Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
596 questions
Atatürk Dönemi dış politikası; yılları arasında daha çok Lozan Barış Antlaşması'ndan kalan sorunların tasfiyesine odaklanırken, yılları arasında yaklaşan II. Dünya Savaşı tehdidine karşı barışçı bir statüko kurma ve kolektif güvenlik önlemleri alma amacı taşımıştır.
Buna göre, aşağıdaki dış politika olaylarından hangisi, izlenen temel amaç ve dönem bakımından diğerlerinden farklı bir kategori içerisinde yer almaktadır?
Atatürk dönemi Türk dış politikası, izlenen öncelikler bakımından 1923-1932 ve 1932-1939 yılları olmak üzere iki ana safhaya ayrılmaktadır. Birinci dönemde temel amaç Lozan Antlaşması'ndan kalan sorunları çözmek ve tam bağımsızlığı pekiştirmek iken, 1932'den itibaren Türkiye'nin dış politika anlayışında yeni bir yönelim başlamıştır.
Buna göre, 1932-1939 yılları arasını kapsayan ikinci dönemin temel dış politika yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye ile Fransa arasında yaşanan Hatay Sorunu'nun çözümü amacıyla Milletler Cemiyeti tarafından görevlendirilen İsveçli temsilci tarafından hazırlanan ve bölgenin iç işlerinde bağımsız, dış işlerinde Suriye'ye bağlı bir "ayrı varlık" olarak kabul edilmesini sağlayan rapor aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye Cumhuriyeti, yılında çıkardığı Tevhid-i Tedrisat Kanunu ve yılındaki eğitim yönetmelikleriyle yabancı okullarda Türk dili, tarih ve coğrafya derslerinin Türk öğretmenler tarafından ve Türkçe olarak okutulmasını zorunlu kılmıştır. Fransa’nın bu kararları "Lozan hükümlerine aykırılık" iddiasıyla uluslararası bir komisyona taşıma girişimleri karşısında Türkiye, bu okulların Türk kanunlarına tabi olduğunu ve meselenin bir iç egemenlik konusu olduğunu vurgulayarak her türlü dış müdahaleyi reddetmiştir.
Türkiye'nin bu süreçteki kararlı duruşu ve hukuki dayanakları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu politikanın bir gerekçesi veya sonucu olarak değerlendirilemez?
Cumhuriyet Dönemi dış politikasında Misak-ı Milli'den taviz verilmesine neden olan Musul Sorunu, yılında imzalanan Ankara Antlaşması ile çözüme kavuşturulmuştur. Bu antlaşmanın içeriği ve sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
1936'da Fransa'nın Suriye'den çekilmesiyle başlayan süreçte Türkiye'nin girişimiyle Milletler Cemiyeti'ne taşınan Hatay Meselesi'nde; Cemiyet tarafından görevlendirilen temsilcinin hazırladığı rapor doğrultusunda 1937'de kabul edilen ve bölgenin Suriye'den ayrı bir siyasi birim ( ) olarak tanınmasını sağlayan temel düzenleme aşağıdakilerden hangisidir?
’lu yılların başında Avrupa’da yükselen revizyonist (yayılmacı) hareketler, Balkan coğrafyasında statükoyu (mevcut durumu) koruma çabalarını hızlandırmıştır. Bu doğrultuda Şubat ’te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında Balkan Antantı imzalanmıştır.
Buna göre, paktın kurulduğu coğrafyada yer almasına rağmen Bulgaristan’ın bu oluşuma katılmamasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
Türkiye Cumhuriyeti, ’li yıllarda Musul Meselesi’ndeki taraflı tutumu nedeniyle mesafeli durduğu Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam), ’lu yılların başında değişen dünya dengeleri ve barışçı dış politika anlayışı doğrultusunda katılma kararı almıştır. Bu üyelik süreci, cemiyet tüzüğündeki genel kuralların aksine Türkiye'nin başvurusuyla değil, İspanya ve Yunanistan'ın sunduğu karar tasarısının genel kurulda kabul edilmesiyle gerçekleşen özel bir davet sonucunda tamamlanmıştır.
Türkiye'nin Milletler Cemiyetine resmen üye olduğu tarih aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Konferansı’nda çözüme kavuşturulamayan Musul Sorunu, 1924-1926 yılları arasında Türk dış politikasının en önemli gündem maddesi olmuştur. Türkiye, Milletler Cemiyeti Meclisinin bu konuda bir "hakem" gibi karar verme yetkisi olmadığını savunarak konuyu Lahey Adalet Divanı'na taşımıştır. Ancak hem uluslararası hukuk platformundaki gelişmeler hem de Türkiye'nin o dönemde karşılaştığı iç siyasi krizler süreci Ankara Antlaşması'na götürmüştür.
Buna göre, Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile Musul üzerindeki haklardan feragat edilmesinde etkili olan temel faktörler aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?
’lu yılların ortalarından itibaren İtalya’nın Habeşistan’a saldırması ve Orta Doğu’da yayılmacı bir politika izlemesi üzerine Türkiye’nin öncülüğünde bölgesel güvenliği sağlamak amacıyla yılında Sadabat Paktı imzalanmıştır. Sadabat Paktı’nın kapsamı, amaçları ve katılımcıları göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi bu pakt ile ilgili *yanlış* bir bilgidir?
Atatürk Dönemi'nde İtalya ve Almanya'nın yayılmacı politikalarına karşı yılında kurulan Balkan Antantı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
1923 Nüfus Mübadelesi Sözleşmesi'nde İstanbul Rumları ve Batı Trakya Türkleri için öngörülen "etabli" (yerleşik) statüsünün kapsamı, 1930 yılına kadar Türk ve Yunan diplomasisinin en sancılı konusunu oluşturmuştur. Türk tarafı yerleşikliği Türk yasalarına göre "ikametgah" (domicile) şartına bağlarken, Yunan tarafı bunu sadece "bulunma" (establishment) olarak yorumlamış; uyuşmazlık Milletler Cemiyeti ve Lahey Adalet Divanı'na taşınmasına rağmen hukuki bir sonuç alınamamıştır.
1930 Ankara (Ahali) Antlaşması ile bu uyuşmazlığın siyasi bir çözüme kavuşturulmasında esas alınan temel yaklaşım aşağıdakilerden hangisidir?
yılında Fransa'nın Suriye üzerindeki manda yönetimine son vereceğini açıklamasıyla başlayan süreçte, Milletler Cemiyeti tarafından kabul edilen ve Hatay'ın (Sancak) geleceğini belirleyen "Sandler Raporu" doğrultusunda hazırlanan Statüsü'ne göre bölgenin hukuki durumu aşağıdakilerden hangisi olarak belirlenmiştir?
Lozan Barış Antlaşması ile Osmanlı Devleti'nden kalan dış borçlar, imparatorluktan ayrılan devletler arasında paylaştırılmış ve Türkiye'nin payına düşen borçlar Paris Sözleşmesi ile bir ödeme takvimine bağlanmıştır. Ancak Sözleşmesi'nde borçlara karşılık Türkiye'nin bazı gelir kaynakları (rehinler) güvence gösterilmiştir. Dünya Ekonomik Bunalımı'nın Türkiye'nin ödeme gücünü zayıflatması üzerine yapılan yeni görüşmeler sonucunda yılında yeni bir borçlar sözleşmesi imzalanmıştır.
yılında imzalanan bu yeni sözleşme ile borçlarda indirim sağlanmasının yanı sıra sağlanan en kritik kazanım aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Barış Konferansı’nda çözüme kavuşturulamayan Musul Sorunu’nun görüşüldüğü süreçte, Milletler Cemiyeti tarafından hazırlanan rapor doğrultusunda belirlenen “Brüksel Hattı”nın sınır olarak kabul edildiği ve Türkiye’nin bölgedeki petrol gelirlerinden 25 yıl süreyle %10 pay almasını öngören antlaşma aşağıdakilerden hangisidir?
Lozan Barış Antlaşması sonrasında, Türkiye’de faaliyet gösteren yabancı okulların müfredatlarına Türkçe kültür derslerinin eklenmesi ve bu okulların Türk müfettişlerce denetlenmesi kararlaştırılmıştır. Fransa ve Papalık, bu düzenlemeleri diplomatik bir sorun haline getirerek Türkiye ile müzakere etmek istemiş; ancak Türk Hükümeti bu talepleri "egemenlik haklarına müdahale" sayarak görüşmeyi kesinlikle reddetmiştir.
Türkiye'nin bu tutumuyla uluslararası diplomasi literatüründe savunduğu temel tez aşağıdakilerden hangisidir?
Bölgesel barışı koruma çabaları kapsamında 1937 yılında Tahran'da imzalanan Sadabat Paktı, Türkiye'nin 'Yurtta Sulh, Cihanda Sulh' ilkesinin Doğu dünyasındaki en somut adımlarından biridir. Bu paktın diplomatik karakteri, idari yapısı ve maddeleri analiz edildiğinde, aşağıdakilerden hangisi bu oluşumun bir özelliği veya sonucu olarak gösterilemez?
Lozan Boğazlar Sözleşmesi’nde, Boğazlar’ın yönetimi başkanlığını bir Türk’ün yapacağı uluslararası bir komisyona bırakılmış, güvenliği ise Milletler Cemiyeti’nin garantisi altına alınarak her iki yakası askersizleştirilmiştir. ’lu yılların başında İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikaları ile “kolektif güvenlik” sisteminin zayıflaması üzerine Türkiye, Boğazlar rejiminin değiştirilmesini talep etmiştir.
yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin hükümleri dikkate alındığında; Türkiye'nin "yakın bir savaş tehlikesi" hissetmesi durumunda Boğazlar üzerindeki takdir yetkisinin Lozan’daki "kolektif güvenlik" anlayışından vazgeçilerek "ulusal güvenliğin" ön plana çıkarıldığının en güçlü kanıtı aşağıdakilerden hangisidir?
’lu yıllarda İtalya’nın Habeşistan’ı işgali, Almanya’nın Ren bölgesini silahlandırması ve Japonya’nın Uzak Doğu’daki yayılmacı politikaları Avrupa’da mevcut statükoyu tehdit etmeye başlamıştır. Bu gelişmeler üzerine Türkiye, güvenliğini sağlamak amacıyla Milletler Cemiyeti’ne başvurarak Boğazlar rejiminin yeniden düzenlenmesini talep etmiştir.
Temmuz ’da imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi’nin aşağıdaki hükümlerinden hangisi, Lozan Antlaşması’nda Türkiye’nin tam egemenliğini kısıtlayan en temel engelin ortadan kaldırıldığının doğrudan kanıtıdır?
tarihli Lozan Boğazlar Sözleşmesi, Boğazlar üzerinde bir Türk başkanlığında da olsa uluslararası bir komisyonun varlığını ve her iki yakada askerden arındırılmış bölgeleri öngörmekteydi. Ancak ’lu yılların başında İtalya'nın Habeşistan'ı işgali, Almanya'nın Ren bölgesini silahlandırması ve Japonya'nın Milletler Cemiyeti'nden çekilmesi gibi gelişmeler, Türkiye'nin güvenlik endişelerini artırmıştır. Türkiye, bu değişen uluslararası konjonktürü gerekçe göstererek mevcut rejimin revize edilmesi için ilgili devletlere bir diplomatik nota göndermiştir.
Bu diplomatik girişimin sonucunda imzalanan ** Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin, Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki tam egemenlik haklarını tesis etmesini sağlayan hukuki ve idari** en temel değişikliği aşağıdakilerden hangisidir?