Paragrafta Anlam

1306 soru

Soru 641Soru

Sanatın doğayı taklit ettiği yönündeki klasik kuramın günümüzde geçerliliğini yitirdiğini savunanların tezine karşı çıkan aşağıdaki parçanın anlatımında tartışmacı anlatım biçimi ağır basmaktadır:

"Sanatın doğayı taklit ettiği yönündeki klasik kuram, modern çağın soyut arayışlarıyla birlikte geçerliliğini bütünüyle yitirmiş gibi görünmektedir. Birçok sanat eleştirmeni, günümüz sanatçısının artık dış dünyaya sırtını döndüğünü ve yalnızca kendi içsel dehlizlerinde kaybolduğunu iddia eder. Oysa en radikal soyutlama bile dış dünyanın formlarından, ışığından ve deviniminden beslenmek zorundadır. Bir ressam tuvaline sadece kendi zihnindekileri aktardığını iddia etse de o zihni şekillendiren, yine dış dünyadaki somut algıların ta kendisidir. Dolayısıyla modern sanatın doğadan tamamen koptuğunu savunmak, insan bilincinin dış dünyayla olan kaçınılmaz bağını göz ardı etmektir. Sanatçı doğayı aynen kopyalamaz, onu kendi algı süzgecinden geçirerek yeniden üretir."

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Verilen parçada yazar yerleşik bir görüşe karşı çıkarak kendi fikrini savunduğu için tartışmacı anlatım biçimi ağır basmaktadır, bu nedenle ifade doğrudur.
Parçada yazar yerleşik bir görüşe karşı çıkarak kendi savını kabul ettirmeye çalışmıştır. Bu durum, okuyucunun kanısını değiştirmeyi amaçlayan tartışmacı anlatım biçimine tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin genelinde savunulan bir düşünce veya karşı çıkılan bir görüş olup olmadığını belirlemek.
Yazarın, modern sanatçıların dış dünyaya sırtını döndüğünü iddia eden eleştirmenlere karşı çıktığı ve kendi tezini temellendirdiği belirlenmiştir.
Tartışmacı anlatımın en belirleyici yönü, yerleşik bir kanıyı değiştirmeyi hedeflemesi ve fikirlerin çarpışmasına dayanmasıdır.
2
Bulunan özellikleri tartışmacı anlatım biçiminin nitelikleriyle karşılaştırıp doğrulamak.
Metindeki eleştirel yaklaşım, tez-antitez yapısı ve ikna etme çabası tartışmacı anlatım biçiminin kullanıldığını doğrular.
Tartışmada amaç okuyucunun fikrini değiştirmek olduğundan, yazarın kendi düşüncelerini destekleyen kanıtlar sunması bu yöntemin kullanıldığını gösterir.

Anahtar Kavram

Tartışmacı Anlatım Biçimi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 642Soru

(I) Ebru, Türk süsleme sanatlarının en özgün olanlarından biri olup suyun üzerine serpilen toprak boyaların kâğıda aktarılmasıyla gerçekleştirilir. (II) Yüzyıllar boyunca özellikle yazma eserlerin ciltlenmesinde ve korunmasında estetik bir malzeme olarak kullanılmıştır. (III) Tarihî kaynaklar bu sanatın kökeninin Orta Asya'ya dayandığını ve zamanla Anadolu coğrafyasında olgunlaştığını göstermektedir. (IV) Ebru yapımında boyaların suyun yüzeyinde açılmasını ve birbirine karışmamasını sağlamak için öd asıl belirleyici maddedir. (V) Sığırın safra kesesinden elde edilen bu sıvı, suyun yüzey gerilimini düşürerek boyanın kitreli su üstünde yayılmasına olanak tanır. (VI) Aynı zamanda boyaların dibe çökmesini önler ve renklerin kâğıda sabitlenmesinde önemli bir rol oynar.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf numaralanmış cümlelerin hangisiyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV; IV.; 4; dördüncü; 4.

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümleyle başlar.
Paragrafta I, II ve III numaralı cümlelerde ebru sanatının tanımı, tarihî gelişimi ve kitap sanatlarındaki yeri üzerinde durulurken IV numaralı cümleden itibaren ebru yapımında kullanılan teknik bir malzeme olan ödün işlevleri anlatılmaya başlanmıştır. Bu nedenle konu yön değiştirmiş ve yeni bir paragrafın başlangıcı IV numaralı cümle olmuştur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleyin.
İlk üç cümlede ebru sanatının genel tanımı, tarihî gelişimi ve kitap sanatlarındaki yeri anlatılmaktadır. Sonraki üç cümlede ise ebru yapımında kullanılan öd maddesi ve bu maddenin fiziksel/kimyasal işlevleri üzerinde durulmaktadır.
Paragrafı ikiye bölmek için konunun yön değiştirdiği veya yeni bir alt konunun ele alınmaya başlandığı ilk cümleyi saptamak gerekir.
2
Konunun değiştiği ve yeni bir giriş cümlesi olabilecek ilk cümleyi tespit edin.
IV numaralı cümlede, ebru sanatının genel geçmişinden ebru yapımında kullanılan teknik bir malzeme olan ödün işlevine geçiş yapılmıştır. Bu cümle kendisinden önceki cümlelerle doğrudan anlamsal bağlayıcı ögeler içermediğinden yeni bir paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur.
Yeni bir paragraf, kendinden bağımsız bir giriş cümlesi yapısına sahip olmalı ve yeni bir düşünce birimini başlatmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafı iki paragrafa bölme sorularında, yazarın konuyu ele alış biçimindeki değişikliğin gerçekleştiği ve yeni bir giriş cümlesi niteliği taşıyan bağımsız cümlenin bulunması gerekir.
Soru 643Soru

Edebiyat, insanı ve dünyayı kelimeler aracılığıyla yeniden inşa etme sanatıdır. Bu sanat dalı, tarih boyunca toplumsal değişimlerden beslenmiş ve aynı zamanda bu değişimlere yön vermiştir. Diğer sanat dallar��ndan farklı olarak, edebiyatın ham maddesi doğrudan dildir ve dilin sunduğu sınırsız olanaklarla şekillenir. Bir ressamın tuvali ya da bir müzisyenin notaları neyse, bir yazarın da sözcükleri odur; her sanatçı kendi malzemesiyle gerçeği estetik bir boyuta taşır. Ancak yazarın kelimelerle kurduğu bağ, diğer sanatçılardan çok daha karmaşık bir zihinsel süreci gerektirir. Çünkü dil, sadece bir aktarım aracı değil, aynı zamanda insanın düşünce dünyasını sınırlayan veya genişleten canlı bir yapıdır. Bu yönüyle edebiyat, okuyucunun zihninde yeni dünyalar kurarak insanın kendisini ve çevresini anlama çabasına rehberlik eder.

Buna göre, yukarıdaki metinde düşünceyi geliştirme yollarından 'tanımlama' yöntemine başvurulduğu yargısı doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Yukarıdaki metinde düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama yöntemine başvurulduğu yargısı doğrudur.
Metinde 'Edebiyat, insanı ve dünyayı kelimeler aracılığıyla yeniden inşa etme sanatıdır.' denilerek edebiyatın tanımı yapılmıştır. Bu yüzden tanımlama yöntemine başvurulduğu ifadesi doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk cümlesini inceleyin.
'Edebiyat, insanı ve dünyayı kelimeler aracılığıyla yeniden inşa etme sanatıdır.' cümlesine ulaşılır.
Tanımlama cümleleri genellikle metinlerin giriş bölümünde yer alır.
2
İlk cümleye 'Edebiyat nedir?' sorusunu yöneltin.
'İnsanı ve dünyayı kelimeler aracılığıyla yeniden inşa etme sanatıdır.' cevabı alınır.
Bir kavramın tanımını bulmak için o kavramla ilgili 'nedir' sorusu sorulmalıdır.
3
Elde edilen cevabın tanımlama işlevi taşıyıp taşımadığını değerlendirin.
Cümlenin 'edebiyat' kavramının ne olduğunu eksiksiz açıkladığı ve tanımlama yöntemiyle düşünceyi geliştirdiği belirlenir.
Tanımlama, bir kavramın belirgin özelliklerini ortaya koyarak onu açıklamaktır.

Anahtar Kavram

Düşünceyi Geliştirme Yollarından Tanımlama
Tahmini Süre:45s
Soru 644Soru

Zamanı, akıp giden bir nehir gibi doğrusal ve durdurulamaz bir süreç olarak kabul etmek, modern insanın en büyük yanılgılarından biridir. Oysa zaman, saat kadranındaki ritmik tıkırtılardan ibaret nesnel bir olgu değildir. Biyolojik saatimizden psikolojik durumumuza kadar pek çok değişken onun hızını ve yönünü tayin eder. Örneğin heyecanla beklenen bir buluşmanın öncesindeki dakikalar adeta bir asır gibi uzarken yoğun bir üretkenlik anında saatler göz açıp kapayıncaya kadar eriyip gider. Einstein’ın da belirttiği gibi, "Zaman, tamamen algılayanın konumuna ve hızına bağlı olan göreli bir kavramdır." Dolayısıyla zamanı sabit bir cetvelle ölçmeye çalışmak, rüzgârı avuçlarımızda tutmak istemekten farksızdır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okurda bir olay içinde yaşama izlenimi uyandırmak amacıyla olaylar devinimsel bir akışla aktarılmıştır.

Cevap

Okurda bir olay içinde yaşama izlenimi uyandırmak amacıyla olaylar devinimsel bir akışla aktarılmıştır.
Metinde zaman algısının öznelliği ve göreliliği felsefi/bilimsel bir bakışla açıklanmış; bu sırada tartışma, tanık gösterme, benzetme ve karşılaştırmadan yararlanılmıştır. Parçada bir olay akışı, karakterler veya kurgusal bir devinim (öyküleme) yer almadığından, okurda bir olay içinde yaşama izlenimi uyandırılmaya çalışıldığı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ana anlatım biçimini ve yazarın amacını belirlemek
Yazarın 'zamanın doğrusal ve nesnel olduğu' yaygın inancını çürütmeye çalışıp zamanın göreli olduğunu savunduğu görülür. Bu durum metinde tartışmacı anlatımın kullanıldığını gösterir.
Bir düşünceyi savunup karşıt görüşü çürütme çabası tartışmacı anlatımın temel özelliğidir.
2
Metindeki yardımcı anlatım ögelerini ve düşünceyi geliştirme yollarını analiz etmek
Zamanın 'akıp giden bir nehir' olarak tasvir edilmesi benzetme ve somutlama; heyecanlı bekleyiş ile yoğun çalışma anlarının kıyaslanması karşılaştırma; Einstein'ın görüşünün aktarılması ise tanık gösterme olarak saptanır.
Düşünceyi geliştirme yolları, savunulan ana düşünceyi desteklemek amacıyla metne dahil edilir.
3
Seçenekleri metinle karşılaştırarak söylenemeyecek olanı belirlemek
Metinde kişi, yer, zaman ögelerine dayalı bir olay akışı (devinim) bulunmadığı için olay içinde yaşatma izlenimini hedefleyen öyküleyici anlatımın bulunmadığı anlaşılır.
Metin düşünce ağırlıklı bir yapıya sahip olup kurgusal bir olay zinciri barındırmamaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 645Soru

Aşağıdaki paragrafta Anadolu dokuma kültürünün önemli bir parçası olan heybeler anlatılmaktadır:

(I) Anadolu coğrafyasının köklü dokuma kültürünün en özgün ögelerinden biri olan heybeler, geçmiş dönemlerde yalnızca eşya taşımak amacıyla kullanılan sıradan araçlar olmanın ötesinde, dokuyucusunun iç dünyasını yansıtan kıymetli birer sanat eseri kabul edilirdi. (II) Genellikle kırsal bölgelerde keçi kılı ya da koyun yününden el tezgahlarında emekle dokunan bu torbalar, hammaddesinin doğal yapısı sayesinde dış etkenlere karşı olağanüstü bir dayanıklılık gösterir ve uzun yıllar yıpranmadan kullanılırdı. (III) Heybelerin üzerindeki renkli geometrik motiflerin her biri; dokuyan kişinin hayallerini, kederlerini veya aile içindeki toplumsal konumunu sessizce dışa vuran simgesel bir iletişim dili işlevi görürdü.

Buna göre, paragrafta numaralanmış cümleleri, bu cümlelerden çıkarılabilecek yardımcı düşüncelerle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

I. Cümle
II. Cümle
III. Cümle

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

I. Cümle - Heybelerin pratik kullanım amaçlarının ötesinde, üretenin duygularını aktaran sanatsal bir boyut taşıdığı; II. Cümle - Heybelerin yapımında kullanılan doğal malzemelerin ürünlerin kullanım ömrünü uzattığı; III. Cümle - Heybelerdeki motiflerin dokuyucunun duygu dünyasını ve toplumsal statüsünü yansıtan bir araç olduğu eşleşmesi doğrudur.
I. cümlede heybelerin salt taşıma aracı olmanın ötesinde sanatsal/duygusal yönü vurgulanmış; II. cümlede doğal malzemelerin (yün ve kıl) kullanımıyla sağlanan dayanıklılık ve uzun ömürlülük belirtilmiş; III. cümlede ise motiflerin dokuyucunun iç dünyasını ve toplumsal yerini gösteren bir dil olduğu ifade edilmiştir. Bu doğrultuda yapılan eşleştirmeler tamamen doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki I. cümlede yer alan 'yalnızca eşya taşımak amacıyla kullanılan sıradan araçlar olmanın ötesinde' ve 'dokuyucusunun iç dünyasını yansıtan kıymetli birer sanat eseri' ifadeleri incelenir.
I. cümlenin, heybelerin pratik işlevleri dışındaki sanatsal değerini ve duygu yansıtma özelliğini vurguladığı tespit edilir.
Bu tespit, cümlenin 'heybelerin pratik kullanım amaçlarının ötesinde duyguları aktaran sanatsal bir boyut taşıdığı' düşüncesiyle eşleşmesini sağlar.
2
Paragraftaki II. cümlede yer alan 'keçi kılı ya da koyun yününden el tezgahlarında emekle dokunan bu torbalar, hammaddesinin doğal yapısı sayesinde... uzun yıllar yıpranmadan kullanılırdı' ifadeleri incelenir.
II. cümlenin, yapımda kullanılan doğal malzemeler ile ürünlerin dayanıklılığı (uzun ömürlülüğü) arasındaki bağı kurduğu tespit edilir.
Bu tespit, cümlenin 'heybelerin yapımında kullanılan doğal malzemelerin ürünlerin kullanım ömrünü uzattığı' düşüncesiyle eşleşmesini sağlar.
3
Paragraftaki III. cümlede yer alan 'motiflerin her biri; dokuyan kişinin hayallerini, kederlerini veya aile içindeki toplumsal konumunu sessizce dışa vuran simgesel bir iletişim dili' ifadesi incelenir.
III. cümlenin, dokuma desenlerinin duygu dünyası ve sosyal statüyü aktaran birer simge olduğunu belirttiği tespit edilir.
Bu tespit, cümlenin 'motiflerin dokuyucunun duygu dünyasını ve toplumsal statüsünü yansıtan bir araç olduğu' düşüncesiyle eşleşmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünceler
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 646Soru

(I) İnsanoğlunun yery��zünü anlama, yön bulma ve egemenlik kurma çabasının bir ürünü olan haritacılık, insanlık tarihi kadar eski bir geçmişe sahiptir. (II) İlk dönemlerde av sahalarını, su kaynaklarını veya kutsal mekânları göstermek amacıyla kaya üzerlerine yapılan basit çizimler, zamanla ticaret ve denizcilik faaliyetlerinin gelişmesiyle daha sistematik bir kimlik kazanmıştır. (III) Coğrafi bilgiyi görselleştirerek aktaran bu belgeler, yalnızca yolları ve sınırları gösteren teknik çizimler değil; aynı zamanda yapıldıkları dönemin güç ilişkilerini, inançlarını ve dünya algısını yansıtan kültürel metinlerdir. (IV) Günümüzde ise coğrafi bilgi sistemleri ve uydu teknolojilerinin sunduğu imkânlar sayesinde yeryüzünün en ücra köşeleri dahi milimetrik bir hassasiyetle haritalandırılabilmektedir. (V) Nitekim tarihî haritalar incelendiğinde, haritayı çizen toplumun kendisini dünyanın merkezine yerleştirme eğiliminde olduğu ve öteki kültürleri sın��rların dışına ittiği açıkça görülür.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV), paragraftaki tarihsel ve kültürel haritacılık odağından saparak günümüzün modern teknolojisine değindiği için düşüncenin akışını bozmaktadır.
Dördüncü cümlede modern haritacılık teknolojilerinden (uydu teknolojileri ve coğrafi bilgi sistemleri) söz edilerek konunun yönü değiştirilmiştir. Paragrafın genelinde haritaların tarihsel süreçteki kültürel, ideolojik ve toplumsal algıyı yansıtan yönü üzerinde durulmaktadır. Beşinci cümledeki 'Nitekim tarihî haritalar incelendiğinde...' ifadesi, üçüncü cümledeki haritaların kültürel metinler olduğu ve yapıldıkları dönemin dünya algısını yansıttığı düşüncesini destekler niteliktedir. Araya giren dördüncü cümle, bu iki düşünce arasındaki anlamsal bağı kopararak akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirlemek.
Paragrafın, haritaların tarihsel süreçteki gelişimini ve özellikle de yapıldıkları dönemlerin kültürel, ideolojik ve dünya algılarını yansıtan birer kültürel metin olduğunu anlattığı tespit edilmiştir.
Akışı bozan cümleyi bulabilmek için öncelikle metnin neyden bahsettiğini netleştirmek gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal köprüleri incelemek.
Üçüncü cümlede haritaların kültürel metinler ve dünya algısı yansıtıcısı olduğu belirtilmiştir. Beşinci cümlede 'Nitekim' ifadesiyle bu iddia desteklenmiş ve tarihî haritalardan örnek verilmiştir. Bu iki cümle arasında güçlü bir bağ vardır.
Birbiri ardına gelen cümlelerin birbirini destekleyip desteklemediğini kontrol etmek, araya sızmış yabancı bir düşünceyi ortaya çıkarır.
3
Anlamsal bağı koparan ve farklı bir konuya/boyuta değinen cümleyi belirlemek.
Dördüncü cümlenin, tarihî ve kültürel bağlamdan tamamen uzaklaşarak günümüzün uydu ve CBS teknolojilerinden bahsettiği görülmüştür. Bu durum, üçüncü cümle ile beşinci cümle arasına girerek akışı bozmuştur.
Konunun genel gidişatından sapan ve başka bir konunun detayına giren cümle düşüncenin akışını bozan cümledir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, cümlelerin anlamca birbirine nasıl bağlandığına bakılır. Bir cümle, kendinden önceki ve sonraki cümlelerden farklı bir konuya veya aynı konunun çok farklı bir yönüne değiniyorsa akışı bozuyor demektir.
Soru 647Soru

(I) Biyoışıldama, bazı canlı organizmaların kendi vücutlarında ürettikleri kimyasal maddeler aracılığıyla ışık yayması olayıdır. (II) Derin denizlerde yaşayan pek çok canlı, güneş ışığının ulaşamadığı karanlık ortamlarda bu yetenek sayesinde hayatta kalır. (III) Canlının bünyesinde gerçekle��en bu ışıma reaksiyonu, lüsiferin adı verilen bir pigmentin lüsiferaz enzimiyle etkileşime girmesi sonucu oluşur. (IV) Mühendisler ve bilim insanları, bu yüksek verimli dönüşüm mekanizmasından ilham alarak yeni aydınlatma teknolojileri geliştirmeye çalışmaktadır. (V) Böylelikle doğadaki bu mikro mühendislik harikası, geleceğin enerji tasarruflu binalarında çevre dostu birer ��şık kaynağına dönüşebilir.

Bu parçanın anlam bütünlüğünün sağlanması için "Bu özelleşmiş enzim, kimyasal enerjiyi neredeyse sıfır ısı kaybıyla ışık enerjisine dönüştürerek canlının soğuk ışık yaymasını sağlar." cümlesi numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

III. cümleden sonra
Verilen cümledeki 'Bu özelleşmiş enzim' ifadesi, kendisinden önce geçen 'lüsiferaz enzimi'ne (III. cümle) atıfta bulunmaktadır. Aynı zamanda verilen cümledeki 'kimyasal enerjiyi neredeyse sıfır ısı kaybıyla ışık enerjisine dönüştürerek' açıklaması, bir sonraki cümlede (IV. cümle) geçen 'bu yüksek verimli dönüşüm mekanizması' ifadesinin temelini oluşturur. Bu iki yönlü bağlantı nedeniyle cümle, üçüncü cümleden hemen sonra getirilmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki her cümlenin ana konusunu ve dil bilgisel bağlayıcı ögelerini (zamirler, bağlaçlar, işaret sıfatları) belirleyin.
I. cümlede biyoışıldamanın tanımı yapılmış, II. cümlede bu özelliğin deniz canlıları için önemi vurgulanmış, III. cümlede ışımanın kimyasal arka planı (lüsiferin ve lüsiferaz enzimi) açıklanmış, IV. cümlede ise mühendislerin bu dönüşüm mekanizmasından ilham aldığı belirtilmiştir.
Paragrafın mantıksal akışını ve cümleler arasındaki anlamsal köprüleri kurabilmek için temel yönelimleri saptamak gerekir.
2
Yerleştirilecek cümlede yer alan ipuçlarını analiz edin.
'Bu özelleşmiş enzim...' ifadesi, kendisinden önce lüsiferaz gibi spesifik bir enzimin adının geçmesini gerektirir. '...kimyasal enerjiyi neredeyse sıfır ısı kaybıyla ışık enerjisine dönüştürerek...' ifadesi ise bir dönüşüm mekanizmasını açıklar.
Yerleştirilecek cümlenin hem bir önceki cümleye (referans zamiri ile) hem de bir sonraki cümleye (anlam ortaklığı ile) bağlanma noktalarını bulmak gerekir.
3
İpuçlarını paragraftaki boşluklarla eşleştirerek doğru konumu belirleyin.
Yerleştirilecek cümledeki 'Bu özelleşmiş enzim' ifadesi III. cümledeki 'lüsiferaz enzimi' ile bağlanır. IV. cümledeki 'bu yüksek verimli dönüşüm mekanizması' ifadesi ise yerleştirilecek cümledeki enerji dönüşümü açıklamasına bağlanır. Dolayısıyla cümle III. cümleden sonra gelmelidir.
Dil bilgisel ve anlamsal tutarlılığı en yüksek olan yerleşimi netleştirmek için iki yönlü bağlantıyı doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğünü sağlama ve cümle yerleştirme
Soru 648Soru

Gazeteci:
(I) ----
Deniz Biyoloğu:
— Okyanusların derinlikleri, güneş ışığının hiç ulaşmad��ğı ve aşırı basınç altındaki bölgelerdir. Eskiden bu karanlık sularda yaşamın barınamayacağı düşünülürdü. Ancak son araştırmalar, hidrotermal bacaların çevresinde kemosentez yaparak enerji üreten bakterilerin varlığını ve bu bakterilerle ortak yaşam geliştiren dev tüp solucanları, kör karidesler gibi benzersiz canlı topluluklarını ortaya çıkardı. Yani fotosenteze bağımlı olmayan, tamamen farklı bir ekosistem orada hayat buluyor.

Gazeteci:
(II) ----
Deniz Biyoloğu:
— Aslında en büyük zorluk, bu canlıların çok dar bir basınç ve sıcaklık aralığında yaşamaya adapte olmuş olmaları. Onları yüzeye çıkardığınız anda basınç farkı nedeniyle hücre yapıları bozuluyor ve saniyeler içinde ölüyorlar. Bu yüzden laboratuvar ortamında incelemek neredeyse imkansız. Araştırmaları ancak yüksek basınca dayanıklı özel robotik cihazlar ve kameralar aracılığıyla, doğal ortamlarında yapabiliyoruz; bu da hem yüksek maliyet hem de ileri teknolojik donanım gerektiriyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Okyanusların karanlık bölgelerinde, güneş ışığı olmadan bir yaşam döngüsünün kurulması mümkün müdür?
II. Derin deniz organizmaları üzerinde laboratuvar ortamında araştırma yapmanın önündeki temel engeller nelerdir?

Cevap

Diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla 'Okyanusların karanlık bölgelerinde, güneş ışığı olmadan bir yaşam döngüsünün kurulması mümkün müdür?' ve 'Derin deniz organizmaları üzerinde laboratuvar ortamında araştırma yapmanın önündeki temel engeller nelerdir?' soruları getirilmelidir.
Doğru yanıt olan seçenekteki sorular, diyalogdaki boşluklarla tam bir bağlamsal ve anlamsal uyum içindedir. İlk soru, güneş ışığının ulaşmadığı derin denizlerde yaşam döngüsünün mümkün olup olmadığını sorgularken, biyoloğun cevabı kemosentez sayesinde fotosenteze bağımlı olmayan bir ekosistemin varlığını kanıtlayarak bu soruyu yanıtlar. İkinci soru ise laboratuvar araştırmalarının önündeki engelleri sorar; biyoloğun yanıtı da yüksek basınç farkı nedeniyle canlıların yüzeye çıkarıldığında ölmesini ve bu yüzden laboratuvar ortamında incelenmelerinin imkansız olduğunu açıklayarak bu soruya tam bir karşılık oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragrafı analiz ederek konuşmacının neye cevap verdiğini belirleme.
Konuşmacı, okyanusun güneş ışığı almayan derinliklerinde fotosenteze bağımlı olmayan, kemosenteze dayalı tamamen farklı bir ekosistem ve canlı topluluklarının (bakteriler, dev tüp solucanları vb.) hayat bulduğunu açıklamaktadır. Bu durum, güneş ışığı olmadan da bir yaşam döngüsünün kurulup kurulamayacağı sorusuna doğrudan bir yanıttır.
Paragrafın ana fikri ve anahtar kavramları (güneş ışığının ulaşmadığı bölgeler, fotosenteze bağımlı olmayan ekosistem) ile soru arasındaki bağlam ilişkisini kurmak.
2
İkinci paragrafı analiz ederek konuşmacının değindiği temel zorluğu tespit etme.
Konuşmacı, bu canlıların dar bir basınç aralığına uyum sağladığını, yüzeye çıkarıldıklarında öldüklerini, bu yüzden laboratuvar ortamında incelenmelerinin imkansız olduğunu ve araştırmaların sadece doğal ortamlarında özel/maliyetli robotlarla yapılabildiğini belirtmektedir. Bu açıklama, laboratuvar ortamında araştırma yapmanın önündeki engelleri ve zorlukları açıklamaktadır.
İkinci paragraftaki anahtar kelimeleri (laboratuvar ortamında incelemek imkansız, basınç farkı nedeniyle hücre yapıları bozuluyor) seçeneklerdeki sorularla eşleştirmek.
3
Doğru seçeneği belirleme ve çeldiricileri eleme.
İlk soru için ışık almayan ortamda yaşam döngüsünün olasılığını sorgulayan, ikinci soru için ise laboratuvar araştırmalarının önündeki engelleri (fizyolojik hassasiyetler/ölüm ve basınç farkı) sorgulayan ifadeleri içeren seçeneğin doğru olduğu belirlenmiştir. Diğer seçeneklerdeki sorular metinde değinilmeyen 'evrimsel temeller, maliyet azaltma yöntemleri, çevreye verilen zararlar veya biyolojik tartışmalar' gibi ilgisiz konuları içerdiği için elenmiştir.
Metnin anlam bütünlüğüne ve konuşmacının üslubuna tam uyum sağlayan tek bir seçeneğin bulunduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama
Soru 649Soru

Sanatçı, yüzyıllar boyunca doğayı taklit eden ya da onu kendi potasında eritip yeniden biçimlendiren yegâne özne olarak kabul edilmiştir. (I) Ancak günümüzde yapay zekânın karmaşık algoritmalarla ürettiği görsel ve işitsel yapıtlar, bu kabulü derinden sarsmaktadır. (II) Zira insan elinden çıkmamış bu eserler, 'yaratıcılık' kavramının sınırlarını yeniden çizmemizi zorunlu kılmaktadır. (III) Bu belirsizlik, felsefi bir tartışmayı da beraberinde getirmekte ve makinelerin gerçekten 'sanat' yapıp yapamayacağı sorusunu gündeme taşımaktadır. (IV) Söz konusu tartışmaların odağında ise estetik hazzın kaynağının kim ya da ne olduğu sorusu yatmaktadır. (V)

Bu parçada anlam bütünlüğünün sağlanması için numaralanmış yerlerden hangisine 'İşte bu noktada devreye giren özgünlük tartışması, yapay zekâ kodlarının arkasındaki yazılımcı ile onu yönlendiren kullanıcının rolünü sorgulatmaktadır.' cümlesi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Parçada anlam bütünlüğünün sağlanması için verilen cümle III numaralı yere getirilmelidir.
Verilen cümle III numaralı yere yerleştirilmelidir. Çünkü kendinden önceki cümlede yapay zekânın 'yaratıcılık kavramının sınırlarını çizmemizi zorunlu kıldığı' söylenerek bir tartışma noktası yaratılmış, yerleştirilen cümleyle bu durum 'yazılımcı ile kullanıcının rolünün sorgulanması' şeklinde detaylandırılmıştır. Hemen ardından gelen cümlede ise bu rol karmaşası 'Bu belirsizlik' ifadesiyle karşılanarak felsefi tartışmaya bağlanmıştır. Bu durum tam bir anlamsal bütünlük kurar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçaya eklenmek istenen cümlenin içeriğini ve ipuçlarını analiz etmek.
Eklenmek istenen cümlede geçen 'İşte bu noktada' ifadesi bir önceki cümlenin sonucuna, 'özgünlük tartışması' ve 'yazılımcı ile kullanıcının rolü' ifadeleri ise bir belirsizliğe veya sınır tartışmasına işaret etmektedir.
Cümleler arasındaki köprüleri ve dil bilgisel/anlamsal ipuçlarını belirlemek doğru yerleşimi bulmanın ilk adımıdır.
2
Parçadaki cümlelerin birbiriyle olan anlamsal bağını ve boşlukların çevresini incelemek.
III numaralı boşluktan önceki cümlede yapay zekâ eserlerinin 'yaratıcılık sınırlarını zorladığı' belirtilmiş, boşluktan sonraki cümlede ise 'Bu belirsizlik...' ifadesi kullanılmıştır.
Boşluktan sonra gelen işaret sıfatlarının ('bu belirsizlik' gibi) hangi durumu nitelediğini bulmak gerekir.
3
Eklenmek istenen cümleyi III numaralı boşluğa yerleştirerek anlam akışını kontrol etmek.
Yaratıcılık sınırlarının sorgulanmasından hemen sonra 'özgünlük ve yazılımcı-kullanıcı rolü' tartışmasının getirilmesi ve ardından bu durumun 'Bu belirsizlik' olarak nitelenerek felsefi tartışmalara bağlanması kusursuz bir akış sağlamaktadır.
Yerleşimin doğruluğu, parçanın bütününde dil ve düşünce yönünden tutarlılık sağlanmasıyla kanıtlanır.

Anahtar Kavram

Parçanın anlam akışını sağlayan anahtar kelimeler ve zamirler/işaret sıfatları üzerinden cümle yerleştirme.
Soru 650Soru

(I) Edebiyat sosyolojisi, edebi eserlerin sadece estetik birer nesne olmadığını, üretildikleri dönemin toplumsal koşullarını da yansıttığını ileri sürer. (II) Bu disiplin; yazarın sınıfı, okur kitlesinin beklentileri ve yayıncılık piyasası gibi dışsal faktörlerin edebi yaratım üzerindeki etkisini inceler. (III) Roman veya şiir okurken kurduğumuz bireysel bağ, bizi eserin estetik evrenine çeken en güçlü unsurdur. (IV) Böylece bir metnin çözümlenmesinde, yazarın bireysel dehasından ziyade o dehanın içinde şekillendiği toplumsal zemin ön plana çıkarılır. (V) Dolayısıyla edebiyat sosyolojisi alanında çalışan araştırmacılar, edebi türlerin doğuşunu ve değişimini toplumsal dönüşümlerle ilişkilendirerek ele alırlar.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle (III)
Üçüncü cümle (III), parçanın genelinde ele alınan edebiyat sosyolojisinin odak noktası olan 'eserin toplumsal bağlamı' düşüncesinden uzaklaşarak 'okurun esere duyduğu bireysel ve estetik ilgiye' odaklanmaktadır. Diğer tüm cümleler edebiyat sosyolojisinin toplumsal zemin üzerindeki rolünü açıklarken, bu cümle konunun sınırları dışına çıkarak akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümleler tek tek okunarak konunun ne olduğu ve nasıl geliştirildiği belirlenir.
Paragrafın genelinde edebiyat sosyolojisinin edebi eserleri toplumsal zeminle ilişkilendirerek incelemesi konusu ele alınmaktadır.
Parçanın ana fikrini ve gidişatını anlamak akışı bozan cümleyi tespit etmek için gereklidir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantılar (bağlaçlar, zamirler, ortak anahtar kelimeler) incelenir.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamlayan, edebiyat sosyolojisini ve toplumsal koşulları odağa alan bir yapı oluşturduğu görülür.
Akışı bozan cümleyi bulmak için zincirin hangi halkada koptuğu tespit edilmelidir.
3
Diğer cümlelerle bağ kurmayan, konunun yönünü veya bakış açısını değiştiren cümle belirlenir.
Üçüncü cümle (III), okurun eserle kurduğu bireysel ve estetik bağdan bahsederek edebiyat sosyolojisinin nesnel ve toplumsal odaklı yaklaşımından sapmaktadır.
Konunun odağından veya yazarın bakış açısından sapan cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulma, anlam bütünlüğünü ve düşünce zincirini bozan yargıları tespit etme.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 651Soru

Aşağıdaki paragrafı okuyunuz:

"Zeigarnik etkisi, psikolojide yarım kalmış ya da kesintiye uğramış işlerin, tamamlanmış olanlara kıyasla zihinde daha kolay ve net bir şekilde hatırlanması eğilimidir. Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından 1920’lerde keşfedilen bu durum, beynin tamamlanmamış görevleri birer açık dosya gibi görerek onları sürekli işlem belleğinde tutmasından kaynaklanır. İş tamamlandığında ise beyin bu bilgiyi arşivler ve hatırlama ihtiyacı ortadan kalkar. Günümüzde modern reklamcılık ve dizi sektörü, izleyicide merak uyandırarak bağlılık oluşturmak için bu etkiden sıkça yararlanır. Örneğin dizilerin en heyecanlı yerinde kesilerek bir sonraki bölümün beklenmesinin sağlanması, tamamen bu zihinsel mekanizmayı tetiklemeye yöneliktir."

Buna göre, sol sütunda verilen parçadaki ifadeler ile bu ifadelerin anlamca karşıladığı sağ sütundaki yardımcı düşünceleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

'İş tamamlandığında ise beyin bu bilgiyi arşivler ve hatırlama ihtiyacı ortadan kalkar.'
'beynin tamamlanmamış görevleri birer açık dosya gibi görerek onları sürekli işlem belleğinde tutması'
'modern reklamcılık ve dizi sektörü, izleyicide merak uyandırarak bağlılık oluşturmak için bu etkiden sıkça yararlanır.'

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki birinci ifade sağ sütundaki üçüncü ifadeyle, ikinci ifade birinciyle, üçüncü ifade ise ikinciyle eşleşir.
Eşleşmeler metindeki ifadelerin birebir karşılık gelen anlamlarıyla yapılmıştır: Bitirilen işlerin arşivlenmesi zihinsel yükün bitmesini; tamamlanmamış işlerin bellekte tutulması bitirilmemiş işlerin aktif saklanmasını; reklam ve dizi sektörünün bu durumdan yararlanması ise ticari strateji olarak kullanılmasını karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki 'İş tamamlandığında ise beyin bu bilgiyi arşivler ve hatırlama ihtiyacı ortadan kalkar.' cümlesini incelemek.
İş bittiğinde beynin hatırlama ihtiyacının kalmaması, sürecin tamamlanmasıyla zihindeki yükün sona erdiği anlamına gelir.
Bu durum, 'Sonuçlandırılan süreçlerin zihinsel yük oluşturmaktan çıkması' ifadesiyle eşleşmeyi sağlar.
2
Parçadaki 'beynin tamamlanmamış görevleri... sürekli işlem belleğinde tutması' ifadesini incelemek.
Tamamlanmamış işlerin zihinde saklanmaya devam etmesi, bitirilmemiş durumların bellekte aktif tutulması demektir.
Bu durum, 'Zihnin bitirilmemiş işleri aktif bir biçimde saklama eğilimi' ifadesiyle eşleşmeyi sağlar.
3
Parçadaki 'modern reklamcılık ve dizi sektörü... bu etkiden sıkça yararlanır' ifadesini incelemek.
Zihinsel bir etkinin reklam ve dizi sektöründeki bağlılık yaratma stratejilerinde kullanılması, ticari bir amaca hizmet eder.
Bu durum, 'Psikolojik bir olgunun ticari alanlarda stratejik olarak kullanılması' ifadesiyle eşleşmeyi sağlar.

Anahtar Kavram

Paragraftaki cümle ve ifadeleri anlamca karşılayan yardımcı düşüncelerle eşleştirme
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 652Soru

(I) Koku duyusu, evrimsel açıdan en eski duyularımızdan biri olup doğrudan beynimizin duygu ve hafıza merkezi olan amigdala ile hipokampusa bağlanır. (II) Bu doğrudan bağlantı sayesinde, yıllar önce karşılaştığımız bir koku, bizi anında o kokuyu aldığımız ana ve mekâna geri götürebilir. (III) Proust etkisi olarak adlandırılan bu durum, kokuların geçmiş yaşantıları canlandırmadaki üstün rolünü vurgular. (IV) Edebiyatta ve psikolojide sıklıkla işlenen bu olgu, duyusal deneyimlerin insan belleğindeki sarsılmaz yerini kanıtlar niteliktedir. (V) Ancak modern yaşamın getirdiği yapay kokular ve hava kirliliği, bu kadim duyuyla kurduğumuz bağı giderek zayıflatmaktadır.

Bu parçanın anlam akışındaki bütünlüğü sağlamak için,
"Diğer duyulardan gelen uyarılar beyin kabuğunda işlenirken kokunun bu bilişsel durakları atlayarak doğrudan duygu merkezine ulaşması, onun bu benzersiz gücünü açıklar."
cümlesi numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

Parçadaki ikinci c��mleden sonra getirilmelidir.
Doğru yanıt, ikinci cümleden sonra getirilmesidir. İkinci cümlede kokunun bizi anında geçmiş bir ana ve mekâna götürme gücünden bahsedilmektedir. Yerleştirilecek cümledeki 'onun bu benzersiz gücünü açıklar' ifadesi doğrudan bu durumu nitelemekte ve arkasından gelen bilimsel açıklama ile düşünceyi geliştirmektedir. Ardından gelen üçüncü cümle ise 'Proust etkisi olarak adlandırılan bu durum' diyerek hem ikinci cümlede tasvir edilen hem de yerleştirilen cümlede açıklanan bu bütünsel olguyu isimlendirmekte ve akışı devam ettirmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafta yerleştirilmesi istenen cümledeki anahtar ifadeleri ve bağlayıcı ögeleri tespit etmek.
Cümledeki 'bu benzersiz gücü' ifadesinin, kendinden önceki cümlede tanımlanmış veya örneklendirilmiş olağanüstü bir duruma işaret etmesi gerektiği belirlenir.
Paragraf tamamlama sorularında zamirler, işaret sıfatları ve bağlayıcı ifadeler en önemli ipuçlarıdır.
2
Paragrafın cümlelerini inceleyerek bu 'benzersiz gücün' nerede açıklandığını bulmak.
İkinci cümlede geçen 'yıllar önce karşılaştığımız bir koku, bizi anında o kokuyu aldığımız ana ve mekâna geri götürebilir' ifadesinin bu gücü tanımladığı görülür.
Cümleler arasındaki neden-sonuç ve açıklama ilişkileri mantıksal sırayı belirler.
3
Seçilen konumun (ikinci cümleden sonrasının) üçüncü cümleyle olan bağlantısını kontrol etmek.
Yerleştirilen cümleden sonra gelen 'Proust etkisi olarak adlandırılan bu durum' ifadesiyle paragrafın sorunsuz bir şekilde devam ettiği ve anlam bütünlüğünün sağlandığı doğrulanır.
Eklenecek cümlenin sadece kendinden önceki değil, kendinden sonraki cümleyle de dil bilgisel ve anlamsal uyum içinde olması gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlama ve cümle yerleştirme tekniklerinde köprü kelimeler ile referans ifadelerin (zamir, işaret sıfatı vb.) kullanımı.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 653Soru

Gazeteci:
(I) ----

Kent Plancısı:
— Modern kentler inşa edilirken beton yığınlarının arasına serpiştirilen parkları yeşil alan olarak tanımlamak büyük bir yanılgı. Asıl mesele, bu alanların kent sakinleri için sadece görsel birer öge olmaktan çıkıp sosyal etkileşimi besleyen, erişilebilir ve aktif yaşam alanlarına dönüşmesidir. Yani yeşil alanın niceliğinden ziyade, onun kentin sosyal dokusuyla ne kadar bütünleştiği önemlidir.

Gazeteci:
(II) ----

Kent Plancısı:
— Bu aidiyet hissi, bireyin yaşadığı mekanda kendi geçmişinden izler bulabilmesi ve o mekanın şekillenmesinde söz hakkı olduğunu hissetmesiyle doğrudan ilgilidir. İnsanlar, sadece tüketicisi oldukları değil, üretim sürecine ya da en azından karar mekanizmalarına katılabildikleri kentlere kendilerini ait hissederler. Katılımcı planlama modelleri bu yüzden hayati önem taşır.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere aşağıdakilerden hangisi sırasıyla getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Modern kentlerdeki yeşil alanların varlığını sadece metrekare veya sayısal veriler üzerinden değerlendirmek ne derece doğrudur?
II. Kentlilerin yaşadıkları çevreyle kurdukları aidiyet ilişkisini güçlendirmede yerel katılımın ve karar süreçlerinin etkisi nedir?

Cevap

Modern kentlerdeki yeşil alanların sayısal değerlerden ziyade sosyal dokuyla bütünleşmesini ve kentlilerin karar mekanizmalarına katılımı ile aidiyet hissi arasındaki ilişkiyi sorgulayan soruların yer aldığı seçenek doğrudur.
Birinci cevapta yeşil alanın sadece niceliksel (sayısal) bir unsur olarak görülmemesi gerektiği, kentin sosyal dokusuyla bütünleşmesi gerektiği belirtilmiştir. Bu durum, birinci sorunun bu niceliksel değerlendirmeyi sorgulaması gerektiğini gösterir. İkinci cevapta ise aidiyet duygusunun bireylerin kentle ilgili kararlarda söz sahibi olması ve katılımcı planlama süreçleriyle ilişkisi açıklanmıştır. Bu da ikinci sorunun aidiyet ile katılım ve karar süreçleri arasındaki bağa odaklanmasını gerektirir. Dolayısıyla bu iki sorgulamayı içeren seçenek doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci parçadaki uzmanın cevabını incelemek.
Uzman, parkların sadece niceliksel (beton arasına serpilmiş alanlar) olarak değil, sosyal etkileşimi besleyen aktif yaşam alanları olarak kentin sosyal dokusuyla bütünleşmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Bu durum, ilk boşluğa gelecek sorunun yeşil alanların sadece niceliksel/sayısal yönüyle değerlendirilmesini sorgulaması gerektiğini gösterir.
2
İkinci parçadaki uzmanın cevabını incelemek.
Uzman, kentsel aidiyetin bireyin karar mekanizmalarına katılması, üretim süreçlerinde yer alması ve katılımcı planlama modellerinin uygulanmasıyla ilişkili olduğunu belirtmektedir.
Bu durum, ikinci boşluğa gelecek sorunun aidiyet hissi ile karar alma süreçleri/katılımcı yönetim arasındaki ilişkiyi irdelemesini gerektirir.
3
Seçenekleri bu analizlere göre karşılaştırıp doğru seçeneği belirlemek.
Hem yeşil alanın niceliksel/sayısal yönünün sorgulandığı hem de aidiyet duygusuyla karar alma süreçleri arasındaki bağın ele alındığı soru çiftinin doğru cevap olduğu saptanır.
Diğer seçeneklerdeki sorular, ya metinde yer almayan konuları sorgulamakta ya da uzmanın asıl vurgulamak istediği düşünceden uzaklaşan yardımcı unsurlara odaklanmaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Soru-Cevap ve Diyalog Tamamlama
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 654Soru

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde sıralandığında doğru sıralama nasıl olmalıdır?

Öğeleri doğru sıraya koymak için sürükleyin

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerin anlamlı bir bütün oluşturacak şekilde doğru sıralaması: Çocukluk döneminde beynin yeni bilgileri kaydetme hızı oldukça yüksek olduğundan geçen her an zihinde derin izler bırakır. Ancak yaş ilerledikçe rutinlerin artmasıyla birlikte yeni deneyimlerin sıklığı azalır ve beyin benzer uyaranları daha hızlı işlemeye başlar. Bu zihinsel işlem sürecinin hızlanması, yetişkinlikte zamanın çok daha çabuk geçtiği hissiyatını doğurur. Nitekim yapılan araştırmalar, hafızaya kaydedilen yeni veri miktarı azaldıkça geçmişe dönük zaman algısının daraldığını göstermektedir. Sonuç olarak, hayatı yeni ve farklı deneyimlerle doldurmak, zamanın akış hızını zihnen yavaşlatmanın en etkili yoludur.
Anlamlı bir paragraf oluşturulurken cümlelerin hem mantıksal hem de dil bilgisel olarak birbirine bağlanması gerekir. Çocukluk döneminde beynin hızlı kayıt yapmasından bahseden cümle bağımsız yapısıyla giriş cümlesidir. Ardından, 'Ancak' ile başlayan cümleyle yaş ilerledikçe bu durumun değiştiği belirtilmiştir. Bu değişimdeki 'hızlı işleme' durumu, bir sonraki cümlede 'Bu zihinsel işlem sürecinin hızlanması' şeklinde devam ettirilmiştir. Bu durumun sonucundaki algı daralması 'Nitekim' bağlacıyla başlayan cümleyle desteklenmiş ve son olarak 'Sonuç olarak' ifadesiyle başlayan cümleyle paragraf bir yargıya bağlanarak sonlandırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Çocukluk döneminde beynin bilgi kaydetme hızından bahseden bağımsız cümle ilk cümle olarak seçilir.
Bu cümle kendinden önce başka bir yargıya veya kavrama gönderme yapan dilsel bir ipucu barındırmamaktadır.
2
Giriş cümlesini takip edecek cümlenin bulunması
Yaş ilerledikçe durumun nasıl değiştiğini anlatan cümle ikinci sıraya getirilir.
'Ancak' bağlacıyla başlayarak çocukluktaki hızlı kayıt süreci ile yaşlılıktaki rutinleşmeyi karşılaştırmaktadır.
3
Üçüncü cümlenin tespit edilmesi
Zihinsel işlem sürecinin hızlanmasının zaman hissiyatına etkisinden bahseden cümle üçüncü sıraya yerleştirilir.
Cümledeki 'Bu zihinsel işlem sürecinin hızlanması' ifadesi, bir önceki cümlenin sonundaki 'beyin benzer uyaranları daha hızlı işlemeye başlar' ifadesine doğrudan gönderme yapmaktadır.
4
Dördüncü cümlenin bulunması
Yapılan araştırmaların zaman algısındaki daralmayı gösterdiğini belirten cümle dördüncü sıraya yerleştirilir.
'Nitekim' sözcüğüyle başlayarak bir önceki cümlede dile getirilen 'zamanın daha çabuk geçtiği hissiyatını' destekleyen bilimsel bir tespiti sunmaktadır.
5
Sonuç cümlesinin belirlenmesi
Hayatı yeni deneyimlerle doldurmanın önemini vurgulayan cümle son sıraya getirilir.
'Sonuç olarak' ifadesiyle başlayarak tüm paragrafta anlatılan durumu özetlemekte ve genel bir sonuca bağlamaktadır.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışını sağlayan dilsel ve anlamsal bağlayıcılar ile mantıksal sıra ilişkisinin kavranması.
Soru 655Soru

Sanatın sadece bir estetik zevk aracı olduğunu ileri sürenler, onun toplumsal dönüştürücü gücünü hafife almaktadır. Onlara göre sanat eseri, toplumdan yalıtılmış bir fildişi kulede, yalnızca güzellik kaygısıyla üretilir. Oysa sanat, doğduğu toplumun çelişkilerini, acılarını ve umutlarını yansıtan bir aynadır. Nitekim ünlü düşünür Tolstoy, 'Sanat, insanların birbiriyle iletişim kurmasını sağlayan, onları aynı duygularda birleştiren bir araçtır.' diyerek sanatın bu birleştirici ve toplumsal yönünü vurgulamıştır. Kendi kabuğuna çekilmiş, topluma yabancılaşmış bir sanatın ömrü saman alevinden farksızdır. Toplumsal meselelere duyarsız kalan eserler kalıcı olamazken, insanlığın ortak dertlerini odağına alan eserler yüzyılları aşarak günümüze ulaşır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Okuyucunun zihninde izlenim oluşturmak amacıyla betimleyici ögelere ağırlık verilmiştir.

Cevap

Okuyucunun zihninde izlenim oluşturmak amacıyla betimleyici ögelere ağırlık verilmiştir ifadesi söylenemez.
Doğru yanıt olan 'Okuyucunun zihninde izlenim oluşturmak amacıyla betimleyici ögelere ağırlık verilmiştir' ifadesi metinle uyuşmamaktadır. Metin, sanatsal bir tasvir ya da izlenim kazandırmaktan ziyade, bir düşünceyi savunmak ve açıklamak amacıyla kaleme alınmış fikir ağırlıklı bir paragraftır. Bu nedenle betimleme (tasvir etme) bu parçanın anlatımında ağırlıklı olarak kullanılan bir yöntem değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın türünü ve temel amacını belirleyin.
Metin, sanatın işlevi üzerine yazılmış bir fikir yazısıdır. Yazar yerleşik bir görüşe karşı çıkarak kendi tezini savunmaktadır.
Metnin tartışmacı anlatım biçimiyle yazıldığını anlamak, seçeneklerdeki anlatım özelliklerini doğru değerlendirmeyi sağlar.
2
Düşünceyi geliştirme yollarını ve anlatım özelliklerini metin üzerinden doğrulayın.
Tolstoy'un sözüyle tanık gösterme yapılmış, kalıcı olan ve olmayan eserler karşılaştırılmış, 'ayna' ve 'saman alevi' sözcükleriyle benzetmeler kullanılmıştır.
Seçeneklerdeki doğru yargıları eleyerek söylenemeyecek olan seçeneğe ulaşmak hedeflenir.
3
Betimleme ögesinin varlığını sorgulayın.
Metinde herhangi bir varlığı, kavramı ya da mekânı kelimelerle resmeder gibi anlatan betimleyici unsurlar bulunmamaktadır.
Betimleyici ögelere ağırlık verilmiştir yargısının metinle uyuşmadığını saptamak ve doğru cevaba ulaşmak için bu tespit gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Biçimleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 656Soru

(I) Mimarlık ve müzik, ilk bakışta farklı duyu organlarına hitap eden iki ayrı disiplin gibi görünse de tarih boyunca birbirleriyle derin bir etkileşim içinde olmuştur. (II) Her iki sanat dalı da ritim, oran, denge ve armoni gibi ortak kavramsal yapı taşları üzerinden biçimlenir. (III) Nitekim ünlü düşünür Goethe, mimariyi "donmuş müzik" olarak tanımlayarak bu iki alan arasındaki yapısal ve estetik benzerliği çarpıcı bir biçimde dile getirmiştir. (IV) Günümüzde müzik endüstrisi, dijital platformların sunduğu olanaklarla dinleyici alışkanlıklarını hızla değiştirmekte ve yeni tüketim modelleri yaratmaktadır. (V) Bu ortak estetik dil sayesinde, bir mimari yapının mekânsal düzenlemesindeki geçişler ile bir müzik eserindeki tınısal geçişler benzer bir ritmik algı yaratır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Düşüncenin akışını bozan cümle dördüncü cümledir.
Parçanın genelinde mimarlık ve müzik sanatlarının estetik ve yapısal yönden benzerlikleri, ritim ve armoni gibi ortak kavramlar üzerinden anlatılmaktadır. Ancak dördüncü cümlede konu dışına çıkılarak günümüz müzik endüstrisindeki dijitalleşmeden ve tüketim modellerinden bahsedilmiştir. Bu cümle parçadan çıkarıldığında üçüncü cümle ile beşinci cümle birbirine kusursuz bir şekilde bağlanmakta ve anlam akışı sağlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın ana temasını ve konusunu saptamak.
Parçada mimarlık ile müzik arasındaki yapısal ve estetik ilişkiler, ortak kavramlar (ritim, armoni vb.) üzerinden ele alınmaktadır.
Metindeki ana konuyu belirlemek, konu dışına çıkan cümleleri ayırt etmeyi sağlar.
2
Cümlelerin birbirleriyle olan anlamsal köprülerini incelemek.
Birinci cümle konuyu açar; ikinci cümle ortak kavramları sunar; üçüncü cümle Goethe'nin sözüyle bunu örneklendirir; beşinci cümle ise bu ortak estetik dilin mekânsal ve işitsel yansımasını açıklar. Bu dört cümle bütünlük içindedir.
Cümlelerin mantıksal sırasını ve birbirini nasıl takip ettiğini anlamak gerekir.
3
Anlam akışını kesintiye uğratan farklı konudaki cümleyi bulmak.
Dördüncü cümlede mimarlık ile müzik ilişkisinden tamamen bağımsız olarak, müzik endüstrisinin dijitalleşmesi ve dinleyici alışkanlıklarındaki değişim anlatılmıştır. Bu cümle metnin genel bütünlüğüne uymamaktadır.
Akışı bozan cümle, ana düşünce etrafında gelişen konudan uzaklaşıp farklı bir odağa kayan cümledir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken konu ve bakış açısı sınırlarını belirleme
Soru 657Soru

Gazeteci:
(I) ----
Çevirmen:
— Çeviri yaparken sadece sözcüklerin sözlük anlamlarını bir dilden diğerine aktarmakla yetinirseniz ortaya ruhsuz, mekanik bir metin çıkar. Benim yaptığım, yazarın kendi dilinde yarattığı o özgün atmosferi, ironiyi, hüzün ya da coşkuyu hedef dilde yeniden üretmektir. Bu yüzden çeviri sürecinde kendimi bir nevi o yazarın yerine koyuyor, onun gibi düşünmeye çalışıyorum. Yani yaptığım iş, bir dilden diğerine köprü kurmanın ötesinde, bir duygu ve kültür ortaklığı kurma çabasıdır.

Gazeteci:
(II) ----
Çevirmen:
— Kesinlikle hayır. Tam aksine, hedef dilin sınırlarını zorlamak, o dilin anlatım olanaklarını genişletir. Çevirmen, kaynak dildeki bir imgeyi kendi diline kazandırırken bazen dilde hiç kullan��lmamış bağdaştırmalara başvurmak zorunda kalır. Bu da hedef dilin kelime kadrosunu ve imge dünyasını zenginleştirir. Dolayısıyla çeviri, bir dilin yozlaşmasına değil, yeni ifade yolları keşfederek kendi sınırlarını aşmasına vesile olur.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Çeviriyi yalnızca diller arası bir aktarım olarak görmediğinizi biliyoruz; sizce başarılı bir çevirinin temel ölçütü nedir?
II. Çeviri eserlerin, hedef dilin özgün yapısını bozduğunu ve onu yozlaştırdığını düşünenlere katılıyor musunuz?

Cevap

Çeviriyi yalnızca diller arası bir aktarım olarak görmediğinizi biliyoruz; sizce başarılı bir çevirinin temel ölçütü nedir? / Çeviri eserlerin, hedef dilin özgün yapısını bozduğunu ve onu yozlaştırdığını düşünenlere katılıyor musunuz?
Çevirmenin ilk cevabında aktarımın ötesine geçerek duygu ortaklığı kurmaktan bahsetmesi başarılı çevirinin ölçütünü sorgulayan soruyla; ikinci cevabında ise çevirinin dili yozlaştırmayıp aksine zenginleştirdiğini savunması, yozlaştırma iddiasına karşı çıkan soruyla tam bir uyum sağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cevabın ana fikrini ve anahtar sözcüklerini analiz etme
Çevirmen, çevirinin kuru bir kelime aktarımı olmadığını, yazarın yarattığı atmosferi ve duyguları hedef dilde yeniden üretmek olduğunu vurgulamıştır.
Bu durum, ilk sorunun çevirinin sözcük aktarımından farklı olan temel ölçütünü ve amacını sorgulaması gerektiğini gösterir.
2
İkinci cevabın başlangıç ifadesini ve yönünü belirleme
Çevirmen söze 'Kesinlikle hayır. Tam aksine...' diyerek başlamış ve çevirinin hedef dili yozlaştırmadığını, bilakis yeni bağdaştırmalarla zenginleştirdiğini savunmuştur.
Bu başlangıç ve savunma, ikinci sorunun çevirinin dili bozduğuna/yozlaştırdığına dair olumsuz bir yargı içermesini gerektirir.
3
Seçenekleri bu doğrultuda değerlendirme
Başarılı çevirinin temel ölçütünü soran ve çevirinin yozlaştırıcı etkisine dair iddiayı sorgulayan soruların yer aldığı seçeneğin metinle tam bir uyum içinde olduğu saptanmıştır.
Diğer seçeneklerdeki sorular ya metnin içeriğiyle örtüşmemekte ya da yanıtın yapısıyla mantıksal olarak çelişmektedir.

Anahtar Kavram

Diyalog tamamlama sorularında yanıtların giriş ifadelerine, olumlu/olumsuz yaklaşımlarına ve paragrafların ana düşüncelerine uygun soruları belirleme
Soru 658Soru

I. Geçmiş uygarlıkların beslenme alışkanlıklarını ve tarım yöntemlerini anlamak, yalnızca yazılı kaynaklara dayanarak tam anlamıyla mümkün değildir.
II. Bu noktada arkeobotanik, kazılarda elde edilen kömürleşmiş tohum, meyve ve polen kalıntılarını inceleyerek devreye girer.
III. Söz konusu mikroskobik ve makroskobik bulgular, eski insanların hangi bitkileri yetiştirdiğini ve tükettiğini somut olarak ortaya koyar.
IV. Toprak örneklerinden bu hassas kalıntıları ayrıştırmak için ise genellikle 'yüzdürme yöntemi' adı verilen özel bir teknik kullanılır.
V. Hafif olan organik kalıntılar suyun üstüne çıkarken ağır olan toprak ve taşlar dibe çöker.
VI. Böylece araştırmacılar, binlerce yıllık bitki tohumlarını zarar görmeden toplayıp laboratuvarda inceleme şansı bulurlar.

Bu parçanın anlam bütünlüğünün sağlanabilmesi için 'Suyun kaldırma kuvvetinden yararlanılan bu işlemde, kazılardan elde edilen toprak örnekleri su dolu bir hazneye yavaşça boşaltılır.' cümlesi numaralanmış cümlelerin hangisinden sonra getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümleden sonra (IV)
Parçadaki dördüncü cümlede 'yüzdürme yöntemi' adında bir yöntemden bahsedilmektedir. Getirilmesi istenen cümledeki 'bu işlemde' ifadesi doğrudan bu yönteme atıfta bulunmakta ve yöntemin ilk uygulama adımını açıklamaktadır. Bu adımdan sonra da beşinci cümlede işlemin fiziksel sonucu anlatılarak akış tamamlanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki ana konuyu ve cümleler arasındaki anlamsal bağları incelemek.
Parçada arkeobotanik biliminin geçmiş tarım ve beslenme alışkanlıklarını inceleme biçimi ve bu alanda kullanılan 'yüzdürme yöntemi' anlatılmaktadır.
Paragrafın genel akışını ve anahtar kelimelerini belirlemek doğru yerleşimi bulmak için gereklidir.
2
Yerleştirilecek cümledeki köprü ifadeleri (cohesive cues) tespit etmek.
Yerleştirilecek cümledeki 'bu işlemde' ifadesi, kendisinden önce mutlaka bir 'işlem, teknik veya yöntem' tanıtılmış olmasını gerektirmektedir.
Zamirlerin, işaret sıfatlarının veya bağlayıcı ögelerin hangi cümleye gönderme yaptığını bulmak yerleştirme sorularında belirleyicidir.
3
Parçada yöntemin veya tekniğin ilk kez nerede tanıtıldığını bulmak.
Dördüncü cümlede ilk kez 'yüzdürme yöntemi' adı verilen bir teknikten söz edilmiştir.
'Bu işlemde' ifadesinin gönderme yaptığı 'yüzdürme yöntemi' dördüncü cümlede tanıtıldığı için yeni cümle bu cümleden sonra gelmelidir.
4
Yerleştirilen cümlenin kendisinden sonraki cümleyle uyumunu denetlemek.
Yerleştirilecek cümlede toprağın suya boşaltılmasından bahsedilmektedir; hemen ardından gelen beşinci cümlede ise 'Hafif olan organik kalıntılar suyun üstüne çıkarken ağır olan toprak ve taşlar dibe çöker' ifadesiyle bu işlemin fiziksel sonucu anlatılarak bütünlük sağlanmaktadır.
Anlam akışının kesintisiz devam ettiğinden emin olmak için sonraki cümleyle olan bağlantı kontrol edilmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Cümle Yerleştirme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 659Soru

Günümüzde çevre bilincinin artmasıyla birlikte pek çok şirket, ürün ve hizmetlerini çevre dostuymuş gibi gösterme çabasına girmiştir. 'Yeşil aklama' (greenwashing) olarak adlandırılan bu durum, firmaların sürdürülebilirlik ilkelerine gerçekten uymak yerine, yalnızca pazarlama stratejileriyle çevreci bir imaj yaratmalarını ifade eder. Tüketicilerin çevre hassasiyetini suistimal eden bu yöntem, geri dönüştürülemeyen ambalajlara yeşil logolar koymaktan, karbon ayak izini azalttığını iddia edip arka planda çevreye zarar veren üretim süreçlerine devam etmeye kadar geniş bir yelpazeyi kapsar. Sonuçta bu aldatıcı süreç, çevreye duyarlı samimi girişimlerin güvenilirliğini zedelediği gibi tüketicilerin çevre koruma çabalarına olan inancını da sarsmaktadır.

Bu parçada yakınılan durum aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bazı firmaların çevre dostu bir imaj çizerek çevre duyarlılığını pazarlama stratejisine dönüştürmesi ve sürdürülebilirlik konusunda samimi davranmaması

Cevap

Bazı firmaların çevre dostu bir imaj çizerek çevre duyarlılığını pazarlama stratejisine dönüştürmesi ve sürdürülebilirlik konusunda samimi davranmaması
Parçada, firmaların sürdürülebilirlik ilkelerine uymak yerine yalnızca pazarlama stratejileriyle çevreci bir imaj yaratmaya çalıştıkları belirtilmiştir. Bu durum 'yeşil aklama' olarak adlandırılmakta ve yazar tarafından tüketicilerin çevre hassasiyetini suistimal eden, samimi girişimleri zedeleyen aldatıcı bir süreç olarak eleştirilmektedir. Dolayısıyla, firmaların çevre duyarlılığını samimiyetsiz bir şekilde pazarlama stratejisine dönüştürmesi parçada yakınılan temel durumdur.

Adım Adım Çözüm

1
Metni okuyarak yazarın eleştirdiği ana fikri ve anahtar kavramları belirlemek.
Metinde 'yeşil aklama' (greenwashing) kavramı üzerinde durulduğu ve firmaların sürdürülebilirlik ilkelerini samimi şekilde uygulamak yerine bunu bir pazarlama stratejisi olarak kullanmasının eleştirildiği saptandı.
Paragrafın konusunu belirlemek için yazarın üzerinde durduğu temel düşünceyi ve yakındığı durumu tespit etmek gerekir.
2
Seçenekleri analiz ederek metindeki yakınılan durumla örtüşen ifadeyi bulmak.
Şirketlerin çevre dostu görünerek çevre hassasiyetini pazarlama aracına dönüştürmesini ve samimiyetsizliğini ifade eden seçeneğin doğru cevap olduğu belirlendi.
Yakınılan durum, yazarın şikayetçi olduğu ve düzeltilmesini istediği olumsuz durumu yansıtan seçenekte yer almalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafın Konusu ve Yakınılan Durum
Soru 660Soru

(I) Orta Çağ Avrupa'sında mekanik saatin icadı, insanın zamanla kurduğu ilişkiyi kökten bir değişime uğratmıştır. (II) Doğal döngülere, güneşin hareketlerine göre şekillenen gündelik yaşam, bu icatla birlikte mekanik ve standart bir düzenin sınırları içine çekilmiştir. (III) Zamanın ölçülebilir ve dilimlenebilir bir kavram hâline gelmesi, manastırlardaki ibadet saatlerinin düzenlenmesinden şehir hayatının örgütlenmesine kadar geniş bir alanda etkili olmuştur. (IV) Saat kuleleri, kent meydanlarında yükselerek bireylere toplumsal düzenin yeni ritmini sürekli hatırlatan birer otorite simgesine dönüşmüştür. (V) Saat ustaları, loncalar çatısı altında birleşerek bu yeni mekanik aletlerin üretim sırlarını ve tamir yöntemlerini titizlikle korumuşlardır. (VI) Sonuçta zaman, doğanın ritminden koparılarak insan kontrolündeki soyut bir ölçü birimi olarak zihinlerde yeniden tanımlanmıştır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Beşinci cümle (V)
Beşinci cümle, saat ustalarının loncalardaki mesleki örgütlenmelerini ve üretim sırlarını korumalarını ele almaktadır. Parçanın genelinde ise mekanik saatin icadının insanlığın zaman algısı ve toplumsal yaşam üzerindeki sosyolojik etkileri tartışılmaktadır. Dolayısıyla bu cümle, konunun zanaat ve üretim boyutuna geçiş yaparak düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki her bir cümlenin konusunu ve yazarın amacını belirleme.
Parçada mekanik saatin icadı ile zaman kavramının sosyolojik ve kültürel olarak nasıl dönüştüğü, zamanın doğadan koparılıp mekanik bir düzene çekildiği anlatılmaktadır.
Paragrafın ana düşünce eksenini belirleyerek hangi cümlenin bu eksenin dışında kaldığını saptamak.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal geçişleri inceleme.
Birinci, ikinci, üçüncü, dördüncü ve altıncı cümleler birbirini destekler nitelikte olup zamanın standartlaşmasını ve bunun toplumsal hayattaki yansımalarını işlerken; beşinci cümle saat ustalarının mesleki sırlarından ve örgütlenmelerinden bahsetmektedir.
Konusal bütünlüğü bozan ve düşüncenin akış yönünü değiştiren cümleyi tespit etmek.
3
Düşüncenin akışını bozan cümleyi belirleme ve teyit etme.
Beşinci cümlenin çıkarılması durumunda, dördüncü cümledeki toplumsal ritim ve otorite vurgusu doğrudan altıncı cümledeki zamanın doğadan koparılıp soyut bir birim olması sonucuyla kusursuz biçimde bağlanmaktadır.
Cümle çıkarıldığında paragrafın bütünlüğünün korunduğunu doğrulayarak doğru cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, ana düşünce ve konunun sınırlarının dışına çıkan veya konuya farklı bir bakış açısından değinerek bütünü bölen cümleyi tespit etmek gerekir.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 33 / 66Sonraki
Paragrafta Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 33 | Examkin