Tüm alıştırma soruları

8734 soru

Soru 6601Soru

Soğuk Savaş Dönemi'nde Doğu ve Batı blokları; askeri savunma paktları, ekonomik yardımlaşma planları ve ideolojik entegrasyon çabalarıyla kurumsallaşmıştır.

Sol sütunda verilen Soğuk Savaş oluşumlarını, sağ sütundaki kuruluş amaçları veya temel özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Molotov Planı
SEATO
Kominform
Rio Paktı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Molotov Planı - Doğu Bloku ikili ekonomik iş birliği modeli; SEATO - Uzak Doğu çevreleme askeri savunma paktı; Kominform - Doğu Bloku ideolojik iş birliği örgütü; Rio Paktı - ABD ve Latin Amerika ülkeleri arasında imzalanan bölgesel güvenlik ittifakı.
Doğru eşleştirmede; uyduları üzerinde ekonomik bağları güçlendirmeyi hedefleyen ikili ticaret modeli Molotov Planı'dır; Amerika Kıtası güvenliğine dönük bölgesel ittifak Rio Paktı'dır; Uzak Doğu çevreleme paktı SEATO'dur; Yugoslavya'nın dışlandığı siyasi/ideolojik örgütlenme ise Kominform'dur.

Adım Adım Çözüm

1
Oluşumların coğrafi kapsamını analiz etme
Rio Paktı'nın Amerika Kıtası (Batı Yarımküre), SEATO'nun ise Uzak Doğu ve Pasifik coğrafyasına yönelik askeri-savunma ittifakları olduğu belirlenir.
Soruda yer alan bölgesel paktların kuruluş amaçlarını doğru coğrafyalarla eşleştirmek gerekir.
2
Ekonomik ve ideolojik iş birliği girişimlerini ayırt etme
Molotov Planı'nın Marshall Planı'na karşı geliştirilen ticari/ekonomik bir düzenleme olduğu, Kominform'un ise ideolojik eş güdüm sağlamaya yönelik siyasi bir yapı olduğu tespit edilir.
Doğu Bloku'ndaki kurumsallaşmanın niteliğini (ekonomik vs. siyasi/ideolojik) kavramak eşleştirmeyi kolaylaştırır.
3
Özel tarihsel olaylar ve krizlerle bağdaştırma
Kominform'un Yugoslavya'nın çıkarılmasıyla sarsıldığı bilgisi kullanılarak siyasi eşleşme kesinleştirilir.
Tarihsel detaylar ve krizler, benzer nitelikteki oluşumları birbirinden net şekilde ayırmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Soğuk Savaş Dönemi'nde Batı ve Doğu bloklarının kendi içlerinde ve çevre bölgelerde kurdukları askeri, siyasi ve ekonomik teşkilatlanmaların işlevleri.
Soru 6602Soru

İlk Türk-İslam devletlerinde, İslamiyet öncesi Türk devlet geleneği ile İslam medeniyetinin idari, askeri ve kültürel unsurları sentezlenerek yeni bir kurumsal yapı oluşturulmuştur. Aşağıda verilen Türk-İslam kültür ve teşkilat kavramlarını, İslam öncesi dönemdeki karşılıkları veya kökenleriyle ilişkili açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Zıllullah
Alp-Eren
Divan-ı Saltanat
Atabeylik

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Zıllullah kavramı Kut inancının devamıyla; Alp-Eren savaşçı alp tipinin gaza ruhuyla birleşmesiyle; Divan-ı Saltanat Kurultay geleneğinin İslami divan yapısıyla birleşmesiyle; Atabeylik ise inanç/ataman geleneğinin melik eğitimiyle sürdürülmesiyle eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede her kavram kendi tarihsel kökeni ve Türk-İslam sentezindeki işlevi ile eşleşmiştir. Zıllullah hükümdarın ilahi meşruiyetini (Kut), Alp-Eren savaşçı kimliğin gaza ruhuyla birleşmesini, Divan-ı Saltanat en üst idari karar meclisini, Atabeylik ise melik eğitimindeki eski Türk geleneklerinin devamını yansıtır.

Adım Adım Çözüm

1
Zıllullah kavramının anlamını ve tarihsel kökenini analiz etme.
Zıllullah 'Allah'ın yeryüzündeki gölgesi' demektir ve İslam öncesi ilahi egemenlik hakkı olan 'Kut' inancının İslamileşmiş devamıdır. Bu durum bizi dördüncü tanıma ulaştırır.
Kavram ile egemenlik meşruiyeti arasındaki bağı kurmak.
2
Alp-Eren kavramının sosyo-kültürel analizini yapma.
Alp-Eren, İslamiyet öncesi savaşçı 'alp' karakterinin İslam'daki cihad ve tasavvufi gaza ruhuyla bütünleşmiş şeklidir. Bu durum bizi birinci tanıma ulaştırır.
Kültürel sentezin insan tipine yansımasını tespit etmek.
3
Divan-ı Saltanat kurumunun idari kökenlerini inceleme.
Divan-ı Saltanat, ilk Türk-İslam devletlerinde büyük divandır ve İslam öncesi 'Kurultay/Toy' meclis geleneğinin kurumsal dönüşümüdür. Bu durum bizi üçüncü tanıma götürür.
İdari teşkilattaki süreklilik ve değişimi kavramak.
4
Atabeylik kurumunun işlevini ve kökenini belirleme.
Atabeylik, şehzadelerin (meliklerin) eğitilmesi sistemidir ve İslam öncesindeki 'inanç/ataman/tarkan' rehberliğinde yapılan eğitim geleneğinin devamıdır. Bu durum bizi ikinci tanıma götürür.
Eğitim ve veraset uygulamalarındaki sürekliliği anlamlandırmak.

Anahtar Kavram

İlk Türk-İslam devletlerinde devlet teşkilatı, egemenlik anlayışı ve sosyo-kültürel yapıda görülen süreklilik ve değişim (Türk-İslam sentezi)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6603Soru

Osmanlı Devleti'nin son döneminde imparatorluğun parçalanmasını önlemek amac��yla çeşitli kurtuluş çareleri aranmıştır. Bir tarihçi, bu arayışları şu şekilde değerlendirmektedir:

'Devlet sınırları içindeki tüm toplulukları din ve mezhep farkı g��zetmeksizin eşit vatandaşlık bağıyla bir arada tutma tezi, Balkan coğrafyasında yaşanan toprak kayıplarıyla büyük bir darbe almış; halifenin kutsal cihat çağrısıyla Müslüman tebaayı bir arada tutma düşüncesi ise I. Dünya Sava��ı sürecinde Hicaz-Yemen Cephesi'nde yaşanan gelişmelerle geçerliliğini yitirmiştir.'

Buna göre, tarihçinin bu değerlendirmesinde etkililiğini yitirdiğini belirttiği fikir akımları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlıcılık - İslamcılık

Cevap

Osmanlıcılık - İslamcılık fikir akımları sırasıyla etkililiğini yitirmiştir.
Tarihçinin metinde bahsettiği 'din ve mezhep farkı gözetmeksizin eşit vatandaşlık bağıyla bir arada tutma tezi' Osmanlıcılık fikir akımını ifade etmektedir. Bu akım Balkan Savaşları'ndaki toprak kayıplarıyla etkililiğini yitirmiştir. Diğer taraftan, 'halifenin kutsal cihat çağrısıyla Müslüman tebaayı bir arada tutma düşüncesi' ise İslamcılık (Ümmetçilik) akımıdır ve I. Dünya Savaşı'ndaki Arap isyanlarıyla zayıflamıştır. Dolayısıyla doğru sıralama Osmanlıcılık - İslamcılık şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ilk ifade olan 'din ve mezhep farkı gözetmeksizin eşit vatandaşlık bağıyla bir arada tutma tezi' analiz edilir.
Bu tezin, Osmanlı Devleti sınırları içindeki tüm milletleri eşit kabul ederek bir Osmanlı ulusu yaratmayı hedefleyen Osmanlıcılık akımı olduğu belirlenir.
Osmanlıcılık akımının temel gayesi, gayrimüslim tebaa da dahil olmak üzere tüm unsurları eşit yurttaşlık çatısı altında birleştirmektir.
2
Metindeki ikinci ifade olan 'halifenin kutsal cihat çağrısıyla Müslüman tebaayı bir arada tutma düşüncesi' analiz edilir.
Bu düşüncenin, halifenin dini liderliği etrafında Müslüman birliğini savunan İslamcılık (Ümmetçilik) akımı olduğu saptanır.
İslamcılık akımı, hilafet makamını ve Müslüman nüfusu bir arada tutmayı kurtuluş yolu olarak görmektedir.
3
Bu fikir akımlarının tarihsel süreçte etkililiğini yitirdikleri olaylar karşılaştırılır.
Osmanlıcılık akımının Balkan Savaşları'yla, İslamcılık akımının ise I. Dünya Savaşı'ndaki Hicaz-Yemen Cephesi'nde yaşanan gelişmelerle (Arap liderlerin İngilizlerle iş birliği yapmasıyla) zayıfladığı doğrulanır ve doğru sıralamanın Osmanlıcılık - İslamcılık olduğu sonucuna ulaşılır.
Tarihsel kronoloji ve sebep-sonuç ilişkileri fikir akımlarının çöküş süreçlerini net bir şekilde ortaya koymaktadır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin dağılmasını önlemek amacıyla ortaya atılan fikir akımları ve bu akımların önemini yitirdiği tarihsel olaylar
Soru 6604Soru

Kurtuluş Savaşı Dönemi'nde Batı Cephesi'nde kazanılan askeri başarılar, diplomatik alanda önemli antlaşmaların imzalanmasına zemin hazırlamıştır.

Buna göre, sol sütunda verilen Batı Cephesi muharebelerini, bu muharebelerin doğrudan diplomatik sonucu olan ve sağ sütunda yer alan gelişmelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İnönü Muharebesi
Sakarya Meydan Muharebesi
Büyük Taarruz ve Başkomutanlık Meydan Muharebesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. İnönü Muharebesi, Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması ile; Sakarya Meydan Muharebesi, Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması ile; Büyük Taarruz ise Mudanya Ateşkes Antlaşması ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; I. İnönü Muharebesi diplomatik olarak Sovyet Rusya ile imzalanan Moskova Antlaşması'na, Sakarya Meydan Muharebesi Fransa ile imzalanan Ankara Antlaşması'na ve Büyük Taarruz ise askeri safhayı bitiren Mudanya Ateşkes Antlaşması'na karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin diplomatik sonuçlarını belirleme
I. İnönü Muharebesi'nin ardından Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır.
Batı Cephesi'ndeki ilk düzenli ordu zaferinin ardından uluslararası alanda saygınlık artmış ve Sovyet Rusya ile ilişkiler gelişmiştir.
2
Sakarya Meydan Muharebesi'nin diplomatik sonuçlarını belirleme
Sakarya Meydan Muharebesi sonrasında Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
Yunan ordusunun taarruz gücünün kırılması üzerine Fransa, Anadolu'da kalamayacağını anlayarak TBMM ile antlaşma imzalamış ve Hatay hariç sınır çizilmiştir.
3
Büyük Taarruz'un diplomatik sonuçlarını belirleme
Büyük Taarruz zaferinin ardından İtilaf Devletleri ile Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.
Yunan ordusunun Anadolu'dan tamamen temizlenmesiyle askeri safha başarıyla tamamlanmış ve barış görüşmelerinin önünü açan ateşkes imzalanmıştır.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi'ndeki askeri başarıların diplomatik sonuçları ve antlaşmalarla ilişkisi
Soru 6605Soru

Kanuni Sultan Süleyman D��nemi'nde gerçekleştirilen askeri ve siyasi faaliyetler ile bunların sonuçlarını doğru şekilde ilişkilendirmek için sol sütunda verilen gelişmeleri sağ sütundaki açıklamalarla nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Belgrad'ın Fethi
Mohaç Meydan Muharebesi
Amasya Antlaşması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Belgrad'ın Fethi gelişmesi Orta Avrupa seferleri için askeri üs elde edilmesiyle; Mohaç Meydan Muharebesi gelişmesi Macaristan'ın Osmanlı denetimine girmesiyle; Amasya Antlaşması gelişmesi ise Safeviler ile imzalanan ilk resmi barış antlaşması olmasıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'ndeki askeri faaliyetler ile bunların temel sonuçları/nitelikleri arasındaki doğrudan ilişkiyi göstermektedir. Mohaç Muharebesi Macaristan'ın Osmanlı denetimine girmesini sağlamış, Belgrad'ın fethi Orta Avrupa'ya yönelik seferlerde üs olarak kullanılmış, Amasya Antlaşması ise Safeviler ile yapılan ilk resmi barış antlaşması olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Belgrad'ın fethinin stratejik önemini belirleyin.
Belgrad'ın fethi, Osmanlı Devleti'nin Orta Avrupa'ya yönelik askeri seferlerinde ileri karakol ve askeri üs olarak kullanılmasını sağlamıştır.
Belgrad, coğrafi konumu itibarıyla Orta Avrupa'ya geçiş noktasıdır.
2
Mohaç Meydan Muharebesi'nin tarihi sonucunu analiz edin.
Mohaç Muharebesi ile Macaristan toprakları Osmanlı denetimine girmiştir.
Osmanlı ordusu, Macar ordusunu bu savaşta kısa sürede büyük bir yenilgiye uğratmıştır.
3
Amasya Antlaşması'nın diplomatik niteliğini tespit edin.
Bu antlaşma Safeviler (İran) ile yapılan ilk resmi barış anlaşmasıdır.
Kanuni'nin düzenlediği doğu (İran) seferleri neticesinde taraflar arasında imzalanmıştır.

Anahtar Kavram

Kanuni Sultan Süleyman Dönemi'nin temel askeri ve siyasi gelişmeleri ile bu gelişmelerin sonuçları arasındaki neden-sonuç ilişkileri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6606Soru

Aşağıda verilen biyoçeşitliliği etkileyen örnek durumlar ile bu durumların ait olduğu faktör gruplarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ekvatoral bölgedeki yüksek sıcaklık ve bol yağışın zengin bir bitki ve hayvan çeşitliliğine imkân tanıması
Sanayileşme, kentleşme ve baraj yapımı gibi faaliyetlerin doğal habitatları tahrip ederek canl�� türlerini tehdit etmesi
Jeolojik zamanlar boyunca meydana gelen kıtaların kayması hareketinin benzer canlı türlerini farklı kıtalara dağıtması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ekvatoral bölgedeki iklim koşulları fiziki faktörlerle, beşeri faaliyetler beşeri faktörlerle, kıtaların kayması ise paleocoğrafya faktörleriyle eşleşir.
Ekvatoral bölgedeki sıcaklık ve yağış koşulları iklim özellikleri olduğundan fiziki (doğal) faktörlerle; insanların gerçekleştirdiği sanayileşme, kentleşme ve baraj inşası gibi faaliyetler beşerî faktörlerle; geçmiş jeolojik dönemlerdeki kıtaların kayması gibi yerkabuğu hareketleri ise paleocoğrafya faktörleriyle doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekvatoral bölgedeki yüksek sıcaklık ve bol yağış gibi iklim koşullarının hangi faktör grubuna girdiğini belirleyin.
Sıcaklık ve yağış iklim elemanları olup, fiziki (doğal) faktörler grubuna dahildir.
İklim, yer şekilleri ve toprak yapısı biyoçeşitliliği etkileyen temel fiziki unsurlardandır.
2
Sanayileşme, kentleşme ve baraj yapımı gibi doğrudan insan müdahalesi içeren faaliyetleri gruplandırın.
Bu faaliyetler insan kökenli olup, beşerî faktörler grubuna dahildir.
Beşerî faktörler, insanların doğa üzerindeki olumlu veya olumsuz tüm etkilerini kapsar.
3
Kıtaların kayması gibi yer kabuğu hareketlerinin ve geçmiş jeolojik dönemlerdeki olayların hangi grupta yer aldığını tespit edin.
Geçmiş jeolojik dönemlerdeki kıta hareketleri paleocoğrafya faktörleri altında incelenir.
Paleocoğrafya, geçmiş jeolojik dönemlerin coğrafi özelliklerini ve canlı dağılışına etkilerini inceler.

Anahtar Kavram

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışını etkileyen fiziki, beşerî ve paleocoğrafya faktörleri
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6607Soru

Demografik dönüşüm sürecinde, bir ülkenin ekonomik gelişimine paralel olarak ihtiyaç duyduğu ve uyguladığı nüfus politikaları belirli bir sıra izler. Buna göre, aşa��ıda verilen nüfus politikası uygulamalarını, bir ülkenin en az gelişmiş olduğu dönemden en gelişmiş olduğu döneme doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama: Nüfus artış hızını azaltıcı politikalar, nüfusun niteliğini iyileştirici politikalar ve nüfus artış hızını artırıcı politikalar şeklinde olmalıdır.
Bir ülkenin kalkınma sürecinde demografik yapısı değiştikçe uyguladığı nüfus politikaları da sırasıyla azaltıcı, nitelik iyileştirici ve artırıcı yönde gelişir.

Adım Adım Çözüm

1
En az gelişmiş döneme ait politikayı belirleme
Yüksek doğum oranlarına karşı uygulanan azaltıcı politikaların ilk sırada yer alması gerektiği saptanır.
Gelişmemiş ülkelerin en büyük sorununun kontrolsüz hızlı nüfus artışı olmasıdır.
2
Orta gelişmişlik düzeyine geçişteki politikayı belirleme
Nüfusun niceliğinden ziyade niteliğini (eğitim, sağlık) iyileştirmeyi hedefleyen politikanın ikinci sırada yer alması gerektiği saptanır.
Ekonomik büyüme ile birlikte nüfus artışının dengelenmesi ve nitelikli iş gücü ihtiyacının artmasıdır.
3
En yüksek gelişmişlik düzeyindeki politikayı belirleme
Yaşlanan nüfus ve azalan dinamizm nedeniyle uygulanan artırıcı politikaların son sırada yer alması gerektiği saptanır.
Gelişmiş ülkelerin gelecekteki aktif nüfus ve iş gücü açığını kapatmak istemesidir.

Anahtar Kavram

Demografik dönüşüm süreci ve gelişmişlik düzeyine göre uygulanan nüfus politikaları
Soru 6608Soru

Aşağıda verilen Osmanlı Devleti'nin dağılmasını önlemeyi amaçlayan fikir akımları ile bu akımların önemini yitirmesine yol açan veya etkili olduğu tarihsel gelişmeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Osmanlıcılık
İslamcılık
Türkçülük

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Osmanlıcılık akımı Balkan Savaşları ile Hristiyan azınlıkların ayrılmasıyla, İslamcılık akımı I. Dünya Savaşı'nda bazı Arap liderlerin İngilizlerle iş birliği yapmasıyla, Türkçülük akımı ise bu akımların başarısızlığının ardından Milli Mücadele'nin temel düşüncesi haline gelmesiyle eşleşir.
Osmanlıcılık akımı tüm vatandaşları eşit sayarak birleştirmeyi hedeflerken Balkan Savaşları ile çökmüş; İslamcılık akımı tüm Müslümanları birleştirmeyi hedeflerken I. Dünya Savaşı'ndaki Arap isyanlarıyla zayıflamış; Türkçülük akımı ise bu süreçlerin ardından Milli Mücadele'nin kurucu fikri olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlıcılık akımının son bulmasına zemin hazırlayan olay belirlenir.
Balkan Savaşları sonrasında Hristiyan unsurların bağımsızlık kazanmasıyla bu akımın geçerliliğini yitirdiği görülür.
Osmanlıcılık, imparatorluk sınırları içindeki tüm milletleri eşit Osmanlı vatandaşı sayarak bir arada tutmayı amaçlıyordu.
2
İslamcılık akımının etkisini kaybettiği olay saptanır.
I. Dünya Savaşı'nda cihat çağrısına rağmen yaşanan Arap isyanları, İslamcılık (ümmetçilik) politikasını zayıflatmıştır.
İslamcılık akımı, tüm Müslüman unsurların halife etrafında birleşmesini öngörüyordu.
3
Türkçülük akımının etki alanı değerlendirilir.
Diğer kurtuluş yollarının tükenmesiyle Türk milliyetçiliği fikrinin, Milli Mücadele'yi başarıya ulaştıran temel fikir olduğu anlaşılır.
Fikir akımlarının başarısızlığı sonrası geriye kalan Türk nüfusa dayalı bağımsız bir devlet vizyonu Türkçülük akımını öne çıkarmıştır.

Anahtar Kavram

Osmanlı Fikir Akımları ve Zayıflama Süreçleri
Soru 6609Soru

Kurtuluş Savaşı Millî Mücadele Dönemi Batı Cephesi'nde kazanılan askerî başarılar, ulusal ve uluslararası alanda önemli diplomatik ve siyasi gelişmelere zemin hazırlamıştır. Aşağıda sol sütunda bu cephede gerçekleşen askerî gelişmeler, sağ sütunda ise bu gelişmelerin sonucunda ortaya çıkan siyasi/diplomatik sonuçlar verilmiştir.

Sol sütundaki askerî gelişmeleri sağ sütundaki uygun diplomatik veya siyasi sonuçlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. İnönü Muharebesi
Sakarya Meydan Muharebesi
Büyük Taarruz
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. İnönü Muharebesi - Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanması; Sakarya Meydan Muharebesi - Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması; Büyük Taarruz - İtilaf Devletleri ile Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması; Kütahya-Eskişehir Muharebeleri - TBMM tarafından Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesi.
Eşleştirmede; I. İnönü Muharebesi Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması'nın imzalanması ile, Sakarya Meydan Muharebesi Fransa ile Ankara Antlaşması'nın imzalanması ile, Büyük Taarruz İtilaf Devletleri ile Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması ile ve Kütahya-Eskişehir Muharebeleri ise TBMM tarafından Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisinin verilmesi ile doğru şekilde ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
I. İnönü Muharebesi'nin diplomatik yansımalarını belirlemek.
I. İnönü zaferinden sonra Sovyet Rusya ile Moskova Antlaşması imzalanmıştır.
Batı Cephesi'ndeki ilk büyük başarının uluslararası alandaki en önemli diplomatik kazanımını tespit etmek.
2
Sakarya Meydan Muharebesi'nin diplomatik sonuçlarını belirlemek.
Sakarya zaferinin ardından Fransa ile Ankara Antlaşması imzalanmıştır.
Güney Cephesi'ni resmen kapatan ve bir İtilaf Devleti ile yapılan ilk dostluk antlaşmasını eşleştirmek.
3
Büyük Taarruz'un askerî ve siyasi sonuçlarını değerlendirmek.
Büyük Taarruz sonrasında Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanarak askerî safha bitmiştir.
Milli Mücadele'nin nihai askerî zaferinin diplomatik sonuç aşamasını belirlemek.
4
Kütahya-Eskişehir Muharebeleri'nin iç siyasi gelişmeler üzerindeki etkisini incelemek.
Kütahya-Eskişehir yenilgisi sonrasında meclisteki tartışmalar üzerine Mustafa Kemal Paşa'ya Başkomutanlık yetkisi verilmiştir.
Batı Cephesi'ndeki bu olumsuz gelişmenin TBMM'nin yönetim mekanizmasındaki olağanüstü değişikliğe nasıl yol açtığını anlamak.

Anahtar Kavram

Kurtuluş Savaşı Batı Cephesi Savaşları ve bu savaşların diplomatik/siyasi sonuçları
Soru 6610Soru

Osmanlı Devleti'nin dağılma sürecinde gerçekleşen askeri mücadeleler ile bu mücadelelerin ortaya çıkardığı tarihi gelişmeleri ve diplomatik sonuçları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı (93 Harbi)
1897 Osmanlı-Yunan Savaşı (Dömeke Harbi)
Trablusgarp Savaşı (1911-1912)
I. Balkan Savaşı (1912-1913)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı Plevne ve Şıpka direnişleriyle; 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı Mustafa Kemal'in öğrencilik yılları ve masadaki diplomatik tavizlerle; Trablusgarp Savaşı İtalya'ya karşı Mustafa Kemal'in yerel teşkilatçılığıyla; I. Balkan Savaşı ise ordu içi kutuplaşmalar ve ağır bozgunla eşleşmektedir.
Eşleştirme, dönem savaşlarının askeri komuta yapısı, neden-sonuç ilişkileri ve Mustafa Kemal'in hayatındaki dönüm noktaları göz önüne alınarak yapılmıştır. Plevne ve Şıpka geçitlerindeki mücadeleler 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı'nın; Mustafa Kemal'in genç yaşta katılmak isteyip katılamadığı ve sonucunda Girit özerkliğiyle sonuçlanan çatışma 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı'nın; yerel aşiretlerin İtalya'ya karşı örgütlenmesi Trablusgarp Savaşı'nın; ordu içindeki mektepli-alaylı kutuplaşmasının sebep olduğu bozgun ise I. Balkan Savaşı'nın ayırt edici özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
93 Harbi'nin askeri özelliklerini ve direniş noktalarını saptamak.
Gazi Osman Paşa'nın Plevne savunması ve Şıpka Geçidi direnişi, 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı ile eşleşir.
Savaşın seyrindeki efsanevi savunmalar ve coğrafi bölgeler doğrudan bu mücadeleye işaret eder.
2
Mustafa Kemal'in yaşam kronolojisini ve katıldığı askeri olayları ilişkilendirmek.
Mustafa Kemal'in lise yıllarında katılmak istediği savaş 1897 Osmanlı-Yunan Savaşı, ilk askeri tecrübesini kazandığı cephe ise İtalyanlara karşı savaştığı Trablusgarp'tır.
Mustafa Kemal'in askeri biyografisi, geç Osmanlı dönemi savaşlarını ayırt etmede güçlü tarihsel veriler sunar.
3
I. Balkan Savaşı'nın iç siyasi nedenlerini ve yenilgi gerekçelerini değerlendirmek.
Ordu içine siyasetin sızması, subaylar arasındaki çekişmeler ve bozgun neticesinde başkentin tehdit edilmesi I. Balkan Savaşı'nın belirleyici özelliğidir.
Balkan yenilgisinin askeri ve siyasi arka planı, savaşın ayırt edici en önemli unsurudur.

Anahtar Kavram

Osmanlı Devleti'nin son dönemindeki askeri mücadelelerin nitelikleri, kahraman figürleri, iç siyasetle olan ilişkileri ve diplomatik sonuçları.
Soru 6611Soru

Nüfus artış hızının çok yüksek olduğu ülkelerde kalkınma hızının yavaşlaması, kişi başına düşen millî gelirin azalması ve demografik yatırımların artması gibi sorunlar yaşanmaktadır. Bu nedenle bu ülkeler, nüfus artış hızını azaltmaya yönelik politikalar benimser.

Buna göre, aşağıdaki ülkelerden hangisinin günümüzde nüfus artış hızını azaltmaya yönelik bir nüfus politikası izlemesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nijerya

Cevap

Nijerya
Nijerya, doğal nüfus artış hızının çok yüksek olduğu ve bu durumun ekonomik kalkınmayı olumsuz etkilediği bir ülkedir. Bu nedenle kaynakların verimli kullanımı ve kişi başına düşen millî gelirin artırılması için nüfus artış hızını azaltıcı politikalar izler.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki ülkelerin gelişmişlik düzeylerinin belirlenmesi
Almanya, Japonya, İsveç ve Fransa gelişmiş ülkeler statüsündedir. Nijerya ise gelişmekte olan ve demografik dönüşümün erken aşamalarında yer alan bir ülkedir.
Bir ülkenin uyguladığı nüfus politikası, o ülkenin gelişmişlik düzeyi ve buna bağlı demografik yapısıyla doğrudan ilişkilidir.
2
Ülkelerin nüfus yapısına göre politikalarının analiz edilmesi
Gelişmiş ülkelerde doğum oranları çok düşük olup nüfusun yaşlanması bir sorun teşkil ettiğinden bu ülkeler artırıcı politika izler. Nijerya gibi yüksek doğum oranlarına ve hızlı nüfus artışına sahip ülkeler ise ekonomik kalkınmayı korumak için azaltıcı politikalar benimser.
Hızlı nüfus artışı, az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde kalkınma hızının nüfus artış hızının gerisinde kalmasına neden olur.

Anahtar Kavram

Ülkelerin gelişmişlik seviyeleri ile uyguladıkları nüfus politikaları arasındaki ilişki
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 6612Soru

Gediz Taarruzu'nun başarısız olması üzerine Batı Cephesi; Batı ve Güney Cephesi şeklinde ikiye ayrılmış, Batı Cephesi Komutanlığına İsmet Bey, Güney Cephesi Komutanlığına ise Refet Bey atanmıştır. Ancak güneyde taarruz gücüne ulaşılamadığının görülmesi üzerine iki cephe birleştirilerek İsmet Paşa'nın komutasına verilmiştir.

Batı Cephesi'nde komuta birliğinin sağlanmasına ve bu birleşmeye doğrudan ortam hazırlayan askerî gelişme aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Aslıhanlar ve Dumlupınar Muharebeleri

Cevap

Aslıhanlar ve Dumlupınar Muharebeleri
Batı Cephesi'nin ikiye bölünmesinden sonra Refet Paşa komutasındaki güney birliklerinin Aslıhanlar ve Dumlupınar Muharebeleri'nde taarruz başarısı gösterememesi, ordunun henüz tam bir taarruz gücüne ulaşamadığını ortaya koymuştur. Bu durum üzerine TBMM hükûmeti cephe yönetiminde ikiliği sonlandırmak amacıyla iki cepheyi birleştirerek komutayı tamamen İsmet Paşa'ya devretmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Gediz Taarruzu sonrasındaki cephe yapısı belirlenir.
Gediz Taarruzu'nun başarısızlığından sonra Batı Cephesi kuzey (İsmet Bey) ve güney (Refet Bey) olarak ikiye ayrılmıştır.
Komuta bölünmesinin hangi gelişmeyle başladığını ve cephelerin ilk durumunu saptamak gerekir.
2
Güney cephesinde yaşanan taarruz girişimi analiz edilir.
II. İnönü Savaşı sonrasında geri çekilen Yunan ordusuna karşı Refet Paşa komutasındaki birlikler Aslıhanlar ve Dumlupınar'da taarruza geçmiş fakat başarısız olmuştur.
Soruda bahsedilen 'güneyde taarruz gücüne ulaşılamadığının görülmesi' ifadesinin karşılığı olan askerî mücadeleyi bulmak gerekir.
3
Askerî başarısızlığın siyasi ve idari sonucu tespit edilir.
Aslıhanlar ve Dumlupınar Muharebeleri'ndeki başarısızlık üzerine Refet Paşa görevden alınmış ve Batı ile Güney cepheleri birleştirilerek İsmet Paşa'nın komutasına verilmiştir.
Askerî sonucun Batı Cephesi'ndeki komuta birliğine doğrudan nasıl ortam hazırladığını bağdaştırmak gerekir.

Anahtar Kavram

Batı Cephesi'ndeki komuta değişiklikleri ve cephe birliğinin sağlanması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6613Soru

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışı; fiziki (iklim, yer şekilleri, toprak), paleocoğrafya (kıtaların kayması, iklim değişimleri) ve beşerî (insan faaliyetleri) faktörlerin karmaşık ve dinamik etkileşimiyle şekillenir.

Aşağıdaki dünya haritasında bazı alanlar numaralandırılarak gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılan alanların hangisinde biyoçeşitliliği şekillendiren temel faktör ve buna bağlı ortaya çıkan durum yanlış eşleştirilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III numaralı alanda torbalı memeliler gibi kendine özgü endemik türlerin yoğun olmasının temel nedeni, bu bölgenin günümüzdeki kurak ve yarı kurak iklim koşulları gibi fiziki faktörlerin etkisi altında bulunmasıdır.

Cevap

III numaralı alana ilişkin kurak iklim koşullarının endemik tür çeşitliliğinin temel nedeni olduğunu savunan açıklama yanlıştır. Doğru gerek��e paleocoğrafi faktörler (kıtaların kayması ve izolasyon) olmalıdır.
Haritada III numarayla gösterilen Avustralya kıtasında torbalı memeliler (kangurular, koalalar vb.) gibi kendine özgü endemik canlı türlerinin bulunması, günümüzdeki kurak iklim koşullarından ziyade kıtanın jeolojik geçmişiyle ilgilidir. Avustralya, Gondvana süper kıtasından erken dönemde ayrılarak diğer kıtalardan izole olmuş ve buradaki canlılar farklı bir evrimsel süreç izlemiştir. Bu durum günümüz fiziki faktörleriyle değil, paleocoğrafya (kıtaların kayması) faktörüyle açıklanır. Bu nedenle, III numaralı alana ilişkin açıklama yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü analiz etmek ve harita üzerindeki numaralı alanların güncel coğrafi konumlarını ve ekosistem özelliklerini belirlemek.
Haritada numaralandırılan bölgeler: I (Kanada'nın kuzeyi/tundra), II (Büyük Sahra/çöl), III (Avustralya), IV (Amazon Havzası/ekvatoral yağmur ormanları) ve V (Batı Avrupa/sanayi bölgesi) olarak tespit edilmiştir.
Bölgelerin coğrafi konumlarını bilmek, buralardaki fiziki, paleocoğrafi ve beşerî faktörleri doğru analiz etmek için gereklidir.
2
Seçeneklerde her bir bölge için verilen faktör ve biyoçeşitlilik durumu ilişkisini bilimsel coğrafya kurallarına göre değerlendirmek.
I, II, IV ve V numaralı alanlardaki açıklamalar coğrafi gerçeklerle ve faktör türleriyle tam olarak uyuşmaktadır. Ancak III numaralı alandaki torbalı memeli zenginliği, günümüzdeki kurak iklimden ziyade geçmişteki levha hareketleri ve kıtanın diğer karalardan izole olması (paleocoğrafya) ile açıklanmalıdır.
YKS Coğrafya müfredatındaki biyoçeşitlilik faktörleri sınıflamasına göre paleocoğrafya ve fiziki faktörler arasındaki ayrımı netleştirmek.
3
Yanlış eşleştirmenin yapıldığı seçeneği belirleyip çözümü tamamlamak.
III numaralı önermede güncel fiziki faktörün (kuraklık) ön plana çıkarılması hatalıdır. Bu nedenle yanlış eşleştirme yapılan seçenek belirlenmiştir.
Soru kökünde bizden yanlış olan eşleştirme istendiği için hatalı gerekçeyi içeren seçeneği işaretlemek.

Anahtar Kavram

Biyoçeşitliliğin yeryüzündeki dağılışını etkileyen fiziki, paleocoğrafi ve beşerî faktörlerin ayrımı ile canlıların adaptasyon süreçleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6614Soru

Millî Mücadele'nin Batı Cephesi'nde gerçekleştirilen Büyük Taarruz'un başarıyla sonuçlanmasının ardından askerî safha sona ermiş ve diplomatik süreç hız kazanmıştır. Bu askerî zaferin doğrudan bir sonucu olarak imzalanan ve Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhasını resmen sona erdiren diplomatik belge aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mudanya Ateşkes Antlaşması

Cevap

Büyük Taarruz'un kazanılmasının ardından imzalanan ve Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhasını resmen bitiren belge Mudanya Ateşkes Antlaşması'dır.
Büyük Taarruz'un kazanılması üzerine askerî mücadele başarıyla tamamlanmış ve İtilaf Devletleri ile Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanarak Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhası resmen sona ermiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Büyük Taarruz'un askeri sonuçlarını değerlendirmek.
Büyük Taarruz (Başkomutanlık Meydan Muharebesi) sonucunda Yunan ordusu Anadolu'dan temizlenmiş ve Batı Cephesi'ndeki çatışmalar fiilen sona ermiştir.
Askerî başarının hangi diplomatik gelişmeye yol açtığını belirlemek amacıyla cephedeki son durum tespit edilir.
2
Askerî zaferin ardından İtilaf Devletleri ile yürütülen diplomatik süreci belirlemek.
İtilaf Devletleri'nin çağrısı üzerine TBMM Hükûmeti ile görüşmeler yapılmış ve 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkes Antlaşması imzalanmıştır.
Savaş durumunu resmen sona erdiren ve barış görüşmelerine zemin hazırlayan ilk diplomatik anlaşmayı tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Büyük Taarruz zaferinin ardından imzalanan Mudanya Ateşkes Antlaşması ile Kurtuluş Savaşı'nın askerî safhası sona ermiş, diplomatik safhası başlamıştır.
Soru 6615Soru

II. Dünya Savaşı sonrasında Batı Bloku'nun askeri gücü olan NATO'ya karşı, Sovyetler Birliği liderliğinde Doğu Bloku ülkelerinin katılımıyla 1955 yılında kurulan askeri ve savunma ittifakı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Varşova Paktı

Cevap

Doğu Bloku'nun NATO'ya karşı kurduğu askeri ittifak Varşova Paktı'dır.
Doğu Bloku ülkeleri, Batı Bloku'nun askeri gücü olan NATO'ya karşı 1955 yılında Sovyetler Birliği liderliğinde Varşova Paktı'nı kurmuştur. Bu pakt, Doğu Bloku'nun ortak savunma ve askeri iş birliği teşkilatıdır.

Adım Adım Çözüm

1
NATO'nun işlevini ve hangi blok bünyesinde kurulduğunu belirlemek.
NATO, II. Dünya Savaşı'ndan sonra Batı Bloku ülkelerinin Sovyet yayılmacılığına karşı kurduğu askeri savunma örgütüdür.
Soru kökündeki karşı karşıya gelme durumunu anlamak için öncelikle NATO'nun kimliğini tanımlamak gerekir.
2
Doğu Bloku'nun bu askeri yapılanmaya verdiği askeri yanıtı tespit etmek.
Sovyetler Birliği liderliğindeki Doğu Bloku ülkeleri, 1955 yılında Varşova Paktı'nı imzalayarak kendi askeri ittifaklarını kurmuşlardır.
Soruda sorulan 1955 tarihli ve Doğu Bloku kaynaklı askeri ittifakın adını bulmak.
3
Doğru seçeneği teyit edip diğer seçenekleri kronolojik ve içeriksel olarak elemek.
Varşova Paktı doğru cevaptır. Diğer seçenekler ya Soğuk Savaş öncesine aittir ya da askeri ittifak değildir.
Yanıtın kesinliğini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Doğu ve Batı bloklarının askeri örgütlenmeleri
Tahmini Süre:45s
Soru 6616Soru

Milli Mücadele Dönemi askeri safhasının sona ermesi ve barışın tesis edilmesi sürecinde yaşanan aşağıdaki gelişmeleri kronolojik olarak geçmişten günümüze doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru kronolojik sıralama sırasıyla; Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın imzalanması, Lozan Barış Konferansı'nın toplanması ve Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması şeklindedir.
Milli Mücadele'nin askeri başarısının ardından diplomatik süreç 11 Ekim 1922'de Mudanya Ateşkesi ile başlar. Ardından barış koşullarını görüşmek üzere 21 Kasım 1922'de Lozan Konferansı toplanır ve en nihayetinde 24 Temmuz 1923'te Lozan Barış Antlaşması'nın imzalanması ile süreç tamamlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Mudanya Ateşkes Antlaşması'nın tarihinin belirlenmesi
11 Ekim 1922
Büyük Taarruz sonrasında askeri harekatı durduran ilk diplomatik belgedir.
2
Lozan Barış Konferansı'nın başlangıç tarihinin tespiti
21 Kasım 1922
Ateşkesten sonra kalıcı barış antlaşması taslağını görüşmek üzere taraflar konferansta toplanmıştır.
3
Lozan Barış Antlaşması'nın imza tarihinin belirlenmesi
24 Temmuz 1923
Görüşmelerin başarıyla sonuçlanmasıyla imzalanan nihai uluslararası antlaşmadır.

Anahtar Kavram

Milli Mücadele Dönemi diplomatik gelişmelerinin kronolojik sırası
Tahmini Süre:45s
Soru 6617Soru

Aşağıdaki tabloda üç farklı ülkenin geli��mişlik durumları, bu ülkelerin demografik göstergeleri ve uyguladıkları nüfus politikaları gösterilmiştir:

ÜlkeGelişmişlik GrubuDemografik Gösterge (Doğal Nüfus Artışı)Temel Nüfus Politikası
XGelişmekte OlanYüksek doğum oranları ve yüksek çocuk bağımlı nüfus oranıNüfus artış hızını azaltmak
YGelişmekte OlanDoğum oranlarında hızlı düşüş ve iş gücü açığı riskiNüfus artış hızını artırmak
ZGelişmişÇok düşük doğum oranları ve belirgin nüfus yaşlanmasıNüfus artış hızını artırmak

Bu tablodaki veriler ve günümüz dünyasındaki nüfus politikaları dikkate alındığında, nüfus politikaları ile ülkelerin gelişmişlik düzeyleri arasındaki ilişkiye dair a��ağıdaki yargılardan hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Benzer gelişmişlik düzeyine sahip ülkeler, demografik yapı ve ihtiyaçlarına bağlı olarak farklı nüfus politikaları uygulayabilir.

Cevap

Benzer gelişmişlik düzeyine sahip ülkeler, demografik yapı ve ihtiyaçlarına bağlı olarak farklı nüfus politikaları uygulayabilir.
Doğru yargı, gelişmişlik seviyeleri aynı olan X ve Y ülkelerinin (her ikisi de gelişmekte olan) kendi demografik yapılarına (yüksek doğum oranları veya hızlı düşüş/iş gücü açığı riski) göre zıt yönlü nüfus politikaları benimseyebileceğini ifade eder. Bu durum, nüfus politikalarının sadece gelişmişlik derecesiyle açıklanamayacağını, ülkelerin içinde bulundukları demografik süreçlerin de kritik rol oynadığını göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen ülkelerin gelişmişlik gruplarını ve uyguladıkları nüfus politikalarını karşılaştırınız.
X ve Y ülkeleri gelişmekte olan ülkelerdir. X ülkesi nüfus artış hızını azaltıcı politika izlerken, Y ülkesi artırıcı politika izlemektedir. Z ülkesi ise gelişmiş olup artırıcı politika izlemektedir.
Ülkelerin gelişmişlik düzeyleri ile nüfus politikaları arasındaki genel ilişkiyi ve sapmaları belirlemek için ilk veriler analiz edilir.
2
Gelişmekte olan X ve Y ülkelerinin politikalarındaki farklılığın nedenini demografik göstergelere göre yorumlayınız.
X ülkesinde yüksek doğum oranları bulunurken, Y ülkesinde doğum oranlarında hızlı bir düşüş ve iş gücü açığı riski bulunmaktadır. Bu durum, gelişmişlik düzeyleri aynı olsa da demografik yapıların farklı politikalara yol açtığını gösterir.
Gelişmişlik düzeyi aynı olan ülkelerin neden farklı nüfus politikaları izlediğini açıklamak amacıyla demografik göstergelerin rolü incelenir.
3
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırarak doğru yargıyı belirleyiniz.
Aynı gelişmişlik seviyesindeki X ve Y ülkelerinin zıt politikalar izlemesi, benzer gelişmişlik seviyesindeki ülkelerin demografik ihtiyaçlarına göre farklı politikalar uygulayabileceğini kanıtlar. Bu durum doğru seçenekteki yargıyla tam olarak uyuşur.
Seçenekler arasından tablo verilerinden kesin olarak çıkarılabilecek tek mantıksal sonucu bulmak.

Anahtar Kavram

Nüfus politikalarının belirlenmesinde gelişmişlik seviyesinin yanı sıra ülkelerin sahip olduğu özgün demografik yapı ve iş gücü gereksinimleri doğrudan belirleyicidir.
Soru 6618Soru

Osmanlı Devleti'nin denizcilik faaliyetlerinin başlangıcından Akdeniz'de mutlak hakimiyet kurma sürecine kadar geçen tarihsel olayları kronolojik olarak eskiden yeniye doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kronolojik sıralama: Karesioğulları Beyliği'nin Osmanlı egemenliğine girmesi, Gelibolu'da ilk büyük Osmanlı tersanesinin kurulması, Preveze Deniz Zaferi'nin kazanılması ve Kıbrıs Adası'nın fethedilmesi şeklindedir.
Osmanlı denizciliğinin gelişimi kronolojik olarak Karesioğulları Beyliği'nin katılımı (Orhan Bey), Gelibolu Tersanesi'nin açılması (Yıldırım Bayezid), Preveze Deniz Zaferi (Kanuni) ve Kıbrıs'ın fethi (II. Selim) sırasını izler.

Adım Adım Çözüm

1
Osmanlı denizciliğinin ilk aşamasını belirleme
Karesioğulları Beyliği'nin Orhan Bey döneminde alınmasıyla ilk denizcilik faaliyetleri başladı.
Osmanlı'nın denizciliğe adım atmasını sağlayan ilk olay Karesioğulları'nın ilhakıdır.
2
İlk teşkilatlı tersane tesisini bulma
Gelibolu Tersanesi Yıldırım Bayezid döneminde faaliyete geçirilerek kurumsallaşma adımı atıldı.
Denizcilik faaliyetlerinin sistemli hale gelmesi tersane inşasıyla mümkündür.
3
Akdeniz'de zirve noktaya ulaşılması
Preveze Deniz Zaferi 1538 yılında Kanuni Sultan Süleyman döneminde kazanıldı.
Bu zaferle Akdeniz'de Osmanlı üstünlüğü tescillenmiştir.
4
Doğu Akdeniz egemenliğinin perçinlenmesi
Kıbrıs 1571 yılında II. Selim döneminde fethedildi.
Doğu Akdeniz'in güvenliğini sağlayan son büyük fetihlerden biridir.

Anahtar Kavram

Osmanlı denizciliğinin gelişim aşamaları ve kronolojik seyri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 6619Soru

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'nin farklı dönemlerine ait bazı demografik göstergeler ve o dönemlerde uygulanan temel nüfus politikası yönelimleri verilmiştir:

YılToplam Nüfus (Milyon Kişi)Nüfus Artış Hızı (‰)Temel Nüfus Politikası Yönelimi
194518,818,810,610,6Nüfus artış hızını artırmak
196027,827,828,528,5Nüfus artı�� hızını artırmak
198044,744,720,620,6Nüfus artış hızını azaltmak (Aile Planlaması)
200067,867,818,318,3Nüfusun niteliğini ve niceliğini iyileştirmek
202585,485,41,21,2N��fus artış hızını ve dinamizmini desteklemek

Tablodaki veriler ve Türkiye'nin sosyo-ekonomik gelişimi göz önüne alındığında, aşağıdaki yargılardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 19451945 y��lında nüfus artış hızının düşük olmasına rağmen pronatalist politikalara devam edilmesi, savaş dönemi koşullarının yarattığı iş gücü ve savunma ihtiyacını karşılamaya yöneliktir.

Cevap

1945 yılında nüfus artış hızının düşük olmasına rağmen pronatalist politikalara devam edilmesi, savaş dönemi koşullarının yarattığı iş gücü ve savunma ihtiyacını karşılamaya yöneliktir.
Doğru ifade, 1945 yılında nüfus artış hızının düşük olmasına rağmen pronatalist politikalara devam edilmesinin, savaş dönemi koşullarının yarattığı iş gücü ve savunma ihtiyacını karşılamaya yönelik olduğunu belirten seçenektir. II. Dünya Savaşı döneminde Türkiye fiilen savaşa girmemiş olsa da genel seferberlik ilan edilmiş, bu da doğum oranlarını düşürmüştür. Devlet, bu demografik kaybı önlemek ve tarımda insan gücüne dayalı üretimi sürdürebilmek için nüfus artışını teşvik etmeye devam etmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki 1945 yılı verileri ve dönemin tarihsel arka planı analiz edilir.
1945 yılında nüfus artış hızı ‰10,6'ya gerilemiştir. Bu gerileme II. Dünya Savaşı nedeniyle erkek nüfusun silah altına alınması ve evliliklerin ertelenmesinden kaynaklanmaktadır. Ancak bu dönemde pronatalist (artırıcı) politikalara devam edilmiştir.
Savaş dönemi koşullarında azalan iş gücü potansiyelini ve savunma gücünü yeniden ayağa kaldırmak için nüfusu artırma yönündeki yasal teşvikler sürdürülmüştür.
2
Seçeneklerdeki demografik ve ekonomik kavram yanılgıları elenir.
Gelişmişlik düzeyi ile nüfus politikası arasında doğrudan doğrusal bir ilişki yoktur (1980 sonrası politikanın ülkeyi az gelişmiş yapmaması gibi). Doğal kaynakların varlığı tek başına nüfus politikasını belirlemez. Hızlı nüfus artışı şehirleri doğrudan küresel finans merkezi yapmaz.
Öğrencilerin nüfus artış hızı, şehirlerin fonksiyonel etkisi, doğal kaynaklar ve sakin şehir kriterleri hakkındaki yaygın kavram yanılgılarını ayırt etmeleri sağlanır.
3
Doğru yargı belirlenir.
1945'teki düşük hıza rağmen nüfusu artırma gayretinin temel sebebi, savaş koşullarının yarattığı tahribatı aşmak, savunma gücünü artırmak ve tarımsal iş gücünü karşılamaktır.
Cumhuriyetin ilk dönemindeki nüfus politikasının askeri ve ekonomik gerekçeleri doğrulanmış olur.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin uyguladığı nüfus politikalarının tarihsel gerekçeleri ve demografik göstergelerle ilişkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 6620Soru

Osmanlı Devleti ile Avusturya arasında 1533 yılında imzalanan İstanbul Antlaşması'nda yer alan "Avusturya kralı, protokol bakımından Osmanlı sadrazamına denk sayılacaktır." maddesi kabul edilmiştir.

Bu antlaşma maddesine göre, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısında siyasi ve diplomatik üstünlük sağladığı

Cevap

Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısında siyasi ve diplomatik üstünlük sağladığı
İstanbul Antlaşması'na göre Avusturya kralı (arşidükü), Osmanlı sadrazamına denk kabul edilmiştir. Bu durum, Osmanlı padişahının Avusturya kralından hiyerarşik olarak daha üstün olduğunu resmileştirerek Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısında siyasi ve diplomatik üstünlük sağladığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Antlaşmadaki unvanları ve protokol hiyerarşisini karşılaştırmak.
Avusturya kralının, Osmanlı hiyerarşisindeki ikinci adam olan sadrazama denk sayıldığı belirlenir.
Bu durum, Avusturya kralının Osmanlı padişahının dengi olmadığını, padişahın daha üst bir konumda bulunduğunu gösterir.
2
Bu durumun diplomatik ilişkilerdeki karşılığını analiz etmek.
Osmanlı Devleti'nin Avusturya karşısında belirgin bir diplomatik ve siyasi üstünlük kurduğu sonucuna ulaşılır.
Hiyerarşik üstünlük, antlaşma metninde resmiyet kazanarak Osmanlı'nın üstünlüğünü tescillemiştir.

Anahtar Kavram

1533 İstanbul Antlaşması ve Osmanlı diplomatik üstünlüğü
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 331 / 437Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin