Modern Fizik

52 soru

Soru 21Soru

Modern elektronik teknolojisinin temelini oluşturan yarı iletken devre elemanlarının çalışma prensipleri, pnp-n ekleminin kutuplanma (besleme) durumuna ve yük taşıyıcılarının davranışına bağlı olarak değişir.

Buna göre, sol sütunda verilen yarı iletken durum/elemanları ile sağ sütundaki temel çalışma karakteristiklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

İleri kutuplama uygulanmış bir pnp-n eklemi
Ters kutuplama uygulanmış bir pnp-n eklemi
Ters besleme altında ışık algılama (fotodiyot) modunda çalışan pnp-n eklemi
Aktif bölgede yükselteç olarak çalışan bir transistör

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İleri kutuplama uygulanmış pnp-n eklemi geçi�� bölgesinin daralması ve yüksek iletkenlikle eşleşir; ters kutuplama uygulanmış eklem geçiş bölgesinin genişlemesi ve akım engelinin artmasıyla eşleşir; ters beslemeli fotodiyot ışık etkisiyle ters yön akımının artmasıyla eşleşir; aktif transistör ise emiter-bazın ileri, baz-kollektörün ters kutuplanarak yükseltme yapmasıyla eşleşir.
Yarı iletken pnp-n ekleminin ileri kutuplanması geçiş bölgesini daraltarak çoğunluk taşıyıcı akımını (difüzyon) başlatırken, ters kutuplama geçiş bölgesini genişleterek bu akımı engeller. Fotodiyotlar ters kutuplama altında üzerine düşen ışıkla elektron-deşik çifti oluşturup ters yön sızıntı akımını artırarak çalışır. Transistörlerin aktif bölgede yükselteç olarak çalışabilmesi için ise emiter-baz eklemi ileri, baz-kollektör eklemi ters kutuplanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
pnp-n ekleminin ileri kutuplama mekanizmasını inceleme
İleri kutuplamada dış gerilimin, eklemin doğal iç elektrik alanını zayıflattığ�� belirlenir. Bu, geçiş (depresyon) tabakasını daraltır ve çoğunluk yük taşıyıcılarının difüzyonunu kolaylaştırarak iletkenliği artırır. Dolayısıyla birinci durum birinci karakteristikle eşleşir.
İleri kutuplamanın eklem genişliği ve akım geçişi üzerindeki etkisini belirlemek için.
2
pnp-n ekleminin ters kutuplama mekanizmasını inceleme
Ters kutuplamada dış gerilim iç elektrik alanı destekler, geçiş tabakasını genişletir ve çoğunluk taşıyıcılarının geçişini engeller. Sadece çok küçük bir azınlık taşıyıcı akımı kalır. Dolayısıyla ikinci durum ikinci karakteristikle eşleşir.
Ters kutuplamanın engel genişliği ve elektrik alan üzerindeki etkisini analiz etmek için.
3
Fotodiyotların çalışma ilkesini analiz etme
Fotodiyotlar ters kutuplama altında çalışır. Üzerine düşen ışık, eklemdeki arındırılmış bölgede elektron-deşik çiftleri oluşturur. Bu taşıyıcılar ters elektrik alanla sürüklenerek ters yön akımını belirgin şekilde artırır. Dolayısıyla üçüncü durum üçüncü karakteristikle eşleşir.
Işığın ters yön sızıntı akımı üzerindeki etkisini ve fotodiyot çalışma modunu belirlemek için.
4
Transistörlerin aktif bölge kutuplama koşullarını değerlendirme
Transistörün yükselteç (aktif) modda çalışması için emiter-baz eklemi ileri beslenmeli, baz-kollektör eklemi ise ters beslenmelidir. Bu sayede emiterden gelen taşıyıcılar baz üzerinden kollektöre aktarılarak çıkışta sinyal güçlendirilmesi sağlanır. Dolayısıyla dördüncü durum dördüncü karakteristikle eşleşir.
Transistörün aktif bölge polarizasyon şartlarını ve yükselteç işlevini ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Yarı iletken pnp-n ekleminin kutuplanması (ileri ve ters polarizasyon) ile transistör ve fotodiyot gibi elemanların bu eklem fiziğine dayalı çalışma mekanizmaları.
Soru 22Soru

Boşlukta yayılmakta olan bir fotonun dalga boyu ile belirli bir hıza sahip bir elektronun de Broglie dalga boyu birbirine eşittir.

Buna göre;

I. Çizgisel momentumlarının büyüklüğü,
II. Hızlarının büyüklüğü,
III. Toplam enerjileri

niceliklerinden hangileri bu iki tanecik için kesinlikle birbirine eşittir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Dalga boyları eşit olan foton ve elektronun çizgisel momentum büyüklükleri birbirine eşittir.
de Broglie hipotezine göre hem elektromanyetik dalgalar (fotonlar) hem de maddesel parçacıklar için dalga boyu ile çizgisel momentum arasındaki ilişki λ=hp\lambda = \frac{h}{p} formülü ile verilir. Buradan p=hλp = \frac{h}{\lambda} elde edilir. Fotonun ve elektronun dalga boyları eşit (λf=λe=λ\lambda_{f} = \lambda_{e} = \lambda) olduğuna göre, çizgisel momentumlarının büyüklükleri de kesinlikle birbirine eşit olmak zorundadır. Bu nedenle birinci öncül doğrudur.

NicelikFotonElektron
Dalga Boyuλ\lambdaλ\lambda
Momentum Büyüklüğüp=hλp = \frac{h}{\lambda}p=hλp = \frac{h}{\lambda}
Hız Büyüklüğüccv<cv < c
Toplam EnerjiE=pcE = pcE=p2c2+m02c4E = \sqrt{p^2 c^2 + m_0^2 c^4}

Adım Adım Çözüm

1
Foton ve elektronun çizgisel momentumları arasındaki ilişkiyi de Broglie dalga boyu formülü yardımıyla analiz edin.
Her iki tanecik için de momentum büyüklüğü p=hλp = \frac{h}{\lambda} olup, dalga boyları eşit olduğundan momentumları kesinlikle eşittir (pf=pep_{f} = p_{e}).
de Broglie bağ��ntısı tüm tanecikler ve fotonlar için dalga boyu ile çizgisel momentumu ilişkilendirir.
2
Fotonun ve kütleli bir parçacık olan elektronun boşluktaki yayılma hızlarını karşılaştırın.
Foton ışık hızı (cc) ile yayılırken, elektron durgun kütleye sahip olduğundan hızı ışık hızından küçüktür (v<cv < c).
Kütleli hiçbir maddesel parçacık boşlukta ışık hızına ulaşamaz.
3
Görelilik teorisi veya kinetik enerji bağıntılarını kullanarak foton ve elektronun toplam enerjilerini karşılaştırın.
Fotonun enerjisi Ef=pcE_{f} = pc iken elektronun toplam enerjisi Ee=p2c2+m02c4E_{e} = \sqrt{p^2 c^2 + m_0^2 c^4} olup, elektronun durgun kütlesi sıfırdan farklı olduğu için Ee>EfE_{e} > E_{f} olur.
Kütleli parçacıkların toplam enerjisi, durgun kütle enerjisini de içerdiğinden aynı momentuma sahip kütlesiz fotondan daha büyüktür.

Anahtar Kavram

de Broglie dalga boyu bağıntısı ve dalga-tanecik ikiliğinde foton ile kütleli parçacıkların karşılaştırılması
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 23Soru

Dünya'ya göre 0,6c0,6c sabit hızıyla hareket eden bir uzay gemisindeki astronot, gemide gerçekleşen bir olayın süresini 10 s10\text{ s} olarak ölçmektedir. Buna göre, Dünya'daki durgun bir gözlemci aynı olayın gerçekleşme süresini kaç saniye (s\text{s}) olarak ölçer?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 12.5

Cevap

Dünya'daki durgun gözlemci olayın gerçekleşme süresini 12,5 s12,5\text{ s} olarak ölçer.
Durgun bir gözlemciye göre hareket eden bir sistemde zaman genişler (yavaşlar). Bu nedenle dışarıdaki gözlemci süreyi öz zamandan daha uzun ölçer. Δt=γΔt0\Delta t = \gamma \cdot \Delta t_0 formülünden doğru yanıt 12,512,5 saniye olarak hesaplanır.

Adım Adım Çözüm

1
Lorentz faktörü (γ\gamma) hesaplanır.
γ=1,25\gamma = 1,25
Uzay gemisinin hızı v=0,6cv = 0,6c olarak verilmiştir. Lorentz faktörü γ=11(v/c)2\gamma = \frac{1}{\sqrt{1 - (v/c)^2}} formülü ile bulunur. Buradan γ=11(0,6)2=10,64=1,25\gamma = \frac{1}{\sqrt{1 - (0,6)^2}} = \frac{1}{\sqrt{0,64}} = 1,25 elde edilir.
2
Dünya'daki gözlemcinin ölçeceği zaman aralığı (Δt\Delta t) hesaplanır.
Δt=12,5 s\Delta t = 12,5\text{ s}
Özel görelilikte zaman genişlemesi Δt=γΔt0\Delta t = \gamma \cdot \Delta t_0 formülü ile hesaplanır. Burada Δt0\Delta t_0 astronotun ölçtüğü öz zamandır. Buradan Δt=1,25×10 s=12,5 s\Delta t = 1,25 \times 10\text{ s} = 12,5\text{ s} bulunur.

Anahtar Kavram

Zaman genişlemesi ve Lorentz faktörü
Soru 24Soru

Görüntüleme cihazlarından Manyetik Rezonans (MR) ve ultrason cihazlarının her ikisinin de elektromanyetik dalga kullanarak görüntü oluşturduğu ve hastaya iyonize radyasyon vermediği yönündeki iddia fiziksel açıdan doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

İddia yanlıştır. Manyetik Rezonans (MR) cihazı radyo dalgalarını (elektromanyetik dalga) kullanırken, ultrason cihazı yüksek frekanslı ses dalgalarını (mekanik dalga) kullanır. Her iki cihaz da iyonize edici radyasyon yaymaz.

CihazKullanılan Dalga TürüDalga Sınıfıİyonize Radyasyon
MRRadyo DalgalarıElektromanyetik DalgaYok
UltrasonUltrasonik DalgalarMekanik Dalga (Ses)Yok
Ultrason cihazı mekanik dalga (ses dalgası) kullanırken, MR cihazı elektromanyetik dalga (radyo dalgası) kullanır. Bu temel fark nedeniyle her iki cihazın da elektromanyetik dalga kullandığı iddiası fiziksel açıdan yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
MR cihazının kullandığı dalga türünü ve fiziksel çalışma prensibini belirleyin.
MR cihazı, güçlü bir manyetik alan ve radyo dalgaları yardımıyla vücuttaki hidrojen atomu çekirdeklerinin (protonların) uyarılması prensibiyle çalışır. Radyo dalgaları iyonize edici olmayan elektromanyetik dalgalardır.
İddiadaki dalga türü ve radyasyon özelliklerini MR için test etmek amacıyla.
2
Ultrason cihazının kullandığı dalga türünü ve fiziksel çalışma prensibini belirleyin.
Ultrason cihazı, insan kulağının duyamayacağı frekanstaki (20 kHz üzeri) ses dalgalarını vücuda gönderir ve farklı doku sınırlarından yansıyan (eko) ses dalgalarını toplayarak görüntü oluşturur. Ses dalgaları mekanik dalgalardır ve iyonize edici radyasyon içermezler.
İddiadaki dalga türü ve radyasyon özelliklerini ultrason için test etmek amacıyla.
3
Her iki cihazın özelliklerini karşılaştırarak iddianın doğruluğunu değerlendirin.
Her iki cihazın da iyonize edici radyasyon içermediği bilgisi doğrudur. Ancak MR cihazı elektromanyetik dalga kullanırken, ultrason cihazı mekanik dalga kullanır. Bu nedenle 'her ikisinin de elektromanyetik dalga kullandığı' yönündeki iddia yanlıştır.
İddianın genel doğruluk durumunu belirlemek amacıyla.

Anahtar Kavram

Tıbbi görüntüleme cihazlarında kullanılan dalga türlerinin (mekanik ve elektromanyetik) ve radyasyon özelliklerinin karşılaştırılması
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

Klasik fizik yaklaşımı (Rayleigh-Jeans Yasası), siyah cisim ışımasında dalga boyu küçüldükçe yayılan ışığın şiddetinin sonsuza gitmesi gerektiğini öngörmüş ancak bu durum deneysel sonuçlarla çelişmiştir (morötesi felaket). Klasik fizikteki bu çıkmazı çözerek kuantum fiziğinin doğuşunu sağlayan Max Planck'ın ortaya koyduğu temel varsayım aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Işıma enerjisi sürekli bir yapıda değil, kuantum adı verilen kesikli enerji paketleri hâlinde yayılır ve soğurulur.

Cevap

Işıma enerjisinin sürekli bir yapıda olmayıp, kuantum adı verilen kesikli enerji paketleri hâlinde yayılması ve soğurulması
Planck'ın hipotezine göre siyah cisim ışımasında enerji sürekli değil, kuantum adı verilen kesikli enerji paketleri hâlinde yayılır ve soğurulur. Bu varsayım, klasik fiziğin yüksek frekanslarda öngördüğü morötesi felaket çelişkisini çözmüştür.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik fizik ile deneysel gözlemler arasındaki temel uyuşmazlığı tespit etmek.
Klasik fizik enerjiyi sürekli kabul eder ve bu durum yüksek frekanslarda morötesi felakete (sonsuz ışıma şiddeti) yol açar.
Rayleigh-Jeans yasasının başarısızlık nedenini belirlemek için.
2
Planck'ın bu çelişkiyi çözmek için önerdiği varsayımı analiz etmek.
Planck, elektromanyetik enerjinin sürekli değil, kesikli paketler (E=hfE = h \cdot f) hâlinde yayılıp soğurulduğunu önermiştir.
Işıma şiddetinin yüksek frekanslarda sıfıra gittiğini gösteren deneysel eğriyi matematiksel olarak açıklamak için.

Anahtar Kavram

Siyah cisim ışımasında Planck'ın kuantum varsayımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 26Soru

Yarı iletken malzemelerin elektriksel iletkenliklerinin katkılama yoluyla kontrol edilebilmesi, modern elektroniğin ve mikroçiplerin gelişiminde temel oluşturmuştur. Saf bir yarı iletken kristalin katkılanması ve oluşan pnp-n ekleminin yapısıyla ilgili,

I. Saf silisyum kristali 55 değerlik elektronuna sahip arsenik atomları ile katkılandığında oluşan nn-tipi yarı iletken malzeme, elektriksel olarak nötrdür.
II. Bir pnp-n eklemine doğru kutuplama uygulandığında (p-bölgesine üretecin pozitif kutbu, n-bölgesine ise negatif kutbu bağlandığında), eklemdeki geçiş (engelleme) bölgesinin genişliği azalır.
III. pnp-n eklemi oluşturulduğunda, eklem bölgesinde kendiliğinden oluşan iç elektrik alanın yönü pp-tipi bölgeden nn-tipi bölgeye doğrudur.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Doping (katkılama) işlemiyle elde edilen yarı iletken malzemelerin nötr olması ve doğru kutuplamada geçiş bölgesinin daralması doğru ifadelerdir; bu nedenle doğru yanıt I ve II yargılarını içeren seçenektir.
Doping (katkılama) işlemi nötr atomlarla gerçekleştirildiği için oluşan yarı iletken malzemeler elektriksel olarak nötrdür. Doğru kutuplama altında geçiş bölgesinin genişliği azalır ve bu durum akım geçişine imkan tanır. Dolayısıyla katkılanmış malzemenin nötr olduğunu ve doğru kutuplamada geçiş bölgesinin daraldığını belirten ifade doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Katkılanmış yarı iletkenlerin net yük durumunun analiz edilmesi
Katkılama işleminde saf silisyum kristaline eklenen arsenik atomları elektriksel olarak nötrdür. Serbest elektron sayısının artması malzemede net bir elektrik yükü oluşturmaz; proton ve elektron sayıları eşit kalır. Dolayısıyla I. öncül doğrudur.
Katkılanmış n-tipi veya p-tipi yarı iletkenlerin net yüke sahip olduğu yönündeki yaygın kavram yanılgısını düzeltmek.
2
P-n ekleminin doğru kutuplama altındaki davranışının incelenmesi
Doğru kutuplamada (p-bölgesine artı, n-bölgesine eksi kutup bağlandığında) dış elektrik alan, geçiş bölgesindeki iç elektrik alana zıt yönde oluşur. Bu durum engelleme potansiyelini düşürür ve geçiş bölgesinin genişliğini azaltarak akım geçişini kolaylaştırır. Dolayısıyla II. öncül doğrudur.
Diyodun (p-n ekleminin) doğru besleme durumundaki iletim mekanizmasını açıklamak.
3
Eklem bölgesindeki iç elektrik alan yönünün belirlenmesi
Elektronların n-bölgesinden p-bölgesine, oyukların ise p-bölgesinden n-bölgesine difüzyonu sonucu eklemin n tarafında artı yüklü iyonlar, p tarafında ise eksi yüklü iyonlar birikir. Elektrik alan artı yükten eksi yüke doğru olduğundan, iç elektrik alan n-tipi bölgeden p-tipi bölgeye doğrudur. Dolayısıyla III. öncül yanlıştır.
P-n eklemindeki yük dağılımını ve oluşan iç elektrik alanın yönünü doğrulamak.

Anahtar Kavram

Yarı iletken katkılama fiziği, p-n eklemi oluşumu, iç elektrik alan yönü ve eklemin doğru kutuplama altındaki davranışı.
Soru 27Soru

Özel görelilik kuramına göre, bir eylemsiz referans sisteminde aynı anda farklı konumlarda gerçekleşen herhangi iki olay, bu sisteme göre sabit vv hızıyla hareket eden başka bir eylemsiz referans sisteminde de kesinlikle eş zamanlı olamaz.

Buna göre, eş zamanlılığın göreliliği çerçevesinde ele alınan bu ifade doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

İfade yanlıştır. Eş zamanlı iki olay arasındaki konum farkı referans sistemlerinin bağıl hareket doğrultusuna dik ise, hareketli sistemdeki gözlemci için de bu olaylar eş zamanlı olarak gerçekleşir.
Verilen ifade yanlıştır çünkü bağıl hareket doğrultusuna dik doğrultularda konumlandırılmış iki eş zamanlı olay, hareketli referans sisteminde de eş zamanlı olarak ölçülür. Lorentz dönüşümlerine göre zaman koordinatı sadece hareket yönündeki konum farkına bağlı olarak değişir.

Adım Adım Çözüm

1
Eş zamanlılık kavramının Lorentz dönüşüm eşitlikleri ile ilişkisini kurma.
Lorentz zaman dönüşüm formülü t=γ(tvxc2)t' = \gamma (t - \frac{v \cdot x}{c^2}) şeklindedir. İki olay arasındaki zaman farkı Δt=γ(ΔtvΔxc2)\Delta t' = \gamma (\Delta t - \frac{v \cdot \Delta x}{c^2}) olarak ifade edilir.
Zamanın ve eş zamanlılığın referans sistemine göre nasıl değiştiğini matematiksel olarak analiz etmek.
2
İlk referans sistemindeki (SS) eş zamanlılık şartını uygulama.
SS sisteminde olaylar eş zamanlı olduğundan Δt=0\Delta t = 0 olur. Bu durumda Δt=γvΔxc2\Delta t' = -\gamma \frac{v \cdot \Delta x}{c^2} elde edilir.
Olayların ilk sistemdeki eş zamanlılık durumunu formüle yerleştirmek.
3
Olayların gerçekleştiği konumların koordinatlarını bağıl hareket yönüne göre analiz etme.
Eğer bağıl hareket xx doğrultusunda gerçekleşiyorsa ve olaylar arasındaki konum farkı sadece yy veya zz doğrultusunda ise (yani Δx=0\Delta x = 0 ise), bu durumda Δt=0\Delta t' = 0 olur.
Uzaysal ayrıklığın hareket doğrultusuna göre yönünün eş zamanlılığa etkisini belirlemek.
4
Elde edilen sonucu ifadedeki 'kesinlikle' ibaresiyle karşılaştırarak ifadenin doğruluğunu değerlendirme.
Bazı durumlarda (Δx=0\Delta x = 0 iken) olaylar diğer sistemde de eş zamanlı olabildiği için ifadedeki 'kesinlikle eş zamanlı olamaz' iddiası yanlıştır. Bu nedenle cevap 'yanlış' (false) olmalıdır.
Önermenin genel geçerliliğini test edip nihai karara varmak.

Anahtar Kavram

Eş zamanlılığın göreliliği ve Lorentz koordinat dönüşümleri altında korunumu.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 28Soru

Bir fotoelektrik olay deneyinde, metal bir katot yüzeyine düşen ışığın akısı (saniyedeki foton sayısı) sabit tutularak, gönderilen ışığın frekansı artırılmaktadır.

Buna göre, metal yüzeyden kopan fotoelektronların maksimum kinetik enerjisi (EkinE_{kin}) ve devrede oluşan maksimum akım şiddeti (ImaksI_{maks}) değerlerinin değişimi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksimum kinetik enerji (EkinE_{kin}) artar, maksimum akım şiddeti (ImaksI_{maks}) değişmez.

Cevap

Maksimum kinetik enerji (EkinE_{kin}) artar, maksimum akım şiddeti (ImaksI_{maks}) değişmez.
Fotoelektrik olayda, katottan saniyede kopan elektron sayısı gelen ışık akısına bağlıdır. Işık akısı sabit kaldığı için saniyede kopan elektron sayısı ve buna bağlı olarak maksimum akım şiddeti (ImaksI_{maks}) değişmez. Diğer taraftan, Einstein'ın fotoelektrik bağıntısı olan hf=Eb+Ekinhf = E_b + E_{kin} uyarınca, gelen fotonların frekansı (ff) artırıldığında enerjileri artar. Metalin bağlanma enerjisi (EbE_b) sabit olduğundan kopan elektronların maksimum kinetik enerjisi (EkinE_{kin}) artar.

Adım Adım Çözüm

1
Işık frekansının fotoelektronların kinetik enerjisine etkisini incelemek.
Fotoelektronların maksimum kinetik enerjisi Ekin=hfEbE_{kin} = hf - E_b bağıntısıyla bulunur. Metalin bağlanma enerjisi (EbE_b) sabitken, ışığın frekansı (ff) artırıldığında kopan elektronların maksimum kinetik enerjisi (EkinE_{kin}) artar.
Einstein'ın fotoelektrik denklemine göre fotonun enerjisi frekansıyla doğru orantılıdır.
2
Işık akısının ve frekansın maksimum akım şiddetine etkisini belirlemek.
Maksimum akım şiddeti (ImaksI_{maks}), katottan kopup anoda ulaşan saniyedeki elektron sayısı ile doğrudan ilişkilidir. Işık akısı (saniyedeki foton sayısı) sabit tutulduğu için kopan elektron sayısı ve dolayısıyla devrede oluşabilecek maksimum akım şiddeti (ImaksI_{maks}) değişmez.
Frekansın artması kopan elektronların enerjisini etkiler fakat kopan elektron sayısını (yani akımın sınır değerini) etkilemez.

Anahtar Kavram

Fotoelektrik denklemine göre kopan elektronların kinetik enerjisi gönderilen ışığın frekansına bağlıyken, maksimum akım şiddeti gönderilen ışığın akısına (foton sayısına) bağlıdır.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 29Soru

Yarı iletken teknolojisinde kullanılan bazı devre elemanları ile bu devre elemanlarının temel çalışma prensipleri ve işlevlerine ait açıklamaların doğru bir şekilde eşleştirilmesini sağlayınız.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Işık Yayan Diyot (LED)
Fotodiyot
Güneş Pili (Fotovoltaik Hücre)
Transistör

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Işık Yayan Diyot (LED) - Doğru kutuplanma altında çalışıp foton salan eleman; Fotodiyot - Ters kutuplanma altında çalışıp ışık algılayan eleman; Güneş Pili - Harici kaynak olmadan ışığı elektriğe dönüştüren eleman; Transistör - Giriş akımıyla çıkışı kontrol eden sinyal yükseltici eleman.
Doğru eşleştirmede; Işık Yayan Diyot (LED) doğru kutuplanıp foton yayınlayan elemanla; Fotodiyot ters kutuplanıp ışığı algılayan elemanla; Güneş Pili harici kaynak olmadan ışığı elektriğe dönüştüren elemanla; Transistör ise iki p-n eklemiyle akım kontrol eden yükseltici elemanla eşleştirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Işık yayan diyotun (LED) çalışma prensibini belirlemek.
Işık yayan diyot (LED), elektrik enerjisini doğrudan ışık enerjisine dönüştüren bir p-n eklemidir ve doğru kutuplanma (ileri besleme) altında çalışır. Bu nedenle ikinci açıklama ile eşleşir.
Yük taşıyıcılarının eklem bölgesinde birleşmesi sonucu açığa çıkan enerji foton olarak yayılır.
2
Fotodiyodun çalışma prensibini analiz etmek.
Fotodiyot, ters kutuplanma altında çalışan ve eklem yüzeyine düşen ışığın etkisiyle elektrik iletkenliği değişerek ışık algılayıcı işlevi gören bir p-n eklemidir. Bu nedenle üçüncü açıklama ile eşleşir.
Ters besleme altında karanlıkta çok az olan sızıntı akımı, ışık etkisiyle elektron-deşik çiftlerinin oluşması sonucu belirgin şekilde artar.
3
Güneş pilinin (Fotovoltaik hücre) çalışma ilkesini incelemek.
Güneş pili, harici bir gerilim kaynağına gerek duymadan, üzerine düşen ışık sayesinde kendi potansiyel farkını oluşturup ışık enerjisini elektrik enerjisine dönüştüren bir p-n eklemidir. Bu nedenle birinci açıklama ile eşleşir.
Fotonların soğurulmasıyla eklem bölgesinde elektron-deşik çiftleri serbest kalır ve içsel elektrik alan sayesinde devreye elektrik akımı verilir.
4
Transistörün yapısını ve işlevini değerlendirmek.
Transistör, iki p-n ekleminden oluşan (n-p-n veya p-n-p yapılı) ve üç bağlantı ucu (emitör, baz, kolektör) bulunan, giriş akımıyla çıkış akımını kontrol edip sinyal yükseltme veya elektronik anahtarlama yapan devre elemanıdır. Bu nedenle dördüncü açıklama ile eşleşir.
Yarı iletken teknolojisinde anahtarlama ve amplifikasyon (yükseltme) işlemlerinin temel taşı transistörlerdir.

Anahtar Kavram

Yarı iletken devre elemanlarının (LED, fotodiyot, güneş pili, transistör) p-n eklem yapıları, kutuplanma durumları ve devre işlevleri.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 30Soru

Süperiletken malzemelerin özellikleri ve davranışları ile ilgili;

I. Kritik sıcaklık (TcT_c) değerinin altındaki s��caklıklarda, malzemenin doğru akıma karşı gösterdiği elektriksel direnç sıfıra iner.
II. Kritik sıcaklığın altındaki bir süperiletken malzeme, dış manyetik alan çizgilerini içinden dışarı atarak mükemmel diyamanyetik davranış sergiler (Meissner etkisi).
III. Bir malzemenin süperiletkenlik durumuna geçmesi yalnızca sıcaklığa bağlıdır; malzemeye uygulanan dış manyetik alanın şiddeti bu durumu etkilemez.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Kritik sıcaklığın altındaki süperiletkenler sıfır direnç gösterir ve dış manyetik alanı dışlar (Meissner etkisi). Ancak s��periletkenlik durumu yalnızca sıcaklığa değil, aynı zamanda dış manyetik alana da bağlıdır; kritik manyetik alan aşıldığında süperiletkenlik kaybolur. Bu nedenle doğru yargılar I ve II'dir.
Kritik sıcaklığın altında süperiletken malzemelerin elektriksel direnci tamamen sıfırlanır ve içlerindeki manyetik alanı dışarı atarak Meissner etkisi sergilerler. Ancak bu durum sadece sıcaklığa bağlı değildir; dış manyetik alanın şiddeti kritik bir değeri aşarsa süperiletkenlik kaybolur. Dolayısıyla birinci ve ikinci yargılar doğru, üçüncü yargı yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci öncülün incelenmesi
Doğru
Süperiletken malzemeler, kendilerine özgü kritik sıcaklık (TcT_c) değerinin altına kadar soğutulduklarında doğru akıma karşı gösterdikleri elektriksel direnç tamamen sıfıra düşer.
2
İkinci öncülün incelenmesi
Doğru
Süperiletkenler, kritik sıcaklığın altında dış manyetik alanı tamamen dışlarlar. Bu olaya Meissner etkisi denir ve malzeme mükemmel diyamanyetik özellik gösterir.
3
Üçüncü öncülün incelenmesi
Yanlış
Süperiletkenlik durumu sadece sıcaklığa değil, aynı zamanda dış manyetik alana da bağlıdır. Malzemeye uygulanan dış manyetik alan, malzemenin kritik manyetik alan (HcH_c) değerini aşarsa süperiletkenlik özelliği ortadan kalkar.

Anahtar Kavram

Süperiletkenlerin temel özellikleri (sıfır direnç, Meissner etkisi) ve bunların kritik sıcaklık ile kritik manyetik alan sınırlarına bağlılığı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

Modern fizik teknolojisinde çok geniş bir kullanım alanına sahip olan lazerlerin çalışma prensipleri, bileşenleri ve ürettikleri ışığın özellikleri hakkında bazı temel kavramlar aşağıda verilmiştir.

Buna göre, sol sütunda verilen kavramları sağ sütunda verilen en uygun açıklamalarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Uyarılmış Emisyon
Tersine Birikim
Optik Rezonatör
Uyumlu (Koherent) Işık

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Uyarılmış Emisyon kavramı foton tetiklemesiyle başlayan özdeş foton yayımıyla; Tersine Birikim kavramı üst seviyedeki uyarılmış atom yoğunluğunun alt seviyeden fazla olmasıyla; Optik Rezonatör kavramı aynalar vasıtasıyla fotonların geri beslenmesiyle; Uyumlu (Koherent) Işık kavramı ise ışık dalgalarının aynı faz ve frekans ilişkisini korumasıyla eşleşir.
Lazerlerin çalışması ve özellikleri ile ilgili temel fiziksel kavramların tanımları doğru şekilde eşleştirilmiştir. Uyarılmış emisyon, lazer ışığının şiddetlendirilmesini sağlayan temel kuantum mekaniksel süreçtir. Tersine birikim, bu sürecin sürekli kılınması için gerekli olan atomik dağılım koşuludur. Optik rezonatör, bu emisyonu çığ gibi büyütecek geri besleme ortamını (aynalar sistemini) oluşturur. Uyumlu (koherent) ışık ise tüm bu süreçlerin sonucunda elde edilen, dalgaları aynı fazda ve frekansta olan lazer ışınının temel niteliğidir.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarılmış emisyon sürecinin temel mekanizmasını belirlemek
Uyarılmış emisyon, uyarılmış bir atomun dışarıdan gelen bir fotonun tetiklemesiyle alt seviyeye geçmesi ve gelen fotonla özdeş bir foton salmasıdır.
Bu kavram, uyarılmış atomun tetiklenerek aynı yönde, fazda ve frekansta özdeş foton üretmesi açıklamasıyla eşleşmektedir.
2
Tersine birikim durumunun fiziksel koşulunu tanımlamak
Tersine birikim, aktif ortamdaki uyarılmış atomların sayısının temel durumdaki atom sayısından fazla olmasıdır.
Bu kavram, üst enerji seviyesindeki atom sayısının alt seviyedekinden fazla olması açıklamasıyla eşleşmektedir.
3
Optik rezonatörün lazer sistemindeki rolünü belirlemek
Optik rezonatör, paralel aynalar kullanarak fotonları aktif ortam içinde geri yansıtıp emisyonu çığ etkisiyle artıran sistemdir.
Bu kavram, fotonların aynalarla geri besleme yapılarak şiddetlendirilmesini sağlayan düzenek açıklamasıyla eşleşmektedir.
4
Uyumlu (koherent) ışık özelliğinin optik anlamını çözümlemek
Uyumlu ışık, yayılan dalgaların zaman ve uzayda aynı faz ilişkisini koruyarak hareket etmesidir.
Bu kavram, ışık dalgalarının aynı faz ve frekansa sahip olması ve girişim yapabilmesi açıklamasıyla eşleşmektedir.

Anahtar Kavram

Lazer Işınlarının Elde Edilme İlkeleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 32Soru

Bir fotosel lambanın katot yüzeyine düşen tek renkli ışığın frekansı değiştirilmeden, fotosel üzerine düşen ışık şiddeti (saniyedeki foton sayısı) artırılıyor.

Buna göre, katot yüzeyinden kopan fotoelektronların maksimum kinetik enerjisi (EkE_k) ve devrede oluşan maksimum fotoelektrik akım şiddeti (ImaxI_{max}) niceliklerinin değişimi hakkında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Maksimum kinetik enerji (EkE_k) değişmez, maksimum akım şiddeti (ImaxI_{max}) artar.

Cevap

Maksimum kinetik enerjinin değişmeyeceği ve maksimum akım şiddetinin artacağı seçenek doğrudur.
Işığın frekansı değişmediğinde fotonların enerjisi de değişmez. Einstein'ın fotoelektrik denklemine göre (Efoton=E0+EkE_{foton} = E_0 + E_k), metalin cinsi (eşik enerjisi E0E_0) ve foton enerjisi sabit kaldığından kopan elektronların maksimum kinetik enerjisi (EkE_k) değişmez. Işık şiddetinin artırılması ise katoda birim zamanda düşen foton sayısını artırır. Her foton en fazla bir elektron koparabildiğinden, birim zamanda kopan elektron sayısı ve dolayısıyla devredeki maksimum fotoelektrik akım şiddeti (ImaxI_{max}) artar. Bu durum maksimum kinetik enerjinin değişmeyeceğini ve maksimum akım şiddetinin artacağını belirten seçeneği doğru kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Gelen fotonların enerjisi ile kopan elektronların kinetik enerjisi arasındaki ilişkiyi Einstein'ın fotoelektrik denklemiyle yazmak.
Efoton=E0+EkE_{foton} = E_0 + E_k denklemine ulaşılır.
Foton enerjisinin hangi niceliklere bağlı olduğunu ve elektronların kinetik enerjisini nasıl etkilediğini analiz etmek.
2
Foton enerjisinin frekansa bağlılığını ve bunun kinetik enerjiye etkisini belirlemek.
Foton enerjisi Efoton=hfE_{foton} = h \cdot f bağıntısıyla bulunur. Işığın frekansı (ff) değiştirilmediği için fotonların enerjisi değişmez. Metalin eşik enerjisi (E0E_0) de sabit olduğundan, kopan fotoelektronların maksimum kinetik enerjisi (EkE_k) değişmez.
Kinetik enerjinin sabit kalan frekans ve metal türü nedeniyle değişmeyeceğini göstermek.
3
Işık şiddetinin artırılmasının devre akımına etkisini belirlemek.
Işık şiddetinin artması, katot yüzeyine birim zamanda çarpan foton sayısının artması demektir. Bu durum birim zamanda kopan elektron sayısını artırır. Dolayısıyla devrede oluşan maksimum fotoelektrik akım şiddeti (ImaxI_{max}) artar.
Maksimum akımın saniyede kopan elektron sayısına, onun da foton sayısına (ışık şiddetine) bağlı olduğunu açıklamak.

Anahtar Kavram

Fotoelektrik olayda ışık şiddetinin akım şiddetine ve fotoelektronların kinetik enerjisine etkisi
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 33Soru

Bir laboratuvarda lazer ışığı elde etme süreci ve oluşan lazer ışınının özellikleri ile ilgili çalışan bir öğrenci şu hipotezleri kurmuştur:

I. Lazer ışığı üretimi, uyarılmış enerji seviyesindeki atomların, dışarıdan gelen uygun enerjili bir tetikleyici fotonun etkisiyle aynı fazda ve aynı enerjide fotonlar yayması (uyarılmış emisyon) esasına dayanır.
II. Aktif ortamdaki (aktif medyum) atomların optik pompalama yöntemiyle uyarılması sürecinde, gönderilen uyarım fotonlarının enerjisi, atomun uyarılma enerji seviyeleri arasındaki farktan büyük olan herhangi bir değerde seçilebilir.
III. Uyarılmış emisyon sonucu yayılan ve yüksek şiddete ulaşan lazer ışığının boşluktaki yayılma hızı, uyarımı tetikleyen ilk fotonun boşluktaki yayılma hızından daha büyüktür.

Buna göre, öğrencinin kurduğu hipotezlerden hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnız I

Cevap

Lazer ışığı uyarılmış emisyon mekanizmasıyla elde edildiğinden birinci hipotez doğrudur. Atomların fotonla uyarılmasında tam enerji uyumu gerektiğinden ikinci hipotez, elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızı sabit ve ışık hızına eşit olduğundan üçüncü hipotez yanlıştır. Dolayısıyla doğru seçenek Yalnız I olmalıdır.
Lazer ışınları, uyarılmış durumdaki atomların uyarılmış emisyon yapması ilkesine göre üretilir. Uyarılmış emisyonda salınan foton ile tetikleyici foton aynı faz ve frekanstadır. Bu durum birinci öncüldeki hipotezi doğru kılar.

Adım Adım Çözüm

1
Uyarılmış emisyon hipotezini doğrulamak
Uyarılmış emisyonda, uyarılmış bir elektronun dışarıdan gelen ve enerjisi iki seviye arasındaki farka eşit olan bir foton yardımıyla temel seviyeye geçmesi tetiklenir. Bu sırada gelen foton ile aynı fazda, aynı yönde ve frekansta bir foton daha salınarak ışık kuvvetlendirilir. Bu durum birinci hipotezi doğrular.
Lazer ışığının temel üretim mekanizmasının fiziksel doğruluğunu kontrol etmek.
2
Atomların fotonla uyarılma koşulunu incelemek
Bir atomun foton soğurarak uyarılması için gelen fotonun enerjisinin, atomun iki enerji seviyesi arasındaki farka (EuEtE_u - E_t) tam olarak eşit olması gerekir. Foton enerjisi bu farktan büyük veya küçük olduğunda (iyonlaşma hariç) soğurulma gerçekleşmez. Bu sebeple ikinci hipotez yanlıştır.
Optik pompalama yöntemiyle uyarılmadaki enerji sınırını belirlemek.
3
Lazer ışığının boşluktaki yayılma hızını analiz etmek
Lazer ışığı da uyarılmayı tetikleyen foton da elektromanyetik dalgadır. Tüm elektromanyetik dalgalar boşlukta, genliklerinden veya şiddetlerinden bağımsız olarak ışık hızıyla (cc) yayılırlar. Dolayısıyla üçüncü hipotez yanlıştır.
Işık şiddetinin boşluktaki yayılma hızına etki etmediğini göstermek.

Anahtar Kavram

Lazer ışığının uyarılmış emisyon mekanizması ile üretilmesi, fotonla uyarılmadaki kuantumlu enerji şartı ve elektromanyetik dalgaların boşluktaki hızının sabitliği.
Soru 34Soru

Atmosferin üst katmanlarında kozmik ışınların çarpışması sonucu oluşan müon parçacıklarının laboratuvar ortamındaki ortalama yarı ömürleri yaklaşık 2,2×106 s2,2 \times 10^{-6}\text{ s} olarak ölçülmüştür. Bu parçacıklar ışık hızına çok yakın hızlarla (0,99c0,99c) hareket etseler bile, klasik fizik yasalarına göre bozunmadan Dünya yüzeyine ulaşabilmeleri mümkün değildir. Ancak yeryüzündeki dedektörler yardımıyla çok sayıda müon parçacığı tespit edilebilmektedir.

Bu parçacıkların bozunmadan yeryüzüne ulaşabilmesi durumu özel görelilik kuramına göre açıklandığına göre;

I. Yer referans sistemindeki bir gözlemciye göre, hareketli müonların ömürlerinin uzamış olması (zaman genişlemesi),
II. Müon referans sistemindeki bir gözlemciye göre, atmosfer kalınlığının daha kısa ölçülmesi (uzunluk büzülmesi),
III. Müon referans sistemindeki bir gözlemciye göre, müonun kendi yarı ömrünün uzamış olması

yargılarından hangileri bu durumun açıklanmasında kullanılan doğru eylemsiz referans sistemi yorumlarındandır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Yer referans sistemine göre hareketli müonların zamanının genişlemesi ve müon referans sistemine göre atmosfer kalınlığının büzülmesi olayları müonların yeryüzüne ulaşmasını açıklar. Bu nedenle doğru cevap 'I ve II' yargılarını içeren seçenektir.
Dünya referans sisteminde müonların yarı ömrü zaman genişlemesi nedeniyle daha uzun ölçülür. Müon referans sisteminde ise atmosferin kalınlığı boy kısalması nedeniyle daha kısa ölçülür. Her iki durum da müonların yeryüzüne ulaşabilmesini açıklar. Bu durum 'I ve II' ifadelerinin yer aldığı seçenekte doğru verilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Dünya referans sistemindeki gözlemcinin bakış açısını analiz etmek
Dünya'daki durgun gözlemciye göre, ışık hızına yakın hızla hareket eden müonun ömrü zaman genişlemesi formülüyle (Δt=γΔt0\Delta t = \gamma \Delta t_0) hesaplanır. Bu durum müonun yarı ömrünü uzatır ve parçacığın bozunmadan yere ulaşması için yeterli zamanı sağlar. Dolayısıyla birinci öncül doğrudur.
Hareketli saatler durgun gözlemciye göre daha yavaş çalışır.
2
Müon referans sistemindeki gözlemcinin bakış açısını analiz etmek
Müonun kendi referans sisteminde müon durgundur ve atmosfer müona doğru ışık hızına yakın hızla hareket etmektedir. Hareket doğrultusundaki atmosfer kalınlığı uzunluk büzülmesi formülüyle (L=L0/γL = L_0 / \gamma) büzülmüş (kısalmış) olarak ölçülür. Müon kısalan bu mesafeyi kendi yarı ömrü (2,2 μs2,2 \ μs) içinde kat ederek Dünya yüzeyine ulaşabilir. Dolayısıyla ikinci öncül doğrudur.
Hareket doğrultusundaki uzunluklar hareketli sistemlerde büzülür.
3
Müonun kendi referans sisteminde kendi yarı ömrünü değerlendirmek
Bir gözlemci kendi referans sisteminde durgun olduğu için kendi ömrünü öz zaman (proper time) olarak ölçer. Müon kendi referans sisteminde durgun olduğundan kendi yarı ömründe bir genişleme ölçmez, yani yarı ömrü yine laboratuvardaki gibi kalır. Dolayısıyla üçüncü öncül yanlıştır.
Zaman genişlemesi yalnızca gözlemciye göre hareketli olan referans sistemlerinde gerçekleşir.

Anahtar Kavram

Zaman genişlemesi ve uzunluk büzülmesi eylemsiz referans sistemlerine göre değişen göreli kavramlardır. Gözlemcinin bulunduğu sisteme göre bu etkiler farklı şekillerde yorumlanır.
Soru 35Soru

Kendi eylemsiz referans sisteminde dik kenarlarının uzunlukları 10 m10\text{ m} ve 15 m15\text{ m} olan dik üçgen şeklindeki levha, 10 m10\text{ m} lik kenarı doğrultusunda Dünya'ya göre 0,6c0,6c sabit hızıyla hareket etmektedir.

Buna göre, Dünya'daki durgun bir gözlemci bu levhanın hipotenüs uzunluğunu kaç m\text{m} olarak ölçer?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 17

Cevap

Dünya'daki durgun gözlemciye göre levhanın hipotenüs uzunluğu 17 m olarak ölçülür.
Üçgen levhanın hareketi 10 m'lik kenar doğrultusundadır. Dolayısıyla sadece bu kenar rölativistik olarak büzülür ve boyu 8 m olarak ölçülür. Harekete dik doğrultudaki 15 m'lik kenarın boyu ise değişmeden kalır. Yeni oluşan dik üçgenin kenarları 8 m ve 15 m olduğundan, hipotenüs uzunluğu Pisagor teoreminden (8-15-17 özel üçgeni) 17 m olarak bulunur.

Adım Adım Çözüm

1
Boy büzülmesinin hangi kenarda gerçekleşeceğini belirleme
Boy büzülmesi yalnızca hareket doğrultusuna paralel olan 10 m'lik kenarda gerçekleşir.
Özel görelilik kuramına göre, boy büzülmesi yalnızca hareket doğrultusundaki boyutlarda gözlenir; harekete dik boyutlar değişmez.
2
Lorentz büzülme çarpanını hesaplama
√(1 - v²/c²) = √(1 - 0,6²) = 0,8
Uzunluk kısalması oranını bulmak için hız değeri rölativistik formüle yerleştirilir.
3
Hareket yönündeki kenarın büzülmüş uzunluğunu hesaplama
8 m
Orijinal uzunluk (10 m) büzülme çarpanı (0,8) ile çarpılır.
4
Harekete dik doğrultudaki kenarın uzunluğunu belirleme
15 m
Harekete dik doğrultudaki boyutlar gözlemciye göre değişime uğramaz.
5
Pisagor teoremi yardımıyla hipotenüs uzunluğunu bulma
17 m
Dik kenarları 8 m ve 15 m olan dik üçgenin hipotenüsü √(8² + 15²) = 17 m olarak hesaplanır.

Anahtar Kavram

Özel görelilikte uzunluk kısalması (boy büzülmesi) yalnızca hareket doğrultusundaki boyutlarda gerçekleşir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

Siyah cisim ışımasına ait deneysel dalga boyu-ışıma şiddeti grafiği ile klasik fizik öngörüsünü karşılaştıran bir öğrenci, aşağıdaki çıkarımları yapmıştır:

I. Klasik fizik yaklaşımı (Rayleigh-Jeans Yasası), dalga boyu kısaldıkça yayılan ışımanın şiddetinin sınırsız şekilde artacağını (II \rightarrow \infty) öngörür; bu durum deneysel sonuçlarla çelişir.

II. Deneysel verilere göre, cismin sıcaklığı artırıldığında yayılan toplam ışıma gücü artar ve maksimum şiddetteki ışımanın dalga boyu (λmaks\lambda_{\text{maks}}) daha küçük değerlere kayar.

III. T1T_1 sıcaklığındaki bir siyah cisimden yayılan görünür bölgedeki ışınların boşluktaki yayılma hızı, T2T_2 (T1>T2T_1 > T_2) sıcaklığındaki bir siyah cisimden yayılan kızılötesi ışınların boşluktaki yayılma hızından büyüktür.

Buna göre, öğrencinin yaptığı çıkarımlardan hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Birinci ve ikinci çıkarımlar doğrudur.
Klasik fizik yaklaşımı kısa dalga boylarında sonsuz ışıma şiddeti öngörür ve bu durum morötesi felaket olarak bilinir. Deneysel verilere göre sıcaklık arttıkça toplam ışıma gücü artar ve maksimum ışıma şiddetinin dalga boyu kısalır (Wien kayma yasası). Bu nedenle birinci ve ikinci çıkarımlar doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Klasik fizik öngörüsünü (Rayleigh-Jeans Yasası) analiz edin.
Klasik yaklaşıma göre, elektromanyetik dalgaların enerjisi sürekli olduğundan dalga boyu sıfıra yaklaştıkça ışıma şiddeti sonsuza gitmelidir. Ancak deneysel gözlemler ışıma şiddetinin sıfıra gittiğini göstermiştir. Bu durum morötesi felaket olarak bilinir ve birinci çıkarımın doğru olduğunu gösterir.
Klasik fizik ile deneysel veriler arasındaki farkı belirlemek için.
2
Sıcaklık artışının ışıma şiddetine ve dalga boyuna etkisini inceleyin.
Stefan-Boltzmann yasasına göre sıcaklık arttıkça toplam ışıma gücü artar (grafikte eğrinin altında kalan toplam alan genişler). Wien kayma yasasına göre ise Tλmaks=sabitT \cdot \lambda_{\text{maks}} = \text{sabit} olduğundan sıcaklık arttıkça maksimum ışıma şiddetine karşılık gelen dalga boyu kısalır. Bu durum ikinci çıkarımın doğru olduğunu gösterir.
Sıcaklık değişiminin ışıma parametreleri üzerindeki etkilerini doğrulamak için.
3
Işınların boşluktaki yayılma hızlarını karşılaştırın.
Görünür ışık ve kızılötesi ışınlar birer elektromanyetik dalgadır. Boşlukta tüm elektromanyetik dalgalar kaynağın sıcaklığından veya kendi frekanslarından bağımsız olarak ışık hızıyla (cc) yayılır. Dolayısıyla hızları eşittir, üçüncü çıkarım yanlıştır.
Farklı türdeki elektromanyetik dalgaların boşluktaki yayılma özelliklerini değerlendirmek için.

Anahtar Kavram

Siyah cisim ışımasında klasik teorinin yetersizliği (morötesi felaket), Wien kayma yasası ve elektromanyetik dalgaların boşlukta yayılma hızı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 37Soru

Bir fotosel lambanın katot yüzeyine, toplam gücü PP olan tek renkli bir ışık kaynağından çıkan ff frekanslı ışık demeti düşürülüyor. Bu durumda devrede oluşan maksimum akım şiddeti ImaksI_{\text{maks}}, kesme potansiyeli ise VkV_k olarak ölçülüyor.

Katot metalinin bağlanma enerjisi sıfırdan farklı olduğuna göre, kaynağın toplam gücü PP değiştirilmeden frekansı 2f2f olan ışık yayan başka bir kaynak kullanılırsa;

I. Katottan birim zamanda kopan maksimum elektron sayısı yarıya iner.
II. Kesme potansiyeli iki katına çıkar.
III. Maksimum akım şiddeti ImaksI_{\text{maks}} azalır.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III
Güç P=NhfP = N \cdot hf bağıntısına göre sabitken frekansın iki katına çıkması saniyedeki foton sayısını yarıya indirir. Bu durum saniyede kopan elektron sayısını yarıya düşürerek maksimum akım şiddetini azaltır. Einstein'ın fotoelektrik denklemine göre kesme potansiyeli ise bağlanma enerjisi sıfırdan farklı olduğu için iki katından daha fazla bir değere ulaşır. Bu nedenle birim zamanda kopan elektron sayısının yarıya inmesi ve maksimum akımın azalması ifadeleri doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Işık kaynağının gücü, foton sayısı ve frekans arasındaki ilişkiyi yazmak.
Bir ışık kaynağının gücü P=NhfP = N \cdot hf bağıntısı ile hesaplanır. Burada NN birim zamandaki foton sayısı, ff frekans, hh ise Planck sabitidir. Güç (PP) sabit tutulurken frekans iki katına (2f2f) çıkarılırsa, birim zamandaki foton sayısı yarıya (N/2N/2) iner.
Toplam gücün değişmemesi durumunda frekans artışının saniyede yayılan foton sayısı üzerindeki etkisini belirlemek gerekir.
2
Birim zamanda kopan elektron sayısı ve maksimum akım şiddeti (ImaksI_{\text{maks}}) üzerindeki etkiyi analiz etmek.
Fotoelektrik olayda her foton en fazla bir elektron koparabilir. Foton sayısı yarıya indiğinden, katottan birim zamanda kopan maksimum elektron sayısı da yarıya iner (I. öncül doğrudur). Maksimum akım şiddeti (ImaksI_{\text{maks}}), kopan elektronların tamamının anoda ulaştığı durumdaki akımdır ve birim zamandaki elektron sayısı ile doğru orantılıdır. Elektron sayısı yarıya indiği için ImaksI_{\text{maks}} azalır (III. öncül doğrudur).
Foton sayısındaki değişimin fotoelektron akısı ve maksimum akım üzerindeki etkisini belirlemek için.
3
Einstein'ın fotoelektrik denklemini kullanarak kesme potansiyelindeki değişimi incelemek.
Einstein'ın fotoelektrik denklemine göre; hf=E0+eVkhf = E_0 + e V_k yazılır (E0E_0: bağlanma enerjisi, VkV_k: kesme potansiyeli). Işığın frekansı 2f2f yapıldığında yeni kesme potansiyeli VkV_k' ise: h(2f)=E0+eVkh(2f) = E_0 + e V_k' olur. Buradan eVk=2hfE0=2(E0+eVk)E0=2eVk+E0Vk=2Vk+E0ee V_k' = 2hf - E_0 = 2(E_0 + e V_k) - E_0 = 2e V_k + E_0 \Rightarrow V_k' = 2V_k + \frac{E_0}{e} elde edilir. Bağlanma enerjisi (E0>0E_0 > 0) sıfırdan farklı olduğundan yeni kesme potansiyeli başlangıçtakinin iki katından fazladır (Vk>2VkV_k' > 2V_k) (II. öncül yanlıştır).
Frekans değişiminin kesme potansiyeli üzerindeki etkisini matematiksel olarak kanıtlamak için.

Anahtar Kavram

Fotoelektrik olayda ışık gücünün foton sayısı ve frekans ile ilişkisi; Einstein fotoelektrik denklemi ve kesme potansiyeli kavramı.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 38Soru

Bir fotosel lambanın katot yüzeyine saniyede düşen foton sayısı sabit tutularak frekansı ff olan tek renkli ışık düşürüldüğünde, devrede oluşan maksimum akım şiddeti ImaxI_{\text{max}}, kesme gerilimi ise VkesmeV_{\text{kesme}} olmaktadır. Katot metalinin eşik enerjisi E0E_0 olduğuna göre;

I. Gönderilen ışığın frekansı (ff) artırılırsa VkesmeV_{\text{kesme}} artar.
II. Gönderilen ışığın frekansı (ff) artırılırsa ImaxI_{\text{max}} artar.
III. Katot metalinin eşik enerjisi (E0E_0) daha büyük olan bir metal kullanılırsa VkesmeV_{\text{kesme}} azalır.

yargılarından hangileri doğrudur? (Elektron kopma şartının her durumda sağlandığı varsayılacaktır.)

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve III

Cevap

I ve III yargıları doğrudur.
Fotoelektrik olayda Einstein denklemine göre (hf=E0+eVkesmeh \cdot f = E_0 + e \cdot V_{\text{kesme}}), saniyedeki foton sayısı sabit tutulup ışığın frekansı artırıldığında foton enerjisi artar ve kesme gerilimi yükselir. Katot metalinin eşik enerjisi artırıldığında ise foton enerjisi sabit olduğu için elektronların kinetik enerjisi ve dolayısıyla kesme gerilimi azalır. Maksimum akım şiddeti ise saniyedeki foton sayısı sabit olduğundan değişmez. Bu durum, birinci ve üçüncü yargıların doğru, ikinci yargının ise yanlış olduğunu gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Einstein'ın fotoelektrik denklemi yazılır.
Efoton=E0+Ek(maks)hf=E0+eVkesmeE_{\text{foton}} = E_0 + E_{\text{k(maks)}} \Rightarrow h \cdot f = E_0 + e \cdot V_{\text{kesme}}
Fotoelektrik olayda enerji korunumunu ifade etmek ve kesme gerilimi ile frekans ve eşik enerjisi arasındaki ilişkiyi kurmak için bu denklem gereklidir.
2
Işığın frekansı (ff) artırıldığında kesme geriliminin değişimi incelenir.
hfh \cdot f artarken E0E_0 sabit kalır, bu yüzden eVkesmee \cdot V_{\text{kesme}} artar. Dolayısıyla birinci yarg�� doğrudur.
Frekans artışı doğrudan foton enerjisini artırır, bu da kopan elektronların maksimum kinetik enerjisini ve onları durdurmak için gereken kesme gerilimini artırır.
3
Işığın frekansı (ff) artırıldığında maksimum akım şiddetinin değişimi incelenir.
ImaxI_{\text{max}} değişmez. Dolayısıyla ikinci yargı yanlıştır.
Maksimum akım şiddeti, katottan saniyede kopan elektron sayısına bağlıdır. Saniyede düşen foton sayısı sabit tutulduğu için kopan elektron sayısı ve dolayısıyla doyma akımı olan maksimum akım şiddeti değişmez.
4
Eşik enerjisi (E0E_0) daha büyük bir metal kullanıldığında kesme geriliminin değişimi incelenir.
hfh \cdot f sabitken E0E_0 artar, bu yüzden eVkesmee \cdot V_{\text{kesme}} azalır. Dolayısıyla üçüncü yargı doğrudur.
Foton enerjisi sabitken metalin elektronları tutma enerjisi (eşik enerjisi) artarsa, kopan elektronlara kalan kinetik enerji azalır ve onları durdurmak için daha küçük bir kesme potansiyeli gerekir.

Anahtar Kavram

Fotoelektrik olayda enerji korunumu (Einstein denklemi) ve fotoelektrik devre parametrelerinin (frekans, eşik enerjisi, ışık şiddeti) akım-gerilim grafiğindeki karşılıkları.
Soru 39Soru

Özel görelilik kuramına göre, eylemsiz bir referans sistemine göre ışık hızına yakın sabit hızla hareket etmekte olan bir uzay gemisinin boyu, hem gemi içindeki astronot hem de dışarıdaki durgun gözlemci tarafından hareket doğrultusunda daha kısa ölçülür.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen ifade yanlıştır. Boy kısalması göreli bir olgu olup, cisme göre hareketli gözlemciler tarafından ölçülürken, cisimle aynı eylemsiz referans sisteminde bulunan gözlemci cismin boyunu değişmemiş olarak (öz boyuyla) ölçer.
Boy kısalması eylemsiz referans sistemleri arasındaki bağıl hareketten kaynaklanan göreli bir durumdur. Cisimle birlikte hareket eden gözlemci cisme göre durgun olduğundan cismin boyunu öz boyu olarak ölçer ve kısalma gözlemlemez. Kısalma yalnızca cisme göre hareketli olan referans sistemindeki gözlemci tarafından ölçülür.

Adım Adım Çözüm

1
Gözlemcilerin eylemsiz referans sistemlerini belirleyin.
Gemi içindeki astronot uzay gemisine göre durgundur (öz referans sistemi). Dışarıdaki gözlemci ise gemiye göre ışık hızına yakın bir hızla hareket etmektedir.
Görelilik etkilerini doğru analiz edebilmek için ölçümün hangi referans sistemine göre yapıldığını saptamak gerekir.
2
Öz boy (proper length) kavramını uygulayın.
Gemi içindeki astronot gemiye göre durgun olduğundan, geminin boyunu kendi sisteminde ölçtüğünde öz boyunu (L0L_0) elde eder. Bu ölçümde herhangi bir kısalma gerçekleşmez.
Bir cismin boyu en uzun, cisme göre durgun olunan referans sisteminde ölçülür.
3
Hareketli gözlemci için boy kısalmasını değerlendirin.
Dışarıdaki durgun gözlemci, gemiyi hareket doğrultusunda L=L01v2c2L = L_0 \sqrt{1 - \frac{v^2}{c^2}} bağıntısına uygun olarak öz boyundan daha kısa ölçer (L<L0L < L_0).
Boy kısalması yalnızca bağıl hareket doğrultusundaki uzunluklarda ve cisimle arasında bağıl hareket bulunan gözlemciler için geçerlidir.

Anahtar Kavram

Boy Kısalması (Uzunluk Büzülmesi)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 40Soru

Eylemsiz bir referans sisteminde durgun olan gözlemci, kendisinden v1v_1 sabit hızıyla uzaklaşan bir uzay gemisinin hareket doğrultusundaki boyunu L1L_1, bu gemideki bir dijital kronometrede geçen 11 saniyelik süreyi ise kendi saatine göre t1t_1 saniye olarak ölçüyor.

Eğer uzay gemisi aynı doğrultuda v2>v1v_2 > v_1 sabit hızıyla hareket etseydi; durgun gözlemcinin ölçeceği boy (L2L_2) ve gemideki kronometrede geçen 11 saniyelik süre için kendi saatinde ölçeceği süre (t2t_2) ilk duruma göre nasıl değişirdi?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: L2L_2 değeri L1L_1'e göre azalırdı, t2t_2 değeri t1t_1'e göre artardı.

Cevap

Uzay gemisinin hızı arttığında ölçülen boy (L2L_2) ilk boy L1L_1'e göre azalırdı, ölçülen zaman aralığı (t2t_2) ise ilk zaman aralığı t1t_1'e göre artardı.
Özel görelilik kuramına göre, bir cismin eylemsiz bir referans sistemine göre hızı arttıkça Lorentz katsayısı (γ\gamma) artar. Bu durum hareket doğrultusundaki boyun daha fazla büzülmesine (L2<L1L_2 < L_1) ve zamanın daha fazla genişlemesine (t2>t1t_2 > t_1) neden olur. Dolayısıyla, boy büzülerek azalır, kronometrenin 1 saniyelik tıkı için geçen süre ise genişleyerek artar.

Adım Adım Çözüm

1
Lorentz faktörünün (γγ) hız ile ilişkisini belirleme.
Uzay gemisinin hızı v1v_1'den v2v_2'ye çıkarıldığında (v2>v1v_2 > v_1), Lorentz faktörü γ=11v2c2\gamma = \frac{1}{\sqrt{1 - \frac{v^2}{c^2}}} değeri artar (γ2>γ1\gamma_2 > \gamma_1).
Özel görelilikte boy büzülmesi ve zaman genişlemesi etkileri doğrudan Lorentz faktörü γ\gamma ile ilişkilidir.
2
Boy büzülmesi formülünü kullanarak boy değişimini analiz etme.
Gözlemcinin hareket doğrultusundaki ölçtüğü boy L=L0γL = \frac{L_0}{\gamma} formülüyle verilir. γ\gamma arttığı için L2<L1L_2 < L_1 olur, yani boy azalırdı.
Işık hızına yakın hızlarda hareket eden cisimlerin boyu, hareket doğrultusunda durgun gözlemciye göre büzülür (kısalır).
3
Zaman genişlemesi formülünü kullanarak zaman aralığı değişimini analiz etme.
Kronometrede geçen 11 saniyelik öz zaman aralığı (Δt0=1\Delta t_0 = 1 s), gözlemci tarafından t=γΔt0t = \gamma \Delta t_0 olarak ölçülür. γ\gamma arttığı için t2>t1t_2 > t_1 olur, yani süre artardı.
Hareketli bir referans sistemindeki saat, durgun gözlemciye göre daha yavaş çalışır; bu nedenle hareketli saatteki sabit bir zaman aralığı durgun gözlemcinin saatinde daha uzun ölçülür.

Anahtar Kavram

Özel görelilikte zaman genişlemesi ve boy büzülmesi olaylarının gözlemcinin hızına bağlı olarak değişimi.
ÖncekiSayfa 2 / 3Sonraki
Modern Fizik Alıştırma Soruları — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Sayfa 2 | Examkin