Türkiye Ekonomisi

116 soru

Soru 21Soru

Türkiye'de tarımsal faaliyetlerin dağılışı ve uygulanan yöntemler; iklim koşulları, sulama imkânları ve yer şekilleri gibi faktörlerle doğrudan ilişkilidir.

Aşağıdaki Türkiye haritasında bazı alanlar numaralandırılarak koyu renklerle gösterilmiştir.

Buna göre, haritada numaralandırılan alanların iklim ve tarım özellikleri ilişkisiyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi doğru değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III numaralı alanda nadas uygulamasının yaygın olması, toprağın mineral dengesini korumak amac��yla yapılan aktif bir gübreleme yöntemi olmasından kaynaklanır.

Cevap

III numaralı alanda nadas uygulamasının yaygın olması, toprağın mineral dengesini korumak amacıyla yapılan aktif bir gübreleme yöntemi olmasından kaynaklanır.
Doğru olmayan yargı, İç Anadolu Bölgesi'nde (III numaralı alan) nadas uygulamasının aktif bir gübreleme yöntemi olduğunu savunan ifadedir. Nadas, kurak ve sulama imkânlarının yetersiz olduğu bölgelerde toprağın nem biriktirmesini sağlamak amacıyla bir yıl boş bırakılması şeklinde uygulanan pasif ve zorunlu bir yöntemdir; gübreleme ile doğrudan bir ilişkisi yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Haritadaki numaralandırılmış alanların tarımsal ve iklimsel özelliklerini analiz etmek.
I numaralı alan Ergene Havzası (ayçiçeği/çeltik), II kıyı Ege (zeytin/incir), III İç Anadolu (nadas yaygın), IV Doğu Karadeniz (nemli/nadas yok), V Güneydoğu Anadolu (GAP ve pamuk) olarak belirlenir.
Seçeneklerdeki coğrafi eşleştirmelerin doğruluğunu denetlemek için öncelikle harita üzerindeki konumların tespiti gerekir.
2
Nadas yönteminin kavramsal tanımını ve nedenlerini sorgulamak.
Nadas, kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın nem biriktirmesi amacıyla bir yıl boş bırakılmasıdır. Aktif bir gübreleme çalışması ya da suni bir mineral takviyesi değil, su yetersizliğinden kaynaklanan zorunlu bir tarım pratiğidir.
Seçeneklerde nadasın işlevine yönelik yapılan açıklamanın bilimsel doğruluğunu kontrol etmek amacıyla bu analiz yapılır.
3
Seçenekler arasından doğru olmayan (yanlış) yargıyı belirlemek.
İç Anadolu'daki (III) nadas yaygınlığının sebebi aktif bir gübreleme yöntemi olması değil, yağış yetersizliği ve sulama projelerinin o bölgede henüz tam anlamıyla yaygınlaşmamış olmasıdır. Dolayısıyla bu yargı doğru değildir.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye uygun olarak yanlış olan seçeneği tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım yöntemleri (nadas ve sulu tarım) ile iklim koşulları arasındaki ilişki ve bölgesel tarımsal özellikler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 22Soru

Türkiye'de kuraklık ve yaz sıcaklığının belirgin olduğu bölgelerde tarım arazilerinin nadasa bırakılması yaygın bir uygulamadır. Tarımda sulama imkânlarının artırılmasıyla nadas alanlarında belirgin bir azalma yaşanmaktadır.

Buna göre, aşağıdaki haritada numaralandırılarak gösterilen alanların hangisinde, doğal iklim koşullarının her mevsim yağışlı ve nemli olmasından dolayı tarımda nadas yöntemine gereksinim duyulmaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Doğu Karadeniz kıyı kuşağında yer alan III numaralı alan, her mevsim düzenli yağış alması ve kurak dönemin bulunmaması nedeniyle tarım topraklarının nadasa bırakılmasına gereksinim duyulmayan tek bölgedir.
Doğu Karadeniz kıyı kuşağında (III numaralı alan) her mevsim yağışlı Karadeniz iklimi egemendir. Yıllık nem oranı yüksek ve yaz kuraklığı yaşanmadığı için toprağın nem depolaması amacıyla boş bırakılmasına, yani nadasa bırakılmasına hiçbir şekilde gerek yoktur.

Adım Adım Çözüm

1
Harita üzerindeki numaralandırılmış alanların iklim özelliklerini analiz edin.
I, II, IV ve V numaralı alanlarda belirgin bir yaz kuraklığı görülürken; III numaralı Doğu Karadeniz kıyı kuşağında her mevsim yağışlı Karadeniz iklimi etkilidir.
Nadas uygulaması, kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın nem ve mineral dengesini korumak için uygulanan zorunlu bir yöntemdir.
2
Bölgelerin doğal yağış koşulları ile nadas ihtiyacı arasındaki ilişkiyi kurun.
Yıllık yağış miktarının yüksek ve yağış rejiminin düzenli olduğu III numaralı alanda toprak nemini kaybetmediği için nadasa gereksinim duyulmaz.
Nemlilik oranı yüksek olan yerlerde toprak her yıl aralıksız olarak ekilebilir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de iklim özelliklerinin tarımsal yöntemler ve nadas ihtiyacı üzerindeki belirleyici etkisi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 23Soru

Türkiye'de tarım ürünlerinin coğrafi dağılışı; sıcaklık, yağış ve sulama imkânları gibi etkenlerle yakından ilişkilidir. Sulama projelerinin (GAP, KOP) yaygınlaşmasıyla kurak iklim bölgelerinde nadas alanları azalmış ve ürün çeşitliliği artmıştır.

Aşağıdaki haritada bazı tarımsal üretim ve sulama faaliyetlerinin yoğunlaştığı alanlar numaralandırılarak gösterilmiştir.

[Harita]

Buna göre, Türkiye'deki tarım yöntemleri, sulama projeleri ve tarım ürünlerinin yetişme koşullarıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II numaralı alanda yaygın olan nadas yöntemi, toprağı mineral yönünden zenginleştirmek amacıyla uygulanan aktif bir gübreleme işlemidir ve sulama imkânları artsa da bu uygulamaya devam edilmelidir.

Cevap

Nadas yöntemi, toprağı mineral yönünden zenginleştirmek amacıyla uygulanan aktif bir gübreleme işlemi olmayıp, kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın nem ve su ihtiyacını karşılamak için uygulanan zorunlu ve pasif bir yöntemdir; sulama imkânlarının artmasıyla bu uygulamaya olan ihtiyaç ortadan kalkar.
Nadas yöntemi, toprağı mineralce zenginleştiren aktif bir gübreleme işlemi olmayıp, kurak ve yarı kurak iklim bölgelerinde yetersiz yağış ve sulama imkânları nedeniyle toprağın su ve nem depolamasını sağlamak amacıyla uygulanan pasif ve zorunlu bir yöntemdir. Sulama imkânları arttığında (örneğin sulama projeleriyle) nadas alanları azalır ve bu uygulamaya ihtiyaç kalmaz. Bu nedenle nadasın aktif bir gübreleme yöntemi olduğunu ve sulama artsa da devam etmesi gerektiğini belirten ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Nadas yönteminin amacını analiz etmek.
Nadas; kurak ve yarı kurak bölgelerde toprağın nem biriktirmesini sağlamak amacıyla bir yıl ekilip bir yıl boş bırakılmasıdır. Aktif bir gübreleme yöntemi değildir.
Nadas ve sulama ilişkisini doğru kurarak kavramsal hatayı tespit etmek.
2
Sulama projelerinin (GAP ve KOP) tarımsal etki alanlarını incelemek.
KOP ve GAP sulama olanaklarını artırarak nadas ihtiyacını ortadan kaldırır. Dolayısıyla sulama arttıkça nadas alanları azalır.
Bölgesel projelerin tarımsal üretime olan katkılarını değerlendirmek.
3
Tarım ürünlerinin iklim isteklerini bölge bazında kontrol etmek.
Doğu Karadeniz (I) her mevsim yağışlı olduğundan pamuk ve buğday yetişmez. Konya'da (II) mısır ekimi KOP ile artmıştır. Şanlıurfa'da (III) pamuk üretimi GAP ile lider konumdadır.
Seçeneklerdeki diğer ifadelerin coğrafi doğruluğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım yöntemleri, sulama projelerinin (GAP, KOP) etkileri ve tarım ürünlerinin iklim istekleri ile coğrafi dağılışı.
Soru 24Soru

Türkiye'de yürütülen bazı hayvancılık faaliyetleri ile ormancılık ürünlerinin ekolojik ve sosyo-ekonomik özellikleri göz önüne alındığında, solda verilen açıklamalarla sağda verilen coğrafi özellikleri ve faaliyetleri en doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kuzeydoğu Anadolu'da yaz yağışlarının geciktiği veya yetersiz kaldığı yıllarda et ve süt veriminde belirgin düşüşler yaşayan ekonomik faaliyet
Ege ve Akdeniz geçiş kuşağındaki kızılçam ormanlarının tahribatı yerine korunmasını teşvik eden, salgı emici böceklerin varl��ğına dayalı hayvansal üretim
İklimsel faktörlerden ziyade dut yaprağı tarımının mevcudiyeti ve kırsal iş gücü maliyetlerinin değişimiyle coğrafi ağırlık merkezi batıdan güneydoğuya kayan faaliyet
Nemli vadi tabanlarında relikt karakter taşıyan endemik bir ağaç türünün salgısından elde edilen, kozmetik ve eczacılık sektöründe ham madde olarak kullanılan ürün

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleştirmeler sırasıyla şu şekildedir: Birinci açıklama büyükbaş mera hayvancılığıyla, ikinci açıklama arıcılıkla (çam balı), üçüncü açıklama ipek böcekçiliğiyle, dördüncü açıklama ise sığla yağıyla eşleşmektedir.
Verilen açıklamaların tamamı Türkiye'nin coğrafi özellikleri, hayvancılık türlerinin dağılış dinamikleri ve ormancılık faaliyetlerinin ekolojik temelleriyle tam olarak örtüşmektedir. Büyükbaş mera hayvancılığında yaz yağışlarına bağımlılık, çam balında kızılçam ve basra böceği ilişkisi, ipek böcekçiliğinde Marmara'dan Güneydoğu'ya kayış ve sığla yağı üretiminde Köyceğiz havzası relikt endemik dağılışı doğru eşleştirmeleri oluşturmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Kuzeydoğu Anadolu'daki hayvancılık faaliyetinin özelliklerini analiz etmek.
Bu alandaki büyükbaş hayvancılık büyük ölçüde doğal otlaklara (meralara) ve alpin çayırlara dayalıdır. Yaz yağışlarındaki yetersizlik ot verimini düşürür, bu da besi hayvancılığının aksine mera hayvancılığında et ve süt üretiminde dalgalanmaya neden olur.
Mera hayvancılığının iklime bağımlılığını saptamak.
2
Kızılçam ormanları ve salgı böcekleriyle ilişkili faaliyeti belirlemek.
Muğla çevresindeki kızılçam ormanlarında yaşayan basra böceğinin (çam pamuklu biti) salgılarıyla yapılan çam balı üretimi (arıcılık), ormanların kereste dışı kullanımına ve korunmasına katkı sağlar.
Çam balı üretiminin ekolojik ve ekonomik temellerini kurmak.
3
İpek böcekçiliğinin coğrafi dağılışındaki tarihsel ve ekonomik değişimi incelemek.
Bursa-Bilecik çevresi geleneksel merkezler iken, sanayileşme ve iş gücü maliyetlerindeki artış nedeniyle bu faaliyet kırsal iş gücü potansiyeli yüksek olan Diyarbakır gibi illere kaymıştır.
Üretim coğrafyasındaki kaymanın nedenlerini anlamak.
4
Endemik ve relikt ağaç türünden elde edilen orman altı ürünün coğrafi yayılışını değerlendirmek.
Köyceğiz ve Fethiye dolaylarındaki nemli taban arazilerde yetişen endemik sığla ağacından elde edilen sığla yağı, kozmetik ve ilaç sanayisinde kullanılan değerli bir ham maddedir.
Endemik orman kaynaklarının ekonomik değerini analiz etmek.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık yöntemlerinin doğal koşullarla ilişkisi, hayvancılık türlerinin bölgesel dağılışını etkileyen faktörler ve endemik orman ürünlerinin coğrafi dağılışı.
Soru 25Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin yapılış şekli, verim özellikleri ve coğrafi dağılışı üzerinde fiziki ve beşerî faktörler birlikte etkili olmaktadır. Haritada numaralandırılarak gösterilen alanlarda farklı hayvancılık ve ormancılık faaliyetleri ön plana çıkmaktadır.

Buna göre, haritada gösterilen alanlar ve bu alanlardaki ekonomik faaliyetlerin özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III numaralı alanda besi ve ahır hayvancılığından elde edilen et ve süt veriminin II numaralı alana göre çok daha yüksek olması, temel olarak III numaralı alandaki doğal otlak ve mera alanlarının vejetasyon süresinin daha uzun ve besin değerinin yüksek olmasından kaynaklanmaktadır.

Cevap

Besi ve ahır hayvancılığında elde edilen yüksek verimin doğal otlakların vejetasyon süresi ve kalitesiyle ilişkilendirildiği seçenek yanlıştır.
Besi ve ahır hayvancılığında verimliliğin yüksek olmasının temel sebebi doğal meraların kalitesi değil, kapalı barınaklarda uygulanan modern yöntemler, kaliteli yem kullanımı ve hayvan soylarının ıslah edilmesidir. Mera hayvancılığında ise üretim doğrudan doğal otlaklara ve iklime bağlıdır. Bu nedenle, batı bölgelerindeki yüksek verimi meraların kalitesiyle açıklayan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen haritadaki numaralandırılmış alanların coğrafi özelliklerini ve bu alanlarda öne çıkan ekonomik faaliyetleri belirlemek.
I numaralı alan Batı Karadeniz (ormancılık), II numaralı alan Erzurum-Kars (büyükbaş mera hayvancılığı), III numaralı alan ise Güney Marmara/Kıyı Ege (besi, ahır ve kümes hayvancılığı) olarak tanımlanır.
Doğru analizin yapılabilmesi için her bir numaranın coğrafi konumunun ve oradaki temel ekonomik faaliyetlerin tespit edilmesi gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeleri bu alanların özellikleri ve uygulanan hayvancılık/ormancılık metotları çerçevesinde değerlendirmek.
I, II, III ve V. (E seçeneği) öncüllerdeki ifadelerin coğrafi gerçeklerle uyuştuğu görülür.
Hangi ifadenin yanlış olduğunu bulmak için her bir seçeneğin doğruluğu bilimsel coğrafya ilkeleriyle sınanır.
3
Besi-ahır hayvancılığı (III numaralı alan) ile mera hayvancılığı (II numaralı alan) arasındaki verimlilik farkının nedenlerini analiz etmek.
III numaralı alandaki besi ve ahır hayvancılığında verimin yüksek olmasının nedeni doğal meralar değil; kapalı tesislerde yapılan modern ıslah çalışmaları, dengeli yem rasyonları ve kontrollü bakım koşullarıdır.
Öğrencilerin besi-ahır hayvancılığının iklimden ve yerel otlaklardan bağımsız olarak yürütüldüğünü kavraması sağlanır.
4
Yanlış olan seçeneği belirleyerek doğru cevaba ulaşmak.
III numaralı alandaki yüksek verimin doğal otlakların vejetasyon süresi ve kalitesiyle ilişkilendirildiği seçeneğin yanlış olduğu tespit edilir.
Besi-ahır hayvancılığının temel özelliğine aykırı olan bu ifade soruda aranan yanlış değerlendirmedir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de besi-ahır ve mera hayvancılığı ile ormancılık faaliyetlerinin coğrafi özellikleri ve verim faktörleri
Soru 26Soru

Türkiye'de çıkarılan bazı madenler ile bu madenlerin işlendiği sanayi tesislerinin konumlandırılmasında etkili olan coğrafi faktörlerin eşleştirilmesi gerekmektedir.

Buna göre, sol sütunda verilen maden çıkar��m alanlarını, sağ sütundaki bu madenlerin işlendiği tesisler ve tesis yer seçimi gerekçeleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sivas (Divriği) ve Malatya (Hekimhan) havzalarından çıkarılan demir
Kastamonu (Küre) ve Artvin (Murgul) yataklarından çıkarılan bakır
Muğla (Fethiye) ve Elazığ (Guleman) sahalarından çıkarılan krom
Konya (Seydişehir) ve Antalya (Akseki) dolaylarından çıkarılan boksit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sivas ve Malatya demiri, Karabük ve Ereğli'deki taş kömürü (enerji kaynağı) ile eşleşir. Kastamonu ve Artvin bakırı, Samsun'daki ulaşım ve hinterlant imkânları ile eşleşir. Muğla ve Elazığ kromu, Antalya'daki liman ve ihracat kolaylığı ile eşleşir. Konya ve Antalya boksiti ise Seydişehir'deki alüminyum tesislerinin ham maddeye yakınlığı ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede; demir madeni Karabük-Ereğli demir-çelik fabrikalarındaki taş kömürüne (enerji kaynağı) yakınlık faktörüyle; bakır madeni Samsun'daki işletmelerin liman ve hinterlant (ulaşım) avantajıyla; krom madeni Antalya Ferrokrom Fabrikası'nın ihracata yönelik liman konumuyla; boksit madeni ise Seydişehir Alüminyum Tesisleri'nin ham maddeye yakınlığıyla doğrudan eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Demir madeninin işleme tesisleri ve kuruluş şartlarını analiz etme
Sivas ve Malatya'dan çıkarılan demirin Karabük ve Ereğli'de işlenmesinin temel nedeninin buradaki taş kömürü (enerji kaynağı) yatakları olduğu belirlenir.
Madenlerin ergitilmesinde enerji kaynağının türü ve yakınlığı en kritik tesis yer seçimi faktörlerindendir.
2
Bakır madeninin Samsun'da işlenme nedenini tespit etme
Kastamonu ve Artvin'den çıkarılan bakırın Samsun'da işlenmesinin liman ve demir yolu gibi gelişmiş ulaşım altyapısı (hinterland) ile ilişkili olduğu görülür.
Samsun'da bakır çıkarılmamasına rağmen sanayinin gelişmesi ulaşım faktörüyle açıklanır.
3
Krom madeninin Antalya'daki işleme tesisini ve ihracat ilişkisini değerlendirme
Muğla ve Elazığ kromunun Antalya Ferrokrom Tesisleri'ne taşınarak işlenmesinde liman faktörü ve ihracat olanaklarının ön planda olduğu saptanır.
Kromun küresel pazara sunulmasında deniz yolu taşımacılığı maliyeti azaltır.
4
Boksit madeni ile Seydişehir tesisi arasındaki ilişkiyi kurma
Konya (Seydişehir) dolaylarından çıkarılan boksitin doğrudan Seydişehir'deki tesiste işlenmesinin ham madde kaynağına yakınlık ilkesiyle örtüştüğü sonucuna varılır.
Taşıma maliyetinin yüksek olması boksit gibi hafif ama hacimli madenlerde tesisi ham maddeye yakın kılmaktadır.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki madenlerin çıkarım alanları ile işleme tesislerinin coğrafi konum ilişkisi (ham madde, enerji kaynağı, ulaşım ve pazarlama faktörleri)
Soru 27Soru

Türkiye’de bir maden yatağının işletmeye açılabilmesi; rezerv miktarının yeterliliği, tenör oranının yüksekliği, ulaşım imkanlarının elverişliliği ve pazara yakınlık gibi birçok faktörün bir arada değerlendirilmesini gerektirir. Özellikle tonajı yüksek ve ağır olan demir gibi metalik madenlerin taşınmasında demir yolu bağlantısı hayati önem taşımaktadır.

Aşağıdaki tabloda, Türkiye'de yeni tespit edilen beş farklı demir cevheri yatağına ait bazı özellikler verilmiştir:

Maden YatağıToplam Rezerv (Milyon Ton)Tenör Oranı (%)En Yakın Demir-Çelik Fabrikasına Uzaklık (km)Yer Şekilleri ve Ulaşım Altyapısı
I1201540Engebeli, demir yolu bağlantısı yok
II9060250Sade, demir yolu hattına yakın
III85530Sade, karayolu bağlantısı var
IV25010300Dağlık, ulaşım altyapısı yetersiz
V152080Engebeli, demir yolu bağlantısı var

Maden yataklarının fiziki ve ekonomik özellikleri dikkate alındığında, bu yataklardan hangisinin işletmeye açılması en ekonomiktir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. maden yatağı

Cevap

II. maden yatağı
II. maden yatağı yüksek tenör oranı (%60) ve yeterli rezerv miktarı (90 milyon ton) ile ekonomik karlılık sağlarken; sade yer şekillerine sahip olması ve demir yolu hattına yakın bulunması sayesinde tonajı yüksek olan demir cevherinin fabrikaya düşük maliyetle taşınmasına imkan tanır. Bu durum yatağı en ekonomik seçenek haline getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Ulaşım koşullarının analiz edilmesi
Demir madeni ağır ve hacimli bir yük olduğundan demir yolu bağlantısı en ekonomik taşıma yöntemidir. Tabloda II ve V numaralı yatakların demir yolu bağlantısı mevcuttur.
Maden taşımacılığında ulaşım maliyeti fizibiliteyi doğrudan etkiler.
2
Tenör (saf metal oranı) değerlerinin karşılaştırılması
Ekonomik işletme için demir madenlerinde tenörün yüksek (%50 ve üzeri) olması istenir. II (%60) ve III (%55) numaralı yataklar yüksek tenör değerine sahiptir.
Düşük tenörlü cevherin işlenmesi yüksek miktarda cüruf ve enerji kaybı yaratarak maliyetleri artırır.
3
Rezerv büyüklüklerinin değerlendirilmesi
Demir-çelik sanayisinde sürdürülebilir üretim için yatağın uzun ömürlü olması gerekir. III numaralı yatakta tenör yüksek olsa da rezerv yalnızca 8 milyon tondur ve yetersizdir. II numaralı yatak ise 90 milyon ton rezervle sanayi yatırımı için oldukça yeterlidir.
Rezerv miktarı, maden ocağı ve tesis kurulumu için gereken yüksek sabit sermaye yatırımının amorti edilmesini sağlar.
4
En ekonomik maden yatağının belirlenmesi
Hem yüksek tenör (%60) hem yeterli rezerv (90 milyon ton) kriterlerini karşılayan, ayrıca düz yer şekillerine sahip olup demir yolu hattına yakın olan II. maden yatağı en ekonomik seçenektir.
Tüm fiziki ve ekonomik coğrafya faktörlerinin optimum şekilde birleştiği yatak belirlenmiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de maden yataklarının işletmeye açılabilmesi için gerekli olan rezerv, tenör ve ulaşım koşullarının değerlendirilmesi
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 28Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilanından günümüze kadar uygulanan ekonomi politikaları, ülkenin mekânsal yapısının şekillenmesinde, sanayinin dağılışında ve ulaşım ağlarının gelişiminde doğrudan belirleyici olmuştur.

Buna göre, Türkiye ekonomi tarihi boyunca uygulanan politikalar ve bunların coğrafi sonuçları ile ilgili;

I. 1930-1950 yılları arasında uygulanan devletçi ekonomi politikaları doğrultusunda hazırlanan I. Beş Yıllık Sanayi Planı ile sanayi tesisleri, sadece ham maddeye yakınlık ilkesine göre kıyı kesimlerde yoğunlaştırılmış ve bu durum kıyı ile iç kesimler arasındaki gelişmişlik farkını artırmıştır.
II. 1950-1960 döneminde liberal ekonomi politikalarının ağırlık kazanması, tarımda makineleşmenin hızlanması ve kara yolu ulaşımına öncelik verilmesi, tarımsal üretimin pazara yönelik olarak artmasını sağlarken kırdan kente göçü de tetiklemiştir.
III. 1960-1980 yılları arasındaki planlı kalkınma döneminde, ithal ikameci sanayileşme stratejisi benimsenmiş ve bu süreçte özellikle büyük tüketici pazarlarına ve limanlara yakın olan İstanbul, İzmit ve İzmir gibi merkezler sanayideki çekim gücünü korumuştur.
IV. 1980 sonrası dönemde dışa açık, ihracata dayalı büyüme modelinin benimsenmesi ve finansal serbestleşme, küresel pazarlarla bütünleşebilen Kayseri, Denizli, Gaziantep gibi iç ve güney kesimlerdeki kentlerin ("Anadolu Kaplanları") yeni sanayi odakları olarak ortaya çıkmasına zemin hazırlamıştır.

yargılar��ndan hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II, III ve IV

Cevap

İkinci, üçünc�� ve dördüncü öncüllerin doğru olduğunu belirten seçenek doğru yanıttır.
İkinci, üçüncü ve dördüncü öncüllerde verilen ifadeler Türkiye ekonomi tarihinin ilgili dönemlerindeki politikaları ve bunların mekânsal sonuçlarını tam olarak yansıtmaktadır. 1950-1960 liberal döneminde makineleşme kırdan kente göçü hızlandırmış; 1960-1980 ithal ikameci sanayileşme pazar ve liman kentlerini öne çıkarmış; 1980 sonrası ihracata dayalı model ise Anadolu Kaplanları adı verilen yeni sanayi odaklarını ortaya çıkarmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Devletçi dönem sanayi yatırımlarının mekânsal dağılımını analiz etme.
1930-1950 devletçi dönemde I. Beş Yıllık Sanayi Planı kapsamında kurulan fabrikalar (Kayseri, Nazilli, Karabük vb.) sadece kıyıda değil, iç kesimlerde de dengeli dağıtılmıştır. Birinci öncül yanlıştır.
Devletin temel amacı bölgesel dengesizliği azaltmak ve güvenliği sağlamaktır.
2
1950-1960 liberal dönemindeki tarımsal ve ulaşımsal değişimi inceleme.
Makineleşme tarımda verimi ve pazara yönelik üretimi artırmış, iş gücü fazlası ise karayollarının gelişimiyle kentlere göç etmiştir. İkinci öncül doğrudur.
Traktör kullanımı kırsal iş gücü ihtiyacını azaltmış, karayolu ağları ise hareketliliği kolaylaştırmıştır.
3
1960-1980 planlı dönemdeki sanayi modelini ve yer seçimini değerlendirme.
İthal ikameci model yerli sanayiyi kurarken montaj ve ham madde ithalatı kolaylığı nedeniyle fabrikalar İstanbul, İzmit, İzmir gibi büyük tüketim pazarlarına kurulmuştur. Üçüncü öncül doğrudur.
Liman yakınlığı ve pazar hacmi ithal ikameci sanayinin yer seçimini etkileyen en önemli faktörlerdir.
4
1980 sonrası küreselleşme ve dışa açık büyüme modelinin mekânsal sonuçlarını inceleme.
İhracat teşvikleri ve serbest piyasa ekonomisiyle Kayseri, Gaziantep, Denizli gibi Anadolu şehirleri sanayide yeni çekim merkezleri haline gelmiştir. Dördüncü öncül doğrudur.
İhracata yönelik yerel sanayi girişimleri Anadolu kentlerinin kalkınmasını hızlandırmıştır.

Anahtar Kavram

Türkiye ekonomisinin tarihsel süreçteki ekonomi politikaları ve bunların mekânsal coğrafi sonuçları.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 29Soru

Aşağıda verilen Türkiye Cumhuriyeti ekonomi politikası dönemlerini, bu dönemlerin ülkedeki mekânsal ve sektörel sonuçlarıyla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

1930-1950 Dönemi (Devletçi Sanayileşme)
1950-1960 Dönemi (Tarımsal Dönüşüm ve Altyapı Hamlesi)
1960-1980 Dönemi (Planlı Kalkınma ve İthal İkameci Sanayi)
1980 Sonrası Dönem (Serbest Piyasa ve Dışa Açık Büyüme)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

1930-1950 Dönemi (Devletçi Sanayileşme) -> Demir yolu odaklı iç sanayi yatırımları; 1950-1960 Dönemi (Tarımsal Dönüşüm ve Altyapı) -> Marshall Planı, tarımda makineleşme ve kara yolu önceliği; 1960-1980 Dönemi (Planlı Kalkınma ve İthal İkameci Sanayi) -> DPT, yüksek gümrük duvarları ve Marmara/Ege yığılması; 1980 Sonrası Dönem (Serbest Piyasa ve Dışa Açık Büyüme) -> İhracat odaklı üretim, Anadolu Kaplanları ve kıyı liman kentlerinin entegrasyonu.
Eşleştirmelerin tamamı dönemlerin ekonomi politikası karakteristiklerini ve bunların coğrafi yansımalarını doğru yansıtmaktadır. 1930-1950 dönemi demir yolları ve iç sanayi tesisleriyle; 1950-1960 dönemi traktörleşme, kara yolları ve göçle; 1960-1980 dönemi DPT ve Marmara/Ege merkezli korumacı sanayiyle; 1980 sonrası ise dışa açık büyüme ve ihracata dayalı yerel sanayi odaklarıyla doğru biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye ekonomi tarihindeki 1930-1950 devletçilik dönemi analiz edilir.
Bu dönemin en belirgin mekânsal sonucu demir yolu odaklı altyapı ile iç kesimlerde ham maddeye yakın kamu fabrikalarının kurulmasıdır.
1929 küresel krizinden sonra özel teşebbüs yetersiz kaldığı için yatırımları devlet üstlenmiştir.
2
1950-1960 dönemindeki tarımsal değişim ve altyapı yatırımları incelenir.
Tarımda traktör kullanımının yaygınlaşması, tarım alanlarının genişlemesi ve kara yolu yapımına geçilmesi bu döneme aittir.
Marshall Planı çerçevesinde alınan yardımlar tarımsal makineleşmeye ve ulaşımda kara yolu ağlarına yönlendirilmiştir.
3
1960-1980 planlı kalkınma ve ithal ikameci sanayileşme dönemi değerlendirilir.
DPT kontrolündeki beş yıllık planlar ve iç pazarı koruyan gümrük duvarları ile sanayinin Marmara ve Ege gibi nüfusun fazla olduğu tüketim merkezlerinde toplanması bu dönemin özelliğidir.
Dışa kapalı korumacı politikalar, iç pazara hitap eden montaj sanayisini nüfusun yoğun olduğu batı bölgelerine çekmiştir.
4
1980 sonrası serbest piyasa ve dışa açık büyüme dönemi incelenir.
İhracatın teşvikiyle Anadolu Kaplanları olarak bilinen Gaziantep, Denizli, Kayseri gibi yeni sanayi odaklarının oluşumu ve liman şehirlerinin önem kazanması bu dönemin sonucudur.
24 Ocak Kararları ile korumacı ithal ikameci model terk edilmiş, küresel pazarlarla bütünleşme hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Türkiye Ekonomi Politikalarının Tarihsel Dönemleri ve Mekânsal Yansımaları
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 30Soru

Türkiye'de tarım faaliyetleri ile iklim özellikleri arasındaki ilişki incelendiğinde, bazı bölgelerde sulama projelerinin (GAP, KOP vb.) hayata geçirilmesiyle nadas alanlarının azaldığı ve ürün çeşitliliğinin arttığı görülürken; bazı bölgelerde ise doğal nemlilik veya yer şekilleri nedeniyle nadas uygulamasına ihtiyaç duyulmaz ya da tarımsal faaliyetler iklim sınırlamalarına takılır.

Türkiye haritası üzerinde numaralandırılarak gösterilen alanlar ve bu alanlardaki tarımsal faaliyetlerin iklim, sulama ve toprak özellikleri ile ilişkisine dair aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğru değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II numaralı alanda nadas uygulaması toprağın mineral dengesini kuran aktif bir gübreleme yöntemi olarak tercih edildiğinden, sulama olanakları gelişse dahi verimi artırmak adına bu uygulamaya yaygın olarak devam edilmektedir.

Cevap

İç Anadolu Bölgesi'nde (II numaralı alan) nadas uygulamasının aktif bir gübreleme yöntemi olduğu ve sulamaya rağmen verim artışı için buna devam edildiği yönündeki değerlendirme yanlıştır.
İç Anadolu'da (II numaralı alan) nadas uygulaması toprağı mineralce zenginleştiren aktif bir gübreleme yöntemi değildir. Aksine, yağış yetersizliği ve sulama imkânlarının kısıtlı olması nedeniyle toprağın nem biriktirmesini sağlamak amacıyla uygulanan zorunlu bir dinlendirme yöntemidir. KOP ile sulama olanakları geliştikçe nadas alanları azalmaktadır. Bu nedenle nadasın aktif bir gübreleme tekniği olarak sunulması ve sulamaya rağmen aynı sıklıkta devam ettiğinin belirtilmesi yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Harita üzerindeki numaralandırılmış alanların coğrafi konumlarını ve iklim özelliklerini belirleme.
I numaralı alan Doğu Karadeniz (yağışlı), II numaralı alan İç Anadolu (kurak/yarı kurak), III numaralı alan Ege (Akdeniz iklimi), IV numaralı alan Güneydoğu Anadolu (kurak, GAP ile sulanan), V numaralı alan Kuzeydoğu Anadolu (sert karasal) olarak tespit edildi.
Bölgelerin iklim koşulları ile tarımsal faaliyetler arasındaki ilişkiyi kurabilmek için temel coğrafi konum tespiti gereklidir.
2
Her bölge için seçeneklerde verilen tarımsal ifadelerin (iklim-ürün uyumu, sulama projeleri, vejetasyon süresi ve nadas) doğruluğunu analiz etme.
I, III, IV ve V numaralı alanlara ait bilgilerin fiziki ve beşerî coğrafya prensipleriyle tam uyumlu olduğu görüldü.
Seçeneklerin doğruluğunu veya yanlışlığını bilimsel verilerle doğrulamak amacıyla.
3
Nadas yönteminin coğrafi tanımını ve sulama projeleriyle olan etkileşimini değerlendirme.
Nadasın bir gübreleme yöntemi olmadığı, kuraklık nedeniyle uygulanan zorunlu bir dinlendirme yöntemi olduğu; sulamayla birlikte nadas ihtiyacının azaldığı belirlendi.
II numaralı alana dair ifadedeki kavramsal hatayı (nadasın aktif gübreleme olarak sunulması) tespit etmek amacıyla.

Anahtar Kavram

Türkiye'de tarım yöntemleri, sulama projelerinin (GAP, KOP) etkileri ve nadas uygulamasının mantığı
Soru 31Soru

Türkiye'de geleneksel yöntemlerle yapılan mera hayvancılığında et ve süt üretimi büyük oranda iklim koşullarına (yağış miktarı, otlakların durumu vb.) bağlıdır. Buna karşılık, modern tesislerde yapılan hayvancılık faaliyetlerinde üretimde iklime bağımlılık oldukça düşüktür.

Buna göre, aşağıdaki hayvancılık türlerinin hangisinde et ve süt veriminde iklim koşullarına bağlı olarak yıldan yıla görülen dalgalanmanın en az olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Besi ve ahır hayvancılığı

Cevap

Besi ve ahır hayvancılığı
Besi ve ahır hayvancılığı, modern yöntemlerle kapalı barınaklarda ve hazır yemler kullanılarak yapıldığı için doğal çevre koşullarına ve iklim dalgalanmalarına bağımlı değildir. Bu nedenle bu faaliyet türünde et ve süt veriminin yıldan yıla en az dalgalanma göstermesi beklenir.

Adım Adım Çözüm

1
Hayvancılık yöntemlerinin iklimle ilişkisini belirleme
Geleneksel mera hayvancılığı doğrudan doğal otlaklara ve dolayısıyla yağış rejimine bağlıdır. Modern besi ve ahır hayvancılığı ise kapalı tesislerde suni yemleme ile yapılır.
Üretimin doğal koşullara bağımlılık derecesini ayırt etmek.
2
Seçeneklerde verilen hayvancılık faaliyetlerini sınıflandırma
Erzurum-Kars Platosu'ndaki büyükbaş hayvancılık, İç Anadolu'daki küçükbaş hayvancılık, Teke ve Taşeli platolarındaki kıl keçisi yetiştiriciliği ve Doğu Karadeniz'deki yaylacılık mera hayvancılığıdır. Besi ve ahır hayvancılığı ise kapalı ortamda yürütülür.
Hangi faaliyetin iklimden bağımsız olduğunu bulmak.
3
Yıldan yıla üretim dalgalanmasının en az olduğu seçeneği tespit etme
Doğal koşullardan bağımsız olarak kapalı modern tesislerde yürütülen besi ve ahır hayvancılığında, iklim koşulları nasıl olursa olsun yemleme ve bakım standart olduğu için üretim dalgalanması en az düzeydedir.
Soruda istenen en az dalgalanmanın görüldüğü faaliyet türünü belirlemek.

Anahtar Kavram

Besi-ahır hayvancılığı ile mera hayvancılığı arasındaki verim ve iklime bağımlılık farkı
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 32Soru

Türkiye'de Cumhuriyet döneminden günümüze kadar uygulanan ekonomi politikalarında öne çıkan bazı tarihi gelişmeler ve bunların ait olduğu dönemler aşağıda verilmiştir. Sol sütunda verilen tarihi gelişmeleri sağ sütunda verilen doğru dönemlerle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İzmir İktisat Kongresi'nin toplanması ve Aşar vergisinin kaldırılması
I. Beş Yıllık Sanayi Planı'nın uygulanmaya başlanması ve devletçiliğin ön plana çıkması
Planlı kalkınma dönemine geçilmesi ve Devlet Planlama Teşkilatı'nın (DPT) kurulması
24 Ocak Kararları'nın alınması ve dışa açık büyüme modeline geçilmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki gelişmelerin sağ sütundaki doğru dönemlerle eşleşmesi şu şekildedir: İzmir İktisat Kongresi ve Aşar vergisinin kaldırılması -> 1923-1929 Dönemi; I. Beş Yıllık Sanayi Planı ve devletçi politikalar -> 1930-1950 Dönemi; Planlı kalkınma ve DPT'nin kurulması -> 1960-1980 Dönemi; 24 Ocak Kararları ve dışa açık büyüme -> 1980 Sonrası Dönem.
Eşleşmeler, Türkiye'nin ekonomi politikalarının tarihsel sürecindeki önemli yapısal adımlara ve bunların ilan edildikleri dönemlerin kronolojik sınırlarına dayanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk dönem politikalarının incelenmesi
İzmir İktisat Kongresi (1923) ve Aşar vergisinin kaldırılması (1925), liberal eğilimlerin görüldüğü 1923-1929 dönemiyle eşleşir.
Kuruluş yıllarındaki tarımsal ve iktisadi adımları tespit etmek.
2
Büyük Buhran sonrası devletçilik adımlarının incelenmesi
I. Beş Yıllık Sanayi Planı ve Sümerbank'ın kuruluşu gibi devlet öncülüğündeki sanayileşme adımları 1930-1950 dönemiyle eşleşir.
1929 krizinin getirdiği devletçi politikaları belirlemek.
3
Planlı dönem gelişmelerinin incelenmesi
Devlet Planlama Teşkilatı'nın kuruluşu ve beş yıllık kalkınma planlarının uygulanması 1960-1980 dönemiyle eşleşir.
DPT'nin kurulduğu anayasal dönemi belirlemek.
4
Dışa açık serbest piyasa dönemi gelişmelerinin incelenmesi
24 Ocak Kararları ile başlayan ihracata dayalı büyüme ve küreselleşme adımları 1980 sonrası dönemle eşleşir.
Serbest piyasa ekonomisine geçişin miladını tespit etmek.

Anahtar Kavram

Türkiye ekonomi tarihi dönemleri ve temel politika farklılıkları.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 33Soru

Türkiye'de modern yöntemlerle yapılan besi ve ahır hayvancılığı, geleneksel yöntemlerle yapılan mera hayvancılığına göre doğal koşullardan daha az etkilenir. Bu durum besi ve ahır hayvancılığında verimin iklim dalgalanmalarından bağımsız olmasını sağlar.

Buna göre, besi ve ahır hayvancılığının yaygın olarak yapıldığı bir yörede aşağıdaki durumlardan hangisinin görülmesi beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yıllık et ve süt üretim miktarlarında iklime bağlı dalgalanmaların az olması

Cevap

Yıllık et ve süt üretim miktarlarında iklime bağlı dalgalanmaların az olması
Besi ve ahır hayvancılığında üretim faaliyetleri kapalı alanlarda, modern yöntemlerle ve kaliteli hazır yemler kullanılarak gerçekleştirilir. Bu durum üretimin dış ortama ve iklim şartlarına olan bağımlılığını en aza indirir. Dolayısıyla, bu yöntemin uygulandığı yörelerde yıllık et ve süt üretim miktarlarında iklime bağlı dalgalanmalar oldukça azdır.

Adım Adım Çözüm

1
Besi ve ahır hayvancılığı ile mera hayvancılığı arasındaki temel farkları belirlemek
Besi ve ahır hayvancılığı kapalı modern tesislerde yemle beslemeye dayanırken, mera hayvancılığı açık alanlarda doğal otlaklara dayanır.
Yöntemlerin üretim tarzını ve doğal koşullara bağımlılığını anlamak için.
2
Doğal koşullardan etkilenme durumunun üretime yansımasını analiz etmek
Besi ve ahır hayvancılığında iklim şartları ne olursa olsun yemleme ve bakım standart olduğu için üretimde yıldan yıla dalgalanma çok az olur.
Soruda istenen beklenen durumu tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Besi ve ahır hayvancılığında üretimin iklim ve doğal koşullardan bağımsız olması
Tahmini Süre:45s
Soru 34Soru

Türkiye'de Cumhuriyet'in ilk yıllarında sanayiyi teşvik etmek amacıyla çıkarılan Teşvik-i Sanayi Kanunu'na rağmen özel sektörün yeterli sermayeye sahip olamaması üzerine, devlet doğrudan yatırımlara öncelik vererek fabrikalar kurmuştur. Bu doğrultuda 1930'lu yıllarda tekstil sektöründeki yatırımları finanse etmek ve yönetmek amacıyla kurulan, Kayseri ve Ereğli gibi farklı coğrafi bölgelerde dokuma fabrikaları açarak sanayinin ülke geneline dağılmasında rol oynayan kamu kuruluşu aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sümerbank

Cevap

Sümerbank
Sümerbank, 1930'lu yıllarda Türkiye'de devletçi ekonomi politikası kapsamında tekstil başta olmak üzere sanayi yatırımlarını finanse etmek ve fabrikalar kurmak amacıyla kurulan temel kamu kurumudur. Kayseri ve Ereğli gibi Anadolu'nun farklı yerlerinde açtığı dokuma fabrikalarıyla sanayinin ülke geneline dengeli dağılmasında büyük bir coğrafi etki yaratmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda belirtilen tarihsel dönemi (1930'lu yıllar) ve bu dönemdeki ekonomik koşulları (özel sektörün sermaye yetersizliği nedeniyle devletin doğrudan fabrika kurması) analiz etmek.
Bu dönemin devlet öncülüğünde sanayileşmeyi hedefleyen devletçi ekonomi politikası dönemi olduğu belirlenmiştir.
Soruda hedeflenen ekonomik girişimin hangi tarihsel ve politik çerçevede yer aldığını anlamak için bu adım gereklidir.
2
Sanayinin farklı bölgelere yayılması amacıyla Kayseri ve Ereğli gibi alanlarda tekstil (pamuklu dokuma) fabrikaları açan kurumu tespit etmek.
Türkiye'de 1930'larda sanayi yatırımlarını finanse etmek ve doğrudan üretim tesisleri kurup işletmek amacıyla kurulan kurumun Sümerbank olduğu saptanmıştır.
Doğru kurumsal yapının coğrafi sanayi yatırımları ve işlevi üzerinden eşleştirilmesi için bu adım gereklidir.

Anahtar Kavram

Türkiye Ekonomisinde 1930-1950 Dönemi Devletçilik Politikası ve Sümerbank Yatırımları
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 35Soru

Türkiye'de hayvancılık faaliyetleri, uygulanan yöntemler ve verim özellikleri açısından geleneksel mera hayvancılığı ile modern besi ve ahır hayvancılığı şeklinde sınıflandırılmaktadır.

Aşağıdaki tabloda Türkiye'deki iki farklı hayvancılık işletmesinin özellikleri karşılaştırılmıştır:

ÖzellikI. İşletmeII. İşletme
Uygulanan YöntemMera (Ekstansif) HayvancılığıBesi ve Ahır (Entansif) Hayvancılığı
Yem TeminiDoğal otlaklar ve meralarFabrika yemleri ve silajlık ürünler
Yıldan Yıla Üretimde Yaşanan Değişimİklim koşullarına bağlı olarak dalgalıİstikrarlı ve düzenli
Hayvan Başına Düşen Et ve Süt VerimiDüşükYüksek

Bu tablodaki bilgilere ve Türkiye'deki hayvancılık faaliyetlerinin genel coğrafi özelliklerine g��re, aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. işletmede üretimin yıllar arasında istikrarlı bir seyir izlemesi, bu hayvancılık yönteminde doğal çevre ve iklim ko��ullarına olan bağımlılığın son derece düşük olduğunu gösterir.

Cevap

Besi ve ahır hayvancılığı yapılan işletmede üretimin yıllar arasında istikrarlı bir seyir izlemesi, bu hayvancılık yönteminde iklim koşullarına olan bağımlılığın son derece düşük olduğunu gösterir.
Besi ve ahır hayvancılığı yapılan işletmede üretim miktarının yıllar arasında istikrarlı olması, bu modern yöntemin iklim ve doğal çevre şartlarına olan bağımlılığı en aza indirdiğini kanıtlar. Kapalı alanlarda yürütülen ve kontrollü yemleme içeren bu faaliyet, hava durumundan doğrudan etkilenmez.

Adım Adım Çözüm

1
Tablodaki işletme özelliklerini karşılaştırın.
I. işletmede geleneksel mera hayvancılığı yapıldığı ve üretimin iklime bağlı dalgalandığı, II. işletmede ise besi-ahır hayvancılığı yapıldığı ve üretimin istikrarlı olduğu görülür.
Soruda verilen özellikleri analiz ederek yöntemlerin temel farklarını ortaya koymak.
2
Modern hayvancılık yönteminin iklimle ilişkisini değerlendirin.
Besi ve ahır hayvancılığında hayvanların kapalı mekanlarda ve yapay yemlerle beslenmesi, iklim şartlarının (örneğin kuraklık veya aşırı yağış) üretime doğrudan yansımasını önler.
Yıllık üretimdeki istikrarın nedenini açıklamak.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin coğrafi doğruluğunu test edin.
İstikrarlı üretimin iklim bağımsızlığını gösterdiği ifadesi doğru bir çıkarımdır. Diğer seçeneklerdeki genellemeler ve mera özellikleri modern hayvancılığın işleyişiyle çelişmektedir.
Doğru çıkarımı belirleyip yanlış varsayımları elemek.

Anahtar Kavram

Besi-ahır ve mera hayvancılığı yöntemlerinin üretim verimliliği ve doğal çevre koşullarına bağımlılık açısından karşılaştırılması
Tahmini Süre:1m 40s
Soru 36Soru

Aşağıda verilen hayvancılık faaliyetlerini, bu faaliyetlerin yoğunlaştığı coğrafi/ekonomik özelliklerle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kıl keçisi yetiştiriciliği
Mera sığırcılığı
Kümes hayvancılığı
İpek b��cekçiliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kıl keçisi yetiştiriciliği - Teke ve Taşeli platolarında maki ve çalıların yaygın olduğu alanlar; Mera sığırcılığı - Erzurum-Kars Platosu'nda yaz yağışlarıyla yeşeren gür çayırlar; Kümes hayvancılığı - Nüfusun fazla olduğu büyük şehirlerin tüketim merkezlerine yakın alanlar; İpek böcekçiliği - Dut ağacı tarımının yaygın olarak yapıldığı Güney Marmara ve çevresi.
Doğru eşleştirmede; kıl keçisi Akdeniz'deki maki ve çalılarla kaplı engebeli alanlarla (Teke ve Taşeli platoları), mera sığırcılığı yaz yağışlarıyla yeşeren gür çayırlarla (Erzurum-Kars), kümes hayvancılığı pazara yakın tüketim alanlarıyla (büyük şehirlerin çevresi) ve ipek böcekçiliği dut yaprağı üretimiyle (Güney Marmara) ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kıl keçisinin engebeli arazilere ve maki bitki örtüsüne uyum sağladığı göz önüne alınarak Akdeniz Bölgesi'ndeki Teke ve Taşeli platolarıyla eşleştirilmesi sağlanır.
Kıl keçisi yetiştiriciliği -> Teke ve Taşeli platolarında maki ve çalıların yaygın olduğu alanlar
Kıl keçisinin beslenme ve coğrafi uyum özellikleri bu bölgeyle uyuşmaktadır.
2
Mera sığırcılığının (büyükbaş hayvancılık) yaz yağışlarıyla büyüyen uzun boylu gür otlaklara (çayır) ihtiyaç duyduğu bilinerek Erzurum-Kars Platosu ile eşleştirilmesi gerçekleştirilir.
Mera sığırcılığı -> Erzurum-Kars Platosu'nda yaz yağışlarıyla yeşeren gür çayırlar
Mera hayvancılığında bitki örtüsü ve iklim belirleyici etkendir.
3
Kümes hayvancılığının iklimden bağımsız modern ahırlarda/kümeslerde yapıldığı ve temel yer seçim kriterinin büyük şehirlerin tüketim pazarlarına yakınlık olduğu fark edilerek büyük şehirlerin çevresiyle eşleştirilmesi tamamlanır.
Kümes hayvancılığı -> Nüfusun fazla olduğu büyük şehirlerin tüketim merkezlerine yakın alanlar
Pazara yakınlık ilkesi kümes hayvancılığının dağılışında temel faktördür.
4
İpek böceği tırtıllarının dut yaprağıyla beslendiği bilgisiyle, dut tarımının ve ipekçilik kültürünün yaygın olduğu Güney Marmara bölgesiyle eşleştirme tamamlanır.
İpek böcekçiliği -> Dut ağacı tarımının yaygın olarak yapıldığı Güney Marmara ve çevresi
İpek böcekçiliğinin ham maddesi olan dut yaprağına bağımlılığı bu eşleşmeyi zorunlu kılar.

Anahtar Kavram

Türkiye'de hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi dağılışını ve gelişim özelliklerini belirleyen fiziki ve beşerî faktörler.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 37Soru

Bir girişimci, Türkiye'de ticari amaçla büyükbaş hayvancılık işletmesi kurmak için iki farklı bölgede fizibilite çalışması yapmıştır:

* I. Bölge: Kuzeydoğu Anadolu'de, yaz yağışlarının bol olduğu, gür alpin çayırların geniş yer kapladığı fakat kış mevsiminin oldukça sert ve uzun sürdüğü alanlar.
* II. Bölge: Marmara Bölgesi'nde, tüketici nüfusun yoğunlaştığı büyük şehirlere yakın, pazarlama ve taşıma imkânlarının çok geliştiği ancak doğal otlak alanlarının son derece yetersiz olduğu alanlar.

Bu girişimcinin kuracağı işletmeler ve buralarda yürüteceği faaliyetlerle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II. Bölge'de kurulacak besi ve ahır tesislerinde, ahır içi iklimlendirme ve hazır yem kullanımı sayesinde doğal koşullardan bağımsız olarak yıl boyunca istikrarlı bir verim elde edilebilir.

Cevap

Marmara Bölgesi'nde kurulacak besi ve ahır tesislerinde, ahır içi iklimlendirme ve hazır yem kullanımı sayesinde doğal koşullardan bağıms��z olarak yıl boyunca istikrarlı bir verim elde edilebilir.
Besi ve ahır hayvancılığı, modern yöntemlerle yürütülen entegre bir faaliyettir. Hayvanların barınma, beslenme ve sağlık koşulları yapay olarak kontrol altında tutulduğu için bu yöntemin uygulandığı tesislerde dış ortamdaki sıcaklık değişimleri veya yağış dalgalanmaları üretime yansımaz. Bu nedenle büyük tüketim merkezlerine yakın olan Marmara Bölgesi gibi alanlarda kurulan işletmelerde yıl boyunca kararlı ve yüksek verim sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Bölgelerin coğrafi özellikleri ile hayvancılık yöntemleri arasındaki ilişkiyi kurma.
I. Bölge'nin (Kuzeydoğu Anadolu) alpin çayırlara sahip olması geleneksel mera hayvancılığına; II. Bölge'nin (Marmara) ise yüksek nüfus ve pazar imkanlarına sahip olması modern besi ve ahır hayvancılığına uygun olduğunu gösterir.
Uygulanacak hayvancılık metodunun fiziki ve beşeri şartlara göre nasıl şekillendiğini anlamak.
2
Modern besi-ahır yöntemi ile geleneksel mera yöntemi arasındaki iklime bağlılık farkını analiz etme.
Mera hayvancılığında üretimin yağışa ve bitki örtüsüne bağlı olarak dalgalandığı, besi-ahır hayvancılığında ise kapalı ortam ve yemleme sayesinde üretimin iklimden bağımsız ve kararlı olduğu tespit edilir.
Seçeneklerdeki ifadelerin bilimsel geçerliliğini test etmek.

Anahtar Kavram

Besi-ahır hayvancılığı ile mera hayvancılığı arasındaki verim ve iklime bağımlılık farkları
Soru 38Soru

Türkiye'de besi ve ahır hayvancılığı ile mera hayvancılığının verim özellikleri birbirinden farklıdır. Mera hayvancılığında et ve süt üretimi büyük oranda yağışlara ve otlakların durumuna bağlıyken, modern besi ve ahır hayvancılığında verim doğal koşullardan etkilenmez.

Buna göre, modern besi ve ahır hayvancılığının mera hayvancılığına göre en önemli avantajı aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Üretimde iklime olan bağımlılığın az olması ve verimde yıldan yıla dalgalanmaların yaşanmaması

Cevap

Üretimde iklime olan bağımlılığın az olması ve verimde yıldan yıla dalgalanmaların yaşanmaması
Modern besi ve ahır hayvancılığı, dış çevre koşullarından ve iklimden bağımsız olarak yürütülür. Hayvanlar kapalı ahırlarda kontrollü bir şekilde hazır yemlerle beslendiği için, et ve süt veriminde iklim koşullarına bağlı olarak yıldan yıla dalgalanmalar görülmez. Bu durum, üretimde süreklilik ve istikrar sağlaması açısından en önemli avantajdır.

Adım Adım Çözüm

1
Besi-ahır ve mera hayvancılığının temel yöntem farkını analiz etme
Mera hayvancılığında hayvanlar açık alanda otlatılırken, besi-ahır hayvancılığında kapalı tesislerde hazır yemlerle beslenir.
Yöntemlerin doğal çevreye olan bağımlılık derecesini saptamak için.
2
İklim koşullarının üretime olan etkisini karşılaştırma
Mera hayvancılığı yağış miktarı ve otlak durumuna göre dalgalanma gösterirken, besi-ahır hayvancılığı iklimden etkilenmez.
Yıllık üretim miktarlarının neden kararlı veya kararsız olduğunu açıklamak için.
3
En önemli avantajı belirleme ve doğru seçeneği seçme
Üretimde süreklilik ve iklimden bağımsızlık en belirgin avantajdır, bu da üretimin dalgalanmamasını sağlar.
Soru kökünde istenen temel farkı ve avantajı netleştirmek için.

Anahtar Kavram

Besi/ahır hayvancılığı ile mera hayvancılığı arasındaki verim ve iklim ilişkisi farkı
Tahmini Süre:50s
Soru 39Soru

Türkiye'de yürütülen hayvancılık faaliyetleri ile bu faaliyetlerin coğrafi ve ekonomik özelliklerini gösteren açıklamaları eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mera hayvancılığı
Besi ve ahır hayvancılığı
Kümes hayvancılığı
İpek böcekçiliği

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mera hayvancılığı ile yağışa bağlı dalgalanma gösteren yöntem; besi ve ahır hayvanc��lığı ile şeker fabrikaları çevresindeki küspe kullanımı; kümes hayvancılığı ile büyük şehirlerin çevresindeki yoğunlaşma; ipek böcekçiliği ile dut yaprağına bağlı koza üretimi eşleşir.
Mera hayvancılığı doğal otlaklara bağlı olduğundan et ve süt veriminde iklim kaynaklı dalgalanmalar görülür. Besi ve ahır hayvancılığı ise şeker fabrikalarının atığı olan küspenin yem olarak değerlendirilmesiyle bu tesislerin etrafında yoğunlaşmıştır. Kümes hayvancılığı iklimden bağımsız olarak pazara yakınlık ilkesiyle büyük nüfuslu şehirlerin yakınlarında kurulur. İpek böcekçiliği ise dut ağacına bağımlı olup suni ipeğin yaygınlaşmasıyla geleneksel önemini yitirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Mera hayvancılığının özelliklerini inceleme
Mera hayvancılığının iklim koşullarına ve yağışa bağımlı olduğu, bu nedenle et ve süt üretiminde dalgalanmalar yaşandığı belirlenir.
Mera hayvancılığı doğal çevre şartlarına doğrudan bağımlıdır.
2
Besi ve ahır hayvancılığının lokasyon faktörlerini inceleme
Şeker pancarı küspesinin besi yemi olarak kullanılması nedeniyle şeker fabrikaları çevresinde besi ve ahır hayvancılığının yaygınlaştığı tespit edilir.
Yem sanayisi ile tarımsal sanayi atıklarının değerlendirilmesi besi hayvancılığını destekler.
3
Kümes hayvancılığının dağılış nedenlerini analiz etme
Büyük şehirlerin (İstanbul, İzmir, Ankara vb.) çevresinde kümes hayvancılığının pazarlama ve tüketim potansiyeli nedeniyle yoğunlaştığı anlaşılır.
Kümes hayvancılığında iklim etkisi en aza indirilmiş olup temel kuruluş faktörü pazara yakınlıktır.
4
İpek böcekçiliğinin ham madde bağımlılığı ve pazar durumunu değerlendirme
Dut yaprağına bağımlı olan ipek böcekçiliğinin, kimyasal/suni ipek üretimi nedeniyle geleneksel önemini kaybettiği sonucuna varılır.
Teknolojik ve endüstriyel gelişmeler geleneksel tarım ve hayvancılık kollarını etkiler.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki hayvancılık faaliyetlerinin coğrafi koşullarla ilişkisi, modern (entansif) ve geleneksel (ekstansif) yöntemlerin ayırt edici özellikleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Türkiye'de turizm sektörü; gayrisafi yurt içi hasılaya katkısı, dış ticaret açığının kapatılmasındaki rolü ve istihdam yaratma kapasitesi ile ülke ekonomisi için kritik bir öneme sahiptir. Bu nedenle turizm sektörü, 'bacasız sanayi' olarak da adlandırılmaktadır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi turizm sektörünün Türkiye ekonomisine doğrudan sağladığı faydalardan biri değildir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılayarak endüstriyel üretimi doğrudan artırması

Cevap

Sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılayarak endüstriyel üretimi doğrudan artırması
Turizm sektörü bir hizmet sektörü faaliyeti olup doğrudan mal üretimi veya sanayiye hammadde tedariki yapmaz. Sanayi tesislerinin hammadde ihtiyacını karşılamak tarım, ormancılık ve madencilik gibi birincil ekonomik faaliyet alanlarının işlevidir. Bu nedenle sanayiye hammadde sağlama faaliyeti turizmin doğrudan ekonomik etkileri arasında yer almaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki olumsuz ifadeyi ('değildir') belirlemek.
Sorunun bizden turizm sektörünün Türkiye ekonomisine doğrudan sağladığı faydalardan biri olmayanı bulmamızı istediği anlaşılır.
Sorunun olumsuz bir soru köküne sahip olması, yanlış olan seçeneği aramamız gerektiği anlamına gelir.
2
Seçeneklerdeki faaliyetlerin ekonomik sektörlerle ve turizmle ilişkisini değerlendirmek.
Döviz girdisi, istihdam artışı, altyapı yatırımları ve alt sektörlerin canlanması doğrudan turizm (hizmet sektörü) ile ilişkilidir. Ancak sanayiye hammadde sağlamak tarım ve madencilik gibi birincil faaliyetlerin konusudur.
Hangi ekonomik faaliyetin turizm sektörü ile doğrudan ilişkili olmadığını tespit etmek için bu analiz gereklidir.

Anahtar Kavram

Turizmin Türkiye Ekonomisine Etkileri
Tahmini Süre:1m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 6Sonraki