Divan Edebiyatı

303 soru

Soru 101Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan edebiyatı beyitlerini, sağ sütundaki ait oldukları nazım türleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Birdir ol kim yok şerîki zâtına
Mümkin olmaz irişilmek künhine
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa vurup gezer âvâre su
Sensin ol husrev-i zî-şân ki gubâr-ı kademin
Kuhl-i bînâ-yı basîret kıla şâhân-ı cihân
Müftî efendi bize kâfir demiş
Dutalım ben ana diyem müselmân

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İlk beyit tevhit, ikinci beyit naat, üçüncü beyit methiye ve dördüncü beyit hicviye ile eşleşmelidir.
Eşleştirmelerin tamamı beyitlerdeki anahtar kelimelere ve temalara dayanmaktadır. 'Birdir' kelimesi tevhidi; 'hâk-i pây' ifadesi naatı; 'husrev-i zî-şân' ifadesi methiyeyi; müftüye yönelik iğneleyici yergi ise hicviyeyi gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk beyitteki anahtar kelimeleri ve temayı belirleyin.
'Birdir', 'şerîki' (ortağı/ortağı olmayan) ve 'zâtına' (Allah'ın zâtı) kelimeleri Allah'ın birliğini ifade etmektedir.
Bu tema Divan edebiyatında Allah'ın birliğini ve tekliğini anlatan tevhit nazım türünün temel özelliğidir.
2
İkinci beyitteki anahtar kelimeleri ve tasavvufi mazmunları analiz edin.
'Hâk-i pây' (ayağının tozu) ifadesi, Divan şiirinde Hz. Muhammed'e duyulan sevgi ve bağlılığı sembolize eden klasik bir unsurdur.
Hz. Muhammed'i övmek ve ona duyulan sevgiyi dile getirmek amacıyla yazılan şiirler naat türündedir.
3
Üçüncü beyitte hitap edilen kişinin niteliklerini belirleyin.
'Husrev-i zî-şân' (şanlı hükümdar) ve 'şâhân-ı cihân' (cihan şahları) ifadeleri, padişaha yönelik yüksek bir övgü içermektedir.
Bir devlet büyüğünü ya da padişahı övmek amacıyla yazılan şiirler methiye nazım türünü oluşturur.
4
Dördüncü beyitteki üslubu ve verilmek istenen mesajı tespit edin.
Müftünün şaire kâfir demesi üzerine şairin ona müslüman diyerek yarın ahirette ikisinin de yalancı çıkacağını söylemesi, ince ve iğneleyici bir eleştiri taşımaktadır.
Kişileri ya da toplumun aksayan yönlerini yermek, eleştirmek amacıyla yazılan şiirler hicviye olarak adlandırılır.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Nazım Türleri ve Konuları
Soru 102Soru

17. yüzyılda divan şiirine rindane ve şuhane edayı pürüzsüz bir İstanbul Türkçesiyle taşıyan şair, gazellerindeki sade söyleyiş ve canlı tasvirlerle 18. yüzyıl mahallîleşme akımının öncülerinden biri olmuştur. Dinî-tasavvufî konulara şiirlerinde pek yer vermeyen ve din dışı konuları işleyen bu sanatçı, hayatı boyunca devlet kademelerinde ve şeyhülislamlık makamında görev yapmıştır.

Bu parçada söz edilen divan şairi aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Şeyhülislam Yahya

Cevap

Şeyhülislam Yahya
Parçada özellikleri anlatılan divan şairi Şeyhülislam Yahya'dır. Kendisi 17. yüzyılda yaşamış, divan şiirinde rindane ve şuhane gazel tarzının Baki ile Nedim arasındaki en önemli köprüsü olmuştur. Şeyhülislamlık makamında bulunan sanatçı, tasavvufi derinlikten ziyade dünyevi aşkı, zevki ve rindliği pürüzsüz bir İstanbul Türkçesiyle dile getirmiştir. Bu özellikleri nedeniyle Nedim'in mahallîleşme yolundaki en önemli selefi kabul edilir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen anahtar kelimeleri ve özellikleri analiz etmek.
Şairin 17. yüzyılda yaşadığı, rindane ve şuhane gazeller yazdığı, İstanbul Türkçesini pürüzsüz kullanarak mahallîleşmenin öncülerinden olduğu ve şeyhülislamlık yaptığı belirlenir.
Sorunun cevabını bulmak için şairin yüzyılını, edebi yönelimini ve mesleğini belirlemek gerekir.
2
Seçeneklerdeki şairleri bu özelliklere göre elemek.
Nedim ve Şeyh Galip 18. yüzyılda yaşadıkları için elenir. Naili ve Neşati 17. yüzyıl şairleri olmalarına rağmen Sebk-i Hindi akımına bağlı olup ağır bir dille yazmışlardır ve şeyhülislam değillerdir. Şeyhülislam Yahya ise hem 17. yüzyıl şairidir hem de bu makamda bulunarak rindane söyleyişin temsilciliğini yapmıştır.
Seçeneklerdeki şairlerin edebi kimlikleri ile parçadaki bilgileri eşleştirmek bizi doğru cevaba ulaştırır.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebi Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 103Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen 17. ve 18. y��zyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen ve bu şairlerin edebî anlayışlarını veya şiir tarzlarını en belirgin şekilde yansıtan beyitleri doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nâbî (17. yüzyıl)
Nedim (18. yüzyıl)
Şeyh Galip (18. yüzyıl)
Nef'î (17. yüzyıl)

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru eşleştirme şu şekildedir: Nâbî - 'Bağ-ı dehrin hem hazânın...', Nedim - 'Gidelim serv-i revânım...', Şeyh Galip - 'Tarz-ı selefe tekaddüm ettim...', Nef'î - 'Tûtî-i mucize-gûyem...'.
Şairlerin temsil ettikleri edebî akımlar (Nâbî'nin Hikemi tarzı, Nedim'in Mahallileşme akımı, Şeyh Galip'in Sebk-i Hindi akımı ve Nef'î'nin fahriye ağırlıklı kaside çizgisi) şiirlerinin temalarına ve söyleyiş biçimlerine yansımıştır. Eşleştirilen beyitler bu akımların ve yönelimlerin en bariz örneklerini barındırmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Nâbî'nin felsefi ve öğretici (hikemi) yönü incelenir.
Hayatın iniş çıkışlarını ve tecrübeyi bilgece özetleyen 'Bağ-ı dehrin...' beyti Nâbî ile eşleştirilir.
Nâbî, şiirlerinde toplumsal ve ahlaki öğütlere yer veren hikemi tarzın edebiyatımızdaki en önemli temsilcisidir.
2
Nedim'in Mahallileşme ve Lale Devri eğlenceleriyle ilişkisi sorgulanır.
İstanbul'un somut bir mesiresi olan Sa'dâbâd'a gitme çağrısı yapılan 'Gidelim serv-i revânım...' beyti Nedim ile eşleştirilir.
Nedim, Mahallileşme akımının etkisiyle İstanbul Türkçesini, yerel yaşamı ve Lale Devri zevklerini şiirlerinde işlemiştir.
3
Şeyh Galip'in Sebk-i Hindi ve yeni imaj arayışları taranır.
Klasik çizginin ötesine geçip yeni bir söyleyiş oluşturduğunu beyan eden 'Tarz-ı selefe tekaddüm ettim...' beyti Şeyh Galip ile eşleştirilir.
Şeyh Galip, Sebk-i Hindi tarzında hayal gücünü zorlayan, soyut ve kapalı mecazlarla yeni bir edebî dil inşa etmiştir.
4
Nef'î'nin iddialı kaside dili (fahriye) mercek altına alınır.
Sanat yeteneğini felekle boy ölçüşecek derecede öven 'Tûtî-i mucize-gûyem...' beyti Nef'î ile eşleştirilir.
Nef'î, Türk edebiyatında fahriyeleriyle (kendini övme) ve kaside yazımındaki benzersiz cesur edasıyla tanınır.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Şiirindeki Akımlar ve Şairlerin Belirleyici Sanat Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 104Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen Divan edebiyatı beyitlerini, sağ sütundaki ait oldukları nazım türleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Yâ Rab kerem et bu abd-i nâçâra benim
Rahm eyle bu bağrı yanık zâra benim
II. Benim ol şâir-i sihr-âferîn-i nâdire-gû
Ki nazmım reşk-i gülistân u nesrim bağ-ı İrem
III. Pek de sâfî görünür zâhid-i nâ-pâk-ı zemân
Kendini halka satar dîn ile dünyâyı arar
IV. Yâ Habîballah yâ Hayre'l-beşer müştâkınam
Eyle kim şebnem kılur reng-i gülistâna heves

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci beyit münacat, ikinci beyit fahriye, üçüncü beyit hicviye ve dördüncü beyit naat türü ile eşleşir.
Verilen beyitlerin anahtar kelimeleri incelendiğinde; birinci beyitte geçen 'Yâ Rab' hitabı Allah'a yakarış olan münacatı; ikinci beyitteki 'Benim ol şâir' ifadesi şairin kendini övdüğü fahriyeyi; üçüncü beyitteki ikiyüzlü din adamına (zâhid) yönelik yergiler hicviyeyi; dördüncü beyitteki 'Habîballah' ve 'Hayre'l-beşer' sıfatları ise Peygamber'e övgü olan naatı belirler. Bu nedenle eşleştirme sırasıyla münacat, fahriye, hicviye ve naat şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitteki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz edin.
'Yâ Rab' seslenişi ve 'abd-i nâçâr' (çaresiz kul) ifadeleriyle Allah'a yönelik bir yalvarış tespit edilmiştir.
Allah'a sığınma ve yakarış temaları münacat türünün temel özelliğidir.
2
İkinci beyitteki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz edin.
'Benim ol şâir-i sihr-âferîn' (o büyüleyici, mucize yaratan şair benim) ifadesiyle şairin kendi sanat yeteneğini övdüğü tespit edilmiştir.
Şairin kendi şairlik kudretini ve eserlerini övdüğü şiirler fahriye olarak adlandırılır.
3
Üçüncü beyitteki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz edin.
'Zâhid-i nâ-pâk' (temiz olmayan kaba dindar) ve 'dîn ile dünyâyı arar' ifadeleriyle toplumsal bir figürün ikiyüzlülüğünün eleştirildiği tespit edilmiştir.
Kişilerin, kurumların veya toplumsal aksaklıkların yerildiği manzumeler hicviye türüne girmektedir.
4
Dördüncü beyitteki anahtar kelimeleri ve anlamı analiz edin.
'Habîballah' (Allah'ın sevgilisi) ve 'Hayre'l-beşer' (insanlığın en hayırlısı) ifadeleriyle Hz. Muhammed'e duyulan sevgi ve bağlılık tespit edilmiştir.
Hz. Muhammed'i övmek ve ona duyulan sevgiyi dile getirmek amacıyla yazılan şiirler naat türündedir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Nazım Türleri ve Konuları
Soru 105Soru

XVII. ve XVIII. yüzyıl divan şiirinde yaşanan üslup ve yönelim farklılıklarını inceleyen bir araştırmacı, çalışma notlarında şu şairleri ve özelliklerini kaydetmiştir:

* I. Şair: XVII. yüzyılda Sebk-i Hindi akımının Türk edebiyatındaki ilk temsilcilerindendir. Şiirlerinde anlam derinliğine, soyut ve özgün imgelere önem veren sanatçı, divan edebiyatında şarkı nazım şeklinin ilk örneklerini vermesiyle de tanınır.
* II. Şair: XVIII. yüzyılda Nabî'nin öncülük ettiği hikemî (didaktik) tarzın bu yüzyıldaki en güçlü temsilcisidir. Sadrazamlık da yapmış olan şair, devlet adamlığı tecrübesini şiirlerine yansıtmış; ahlaki öğütler ve bilgece söyleyişlerle örülü gazeller kaleme almıştır.
* III. Şair: XVIII. yüzyılın sonlarında Sebk-i Hindi akımının estetik sınırlarını zirveye taşımış ve divan şiirinin son büyük temsilcisi kabul edilmiştir. İlahi aşkı alegorik bir yolculuk üzerinden anlatan, Türk edebiyatının en özgün mesnevilerinden birini yazmıştır.

Buna göre özellikleri belirtilen divan şairleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Nailî - Koca Ragıp Paşa - Şeyh Galip

Cevap

Nailî - Koca Ragıp Paşa - Şeyh Galip
Verilen öncüllerdeki şair özellikleri sırasıyla incelendiğinde; XVII. yüzyılda Sebk-i Hindi akımının öncülerinden olan ve edebiyatımızda şarkı nazım şeklini ilk kez kullanan sanatçı Nailî'dir. XVIII. yüzyılda hikemî tarzın en önemli temsilcisi olan devlet adamı Koca Ragıp Paşa'dır. XVIII. yüzyılın sonunda Sebk-i Hindi akımıyla kaleme aldığı Hüsn ü Aşk mesnevisinin yazarı ve divan edebiyatının son büyük temsilcisi olan şair ise Şeyh Galip'tir. Dolayısıyla doğru sıralama Nailî - Koca Ragıp Paşa - Şeyh Galip şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci şairin özelliklerini (XVII. yüzyıl, Sebk-i Hindi akımının ilk temsilcilerinden olma ve divan edebiyatındaki ilk şarkı örneklerini yazma) analiz ederek şairi belirleme.
Bu özellikler divan edebiyatında ilk şarkı yazarı kabul edilen Nailî'yi işaret eder.
Sebk-i Hindi akımının kurucu isimlerinden olan Nailî, divan edebiyatında şarkı nazım şeklini ilk kullanan şairdir.
2
İkinci şairin özelliklerini (XVIII. yüzyıl, Nabî tarzının takipçisi olma ve sadrazamlık/devlet adamlığı tecrübesini şiire yansıtma) inceleyerek şairi bulma.
Bu şair XVIII. yüzyılın en büyük hikemî şairi ve sadrazamı olan Koca Ragıp Paşa'dır.
Koca Ragıp Paşa, Nabî'nin başlattığı didaktik şiir çizgisini XVIII. yüzyılda başarıyla sürdürmüştür.
3
Üçüncü şairin özelliklerini (XVIII. yüzyıl sonu, Sebk-i Hindi akımının zirvesi, son büyük temsilci olma ve alegorik tasavvufi bir mesnevi yazma) değerlendirerek şairi saptama.
Bu şair, ünlü Hüsn ü Aşk mesnevisinin yazarı olan Şeyh Galip'tir.
Şeyh Galip, divan edebiyatının son büyük ustası olarak kabul edilir ve Hüsn ü Aşk alegorik özellikleriyle bilinir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 106Soru

I. Her beytinin kendi arasında kafiyeli olması (aa, bb, cc...) yazma kolaylığı sağlar.
II. Divan edebiyatında beyit sayısı bakımından en uzun nazım şeklidir.
III. Klasik edebiyatta günümüzdeki roman ve hikâyenin işlevini üstlenmiştir.

Yukarıda özellikleri verilen divan edebiyatı nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mesnevi

Cevap

Mesnevi
Doğru cevap mesnevidir. Mesnevi, her beytinin kendi arasında kafiyeli olması sayesinde şairlere yazma kolaylığı sağlar ve bu sayede çok uzun eserler (destanlar, aşk hikayeleri vb.) yazılabilir. Divan edebiyatında olay anlatımına dayanan bu nazım şekli, modern edebiyattaki roman ve hikayenin görevini yerine getirir.

Adım Adım Çözüm

1
Öncüllerde verilen özellikleri incelemek ve anahtar kavramları belirlemek.
Her beytinin kendi arasında kafiyeli olması, sınırsız uzunlukta olabilmesi ve roman/hikaye gibi olay anlatımına dayanması en belirgin özelliklerdir.
Soruda verilen ipuçlarından yola çıkarak doğru nazım biçimini tespit etmek hedeflenir.
2
Özellikleri beyitlerle kurulan nazım şekilleriyle karşılaştırmak.
Belirtilen özelliklerin tamamı mesnevi nazım şeklini göstermektedir. Gazel, kaside, kıta ve müstezat gibi diğer nazım şekilleri bu yapısal ve işlevsel özelliklere sahip değildir.
Doğru cevaba ulaşmak için seçenekleri yapı ve içerik yönünden analiz etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Mesnevi nazım şeklinin yapısal ve içerik özellikleri
Soru 107Soru

Aşağ��da divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekilleri ve bu nazım şekillerinin belirleyici özellikleri verilmiştir. Bu nazım şekillerini kendilerine ait özelliklerle doğru biçimde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Müstezat
Kıta
Mesnevi
Kaside

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Müstezat nazım şekli ziyade adı verilen kısa dizelerin eklenmesiyle, kıta nazım şekli matlasız olması ve xa xaxa\ xa kafiye düzeniyle, mesnevi nazım şekli her beytinin kendi arasında kafiyeli olup olay anlatımına dayanmasıyla, kaside nazım şekli ise din veya devlet büyüklerini övme amacı ve 339933-99 beyit uzunluğuyla eşleşmektedir.
Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kendilerine has yapısal ve tematik özellikleri bulunur. Müstezat nazım şekli uzun ve kısa dizelerin ardışık sıralanmasıyla oluşur ve eklenen kısa dizelere 'ziyade' denir. Kıta, matla beyti içermez ve kafiye düzeni xa xaxa\ xa şeklindedir. Mesnevi, olay anlatımına dayalı uzun eserlerde tercih edilir ve her beyti kendi arasında kafiyelidir. Kaside ise din ve devlet büyüklerini övme amacıyla yazılan, 339933-99 beyitlik bir nazım şeklidir. Bu özellikler dikkate alındığında eşleşmeler tam olarak birbirini karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerdeki nazım şekillerinin ayırt edici yapısal özelliklerini belirleme
Müstezatın dize yapısındaki uzun-kısa tezatlığı ve 'ziyade' kavramı, kıtanın beyit sayısı sınırları ile matlasız xa xaxa\ xa düzeni, mesnevinin olay anlatımına uygun serbest beyit sınırı, kasidenin ise övgü teması ve beyit sayısı limitleri belirlenir.
Her nazım şeklinin yapısal özelliklerini analiz etmek, doğru tanımları ayırt etmenin ilk adımıdır.
2
Belirlenen özellikleri tanımlarla eşleştirme
Müstezat üçüncü tanım ile, kıta ikinci tanım ile, mesnevi birinci tanım ile ve kaside dördüncü tanım ile doğru biçimde eşleştirilmiştir.
Anahtar kavramların (ziyade, matlasız olma, kendi arasında kafiyeli olma, övgü amacı) tanımlarda aranması doğru eşleşmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Beyitlerle Kurulan Nazım Şekillerinin Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 108Soru

Bâkî’ye ait aşağıdaki beyit verilmiştir:

*Kadrini seng-i musallâda bilip ey Bâkî*
*Durup el bağlayalar karşına y��ran saf saf*

Bu beyitle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kafiye örgüsünün kendi arasında uyumlu olmaması (xaxa) ve mahlas içermesi yönüyle, Divan edebiyatında olay çevresinde gelişen uzun anlatılarda kullanılan mesnevi nazım şeklinin karakteristik bir ara beytidir.

Cevap

Kafiye örgüsünün kendi arasında uyumlu olmaması (xaxa) ve mahlas içermesi yönüyle, mesnevi nazım ��eklinin karakteristik bir ara beytidir.
Beytin kafiye örgüsü xaxa şeklindedir ve şairin mahlası (Bâkî) geçmektedir. Mesnevi nazım şeklinde ise her beyit kendi içinde kafiyeli (aa,bb,cc...aa, bb, cc...) olmak zorundadır. Bu nedenle kendi arasında kafiyeli olmayan bir beytin mesnevinin ara beyti olması mümkün değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Beytin kafiye şeması ve yapısal özellikleri analiz edilir.
İlk dizenin bağımsız, ikinci dizenin ise 'saf saf' redifiyle bittiği görülür (xaxa şeması). Ayrıca 'ey Bâkî' ifadesiyle şairin mahlası kullanılmıştır.
Bu özellikler beytin gazel veya kasidenin son beyti (makta) olduğunu kanıtlar.
2
Mesnevi nazım şeklinin kafiye düzeni göz önünde bulundurulur.
Mesnevilerde her beyit kendi arasında kafiyelidir (aa,bb,cc...aa, bb, cc...).
Kafiye örgüsü kendi arasında uyumlu olmayan (xaxa) bir beyit hiçbir şekilde bir mesneviye ait olamaz.
3
Şairin edebi kişiliği, yaşadığı dönem ve şiirdeki ahenk unsurları incelenir.
Bâkî 16. yüzyıl şairidir ve 'Sultânü'ş-Şuarâ' olarak bilinir. Şiirde ölüm teması lirik-rindâne bir üslupla işlenmiştir. 'yâran' kelimesindeki '-ân' sesleri zengin kafiyedir, 'saf saf' ise rediftir.
Bu tespitler diğer seçeneklerde yer alan bilgilerin doğru olduğunu gösterir.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Beyit Yapısı ve Nazım Şekilleri Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 109Soru

Aşağıda sol sütunda verilen 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerini, sağ sütunda verilen belirleyici özellikleri ve eserleriyle doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Nef'î
Nâbî
Şeyh Galip

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Nef'î, Sihâm-ı Kazâ ve hiciv konulu açıklamayla; Nâbî, didaktik tarz ve Hayriyye konulu açıklamayla; Şeyh Galip ise Sebk-i Hindi akımı ve Hüsn ü Aşk mesnevisi konulu açıklamayla eşleşir.
Eşleştirmede Nef'î, kaside/hiciv tarzı ve Sihâm-ı Kazâ eseriyle; Nâbî, hikemî (didaktik) şiir tarzı ve Hayriyye mesnevisiyle; Şeyh Galip ise Sebk-i Hindi akımı ve Hüsn ü Aşk mesnevisiyle doğru bir şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Kaside ve hiciv ustası olan, Sihâm-ı Kazâ eserinin yazarını belirleme
Bu özellikler 17. yüzyılın en ünlü kaside ve hiciv şairi olan Nef'î ile uyuşmaktadır.
Sihâm-ı Kazâ Nef'î'nin en önemli hiciv eseridir.
2
Hikemî tarzın kurucusu olan ve oğlu adına Hayriyye'yi yazan şairi belirleme
Bu özellikler 17. yüzyıl didaktik şiirinin öncüsü olan Nâbî ile uyuşmaktadır.
Hayriyye, Nâbî'nin didaktik ve ahlaki öğütler içeren ünlü mesnevisidir.
3
Sebk-i Hindi akımının temsilcisi olan ve Hüsn ü Aşk yazarı olan şairi belirleme
Bu özellikler 18. yüzyılın büyük şairi ve mutasavvıfı Şeyh Galip ile uyuşmaktadır.
Hüsn ü Aşk mesnevisi Şeyh Galip'in Sebk-i Hindi üslubuyla yazdığı başyapıtıdır.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Belirleyici Edebi Özellikleri, Akımları ve Eserleri
Soru 110Soru

Aşağıda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile bu şairlerin edebiyat tarihindeki en belirgin niteliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Hoca Dehhani
Âşık Paşa
Seyyid Nesîmî

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Hoca Dehhani ile din dışı konularda yazan ilk şair olma özelliği; Âşık Paşa ile Garibnâme eseri ve Türkçe hassasiyeti; Seyyid Nesîmî ile Hurufilik inancı ve coşkulu lirik şiirleri eşleşmelidir.
Hoca Dehhani din dışı şiirleri, Âşık Paşa Türkçe bilinciyle yazdığı Garibnâme eseri, Seyyid Nesîmî ise Hurufilik felsefesiyle yazdığı coşkulu şiirleri üzerinden doğru şekilde eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Hoca Dehhani'nin belirleyici özelliğini tespit etme
Hoca Dehhani, din dışı şiirlerin ilk temsilcisidir ve bu nitelik ilk açıklama ile eşleşir.
Edebiyat tarihindeki genel kabule göre Divan şiirinin başlangıcı Hoca Dehhani ile olur ve o din dışı şiirleriyle bilinir.
2
Âşık Paşa'nın belirleyici özelliğini tespit etme
Âşık Paşa, Türkçe hassasiyeti ve Garibnâme mesnevisi ile tanınır ve bu nitelik ikinci açıklama ile eşleşir.
14. yüzyılın en hacimli Türkçe mesnevisi olan Garibnâme, Âşık Paşa'nın dil bilincini gösteren en önemli eseridir.
3
Seyyid Nesîmî'nin belirleyici özelliğini tespit etme
Seyyid Nesîmî, Hurufilik inancı ve coşkulu Azeri Türkçesi şiirleriyle bilinir ve bu nitelik üçüncü açıklama ile eşleşir.
Nesîmî, 14. yüzyılda tasavvufun Hurufilik kolunu coşkun gazellerle yaymış ve Azeri sahasında şiirler vermiştir.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Edebi Kişilikleri
Soru 111Soru

Divan edebiyatında şairler; bireysel ya da toplumsal aksaklıkları, liyakatsizlikleri ve samimiyetsizlikleri eleştiri sınırlarını zorlayarak alaycı ve iğneleyici bir dille ele almışlardır. Bu tarz şiirler, klasik edebiyatın kendine özgü konu ve tema çeşitliliğini yansıtır.

Buna göre,

"Gör zâhidi kim sâhib-i irşâd olayın der
Dün mektebe vardı bugün üstâd olayın der"

beyti, konusu ve içerik özellikleri dikkate alındığında aşağıdaki nazım türlerinin hangisine örnek oluşturur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Hicviye

Cevap

Beyitte layık olmadığı hâlde yol göstericiliğe soyunan zâhidin yetersizliği alaycı ve yerici bir dille eleştirildiğinden doğru cevap hicviye türüdür.
Verilen beyitte şair, dün okula gidip bugün usta olmaya çalışan, yani ehil olmadığı hâlde mürşitlik taslayan zâhidi (kaba softayı) alaycı ve iğneleyici bir dille eleştirmektedir. Divan edebiyatında kişi veya kurumların eksiklerini, liyakatsizliklerini yermek amacıyla yazılan şiirler hicviye türüne girer. Bu nedenle doğru cevap hicviyedir.

Adım Adım Çözüm

1
Beytin günümüz Türkçesine çevrilmesi ve anlamının kavranması.
Beyit günümüz Türkçesiyle şu anlama gelir: "Zâhidi gör ki irşad sahibi (yol gösterici) olayım der; daha dün okula gitti, bugün usta olayım der." Şair burada, bilgisi ve yetkinliği olmadığı hâlde rehberlik taslayan kişileri eleştirmektedir.
Divan şiirinde nazım türünün belirlenebilmesi için beyitteki temel düşüncenin, kullanılan kavramların ve verilmek istenen mesajın doğru çözümlenmesi gerekir.
2
Elde edilen temanın Divan edebiyatı nazım türlerinin tanımlarıyla karşılaştırılması.
Belirlenen eleştirel, yerici ve alaycı tema; ölenlerin ardından yazılan mersiye, Allah'a yakarılan münacat, Hz. Peygamber'i öven naat veya şairin kendisini övdüğü fahriye ile uyuşmamaktadır. Bu tema, doğrudan yerme amacıyla yazılan hicviye türünün tanımına uymaktadır.
Her nazım türünün kendine özgü konu sınırları ve üslup özellikleri bulunur; bu özelliklerin tespiti doğru türe ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında yergi konulu şiirlerin hicviye olarak adlandırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 112Soru

Fuzûlî'ye ait bir gazelden alınan aşağıdaki beyitlerin, divan edebiyatı şiir yapısı göz önünde bulundurularak baştan sona doğru (matla - ara beyit - makta) anlamlı ve kurallı bir biçimde sıralanışı nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Doğru sıralama sırasıyla; kendi arasında kafiyeli olan matla beyti ('Beni candan usandırdı...'), ara beyit ('Kamu bîmârına cânan...') ve mahlas içeren makta beyti ('Fuzûlî rind-i şeydâdır...') şeklinde olmalıdır.
Matla beyti her iki dizesi de kendi arasında kafiyeli (aa) olan 'Beni candan usandırdı...' beytidir ve ilk sırada yer alır. Ara beyit olan 'Kamu bîmârına cânan...' beyti ikinci sırada bulunur. Mahlas içeren makta beyti olan 'Fuzûlî rind-i şeydâdır...' ise son sırada yer almalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye şemalarını (düzenlerini) incelemek.
İlk beytin kendi arasında kafiyeli (aa), diğer beyitlerin ise farklı kafiye düzenlerinde (ba, ca vb.) olduğu belirlenir.
Gazellerin ilk beyti olan matla beyti her zaman kendi arasında kafiyelidir (aa).
2
Beyitlerde şairin mahlasının (takma adının) geçip geçmediğini kontrol etmek.
Bir beyitte 'Fuzûlî' mahlasının geçtiği görülür.
Gazellerin son beyti olan makta beytinde şairin mahlası yer alır.
3
Belirlenen kurallara göre beyitleri sıraya koymak.
Kafiyeli olan matla beyti başa, mahlassız ara beyit ortaya, mahlaslı makta beyti ise sona yerleştirilir.
Gazelin klasik yapı düzenini (matla - ara beyit - makta) doğru şekilde tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Gazel nazım şeklinin yapısal özellikleri ve beyit sıralaması (matla, makta, ara beyit tespiti)
Soru 113Soru

15. yüzyılda yaşamış olan yazar, sade nesrin en önemli temsilcilerindendir. II. Murad'ın isteği üzerine Farsçadan Türkçeye çevirdiği eser, bir nasihatname (öğüt kitabı) niteliği taşır. Sade, içten ve yapmacıksız bir dille kaleme alınan bu eser, görgü kurallarından devlet yönetimine kadar pek çok konuda bilgiler sunar.

Bu parçada söz edilen Divan nesri temsilcisi ve eseri aşağıdakilerden hangisinde doğru verilmiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mercimek Ahmet - Kâbusnâme

Cevap

Mercimek Ahmet - Kâbusnâme
Parçada sözü edilen özellikler (15. yüzyıl, sade nesir, II. Murad'ın isteğiyle Farsçadan çevrilen nasihatname) Mercimek Ahmet'e ve onun sade nesir tarzındaki ünlü eseri Kâbusnâme'ye aittir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etme
Yazarın 15. yüzyılda yaşadığı, sade nesrin temsilcisi olduğu ve II. Murad'ın isteğiyle Farsçadan bir nasihatname çevirdiği belirlenir.
Metindeki karakteristik bilgileri saptamak doğru esere ulaşmayı sağlar.
2
Bulunan özellikleri seçeneklerdeki yazar ve eserlerle eşleştirme
Mercimek Ahmet'in Kâbusnâme adlı eseri bu tanıma tam olarak uymaktadır.
Kâbusnâme, II. Murad'ın talebiyle sade Türkçe ile yazılmış klasik bir nasihatnamedir.

Anahtar Kavram

Divan nesrinde sade nesir ve temsilcileri (Mercimek Ahmet - Kâbusnâme)
Soru 114Soru

Aşağıdaki sol grupta verilen beyitleri, sağ grupta yer alan ait oldukları divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bir eşek var idi zaîf ü nizâr
Yük elinden anın katı zâr u zâr
Beni candan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı
Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı
Saçma ey göz eşkden gönlümdeki odlara su
Kim bu denlü dutuşan odlara kılmaz çâre su
Erbâb-ı kemâli çekemez halk-ı hasûdân
Sâfî suyu her kimse içer, bulsa bulandır

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Bir eşek var idi... beyti Mesnevi ile; Beni candan usandırdı... beyti Gazel ile; Saçma ey göz... beyti Kaside ile; Erbâb-ı kemâli çekemez... beyti ise Kıta ile eşleşmektedir.
Eşleşmede, olay ve fabl anlatımı içeren beyit mesneviyle; lirik temalı matla beyti gazelle; Peygamber'e yazılan övgü (naat) kasideyle; kendi arasında kafiyeli olmayan felsefi beyit ise kıtayla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Beyitlerin kafiye yapılarını analiz etmek.
Birinci beyit (nizâr / zâr), ikinci beyit (usanmaz mı / yanmaz mı) ve üçüncü beyit (su / su) kendi arasında kafiyelidir (aa). Dördüncü beyit ise kendi arasında kafiyeli değildir (hasûdân / bulandır -> ab/xa).
Kafiye şeması, divan şiirinde nazım şekillerini ayırt etmede en temel yapısal veridir.
2
Kafiyeli beyitlerin (aa) içeriklerini inceleyerek Mesnevi, Gazel ve Kaside ayrımını yapmak.
Birinci beyitte bir eşeğin yük taşıma hikayesi (fabl/olay) anlatıldığı için mesnevidir. İkinci beyitte lirik bir aşk acısı ve sitem işlendiği için gazel matlasıdır. Üçüncü beyitte Peygamber'e hitap edilerek 'su' redifiyle naat niteliğinde bir övgü yapıldığı için kaside matlasıdır.
Mesnevi olay anlatımına, gazel aşka ve lirik duygulara, kaside ise övgüye odaklanır.
3
Kafiyeli olmayan beytin nazım şeklini saptamak.
İlk beyti aa yerine ab (xa) şeklinde başlayan ve felsefi bir bilgece düşünceyi aktaran bu beyit kıtaya aittir.
Kıta nazım şekli matla beyti barındırmaz ve genellikle ahlaki, felsefi konularda yazılır.

Anahtar Kavram

Beyitlerle kurulan divan edebiyatı nazım şekillerinin kafiye düzeni ve konu özelliklerine göre ayırt edilmesi.
Soru 115Soru

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinden biridir. Bir gazelin her dizesine, kullanılan aruz kalıbına uygun kısa bir dize (ziyade) eklenmesiyle oluşturulur. Şiirde bir uzun, bir kısa dize ardışık olarak sıralanır.

Bu özellikleriyle tanınan divan edebiyatı nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Müstezat

Cevap

Müstezat
Tanımda belirtilen, gazelin dizelerine aruz veznine uygun kısa dizeler (ziyade) eklenerek oluşturulan ve bir uzun, bir kısa dize düzeniyle yazılan nazım şekli müstezattır. Bu yapısal özellik müstezatı diğer beyitlerle kurulan nazım şekillerinden ayıran en belirgin özelliktir.

Adım Adım Çözüm

1
Soruda verilen tanımın anahtar ögelerini analiz etme.
Uzun dizelerin altına aruz ölçüsüne uygun kısa dizeler (ziyade) eklenmesi ve bu kısa dizelerle uzun dizelerin ardışık sıralanması özellikleri belirlenir.
Tanımlanan nazım şeklinin yapısal formunu anlamak için.
2
Belirlenen yapısal özellikleri divan edebiyatı beyitlerle kurulan nazım şekilleriyle karşılaştırma.
Bu yapısal formun (uzun-kısa dize sırası) sadece müstezat nazım şekline özgü olduğu ve bu kısa dizelere 'ziyade' dendiği bilgisine ulaşılır.
Doğru nazım şeklini seçenekler arasından tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatı Beyitlerle Kurulan Nazım Şekilleri (Müstezat)
Tahmini Süre:45s
Soru 116Soru

Aşağıda sol sütunda 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri, sağ sütunda ise bu şairlerin öne çıkan özellikleri ve eserleri verilmiştir. Sol sütundaki şairleri sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî
Şeyyad Hamza
Kadı Burhaneddin

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin Farsça kaleme aldığı Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr ile; Şeyyad Hamza'nın edebiyatımızdaki ilk Yusuf u Züleyha mesnevisini yazmasıyla; Kadı Burhaneddin'in ise Azeri Türkçesiyle yazdığı tuyuğları ve Sivas'taki hükümdarlığıyla eşleşmesi gerekir.
Şairlerin yaşadıkları yüzyıl, kullandıkları dil ve kaleme aldıkları eserler doğru şekilde eşleştirilmiştir. Mevlânâ Mesnevî ve Dîvân-ı Kebîr ile, Şeyyad Hamza ilk Yusuf u Züleyha mesnevisi ile, Kadı Burhaneddin ise Sivas'ta hükümdarlık yapması ve tuyuğlarıyla tanınmasıyla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Mevlânâ Celâleddîn-i Rûmî'nin edebi kişiliğini ve eserlerini değerlendirmek.
Mevlânâ, 13. yüzyılda yaşamış, eserlerini Farsça yazmış ve en önemli eseri Mesnevî'dir. Bu da bizi doğrudan Farsça yazan ve Mesnevî'yi kaleme alan mutasavvıf tanımına götürür.
Şairin eser dili ve en bilinen eserleri üzerinden eşleştirme yapmak kolaylık sağlar.
2
Şeyyad Hamza'nın Türk edebiyatındaki konumunu belirlemek.
Şeyyad Hamza, 13. yüzyılda yaşamış ve Türk edebiyatındaki ilk Yusuf u Züleyha mesnevisini yazmış olan şairdir. Bu özellik sağ sütundaki ikinci açıklama ile eşleşir.
Yusuf u Züleyha mesnevisinin ilk örneğini veren şairi belirlemek.
3
Kadı Burhaneddin'in edebi özelliklerini ve tarihi kimliğini incelemek.
Kadı Burhaneddin, 14. yüzyılda Sivas'ta kendi devletini kurmuş, tuyuğlarıyla ve Azeri Türkçesiyle yazmasıyla bilinen şair-devlet adamıdır. Bu da sağ sütundaki üçüncü açıklamayla eşleşir.
Tuyuğ nazım biçiminin en önemli kurucusu ve temsilcilerinden birini tespit etmek.

Anahtar Kavram

13. ve 14. Yüzyıl Divan Şairlerinin Eserleri ve Belirgin Nitelikleri
Soru 117Soru

Divan edebiyatı bünyesinde farklı yüzyıllarda kaleme alınmış önemli nesir (düzyazı) eserleri bulunmaktadır. Buna göre, sol sütunda verilen divan nesri eserlerini sağ sütunda yer alan yazarlarıyla eşleştirdiğinizde doğru eşleşme nasıl olmalıdır?

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Cihannümâ
Heşt Behişt
Fransa Sefâretnâmesi

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cihannümâ eseri Kâtip Çelebi ile, Heşt Behişt eseri Sehi Bey ile, Fransa Sefâretnâmesi ise Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile eşleşmektedir.
Cihannümâ eseri Kâtip Çelebi ile, Heşt Behişt eseri Sehi Bey ile, Fransa Sefâretnâmesi ise Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile eşleşmektedir. Bu eşleşme her eserin kendi yazarıyla doğru biçimde ilişkilendirilmesini sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki ilk eser olan Cihannümâ incelenir.
Bu eserin coğrafya konulu bir başyapıt olduğu ve 17. yüzyılda Kâtip Çelebi tarafından yazıldığı belirlenerek Kâtip Çelebi ile eşleştirilir.
Eser-yazar bilgisini doğrulamak.
2
İkinci eser olan Heşt Behişt incelenir.
Anadolu sahasındaki ilk tezkire örneği olan bu eserin Sehi Bey'e ait olduğu belirlenerek Sehi Bey ile eşleştirilir.
Eser-yazar bilgisini doğrulamak.
3
Üçüncü eser olan Fransa Sefâretnâmesi incelenir.
Osmanlı'nın dış dünyayı tanıma çabalarının bir ürünü olan bu eserin Yirmisekiz Çelebi Mehmed tarafından yazıldığı belirlenerek Yirmisekiz Çelebi Mehmed ile eşleştirilir.
Eser-yazar bilgisini doğrulamak.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatı nesir eserlerinin yazarlarıyla eşleştirilmesi
Soru 118Soru

Aşağıdaki tabloda 17. ve 18. yüzyıl Divan edebiyatı şairlerine dair bazı bilgiler verilmiştir:

ŞairYüzyılEdebî Akım / TarzBelirgin Eser / Nitelik
INâbî17. YüzyılHikemî TarzHayriyye
IIŞeyh Galip18. YüzyılSebk-i HindiHüsn ü Aşk
IIINedim17. YüzyılMahallileşmeŞarkı türünün en önemli örnekleri
IVNailî17. YüzyılMahallileşmeGazellerinde pürüzsüz dil ve soyut tasvirler
VŞeyhülislam Yahya17. YüzyılRindane Gazelİstanbul Türkçesinin şiir dili haline gelmesi

Buna göre, tablodaki numaralanmış şairlerin hangileriyle ilgili bilgilerde yanlışlık yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III ve IV

Cevap

III ve IV numaralı şairlerle ilgili bilgilerde yanlışlık yapılmıştır.
Doğru cevap, tablodaki Nedim ve Nailî ile ilgili bilgilerin hatalı olduğunu belirten seçenektir. Nedim, 17. yüzyılda değil 18. yüzyılda yaşamış; Nailî ise mahallileşme akımının değil Sebk-i Hindi akımının temsilcisi olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Tabloda verilen şairlerin yaşadıkları yüzyılları kontrol edin.
Nâbî, Şeyhülislam Yahya ve Nailî'nin 17. yüzyılda; Şeyh Galip'in ise 18. yüzyılda yaşadığı bilgisi doğrudur. Ancak Nedim, 17. yüzyılda değil, Lale Devri şairi olarak 18. yüzyılda yaşamıştır. Dolayısıyla III numaralı satırdaki yüzyıl bilgisi yanlıştır.
Şairlerin edebi dönemlerini ve kronolojik yerlerini doğru saptamak divan edebiyatı sorularında temel adımdır.
2
Şairlerin dahil oldukları edebi akımları ve tarzları kontrol edin.
Nâbî'nin hikemî tarzı, Şeyh Galip'in Sebk-i Hindi'yi, Nedim'in mahallileşmeyi ve Şeyhülislam Yahya'nın rindane söyleyişi benimsediği bilgileri doğrudur. Ancak Nailî, mahallileşme akımının değil, divan edebiyatında Sebk-i Hindi (Hint üslubu) tarzının kurucu öncülerindendir. Dolayısıyla IV numaralı satırdaki akım/tarz bilgisi yanlıştır.
Şairlerin üslup özelliklerini ve edebî yönelimlerini doğru ayırt etmek gerekir.

Anahtar Kavram

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairlerinin Yüzyıl, Akım ve Eser Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 119Soru

Divan edebiyatında beyitler, işledikleri temalara göre farklı nazım türlerine dahil edilir. Buna göre, sol sütundaki şiir parçalarını sağ sütundaki uygun nazım türleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yâ Rab hemîşe lutfunu kıl kılavuz bana
Râh-ı hatâda koyma yitirmiş kılavuz bana
Hâk-i pâyine yetem der ömrlerdir muttasıl
Başını taştan taşa urup gezer âvâre su
Bâtıl isteyü haktan ayrıldım
Boynuz umdum kulaktan ayrıldım
Hurşîde baksa gözleri kamaşır idi halkın
Seng-i musallâda yatan ol pâdişâh mıdır

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Beyitlerin doğru eşleştirmesi şu şekildedir: Birinci beyit Allah'a yakarışı ifade ettiği için Münacat, ikinci beyit Hz. Muhammed'e duyulan sevgiyi anlattığı için Naat, üçüncü beyit toplumsal/bireysel yergi içerdiği için Hicviye ve dördüncü beyit ölüm konusunu işlediği için Mersiye ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede; 'Yâ Rab' yakarışı münacata, Hz. Muhammed'in ayağının tozu olan 'hâk-i pây' naata, Harnâme'den alınan hiciv unsuru olan 'boynuz umdum kulaktan ayrıldım' hicviyeye ve padişahın vefatı üzerine yazılan 'seng-i musallâ' dizesi mersiyeye karşılık gelmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci beyitte geçen 'Yâ Rab', 'lutf' ve 'râh-ı hatâ' (hata yolu) kavramlarını inceleyiniz.
Bu kavramlar Allah'a yönelişi, yakarışı ve doğru yola iletme talebini gösterir. Dolayısıyla bu beyit bir münacat örneğidir.
Münacat, Allah'a yalvarmak ve yakarmak amacıyla yazılan şiirlerdir.
2
İkinci beyitteki 'hâk-i pây' (ayağının tozu) ifadesini ve suyun Peygamber'e ulaşma çabasını simgeleyen edebi sanatı çözümleyiniz.
Klasik edebiyatta 'hâk-i pây' ifadesi sıklıkla Hz. Muhammed için kullanılır. Bu beyit Peygamber'e yazılan bir naat örneğidir.
Naat, Hz. Muhammed'i övmek ve ona duyulan sevgiyi dile getirmek için kaleme alınan nazım türüdür.
3
Üçüncü beyitteki 'boynuz umdum kulaktan ayrıldım' deyimini ve 'bâtıl' sözcüğünü değerlendiriniz.
Bu beyit, hırslı bir eşeğin başına gelenleri mizahi ve eleştirel bir dille anlatmaktadır, yani yergi içermektedir. Bu nedenle hicviye türündedir.
Hicviye, kişilerin veya toplumun aksayan yönlerini eleştirmek amacıyla yazılan yergi şiirleridir.
4
Dördüncü beyitte geçen 'seng-i musallâ' (musalla taşı) ve 'pâdişâh' kelimelerini analiz ediniz.
Beyit, cihan padişahının (Kanuni Sultan Süleyman) vefatından sonra musalla taşında yatan naaşı karşısında duyulan şaşkınlığı ve acıyı anlatmaktadır. Bu yönüyle bir mersiyedir.
Mersiye, ölen bir kişinin ardından duyulan acıyı dile getirmek ve onun erdemlerini övmek amacıyla yazılan şiirlerdir.

Anahtar Kavram

Divan edebiyatında beyitlerin tematik içeriklerine göre nazım türlerini (münacat, naat, hicviye, mersiye) belirleme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 120Soru

Sol sütunda Divan edebiyatında etkili olmuş edebî akım ve eğilimler, sağ sütunda ise bu akımların genel özellikleri ile belirgin temsilcileri verilmiştir. Buna göre, sol sütundaki akım ve eğilimleri sağ sütundaki doğru tanımlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sebk-i Hindî
Mahallileşme Akımı
Hikemî Tarz
Türk-i Basit

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sebk-i Hindî akımı anlam derinliğini ve Şeyh Galib'i içeren açıklamayla; Mahallileşme Akımı günlük yaşamı ve Nedim'i içeren açıklamayla; Hikemî Tarz bilgece düşünceleri ve Nâbî'yi içeren açıklamayla; Türk-i Basit eğilimi ise yalın Türkçe kullanımını ve Aydınlı Visalî'yi içeren açıklamayla eşleşir.
Sebk-i Hindî soyut imgeleri ve ağır diliyle Şeyh Galib'in temsil ettiği açıklamayla eşleşmektedir. Mahallileşme Akımı, günlük hayatı ve konuşma dilini şiire taşıyan Nedim'in temsil ettiği açıklamayla örtüşmektedir. Hikemî Tarz, didaktik ve bilgece niteliğiyle Nâbî'nin temsil ettiği açıklamayla uyuşmaktadır. Türk-i Basit ise yalın Türkçe kullanımıyla Aydınlı Visalî ve Tatavlalı Mahremî'nin yer aldığı açıklamayla eşleşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Sebk-i Hindî akımının temel özelliklerini ve temsilcilerini hatırlamak.
Bu akımın hayal gücüne, soyut ve kapalı anlatıma önem verdiği ve Şeyh Galib'in en önemli temsilcisi olduğu saptanır. Bu özellik dörd��ncü açıklama ile uyuşmaktadır.
Şair-akım ve üslup eşleşmesini doğru yapabilmek.
2
Mahallileşme Akımı'nın niteliklerini gözden geçirmek.
İstanbul hayatını, halk dilindeki deyimleri ve somut dünyayı şiire yansıtan akımın mahallileşme olduğu ve Nedim ile özdeşleştiği belirlenir. Bu özellik üçüncü açıklama ile eşleşmektedir.
Konuşma dilinin ve günlük hayatın şiire girmesini Mahallileşme Akımı ile bağdaştırmak.
3
Hikemî Tarz'ın amacını ve kurucusunu belirlemek.
Şiir yoluyla ahlaki dersler vermeyi ve bilgece düşünceleri aktarmayı hedefleyen didaktik tarza hikemî tarz denildiği ve en büyük temsilcisinin Nâbî olduğu tespit edilir. Bu özellik ikinci açıklama ile örtüşmektedir.
Hikemî tarzın didaktik ve düşünsel niteliğini Nâbî üzerinden tanımlamak.
4
Türk-i Basit eğiliminin hedefini ve öncülerine bakmak.
Arapça ve Farsça kelimelerden uzak durarak sadece Türkçe kelimeler kullanmayı ilke edinen, Aydınlı Visalî ve Tatavlalı Mahremî'nin temsil ettiği eğilimin Türk-i Basit olduğu saptanır. Bu özellik birinci açıklama ile eşleşmektedir.
Sade Türkçe arayışının ilk örneklerinden olan Türk-i Basit eğilimini ayırt etmek.

Anahtar Kavram

Divan Edebiyatındaki Edebî Akımlar ve Eğilimler
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 6 / 16Sonraki
Divan Edebiyatı Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 6 | Examkin