Tüm alıştırma soruları

1797 soru

Soru 141Soru

18-19. yüzyıl felsefesinde aydınlanma, bilgi ve birey-devlet ilişkisi bağlamında geliştirilen felsefi kavramlar ile bu kavramların temel açıklamaları aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki kavramları sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sapere Aude
Tabula Rasa
Genel İrade
Diyalektik İdealizm

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sapere Aude kavramı aklını kendin kullanma cesareti göster açıklamasıyla; Tabula Rasa kavramı zihnin doğuştan boş bir levha olduğu açıklamasıyla; Genel İrade kavramı ortak çıkarı ve halk egemenliğini yansıtan irade açıklamasıyla; Diyalektik İdealizm kavramı ise fikrin ve gerçeğin çelişkilerin aşılmasıyla geliştiğini savunan yaklaşım açıklamasıyla eşleşir.
Verilen felsefi kavramlar, temsil ettikleri filozofların (Kant, Locke, Rousseau, Hegel) sistemlerindeki tanımlarıyla birebir eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kant'ın aydınlanma tanımı göz önünde bulundurulur.
Aydınlanmanın 'kendi aklını kullanma cesareti' olduğu ve bunun Sapere Aude kavramıyla ifade edildiği tespit edilir.
Sapere Aude ile vesayet altındaki insanın kendi aklını kullanma çağrısı arasında doğrudan bağlantı kurmak gerekir.
2
John Locke'un empirist bilgi kuramı incelenir.
Deneyciliğin temeli olan boş levha ilkesinin Tabula Rasa kavramıyla eşleştiği belirlenir.
Locke'un doğuştan gelen fikirlere karşı çıkarak zihni boş bir levhaya benzetmesi epistemolojik bir temeldir.
3
Rousseau'nun siyaset felsefesindeki toplum sözleşmesi kavramı analiz edilir.
Toplumun ortak çıkarını ve egemenliğini temsil eden yapının Genel İrade olduğu bulunur.
Genel irade, Rousseau felsefesinde bireysel çıkarların üstünde yer alan kolektif bilinci ifade eder.
4
Hegel'in diyalektik sisteminin tanımı değerlendirilir.
Düşüncenin ve varlığın çelişkilerin aşılması yoluyla geliştiğini savunan yapının Diyalektik İdealizm olduğu saptanır.
Hegel'de değişim ve oluşumun motoru çelişkilerin diyalektik sentezidir.

Anahtar Kavram

18. ve 19. Yüzyıl felsefesinin aydınlanma, epistemoloji ve siyaset kuramındaki temel kavramları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 142Soru

Malazgirt Savaşı sonrasında Selçuklu komutanları tarafından Anadolu'da kurulan ilk Türk beyliklerini, kuruldukları bölgeler ve bıraktıkları önemli mimari eserlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Danişmentliler
Saltuklular
Mengücekliler
Artuklular

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Danişmentliler ile Yağıbasan Medresesi, Saltuklular ile Tepsi Minare, Mengücekliler ile Divriği Ulu Camii, Artuklular ile Malabadi Köprüsü eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede her beylik kendi coğrafyası ve kültürel mirasıyla ilişkilendirilmiştir. Sivas yöresinde Danişmentliler (Yağıbasan Medresesi), Erzurum yöresinde Saltuklular (Tepsi Minare), Erzincan/Divriği yöresinde Mengücekliler (Divriği Ulu Camii) ve Mardin yöresinde Artuklular (Malabadi Köprüsü) bulunmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Danişmentliler beyliğinin egemenlik alanı ve kültürel miraslarını incelemek.
Danişmentliler; Sivas, Tokat ve Amasya çevresinde kurulmuş ve Anadolu'nun ilk medreselerinden olan Yağıbasan Medresesi'ni inşa etmiştir.
Danişmentlilerin eğitim faaliyetleri ile yerleşim merkezlerini doğru ilişkilendirmek.
2
Saltuklular beyliğinin egemenlik alanı ve kültürel miraslarını incelemek.
Saltuklular; Erzurum ve çevresinde kurulmuş olup Tepsi Minare ve Üç Kümbetler gibi Anadolu'daki en eski Türk eserlerini yapmışlardır.
Saltukluların Anadolu'nun Türkleşme sürecindeki ilk mimari izlerini belirlemek.
3
Mengücekliler beyliğinin egemenlik alanı ve kültürel miraslarını incelemek.
Mengücekliler; Erzincan, Kemah ve Divriği bölgelerinde hakimiyet kurmuş ve Divriği Ulu Camii ve Darüşşifası gibi dünya mirası şaheserleri inşa etmişlerdir.
Mengüceklilerin sanat ve mimari alandaki katkılarını doğru tespit etmek.
4
Artuklular beyliğinin egemenlik alanı, mimari eserleri ve yetiştirdiği bilim insanlarını incelemek.
Artuklular; Mardin, Hasankeyf ve Harput bölgelerinde egemen olmuş, Malabadi Köprüsü'nü yapmış ve bünyesinde El-Cezeri gibi önemli bir bilim insanını barındırmıştır.
Artukluların güneydoğu Anadolu'daki hâkimiyetini ve bilimsel/mimari eserlerini saptamak.

Anahtar Kavram

Malazgirt Savaşı Sonrası Anadolu'da Kurulan İlk Türk Beylikleri ve Kültürel Mirasları
Soru 143Soru

Küresel ve bölgesel örgütlerin kuruluş amaçları, etki alanları ve Türkiye'nin bu örgütlerdeki üyelik durumları farklılık göstermektedir.

Aşağıda verilen uluslararası örgütleri, bu ��rgütlerin kuruluş amaçları ve Türkiye'nin üyelik statüsüyle ilgili doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Avrupa Birliği (AB)
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT)
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD)
Gelişen Sekiz Ülke (D-8)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Avrupa Birliği (AB) ile Avrupa ülkelerinin bütünleşmesini amaçlayan ve Türkiye'nin aday olduğu seçeneğin; İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) ile 1969'da kurulan siyasi örgüt seçeneğinin; Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) ile yaşam standartlarını iyileştirmeyi hedefleyen örgüt seçeneğinin; Gelişen Sekiz Ülke (D-8) ile Türkiye öncülüğünde İstanbul'da kurulan örgüt seçeneğinin eşleşmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede Avrupa Birliği (AB) adaylık statüsü içeren açıklamayla, İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) 1969'da kurulan küresel siyasi yapı açıklamasıyla, OECD küresel düzeyde yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefleyen yapıyla ve D-8 Türkiye öncülüğünde İstanbul'da kurulan bölgesel/küresel nitelikteki ekonomik iş birliği açıklamasıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Avrupa Birliği (AB) örgütünün niteliklerini belirlemek.
Avrupa Birliği bölgesel bir siyasi ve ekonomik bütünleşme örgütüdür. Türkiye tam üye değildir, aday ülkedir.
AB'nin bölgesel niteliğini ve Türkiye'nin müzakereci adaylık durumunu netleştirmek.
2
İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) örgütünün niteliklerini belirlemek.
Rabat Zirvesi sonrası 1969'da kurulan küresel nitelikli siyasi bir örgüttür. Türkiye kurucu üyelerindendir.
Teşkilatın kuruluş tarihini, amacını ve Türkiye'nin kurucu statüsünü doğrulamak.
3
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) örgütünün niteliklerini belirlemek.
Gelişmekte olan ve gelişmiş ülkelerin yaşam standartlarını yükseltmeyi hedefleyen küresel bir ekonomik kuruluştur. Türkiye kurucu üyelerindendir.
Örgütün sosyal ve ekonomik kalkınma amacını ve Türkiye'nin kurucu üyeliğini eşleştirmek.
4
Gelişen Sekiz Ülke (D-8) örgütünün niteliklerini belirlemek.
Gelişmekte olan 8 İslam ülkesinin ekonomik iş birliğini sağlamak amacıyla Türkiye'nin öncülüğünde 1997'de İstanbul'da kurulmuştur.
D-8'in ekonomik niteliğini ve İstanbul Deklarasyonu ile kuruluş yerini eşleştirmek.

Anahtar Kavram

Küresel ve bölgesel örgütlerin kuruluş amaçları, etki alanları ve Türkiye'nin üyelik statüleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 144Soru

İnsan davranışlarının biyolojik temellerini oluşturan sinir sistemi bölümleri ve beyin yapıları belirli işlevleri yerine getirmektedir. Sol sütunda yer alan nörobiyolojik yapıları, sağ sütunda verilen kendilerine özgü fizyolojik veya davranışsal işlevlerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Parasempatik sinir sistemi
Hipotalamus
Temporal lob
Omurilik soğanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Parasempatik sinir sistemi - Sakinleşme ve enerji depolama; Hipotalamus - İç denge (homeostazis) ve temel dürtüler; Temporal lob - İşitsel süre��ler ve dil çözümlenmesi; Omurilik soğanı - Hayati otonom refleksler
Nörobiyolojik yapılar kendilerine özgü fizyolojik ve davranışsal işlevlere sahiptir: parasempatik sinir sistemi sakinleşmeyi ve enerji depolamayı; hipotalamus iç dengenin (homeostazis) korunmasını; temporal lob işitsel süreçlerin ve konuşulan dilin çözümlenmesini; omurilik soğanı ise solunum ve dolaşım gibi hayati otonom reflekslerin kontrolünü yönetir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütunda yer alan parasempatik sinir sisteminin temel biyolojik işlevini sağ sütundan belirlemek.
Parasempatik sinir sisteminin tehdit sonrası organizmayı sakinleştirme, kalp atışını yavaşlatma ve sindirimi başlatma işleviyle eşleştiği saptanır.
Sempatik sistemin aksine parasempatik sistemin organizmayı dinlenme ve enerji tasarrufu moduna soktuğunu bilmek.
2
Sol sütunda yer alan hipotalamus yapısının temel fizyolojik işlevini sağ sütundan belirlemek.
Hipotalamusun iç dengeyi (homeostazis) koruma, açlık, susuzluk ve vücut ısısını düzenleme işleviyle eşleştiği saptanır.
İç çevrenin kararlılığını sağlayan temel hormonal ve otonom kontrol merkezinin hipotalamus olduğunu bilmek.
3
Sol sütunda yer alan temporal lobun birincil zihinsel işlevini sağ sütundan belirlemek.
Temporal lobun işitsel uyarıcıların anlamlandırılması, dilin çözümlenmesi ve işitsel hafızanın koordinasyonu işleviyle eşleştiği saptanır.
Şakak bölgesinde yer alan temporal lobun işitme ve konuşma merkezlerini barındırdığını bilmek.
4
Sol sütunda yer alan omurilik soğanının hayati işlevini sağ sütundan belirlemek.
Omurilik soğanının solunum, yutkunma ve kan dolaşımı gibi temel hayati otonom refleksleri yönetme işleviyle eşleştiği saptanır.
Hayat düğümü olarak adlandırılan bu yapının istemsiz çalışan hayati sistemlerin kontrol merkezi olduğunu bilmek.

Anahtar Kavram

Davranışın Biyolojik Temelleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 145Soru

Aşağıda sol sütunda yer alan sosyolojik kavramlar ile sağ sütunda yer alan günlük yaşam durumlarını doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rol Pekişmesi
Rol Çatışması
Kazanılmış Statü
Toplumsal Saygınlık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rol pekişmesi anaokulu öğretmeninin evdeki tutumuyla; rol çatışması polisin arkadaşını gözaltına almasıyla; kazanılmış statü komilikten başaşçılığa yükselmeyle; toplumsal saygınlık ise mahalle bakkalının dürüstlüğüyle sevilen bir figür olmasıyla eşleşir.
Sosyolojik kavramlar ve günlük yaşam durumları birebir eşleşmektedir. Rol pekişmesi mesleki rollerin aile rollerini kolaylaştırmasıyla, rol çatışması rollerin uyuşmamasıyla, kazanılmış statü emekle elde edilen konumla, toplumsal saygınlık ise dürüstlük ve yardımseverlik gibi erdemlerle kazanılan saygıyla doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Kavramların tanımlarını belirlemek.
Rol pekişmesi, rol çatışması, kazanılmış statü ve saygınlık kavramlarının sosyolojik tanımları netleştirilir.
Örnekleri doğru kavramlarla ilişkilendirebilmek için kuramsal bilgiye sahip olmak gerekir.
2
Durumları kavramlarla eşleştirmek.
Polisin ikilemi çatışmayla, öğretmenin evdeki eylemleri pekişmeyle, kominin aşçıbaşılığı kazanılmış statüyle, bakkalın dürüstlüğü saygınlıkla eşleşir.
Sosyal yaşamdaki pratiklerin hangi teorik kavramın kapsamına girdiğini tespit etmek.

Anahtar Kavram

Toplumsal İlişki, Statü, Rol ve Saygınlık kavramlarının günlük yaşam örnekleri üzerinden analiz edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 146Soru

Aşağıda İlk Çağ'da gerçekleşen bazı büyük göç hareketleri ile bu göçlerin ortaya çıkardığı siyasi ve askeri sonuçlar verilmiştir. Bu göç hareketlerini, ilişkili oldukları tarihi sonuçlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Amurru (Babil) Göçleri
Ege Göçleri (Deniz Kavimleri)
Hurri Göçleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Amurru Göçleri, Arabistan kaynaklı olup I. Babil Devleti'nin kurulmasını sağlayan açıklamayla; Ege Göçleri, Hitit İmparatorluğu'nun yıkılmasıyla sonuçlanan göç dalgasıyla; Hurri Göçleri ise Mitanni Devleti'nin kurulmasında etkili olan nüfus hareketiyle eşleşir.
Doğru eşleştirmede; Amurru göçleri Arabistan kaynaklı olup Babil Devleti'nin kuruluşuna zemin hazırlayan açıklamayla, Ege Göçleri Hitit İmparatorluğu'nu yıkan büyük göç dalgasıyla, Hurri göçleri ise Mitanni Devleti'nin kuruluşunu etkileyen hareketle doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Amurru Göçleri'nin kökenini ve siyasi sonuçlarını analiz etme
Amurru göçlerinin Arabistan Yarımadası kökenli olduğu, Mezopotamya'da Akad düzenini sarstı��ı ve I. Babil Devleti'nin kurulmasına yol açtığı belirlenir.
Siyasi etkilerin coğrafi kaynak ve kurulan devlet bazında doğru eşleştirilmesi gerekir.
2
Ege Göçleri'nin Anadolu üzerindeki askeri ve siyasi yıkımını tespit etme
Ege Göçleri'nin MÖ 1200'lü yıllarda Hitit İmparatorluğu'nu yıkarak Anadolu'daki siyasi birliği sonlandırdığı sonucuna ulaşılır.
Deniz Kavimleri İstilası olarak da bilinen bu göçlerin en büyük askeri sonucunun Hititlerin çöküşü olduğunu doğrulamak amacıyla bu adım uygulanır.
3
Hurri Göçleri'nin Mezopotamya ve Suriye'deki siyasi yansımalarını belirleme
Hurri göçlerinin bu bölgede Mitanni Devleti'nin siyasi yapısını şekillendirdiği belirlenir.
İlk Çağ'da Kuzey Mezopotamya ve Doğu Anadolu'daki etnik ve siyasi değişimin temel aktörünü tespit etmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

İlk Çağ'daki göç hareketlerinin kökenleri ile ulaştıkları bölgelerdeki siyasi ve askeri etkileri (devletlerin yıkılması ve yeni siyasi yapıların kurulması).
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 147Soru

Türkiye'deki limanların gelişimi üzerinde yer şekilleri, hinterlant genişliği ve iç kesimlerle olan ulaşım bağlantıları (özellikle demiryolu) belirleyici bir rol oynamaktadır.

Aşağıda Türkiye haritasında numaralandırılarak gösterilen limanlar ile bu limanların ulaşım ve coğrafi özelliklerine ait açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I numaralı merkez (Trabzon Limanı)
II numaralı merkez (Samsun Limanı)
III numaralı merkez (Antalya Limanı)
IV numaralı merkez (Mersin Limanı)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I numaralı merkez Trabzon Limanı karayolu geçitleri ve demiryolu eksikliğiyle, II numaralı merkez Samsun Limanı Canik Dağları ve demiryolu bağlantısıyla, III numaralı merkez Antalya Limanı Batı Toroslar ve demiryolu eksikliğiyle, IV numaralı merkez Mersin Limanı ise Gülek Boğazı ve gelişmiş demiryolu/konteyner limanı özellikleriyle eşleşmektedir.
Eşleştirmede; Trabzon Limanı'nın yüksek Doğu Karadeniz Dağları nedeniyle demiryolunun bulunmayışı ancak geçitlerle transit ticarete katkı sağlaması; Samsun Limanı'nın Canik Dağları'nın alçak olması sayesinde demiryolu bağlantısı olması; Antalya Limanı'nın karstik ve dağlık Batı Toroslar nedeniyle demiryolu bağlantısından mahrum kalması ve Mersin Limanı'nın Gülek Boğazı sayesinde İç Anadolu demiryolu hattına bağlanarak ülkenin en büyük konteyner limanlarından biri haline gelmesi coğrafi gerçeklerle tam uyumludur.

Adım Adım Çözüm

1
Harita üzerindeki I, II, III ve IV numaralı merkezlerin hangi liman kentlerine karşılık geldiğini tespit edin.
I numaralı alan Trabzon, II numaralı alan Samsun, III numaralı alan Antalya ve IV numaralı alan Mersin'dir.
Limanların coğrafi konumlarını doğru saptamak, art bölge (hinterlant) ve yer şekilleri özelliklerini analiz etmek için ilk adımdır.
2
Limanların demiryolu bağlantı durumlarını ve bunların gerisindeki dağ sıralarının uzanışıyla ilişkisini değerlendirin.
Samsun (II) ve Mersin (IV) limanlarının demiryolu bağlantısı mevcutken; Trabzon (I) ve Antalya (III) limanlarının dağlık engeller nedeniyle demiryolu ağına bağlantısı yoktur.
Türkiye'de dağların kıyıya paralel ve yakın uzandığı alanlarda (Doğu Karadeniz ve Batı Toroslar gibi) demiryolu yapım maliyetleri çok yüksek olduğundan kıyı ile iç kesimler arasında bu bağ kurulamamıştır.
3
Limanların hinterlant (art bölge) genişliği ve ulaşımdaki rollerini (karayolu geçitleri, transit taşımacılık) karşılaştırarak doğru tanımlarla eşleştirin.
Trabzon Zigana/Kop geçitleriyle transit ticarete, Samsun Canik Dağları'nın alçak yapısıyla demiryoluna ve geniş hinterlanda, Antalya Toroslar nedeniyle dar hinterlanda ve demiryolu eksikliğine, Mersin ise Gülek Boğazı ve geniş demiryolu hattıyla büyük konteyner ticaretine bağlanır.
Ulaşım ağlarının çeşitliliği ve yer şekillerinin sağladığı kolaylıklar, limanların ticari kapasitesini ve etki alanını doğrudan belirler.

Anahtar Kavram

Türkiye'de yer şekillerinin ulaşım ağları ve liman hinterlantları üzerindeki etkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 148Soru

Aşağıda sol sütunda Yeni Lisan Hareketi'nin temel dil ilkeleri, sağ sütunda ise bu ilkelerin edebî metinlerdeki yansımaların�� gösteren örnek durumlar verilmiştir. Bu ilkeleri ve ilgili örnekleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre yapılan tamlamaların kullanılmaması
Arapça ve Farsça kelimelerin kendi dillerindeki kurallara göre değil, Türkçedeki kurallara göre çoğul yapılması
Türkçeye girmiş ve konuşma dilinde halkın benimsediği yabancı kelimelerin dilde korunması
Yazı dilinde İstanbul konuşma dilinin ortak ölçünlü dil olarak kabul edilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına göre yapılan tamlamaların kullanılmaması ilkesi "hüsn-i hat" yerine "güzel yazı" denmesiyle; kelimelerin Türk��e kurallara göre çoğul yapılması ilkesi "memurin" yerine "memurlar" kullanılmasıyla; halkın benimsediği yabancı kelimelerin dilde korunması ilkesi "kitap", "kalem" kelimelerinin tasfiye edilmemesiyle; İstanbul konuşma dilinin esas alınması ilkesi ise yazı dilinde diğer Türk lehçelerinden ve yerel ağızlardan kaçınılmasıyla eşleşmektedir.
Eşleştirmelerin tamamı Yeni Lisan beyannamesinin dilde sadeleşme için getirdiği kuralların somut dil pratikleriyle uyumunu yansıtmaktadır. Arapça/Farsça tamlamaların atılması 'hüsn-i hat' yerine 'güzel yazı' kullanılmasıyla; yabancı çoğul biçimlerinin elenmesi 'memurin' yerine 'memurlar' denmesiyle; konuşma diline yerleşen kelimelerin korunması 'kitap, kalem, zaman' gibi kelimelerin tasfiye edilmemesiyle; yazı dilinin standardizasyonu ise yerel ağız ve diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması ilkesiyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki ilk ilkeyi inceleyin.
Arapça ve Farsça dil bilgisi kurallarına (özellikle tamlamalara) karşı çıkıldığını belirleyin.
Yeni Lisan Hareketi'nin en belirgin kurallarından biri yabancı tamlama kalıplarını dilden atmaktır.
2
Bu ilkeyi sağ sütundaki örneklerle karşılaştırın.
"Hüsn-i hat" ve "derd-i maişet" gibi Farsça tamlamaların yerine Türkçe tamlama yapılarının önerildiğini görerek ilk çifti oluşturun.
Yabancı kurallarla yapılan tamlamaların bırakılmasının somut örneği bu yapılardır.
3
Sol sütundaki ikinci ilkeyi analiz edin.
Yabancı kelimelerin Türkçe kurallarla çoğul yapılması kuralını ele alın.
Yeni Lisan'a göre dilimize giren yabancı kelimeler kendi dillerindeki kurallara göre değil, Türkçe çoğul ekiyle çekimlenmelidir.
4
Bu ilkeye uygun örneği sağ sütundan seçin.
Arapça çoğul eki alan "memurin" yerine Türkçe çoğul eki alan "memurlar" sözcüğünün tercih edilmesiyle bu ilkeyi eşleştirin.
Yabancı kelimelere Türkçe ek getirilmesi bu ilkenin doğrudan uygulamasıdır.
5
Sol sütundaki üçüncü ilkeyi değerlendirin.
Halkın diline yerleşmiş kelimelerin korunması ilkesini inceleyin.
Yeni Lisan Hareketi tasfiyeci bir hareket değildir; konuşma dilinde karşılığı bulunmayan veya yerleşmiş yabancı kelimeleri korur.
6
Bu ilkeye uyan örneği tespit edin.
"Kitap", "kalem" ve "zaman" gibi kökeni yabancı olan ama dilde yerleşmiş kelimelerin korunmasıyla eşleştirin.
Tasfiyeciliğe karşı duruşun ve yaşayan Türkçenin savunulmasının örneği budur.
7
Sol sütundaki son ilkeyi sağda kalan son örnekle eşleştirin.
İstanbul konuşma dilinin esas alınması ilkesi ile diğer lehçelerden ve ağızlardan kaçınılması örneğini eşleştirin.
İstanbul Türkçesini temel alan Yeni Lisan, diğer Türk lehçelerinden kelime almanın dilde kafa karışıklığı yaratacağını savunmuştur.

Anahtar Kavram

Yeni Lisan Hareketi'nin Sadeleşme Kuralları ve Uygulama Alanları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 149Soru

Aşağıda verilen kişilik değerlendirme yöntemlerini, bu yöntemlerin temel özellikleri ve tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Rorschach Mürekkep Lekesi Testi
Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri (MMPI)
Yapılandırılmış Görüşme (Mülakat)
Derecelendirme Ölçekleri

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rorschach Mürekkep Lekesi Testi'nin projektif ve bilinç dışı analiz yapan tanımıyla; Minnesota Çok Yönlü Kişilik Envanteri'nin (MMPI) doğru-yanlış tipi standart sorular içeren kağıt-kalem testi tanımıyla; Yapılandırılmış Görüşme'nin yüz yüze sözel iletişim ve öznel risk vurgulayan tanımıyla; Derecelendirme Ölçekleri'nin ise uzman gözlemiyle sayısal işaretleme yapılan tanımıyla eşleşmesi gerekir.
Kişiliğin ölçülmesinde kullanılan testlerin yapısı gereği Rorschach bilinç dışını hedefleyen yapılandırılmamış (projektif) yapısıyla; MMPI kişilik özelliklerini doğru-yanlış biçimindeki yapılandırılmış sorularla ölçen kağıt-kalem (objektif) yapısıyla; görüşme yüz yüze sözel etkileşimiyle; derecelendirme ölçeği ise gözlemcinin sayısal derecelendirme yapmasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Projektif (yansıtıcı) ve objektif (nesnel) değerlendirme araçlarının kuramsal farklarını ve hedef kitlelerini analiz etmek.
Rorschach'ın bilinç dışı ve yapılandırılmamış uyarıcılar içerdiğini; MMPI ve derecelendirme ölçeklerinin ise standart kurallara sahip nesnel ölçümler olduğunu ayırt ederiz.
Yöntemlerin temel yaklaşım farklarını kavramak, doğru eşleştirmenin zeminini oluşturur.
2
Her yöntemin tanımında geçen ayırt edici anahtar kavramları (mürekkep lekesi, doğru-yanlış envanteri, sözel etkileşim, sayısal derecelendirme) belirleyip eşleştirmek.
Mürekkep lekeleri Rorschach ile, doğru-yanlış puanlamalı envanter MMPI ile, yüz yüze sözel iletişim görüşmeyle, sayısal derece işaretleme ise derecelendirme ölçeğiyle eşleşir.
Yöntemlerin pratik uygulama biçimleri ile tanımlarındaki kavramlar arasında doğrudan mantıksal bağ kurmak doğru sonuca ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Kişiliğin Ölçülmesi ve Değerlendirilmesinde Kullanılan Projektif ve Objektif Yöntemler
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 150Soru

20. yüzyıl felsefesinde öne çıkan çağdaş felsefi akımların temsilcilerine ait kurucu tezler ile bu tezlerin felsefi açıklamaları aşağıda verilmiştir. Sol sütundaki tezleri, sağ sütundaki en uygun açıklamalarıyla nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Edmund Husserl'in yönelimsellik tezi
Jean-Paul Sartre'ın kendisi-için-varlık kavrayışı
Rudolf Carnap'ın metafiziksel önermelerin anlamsızlığı iddiası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Edmund Husserl'in yönelimsellik tezi 'Zihnin her zaman bir nesneye dönük olduğunu...' ifadesiyle, Jean-Paul Sartre'ın kendisi-için-varlık kavrayışı 'İnsanın belirlenmiş bir özle doğmadığını...' ifadesiyle, Rudolf Carnap'ın metafiziksel önermelerin anlamsızlığı iddiası ise 'Mantıksal çözümlemeye tabi tutulamayan...' ifadesiyle eşleşir.
Edmund Husserl'in yönelimsellik tezi zihnin nesneye dönüklüğünü, Jean-Paul Sartre'ın kendisi-için-varlık kavrayışı insanın özünü kendi eylemleriyle inşa etmesini, Rudolf Carnap'ın metafiziksel önermelerin anlamsızlığı iddiası ise doğrulanabilirlik ilkesi gereği olgusal karşılığı olmayan ifadelerin bilgi değeri taşımamasını açıklar. Bu tanımlamalar akımların kurucu tezleriyle tam uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Husserl'in yönelimsellik kavramını analiz etmek.
Yönelimsellik, bilincin daima bir nesneye yönelik olması durumunu ifade ettiğinden, bu kavram zihnin nesneye dönüklüğünü açıklayan ifadeyle eşleşir.
Fenomenolojinin kurucu ilkesi olan yönelimselliğin tanımını doğru belirlemek.
2
Sartre'ın kendisi-için-varlık kavramını analiz etmek.
Kendisi-için-varlık, insanın önceden belirlenmiş bir özü olmadığını ve özgürce kendi özünü yarattığını belirttiğinden, insanın kendi özünü inşa etmesine dair açıklamayla eşleşir.
Varoluşçuluğun (egzistansiyalizm) insana yüklediği özgürlük ve sorumluluk rolünü saptamak.
3
Carnap'ın metafizik eleştirisini analiz etmek.
Carnap'ın metafizik önermelerin anlamsızlığı tezi, doğrulanabilirlik ölçütüne dayanarak olgusal dünyada karşılığı olmayan ifadelerin anlamsızlığını savunduğundan, mantıksal çözümleme ve olgusal doğrulanabilirlikle ilgili açıklamayla eşleşir.
Mantıkçı pozitivizmin temel doğrulanabilirlik ve metafizik karşıtlığı tezini belirlemek.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Felsefesi akımlarının (Fenomenoloji, Varoluşçuluk, Mantıkçı Pozitivizm) temel tezleri ve kavramları.
Soru 151Soru

İnsan davranışlarının ve fizyolojik süreçlerinin biyolojik temellerini oluşturan çeşitli sinir ve endokrin sistemi yapıları bulunmaktadır. Buna göre, sol sütunda verilen biyolojik yapıları sağ sütunda verilen işlevleriyle doğru şekilde nasıl eşleştirirsiniz?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Somatik sinir sistemi
Talamus
Böbrek üstü bezleri (Adrenal bezler)
Wernicke alanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Somatik sinir sistemi ile iskelet kaslarının istemli kontrolü; talamus ile koku dışındaki duyuların sınıflandırılması; böbrek üstü bezleri ile duygusal durumlarda salgılanan hormonlarla vücudun acil duruma hazırlanması; Wernicke alanı ile de kelimelerin anlamlandırılması eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; istemli iskelet kası kontrolü somatik sinir sistemine, koku hariç duyusal sınıflandırma talamusa, stres hormonları salgılama böbrek üstü bezlerine ve kelimelerin zihinsel anlamlandırılması ise Wernicke alanına karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Somatik sinir sisteminin temel işlevini belirleme.
Somatik sinir sistemi, çevresel sinir sisteminin istemli hareketlerden ve duyusal aktarımdan sorumlu kısmıdır. Bu nedenle iskelet kaslarının kontrolü ve duyusal uyarıların iletimi işleviyle eşleşir.
Organizmanın bilinçli kas aktivitelerini yöneten sistemin ayırt edilmesi gerekir.
2
Talamusun duyusal süreçlerdeki rolünü analiz etme.
Talamus, koku dışındaki tüm duyusal bilgilerin beyin kabuğuna ulaşmadan önce uğradığı, sınıflandırıldığı ve ilgili loblara aktarıldığı bir kapı görevi görür.
Merkezi sinir sistemindeki duyusal ara istasyonun işlevini saptamak önemlidir.
3
Böbrek üstü bezlerinin hormonal etkilerini saptama.
Böbrek üstü bezleri, korku ve heyecan anında adrenalin salgılayarak kalp atışını hızlandırır ve metabolik düzeyde vücudu acil durum tepkilerine hazır hale getirir.
Davranışın hormonal temelleri ile acil durum tepkileri arasındaki ilişkinin kurulması gerekir.
4
Wernicke alanının bilişsel dil işlevini tanımlama.
Wernicke alanı, dilsel uyaranların (işitilen veya okunan kelimelerin) anlamlandırılması ve kavramsal düzeyde işlenmesinden sorumludur.
Beyin kabuğundaki dil merkezinin işlevsel sınırlarını belirlemek son adımı tamamlar.

Anahtar Kavram

Davranışın Biyolojik Temelleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 152Soru

Millî Edebiyat Dönemi hikâye ve romanları; ele aldıkları temalar, sosyal meseleler ve karakter kadrolarıyla Türk edebiyatında gerçekçi yönelimin güçlendiği bir dönemi temsil eder. Aşağıda verilen Millî Edebiyat Dönemi romanlarını karşılarında yer alan ilgili konu ve temalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sodom ve Gomore
Dikmen Yıldızı
Kiralık Konak
Çalıkuşu

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sodom ve Gomore eseri mütareke dönemi İstanbul'undaki ahlaki çöküşü anlatan açıklamayla; Dikmen Yıldızı eseri Ankara'da Yıldız'ın mücadelesini anlatan açıklamayla; Kiralık Konak eseri üç farklı nesil üzerinden kuşak çatışmasını anlatan açıklamayla; Çalıkuşu eseri ise Feride'nin Anadolu kasabalarındaki öğretmenlik mücadelesini anlatan açıklamayla eşleşmelidir.
Yapılan eşleştirmede Sodom ve Gomore; işgal İstanbul'unun yozlaşmış ortamını Necdet ve Leyla üzerinden aktaran açıklamayla, Dikmen Yıldızı; Ankara'da geçen vatansever Yıldız'ın mücadelesiyle, Kiralık Konak; üç kuşağın değer çatışmasıyla, Çalıkuşu ise Feride'nin Anadolu kasabalarındaki öğretmenlik serüveniyle doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve temel yönelimlerini tespit etme.
Sodom ve Gomore ile Kiralık Konak Yakup Kadri Karaosmanoğlu'na; Dikmen Yıldızı Aka Gündüz'e; Çalıkuşu ise Reşat Nuri Güntekin'e aittir.
Eşleştirme sürecinde yazar ve eser bağlamını doğru kurmak için ilk olarak bu bilgiler hatırlanmalıdır.
2
Eserlerin karakter kadrolarını ve mekânlarını analiz etme.
Necdet ve Leyla karakterleri Sodom ve Gomore'de; Yıldız karakteri Dikmen Yıldızı'nda; Naim Efendi ve Seniha Kiralık Konak'ta; Feride ise Çalıkuşu'nda yer almaktadır.
Karakter eşleştirmesi, doğru temanın ve eserin belirlenmesinde en net ayırt edici adımdır.
3
Eserlerin tematik içeriklerini açıklamalarla eşleştirme.
Sodom ve Gomore'nin işgal İstanbul'unu, Dikmen Yıldızı'nın Millî Mücadele Ankara'sını, Kiralık Konak'ın kuşak çatışmasını, Çalıkuşu'nun ise Anadolu'da öğretmenliği anlattığı belirlenir ve eşleştirme tamamlanır.
Her eserin Türk edebiyatındaki sosyolojik ve tematik karşılığı bu sayede netleşmiş olur.

Anahtar Kavram

Millî Edebiyat Dönemi romanlarının yazar, karakter, mekân ve tema düzeyinde çözümlenmesi.
Soru 153Soru

Aşağıda verilen günlük yaşam durumlarını, bu durumların doğrudan ilişkili olduğu temel bellek türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir kişinin uzun yıllar sonra çocukluk memleketine gidip arkadaşlarıyla dere kenarında piknik yaptığı o güneşli günü tüm detaylarıyla zihninde canlandırması
Bir dilbilimcinin, Türkçe dil bilgisinde yer alan büyük ünlü uyumu kurallarını kişisel deneyimlerinden bağımsız bir şekilde açıklaması
Bir aşçının, restoranda hazırladığı özel sosun malzemelerini hiç düşünmeden hızlı ve otomatik el hareketleriyle karıştırıp hazırlaması
Bir kimyagerin laboratuvarda yaptığı deney sırasında tüpte oluşan anlık parlak ışığı saniyeden çok daha kısa bir sürede fark etmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Piknik gününü hatırlama durumu Anısal (Episodik) Bellek ile; dil bilgisi kurallarını açıklama durumu Anlamsal (Semantik) Bellek ile; aşçının sosu otomatik hazırlaması İşlemsel (Prosedürel) Bellek ile; anlık ışık parıltısının fark edilmesi ise Duyusal Bellek ile eşleşir.
Kişisel piknik deneyimi anısal bellek; genel dil kuralları anlamsal bellek; otomatikleşmiş sos hazırlama motor becerisi işlemsel bellek; milisaniyelik ışık farkındalığı ise duyusal bellek tanımlarıyla tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci durumdaki geçmişe dair piknik anısının niteliğini analiz etmek.
Durum, kişinin kendi yaşam öyküsüne ve deneyimlerine dair bir anı barındırdığı için anısal (episodik) bellek kapsamında değerlendirilir.
Anısal bellek, otobiyografik olayları ve kişisel deneyimleri depolar.
2
İkinci durumdaki genel dil bilgisi kurallarını analiz etmek.
Bu durum, kişisel olmayan, nesnel ve kavramsal bilgileri içerdiği için anlamsal (semantik) bellek kapsamında değerlendirilir.
Anlamsal bellek sözcüklerin anlamlarını, kuralları, kavramları ve genel olguları depolar.
3
Üçüncü durumdaki otomatik el hareketleriyle yapılan motor beceriyi analiz etmek.
Bu eylem, motor becerilere dayanan ve pratikle otomatikleşen bir davranış olduğu için işlemsel (prosedürel) bellek kapsamında değerlendirilir.
İşlemsel bellek, fiziksel ve motor becerilerin 'nasıl' yapılacağını organize eder.
4
Dördüncü durumdaki saliselik görsel uyarıcıyı analiz etmek.
Görsel bir uyarıcının ham hâliyle milisaniyeler süresince tutulması duyusal bellek (ikonik bellek) ile ilişkilidir.
Duyusal bellek, dış çevre uyarımını bilginin işlenmesi öncesinde çok kısa süreyle korur.

Anahtar Kavram

Uzun Süreli Bellek Türleri (Anısal, Anlamsal, İşlemsel) ve Duyusal Bellek Ayrımı
Soru 154Soru

Türkiye'de dağların uzanış doğrultusu ve engebeli yer şekilleri kıyı kesimler ile iç kesimler arasındaki karayolu ulaşımını sınırlandırmış, bu durum belirli güzergahlardaki geçitlerin önem kazanmasına yol açmıştır. Aşağıda verilen Türkiye'deki önemli geçitleri (sol sütun) coğrafi konumları ve ulaşım özellikleri (sağ sütun) ile doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sertavul Geçidi
Zigana Geçidi
Gülek Geçidi
Kop Geçidi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sertavul Geçidi ile İç Anadolu Bölgesi'ni Göksu Vadisi üzerinden Akdeniz kıyılarına bağlayan geçit açıklaması; Zigana Geçidi ile Doğu Karadeniz kıyı kuşağını iç kesimlere bağlayan, Trabzon ile Gümüşhane arasında yer alan geçit açıklaması; Gülek Geçidi ile Orta Toroslar üzerinde yer alan, Çukurova'yı İç Anadolu'ya bağlayan geçit açıklaması; Kop Geçidi ile Doğu Karadeniz'in iç kısımlarını Erzurum'a bağlayan geçit açıklaması eşleşmektedir.
Türkiye'de dağların uzanış doğrultusuna bağlı olarak kuzey-güney yönlü ulaşımda geçitler hayati önem taşır. Sertavul Geçidi Karaman-Mersin, Zigana Geçidi Trabzon-Gümüşhane, Gülek Geçidi Adana-Niğde, Kop Geçidi ise Bayburt-Erzurum yollarını bağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Akdeniz Bölgesi'ndeki geçitlerin konumlarını ve bağladıkları alanları belirleme.
Gülek Geçidi'nin Çukurova'yı (Adana) İç Anadolu'ya otoyol ile bağladığı, Sertavul Geçidi'nin ise Karaman ile Mersin arasında Göksu Vadisi'ni izlediği ayırt edilir.
Akdeniz'deki iki önemli geçidin (Gülek ve Sertavul) birbiriyle karışmasını önlemek.
2
Karadeniz ve Doğu Anadolu bağlantısını sağlayan kuzeydeki geçitleri analiz etme.
Zigana Geçidi'nin kıyıdaki Trabzon'u Gümüşhane'ye bağladığı, Kop Geçidi'nin ise daha içte kalan Bayburt/Gümüşhane hattını Erzurum'a bağladığı tespit edilir.
Karadeniz'in kıyı-iç kesim ve iç kesim-Doğu Anadolu geçitlerini doğru yerleştirmek.
3
Eşleştirmeleri eş zamanlı kontrol ederek tamamlama.
Sertavul Geçidi Göksu Vadisi açıklamasıyla, Zigana Geçidi Trabzon-Gümüşhane açıklamasıyla, Gülek Geçidi Çukurova otoyol bağlantısı açıklamasıyla ve Kop Geçidi Bayburt-Erzurum kış mücadelesi açıklamasıyla eşleştirilir.
Verilen bilgilerin coğrafi gerçeklerle tam uyumunu sağlamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de dağların uzanış yönünün ulaşıma etkisi ve önemli karayolu geçitleri
Soru 155Soru

20. yüzyıl çağdaş felsefe akımları, varlık, bilgi ve değer alanlarında geleneksel felsefi yaklaşımlara karşı yeni yöntemler ve kabuller geliştirmiştir.

Aşağıda verilen 20. yüzyıl felsefi akımlarını, bu akımların temel yönelimlerini belirten açıklamalarla doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Fenomenoloji
Varoluşçuluk (Egzistansiyalizm)
Mantıkçı Pozitivizm (Neopozitivizm)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Fenomenoloji akımı bilincin yönelimselliği ve paranteze alma yöntemiyle; varoluşçuluk akımı insanın kendi özünü eylemleriyle yaratması fikriyle; mantıkçı pozitivizm ise doğrulanabilirlik ve dilin mantıksal analizi ilkesiyle eşleşmektedir.
Fenomenoloji akımı bilincin yönelimselliğini temel alarak özlere ulaşabilmek için paranteze almayı öneren açıklamayla; varoluşçuluk akımı insanın kendi eylemleri ve tercihleriyle kendi özünü yarattığını savunan açıklamayla; mantıkçı pozitivizm ise doğrulanabilirliği temel alarak felsefeyi dilin mantıksal analiziyle sınırlandıran açıklamayla eşleşmektedir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Fenomenoloji akımının temel yöntemi ve tezi incelenir.
Fenomenolojinin nesnelerin özünü doğrudan kavramak amacıyla her türlü ön yargıyı, bilimsel ve tarihsel bilgiyi askıya alma (paranteze alma) yöntemini kullandığı saptanır. Bu durum bilincin nesnelere yönelmesiyle ilişkilidir.
Fenomenolojik yaklaşımı doğru tanımlayıcı açıklamayla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
2
Varoluşçuluk (egzistansiyalizm) akımının insan doğasına dair görüşü incelenir.
Varoluşçulukta insanın önceden belirlenmiş bir özünün olmadığı, varoluşunun özünden önce geldiği ve özgür seçimleri doğrultusunda kendi özünü yarattığı belirlenir.
Varoluşçu felsefeyi doğru tanımlayıcı açıklamayla eşleştirmek için bu adım gereklidir.
3
Mantıkçı pozitivizm (neopozitivizm) akımının bilim ve felsefe anlayışı incelenir.
Mantıkçı pozitivizmin doğrulanabilirlik ilkesine dayandığı, metafiziksel önermeleri anlamsız ilan ederek dışladığı ve felsefeyi dilin mantıksal çözümlemesiyle sınırladığı saptanır.
Mantıkçı pozitivizmi doğru tanımlayıcı açıklamayla eşleştirmek için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

20. Yüzyıl Çağdaş Felsefe Akımlarının Temel İlkeleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 156Soru

Dört Halife Dönemi'nde (632-661) İslam devletinde hem kurumsallaşma hem de iç ve dış siyasi gelişmeler açısından dönüm noktası olan olaylar yaşanmıştır. Aşağıda sol sütunda verilen tarihî terim ve olayları, sağ sütundaki doğru açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ridde Savaşları
Kadılık (Kaza) Teşkilatı
Kıbrıs'ın Fethi
Cemel Vakası

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ridde Savaşları Hz. Ebubekir Dönemi'ndeki dinden dönme hareketlerinin bastırılmasıyla; Kadılık Teşkilatı Hz. Ömer Dönemi'nde yargı bağımsızlığının sağlanmasıyla; Kıbrıs'ın Fethi Hz. Osman Dönemi'ndeki ilk deniz aşırı fetihle; Cemel Vakası ise Hz. Ali Dönemi'nde Müslümanlar arasındaki ilk iç savaşla eşleşmelidir.
Eşleşmede her terim kendisiyle ilişkili doğru tarihî olgu ve halife dönemiyle eşleştirilmiştir. Ridde Savaşları Hz. Ebubekir ile, Kadılık Teşkilatı Hz. Ömer ile, Kıbrıs'ın fethi Hz. Osman ile, Cemel Vakası ise Hz. Ali ile doğrudan ilişkilidir.

Adım Adım Çözüm

1
Terimlerin ait olduğu dönemleri ve niteliklerini analiz etmek
Ridde Savaşları iç güvenlik ve dini birlik, Kadılık idari/adli kurumsallaşma, Kıbrıs deniz aşırı askeri fetih, Cemel Vakası ise iç siyasi mücadeledir.
Olayları kronolojik ve tematik olarak Dört Halife Dönemi'nin genel seyriyle bağdaştırmak gerekir.
2
Terimleri doğru tanımlarla eşleştirmek
Ridde Savaşları'nın Hz. Ebubekir'in iç birliği sağlamasıyla, Kadılık Teşkilatı'nın Hz. Ömer'in kurumsallaşma reformuyla, Kıbrıs'ın Hz. Osman'ın donanma faaliyetiyle ve Cemel Vakası'nın Hz. Ali'nin iç mücadelesiyle eşleştiğini doğrulamak.
Her halifenin dönemine özgü en belirgin gelişmeleri ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Dört Halife Dönemi'ndeki kurumsallaşma adımları, iç siyasi çatışmalar ve ilk donanma faaliyetleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 157Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen günlük yaşam durumlarını, sağ sütunda yer alan sosyolojik kavramlarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Emel Hanım'ın başhekimlik görevinin, onun tüm sosyal ilişkilerinde ve toplum içindeki algısında diğer tüm kimliklerinin önüne geçerek en belirgin konumu haline gelmesi.
Bir anaokulu öğretmeninin, okulda edindiği çocuk psikolojisi bilgilerini evde kendi çocuklarını eğitirken kullanıp ebeveynlik rolünü daha rahat yürütmesi.
Bir ilçede hem kaymakam hem de yerel spor kulübünün başkanı olan bir kişinin, kulübün karıştığı bir olayda resmi soruşturma açma yükümlülüğü ile kulüp başkanlığı sorumluluğu arasında kararsızlık yaşaması.
Bir kişinin, kişisel yetenek veya çabası olmaksızın sadece soylu bir ailede dünyaya gelmesi nedeniyle toplumda doğrudan 'prens' veya 'prenses' unvanıyla anılması.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirme şu şekildedir: Başhekimlik durumunun anahtar statüyle, öğretmenin ebeveynlik rolünü kolaylaştırmasının rol pekişmesiyle, kaymakamın yaşadığı kararsızlığın rol çatışmasıyla ve doğuştan gelen unvanın edinilmiş statüyle eşleşmesi gerekir.
Verilen eşleştirmelerde, başhekimlik durumunun anahtar statüyle, öğretmenin ebeveynlik rolünü kolaylaştırmasının rol pekişmesiyle, kaymakamın yaşadığı kararsızlığın rol çatışmasıyla ve doğuştan gelen unvanın edinilmiş statüyle eşleşmesi sosyolojik tanımlarla tam bir uyum göstermektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci durumdaki en belirgin toplumsal kimliğin tespit edilmesi
Emel Hanım'ın başhekimlik konumunun diğer tüm kimliklerini gölgede bırakarak en baskın sosyal konumu haline geldiği görülür. Bu durum, sosyolojide 'Anahtar Statü' olarak adlandırılır.
Bireyin sahip olduğu statülerden en baskın olanını belirlemek için anahtar statü tanımından hareket edilmelidir.
2
İkinci durumdaki roller arası etkileşimin incelenmesi
Öğretmenlik rolüne ait bilgi ve deneyimlerin ebeveynlik rolünü icra etmeyi kolaylaştırdığı görülür. Bir rolün diğerini kolaylaştırması 'Rol Pekişmesi' kavramıyla örtüşür.
Rollerin birbirini destekleyici veya kolaylaştırıcı etkisini analiz etmek için rol pekişmesi kavramı kullanılır.
3
Üçüncü durumdaki roller arası uyuşmazlığın analiz edilmesi
Kaymakamlık rolünün gerektirdiği yasal zorunluluk ile kulüp başkanlığı rolünün gerektirdiği sadakat ve sorumlulukların çeliştiği ve bireyde ikilem yarattığı görülür. Bu durum 'Rol Çatışması' olarak tanımlanır.
Bireyin üstlendiği rollerin beklentilerinin birbiriyle çelişmesi durumunu saptamak için rol çatışması tanımı esas alınır.
4
Dördüncü durumdaki statünün elde ediliş biçiminin belirlenmesi
Prenslik unvanının bireyin kişisel yeteneği veya çabasıyla değil, doğuştan gelen aile bağları nedeniyle kazanıldığı görülür. Bu durum 'Edinilmiş Statü' kavramının doğrudan tanımıdır.
Bireyin iradesi dışında doğumuyla kazandığı toplumsal konumları ayırt etmek için edinilmiş statü ölçütü uygulanır.

Anahtar Kavram

Toplumsal İlişki, Statü, Rol ve Saygınlık
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 158Soru

Türkiye Selçuklu Devleti'nin siyasi tarihinde yaşanan aşağıdaki gelişmeler ile bu gelişmelerin uzun vadeli jeopolitik ve siyasi sonuçlarını doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Haçlı Seferi sırasında başkent İznik'in elden çıkması
Bizans İmparatorluğu'na karşı Miryokefalon Savaşı'nın kazanılması
Harzemşahlar Devleti ile yapılan Yassıçemen Savaşı'nın kazanılması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Haçlı Seferi sırasında başkent İznik'in elden çıkması -> Devletin merkezinin Konya'ya taşınması ve Batı Anadolu'daki Türk ilerleyişinin bir süreliğine yavaşlaması; Bizans İmparatorluğu'na karşı Miryokefalon Savaşı'nın kazanılması -> Bizans'ın Anadolu'yu Türklerden geri alma ümitlerinin tamamen sona ermesi ve savunma durumuna geçmesi; Harzemşahlar Devleti ile yapılan Yassıçemen Savaşı'nın kazanılması -> Moğol istilasına karşı tampon bölge işlevi gören devletin zayıflamasıyla Anadolu'nun doğrudan Moğol tehdidine açık hale gelmesi.
I. Haçlı Seferi sonucunda başkent İznik'in Bizans'a geçmesiyle merkez Konya'ya taşınmış; Miryokefalon Savaşı ile Bizans savunmaya çekilip Anadolu'nun Türk yurdu olduğu kesinleşmiş; Yassıçemen Savaşı ile de Harzemşahlar yenilerek tampon bölge ortadan kalkmış ve Moğol istilasına zemin hazırlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Haçlı Seferlerinin Türkiye Selçuklu Devleti coğrafyası ve idari merkezi üzerindeki etkisini değerlendirmek.
I. Haçlı Seferi'nde İznik'in Bizans-Haçlı ittifakınca işgal edilmesinden dolayı devlet merkezinin Konya'ya taşındığı belirlenir.
İlk Haçlı dalgasının Selçuklu üzerindeki toprak ve başkent kaybı etkisini saptamak.
2
Bizans İmparatorluğu ile yapılan ve Anadolu'nun tapusu olarak nitelendirilen savaşın sonucunu incelemek.
Miryokefalon Savaşı'nın Bizans taarruz gücünü kırdığı ve Anadolu'daki Türk varlığını kalıcı kıldığı sonucuna ulaşılır.
Bizans'ın Anadolu'yu geri alma umudunun bittiği askeri kırılma noktasını bulmak.
3
Doğu sınırındaki siyasi gelişmelerin Moğol tehdidiyle olan ilişkisini analiz etmek.
Yassıçemen Savaşı ile Harzemşahların yıkılış sürecine girmesinin Selçukluları Moğollarla doğrudan komşu yaptığı ve koruyucu tamponu yok ettiği tespit edilir.
Yaklaşan Moğol tehlikesinin zemin hazırlayıcı askeri nedenini belirlemek.

Anahtar Kavram

Türkiye Selçuklu Devleti'nin siyasi ve askeri tarihindeki dönüm noktaları ve jeopolitik sonuçları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 159Soru

Milli Edebiyat Dönemi tiyatro hayatının ve Darülbedayi'nin önemli şahsiyetleri ile bu şahsiyetlerin Türk tiyatro tarihindeki rollerini ve eserlerini doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yusuf Ziya Ortaç
Musahipzade Celal
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci
Afife Jale

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yusuf Ziya Ortaç Binnaz adlı eseriyle; Musahipzade Celal Köprülüler ve Lale Devri adlı oyunlarıyla; İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci Hisse-i Şayia ve Ceza Kanunu adlı komedileriyle; Afife Jale ise Yamalar oyununda sahne alarak ilk Müslüman Türk kadın tiyatrocu olma özelliğiyle eşleşmektedir.
Eşleştirmede Yusuf Ziya Ortaç heceyle yazılan ilk manzum tiyatro Binnaz ile, Musahipzade Celal Osmanlı tarihini işleyen Köprülüler ve Lale Devri ile, İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci Hisse-i Şayia ve Ceza Kanunu komedileriyle, Afife Jale ise Yamalar oyunundaki rolüyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Yusuf Ziya Ortaç'ın Milli Edebiyat Dönemi tiyatrosundaki en önemli katkısını belirlemek.
Yusuf Ziya Ortaç, hece ölçüsüyle kaleme alınan ve sahnelenen ilk başarılı manzum oyun olan Binnaz'ın yazarıdır.
Yusuf Ziya Ortaç'ın Binnaz eseri Türk tiyatro tarihinde önemli bir eşiktir.
2
Musahipzade Celal'in tiyatro anlayışını ve öne çıkan eserlerini tespit etmek.
Musahipzade Celal, geleneksel Türk tiyatrosu (orta oyunu, karagöz) teknikleriyle Osmanlı tarihi konularını birleştiren Köprülüler ve Lale Devri oyunlarını yazmıştır.
Yazarın tarihi-töre komedileri Milli Edebiyat Dönemi repertuarının temel taşlarındandır.
3
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci'nin Darülbedayi'deki yerini ve eserlerini incelemek.
İbnürrefik Ahmet Nuri Sekizinci, özellikle Fransız edebiyatından adapte ettiği Hisse-i Şayia ve Ceza Kanunu gibi komedileriyle Darülbedayi sahnesinde kendine yer bulmuştur.
Yazar, dönemin en üretken komedi yazarlarından biridir.
4
Afife Jale'nin Türk tiyatro tarihindeki öncülüğünü belirlemek.
Afife Jale, 1920 yılında Darülbedayi'de Hüseyin Suat Yalçın'ın Yamalar oyununda Emel rolüyle sahneye çıkarak sahne alan ilk Müslüman Türk kadın oyuncu olmuştur.
Bu olay Türk tiyatrosunda kadınların sahneye çıkması açısından tarihi bir dönüm noktasıdır.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat Dönemi tiyatro yazarları, eserleri ve Darülbedayi bünyesindeki ilklerin belirlenmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 160Soru

Yeni Lisan Hareketi'nin Türk yazı dilini sadeleştirmek ve millîleştirmek amacıyla belirlediği temel ilkeler ile bu ilkelerin edebi ve fiili uygulamalarını gösteren örnek durumları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Arapça ve Farsça dil kurallarının ve bu kurallarla yapılan tamlamaların kullanılmaması
Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçedeki telaffuz ve ses kurallarına göre yazılması
Diğer Türk lehçelerinden yazı diline kelime alınmaması
Yazı dili ile konuşma dili arasındaki farkın ortadan kaldırılması amacıyla İstanbul Türkçesinin esas alınması

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Arapça ve Farsça dil kurallarının kullanılmaması ilkesi 'siyah-ı ebri' yerine 'bulutun siyahlığı' örneğiyle; Arapça ve Farsça kelimelerin Türkçe söylenişe göre yazılması ilkesi 'kütüb' yerine 'kitap' örneğiyle; diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması ilkesi Çağataycadan kelime aktarılmamasıyla; İstanbul Türkçesinin esas alınması ilkesi ise İstanbul halkının günlük konuşma dilinin edebi metin dili yapılmasıyla eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmeler, Yeni Lisan makalesinde ilan edilen kurallar ile bunların edebi metinlerdeki yansımalarını tam olarak karşılamaktadır. Arapça ve Farsça tamlama kuralı yasağı 'bulutun siyahlığı' örneğinde; Türkçe söylenişe göre yazma kuralı 'kitap' örneğinde; diğer lehçelerden kelime almama ilkesi Çağatayca kelime aktarılmamasında; İstanbul konuşma dilinin esas alınması ise İstanbul hanımlarının konuşmasının edebi metin dili yapılmasında somutlaşmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Arapça ve Farsça dil kurallarının ve tamlamalarının dilden atılması ilkesi analiz edilir.
Bu ilkenin 'siyah-ı ebri' gibi Farsça tamlama kalıplarının terk edilip Türkçe 'bulutun siyahlığı' ifadesinin kullanılmasıyla eşleştiği belirlenir.
Yeni Lisan Hareketi, yabancı dillerin dil bilgisi kurallarının Türkçeden tamamen çıkarılmasını savunmuştur.
2
Arapça ve Farsça sözcüklerin Türkçedeki söylenişlerine göre yazılması kuralı incelenir.
Arapça 'kütüb' biçimi yerine halkın dilindeki söyleniş olan 'kitap' sözcüğünün tercih edilmesiyle eşleştiği saptanır.
Yeni Lisan, dildeki yabancı kelimelerin kökenine göre değil, Türk halkının söyleyiş biçimine göre yazılmasını kurala bağlamıştır.
3
Diğer Türk lehçelerinden kelime alınmaması ilkesi değerlendirilir.
Yazı dilini zenginleştirmek amacıyla Çağatayca gibi diğer Türk lehçelerinden kelime aktarılmaması uygulamasıyla eşleştiği görülür.
Ömer Seyfettin ve arkadaşları, Türkçeyi yapay yollarla zenginleştirmeye çalışmanın dilin doğallığını bozacağına inanmışlardır.
4
İstanbul Türkçesinin konuşma dilinin esas alınması kuralı ele alınır.
İstanbul hanımlarının günlük konuşma dilindeki tabii söyleyişinin edebi metin dili yapılmasıyla eşleştiği anlaşılır.
Yeni Lisan, yazı dili ile konuşma dili arasındaki kopukluğu gidermek için İstanbul konuşma dilini ortak yazı dili olarak belirlemiştir.

Anahtar Kavram

Milli Edebiyat'ın Oluşumu ve Yeni Lisan Hareketi
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 8 / 90Sonraki
Tüm alıştırma soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin