Sözcükte Anlam

176 soru

Soru 21Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "yumuşak" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yumuşak bir yatakta uyumak sırt ağrılarına iyi gelmiyormuş.

Cevap

Yumuşak bir yatakta uyumak sırt ağrılarına iyi gelmiyormuş cümlesindeki "yumuşak" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Yumuşak bir yatakta uyumak sırt ağrılarına iyi gelmiyormuş cümlesinde geçen "yumuşak" sözcüğü, dokunulduğunda kolayca esneyen, sert karşıtı olan nesneleri nitelediği için gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
"Yumuşak" sözcüğünün sözlükteki ilk ve temel anlamı belirlenir.
"Yumuşak" sözcüğünün gerçek anlamı; dokunulduğunda, üzerine basıldığında kolayca esneyen, sert karşıtıdır.
Gerçek anlam, bir sözcüğün akla gelen ilk ve fiziksel dünyadaki temel anlamıdır.
2
Seçeneklerdeki cümleler incelenerek "yumuşak" sözcüğünün hangi anlamlarda kullanıldığı tespit edilir.
Yatak ile birlikte kullanılan "yumuşak" fiziksel niteliği (kolayca esneyen) karşılar. Diğer seçeneklerdeki "yumuşak davranmak", "yumuşak tavır", "yumuşak hava" ve "yumuşak üslup" ifadeleri ise soyut durumları, uysallığı veya sakinliği ifade eden mecaz anlamlardadır.
Sözcüğün bağlam içindeki anlamı, gerçek anlam tanımına uygunluğu üzerinden doğrulanmalıdır.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Soru 22Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "kuru" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sonbaharın gelişiyle bahçedeki kuru yaprakları süpürüp bir araya topladılar.

Cevap

Sonbaharın gelişiyle bahçedeki kuru yaprakları süpürüp bir araya topladılar.
Kuru yaprakları ifadesinde geçen kuru sözcüğü nemini veya suyunu yitirmiş, ıslak olmayan nesneleri karşıladığı için sözcüğün akla gelen ilk ve temel anlamı olan gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde geçen "kuru" sözcüklerinin bağlam içindeki anlamlarını belirlemek.
Sözcüklerin temel ve mecaz anlam sınırları tespit edildi.
Gerçek anlamı bulabilmek için kelimenin ilk akla gelen temel anlamı ile mecaz anlamlarını ayırt etmek gerekir.
2
"Kuru" sözcüğünün temel sözlük anlamını hatırlamak.
"Nemli, ıslak veya sulu olmayan, suyunu yitirmiş olan" anlamı temel anlam olarak belirlendi.
Sözcüğün gerçek anlamını bulmak için zihinde uyandırdığı ilk fiziksel karşılığı esas alınmalıdır.
3
Kuru yapraklar ifadesindeki anlamı temel anlamla karşılaştırmak.
Yaprakların nemini ve suyunu yitirmiş olmasını ifade ettiği için bu kullanımın gerçek anlamda olduğu belirlendi.
Fiziksel olarak nemini kaybetmiş bir nesneyi nitelediği için gerçek anlama doğrudan uymaktadır.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Tahmini Süre:45s
Soru 23Soru

Mutfaktaki işlerini bitiren kadın, tezgâhın üzerinde duran sarımsaklardan birkaç diş (I) ayıklayarak yemeğe katmak üzere hazırladı. Ardından çeşmenin ağzını (II) sıkıca kapatıp bahçeye çıktı. Bahçe duvarının dibindeki yabani otları tek tek yoldu (III) ve kenara yığdı. Bu sırada sokaktan geçen çocukların oluşturduğu uzun kuyruk (IV), mahalledeki şenliğin başladığını haber veriyordu. Kadın, elindeki işi bırakıp şenliği düzenleyen komiteye yardım etmek amacıyla etkinliklerin koordinasyon kolunda (V) görev almaya karar verdi.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisi gerçek (temel) anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Numaralanmış sözcüklerden üçüncüsü olan 'yoldu' eylemi, 'bir şeyi çekip koparmak' şeklindeki ilk ve temel anlamıyla kullanıldığı için gerçek anlamlıdır.
Numaralanmış sözcüklerden üçüncüsü olan 'yoldu' eylemi, 'bir şeyi çekip koparmak' anlamında kullanılmıştır. Bu anlam, 'yolmak' fiilinin akla gelen ilk ve temel anlamı olduğu için sözcük gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin cümle içindeki anlamlarını tek tek belirlemek.
Sözcüklerin temel (gerçek) ve yan anlamları tespit edilir.
Gerçek anlamın tespiti için her sözcüğün bağlamdaki anlamı incelenmelidir.
2
Birinci ('diş') ve ikinci ('ağzını') sözcükleri incelemek.
Bu sözcüklerin organ adlarının şekil ve işlev benzerliğiyle cansız varlıklara aktarılmasıyla yan anlam kazandığı görülür.
Yan anlam ile gerçek anlamı ayırt etmek.
3
Üçüncü ('yoldu') sözcüğü incelemek.
Bu sözcüğün 'bir şeyi çekip koparmak' şeklindeki ilk ve temel anlamıyla kullanıldığı görülür.
Sözcüğün gerçek (temel) anlamını tespit etmek.
4
Dördüncü ('kuyruk') ve beşinci ('kolunda') sözcükleri incelemek.
Bu sözcüklerin de benzer şekilde yan/mecaz anlam taşıdığı belirlenir.
Diğer çeldiricilerin gerçek anlamda olmadığını doğrulamak.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam (Temel Anlam)
Soru 24Soru

"Ağır" sözcüğü, Türkçede nesnelerin tartıdaki ağırlığını ifade eden temel anlamının yanı sıra mecaz ve yan anlamlarda da sıklıkla kullanılır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ağır" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kamyon kasasına yüklenen ağır çuvallar, aracın rampada zorlanarak ilerlemesine neden oldu.

Cevap

Kamyon kasasına yüklenen ağır çuvalların anlatıldığı cümle
Kamyon kasasındaki çuvallardan bahsedilen cümlede geçen sözcük, fiziksel olarak tartıda çok çeken, kütlesi fazla olan nesneleri belirtmektedir. Bu kullanım, kelimenin akla gelen ilk ve temel anlamı olduğu için gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Seçeneklerde geçen hedef sözcüğün cümle içindeki bağlamlarını tek tek incelemek.
Sözcüğün her bir cümlede hangi anlamı (fiziksel ağırlık, kırıcı söz, yoğun koku, ciddi tavır, güç iş) karşıladığı tespit edilir.
Sözcüğün gerçek veya mecaz anlamda olup olmadığını saptamak için bağlam analizi gereklidir.
2
Sözcüğün ilk ve temel anlamı olan "tartıda çok çeken, kütlesi fazla olan" anlamını aramak.
Kamyon kasasındaki çuvalların fiziksel ağırlığından bahsedilen cümlenin bu tanıma tam olarak uyduğu görülür.
Gerçek anlam, bir sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk, somut ve temel anlamdır.
3
Diğer seçeneklerdeki kullanımların mecazi anlamlar içerdiğini doğrulayarak çelişkileri gidermek.
Davranışın ağırlığı (ciddiyet), kokunun ağırlığı (yoğunluk), görevin ağırlığı (zorluk) ve konuşmanın ağırlığı (kırıcılık) gibi soyut kullanımların mecaz anlam grubuna girdiği kesinleştirilir.
Çeldiricilerin elenmesiyle doğru cevaba güvenli bir şekilde ulaşılır.

Anahtar Kavram

Gerçek anlam (temel anlam), bir kelimenin söylendiğinde akla gelen ilk, somut ve genel anlamıdır. Kelimelerin bu temel anlamından tamamen uzaklaşarak kazandığı yeni anlamlara ise mecaz anlam denir.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 25Soru

Aşağıdaki sol sütunda verilen cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri, sağ sütundaki cümlelerde yer alan sesteşlerinin (eş sesli) kullanım anlamlarıyla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Aniden bastıran dolu, ekili arazilere ve meyve ağaçlarına ciddi zarar verdi.
Çiftlikteki beyaz kaz sürüsü, gölün kenarında yiyecek arıyordu.
Sokağın sol tarafındaki tarihî konak, mimarisiyle hemen dikkat çekiyordu.
Cümlenin sonuna getirilen ek sözcüğün anlamını tamamen değiştirmişti.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki 'dolu' (yağış) sağ sütundaki 'dolu' (boş olmayan) ile, 'kaz' (hayvan) sağ sütundaki 'kaz' (kazmak fiili) ile, 'sol' (yön) sağ sütundaki 'sol' (solmak fiili) ile, 'ek' (ilave) sağ sütundaki 'ek' (ekmek fiili) ile eşleşmektedir.
Verilen cümlelerdeki koyu yazılmış 'dolu', 'kaz', 'sol' ve 'ek' sözcüklerinin hepsi sesteşlik özelliğine sahiptir ve sağ sütunda yer alan cümlelerde bu kelimelerin gerçek anlamlı sesteş eşleri kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcükleri saptayın.
Sol sütunda 'dolu', 'kaz', 'sol', 'ek' kelimeleri belirlendi.
Eşleştirme yapılacak temel kelimeleri tespit etmek için.
2
Kelimelerin anlamlarını ve kök türlerini analiz edin.
Sol sütundakiler sırasıyla isim (yağış), isim (hayvan), isim/sıfat (yön) ve isim (ek); sağ sütundakiler ise sırasıyla fiil (solmak), isim/sıfat (dolu), fiil (ekmek) ve fiil (kazmak) olarak tespit edildi.
Sesteşlik ilişkisinin dil bilgisel ve anlamsal boyutunu doğru kurmak için.
3
Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan gerçek anlamlı kullanımları eşleştirin.
Sol 1 ile Sağ 1, Sol 2 ile Sağ 2, Sol 3 ile Sağ 3, Sol 4 ile Sağ 4 eşleşti.
Sözcüklerin sesteşlik kuralına göre doğru eşleşmesini tamamlamak için.

Anahtar Kavram

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
Soru 26Soru

Sözcüklerin dil içerisindeki gelişim sürecinde kazandığı ilk, temel ve nesnel anlam 'gerçek anlam' olarak adlandırılır. Gerçek anlam, sözcüğün tek başına düşünüldüğünde akla gelen ilk anlamı olup genellikle somut bir durumu karşılar. Bu temel anlamla ilişkisini tamamen koparmadan kazandığı yeni anlamlar 'yan anlam' olarak değerlendirilirken; kelimenin bu temel anlamından tamamen uzaklaşarak soyut bir nitelik kazanması ise 'mecaz anlam'ı oluşturur.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'sönmek' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Rüzgârın şiddetlenmesiyle sokak lambası ansızın söndü ve her yer karanlığa büründü.

Cevap

Rüzgârın şiddetlenmesiyle sokak lambası ansızın söndü ve her yer karanlığa büründü.
Sokak lambasının ışık vermez duruma gelmesi, 'sönmek' sözcüğünün temel/ilk anlamı olan 'yanmakta veya ışık vermekte olan bir şeyin ışığının gitmesi' tanımına tam olarak uymaktadır. Bu nedenle sokak lambasının söndüğünü belirten cümle doğru yanıtı oluşturur.

Adım Adım Çözüm

1
'Sönmek' sözcüğünün zihinde uyandırdığı ilk ve temel anlamı belirlemek.
Sözcüğün gerçek anlamı 'yanmakta veya ışık vermekte olan bir şeyin yanma veya ışık verme durumunun son bulması'dır.
Gerçek anlam, bir sözcüğün akla gelen ilk ve somut anlamıdır.
2
Seçeneklerde geçen 'sönmek' sözcüklerinin bağlamsal anlamlarını analiz etmek.
Sokak lambasının sönmesi durumunda gerçek anlam; bisiklet tekerleğinin havasının boşalmasında yan anlam; yazma arzusu, tartışma ve coşkunun bitmesinde ise mecaz anlam vardır.
Sözcüklerin gerçek anlamıyla mı yoksa yan/mecaz anlamıyla mı kullanıldığını anlamak için cümle içindeki bağlama bakılmalıdır.
3
Gerçek anlamı karşılayan seçeneği belirlemek.
Sokak lambasının sönmesini içeren cümle gerçek anlamı taşımaktadır.
Sokak lambası ışık veren bir araç olduğundan, onun ışığının gitmesi sözcüğün temel anlamıyla birebir örtüşür.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Soru 27Soru

Yıllar sonra döndüğü bu eski köyde, (I) kuru dalların arasından süzülen rüzgârın sesini dinledi. Çocukluğunda bu (II) çay kenarında ne kadar çok vakit geçirdiğini hatırladı. Evlerin yeni (III) boya kokan duvarları ona geçmişi fısıldıyordu. Pencereden süzülen son (IV) damla, toprağa can veriyordu. Kendine duyduğu (V) güven, buraya adım atmasıyla daha da pekişmişti.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisinin sesteşi vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II

Cevap

II numaralı 'çay' sözcüğü
Parçadaki II numaralı 'çay' sözcüğü, hem akan küçük su kaynağı hem de demlenerek içilen bitki anlamlarına gelir. Bu iki anlam arasında hiçbir köken veya anlam ilişkisi bulunmadığından bu sözcük sesteş (eş sesli) bir köke sahiptir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin köklerini ve bu köklerin diğer sözcüklerle olan anlam ilişkilerini belirleyin.
Sözcüklerin kökleri sırasıyla 'kuru', 'çay', 'boya', 'damla' ve 'güven'dir.
Sesteşlik ve ortak kök ayrımını yapabilmek için öncelikle sözcük köklerini doğru saptamak gerekir.
2
Sesteş kök ile ortak (köktaş) kök arasındaki farkı uygulayın.
'Kuru', 'boya', 'damla' ve 'güven' sözcüklerinin isim ve fiil biçimleri arasında (kuru-kurumak, boya-boyamak, damla-damlamak, güven-güvenmek) belirgin bir anlam ilişkisi vardır. Dolayısıyla bu kökler ortak köktür. 'Çay' sözcüğü ise 'içecek' ve 'akarsu' olmak üzere aralarında hiçbir anlam bağı bulunmayan iki farklı gerçek anlama sahiptir.
Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı ve aralarında hiçbir anlam ilişkisi bulunmayan sözcükler sesteş kabul edilir.
3
Doğru seçeneği belirleyin.
Sadece II numaralı 'çay' sözcüğünün sesteşi bulunmaktadır.
Tanıma uyan tek sözcük 'çay' olduğu için doğru yanıta ulaşılır.

Anahtar Kavram

Sesteş (Eş Sesli) Kök ile Ortak (Köktaş) Kök Ayrımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 28Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, bu sözcüklerin sesteşlik (eş seslilik) veya ortak köklülük özelliklerine göre sağdaki tanımlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bu mevsimde dağ eteklerindeki kır çiçekleri etrafa huzur veren bir koku yayıyordu.
Çocuğun elindeki balondan sızan yaş boya ellerini kirletmişti.
Bahçedeki ağacın kuru dalları rüzgarın etkisiyle yere düştü.
Çatıdaki sızıntıyı önlemek amacıyla kalın bir tabaka halinde sıva hazırladı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Sol sütundaki k��r (isim-fiil sesteşi), yaş (isim-isim sesteşi), düştü (fiil-isim sesteşi) ve sıva (ortak kök) sözcükleri sağ sütundaki uygun dil bilgisi özellikleri ve tanımlarla doğru şekilde eşleştirilmiştir.
Eşleştirme, sözcüklerin kök türleri ve sesteşlik durumlarına göre yapılmıştır. Kır sözcüğü isim kökü olup sesteşi fiildir; yaş sözcüğü isim kökü olup sesteşi isimdir; düş- fiil kökü olup sesteşi isimdir; sıva ise sıvamak eylemiyle anlam ilişkisi kurduğu için ortak köktür.

Adım Adım Çözüm

1
Sol sütundaki ilk cümlede geçen 'kır' sözcüğünün kök türü ve sesteşi belirlenir.
'Kır' sözcüğü isimdir (kırlık alan). Sesteşi ise 'kırmak' fiilidir. Aralarında anlam ilişkisi yoktur. Bu durum 'İsim kökü olup sesteşi fiil kökü olan' tanımına uyar.
Sözcüğün kendi türü ile sesteşinin türü arasındaki ilişkiyi tespit etmek için.
2
İkinci cümledeki 'yaş' sözcüğü incelenir.
'Yaş' sözcüğü 'ıslak' anlamında isimdir. Sesteşi olan 'yaş' (ömür) da isimdir. Aralarında anlam bağı yoktur. Bu durum 'İsim kökü olup sesteşi de isim kökü olan' tanımına uyar.
İsim-isim sesteşliğini ayırt etmek için.
3
Üçüncü cümledeki 'düştü' sözcüğünün kökü incelenir.
Sözcüğün kökü 'düş-' (düşmek) fiilidir. Sesteşi olan 'düş' (rüya) ise isimdir. Bu durum 'Fiil kökü olup sesteşi isim kökü olan' tanımına uyar.
Fiil kökenli sesteş sözcüklerin özelliklerini belirlemek için.
4
Dördüncü cümledeki 'sıva' sözcüğü ortak kök yönüyle değerlendirilir.
'Sıva' (isim) ile 'sıvamak' (fiil) arasında anlam ilişkisi vardır. Bu nedenle bu sözcük sesteş değil, ortak (kökteş) köktür. Bu durum son tanıma uyar.
Ortak kök ile sesteş kök arasındaki farkı ortaya koymak için.

Anahtar Kavram

Eş sesli (sesteş) sözcükler ile ortak (kökteş) köklü sözcüklerin dil bilgisel farkları ve kök türleri bakımından sınıflandırılması.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 29Soru

Cümle içinde kullanılan bir kelimenin, yazılış ve telaffuz bakımından özdeş olmasına rağmen hiçbir anlam bağı taşımayan başka bir kelime eşinin bulunması sesteşlik (eş seslilik) olarak adlandırılır.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcüğün sesteşi vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Ağacın üzerindeki kalın dal, rüzgarın şiddetiyle hafifçe eğildi.

Cevap

Ağacın üzerindeki kalın dal, rüzgarın şiddetiyle hafifçe eğildi. (dal sözcüğü sesteştir)
Neden doğru cevap 'dal' içeren seçenektir: Ağacın dalı anlamındaki 'dal' ismi ile suya girmek anlamındaki 'dal-' fiili arasında hiçbir anlam ilişkisi yoktur. Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olduğu için bu sözcük sesteştir.

Adım Adım Çözüm

1
Altı çizili olan sözcükleri tek tek inceleyin ve sesteş (eş sesli) olup olmadıklarını belirleyin.
Sözcüklerin hem isim hem de fiil hallerini ve aralarındaki anlam ilişkisini tespit edin.
Eş sesli sözcükler arasında hiçbir anlam bağı bulunmaması gerekir.
2
Ortak (kökteş) kökleri eleyin.
'Boya' (boyamak), 'güven' (güvenmek) ve 'damla' (damlamak) kelimeleri arasında anlam ilişkisi olduğu için ortak köktür, elenir.
Ortak kökler sesteş kabul edilmez.
3
Mecaz anlamdaki sözcükleri eleyin.
'Boş vaatler' ifadesindeki 'boş' kelimesi mecaz anlamdadır, sesteşlik oluşturmaz.
Sesteşliğin oluşabilmesi için her iki kelimenin de gerçek anlamıyla var olması gerekir.
4
Gerçek sesteş sözcüğü bulun.
'Dal' (ağaç dalı) kelimesinin sesteşi 'dal-' (suya dalmak) fiilidir. Aralarında hiçbir anlam ilişkisi yoktur.
Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan 'dal' kelimesi sesteştir.

Anahtar Kavram

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler
Soru 30Soru

Sınıfta sözcükte anlam konusunu işleyen Türkçe öğretmeni, tahtaya "derin" sözcüğünün farklı anlamlarda kullanıldığı beş cümle yazmıştır. Öğretmen, öğrencilerinden bu sözcüğün "dibi yüzeyinden veya ağzından uzak olan" şeklindeki gerçek anlamıyla kullanıldığı cümleyi bulmalarını istemiştir.

Buna göre, öğrencilerin doğru yanıt olarak belirlemesi gereken cümle aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bahçenin köşesindeki derin kuyudan su çekmek için eski ve paslı bir kova kullanıyorlardı.

Cevap

Bahçenin köşesindeki derin kuyudan su çekmek için eski ve paslı bir kova kullanıyorlardı.
Bahçenin köşesindeki derin kuyudan su çekilmesi ifadesinde geçen "derin" sözcüğü, bir boşluğun ya da çukurun dibinin yüzeyine olan uzaklığını ifade etmektedir. Bu anlam, "derin" sözcüğünün zihinde uyandırdığı ilk ve temel (gerçek) anlamdır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki "derin" sözcüklerinin bağlam içindeki anlamlarını belirlemek.
Sözcüğün her bir cümlede temel, yan veya mecaz anlamlardan hangisini kazandığı tespit edilir.
Doğru cevaba ulaşmak için kelimelerin anlamsal özelliklerini ayırt etmek gerekir.
2
Sözcüğün gerçek (ilk/temel) anlamını karşılayan cümleyi seçmek.
Kuyu kelimesiyle kullanılan ve fiziksel derinliği ifade eden cümlenin gerçek anlamda olduğu belirlenir.
Gerçek anlam, sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve nesnel anlamdır.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 31Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde "ince" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmı��tır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bahçedeki ağacın ince dalları rüzgârın şiddetine dayanamayıp kırıldı.

Cevap

"Bahçedeki ağacın ince dalları rüzgârın şiddetine dayanamayıp kırıldı." cümlesinde geçen "ince" sözcüğü, kalınlığı az olan anlamında gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Gerçek anlam, bir sözcüğün akla gelen ilk ve temel anlamıdır. Ağacın dalının fiziksel kalınlığından (kalın karşıtı) bahsedilen cümlede "ince" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen "ince" sözcüklerinin bağlam içerisindeki anlamlarını analiz etmek.
"ince davranış" nezaket, "ince ayrıntı" detay, "ince hesap" kurnazlık, "ince dal" fiziksel boyut/kalınlık, "ince eleştiri" ise iğneleyicilik bildirmektedir.
Sözcüklerin gerçek anlamda mı yoksa mecaz anlamda mı kullanıldığını anlamak için cümle içindeki kullanım bağlamı kontrol edilmelidir.
2
Sözcüğün temel/ilk fiziksel anlamı olan kalın karşıtı anlamına uygun olan seçeneği belirlemek.
Ağacın dalının fiziksel kalınlığından bahseden ifadenin gerçek anlamlı olduğu saptanmıştır.
Gerçek anlam, sözcüğün zihinde uyandırdığı ilk ve nesnel anlamdır.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam
Tahmini Süre:45s
Soru 32Soru

Eski konağın salonunda otururken (I) derin düşüncelere dalmış, geçmişin (II) acı günlerini anımsıyordu. Bahçedeki çeşmenin (III) ağzından sızan sular, saksıdaki kurumuş toprağı (IV) beslerken sokaktan geçen çocukların (V) sesleri odanın sessizliğini dağıttı.

Bu parçada numaralanmış sözcüklerden hangisi gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

Çocukların sesleri ifadesindeki 'ses' sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır.
Çocukların çıkardığı fiziksel titreşimleri, yani işitsel dalgaları ifade eden 'ses' sözcüğü, akla gelen ilk ve temel anlamıyla (gerçek anlam) kullanılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin sözlükteki ilk anlamları (temel anlamları) ile cümledeki bağlamsal anlamları karşılaştırılır.
Sözcüklerin temel ve mecaz/yan anlam ilişkileri belirlenir.
Gerçek anlamın tespiti için sözcüğün akla gelen ilk anlamını koruyup korumadığını belirlemek gerekir.
2
Çeşmenin 'ağzı' ifadesindeki organ ismi transferi incelenir.
Bu kullanımın şekil ve işlev benzerliğine dayanan bir 'yan anlam' olduğu saptanır.
Yan anlam ile gerçek anlamı karıştırma eğilimini (özellikle çeşmenin ağzı gibi somut benzetmeleri gerçek anlam sanma yanılgısını) ayırt etmek önemlidir.
3
Düşüncelerin 'derin' olması, günlerin 'acı' olması ve toprağın 'beslenmesi' gibi soyut aktarımlar analiz edilir.
Bu sözcüklerin tamamen temel anlamlarından uzaklaşarak mecazlaştığı belirlenir.
Soyutlama yoluyla yeni anlamlar kazanan sözcüklerin mecaz anlam kapsamında olduğunu doğrulamak gerekir.
4
Çocukların 'sesleri' ifadesindeki fiziksel işitsel dalgalar anlamı doğrulanır.
Bu kelimenin akla gelen ilk ve nesnel anlamını (gerçek anlam) koruduğu kesinleştirilir.
Diğer seçeneklerin elenmesiyle kulağın duyabildiği titreşimleri ifade eden bu sözcüğün doğru yanıt olduğu netleşir.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam (Temel Anlam)
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 33Soru

Aşağıdaki cümlelerde büyük harflerle belirtilen sözcükleri, cümledeki anlam özelliklerine göre sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bahçedeki kuru YAPRAKLARI temizlemek için sabahtan beri durmaksızın çalışıyordu.
İçinde taşıdığı merhamet ve SEVGİ, çevresindeki tüm insanlara huzur veriyordu.
Bu projeyi zamanında bitirebilmek için günlerce çok TER döktük.
Geleceğe dair beslediği tüm UMUTLAR suya düşünce derin bir karamsarlığa kapıldı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Yaprak - Somut Anlam, Sevgi - Soyut Anlam, Ter - Soyutlama, Umutlar - Somutlama şeklinde yapılan eşleştirme doğrudur.
Eşleştirmenin doğru yapılabilmesi için sözcüklerin cümle içindeki anlam dünyasını incelemek gerekir. 'Yaprak' fiziksel olarak algılanabilen somut bir varlığı, 'sevgi' zihinsel bir duygu durumunu karşılar. 'Ter' sözcüğü somutken cümle içinde soyut bir kavram olan 'emek' anlamını üstlenerek soyutlaşmış; soyut olan 'umut' kavramı ise somut bir nesne gibi suya düşürülerek somutlaştırılmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki hedef sözcüklerin temel anlamlarını ve duyu organlarıyla algılanabilirliklerini belirleyin.
"Yaprak" ve "ter" duyu organlarıyla algılanabilir (somut); "sevgi" ve "umut" algılanamaz (soyut) özelliktedir.
Sözcüklerin temel anlam özelliklerini bilmek, sonradan gerçekleşen anlam kaymalarını tespit edebilmek için gereklidir.
2
Sözcüklerin cümle içindeki kullanımlarını inceleyerek anlam kayması veya aktarması olup olmadığını analiz edin.
"Yaprak" ve "sevgi" kelimelerinde herhangi bir anlam kayması yoktur. Ancak "ter" sözcüğü soyut bir kavram olan "çaba" anlamında kullanılmış, "umutlar" ise somut bir cisim gibi düşünülüp "suya düşürülmüştür".
Bağlam, sözcüklerin gerçekte hangi anlam kategorisine girdiğini belirleyen en önemli unsurdur.
3
Elde edilen tespitlere dayanarak kelimeleri karşılarında yer alan uygun terimlerle eşleştirin.
Yaprak sözcüğü Somut Anlam ile, Sevgi sözcüğü Soyut Anlam ile, Ter sözcüğü Soyutlama ile, Umutlar sözcüğü ise Somutlama ile eşleşir.
Eşleştirme işlemi eksiksiz ve hatasız bir şekilde tamamlanmış olur.

Anahtar Kavram

Sözcüklerin cümle içindeki kullanımına göre somut, soyut anlam kazanması; somutlama ve soyutlama olayları.
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 34Soru

Uzak Doğu'nun mistik dağlarından süzülen bu küçük I. çay, vadinin verimli topraklarını besleyerek ovaya ulaşıyordu. Yöre halkının en büyük geçim kaynağı olan tarım, toprakla kurulan sarsılmaz bir II. güven ilişkisine dayanıyordu. Ancak son yıllarda iklim değişikliği yüzünden elde edilen III. kâr oldukça düşmüştü. Çiftçiler, bu durumun üstesinden gelmek için yeni yöntemler arıyor, toprağın IV. tadını ve verimini korumaya çalışıyorlardı. Her şeye rağmen doğanın bu cömert V. kolu, insanları beslemeye devam ediyordu.

Bu parçadaki numaralanmış sözcüklerden hangisinin sesteşi (eş seslisi) vardır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I

Cevap

Bir numaralı 'çay' sözcüğünün sesteşi vardır.
Bir numaralı 'çay' sözcüğü hem 'akarsu' hem de 'içecek' anlamlarına gelen ve yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan gerçek bir sesteş sözcüktür.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde geçen altı çizili sözcüklerin kökleri ve cümledeki anlamları belirlenir.
Sözcüklerin kök türleri ve hangi anlamda kullanıldıkları tespit edilir.
Sözcüklerin sesteşlik, ortak kök veya yan/mecaz anlam özelliklerini ayırt edebilmek için.
2
Ortak kök (kökteş) olan ve aralarında anlam bağı bulunan 'güven' ve 'tat' sözcükleri elenir.
İki ve dört numaralı sözcüklerin sesteş olmadığı belirlenir.
Güven ve tatmak eylemleri ile güven ve tat isimleri arasında anlam ilişkisi olduğundan bunlar kökteştir, sesteş değildir.
3
Yazımında düzeltme işareti (şapka) bulunan 'kâr' sözcüğü incelenir.
Üç numaralı sözcüğün sesteş olmadığı belirlenir.
Düzeltme işareti alan kelimeler (kâr/kar), yazılış ve okunuş birliği taşımadığından sesteş sayılmaz.
4
Gövde ve yan/mecaz anlam özellikleri gösteren 'kol' sözcüğü incelenir.
Beş numaralı sözcüğün sesteş olmadığı belirlenir.
Kol sözcüğünün farklı kullanımları yan veya mecaz anlam ilişkisi taşır, sesteşlik bağı yoktur.
5
Hem 'akarsu' hem de 'içecek' anlamıyla tamamen farklı gerçek anlamlara sahip olan 'çay' sözcüğü sesteş olarak belirlenir.
Bir numaralı seçeneğin doğru cevap olduğu sonucuna ulaşılır.
Yazılışları aynı, anlamları tamamen farklı olan 'çay' sözcüğü eş seslilik kuralına tam olarak uymaktadır.

Anahtar Kavram

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler

Alternatif Yöntem

Sözcüklerin sesteş olup olmadığını anlamak için köklerin aralarında hiçbir anlam bağı bulunmayan tamamen farklı iki gerçek nesne veya harekete karşılık gelip gelmediği kontrol edilebilir. Eğer kelimeler arasında en ufak bir anlam yakınlığı veya türeme ilişkisi varsa o kelime sesteş olamaz.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 35Soru

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcükleri, köklerinin dil bilgisel özelliklerine (sesteş kök veya ortak kök olma durumlarına) göre sağ sütundaki doğru açıklamalarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Bahçedeki sebzeleri sulamak için yaz aylarının kurak geçmemesini ümit ediyorlardı.
Evin dış cephesini tazelemek adına mavi bir boya satın aldık.
Kitaplığındaki bin farklı eseri tek tek inceleyip tasnif etti.
Dürüstlüğüyle tanınan bu insana karşı duyulan güven hiçbir zaman sarsılmadı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Cümlelerdeki koyu yazılmış sözcüklerden 'yaz' ve 'bin' sesteş kök açıklamalarıyla (mevsim/yazmak ve sayı/binmek); 'boya' ve 'güven' ise anlam ilişkisi barındıran ortak kök açıklamalarıyla eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede sesteş kökler ile ortak kökler arasındaki anlam bağı kriteri temel alınmıştır. Yaz ve bin sözcükleri, diğer eylem halleriyle aralarında hiçbir anlam ilgisi bulunmadığı için sesteş açıklamalarıyla eşleşir. Boya ve güven sözcükleri ise eylem halleriyle aralarında anlam bağı barındırdığı için ortak kök açıklamalarıyla eşleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde altı çizili (koyu yazılmış) sözcüklerin cümledeki anlamlarını ve kök türlerini belirleyin.
'yaz' mevsim adı (isim); 'boya' renklendirici madde (isim); 'bin' sayı adı (isim); 'güven' itimat duygusu (isim) olarak kullanılmıştır.
Sözcüklerin sesteş mi yoksa ortak kök mü olduğunu saptamak için öncelikle cümledeki temel anlamlarını doğru analiz etmek gerekir.
2
Her bir sözcüğün yazılışı aynı olan diğer biçimleriyle (fiil veya isim halleriyle) olan anlam ilişkisini değerlendirin.
'yaz' ile 'yaz-', 'bin' ile 'bin-' arasında anlam bağı yoktur. 'boya' ile 'boya-', 'güven' ile 'güven-' arasında ise güçlü bir anlam bağı vardır.
Anlam bağı bulunmayanlar sesteş kök, anlam bağı bulunanlar ise ortak kök sınıfına girer.
3
Belirlenen bu kök özelliklerini sağ sütundaki tanımlarla eşleştirin.
Birinci cümledeki mevsim anlamlı 'yaz' sesteş mevsim/yazmak tanımıyla; ikinci cümledeki 'boya' ortak kök tanımıyla; üçüncü cümledeki sayı anlamlı 'bin' sesteş sayı/binmek tanımıyla; dördüncü cümledeki 'güven' ise ortak kök güven/güvenmek tanımıyla eşleşir.
Tanımlardaki anlam ve kök türü açıklamaları belirlenen sonuçlarla birebir örtüşmektedir.

Anahtar Kavram

Eş Sesli (Sesteş) Sözcükler ve Ortak Kök Ayrımı
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 36Soru

Gazeteci ve yazar olan Ahmet Bey, hazırladığı makalede kelimelerin yan ve mecaz anlamlarından ziyade, kelimelerin sözlükteki ilk ve temel anlamlarını öne çıkararak duru bir anlatım yakalamak istemiştir.

Buna göre Ahmet Bey'in kaleme aldığı aşağıdaki cümlelerin hangisinde "boş" sözcüğü gerçek anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tezgâhın üzerindeki boş bardağı alıp içine taze sıkılmış portakal suyundan doldurdu.

Cevap

Tezgâhın üzerindeki boş bardağı alıp içine taze sıkılmış portakal suyundan doldurdu.
Doğru seçenekte yer alan "boş bardak" ifadesindeki "boş" sözcüğü, "içinde hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı" anlamında kullanılmıştır. Bu anlam, kelimenin fiziksel dünyadaki ilk ve temel karşılığı olup gerçek (temel) anlamı yansıtmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
"Boş" sözcüğünün sözlükteki ilk, temel ve nesnel anlamını (gerçek anlam) belirleme.
"Boş" sözcüğünün gerçek anlamı, "içinde veya üzerinde hiçbir şey bulunmayan, dolu karşıtı"dır.
Gerçek anlam, bir sözcüğün mecaz veya yan anlam kazanmadan önceki temel anlamıdır.
2
Seçeneklerdeki cümlelerde geçen "boş" sözcüklerinin anlamlarını bağlam üzerinden analiz etme.
Projenin boş çıkması (sonuçsuz kalması - mecaz), boş lakırdılar (yararsız konuşmalar - mecaz), boş gün (uygun/işi olmayan gün - yan/mecaz), boş gözler (anlamsız bakış - mecaz) olarak belirlenir. Boş bardak ise "içinde sıvı ya da başka bir nesne bulunmayan bardak" anlamına gelmektedir.
Kelimelerin anlamı kullanıldıkları cümlelerin bağlamına göre değişiklik gösterdiğinden, her cümlenin bağlamı ayrı ayrı incelenmelidir.
3
Elde edilen analiz sonuçlarını karşılaştırarak gerçek anlamda kullanılan tek seçeneği tespit etme.
"Tezgâhın üzerindeki boş bardağı alıp içine taze sıkılmış portakal suyundan doldurdu." cümlesindeki kullanımın doğrudan dolu karşıtı (içinde portakal suyu veya su olmayan) anlamında olduğu görülür.
Bu kullanım, kelimenin temel anlam sınırları içinde kalan tek seçenektir.

Anahtar Kavram

Gerçek Anlam (Temel Anlam)
Soru 37Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ad aktarması (mecazımürsel) yapılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Genç araştırmacı, kütüphanenin loş köşesinde saatlerce Tanpınar okuyarak Cumhuriyet dönemi Türk edebiyatının derinliklerine inmeye çalışıyordu.

Cevap

Kütüphanenin loş köşesinde saatlerce Tanpınar okuyan gencin anlatıldığı cümle doğru cevaptır. Bu cümlede yazar ismi, eserleri yerine kullanılarak ad aktarması gerçekleştirilmiştir.
Tanpınar'ın okunduğunu belirten cümlede 'Tanpınar' ismiyle yazarın kendisi değil, eserleri kastedilmiştir. Bu durum, benzetme ilgisi olmaksızın bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılması kuralına (sanatçı-eser ilişkisiyle ad aktarması) tam olarak uymaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerde yer alan mecazlı ve yan anlamlı kullanımları belirlemek.
Seçeneklerdeki kişileştirmeler (hırçın dalgalar, sarmaşıkların sarılması), eğretilemeler (hayatın yolları, anıların damlaları) ve yan anlamlar (tepenin sırtı) tespit edilmiştir.
Ad aktarmasını bulabilmek için öncelikle benzetme ilgisi taşıyan diğer söz sanatlarını ve yan anlamları ayırt etmek gerekir.
2
Benzetme ilgisi olmaksızın, bir sözcüğün başka bir sözcük yerine kullanılıp kullanılmadığını incelemek.
Tanpınar'ın okunduğunu belirten cümlede 'Tanpınar' sözcüğünün yazarın şahsını değil, onun kaleme aldığı eserleri temsil ettiği belirlenmiştir.
Sanatçı-eser ilişkisiyle yapılan bu kullanım, ad aktarmasının temel tanımıyla doğrudan örtüşmektedir.
3
Doğru seçeneği diğer çeldiricilerle karşılaştırarak doğrulamak.
Diğer seçeneklerdeki mecazların tamamının benzetmeye dayalı (deyim aktarması, istiare) veya yan anlam düzeyinde olduğu, sadece hedeflenen cümlede ad aktarması bulunduğu kesinleştirilmiştir.
Hatalı çıkarımları eleyerek kesin sonuca ulaşmak.

Anahtar Kavram

Ad Aktarması (Mecazımürsel)
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 38Soru

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük yan anlamıyla kullanılmıştır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uçağın sağ kanadında meydana gelen teknik bir sorun nedeniyle uçuş iptal edildi.

Cevap

Uçağın sağ kanadında meydana gelen teknik bir sorun nedeniyle uçuş iptal edildi.
Doğru cevap olan cümlede geçen 'kanat' sözcüğü, kuş veya böcek gibi canlıların uçmasını sağlayan organ şeklindeki temel anlamından yola çıkılarak, uçağın havada kalmasını sağlayan yan bölümleri tanımlamak için kullanılmıştır. Bu kullanımda kelime gerçek anlamından tamamen kopmamış, şekil ve işlev benzerliğiyle yeni bir somut anlam (yan anlam) kazanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerdeki altı çizili sözcüklerin gerçek anlamlarını (ilk akla gelen anlamlarını) belirleme
'Kanat' kuşun uçma organı; 'soğuk' ısısı düşük olan; 'sıcak' ısısı yüksek olan; 'kalem' yazı yazma aracı; 'boş' ise içinde hiçbir şey bulunmayandır.
Sözcüklerin yan veya mecaz anlam kazanıp kazanmadığını anlamak için öncelikle temel (gerçek) anlamlarını bilmek gerekir.
2
Altı çizili sözcüklerin bağlamdaki anlamlarını ve gerçek anlamlarıyla olan ilişkilerini inceleme
'Uçağın kanadı' ifadesindeki kanat, şekil ve işlev yönünden kuş kanadına benzediği için gerçek anlamından tamamen kopmamıştır (yan anlam). 'Soğuk davranış' ve 'boş fikirler' ifadelerinde sözcükler gerçek anlamlarından tamamen kopmuştur (mecaz anlam). 'Usta kalemler' ifadesinde benzetme amacı olmadan yazar kastedilmiştir (ad aktarması). 'Sıcak çorba' ise doğrudan gerçek anlamındadır.
Yan anlamda kelimenin gerçek anlamıyla somut bir şekil veya işlev ilgisi devam ederken mecaz anlamda bu ilişki tamamen kopar ve soyut bir anlam kazanır.
3
Doğru seçeneği belirleme
'Uçağın kanadı' ifadesindeki kullanım yan anlam özelliğine sahip tek örnektir.
Gerçek anlamla somut bağını (uçmayı sağlayan parça / şekil benzerliği) koruyarak kazanılan bu yeni anlam yan anlamdır.

Anahtar Kavram

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamından tamamen uzaklaşmadan, şekil ya da işlev benzerliği gibi ilişkilerle kazandığı yeni anlamdır.
Soru 39Soru

Aşağıdaki cümlelerde yer alan altı çizili sözcükleri, kazandıkları anlam özellikleriyle (gerçek, yan, mecaz, terim) doğru şekilde eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Kayalıkların arkasındaki dar boğazdan geçen rüzgâr, vadide derin bir uğultu bırakıyordu.
Çevresine karşı sergilediği bu pişkin tavırlar, onunla olan tüm iletişimimizi kopardı.
Kış gelmeden önce evin çatısındaki kiremitlerin kırık olanlarını tek tek değiştirdi.
Eserlerinde sıklıkla kullandığı iç monolog tekniği, kahramanın ruh dünyasını yansıtır.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Kayalıkların arkasındaki dar boğazdan geçen rüzgâr ifadesindeki 'boğaz' sözcüğü yan anlam ile; çevresine karşı sergilediği bu pişkin tavırlar ifadesindeki 'pişkin' sözcüğü mecaz anlam ile; evin çatısındaki kiremitlerin kırık olanlarını ifadesindeki 'kırık' sözcüğü gerçek anlam ile; iç monolog tekniği ifadesindeki 'monolog' sözcüğü ise terim anlam ile eşleşmelidir.
Doğru eşleştirmede 'boğaz' kelimesi yan anlam ile, 'pişkin' kelimesi mecaz anlam ile, 'kırık' kelimesi gerçek anlam ile ve 'monolog' kelimesi ise terim anlam ile ilişkilendirilmiştir. Bu eşleştirme kelimelerin cümle içerisindeki somutluk-soyutluk derecelerine ve kullanım alanlarına tamamen uygundur.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlede yer alan 'boğaz' sözcüğünün gerçek anlamını ve cümledeki bağlamını değerlendiriniz.
'Boğaz' sözcüğünün temel anlamı boyun bölgesidir. Bu cümlede ise şekil ve konum benzerliğinden ötürü dar bir coğrafi geçit anlamında kullanılmıştır. Bu durum yan anlama örnektir.
Sözcük gerçek anlamından tamamen kopmamış, benzerlik ilişkisi üzerinden yeni bir somut nesneyi veya durumu karşılamıştır.
2
İkinci cümledeki 'pişkin' sözcüğünün yüklendiği anlamı analiz ediniz.
'Pişkin' sözcüğü fırında iyi pişmiş yiyecekleri ifade eden somut anlamından tamamen sıyrılarak, duyarsız ve pervasız insan davranışlarını niteleyen soyut bir mecaz anlam kazanmıştır.
Kelime gerçek anlamı ile bağını tamamen kopararak soyut bir niteliği karşıladığı için mecaz anlam alanına girer.
3
Üçüncü cümledeki 'kırık' ve dördüncü cümledeki 'monolog' sözcüklerinin anlam özelliklerini saptayınız.
'Kırık' sözcüğü ilk akla gelen fiziksel hasar anlamında (gerçek anlam), 'monolog' ise edebiyat bilimine özgü bir kavramı karşılayacak şekilde (terim anlam) kullanılmıştır.
Sözcüklerin gerçek, yan, mecaz ve terim anlam sınırlarının doğru ayırt edilmesi soru çözümünü tamamlar.

Anahtar Kavram

Yan anlam, bir sözcüğün temel anlamına bağlı kalarak şekil veya işlev benzerliği ilişkisiyle kazandığı yeni somut anlamları ifade eder. Mecaz anlamda ise sözcük gerçek anlamından tamamen uzaklaşarak soyut bir anlam kazanır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 40Soru

Aşağıdaki cümlelerde tırnak içinde verilen ifadeleri, cümledeki anlam özelliklerine göre sağdaki kavramlarla eşleştiriniz.

Soldaki öğeye tıklayın, sonra eşleşen sağdaki öğeye tıklayın

Öğeler

Karşılaştığı her zorluk karşısında 'soğukkanlılığını' korumayı başarırdı.
Rüzgârda dalgalanan 'bayrak', gökyüzünün mavisini süslüyordu.
Yaptığı 'çiğ' espriler salondaki tüm misafirlerin canını sıkmıştı.
Yıllarca içinde biriktirdiği 'öfke' barajını sonunda yıktı.

Eşleşmeler

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap

Karşılaştığı her zorluk karşısında 'soğukkanlılığını' korumayı başarırdı ifadesi Soyut Anlam ile; Rüzgârda dalgalanan 'bayrak', gökyüzünün mavisini süslüyordu ifadesi Somut Anlam ile; Yaptığı 'çiğ' espriler salondaki tüm misafirlerin canını sıkmıştı ifadesi Soyutlama ile; Yıllarca içinde biriktirdiği 'öfke' barajını sonunda yıktı ifadesi Somutlama ile eşleşir.
Doğru eşleştirmede; 'soğukkanlılık' soyut kavramı, 'bayrak' somut varlığı, 'çiğ' kelimesinin anlam genişlemesiyle soyut bir anlama bürünmesi soyutlamayı, 'öfke' gibi soyut bir duygunun baraj gibi somut bir nesneyle aktarılması ise somutlamayı karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cümlenin tırnak içindeki ifadesini analiz etmek
'soğukkanlılığını' kelimesinin soyut anlamlı olduğu belirlenir.
Sözcük, herhangi bir duyu organıyla algılanamayan duygusal/zihinsel bir durumu belirtmektedir.
2
İkinci cümlenin tırnak içindeki ifadesini analiz etmek
'bayrak' kelimesinin somut anlamlı olduğu belirlenir.
Bayrak, beş duyu organından en az biriyle (görme, dokunma) algılanabilen fiziksel bir nesnedir.
3
Üçüncü cümlenin tırnak içindeki ifadesini analiz etmek
'çiğ' kelimesinin soyutlama örneği olduğu belirlenir.
Normalde tat alma duyusuyla algılanan somut 'çiğ' kelimesi, cümle içinde 'yersiz, kaba' anlamında soyut bir durumu ifade etmek üzere soyutlaşmıştır.
4
Dördüncü cümlenin tırnak içindeki ifadesini analiz etmek
'öfke' kelimesinin baraj benzetmesiyle somutlandığı belirlenir.
Soyut bir duygu olan öfkenin biriktirilmesi ve barajının yıkılması, onu somut bir nesne gibi zihinde canlandırmayı sağlayarak somutlama oluşturur.

Anahtar Kavram

Somut ve soyut anlamlı sözcüklerin tespiti ile somutlama ve soyutlama olaylarının ayırt edilmesi.
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 2 / 9Sonraki
Sözcükte Anlam Alıştırma Soruları — YKS TYT (Temel Yeterlilik Testi) — Sayfa 2 | Examkin