Atatürk Dönemi Türk Dış Politikası
596 questions
Milletler Cemiyeti tarafından 'Sancak' olarak adlandırılan bölgede, 1938 yılında bağımsız bir yönetim yapısı oluşturulmuştur. Bu süreçte kurulan Hatay Cumhuriyeti'nin Cumhurbaşkanlığı ve Başbakanlık görevlerine seçilen devlet adamları aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru belirtilmiştir?
1930’lu yılların başında Türkiye, bölgesel ve küresel barışın korunması adına aktif bir diplomasi yürütmeye başlamıştır. Bu sürecin en önemli halkalarından biri olan 1932 yılındaki Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) üyeliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi tarihsel gerçeklerle bağdaşmaz?
Atatürk Dönemi'nde yabancı okullar konusunda yaşanan anlaşmazlıklar üzerine Fransa, konuyu uluslararası bir platforma taşımak için diplomatik girişimlerde bulunmuştur. Türkiye ise bu girişimi "bağımsızlık anlayışına aykırı" bularak görüşme taleplerini geri çevirmiştir. Türkiye'nin bu tutumu, yabancı okullar sorununu aşağıdakilerden hangisi kapsamında gördüğünün bir kanıtıdır?
Milletler Cemiyeti (Cemiyet-i Akvam) tüzüğüne göre bir devletin üyeliği için kural olarak yazılı başvuru şartı bulunmasına rağmen, Türkiye Cumhuriyeti’nin yılındaki üyeliği bu prosedürün dışına çıkılarak doğrudan bir 'davet' ile gerçekleşmiştir. Türkiye'nin bu şekilde üyeliğe kabul edilmesi, uluslararası diplomasi açısından aşağıdakilerden hangisinin temel bir göstergesi olarak kabul edilebilir?
Türkiye Cumhuriyeti'nin 'lu yıllarda izlediği barışçı dış politika ve uluslararası prestijinin bir sonucu olarak, cemiyet tüzüğündeki genel kuralın aksine başvuru yapmaksızın özel bir davetle Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) üye olduğu yıl aşağıdakilerden hangisidir?
Türk dış politikası Atatürk döneminde stratejik öncelikler bakımından iki ana evreye ayrılmaktadır. İlk evrede daha çok Lozan Barış Antlaşması'ndan kalan pürüzlerin milli egemenlik lehine çözülmesi ve yeni devletin hukukunun tescili hedeflenmiştir. 1930'lu yılların başından itibaren ise dünyada artan savaş tehdidi karşısında "statükoyu koruma" ve "kolektif güvenlik" arayışları ön plana çıkmıştır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin 1930'lu yıllarda uyguladığı "kolektif güvenlik ve barışı koruma" stratejisinin bir parçası olarak değerlendirilemez?
tarihli Lozan Boğazlar Sözleşmesi ile getirilen "Boğazlar'ın her iki yakasının askerden arındırılması" ve "yönetimin uluslararası bir komisyona bırakılması" hükümleri Türkiye'nin egemenlik haklarını kısıtlamıştır. 'lu yıllarda İtalya ve Almanya'nın yayılmacı politikaları sonucu Avrupa'da savaş tehlikesinin belirmesi üzerine Türkiye, bu hükümlerin değiştirilmesi için diplomatik girişimlerde bulunmuştur.
**Bu sürecin sonunda imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi'nin aşağıdaki hükümlerinden hangisi, Türkiye'nin Boğazlar üzerindeki hükümranlık haklarını doğrudan güçlendirerek "uluslararası denetim" mekanizmasına kesin olarak son vermiştir?**
Lozan Barış Konferansı'nda taraflar arasında bir uzlaşma sağlanamadığı için çözümü sonraya bırakılan tek konu olan Musul Sorunu, Milletler Cemiyeti'nin müdahalesi ve yaşanan diplomatik süreçlerin ardından Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile sonuçlandırılmıştır.
Bu antlaşmanın hükümleri ve sonuçları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Atatürk Dönemi Türk dış politikasında, 'lu yıllarda İtalya ve Almanya'nın yayılmacı politikalarına karşı batı sınırlarını güvence altına almak amacıyla Balkan Antantı () imzalanmıştır. Ancak bu oluşuma bölge devletlerinden Bulgaristan ve Arnavutluk dahil olmamıştır.
Balkan Antantı'nın tüm Balkan devletlerini kapsayamamasının ve bu iki devletin paktın dışında kalmasının temel gerekçesi aşağıdakilerden hangisidir?
yılında imzalanan Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Lozan Boğazlar Sözleşmesi'nde yer alan ve Türkiye'nin egemenliğini kısıtlayan pek çok hüküm yürürlükten kaldırılmıştır. Bu durum Türkiye'ye Boğazlar üzerinde tam bir yönetim ve savunma yetkisi kazandırmış, Boğazlar rejimi uluslararası bir statüden Türkiye'nin ulusal denetimine geçmiştir. Ancak uluslararası bir sözleşme olan Montrö, Türkiye'nin egemenlik haklarını genişletirken aynı zamanda bu hakların kullanımını belirli uluslararası kurallar çerçevesine oturtmuştur. Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Montrö Boğazlar Sözleşmesi ile Türkiye'nin kazandığı "tam egemenlik" yetkisinin kapsamı dışında kalan veya bu yetkiyle bağdaşmayan bir durumdur?
Türkiye Cumhuriyeti, ’lu yılların ikinci yarısında dünya barışına katkı sağlamak ve sınır güvenliğini pekiştirmek amacıyla bölgesel ittifaklara öncelik vermiştir. Bu doğrultuda Temmuz tarihinde imzalanan Sadabat Paktı ile ilgili aşağıdaki bilgilerden hangisi doğrudur?
Lozan Antlaşması sonrasında Türkiye'deki Fransız okulları ve Katolik okullarının statüsü hakkında Fransa ve Papalık makamları, Türk hükümeti ile resmî görüşme talebinde bulunmuştur. Ancak Türk tarafı, bu talepleri "yabancı bir devletle eğitim-öğretim konusunda masaya oturmanın millî egemenliğe gölge düşüreceği" gerekçesiyle kesin bir dille reddetmiştir.
Türkiye'nin bu tutumu, Yabancı Okullar Sorunu'nun temel olarak aşağıdaki kavramlardan hangisi çerçevesinde değerlendirildiğini göstermektedir?
Lozan Barış Konferansı'nda çözüme kavuşturulamayan tek konu olan Musul Sorunu, Haziran tarihinde imzalanan Ankara Antlaşması ile kesin olarak karara bağlanmıştır.
Bu antlaşmanın hükümleri dikkate alındığında;
Musul ve Kerkük'ün İngiliz mandası altındaki Irak'a bırakılması,
Türkiye-Irak sınırının "Brüksel Hattı" esas alınarak belirlenmesi,
Türkiye'nın bölgedeki petrol gelirlerinden pay alması,
maddelerinden hangileri bu antlaşmanın içeriğinde yer almaktadır?
Yeni Türk Devleti, Lozan Antlaşması sonrasında yabancı okulların müfredat ve denetimini Türk kanunlarına bağladığında Fransa, konuyu "uluslararası bir mesele" statüsüne taşıyarak bir konferans toplanmasını teklif etmiştir. Türkiye ise bu süreçte sadece Fransa’nın değil, aynı zamanda okullar üzerinde hak iddia eden Vatikan’ın da diplomatik girişimlerini "Türkiye’de dini kurumların siyasi temsil yetkisi yoktur" gerekçesiyle kesin bir dille reddetmiştir. Türkiye’nin yabancı devletleri veya dini otoriteleri bu konuda hiçbir şekilde "diplomatik muhatap" kabul etmemesi, öncelikle aşağıdakilerden hangisini koruma amacına yöneliktir?
1930’lu yıllarda İtalya ve Almanya’nın yayılmacı politikaları karşısında Türkiye, batı sınırlarının güvenliğini sağlamak amacıyla bölgesel iş birliği girişimlerini hızlandırmıştır. Bu kapsamda 9 Şubat 1934’te Türkiye, Yunanistan, Yugoslavya ve Romanya arasında Atina'da Balkan Antantı imzalanmıştır.
Bu paktın oluşum süreci ve üye yapısı dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Haziran tarihinde Türkiye ile İngiltere arasında imzalanan Ankara Antlaşması, Lozan Barış Konferansı’nda çözüme kavuşturulamayan Musul Sorunu’nu neticelendirmiştir.
Bu antlaşmanın içeriği ve Türk dış politikasına etkileri göz önüne alındığında, aşağıdakilerden hangisi Ankara Antlaşması ile ilgili doğru bir bilgi değildir?
Lozan Barış Konferansı sonrasında Musul Meselesi'nde cemiyetin taraflı tutumu nedeniyle bir süre mesafeli duran Türkiye, ’lu yıllarda değişen uluslararası konjonktür ve "Yurtta sulh, cihanda sulh" ilkesi çerçevesinde Milletler Cemiyetine (Cemiyet-i Akvam) yaklaşmıştır. Temmuz tarihinde gerçekleşen bu katılım süreciyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?
Osmanlı borçlarının tasfiyesi sürecinde Paris Sözleşmesi ile belirlenen ödeme planı, Dünya Ekonomik Bunalımı nedeniyle sürdürülemez hale gelmiştir. Türkiye'nin bu kriz karşısında Hoover Moratoryumu'na dayanarak başlattığı girişimler sonucunda yılında yeni bir antlaşma imzalanmıştır. Bu antlaşma ile Türkiye, borç ödemelerini kendi ödeme gücüyle uyumlu hale getirirken aynı zamanda Lozan'da tam olarak çözülemeyen 'mali vesayet' kalıntılarını da temizlemiştir.
Buna göre Borçlar Sözleşmesi'nin Türkiye lehine sonuçlanan en kritik kurumsal adımı aşağıdakilerden hangisidir?
Atatürk dönemi Türk dış politikası kronolojik ve tematik açıdan; yılları arası "Lozan'dan Kalan Sorunların Çözümü" ve yılları arası "Uluslararası İş Birliği ve Barışı Koruma" şeklinde iki ana evreye ayrılmaktadır.
Buna göre, aşağıdakilerden hangisi Türkiye'nin ikinci evrede () yürüttüğü dış politika faaliyetlerinden biri değildir?
Lozan Barış Konferansı’nda çözülemeyen ve Türkiye ile İngiltere arasında gerginliğe yol açan Musul Sorunu'nun diplomatik seyri ve 1926 Ankara Antlaşması ile sonuçlanması süreciyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?