Divan Edebiyatı
303 soru
Mesnevi nazım şeklinin yapısal özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki beyitlerden hangisi bir mesneviden alınmış olamaz?
Hakkâ ki taht-ı rif’ate lâyık idi şâhım
Buldu makâm-ı kurb-�� Hudâ’da saâdeti
Bâkî’nin ünlü bir eserinden alınan bu beyit, içerdiği bazı kavramlar sebebiyle farklı nazım türleriyle karıştırılabilmektedir. Beyitte geçen 'şâhım' ve 'taht-ı rif'at' gibi ifadeler devlet büyüğüne yönelik övgü unsurlarını barındırırken, 'kurb-ı Hudâ' (Allah'a yakınlık) ifadesi dini bir yönelime işaret etmektedir. Ancak beytin bütününde, hayatta olmayan bir hükümdarın ardından duyulan teslimiyet ve onun ahiretteki makamına yönelik temenniler dile getirilmiştir.
Buna göre, bu beyit konusu ve bu konunun işleniş biçimi dikkate alındığında aşağıdaki nazım türlerinden hangisine ��rnek gösterilebilir?
Divan edebiyatında felsefi ve öğretici bir nitelik taşıyan "hikemî tarz"ın (hâkimane şiir) kurucusu kabul edilir. Şiirlerinde toplumdaki aksaklıkları eleştirmiş, okura yol göstermeyi ve öğüt vermeyi amaçlamıştır. Sanatçının, oğlu Ebülhayr adına yazdığı mesnevi nazım şeklindeki didaktik eseri *Hayriyye*, bu yönünün en önemli göstergesidir.
Bu parçada söz edilen Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıda sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerini, sağ sütunda verilen edebi yönelim ve eser özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye örgüleri kendilerine has özellikler gösterir. Örneğin gazel ve kaside gibi nazım şekillerinin ilk beyiti (matla) kendi arasında kafiyeliyken (), mesnevi nazım şeklinin tüm beyitleri kendi arasında kafiyeli () olarak düzenlenir.
Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi hem bir gazelin matla beyiti hem de bir mesnevinin herhangi bir beyiti olmaya uygundur?
Bâkî kalır sahîfe-i âlemde adımız
Böyle bir âfet-i devrânı Nedîmâ kim görür
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır
Yâ muhît olmuş gözümden günbed-i devvâra su
Mübtelâ-yı gama sor kim geceler kaç sâat
"Meded meded bu cihânın yıkıldı bir yanı
Ecel celâlîleri aldı Mustafâ Hânı"
Taşlıcalı Yahya'ya ait bu beyit, konusu ve tematik özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki divan edebiyatı nazım türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?
Aşağıda Bâkî'ye ait bir gazelin üç beyti karışık olarak verilmiştir. Bu beyitlerin, bir gazelin yapısal özellikleri ve kafiye örgüsü dikkate alınarak baştan sona doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Divan edebiyatının 17. ve 18. yüzyılları, klasik geleneğin güçlü bir şekilde devam ettirildiği ancak bireysel üslupların ve edebi akımların (Sebk-i Hindi, mahallileşme, hikemi tarz) belirginleştiği bir dönemdir.
Buna göre, aşağıda verilen şairler ve sanat anlayışlarına dair açıklamalardan hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?
Bâkî'ye ait aşağıdaki beyitlerin, bir gazelin yapısal özellikleri (matla, makta, kafiye düzeni) göz önünde bulundurularak baştan sona doğru anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanışı nasıl olmalıdır?
Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin
Divan edebiyatının 17. ve 18. yüzy��llardaki gelişiminde şairlerin benimsedikleri edebî akımlar ile bu akımlar doğrultusunda ürettikleri özgün sanatsal çizgiler belirleyici olmuştur. Verilen şairler ile onların sanat anlayışlarını ve edebiyat tarihindeki yerlerini belirten ifadeleri eşleştirerek doğru çiftleri belirleyiniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Divan edebiyatında şairlerin şiirlerinde kullandıkları takma ada "mahlas", mahlasın yer aldığı ve genellikle şiirin son beyti olan beyte ise "makta" adı verilir.
Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi bir gazelin makta beyti olmaya uygundur?
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Uyarır halkı efgânım kara bahtım uyanmaz mı
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı
O mâhîler ki deryâ içredir dery��yı bilmezler
Sümbül bükülür reşk ile kâkül bükülünce
Tûtî-i mucize-gûyem ne desem lâf değil
Çarh ile söyleşemem ayinesi sâf değil
Nef'î’ye ait bu beyit, içerik ve tematik özellikleri dikkate alındığ��nda aşağıdaki divan edebiyatı nazım türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?
Aşağıdaki sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen belirleyici özellikleri ve eserleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıda verilen Divan edebiyatı şairlerini, edebiyat tarihindeki belirgin nitelikleri ve eserleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Eşleşmeler
Aşağıda verilen beyit ve şiir parçalarını, ait oldukları divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Yük elinden katı şikeste vü zâr
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
Ârzû-yı muhâl imiş ancak
Aşk imiş her ne var âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak
Eşleşmeler
Divan edebiyatında şairler, ele aldıkları temaya ve amaca bağlı olarak farklı nazım türlerinde eserler kaleme almışlardır. Aşağıda verilen beyitleri, yansıttıkları içerik özelliklerine göre uygun nazım türleriyle eşleştiriniz.
Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın
Öğeler
Sana mahsustur ey Hâlık kemâl-i iktidâr ancak
Âb-ı lutfun dökülüp nâr-ı cehennem üstüne
Boynuz umdum kulaktan ayrıldım
Çarh ile söyleşemem ayinesi sâf değil
Eşleşmeler
Edebiyat araştırmacısı Ahmet ile Bülent, 17. ve 18. yüzyıl Divan şiirindeki yönelimler üzerine bir çalışma yapmaktadırlar. Çalışma sırasında şu iki beyit üzerinde dururlar:
I. Beyit:
*Biz arâyiş-i rûy-ı suhanı reng-i edâdan bulduk*
*Gencîne-i ma'nîyi lafz-ı kûtâhtan bulduk*
II. Beyit:
*Haddeden geçmiş edâlar yakışır kāmetine*
*Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni*
Ahmet, I. Beyit için şu değerlendirmeyi yapar:
"Bu beyitte şair; süslü, sanatlı söyleyiş yerine iç ses ve derin hayallere dayalı yeni bir söyleyiş tarzını benimsemiştir. Az sözle derin anlamlar ifade etmeyi amaçlayan bu akım, Türk edebiyatında 17. yüzyılda [Şair I] ile başlamış, 18. yüzyılda ise [Şair II] ile en olgun seviyesine ulaşmıştır."
Bülent ise II. Beyit için şu değerlendirmeyi yapar:
"Burada ise günlük hayatın canlılığını, somut sevgilinin güzelliğini ve konuşma dilinin doğallığını şiire taşıyan bir yönelim hâkimdir. Bu akımın 18. yüzyıldaki en b��yük temsilcisi olan [Şair III], divan şiirinde şarkı türünün en önemli ismi olmuş ve mahallileşme akımını zirveye taşımıştır."
Buna göre diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
Divan edebiyatında şairler; ele aldıkları konulara, şiirin yazılış amaçlarına ve hitap ettikleri zümrelere göre farklı nazım türlerinde eserler kaleme almışlardır. Aşağıda bazı nazım türlerinin açıklamaları verilmiştir:
* Şairin kendi sanat gücünü, şairlik yeteneğini ve üslubunu abartılı ve gururlu bir dille övdüğü türdür.
* Bir şehrin güzelliklerini, sosyal ve kültürel hayatını, o şehrin dikkat çeken güzellerini genellikle mesnevi biçiminde anlatan türdür.
* Ölen önemli bir kişinin (padişah, devlet büyüğü vb.) ardından duyulan acıyı ve onun erdemlerini dile getiren türdür.
* Bir kimseyi, toplumsal aksaklıkları ya da inançları yermek amacıyla alaycı, iğneleyici ve eleştirel bir dille yazılan türdür.
Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi açıklaması verilen nazım türlerinden herhangi birine örnek gösterilemez?
Çerh ile söyleşemem ayînesi sâf değil
Cihânın dîdesine sürme-i bînâdur Edirne
Kamu mahlûkuna rızkın verirsin ey ganî Hâlık
Kılmaz mı cilve hayme-i sîmîn-tanâbdan
İltifatı bu sözde zâhirdir
Kuşların dili anlamına gelen, tasavvufi ve alegorik bir mesnevi olan Mantıku't-Tayr adlı eseri 14. yüzyılda Farsçadan Türkçeye kazandıran Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?
İstanbul'un günlük yaşamını, Lale Devri'nin eğlence anlayışını ve somut aşkı şiirlerine yansıtan, Divan şiirinde şarkı nazım şeklinin en önemli temsilcisi kabul edilen 18. yüzyıl şairi aşağıdakilerden hangisidir?