Divan Edebiyatı

303 soru

Soru 241Soru

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatından alınan beyitler, sağ sütunda ise bu beyitlerin ait olabileceği nazım şekilleri verilmiştir. Beyitleri biçim ve içerik özelliklerine göre en uygun nazım şekliyle eşle��tiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ezelden şâh-ı aşkın bende-i fermânıyız cânâ / Muhabbet mülkünün sultân-ı âlî-şânıyız cânâ
Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su / Kim bu denli tutuşan odlara kılmaz çare su
Bir eşek var idi zaîf ü nizâr / Yük elinden anın katı bîzâr
Dehr bir meclistir onda sâkî-i devrân ecel / Kime bir peymâne sundu akıbet toprağa kor

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Lirik aşk temalı aa kafiyeli birinci beyit gazelle; naat türündeki aa kafiyeli ikinci beyit kasideyle; hikaye edici aa kafiyeli üçüncü beyit mesneviyle; felsefi temalı ab kafiyeli dördüncü beyit ise kıtayla eşleşir.
Lirik aşk temalı aa kafiyeli birinci beyit gazelle; naat türündeki aa kafiyeli ikinci beyit kasideyle; hikaye edici aa kafiyeli üçüncü beyit mesneviyle; felsefi temalı ab kafiyeli dördüncü beyit ise kıtayla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye şemalarının çıkarılması
İlk üç beyit aa kafiye düzenindedir. Dördüncü beyit ise ab (xa) kafiye düzenine sahiptir.
Divan şiirinde beyitlerle kurulan nazım şekillerinde kafiye örgüsü en belirleyici biçimsel unsurdur.
2
Kendi arasında kafiyeli (aa) olan beyitlerin içeriksel analizinin yapılması
Birinci beyitteki lirik aşk ifadesi gazel nazım şekline; ikinci beyitteki Peygamber'e duyulan sevgi teması (naat) kasideye; üçüncü beyitteki alegorik olay anlatımı ise mesneviye işaret eder.
aa kafiye düzenine sahip matla beyitlerini birbirinden ayırmak için temanın ve üslubun çözümlenmesi gerekir.
3
Matlasız olan beyit yapısının değerlendirilmesi
Dördüncü beyit hem ab (xa) kafiye düzenine sahip olması hem de ecel ve dünya üzerine felsefi bir düşünceyi işlemesi sebebiyle kıta nazım şekli ile örtüşür.
Kıtalar genellikle matlasız (ab/xa) başlar ve felsefi, ahlaki ya da hiciv içerikli konularda kaleme alınır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi, kıta) kafiye düzeni, konu ve anlatım özelliklerine göre tespit edilmesi.
Soru 242Soru

15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri, kendilerine has üslup özellikleri, nazım türlerindeki başarıları ve edebiyata kazandırdıkları eserlerle Türk şiir geleneğinin temellerini atmışlardır. Buna göre, sol sütunda verilen şairleri, sağ sütunda verilen belirgin edebî özellikleri ve eserleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmed Paşa
Şeyhî
Taşlıcalı Yahya
Zâtî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Eşleşme şu şekildedir: Ahmed Paşa - Kerem ve Güneş redifli kasidelerin yazarı; Şeyhî - Harnâme ve Hüsrev ü Şirin yazarı; Taşlıcalı Yahya - Şehzade Mustafa Mersiyesi yazarı; Zâtî - Şem ü Pervane yazarı.
Ahmed Paşa, Kerem Kasidesi ve sultânü'ş-şuara unvanıyla; Şeyhî, tıp bilgisi ve Harnâme mesnevisiyle; Taşlıcalı Yahya, hamsesi ve Şehzade Mustafa Mersiyesi ile; Zâtî ise genç şairlere hocalık yaptığı dükkânı ve Şem ü Pervane mesnevisiyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Ahmed Paşa'nın eserleri ve edebî unvanı incelenir.
Ahmed Paşa, 15. yüzyılda Fatih Sultan Mehmet'in yakınında bulunmuş ve Kerem ile Güneş kasidelerini kaleme almıştır. Bu durum ilk açıklama ile eşleşir.
Şairin saray çevresindeki konumunu ve meşhur eserlerini tespit etmek.
2
Şeyhî'nin meslekî kimliği ve ünlü eserleri taranır.
Şeyhî, tıp eğitimi almış ve Harnâme adlı hiciv/fabl mesnevisini yazmıştır. Bu durum ikinci açıklama ile eşleşir.
Şairin edebî tarihteki özgün eserlerini ve hekimlik yönünü belirlemek.
3
Taşlıcalı Yahya'nın hamse sahipliği ve mersiyesi analiz edilir.
Taşlıcalı Yahya hamse sahibidir ve Şehzade Mustafa'nın ölümü üzerine yazdığı mersiye ile bilinir. Bu durum üçüncü açıklama ile eşleşir.
16. yüzyılın en önemli hamse şairlerinden birinin ayırt edici özelliklerini bulmak.
4
Zâtî'nin edebî çevresi ve eserleri değerlendirilir.
Zâtî, dükkânında genç şairlere rehberlik etmiş ve Şem ü Pervane mesnevisini kaleme almıştır. Bu durum dördüncü açıklama ile eşleşir.
Şairin edebiyat tarihindeki hocalık rolünü ve eserlerini belirlemek.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 243Soru

Divan şiiri, beslendiği kaynakların çeşitliliği ve zenginliğiyle bilinen klasik bir edebi gelenektir. Aşağıda verilen divan edebiyatı kaynaklarını, bu kaynakların şiirdeki yansımalarını gösteren açıklamalarla doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dinî ve Tasavvufi Kaynaklar
Mitolojik ve Efsanevi Unsurlar
Klasik İlimler (Nücum, Tıp, Felsefe)
Toplumsal Hayat ve Mahallî Unsurlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dinî ve tasavvufi kaynaklar vahdet-i vücut anlayışı ve peygamber kıssalarıyla; mitolojik unsurlar Dahhak ve Rüstem gibi figürlerle; klasik ilimler gezegen ve bur�� adlarıyla; toplumsal ve mahallî unsurlar ise İstanbul mesire yerleri ve giyim kuşam adetleriyle eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; tasavvufi düşünceler ve peygamber kıssaları dinî-tasavvufi kaynaklarla, Dahhak ve Rüstem gibi Şehname kahramanları mitolojik kaynaklarla, gök cisimleri ve burçlar klasik ilimlerle, İstanbul'un Kâğıthane semti ve sosyal yaşam unsurları ise toplumsal ve mahallî unsurlarla ilişkilendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dinî ve tasavvufi kavramların tespiti
Dinî ve tasavvufi kaynaklar grubuna vahdet-i vücut anlayışı ile Hızır ve İlyas kıssaları dâhil edilir.
Bu kavramlar doğrudan İslam medeniyeti ve tasavvuf kültürüyle ilgilidir.
2
Mitolojik ve efsanevi şahsiyetlerin tespiti
Mitolojik unsurlar grubuna Şehname kaynaklı Dahhak ve Rüstem gibi figürler dâhil edilir.
Divan edebiyatında mitolojik birikim büyük oranda Fars mitolojisinden ve destanlarından alınmıştır.
3
Klasik ilimlere dair ögelerin tespiti
Klasik ilimler grubuna Zühre, Müşteri gibi gezegen adları ve astroloji (nücum) bilgisi dâhil edilir.
Orta Çağ İslam dünyasındaki bilimsel birikim ve gökbilim divan şiirinin entelektüel arka planını oluşturur.
4
Toplumsal ve mahallî ögelerin tespiti
Toplumsal hayat ve mahallî unsurlar grubuna İstanbul'un Kâğıthane semti, mesire yerleri ve giyim kuşam özellikleri dâhil edilir.
Bu ögeler, divan şiirinin soyut dünyasının yanında somut sosyal gerçeklikten ve yerelleşme (mahallîleşme) eğiliminden de beslendiğini kanıtlar.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatının Kaynakları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 244Soru

Aşağıda divan edebiyatından alınmış iki farklı beyit verilmiştir:

I. Beyit:
*Kamu bîmârına cânân devâ-yı derd eder ihsân*
*Niçün kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı*

II. Beyit:
*Bir eşek var idi zaîf ü nizâr*
*Yük elinden katı şikeste vü zâr*

Bu beyitlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. beyit, dizelerindeki kelimeler arasında ses uyumu bulunduğundan 'aa' şeklinde kafiyelenmiştir ve ait olduğu şiirin matla (ilk) beytidir.

Cevap

İlk beytin 'aa' şeklinde kafiyelendiğini ve matla beyti olduğunu savunan yargı söylenemez.
İlk beytin 'aa' şeklinde kafiyelendiği ve matla beyti olduğu yönündeki yargı yanlıştır. Matla beytinde her iki mısra da aynı kafiye ve redifle son bulmalıdır (aa). Ancak verilen ilk beyitte ilk mısra 'ihsân' ile biterken ikinci mısra 'sanmaz mı' redifiyle son bulmuştur. Bu durum beytin 'ba' kafiye düzenine sahip bir iç beyit (beyt-i vasat) olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
I. beytin kafiye yapısını inceleme.
İlk dize 'ihsân' ile biterken ikinci dize 'dermân beni bîmâr sanmaz mı' ile biter. Gazelin redifi 'usanmaz mı/yanmaz mı/sanmaz mı' olduğundan, bu beyit 'ba' şeklinde kafiyelenmiştir ve bir iç beyittir.
Bir beytin matla beyti olabilmesi için 'aa' şeklinde (her iki dizenin de aynı kafiye ve redifle) kafiyelenmiş olması gerekir.
2
II. beytin kafiye ve içerik yapısını inceleme.
Dizeler 'nizâr' ve 'zâr' kelimeleriyle kendi arasında kafiyelidir (aa). Konusu ise bir eşeğin durumunu anlatan olay merkezli bir anlatıdır. Bu nitelikler mesnevi nazım şeklini gösterir.
Mesneviler her beytin kendi arasında kafiyeli olduğu ve olay anlatımına dayanan uzun nazım şekilleridir.
3
Seçenekleri değerlendirerek yanlış yargıyı tespit etme.
İlk beytin 'aa' kafiye şemasına sahip bir matla beyti olduğunu iddia eden yargı yanlıştır. Diğer tüm yargılar doğrudur.
Soru kökünde beyitlerle ilgili söylenemeyecek olan yargı istenmektedir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında gazel ve mesnevi nazım şekillerinin kafiye düzeni, beyit özellikleri ve içerik farklarının analiz edilmesi.
Soru 245Soru

Meded meded bu cihânın yıkıldı bir yanî
Ecel celâlîleri aldı Mustafa Hân'ı

Bu dizelerle başlayan ünlü mersiyenin şairiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Eserlerinde sade ve akıcı bir Türkçe kullanmaya özen gösteren şair, Türk edebiyatında ilk hamse yazan sanatçı olup aruz vezninin kurallarını Türkçeye uyarlamadaki başarısını gösteren Mîzânü'l-Evzân adlı bir aruz risalesi kaleme almıştır.

Cevap

İlk hamse yazma ve Mîzânü'l-Evzân adlı eseri kaleme alma özelliklerinin şaire ait olmadığını belirten seçenek doğrudur.
Verilen beyit, 16. yüzyıl şairi Taşlıcalı Yahya'nın Şehzade Mustafa Mersiyesi'ne aittir. Türk edebiyatında ilk hamse yazan ve Mîzânü'l-Evzân adlı eseri kaleme alan sanatçı ise 15. yüzyıl Çağatay edebiyatı temsilcisi Ali Şîr Nevâî'dir. Dolayısıyla ilk hamse yazarı olma ve belirtilen eseri kaleme alma özellikleri Taşlıcalı Yahya'ya ait değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Alıntılanan beytin hangi esere ve şaire ait olduğunu tespit edin.
Beyit, Kanuni Sultan Süleyman'ın oğlu Şehzade Mustafa'nın ölümü üzerine yazılan ünlü mersiyeye aittir ve şairi 16. yüzyıl divan şairi Taşlıcalı Yahya'dır.
Soruyu doğru analiz edebilmek için öncelikle şairin kimliğinin belirlenmesi gerekir.
2
Şairin edebi kişiliğini ve eserlerini seçeneklerdeki iddialarla karşılaştırın.
Şairin yeniçeri kökenli olduğu, mesnevi sahasında hamse sahibi olduğu ve mesnevilerinde yerel unsurlara yer verdiği doğrudur. Ancak ilk hamse yazarı olma ve Mîzânü'l-Evzân eseri Ali Şîr Nevâî'ye aittir.
Yanlış olan bilgiyi bularak doğru seçeneğe ulaşmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

16. Yüzyıl Divan Şairlerinden Taşlıcalı Yahya'nın Edebi Kişiliği ve Eserleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 246Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen belirgin edebi yönlerini ve eserlerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sultan Veled
G��lşehrî
Ahmedî
Kadı Burhaneddin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sultan Veled - İbtidânâme ve Rebâbnâme; Gülşehrî - Felek-nâme ve Mantıku't-Tayr; Ahmedî - İskender-nâme ve Cemşîd ü Hurşîd; Kadı Burhaneddin - Sivas merkezli hükümdarlık ve tuyuğlar.
Sultan Veled, Mevlevilik öğretilerini yaymak için yazdığı İbtidânâme ve Rebâbnâme ile; Gülşehrî, tasavvufi içeriğe sahip Felek-nâme ve Mantıku't-Tayr ile; Ahmedî, ünlü mesnevileri İskender-nâme, Cemşîd ü Hurşîd ve Tervîhü'l-Ervâh ile; Kadı Burhaneddin ise Sivas merkezli hükümdarlığı, mahlas kullanmaması ve tuyuğlarıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki birinci sanatçı olan Sultan Veled'in edebi yönünü ve eserlerini incelemek.
Sultan Veled'in Mevleviliği sistemleştirmek için yazdığı İbtidânâme ve Rebâbnâme eserleri sağ sütundaki dördüncü açıklama ile eşleşir.
Sanatçının en önemli mesnevilerini tespit etmek.
2
Sol sütundaki ikinci sanatçı olan Gülşehrî'nin eserlerini incelemek.
Gülşehrî'nin Felek-nâme ve Türkçe yazılmış Mantıku't-Tayr eserleri sağ sütundaki ikinci açıklama ile eşleşir.
Gülşehrî'nin tasavvufi ve sembolik eserlerini eşleştirmek.
3
Sol sütundaki üçüncü sanatçı olan Ahmedî'nin edebi özelliklerini incelemek.
Ahmedî'nin İskender-nâme, Cemşîd ü Hurşîd ve Tervîhü'l-Ervâh eserleri sağ sütundaki birinci açıklama ile eşleşir.
14. yüzyılın en üretken mesnevi yazarını doğru tespit etmek.
4
Sol sütundaki dördüncü sanatçı olan Kadı Burhaneddin'in edebi ve kişisel kimliğini incelemek.
Sivas'ta hükümdarlık yapması, tuyuğ yazması ve mahlas kullanmaması özellikleri sağ sütundaki üçüncü açıklama ile eşleşir.
Kadı Burhaneddin'in devlet adamlığı ve mahlas kullanmama özelliğini belirlemek.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 247Soru

Bir araştırmacı, kütüphanede incelediği bir divan el yazmasında iki farklı tek dörtlük tespit etmiştir. Bu dörtlükler ��zerine yaptığı incelemede şu bulgulara ulaşmıştır:

* I. dörtlük: Aruzun *fâilâtün fâilâtün fâilün* kalıbıyla yazılmış, kafiyelenişi *aaba* şeklinde olup dizelerinde cinaslı kafiye kullanılmıştır.
* II. dörtlük: Aruzun *mef'ûlü* ile başlayan özel kalıplarından biriyle yazılmış, kafiyelenişi *aaba* şeklinde olup tasavvufi-felsefi bir düşünceyi özlü bir biçimde dile getirmiştir.

Bu bulgulardan hareketle araştırmacının incelediği dörtlüklerle ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. dörtlük, Türklerin divan şiirine kazandırdığı ve halk edebiyatındaki mâniye benzeyen 'tuyuğ' nazım şeklidir; II. dörtlük ise Fars edebiyatından edebiyatımıza geçen ve kendine özgü yirmi dört farklı kalıpla yazılabilen 'rubai' örneğidir.

Cevap

I. dörtlüğün Türklerin divan şiirine kazandırdığı ve halk edebiyatındaki mâniye benzeyen 'tuyuğ' nazım şekli; II. dörtlüğün ise Fars edebiyatından edebiyatımıza geçen ve kendine özgü yirmi dört farklı kalıpla yazılabilen 'rubai' örneği olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Araştırmacının bulgularına göre, I. dörtlük aruzun yalnızca 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılması, kafiye düzeninin aaba olması ve cinas barındırması sebebiyle Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı ve halk edebiyatındaki mâniye benzeyen 'tuyuğ' nazım şeklidir. II. dörtlük ise aruzun 'mef'ûlü' ile başlayan özel kalıplarından biriyle yazılması ve felsefi-tasavvufi içeriği nedeniyle Fars edebiyatından alınan ve 24 farklı kalıpla yazılabilen 'rubai' örneğidir. Bu iki nazım şeklini ve özelliklerini doğru veren yargı doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
I. dörtlüğün özelliklerini değerlendirmek.
I. dörtlüğün 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılması, kafiye şemasının aaba olması ve cinaslı kafiyeler içermesi onun bir 'tuyuğ' olduğunu gösterir. Tuyuğ, Türk şairlerin (özellikle Kadı Burhaneddin, Nesimi) divan edebiyatına kazandırdığı, halk edebiyatındaki mâniye benzeyen bir şekildir.
Tuyuğ nazım şekli aruzun sadece bu tek kalıbıyla yazılır ve cinaslı kafiye kullanımı yaygındır.
2
II. dörtlüğün özelliklerini değerlendirmek.
II. dörtlüğün aruzun 'mef'ûlü' ile başlayan özel kalıplarıyla yazılması, aaba kafiye şeması barındırması ve felsefi-tasavvufi içeriği onun bir 'rubai' olduğunu gösterir. Rubai, Fars edebiyatı kökenli olup 24 farklı aruz kalıbıyla yazılabilen bir şekildir.
Rubaiye özgü aruz kalıpları 'mef'ûlü' ile başlar ve bu form felsefi düşünceleri aktarmak için kullanılır.
3
Seçenekleri analiz ederek doğru eşleştirmeyi bulmak.
I. dörtlüğü tuyuğ, II. dörtlüğü rubai olarak doğru tanımlayan ve köken ile aruz kalıbı özelliklerini hatasız açıklayan seçeneğin doğru cevap olduğu saptanır.
Diğer seçeneklerde terimlerin kökenleri, aruz kalıpları veya şairler hakkında yanlış bilgiler verilmiştir.

Anahtar Kavram

Tuyuğ ve Rubai Nazım Şekillerinin Karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 248Soru

Divan edebiyatında şairler, eserlerini oluştururken hem zengin bir kültürel, dinî ve mitolojik arka plandan faydalanmış hem de bu geleneğin yüzyıllar boyunca yerleşmiş estetik kurallarına bağlı kalmışlardır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi divan edebiyatının genel özellikleri veya beslendiği kaynaklar ile ilgili yanlış bir bilgidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Toplumu eğitme ve sosyal aksaklıkları düzeltme amacı güdülmüş; vatan, hürriyet ve eşitlik gibi kavramlar şiirlerin temel izlekleri haline getirilmiştir.

Cevap

Toplumu eğitme ve sosyal aksaklıkları düzeltme amacı güdülmüş; vatan, hürriyet ve eşitlik gibi kavramlar şiirlerin temel izlekleri haline getirilmiştir.
Divan edebiyatında 'sanat sanat içindir' anlayışı hâkimdir. Şairlerin toplumu eğitme, toplumsal aksaklıkları düzeltme gibi bir gayesi yoktur. Vatan, hürriyet ve eşitlik gibi kavramlar ise Türk edebiyatına ilk kez Tanzimat Dönemi'nde girmiştir. Dolayısıyla toplumu eğitmeyi amaçlayan ve vatan, hürriyet gibi konuları işleyen ifade divan edebiyatının genel özellikleriyle çelişir ve yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü okuyarak divan edebiyatının özellikleri ve kaynakları bakımından yanlış olan bilgiyi tespit etmek üzere odaklanılır.
Araştırılacak ana konunun divan edebiyatı genel nitelikleri ve kaynakları olduğu belirlenir.
Seçenekleri analiz etmek için ölçüt oluşturmak.
2
Seçeneklerdeki ifadeler tek tek incelenir; Arap/Fars biçimleri, İslami ve mitolojik kaynaklar, Türklerin kazandırdığı şarkı/tuyuğ biçimleri ve mazmunlu soyut estetik yapısının doğruluğu onaylanır.
Geriye kalan seçenekte yer alan toplumsal fayda, halkı eğitme ve vatan, hürriyet gibi konuların divan şiiriyle değil Tanzimat edebiyatıyla ilişkili olduğu görülür.
Doğru seçeneği (yani yanlış olan bilgiyi) ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatının Genel Özellikleri ve Kaynakları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 249Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan nesri eserlerini, sağ sütunda verilen edebî tür veya içerik özellikleri ile doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nihalistan
Keşfü'z-Zunun
Koçi Bey Risalesi
Babürname

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nihalistan - ilk mensur hamse; Keşfü'z-Zunun - bibliyografya sözlüğü; Koçi Bey Risalesi - padişaha sunulan rapor; Babürname - anı türünün ilk örneği
Verilen Divan nesri eserleri, edebî türleri ve ayırt edici içerik özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştirilmiştir. Nihalistan süslü nesrin ve mensur hamsenin, Keşfü'z-Zunun bibliyografyanın, Koçi Bey Risalesi sade nesrin ve siyasetname/rapor türünün, Babürname ise anı türünün temsilcisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Eserlerin yazarlarını ve temel türlerini belirleyin.
Nihalistan'ın Nergisi'ye ait bir mensur hamse, Keşfü'z-Zunun'un Kâtip Çelebi'ye ait bir bibliyografya, Koçi Bey Risalesi'nin Koçi Bey'e ait bir rapor/siyasetname ve Babürname'nin Babür Şah'a ait bir anı kitabı olduğu tespit edilir.
Eşleştirme yapabilmek için her eserin edebiyat tarihindeki yerini ve genel niteliğini bilmek gerekir.
2
Eser açıklamalarıyla tanımları eşleştirin.
Nihalistan ilk açıklamayla, Keşfü'z-Zunun ikinci açıklamayla, Koçi Bey Risalesi üçüncü açıklamayla, Babürname ise dördüncü açıklamayla eşleştirilir.
Açıklamalarda geçen 'mensur hamse', 'bibliyografya sözlüğü', 'padişaha sunulan rapor' ve 'anı türünün ilk örneği' ifadeleri eserlerin ayırt edici özellikleridir.

Anahtar Kavram

Divan nesri temsilcileri ve eserlerinin içerik/tür özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 250Soru

Devlet yönetimiyle şiir sanatını bir arada yürütmüş, Sivas'ta kendi adına kurduğu devletin başında bulunurken bir yandan da coşkulu şiirler kaleme almıştır. Şiirlerinde mahlas kullanmaktan kaçınan bu 14. yüzyıl sanatçısı; özellikle Türklerin Divan şiirine kazandırdığı tuyuğ nazım şeklinin ilk ve en önemli temsilcilerindendir. Şiirlerinde Doğu Oğuzcasının (Azeri Türkçesi) dil özelliklerini barındıran samimi ve rindane bir üslup kullanmıştır.

Bu parçada sözü edilen Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kadı Burhaneddin

Cevap

Parçada bahsedilen devlet yöneticiliği, mahlas kullanmama ve tuyuğ nazım şekli özellikleri Kadı Burhaneddin'i işaret etmektedir.
Parçada sözü edilen özellikler, 14. yüzyılda yaşamış, Sivas'ta kendi devletini kurarak hükümdarlık yapmış, şiirlerinde mahlas kullanmamış ve Türklerin Divan edebiyatına kazandırdığı tuyuğ nazım şeklinin en önemli temsilcisi olmuş Kadı Burhaneddin'e aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ipuçlarını analiz etme
Sanatçının 14. yüzyılda yaşadığı, Sivas'ta bir devlet kurduğu, tuyuğ nazım şeklini kullandığı ve şiirlerinde mahlas kullanmadığı bilgileri elde edilir.
Soruda tanıtılan şairin belirgin edebi ve biyografik özelliklerini saptamak.
2
İpuçlarını Divan edebiyatı şairlerinin özellikleriyle karşılaştırma
Mevcut seçenekler arasında 14. yüzyılda yaşayıp hem hükümdarlık yapan hem de mahlas kullanmadan tuyuğ yazan tek şairin Kadı Burhaneddin olduğu belirlenir.
Seçeneklerdeki şairlerin yüzyıllarını, eserlerini ve üsluplarını eleyerek doğru sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebi Kişilikleri
Soru 251Soru

Divan edebiyatının gelişiminde 15. ve 16. yüzyıl şairlerinin gerek dil hassasiyetleri gerekse kaleme aldıkları eserler büyük bir öneme sahiptir. Buna göre, sol sütundaki şairler ile sağ sütundaki edebi özelliklerin doğru eşleştirmesi nasıl yapılmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Ahmet Paşa
Necâtî Bey
Rûhî-i Bağdâdî
Zâtî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Ahmet Paşa - Kerem ve Güneş kasideleri ile affedilen şair; Necâtî Bey - Deyim ve atasözlerini kullanarak döne döne redifli gazeli yazan şair; Rûhî-i Bağdâdî - Toplumsal eleştirileri ve terkibibendiyle tanınan şair; Zâtî - Remilcilik dükkanıyla genç şairlere hocalık yapan ve Şem ü Pervâne mesnevisini yazan şair.
Şairlerin biyografik özellikleri, üslup eğilimleri (mahalleleşme, hiciv) ve kendileriyle özdeşleşen meşhur eser/redifler (Kerem Kasidesi, döne döne gazeli, Terkibibent, Şem ü Pervâne) doğru bir şekilde eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Kerem Kasidesi ifadesinden hareketle şair belirlenmelidir.
Kerem ve Güneş kasideleriyle zindandan kurtulan şairin 15. yüzyıl şairi Ahmet Paşa olduğu tespit edilir.
Ahmet Paşa'nın hayatındaki en önemli olaylardan biri Fatih Sultan Mehmet tarafından zindana atılması ve bu kasidelerle bağışlanmasıdır.
2
Atasözleri, deyimler ve 'döne döne' gazeli ipuçları değerlendirilmelidir.
Bu özelliklerin yerlileşme eğiliminin 15. yüzyıldaki en önemli temsilcisi olan Necâtî Bey'e ait olduğu belirlenir.
Necâtî Bey, halk söyleyişlerini ve meşhur döne döne gazelini edebiyata kazandıran kurucu bir isimdir.
3
Toplumsal hiciv ve ünlü terkibibent sahibi şair aranmalıdır.
Tanzimat sanatçısı Ziya Paşa'nın da nazire yazdığı ünlü terkibibendin sahibinin 16. yüzyıl şairi Rûhî-i Bağdâdî olduğu anlaşılır.
Rûhî-i Bağdâdî, toplumsal riyakarlıkları felsefi rindlikle eleştiren en önemli terkibibent şairidir.
4
Remilcilik dükkanı ve Şem ü Pervâne mesnevisi ipuçları eşleştirilmelidir.
Geçimini remilcilikle sağlayan, dükkânı okul görevi gören ve Şem ü Pervâne yazarı olan 16. yüzyıl şairinin Zâtî olduğu sonucuna ulaşılır.
Zâtî, 16. yüzyılın en verimli şairlerinden olup genç Bâkî'yi keşfeden ve dükkânında edebiyat meclisi kuran isimdir.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eser-Üslup Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 252Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan edebiyatı edebî akım ve eğilimlerini, sağ sütunda yer alan ve bu akımların belirgin özelliklerini barındıran örnek beyit açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sebk-i Hindî
Mahallîleşme Akımı
Hikemî Tarz
Türk-i Basit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sebk-i Hindî akımı soyut hayaller ve ağır dille yazılan üçüncü beyitle; Mahallîleşme akımı günlük yaşamı ve Sa'd-âbâd'ı anlatan ikinci beyitle; Hikemî Tarz düşünce ve öğüt içeren birinci beyitle; Türk-i Basit akımı ise tamamen Türkçe kelimelerden oluşan dördüncü beyitle eşleşmektedir.
Sebk-i Hindî akımı soyut hayaller ve ağır dille yazılan üçüncü beyitle; Mahallîleşme akımı günlük yaşamı ve Sa'd-âbâd'ı anlatan ikinci beyitle; Hikemî Tarz düşünce ve öğüt içeren birinci beyitle; Türk-i Basit akımı ise tamamen Türkçe kelimelerden oluşan dördüncü beyitle eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Edebî akım ve eğilimlerin temel felsefelerinin belirlenmesi
Sebk-i Hindî imgeci/kapalı; Mahallîleşme günlük/somut; Hikemî düşünsel/öğretici; Türk-i Basit ise yalın Türkçe odaklıdır.
Soruda verilen edebî akımların ayırt edici üslup ve içerik özelliklerini kavrayarak beyitlerle doğru bağ kurabilmek amaçlanmıştır.
2
Sağ sütundaki beyitlerin dil ve tema yönünden incelenmesi
İlk beyitte deneyim ve hayat felsefesi; ikinci beyitte yerel mekân (Sa'd-âbâd); üçüncü beyitte soyut tamlama (şîve-i hayret-eser); dördüncü beyitte ise yalın Türkçe kelimeler tespit edilmiştir.
Beyitlerin dil özellikleri ve işledikleri konular, hangi akımın ilkelerine göre yazıldıklarını ele veren en önemli ipuçlarıdır.
3
Eşleştirmenin doğrulanması
Kavramlar ve beyit tanımları birebir mantıksal örtüşme sağlayacak şekilde eşleştirilerek doğru çiftler belirlenmiştir.
Kazanımlara dayalı nihai analizle akım-beyit bağlantısının kurulması sağlanmıştır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatındaki edebî akımların (Sebk-i Hindî, Mahallîleşme, Hikemî Tarz, Türk-i Basit) üslup, dil ve içerik özelliklerinin ayırt edilmesi.
Soru 253Soru

Divan edebiyatında şairlerin biyografilerini sunmanın ötesinde şiir ve sanat üzerine teorik görüşlere de yer veren tezkireler, nesir geleneğinin önemli bir parçasını oluşturur. Bu türün Anadolu sahasındaki ilk örneği olmasa da şairleri alfabetik sıraya göre düzenleyen ilk eser olması yönüyle edebiyatımızda önemli bir dönüm noktası kabul edilen, yer yer süslü nesir eğilimleri barındırmakla birlikte şairleri değerlendirirken nesnel ve eleştirel bir yaklaşım benimseyen eser ve yazarı aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tezkiretü'ş-Şuara - Latîfî

Cevap

Tezkiretü'ş-Şuara - Latîfî
Parçada tanımlanan, Anadolu sahasında yazılmış tezkireler arasında şairleri alfabetik sıraya göre düzenleyen ilk eser olma özelliği Latîfî'nin Tezkiretü'ş-Şuara adlı eserine aittir. Bu eser, nesnel ve eleştirel yaklaşımıyla da edebiyat tarihimizde önemli bir yere sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ayırt edici özellikleri inceleyin: Tezkire türünde bir eser olması ve şairleri alfabetik sıraya göre düzenleyen ilk eser olması.
Sözü edilen eserin tezkire türünde olduğu ve en belirgin yapısal özelliğinin alfabetik düzenleme esası olduğu saptanır.
Soruda sorulan eserin temel ayırt edici niteliğini belirlemek.
2
Seçeneklerdeki tezkireleri ve diğer nesir eserlerini bu özelliklerle kıyaslayın.
Sehî Bey'in Heşt Bihişt'inin ilk Anadolu tezkiresi olduğu ancak alfabetik olmadığı; Latîfî'nin Tezkiretü'ş-Şuara'sının ise şairleri alfabetik olarak sıralayan ilk tezkire olduğu sonucuna varılır.
Doğru yazar ve eser eşleşmesini kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Divan Nesrinde Tezkire Türü ve Latîfî Tezkiresi
Soru 254Soru

Divan edebiyatı, gelişim süreci boyunca hem doğu kültür havzasının ortak değerlerinden hem de toplumun sosyal ve kültürel yapısından beslenmiştir. Aşağıda sol sütunda verilen divan edebiyatı kaynakları ile sağ sütunda verilen ve bu kaynakların şiirdeki yansımalarını açıklayan ifadeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dinî ve Tasavvufi Kaynaklar
Mitolojik ve Efsanevi Kaynaklar
Tarihî ve Sosyal Kaynaklar
Edebî ve Estetik Kaynaklar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dinî ve Tasavvufi Kaynaklar ile Kur'an ayetleri, hadis-i şerifler, peygamber kıssaları ve tasavvufi düşüncenin mazmunlarla şiire aktarılması; Mitolojik ve Efsanevi Kaynaklar ile Şehname kahramanları ile klasik Doğu mitolojisine ait unsurların telmih yoluyla şiirde yer alması; Tarihî ve Sosyal Kaynaklar ile Padişahların tahta çıkışı, savaşlar, sünnet ve düğün törenleri gibi dönemin güncel ve toplumsal olaylarının şiire yansıması; Edebî ve Estetik Kaynaklar ile Arap ve Fars edebiyatından alınan aruz ölçüsü, kaside ve gazel gibi nazım biçimleri ile ortak estetik anlayışın benimsenmesi eşleşmelidir.
Divan edebiyatının kaynakları temelde dinî-tasavvufi, mitolojik-efsanevi, tarihî-sosyal ve edebî-estetik olmak üzere sınıflandırılır. Dinî-tasavvufi kaynaklar Kur'an, hadis ve tasavvufi düşünceyi; mitolojik kaynaklar Şehname kahramanlarını; tarihî-sosyal kaynaklar toplumsal hayatı ve cülus/sur gibi törenleri; edebî-estetik kaynaklar ise aruz ölçüsü ile Arap ve Fars edebiyatından alınan nazım şekillerini kapsar. Doğru eşleştirme bu temel özelliklerin bire bir karşılıklarını yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Dinî ve tasavvufi temaların divan şiirindeki yansımaları araştırılır.
Dinî ve Tasavvufi Kaynaklar ifadesinin, içinde Kur'an, hadis ve tasavvuf (vahdet-i vücud) geçen açıklama ile eşleştiği belirlenir.
Dinî ve tasavvufi terimler doğrudan inanç ve tasavvuf dünyasına aittir.
2
Klasik Doğu mitolojisi ve efsane unsurları aranır.
Mitolojik ve Efsanevi Kaynaklar ifadesinin, Şehname kahramanlarını ve telmih unsurlarını içeren açıklama ile eşleştiği belirlenir.
Rüstem, Cemşid gibi figürler İran mitolojisi ve Şehname kökenlidir.
3
Tarihsel olayların ve günlük yaşam unsurlarının şiire yansıması incelenir.
Tarihî ve Sosyal Kaynaklar ifadesinin; cülus, savaş ve sur gibi toplumsal/tarihsel olayları barındıran açıklama ile eşleştiği tespit edilir.
Cülus ve düğünler tarihsel ve sosyal hayatın doğrudan parçasıdır.
4
Şiirin biçimsel ve sanatsal temelleri değerlendirilir.
Edebî ve Estetik Kaynaklar ifadesinin, aruz ölçüsü ve Arap/Fars nazım şekilleri gibi biçimsel unsurları içeren açıklama ile eşleştiği görülür.
Aruz ve nazım biçimleri şiirin teknik ve estetik yapısını oluşturur.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatının Genel Özellikleri ve Kaynakları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 255Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen a��ıklama ve özelliklerin hangi nazım şekline ait olduğunu belirleyerek doğru nazım şekliyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Türklerin divan şiirine kazandırdığı, halk şiirindeki mâninin etkisiyle ortaya çıkan, aruzun yalnızca 'fâilâtün fâilâtün fâilün' kalıbıyla yazılan ve genellikle mahlassız olan tek dörtlükten oluşan nazım şeklidir.
Kendine özgü yirmi dört değişik aruz kalıbıyla yazılabilen, hayat felsefesi, tasavvuf gibi derin konuları işleyen ve Türk edebiyatında en başarılı örneklerini Azmizâde Hâletî'nin verdiği tek dörtlükten oluşan nazım şeklidir.
Dörder dizelik bentlerden meydana gelen, bestelenmek üzere kaleme alınan, üçüncü dizesine meyan, dördüncü dizesine nakarat denilen ve Lale Devri'nde Nedim ile en olgun seviyesine ulaşan nazım şeklidir.
Genellikle 5-10 bentten oluşan, bentleri birbirine bağlayan vasıta beytinin her bendin sonunda değiştiği, felsefi ve sosyal konuların ele alındığı, edebiyatımızda Bağdatlı Rûhî ve Ziya Paşa ile özdeşleşen nazım şeklidir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci tanım tuyuğ ile, ikinci tanım rubai ile, üçüncü tanım şarkı ile, dördüncü tanım ise terkib-i bent ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede: Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı ve tek bir aruz kalıbıyla yazılan tek dörtlük tuyuğ ile; kendine has 24 kalıbı olan ve Azmizâde Hâletî ile özdeşleşen tek dörtlük rubai ile; meyan ve nakarata sahip bestelenen bentler şarkı ile; vasıta beytinin her bendin sonunda değişmesi ve Bağdatlı Rûhî/Ziya Paşa özellikleri ise terkib-i bent ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci tanımdaki 'Türklerin divan şiirine kazandırdığı', 'yalnızca fâilâtün fâilâtün fâilün kalıbıyla yazılan' ve 'mahlassız tek dörtlük' ifadeleri incelenir.
Bu özelliklerin doğrudan tuyuğ nazım şeklini tanımladığı belirlenir.
Tuyuğ, Türklerin kazandırdığı ve tek bir aruz kalıbıyla yazılan tek dörtlükten oluşan bir nazım biçimidir.
2
İkinci tanımdaki 'kendine özgü 24 değişik aruz kalıbı', 'derin felsefi konular' ve 'Azmizâde Hâletî' ipuçları değerlendirilir.
Bu özelliklerin rubai nazım şekline ait olduğu tespit edilir.
Rubai, 24 özel aruz kalıbıyla yazılan ve Türk edebiyatında Azmizâde Hâletî ile zirveye ulaşan tek dörtlükten oluşan nazım şeklidir.
3
Üçüncü tanımdaki 'bestelenmek üzere kaleme alınma', 'meyan' ve 'nakarat' terimleri ile 'Nedim' ismi incelenir.
Bu terimlerin şarkı nazım şeklini işaret ettiği görülür.
Şarkı, bestelenmek üzere yazılan, meyan ve nakarat bölümleri bulunan ve Nedim'in en önemli temsilcisi olduğu bentlerle kurulan nazım şeklidir.
4
Dördüncü tanımdaki 'vasıta beytinin her bendin sonunda değişmesi' ve 'Bağdatlı Rûhî ile Ziya Paşa' isimleri analiz edilir.
Bu özelliklerin terkib-i bent nazım şeklini nitelediği anlaşılır.
Terkib-i bentte vasıta beyti her bendin sonunda değişir; eğer değişmeseydi terci-i bent olurdu. Bağdatlı Rûhî ve Ziya Paşa bu türün en önemli ustalarıdır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında dörtlük ve bentlerle kurulan nazım şekillerinin ayırt edici özellikleri ve temsilcileri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 256Soru

Aşağıda sol sütunda 15. ve 16. yüzyıl Divan edebiyatına yön veren şairler, sağ sütunda ise bu şairlerin edebî yönelimleri ile eserlerine dair belirleyici özellikler verilmiştir.

Buna göre, sol sütundaki şairler ile sağ sütundaki özelliklerin doğru eşleştirmesi nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyhî
Necâtî Bey
Fuzûlî
Bâkî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyhî alegorik toplumsal yergi ve hekimlikle (Harname); Necâtî Bey deyimler ve atasözleri kullanarak Türkçenin şiir dili olmasına yaptığı katkıyla; Fuzûlî tasavvufi aşk acısı ve Azeri Türkçesiyle; Bâkî ise rindane üslup, beşerî aşk ve Şairler Sultanı unvanıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede: Şeyhî, Harname yazarı ve göz hekimi olması nedeniyle alegorik yergi ve hekim kimliğiyle; Necâtî Bey, Türk atasözü ve deyimlerini şiire katarak yerlileşme öncüsü olmasıyla; Fuzûlî, aşk ızdırabı ve Azeri Türkçesiyle; Bâkî ise rindane gazelleri, beşerî aşkı ve 'Şairler Sultanı' unvanıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki Şeyhî ismi ile sağ sütundaki özellikler karşılaştırılır.
Şeyhî'nin göz hekimi olması ve Harname (fabl/alegorik yergi) eseri göz önünde bulundurularak mesnevisinde alegorik anlatım, toplumsal yergi ve hekim kimliği ifadesiyle eşleştirilir.
Şeyhî'nin Divan edebiyatındaki en belirgin yönü Harname mesnevisi ve hekimlik mesleğidir.
2
Necâtî Bey'in edebî yönelimi sağ sütundan aranır.
Necâtî Bey'in Türk atasözleri ve deyimlerini Divan şiirine sokarak yerlileşme akımının temellerini atması özelliğiyle eşleştirilir.
Necâtî Bey, Türkçe deyim ve atasözlerini şiirde kullanma ustalığıyla bilinir.
3
Fuzûlî ve Bâkî şairlerinin üslupları ve dil özellikleri incelenir.
Fuzûlî, tasavvufi aşk ızdırabı ve Azeri Türkçesi kullanımıyla eşleşirken; Bâkî ise rindane üslup, din dışı konular ve 'Şairler Sultanı' unvanıyla eşleşir.
Fuzûlî aşk acısından beslenen tasavvufi bir şairken, Bâkî hayatın zevklerini işleyen beşerî ve dünyevi (rindane) yönü ağır basan bir şairdir.

Anahtar Kavram

15. ve 16. yüzyıl Divan şairlerinin edebî şahsiyetleri, üslup özellikleri ve eserleri
Soru 257Soru

Kasideler; giriş, asıl konu ve bitiş bölümlerinden oluşan, divan edebiyatında beyitlerle kurulan en uzun nazım şekillerindendir. Bu bölümlerin her birinde şairin ele aldığı tema ve üslup farklılık gösterir.

Buna göre, aşağıdaki beyit - kaside bölümü eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mecmû-ı hüner taht-ı Süleymân-ı zamândır / Mülk-i nazmın tahtgâh-ı devleti Nef'î'nindir — Medhiye

Cevap

Şairin kendi şairliğini ve söz söyleme gücünü övdüğü 'Mecmû-ı hüner taht-ı Süleymân-ı zamândır / Mülk-i nazmın tahtgâh-ı devleti Nef'î'nindir' beyti medhiye değil, fahriye bölümüne aittir. Dolayısıyla bu eşleştirme yanlıştır.
Şairin şiir dünyasındaki gücünü ve kendi şairliğini övdüğü beyitler kasidenin fahriye bölümünü oluşturur. Seçenekler arasında Nef'î'nin şiir ülkesinin hükümdarı olduğunu iddia ederek kendi şairliğini övdüğü beyit, medhiye bölümüyle eşleştirilmiştir. Medhiye bölümü sunulan kişiye (devlet büyüğüne) yapılan övgüleri içerdiğinden bu eşleştirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Kaside beyitlerinin içeriklerini ve ana temalarını tek tek analiz edin.
İlk beyitte bahar tasviri (nev-bahar, güller), ikinci beyitte girişten övgüye geçiş ifadesi (teşbîbi bitirip medhiyeye geçmek), üçüncü beyitte padişah övgüsü (Şah-ı devran, Keykubad), dördüncü beyitte şairin kendi adını (Nef'î) anarak şiir gücünü övmesi, beşinci beyitte ise Allah'a dua edilmesi (Hakk Teâlâ ömrünü artırsın) tespit edilir.
Kasidenin bölümlerinin içerik özelliklerini belirlemek için tematik analiz gereklidir.
2
Elde edilen tematik bulguları kasidenin yapısal bölümleriyle karşılaştırın.
Nef'î'nin kendi adını zikrederek şiir ülkesinin sultanı olduğunu belirttiği beyit, kasidenin sunulduğu kişiyi (hükümdarı vb.) öven 'medhiye' bölümüyle eşleştirilmiştir. Ancak şairin kendini övdüğü bu kısım 'fahriye' bölümüdür.
Medhiye ile fahriye bölümleri arasındaki temel farkı ortaya koyarak yanlış eşleştirmeyi saptamak gerekir.
3
Yanlış olan eşleştirmeyi seçeneklerden bulun.
Şiir ülkesinin saltanatının Nef'î'ye ait olduğunu belirten beytin medhiye olarak eşleştirildiği seçenek yanlıştır.
Sorunun bizden istediği yanlış eşleştirmeyi doğrulamak için bu adım atılır.

Anahtar Kavram

Kasidenin Bölümleri ve İçerik Özellikleri
Soru 258Soru

Aşağıdaki beyitte şair kendi mahlasını anmıştır:

*Kadrini seng-i musallada bilip ey Bâkî*
*Durup el bağlayalar karşına yâran saf saf*

Bu beytin şairi ve onun edebî kişiliği düşünüldüğünde, aşağıdakilerden hangisi bu şairle ilişkilendirilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tasavvuf felsefesine ve ilahi aşkın acısına şiirlerinde geniş yer vererek dünyevi hazlardan uzak durması

Cevap

Tasavvuf felsefesine ve ilahi aşkın acısına şiirlerinde geniş yer vererek dünyevi hazlardan uzak durması
Verilen beyit, mahlasından da anlaşılacağı üzere 16. yüzyıl Divan edebiyatının en büyük ustalarından biri olan Bâkî'ye aittir. Bâkî, din dışı konuları, aşkı, doğayı ve yaşama sevincini yansıtan rindâne şiirleriyle tanınır. Tasavvuf felsefesine ve dünyevi hazlardan uzak durmaya şiirlerinde yer vermemiştir. Bu nitelik, ilahi aşkı ve onun ızdırabını şiirinin merkezine alan Fuzûlî'ye aittir. Bu nedenle tasavvuf felsefesine ağırlık verdiğini iddia eden seçenek şairle ilişkilendirilemez.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte yer alan mahlasın bulunması
Beytin ilk dizesinde "ey Bâkî" seslenişiyle şairin Bâkî olduğu açıkça tespit edilir.
Hakkında soru sorulan Divan şairinin kimliğini netleştirmek amacıyla mahlas tespiti yapılır.
2
Bâkî'nin edebî kimliğinin ve üslup özelliklerinin incelenmesi
Bâkî, 16. yüzyılda yaşamış, rindâne gazelleriyle tanınmış, Kanuni Mersiyesi'ni yazmış, mesnevi kaleme almamış ve tasavvufa şiirlerinde neredeyse hiç yer vermemiş bir şairdir.
Şairle ilişkilendirilemeyecek yanlış yargıyı bulabilmek amacıyla şairin tarihî ve edebî nitelikleri gözden geçirilir.
3
Yanlış olan seçeneğin belirlenmesi
Tasavvuf felsefesi ve ilahi aşkın acısıyla dünyevi hazlardan uzak durma anlayışı Bâkî'ye değil, onun çağdaşı olan Fuzûlî'ye aittir. Dolayısıyla bu ifade şairle ilişkilendirilemez.
Şairin genel sanat anlayışı ile çelişen ve başka bir şaire ait olan özelliğin ayırt edilmesi sağlanır.

Anahtar Kavram

15. ve 16. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri (Bâkî'nin Edebî Kişiliği)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 259Soru

Divan edebiyatında şairler yüzyıllar boyunca dil, üslup ve içerik bakımından farklı yönelimler benimsemi��; bu doğrultuda çeşitli edebî akımlar ortaya çıkmıştır.

Buna göre, aşağıdaki beyit - edebî akım eşleştirmelerinden hangisi yanlıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi — Türk-i Basit

Cevap

Halk içinde muteber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi — Türk-i Basit eşleştirmesi yanlıştır. Bu beyit hikemi tarz��n özelliklerini taşımaktadır.
Sıhhat ve devlet konulu beyit, taşıdığı bilgece söylem ve didaktik içerik nedeniyle hikemi tarzın özelliklerini yansıtır. Dilinde 'muteber', 'devlet', 'cihan', 'nefes', 'sıhhat' gibi çok sayıda Arapça ve Farsça kökenli sözcük bulunması, yabancı kelimelerden arınmış bir Türkçe yazmayı ilke edinen Türk-i Basit akımının anlayışına aykırıdır. Bu nedenle yapılan bu eşleştirme yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Verilen beyitlerin dil, üslup ve içerik özelliklerini incelemek.
İlk dört beytin sırasıyla Nâbî'nin hikemi tarzı, Nedim'in mahallîleşme yönelimi, Şeyh Galip'in Sebk-i Hindi üslubu ve Aydınlı Visâlî'nin Türk-i Basit anlayışı ile örtüştüğü görülür.
Şairlerin kendi dönemlerindeki genel sanat çizgileri ve beyitlerdeki kelime tercihleri bu akımlarla doğrudan uyumludur.
2
Yanlış olan seçeneği saptamak amacıyla sıhhat ve devlet konulu beyti çözümlemek.
Muhibbî'ye ait beyitte 'muteber, devlet, cihan, sıhhat' gibi yabancı kökenli sözcüklerin yoğun olarak kullanıldığı ve öğüt verici (didaktik) bir içeriğe sahip olduğu belirlenir.
Türk-i Basit akımı sadece Türkçe sözcüklerle şiir yazmayı savunurken, bu beyit Arapça/Farsça kelime kadrosu ve bilgece söylemiyle hikemi tarza (Nâbî ekolü öncesi didaktik eğilime) aittir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatındaki Edebî Akımlar ve Eğilimler
Soru 260Soru

Divan şiiri, İslam medeniyeti dairesinde şekillenmiş zengin bir kültürel birikimin ve somut hayatın izlerini taşır. Aşağıda verilen divan edebiyatının beslendiği temel kaynaklar ile bu kaynakların şiirdeki yansımalarını gösteren açıklamaları doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dini ve Tasavvufi Kaynaklar
İran Mitolojisi ve Şehname
Tarihî ve Efsanevi Aşk Anlatıları
Mahalli Hayat ve Sosyal Unsurlar

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dini ve Tasavvufi Kaynaklar - Fuzuli'nin peygamber sevgisi ve Nabi'nin ahlaki öğütlerindeki dini ögelerle; İran Mitolojisi ve Şehname - Cemşid, Keyhüsrev, Rüstem gibi kahramanlarla yapılan övgülerle; Tarihî ve Efsanevi Aşk Anlatıları - Behistun Dağı'nı delme ve çölde aklını yitirme gibi klasik aşk mesnevileriyle; Mahalli Hayat ve Sosyal Unsurlar - Sadabad eğlenceleri, mesire yerleri ve somut yaşam ögeleriyle eşleşir.
Sol taraftaki kaynaklar, sağ taraftaki açıklamalarla edebiyattaki yansımaları ve şairlerin şiirlerindeki kullanım amaçları doğrultusunda bire bir eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Dini ve tasavvufi kaynakları eşleştirme
Dini ve Tasavvufi Kaynaklar ifadesi, ayetler, hadisler ve peygamber sevgisi ile ilgili açıklamayla eşleşir.
Kutsal metinler ve tasavvuf öğretisi dini kaynakların temelidir.
2
Mitolojik unsurları eşleştirme
İran Mitolojisi ve Şehname ifadesi, Şehname kahramanlarını içeren açıklamayla eşleşir.
Şehname'den alınan karakterler devlet büyüklerinin övgüsünde sıklıkla kullanılır.
3
Aşk mesnevilerini eşleştirme
Tarihî ve Efsanevi Aşk Anlatıları ifadesi, dağ delme ve çöl motiflerinin yer aldığı açıklamayla eşleşir.
Leyla ile Mecnun, Ferhad ile Şirin aşk ıstırabının divan edebiyatındaki temel yansımalarıdır.
4
Sosyal çevre unsurlarını eşleştirme
Mahalli Hayat ve Sosyal Unsurlar ifadesi, saray hayatı, düğünler, mesire yerleri gibi ögelerin yer aldığı açıklamayla eşleşir.
İstanbul'un günlük yaşamı ve yerel unsurlar mahallileşme akımının yansımalarıdır.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatının genel kaynakları
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 13 / 16Sonraki
Divan Edebiyatı Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 13 | Examkin