Hukukun Temel Kavramları

514 questions

Question 1Question

1982 Anayasası'nın 90. maddesinde yer alan düzenleme uyarınca; usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda aşağıdakilerden hangisi uygulanmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.

Answer

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşma hükümleri ile kanun hükümleri arasındaki uyuşmazlıklarda antlaşma hükümleri esas alınır.
Doğru yanıt olan milletlerarası antlaşma hükümlerinin esas alınması, 1982 Anayasası'nın 90. maddesine 2004 yılında eklenen hükmün doğrudan bir sonucudur. Bu düzenleme ile temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmalar, kanunlarla çatışma durumunda hiyerarşik bir önceliğe sahip kılınmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlık konusu olan normların niteliğini belirle.
Bir tarafta 'Kanun', diğer tarafta 'Temel Hak ve Özgürlüklere İlişkin Milletlerarası Antlaşma' bulunmaktadır.
Anayasa'nın 90. maddesindeki özel hükmün uygulanabilmesi için antlaşmanın konusunun temel haklara ilişkin olması şarttır.
2
1982 Anayasası'nın 90. maddesinin son fıkrasını (2004 Değişikliği) hatırla.
İlgili hüküm: '...temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.'
Anayasa koyucu, insan hakları standartlarını iç hukuktaki kanunların üzerinde tutmayı amaçlamıştır.
3
Yargı yolu denetimini değerlendir.
Milletlerarası antlaşmalar hakkında Anayasa Mahkemesine iptal davası açılamaz.
Antlaşmaların bağlayıcılığı ve devletler hukuku ilkeleri gereği bu normlar yargısal denetim dışı tutulmuştur.

Key Concept

Temel Haklara İlişkin Milletlerarası Antlaşmaların Kanun Üstünlüğü

Practice More

Milletlerarası antlaşmaların hangi durumda 'Kanun' gücünde olduğu ve hangi durumda Anayasa Mahkemesi denetimine tabi olmadığı konularını tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 2Question

Hukuk sistemimizde özel haklar; ileri sürülebilecekleri çevre, konuları, kullanılmalarının hukuki etkisi ve devredilebilirlikleri bakımından çeşitli kriterlere göre sınıflandırılmaktadır. Buna göre, bir taşınmaz üzerinde sahibine tam yararlanma yetkisi sağlayan 'intifa hakkı'nın hukuki niteliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İleri sürülebileceği çevre bakımından mutlak hak, konusu bakımından malvarlığı hakkı niteliğinde olup kural olarak mirasçılara geçmeyen bir haktır.

Answer

İntifa hakkı; ileri sürülebileceği çevre bakımından mutlak, konusu bakımından malvarlığı hakkı niteliğindedir ve kural olarak mirasçılara geçmez.
İntifa hakkı, eşya üzerinde doğrudan hakimiyet sağlayan bir ayni hak olması nedeniyle 'mutlak hak' kategorisindedir. Ekonomik bir değere sahip olması onu 'malvarlığı hakkı' yapar. Diğer ayni haklardan (özellikle mülkiyetten) ayrılan en temel zorlayıcı özelliği ise Türk Medeni Kanunu uyarınca şahsa bağlı olması ve kural olarak mirasçılara intikal etmemesidir.

Step-by-Step Solution

1
İntifa hakkının 'ileri sürülebileceği çevre' kriterine göre yerini belirlemek.
İntifa hakkı bir ayni haktır. Ayni haklar herkese karşı ileri sürülebildiği için 'mutlak haklar' grubuna girer.
Hukuki ilişkinin sadece tarafına değil, eşya üzerinde doğrudan egemenlik kurarak herkese karşı korunma sağlar.
2
Hakkın konusuna göre (malvarlığı/kişilik) sınıflandırmasını yapmak.
İntifa hakkı ekonomik bir değer ifade eder ve sahibinin malvarlığında yer alır, bu nedenle 'malvarlığı hakkı'dır.
Parayla ölçülebilen ve malvarlığı değerlerini etkileyen haklar bu kategoridedir.
3
Hakkın devredilebilirliği ve mirasçılara geçişini incelemek.
Türk Medeni Kanunu gereği intifa hakkı, kural olarak başkasına devredilemez ve sahibinin ölümüyle sona erer; mirasçılara geçmez.
İntifa hakkı şahsa sıkı sıkıya bağlı sınırlı bir ayni hak olarak düzenlenmiştir.

Key Concept

Özel Hakların Çoklu Kriterle Tasnifi ve İntifa Hakkının Niteliği

Alternative Method

Hakkın ayni hak olduğunu bilmek sizi doğrudan 'mutlak hak' ve 'malvarlığı' seçeneklerine götürür. İntifa kelimesinin 'menfaat/yararlanma' kökünden geldiğini ve mülkiyetten farklı olarak geçici/şahsi olduğunu hatırlamak mirasçılara geçmediği bilgisini teyit eder.
Estimated Time:2m 0s
Question 3Question

Hâkim, önüne gelen bir uyuşmazlığı karara bağlamak amacıyla yaptığı incelemede; uyuşmazlığı doğrudan ya da kıyas yoluyla düzenleyen yazılı bir normun bulunmadığını tespit etmiş, ardından yaptığı derinlemesine araştırmada bu konuda bir örf ve adet hukuku kuralının da mevcut olmadığını saptamıştır.

47214721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 11. maddesi ve ilgili hukuk doktrini esasları dikkate alındığında, bu durumdaki bir hâkimin hukuki nitelendirmesi ve izlemesi gereken yol ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hâkim bir 'hukuk boşluğu' ile karşı karşıyadır; bu durumda kendisi kanun koyucu olsaydı nasıl bir kural koyacak idiyse ona göre karar verirken bilimsel görüş ve yargısal kararlardan da yararlanmalıdır.

Answer

Hâkimin hem yazılı hem de yazısız kaynaklarda kural bulamaması durumu 'hukuk boşluğu'dur ve bu durumda hâkim, kanun koyucu gibi hareket ederek (hukuk yaratarak) uyuşmazlığı çözmelidir.
Türk Medeni Kanunu'nun 11. maddesine göre hâkim, kanunda ve örf-adet hukukunda hüküm bulamadığı zaman 'hukuk boşluğu' ile karşı karşıyadır. Bu durumda hâkimin görevi, uyuşmazlığı çözümsüz bırakmamak adına kendisini kanun koyucunun yerine koyarak genel ve soyut bir kural oluşturmaktır. Bu süreçte bilimsel öğretiden (doktrin) ve mahkeme kararlarından (içtihat) yararlanması kanuni bir tavsiyedir.

Step-by-Step Solution

1
Yazılı kaynakların taranması
Yazılı norm ve kıyas yapılabilecek hüküm bulunmadığı için 'Kanun Boşluğu' (özelde Açık Boşluk) saptanmıştır.
Hukukun uygulanmasında öncelik yazılı kaynaklardadır.
2
Yazısız kaynakların (Örf ve Adet Hukuku) taranması
Uyuşmazlığa uygulanacak bir örf ve adet kuralı da bulunmadığı saptanmıştır.
Yazılı kaynakta hüküm yoksa hâkim ikinci derece kaynak olan örf ve adete başvurur.
3
Boşluğun teknik nitelendirilmesi
Hem yazılı hem yazısız kaynakların sessiz kalması durumu 'Hukuk Boşluğu' olarak tanımlanır.
Kanun boşluğu sadece yazılı metindeki eksiklikken, hukuk boşluğu hukuk düzenindeki tam sessizliktir.
4
Çözüm yönteminin belirlenmesi
Hâkimin 'Hukuk Yaratma' (Hâkimin kanun koyucu gibi davranması) yetkisi devreye girer.
Türk Medeni Kanunu Madde 1, hukuk boşluğu halinde hâkime bu yetkiyi ve görevi yüklemiştir.

Key Concept

Hukuk Boşluğu ve Hâkimin Hukuk Yaratması

Practice More

Hâkimin hukuk yaratırken uyması gereken sınırları ve takdir yetkisi ile hukuk yaratma arasındaki farkları çalışmak konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

I. Durum: Birbirleriyle evlenmek isteyen bir çift, resmî evlendirme memuru huzurunda değil, yalnızca yakın arkadaşları ve aile büyükleri önünde bir tören düzenleyerek evlendiklerini beyan etmişlerdir.
II. Durum: Aralarında evlenme engeli bulunan tam kan kardeşler, yetkili bir evlendirme memuru önünde gerekli tüm şekil şartlarını yerine getirerek resmen evlenmişlerdir.

Türk hukuk sistemi uyarınca, bu iki farklı durumun tabi olduğu hükümsüzlük türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla ve doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Yokluk - Mutlak Butlan

Answer

İlk durum kurucu unsur eksikliği nedeniyle 'Yokluk', ikinci durum ise emredici hukuk kurallarına aykırılık nedeniyle 'Mutlak Butlan' yaptırımına tabidir.
Türk hukukunda bir işlemin 'Yokluk' sayılması için, o işlemin kurucu unsurlarından birinin (örneğin evlilikte resmi memur) eksik olması gerekir. 'Mutlak Butlan'da ise kurucu unsurlar tamdır fakat işlemin içeriği emredici hükümlere, ahlaka veya kamu düzenine aykırıdır (örneğin yakın akrabaların evlenmesi). Bu nedenle doğru sıralama Yokluk ve Mutlak Butlan şeklindedir.

Step-by-Step Solution

1
Hukuki işlemin kurucu unsurlarını analiz etme
Evlilik akdinde 'yetkili evlendirme memuru' işlemin oluşması için zorunlu bir kurucu unsurdur.
Kurucu unsurun yokluğu, işlemin hukuk dünyasında hiç doğmamasına yol açar.
2
Birinci durumun yaptırımını belirleme
Yetkili memur olmadan yapılan işlem 'Yokluk' ile sakattır.
İşlemin temel unsurlarından biri eksik olduğu için hukuken varlık kazanamaz.
3
İkinci durumun geçerlilik şartlarını analiz etme
Evlendirme memuru mevcut olduğu için işlem kurulmuştur ancak 'kan kardeşliği' emredici kurallara aykırıdır.
Resmi şekil tam olsa dahi, içeriğin kamu düzenine veya emredici hükümlere aykırı olması işlemi temelden geçersiz kılar.
4
İkinci durumun yaptırımını belirleme
Emredici hükme aykırı kurulan işlem 'Mutlak Butlan' ile sakattır.
Hukuki işlem doğmuştur ancak ölü doğmuştur; baştan itibaren geçersizdir.

Key Concept

Hükümsüzlük Türleri: Kurucu unsur eksikliği (Yokluk) ile geçerlilik şartı eksikliği (Butlan) ayrımı.

Hints

1
İşlemin 'doğması' için gereken bir unsur mu eksik, yoksa işlem doğmuş ama 'yasak' mı?
2
Resmi nikah memuru olmadan evlilik akdi hiç başlamış sayılmaz. Kardeşlik bağı ise bir evlenme engelidir.
3
Kurucu unsur eksikliği = Yokluk; Emredici hükme aykırılık = Mutlak Butlan.

Practice More

İrade sakatlıkları (hata, hile, ikrah) durumunda hangi yaptırımın (Nispi Butlan) uygulandığını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question

Sosyal hayatı düzenleyen din, ahlak ve görgü kuralları ile hukuk kuralları arasında hem amaç hem de konu bakımından birçok benzerlik bulunmaktadır. Örneğin; yalan söylememek hem bir ahlak hem bir din kuralıyken, başkasının malına zarar vermemek hem ahlaki hem de hukuki bir yükümlülüktür. Ancak hukuk kurallarını diğer tüm sosyal düzen kurallarından ayıran ve onu 'kamusal' kılan çok temel bir fark mevcuttur.

Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel fark aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yaptırımının maddi nitelikte olması ve devlet gücü (cebir) ile desteklenmesi

Answer

Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel fark, yaptırımının maddi nitelikte olması ve devlet gücüyle (cebir) desteklenmesidir.
Hukuk kurallarını din, ahlak ve görgü kurallarından ayıran en belirgin ve temel özellik 'maddi yaptırımlı' olmasıdır. Diğer sosyal düzen kurallarına uyulmadığında toplumun gösterdiği tepki (ayıplama, dışlama, manevi azap) manevi nitelik taşırken; hukuk kurallarının ihlali durumunda devlet gücü devreye girer ve kişinin mal varlığına veya özgürlüğüne yönelik somut (maddi) bir kısıtlama uygulanır.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) ortak ve ayrılan yönlerini analiz et.
Hepsinde toplumsal düzen amacı vardır ancak hukuk dışındaki kuralların yaptırımı manevidir (günahkar sayılma, kınanma, dışlanma).
Hukuk kurallarını ayırmak için yaptırım (müeyyide) türüne bakılmalıdır.
2
Hukuk kurallarının ihlali durumunda ne tür bir tepkiyle karşılaşıldığını belirle.
Hukuk kuralına uyulmadığında devlet organları aracılığıyla hapis, adli para cezası, tazminat veya zorla icra gibi maddi müeyyideler uygulanır.
Devletin cebir kullanma yetkisi sadece hukuk kuralları için geçerlidir.
3
Diğer seçeneklerdeki 'yazılılık' veya 'dış dünyaya yönelme' gibi kavramların mutlak bir ayrım yaratıp yaratmadığını kontrol et.
Görgü kuralları da dış dünyaya yöneliktir ve hukukta yazısız kurallar da olabilir; bu yüzden bunlar 'en temel' fark değildir.
Hukuk sisteminin bütünlüğünü sağlayan en temel unsur maddi yaptırım gücüdür.

Key Concept

Hukuki yaptırımın maddi ve cebri niteliği

Hints

1
Bir kurala uymadığınızda karşılığında hapse giriyorsanız bu hangi kural türüdür?
2
Yaptırımın (müeyyide) niteliğine odaklanın: Manevi tepki mi yoksa devletin zorlayıcı gücü mü?

Practice More

Hukukun yaptırım türlerini (ceza, cebri icra, tazminat, hükümsüzlük, iptal) inceleyerek konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 6Question

Sosyal düzen kuralları içerisinde yer alan 'ahlak kuralları'; kişinin kendi vicdanına karşı sorumlu olduğu 'subjektif ahlak' ve bireyin diğer insanlarla olan ilişkilerindeki ödevlerini kapsayan 'objektif ahlak' olarak ikiye ayrılır. Bu ayrım ve hukuk kurallarının temel nitelikleri göz önüne alındığında, hukuk kuralları ile diğer sosyal düzen kuralları arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Hukuk kuralları da objektif ahlak kuralları gibi kişilerin dış dünyadaki davranışlarını düzenler; ancak hukuk kurallarının yaptırımı devlet zoruna dayalı ve maddidir.

Answer

Hukuk kurallarının objektif ahlak gibi dış dünyadaki davranışları düzenlemesi ancak yaptırımının devlet gücüyle desteklenen maddi bir nitelik taşıması doğru ifadedir.
Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en belirgin özellik, yaptırımının maddi (hapis, para cezası, tazminat vb.) olması ve bu yaptırımın devlet gücü eliyle uygulanmasıdır. Objektif ahlak kuralları da (başkalarına yardım etmek, dürüst olmak gibi) kişilerin dışsal davranışlarını düzenler, ancak ihlal edildiklerinde yalnızca toplumsal kınama gibi manevi bir yaptırımla karşılaşılır.

Step-by-Step Solution

1
Ahlak kurallarının türlerini analiz etme.
Subjektif ahlak kişinin iç dünyasıyla (niyet), objektif ahlak ise başkalarıyla olan ilişkileriyle ilgilidir.
Hukuk ile ahlak arasındaki benzerliğin hangi ahlak türünde (objektif) daha yoğun olduğunu anlamak gerekir.
2
Hukukun kapsamını değerlendirme.
Hukuk öncelikle dış dünyadaki davranışları düzenler ancak niyet (kast/taksir) gibi unsurları da gözetebilir.
Hukukun sadece sonuç odaklı olduğu yanılgısını elemek için gereklidir.
3
Yaptırım türlerini karşılaştırma.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevidir (günahkar sayılma, kınanma, dışlanma); hukukun yaptırımı ise maddidir (ceza, cebri icra, tazminat).
Hukuku diğerlerinden ayıran en temel farkın tespit edilmesi.
4
Doğru sentezi bulma.
Objektif ahlak ve hukukun 'dışsal davranış' ortaklığında buluştuğu ancak 'yaptırım gücü' noktasında ayrıldığı görülür.
Hukukun belirleyici özelliğini içeren seçeneği doğrulamak.

Key Concept

Sosyal Düzen Kurallarının Yaptırım ve Kapsam Farklılıkları

Hints

1
Ahlak kurallarının sadece vicdanla değil, toplumla olan ilişkilerle de ilgili olabileceğini (objektif ahlak) unutmayın.
2
Hukuku diğer kurallardan ayıran en temel unsurun, yaptırımı uygulayan otoritenin kimliği ve yaptırımın niteliği olduğunu düşünün.
3
Hukuk ve objektif ahlak 'dış dünyayı düzenleme' noktasında birleşir; fark devletin 'maddi zorlama' (müeyyide) yetkisindedir.

Practice More

Hukukun yaptırım türlerini (ceza, tazminat, cebri icra, hükümsüzlük) detaylıca incelemek bu konudaki bilginizi pekiştirecektir.
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

Bir hakim önüne gelen uyuşmazlıkta, kanunda olaya uygulanabilecek bir hüküm bulmasına rağmen; bu hükmün lafzi (sözsel) kapsamının çok geniş olduğunu, somut olayın özel şartlarının bu hükmün dışında tutulması gerektiğini ve hükmün olduğu gibi uygulanmasının adalete aykırı sonuçlar doğurarak hakkın kötüye kullanılmasına yol açacağını tespit etmiştir. Bu durumda ortaya çıkan boşluk türü ve hakimin bu boşluğu gidermek için başvurması gereken yöntem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Örtülü boşluk - Teleolojik daraltma yöntemi

Answer

Hükmün sözünün kapsamı amacını aşıyorsa örtülü boşluk vardır ve teleolojik daraltma ile çözülür.
Doğru cevap olan örtülü boşluk ve teleolojik daraltma, kanunda bir kural olmasına rağmen bu kuralın lafzının adalete aykırı bir genişlikte olduğu durumları tanımlar. Hakim, kanun koyucunun amacını (özünü) esas alarak kuralın kapsamını somut olay için daraltır.

Step-by-Step Solution

1
Kanun hükmünün varlığını kontrol et.
Olaya uygulanabilecek bir hüküm var ancak lafzı çok geniş.
Boşluğun türünü (Açık mı Örtülü mü) belirlemek için hükmün varlığı ilk kriterdir.
2
Hükmün amacı (özü) ile lafzını (sözü) karşılaştır.
Hükmün lafzı, amacını aşacak şekilde adaletsiz sonuç doğuruyor.
Örtülü boşluk, normun sözünün amaca aykırı genişlikte olmasıdır.
3
Giderme yöntemini belirle.
Teleolojik (amaca yönelik) daraltma yöntemi seçilir.
Hükmün kapsamı, adalete uygun sınırlara çekilerek boşluk doldurulur.

Key Concept

Örtülü Boşluk (Gerçek Olmayan Boşluk)

Hints

1
Eğer kanunda bir madde varsa ama bu madde adaletsiz derecede genişse, boşluk 'açık' değildir.
2
Bir normun sözü (lafzı) ile ruhu (amacı) çelişiyorsa örtülü bir durum mevcuttur.

Practice More

Kural içi boşluk ile hakimin hukuk yaratması arasındaki yetki farklarını inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 8Question

Toplumsal hayatı düzenleyen sosyal düzen kuralları (din, ahlak, görgü ve hukuk) bireylerin davranışlarını kontrol altına alarak toplumsal barışı sağlamayı amaçlar. Bu kuralların büyük bir kısmı içerik olarak örtüşse de yaptırımın niteliği ve kaynağı bakımından hukuk kuralları diğerlerinden ayrılır.

Buna göre, hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel ve belirleyici özellik aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İhlali durumunda devlet gücüyle desteklenen maddi bir yaptırıma (müeyyide) bağlanmış olması

Answer

Hukuk kurallarının yaptırımının maddi olması ve bu yaptırımın devlet gücüyle desteklenmiş olması
Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından (din, ahlak, görgü) ayıran en keskin çizgi, yaptırımın niteliğidir. Diğer kurallarda yaptırım 'manevi' (toplumsal baskı, vicdan azabı, dini cezalar) iken, hukuk kurallarında 'maddi'dir ve bu yaptırım kamu gücü (devlet) tarafından zorla (cebirle) yerine getirilir.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) yaptırım türlerini belirleyin.
Din, ahlak ve görgü kurallarının yaptırımı manevidir (dışlanma, günahkarlık, kınanma); hukukunki ise maddidir (ceza, cebri icra, tazminat vb.).
Kurallar arasındaki farkı anlamak için yaptırımın niteliğine bakılmalıdır.
2
Yaptırımı uygulayan otoriteyi analiz edin.
Hukuk dışındaki kurallarda yaptırım toplum veya bireyin vicdanı tarafından uygulanırken, hukukta yaptırım devlet gücü (kamu gücü) eliyle uygulanır.
Devletin cebir kullanma yetkisi sadece hukuk kuralları için geçerlidir.
3
Diğer seçeneklerdeki yanıltıcı unsurları (yazılı olma, niyet, evrensellik) eleyin.
Bu özelliklerin diğer sosyal düzen kurallarıyla paylaşıldığı veya hukukun her türünü kapsamadığı görülür.
Hukuk kurallarının en belirleyici (spesifik) özelliğine ulaşmak için eleme yöntemi kullanılır.

Key Concept

Hukuk Kurallarının Maddi Yaptırımı ve Devlet Gücü

Hints

1
Bir kurala uymadığınızda karşınıza polis veya mahkeme çıkıyorsa bu hangi tür yaptırımdır?
2
Hukuk kurallarını destekleyen 'cebir' yetkisi sadece devlete aittir.

Practice More

Hukukun yaptırım türlerini (ceza, tazminat, hükümsüzlük, iptal) çalışarak konuyu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 0s
Question 9Question

Hukuk teorisinde bir hukuki işlemin varlık kazanabilmesi için gerekli olan kurucu unsurların (irade beyanı, konu, resmi memur gibi) eksik olması 'yokluk' yaptırımını; bu unsurlar mevcut olmakla birlikte işlemin geçerlilik şartlarındaki (ehliyet, emredici hükümlere uygunluk, imkansızlık gibi) sakatlıklar ise 'mutlak butlan' yaptırımını doğurur. Bazı durumlarda işlemin dış görünüşü tamam olsa da hukuken bir irade açıklamasının varlığından söz edilemez.

Buna göre, aşağıdaki hukuki uyuşmazlıkların hangisinde uygulanacak olan yaptırım türü, işlemin kurucu unsurlarının varlığına rağmen geçerlilik şartlarındaki eksiklik nedeniyle 'mutlak butlan' yaptırımına tabidir?

Show answer & explanation

Answer: Ayırt etme gücü bulunmayan (tam ehliyetsiz) bir şahsın, noterde resmi şekilde düzenlettirdiği ve imzaladığı taşınmaz satış vaadi sözleşmesi

Answer

Tam ehliyetsiz bir kimsenin noterde yaptığı işlem, kurucu unsurları tam olsa da geçerlilik şartı olan ehliyet eksikliği nedeniyle mutlak butlan yaptırımına tabidir.
Doğru seçenekte belirtilen tam ehliyetsiz kişinin işlemi, kurucu unsurlar açısından tamdır (kişi beyanda bulunmuştur, noter işlemini yapmıştır). Ancak Türk Medeni Kanunu uyarınca, ayırt etme gücü olmayan kişilerin işlemleri emredici kural gereği 'ölü doğmuş' kabul edilir. Yani işlem hukuken mevcuttur (yokluk değildir) fakat en baştan itibaren geçersizdir (mutlak butlandır).

Step-by-Step Solution

1
Hukuki işlemin kurucu unsurlarını analiz et
İşlemde irade beyanı, konu ve (varsa) resmi şekil şartı fiziksel olarak yerine getirilmiş mi bakılır.
Yokluk yaptırımını elemek için işlemin dış dünyada varlık kazanıp kazanmadığı belirlenmelidir.
2
Geçerlilik şartlarını (ehliyet, emredici hükümler, kamu düzeni) kontrol et
Tam ehliyetsiz bir kimsenin yaptığı işlemde irade beyanı dışsal olarak mevcuttur ancak içsel (hukuki) geçerliliği yoktur.
Kurucu unsurları tamam olan ancak hukukun izin vermediği durumları tespit etmek butlanı bulmamızı sağlar.
3
Seçenekleri yaptırım türlerine göre sınıflandır
İmza taklidi ve yetkisiz memur 'yokluk' iken, ehliyetsizlik 'mutlak butlan'dır.
Soru kökünde istenen 'kurucu unsurların varlığına rağmen' şartını karşılayan durumu belirlemek için gereklidir.

Key Concept

Hükümsüzlük Türleri: Yokluk ve Mutlak Butlan Ayrımı

Hints

1
İşlemin dış dünyada hiç meydana gelmemesi (yokluk) ile meydana gelip de sakat doğması (butlan) arasındaki farkı hatırlayın.
2
Tam ehliyetsiz bir kimse fiziksel olarak imza atsa da bu imza hukuk tarafından 'geçerlilik şartı' eksikliği nedeniyle reddedilir.

Practice More

Nispi butlan (iptal edilebilirlik) ve mutlak butlan arasındaki 'kamu düzeni' ve 'hakimin resen gözetmesi' farklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 10Question

Türk hukuk sisteminde hâkimin önüne gelen bir uyuşmazlığı çözerken karşılaştığı boşluk türleri ve bu boşlukları doldurma yöntemlerine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Kural içi boşluk durumunda hâkim 'hukuk yaratma' yetkisini kullanırken; açık boşluk durumunda kanun koyucunun kendisine tanıdığı 'takdir yetkisi' çerçevesinde hareket eder.

Answer

Kural içi boşlukta takdir yetkisinin, açık boşlukta ise hukuk yaratma yetkisinin kullanıldığını belirten ifade yanlıştır çünkü bu yetkiler tam tersi durumlar için geçerlidir.
Türk hukukunda hâkim, kanun koyucunun bilerek boş bıraktığı 'kural içi boşluk' durumlarında kendisine tanınan 'takdir yetkisini' kullanır. Buna karşılık, hem kanunda hem de örf ve adet hukukunda bir kuralın bulunmadığı 'açık boşluk' (gerçek boşluk) durumunda ise kendisini kanun koyucu yerine koyarak 'hukuk yaratır'. Yanlış olan ifadede bu iki yetki ve boşluk türü birbiriyle karıştırılarak verilmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Boşluk türlerini ve hâkimin yetkilerini tanımla.
Kural içi boşluk: Kanun koyucunun bilerek bıraktığı boşluktur, çözümü için 'takdir yetkisi' kullanılır. Kural dışı (açık) boşluk: Kanun koyucunun bilmeyerek bıraktığı boşluktur, çözümü için 'hukuk yaratma' kullanılır.
Kavramsal ayrımı netleştirmek hatayı tespit etmeyi sağlar.
2
Seçenekteki eşleştirmeyi kontrol et.
İlgili seçenekte kural içi boşluk ile hukuk yaratma, açık boşluk ile takdir yetkisi eşleştirilmiştir.
Kavramların yanlış eşleştirilmesi hukuki uygulama sırasına ve mantığına aykırıdır.
3
Hâkimin hukuk yaratma sırasını analiz et.
Hâkim önce yazılı kaynağa, sonra örf ve adet hukukuna bakar; ikisinde de kural yoksa hukuk yaratır.
Hukuk yaratmanın şartlarını doğrulamak diğer seçeneklerin neden doğru olduğunu anlamaya yardımcı olur.

Key Concept

Hâkimin Boşluk Doldurma Yöntemleri ve Yetki Sınırları

Hints

1
Kural içi boşlukta kanun vardır ama esnektir; açık boşlukta ise uygulanacak hiçbir kural yoktur.
2
Hâkimin 'hukuk yaratması' için örf ve adet hukukuna da bakmış olması gerektiğini unutmayın.
3
Takdir yetkisi kanunun çizdiği sınırlar içinde kullanılır, hukuk yaratma ise kanunun bittiği yerde başlar.

Practice More

Hâkimin hukuk yaratırken uyması gereken sınırlamaları ve ceza hukukunda kıyas yasağını inceleyiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 11Question

Toplumsal hayatın huzur ve güven içinde sürdürülmesini hedefleyen sosyal düzen kuralları; din, ahlak, görgü ve hukuk kuralları olarak çeşitlilik gösterir. Hukuk kuralları, diğer sosyal düzen kurallarıyla içerik bakımından örtüşebilse de yaptırımın (müeyyide) niteliği ve uygulanışı bakımından belirgin bir farka sahiptir. Buna göre; bir bireyin hukuk kuralına aykırı davranması durumunda, diğer sosyal düzen kurallarından farklı olarak devletin yetkili organları aracılığıyla karşılaşacağı zorlayıcı güç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Devlet gücüyle desteklenen ve cebri nitelik taşıyan maddi yaptırım

Answer

Devlet gücüyle desteklenen ve cebri nitelik taşıyan maddi yaptırım
Hukuk kurallarını diğer sosyal düzen kurallarından ayıran en temel fark, yaptırımının maddi olması ve bu gücün devlet organları tarafından cebren (zorla) uygulanmasıdır. Din, ahlak ve görgü kurallarında yaptırım manevidir (dışlanma, günahkar sayılma, vicdan azabı vb.) ve devletin bu kuralları zorla uygulatma yetkisi yoktur.

Step-by-Step Solution

1
Sosyal düzen kurallarının (din, ahlak, görgü, hukuk) ortak ve ayrışan yönlerini belirleyin.
Tüm kurallar toplumsal düzeni amaçlar ancak yaptırım türleri farklıdır.
Hukuku diğerlerinden ayıran temel ölçütü bulmak için yaptırım analiz edilmelidir.
2
Hukuk kurallarının yaptırım türünü analiz edin.
Hukuk kuralları, ihlal edildiğinde devletin zorlayıcı gücüyle karşılaşan 'maddi yaptırıma' sahiptir.
Din, ahlak ve görgü kuralları 'manevi yaptırımlı' iken sadece hukuk 'maddi yaptırımlıdır'.
3
Seçeneklerde maddi yaptırım ve devlet gücü vurgusunu arayın.
Devlet gücüyle desteklenen cebri nitelikteki maddi yaptırım ifadesinin doğru olduğu sonucuna varılır.
Cebir (zorlama) ve maddi yaptırım hukukun kurucu unsurlarındandır.

Key Concept

Hukuk kurallarının diğer sosyal düzen kurallarından maddi yaptırım ve devlet gücü unsurlarıyla ayrılması.
Estimated Time:50s
Question 12Question

Özel hukuk sisteminde haklar; ileri sürülebilecekleri çevre, konuları ve kullanılmalarının hukuki sonuçları bakımından çeşitli ayrımlara tabi tutulur. Özellikle bir hakkın üçüncü kişilere karşı öne sürülebilme kapasitesi, o hakkın mutlak veya nispi (alacak hakkı) karakterde olup olmamasına bağlıdır.

Buna göre; mülkiyet, kira, intifa ve kişilik haklarının hukuki nitelikleri göz önüne alındığında, hakların türleri ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Nispi haklar kural olarak yalnızca borç ilişkisinin tarafları arasında ileri sürülebilirken; kira, önalım veya taşınmaz satış vaadi gibi haklar tapu siciline şerh edilmekle 'etkisi güçlendirilmiş nispi hak' niteliği kazanır ve taşınmazın sonraki maliklerine karşı da ileri sürülebilir hale gelir.

Answer

Nispi haklar (alacak hakları) normalde sadece borç ilişkisinin tarafları arasında hüküm doğurur ancak tapu siciline şerh verildiklerinde taşınmazın mülkiyetini sonradan kazanan kişilere karşı da ileri sürülebilirler.
Doğru ifade; nispi hakların (alacak haklarının) temel özelliğini ve istisnai olarak tapu siciline yapılan şerh işleminin bu haklara kazandırdığı 'üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilme' (eşyaya bağlılık) gücünü tam olarak yansıtmaktadır. Bu tür haklara hukuk doktrininde 'etkisi güçlendirilmiş nispi haklar' denir.

Step-by-Step Solution

1
Mutlak ve Nispi Hak Ayrımını İncele
Mutlak haklar herkese karşı, nispi haklar (alacak hakları) ise sadece borçluya karşı ileri sürülebilir.
Hakkın çevresi, hakkın korunma ve talep edilme sınırlarını belirler.
2
Şerh Kurumunun Etkisini Değerlendir
Kira, satış vaadi gibi nispi haklar tapuya şerh edilince etkisi güçlenir.
Şerh, nispi hakkı mutlak hak yapmaz ancak 'eşyaya bağlı borç' etkisi yaratarak üçüncü kişilere karşı ileri sürülebilir kılar.
3
Diğer Seçeneklerdeki Kavram Yanılgılarını Analiz Et
Mülkiyet mutlaktır; kişilik hakları devredilemez; yenilik doğuran haklar durum değiştirir.
Doğru sınıflandırma için hakkın konusu (mal/şahıs) ve kullanımı (inşai/alalede) netleştirilmelidir.

Key Concept

Etkisi Güçlendirilmiş Nispi Haklar ve Şerh

Hints

1
Hakkın herkese karşı mı yoksa sadece belirli bir kişiye karşı mı ileri sürülebildiğine odaklanın.
2
Mülkiyet bir mutlak haktır. Alacak hakkı ise nispi bir haktır. Tapu şerhi bu ikisi arasında özel bir durum yaratır.
3
Bir kira sözleşmesi normalde sadece ev sahibi ile kiracı arasındadır, ancak tapuya işlenirse evin yeni sahibi de bu kiracıyı çıkaramaz. Bu kavramı arayın.

Practice More

Yenilik doğuran hakların alt türleri olan 'Kurucu', 'Değiştirici' ve 'Bozucu' hak örneklerini içeren soruları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 13Question

Bir kamu yönetimi uzmanı, kurum içi düzenlemeleri hazırlarken dayanak aldığı belgeleri; Anayasa, kanunlar, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri ve yönetmelikler olarak sınırlandırmış, toplumsal hayatta uygulanan ancak yazılı olmayan örf ve adet kurallarını bu kapsamın dışında tutmuştur. Buna göre, uzmanın çalışmasında esas aldığı ve sadece yetkili makamlarca konulmuş yazılı normları ifade eden hukuk türü aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mevzu Hukuk

Answer

Mevzu Hukuk
Mevzu hukuk, bir ülkede belli bir dönemde yetkili makamlar (TBMM, Cumhurbaşkanı vb.) tarafından yürürlüğe konulmuş olan ve sadece yazılı metinlerden oluşan hukuk kurallarının tamamını ifade eder. Senaryodaki uzman sadece yazılı metinleri dikkate alıp örf ve adet hukukunu dışarıda bıraktığı için mevzu hukuk çerçevesinde hareket etmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kapsamı Belirleme
Senaryoda sadece Anayasa, kanun, kararname ve yönetmelik gibi 'yazılı' kaynaklara odaklanıldığı görülmektedir.
Soruda örf ve adet gibi yazısız kuralların dışarıda bırakıldığı vurgulanmıştır.
2
Tanımları Karşılaştırma
Pozitif hukuk yazılı + yazısız kuralları kapsarken, mevzu hukuk sadece yetkili makamlarca konulan yazılı kuralları kapsar.
Hukuk türleri arasındaki temel ayrım noktasını (yazılılık ve kaynak) netleştirmek gerekir.
3
Doğru Terimi Seçme
Yazısız kuralları dışlayan teknik terim 'Mevzu Hukuk' (Mevzuat) kavramıdır.
Mevzu hukuk, dar anlamda 'konulmuş' olan yazılı hukuku ifade eder.

Key Concept

Hukukun Türleri (Mevzu vs Pozitif)

Hints

1
Yazılı olan kurallar ile yazılı + yazısız kuralların toplamı farklı kavramlarla ifade edilir.
2
Eğer tanım içinde 'örf ve adet hukuku' yoksa, bu sadece yetkili makamlarca konulmuş yazılı hukuku işaret eder.

Practice More

Pozitif hukuk ile mevzu hukuk arasındaki farkı gösteren bir tablo hazırlayarak aradaki tek farkın 'yazısız hukuk' olduğunu pekiştirebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 14Question

Özel haklar; ileri sürülebilecekleri çevreden konularına, kullanılmalarından amaçlarına kadar geniş bir yelpazede çeşitli kriterlere göre sınıflandırılmaktadır. Hakların hukuki niteliklerini ve kullanım usullerini belirleyen bu ayrımlar, hukuki işlemlerin doğuracağı sonuçlar açısından kritik öneme sahiptir. Buna göre, hakların türleri ve özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yenilik doğuran (inşai) haklar, sahibine tek taraflı irade beyanıyla hukuki bir sonuç doğurma yetkisi tanırken; bu haklar kural olarak zaman aşımına tabidir ve hukuki sonuç doğurabilmeleri için karşı tarafın açık rızasını gerektirir.

Answer

Yenilik doğuran hakların tek taraflı irade beyanıyla sonuç doğurması ve rıza gerektirmemesi, ayrıca kural olarak hak düşürücü süreye tabi olması nedeniyle bu hakların özelliklerini yanlış tanımlayan ifade hatalıdır.
Doğru yanıt olan seçenek yanlıştır; çünkü yenilik doğuran (inşai) hakların en temel özelliği 'tek taraflı' irade beyanıyla kullanılmalarıdır. Yani bu haklar kullanıldığında hukuki sonuç doğabilmesi için karşı tarafın kabulü veya onayı gerekmez. Ayrıca, yenilik doğuran haklar kural olarak zaman aşımına değil, belirli bir süre içinde kullanılmadığında hakkın kendisini sona erdiren 'hak düşürücü sürelere' tabidir.

Step-by-Step Solution

1
Yenilik doğuran (inşai) hakların irade beyanı yönünden özelliğini inceleyin.
Yenilik doğuran haklar, 'tek taraflı' bir irade beyanıyla hukuki bir durumu kuran, değiştiren veya sona erdiren haklardır.
Tanım gereği, bu hakların kullanılması için karşı tarafın kabulüne veya rızasına ihtiyaç yoktur.
2
Bu hakların tabi olduğu süre kısıtlarını değerlendirin.
Yenilik doğuran haklar kural olarak 'hak düşürücü süre' (forfeiture period) ile sınırlıdır; 'zaman aşımı' (statute of limitations) alacak hakları gibi nisbi haklar için geçerlidir.
Hukuki istikrarın sağlanması için tek taraflı yetkilerin belirli ve kesin bir süre içinde kullanılması gerekir.
3
Diğer seçeneklerdeki hak sınıflarını (mutlak, nisbi, kişiye bağlı) kontrol edin.
Mülkiyet (mutlak), alacak (nisbi), fikri haklar (maddi olmayan mallar üzerinde mutlak) ve velayet (devredilemez kişisel hak) tanımları hukuk kurallarına uygundur.
Özel hakların doğru sınıflandırılması için hakkın konusu, çevresi ve devredilebilirliği kriterleri bir arada değerlendirilmelidir.

Key Concept

Yenilik Doğuran Hakların Hukuki Niteliği ve Süre Rejimi

Alternative Method

Hukuki işlem türlerini hatırlayarak çözülebilir: Eğer bir işlem 'tek taraflı hukuki işlem' niteliğindeyse (istifa, fesih gibi), karşı tarafın iradesinin (kabul) aranmadığı bilgisinden hareketle süre ve rıza kısıtları elenebilir.
Estimated Time:1m 30s
Question 15Question

Hukuk teorisinde, 'olan hukuk' (lex lata) olarak da adlandırılan ve bir ülkede belli bir dönemde yürürlükte olan tüm normatif düzenlemeleri kapsayan sistem ile 'yetkili makamların bilinçli iradesiyle' oluşturulan ve usulüne uygun olarak ilan edilen yazılı metinlere dayalı sistem arasında niceliksel bir fark bulunmaktadır. Bu fark, uyuşmazlıkların çözümünde bağlayıcı niteliğe sahip olan ancak bir devlet organı tarafından metin haline getirilmemiş toplumsal kuralların hukuk düzenine dâhil edilmesinden kaynaklanmaktadır.

Bu açıklamaya göre; pozitif hukuk (müspet hukuk) kapsamı içerisinde yer almasına karşın, mevzu hukuk (yazılı hukuk) tanımının dışında kalan temel bileşen aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Örf ve adet hukuku

Answer

Örf ve adet hukuku, pozitif hukukun kapsamında yer alan yazısız kaynak olarak mevzu hukuktan ayrılan temel unsurdur.
Pozitif (müspet) hukuk, bir ülkede belirli bir zamanda yürürlükte bulunan yazılı ve yazısız tüm hukuk kurallarını kapsayan en geniş kavramdır. Mevzu hukuk ise bu kurallar bütünü içinden sadece yetkili makamlarca konulmuş yazılı olanları (anayasa, kanun, CBK, yönetmelik vb.) ifade eder. Dolayısıyla, örf ve adet hukuku devletçe desteklenen ve bağlayıcı olan bir 'yazısız' kaynak olarak pozitif hukukta yer alırken, mevzu hukuk tanımının dışında kalır.

Step-by-Step Solution

1
Kavram analizi yapılması
Pozitif hukuk = Yazılı + Yazısız kaynaklar; Mevzu hukuk = Sadece yazılı kaynaklar.
Soruda istenen 'pozitif hukukta olup mevzu hukukta olmayan' unsuru bulmak için tanımlar netleştirilmelidir.
2
Yazısız kaynağın tespit edilmesi
Türk hukuk sisteminde bağlayıcı olan tek yazısız kaynak örf ve adet hukukudur.
Pozitif hukuk ile mevzu hukuk arasındaki farkı yaratan temel bileşen yazısız kurallardır.
3
Seçeneklerin elenmesi
Tabii hukuk (yürürlükte değil), Doktrin (bağlayıcı değil), Tarihi hukuk (geçmişte kalmış) elenir.
Sadece yürürlükte ve bağlayıcı olan ancak yazılı olmayan kural aranmaktadır.

Key Concept

Hukukun Kaynakları ve Türleri Arasındaki Kapsam Farkı
Estimated Time:1m 30s
Question 16Question

Türk hukuk sisteminde normlar hiyerarşisi, hukuk kurallarının hiyerarşik bir sıralama içinde bulunmasını ve alt basamakta yer alan bir normun üst basamaktaki norma aykırı olamamasını ifade eder. Bu hiyerarşik yapı, kuralların bağlayıcılığı ve çatışma durumunda hangi kuralın öncelikle uygulanacağı noktasında temel belirleyicidir.

Buna göre, 1982 Anayasası'nın mevcut hükümleri ve normlar hiyerarşisi ilkeleri dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalar ile kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkan uyuşmazlıklarda, andlaşma hükümleri esas alınır.

Answer

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalar ile kanunların çatışması durumunda andlaşma hükümlerinin esas alınması ifadesi doğrudur.
Doğru ifade, insan haklarına ilişkin uluslararası sözleşmelerin iç hukuktaki kanunlarla çatışması durumunda sözleşmeye öncelik verileceğini belirten Anayasa'nın 90. maddesi hükmüdür. Bu durum, normlar hiyerarşisinde 'insan hakları' belgelerine tanınmış özel bir uygulama üstünlüğüdür.

Step-by-Step Solution

1
Normlar hiyerarşisinin temel yapısını hatırla.
Anayasa > Kanun/Andlaşma/CBK (bazı türleri) > Yönetmelik.
Hangi normun hangisine üstün olduğunu belirlemek için temel sıralama bilinmelidir.
2
Anayasa'nın 90. maddesindeki özel hükmü analiz et.
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası andlaşmalar ile kanunlar aynı konuda farklı hükümler içerirse, uyuşmazlıklarda andlaşma hükümleri esas alınır.
Bu hüküm, hiyerarşide kanun ve andlaşma aynı seviyede görülse de 'insan hakları' odağında andlaşmaya öncelik tanıyan özel bir istisnadır.
3
Diğer normların hukuki denetimini ve bağlayıcılığını kontrol et.
Andlaşmalar hakkında AYM'ye gidilemediği, İçtihadı Birleştirme Kararlarının bağlayıcı olduğu ve yönetmeliklerin CBK'lara da dayanabileceği sonucuna ulaşılır.
Yanlış seçenekleri elemek ve doğru bilginin kesinliğini teyit etmek için yan dallar analiz edilir.

Key Concept

Normlar Hiyerarşisi ve Milletlerarası Andlaşmaların Statüsü

Hints

1
Anayasa'nın 90. maddesinde 2004 yılında yapılan değişikliği ve temel haklarla ilgili andlaşmaların özel durumunu düşünün.
2
Normlar hiyerarşisinde üstteki kural alttaki kuralı her zaman yener; ancak aynı seviyedeki 'kanun' ve 'andlaşma' çatışırsa ne olacağını hatırlayın.
3
Uluslararası insan hakları sözleşmeleri, kanunlarla çelişirse yargıç kanunu değil sözleşmeyi uygulamak zorundadır.

Practice More

Milletlerarası andlaşmaların hangi durumlarda kanunların üzerinde, hangi durumlarda kanunlarla eşit sayıldığını içeren diğer senaryoları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 17Question

1982 Anayasası’nın 90. maddesinin son fıkrasına göre; usulüne göre yürürlüğe konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalarla kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek uyuşmazlıklarda milletlerarası antlaşma hükümleri esas alınır.

Normlar hiyerarşisi ve anayasal denetim rejimi dikkate alındığında, söz konusu antlaşmaların Türk hukuk sistemindeki yeriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Bu antlaşmalar hiyerarşik olarak kanun düzeyinde kabul edilmelerine rağmen, kanunla çatışmaları halinde kendilerine üstünlük tanınmıştır ve bunlar aleyhine Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.

Answer

Temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletlerarası antlaşmalar, normlar hiyerarşisinde kanun düzeyinde sayılmakla birlikte kanunlarla çatışma durumunda uygulama önceliğine sahiptir ve bunlar hakkında Anayasa Mahkemesine gidilemez.
Doğru ifade, temel hak ve özgürlüklere dair milletlerarası antlaşmaların normlar hiyerarşisinde kanun düzeyinde yer almasına karşın, kanunlarla çatışmaları durumunda uygulama önceliğine (supra-legal/kanun üstü statü) sahip olduklarını ve buna ek olarak hiçbir milletlerarası antlaşmanın anayasal denetime (AYM) tabi olmadığını belirtir. Bu durum 1982 Anayasası'nın 90. maddesindeki düzenlemelerin tam bir sentezidir.

Step-by-Step Solution

1
Milletlerarası antlaşmaların genel hukuki statüsünü belirle.
Milletlerarası antlaşmalar usulüne göre yürürlüğe konulduğunda kanun hükmündedir.
Anayasa m. 90 gereği genel kural budur.
2
Temel hak ve özgürlüklere ilişkin antlaşmaların özel durumunu analiz et.
Bu antlaşmalar ile kanunlar çatışırsa, antlaşma hükümleri esas alınır.
2004 Anayasa değişikliği ile getirilen bu hüküm, 'kanun üstü' bir uygulama önceliği yaratır.
3
Yargısal denetim imkanını kontrol et.
Milletlerarası antlaşmalar aleyhine Anayasa Mahkemesine başvurulamaz.
Anayasa m. 90 uyarınca antlaşmaların anayasaya aykırılığı iddiası dinlenemez, bu bir anayasal bağışıklıktır.
4
Doğru sentezi oluştur.
Uygulama önceliği var (kanundan üstün gibi davranır) ancak yargısal denetimi yoktur.
Verilen bilgiler ışığında en kapsamlı ve doğru tanım budur.

Key Concept

Milletlerarası Antlaşmaların Normlar Hiyerarşisindeki Özel Konumu

Hints

1
1982 Anayasası m. 90'da milletlerarası antlaşmalar için yargı yolunun açık olup olmadığını hatırlayın.
2
Temel haklara ilişkin antlaşmalar ile kanunlar çatıştığında hangi metnin 'esas alınacağı' anayasada açıkça yazılıdır.
3
Milletlerarası antlaşmalar 'kanun hükmünde' olsa da, temel haklar söz konusu olduğunda kanundan daha 'öncelikli' bir uygulama gücüne sahiptirler ancak hiçbir zaman Anayasa'nın üstüne çıkamazlar.

Practice More

Usulüne göre yürürlüğe konulmuş milletlerarası antlaşmaların kanunlarla olan diğer (temel hak dışı) uyuşmazlıklarındaki durumunu ve 'Andlaşmaların uygun bulunması kanunu' sürecini inceleyiniz.

Alternative Method

Eleme yöntemi: Seçeneklerde 'Anayasa Mahkemesi denetler' veya 'Anayasa ile eşittir' diyenleri m. 90'daki kesin yasak ve hiyerarşi kuralı gereği doğrudan eleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 18Question

Özel hukuk alanında yapılan bir sözleşmenin kurucu unsurları (karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları) tam olmasına karşın; sözleşmenin konusunun emredici hukuk kurallarına, kamu düzenine, genel ahlaka veya kişilik haklarına aykırı olması durumunda ortaya çıkan yaptırım türü ile idari makamların tek taraflı irade beyanıyla tesis ettiği hukuka aykırı işlemlerin yargı yoluyla ortadan kaldırılmasını sağlayan yaptırım türü, aşağıdakilerin hangisinde birlikte ve doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Mutlak Butlan - İptal

Answer

Mutlak Butlan ve İptal yaptırımları birlikte doğru verilmiştir.
Soruda belirtilen ilk durumda, işlemin kurucu unsurlarının mevcut olması ancak emredici kurallara aykırı olması 'Mutlak Butlan' yaptırımını doğurur. İkinci durumda, bir idari işlemin hukuka aykırılığı nedeniyle yargı kararıyla geçersiz kılınması ise idare hukukuna özgü bir yaptırım olan 'İptal'dir.

Step-by-Step Solution

1
Özel hukuk yaptırımı analizi
Mutlak Butlan
Sözleşmenin kurucu unsurları (irade beyanları) var ancak konusu emredici kurallara veya kamu düzenine aykırı ise işlem 'ölü doğar' ve mutlak butlan ile sakatlanır.
2
İdare hukuku yaptırımı analizi
İptal
İdari işlemlerin yetki, şekil, sebep, konu ve amaç unsurlarından herhangi birinin hukuka aykırı olması durumunda, bu işlemin yargı kararıyla ortadan kaldırılmasına 'iptal' denir.

Key Concept

Hukuki İşlemlerde Sakatlık ve İdari Yaptırım Farkı

Hints

1
Kurucu unsurlar tamsa işlem doğmuştur, ancak sakattır. Bu durumda 'Yokluk' seçeneğini eleyebilirsiniz.
2
Emredici kurallar ve kamu düzeni toplumun tamamını ilgilendirir. Bu tip aykırılıklar işlemi baştan itibaren geçersiz kılar.
3
İdare hukukunda, bir yönetmeliğin veya tayin işleminin mahkemece durdurulup silinmesine ne dendiğini düşünün.

Practice More

Hükümsüzlük türlerinden 'Tek Taraflı Bağlamazlık' (Askıda Hükümsüzlük) durumunu, reşit olmayan birinin yaptığı sözleşmeler üzerinden inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 19Question

Türk hukuk sisteminde hukuki işlemlerin sakatlığına ilişkin aşağıdaki durumlar ve bu durumların tabi olduğu yaptırım türleri verilmiştir:

I. Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka veya kamu düzenine aykırı işlemler
II. Hukuki işlemin kurucu unsurlarından birinin eksik olması durumu
III. Sözleşme yapılırken taraflardan birinin hata, hile veya korkutma etkisinde olması
IV. Sınırlı ehliyetsizlerin, yasal temsilcilerinin izni olmadan kendilerini borç altına sokan işlemler yapması

Buna göre, yukarıdaki durumların karşılık geldiği yaptırım türleri aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Mutlak Butlan - Yokluk - Nisbi Butlan - Tek Taraflı Bağlamazlık

Answer

Hükümsüzlük türlerinin sırasıyla Mutlak Butlan, Yokluk, Nisbi Butlan ve Tek Taraflı Bağlamazlık şeklinde verildiği seçenek doğrudur.
Türk hukukunda; kanunun emredici hükümlerine veya kamu düzenine aykırı işlemler (I) 'Mutlak Butlan' yaptırımına tabidir. Hukuki işlemin kurucu unsurlarının (II) eksik olması (örneğin evlendirme memuru olmadan evlenme) 'Yokluk' sonucunu doğurur. İradeyi sakatlayan hata, hile ve korkutma (III) halleri 'Nisbi Butlan' (iptal edilebilirlik) kapsamındadır. Sınırlı ehliyetsizlerin yasal temsilcilerinden izin almadan yaptıkları işlemler (IV) ise 'Tek Taraflı Bağlamazlık' (askıda hükümsüzlük) olarak adlandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Emredici hükümlere aykırılığı değerlendir.
Mutlak Butlan
Kanunun emredici hükümlerine, ahlaka, kamu düzenine veya kişilik haklarına aykırı işlemler ile konusu imkânsız olan işlemler mutlak butlan ile sakattır.
2
Kurucu unsur eksikliğini değerlendir.
Yokluk
Hukuki işlemin varlığı için gerekli olan temel (kurucu) unsurlardan birinin (örneğin evlenmede resmi memur) eksik olması işlemi hukuk dünyasında hiç doğmamış sayar.
3
İrade sakatlıklarını (hata, hile, korkutma) değerlendir.
Nisbi Butlan
İşlem kurucu unsurlara ve emredici hükümlere uygun olsa da, irade beyanı sakatlanmışsa (hata, hile, ikrah) bu işlem nisbi butlanla sakattır ve iptal edilebilir.
4
Sınırlı ehliyetsizlerin izinsiz işlemlerini değerlendir.
Tek Taraflı Bağlamazlık
Ayırt etme gücü olan küçüklerin veya kısıtlıların, yasal temsilci rızası olmadan kendilerini borç altına sokan işlemler yapması durumunda işlem askıdadır; yani sadece bir tarafı (karşı tarafı) bağlar.

Key Concept

Hükümsüzlük türlerinin (Yokluk, Mutlak Butlan, Nisbi Butlan ve Tek Taraflı Bağlamazlık) birbirinden ayırt edilmesi.

Practice More

Eksik kurucu unsurlar ile sakat irade beyanları arasındaki farkı pekiştirmek için evlilik senaryoları üzerinden çalışma yapabilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 20Question

Ayırt etme gücüne sahip olan Erkan, öz amcasının kızı ile evlenmek amacıyla bir aile töreni düzenlemiştir. Ancak tören sırasında nikahı kıyan kişinin aslında yetkili bir evlendirme memuru olmadığı, Erkan'ın bir arkadaşının şaka yapmak amacıyla cübbe giyerek töreni yönettiği sonradan anlaşılmıştır. Türk Medeni Kanunu hükümleri ve yaptırım türleri uyarınca, bu 'evlilik' işleminin hukuki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Evlendirme memurunun bulunmaması kurucu unsur eksikliği teşkil ettiğinden, bu hukuki işlem yokluk ile sakattır.

Answer

Resmi evlendirme memuru önünde yapılmayan evlilik işlemleri, kurucu unsur eksikliği nedeniyle 'yokluk' yaptırımına tabidir.
Hukuki işlemlerin varlık kazanabilmesi için gerekli olan kurucu unsurlardan birinin (evlilikte resmi memur gibi) eksik olması durumunda işlem 'yokluk' yaptırımına tabi olur. Olayda arkadaşın memur taklidi yapması, işlemin kurucu unsuru olan 'resmi yetkili'nin bulunmadığını gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Hukuki işlemin kurucu unsurlarını belirlemek.
Evlilik akdinin kurucu unsurları; farklı cinsten iki kişinin, yetkili evlendirme memuru önünde, karşılıklı irade beyanında bulunmasıdır.
Bir işlemin hukuken varlık kazanabilmesi için temel unsurların tamamlanmış olması gerekir.
2
Olaydaki eksikliği tespit etmek.
Nikahı kıyan kişinin yetkili bir memur değil, şaka yapan bir arkadaş olduğu görülmektedir.
Olayda kurucu unsurlardan biri olan 'resmi yetkili memur' unsuru eksiktir.
3
Eksikliğin yaptırım türünü belirlemek.
Kurucu unsur eksikliğinin yaptırımı 'yokluk'tur.
Yokluk ile sakat olan işlemler hukuk aleminde hiç doğmamış kabul edilir ve zaman aşımı gözetilmeksizin herkes tarafından ileri sürülebilir.
4
Akrabalık bağının geçerliliğe etkisini kontrol etmek.
Amca kızı (4. derece yan soy) ile evlenmek Türk hukukunda yasak değildir.
Sadece 3. dereceye kadar (amca, hala, teyze, dayı ve yeğen) olan hısımlıklar mutlak butlan sebebidir.

Key Concept

Hukuki İşlemlerin Geçersizliği: Yokluk ve Butlan Ayrımı

Hints

1
Bir işlemin hukuk dünyasında var olup olmadığını anlamak için önce 'kurucu unsurların' yerinde olup olmadığına bakın.

Practice More

Mutlak butlan ve nisbi butlan arasındaki farkları, özellikle 'kamu düzeni' ve 'kişisel menfaat' kriterleri açısından tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 30s
Page 1 / 26Next
Hukukun Temel Kavramları Practice Questions — KPSS Genel Yetenek - Genel Kültür | Examkin