncül)
Osmanlıcılık akımının iflas ettiği en önemli tarihi kırılma noktasını tespit etmek amacıyla bu adım gerçekleştirilir.
2
İslamcılık akımının etkisini yitirdiği gelişmeyi belirleme
İslamcılık, halifelik makamı etrafında Müslümanları birleştirmeyi amaçlar. I. Dünya Savaşı'nda Şerif Hüseyin gibi Arap liderlerin İngilizlerle iş birliği yapması bu akımın birleştiriciliğini yitirdiğini göstermiştir. (III. öncül)
İslamcılık akımının zayıflamasına yol açan temel sebep-sonuç ilişkisini kurmak için bu tespit gereklidir.
3
Trablusgarp Savaşı'nın niteliğini analiz etme
Trablusgarp'ta yerel halkın İtalyanlara karşı Osmanlı subaylarıyla direnmesi İslamcılık (dini bağlar) hissinin sürdüğünü gösterir, akımın başarısızlığını kanıtlamaz. (II. öncül elenir)
Çeldirici olarak verilen Trablusgarp direnişinin fikir akımları üzerindeki etkisini doğru yorumlamak için bu analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin son döneminde uygulanan fikir akımlarının (Osmanlıcılık, İslamcılık) önemini yitirmesine yol açan askeri ve siyasi olaylar.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6634Soru

Aşağıda verilen fiziki (doğal) faktörleri, ekonomik faaliyetler (üretim, dağıtım, tüketim) üzerindeki etkileriyle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Engebeli ve dağlık yer şekilleri
Aşırı sıcak ve kurak iklim şartları
Gür akarsular ve zengin su kaynakları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Engebeli ve dağlık yer şekilleri dağıtımı zorlaştıran ulaşım faktörüyle (yol yapım maliyetleri), aşırı sıcak ve kurak iklim tarımsal üretimi ve nüfus azlığı nedeniyle tüketimi sınırlayan faktörle, gür akarsular ise kâğıt ve demir-çelik sanayisinde soğutma suyu ihtiyacıyla eşleşir.
Engebeli yer şekilleri yol yapımını zorlaştırarak dağıtımı; aşırı sıcaklık ve kuraklık tarımsal üretim ile tüketimi; su kaynakları ise sanayi üretimindeki soğutma ihtiyacını etkiler. Bu nedenle eşleştirmeler coğrafi ilkelerle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Yer şekillerinin etkisini incelemek.
Engebeli ve dağlık arazilerin yol yapım maliyetini artırarak ulaşımı ve dolayısıyla dağıtımı zorlaştırdığını belirlemek.
Yer şekilleri dağıtım aşaması üzerinde en belirleyici doğal faktörlerden biridir.
2
İklimin ekonomik faaliyetlere etkisini incelemek.
Kuraklığın tarımsal üretimi baltaladığını ve seyrek nüfusa yol açarak tüketimi azalttığını belirlemek.
İklim koşulları hem ham madde üretimini hem de pazar alanlarındaki tüketimi doğrudan kontrol eder.
3
Su kaynaklarının sanayideki rolünü analiz etmek.
Demir-çelik ve kâğıt gibi sanayi tesislerinin soğutma ve işleme amacıyla su kaynaklarına yakın kurulduğunu belirlemek.
Su kaynakları, üretim aşamasında tesislerin yer seçimini ve kapasitesini etkileyen fiziki bir faktördür.

Anahtar Kavram

Üretim, dağıtım ve tüketim faaliyetlerini etkileyen fiziki (doğal) faktörler
Soru 6635Soru

17 Şubat 1926 tarihinde kabul edilen Türk Medeni Kanunu ile aile hukukunda, miras ve mülkiyet ilişkilerinde kadın ile erkek arasında tam bir eşitlik sağlanmıştır.

Bu kanunun yürürlüğe girmesiyle Türk kadınının elde ettiği haklar arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı

Cevap

Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı
Milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı siyasi bir hak olup, 1926 yılında kabul edilen Türk Medeni Kanunu'nda yer almaz. Türk kadınına siyasi haklar 1930 yılından itibaren aşamalı olarak (1930'da belediye, 1933'te muhtarlık, 1934'te milletvekilliği) verilmiştir. Bu nedenle milletvekili seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı, Türk Medeni Kanunu ile elde edilen haklardan biri değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Türk Medeni Kanunu'nun kapsamının belirlenmesi
Türk Medeni Kanunu sosyal, ailevi ve ekonomik alanlarda düzenlemeler içerir ancak siyasi hakları kapsamaz.
Soruda sorulan hakların Medeni Kanun kapsamında olup olmadığını ayırt etmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki hakların sınıflandırılması
Mahkemede şahitlik, resmi nikah, meslek seçimi ve miras eşitliği sosyal/ekonomik haklarken; milletvekili seçme ve seçilme hakkı siyasi bir haktır.
Hukuki reformların hangi alanları etkilediğini belirlemek için.
3
Siyasi hakların veriliş tarihinin kontrol edilmesi
Türk kadınına milletvekili seçme ve seçilme hakkı 1934 yılında verilmiştir.
1926 tarihli Medeni Kanun ile 1930'lu yıllardaki siyasi gelişmeler arasındaki kronolojik farkı teyit etmek için.

Anahtar Kavram

Türk Medeni Kanunu'nun sosyal ve ekonomik hakları düzenlemesi, siyasi hakları içermemesi
Tahmini Süre:45s
Soru 6636Soru

Çin Halk Cumhuriyeti'nin kuruluşundan günümüze kadar geçen tarihsel süreçte uyguladığı nüfus politikalarındaki dönüşümü yansıtan aşağıdaki gelişmeleri, geçmişten günümüze doğru kronolojik olarak sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama; Çin'in kuruluş yıllarında nüfus artışını teşvik etmesi, ardından hızlı artışa karşı katı tek çocuk politikasına geçmesi, yaşlanan nüfusa önlem olarak önce iki çocuk politikasına ve en son üç çocuk politikasına geçmesi şeklindedir.
Çin'in demografik tarihi incelendiğinde; ilk yıllarda nüfus gücünü artırmaya yönelik teşvik edici politikalar izlenmiş, ardından 1979'da katı tek çocuk uygulamasına geçilmiş, demografik yaşlanma sorunu başlayınca 2016'da iki çocuk ve son olarak 2021'de üç çocuk politikasına geçilerek sınırlar gevşetilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Çin'in kuruluş yıllarındaki ilk nüfus yaklaşımını tespit etmek.
1949 sonrasındaki Mao döneminde nüfusun niceliksel olarak askeri ve ekonomik bir güç olarak görülüp teşvik edildiği döneme ait uygulama belirlenir.
Tarihsel kronolojinin başlangıç noktasını doğru saptamak amacıyla.
2
Hızlı nüfus artışının doğurduğu sorunlara karşı alınan ilk yasal sınırlandırıcı önlemi belirlemek.
1970'lerin sonundaki katı tek çocuk politikası uygulaması belirlenir.
Nüfus artış hızını azaltmayı amaçlayan en belirgin tarihsel kesiti bulmak için.
3
Tek çocuk politikasının yarattığı olumsuz demografik sonuçlara karşı atılan ilk gevşetme adımını belirlemek.
2016 yılındaki iki çocuk politikası uygulaması tespit edilir.
Yaşlanan nüfus yapısını dengelemek amacıyla atılan kronolojik olarak üçüncü adımı saptamak için.
4
Günümüze en yakın olan ve doğurganlığı daha fazla destekleyen güncel politikayı belirlemek.
2021 yılındaki üç çocuk politikası uygulaması tespit edilir.
Kronolojinin son basamağını netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Çin'in Tarihsel Süreçteki Nüfus Politikası Değişimleri
Soru 6637Soru

Sovyetler Birliği’nin Boğazlar'da üs ve Doğu Anadolu’da toprak talepleriyle karşılaşan Türkiye, dış politikada güvenliğini sağlamak amacıyla Batı Bloku’na yakınlaşmıştır. Bu süreçte Kore’ye asker göndererek Batı ittifakına bağlılığını gösteren Türkiye, 1952 yılında aşağıdaki askeri örgütlerden hangisine üye olmuştur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)

Cevap

Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO)
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO), İkinci Dünya Savaşı'ndan sonra Sovyetler Birliği'nin yayılmacı politikalarına karşı kurulan askeri bir ittifaktır. Türkiye, Sovyetler'in toprak ve üs taleplerine karşı güvenlik arayışı çerçevesinde Kore Savaşı'na asker göndermiş ve bu adımın ardından 1952 yılında örgüte dahil edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki ipuçlarını değerlendirme.
Soruda Türkiye'nin Soğuk Savaş Dönemi'nde Sovyet tehdidine karşı Batı Bloku'na yakınlaştığı, bu kapsamda Kore'ye asker gönderdiği ve 1952'de katıldığı askeri örgüt sorulmaktadır.
Sorunun kökündeki zaman dilimi (1952), amaç (askeri güvenlik) ve yöntem (Kore'ye asker gönderilmesi) doğrudan NATO üyeliğine giden süreci işaret eder.
2
Seçenekleri kronolojik ve işlevsel açıdan analiz etme.
Sadabat Paktı ve Milletler Cemiyeti savaş öncesi döneme ait anakronik seçeneklerdir. Varşova Paktı karşı blokun (Doğu Bloku) ittifakıdır. Avrupa Konseyi ise askeri değil, siyasi bir kuruluştur.
Çeldiricileri elemek ve doğru seçeneği netleştirmek için tarihsel ve işlevsel karşılaştırma yapılması gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü (NATO) doğru seçenektir.
NATO, Batı Bloku'nun temel askeri savunma örgütüdür ve Türkiye 1952'de üye olmuştur.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin Soğuk Savaş Dönemi'nde Batı Bloku'na entegrasyonu ve NATO üyeliği.
Soru 6638Soru

Cumhuriyet Dönemi'nde hukuk, eğitim ve kültür alanlarında gerçekleştirilen inkılap hareketlerini, bu inkılapların doğrudan ilgili olduğu alanlar ve getirdiği temel düzenlemelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türk Medeni Kanunu (1926)
Tevhid-i Tedrisat Kanunu (1924)
Türk Tarih Kurumu (1931)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Türk Medeni Kanunu, aile hukuku ve sosyal hayatta kadın-erkek eşitliğinin sağlanması ile; Tevhid-i Tedrisat Kanunu, eğitim ve öğretimin birleştirilmesi ile; Türk Tarih Kurumu ise millî kültürün ve tarih bilincinin araştırılması ile eşleşmelidir.
Türk Medeni Kanunu hukuk alanında laikleşmeyi ve sosyal eşitliği, Tevhid-i Tedrisat Kanunu eğitimde birliği, Türk Tarih Kurumu ise millî kültürün bilimsel olarak araştırılmasını hedefleyen inkılaplardır. Bu nedenle yapılan eşleştirmeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Hukuk alanındaki düzenlemeyi belirleme
Türk Medeni Kanunu'nun aile ve toplum yapısındaki eşitliği sağlamaya yönelik bir hukuk inkılabı olduğu tespit edilir.
Hukuksal eşitlik ve laiklik ilkesinin aile yapısındaki karşılığını belirlemek.
2
Eğitim alanındaki düzenlemeyi belirleme
Tevhid-i Tedrisat Kanunu'nun eğitim kurumlarını tek bir bakanlığa bağlayarak öğretim birliği sağladığı tespit edilir.
Eğitim alanında ikilikleri sona erdirmek ve laik eğitimi kurumsallaştırmak.
3
Kültür alanındaki düzenlemeyi belirleme
Türk Tarih Kurumu'nun tarih bilincini güçlendirmek ve millî kültürü araştırmak amacıyla kurulduğu tespit edilir.
Millî kimliğin inşası ve tarih araştırmalarının bilimselleşmesi sürecini anlamak.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi'nde hukuk, eğitim ve kültür alanlarında yapılan inkılapların temel amaçları ve kapsamı.
Tahmini Süre:45s
Soru 6639Soru

Yaklaşık 3 milyon yıl önce Levha Tektoniği hareketleri sonucunda Kuzey ve Güney Amerika kıtalarının Panama Kara Köprüsü ile birleşmesi, yerkürenin en önemli paleocoğrafik olaylarından biridir. Bu köprünün oluşumu hem karasal hem de denizel ekosistemlerde biyoçeşitlilik üzerinde derin izler bırakmıştır.

Buna göre, Panama Kara Köprüsü’nün oluşumunun biyoçeşitlilik üzerindeki etkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kuzey ve Güney Amerika arasındaki karasal canlı göçlerini kolaylaştırarak türlerin yayılmasını sağlarken, Pasifik ve Atlantik okyanusları arasındaki denizel canlı geçişini engelleyerek popülasyonların izole olmasına yol açmıştır.

Cevap

Panama Kara Köprüsü'nün oluşumu, Kuzey ve Güney Amerika arasındaki karasal canlıların geçişini (koridor) sağlarken Pasifik ve Atlantik okyanusları arasındaki denizel canlıların geçişini engellemiş (bariyer) ve popülasyonların izole olmasına neden olmuştur.
Doğru seçenek, Panama Kara Köprüsü'nün oluşmasının karasal canlılar için bir geçiş yolu (koridor) oluşturarak türlerin kıtalar arasında yayılmasını sağladığını, buna karşılık Pasifik ve Atlantik okyanusları arasında bir engel (bariyer) oluşturarak denizel canlıların birbirlerinden izole olmasına ve farklı türlerin ortaya çıkmasına yol açtığını doğru bir şekilde ifade etmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Panama Kara Köprüsü'nün oluştuğu coğrafi konumu ve levha tektoniği üzerindeki etkisini belirlemek.
Bu köprü Kuzey ve Güney Amerika'yı birleştirirken, Pasifik Okyanusu ile Atlantik Okyanusu'nu (Karayip Denizi) birbirinden ayırmıştır.
Olayın hem karasal hem de sucul ekosistemlerdeki coğrafi bariyer/koridor rollerini anlamak için bu konum tespiti şarttır.
2
Karasal canlılar üzerindeki etkisini analiz etmek.
Kuzey ve Güney Amerika arasında kara bağlantısı kurulduğundan karasal hayvan ve bitki türleri iki yönlü göç etmiş (Büyük Amerikan Biyotik Değişimi) ve dağılış alanlarını genişletmiştir.
Kara köprülerinin karasal ekosistemlerdeki birleştirici (koridor) rolünü saptamak için.
3
Denizel canlılar üzerindeki etkisini analiz etmek.
İki okyanus arasındaki bağlantı kesildiği için denizel türlerin gen akışı durmuş, popülasyonlar izole olmuş ve zamanla farklı türlerin evrimleşmesine (türleşme) zemin hazırlanmıştır.
Kara köprülerinin denizel ekosistemlerdeki ayırıcı (bariyer) rolünü saptamak için.
4
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırmak.
Hem karasal geçişin kolaylaşmasını hem de denizel popülasyonların izole olmasını doğru açıklayan seçeneğin doğru cevap olduğu belirlenir.
Doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Paleocoğrafik olaylardan levha hareketlerinin ve kara köprülerinin oluşmasının canlıların dağılışı, göç yolları, izolasyonu ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6640Soru

Kurtuluş Savaşı Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi'nde yaşanan askerî gelişmeler ile bu gelişmelerin sonucunda ortaya çıkan siyasi ve diplomatik sonuçları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İnön�� Muharebesi
II. İnönü Muharebesi
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri
Sakarya Meydan Muharebesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. İnönü Muharebesi ile Moskova Dostluk Antlaşması; II. İnönü Muharebesi ile İtalya'nın Anadolu'dan çekilmeye başlaması; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ile Mustafa Kemal Paşa'ya başkomutanlık yetkisinin verilmesi; Sakarya Meydan Muharebesi ile Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması eşleşmektedir.
I. İnönü Muharebesi, SSCB ile Moskova Antlaşması'nın (16 Mart 1921) yapılmasıyla; II. İnönü Muharebesi, İtalya'nın Anadolu'dan çekilmeye başlamasıyla; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri, ordunun Sakarya'nın doğusuna çekilmesi ve Mustafa Kemal Paşa'nın Başkomutanlık yetkisini almasıyla; Sakarya Meydan Muharebesi ise Fransa ile Ankara Antlaşması'nın (20 Ekim 1921) imzalanmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin dış siyasi sonuçlarını değerlendirme.
I. İnönü zaferi sonrasında TBMM, SSCB ile Moskova Antlaşması'nı imzalamış ve uluslararası meşruiyetini güçlendirmiştir. Bu durum left_1 ile right_1 eşleşmesini doğrular.
Askerî zaferlerin diplomatik kazanımlara etkisini analiz etmek.
2
II. İnönü Muharebesi'nin İtilaf Devletleri üzerindeki etkilerini inceleme.
II. İnönü zaferinin ardından İtalya Anadolu'dan çekilme kararı almış, Fransa ise TBMM ile görüşmek için temsilci yollamıştır. Bu durum left_2 ile right_2 eşleşmesini sağlar.
Batı Cephesi'ndeki savunma savaşlarının İtilaf bloğundaki çatlakları nasıl büyüttüğünü belirlemek.
3
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin iç siyasi ve askerî yansımalarını analiz etme.
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'ndeki yenilginin ardından ordu Sakarya'nın doğusuna çekilmiş, TBMM'de yaşanan kriz sonucunda Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisi verilmiştir. Bu durum left_3 ile right_3 eşleşmesini gösterir.
Cephedeki mağlubiyetlerin meclis içi siyasete ve ordu sevk-idare yetkilerine yansımasını anlamak.
4
Sakarya Meydan Muharebesi'nin diplomatik neticelerini değerlendirme.
Sakarya zaferinin ardından Fransa ile 20 Ekim 1921 Ankara Antlaşması imzalanmış, böylece Fransa Anadolu'dan çekilmiş ve Güney Cephesi resmen kapanmıştır. Bu durum left_4 ile right_4 eşleşmesini doğrular.
Sakarya zaferinin işgalci güçlerden birini barışa zorlayarak cephelerin tekleşmesine katkısını saptamak.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi Savaşları'nın askerî sonuçlarının siyasi ve diplomatik gelişmelerle ilişkisi
ÖncekiSayfa 332 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin