Tüm alıştırma soruları

1797 soru

Soru 1061Soru

Türkiye'de yanlış arazi kullanımı, doğal çevrenin tahrip edilmesine ve ekonomik kayıplara yol açmaktadır. Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile coğrafi ilkeler çerçevesinde, aşağıda verilen arazi kullanım durumlarını yol açtıkları temel ekolojik veya yasal sonuçlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bursa Ovası'ndaki birinci sınıf alüvyal tarım topraklarının sanayi ve konut alanlarına dönüştürülmesi
Teke ve Taşeli platolarındaki dik ve engebeli karstik alanlarda aşırı ve kontrolsüz keçi otlatılması
Göksu Deltası gibi kıyı sulak alanlarının kurutularak turizm ve yazlık konut imarına açılması
Konya Ovası'nda yeraltı su seviyesinin hızla düşmesine rağmen mısır ve şeker pancarı gibi çok su tüketen tarım ürünlerinin ekilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bursa Ovası'ndaki birinci sınıf tarım arazilerinin kaybı, mutlak tarım topraklarının korunması ilkesiyle; Teke ve Taşeli platolarındaki aşırı otlatma, karstik erozyon ve çıplaklaşmayla; kıyı sulak alanlarının imara açılması, kıy�� ekosisteminin tahribatıyla; Konya Ovası'ndaki su tüketen ürünlerin ekimi ise obruk oluşumu ve taban suyu kaybıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; Bursa Ovası'ndaki verimli alüvyal toprakların kaybı mutlak tarım arazilerinin elden çıkmasıyla; Teke ve Taşeli platolarındaki aşırı otlatma karstik erozyonla; sulak alanların imara açılması kıyı ekosistemlerinin bozulmasıyla; Konya Ovası'ndaki yanlış tarımsal ürün seçimi ise yeraltı su seviyesinin düşmesi ve obruk oluşumuyla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Bursa Ovası'ndaki arazi kullanımı incelenir.
Alüvyal ova toprakları birinci sınıf mutlak tarım arazileridir. Bu alanların sanayiye açılması tarımsal toprak kaybına ve yasal ihlale yol açar.
Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu'nun temel amacı verimli tarım topraklarının amaç dışı kullanımını engellemektir.
2
Teke ve Taşeli platolarındaki faaliyetler değerlendirilir.
Eğimli karstik alanlarda aşırı otlatma, zayıf bitki örtüsünü yok ederek toprağın kolayca taşınmasına ve ana kayanın ortaya çıkmasına neden olur.
Karstik bölgelerde toprak tabakası incedir ve bitki örtüsü koruyucu bir kalkan görevi görür.
3
Kıyı sulak alanlarındaki yapılaşma analiz edilir.
Deltalar ve sulak alanlar biyoçeşitlilik merkezleridir. Buraların kurutulması kıyı ekosistemlerini ve sulak alan faunasını geri dönülemez şekilde bozar.
Kıyı sulak alanları uluslararası sözleşmelerle korunan hassas ekosistemlerdir.
4
Konya Ovası'ndaki tarımsal uygulamalar incelenir.
Aşırı su tüketen ürünler yeraltı su seviyesini düşürür, bu da karstik boşlukların çökmesiyle obrukların oluşmasına yol açar.
Yarı kurak bölgelerde havza bazlı su yönetimi ve arazi planlaması hayati önem taşır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de sürdürülebilir arazi planlaması, fiziki coğrafya özelliklerine (eğim, toprak sınıfı, su kaynakları) ve yasal mevzuatlara (5403 sayılı Kanun) uygun arazi kullanımını gerektirir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1062Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar uygulanan ekonomi politikaları, doğal kaynakların (tarım, su, yer altı kaynakları vb.) işletilmesi ve ekonomiye kazandırılması üzerinde belirleyici bir etkiye sahip olmuştur. Aşağıda verilen ekonomi politikası dönemlerini, o dönemde doğal kaynakların kullanımına yönelik gerçekleştirilen temel ekonomik faaliyet ve politikalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1923-1929 Dönemi
1929-1950 Dönemi
1950-1960 Dönemi
1960-1980 Dönemi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

1923-1929 Dönemi - Aşar vergisinin kaldırılması ve yerli kaynakların teşviki; 1929-1950 Dönemi - MTA ve Etibank'ın kurulmasıyla madenciliğin kurumsallaşması; 1950-1960 Dönemi - DSİ'nin kurulması ve baraj yapımlarının hızlanması; 1960-1980 Dönemi - DPT öncülüğünde planlı döneme geçilmesi ve GAP'ın temellerinin atılması.
Cumhuriyet tarihi boyunca uygulanan ekonomi politikaları kronolojik olarak incelendiğinde; 1923-1929 döneminde aşar vergisinin kaldırılması gibi çiftçiyi rahatlatıcı adımlar, 1929-1950 döneminde devletçi modelle MTA ve Etibank gibi madencilik kurumlarının tesisi, 1950-1960 döneminde DSİ'nin kurulmasıyla su kaynaklarının barajlar aracılığıyla değerlendirilmesi ve 1960-1980 planlı döneminde ise DPT liderliğinde GAP gibi entegre havza projelerinin temellerinin atılması tarihsel gerçeklerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dönem olan 1923-1929 dönemi incelenir.
Bu dönemde tarımsal üretimi artırmak için 1925'te Aşar vergisinin kaldırıldığı ve İzmir İktisat Kongresi'nde millileştirme kararları alındığı belirlenir. Bu durum birinci ifade ile eşleşir.
Cumhuriyet'in ilk yıllarında tarımsal kalkınma ve milli bağımsızlık öncelikli hedeftir.
2
1929-1950 yılları arasındaki devletçilik dönemi analiz edilir.
1929 Dünya Ekonomik Bunalımı sonrasında devlet eliyle sanayi ve madencilik yatırımları yapılmış, 1935'te MTA ve Etibank kurulmuştur. Bu durum ikinci ifade ile eşleşir.
Özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle madencilik yatırımlarının devlet eliyle ve kurumsal yapılarla yürütülmesi gerekmiştir.
3
1950-1960 dönemi su kaynakları ve altyapı politikaları değerlendirilir.
Bu dönemde tarımda sulama ve enerji ihtiyacını karşılamak adına 1953'te DSİ kurulmuş, baraj yapım seferberliği başlamıştır. Bu durum üçüncü ifade ile eşleşir.
Tarımda makineleşmeyle birlikte sulama ihtiyacının artması ve sanayileşen şehirlerin enerji gereksinimi baraj yatırımlarını zorunlu kılmıştır.
4
1960-1980 planlı dönem çalışmaları incelenir.
1960 sonrasında DPT koordinasyonunda Beş Yıllık Kalkınma Planları hazırlanmış ve Güneydoğu Anadolu Projesi (GAP) gibi entegre bölge planlarının temelleri atılmıştır. Bu durum dördüncü ifade ile eşleşir.
Doğal kaynakların daha verimli ve organize kullanımı için havza bazlı ve planlı kalkınma yaklaşımına geçilmiştir.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet dönemi ekonomi politikalarının Türkiye'deki tarım, maden ve su kaynaklarının kullanımına yansımaları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1063Soru

A��ağıda verilen coğrafi bölgelerdeki doğal kaynak kullanım faaliyetleri ile bu faaliyetlerin doğrudan neden olduğu çevre sorunlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Konya Havzası'nda tarımsal sulama ihtiyacını karşılamak amacıyla yer altı sularının aşırı derecede t��ketilmesi
Mısır'da Nil Nehri üzerinde inşa edilen Asuan Barajı ile nehir sularının büyük oranda kontrol altına alınması
Amazon Havzası'nda geniş yağmur ormanı alanlarının kereste üretimi ve yeni tarım-hayvancılık alanları açılması amacıyla tahrip edilmesi
Almanya'nın Ruhr Havzası'nda taş kömürünün yoğun şekilde çıkarılması ve demir-çelik sanayisinde enerji kaynağı olarak kullanılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Konya Havzası'ndaki yer altı suyu kullanımı karstik çöküntüler ve obruk oluşumuyla; Nil Nehri üzerindeki Asuan Barajı alüvyon akışının kesilmesi ve kıyı çizgisi erozyonuyla; Amazon ormanlarının tahribi karbon yutağı kaybı ve biyoçeşitlilik azalmasıyla; Ruhr Havzası'nda taş kömürü kullanımı ise asit yağmurları ve hava kirliliğiyle eşleşir.
Faaliyetler ve yarattıkları doğrudan çevre sorunları doğru şekilde eşleştirildiğinde; Konya Havzası'ndaki aşırı yer altı suyu tüketimi karstik çökmelere ve obruklara yol açar. Nil üzerindeki Asuan Barajı alüvyonları tutarak delta erozyonuna neden olur. Amazon ormanlarının tahribi küresel karbon yutağını daraltarak iklim değişikliğini hızlandırır ve biyoçeşitliliği azaltır. Ruhr Bölgesi'nde taş kömürü kullanımı ise kükürt salınımı nedeniyle hava kirliliği ve asit yağmurları oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Konya Havzası'ndaki yer altı suyu tüketiminin jeolojik ve jeomorfolojik çevre etkilerini analiz etmek.
Havzada aşırı su çekilmesi yer altı su seviyesini düşürür, kireç taşlarının çözünmesiyle oluşan yeraltı galerilerinin tavanı çöker ve obruklar oluşur. Bu durum karstik boşlukların çökmesiyle doğrudan ilişkilidir.
Yer altı suyu kullanımı ile jeolojik yapı arasındaki neden-sonuç bağını kurmak.
2
Nil Nehri üzerindeki Asuan Barajı'nın sediment transferi ve kıyı ekolojisi üzerindeki etkisini incelemek.
Barajın arkasında biriken sedimentler nehir ağzındaki deltaya ulaşamaz, beslenemeyen delta kıyıları deniz dalgalarının aşındırmasıyla geriler ve kıyı erozyonu hızlanır.
Akarsuların üzerine inşa edilen büyük hidrolik yapıların nehir morfolojisi ve kıyı çizgisi üzerindeki etkisini belirlemek.
3
Amazon Havzası'ndaki orman tahribatının küresel iklim ve ekosistem üzerindeki etkilerini değerlendirmek.
Ormanların yok edilmesi atmosferdeki karbonu bağlayan yutak alanları azaltır. Fotosentez kapasitesi düşerken karbon birikimi artar ve zengin bitki/hayvan türlerinin yaşam alanları yok olur.
Biyolojik kaynakların tahribinin küresel karbon döngüsü ve biyoçeşitlilik üzerindeki etkilerini anlamak.
4
Ruhr Havzası'nda taş kömürü kullanımının kimyasal ve atmosferik çevre etkilerini incelemek.
Kömür gibi kükürt oranı yüksek fosil yakıtların yakılması havaya zehirli gazlar salar, bu gazlar su buharı ile birleşerek asit yağmurlarını oluşturur ve hava kirliliğine neden olur.
Enerji kaynağı olarak fosil yakıt kullanımının atmosfer üzerindeki olumsuz etkilerini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Doğal kaynakların türüne, kullanım biçimine ve coğrafi özelliklerine göre ortaya çıkan çevre sorunları çeşitlilik gösterir. Yanlış arazi kullanımı jeomorfolojik, biyolojik veya kimyasal dengesizliklere neden olabilir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1064Soru

Sevr Antlaşması'nın bazı maddeleri ile bu maddelerin Osmanlı Devleti'nin egemenlik hakları üzerindeki etkileri eşleştirilmek istenmektedir.

Buna göre, sol sütundaki antlaşma maddelerini sağ sütundaki doğru etkileriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kapitülasyonların tüm İtilaf Devletleri'ne açılması ve Osmanlı maliyesinin yabancı üyelerden oluşan bir komisyonun denetimine bırakılması
Mecburi askerlik sisteminin kaldırılması, ordu mevcudunun sınırlandırılması ve ağır silahların yasaklanması
Azınlık haklarının genişletilmesi ve bu hakların uygulanmasının İtilaf Devletleri tarafından denetlenmesi
İstanbul'un Osmanlı başkenti olarak kalması ancak Osmanlı Devleti'nin azınlık haklarına uymaması halinde kentin Türklerin elinden alınması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kapitülasyonlar ve mali denetim ekonomik bağımsızlığın yok edilmesiyle; askerlik ve ordu kısıtlamaları savunma imkanlarının kısıtlanmasıyla; azınlık haklarının denetlenmesi iç işlerine müdahale ve hukuki bağımsızlığın zedelenmesiyle; İstanbul'un elden alınması tehdidi ise siyasi varlığın doğrudan tehdit edilmesiyle eşleşmelidir.
Kapitülasyonlar ve mali denetim ekonomik bağımsızlığın yok edilmesiyle; askerlik ve ordu kısıtlamaları savunma imkanlarının kısıtlanmasıyla; azınlık haklarının denetlenmesi iç işlerine müdahale ve hukuki bağımsızlığın zedelenmesiyle; İstanbul'un elden alınması tehdidi ise siyasi varlığın doğrudan tehdit edilmesiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Kapitülasyonlar ve mali komisyon ile ilgili olan birinci maddeyi değerlendiriniz.
Bu hükümler doğrudan mali ve ekonomik egemenlik haklarıyla ilgilidir.
Mali komisyon ve kapitülasyonların yaygınlaştırılması ekonomik bağımsızlığın kaybı anlamına gelir.
2
Ordu mevcudu ve askerlik kısıtlamaları ile ilgili olan ikinci maddeyi değerlendiriniz.
Askeri sınırlamalar doğrudan savunma gücüyle ilişkilidir.
Askerliğin zorunlu olmaktan çıkarılması ve ağır silah yasağı, devletin askeri gücünü ve dolayısıyla savunma imkanlarını yok etmeyi amaçlar.
3
Azınlık hakları ve denetimi ile ilgili olan üçüncü maddeyi değerlendiriniz.
Yabancı devletlerin iç işlerimize karışmasına yasal zemin hazırlar.
Dış devletlerin azınlık haklarını denetlemesi egemen devlet anlayışına ve hukuki bağımsızlığa aykırıdır.
4
Başkentin geri alınması tehdidini içeren dördüncü maddeyi değerlendiriniz.
Başkentin tehdit edilmesi siyasi varlığı doğrudan tehlikeye düşürür.
İstanbul'un işgal edilebileceği uyarısı devletin siyasi egemenliğine ve varlığına doğrudan bir müdahaledir.

Anahtar Kavram

Sevr Antlaşması maddelerinin Osmanlı egemenliği ve bağımsızlığı üzerindeki etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1065Soru

Aşağıda Uygur Devleti'nde görülen bazı kültürel, dini ve ekonomik gelişmeler ile bu gelişmelerin doğrudan ortaya çıkardığı sonuçlar kar��şık olarak verilmiştir. Bu gelişmeleri en uygun sonuçlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Maniheizm dininin kabul edilmesi
Tarımsal faaliyetlerin yaygınlaşması
Yerleşik yaşam düzenine geçilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maniheizm dininin kabul edilmesi, et yemenin yasaklanması ve savaşçılığın azalması ile; tarımsal faaliyetlerin yaygınlaşması, sulama kanallarının inşası ve mülkiyet hukukunun gelişmesi ile; yerleşik yaşama geçilmesi ise 'balık' şehirleri ve kalıcı mimari yapıların inşası ile eşleşmelidir.
Maniheizm dininin kabulü inançsal kurallardan ötürü doğrudan savaşçılık özelliklerinin zayıflamasına ve beslenme değişimine; tarımsal faaliyetler sulama kanallarının yapımına ve yerleşik mülkiyet hukukunun gelişmesine; yerleşik yaşam ise kalıcı mimari ile ilk Türk şehirlerinin (balık) kurulmasına yol açmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Maniheizm'in getirdiği kuralları ve etkilerini incelemek.
Maniheizm dininin et yemeyi ve kan dökmeyi yasaklayan yapısı, Uygurların savaşçılık özelliklerinin zayıflamasına ve tapınak merkezli bir yaşama yönelmelerine neden olmuştur.
Dinin askeri ve beslenme üzerindeki doğrudan etkisini saptamak.
2
Tarım ekonomisinin altyapısal ve hukuki sonuçlarını değerlendirmek.
Tarımsal üretim sulama kanallarının inşasını gerektirmiş, yerleşik üretim tarzı ise mülkiyet ilişkilerini düzenleyen hukuk kurallarını ortaya çıkarmıştır.
Tarım faaliyeti ile mülkiyet hukuku arasındaki neden-sonuç ilişkisini kurmak.
3
Yerleşik yaşamın mekansal yansımalarını tespit etmek.
Göçebe yaşamdaki taşınabilir çadırlar yerine kalıcı konutlar, saraylar ve surlarla çevrili 'balık' adı verilen kentler kurulmuştur.
Yerleşik hayatın somut mimari ve yerleşim sonuçlarını belirlemek.

Anahtar Kavram

Uygur Devleti'nde yerleşik hayata geçiş ve Maniheizm dininin kabulünün sosyal, ekonomik, mimari ve hukuki alandaki köklü değişimleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1066Soru

Aşağıdaki sol sütunda Cumhuriyet Dönemi'ne ait bazı romanlar, sağ sütunda ise bu romanların belirleyici tematik özellikleri ve içerik ayrıntıları karışık olarak verilmiştir. Sol sütundaki romanlar ile sağ sütundaki açıklamalar eşleştirildiğinde doğru eşleşme çiftleri nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yalnızız
Hilal Görününce
İbrahim Efendi Konağı
Huzur

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yalnızız romanı Samim ve Simeranya karakteri/kavramı içeren üçüncü açıklamayla; Hilal Görününce romanı Kırım Savaşı ve Kırım Türklerini konu alan ikinci açıklamayla; İbrahim Efendi Konağı romanı konak çöküşünü ve tasavvufi duyarlılığı işleyen dördüncü açıklamayla; Huzur romanı ise Mümtaz, Nuran ve İstanbul/musiki ögelerini barındıran birinci açıklamayla eşleşir.
Doğru eşleştirme, her eserin kendi tematik yapısı, başkahramanları ve olay örgüsü dikkate alınarak yapılmıştır. Yalnızız romanı Samim ve Simeranya üzerinden bireyin iç dünyasına; Hilal Görününce Kırım Türklerinin mücadelesi üzerinden millî duyarlılığa; İbrahim Efendi Konağı tasavvufi arka plan ve konak çöküşü ile millî-dinî zevke; Huzur ise Mümtaz'ın içsel dünyası ve İstanbul estetiği ile bireyin iç dünyasını esas alan anlayışa aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin genel tematik yönelimlerini (bireyin iç dünyası ve millî-dinî duyarlılık) belirleyin.
Yalnızız ve Huzur romanlarının bireyin iç dünyasını; Hilal Görününce ve İbrahim Efendi Konağı romanlarının ise millî-dinî zevk ve duyarlılığı esas aldığı tespit edilir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için öncelikle eserlerin hangi edebî anlayışa ait olduğunu sınıflandırmak gerekir.
2
Her bir eserin belirleyici anahtar kavramlarını, kahramanlarını (Samim, Mümtaz, Nuran vb.) ve mekân/zaman unsurlarını sağ sütundaki tanımlarla eşleştirin.
Yalnızız eseri Simeranya ve Samim karakteriyle üçüncü açıklamayla; Hilal Görününce Kırım Savaşı ve Kırım Türkleri bilgisiyle ikinci açıklamayla; İbrahim Efendi Konağı konak çöküşü ve tasavvufi derinlik vurgusuyla dördüncü açıklamayla; Huzur ise Mümtaz, Nuran ve musiki/İstanbul temalarıyla birinci açıklamayla eşleşir.
Eserlerin içerik özelliklerini belirgin kılan karakter ve izlekler doğrudan doğru eşleşmeye yönlendirir.
3
Eşleştirmelerin doğruluğunu kontrol ederek nihai eşleşme tablosunu oluşturun.
Sol-1 ile Sağ-3, Sol-2 ile Sağ-2, Sol-3 ile Sağ-4, Sol-4 ile Sağ-1 çiftleri birleştirilir.
Tüm eşleşmelerin mantıksal ve tematik olarak birbirini doğruladığından emin olunur.

Anahtar Kavram

Cumhuriyet Dönemi romanında bireyin iç dünyasını esas alanlar ile millî-dinî zevk ve duyarlılığı yansıtan eserlerin tematik ve yapısal özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1067Soru

Uygurlar Dönemi'nde gerçekleşen aşağıdaki kültürel ve sosyo-ekonomik gelişmeler ile bu gelişmelerin yerleşik yaşama geçiş sürecinde ortaya çıkardığı sonuçları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Maniheizm ve Budizm dinlerinin kabul edilerek et yemenin ve savaşmanın yasaklanması
Tarımsal üretimin başlaması, sulama kanallarının yapılması ve toprağın işlenmesi
Kalıcı tapınaklar, saraylar ve 'balık' adı verilen surlarla çevrili kentlerin kurulması
Ticaret, borç al��p verme, tarla kiralama ve işçi ücretlerinin yazılı belgelere bağlanması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maniheizm ve Budizm dinlerinin kabulü askeri özelliklerin zayıflaması ve yerleşik hayata geçişle; tarımsal üretim toprağa bağlı mülkiyet ve ekonomik yapıyla; kentlerin ve sarayların inşası kalıcı ve anıtsal mimariyle; ticari ve hukuki belgeler ise yazılı hukuk kurallarının oluşmasıyla eşleşmelidir.
Gelişmeler ile sonuçların doğru eşleştirilmesi, yerleşik yaşama geçişin çok boyutlu (dini, ekonomik, sanatsal ve hukuki) etkilerini yansıtır. Maniheizm askeri yapıyı zayıflatmış; tarım toprağa bağlılığı getirmiş; mimari kalıcı tapınak ve kentleri doğurmuş; ticari sözleşmeler ise yazılı hukuku zorunlu kılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Dini inançların askeri ve sosyal etkilerini analiz etmek
Maniheizm ve Budizm'in getirdiği savaşma ve et yeme yasaklarının, göçebe askeri yapıyı zayıflatarak yerleşik hayata geçişi desteklediğini belirlemek.
İnanç sistemlerinin yaşam tarzı üzerindeki dönüştürücü etkisini saptamak.
2
Tarımsal üretimin sosyo-ekonomik sonuçlarını değerlendirmek
Tarım ve sulama kanalı inşasının, toprağa bağlı mülkiyet ve üretim odaklı yeni bir ekonomik model oluşturduğunu saptamak.
Ekonomik faaliyet türünün toplumsal yapı üzerindeki belirleyici rolünü anlamak.
3
Mimari ve sanat anlayışındaki yapısal değişimi incelemek
Saray, tapınak ve surlarla çevrili kentlerin kurulmasının, taşınabilir sanattan kalıcı mimariye geçişi temsil ettiğini saptamak.
Fiziki mekan inşasının sanatsal üretim üzerindeki etkisini kavramak.
4
Ticari sözleşmelerin hukuki boyutunu belirlemek
Kiralama, borç ve işçi sözleşmelerinin, yerleşik düzendeki karmaşık ilişkileri düzenlemek üzere Türk hukukunu yazılı hale getirdiğini tespit etmek.
Sosyal ilişkilerin karmaşıklaşmasının yazılı hukuk ihtiyacını doğurduğunu fark etmek.

Anahtar Kavram

Uygurların yerleşik hayata geçişinin dini, ekonomik, mimari ve hukuki alanlardaki yapısal ve kalıcı sonuçları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1068Soru

Aşağıda realizm ve natüralizm akımlarının temel özellikleri ile bu akımların dünya ve Türk edebiyatındaki bazı temsilcileri verilmiştir. Sol sütundaki edebi özellikleri sağ sütundaki doğru sanatçılarla nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Deneysel roman kavramını ortaya atarak soyaçekim ve determinizm ilkelerini edebiyata uyarlayan Fransız yazar
Türk edebiyatında realizmin ilk teorisyeni kabul edilen ve ilk realist roman örneği olan Araba Sevdası'nı yazan sanatçı
Natüralizm akımının ilkelerini benimseyip sokağın dilini ve halkın günlük yaşayışını edebiyata taşıyan bağımsız Türk yazarı
Realizm akımının en önemli temsilcilerinden biri olup nesnel gözlem gücüyle kaleme aldığı Madame Bovary adlı eserin yazarı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Deneysel roman ve soyaçekim kavramları Émile Zola ile, ilk realist roman ve kuramcılık Recaizade Mahmut Ekrem ile, sokak dili ve bağımsız natüralist çizgi Hüseyin Rahmi Gürpınar ile, Madame Bovary romanı ve güçlü realizm ise Gustave Flaubert ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede; deneysel roman ve determinizm gibi kavramları edebiyata uygulayan Émile Zola, edebiyatımızda realizmin ilk teorisyeni ve Araba Sevdası'nın yazarı Recaizade Mahmut Ekrem, sokağın dilini natüralist ilkelerle birleştiren Hüseyin Rahmi Gürpınar ve realizmin dünyadaki başyapıtı Madame Bovary'nin yazarı Gustave Flaubert birbirleriyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Deneysel roman, soyaçekim ve determinizm gibi natüralist kavramları savunan Fransız yazarı belirleme.
Deneysel roman, soyaçekim ve determinizm ilkeleri natüralizmin kurucusu Émile Zola ile eşleşir.
Émile Zola, edebiyatı deneysel bir bilim dalı olarak görerek bu ilkeleri romanlarında uygulamıştır.
2
Türk edebiyatındaki ilk realist romanı ve bu akımın ilk teorisyenini bulma.
Bu sanatçı Araba Sevdası romanının yazarı Recaizade Mahmut Ekrem'dir.
Recaizade Mahmut Ekrem, Servet-i Fünun nesline de öncülük ederek realizmin yerleşmesinde öncü olmuştur.
3
Sokağın dilini edebiyata yansıtan bağımsız natüralist yazarı tespit etme.
Bu tanım bağımsız çizgide eser veren Hüseyin Rahmi Gürpınar ile eşleşir.
Hüseyin Rahmi Gürpınar, edebiyatı halkı eğitme aracı olarak görmüş ve natüralist unsurları sokağın canlı diliyle harmanlamıştır.
4
Madame Bovary romanını nesnel gözlem ilkeleriyle yazan realist yazarı bulma.
Bu yazar realizmin dünya edebiyatındaki zirvesi kabul edilen Gustave Flaubert'dir.
Gustave Flaubert, romanında üslup titizliğine ve tarafsız gözleme büyük önem vererek realist romanın şablonunu oluşturmuştur.

Anahtar Kavram

Realizm ve Natüralizm Akımlarının İlkeleri, Temsilcileri ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1069Soru

Türkiye; zengin yer şekilleri, jeolojik yapısı, iklim çeşitliliği ve köklü tarihi geçmi��i sayesinde çok çeşitli turizm potansiyeline sahiptir.

Aşağıda verilen Türkiye'deki turizm merkezleri ile bu merkezlerde gelişen baskın turizm türü ve gelişiminde etkili olan temel coğrafi/tarihi özellikleri eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sarıkamış (Kars)
Karacasu - Aphrodisias (Aydın)
Ayder (Rize)
Sandıklı (Afyonkarahisar)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sarıkamış (Kars) ile kış turizmi (kristal kar yapısı); Karacasu - Aphrodisias (Aydın) ile kültür turizmi (UNESCO listesi, heykeltıraşlık okulu); Ayder (Rize) ile yayla turizmi (klimatik konfor); Sandıklı (Afyonkarahisar) ile termal turizm (sıcak su kaynakları) eşleşmektedir.
Sarıkamış, düşük nem oranı sayesinde kristal kar yapısına sahip kış sporları merkezidir. Aphrodisias, UNESCO listesinde yer alan antik bir kültür turizmi alanıdır. Ayder, Karadeniz dağlarında yazın klimatik konfor sunan yayla turizmi merkezidir. Sandıklı ise aktif kırıklı yapıya bağlı olarak kaplıcalarıyla bilinen termal turizm merkezidir.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin coğrafi konumlarını ve jeolojik/jeomorfolojik özelliklerini belirleme
Sarıkamış yüksek ve soğuk bir karasal iklim bölgesinde; Sandıklı aktif fay hatlarının geçtiği jeotermal alanda; Ayder nemli Karadeniz dağlarında; Aphrodisias ise Ege Bölgesi'nde tarihi bir antik kent alanında yer alır.
Turizm faaliyetlerinin türünü belirleyen temel faktörler iklim, yer şekilleri, jeolojik yapı ve beşeri-tarihi unsurlardır.
2
Merkezlerde gelişen baskın turizm türlerini tespit etme
Sarıkamış kış sporları, Sandıklı kaplıca/termal turizm, Ayder yayla turizmi, Aphrodisias ise arkeolojik kültür turizmi ile doğrudan ilişkilidir.
Her merkez, kendine has coğrafi veya tarihi potansiyeline uygun turizm faaliyetleriyle markalaşmıştır.
3
Eşleştirmeleri gerçekleştirme
Sarıkamış kristal kar yapısı ifadesiyle, Sandıklı tektonik hatlar ve sıcak su ifadesiyle, Ayder serin yaz şartları ve yayla ifadesiyle, Aphrodisias ise heykeltıraşlık okulu ve UNESCO ifadesiyle doğru şekilde eşleştirilir.
Kavramsal ve mekansal eşleştirmelerin doğruluğu coğrafi gerekçelerle kanıtlanır.

Anahtar Kavram

Türkiye'nin farklı jeolojik, jeomorfolojik ve klimatik özelliklerine bağlı olarak gelişen turizm çeşitliliği ve UNESCO Dünya Miras Varlıkları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1070Soru

Aşağıda sol sütunda verilen tarihsel buluntu ve araştırma konularını, sağ sütunda verilen ve bu araştırmalarda öncelikle yararlanılan tarihe yardımcı bilim dallarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İstanbul Yarımburgaz Mağarası'ndaki paleolitik tabakalardan çıkarılan insan iskeleti kalıntılarının incelenerek en eski Anadolu sakinlerinin fiziki özellikleri ve kökenlerinin araştırılması
Doğu Türkistan'da Turfan bölgesinde ele geçen ve Uygur alfabesiyle kâğıt üzerine yazılmış ticari sözleşmelerin ve vakfiyelerin okunarak çözümlenmesi
Çorum Yazılıkaya Açık Hava Tapınağı'ndaki kaya blokları üzerine kazınmış Hitit hiyeroglif yazıtlarının okunarak dönemin kültürel yapısının araştırılması
Türkiye Selçuklu Devleti dönemine ait olan ve hükümdarın tuğrasını taşıyan resmi atama belgelerinin (beratların) dil, üslup ve hukuki geçerlilik yönünden incelenmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İstanbul Yarımburgaz Mağarası'ndaki insan kalıntılarının antropoloji ile, Turfan'da bulunan Uygur alfabesiyle yazılı belgelerin paleografya ile, Yazılıkaya'daki Hitit kaya yazıtlarının epigrafi ile ve Selçuklu resmi beratlarının diplomatik bilim dalı ile eşleştirilmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede; yazının bulunmadığı tarih öncesi döneme ait Yarımburgaz Mağarası insan iskeletleri antropoloji ile, kağıt üzerine yazılmış eski Uygur metinleri paleografya ile, kaya üzerine kazınmış Hitit kitabeleri epigrafi ile ve resmi nitelikteki Selçuklu beratları diplomatik bilimi ile doğru şekilde eşleştirilmiştir. Bu sayede her buluntu, kendi dönemsel koşullarına ve materyal özelliğine en uygun bilim dalı vasıtasıyla aydınlatılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Buluntuların ait olduğu tarihsel dönemleri ve yazılı olup olmadıklarını analiz etmek.
Yarımburgaz Mağarası buluntularının yazısız tarih öncesi döneme (Paleolitik); Turfan belgeleri, Yazılıkaya yazıtları ve Selçuklu beratlarının ise yazılı tarihi devirlere ait olduğu saptanır.
Tarih öncesi dönemlerin incelenmesinde yazı bulunmadığı için paleografya, epigrafi ve diplomatik gibi doğrudan yazıyı temel alan bilim dalları kullanılamaz.
2
Yazılı buluntuların biçimsel niteliğine ve yazıldıkları malzemeye göre uygun bilim dallarını belirlemek.
Kaya bloğu üzerine kazınmış Hitit yazısı için epigrafi; kağıt üzerindeki el yazması Uygur belgeleri için paleografya; resmi nitelikteki Selçuklu beratları için diplomatik eşleştirmesi yapılır.
Yazının yazıldığı zemin (sert zemin veya taş/kaya için epigrafi) ve belgenin resmi/siyasi niteliği (resmi evraklar için diplomatik) belirleyici kıstaslardır.
3
Eşleştirmeleri nihai hale getirerek kontrol etmek.
Tarih öncesi insan iskeletleri antropolojiye, kağıt üzerindeki eski yazılar paleografyaya, kaya yazıtları epigrafe, devlet belgeleri ise diplomatiğe yönlendirilir.
Tüm buluntu türleri ve çalışma hedefleri, kendilerini incelemeye en uygun bilim dallarıyla eksiksiz ve hatasız şekilde ilişkilendirilmiştir.

Anahtar Kavram

Tarihe Yardımcı Bilim Dalları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1071Soru

Aşağıda verilen tarihsel buluntu ve belgeleri, bu buluntuların çözümlenmesinde öncelikle yararlanılan tarihe yardımcı bilim dallarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazının henüz icat edilmediği tarih öncesi dönemlere ait Yarımburgaz Mağarası'ndaki taş aletler ve ocak izleri
Orhun Vadisi'ndeki dikilitaşlar üzerinde yer alan ve Göktürkçe yazılmış olan Kül Tigin Anıtı
Fatih Sultan Mehmet Dönemi'ne ait sadrazamlık beratları ve resmi yazışmalar
Büyük Selçuklu Devleti dönemine ait, üzerinde hükümdar unvanları bulunan altın dinarlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yarımburgaz Mağarası buluntuları arkeolojiyle, Kül Tigin Anıtı epigrafiyle, sadrazamlık beratlar�� diplomatikle ve altın dinarlar nümizmatikle eşleşir.
Doğru eşleştirmede; yazısız döneme ait olan Yarımburgaz Mağarası buluntuları arkeolojiyle, anıtsal bir yazıt olan Kül Tigin Anıtı epigrafiyle, resmi bir devlet belgesi olan sadrazamlık beratları diplomatikle ve eski madeni para olan altın dinarlar nümizmatikle eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Tarih öncesi dönem buluntularının niteliğini analiz etme.
Yarımburgaz Mağarası'ndaki taş aletler ve ocak izleri tarih öncesi döneme ait olup yazı içermez. Bu nedenle yalnızca arkeoloji bilimi ile incelenebilir.
Tarih öncesi dönemlerde yazı olmadığı için paleografya, epigrafi ve diplomatik gibi yazılı kaynak bilimleri kullanılamaz.
2
Dikilitaş üzerindeki yazıtların niteliğini inceleme.
Kül Tigin Anıtı anıtsal bir dikilitaştır.
Taş ve mermer gibi sert cisimler üzerindeki kitabeleri inceleyen bilim dalı epigrafidir.
3
Resmi devlet evraklarının ve belgelerinin türünü belirleme.
Sadrazamlık beratları ve resmi yazışmalar hukuki-siyasi belgelerdir.
Devletler arası veya devlet içi resmi yazışmaları, fermanları ve beratları inceleyen bilim dalı diplomatiktir.
4
Madeni paraların hangi bilim dalıyla inceleneceğini belirleme.
Altın dinarlar devletin bastırdığı madeni paralardır.
Eski paraları inceleyerek ekonomik ve siyasi durum hakkında bilgi sunan bilim dalı nümizmatiktir.

Anahtar Kavram

Tarihe yardımcı bilim dallarının çalışma alanları ve tarih öncesi dönemlerde yazılı bilimlerin kullanılamaması kuralı.
Soru 1072Soru

Aşağıda verilen şehirler ile bu şehirlerin ön plana çıkan fonksiyonel özelliklerini ve etki alanlarını doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Essen
Roma
Marsilya
Oxford

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Essen şehri sanayi fonksiyonu ve küresel etkiyle (left_1 - right_1), Roma şehri idari ve dini fonksiyonla küresel etkiyle (left_2 - right_2), Marsilya şehri liman fonksiyonuyla bölgesel etkiyle (left_3 - right_3), Oxford şehri ise eğitim fonksiyonuyla bölgesel etkiyle (left_4 - right_4) eşleşmektedir.
Eşleştirmede Essen sanayi fonksiyonuyla küresel etkiye (1-1); Roma idari ve dini fonksiyonuyla küresel etkiye (2-2); Marsilya liman fonksiyonuyla bölgesel etkiye (3-3); Oxford ise eğitim fonksiyonuyla bölgesel etkiye (4-4) sahip olacak şekilde doğru eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Essen şehrinin fonksiyonunun ve etki derecesinin belirlenmesi
Almanya'nın Ruhr Havzası'nda yer alan Essen, zengin taş kömürü havzasına bağlı olarak demir-çelik sanayisiyle gelişmiş ve sanayi fonksiyonuyla küresel ölçekte etki kazanmıştır. Bu nedenle birinci açıklama ile eşleşir.
Sanayi şehirlerinin küresel etkisine Essen en tipik örnektir.
2
Roma şehrinin fonksiyonunun ve etki derecesinin belirlenmesi
Roma, hem İtalya'nın idari başkenti hem de Katolik dünyasının dini merkezi olan Vatikan'ı barındırması yönüyle çift fonksiyonlu ve küresel etkiye sahip bir şehirdir. Bu nedenle ikinci açıklama ile eşleşir.
Dini ve idari fonksiyonların bir arada bulunması Roma'ya küresel etki kazandırır.
3
Marsilya şehrinin fonksiyonunun ve etki derecesinin belirlenmesi
Marsilya, Akdeniz Havzası'nın en büyük ticaret kapılarından biri olup liman fonksiyonuna sahiptir ve etki alanı bölgesel ölçektedir. Bu nedenle üçüncü açıklama ile eşleşir.
Liman şehirlerinin etki alanı küresel veya bölgesel olabilir; Marsilya bölgesel düzeydedir.
4
Oxford şehrinin fonksiyonunun ve etki derecesinin belirlenmesi
Oxford, dünya çapında tanınan prestijli eğitim kurumlarına sahip olsa da MEB müfredatında eğitim fonksiyonuna bağlı bölgesel etkiye sahip şehirler sınıfında yer alır. Bu nedenle dördüncü açıklama ile eşleşir.
Eğitim fonksiyonu ön planda olan şehirler genellikle bölgesel etki gösterir.

Anahtar Kavram

Şehirlerin ön plana çıkan fonksiyonel özellikleri ile etki alanlarının (küresel, bölgesel, yerel) sınıflandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1073Soru

Uygur Devleti'nin Maniheizm dinini kabul ederek yerleşik yaşama geçmesi, Türk tarihinde sosyal, ekonomik, kültürel ve askeri alanlarda köklü değişimleri beraberinde getirmiştir.

Buna göre, sol sütunda verilen Uygur kültüründeki gelişmeleri, sağ sütundaki bu gelişmelerin ortaya çıkardığı doğrudan tarihsel sonuçlar ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Maniheizm ve Budizm gibi yeni inanç sistemlerine ait kutsal metinlerin geniş kitlelere ulaştırılmak istenmesi
Tarımsal faaliyetlerin başlaması ve yerleşik hayat tarzının temel ekonomik model olarak benimsenmesi
Ordu-balık adı verilen planlı şehirlerin kurulması ve kalıcı mimari eserlerin inşa edilmesi
Bozkır yaşantısının sağladığı askeri hareketlilik ve hücum kabiliyetinin zamanla zayıflaması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maniheizm ve Budizm'e ait kutsal metinlerin yayılmak istenmesi matbaacılık ve kütüphaneciliğe; tarımsal faaliyetlerin benimsenmesi yaz��lı hukuk vesikalarına; planlı şehirlerin kurulması fresko ve heykelcilik gibi yerleşik süsleme sanatlarına; askeri hareketliliğin zayıflaması ise şehir surları ve kale mimarisine yol açmıştır.
Uygurlarda yeni dinlerin yayılma arzusu yazılı kültürü (matbaa ve kâğıt) tetiklemiş; tarımsal hayat mülkiyet hukukunu (yazılı sözleşmeler) kurumsallaştırmış; yerleşik yaşam ve tapınak mimarisi kalıcı sanat dallarını (fresko) geliştirmiş; askeri hareketliliğin kaybı ise şehirlerin surlarla korunması ihtiyacını (istihkam mimarisi) doğurmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Dini değişim ile kültürel üretim arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Maniheizm ve Budizm'in kutsal kitaplarının çoğaltılması isteği, Uygurların matbaa, kâğıt ve kütüphanecilik alanında ilerlemesi ile eşleşir.
Yeni dinlerin öğretilerinin yayılması, yazılı kültürün ve teknolojinin (matbaa) gelişmesini zorunlu kılmıştır.
2
Ekonomik model değişikliğinin hukuki etkisini değerlendirmek.
Tarım faaliyetlerinin başlaması, özel mülkiyet ve buna bağlı yazılı iş/kiralama sözleşmelerinin ortaya çıkması ile eşleşir.
Toprağın işlenmesi ve yerleşik yaşam, taşınmaz mülkiyetini ve bu alandaki uyuşmazlıkları çözecek yazılı hukuk kurallarını gerekli kılmıştır.
3
Şehirleşmenin sanat dalları üzerindeki etkisini incelemek.
Kalıcı şehirlerin ve tapınakların kurulması, taşınabilir sanat eserleri yerine duvar resmi (fresko) ve heykel gibi kalıcı süsleme sanatlarının gelişmesi ile eşleşir.
Mimari yapıların kalıcı olması, göçebe yaşamdaki taşınabilir çadır süslemelerinin yerini duvar ve mimari odaklı sanatların almasına yol açmıştır.
4
Askeri yapıda meydana gelen değişimlerin mimari yansımalarını belirlemek.
Bozkırın sağladığı hareketli savaş gücünün zayıflaması, şehirlerin etrafına surların çekilmesi ve kale mimarisinin gelişmesi ile eşleşir.
Açık bozkırda düşmanla karşılaşan hareketli süvari birliklerinin yerini, yerleşik merkezleri korumak amacıyla pasif savunmaya dayalı sur ve istihkam yapıları almıştır.

Anahtar Kavram

Uygur Devleti ve Yerleşik Yaşama Geçişin Etkileri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1074Soru

Uygur Devleti Dönemi'nde yerleşik yaşam tarzının benimsenmesi ve yeni inanç sistemlerine geçilmesi, Türk tarihinin sosyal, ekonomik, hukuki ve kültürel yapısında köklü değişimlere yol açmıştır.

Buna göre, sol sütunda verilen gelişmeler ile bu gelişmelerin sağ sütunda yer alan doğal sonuçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Maniheizm ve Budizm dinlerinin benimsenmesi
Tarım havzalarında kalıcı yerleşim birimlerinin (balık) kurulması
Ticaretin gelişmesi ve mülkiyet ilişkilerinin çeşitlenmesi
Kültürel birikimin kalıcı hale getirilmesi ve yaygınlaştırılması ihtiyacı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Maniheizm ve Budizm dinlerinin benimsenmesi -> Et yeme yasağıyla birlikte savaşçılık özelliklerinin gerilemesi ve tapınak mimarisinin gelişmesi; Tarım havzalarında kalıcı yerleşim birimlerinin kurulması -> Göçebe çadır yaşamından kerpiç ve tuğladan yapılan sivil mimari yapılara geçilmesi; Ticaretin gelişmesi ve mülkiyet ilişkilerinin çeşitlenmesi -> Hukuki işlemlerin yazılı sözleşmelere bağlanması; Kültürel birikimin kalıcı hale getirilmesi ve yaygınlaştırılması ihtiyacı -> Hareketli harf sistemiyle ahşap matbaaların kullanılması ve kütüphanelerin oluşturulması.
Yerleşik yaşama geçiş sürecindeki nedensellik ilişkileri şu şekildedir: Maniheizm ve Budizm dinlerinin benimsenmesi et yeme yasağını getirerek savaşçılığı zayıflatmış ve tapınakları zorunlu kılmıştır. Kalıcı yerleşim birimlerinin kurulması sivil mimariyi (kerpiç/tuğla) ortaya çıkarmıştır. Ticari ve mülkiyet ilişkilerinin karmaşıklaşması yazılı sözleşmeleri doğurmuştur. Kültürel birikimi yayma isteği ise ahşap matbaa ve kütüphaneleri ortaya çıkarmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Maniheizm ve Budizm inançlarının sosyal ve mimari hayata etkileri değerlendirilir.
Dinlerin getirdiği et yeme yasağının savaşçılığı zayıflattığı ve tapınaklar kurulmasını sağladığı belirlenir.
Dinî değişimin doğrudan askeri ve kültürel sonuçlarını tespit etmek.
2
Kalıcı tarım havzalarının kurulmasının yerleşim biçimine etkisi incelenir.
Çadırdan kerpiç ve tuğla meskenlere geçildiği ve sivil mimarinin başladığı görülür.
Yerleşikliğin en temel göstergesi olan konut tipolojisindeki değişimi anlamak.
3
Ticari gelişim ve mülkiyet yapısının hukuka yansıması analiz edilir.
Alım-satım, borç ve kiralama gibi mülkiyet odaklı işlerin yazılı sözleşmelere döküldüğü bulunur.
Sosyo-ekonomik ilişkilerin hukuk sisteminde yarattığı dönüşümü belirlemek.
4
Kültür birikimini koruma ve yayma ihtiyacının araçları araştırılır.
Matbaa kullanımı ve kütüphanelerin bu ihtiyacı karşılamak için ortaya çıktığı tespit edilir.
Entelektüel faaliyetlerin kurumsallaşma düzeyini ortaya koymak.

Anahtar Kavram

Uygur Devleti'nin yerleşik yaşama geçmesiyle dinî, mimari, hukuki ve kültürel alanlarda yaşanan yapısal dönüşümler ve bunların sonuçları.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 1075Soru

Yeni Türk Devleti'nde gerçekleştirilen bazı inkılaplar ve bu inkılapların ilişkili olduğu temel Atatürk ilkeleri aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki gelişmeleri, sağ sütundaki en belirgin ilişkili olduklar�� ilkelerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aşar Vergisinin kaldırılmasıyla köylünün ekonomik yükünün hafifletilmesi ve toplumsal alanda ayrıcalıkların önüne geçilmesi
Kabotaj Kanunu'nun kabul edilerek Türk karasularında deniz ticareti hakkının yalnızca Türk gemi ve vatandaşlarına tanınması
Saltanatın kaldırılması ve kadınlara seçme ve seçilme hakkının verilmesiyle millî iradenin yönetimdeki etkinliğinin artırılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Aşar vergisinin kaldırılması gelişmesi Halkçılık ilkesiyle; Kabotaj Kanunu'nun kabul edilmesi gelişmesi Milliyetçilik ilkesiyle; Saltanatın kaldırılması ve kadınlara seçme/seçilme hakkının verilmesi gelişmesi ise Cumhuriyetçilik ilkesiyle eşleşmektedir.
Aşar Vergisinin kaldırılması toplumsal eşitlik ve adalet sağladığı için Halkçılık; Kabotaj Kanunu Türk karasularında bağımsızlığı ve millîliği getirdiği için Milliyetçilik; saltanatın kaldırılması ve halkın yönetimde söz sahibi olması ise doğrudan halk egemenliğini güçlendirdiği için Cumhuriyetçilik ilkesiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Aşar vergisinin kaldırılması amacını ve sonuçlarını analiz etme
Köylü üzerindeki ağır vergi yükünün kaldırılıp eşitlik sağlanması hedeflenmiştir. Bu durum doğrudan toplumsal fayda ve eşitlik içeren Halkçılık ilkesine götürür.
Halkçılık ilkesi; sınıf ayrıcalıklarının reddini, toplumsal eşitliği ve halk yararına çalışmaları esas alır.
2
Kabotaj Kanunu'nun kapsamını inceleme
Kabotaj Kanunu, Türk denizlerinde bağımsızlığı sağlamış ve kapitülasyonların izlerini silmiştir. Bu bağımsızlık ve millîleşme vurgusu Milliyetçilik ilkesiyle örtüşür.
Milliyetçilik ilkesi; millî bağımsızlığı, vatanın bütünlüğünü ve ülke kaynaklarının millîleştirilmesini amaçlar.
3
Saltanatın kaldırılması ve siyasi hakların genişletilmesini değerlendirme
Kişi egemenliğinin son bulması ve halkın yönetime katılımının artırılması hedeflenmiştir. Bu hedefler doğrudan Cumhuriyetçilik ilkesiyle ilişkilidir.
Cumhuriyetçilik ilkesi; millet egemenliğini, seçimi, yönetime katılımı ve demokrasiyi savunur.

Anahtar Kavram

Atatürk ilkelerinin temel amaçları ve gerçekleştirdikleri inkılaplarla ilişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1076Soru

Orta Çağ Avrupa'sında feodal sistemin işleyişini belirleyen siyasi, hukuki ve sosyal kavramlar bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda sol sütunda verilen feodalizm terimlerini, sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Süzeren
Vassal
Fief
Serf

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Süzeren kavramı vassalı koruyan senyörle, vassal kavramı koruma altına giren kişiyle, fief kavramı vassalın denetimine bırakılan toprak parçasıyla, serf kavramı ise toprağa bağlı köylü sınıfıyla eşleşmektedir.
Süzeren feodal ilişkide üstteki koruyucuyu, vassal ise himaye edilen bağımlı soyluyu ifade eder. Fief bu ilişkide vassalın işlettiği toprak mülküdür, serf ise topraktan ayrılamayan köylüdür.

Adım Adım Çözüm

1
Feodal sistemin kişisel bağlılık ilişkilerini analiz etmek.
Süzerenin koruyan senyör, vassalın ise korunan soylu olduğu saptanır.
Feodalitenin hiyerarşik yapısını anlamak için bu kişisel rollerin bilinmesi gerekir.
2
Sistemin ekonomik unsurlarını sınıflandırmak.
Fiefin sadakat karşılığı verilen toprak, serfin ise toprak üzerinde mülkiyetsiz çalışan köylü olduğu saptanır.
Feodal yapının tarımsal üretim ve toprak rejimini çözümlemek için ekonomik kavramların eşleştirilmesi gerekir.

Anahtar Kavram

Feodalitenin Temel Kavramları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1077Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in kuruluşundan günümüze kadar uygulanan ekonomi politikaları, doğal kaynakların (maden, su, toprak vb.) işletilmesi ve yönetim biçiminde belirleyici olmuştur. Aşağıda verilen ekonomi politikası dönemlerini, bu dönemlerde doğal kaynakların kullanımına yönelik gerçekleştirilen temel faaliyetler veya kurumsal adımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1929-1950 Dönemi (Devletçilik İlkesi ve Madencilik)
1950-1960 Dönemi (Liberal Politikalar ve Tarımda Makineleşme)
1960-1980 Dönemi (Planlı Kalkınma ve Teşkilatlanma)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

1929-1950 Dönemi (Devletçilik İlkesi ve Madencilik) ile MTA Enstitüsü ve Etibank'ın kurulması; 1950-1960 Dönemi (Liberal Politikalar ve Tarımda Makineleşme) ile tarımda traktör kullanımı ve büyük barajların inşası; 1960-1980 Dönemi (Planlı Kalkınma ve Teşkilatlanma) ile DPT'nin kurulması ve kalkınma planları eşleşir.
Eşleştirme, Türkiye ekonomi tarihindeki kurumsal ve yapısal gelişmelerin kronolojik yansımasına dayanmaktadır. Devletçilik ilkesinin benimsendiği 1929-1950 döneminde yer altı kaynaklarının aranması için MTA ve Etibank kurulmuştur. Liberal politikaların öne çıktığı 1950-1960 döneminde tarımda traktör kullanımı ve sulama amaçlı Seyhan Barajı gibi su projeleri hız kazanmıştır. 1960-1980 planlı dönemde ise DPT kurularak kalkınma planları vasıtasıyla doğal kaynakların planlı kullanımına geçilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Ekonomi politikası dönemlerinin karakteristik özelliklerini ve doğal kaynak yaklaşımlarını belirleme
1929-1950 arası devletçi sanayi ve maden yatırımları, 1950-1960 arası liberalleşme ve tarımsal modernleşme, 1960-1980 arası ise planlı devlet yatırımları dönemidir.
Dönemsel uygulamaların mekansal ve kurumsal yansımalarını doğru analiz etmek için.
2
Yer altı kaynaklarının aranması ve işletilmesine yönelik kurumsal adımları analiz etme
1935 yılında MTA Enstitüsü ve Etibank kurulmuştur. Bu tarih 1929-1950 devletçilik dönemiyle örtüşmektedir.
Devlet eliyle madencilik faaliyetlerinin kurumsallaşması bu dönemin temel hedefidir.
3
Tarım ve su kaynaklarının kullanımındaki teknolojik ve yapısal değişimleri inceleme
Traktör kullanımının artması ve Seyhan ile Sarıyar gibi önemli barajların yapılması 1950-1960 liberal döneminde gerçekleşmiştir.
Bu dönemde tarımsal üretimi artırmak için sulama ve makineleşme altyapısına büyük yatırımlar yapılmıştır.
4
Planlı kalkınma hamlelerini ve teşkilatlanmayı tespit etme
1960 yılında Devlet Planlama Teşkilatının kurulması ve beş yıllık kalkınma planları 1960-1980 dönemiyle eşleşmektedir.
Doğal kaynakların korunarak rasyonel şekilde işletilmesi DPT'nin planlı yönetimiyle sağlanmıştır.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Cumhuriyet döneminde uygulanan ekonomi politikalarının doğal kaynakların yönetimi üzerindeki yansımaları
Soru 1078Soru

İlk Türk-İslam devletlerinde devlet işlerinin görüşüldüğü Büyük Divan'a (Divan-ı Saltanat) bağlı olarak çalışan alt divanlar bulunmaktadır. Aşağıdaki tabloda yer alan divanları ve bu divanların temel görevlerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Divan-ı İstifa
Divan-ı Arz
Divan-ı İşraf
Divan-ı İnşa

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Divan-ı İstifa mali işlerle (gelir-gider hesapları), Divan-ı Arz askeri işlerle (ordu ihtiyaçları ve maaşlar), Divan-ı İşraf idari ve mali teftişle (denetim) ve Divan-ı İnşa ise devletin yazışmalarıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede: Divan-ı İstifa mali işlerle (gelir-gider hesapları), Divan-ı Arz askeri işlerle (ordu ihtiyaçları ve maaşlar), Divan-ı İşraf idari ve mali teftişle (denetim) ve Divan-ı İnşa ise devletin iç/dış yazışmalarıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Divan-ı İstifa teriminin işlevini belirleme.
Bu divan devletin mali işlerinden (istifa/müstevfi) sorumludur, dolayısıyla gelir-gider hesaplarıyla ilgili olan tanım ile eşleşir.
İlk Türk-İslam devletlerinde maliye teşkilatının başındaki divanın Divan-ı İstifa olduğu bilgisini uygulamak.
2
Divan-ı Arz teriminin işlevini belirleme.
Bu divan askeri işlerden ve ordunun ihtiyaçlarından sorumludur, dolayısıyla askeri daire tanımı ile eşleşir.
Arz kelimesinin askeri sunum ve ordu işleriyle ilişkili olduğunu bilmek.
3
Divan-ı İşraf teriminin işlevini belirleme.
Bu divan devletin kurumlarını denetleyen teftiş dairesidir, dolayısıyla denetim tanımı ile eşleşir.
İşraf kelimesinin köken olarak denetleme/gözetleme (müşrif) anlamına geldiğini bilmek.
4
Divan-ı İnşa teriminin işlevini belirleme.
Bu divan iç ve dış yazışmaları yöneten dairedir, dolayısıyla yazışma ve tuğra tanımı ile eşleşir.
İnşa veya Tuğra divanının devletin bürokratik yazışmalarından sorumlu olduğunu bilmek.

Anahtar Kavram

İlk Türk-İslam devletlerinde devlet yönetimini sağlayan merkez teşkilatı (divanlar) ve görevleri.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 1079Soru

Karahanlılar, Gazneliler ve Büyük Selçuklular gibi ilk Türk-İslam devletlerinde saray teşkilatı, devletin yönetim merkezi olmasının yanı sıra hükümdarın özel yaşam alanıydı. Aşağıdaki saray görevlilerini, üstlendikleri temel sorumluluklar ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hacibü'l-Hüccab
Candar
Camedar
Alemdar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hacibü'l-Hüccab saray protokolünü düzenler; Candar saray güvenliğini sağlar; Camedar hükümdarın elbiselerinden sorumludur; Alemdar ise bayrak ve sancağı taşır.
Hacibü'l-Hüccab, hükümdar ile halk, divan üyeleri ve elçiler arasındaki ilişkileri düzenleyerek saray protokolünü yöneten kişidir. Candar, sarayın ve hükümdarın güvenliğini sağlamakla görevli muhafızdır. Camedar, hükümdarın giysilerini hazırlayan ve koruyan görevlidir. Alemdar ise törenlerde ve savaşlarda devletin sembolü olan bayrak ve sancağı taşımaktan sorumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Hacibü'l-Hüccab teriminin tanımını belirleme
Hükümdar ile dış dünya ve divan arasındaki protokolü sağlayan görevli olarak eşleştirilir.
Hacip, kelime anlamıyla aracı olan demektir; sarayda elçiler ve halkla ilişkileri yürüten en üst düzey görevlidir.
2
Candar teriminin görevini belirleme
Saray güvenliği ve muhafızlıktan sorumlu görevli olarak eşleştirilir.
Candar, hükümdarın canını koruyan muhafız birliğinin komutanıdır.
3
Camedar teriminin işlevini bulma
Hükümdarın giysilerinden sorumlu görevli olarak eşleştirilir.
Camedar, hükümdarın giyim kuşam işlerini idare eder.
4
Alemdar teriminin anlamını çıkarma
Devletin bayrak ve sancağını taşımakla yükümlü görevli olarak eşleştirilir.
Alemdar, devletin bağımsızlık sembollerini taşıma onuruna sahip kişidir.

Anahtar Kavram

İlk Türk-İslam Devletlerinde Saray Teşkilatı
Soru 1080Soru

Aşağıda Klasik Dönem Osmanlı ordu teşkilatına ait bazı kavramlar ve açıklamaları verilmiştir. Bu kavramları doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cebelü
Ulufe
Dirlik
Gureba

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cebelü dirlik sahibinin beslediği atlı askerle, Ulufe kapıkulu askerlerinin üç aylık maaşıyla, Dirlik mülkiyeti devlete ait olup geliri hizmete ayrılan toprakla, Gureba ise saltanat sancağını koruyan kapıkulu süvarileriyle eşleşmelidir.
Eşleştirme yapıldığında; Cebelü dirlik sahiplerinin beslediği askerlerle, Ulufe kapıkulunun maaşıyla, Dirlik mülkiyeti devlete ait olan ve vergi geliri hizmet karşılığı verilen toprak birimiyle, Gureba ise saltanat sancağını koruyan kapıkulu süvarileriyle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Cebelü kavramının Klasik Dönem Osmanlı askeri yapısındaki yerini tespit etmek.
Cebelü'nün, tımar sisteminde dirlik sahipleri tarafından yetiştirilen atlı ve zırhlı eyalet askerleri (sipahi askerleri) olduğu belirlenir.
Tımar sisteminin askeri yükümlülüklerini kavramak için dirlik sahibinin yetiştirdiği temel askeri gücün adını bilmek gerekir.
2
Ulufe teriminin tanımını belirleyerek Kapıkulu sistemiyle ilişkilendirmek.
Ulufenin, hazineden doğrudan maaş alan kapıkulu askerlerine üç ayda bir verilen düzenli maaş olduğu saptanır.
Kapıkulu sisteminin maaşlı yapısı ile tımar sisteminin toprağa dayalı finansman modelini ayırt etmek önemlidir.
3
Dirlik toprak sisteminin mülkiyet ve gelir yapısını analiz etmek.
Dirlik sisteminde toprağın mülkiyetinin devlete ait olduğu, görevliye sadece vergi toplama hakkının verildiği görülür.
Osmanlı toprak rejiminin 'mîrî' karakterini anlayarak toprak mülkiyetinin sipahiye değil devlete ait olduğunu netleştirmek gerekir.
4
Gureba birliğinin Kapıkulu ordusu içindeki görev tanımını bulmak.
Gureba sınıfının, padişahın sancağını koruyan kapıkulu süvarilerinden (Altı Bölük Halkı) biri olduğu anlaşılır.
Merkez ordusunun süvari sınıflarının işlevsel rollerini doğru tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Klasik Dönem Osmanlı askeri ve mali teşkilatlanmasında Tımar (Eyalet) ve Kapıkulu (Merkez) sistemlerinin kavramsal ve kurumsal yapısı.
ÖncekiSayfa 54 / 90Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin