Atmosfer ve İklim Bilgisi

60 soru

Soru 41Soru

Normal koşullarda, Güneş ışınlarının düşme açısına bağlı olarak Ekvator'dan kutuplara doğru gidildikçe sıcaklık değerlerinin azalması beklenir. Bu duruma "enlem-sıcaklık ilişkisi" adı verilir. Ancak yeryüzündeki birçok merkezin sıcaklık özellikleri; denizellik, karasallık, yükselti ve rüzgarlar gibi göreceli konum şartları nedeniyle bu kurala uymaz ve enlem-sıcaklık ilişkisiyle çelişen durumlar ortaya çıkar.

Buna göre, haritada işaretlenen merkez çiftlerinden hangisinin yıllık ortalama sıcaklık değerlerinin farklı olması, yalnızca enlem-sıcaklık ilişkisiyle açıklanabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Antalya - Sinop

Cevap

Antalya - Sinop
Antalya ve Sinop şehirlerinin her ikisi de deniz kıyısında yer alıp benzer nemlilik koşullarına sahiptir ve yükseltileri eşittir (0 metre0\text{ metre}). Bu sebeple aralarındaki sıcaklık farkı yükselti veya denizellik-karasallık ile açıklanamaz; tek neden Antalya'nın Ekvator'a daha yakın olması nedeniyle Güneş ışınlarını daha büyük açıyla alması, yani enlem etkisidir.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde verilen şehirlerin göreceli konum özelliklerini (yükselti ve denizellik-karasallık durumlarını) karşılaştırmak.
Antalya ve Sinop şehirlerinin her ikisi de kıyı şeridinde yer alır ve yükseltileri 0 metre0\text{ metre}'dir. Diğer seçeneklerdeki şehir çiftlerinde ise yükselti farkı ve denizellik-karasallık farkları belirgindir.
Sıcaklığı etkileyen göreceli konum faktörlerini sabitleyerek sadece enlem etkisinin arandığı seçeneği bulmak.
2
Antalya ve Sinop arasındaki sıcaklık farkının nedenini enlem ilişkisiyle analiz etmek.
Antalya Ekvator'a daha yakın olduğu için Güneş ışınlarını Sinop'a göre daha büyük açıyla alır ve bu nedenle daha sıcaktır. Göreceli konum şartları benzer olduğundan, bu durum doğrudan enlem etkisiyle açıklanır.
Enlem-sıcaklık ilişkisiyle çelişmeyen ve yalnızca enlem farkıyla açıklanabilen şehir çiftini belirlemek.

Anahtar Kavram

Sıcaklığın dağılışını etkileyen faktörlerden enlem (mutlak konum) ve özel konum (denizellik, karasallık, yükselti) etkilerinin ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 42Soru

Bir dağ yamac�� boyunca yükselen iki farklı merkezden AA merkezinin yükseltisi 800 metre800\text{ metre}, gerçek sıcaklığı ise 12C12^\circ\text{C}'dir. Sıcaklığın yükseldikçe her 200 metrede200\text{ metrede} 1C1^\circ\text{C} düzenli olarak azaldığı kabul edilen bu bölgede, AA merkezinden daha yüksekte konumlanan BB merkezinin gerçek sıcaklığı ile AA merkezinin deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark 9C9^\circ\text{C} olarak ölçülmüştür.

Buna göre, BB merkezinin yükseltisi kaç metredir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: 1800

Cevap

B merkezinin yükseltisi 1800 m1800\text{ m}'dir.
A merkezinin indirgenmiş sıcaklığı 12+(800/200)=16C12 + (800 / 200) = 16^\circ\text{C} olarak bulunur. B merkezi A'dan yüksekte olduğundan gerçek sıcaklığı daha düşük olmalıdır, bu nedenle B'nin gerçek sıcaklığı 169=7C16 - 9 = 7^\circ\text{C} olur. B'nin indirgenmiş sıcaklığı da aynı atmosferik koşullarda 16C16^\circ\text{C} olacağından, gerçek sıcaklığı ile indirgenmiş sıcaklığı arasındaki fark 9C9^\circ\text{C}'dir. Bu fark 9×200=1800 m9 \times 200 = 1800\text{ m} yükseltiye karşılık gelir.

Adım Adım Çözüm

1
A merkezinin indirgenmiş sıcaklığını hesaplamak
AA merkezinin indirgenmiş sıcaklığı 16C16^\circ\text{C}'dir.
Yükseltinin sıcaklık üzerindeki etkisini arındırarak deniz seviyesindeki sıcaklık değerini bulmak için gerçek sıcaklığa her 200 metre200\text{ metre} için 1C1^\circ\text{C} eklenir.
2
B merkezinin gerçek sıcaklığını bulmak
BB merkezinin gerçek sıcaklığı 7C7^\circ\text{C}'dir.
BB merkezi daha yüksekte olduğundan sıcaklığı AA'nın indirgenmiş sıcaklığından 9C9^\circ\text{C} daha düşüktür.
3
B merkezinin yükseltisini hesaplamak
BB merkezinin yükseltisi 1800 m1800\text{ m}'dir.
BB merkezinin indirgenmiş sıcaklığı ile gerçek sıcaklığı arasındaki fark (167=9C16 - 7 = 9^\circ\text{C}) doğrudan yükseltiden kaynaklanır.

Anahtar Kavram

Yükselti arttıkça sıcaklığın her 200 metrede200\text{ metrede} 1C1^\circ\text{C} azalması ve indirgenmiş sıcaklık kavramı.
Soru 43Soru

Aşağıdaki tabloda, yaklaşık aynı enlem üzerinde yer alan K, L ve M merkezlerinin yükselti ve ocak ayı ortalama sıcaklık değerleri verilmiştir:

MerkezYükselti (m)Ocak Ayı Ortalama Sıcaklığı (°C)
K0088
L1000100011
M160016005-5

Buna göre, bu merkezlerin sıcaklık özellikleri ile ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Merkezlerin deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklıklarının farklı olmasında enlem faktörü etkili olmuştur.

Cevap

Merkezlerin deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklıklarının farklı olmasında enlem faktörünün etkili olduğunu savunan yargı yanlıştır ve bu yargıya ulaşılamaz.
Soruda K, L ve M merkezlerinin yaklaşık aynı enlem üzerinde bulunduğu açıkça belirtilmiştir. Enlemleri aynı olan merkezlerin Güneş ışınlarını alma açıları da yaklaşık olarak aynıdır. Yükselti etkisinin tamamen ortadan kaldırıldığı deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklık değerleri karşılaştırıldığında, sıcaklıkların K'den M'ye doğru azaldığı görülür. Bu durum enlem etkisiyle değil, denizden uzaklaştıkça karasallığın artmasıyla açıklanır. Dolayısıyla, indirgenmiş sıcaklıkların farklı olmasında enlem faktörünün etkili olduğunu savunan ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Merkezlerin enlem konumunu değerlendirme
Soruda K, L ve M merkezlerinin yaklaşık aynı enlem üzerinde yer aldığı belirtilmiştir. Bu durum, merkezlerin Güneş ışınlarını alma açılarının ve dolayısıyla enlem etkilerinin benzer olduğunu gösterir.
Enlem etkisinin sıcaklık farkları üzerindeki rolünü belirlemek için.
2
Deniz seviyesine indirgenmiş sıcaklıkları hesaplama
K merkezinin indirgenmiş sıcaklığı yükseltisi 0 m0\text{ m} olduğu için 8C8^\circ\text{C}'dir. L merkezinin indirgenmiş sıcaklığı 1+(1000/200)=6C1 + (1000 / 200) = 6^\circ\text{C}'dir. M merkezinin indirgenmiş sıcaklığı ise 5+(1600/200)=3C-5 + (1600 / 200) = 3^\circ\text{C}'dir.
Yükselti faktörünü arındırarak diğer sıcaklık etmenlerini analiz etmek için.
3
Sıcaklık farklarının nedenini yorumlama
Yükselti etkisi elendikten sonra bile (indirgenmiş sıcaklıklarda) K'den M'ye doğru sıcaklıkların düştüğü görülür. Bu merkezler aynı enlemde olduğundan bu fark enlemle açıklanamaz; temel neden karasallık ve denizelliktir.
Ulaşılamayacak olan yanlış yargıyı tespit etmek için.

Anahtar Kavram

Gerçek ve indirgenmiş sıcaklık ilişkisi ile aynı enlemdeki sıcaklık farklarının göreceli konumla açıklanması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 44Soru

Rüzgarın hızı, esiş yönündeki basınç farkı ile doğru, bu farkın oluştuğu mesafe ile ters orantılıdır (basınç gradyanı). Diğer tüm koşulların (sürtünme, yer şekilleri vb.) eşit olduğu kabul edildiğinde, aşağıdaki tabloda üç farklı merkez arasında esen rüzgarların basınç farkları ve merkezler arası mesafeleri verilmiştir:

RüzgarBasınç Farkı (mb)Merkezler Arası Mesafe (km)
K rüzgarı10100
L rüzgarı20400
M rüzgarı525

Buna göre, bu rüzgarların hızlarını en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Rüzgarların hızlarına göre en yüksekten en düşüğe doğru sıralaması M rüzgarı, K rüzgarı ve L rüzgarı şeklindedir.
Rüzgarların hızı, birim mesafedeki basınç farkını ifade eden basınç gradyanına bağlıdır. Hesaplanan gradyan değerlerine göre M rüzgarı 0,2 mb/km ile en hızlı, K rüzgarı 0,1 mb/km ile orta hızda, L rüzgarı ise 0,05 mb/km ile en yavaş rüzgardır.

Adım Adım Çözüm

1
Her bir rüzgar doğrultusundaki basınç gradyanını bulmak için basınç farkını merkezler arasındaki mesafeye oranlayınız.
K rüzgarı için 10/100=0110 / 100 = 0{}1 mb/km, L rüzgarı için 20/400=00520 / 400 = 0{}05 mb/km, M rüzgarı için 5/25=025 / 25 = 0{}2 mb/km gradyan değerleri bulunur.
Basınç gradyanı, rüzgarın esiş hızını doğrudan belirleyen temel kuvvettir.
2
Hesaplanan basınç gradyanı değerlerini karşılaştırarak büyükten küçüğe doğru sıralayınız.
Değerlerin büyükten küçüğe sıralanışı 020{}2 (M rüzgarı) > 010{}1 (K rüzgarı) > 0050{}05 (L rüzgarı) şeklindedir.
Gradyan değeri ne kadar yüksekse rüzgarın esiş hızı da o kadar yüksek olur.

Anahtar Kavram

Rüzgarın hızını etkileyen en temel faktörlerden biri olan basınç gradyanıdır (basınç farkının mesafeye oranı).
Soru 45Soru

Atmosfer basıncı; sıcaklık, yükselti, yer çekimi ve yoğunluk gibi faktörlerin etkisiyle yery��zünde değişkenlik gösterir. Sıcaklık ile basınç arasında ters orantı bulunurken, yükselti ile basınç arasında da ters orantı mevcuttur. Bu iki faktörün çeliştiği durumlarda yükseltinin basınç üzerindeki belirleyici etkisi sıcaklığa göre çok daha güçlüdür.

Aşağıdaki tabloda beş farklı merkeze ait yükselti ve gerçek sıcaklık değerleri verilmiştir:

MerkezYükselti (mm)Ger��ek Sıcaklık (C^\circ C)
K5005002525
L120012001515
M2000200088
N2800280022
P350035006-6

Buna göre, tabloda verilen merkezlerin hangisinde atmosfer basıncının en düşük olması beklenir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: P

Cevap

Atmosfer basıncının en düşük olması beklenen merkez P merkezidir.
Doğru cevap P merkezidir. Atmosfer basıncını belirleyen en temel faktör, birim alana düşen gaz sütununun ağırlığı ve yoğunluğudur. Yükselti arttıkça yer çekimi azaldığı ve gazlar seyreldiği için basınç belirgin şekilde düşer. P merkezi 35003500 m ile en yüksek noktadır ve sıcaklığın düşük olması basıncı artırıcı bir etki yapsa da yükselti faktörü bu etkiyi gölgeleyerek basıncın en düşük değerde kalmasını sağlar.

Adım Adım Çözüm

1
Yükselti faktörünün basınç üzerindeki etkisini incelemek.
Yükseldikçe yer çekimi azalır ve atmosferi oluşturan gazlar��n yoğunluğu ile kalınlığı düşer, bu da basıncı doğrudan azaltır.
Yükselti ile basınç arasında güçlü bir ters orantı vardır.
2
Sıcaklık faktörünün basınç üzerindeki etkisini incelemek.
Sıcaklık azaldıkça hava molekülleri büzüşür, yoğunlaşır ve ağırlaşarak yüksek basınç oluşturma eğilimi gösterir.
Sıcaklık ile basınç arasında ters orantı vardır (termik etki).
3
Yükselti ve sıcaklık faktörlerinin baskınlık durumunu kıyaslayarak en düşük basınçlı merkezi bulmak.
Yükseltinin basıncı azaltıcı etkisi, sıcaklığın basıncı artırıcı (soğuma nedeniyle) etkisinden çok daha baskındır. Bu nedenle sıcaklığı 6C-6^\circ C olmasına rağmen en yüksekteki (35003500 m) P merkezinde basınç en düşüktür.
Troposferdeki yükselti farkları, basınç değişiminde sıcaklık değişimlerine göre ana belirleyicidir.

Anahtar Kavram

Yükselti ve sıcaklığın basınç üzerindeki etkilerinin karşılaştırılması
Soru 46Soru

Yeryüzünde sıcaklık ve Dünya'nın günlük hareketi gibi faktörlerin etkisiyle farklı enlemlerde sürekli basınç kuşakları oluşmuştur. Aşağıda verilen sürekli basınç kuşakları ile bu kuşakların oluşum kökenini ve genel hava özelliklerini doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

3030^\circ enlemleri çevresinde Dünya'nın günlük hareketine bağlı olarak havanın yığılarak alçalmasıyla oluşan sürekli basınç alanı
Ekvatoral bölgede (00^\circ) yıl boyunca sıcaklığın yüksek olmasına bağlı olarak ıs��nan havanın hafifleyip yükselmesiyle oluşan sürekli basınç alanı
6060^\circ enlemleri çevresinde batı ve kutup rüzgarlarının karş��laşması ve yükselmesiyle oluşan, cephesel yağışlara zemin hazırlayan sürekli basınç alanı
Kutup noktaları (9090^\circ) ve çevresinde sıcaklığın yıl boyunca çok düşük olmasına bağlı olarak soğuyan havanın ağırlaşıp çökelmesiyle oluşan sürekli basınç alanı

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

3030^\circ enlemleri dinamik yüksek basınçla, Ekvator termik alçak basınçla, 6060^\circ enlemleri dinamik alçak basınçla ve kutuplar termik yüksek basınçla eşleşmektedir.
Sürekli basınç kuşakları oluştukları enlemlerin sıcaklık koşullarına ve Dünya'nın günlük hareketine göre karakter kazanır. 3030^\circ enlemlerindeki dinamik yüksek basınç çölleşmeye yol açan alçalıcı havayı; Ekvator'daki termik alçak basınç konveksiyonel yağışları; 6060^\circ enlemlerindeki dinamik alçak basınç cephesel yağışları; kutuplardaki termik yüksek basınç ise soğuk, kuru ve kararlı hava kütlelerini açıklar.

Adım Adım Çözüm

1
Basınç merkezlerinin enlemlerini ve kökenlerini (termik/dinamik) sınıflandırmak.
Dünya'nın şekline bağlı sıcaklık farkı ile oluşanlar termik (00^\circ ve 9090^\circ), günlük harekete bağlı oluşanlar ise dinamik (3030^\circ ve 6060^\circ) basınç kuşaklarıdır.
Sürekli basınç kuşaklarının oluşum nedenlerini ayırt etmek doğru eşleştirmenin ilk aşamasıdır.
2
Basınç tiplerinin (alçak/yüksek) dikey hava hareketlerini belirlemek.
Alçak basınç merkezlerinde yükselici hava hareketleri görülürken, yüksek basınç merkezlerinde alçalıcı hava hareketleri görülür.
Dikey yönlü hava hareketleri, yağış oluşumu ve bulutluluk durumunu belirleyen temel iklimsel kuvvettir.
3
Belirlenen özellikleri eşleştirmek.
3030^\circ enlemleri alçalıcı hava hareketi nedeniyle dinamik yüksek basınçla, Ekvator sürekli ısınma ve yükselme nedeniyle termik alçak basınçla, 6060^\circ enlemleri rüzgarların karşılaşması ve yükselmesi nedeniyle dinamik alçak basınçla, kutuplar ise sürekli soğuma ve alçalma nedeniyle termik yüksek basınçla eşleşir.
Soruda istenen her bir sürekli basınç kuşağının karakteristik özelliği tespit edilip doğru eşleşme tamamlanır.

Anahtar Kavram

Dünya üzerindeki sürekli basınç kuşaklarının enlemsel dağılışı, oluşum mekanizmaları ve hava hareketleriyle ilişkisi.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 47Soru

Rüzgarlar estikleri bölgelerin sıcaklık özelliklerini etkilerler. Türkiye'de etkili olan rüzgarlardan bazıları mutlak (matematik) konumlarının (enlem) gereği sıcaklığı düşürür ya da yükseltirken; bazıları ise göreceli (özel) konum koşullarının etkisiyle sıcaklık üzerinde belirgin bir değişim yapar. Buna göre, aşağıdaki rüzgarlardan hangisinin sıcaklık üzerindeki etkisi enlem etkisi ile açıklanamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Fön rüzgarının Doğu Karadeniz kıyılarında s��caklığı artırarak turunçgil tarımına olanak sağlaması

Cevap

Fön rüzgarının Doğu Karadeniz kıyılarında sıcaklığı artırarak turunçgil tarımına olanak sağlaması
Doğru cevap, fön rüzgarının Doğu Karadeniz kıyılarında sıcaklığı artırmasıdır. Fön rüzgarları, nemli hava kütlelerinin bir dağ yamacı boyunca yükselip yağış bıraktıktan sonra diğer yamaçtan aşağıya doğru hızlıca alçalmasıyla oluşur. Alçalan hava sürtünmenin etkisiyle her 100 m100\text{ m}'de 1C1^\circ\text{C} ısınır. Bu durum tamamen yer şekillerine (yükselti ve dağların uzanışı) yani göreceli (özel) konuma bağlıdır. Enlem etkisiyle açıklanamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Türkiye'de etkili olan yerel rüzgarların esiş yönleri ve sıcaklığa etkileri belirlenir.
Karayel ve Poyraz kuzey sektörlü olup sıcaklığı düşürürken; Samyeli ve Lodos güney sektörlü olup sıcaklığı artırır.
Türkiye Kuzey Yarım Küre'de yer aldığı için kuzeyden (kutup yönünden) esen rüzgarlar sıcaklığı düşür��r, güneyden (ekvator yönünden) esenler ise sıcaklığı artırır. Bu durum mutlak konum (enlem) etkisidir.
2
Fön rüzgarının olu��um mekanizması analiz edilir.
Fön rüzgarı, bir dağ yamacını aşarak alçalan hava kütlesinin sürtünmeyle her 100 m100\text{ m}'de 1C1^\circ\text{C} ısınmasıyla oluşur.
Fön rüzgarının sıcaklığı artırmasının nedeni enlem derecesi (mutlak konum) değil, yer şekilleri ve dağların uzanış doğrultusu gibi göreceli (özel) konum özellikleridir.
3
Enlem etkisiyle açıklanamayan seçenek tespit edilir.
Fön rüzgarı göreceli konuma bağlı bir durumdur, enlem etkisiyle açıklanamaz.
Soruda enlem etkisiyle açıklanamayacak olan rüzgar etkisi sorulduğu için doğru cevap fön rüzgarıyla ilgili olan seçenektir.

Anahtar Kavram

Türkiye'deki yerel rüzgarların sıcaklık üzerindeki etkilerinin mutlak (enlem) ve göreceli konum ilişkisi
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

Gündüz vakti güneş ışınlarını doğrudan alan dağ yamaçları, güneş ışınlarının doğrudan ulaşamadığı vadi tabanlarına göre daha hızlı ve fazla ısınır. Bu durum yamaçlar ile vadi tabanı arasında yerel basınç farklarına yol açarak vadi meltemi adı verilen rüzgarların oluşmasını sağlar.

Buna göre, vadi meltemlerinin oluşum süreci ve özellikleri ile ilgili;

I. Gündüz vadi tabanında yüksek basınç alanı, dağ yamaçlarında ise alçak basınç alanı konumlanır.
II. Gece saatlerinde sıcaklık farkının yön değiştirmesiyle rüzgarın esiş yönü dağ yamaçlarından vadi tabanına doğru döner.
III. Bu rüzgarlar, nemli deniz havasını dağ yamaçlarına taşıdığı için estikleri bölgeye bol orografik (yamaç) yağış bırakırlar.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

Gündüz vadi tabanında yüksek basınç alanı, dağ yamaçlarında ise alçak basınç alanı konumlanır ve gece saatlerinde sıcaklık farkının yön değiştirmesiyle rüzgarın esiş yönü dağ yamaçlarından vadi tabanına doğru döner öncüllerini içeren 'I ve II' seçeneğidir.
Gündüz vadi tabanının yüksek basınç, yamaçların alçak basınç olmasıyla oluşan vadi meltemi ile gece yamaçların yüksek basınç, vadi tabanının alçak basınç olmasıyla yön değiştiren dağ meltemi doğru bilgilerdir. Meltemler yerel rüzgar olduklarından yağış oluşturmazlar. Bu nedenle birinci ve ikinci öncüller doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Gündüz saatlerindeki basınç dağılımını analiz etme.
Gündüz ısınan dağ yamaçları alçak basınç (AB), gölgede kalan veya daha yavaş ısınan vadi tabanı ise yüksek basınç (YB) merkezi olur. Rüzgar yüksek basınçtan alçak basınca doğru, yani vadiden dağ yamacına doğru eser (vadi meltemi). Bu durum birinci öncülün doğru olduğunu gösterir.
Rüzgarın yönünün yüksek basınçtan alçak basınca doğru esme prensibini uygulamak gerekir.
2
Gece saatlerindeki durum ve rüzgar yönünün değişimini analiz etme.
Gece yamaçlar ışıma nedeniyle vadi tabanına göre daha hızlı soğur ve yüksek basınç (YB) alanına dönüşür. Vadi tabanında ise hava daha sıcaktır ve alçak basınç (AB) alanı oluşur. Rüzgar dağ yamacından vadiye doğru eser (dağ meltemi). Bu durum ikinci öncülün doğru olduğunu gösterir.
Günlük sıcaklık ve basınç değişiminin rüzgar yönünü nasıl etkilediğini belirlemek gerekir.
3
Meltem rüzgarlarının genel özelliklerini ve yağış bırakma durumunu değerlendirme.
Meltem rüzgarları günlük sıcaklık farklarıyla oluşan, etki alanı dar olan yerel rüzgarlardır. Nem taşıma kapasiteleri düşük olduğundan ve kısa süreli estiklerinden yağış bırakmazlar. Orografik (yamaç) yağışları denizden gelen nemli hava kütlelerinin dağ sırasına çarpıp yükselmesiyle oluşur, yerel meltemlerle oluşmaz. Bu durum üçüncü öncülün yanlış olduğunu gösterir.
Meltem rüzgarlarının iklim ve yağış üzerindeki etkilerini tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Dağ ve vadi meltemlerinin günlük sıcaklık ve basınç farklarına bağlı olarak oluşumu ve özellikleri.
Soru 49Soru

Nemli bir hava kütlesinin bir dağ yamacı boyunca yükselerek yağış bırakması ve ardından diğer yamaçtan aşağıya doğru hareket ederek fön rüzgârı karakteri kazanması sürecinde yaşanan coğrafi değişimler göz önüne alındığında, fön rüzgârlarıyla ilgili aşağıdaki yargılardan hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yamaçtan aşağıya doğru hareket eden hava kütlesinin sıcaklığı arttığı için bağıl nem oranı yükselir ve ulaştığı yamaçta yağış oluşma ihtimali artar.

Cevap

Yamaçtan aşağıya doğru hareket eden hava kütlesinin sıcaklığı arttığı için bağıl nem oranı yükselir ve ulaştığı yamaçta yağış oluşma ihtimali artar.
Yamaç boyunca aşağıya doğru hareket eden hava kütlesi alçaldıkça sıkışır ve adiyabatik olarak ısınır. Sıcaklığı artan havanın nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) artar. Hava kütlesi daha önce diğer yamaçta yağış bıraktığı için bünyesindeki mutlak nem miktarı azdır. Sıcaklık artışı ile birlikte havanın nem açığı büyüyeceğinden, bağıl nem oranı düşer ve yağış oluşma ihtimali ortadan kalkar. Bu nedenle, yamaç boyunca alçalan hava kütlesinin bağıl neminin yükseleceğini ve yağış ihtimalinin artacağını belirten ifade yanlıştır ve ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Fön rüzgârının tanımı ve oluşum mekanizması incelenir.
Nemli bir hava kütlesi bir yamacı aşar, diğer yamaçtan aşağıya doğru inerken sürtünme ve sıkışmanın etkisiyle her 100 m100\text{ m}'de 1C1^\circ\text{C} ısınır (adiyabatik ısınma süreci).
Fön rüzgârının temel sıcaklık karakterini belirleyen mekanizmayı anlamak için.
2
Sıcaklık artışının havanın nem özellikleri (maksimum nem ve bağıl nem) üzerindeki etkisi analiz edilir.
Sıcaklık arttıkça havanın hacmi genişler ve nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) artar. Hava kütlesi daha önce diğer yamaçta yağış bıraktığı için bünyesindeki mutlak nem miktarı azdır. Sıcaklık artışı ile birlikte havanın nem açığı büyüyeceğinden, bağıl nem oranı düşer.
Sıcaklık ve bağıl nem arasındaki ters orantı kuralını fön rüzgârı özelinde uygulamak için.
3
Seçeneklerde verilen ifadeler bu bilimsel doğrular ışığında değerlendirilir.
Yamaçtan aşağı inen havanın bağıl neminin artacağını ve yağış ihtimalinin yükseleceğini iddia eden ifadenin coğrafi olarak yanlış (ulaşılamaz) olduğu tespit edilir.
Doğru seçeneğe ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Fön rüzgârlarının oluşum mekanizması ve bu süreçte havanın sıcaklık ile bağıl nem ilişkisinde meydana gelen değişimler.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 50Soru

Rüzgarlar, yeryüzündeki basınç farklarına bağlı olarak yatay yönlü meydana gelen hava hareketleridir. Karaların ve denizlerin gün içinde ya da yıl boyunca farklı ısınma özelliklerine sahip olması, dönemsel olarak yön değiştiren rüzgar sistemlerinin oluşmasına neden olur.

Meltem ve muson rüzgarlarının özellikleri göz ön��nde bulundurulduğunda;

I. Her iki rüzgar grubu da gün içinde yön değiştirerek esiş doğrultularını tersine çevirir.
II. Muson rüzgarları geniş alanları etkileyip belirgin bir iklim tipi oluştururken, meltem rüzgarlarının iklim üzerindeki etkisi oldukça yerel ve sınırlıdır.
III. Meltem rüzgarlarının temel nedeni Dünya'nın kendi ekseni etrafındaki günlük hareketi iken, muson rüzgarlarının temel nedeni eksen eğikliği ve yıllık harekettir.

yargılarından hangileri doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

İkinci ve üçüncü ifadelerin doğru, birinci ifadenin ise yanlış olduğunu belirten seçenek doğrudur.
Meltem ve muson rüzgarlarının karşılaştırılmasında; meltem rüzgarları günlük (gündüz-gece), muson rüzgarları ise mevsimlik (yaz-kış) yön değiştiren rüzgarlardır. Bu nedenle birinci öncüldeki her iki rüzgarın da gün içinde yön değiştirdiği ifadesi yanlıştır. Muson rüzgarları geniş bölgelerde etkili olarak Muson iklimini oluştururken, meltem rüzgarları yerel etkilidir ve genel iklim üzerinde belirleyici bir rol oynamaz. Meltemler günlük sıcaklık/basınç farklarından (günlük hareket), musonlar ise yıllık sıcaklık/basınç farklarından (yıllık hareket ve eksen eğikliği) kaynaklanır. Bu nedenlerle ikinci ve üçüncü ifadeler doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Meltem ve muson rüzgarlarının yön değiştirme periyotlarını analiz etmek.
Meltem rüzgarlarının gün içinde (gündüz-gece), muson rüzgarlarının ise yıl içinde (yaz-kı��) yön değiştirdiği belirlenir. Bu doğrultuda birinci öncüldeki 'her iki rüzgarın da gün içinde yön değiştirdiği' ifadesinin yanlış olduğu görülür.
Rüzgarların esiş periyotlarındaki temel farkı ayırt etmek için.
2
İki rüzgar sisteminin etki alanlarını ve iklim üzerindeki etkilerini karşılaştırmak.
Muson rüzgarlarının Asya kıtası ile Hint Okyanusu gibi devasa coğrafi alanlarda etkili olduğu ve Muson iklimini oluşturduğu, meltemlerin ise kıyı veya dağlık alanlarda dar bir alanda esip genel iklim üzerinde belirleyici bir etkisi olmadığı tespit edilir. Dolayısıyla ikinci öncülün doğru olduğu anlaşılır.
Yerel ve mevsimlik rüzgarların coğrafi ölçekteki etkilerini belirlemek için.
3
Rüzgarların oluşumundaki temel hareket faktörlerini değerlendirmek.
Meltem rüzgarlarının günlük sıcaklık farklarından (Dünya'nın günlük hareketi) kaynaklandığı, muson rüzgarlarının ise mevsimlik sıcaklık farklarından (Dünya'nın yıllık hareketi ve eksen eğikliği) oluştuğu doğrulanır. Bu durum üçüncü öncülün doğru olduğunu gösterir.
Astronomik hareketlerin rüzgar oluşum mekanizmalarıyla olan ilişkisini kurmak için.

Anahtar Kavram

Meltem ve Muson rüzgarlarının karşılaştırılması, oluşum nedenleri ve periyotları.
Tahmini Süre:1m 35s
Soru 51Soru

Deniz üzerinden gelerek kıyı çizgisine paralel uzanan bir dağ sırasının yamacı boyunca yükselen ve dağın diğer yamacında alçalarak fön rüzgarına dönüşen bir hava kütlesi bulunmaktadır. Bu hava kütlesinin hareketi boyunca nem özellikleri ile ilgili yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yükselen hava kütlesinde sıcaklığın azalması maksimum nemi düşürür, bu da bağıl nemi artırarak yağış olasılığını yükseltir.

Cevap

Yükselen hava kütlesinde sıcaklığın azalması maksimum nemi düşürür, bu da bağıl nemi artırarak yağış olasılığını yükseltir.
Yükselen hava kütlesinde sıcaklığın azalması havanın hacmini daraltır ve maksimum nem kapasitesini düşürür. Mutlak nem miktarı değişmediği sürece maksimum nemin azalması bağıl nem oranının artmasına ve dolayısıyla yağış olasılığının yükselmesine neden olur.

Adım Adım Çözüm

1
Yamaç boyunca yükselen hava kütlesinin sıcaklık değişimini belirlemek.
Hava kütlesi yükseldikçe her 200 m200\text{ m}'de sıcaklık ortalama 1C1^\circ\text{C} azalır.
Yükselen hava kütlesi adyabatik olarak soğur.
2
Sıcaklık azalışının maksimum nem kapasitesi üzerindeki etkisini analiz etmek.
Sıcaklığın azalmasıyla havanın hacmi daralır ve maksimum nem kapasitesi düşer.
Maksimum nem ile sıcaklık arasında doğru orantı vardır.
3
Maksimum nemdeki azalışın bağıl nem üzerindeki etkisini formülize etmek.
Bag˘ıl Nem=Mutlak NemMaksimum Nem×100\text{Bağıl Nem} = \frac{\text{Mutlak Nem}}{\text{Maksimum Nem}} \times 100 formülüne göre, mutlak nem sabitken maksimum nemin azalması bağıl nemi artırır. Bağıl nem %100\%100'e ulaştığında yağış olasılığı maksimuma ulaşır.
Bağıl nem ile maksimum nem ters orantılıdır.

Anahtar Kavram

Sıcaklık, maksimum nem ve bağıl nem arasındaki ters yönlü ilişki.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 52Soru

Aşağıda verilen yağış oluşum türlerini, bu yağışların meydana gelmesini sağlayan temel mekanizma ve Türkiye'deki yaygın coğrafi dağılış özellikleriyle eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yamaç (Orografik) Yağışları
Cephe (Frontal) Yağışları
Yükselim (Konveksiyonel) Yağışları

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yamaç yağışları dağ yamaçları boyunca yükselerek soğumayla (Doğu Karadeniz), cephe yağışları sıcak-soğuk hava karşılaşmasıyla (Akdeniz), yükselim yağışları ise ısınan havanın dikey yükselmesiyle (İç Anadolu) eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; orografik yağışlar yerşekillerinin etkisiyle yükselen hava ve Doğu Karadeniz ile, cephe yağışları sıcak-soğuk karşılaşma alanları ve Akdeniz ile, konveksiyonel yağışlar ise dikey ısınma ve İç Anadolu ile eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Yağış oluşum tiplerinin fiziki mekanizmalarını analiz etmek.
Yamaç yağışlarında yerşekillerinin, cephe yağışlarında sıcaklık farkının, yükselim yağışlarında ise dikey ısınma hareketinin belirleyici olduğu saptanır.
Doğru eşleştirmenin yapılabilmesi için kavramsal tanımların netleştirilmesi gerekir.
2
Oluşum mekanizmalarını Türkiye coğrafyası üzerindeki dağılış alanlarıyla ilişkilendirmek.
Dağların kıyıya paralel uzandığı Doğu Karadeniz kıyılarında orografik, Akdeniz kuşağında cephesel, karasal İç Anadolu düzlüklerinde ise konveksiyonel yağışların hâkim olduğu görülür.
Coğrafyanın dağılış ve ilgi ilkeleri doğrultusunda mekansal analiz yapmak teorik bilgiyi doğrulamayı sağlar.

Anahtar Kavram

Yağış oluşum şekilleri ve coğrafi dağılışları
Soru 53Soru

Sıcaklık ile bağıl nem arasında genellikle ters orantı bulunur. Sıcaklık arttıkça havanın genleşerek nem taşıma kapasitesinin (maksimum nem) artması, bağıl nem oranının düşmesine neden olur.

Buna göre, coğrafi özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi bu duruma ters düşen bir örnektir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ekvatoral bölgenin yıl boyunca sıcak olmasına rağmen bağıl nem oranının sürekli yüksek olması

Cevap

Ekvatoral bölgenin yıl boyunca sıcak olmasına rağmen bağıl nem oranının sürekli yüksek olması
Doğru yanıt, Ekvatoral bölgenin yıl boyunca sıcak olmasına rağmen bağıl nem oranının sürekli yüksek olması durumunu belirten seçenektir. Sıcaklığın yüksek olduğu yerlerde maksimum nem arttığı için normal şartlarda bağıl nemin düşmesi beklenir. Ancak Ekvatoral bölgede okyanuslar, gür bitki örtüsü ve sürekli buharlaşma nedeniyle mutlak nem çok yüksek olduğundan, bu durum sıcaklığın bağıl nemi düşürücü etkisini bastırır ve bağıl nem sürekli yüksek kalır. Bu durum genel kuralla çelişen bir istisnadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sıcaklık ve bağıl nem ilişkisini tanımlama
Genel kurala göre sıcaklık ile bağıl nem arasında ters orantı vardır. Sıcaklık arttıkça maksimum nem (havanın hacmi) artar, bu da bağıl nemi düşürür.
Hangi seçeneğin bu kurala aykırı (istisna) olduğunu bulmak için temel kuralın anlaşılması gerekir.
2
Seçeneklerdeki sıcaklık ve bağıl nem durumlarını analiz etme
Ekvatoral bölge yıl boyunca sıcaktır. Genel kurala göre bağıl nemin düşük olması beklenirken, yüksek nem kaynağı ve sürekli yağışlar nedeniyle bağıl nem oranı her zaman yüksektir (yaklaşık %80 ve üzeri).
Genel kurala istisna oluşturan durumu (nem kaynağının bolluğu nedeniyle yüksek mutlak nem etkisini) belirlemek.
3
Diğer seçeneklerin kuralla uyumunu kontrol etme
Karasal bölgelerde kışın soğuma nedeniyle bağıl nemin artması, gündüz sıcaklığın artmasıyla nem açığının artması, yükselen havanın soğuyarak bulut oluşturması ve kutupların soğuk olması nedeniyle bağıl nemin yüksek olması durumlarının tamamı genel sıcaklık-bağıl nem ters orantısı ile açıklanır.
Doğru cevabın netleştirilmesi ve diğer çeldiricilerin elenmesi.

Anahtar Kavram

Sıcaklık, maksimum nem ve bağıl nem arasındaki ilişki ile nem kaynaklarının bağıl neme etkisi
Soru 54Soru

Aşağıda verilen nem kavramlarını, bu kavramların genel özellikleri ve coğrafi dağılışları üzerindeki etkilerini gösteren açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Mutlak Nem
Maksimum Nem
Bağıl Nem

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Mutlak nem kavramı havadaki mevcut su buharı miktarını belirten açıklamayla, maksimum nem kavramı havanın nem taşıma kapasitesini ifade eden açıklamayla, bağıl nem kavramı ise havanın yağış bırakma ihtimalini gösteren oran açıklamasıyla eşleşir.
Mutlak nem havada bulunan mevcut nem miktarını, maksimum nem havanın sıcaklığa bağlı nem taşıma kapasitesini, bağıl nem ise havanın neme doyma oranını ve yağış ihtimalini ifade eder.

Adım Adım Çözüm

1
Mutlak nem kavramının tanımını ve özelliklerini analiz etme
Mutlak nem, 1 m31\text{ m}^3 hava içinde bulunan su buharının gram cinsinden miktarıdır. Bu miktar sıcaklık (buharlaşma) ve su kaynağına bağlıdır. Dolayısıyla Ekvator çevresi ve kıyı kesimlerde yüksek olan açıklama mutlak neme aittir.
Havada o an bulunan fiili nem miktarını ifade eden kavramı doğru özelliklerle ilişkilendirmek için.
2
Maksimum nem kavramının tanımını ve özelliklerini analiz etme
Maksimum nem, havanın belirli bir sıcaklıkta alabileceği en fazla nem miktarıdır. Sıcaklık arttıkça hava moleküllerinin arası açılır (genleşir) ve hacmi büyüyen havanın nem taşıma kapasitesi artar. Bu durum doğrudan sıcaklıkla doğru orantılıdır.
Havanın sıcaklığa bağlı olarak değişen nem alma sınırını belirlemek için.
3
Bağıl nem kavramının tanımını ve sıcaklık ilişkisini analiz etme
Bağıl nem (nispi nem), mutlak nemin maksimum neme yüzde (%) cinsinden oranıdır. Havanın doyma derecesini ve yağış ihtimalini gösterir. Sıcaklık arttıkça maksimum nem arttığından bağıl nem düşer; dolayısıyla aralarında ters orantı vardır.
Nem oranını ve yağış olasılığını gösteren bağıl nemin formülünü ve sıcaklık ilişkisini yorumlamak için.

Anahtar Kavram

Nem Türleri ve Özellikleri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 55Soru

Sıcakl��kları ve mutlak nem miktarları farklı olan üç hava kütlesine ait bilgiler aşağıdaki tabloda verilmiştir:

Hava KütlesiSıcaklık (°C)Mutlak Nem (g/m3g/m^3)
K101088
L202088
M30301616

Tablodaki verilere göre, bu hava kütleleriyle ilgili aşağıdaki yargılardan hangisi kesinlikle doğrudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: K hava kütlesinin bağıl nem oranı en yüksektir.

Cevap

K hava kütlesinin bağıl nem oranının en yüksek olması
K hava kütlesinin sıcaklığı en düşük (10C10^\circ\text{C}) olduğu için maksimum nem kapasitesi (havanın nem taşıma kapasitesi) en azdır. Eşit mutlak neme (8 g/m38\text{ g/m}^3) sahip olan K ve L hava kütleleri karşılaştırıldığında, sıcaklığı daha düşük olan K'nin bağıl nemi daha yüksek olur. M hava kütlesinin mutlak nemi daha fazla (16 g/m316\text{ g/m}^3) olsa da sıcaklığının yüksek olması (30C30^\circ\text{C}) nedeniyle maksimum nem kapasitesi çok daha büyüktür ve bu durum bağıl neminin K'ye göre daha düşük kalmasına neden olur. Dolayısıyla bağıl nem oranı en yüksek olan hava kütlesi K'dir.

Adım Adım Çözüm

1
Hava k��tlelerinin sıcaklıklarına göre maksimum nem kapasitelerini karşılaştırın.
Sıcaklık ile maksimum nem doğru orantılıdır. Bu nedenle maksimum nem kapasiteleri K<L<MK < L < M şeklindedir.
Sıcaklık arttıkça havanın hacmi genişler ve nem taşıma kapasitesi (maksimum nem) artar.
2
K ve L hava kütlelerinin bağıl nem oranlarını mutlak nem değerleriyle ilişkilendirerek karşılaştırın.
K ve L hava kütlelerinin mutlak nemleri eşit (8 g/m38\text{ g/m}^3) olmasına rağmen, K'nin sıcaklığı daha düşük olduğu için maksimum nem kapasitesi daha azdır. Dolayısıyla K'nin bağıl nem oranı L'den daha yüksektir.
Mutlak nem sabitken sıcaklık azaldıkça maksimum nem azalır ve bağıl nem artar.
3
M hava kütlesinin bağıl nemini K ile karşılaştırarak en yüksek bağıl neme sahip hava kütlesini belirleyin.
M'nin sıcaklığı 30C30^\circ\text{C} olduğundan nem taşıma kapasitesi çok yüksektir. Mutlak nemi 16 g/m316\text{ g/m}^3 olmasına rağmen, bağıl nem oranı K'den daha düşüktür. Sonuç olarak bağıl nem oranı en yüksek olan hava kütlesi K'dir.
Bağıl nem, mutlak nemin maksimum neme oranıdır ((Mutlak Nem/Maksimum Nem)×100(\text{Mutlak Nem} / \text{Maksimum Nem}) \times 100).

Anahtar Kavram

Sıcaklık, maksimum nem ve bağıl nem arasındaki ters orantılı ilişki
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 56Soru

Büyük iklim tiplerinin kış sıcaklıkları üzerinde enlem, karasallık ve nemlilik gibi faktörler belirleyici rol oynar.

Buna göre, aşağıda verilen büyük iklim tiplerini en soğuk ayın ortalama sıcaklığı en yüksek olandan en düşük olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

İklim tiplerinin en soğuk ay ortalama sıcaklıklarına göre yüksekten düşüğe doğru sıralaması Ekvatoral İklim, Akdeniz İklimi, Sert Karasal İklim ve Tundra İklimi şeklindedir.
Büyük iklim tiplerinin en soğuk ay sıcaklıkları enlem, denizellik ve nemlilik koşullarına bağlı olarak değişir. Güneş ışınlarını yıl boyu büyük açıyla alan ve nem oranı yüksek olan Ekvatoral iklimde en soğuk ay sıcaklığı yaklaşık 25C25^\circ\text{C}'dir. Kış ılıklığı belirgin olan Akdeniz ikliminde bu değer 8 - 10C8\text{ - }10^\circ\text{C} seviyesindedir. Şiddetli karasallık etkisindeki sert karasal iklimde en soğuk ay sıcaklığı 10C-10^\circ\text{C}'ye inerken, kutup dairelerine yakın konumlanan tundra ikliminde ise sıcaklık 30C-30^\circ\text{C}'ye kadar gerileyerek en düşük değere ulaşır.

Adım Adım Çözüm

1
Ekvatoral iklimin sıcaklık özellikleri incelenir.
Ekvatoral iklimde güneş ışınlarının düşme açısı ve nem oranı yüksek olduğundan yıllık sıcaklık grafiğinde en soğuk ay sıcaklığı yaklaşık 25C25^\circ\text{C} olarak belirlenir. Bu değer, verilen iklimler arasındaki en yüksek kış sıcaklığıdır.
Sıralamadaki en sıcak başlangıç noktasını tespit etmek.
2
Akdeniz ikliminin kış sıcaklıkları değerlendirilir.
Akdeniz ikliminde denizel etkinin koruyucu yapısı sayesinde kışlar ılık geçer ve en soğuk ayın ortalama sıcaklığı 8 - 10C8\text{ - }10^\circ\text{C} aralığında ölçülür.
Orta kuşak denizel ikliminin kış sıcaklık seviyesini belirlemek.
3
Sert karasal iklim ile tundra ikliminin kış sıcaklık değerleri karşılaştırılır.
Sert karasal iklimde karasallık ve enlem nedeniyle en soğuk ay sıcaklığı 10C-10^\circ\text{C} civarındayken; kutup sınırındaki tundra ikliminde güneş ışınlarının çok dar açıyla gelmesi sonucu en soğuk ay sıcaklığı 30C-30^\circ\text{C} civarına kadar geriler.
En soğuk iki iklimin uç kış sıcaklık derecelerini karşılaştırarak doğru sıralamayı tamamlamak.

Anahtar Kavram

Büyük iklim tiplerinin kış sıcaklık değerleri ve bunlara etki eden coğrafi faktörler.
Soru 57Soru

Savan (subtropikal) iklim bölgesinde, yıl içinde sıcaklık ortalamaları her zaman yüksek olmasına rağmen yağışların neredeyse tamamının yaz aylarında yoğunlaşması ve kış aylarının belirgin şekilde kurak geçmesi üzerinde etkili olan temel faktör aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yaz mevsiminde Termik Alçak Basınç (ITCZ) kuşağının, kış mevsiminde ise Dinamik Yüksek Basınç kuşağının bölgede etkili olması

Cevap

Yaz mevsiminde Termik Alçak Basınç (ITCZ) kuşağının, kış mevsiminde ise Dinamik Yüksek Basınç kuşağının bölgede etkili olması
Savan ikliminde yağış rejimini belirleyen temel unsur, basınç kuşaklarının Güneş'in görünür hareketine bağlı olarak mevsimsel olarak yer değiştirmesidir. Yaz aylarında ekvatoral alçak basınç kuşağı (ITCZ) kuzeye/güneye doğru genişleyerek savan bölgelerini etkisi altına alır ve yükselici (konveksiyonel) hava hareketleriyle bol yağış bırakır. Kış aylarında ise 30 derece enlemlerindeki subtropikal dinamik yüksek basınç kuşağı (alçalıcı hava hareketleri) bu bölgelere kayarak kurak bir dönemin yaşanmasına neden olur. Doğru yanıt, bu basınç kuşaklarının mevsimsel yer değiştirmesini ifade eden seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Savan ikliminin sıcaklık ve yağış özelliklerini analiz etmek.
Savan ikliminin yıl boyunca sıcaklığının yüksek olduğunu ancak yağışlerinin belirgin bir şekilde yaz mevsiminde toplandığını ve kışın kurak geçtiğini tespit ederiz.
Mevsimsel yağış rejimini belirleyen temel klimatolojik faktörü bulmak için iklim özelliklerini ortaya koymak gerekir.
2
Küresel basınç sistemlerinin mevsimsel hareketlerini değerlendirmek.
Güneş ışınlarının dik geldiği yaz aylarında Ekvatoral Alçak Basınç (ITCZ) kuşağının savan enlemlerine doğru genişlediğini, kış aylarında ise 30 derece enlemlerindeki Dinamik Yüksek Basınç kuşağının bu bölgelere kayarak yağışı engellediğini görürüz.
Savan iklimindeki yağış rejiminin genel atmosfer dolaşımı ve basınç kuşaklarının mevsimsel salınımıyla ilişkili olduğunu açıklamak için.

Anahtar Kavram

Savan ikliminin yağış rejiminde basınç kuşaklarının mevsimsel salınımının etkisi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

Aşağıda verilen büyük iklim tiplerini, yıllık ortalama yağış miktarı en fazla olandan en az olana doğru sıralayınız.

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Muson İklimi - Akdeniz İklimi - Tundra İklimi
Yıllık ortalama yağış miktarlarına bakıldığında; Muson iklimi yaz rüzgarlarının nem taşımasıyla en yüksek yağış değerlerine (15003000 mm1500 - 3000\text{ mm}) sahiptir. Akdeniz iklimi kış cephe yağışlarıyla orta derecede (6001000 mm600 - 1000\text{ mm}) yağış alırken, Tundra iklimi düşük sıcaklıklar ve yüksek basınç nedeniyle çok az (150250 mm150 - 250\text{ mm}) yağış alır. Bu nedenle doğru sıralama Muson, Akdeniz ve Tundra şeklinde olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
İklim tiplerinin yıllık yağış miktarlarını belirleyin.
Muson İklimi için 15003000 mm1500 - 3000\text{ mm}, Akdeniz İklimi için 6001000 mm600 - 1000\text{ mm} ve Tundra İklimi için 150250 mm150 - 250\text{ mm} aralıkları tespit edilir.
Sıralamayı doğru yapabilmek için her iklim tipinin ortalama yıllık yağış aralıkları bilinmelidir.
2
Yıllık yağış miktarlarını birbiriyle karşılaştırın.
Muson İklimi > Akdeniz İklimi > Tundra İklimi ilişkisi bulunur.
En fazla yağış alan Muson iklimidir. Tundra iklimi ise düşük sıcaklık ve yüksek basınç nedeniyle en az yağış alan seçenektir.
3
Soru kökünün yönergesine uygun sıralamayı oluşturun.
Muson İklimi - Akdeniz İklimi - Tundra İklimi sıralaması elde edilir.
Soruda yağış miktarının en fazla olandan en az olana doğru sıralanması istenmiştir.

Anahtar Kavram

Büyük iklim tiplerinin yıllık yağış miktarları
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 59Soru

Türkiye’de sıcaklıkların dağılışı üzerinde mutlak konum (enlem) ve göreceli konum (yükselti, denizellik-karasall��k, karasal kütlelerin etkisi vb.) faktörleri birlikte rol oynar.

Antalya ve Şanlıurfa yaklaşık olarak aynı enlemlerde yer almalarına karşın;

I. Şanlıurfa’da yaz sıcaklık ortalamasının Antalya’dan daha yüksek olması,
II. Antalya’da kış sıcaklık ortalamasının Şanlıurfa’dan daha yüksek olması,
III. Her iki ilde de güneyden esen rüzgarların sıcaklığı artırıcı etki yapması

durumlarından hangileri göreceli (özel) konum özelliklerinin sıcaklık üzerindeki etkisine örnek gösterilebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I ve II

Cevap

I ve II nolu öncüller göreceli konuma örnek gösterilir.
Antalya ve Şanlıurfa yaklaşık aynı enlemdedir. Buna rağmen yazın Şanlıurfa'nın karasallık ve güneyden gelen sıcak rüzgarların etkisiyle Antalya'dan daha sıcak olması ile kışın Antalya'nın denizellik/nemlilik etkisiyle Şanlıurfa'dan daha ılık olması göreceli konum özelliklerinin sonucudur. Dolayısıyla 'I ve II' ifadelerini barındıran seçenek doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Öncülleri mutlak ve göreceli konum etkileri bakımından analiz etmek.
I. öncüldeki sıcaklık farkı karasallık (göreceli konum), II. öncüldeki kış sıcaklığı farkı denizellik (göreceli konum) ile ilgilidir. III. öncüldeki güneyden esen rüzgarların sıcaklığı artırması ise Türkiye'nin Kuzey Yarım Küre'de yer almasının (mutlak konum) bir sonucudur.
Aynı enlem üzerindeki merkezlerde enlem etkisinin sıcaklığa olan doğrudan katkısı devre dışı kaldığı için sıcaklık farkları göreceli konuma dayandırılır.
2
Göreceli konum etkisiyle oluşan durumları gruplandırıp doğru seçeneği belirlemek.
I ve II nolu durumlar göreceli konuma örnek oluştururken, III nolu durum mutlak konuma örnek oluşturur.
Soru kökünde yalnızca göreceli konumun etkisine örnek olan durumlar istendiği için doğru öncüller birleştirilir.

Anahtar Kavram

Türkiye'de Sıcaklık Dağılışında Mutlak ve Göreceli Konumun Etkileri
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 60Soru

Türkiye'de kış mevsiminde sıcaklıkların dağılışı üzerinde denizellik, karasallık ve yükselti gibi göreceli konum özellikleri belirleyici bir rol oynar. Bu durum, bazı şehirler arasındaki kış sıcaklığı ilişkisinin enlem-sıcaklık ili��kisiyle çelişmesine (enleme ters düşmesine) neden olur.

Buna göre, aşağıdaki durumların hangisinde ortaya çıkan kış mevsimi sıcaklık ilişkisi enlem etkisiyle çelişir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Trabzon'un Ocak ayı sıcaklık ortalamasının Sivas'tan yüksek olması

Cevap

Trabzon'un Ocak ayı sıcaklık ortalamasının Sivas'tan yüksek olması
Trabzon'un Ocak ayı sıcaklık ortalamasının Sivas'tan yüksek olması enlem-sıcaklık ilişkisine ters düşer. Normal şartlarda güneyden kuzeye gidildikçe enlem etkisine bağlı olarak sıcaklığın düşmesi gerekirken, daha kuzeyde bulunan Trabzon'un kışın daha güneydeki Sivas'tan sıcak olması göreceli konum (denizellik ve alçak olması) ile açıklanır ve enlemle çelişir.

Adım Adım Çözüm

1
Şehirlerin enlem konumlarını karşılaştırın.
Trabzon yaklaşık 41K41^\circ\text{K} enleminde, Sivas ise yaklaşık 3945K39^\circ 45'\text{K} enleminde yer alır. Trabzon daha kuzeydedir.
Enlem etkisine göre daha kuzeyde yer alan Trabzon'un kış sıcaklıklarının Sivas'tan daha düşük olması beklenir.
2
Şehirlerin kış sıcaklığı değerlerini ve aralarındaki ilişkiyi inceleyin.
Trabzon'un Ocak ayı ortalaması (7C7^\circ\text{C} civarı), Sivas'tan (3C-3^\circ\text{C} civarı) daha yüksektir. Yani daha kuzeydeki Trabzon, daha güneydeki Sivas'tan daha sıcaktır.
Bu durum, normal enlem-sıcaklık ilişkisine (güneyden kuzeye sıcaklığın azalması beklentisine) ters düşmektedir.
3
Enleme ters düşen bu durumun nedenini belirleyin.
Göreceli konum faktörleri (Trabzon'un deniz kıyısında yer alması ve yükseltisinin az olması; Sivas'ın ise karasal ve yüksek olması) enlem etkisini baskılamıştır.
Bu durum enlem etkisiyle çelişen bir sıcaklık dağılışını kanıtlar.

Anahtar Kavram

Enlem ve göreceli konumun (denizellik, yükselti) sıcaklık üzerindeki etkileri
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 3