Divan Edebiyatı

303 soru

Soru 81Soru

Mesnevi nazım şeklinin yapısal özellikleri dikkate alındığında, aşağıdaki beyitlerden hangisi bir mesneviden alınmış olamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yılda bir kez hacca varır bî-nevâlar şâd olur / Ben senin kûyunda her dem kâ'be-i dil şâdıyım

Cevap

Yılda bir kez hacca varır bî-nevâlar şâd olur / Ben senin kûyunda her dem kâ'be-i dil şâdıyım
Mesnevi nazım şeklinin en belirgin yapısal özelliği, her beytin kendi arasında kafiyeli olmasıdır (aa, bb, cc, dd...). Doğru cevapta yer alan 'Yılda bir kez hacca varır bî-nevâlar şâd olur / Ben senin kûyunda her dem kâ'be-i dil şâdıyım' beytinin mısraları kendi arasında kafiyeli değildir (olur - şâdıyım / ab). Bu beyit Fuzûlî'nin bir gazelinin ara beyitlerinden biridir ve bu kafiye yapısıyla bir mesneviye ait olamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Mesnevi nazım şeklinin kafiye düzenini hatırlayınız.
Mesnevinin kafiye örgüsü aa, bb, cc, dd... şeklindedir; yani her beyit kendi içinde kafiyelidir.
Soruda mesneviye ait olamayacak beyti bulmak için seçeneklerdeki beyitlerin kendi içinde kafiyeli olup olmadığını kontrol etmemiz gerekir.
2
Seçeneklerde verilen beyitlerin mısra sonlarındaki ses benzerliklerini analiz ediniz.
Birinci seçenekte 'nizâr - zâr' (aa), ikinci seçenekte 'anası - dânesi' (aa), dördüncü seçenekte 'rüzgâr - gubâr' (aa), beşinci seçenekte 'izzet - hazret' (aa) kelimeleriyle kafiye oluşturulmuştur. Üçüncü seçenekteki beytin ilk mısrası 'olur', ikinci mısrası ise 'şâdıyım' kelimesiyle bitmektedir ve aralarında kafiye ilişkisi yoktur (ab).
Kendi içinde kafiyeli olmayan (ab) bir beyit, mesnevi nazım şeklinin yapısal özelliklerine aykırıdır.
3
Doğru seçeneği belirleyiniz.
Kafiyeli olmayan beyit üçüncü seçenekte yer alan ve Fuzûlî'nin gazeline ait olan 'Yılda bir kez hacca varır...' beytidir.
Mesnevilerde kafiyeli olmayan beyit bulunamayacağından, bu beyit bir mesneviye ait olamaz.

Anahtar Kavram

Mesnevi Nazım Şeklinin Kafiye Düzeni ve Özellikleri
Soru 82Soru

Hakkâ ki taht-ı rif’ate lâyık idi şâhım
Buldu makâm-ı kurb-�� Hudâ’da saâdeti

Bâkî’nin ünlü bir eserinden alınan bu beyit, içerdiği bazı kavramlar sebebiyle farklı nazım türleriyle karıştırılabilmektedir. Beyitte geçen 'şâhım' ve 'taht-ı rif'at' gibi ifadeler devlet büyüğüne yönelik övgü unsurlarını barındırırken, 'kurb-ı Hudâ' (Allah'a yakınlık) ifadesi dini bir yönelime işaret etmektedir. Ancak beytin bütününde, hayatta olmayan bir hükümdarın ardından duyulan teslimiyet ve onun ahiretteki makamına yönelik temenniler dile getirilmiştir.

Buna göre, bu beyit konusu ve bu konunun işleniş biçimi dikkate alındığında aşağıdaki nazım türlerinden hangisine ��rnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersiye

Cevap

Mersiye
Doğru cevap mersiyedir. Beyit, Bâkî'nin Kanuni Sultan Süleyman'ın vefatı üzerine kaleme aldığı ünlü Kanuni Mersiyesi'nden alınmıştır. Şair, padişahın yüce tahta layık olduğunu belirttikten sonra onun vefat ederek Allah katında saadete erdiğini (kurb-ı Hudâ'da saâdeti bulduğunu) söylemektedir. Bu tematik yapı, eseri doğrudan mersiye türü içerisine sokar.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen anahtar kelimelerin anlamlarını çözümlemek.
Beyitte yer alan 'şâhım' ve 'taht-ı rif'at' (yüce taht) ifadeleri bir hükümdara yönelikken, 'kurb-ı Hudâ'da saâdeti buldu' (Tanrı'ya yakınlık makamında mutluluğa ulaştı) ifadesi bu hükümdarın hayatta olmadığını, vefat ederek ahirete intikal ettiğini gösterir.
Metnin bağlamını anlamak ve tema yönelimini doğru saptamak amacıyla kelime kadrosunun taranması gerekir.
2
Elde edilen tematik verileri divan edebiyatı nazım türleriyle karşılaştırmak.
Hükümdar veya önemli bir şahsiyetin ölümü üzerine yazılan, arkasından duyulan acıyı ve onun için yapılan duaları barındıran şiirler divan edebiyatında mersiye olarak adlandırılır. Beyit bu tanıma tam olarak uymaktadır.
Ölüm konusunu işleyen divan edebiyatı nazım türünün belirlenmesi hedeflenmiştir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında nazım türleri doğrudan işlenen konuya göre belirlenir. Hükümdar veya devlet büyüklerinin ölümü üzerine yazılan taziyeli ve övgülü manzumeler mersiye başlığı altında incelenir.
Soru 83Soru

Divan edebiyatında felsefi ve öğretici bir nitelik taşıyan "hikemî tarz"ın (hâkimane şiir) kurucusu kabul edilir. Şiirlerinde toplumdaki aksaklıkları eleştirmiş, okura yol göstermeyi ve öğüt vermeyi amaçlamıştır. Sanatçının, oğlu Ebülhayr adına yazdığı mesnevi nazım şeklindeki didaktik eseri *Hayriyye*, bu yönünün en önemli göstergesidir.

Bu parçada söz edilen Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nâbî

Cevap

Hikemî tarzın kurucusu olan ve oğlu için Hayriyye mesnevisini yazan şair Nâbî'dir.
Parçada sözü edilen felsefi-öğretici (hikemî) tarzın kurucusu olması ve oğlu Ebülhayr için yazdığı didaktik mesnevi niteliğindeki Hayriyye eseri, Divan şairi Nâbî'ye ait özelliklerdir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen anahtar ipuçlarını (hikemî tarz, öğretici şiir, Hayriyye mesnevisi) analiz etmek.
Bu özelliklerin tamamının 17. yüzyıl şairi Nâbî'ye ait olduğu belirlenir.
Şairin üslup özelliklerini ve en bilinen eserini eşleştirerek doğru seçeneği bulmak.

Anahtar Kavram

Nâbî ve hikemî tarz
Tahmini Süre:45s
Soru 84Soru

Aşağıda sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerini, sağ sütunda verilen edebi yönelim ve eser özellikleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Şeyhülislam Yahya
Neşati
Koca Ragıp Paşa
Enderunlu Fazıl

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Şeyhülislam Yahya'nın temiz Türkçeli rindane gazelleriyle, Neşati'nin Sebk-i Hindî tarzı ve Hilye-i Enbiya eseriyle, Koca Ragıp Paşa'nın hikemî tarzıyla, Enderunlu Fazıl'ın ise mahallileşme akımı doğrultusundaki Zenannâme ve Hubannâme eserleriyle eşleşmesi gerekir.
Doğru eşleştirmede; Şeyhülislam Yahya temiz İstanbul Türkçeli rindane gazelleriyle birinci tanıma, Neşati Sebk-i Hindî ve Hilye-i Enbiya'sı ile ikinci tanıma, Koca Ragıp Paşa Nâbî tarzı didaktik şiirleriyle üçüncü tanıma ve Enderunlu Fazıl Zenannâme ve Hubannâme mesnevileriyle dördüncü tanıma karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
17. yüzyıl sanatçılarının üslup ve eserlerini belirleme
Şeyhülislam Yahya rindane gazellerle (sağ sütundaki birinci tanım), Neşati ise Sebk-i Hindî ve Hilye-i Enbiya eseriyle (sağ sütundaki ikinci tanım) eşleştirilir.
Bu şairlerin yaşadığı yüzyıl ve edebi kimlikleri bu özellikleri taşır.
2
18. yüzyıl sanatçılarının üslup ve eserlerini belirleme
Koca Ragıp Paşa hikemî tarzıyla (sağ sütundaki üçüncü tanım), Enderunlu Fazıl ise Zenannâme ve Hubannâme mesnevileriyle (sağ sütundaki dördüncü tanım) eşleştirilir.
Yüzyıllarına ve sanat anlayışlarına uygun eşleştirme yapılması gereklidir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Sanat Anlayışı ve Eserleri
Soru 85Soru

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye örgüleri kendilerine has özellikler gösterir. Örneğin gazel ve kaside gibi nazım şekillerinin ilk beyiti (matla) kendi arasında kafiyeliyken (aaaa), mesnevi nazım şeklinin tüm beyitleri kendi arasında kafiyeli (aa,bb,cc...aa, bb, cc...) olarak düzenlenir.

Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi hem bir gazelin matla beyiti hem de bir mesnevinin herhangi bir beyiti olmaya uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Âşiyan-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır
Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır

Cevap

Âşiyan-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır / Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır beyiti hem bir gazelin matla beyiti hem de bir mesnevinin herhangi bir beyiti olmaya uygundur.
Âşiyan-ı mürg-i dil zülf-i perîşânındadır / Kanda olsam ey perî gönlüm senin yanındadır beyiti, mısra sonlarında yer alan '-ındadır' eklerinin görevdeş olması (redif) ve '-ân' seslerinin zengin kafiye oluşturması sayesinde kendi arasında kafiyelidir (aa). Divan edebiyatında gazel ve kasidelerin ilk beyitleri (matla) ile mesnevilerin bütün beyitleri kendi arasında kafiyeli (aa) olduğundan, bu beyit hem bir gazelin matla beyiti hem de bir mesnevinin herhangi bir beyiti olmaya uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen beyitlerin mısra sonlarındaki ses benzerliklerini analiz ederek kafiye örgülerini (şemalarını) belirlemek.
Seçeneklerde yer alan beyitlerin mısra sonlarındaki kelimeler incelendiğinde; sadece 'perîşânındadır / yanındadır' kelimeleriyle biten beyitin kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu, diğer beyitlerin ise kafiyeli olmadığı (ab/xa) saptanır.
Gazelin ilk beyitinin (matla) ve mesnevinin tüm beyitlerinin kendi içinde kafiyeli (aa) olması kuralını uygulamak.
2
Kendi arasında kafiyeli olan beyitteki kafiye ve redif unsurlarını ayırt ederek yapıyı kesinleştirmek.
'perîşân-ı-ndadır' ve 'yan-ı-ndadır' kelimelerindeki '-ındadır' iyelik, hâl ve bildirme eklerinin görevdeş olduğu saptanarak redif; köklerdeki '-ân' seslerinin ise zengin kafiye olduğu doğrulanır.
Beyitin rastgele bir ses benzerliği taşımadığını, klasik şiir tekniğine uygun olarak aa şeklinde kafiyelendiğini doğrulamak.
3
Elde edilen kafiye şemasını divan edebiyatı beyitlerle kurulan nazım şekillerinin yapısal kurallarıyla eşleştirmek.
Kendi içinde kafiyeli (aa) olan bu beyitin hem gazelin matlası hem de mesnevinin herhangi bir beyiti olabileceği sonucuna varılır.
Soruda istenen iki yapısal özelliği aynı anda karşılayan tek doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye yapıları ve beyit özellikleri.
Soru 86Soru

"Meded meded bu cihânın yıkıldı bir yanı
Ecel celâlîleri aldı Mustafâ Hânı"

Taşlıcalı Yahya'ya ait bu beyit, konusu ve tematik özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki divan edebiyatı nazım türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mersiye

Cevap

Mersiye
Mersiye seçeneği doğrudur çünkü beyitte Şehzade Mustafa'nın ölümü üzerine duyulan derin üzüntü dile getirilmiştir. Divan edebiyatında ölen kişilerin ardından yazılan bu tür şiirlere mersiye adı verilir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte geçen anahtar kelimeleri ve anlamı analiz edin.
Beyitte 'ecel' (ölüm vakti) ve 'yıkıldı bir yanı' (büyük bir kayıp/yas) ifadeleri öne çıkmaktadır. Ayrıca 'Mustafa Han'ın (Kanuni Sultan Süleyman'ın o��lu Şehzade Mustafa) ölümünden bahsedilmektedir.
Şiirin konusunu ve temasını doğru belirlemek, nazım türünü tespit etmenin ilk adımıdır.
2
Tespit edilen temayı divan edebiyatı nazım türlerinin konularıyla eşleştirin.
Ölüm konusunu işleyen, ölen kişinin ardından duyulan acıyı ve onun niteliklerini dile getiren nazım türünün mersiye olduğu belirlenir.
Divan edebiyatında tematik sınıflandırmalar nazım türlerini belirler.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında ölüm konusunu işleyen nazım türü mersiyedir.
Tahmini Süre:45s
Soru 87Soru

Aşağıda Bâkî'ye ait bir gazelin üç beyti karışık olarak verilmiştir. Bu beyitlerin, bir gazelin yapısal özellikleri ve kafiye örgüsü dikkate alınarak baştan sona doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin doğru sıralaması sırasıyla matla beyti olan 'Fermân-ı aşka cân ile var inkıyâdımız / Hükm-i kazâya zerre kadar yok inâdımız', ara beyit olan 'Baş eğmeziz edânîye dünyâ-yı dûn içün / Allah'adır tevekk��lümüz i'timâdımız' ve makta beyti olan 'Minnet Hudâ'ya devlet-i dünyâ fenâ bulur / Bâkî kalır sahîfe-i âlemde adımız' şeklindedir.
Gazel nazım şeklinin yapısal özellikleri gereği, kendi arasında kafiyeli olan beyit (aa) ilk sırada (matla), mahlas içermeyen ve matlaya bağlı kafiyelenen beyit (ba) ikinci sırada, şairin mahlasını (Bâkî) barındıran beyit ise son sırada (makta) yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye örgülerini belirleme
'Fermân-ı aşka...' ile başlayan beyit kendi arasında kafiyeli (aa), 'Baş eğmeziz...' ile başlayan beyit ise matla beytiyle kafiyelidir (ba).
Gazelin ilk beyti (matla) kendi arasında kafiyeli (aa) olmak zorundadır.
2
Mahlas beytini (makta) tespit etme
'Minnet Hudâ'ya...' ile başlayan beyitte şairin mahlası (Bâkî) geçmektedir.
Gazelin son beyti (makta) şairin mahlasını içerir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda beyitleri matla, ara beyit ve makta sırasına göre dizme
Matla beyti olan üçüncü beyit en başa, ara beyit olan birinci beyit ortaya ve makta beyti olan ikinci beyit en sona yerleştirilir.
Bir gazel yapısal olarak matla ile başlar, ara beyitlerle devam eder ve makta ile son bulur.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında gazel nazım şeklinin beyit özellikleri, kafiye düzeni (matla, makta, ara beyit) ve mahlas beytinin konumu.
Soru 88Soru

Divan edebiyatının 17. ve 18. yüzyılları, klasik geleneğin güçlü bir şekilde devam ettirildiği ancak bireysel üslupların ve edebi akımların (Sebk-i Hindi, mahallileşme, hikemi tarz) belirginleştiği bir dönemdir.

Buna göre, aşağıda verilen şairler ve sanat anlayışlarına dair açıklamalardan hangisinde bir bilgi yanlışı vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Koca Ragıp Paşa: 17. yüzyılda Nabi'nin öncülüğünü yaptığı hikemî (hakimane) tarzı devam ettirerek şiirlerinde ahlaki ve felsefi düşüncelere, atasözlerine yer vermiştir.

Cevap

Koca Ragıp Paşa'nın 17. yüzyılda değil, 18. yüzyılda yaşamış olduğu bilgisi yanlıştır. Doğru cevap Koca Ragıp Paşa'nın edebiyat tarihiyle ilgili yanlış yüzyılda verildiği seçenektir.
Koca Ragıp Paşa, 18. yüzyılda yaşamış devlet adamı ve şairdir. Nabi'nin 17. yüzyılda başlattığı hikemi şiir tarzını 18. yüzyılda başarıyla sürdürmüştür. Seçenekte şairin 17. yüzyılda yaşadığı belirtilerek bilgi yanlışı yapılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki şairlerin yaşadığı yüzyılları ve edebi anlayışlarını gözden geçirmek
Nef'i, Nabi ve Nailî'nin 17. yüzyıl; Nedim, Şeyh Galip ve Koca Ragıp Paşa'nın ise 18. yüzyıl sanatçısı olduğunu belirlemek
Şairlerin kronolojik konumlarını tespit ederek yüzyıl uyuşmazlığını bulmak
2
Koca Ragıp Paşa ile ilgili verilen bilgiyi incelemek
Koca Ragıp Paşa'nın Nabi tarzında (hikemî) şiirler yazdığı doğrudur ancak kendisi 18. yüzyılda yaşamıştır.
Bilgi yanlışının kaynağını kesinleştirmek

Anahtar Kavram

17. ve 18. yüzyıl Divan şairlerinin yüzyıl, akım ve eser bağlamında ayırt edilmesi
Soru 89Soru

Bâkî'ye ait aşağıdaki beyitlerin, bir gazelin yapısal özellikleri (matla, makta, kafiye düzeni) göz önünde bulundurularak baştan sona doğru anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin doğru sıralanışı sırasıyla; kendi i��inde kafiyeli olan matla beyti (II), ara beyit (III) ve şairin mahlasının yer aldığı makta beyti (I) şeklinde olmalıdır.
Gazel nazım şeklinin yapısal kuralları uyarınca ilk beyit olan matla kendi arasında kafiyeli (aaaa) olmalıdır. Verilen beyitler incelendiğinde 'inkıyâdımız var' ve 'inâdımız var' kafiyeli olan beyit ilk sırada olmalıdır. Son beyit olan makta ise şairin mahlasını taşımalıdır. Bu kurala uygun olarak 'Bâkî' mahlasının geçtiği beyit en sonda olmalıdır. Kalan ara beyit ise bu iki beytin arasında yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye örgüsünü inceleyerek matla beytini belirlemek.
İkinci beyitteki 'inkıyâdımız var' ve 'inâdımız var' ifadeleri kendi aralarında kafiyelidir (aaaa).
Gazellerin ilk beyti (matla) kendi arasında kafiyeli olur. Bu nedenle bu beyit ilk sırada yer almalıdır.
2
Beyitlerde mahlas bulunup bulunmadığını kontrol ederek makta beytini belirlemek.
Birinci beyitte 'Bâkî' mahlası yer almaktadır.
Şairlerin takma isimlerini kullandıkları beyit gazelin son beytidir (makta). Dolayısıyla bu beyit en sonda yer almalıdır.
3
Kalan beytin konumunu belirleyerek sıralamayı tamamlamak.
Üçüncü beyit, kafiye düzeni (baba) ve mahlas içermemesi nedeniyle bir ara beyittir.
Ara beyitler matla ile makta arasında yer alır. Bu durumda sıralama matla, ara beyit ve makta şeklinde olmalıdır.

Anahtar Kavram

Gazel nazım şeklinin yapısal özellikleri, kafiye örgüsü (aaaa, baba, caca), matla ve makta beyitlerinin tespiti ile mahlasın beyit sıralamasındaki rolü.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 90Soru

Divan edebiyatının 17. ve 18. yüzy��llardaki gelişiminde şairlerin benimsedikleri edebî akımlar ile bu akımlar doğrultusunda ürettikleri özgün sanatsal çizgiler belirleyici olmuştur. Verilen şairler ile onların sanat anlayışlarını ve edebiyat tarihindeki yerlerini belirten ifadeleri eşleştirerek doğru çiftleri belirleyiniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nailî
Neşatî
Koca Ragıp Paşa
Enderunlu Fazıl

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleşen çiftler şu şekildedir: Nailî - İlk şarkı yazarı ve Sebk-i Hindi temsilcisi; Neşatî - Mevlevi kimlikli Sebk-i Hindi şairi; Koca Ragıp Paşa - Hikemî tarzın 18. yüzyıl temsilcisi; Enderunlu Fazıl - Mahallileşme etkisinde sosyal hayatı yansıtan mesnevi yazarı.
Doğru eşleştirmede her şair kendi yüzyılına, temsil ettiği edebî akıma ve öne çıkan eser/özelliklerine göre konumlandırılmıştır. Nailî ilk şarkı örnekleriyle; Neşatî Mevlevi yönüyle; Koca Ragıp Paşa hikemî tarzı 18. yüzyıla taşımasıyla; Enderunlu Fazıl ise mahallileşme doğrultusundaki sosyal mesnevileriyle eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk şarkı örneklerini veren şairin belirlenmesi
Nailî ile ilk şarkı örnekleri ve Sebk-i Hindi öncülüğü eşleşir.
Türk edebiyatında ilk şarkı yazarı bilgisinden hareketle 17. yüzyıl şairi Nailî tespit edilir.
2
Mevlevi kimliğiyle tasavvufi ahengi birleştiren Sebk-i Hindi şairinin belirlenmesi
Neşatî ile Mevlevilik ve Sebk-i Hindi gazelleri eşleşir.
17. yüzyılda Mevlevi şeyhi olan ve pürüzsüz gazelleriyle tanınan Neşatî eşleştirilir.
3
Hikemî şiir tarzını 18. yüzyılda devam ettiren devlet adamının belirlenmesi
Koca Ragıp Paşa ile hikemî tarz ve devlet adamlığı niteliği eşleşir.
Nâbî ekolünün 18. yüzyıldaki en güçlü temsilcisi ve sadrazam olan Koca Ragıp Paşa tespit edilir.
4
Toplumsal hayatı anlatan mesnevileri yazan mahallileşme şairinin belirlenmesi
Enderunlu Fazıl ile mahallileşme ve Hubannâme/Zenannâme mesnevileri eşleşir.
18. yüzyılda kadınları ve erkekleri tasvir eden sosyal içerikli mesneviler yazan Enderunlu Fazıl eşleştirilir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Şairlerinin Edebî Akımları, Sanat Anlayışları ve Eserleri
Soru 91Soru

Divan edebiyatında şairlerin şiirlerinde kullandıkları takma ada "mahlas", mahlasın yer aldığı ve genellikle şiirin son beyti olan beyte ise "makta" adı verilir.

Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi bir gazelin makta beyti olmaya uygundur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır
Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı

Cevap

Şairin mahlasının (Fuzûlî) yer aldığı "Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır / Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı" beyti.
Doğru seçenekte yer alan beyitte "Fuzûlî" mahlası açıkça geçmektedir. Makta beyitleri, şairin imzasını (mahlasını) taşıyan son beyit olduğundan bu beyit bir gazelin makta beytidir.

Adım Adım Çözüm

1
Makta beytinin yapısal tanımı hatırlanır.
Bir gazel veya kasidenin son beyti olan makta beytinde şairin mahlasının bulunması gerektiği belirlenir.
Soruda makta beytinin tespiti için gerekli olan temel ayırt edici özellik budur.
2
Seçeneklerdeki beyitler mahlas (şair adı) tespiti amacıyla incelenir.
Beyitler tarandığında sadece bir seçenekte "Fuzûlî" mahlasının yer aldığı tespit edilir.
Diğer beyitlerde herhangi bir şair mahlası bulunmamaktadır.

Anahtar Kavram

Gazelde makta beytinin tespiti ve mahlas kullanımı
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 92Soru

Tûtî-i mucize-gûyem ne desem lâf değil
Çarh ile söyleşemem ayinesi sâf değil

Nef'î’ye ait bu beyit, içerik ve tematik özellikleri dikkate alındığ��nda aşağıdaki divan edebiyatı nazım türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fahriye

Cevap

Fahriye (Şairin kendi şairlik yeteneğini ve söz söyleme gücünü övdüğü nazım türü)
Verilen beyitte şair Nef'î, 'Tûtî-i mucize-gûyem ne desem lâf değil' diyerek kendi şiirlerinin sıradan olmadığını, adeta mucizevi sözler söyleyen bir papağan olduğunu belirterek kendi sanatsal gücünü övmektedir. Divan edebiyatında şairlerin kendi şairlik yeteneklerini ve şiirlerini övdükleri bu tür 'fahriye' olarak adlandırıldığından doğru cevap bu seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitte yer alan anahtar kavramların anlamlarını belirlemek.
Beytin ilk dizesinde geçen 'Tûtî-i mucize-gûyem' (mucizeler söyleyen papağanım) ve 'ne desem lâf değil' (söylediğim hiçbir şey sıradan/boş söz değildir) ifadeleri, şairin kendi edebi söyleşisini ve söz ustalığını olağanüstü bir seviyede gördüğünü gösterir.
Beytin hangi temayı işlediğini saptayabilmek için kelime düzeyinde anlam çözümlemesi yapmak gerekir.
2
Şairin yönelimini ve amacını analiz etmek.
Nef'î, bu beyitte başka bir kişiyi övmek ya da yermek yerine, doğrudan kendi şairlik yeteneğini ve edebi gücünü ön plana çıkararak kendisini yüceltmektedir.
Sanatçının hitap yönünü belirleyerek methiye ile fahriye arasındaki farkı ortaya koymak gerekir.
3
Elde edilen tematik bulguyu Divan edebiyatı nazım türleriyle eşleştirmek.
Divan edebiyatında şairlerin kendi şairliklerini ve sanatlarını övdükleri türe/bölüme 'fahriye' denildiğinden, beyit bu türün doğrudan bir örneğidir.
Soruda istenen doğru nazım türünü tespit etmek.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında şairin kendi şairliğini ve edebi gücünü övdüğü nazım türü olan fahriye
Soru 93Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen belirleyici özellikleri ve eserleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nef'î
Nedîm
Şeyh Gâlip

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nef'î - Sihâm-ı Kazâ adlı hiciv eseriyle tanınan ve kaside türündeki ustalığıyla öne çıkan 17. yüzyıl şairidir; Nedîm - Lale Devri'nin neşesini ve İstanbul Türkçesini şiire yansıtan, şarkı nazım şeklinin en önemli temsilcisi olan 18. yüzyıl şairidir; Şeyh Gâlip - Sebk-i Hindî akımının en büyük temsilcilerinden olup Hüsn ü Aşk adlı tasavvufi mesneviyi yazan 18. yüzyıl şairidir.
Şairlerin yaşadıkları yüzyıllar, edebi akımları ve başyapıt niteliğindeki eserleri dikkate alındığında Nef'î'nin Sihâm-ı Kazâ eseriyle (17. yy), Nedîm'in şarkı nazım şekli ve Lale Devri neşesiyle (18. yy), Şeyh Gâlip'in ise Sebk-i Hindî akımı ve Hüsn ü Aşk mesnevisiyle (18. yy) eşleştirilmesi tarihsel ve edebi gerçeklerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Nef'î'nin edebi kişiliği ve Divan edebiyatındaki yeri incelenir.
Nef'î'nin 17. yüzyılın büyük kaside ve hiciv şairi olduğu ve Sihâm-ı Kazâ adlı eseri yazdığı tespit edilir. Böylece birinci şair doğru tanımla eşleştirilir.
Eser-sanatçı ilişkisinden yola çıkarak doğru şairin belirlenmesi gerekir.
2
Nedîm'in edebi tarzı ve temsil ettiği dönem değerlendirilir.
Nedîm'in 18. yüzyıl Lale Devri şairi olduğu, şarkı nazım şeklinin öncülüğünü yaptığı ve mahallileşme akımını benimsediği belirlenir. Bu doğrultuda ikinci şair uygun tanımla eşleştirilir.
Nedîm'in Lale Devri ve şarkı türü ile olan güçlü bağı eşleştirmeyi doğrulamak için kullanılır.
3
Şeyh Gâlip'in edebi üslubu ve en bilinen eseri analiz edilir.
Şeyh Gâlip'in 18. yüzyılın son büyük Divan şairi olduğu, Sebk-i Hindî akımına bağlı kaldığı ve Hüsn ü Aşk adlı şaheser mesneviyi yazdığı saptanır. Son şair de bu doğrultuda eşleştirilir.
Şeyh Gâlip'in Hüsn ü Aşk mesnevisi ve Sebk-i Hindî akımındaki öncü rolü eşleştirmenin tamamlanmasını sağlar.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebi Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 94Soru

Aşağıda verilen Divan edebiyatı şairlerini, edebiyat tarihindeki belirgin nitelikleri ve eserleriyle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hoca Dehhânî
Gülşehrî
Âşık Paşa
Ahmedî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hoca Dehhânî - Anadolu sahasında klasik edebiyatın ilk temsilcisi; Gülşehrî - Mantıku't-Tayr ve Felekname yazarı; Âşık Paşa - Garibnâme yazarı; Ahmedî - İskendername ve Cemşîd ü Hurşîd yazarı.
Şairlerin edebi kimlikleri ve en bilinen yapıtları dikkate alındığında; Hoca Dehhânî din dışı şiirleri ve Selçuklu sarayı ilişkisiyle, Gülşehrî Mantıku't-Tayr mesnevisiyle, Âşık Paşa Türkçe yazılmış Garibnâme ile ve Ahmedî de İskendername ile eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hoca Dehhânî'nin edebiyat tarihindeki yerini ve rolünü belirlemek.
Hoca Dehhânî, din dışı şiirler yazan ve klasik edebiyatın Anadolu'daki ilk temsilcisi kabul edilen şairdir.
Kurucu şairin edebi kimliğini doğru özellik ile eşleştirmek.
2
Gülşehrî'nin en önemli eserlerini ve tasavvufi çizgisini incelemek.
Gülşehrî, Mantıku't-Tayr ve Felekname eserleriyle tanınır.
Eser-yazar eşleştirmesini doğru şekilde tamamlamak.
3
Âşık Paşa'nın Türkçe konusundaki duyarlılığını ve ünlü mesnevisini hatırlamak.
Âşık Paşa, dil bilinciyle kaleme aldığı Garibnâme mesnevisinin sahibidir.
Tasavvufi mesnevi yazarlarını doğru nitelikle bağdaştırmak.
4
Ahmedî'nin mesnevilerini ve üretkenliğini değerlendirmek.
Ahmedî, İskendername ve Cemşîd ü Hurşîd gibi ünlü mesnevilerin yazarıdır.
Kalan son şairi doğru eseriyle eşleştirmek.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Soru 95Soru

Aşağıda verilen beyit ve şiir parçalarını, ait oldukları divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir eşek var idi zaîf ü nîzâr
Yük elinden katı şikeste vü zâr
Âvâzeyi bu âleme Dâvûd gibi sal
Bâkî kalan bu kubbede bir hoş sadâ imiş
İlm kesbiyle pâye-i rif'at
Ârzû-yı muhâl imiş ancak
Aşk imiş her ne var âlemde
İlm bir kîl ü kâl imiş ancak

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bir eşek var idi beyti mesneviyle; Bâkî kalan bu kubbede beyti gazelle; İlm kesbiyle şiiri ise kıt'a ile eşleşir.
Verilen beyitlerin yapısal özellikleri ve anlam dünyası incelendiğinde; hikaye edici anlatıma sahip 'Bir eşek var idi' beyti mesneviyle, Bâkî mahlasını içeren 'Bâkî kalan bu kubbede' beyti gazelle, iki beyitlik matlasız (xaxa) yapıya sahip 'İlm kesbiyle' şiiri ise kıt'ayla doğru bir biçimde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beyit biçim ve içerik yönünden incelenir.
Beytin 'aa' şeklinde kafiyelendiği (nîzâr - zâr) ve bir eşeğin durumunu tasvir ederek olay anlattığı belirlenir. Bu özellikler mesnevi nazım şeklini gösterir.
Mesneviler her beyti kendi içinde kafiyeli olan ve olay anlatımına dayanan uzun manzumelerdir.
2
İkinci beyit biçim ve içerik yönünden incelenir.
Beytin lirik bir söyleyişe sahip olduğu ve içinde Bâkî adının (mahlas) geçtiği görülür. Bu özellikler gazel nazım şeklinin makta beytine işaret eder.
Gazeller lirik konuları işleyen ve son beytinde şairin mahlasına yer veren nazım şekilleridir.
3
Üçüncü şiir parçası incelenir.
İki beyitten oluşan bu parçanın ilk beytinin kendi içinde kafiyeli olmadığı, genel kafiye örgüsünün 'xaxa' (rif'at - ancak - âlemde - ancak) şeklinde olduğu saptanır. Bu yapı kıt'a nazım şeklinin ayırt edici özelliğidir.
Kıt'alar matla beyti olmayan, genellikle 2-12 beyit arasında yazılan ve 'xaxa' şeklinde kafiyelenen nazım şekilleridir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye düzeni, mahlas kullanımı ve içerik özelliklerine göre ayırt edilmesi.
Soru 96Soru

Divan edebiyatında şairler, ele aldıkları temaya ve amaca bağlı olarak farklı nazım türlerinde eserler kaleme almışlardır. Aşağıda verilen beyitleri, yansıttıkları içerik özelliklerine göre uygun nazım türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cihânı var eden sensin nihân u âşikâr ancak
Sana mahsustur ey Hâlık kemâl-i iktidâr ancak
Yâ Resûlallâh harâret kılmasın te’sîr bana
Âb-ı lutfun dökülüp nâr-ı cehennem üstüne
Bâtıl isteyü haktan ayrıldım
Boynuz umdum kulaktan ayrıldım
Tûtî-i mucize-gûyem ne desem lâf değil
Çarh ile söyleşemem ayinesi sâf değil

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk beyit tevhit ile, ikinci beyit naat ile, üçüncü beyit hicviye ile, dördüncü beyit ise fahriye ile eşleşmelidir.
Divan edebiyatı nazım türlerinin konu ve anahtar kelime analizine dayalı doğru eşleştirmeleri şu şekildedir: İlk beyit Allah'ın birliğini anlattığı için tevhit nazım türüyle, ikinci beyit Hz. Muhammed'i övdüğü için naat türüyle, üçüncü beyit toplumsal ve bireysel zaafları eleştirdiği için hicviye türüyle ve son beyit şairin kendi edebi dehasını övmesi nedeniyle fahriye türüyle eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beyitteki 'Hâlık' (Yaratıcı) ve 'cihânı var eden' ifadelerinin analizi.
Bu kavramlar doğrudan Allah'ın birliğini ve yaratma gücünü anlattığı için tevhit türüyle ilişkilendirilir.
Tevhit nazım türünün temel amacı Allah'ın tekliğini, büyüklüğünü ve sıfatlarını övmektir.
2
İkinci beyitteki 'Yâ Resûlallâh' hitabının ve cehennem ateşinden korunma talebinin incelenmesi.
Hitap ve konu doğrudan Hz. Muhammed'i öven ve ondan şefaat dileyen naat türünü gösterir.
Naat nazım türü İslam peygamberi Hz. Muhammed'e duyulan sevgiyi ve saygıyı işler.
3
Üçüncü beyitte yer alan 'boynuz umarken kulaktan ayrılmak' deyimsel ifadesinin ve ironik durumun çözümlenmesi.
İnsanın açgözlülüğünün ve toplumsal zaafların alaya alınarak eleştirilmesi hicviye türünü işaret eder.
Hicviye nazım türü, kişi veya toplumdaki kusurları, yanlışları alaycı bir dille eleştiren manzumelerdir.
4
Dördüncü beyitteki 'Tûtî-i mucize-gûyem' (mucize söyleyen papağanım) ifadesinin değerlendirilmesi.
Şairin kendi söz söyleme yeteneğini ve edebi gücünü övmesi, bu beyiti fahriye yapar.
Fahriye nazım türü, şairin kendi sanatını, şiirdeki ustalığını ve kaleminin gücünü övdüğü bölümlerdir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Nazım Türleri ve Konuları
Soru 97Soru

Edebiyat araştırmacısı Ahmet ile Bülent, 17. ve 18. yüzyıl Divan şiirindeki yönelimler üzerine bir çalışma yapmaktadırlar. Çalışma sırasında şu iki beyit üzerinde dururlar:

I. Beyit:
*Biz arâyiş-i rûy-ı suhanı reng-i edâdan bulduk*
*Gencîne-i ma'nîyi lafz-ı kûtâhtan bulduk*

II. Beyit:
*Haddeden geçmiş edâlar yakışır kāmetine*
*Mest-i nâzım kim büyütdü böyle bî-pervâ seni*

Ahmet, I. Beyit için şu değerlendirmeyi yapar:
"Bu beyitte şair; süslü, sanatlı söyleyiş yerine iç ses ve derin hayallere dayalı yeni bir söyleyiş tarzını benimsemiştir. Az sözle derin anlamlar ifade etmeyi amaçlayan bu akım, Türk edebiyatında 17. yüzyılda [Şair I] ile başlamış, 18. yüzyılda ise [Şair II] ile en olgun seviyesine ulaşmıştır."

Bülent ise II. Beyit için şu değerlendirmeyi yapar:
"Burada ise günlük hayatın canlılığını, somut sevgilinin güzelliğini ve konuşma dilinin doğallığını şiire taşıyan bir yönelim hâkimdir. Bu akımın 18. yüzyıldaki en b��yük temsilcisi olan [Şair III], divan şiirinde şarkı türünün en önemli ismi olmuş ve mahallileşme akımını zirveye taşımıştır."

Buna göre diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nailî - Şeyh Galip - Nedim

Cevap

Nailî - Şeyh Galip - Nedim üçlüsünün yer aldığı seçenektir.
I. Beyit, Türk edebiyatında Sebk-i Hindi (Hint üslubu) akımının manifesto niteliğindeki dizeleridir. Bu akım 17. yüzyılda Nailî ile başlamış, 18. yüzyılda Şeyh Galip ile en olgun düzeyine erişmiştir. II. Beyit ise Nedim'in mahallileşme akımını yansıtan ünlü bir gazelinden alınmıştır. Nedim, 18. yüzyılda mahallileşme akımının ve şarkı türünün en büyük ustasıdır. Dolayısıyla sırasıyla Nailî, Şeyh Galip ve Nedim isimleri boşlukları doğru şekilde tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
I. Beyit'in dil ve üslup özelliklerini incelemek.
Beyitte geçen 'arâyiş-i rûy-ı suhan' (sözün yüzünün süsü) ve 'gencîne-i ma'nî' (anlam hazinesi) gibi tamlamalar ve az sözle derin anlam ifade etme (lafz-ı kûtâh - ma'nî-i dırâz) gayesi, Sebk-i Hindi akımına işaret eder. Bu akımın 17. yüzyıldaki öncüsü Nailî, 18. yüzyıldaki en büyük temsilcisi ise Şeyh Galip'tir.
Şairlerin edebi akımlarını ve yüzyıllarını tespit etmek.
2
II. Beyit'in dil ve üslup özelliklerini incelemek.
Beyitte geçen somut güzellik tasvirleri, akıcı üslup ve konuşma diline yakın eda, mahallileşme akımına işaret eder. Bu akımın 18. yüzyıldaki en büyük temsilcisi ve şarkı türünün divan edebiyatındaki en önemli ismi Nedim'dir.
Mahallileşme akımının temsilcisini ve şarkı türüyle özdeşleşen şairi bulmak.
3
Bulguları birleştirerek şairleri doğru sırayla eşleştirmek.
[Şair I] yerine Nailî, [Şair II] yerine Şeyh Galip ve [Şair III] yerine Nedim gelmelidir.
Soru kökündeki boşlukları doğru şekilde doldurmak.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Şairlerinin Edebi Akımları ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 98Soru

Divan edebiyatında şairler; ele aldıkları konulara, şiirin yazılış amaçlarına ve hitap ettikleri zümrelere göre farklı nazım türlerinde eserler kaleme almışlardır. Aşağıda bazı nazım türlerinin açıklamaları verilmiştir:

* Şairin kendi sanat gücünü, şairlik yeteneğini ve üslubunu abartılı ve gururlu bir dille övdüğü türdür.
* Bir şehrin güzelliklerini, sosyal ve kültürel hayatını, o şehrin dikkat çeken güzellerini genellikle mesnevi biçiminde anlatan türdür.
* Ölen önemli bir kişinin (padişah, devlet büyüğü vb.) ardından duyulan acıyı ve onun erdemlerini dile getiren türdür.
* Bir kimseyi, toplumsal aksaklıkları ya da inançları yermek amacıyla alaycı, iğneleyici ve eleştirel bir dille yazılan türdür.

Buna göre, aşağıdaki beyitlerden hangisi açıklaması verilen nazım türlerinden herhangi birine örnek gösterilemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Cihânı var eden sensin ki yoktan eyleyip zâhir
Kamu mahlûkuna rızkın verirsin ey ganî Hâlık

Cevap

Cihânı var eden sensin ki yoktan eyleyip zâhir / Kamu mahlûkuna rızkın verirsin ey ganî Hâlık beyiti, Allah'ın birliğini ve yaratıcılığını konu alan 'tevhit' nazım türüne ait olduğu için yukarıdaki açıklamaların hiçbirine uymaz.
Yaratıcının dünyayı yoktan var etmesini ve rızık verici olmasını konu edinen beyit, Divan edebiyatında 'tevhit' nazım türüne örnektir. Sorunun öncülünde tevhit türüne dair bir tanım bulunmadığı için bu beyit açıkta kalır.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki tanımların hangi nazım türlerine ait olduğunu belirleme
Tanımlar sırasıyla; fahriye (kendini övme), şehrengiz (şehir güzelliği), mersiye (ölümün ardından yas) ve hicviye (yergi/alay) nazım türlerine aittir.
Soruda verilen tanımları doğru terimlerle eşleştirmek beyit analizinin temelini oluşturur.
2
A, B, D ve E seçeneklerindeki beyitlerin temalarını ve nazım türlerini tespit etme
A seçeneği fahriye, B seçeneği şehrengiz, D seçeneği mersiye ve E seçeneği hicviye nazım türlerine örnek oluşturur.
Bu beyitlerin içerdiği anahtar kavramlar (kendi sözünü övme, Edirne şehri, padişahın uykusu/ölümü, kelb ifadesiyle yergi) tanımlarla örtüşmektedir.
3
C seçeneğindeki beyitin nazım türünü ve eşleşme durumunu kontrol etme
C seçeneğindeki beyit Allah'ın birliğini ve yaratıcılığını konu edinen 'tevhit' türündedir ve bu türün açıklaması öncülde yer almamaktadır.
Doğru cevabın belirlenmesi için eşleşmeyen tek seçeneğin tespit edilmesi gerekmektedir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Nazım Türleri
Soru 99Soru

Kuşların dili anlamına gelen, tasavvufi ve alegorik bir mesnevi olan Mantıku't-Tayr adlı eseri 14. yüzyılda Farsçadan Türkçeye kazandıran Divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Gülşehrî

Cevap

Mantıku't-Tayr adlı mesneviyi 14. yüzyılda Türkçeye kazandıran şair Gülşehrî'dir.
14. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerinden olan Gülşehrî, kuşların dili anlamına gelen tasavvufi ve alegorik nitelikteki Mantıku't-Tayr mesnevisini Farsçadan Türkçeye çevirerek edebiyata kazandırmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda geçen Mantıku't-Tayr adlı eserin yazıldığı yüzyılı ve yazarını tespit edin.
Mantıku't-Tayr, Feridüddin Attar'ın eserinden esinlenilerek 14. yüzyılda Gülşehrî tarafından Türkçeye kazandırılmış alegorik bir mesnevidir.
Eser-yüzyıl-şair eşleştirmesini doğru yaparak cevaba ulaşmak için.
2
Diğer seçeneklerde verilen şairlerin yaşadığı dönemleri ve eserlerini eleyerek doğrulama yapın.
Nedîm (18. yüzyıl), Şeyhî (15. yüzyıl), Fuzûlî (16. yüzyıl) ve Bâkî (16. yüzyıl) şairleri 13. veya 14. yüzyıl temsilcileri değildir ve söz konusu eseri yazmamışlardır.
Yanlış seçenekleri eleyerek doğru cevabın sağlamasını yapmak için.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Şairleri ve Eserleri
Tahmini Süre:45s
Soru 100Soru

İstanbul'un günlük yaşamını, Lale Devri'nin eğlence anlayışını ve somut aşkı şiirlerine yansıtan, Divan şiirinde şarkı nazım şeklinin en önemli temsilcisi kabul edilen 18. yüzyıl şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nedim

Cevap

Nedim
Nedim, Lale Devri'nin coşkusunu, İstanbul'un eğlence mekanlarını, somut aşkı ve mahallileşme akımının etkilerini şiirlerine taşıyan, ayrıca şarkı nazım şeklinin en önemli temsilcisi olan 18. yüzyıl şairidir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen ipuçlarını analiz etme
Şairin 18. yüzyılda yaşadığı, Lale Devri'ni, İstanbul yaşamını ve şarkı nazım şeklini yansıttığı belirlenir.
Bu özellikler Divan edebiyatında tek bir şairle özdeşleşmiştir.
2
Seçeneklerdeki şairleri bu özelliklerle karşılaştırma
Belirtilen özelliklerin tamamının Nedim ile eşleştiği görülür.
Doğru şaire ulaşmak için yüzyıl ve üslup özellikleri elenir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri
ÖncekiSayfa 5 / 16Sonraki
Divan Edebiyatı Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 5 | Examkin