Eşya Hukuku
93 questions
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, paylı mülkiyete konu bir taşınmazda paydaşlarca aksine bir karar alınmadığı müddetçe, aşağıdakilerden hangisi her bir paydaşın tek başına yapabileceği "olağan yönetim işleri" kapsamında yer alır?
Zeynep, Yılmaz ve Orhan, babalarından miras kalan bir tarım arazisi üzerindeki elbirliği (iştirak halinde) mülkiyeti ilişkisini kendi aralarında anlaşarak paylı mülkiyete çevirmişlerdir. Mevcut durumda arazide eşit paylara sahiptirler ve aralarında taşınmazın yönetimine ilişkin önceden imzalanmış özel bir sözleşme bulunmamaktadır.
Bu taşınmazın yönetimiyle ilgili olarak paydaşların gündemindeki bazı konular şunlardır:
I. Zeynep, arazinin sınırlarını belirleyen ve rüzgardan zarar gören tel örgülerin olağan onarımını yaptırmıştır.
II. Yılmaz, arazide yıllardır sürdürülen tahıl ekimi uygulamasından vazgeçilerek alanın meyve bahçesine dönüştürülmesini önermiştir.
III. Orhan, arazinin tamamının cazip bir fiyat teklif eden üçüncü bir kişiye satılmasını önermiştir.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, söz konusu durumlar ve paydaşların yetkileriyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Yurtdışında yaşayan Serkan'a ait bir arsa, sahte bir vekâletname kullanılarak tapu müdürlüğünde Tarık adına tescil edilmiştir. Tarık, bu arsayı durumun içyüzünü ve vekâletnamenin sahte olduğunu çok iyi bilen arkadaşı Ufuk'a satmış ve devretmiştir. Ufuk ise bir süre sonra arsayı, tapu kütüğündeki kayıtlara güvenerek yatırım yapmak isteyen ve önceki olaylardan tamamen habersiz olan Veli'ye satarak tescil işlemini gerçekleştirmiştir.
Buna göre olaydaki hukuki durum ve tapu sicili ilkeleriyle ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Mülkiyeti gerçekte Ahmet'e ait olan bir taşınmaz, altında yatan satış sözleşmesinin şekil noksanlığı nedeniyle kesin hükümsüz olmasına rağmen, tapu kütüğünde geçerli bir hukuki sebebe dayanmaksızın (yolsuz olarak) Bekir adına tescil edilmiştir.
Bu durumdan habersiz olan ve tapudaki resmî kayda iyiniyetle güvenen Ceyda, Bekir ile üç yıllık bir kira sözleşmesi imzalamıştır. Yine tapu sicilindeki tescile iyiniyetle güvenen Bankası, Bekir'e kullandırdığı kredi karşılığında bu taşınmaz üzerinde kendi lehine birinci dereceden bir ipotek hakkı kurdurmuştur. Durumu sonradan öğrenen Ahmet, yolsuz tescilin düzeltilmesi amacıyla açtığı tapu iptal ve tescil davasını kazanarak taşınmazı tekrar kendi adına tescil ettirmiştir.
Bu olaydaki kişilerin hukuki durumu ve tapu siciline hâkim olan ilkeler dikkate alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Mert, maliki olduğu taşınmazı Nilüfer'e devretmek üzere anlaşır. Ancak devir işleminden kısa bir süre önce, taşınmazla ilgili olarak Orhan lehine sözleşmeden doğan bir önalım hakkının tapuya şerh verilmesi için gerekli belgelerle tapu müdürlüğüne başvurulmuş ve bu talep sıralı olarak yevmiye defterine kaydedilmiştir. Tapu memurunun iş yoğunluğu nedeniyle söz konusu şerh işlemi henüz tapu kütüğüne işlenmemiştir. Bu esnada sadece tapu kütüğünü inceleyen ve kütükte herhangi bir takyidat (sınırlama) görmeyen Nilüfer, taşınmazı devralarak adına tescil ettirir. Daha sonra durumu öğrenen Orhan, önalım hakkını Nilüfer'e karşı ileri sürmek ister; Nilüfer ise kütüğe güvenen iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu ve yevmiye defterini incelemek zorunda olmadığını iddia eder.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun tapu sicili teşkilatı ve sicile egemen olan ilkelere ilişkin hükümleri dikkate alındığında, bu uyuşmazlıkla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi hukuken doğrudur?
Öğretim görevlisi Kerem, yaz dönemi araştırmaları için yurt dışına çıkarken kendisine ait olan safkan yarış atını, bakımının yapılması ve antrenmanlarının sürdürülmesi amacıyla profesyonel bir at çiftliği işletmecisi olan Veli'ye bırakmıştır. Veli de atın günlük bakımı, temizliği ve beslenmesi işlerini, çiftlikte emir ve talimatları altında sigortalı işçi olarak çalışan bakıcı Hasan'a görev olarak vermiştir.
Bu olayda yer alan kişilerin eşya (at) üzerindeki zilyetlik durumlarına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Kaan, maliki olduğu sanayi tesisinin bahçesinde yer alan ve mülkiyeti kendisine ait olmayan (üçüncü bir kişiden kiraladığı) ağır iş makinesini, tapu kütüğünün 'beyanlar' sütununa eklenti olarak kaydettirmiştir. Ayrıca Kaan, komşusu Leyla'ya bu taşınmazı belirli bir bedelle satın alma yetkisi veren 'alım (iştira) hakkı' tanımış, ancak bu kişisel hak tapu memurunun hatasıyla kütüğün 'şerhler' sütunu yerine 'beyanlar' sütununa yazılmıştır. Kaan bir süre sonra taşınmazı iyiniyetli Murat'a satmış ve tapuda mülkiyet devri gerçekleşmiştir.
Murat, tapu kütüğündeki kayıtlara güvenerek hem iş makinesinin mülkiyetini kazandığını iddia etmekte hem de alım hakkının usulüne uygun kaydedilmediği gerekçesiyle kendisine karşı ileri sürülemeyeceğini savunmaktadır.
Tapu sicili teşkilatı ve sicile hâkim olan ilkeler dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Tarım işletmesi sahibi (M), mülkiyetinde bulunan bir traktörü nakit ihtiyacı sebebiyle komşusu (N)'ye satmıştır. Ancak (M)'nin tarlasındaki hasat işlerinin devam etmesi nedeniyle taraflar arasında ek bir kira sözleşmesi yapılmış ve traktörün üç ay daha belirli bir bedel karşılığında (M) tarafından kullanılmaya devam edilmesine karar verilmiştir.
Bu olaydaki zilyetlik durumu ve zilyetliğin devri yolu dikkate alındığında aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Tarım arazisi satın almak isteyen Murat, malik Nevin ile anlaşmış ve Nevin'in "Arazinin üzerinde hiçbir hak veya yük yok, tamamen temiz." şeklindeki sözlü beyanına güvenerek tapu kütüğünü inceleme gereği duymadan satış işlemini tamamlayıp taşınmazı devralmıştır. Ancak tapu kütüğünün irtifak hakları sütununda, Nevin'in amcası Orhan lehine geçerli bir sükna (oturma) hakkı tescil edilmiş durumdadır. Bir süre sonra Orhan, sükna hakkını kullanmak üzere araziye geldiğinde Murat, sicili bizzat incelemediğini, Nevin'in beyanına güvendiği için iyiniyetli olduğunu ve bu hakkı bilmediğini belirterek Orhan'ın talebini reddetmiştir.
Türk Medeni Kanunu'nun eşya hukuku ilkeleri dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Zeynep, maliki olduğu araziyi tarımsal yatırım amacıyla kullanmak isteyen Burak'a satmak üzere anlaşır. Burak, devir işlemi öncesinde tapu müdürlüğüne giderek söz konusu arazinin sicil kayıtlarını inceler. Kütüğün ilgili sayfasında; mülkiyet hakkının Zeynep adına tescilli olduğunu, 'beyanlar' sütununda arazi üzerindeki seraların eklenti (teferruat) olarak kaydedildiğini ve 'şerhler' sütununda ise üçüncü kişi Cengiz lehine bir alım (iştira) hakkının bulunduğunu görür. Burak ayrıca, arazinin sınırlarını netleştirmek için tapu sicilinin ayrılmaz bir parçası olan tapu planını (kroki) detaylıca inceler.
Türk Medeni Kanunu'nun tapu sicili teşkilatına ve işlemlerine ilişkin kuralları dikkate alındığında, bu olayla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Selin, maliki olduğu taşınmaz üzerinde Cenk lehine bir alım (iştira) hakkı sözleşmesi yapmış ve bu hakkın gelecekteki maliklere karşı da ileri sürülebilmesini amaçlamıştır. Aynı zamanda, taşınmazın üzerinde bulunan ve işletmeye özgülenmiş olan sanayi makinelerinin taşınmazın eklentisi (teferruatı) olduğu hususunun da tapu kayıtlarında gösterilmesini talep etmiştir. Selin daha sonra bu taşınmazı, tapu kayıtlarını detaylıca inceleyen Demet'e satmış ve devretmiştir.
Bu olaydaki tapu sicili işlemleri, kütükteki yerleri ve hukuki sonuçları dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
(K), maliki olduğu ve deposunda muhafaza ettiği değerli jeneratörünün (L) tarafından zorla götürüldüğünü, olaydan 14 ay sonra kamera kayıtlarını tesadüfen izlediğinde failiyle birlikte öğrenmiştir. (K), jeneratörünü derhal kuvvet kullanarak bizzat geri almak veya mahkemeye başvurmak istemektedir.
Buna göre, (K)'nin başvurabileceği hukuki imkânlar ve süreleri hakkında aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
(T), mülkiyeti kendisine ait olan ve yazlık evinin iskelesine bağlı bulunan teknesinin kaybolduğunu düşünürken; olaydan on beş ay sonra bir sosyal medya paylaşımında tekneyi (V)'nin alıp kendi marinalarında tuttuğunu fark etmiştir. (T), teknesini yasal yollardan derhal geri almak istemektedir.
Türk Medeni Kanunu hükümlerine göre, (T)'nin başvurabileceği hukuki imkânlarla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?