Sözcükte Anlam

176 soru

Soru 41Soru

Sözcüklerin temel anlamlarından tamamen sıyrılarak kazandığ�� yeni ve soyut anlamlara mecaz anlam denir. Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yazarın son romanındaki bu soğuk anlatım, okurun karakterlerle duygusal bir bağ kurmasını engelliyor.

Cevap

Yazarın son romanındaki bu soğuk anlatım ifadesinde geçen 'soğuk' sözcüğü mecaz anlamda kullanılmıştır.
Yazarın son romanındaki bu soğuk anlatım ifadesinde geçen 'soğuk' sözcüğü, gerçek anlamı olan 'ısısı düşük' anlamından tamamen uzaklaşarak 'duygudan ve samimiyetten yoksun, mesafeli' anlamında soyut bir nitelik kazanmıştır. Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen sıyrılarak kazandığı bu yeni soyut anlam mecaz anlamdır.

Adım Adım Çözüm

1
Eylem: Seçeneklerdeki altı çizili sözcüklerin cümle içindeki anlamlarını belirlemek.
Sonuç: Gemi burnu, saatin dişi, dağın eteği ve çantanın gözü ifadeleri somut benzerlik ilişkilerine dayanırken, soğuk anlatım ifadesi tamamen soyut bir anlam taşımaktadır.
Neden: Mecaz anlam ile yan anlam arasındaki farkı netleştirmek için sözcüklerin temel anlamlarıyla olan bağını ve soyutluk durumunu incelemek gerekir.
2
Eylem: Yan anlam taşıyan sözcükleri tespit etmek ve elemek.
Sonuç: Burun, diş, etek ve göz sözcüklerinin şekil veya işlev benzerliğiyle somut varlıklara aktarılarak yan anlam kazandığı belirlenir ve elenir.
Neden: Öğrencilerin en çok düştüğü yanılgı olan, organ isimlerinin cansız varlıklara yakıştırılmasını (yan anlam) mecaz anlam sanma hatasını elenerek doğru cevaba yaklaşılır.
3
Eylem: Mecaz anlamlı sözcüğü belirlemek.
Sonuç: Soğuk anlatım ifadesindeki 'soğuk' kelimesinin ısı anlamından tamamen koparak soyut bir nitelik (duygusuz, mesafeli) kazandığı ve mecazlaştığı doğrulanır.
Neden: Doğru seçeneğe ulaşmak için kelimenin temel anlamından tamamen sıyrılarak yeni bir soyut anlam kazandığını kanıtlamak.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam ve Yan Anlam Ayrımı
Soru 42Soru

Soyut bir kavramın, somut anlamlı bir sözcükle karşılanarak zihinde daha belirgin hale getirilmesine "somutlama" denir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde somutlama yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zamanla içindeki umutlar da birer birer solup gitti.

Cevap

Zamanla içindeki umutlar da birer birer solup gitti.
Doğru seçenekte yer alan 'umut' sözcüğü soyut bir kavramdır. Bu kavram, bitkilerin canlılığını yitirmesini ifade eden somut anlamlı 'solmak' sözcüğü ile bir arada kullanılarak somutlaştırılmıştır. Bu sayede soyut bir durum, somut bir olay üzerinden zihinde daha belirgin kılınmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve somutlama tanımını analiz edin.
Somutlamanın, soyut bir kavramın somut özellikler gösteren bir sözcükle zihinde canlandırılması olduğu belirlendi.
Sorunun bizden ne istediğini netleştirmek ve doğru kavramsal çerçeveyi kurmak için.
2
Seçeneklerdeki anlam ilişkilerini ve sözcüklerin anlam kaymalarını inceleyin.
Umutlar solup gitti cümlesinde soyut olan 'umut' kavramının, bitkilere özgü somut bir eylem olan 'solmak' ile birlikte kullanılarak somutlaştırıldığı belirlendi.
Somutlama tanımına uyan seçeneği tespit etmek için.
3
Diğer seçeneklerdeki mecaz, yan ve gerçek anlamlı kullanımları eleyin.
Diğer seçeneklerdeki 'yıkılmak' (mecaz), 'parmağı olmak' (deyim aktarması), 'yokuşun başı' (yan anlam) ve 'soğuk hava' (gerçek anlam) ifadelerinin somutlama içermediği teyit edildi.
Çeldiricilerin somutlama olmadığını doğrulayarak cevaptan emin olmak için.

Anahtar Kavram

Somut ve Soyut Anlam (Somutlama ve Soyutlama)
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 43Soru

Verilen cümlelerde geçen 'göz' kelimelerinin yüklendiği anlam işlevlerini (gerçek, yan, mecaz) uygun şekilde gruplandırarak eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Dolabın üst gözündeki dosyaları düzenlemek için bir merdivene ihtiyacımız olacak.
Aşırı tozlu ortamda çalışan ustanın gözleri bir süre sonra kanlanmaya başladı.
Yazarın son kitabındaki analizler, toplumsal sorunlara yepyeni bir gözle bakmamızı sağlıyor.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Dolabın üst gözündeki ifadesi yan anlamla, ustanın gözleri ifadesi gerçek anlamla ve yepyeni bir gözle bakmak ifadesi mecaz anlamla eşleşir.
Verilen cümlelerdeki 'göz' sözcükleri bağlamlarına göre incelendiğinde; ustanın görme organı kastedilerek gerçek anlam, dolabın bölmesi kastedilerek şekil/işlev benzerliğiyle yan anlam ve bakış açısı kastedilerek tamamen soyut bir anlamda mecaz anlam kullanılmıştır. Bu doğrultuda yapılan eşleştirme doğrudur.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki 'göz' sözcüklerinin cümle içindeki anlamlarını ve gerçek anlamlarıyla olan ilişkilerini incelemek.
İlk cümlede dolabın bölmesi, ikinci cümlede görme organı, üçüncü cümlede ise bakış açısı anlamlarının taşındığı tespit edilir.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için öncelikle her sözcüğün cümledeki kullanım amacını belirlemek gerekir.
2
Tespit edilen anlamların gerçek, yan ve mecaz anlam tanımlarıyla karşılaştırılması.
Dolabın gözünün somut bir benzerlikle yan anlam, organ olan gözün gerçek anlam, bakış açısı olan gözün ise soyut bir kullanım olarak mecaz anlam olduğu belirlenir.
Tanımlara göre sözcüklerin anlam özelliklerini doğru kategorize etmek gerekir.
3
Belirlenen kategorilere göre sol sütundaki cümleleri sağ sütundaki anlam özellikleriyle eşleştirmek.
Dolabın gözü cümlesi yan anlamla, ustanın gözleri cümlesi gerçek anlamla ve yepyeni bir gözle cümlesi mecaz anlamla eşleştirilir.
Eşleştirme işlemini tamamlayıp doğru çiftleri oluşturmak.

Anahtar Kavram

Yan Anlam (Sözcüklerin temel anlamlarından tamamen kopmadan şekil veya işlev benzerliğiyle yeni anlamlar kazanması)
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 44Soru

Aşağıdaki cümlelerde kalın yazılmış sözcükleri, köklerinin veya kullanımlarının anlamsal/dil bilgisel özelliklerine göre sağ sütundaki tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Girişteki koridorun sol tarafında bulunan kütüphane, günün her saati sessiz ve huzurluydu.
Yıllardır süren bu anlams��z davanın nihayet dostane bir barış ile sonuçlanması herkesi rahatlattı.
Şair, şiirlerinde toplumsal meseleleri ele alırken her zaman estetik bir hâl aramayı da ihmal etmezdi.
Masanın çekmecesindeki eski gözde saklanan mektuplar, geçmişin tüm sırlarını bar��ndırıyordu.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Girişteki koridorun sol tarafında bulunan... cümlesindeki 'sol' sözcüğü gerçek sesteş kök tanımıyla; Yıllardır süren bu anlamsız davanın... cümlesindeki 'barış' sözcüğü ortak kök tanımıyla; Şair, şiirlerinde toplumsal... cümlesindeki 'hâl' sözcüğü düzeltme işaretli sözcük tanımıyla; Masanın çekmecesindeki eski gözde... cümlesindeki 'göz' sözcüğü ise yan anlamlı sözcük tanımıyla eşleşmektedir.
Sol sözcüğü sesteş köktür çünkü 'solmak' fiiliyle hiçbir anlam bağı yoktur. Barış sözcüğü hem isim hem fiil olarak anlam ilişkisi koruduğu için ortak köktür. Hâl sözcüğü düzeltme işareti nedeniyle sesteşlik oluşturamaz. Göz sözcüğü çekmecenin bölmesi anlamında yan anlamlıdır ve sesteş değildir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde kalın yazılan sözcüklerin (sol, barış, hâl, gözde) temel anlamlarını ve cümledeki işlevlerini belirlemek.
sol (yön ismi), barış (isim), hâl (durum ismi), gözde (çekmece gözü, isim) olarak tespit edilmiştir.
Sözcüklerin sesteşlik ve kök özelliklerini doğru analiz edebilmek için cümle içindeki bağlamlarını anlamak gerekir.
2
Her bir sözcüğün kök türünü ve sesteşlik/kökteşlik durumunu kurallara göre sınıflandırmak.
'sol' sözcüğünün 'solmak' fiiliyle anlam ilişkisi yoktur (sesteş). 'barış' sözcüğünün 'barışmak' fiiliyle anlam ilişkisi vardır (ortak kök). 'hâl' düzeltme işaretli olduğu için sesteş olamaz. 'göz' yan anlamdadır.
Kural dışı durumları (düzeltme işareti, yan anlam, ortak kök) ayırt ederek doğru tanımlarla eşleştirmek.
3
Sınıflandırılan sözcükleri sağ sütundaki tanımlarla eşleştirmek.
sol -> sesteş kök, barış -> ortak kök, hâl -> düzeltme işaretli sözcük, gözde -> yan anlamlı sözcük.
Eşleştirmenin doğruluğunu teyit ederek nihai eşleşme tablosunu oluşturmak.

Anahtar Kavram

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler, Ortak Kök ve Yan Anlam Ayırımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 45Soru

"Bu zorlu görevi başarıyla tamamlamak her şeyden önce büyük bir yürek ister." cümlesinde geçen 'yürek' sözcüğünün, somut anlamlı bir sözcükken cümledeki kullanımıyla soyut bir anlamı (cesaret) karşılayacak biçimde kullanılarak 'soyutlama' örneği oluşturduğu yönündeki bilgi doğru mudur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: True

Cevap

Cümledeki 'yürek' sözcüğünün soyutlama örneği olduğu bilgisi doğrudur.
Somut anlamlı 'yürek' sözcüğünün cümle bağlamında 'cesaret' gibi soyut bir kavramı karşılaması, dil bilgisindeki klasik soyutlama tanımına birebir uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki hedef sözcüğü bulma ve bu sözcüğün temel anlamını belirleme
Cümledeki 'yürek' sözcüğü tespit edilir. Bu sözcüğün temel/sözlük anlamı biyolojik bir organ olup beş duyu organısıyla algılanabildiği için somuttur.
Anlam kaymasını tespit edebilmek için öncelikle sözcüğün ilk/temel anlamının somut mu yoksa soyut mu olduğunu belirlemek gerekir.
2
Sözcüğün cümledeki bağlamını ve kazandığı yeni anlamı inceleme
'Büyük bir yürek ister' ifadesinde 'yürek' sözcüğünün organ anlamından uzaklaşarak 'cesaret, yiğitlik' gibi soyut bir anlamı karşıladığı saptanır.
Sözcüklerin cümle içindeki kullanımı, onların somut veya soyut anlam özelliklerini doğrudan etkilediğinden bağlam analizi yapılmalıdır.
3
Gerçekleşen anlam olayını adlandırma ve değerlendirme
Somut anlamlı bir kelimenin soyut bir anlam kazanması 'soyutlama' terimiyle karşılanır. Dolayısıyla, cümledeki kullanımın soyutlama örneği olduğu yönündeki bilgi doğrudur.
Elde edilen dil bilgisisi analizini soruda verilen iddiayla karşılaştırıp doğruluk değerini kesinleştirmek için.

Anahtar Kavram

Somut bir sözcüğün cümledeki kullanımına bağlı olarak soyut bir anlam kazanmasına 'soyutlama' denir.
Soru 46Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bu cümlelerdeki bağlamsal anlamlarını en iyi karşılayan yakın anlamlı karşılıklarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Toplumsal değişimin yönünü doğru okuyabilmek için öncelikle mevcut verileri nesnel bir şekilde saptamak gerekir.
Sanatçının, geleneksel motifleri kendi potasında eriterek özümsemesi ve eserlerine yansıtması onu taklitten kurtarmıştır.
Modern bireyin metropol hayatının getirdiği yoğun koşturmacayı ve gürültüyü kanıksaması, duyarsızlaşmanın ilk adımıdır.
Felsefi tartışmaları yalnızca dilsel kalıplara indirgemek, düşüncenin derinliğini ve zenginliğini göz ardı etmek anlamına gelir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Saptamak sözcüğü belirlemek ile, özümsemek sözcüğü sindirmek ile, kanıksamak sözcüğü alışmak ile, indirgemek sözcüğü ise sınırlamak ile eşleşmektedir.
Cümlelerde geçen sözcükler bağlamlarına göre değerlendirildiğinde: 'saptamak' kelimesi verileri ortaya koymak, 'belirlemek' anlamındadır. 'Özümsemek' kelimesi geleneksel motifleri içselleştirmek, yani 'sindirmek' anlamında kullanılmıştır. 'Kanıksamak' kelimesi sürekli karşılaşılan duruma karşı duyarsızlaşmak, yani 'alışmak' anlamını taşır. 'İndirgemek' ise felsefi tartışmaları sadece bir yöne çekmek, yani 'sınırlamak' anlamındadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki 'saptamak' sözcüğ��nün bağlamsal anlamını analiz edin.
'Saptamak' sözcüğü cümlede mevcut verilerin tespiti ve ortaya konması anlamında kullanıldığı için 'belirlemek' sözcüğü ile eşleşir.
Sözcüğün cümledeki kullanım amacı mevcut bir durumu somutlaştırmaktır.
2
İkinci cümledeki 'özümsemek' sözcüğünün bağlamsal anlamını analiz edin.
'Özümsemek' sözcüğü geleneksel motiflerin sanatçının kendi potasında eritilerek içselleştirilmesi anlamında kullanıldığı için 'sindirmek' sözcüğü ile eşleşir.
Sanatsal ögelerin benimsenerek kendi tarzına uydurulması kastedilmektedir.
3
Üçüncü cümledeki 'kanıksamak' sözcüğünün bağlamsal anlamını analiz edin.
'Kanıksamak' sözcüğü metropol hayatının gürültüsüne çok kez maruz kalmaktan dolayı artık şaşırmamak, etkilenmez olmak anlamında kullanıldığı için 'alışmak' sözcüğü ile eşleşir.
Duruma karşı gösterilen duyarsızlaşma ve kabullenme sürecini ifade eder.
4
Dördüncü cümledeki 'indirgemek' sözcüğünün bağlamsal anlamını analiz edin.
'İndirgemek' sözcüğü felsefi tartışmaların kapsamını daraltarak sadece dilsel kalıplarla sınırlı tutmak anlamında kullanıldığı için 'sınırlamak' sözcüğü ile eşleşir.
Geniş bir kavramın daha dar bir alana sıkıştırılması anlamı vardır.

Anahtar Kavram

Bağlama uygun eş ve yakın anlamlı sözcüklerin tespiti
Soru 47Soru

“Onun bu konudaki keskin görüşleri, toplantıdaki herkesin fikrini değiştirmesine yetti.” cümlesindeki “keskin” sözcüğü, somut anlamlı bir sözcüğün soyut bir anlam kazanmasıyla oluşan 'somutlama' (somutlaştırma) olayına örnektir.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: False

Cevap

Verilen ifade yanlıştır. Cümledeki 'keskin' sözcüğü somutlama değil, soyutlama örneğidir.
Verilen önerme yanlıştır çünkü 'keskin' sözcüğü temel anlamıyla somut bir sözcüktür ancak cümle içinde soyut bir anlam kazanarak 'soyutlama' (soyutlaştırma) olayına örnek oluşturmuştur. Önermede bu durumun 'somutlama' olduğu iddia edildiği için ifade yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümledeki 'keskin' sözcüğünün temel ve cümledeki anlamlarını belirlemek.
Temel anlamıyla dokunma duyusuyla ilgili somut bir sözcük olan 'keskin', cümle içinde 'etkili, kesin, tavizsiz' anlamlarında soyut bir özellik kazanmıştır.
Sözcüğün uğradığı anlam kaymasının yönünü saptamak için temel ve yan/mecaz anlamları karşılaştırılmalıdır.
2
Anlam olayının türünü (somutlama veya soyutlama) tanımlamak.
Somut bir sözcüğün soyut bir anlam kazanması durumuna Türkçe dil bilgisinde 'soyutlama' (soyutlaştırma) adı verilir.
Somutlama ile soyutlama arasındaki yön farkını doğru uygulamak gerekir.
3
Verilen yargının doğruluğunu denetlemek.
İfadede bu durum 'somutlama' olarak tanımlandığı için yargı yanlıştır.
Bulunan dil bilgisel sonucun önermeyle uyuşup uyuşmadığını kontrol etmek.

Anahtar Kavram

Somut anlamlı bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla soyut bir kavramı karşılar hale gelmesi 'soyutlama' (soyutlaştırma) olarak adlandırılır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 48Soru

Yeni projesiyle ilgili planlarını anlatırken içindeki heyecanı gözlerinden okumak (I) mümkündü. Ancak kurul üyelerinin konuya soğuk (II) yaklaşması, onun bütün hevesini kırdı (III). Yaşadığı bu hayal kırıklığıyla odasına çekilip masanın üzerindeki dağın��k (IV) evrakları çantasına yerleştirmeye başladı. O an, bu tıkanıklığı aşabilmek için daha aydınlık (V) fikirlere ihtiyacı olduğunu anladı.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Parçada geçen IV numaralı 'dağınık' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Parçadaki 'dağınık evraklar' ifadesinde geçen 'dağınık' sözcüğü, sözlükteki ilk anlamı olan 'bir araya getirilmemiş, düzensiz biçimde serpilmiş olan' anlamını tam olarak karşılamaktadır. Bu yüzden sözcük gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin cümle içinde kazandıkları anlamları tek tek analiz etmek.
Sözcüklerin gerçek anlamlarından uzaklaşıp uzaklaşmadığı incelenir.
Gerçek anlam, sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve en temel anlamdır.
2
Seçeneklerdeki kelimelerin ilk anlamlarını belirlemek.
'Okumak' kelimesinin yazıyı okumak, 'soğuk' kelimesinin ısısı düşük olmak, 'kırmak' kelimesinin parçalamak, 'aydınlık' kelimesinin ışık alan olmak, 'dağınık' kelimesinin ise düzensiz biçimde serpilmiş olmak anlamına geldiğini hatırlamak.
Gerçek anlam karşılaştırması yapabilmek için sözlük tanımlarını bilmek gerekir.
3
Temel anlamlar ile cümledeki kullanımları eşleştirmek.
Yalnızca 'dağınık evraklar' ifadesindeki 'dağınık' kelimesinin temel anlamıyla birebir örtüştüğünü, diğer sözcüklerin ise soyutlanarak mecaz anlam kazandığını görmek.
Doğru cevaba ulaşmak için somut/soyut anlam değişimlerini saptamak gerekir.

Anahtar Kavram

Gerçek anlam (temel anlam), bir sözcük söylendiğinde zihinde uyanan ilk ve en yaygın anlamdır. Sözcüklerin somut ve birincil özellikleri gerçek anlam kapsamında değerlendirilir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 49Soru

Somutlama; soyut bir kavramın, somut anlamlı bir sözcükle karşılanarak zihinde daha belirgin hale getirilmesidir. Soyutlama ise somut anlamlı bir sözcüğün anlam genişlemesi yoluyla soyut bir kavramı karşılayacak duruma gelmesidir.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde hem somutlama hem de soyutlama örneği bir arada kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İçinde biriken öfkeyi dindirmek için öncelikle bu dar kafadan kurtulması gerekiyordu.

Cevap

İçinde biriken öfkeyi dindirmek için öncelikle bu dar kafadan kurtulması gerekiyordu.
Doğru cevap olan cümlede hem somutlama hem de soyutlama örnekleri bir arada bulunmaktadır. Cümledeki 'öfke' soyut bir kavramdır. Ancak 'öfkenin birikmesi' ifadesinde öfke, somut bir madde gibi düşünülerek somutlaştırılmıştır. Bu durum 'somutlama'ya örnektir. Diğer yandan 'kafa' sözcüğü normalde somut bir organı ifade eder. Fakat bu cümledeki 'dar kafa' ifadesinde 'kafa' sözcüğü, 'düşünce yapısı, zihniyet' anlamında kullanılarak soyut bir anlam kazanmıştır. Bu durum da 'soyutlama'ya örnektir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen kelimelerin temel (gerçek) anlamları ile cümledeki bağlamsal anlamlarını karşılaştırarak soyut ve somut durumları belirlemek.
Kelimelerin mecazlaşma veya somutlama/soyutlama yoluyla kazandıkları yeni anlam özellikleri tespit edilir.
Sözcük düzeyinde gerçekleşen anlam olaylarını doğru saptayabilmek için bağlamsal analizin yapılması şarttır.
2
Seçeneklerde sadece tek bir anlam olayının (yalnızca somutlama veya yalnızca soyutlama) bulunduğu cümleleri elemek.
Toplumun nabzını tutamayan yöneticiler cümlesinde sadece soyutlama; zamanın çarkları ve dipsiz korku cümlelerinde ise sadece somutlama tespit edilerek bu şıklar elenir.
Soru kökünde her iki anlam olayının da aynı cümle içinde bulunması gerektiği belirtilmiştir.
3
Hedef cümledeki kelimelerin anlam olaylarını detaylıca incelemek.
Öfke (soyut) kavramının biriken bir madde gibi düşünülerek somutlandığı, kafa (somut) organının ise zihniyet/düşünce tarzı anlamında soyutlandığı belirlenir.
Doğru seçenekte her iki koşulun da tam olarak sağlandığı doğrulanmış olur.

Anahtar Kavram

Somutlama ve Soyutlama
Soru 50Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "beslemek" sözcüğü mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Edebiyat tarihi boyunca pek çok şair, yalnızlık duygusunu eserlerini besleyen temel kaynak olarak görmüştür.

Cevap

Edebiyat tarihi boyunca pek çok şair, yalnızlık duygusunu eserlerini besleyen temel kaynak olarak görmüştür.
Yalnızlık duygusunun sanat eserlerini beslemesinden bahsedilen cümlede 'beslemek' sözcüğü, fiziksel bir besin veya hammadde sağlama anlamından tamamen sıyrılarak 'geliştirmek, ilham kaynağı olmak, olgunlaştırmak' anlamında soyut bir şekilde kullanılmıştır. Bu durum sözcüğün mecaz anlam kazandığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen 'beslemek' sözcüklerinin gerçek, yan ve mecaz anlam özelliklerini incelemek.
Dört seçenekteki kullanımın somut ve fiziksel bağlamda (su sağlama, odun ekleme, hammadde sağlama, gıda verme) olduğunu, bir seçenekte ise tamamen soyut bir kavramı (sanat eserini geliştirme) ifade ettiğini belirlemek.
Sözcüğün mecaz anlamı, gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamdır.
2
Mecaz anlam taşıyan cümleyi tespit etmek.
Yalnızlık duygusunun eserleri beslemesi ifadesinde 'beslemek' sözcüğünün soyut bir geliştirme ve ilham kaynağı olma anlamında kullanıldığını belirlemek.
Bu cümlede sözcük, fiziksel bir gıda veya madde sağlama işlevinden sıyrılmış, tamamen mecazi bir nitelik kazanmıştır.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam
Tahmini Süre:45s
Soru 51Soru

Bir sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşmadan, şekilsel veya işlevsel benzerlikler yoluyla kazandığı yeni anlamlara yan anlam denir.

Buna göre, aşağıdaki metinde numaralanmış sözcüklerden hangisi yan anlamıyla kullanılmıştır?

Vadiyi ikiye bölen nehrin suları, baraj gölünü (I) besleyen en önemli kaynaktı. Yaz aylarında sıcaklığın artmasıyla nehrin yatağındaki taşlar güneşin altında iyice (II) ısınmıştı. Su miktarının azalması, bölgedeki tarım faaliyetlerine ağır bir (III) darbe vurdu. Çiftçiler, ekinlerinin susuzluktan (IV) kurumaması için yeni kuyular açmak gibi farklı bir (V) yola başvurdular.

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I

Cevap

I numaralı 'besleyen' ifadesi yan anlamıyla kullanılmıştır.
I numaralı 'besleyen' sözcüğü, temel anlamı olan 'canlıyı besinle doyurmak' eyleminden yola çıkarak, 'bir kaynağı (gölü) suyla desteklemek' anlamında işlevsel benzerlik yoluyla kullanılmıştır. Bu kullanım temel anlamla somut bağını sürdürdüğü için yan anlamdır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki numaralanmış sözcüklerin temel anlamlarını belirleme.
'Beslemek' canlıyı doyurmak; 'ısınmak' sıcaklığı artmak; 'darbe' vurmak; 'kurumak' nemini kaybetmek; 'yol' yürünen şerit.
Kelimenin kazandığı yeni anlamın gerçek anlamla olan ilişkisini saptamak için temel anlamı bilmek gerekir.
2
Sözcüklerin cümle içindeki yeni anlamlarını ve temel anlamla bağlarını analiz etme.
'Besleyen' sözcüğünün baraj gölüne su sağlamak anlamında işlevsel benzerlikle kullanıldığı; 'darbe' ve 'yol' sözcüklerinin tamamen soyutlaşarak mecazlaştığı; 'ısınmak' ve 'kurumak' sözcüklerinin ise doğrudan temel anlamlarında kaldığı görülür.
Yan anlam ve mecaz anlam arasındaki temel farkı ortaya koymak.
3
Yan anlam tanımına uygun olan seçeneği belirleme.
İşlevsel benzerlik ilişkisini koruyan ve somut bir kaynağı besleme durumunu ifade eden I numaralı kullanımın yan anlam olduğu saptanır.
Doğru yanıta ulaşmak.

Anahtar Kavram

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamından tamamen kopmadan, şekilsel veya işlevsel benzerlikler yoluyla kazandığı yeni anlamları ifade eder.
Soru 52Soru

Nicel anlam taşıyan bazı sözcükler, cümledeki kullanımına bağlı olarak ölçülemeyen ya da sayılamayan bir özelliği ifade edecek şekilde (nitel anlamlı olarak) kullanılabilir.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde tırnak içinde verilen sözcük cümledeki kullanımıyla nitel anlam kazanmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Onun bu 'dar' fikirleriyle modern dünyaya uyum sağlaması oldukça zordur.

Cevap

Onun bu 'dar' fikirleriyle modern dünyaya uyum sağlaması oldukça zordur.
Sözcüklerin uzunluk, genişlik, ağırlık gibi ölçülebilen özelliklerini gösteren anlamlarına nicel anlam; ölçülemeyen, nasıllık bildiren özelliklerini gösteren anlamlarına ise nitel anlam denir. 'Dar' sözcüğü normalde genişlik bildiren nicel bir sözcüktür. Ancak 'dar fikir' ifadesinde, fikirlerin ölçülebilir bir genişliği söz konusu olmayıp zihniyetin geriliği, sığlığı gibi nitel bir özellik anlatılmaktadır. Bu nedenle sözcük bu cümlede nitel anlam kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüklerin temel/genel anlamdaki nicelik (ölçülebilirlik) durumlarını belirleme.
'Dar' sözcüğü, normalde genişliğin az olması durumunu anlatır ve metre vb. araçlarla ölçülebildiği için nicel anlamlı bir sözcüktür.
Nicel anlamlı bir sözcüğün cümledeki bağlamına göre nitel anlam kazanması istendiği için önce sözcüğün asıl anlam türü saptanmalıdır.
2
Cümlelerdeki 'dar' sözcüklerinin anlamlarını ve ölçülebilirlik durumlarını inceleme.
Patika (genişlik), zaman (süre), bütçe (para miktarı) ve salon (fiziksel alan) kavramları doğrudan ya da dolaylı olarak ölçülebilir niceliklerdir. Ancak 'dar fikir' ifadesindeki 'dar', zihniyetin kısıtlılığını ifade eder ve bu ölçülemez bir kalitedir.
Sözcüğün bağlam içinde kazandığı yeni anlamın nicel mi yoksa nitel mi olduğunu ayırt etmek gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Fikirlerin dar olması durumu ölçülemez bir nitelik belirttiğinden, 'dar' sözcüğü bu cümlede nitel anlam kazanmıştır. Doğru cevap 'Onun bu 'dar' fikirleriyle modern dünyaya uyum sağlaması oldukça zordur.' ifadesinin yer aldığı seçenektir.
Nitel anlam kazanan kullanımı diğer nicel kullanımlardan ayırt ederek nihai cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Nicel anlamlı bir sözcüğün cümledeki bağlama göre nitel anlam kazanması (anlam kayması)
Soru 53Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bu sözcüklerin kazandığı anlam özellikleriyle (gerçek, yan, mecaz) eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazarın son romanındaki derin tahliller, okuyucunun insan psikolojisine bakışını değiştiriyor.
Dolabın derin çekmecelerine kışlık kıyafetleri özenle yerleştirdi.
Uçağın burnu iniş sırasında piste doğru hafifçe eğildi.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Derin tahliller ifadesindeki derin sözcüğü mecaz anlamla, derin çekmeceler ifadesindeki derin sözcüğü gerçek anlamla, uçağın burnu ifadesindeki burun sözcüğü ise yan anlamla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede 'derin tahliller' ifadesindeki derin sözcüğü gerçek anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir anlam kazandığı için mecaz anlamla; 'derin çekmece' ifadesindeki derin sözcüğü ilk akla gelen fiziksel boyutu yansıttığı için gerçek anlamla; 'uçağın burnu' ifadesindeki burun sözcüğü ise insan organına benzerlik ilişkisiyle cansız bir varlığa aktarıldığı için yan anlamla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümleleri okuyarak 'derin tahliller', 'derin çekmece' ve 'uçağın burnu' ifadelerindeki koyu yazılmış sözcüklerin anlamlarını analiz etmek.
'Derin tahliller' ifadesindeki derin sözcüğünün soyutlaştığı, 'derin çekmece'deki derin sözcüğünün fiziksel boyutu karşıladığı ve 'uçağın burnu' ifadesindeki burun sözcüğünün organ adının benzetme yoluyla bir nesneye aktarıldığı tespit edilir.
Sözcüklerin gerçek anlamlarından uzaklaşma derecelerini belirlemek amacıyla bağlamsal çözümleme yapılması gerekir.
2
Belirlenen anlamları sözcük anlam türleri ile eşleştirmek.
'Derin tahliller' mecaz anlamla, 'derin çekmece' gerçek anlamla, 'uçağın burnu' ise yan anlamla eşleştirilir.
Eşleştirmenin doğruluğunu teyit etmek için her kavramın tanımına uygunluğunu kontrol etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam ve diğer anlam özellikleri
Soru 54Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleriyle (gerçek, yan, mecaz, terim) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Yazar, son romanında toplumsal yozlaşmanın getirdiği ruhsal çöküntüyü kuru bir anlatımla vermekten kaçınmış; karakterlerin iç dünyasını zengin imgelerle bezemiştir.
Mimar, projenin son aşamasında binanın sokağa bakan yüzünü tamamen cam panellerle kaplayarak modern bir görünüm elde etmeyi amaçlamıştı.
Laboratuvardaki hassas ölçümler sırasında, deney tüpünün dibinde biriken koyu tortunun kimyasal yapısını incelemek için yeni bir yöntem geliştirdiler.
Şair, şiirindeki ahengi sağlamak amacıyla dizelerin sonundaki ses benzerliklerini zengin kafiye oluşturacak şekilde düzenlemiştir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci cümle mecaz anlamla, ikinci cümle yan anlamla, üçüncü cümle gerçek anlamla, dördüncü cümle ise terim anlamla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede 'kuru' anlatım mecaz anlamla, binanın 'yüzü' yan anlamla, 'koyu' tortu gerçek anlamla, 'kafiye' ise terim anlamla eşleşir. Çünkü 'kuru' sözcüğü gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak soyutlaşmış; 'yüz' sözcüğü benzerlik ilişkisiyle yan anlam kazanmış; 'koyu' sözcüğü fiziksel niteliğiyle gerçek anlamını korumuş; 'kafiye' ise edebiyat terimi olarak kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcüklerin temel (gerçek) anlamlarını belirlemek.
'Kuru' ıslak olmayan; 'yüz' çehre; 'koyu' yoğunluğu fazla olan; 'kafiye' ise uyak anlamına gelir.
Sözcüklerin gerçek anlamlarından ne kadar uzaklaştığını tespit edebilmek için temel anlamlarının bilinmesi gerekir.
2
Birinci cümledeki 'kuru' sözcüğünün kazandığı yeni anlamı analiz etmek.
'Kuru' sözcüğü, cümlede 'duygudan, süsten veya akıcılıktan yoksun' anlamında kullanılarak gerçek anlamından tamamen sıyrılmış ve soyut bir nitelik kazanmıştır. Bu nedenle mecaz anlamdır.
Soyutlama yoluyla yeni bir anlam kazanan ve gerçek anlamıyla bağı kalmayan sözcükler mecaz anlam sınıfına girer.
3
İkinci cümledeki 'yüzünü' sözcüğünün işlevini incelemek.
'Yüz' sözcüğü, binanın dış cephesi veya ön tarafı anlamında kullanılmıştır. İnsanın çehresi (yüzü) ile şekil ve konum ilişkisi korunarak yeni bir anlam kazandığı için yan anlamdır.
Temel anlamdan kopmadan, şekil veya işlev benzerliğiyle yeni kavramları karşılayan sözcükler yan anlamlıdır.
4
Üçüncü cümledeki 'koyu' ve dördüncü cümledeki 'kafiye' sözcüklerini değerlendirmek.
'Koyu tortu' ifadesindeki koyu, fiziksel yoğunluk anlamıyla gerçek anlamdadır. 'Kafiye' ise edebiyat bilim dalına ait özel bir kavramı karşıladığı için terim anlamdır.
Fiziksel özellikleri doğrudan belirten sözcükler gerçek anlamda, bilim, sanat veya meslek dalına özgü kavramlar ise terim anlamda kabul edilir.

Anahtar Kavram

Mecaz Anlam ve Diğer Anlam Özellikleri
Soru 55Soru

Aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri, parçanın anlam akışına uygun olarak doğru terimlerle tamamlayınız.

Aşağıdaki boşlukları doldurun

Edebî metinlerde somutlama ve anlam kaymaları yoluyla sözcüklerin anlam değerlerinde değişimler meydana gelir. 'Sanatçı, çocukluğunun geçtiği o dar sokakların kokusunu eserlerine başarıyla taşımış.' cümlesindeki 'dar' sözcüğü fiziksel olarak ölçülebilen bir durumu bildirdiğinden anlamıyla kullanılmıştır. Diğer yandan, 'Hayata geniş bir pencereden bakabilen insanlar, sorunlar karşısında daha yapıcı olurlar.' cümlesindeki 'geniş' sözcüğü ise normalde ölçülebilen bir büyüklüğü ifade etmesine rağmen bu bağlamda zihinsel bir olgunluğu, bakış açısının zenginliğini belirttiği için anlam kaymasına uğrayarak anlam kazanmıştır.
Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Birinci boşluğa 'nicel', ikinci boşluğa 'nitel' (veya bunlara karşılık gelen 'niceliksel' / 'niteliksel') sözcükleri getirilmelidir.
İlk cümlede fiziksel ve ölçülebilir bir genişliği (sokak eni) belirten 'dar' sözcüğü nicel anlam taşırken; ikinci cümlede soyut, ölçülemeyen bir zihinsel genişliği/hoşgörüyü ifade eden 'geniş' sözcüğü nitel anlam taşımaktadır. Bu nedenle boşluklar sırasıyla 'nicel' ve 'nitel' (veya 'niceliksel' ve 'niteliksel') terimleriyle tamamlanmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen hedef sözcüklerin (dar ve geniş) bağlam içindeki işlevlerini belirlemek.
İlk cümlede 'dar' sözcüğünün fiziksel bir genişliği, ikinci cümlede 'geniş' sözcüğünün ise zihinsel bir bakış açısını ifade ettiği saptanır.
Sözcüklerin nicel mi yoksa nitel mi olduğunu anlamak için cümledeki kullanım bağlamlarına bakılması gerekir.
2
İlk boşluk için 'dar' sözcüğünün anlam özelliğini sınıflandırmak.
'Dar sokak' ifadesindeki 'dar' sözcüğü ölçülebilir bir fiziksel niteliği gösterdiğinden nicel anlamlıdır. Bu yüzden birinci boşluğa 'nicel' yazılmalıdır.
Ölçülebilen, sayılabilen veya azalıp çoğalabilen özellikler nicel anlam kapsamına girer.
3
İkinci boşluk için 'geniş' sözcüğünün anlam özelliğini sınıflandırmak.
'Geniş bir pencereden bakmak' ifadesinde normalde nicel olan 'geniş' sözcüğü, mecazlaşarak ölçülemeyen bir nitelik (hoşgörü, zihinsel olgunluk) bildirdiği için nitel anlam kazanmıştır. Bu yüzden ikinci boşluğa 'nitel' yazılmalıdır.
Ölçülemeyen, nesnelerin nasıl olduğunu, kalitesini veya özelliğini bildiren durumlar nitel anlam kapsamına girer.

Anahtar Kavram

Nicel ve nitel anlam arasındaki farklar ve nicel anlamlı sözcüklerin bağlama göre nitel anlam kazanması (anlam kayması).
Soru 56Soru

Bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve temel çağrışım, o sözcüğün gerçek (temel) anlamıdır. Diğer anlamlar ise bu temel anlamdan yola çıkılarak zamanla kazanılan yan veya mecaz anlamlardır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "çürümek" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kasaların dip kısımlarında kalan ve nem yüzünden çürüyen limonlar tüm depoyu kokutmuştu.

Cevap

Kasaların dip kısımlarında kalan ve nem yüzünden çürüyen limonlar tüm depoyu kokutmuştu.
Limonların bozulması fiziksel, kimyasal ve biyolojik bir bozunmayı ifade eder. Bu durum, "çürümek" sözcüğünün sözlükteki ilk ve en yaygın anlamı olan biyolojik bozunmaya tam olarak uymakta ve gerçek anlamı karşılamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Sözcüğün sözlükteki ilk ve en temel anlamını (gerçek anlam) belirleyin.
"Çürümek" eyleminin gerçek anlamı, organik maddelerin nem, ısı ve mikroorganizmaların etkisiyle bozulup kokmasıdır (örneğin meyvelerin bozulması).
Gerçek anlam, bir sözcük söylendiğinde zihinde beliren ilk, fiziksel ve temel anlamdır.
2
Cümlelerde geçen "çürümek" sözcüklerinin anlamlarını bağlamlarına göre analiz edin.
Limonların bozulması fiziksel ve biyolojik bir süreci (gerçek anlamı) ifade ederken; teori, ortaklık, insan yaşamı veya iddialar için kullanılan çürümek sözcükleri soyut durumlara yönelik olup değerini yitirmek, geçersizleşmek anlamlarındadır.
Sözcüklerin cümle içindeki anlamları (gerçek, yan veya mecaz) ancak cümlenin bütünü incelenerek tespit edilebilir.
3
Gerçek anlamda kullanılan tek seçeneği saptayın.
Limonların nemden ötürü bozulmasını anlatan cümlenin doğru cevap olduğu görülür.
Diğer tüm seçeneklerdeki çürümek sözcükleri soyut anlamlar taşıyan mecazi kullanımlardır.

Anahtar Kavram

Gerçek anlam, bir sözcüğün temel ve ilk anlamıdır. Mecaz anlam ise kelimenin gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamları ifade eder.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 57Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki kullanımına göre taşıdıkları anlam özellikleriyle (nicel/nitel) eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kardeşinin taşıdığı hafif çantayı alarak ona yardım etmek istedi.
Onun bu hafif davranışları, çevresindeki insanların ona olan güvenini zedeliyor.
Sanatçı, eserlerinde güzel duyguları yalın bir dille aktarmayı seçmiştir.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

'hafif çanta' ifadesi nicel anlam ile; 'hafif davranış' ifadesi nicel anlamlı sözcüğün nitel anlam kazanması ile; 'güzel duygular' ifadesi ise doğrudan nitel anlam ile eşleşmelidir.
Fiziksel olarak ölçülebilen 'hafif çanta' nicel anlamla, ciddiyetsiz davranış anlamındaki 'hafif davranış' nicel bir kelimenin nitel anlam kazanmasıyla, ölçülemeyen 'güzel duygular' ise doğrudan nitel anlamla doğru şekilde eşleşmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki 'hafif çanta' ifadesini incelemek.
Çantanın hafifliği ölçülebilen bir özellik olduğu için nicel anlam taşır.
Fiziksel olarak ölçülebilen kavramlar nicel olarak adlandırılır.
2
İkinci cümledeki 'hafif davranış' ifadesini incelemek.
Aslında nicel olan hafif sözcüğü, burada ciddiyetsiz anlamında nitel özellik bildirmiştir.
Nicel sözcükler bağlam gereği nitel anlam kazanabilir.
3
Üçüncü cümledeki 'güzel duygular' ifadesini incelemek.
Duyguların güzelliği ölçülemez, nitel anlam taşır.
Ölçülemeyen, nitelik belirten kavramlar niteldir.

Anahtar Kavram

Sözcüklerin cümle içindeki kullanımına göre nicel (ölçülebilir) veya nitel (ölçülemez) anlam kazanması.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 58Soru

Güneşli bir nisan sabahı, köyün (I) sırtlarında yeni açan çiçeklerin kokusu etrafa yayılıyordu. Bahçedeki kuyudan (II) çekilen su buz gibi soğuktu. Yolun kenarında biriken (III) kuru yapraklar rüzgarla savruluyordu. Evin kapısına (IV) dayanan odunlar yakılmak üzere içeri taşındı. Ancak tüm bu hazırlıklara rağmen içindeki o (V) karanlık hissi bir türlü dağıtamıyordu.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi mecaz anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

karanlık (V)
Karanlık sözcüğü, fiziksel ışık yokluğu anlamından tamamen sıyrılarak 'kötü, karamsar, sıkıntılı' anlamında soyut bir hissi nitelemek için kullanılmıştır. Bu durum sözcüğün mecaz anlam kazandığını gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin cümle içinde kazandıkları anlamları tek tek analiz edin.
I numaralı sözcük yan anlamda, II, III ve IV numaralı sözcükler ise gerçek anlamlarında kullanılmıştır. V numaralı sözcük ise gerçek anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir kavramı nitelemektedir.
Mecaz anlamı bulmak için sözcüğün temel ve fiziksel anlamından tamamen uzaklaşıp uzaklaşmadığını kontrol etmeliyiz.
2
Soyutlama yapılan ve yeni bir anlam kazanan sözcüğü doğru seçenek olarak belirleyin.
Karanlık sözcüğü gerçek anlamının dışına çıkarak soyut bir duygu durumunu (karamsarlık) ifade ettiği için mecaz anlamlıdır.
Sözcüğün tamamen yeni ve soyut bir anlam kazanması mecaz anlamın temel göstergesidir.

Anahtar Kavram

Bir sözcüğün gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni ve soyut anlamlara mecaz anlam denir.
Tahmini Süre:45s
Soru 59Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, cümledeki anlam özellikleri bakımından sağdaki uygun kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Sanatçı, uzun yıllar boyunca ustasının gölgesinde kalmış ve özgün bir tarz geliştirememişti.
Genç yazar, zihninde kopan fırtınaları dindirip nihayet yeni eserine odaklanabildi.
Yaşadığı onca haksızlığa rağmen içindeki adalet duygusunu hiçbir zaman kaybetmedi.
Yıllarca süren titiz araştırmaların ardından nihayet aradığı tarihi belgeye ulaşabilmişti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükler sırasıyla şu kavramlarla eşleşir: gölgesinde - Soyutlama, fırtınaları - Somutlama, adalet - Soyut Anlam, belgeye - Somut Anlam.
Doğru eşleştirmede 'gölgesinde' sözcüğü soyutlama ile, 'fırtınaları' sözcüğü somutlama ile, 'adalet' sözcüğü soyut anlam ile ve 'belgeye' sözcüğü somut anlam ile eşleşir. Bu eşleştirme sözcüklerin cümle içindeki anlam özellikleri ve geçirdikleri anlamsal değişimlerle tam olarak örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki 'gölgesinde' sözcüğünü incelemek.
Gölge sözcüğü temel anlamıyla somuttur ancak cümledeki kullanımıyla 'himaye, etki' gibi soyut bir anlam kazanarak soyutlama uğramıştır.
Somut kelimenin soyut anlam kazanma durumunu (soyutlama) tespit etmek.
2
İkinci cümledeki 'fırtınaları' sözcüğünü incelemek.
Duygu karmaşası ve sıkıntılar gibi soyut kavramlar, somut bir kelime olan fırtına ile anlatılarak somutlama yapılmıştır.
Soyut kavramın somut sözcükle anlatılma durumunu (somutlama) tespit etmek.
3
Üçüncü ve dördüncü cümlelerdeki 'adalet' ve 'belge' sözcüklerini duyu organlarıyla algılanabilirlik yönünden değerlendirmek.
Adalet duyu organlarıyla algılanamaz (soyut anlam), belge ise duyu organlarıyla algılanabilir (somut anlam).
Temel anlamlarına göre somut ve soyut kelimeleri belirlemek.

Anahtar Kavram

Sözcüklerde somut ve soyut anlam özellikleri ile somutlama ve soyutlama olaylarının tespiti.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 60Soru

Aşağıdaki cümlelerde geçen "sırt" sözcüklerini, kazandıkları anlam özellikleri ve işlevleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Koyunun sırtındaki kalın yün tabakası, onu kışın dondurucu soğuklarından koruyan en doğal kalkand��r.
Dağın sırtına doğru tırmanan dağcı grubu, rüzgârın şiddetini artırması üzerine çadır kurma kararı aldı.
Kitabın sırtı zamanla yıprandığı için bazı sayfalar yerinden oynamış ve dağılma aşamasına gelmişti.
Şirketin tüm borç yükünü kendi sırtına alan ortak, sonunda iflas bayrağını çekmek zorunda kaldı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Koyunun sırtındaki yün cümlesi gerçek anlamla; dağın sırtına tırmanan dağcılar cümlesi coğrafi konum temelli yan anlamla; kitabın sırtı cümlesi nesne bölümü temelli yan anlamla; borç yükünü sırtına alan cümlesi ise mecaz anlamla eşleşmelidir.
Koyunun sırtı gerçek anatomik yapıyı (gerçek anlam) temsil eder; dağın sırtı ve kitabın sırtı temel anlamla somut/şekilsel bağını koruduğu için sırasıyla coğrafi ve nesne tabanlı yan anlamlardır; borç yükünü sırtlanmak ise tamamen soyut bir durumu nitelediğinden mecaz anlamdır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümledeki "sırt" sözcüğünün bağlamını inceleme
"Koyunun sırtındaki..." ifadesinde canlı bir hayvana ait anatomik vücut bölümü kastedilmiştir. Bu durum TDK'deki ilk ve temel tanıma karşılık gelir.
Sözcüğün akla gelen ilk ve fiziksel anlamını (gerçek anlamı) tespit etmek.
2
İkinci ve üçüncü cümlelerdeki "sırt" sözcüklerinin bağlamlarını inceleme ve karşılaştırma
"Dağın sırtı" coğrafi bir yeryüzü şeklinin üst hattını; "kitabın sırtı" ise kitabın cildinin birleşme yerini (cansız nesne) ifade etmektedir. Her iki kullanımda da sırtın temel anlamındaki 'dik, arka, birleştirici üst yüzey' ilişkisi korunmuş ancak insan/hayvan dışındaki varlıklara aktarılmıştır.
Temel anlamdan kopmadan kazanılan yeni somut anlamları (yan anlamları) işlev ve şekil yönünden ayırt etmek.
3
Dördüncü cümledeki "sırt" sözcüğünün bağlamını inceleme
"Borç yükünü sırtına alan..." ifadesinde fiziksel bir sırt veya somut bir nesne bölümü yoktur. Burada tamamen soyut bir sorumluluk, yükümlülük altına girme durumu kastedilmiştir.
Gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak soyutlaşan mecaz anlamı belirlemek.

Anahtar Kavram

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşmadan, şekilsel veya işlevsel benzerlikler/ilişkiler yoluyla somut varlıklara aktarılarak kazandığı yeni anlamdır. Mecaz anlam ise sözcüğün gerçek anlamından tamamen sıyrılarak soyut bir boyut kazanmasıdır.
ÖncekiSayfa 3 / 9Sonraki
Sözcükte Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 3 | Examkin