Suçun Yapısı: Maddi ve Manevi Unsurlar

66 questions

Question 1Question

Fabrika işçisi (K), vardiya çıkışında tartıştığı mesai arkadaşı (L)’yi çalıştıkları tesisin arkasındaki boş arazide bacağından bıçaklayarak yaralar ve olay yerinden uzaklaşır. Kanaması olan ancak bu yaralanma nedeniyle hayati tehlikesi bulunmayan (L), ana yola çıkıp yardım istemeye çalışırken, o sırada arazinin yanındaki başka bir kimya tesisinde meydana gelen öngörülemez ve devasa bir patlama sonucu oluşan şok dalgası ve enkaz altında kalarak hayatını kaybeder.

Bu olaydaki nedensellik bağı ve (K)'nin ceza sorumluluğu hakkında aşağıdakilerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Meydana gelen ölüm neticesi, olağanüstü ve bağımsız bir dış etken olan patlama sonucu gerçekleştiğinden, ölüm ile (K)'nin fiili arasındaki illiyet bağı kesilmiştir; (K) kasten öldürmeden sorumlu tutulamaz.

Answer

Meydana gelen ölüm neticesi, olağanüstü ve bağımsız bir dış etken olan patlama sonucu gerçekleştiğinden, ölüm ile (K)'nin fiili arasındaki illiyet bağının kesildiği ve (K)'nin kasten öldürmeden sorumlu tutulamayacağını belirten seçenektir.
Doğru seçenek, illiyet bağının kesilmesi kurumunu eksiksiz açıklamaktadır. (K)'nin eylemi mağdurun o sırada o bölgede bulunmasına yol açmış olsa da, ölüm neticesi (K)'nin fiilinin taşıdığı olağan tehlikenin gerçekleşmesi sonucu değil, kimya tesisindeki bağımsız, öngörülemez ve devasa bir patlama nedeniyle meydana gelmiştir. Bu durum ceza hukukunda 'illiyet bağının kesilmesi' olarak adlandırılır. Hukuki illiyetin (objektif isnadiyetin) kesilmesi nedeniyle, fail yalnızca kendi gerçekleştirdiği tamamlanmış hareketten (kasten yaralama) sorumlu olur, nihai netice (ölüm) kendisine yüklenemez.

Step-by-Step Solution

1
Doğal nedensellik bağının (şartların eşitliği) değerlendirilmesi
Fail (K) mağduru yaralamasaydı mağdur o bölgede kalıp patlamaya yakalanmayacaktı. Dolayısıyla mantıksal nedensellik mevcuttur.
Ceza hukukunda ilk adım olarak 'conditio sine qua non' (olmazsa olmaz) kuralı ile doğal bir illiyetin var olup olmadığına bakılır.
2
Objektif isnadiyetin (normatif illiyetin) incelenmesi
Başka bir tesisteki patlama, failin yaralama fiilinin taşıdığı tipik tehlikenin bir gerçekleşmesi değildir; tamamen dışsal, bağımsız ve olağanüstü bir faktördür.
Sadece doğal illiyet bağının varlığı ceza sorumluluğu için yetmez; neticenin faile objektif olarak yüklenebilmesi (isnat edilebilmesi) gerekir.
3
İlliyet bağının kesilmesi kuralının uygulanması
Araya giren yeni ve bağımsız neden ölüm neticesini meydana getirdiği için illiyet bağı kesilmiştir.
Üçüncü bir kişinin eylemi, mağdurun kendi eylemi veya doğa/çevre olayları olağanüstü ve tek başına neticeyi doğurucu ağırlıktaysa illiyet bağını keser.
4
Ceza sorumluluğunun belirlenmesi
Fail (K), meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulamaz; sadece kendi haksız fiili olan kasten yaralama suçundan sorumlu olur.
İlliyet bağı kesildiğinde fail sadece nedensellik bağının kesildiği ana kadar olan fiilinden (tamamlanmış suç veya teşebbüs) sorumlu tutulur.

Key Concept

İlliyet (Nedensellik) Bağının Kesilmesi ve Objektif İsnadiyet
Question 2Question

Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen ve suçun kanuni tanımındaki maddi unsurların fail tarafından bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesini ifade eden manevi unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Doğrudan kast

Answer

Suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesi doğrudan kast olarak tanımlanır.
Doğrudan kast, Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesinin 1. fıkrasında açıkça 'bilerek ve istenerek gerçekleştirilme' şeklinde tanımlanmıştır. Fail, hareketinin sonucunu kesin olarak öngörüyor ve bu sonucu hedefliyorsa doğrudan kast ile hareket etmiş kabul edilir.

Step-by-Step Solution

1
Failin zihnindeki bilme ve isteme unsurlarını analiz etme
Failin hem suçun unsurlarını bildiği hem de neticeyi istediği (hedeflediği) tespit edilir.
Doğrudan kastın oluşması için 'bilme' ve 'isteme' kümülatif olarak bulunmalıdır.
2
Tespit edilen durumu kanuni tanım ile eşleştirme
TCK m. 21/1'deki 'bilerek ve istenerek gerçekleştirme' ifadesi doğrudan kastı karşılar.
Türk Ceza Kanunu manevi unsurları tanımlarken kastın ana türü olarak doğrudan kastı belirlemiştir.

Key Concept

Doğrudan kast; failin suçun maddi unsurlarını bilmesi ve bu unsurların gerçekleşmesini istemesi (hedeflemesi) durumudur.
Estimated Time:45s
Question 3Question

Ceza hukuku genel hükümler öğretisinde suçun maddi unsurları arasında yer alan "suçun konusu" (maddi konu) kavramı ile "suçun mağduru" ve "suçla korunan hukuki değer" (hukuki konu) kavramları arasındaki ilişkiye dair aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suçun konusu, suç tipinde öngörülen hareketin üzerinde icra edildiği somut varlık iken; korunan hukuki değer, bu somut varlık üzerinden ihlal edilen soyut hukuksal menfaati ifade eder.

Answer

Suçun konusu, hareketin üzerinde icra edildiği somut varlık (kişi veya nesne) iken; korunan hukuki değer, bu varlık üzerinden korunmak istenen soyut hukuksal yararı temsil eder.
Doğru olan ifade, suçun maddi konusu ile hukuki konusu (korunan değer) arasındaki temel farkı somutluk ve soyutluk üzerinden doğru bir şekilde kurgulamaktadır. Suçun konusu, tipik hareketin üzerinde icra edildiği somut varlıktır (örneğin kasten öldürmede insan vücudu, hırsızlıkta taşınır mal). Buna karşılık, korunan hukuki değer ise bu somut varlık üzerinden korunması hedeflenen soyut menfaattir (örneğin yaşam hakkı veya mülkiyet hakkı).

Step-by-Step Solution

1
Kavramsal ayrımı yap
Suçun maddi konusunun somut (fiziksel), hukuki konusunun ise soyut (hukuksal menfaat) olduğu belirlendi.
Maddi konu ile hukuki konuyu ayırt etmek sorunun çözümünde temel adımdır.
2
Konu ve mağdur ayrımını değerlendir
Mağdurun bir hakkın sahibi olduğu, suçun konusunun ise hareketin somut yönelme noktası olduğu anlaşıldı.
Her suçta konu ve mağdurun örtüşmediği örneklerle (örn. kalpazanlık, hırsızlık) teyit edilir.
3
Seçenekleri analiz et
Maddi konuyu araçlarla karıştıran veya bazı suç tiplerinde konunun olmadığını savunan seçenekler elendi.
Her suç tipinin mutlaka bir konusu ve korunan bir hukuki değeri olduğu kuralı uygulandı.

Key Concept

Suçun Maddi ve Hukuki Konusu Ayrımı

Alternative Method

Suçun konusunu bulmak için 'Hareket neyin üzerinde gerçekleştirildi?' sorusunu, hukuki konuyu bulmak için 'Hangi hak korunmak isteniyor?' sorusunu sorarak seçenekleri eleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 4Question

(A), husumetlisi olan (B)'yi hayati tehlike oluşturmayacak şekilde kolundan yaralamıştır. (B), yarasının tedavisi için hastaneye götürülürken, içinde bulunduğu ambulansın kırmızı ışıkta geçen bir tırla çarpışması sonucu olay yerinde hayatını kaybetmiştir.

Bu olayda (A)'nın (B)'nin ölümünden sorumlu tutulup tutulamayacağı ile ilgili objektif isnadiyet teorisi çerçevesinde yapılan aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A), ölüm neticesinden sorumlu tutulamaz; çünkü ölüm, failin yaralama fiiliyle oluşturduğu hukuken korunmayan riskin bir neticesi olarak gerçekleşmemiştir.

Answer

Failin ölümden sorumlu tutulamayacağını, çünkü ölümün failin yarattığı riskin gerçekleşmesi niteliğinde olmadığını belirten seçenek doğrudur.
Doğru cevap olan seçenekte ifade edildiği üzere, fail (A) yaralama fiiliyle hukuken korunmayan bir risk yaratmış olsa da, (B)'nin ölümü bu spesifik riskin (yaralamanın doğasındaki tehlikenin) bir sonucu değil, ambulansın yaptığı trafik kazasının (tamamen bağımsız bir risk) sonucudur. Bu gibi 'risk gerçekleşmesi'nin dışındaki durumlarda netice faile objektif olarak isnad edilemez.

Step-by-Step Solution

1
Doğal nedensellik bağının (Sine qua non) kontrol edilmesi.
Fiil (yaralama) olmasaydı netice (ölüm) olmayacaktı; dolayısıyla doğal illiyet bağı vardır.
Objektif isnadiyet değerlendirmesine geçebilmek için önce doğal nedenselliğin varlığı saptanmalıdır.
2
Hukuken onaylanmayan bir riskin yaratılıp yaratılmadığının tespiti.
Fail yaralama fiiliyle hukuken onaylanmayan bir risk yaratmıştır.
İsnadiyetin ilk şartı riskin yaratılmasıdır.
3
Yaratılan riskin neticede gerçekleşip gerçekleşmediğinin analizi.
Ölüm, yaralamadan değil, bağımsız bir trafik kazasından kaynaklanmıştır; risk gerçekleşmemiştir.
Netice, failin yarattığı tipik riskin dışında kalan tesadüfi veya üçüncü kişilerin müdahalesiyle oluşan bir riskten kaynaklanıyorsa isnadiyet kesilir.

Key Concept

Objektif isnadiyet, doğal illiyet bağını normatif bir süzgeçten geçirerek neticenin faile yüklenip yüklenemeyeceğini belirler.
Estimated Time:1m 30s
Question 5Question

Fail (F)(F), eşi (E)(E)’yi öldürmek amacıyla (E)(E)’nin düzenli olarak kullandığı kalp ilaçlarını, görünüm olarak aynı ancak öldürücü etkiye sahip zehirli bir madde ile değiştirerek tekrar ilaç kutusuna koymuştur. (E)(E) ilacı içmek üzereyken (F)(F), son anda pişmanlık duyarak (E)(E)’nin elinden ilacı almış ve durumu itiraf etmiştir. Bu olaydaki fiilin niteliği ve icra hareketlerinin başlangıcı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İlaçların zehirli madde ile değiştirilmesi aktif bir davranış (yapma) olduğu için icrai bir harekettir ve netice ile arasında failin yapacağı başka bir ara işlem kalmadığı için icra hareketleri başlamıştır.

Answer

İlaçların zehirli madde ile değiştirilmesinin aktif bir icrai hareket olduğu ve icra hareketlerinin bu aşamada başladığı ifade edilen seçenek doğrudur.
Türk Ceza Hukuku doktrinine göre, failin işlemeyi kastettiği suça elverişli hareketlerle doğrudan doğruya başlaması icranın başlangıcıdır. İlaçların zehirle değiştirilmesi eylemi, failin mağdura yönelik aktif bir müdahalesidir (icrai hareket). Bu aşamadan sonra failin neticeyi gerçekleştirmek için yapacağı başka bir ara hareket kalmadığı için (mağdurun ilacı alması bir ara hareket sayılmaz), fiil hazırlık aşamasını geçmiş ve icra aşamasına girmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin icrai mi yoksa ihmali mi olduğunu belirle.
İlacın zehirli madde ile değiştirilmesi aktif bir "yapma" fiilidir; dolayısıyla icrai bir harekettir.
Zehirleme eylemi, pasif bir bekleyiş değil, dış dünyaya müdahale eden pozitif bir enerjinin ürünüdür.
2
Hazırlık hareketi ile icra hareketi ayrımını analiz et.
Failin zehri mağdurun kullanacağı kutuya yerleştirmesi aşamasında, netice ile fail arasında başka bir ara hareket kalmamıştır.
TCK m. 3535 bağlamında kabul edilen objektif-subjektif teori uyarınca, mağdurun ilacı alması artık sürecin doğal akışıdır; fail icraya başlamıştır.
3
Suçun türünü ihmal kavramları ile kıyaslayarak doğrula.
Eylem ne gerçek ihmali ne de görünüşte ihmali suçtur.
İhmali suçlarda fail bir yükümlülüğü yerine getirmez; oysa burada öldürme kastıyla icra edilen aktif bir saldırı mevcuttur.

Key Concept

İcrai Hareket ve İcranın Başlangıcı (TCK m. 35)
Question 6Question

(A), evinde verdiği bir akşam yemeğinde arkadaşı (B)’ye, zehirli olduğunu bilmediği bir mantar türünden yapılmış yemek ikram etmiştir. (B) yemeği yedikten kısa süre sonra şiddetli sancı ve kusma ile fenalaşmıştır. (A), (B)’nin zehirlendiğini ve tıbbi müdahale almazsa ölebileceğini anlamasına rağmen, olayın duyulmasından ve sorumluluğun kendisine kalmasından korktuğu için (B)’yi hastaneye götürmemiş ve yardım çağırmamıştır. (B), gerekli müdahale yapılamadığı için hayatını kaybetmiştir.

Bu olayda (A)’nın hukuki durumu ile ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A), başlangıçtaki tehlikeli hareketiyle (mantar ikramı) neticeyi önleme yükümlülüğü (garantörlük) altına girdiğinden, ölümü engellememesi "görünüşte ihmali suç" teşkil eder.

Answer

Failin, daha önce gerçekleştirdiği ve tehlike yaratan bir hareket (mantar ikramı) nedeniyle neticeyi önleme yükümlülüğü (garantörlük) altına girmesi ve bu yükümlülüğe aykırı davranması neticesinde ölümün gerçekleşmesi, eylemi görünüşte ihmali suç (ihmal suretiyle icra) haline getirir.
Doğru seçenek, failin başlangıçta yarattığı tehlikeli hareket (ingerenz) sebebiyle garantörlük sıfatı kazandığını ve bu sıfat altındayken gerçekleştirdiği ihmali eylemin, neticeyi önlemeye yönelik yükümlülüğün ihlali olması nedeniyle 'görünüşte ihmali suç' oluşturduğunu ifade etmektedir. Türk Ceza Kanunu'na göre, neticenin gerçekleşmesini engelleme yükümlülüğü bulunan fail, icrai bir suç faili gibi cezalandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin yapısını ve failin konumunu analiz edin.
Fail (A), mağdur (B)'ye zehirli mantar vererek tehlikeli bir durum oluşturmuştur (Önceki tehlikeli hareket / İngerenz).
İhmali suçlarda garantörlük sıfatının varlığı, failin neticeden sorumlu tutulup tutulmayacağını belirler.
2
Garantörlük kaynağını tespit edin.
Tehlikeyi bizzat yaratan fail, TCK m. 83 uyarınca 'önceden gerçekleştirdiği tehlikeli hareket' nedeniyle neticeyi önleme yükümlülüğüne sahiptir.
Garantörlük; kanun, sözleşme veya öngelen tehlikeli hareketten kaynaklanabilir.
3
Suçun türünü belirleyin.
Garantör olan failin, kasten hareketsiz kalarak neticenin gerçekleşmesine izin vermesi 'Görünüşte İhmali Suç' (İhmal suretiyle kasten öldürme) teşkil eder.
Neticeye (ölüme) bağlanmış ihmali eylemler doktrinde görünüşte ihmal olarak adlandırılır.

Key Concept

Garantörlük (Neticeyi Önleme Yükümlülüğü) ve İngerenz Prensibi
Estimated Time:2m 0s
Question 7Question

Müteahhit (A), inşaat alanında mevzuatta öngörülen iş güvenliği tedbirlerini almayarak işçi (B)'nin yüksekten düşüp bacağının kırılmasına neden olmuştur. (B), kırık tedavisi amacıyla derhal hastaneye kaldırılır. Tedavi işlemleri sürdüğü sırada, bölgede eşi benzeri görülmemiş büyüklükte bir deprem meydana gelir ve hastane binasının tamamen çökmesi sonucunda göçük altında kalan (B) hayatını kaybeder.

Yukarıdaki olayda (A)'nın ceza sorumluluğu ile ilgili olarak "objektif isnadiyet" kuralları çerçevesinde aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A)'nın eylemi ile (B)'nin ölümü arasında mantıksal nedensellik bağı bulunsa da; ölüm neticesi, (A)'nın yarattığı riskin değil genel hayat riskinin gerçekleşmesiyle oluştuğundan (A)'ya objektif olarak isnat edilemez.

Answer

(A)'nın eylemi ile ölüm neticesi arasında mantıksal nedensellik bağı bulunmasına karşın, ölümün genel hayat riskinin gerçekleşmesi sonucu meydana gelmesi sebebiyle objektif olarak isnat edilemeyeceğini belirten seçenektir.
Objektif isnadiyet teorisine göre, bir neticenin faile yüklenebilmesi için failin hukuken tasvip edilmeyen bir tehlike yaratmış olması ve neticenin tam da bu tehlikenin gerçekleşmesi şeklinde ortaya çıkması gerekir. Olayda (A)'nın eylemi ile ölüm arasında şartların eşitliği kuralı uyarınca mantıksal bir nedensellik bağı vardır. Ancak B'nin depremde ölmesi, A'nın yarattığı iş kazası riskinin değil, tamamen tesadüfi bir 'genel hayat riskinin' gerçekleşmesidir. Normun koruma alanı dışında kalan bu olağanüstü durum nedeniyle ölüm neticesi A'ya objektif olarak isnat edilemez; A yalnızca ilk meydana gelen taksirle yaralama eyleminden sorumlu tutulur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki mantıksal nedensellik bağını (şartların eşitliği kuralı) tespit et.
(A) kuralları ihlal etmeseydi (B) yaralanmayacak, hastaneye gitmeyecek ve depremde ölmeyecekti. Dolayısıyla nedensellik bağı mevcuttur.
İsnadiyet incelemesine geçilmeden önce fiil ile netice arasında faktüel illiyet bağının varlığının saptanması zorunludur.
2
Meydana gelen ölüm neticesinin, failin yarattığı tehlike ile ilişkisini değerlendir.
(B)'nin ölümü, (A)'nın iş güvenliğini ihlal etmesinden kaynaklanan riskin (örneğin düşmeye bağlı bedensel travmanın) bir sonucu değil, bütünüyle hastanenin depremde çökmesinin bir sonucudur.
Objektif isnadiyet, failin hukuken tasvip edilmeyen bir risk yaratmasını ve bu spesifik riskin neticede gerçekleşmesini arar.
3
Objektif isnadiyet teorisi kurallarını ve normun koruma amacını uygula.
Deprem gibi öngörülemez doğa olayları 'genel hayat riski' kapsamındadır. İş güvenliği kurallarının amacı kişileri depremden korumak değildir. Sonuç olarak ölüm neticesi (A)'ya isnat edilemez; (A) yalnızca taksirle yaralamadan sorumlu olur.
Neticenin genel hayat riski sonucu gerçekleşmesi objektif isnadiyeti ortadan kaldırır.

Key Concept

Objektif İsnadiyet Teorisi ve Genel Hayat Riski
Question 8Question

Türk Ceza Kanunu genel hükümlerine göre suçun süjeleri olan "fail" ve "mağdur" kavramlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tüzel kişiler suçun faili olamazlar ve haklarında ceza yaptırımı uygulanamaz; tüzel kişiler suçun mağduru sıfatını da taşıyamazlar, ancak suçtan zarar gören olabilirler.

Answer

Tüzel kişilerin fail olamayacağını, haklarında ceza yaptırımı uygulanamayacağını ve mağdur sıfatını taşıyamayıp ancak suçtan zarar gören olabileceklerini belirten seçenek doğrudur.
Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesi gereğince ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz, yani tüzel kişiler fail olamaz. Ayrıca ceza hukuku doktrininde ve Yargıtay uygulamasında, suçun mağdurunun ancak gerçek kişiler olabileceği, tüzel kişilerin ise işlenen suç sebebiyle sadece 'suçtan zarar gören' sıfatını alabileceği açıkça kabul edilmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Fail olma ehliyetini değerlendir
TCK m. 20'ye göre ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Tüzel kişiler suçun faili olamazlar.
Gerçek ve tüzel kişilerin ceza hukuku karşısındaki statüsünün belirlenmesi.
2
Mağdur ve suçtan zarar gören ayrımını yap
Mağdur, suç teşkil eden fiil ile korunan hukuki yararı doğrudan ihlal edilen kişidir ve yalnızca gerçek kişiler mağdur olabilir. Tüzel kişiler ancak dolaylı veya hukuki ihlal yoluyla 'suçtan zarar gören' sıfatı alabilir.
Ceza muhakemesinde taraf ehliyetleri ve kavramsal sınırların netleştirilmesi.
3
Suçun konusu ile mağduru birbirinden ayır
Suçun konusu, üzerinde fiilin gerçekleştirildiği kişi veya şeydir (örneğin çalınan araba). Mağdur ise hakkı ihlal edilen kişidir (arabanın sahibi). Bu iki kavram hukuken farklıdır.
Çeldiricilerde sıklıkla yapılan konu ve mağdur eşleştirmesi hatasının tespit edilmesi.

Key Concept

Ceza Hukukunda Fail, Mağdur ve Suçun Konusu Ayrımı ile Tüzel Kişilerin Statüsü
Question 9Question

(A), aralarındaki husumet nedeniyle öldürme kastıyla (B)’ye silahla ateş etmiş, ancak (B)’yi sadece bacağından yaralayabilmiştir. Hastaneye kaldırılan ve olay nedeniyle hayati tehlikesi bulunmayan (B), ameliyatı yürüten doktor (C)’nin tıbbi kurallara ağır derecede aykırı müdahalesi (ağır kusuru) sonucunda kan kaybından hayatını kaybetmiştir.

Türk Ceza Hukuku uygulamasındaki 'netice ve nedensellik bağı' ile 'objektif isnadiyet' kuralları dikkate alındığında, olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A)’nın fiili ile (B)’nin ölümü arasında doğal nedensellik bağı bulunsa da ölüm neticesi (A)’ya objektif olarak isnat edilemeyeceğinden, (A) kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu olur.

Answer

Doğru seçenek, (A)'nın eylemi ile ölüm arasında doğal nedensellik bulunmasına rağmen, araya giren ağır kusur nedeniyle ölümün (A)'ya objektif olarak isnat edilemeyeceğini ve (A)'nın kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu olacağını belirten seçenektir.
Türk Ceza Hukukunda bir neticenin faile yüklenebilmesi için sadece fiil ile netice arasında 'şartların eşitliği' (conditio sine qua non) kuralına göre nedensellik bağının bulunması yetmez; neticenin aynı zamanda faile objektif olarak isnat edilebilmesi gerekir. Olayda (A)'nın yaralaması ile ölüm arasında mantıksal bir bağ olsa da, doktorun ağır kusuru (tıbbi kurallara ağır aykırılık) araya girerek yeni ve bağımsız bir nedensellik zinciri oluşturmuştur. Doktrinde ve Yargıtay uygulamasında kabul edildiği üzere, üçüncü kişinin araya giren ağır kusuru fail ile nihai netice (ölüm) arasındaki illiyet bağını keser. (A) meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulamaz; ancak olayda baştan beri 'öldürme kastı' ile hareket ettiği ve icra hareketlerini tamamladığı için, kendi fiili oranında 'kasten öldürmeye teşebbüs' suçundan sorumlu olur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki fiil ile netice arasındaki doğal (mantıksal) nedensellik bağını tespit et.
(A)'nın ateş etmesi olmasaydı (B) hastaneye gitmeyecek ve doktor müdahalesine maruz kalmayacaktı. Dolayısıyla 'şartların eşitliği' teorisine göre fiil ile netice arasında doğal nedensellik bağı vardır.
Ceza hukukunda sorumluluğun ilk adımı, fiil ile netice arasında doğa bilimleri bağlamında bir illiyet bağının bulunup bulunmadığının belirlenmesidir.
2
Netice faile objektif olarak isnat edilebilir mi (normatif değerlendirme) ve nedensellik bağı kesilmiş mi analiz et.
Doktor (C)'nin tıbbi kurallara 'ağır derecede aykırı' müdahalesi, olağan akışın dışında bağımsız ve ağır kusurlu bir faktördür. Bu durum nedensellik bağını keser ve ölüm neticesi (A)'ya objektif olarak isnat edilemez.
Sadece mantıksal nedensellik sorumluluk için yetmez; neticenin failin eserinden ziyade araya giren ve öngörülemeyen başka bir etkenin eseri olması halinde faile netice yüklenemez.
3
Failin baştaki kastını ve meydana gelen eylemin ulaştığı aşamayı değerlendirerek suç tipini belirle.
(A), öldürme kastıyla hareket etmiş ve icra hareketlerine başlamıştır. Netice (ölüm) kendisine yüklenemediği için eylemi teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Ölüm neticesinden sorumlu tutulamayan fail, başından beri sahip olduğu öldürme kastı nedeniyle, tamamlanmamış bu eyleminden ötürü kasten öldürmeye teşebbüs hükümlerine göre cezalandırılır.

Key Concept

Nedensellik Bağının Kesilmesi ve Objektif İsnadiyet
Question 10Question

Profesyonel dağcılık rehberi olan (R), bir grup amatör dağcıyı zorlu bir dağ parkurunda yönlendirmek ve güvenliklerini sağlamak üzere grupla bir rehberlik sözleşmesi imzalar. Tırmanışın tehlikeli bir aşamasında gruptakilerle tartışan (R), öfkelenerek "Benden bu kadar, ne hâliniz varsa görün!" der ve grubu tehlikeli bölgede yönlendirmesiz bırakıp tek başına kampa döner. Yolu bulamayan gruptaki (M), yönünü kaybedip uçuruma düşerek hayatını kaybeder.

Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre, (R)'nin eyleminin hukuki niteliği ve ceza sorumluluğu ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (R), sözleşmeden doğan garantörlük yükümlülüğünü kasten yerine getirmediği için eylemi görünüşte ihmali suç kapsamında değerlendirilir ve kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesinden sorumlu tutulur.

Answer

(R), sözleşmeden doğan garantörlük yükümlülüğünü kasten yerine getirmediği için eylemi görünüşte ihmali suç kapsamında değerlendirilir ve kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesinden sorumlu tutulur.
Türk Ceza Kanunu'na göre kasten öldürme veya yaralama gibi icrai suçlar, garantörlük yükümlülüğü altında bulunan bir kişinin yükümlü olduğu davranışı yerine getirmemesi (ihmali) sonucunda da işlenebilir. Bu duruma doktrinde görünüşte ihmali suç denir. TCK m. 83 uyarınca failin ihmali bir davranıştan sorumlu tutulabilmesi için garantör sıfatını haiz olması gerekir. Garantörlük; kanundan, sözleşmeden veya öngelen tehlikeli hareketten doğabilir. Olayda dağcılık rehberi (R)'nin imzaladığı sözleşme, ona grubu koruma ve gözetme garantörlüğü yüklemiştir. (R)'nin bu yükümlülüğü kasten ihlal etmesi ve (M)'nin ölümüne neden olması, onu kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçundan sorumlu kılar.

Step-by-Step Solution

1
Eylemin icrai mi yoksa ihmali mi olduğunu tespit et.
(R) aktif bir şekilde öldürme fiilini gerçekleştirmemiş, yapması gereken rehberlik (koruma) fiilini yapmayarak ihmali harekette bulunmuştur.
Suçun yapısındaki fiil unsurunu doğru sınıflandırmak için.
2
İhmali eylemin gerçek mi yoksa görünüşte mi olduğunu belirle.
Olayda kanunda sadece 'yapmama' olarak düzenlenen tipik bir gerçek ihmal yoktur. İcrai yolla işlenebilen kasten öldürme suçu, garantörlük yükümlülüğü altındaki failin ihmaliyle (netice doğurarak) işlendiği için eylem görünüşte ihmali suçtur.
Gerçek ve görünüşte ihmal ayrımı ceza sorumluluğunun boyutunu değiştirir.
3
Garantörlük yükümlülüğünün kaynağını ve ceza sorumluluğunu tespit et.
(R)'nin garantörlük yükümlülüğü imzaladığı rehberlik sözleşmesinden doğmaktadır. Bu yükümlülüğü ihlal ederek ölümü kabullenmesi/istemesi (kastı) dolayısıyla kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesinden sorumlu olur.
TCK m. 83 gereği görünüşte ihmali suçlarda failin ancak belli bir garantörlük durumunda cezalandırılabilmesi ilkesini uygulamak için.

Key Concept

Görünüşte İhmali Suç ve Sözleşmeden Doğan Garantörlük Yükümlülüğü
Question 11Question

Bir inşaat firmasında şantiye şefi olarak görev yapan (A), iş güvenliği tedbirlerini eksik aldığından dolayı işçilerden (B)'nin yüksek bir iskeleden düşerek ağır yaralanmasına neden olmuştur. (B)'nin hayati tehlikesinin bulunduğunu ve acil tıbbi müdahaleye ihtiyacı olduğunu açıkça gören (A), kendi kusurunun ortaya çıkacağından korkarak ambulans çağırmamış ve sessizce olay yerinden uzaklaşmıştır. (B), zamanında tıbbi müdahale yapılmadığı için kan kaybından hayatını kaybetmiştir.

Buna göre, (A)'nın ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A), kendi taksirli eylemiyle (B)'nin hayatı bakımından tehlike yarattığı için garantör konumundadır ve eylemi kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (görünüşte ihmali suç) kapsamında değerlendirilir.

Answer

Failin garantörlük yükümlülüğü (öngelen tehlikeli hareket) altında kasten hareketsiz kalması, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (görünüşte ihmali suç) kapsamında değerlendirilir.
Ceza hukukunda görünüşte ihmali suçlar (ihmal suretiyle icra), kanunda aslen icrai hareketle işleneceği belirtilen bir suçun (örneğin kasten öldürme), neticeyi önleme konusunda hukuki yükümlülüğü (garantörlüğü) bulunan kişi tarafından ihmali davranışla işlenmesidir. Garantörlük kaynakları kanun, sözleşme ve öngelen tehlikeli harekettir. Şantiye şefi, kendi ihmali (öngelen tehlikeli hareket) ile işçinin hayatını tehlikeye soktuğundan, onu kurtarma konusunda hukuki garantör konumundadır. Bu yükümlülüğünü kasten yerine getirmeyerek ölüme sebep olması, TCK m. 83 uyarınca kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçunu teşkil eder.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki fiilin türünü (icrai/ihmali) belirle
Ölüm neticesi, aktif bir öldürme fiiliyle değil, yapılması gereken kurtarma/yardım yükümlülüğünün yerine getirilmemesiyle (ihmal) meydana gelmiştir.
Olayın ceza hukuku dogmatiğindeki yerini doğru tasnif edebilmek için eylemin yapısını saptamak gerekir.
2
Failin hukuki statüsünü ve yükümlülük kaynağını incele
Fail, kendi taksirli eylemiyle (iş güvenliğini almayarak) tehlike yarattığı için Türk Ceza Kanunu kapsamında 'öngelen tehlikeli hareketten doğan garantörlük' sıfatına sahiptir.
Basit (gerçek) ihmal ile neticeli (görünüşte) ihmali suç ayrımı, failin o neticeyi önlemeye dair özel hukuki yükümlülüğünün (garantörlüğünün) olup olmamasına bağlıdır.
3
Neticenin faile isnat edilebilirliğini ve kastını değerlendir
Garantör konumundaki fail, yükümlülüğünü bilerek ve isteyerek (kusurunu gizlemek amacıyla) yerine getirmemiş ve ölüm neticesi doğmuştur. Eylem doğrudan ihmal suretiyle kasten öldürmedir.
TCK m. 83 uyarınca ihmal suretiyle icra suçunun oluşması için garantörlük ihlali ile netice arasında nedensellik bağı bulunması ve failin kasten hareket etmesi zorunludur.

Key Concept

Fiil: İhmali Hareketler (Gerçek ve Görünüşte İhmal Ayrımı ile Garantörlük Kurumu)
Question 12Question

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümleri ve ceza hukuku doktrini dikkate alındığında; "suçun süjeleri" (fail ve mağdur) ile "suçun konusu"na ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ceza sorumluluğu şahsidir; tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar uygulanabilir.

Answer

Ceza sorumluluğu şahsidir; tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz ancak suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar uygulanabilir.
Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasına göre 'Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır.' ifadesi yer almaktadır. Bu hüküm, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesinin bir sonucudur ve tüzel kişilerin suçun faili olamayacağını açıkça belirtmektedir.

Step-by-Step Solution

1
TCK m. 20/2 hükmünü incelemek
Tüzel kişilerin suçun faili olamayacağı ve ceza sorumluluğunun şahsi olduğu kuralına ulaşılır.
Failin kim olabileceği yasal sınırlarla belirlenmiştir.
2
Tüzel kişiler için öngörülen yaptırım türünü belirlemek
Tüzel kişilere ceza verilemeyeceği, ancak müsadere gibi güvenlik tedbirlerinin uygulanabileceği saptanır.
Tüzel kişilerin cezai ehliyetinin olmaması nedeniyle yaptırım rejimi farklıdır.
3
Mağdur ve suçun konusu kavramlarını ayırt etmek
Mağdurun hak sahibi gerçek kişi, suçun konusunun ise üzerine fiil uygulanan varlık olduğu tespit edilir.
Seçeneklerdeki kavram karmaşasını gidermek için bu ayrım kritiktir.

Key Concept

Suçun Faili ve Tüzel Kişilerin Sorumluluğu

Practice More

Tüzel kişiler hakkında uygulanabilecek güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu TCK m. 60 çerçevesinde tekrar edin.
Estimated Time:1m 15s
Question 13Question

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun genel hükümleri ve suç teorisi çerçevesinde 'suçun süjeleri' (fail ve mağdur) ile 'suçun konusu'na ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi uyarınca suçun faili ancak gerçek kişiler olabilir; tüzel kişiler hakkında ise ancak kanunda öngörülen güvenlik tedbirlerine hükmolunabilir.

Answer

Ceza sorumluluğu şahsidir; suçun faili ancak gerçek kişiler olabilir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz, ancak güvenlik tedbirlerine hükmolunabilir.
Türk Ceza Kanunu'nun 20. maddesinin 2. fıkrasında açıkça belirtildiği üzere, ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Bu kural gereği bir suçun faili ancak gerçek bir kişi olabilir. Ancak tüzel kişilerin faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar nedeniyle bu tüzel kişiler hakkında güvenlik tedbirlerine (müsadere veya iznin iptali gibi) hükmedilmesi mümkündür.

Step-by-Step Solution

1
Fail kapasitesini belirle
TCK md. 20/2 uyarınca sadece gerçek kişiler fail olabilir.
Ceza hukukunda kusur ilkesi ve ceza sorumluluğunun şahsiliği gereği irade yeteneği olmayan tüzel kişiler fail olamaz.
2
Tüzel kişiler hakkındaki yaptırım rejimini analiz et
Tüzel kişilere ceza (hapis/para) değil, güvenlik tedbiri uygulanır.
TCK md. 60'ta düzenlenen tüzel kişilere özgü güvenlik tedbirleri (iptal, müsadere) bu sınırlılığın sonucudur.
3
Mağdur ve suçun konusu ayrımını yap
Mağdur hukuki değerin sahibi olan kişidir, konu ise fiilin üzerinde işlendiği varlıktır.
Hırsızlıkta mağdur kişi iken, konu maldır; kasten yaralamada ise her ikisi aynı kişi üzerinde birleşir.

Key Concept

Ceza Sorumluluğunun Şahsiliği ve Suçun Süjeleri

Practice More

Tüzel kişiler hakkında uygulanan güvenlik tedbirlerinin neler olduğunu (TCK md. 60) inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 14Question

Tacettin, aralarındaki ticari anlaşmazlık nedeniyle ortağı Salih'i öldürmek amacıyla onun içeceğine etkisini birkaç saat içinde gösterecek ölümcül dozda bir zehir katar. İçeceği içtikten bir süre sonra fenalaşan Salih, hastaneye gitmek üzere kendi aracıyla yola çıkar. Ancak yolda ilerlerken kırmızı ışıkta durmayan bir kamyonetin aracına hızla çarpması sonucu Salih kaza yerinde hayatını kaybeder. Yapılan otopside Salih'in trafik kazasına bağlı ağır travma nedeniyle öldüğü, zehrin henüz ölümcül etkisini göstermeye başlamadığı tespit edilmiştir.

Bu olayda Tacettin'in ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tacettin'in eylemi ile ölüm neticesi arasına üçüncü bir kişinin fiili girerek nedensellik bağını kestiğinden, Tacettin tamamlanmış suçtan değil yalnızca kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulur.

Answer

Doğru cevap, araya giren bağımsız fiil nedeniyle nedensellik bağının kesildiğini ve failin yalnızca kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu tutulacağını belirten seçenektir.
Ceza hukukunda bir neticenin faile yüklenebilmesi için hem fiil ile netice arasında doğa bilimleri anlamında bir nedensellik bağı bulunmalı hem de bu netice faile objektif olarak isnat edilebilmelidir. Olayda failin zehirleme fiili ile mağdurun yola çıkması arasında şartların eşitliği teorisine göre mantıksal bir bağ bulunsa da, kırmızı ışıkta geçen kamyonetin çarpması tamamen bağımsız, yeni ve olağandışı bir dış etkendir. Bu üçüncü kişi fiili, ölüm neticesi bakımından failin eylemi ile olan nedensellik bağını kesmektedir. Dolayısıyla fail, meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulamaz; ancak öldürme kastıyla elverişli hareketlere başlayıp eylemini tamamladığı için yalnızca kasten öldürmeye teşebbüsten sorumlu olur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki failin hareketini ve gerçekleşen neticeyi belirleme
Fail (Tacettin) zehir katma eylemini (icra hareketini) gerçekleştirmiş, ancak mağdur (Salih) bu zehrin etkisinden değil, kırmızı ışıkta geçen kamyonetin çarpması (trafik kazası) sonucu ölmüştür.
Sorumluluğun sınırlarını tespit etmek için hukuki durumun maddi unsurlarının ayrıştırılması gerekir.
2
Nedensellik bağını ve objektif isnadiyeti değerlendirme
Mantıksal olarak zehirleme olmasaydı mağdur yola çıkmayacaktı denilebilirse de, hukuken trafik kazası araya giren yeni, bağımsız ve ağır bir etkendir. Bu dış etken, failin eylemi ile netice arasındaki hukuki illiyet bağını kesmiştir.
Ceza hukukunda sadece doğa bilimleri anlamında nedensellik (şartların eşitliği) yeterli değildir, neticenin faile normatif olarak (objektif isnadiyet kuramıyla) yüklenebilmesi gerekir.
3
Failin hukuki durumunu nitelendirme
Ölüm neticesi faile isnat edilemeyeceğinden fail tamamlanmış cinayetten sorumlu tutulamaz. Ancak öldürme kastıyla elverişli icra hareketlerine başladığı için eylemi kasten öldürmeye teşebbüs aşamasında kalmıştır.
Nedensellik bağının kesildiği hallerde, fail tamamlanmış suçtan değil, teşebbüs aşamasında kalan fiilinden sorumlu olur.

Key Concept

Nedensellik bağının kesilmesi ve objektif isnadiyet
Question 15Question

Müteahhit (M), yapımını üstlendiği inşaatta dış cephe iskelelerinin kurulumunu iş sağlığı ve güvenliği mevzuatına aykırı olarak eksik gerçekleştirmiştir. İnşaat işçisi (İ), bu iskele üzerinde boya yaparken dengesini kaybederek metrelerce yüksekten beton zemine düşmüş ve ağır şekilde yaralanmıştır. Çevredeki vatandaşların ihbarı üzerine olay yerine gelen ambulans (İ)'yi hastaneye götürürken, kırmızı ışık ihlali yapan aşırı alkollü sürücü (S)'nin idaresindeki tır ambulansa çarpmıştır. Yaşanan bu çarpışma sonucunda ambulans devrilmiş ve (İ) hayatını kaybetmiştir. Adli tıp kurumunun düzenlediği raporda, (İ)'nin ölümünün iskeleden düşmeye bağlı travmalardan değil, tamamen trafik kazasında meydana gelen iç kanama ve ezilmelerden kaynaklandığı kesin olarak saptanmıştır.

Bu olayda meydana gelen ölüm neticesinin fail (M)'ye isnat edilebilirliği bağlamında aşağıdakilerden hangisi hukuken doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İskeleden düşme olgusu ile ölüm arasında mantıksal bir nedensellik bulunsa da, araya giren trafik kazası bağımsız bir etken olup illiyet bağını kestiğinden ölüm neticesi (M)'ye objektif olarak isnat edilemez.

Answer

Doğru seçenek, iskeleden düşme ile ölüm arasında mantıksal bir nedensellik bulunsa bile araya giren bağımsız trafik kazası nedeniyle ölüm neticesinin ilk faile objektif olarak isnat edilemeyeceğini belirten ifadedir.
Ceza hukukunda bir neticenin faile yüklenebilmesi için sadece fiil ile netice arasında mantıksal bir bağ (conditio sine qua non) bulunması yetmez; aynı zamanda neticenin objektif olarak faile isnat edilebilir nitelikte olması gerekir. Olayda failin hatalı kurulum yapması ile mağdurun ambulansa binmesi arasında mantıksal bir bağ vardır. Ancak mağdurun ölümü, failin yarattığı düşme tehlikesinin bir gerçekleşmesi olarak değil, araya giren tamamen bağımsız ve olağandışı üçüncü kişi (S) kusurunun eseri olan trafik kazası sonucunda meydana gelmiştir. Bu durum nedensellik bağını kestiğinden, ölüm neticesi ilk eylemi yapan müteahhide objektif olarak isnat edilemez.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki fiil ve netice arasındaki doğal (mantıksal) nedensellik bağını tespit etme.
(M)'nin iskeleyi hatalı kurması fiili olmasaydı (İ) düşmeyecek ve ambulansla hastaneye götürülürken kazaya uğramayacaktı. Dolayısıyla şarta bağlılık teorisine göre ortada bir illiyet bağı bulunmaktadır.
Ceza sorumluluğunun belirlenmesi için öncelikle fiil ile netice arasında fiziksel/mantıksal bir neden-sonuç ilişkisinin olup olmadığının saptanması zorunludur.
2
Araya giren yeni etkenin (trafik kazasının) hukuki nedenselliğe ve objektif isnadiyete etkisini değerlendirme.
Üçüncü bir kişinin (S'nin) ağır kusuruyla neden olduğu trafik kazası, öngörülemez, olağan dışı ve bağımsız bir etken olarak sürece dahil olmuş; asıl ölüm neticesi ilk fiilin yarattığı tehlikeden değil, tamamen bu yeni durumdan kaynaklanmıştır.
Salt mantıksal nedensellik cezalandırma için yeterli değildir; neticenin failin norm ihlaliyle yarattığı tehlikenin bir gerçekleşmesi olup olmadığına (objektif isnadiyet) bakılmalıdır.
3
Failin (M) hangi neticeden sorumlu tutulacağını hukuken belirleme.
İlliyet bağı yeni bir etkenle kesildiği için ölüm neticesi (M)'ye yüklenemez; fail yalnızca araya giren nedenden önceki kendi eyleminin doğrudan sonucu olan yaralanmadan (taksirle yaralama) sorumlu tutulur.
Ceza hukukunda herkes ancak kendi kusurlu fiilinden ve kendisine objektif olarak isnat edilebilen neticelerden sorumlu tutulabilir.

Key Concept

Netice ve Nedensellik Bağı (Objektif İsnadiyet ve İlliyet Bağının Kesilmesi)
Question 16Question

Fabrikada pres makinesi operatörü olarak çalışan (A), aralarında husumet bulunan mesai arkadaşı (B)’nin iş kazası geçirmesini sağlamak amacıyla, (B)’nin ertesi gün kullanacağı makinenin otomatik güvenlik sensörlerinin kablolarını gizlice keserek devre dışı bırakır. Ertesi gün makineyi her zamanki gibi çalıştıran (B), sensörlerin işlev görmemesi nedeniyle elini makineye kaptırarak ağır şekilde yaralanır.

Buna göre, (A)'nın ceza sorumluluğunun belirlenmesinde suçun maddi unsuru olan "fiil" bakımından aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A)’nın makinenin güvenlik sensörlerinin kablolarını kesmesi, yasaklayıcı norma aykırı olarak dış dünyada değişikliğe yol açan aktif bir icrai harekettir.

Answer

Doğru seçenek, (A)'nın eyleminin dış dünyada aktif bir değişikliğe yol açan icrai hareket olduğunu belirten ifadedir.
Ceza hukukunda suçun maddi unsurunun temel taşı olan 'fiil', icrai (olumlu) ve ihmali (olumsuz) hareketler olarak ikiye ayrılır. İcrai hareket, ceza kanununun 'yapma' şeklindeki yasaklayıcı normunun, aktif bir bedeni hareketle ihlal edilmesidir. Olayda (A)'nın makinenin güvenlik sensörlerinin kablolarını kesmesi dış dünyada değişiklik yaratan, aktif ve doğrudan doğruya icra niteliğinde bir eylemdir. Bu fiille mağdurun yaralanmasına yönelik illiyet bağı kurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki failin hareketini ve neticeyle olan bağını analiz et.
Fail (A), mağdura zarar vermek amacıyla makinenin kablolarını kesmiştir.
Suçun maddi unsuru olan fiilin türünü (icrai/ihmali) belirlemek için failin başlangıçtaki hareketine bakılmalıdır.
2
Eylemin icrai mi yoksa ihmali mi olduğunu değerlendir.
Kablo kesmek, emredici bir normu ihlal ederek pasif kalmak değil, yasaklayıcı bir normu ihlal ederek aktif bir bedeni güç kullanmaktır. Bu nedenle hareket icraidir.
İcrai hareketler aktif bedeni davranışlarla gerçekleştirilen olumlu fiillerdir.
3
Eylemin hazırlık hareketi mi yoksa icra başlangıcı mı olduğunu tespit et.
Kabloların kesilmesiyle mağdur için doğrudan doğruya bir tehlike yaratılmış ve suç yolu üzerinde harekete geçilmiştir. Bu fiil hazırlık değil, icrai hareketin bizzat kendisidir.
Teşebbüs hükümleri bakımından failin doğrudan doğruya icraya başlaması icrai hareketin varlığını gösterir.

Key Concept

İcrai Hareket ve İhmali Hareket Ayrımı
Question 17Question

Ceza hukuku doktrininde suçun maddi unsurları kapsamında incelenen 'suçun süjeleri' (fail ve mağdur) ile 'suçun konusu' kavramları arasındaki teknik ayrım, ceza sorumluluğunun şahsiliği ilkesi ve suçun hukuki niteliğinin belirlenmesi açısından temel teşkil eder.

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun genel hükümleri ve yerleşik doktrin ilkeleri ışığında, suçun süjeleri ve konusu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Suçun konusu ile mağdur sıfatı her suç tipinde zorunlu olarak birbirinden farklı varlıklar değildir; kasten öldürme ve yaralama gibi suçlarda üzerinde fiil icra edilen 'insan', hem suçun konusunu hem de mağdurunu oluşturur.

Answer

Suçun konusu ile mağdur sıfatının kasten öldürme ve yaralama gibi suçlarda aynı gerçek kişide birleştiğini belirten ifade doğrudur.
Doğru ifade, suçun konusu ile mağdurun bazı suç tiplerinde (kişi dokunulmazlığına karşı suçlar gibi) aynı varlıkta birleşebileceğini belirtmektedir. Kasten öldürme suçunda failin fiili 'insan' üzerinde gerçekleşir (suçun konusu) ve aynı zamanda hayat hakkı elinden alınan bu kişi suçun 'mağduru'dur.

Step-by-Step Solution

1
Fail kapasitesinin analizi
Fail sadece gerçek kişi olabilir.
TCK m. 20/2 uyarınca ceza sorumluluğu şahsidir ve tüzel kişiler fail olamaz.
2
Mağdur ve suçtan zarar gören ayrımı
Mağdur sadece gerçek kişidir; tüzel kişiler 'suçtan zarar gören'dir.
Mağduriyet, ceza normuyla korunan hukuki değerin ihlal edilmesiyle ortaya çıkar ve bu değerin sahibi olan gerçek kişiye aittir.
3
Suçun konusu ile mağdur ilişkisinin tespiti
Suçun konusu maddi varlık, mağdur ise hak sahibidir; bazen aynı kişide birleşirler.
Hırsızlıkta eşya (konu) ve sahibi (mağdur) farklıyken, yaralamada insan hem konu hem mağdurdur.

Key Concept

Suçun Süjeleri ve Maddi Konu Ayrımı
Estimated Time:2m 0s
Question 18Question

(A), evinin bahçe duvarını yenilemek için kaldırımın hemen kenarına derin bir su kanalı kazar ancak etrafına hiçbir uyarı işareti veya aydınlatma koymaz. Gece geç saatlerde sokaktan geçen komşusu (B), karanlıkta fark edemediği bu kanala düşerek ağır şekilde yaralanır. Dışarıdan gelen inleme seslerini duyarak bahçeye çıkan (A), (B)'nin kanlar içinde yardım istediğini görür. Ancak (A), izinsiz kazı yaptığının anlaşılmasından ve ceza almaktan korktuğu için hiçbir müdahalede bulunmaz, evinin kapısını kilitleyerek (B)'yi kendi kaderine terk eder. Sabaha karşı (B), zamanında tıbbi müdahale yapılmadığı için kan kaybından hayatını kaybeder.

Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre, (A)'nın ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (A), önceden gerçekleştirdiği tehlikeli davranış sebebiyle garantörlük yükümlülüğü altına girmiş olup, neticeyi önlememesi kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (görünüşte ihmali suç) suçunu oluşturur.

Answer

Failin öngelen tehlikeli hareketi sebebiyle doğan garantörlük yükümlülüğünü ihlal etmesinin, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (görünüşte ihmali suç) suçunu oluşturduğunu ifade eden seçenektir.
Doğru seçenek, (A)'nın önceden gerçekleştirdiği tehlikeli davranış (öngelen tehlikeli hareket) sebebiyle mağdurun hayatı üzerinde bir garantörlük yükümlülüğü altına girdiğini ve bu yükümlülüğü kasten yerine getirmeyerek ölüm neticesine sebep olmasının kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi (görünüşte ihmali suç) suçunu oluşturduğunu ifade eden seçenektir. Türk Ceza Kanunu'nun 83. maddesine göre; kişinin belli bir icrai davranışı gerçekleştirmemesi dolayısıyla meydana gelen ölüm neticesinden sorumlu tutulabilmesi için, önceden gerçekleştirdiği davranışın başkalarının hayatı ile ilgili olarak tehlikeli bir durum oluşturması bir garantörlük (neticeyi önleme yükümlülüğü) sebebi sayılır. Failin bu yükümlülüğü ihlal ederek neticeye neden olması ihmal suretiyle icra olarak cezalandırılır.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki fiilin icrai mi yoksa ihmali mi olduğunu tespit etmek
(A), yaralanan komşusuna müdahale etmeyerek eylemsiz kalmış ve ihmali bir davranış sergilemiştir.
Suçun maddi unsurunun yapısını ve failin hareket tarzını belirlemek için gereklidir.
2
Failin mağdur üzerinde bir garantörlük (neticeyi önleme) yükümlülüğü olup olmadığını değerlendirmek
(A), hiçbir önlem almadan kanal kazarak mağdur için önceden tehlikeli bir durum yaratmıştır (öngelen tehlikeli hareket). Bu nedenle (A)'nın yasal garantörlük yükümlülüğü doğmuştur.
İhmali davranışın, icrai davranışa eşdeğer tutulabilmesi ve failin görünüşte ihmali suçtan sorumlu tutulabilmesi için garantörlük şartının aranması gerekir.
3
Garantörlük yükümlülüğünün kasten ihlali sonucunda doğan ceza sorumluluğunu vasıflandırmak
(A)'nın garantörlük yükümlülüğüne rağmen (B)'yi kasten ölüme terk etmesi, basit bir yardım etmeme suçu değil, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi olarak nitelendirilir.
Garantör sıfatı taşıyan kişinin neticeyi önlememesi, yasada ilgili suçun ihmal suretiyle icrası olarak düzenlenmiştir.

Key Concept

İhmal Suretiyle İcra (Görünüşte İhmali Suçlar) ve Öngelen Tehlikeli Hareketten Doğan Garantörlük
Question 19Question

(A), aralarındaki husumet nedeniyle (B)'yi öldürmeye karar vermiş ve yanındaki tabancayla (B)'ye ateş ederek ölümüne neden olmuştur. Yapılan incelemede (A)'nın, (B)'nin öleceğini kesin olarak bildiği ve bu sonucu bizzat hedefleyerek (isteyerek) hareket ettiği tespit edilmiştir.

Türk Ceza Kanunu hükümleri dikkate alındığında, (A)'nın bu eylemindeki manevi unsur aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Doğrudan kast

Answer

Failin suçun kanuni tanımındaki unsurları bilerek ve neticeyi hedefleyerek (isteyerek) gerçekleştirdiği kast türü doğrudan kasttır.
Türk Ceza Kanunu'nun 21. maddesinin birinci fıkrasına göre kast; suçun kanuni tanımındaki unsurların bilerek ve istenerek gerçekleştirilmesidir. Olayda failin mağdurun öleceğini kesin olarak bilmesi (bilme) ve bu sonucu bizzat hedefleyerek ateş etmesi (isteme), doğrudan kastın unsurlarını tam olarak karşılamaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Failin zihnindeki 'bilme' ve 'isteme' unsurlarını analiz etme
Fail (B)'nin öleceğini bilmekte ve bu sonucu istemektedir.
Türk Ceza Kanunu'nun 21/1. maddesi uyarınca kastın oluşması için bilme ve isteme unsurlarının birlikte gerçekleşmesi gerekir.
2
Kast türlerini ayırt etme
Netice doğrudan hedeflendiği için eylem doğrudan kast kapsamına girer.
Failin neticeyi sadece öngörüp kabullenmesi değil, bizzat arzulaması onu olası kasttan ayırarak doğrudan kasta taşır.

Key Concept

Doğrudan Kast (Bilme ve İsteme)

Practice More

Olası kast ile doğrudan kast arasındaki farkı pekiştirmek için failin neticeyi sadece göze aldığı senaryoları inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 20Question

Özel bir spor tesisinde cankurtaran olarak çalışan (C), mesai saatleri içerisinde havuzda yüzmekte olan (M)'nin aniden kramp girmesi sonucu çırpınmaya başladığını görür. Ancak (C), (M)'yi önceden tanıdığı ve aralarında şahsi bir husumet bulunduğu için bilerek müdahale etmez ve durumu başkalarına da bildirmez. Zamanında müdahale edilmemesi nedeniyle (M) boğularak hayatını kaybeder.

Türk Ceza Kanunu hükümlerine göre, (C)'nin ceza sorumluluğu ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: (C), sözleşmeden doğan özel bir hukuki yükümlülüğü kasten ihlal ettiği için ihmali davranışla kasten öldürme suçundan sorumlu olur.

Answer

Doğru seçenek, (C)'nin sözleşmeden doğan özel bir hukuki yükümlülüğü kasten ihlal ettiği için ihmali davranışla kasten öldürme suçundan sorumlu olacağını ifade eden seçenektir.
Olayda (C), cankurtaranlık mesleği gereği sözleşmeden kaynaklanan bir koruma ve gözetim (garantörlük) yükümlülüğü altındadır. Kasten öldürme gibi temelinde icrai hareket gerektiren bir suçun, garantörlük yükümlülüğü bulunan bir kişi tarafından ihmali davranışla işlenmesi 'görünüşte ihmali suç' ya da 'ihmal suretiyle icra' olarak adlandırılır. (C), bilerek hareketsiz kaldığı için kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi hükümlerince sorumlu tutulur.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki failin hukuki statüsünün ve yükümlülüğünün tespit edilmesi.
(C) bir cankurtarandır ve iş sözleşmesi gereği havuzdaki kişilerin hayatını koruma ve gözetim (garantörlük) yükümlülüğü altındadır.
Kişinin ihmali bir davranıştan dolayı fail olarak sorumlu tutulabilmesi için garantörlük statüsünün kaynağının (kanun, sözleşme veya öngelen tehlikeli hareket) belirlenmesi gerekir.
2
Suçun türünün (gerçek mi görünüşte mi ihmal olduğunun) belirlenmesi.
Kasten öldürme kural olarak icrai bir hareketi gerektirir. Ancak garantör konumundaki (C)'nin hareketsiz kalarak ölüme neden olması, olayı 'görünüşte ihmali suç' (ihmal suretiyle icra) haline getirir.
Gerçek ihmali suçlar doğrudan kanunda ihmal olarak yer alırken, görünüşte ihmali suçlar icrai bir suçun ihmali hareketle işlenmesiyle oluşur.
3
Failin kastının ve eyleminin hukuki vasfının değerlendirilmesi.
(C), şahsi husumeti nedeniyle bilerek müdahale etmemiş ve ölümü istemiştir. Bu nedenle taksir veya neticesi sebebiyle ağırlaşmış suç değil, kasten öldürmenin ihmali davranışla işlenmesi suçu oluşur.
Failin hareketsiz kalışındaki motivasyon ve neticeyi öngörüp istemesi, eylemin doğrudan kasten öldürme olarak nitelendirilmesini sağlar.

Key Concept

Görünüşte İhmali Suç (İhmal Suretiyle İcra) ve Garantörlük Yükümlülüğü
Page 1 / 4Next
Suçun Yapısı: Maddi ve Manevi Unsurlar Practice Questions — KPSS Hukuk | Examkin