Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
596 questions
Mustafa Kemal Atatürk'ün ’lu yılların başında dünya siyasetindeki gerilimi fark ederek vurguladığı uluslararası iş birliği mesajı, Türk dış politikasında "ikili pürüzlerin çözümü" döneminden "çok taraflı bölgesel ve küresel barış paktları" dönemine geçişi hızlandırmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin yılları arasında bu stratejik değişim doğrultusunda attığı adımlardan biri olarak gösterilebilir?
’lu yıllarda İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikalarına karşı bir bölgesel güvenlik kuşağı oluşturma çabasıyla Şubat ’te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında Balkan Antantı imzalanmıştır. Ancak paktın metnine eklenen protokoller ve üye devletlerin (özellikle Yunanistan'ın) ileri sürdüğü 'Büyük Güçler' ile savaşa girmeme yönündeki çekinceleri, antlaşmanın askeri ve hukuki işleyişini belirli bir çerçeveye hapsetmiştir.
Buna göre, Balkan Antantı'nın savunma garantisinin kapsamı hakkında yapılabilecek en doğru değerlendirme aşağıdakilerden hangisidir?
Fransa'nın yılında Suriye ve Lübnan üzerindeki manda yönetimini sona erdirme kararı alması, Hatay (Sancak) bölgesinin geleceği konusunda Türkiye ile Fransa arasında diplomatik bir kriz başlatmıştır. Türkiye'nin kararlı tutumu sonucunda konu Milletler Cemiyetine taşınmış ve Sandler Raporu doğrultusunda yılında bölge için yeni bir statü belirlenmiştir.
Bu gelişme neticesinde yılında kabul edilen Hatay Statüsü'ne göre bölgenin hukuki durumu aşağıdakilerden hangisi olarak tanımlanmıştır?
Lozan Barış Antlaşması'nda çözümü sonraya bırakılan ve Milletler Cemiyeti'ne taşınan Musul Sorunu, Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile sonuçlanmıştır. Bu antlaşmanın içeriğiyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Türkiye Cumhuriyeti, yılında yabancı okullarda Türkçe, Tarih ve Coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından okutulması ve bu kurumların Türk müfettişlerince denetlenmesi kararı almıştır. Bu kararı tanımayan ve Türkiye’ye diplomatik notalar gönderen Fransa ve Papalık’ın görüşme talepleri, Ankara tarafından "Lozan hükümlerinin uygulanması" ve "egemenlik haklarının korunması" gerekçesiyle kesin bir dille reddedilmiştir. Türkiye’nin bu meseleyi uluslararası bir platformda tartışmaktan kaçınarak izlediği temel strateji aşağıdakilerden hangisidir?
1923 Lozan Antlaşması'na göre İstanbul Rumları ile Batı Trakya Türkleri "etabli" (yerleşik) sayılarak mübadele dışı tutulmuştur. Ancak iki ülke arasında bu kişilerin kapsamına dair yaşanan anlaşmazlıklar Türk-Yunan ilişkilerini savaşın eşiğine getirmiş, sorun ancak 1930 yılındaki Ankara (Ahali) Antlaşması ile çözülebilmiştir. 1930 Ankara Antlaşması ile "etabli" sorununun kesin çözüme kavuşturulmasını sağlayan temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Antlaşması'na ek olarak imzalanan "Türk ve Rum Nüfus Mübadelesine İlişkin Sözleşme"nin uygulanması sürecinde yaşanan "etabli" (yerleşik) uyuşmazlığı, tarafların yerleşiklik kriterini farklı hukuksal temellere dayandırmasından kaynaklanmıştır. Türkiye'nin başlangıçta savunduğu katı hukuksal tezin aksine, Ankara Antlaşması ile sorunun kesin çözüme kavuşturulmasını sağlayan temel uygulama aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Barış Antlaşması’ndan kalan sorunların büyük ölçüde çözüme kavuşturulması, Türkiye’nin ’lu yıllardan itibaren bölgesel ve küresel barış girişimlerinde daha aktif rol almasını sağlamıştır. Bu süreçte Türkiye’nin Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) katılmasıyla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Atatürk Dönemi'nde Türkiye'nin batı sınırlarını güvence altına almak amacıyla hayata geçirdiği bölgesel güvenlik girişimi olan Balkan Antantı, bölgedeki tüm devletleri kapsayan bir barış çemberi oluşturamamış ve bu durum paktın etkinliğini kısıtlamıştır.
Buna göre; Balkan Antantı'nın beklenen tam başarıya ulaşamamasında ve bölgesel bir bütünlük sağlayamamasında aşağıdakilerden hangisinin temel bir neden olduğu savunulabilir?
Türkiye Cumhuriyeti, 1920'li yıllarda yabancı okulların Türk müfettişlerince denetlenmesi ve bazı derslerin Türk öğretmenler tarafından Türkçe okutulması kararına itiraz eden Fransa ve Papalık'ın (Vatikan) görüşme taleplerini kesin bir dille reddetmiştir.
Türkiye'nin bu sorunda yabancı devletleri muhatap kabul etmemesi aşağıdakilerden hangisinin bir göstergesidir?
Lozan Barış Antlaşması’na ek olarak imzalanan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi’ne göre, İstanbul’daki Rumlar ile Batı Trakya’daki Türklerin yerleşik (etabli) sayılması ve mübadeleden muaf tutulması kararlaştırılmıştır. Ancak Türkiye ve Yunanistan arasında "etabli" kavramının yorumlanması üzerine çıkan anlaşmazlık, 1930 yılına kadar süren bir krize yol açmıştır.
10 Haziran 1930 tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması (Ahali Sözleşmesi) ile bu uyuşmazlığın kesin olarak çözülmesini sağlayan temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye ve Fransa arasında Hatay (Sancak) bölgesinin geleceğine dair yürütülen diplomatik süreçte, bölgede güvenliğin sağlanması ve seçimlerin yapılması amacıyla Temmuz tarihinde bir askeri antlaşma imzalanmıştır.
Bu antlaşmanın imzalanmasının ardından yaşanan ve Hatay Cumhuriyeti'nin ilanına giden yolu açan en önemli gelişme aşağıdakilerden hangisidir?
Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi'ne göre İstanbul'daki Rumlar ile Batı Trakya'daki Müslüman Türklerin "etabli" (yerleşik) sayılarak mübadele dışı tutulması kararlaştırılmış; ancak yerleşiklik kıstasının ne olacağı konusu Türkiye ve Yunanistan arasında uzun süren bir diplomatik krize dönüşmüştür. Haziran tarihinde imzalanan Ankara (Ahali) Antlaşması ile bu sorunun kesin olarak çözüme kavuşturulmasını sağlayan temel değişiklik aşağıdakilerden hangisidir?
yılında imzalanan Türk-Yunan Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi'nin uygulanması sürecinde, İstanbul'daki Rumların hangilerinin "yerleşik" sayılacağı konusunda çıkan "etabli" uyuşmazlığı, iki ülke arasındaki ilişkileri kopma noktasına getirmiştir. Bu sorun, Haziran tarihinde imzalanan Ankara (Ahali) Antlaşması ile kesin olarak çözüme kavuşturulmuştur.
Buna göre, Ankara Antlaşması ile "etabli" sorununu ortadan kaldıran temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk dönemi dış politikasının arası birinci safhası ile arası ikinci safhası arasındaki temel paradigma değişimi; Türkiye'nin "bağımsızlık" odaklı bilateralizmden (ikili görüşmeler), "güvenlik" odaklı multilateralizme (çok taraflı iş birliği) geçişidir.
Türkiye'nin bu stratejik makas değişikliğini yapmasında, "Gerçekçilik" ilkesi gereği algıladığı temel tehdit ve bu tehdide karşı aldığı ilk büyük ölçekli diplomatik/kurumsal önlem aşağıdakilerden hangisinde doğru olarak eşleştirilmiştir?
Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) tüzüğüne göre bir devletin üyeliği için yazılı bir başvuru yapması ve genel kurulun onayı gerekirken; Türkiye'nin üyeliği, yılında İspanya'nın teklifi ve Yunanistan'ın desteğiyle genel kurulda oy birliğiyle alınan özel bir "davet" kararı ile gerçekleşmiştir. Türkiye'nin üyelik sürecinde yaşanan bu usul değişikliği ve istisnai durum, aşağıdakilerden hangisinin doğrudan bir göstergesidir?
Türkiye Cumhuriyeti, ’li yıllarda Fransız ve diğer yabancı okulların müfredatına Türkçe kültür derslerinin eklenmesi ve bu okulların Türk müfettişlerince denetlenmesi konusunda tavizsiz bir tutum sergilemiştir. Fransa'nın bu konuyu diplomatik yollarla tartışma isteğine karşı Ankara hükümetinin takındığı "muhatap kabul etmeme" tavrının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye’nin ’lu yıllarda izlediği barışçı dış politika, uluslararası kuruluşların Türkiye’ye bakış açısını olumlu yönde etkilemiştir. Bu durumun bir sonucu olarak Türkiye, yılında Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) üye olmuştur.
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine giriş süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi bu üyeliğin diplomatik yöntemini ve özgünlüğünü en doğru şekilde yansıtmaktadır?
Musul Sorunu'nun çözüm aşamasında; Milletler Cemiyeti bünyesinde oluşturulan komisyonların sunduğu "Brüksel Hattı" kararı, bölgedeki iç isyanlar ve Türkiye'nin İngiltere ile imzaladığı Ankara Antlaşması'nın hükümleri dikkate alındığında, bu süreç ve sonuçlarıyla ilgili aşağıdaki çıkarımlardan hangisi hatalıdır?
Atatürk dönemi dış politikasının yılları arasındaki birinci evresinde temel öncelik "Lozan'dan kalan sorunların egemenlik hakları çerçevesinde çözüme kavuşturulması" iken, arası ikinci evrede temel paradigma "yaklaşan küresel savaş tehdidine karşı bölgesel ve uluslararası iş birliklerine öncülük edilmesi" olmuştur.
’lu yılların ortalarından itibaren Türk dış politikasındaki bu stratejik öncelik değişiminin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?