Kanun Yolları (İstinaf, Temyiz, Olağanüstü Kanun Yolları)

23 questions

Question 1Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na (İYUK) göre; idare ve vergi mahkemelerince verilen ve istinaf incelemesinden geçmeksizin kesinleşen kararlar ile bölge idare mahkemelerinin kesinleşmiş kararlarından, niteliği bakımından yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade edenler hakkında başvurulan "kanun yararına temyiz" yoluyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Danıştay Başsavcısı tarafından kendiliğinden veya ilgili bakanlıkların lüzum göstermesi üzerine bu yola başvurulur.

Answer

Kanun yararına temyiz yoluna Danıştay Başsavcısı tarafından resen veya ilgili bakanlıkların istemi üzerine başvurulur.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 51. maddesine göre, idari yargı mercilerinden verilen ve istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen hukuka aykırı kararlar hakkında Danıştay Başsavcısı, kendiliğinden veya ilgili bakanlıkların göstereceği lüzum üzerine kanun yararına temyiz isteminde bulunabilir.

Step-by-Step Solution

1
Kararın niteliğini tespit etme
İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş, hukuka aykırı bir karar olduğu görülür.
Kanun yararına temyiz sadece kesinleşmiş ve yürürlükteki hukuka aykırı kararlar için öngörülmüştür.
2
Başvuru makamını belirleme
Danıştay Başsavcısı veya ilgili bakanlıkların yetkili olduğu saptanır.
İYUK 51. madde uyarınca tarafların bu yola başvuru yetkisi bulunmamaktadır.
3
Kararın sonucunu değerlendirme
Bozma kararı Resmi Gazete'de yayımlanır ancak tarafların durumunu etkilemez.
Bu yolun amacı kamu yararını korumak ve hukukun yanlış uygulanmasını önlemektir, taraflar arası uyuşmazlığı yeniden çözmek değildir.

Key Concept

Kanun Yararına Temyiz (Olağanüstü Kanun Yolu)
Estimated Time:1m 30s
Question 2Question

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca düzenlenen kanun yollarına (istinaf, temyiz ve olağanüstü kanun yolları) ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (AİHM), kesinleşmiş bir idari mahkeme kararının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'ni ihlal ettiğini tespit etmesi durumunda, yargılamanın yenilenmesi istemi ihlal kararının kesinleştiği tarihten itibaren altı ay içinde yapılmalıdır.

Answer

Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararına dayalı yargılamanın yenilenmesi başvurusu, karar kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde yapılmalıdır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 5353. maddesinin 33. fıkrasına göre; Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin ihlal kararı üzerine yapılacak yargılamanın yenilenmesi başvuruları, ihlal kararının kesinleştiği tarihten itibaren 11 yıl içinde yapılmalıdır. Seçenekte belirtilen 66 aylık süre yasal düzenlemeyle bağdaşmadığı için ifade yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
İdari yargıdaki olağanüstü kanun yollarından olan 'Yargılamanın Yenilenmesi' sürelerini incele.
25772577 sayılı İYUK'un 5353. maddesinde bu süreler açıkça belirtilmiştir.
Kanun yollarına ilişkin hak düşürücü sürelerin tespiti için yasal düzenlemeye bakılması zorunludur.
2
AİHM ihlal kararı sebebine dayalı özel başvuru süresini kontrol et.
İYUK 53/353/3 fıkrası, bu durum için sürenin ihlal kararının kesinleşmesinden itibaren 11 yıl (1212 ay) olduğunu hüküm altına almıştır.
KPSS sınavında sürelerin (gün, ay, yıl) birbirine karıştırılması sıkça sorgulanan bir detaydır.
3
Seçeneklerde sunulan diğer kanun yollarının (istinaf/temyiz ayrımı, ısrar kararı, kanun yararına temyiz) doğruluğunu teyit et.
İstinafın kesinliği (4646. madde), bozma sonrası ısrar yetkisi (50/450/4. madde) ve kanun yararına temyiz yetkisi (5151. madde) güncel mevzuata uygundur.
Çeldiricilerin elenmesi için idari yargılama usulündeki temel yetki ve süreçlerin analizi gereklidir.

Key Concept

İdari Yargıda Olağanüstü Kanun Yolları ve Başvuru Süreleri
Estimated Time:2m 0s
Question 3Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, idare mahkemeleri tarafından verilen yürütmenin durdurulması istemleri hakkındaki kararlara karşı başvurulacak itiraz yoluyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İtiraz, kararın tebliğini izleyen yedi gün içinde Bölge İdare Mahkemesine yapılır ve bu merci tarafından verilen kararlar kesindir.

Answer

Yürütmenin durdurulması kararlarına karşı itiraz, kararın tebliğini izleyen yedi gün içinde Bölge İdare Mahkemesine yapılır ve bu kararlar kesindir.
2577 sayılı İYUK'un 27. maddesinin 7. fıkrasına göre; yürütmenin durdurulması istemleri hakkında verilen kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen yedi gün içinde bir defaya mahsus olmak üzere itiraz edilebilir. İtiraz mercii Bölge İdare Mahkemesi olup, bu merciin verdiği kararlar kesindir.

Step-by-Step Solution

1
İtiraz süresinin tespiti
77 gün
İYUK 27/7 maddesi uyarınca yürütmenin durdurulması kararlarına itiraz süresi yedi gün olarak belirlenmiştir.
2
İtiraz mercisinin belirlenmesi
Bölge İdare Mahkemesi
İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı itirazlar, yargı çevresinde bulundukları Bölge İdare Mahkemesine yapılır.
3
Kararın kesinlik durumunun kontrolü
Kesin Karar
İtiraz üzerine verilen kararlar başka bir kanun yoluna (temyiz) tabi değildir.

Key Concept

Yürütmenin Durdurulması Kararlarına İtiraz Usulü
Estimated Time:1m 15s
Question 4Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, bölge idare mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği kararlar kural olarak kesin niteliktedir. Ancak Kanun'un 46. maddesinde sınırlı olarak sayılan dava türlerinde bu kararlara karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulabilmektedir.

Buna göre, aşağıda belirtilen uyuşmazlık türlerinden hangisinde bölge idare mahkemesince verilen karar kesin nitelikte olup bu karara karşı Danıştayda temyiz yoluna başvurulamaz?

Show answer & explanation

Answer: Yükseköğretim öğrencilerinin disiplin cezalarına ilişkin açılan iptal davaları

Answer

Yükseköğretim öğrencilerinin disiplin cezalarına ilişkin açılan iptal davaları
2577 sayılı İYUK'un 46. maddesinde hangi kararların temyiz edilebileceği tek tek sayılmıştır. Maddenin (c) bendinde 'Kamu görevlileri hakkında tesis edilen disiplin cezalarına ilişkin davalar' temyiz edilebilir denilirken, (e) bendinde 'Yükseköğretim kurumları öğretim elemanı ve öğrencilerinin sınav, not ve mezuniyet işlemlerinden kaynaklanan davalar' sayılmıştır. Görüldüğü üzere öğrenciler bakımından disiplin cezaları temyiz edilebilecek işler arasında sayılmamıştır. Bu nedenle bölge idare mahkemesinin bu konudaki istinaf kararı kesindir.

Step-by-Step Solution

1
İYUK m. 45 ve 46 arasındaki ilişkiyi analiz etme
Bölge İdare Mahkemesi (BİM) kararlarının kesinliği kuraldır; temyiz ise m. 46'da sayılan istisnai hallerde mümkündür.
İdari yargıda üç dereceli sistemin (İdare Mahkemesi -> BİM -> Danıştay) işleyişini belirlemek.
2
Öğrenci ve kamu görevlisi ayrımını inceleme
m. 46/c'de kamu görevlilerinin tüm disiplin cezaları temyiz kapsamında iken, m. 46/e'de öğrenciler için kapsam sınırlıdır.
Kanun koyucunun süjeler arasında yaptığı ayrımı saptamak.
3
m. 46/e fıkrasının içeriğini kontrol etme
Öğrenciler için sadece 'sınav, not ve mezuniyet işlemleri' temyiz edilebilir; disiplin cezaları bu listede yoktur.
Temyiz edilebilir dava türlerinin 'numerus clausus' (sınırlı sayı) ilkesine tabi olduğunu doğrulamak.

Key Concept

Temyiz Edilebilirlik Sınırları (İYUK m. 46)

Practice More

İYUK m. 46'daki diğer bentleri (özellikle mülkiyet hakkı ve vergi uyuşmazlıkları ile ilgili olanları) gözden geçirin.
Estimated Time:1m 40s
Question 5Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, kesinleşmiş bir karara karşı başvurulabilen olağanüstü kanun yolu olan "yargılamanın yenilenmesi" müessesesi kapsamındaki süreler ve bu sürelerin başlangıç noktaları ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında birbirine aykırı iki kesin kararın bulunması halinde, yargılamanın yenilenmesi süresi on yıl olup bu süre hükümlerin kesinleştiği tarihten itibaren başlar.

Answer

Tarafları, konusu ve sebebi aynı olan bir dava hakkında birbirine aykırı iki kesin kararın bulunması durumunda yargılamanın yenilenmesi süresi on yıl olup bu süre hükümlerin kesinleştiği tarihten itibaren başlar.
Doğru yanıt olan seçenek, İYUK'un 53. maddesinin 2. fıkrasının (e) bendi ile 3. fıkrasını tam olarak yansıtmaktadır. Birbirine aykırı iki kesin kararın bulunması hali (hüküm uyuşmazlığı), yargılamanın yenilenmesi sebeplerinden en uzun süreye (10 yıl) sahip olanıdır ve bu süre her iki hükmün de kesinleştiği andan itibaren başlar.

Step-by-Step Solution

1
Yenileme sebebinin İYUK m. 53 kapsamındaki yerini tespit etme
Birbirine aykırı iki kesin kararın bulunması İYUK m. 53/1-h bendinde düzenlenmiştir.
Her yenileme sebebinin tabi olduğu süre ve başlangıç noktası farklıdır.
2
Hangi süreye tabi olduğunu belirleme
İYUK m. 53/3 uyarınca (h) bendi için on yıllık süre öngörülmüştür.
Kanun koyucu, kesin hüküm uyuşmazlığını diğer sebeplere (60 gün) ve AİHM kararına (1 yıl) göre daha uzun bir süreye bağlamıştır.
3
Sürenin başlangıç noktasını teyit etme
İYUK m. 53/2-e uyarınca bu süre, hükümlerin kesinleştiği tarihten itibaren işlemeye başlar.
Çelişkili kararların varlığı ancak her ikisi de kesinleştiğinde tam olarak hukuki bir uyuşmazlık doğurur.

Key Concept

İYUK Yargılamanın Yenilenmesi Süreleri

Practice More

İstinaf ve temyiz incelemesi yapılmadan kesinleşmiş kararlar için başvurulan 'Kanun Yararına Temyiz' yolunun şartlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 6Question

Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı tarafından bir enerji projesi için verilen "Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) Olumlu" kararına karşı, menfaati ihlal edilen bir sivil toplum kuruluşu tarafından iptal davası açılmıştır. Davaya ilk derece mahkemesi sıfatıyla bakan idare mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar vermiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na göre, idare mahkemesinin bu esasa ilişkin nihai kararına karşı başvurulabilecek kanun yolu ve süresi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İvedi yargılama usulüne tabi olan bu uyuşmazlıkta istinaf yoluna başvurulamaz; kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulabilir.

Answer

ÇED kararlarına karşı açılan davalar ivedi yargılama usulüne tabi olduğundan, mahkeme kararına karşı istinaf yoluna gidilemez ve kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulması gerekir.
Çevresel Etki Değerlendirmesi (ÇED) kararlarına karşı açılan davalar, 2577 sayılı İYUK'un 20/A maddesi uyarınca ivedi yargılama usulüne tabidir. Kanuna göre ivedi yargılama usulünde, idare mahkemelerinin verdikleri nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. İlgililer, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunabilirler. Bu istisnai usul (ayrık durum), idari yargıda genel kural olan '30 gün içinde önce istinaf, ardından gerekirse temyiz' kuralının en önemli istisnalarından biridir.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığın tabi olduğu yargılama usulünün belirlenmesi
ÇED (Çevresel Etki Değerlendirmesi) kararlarına karşı açılan iptal davaları, İYUK m. 20/A uyarınca 'İvedi Yargılama Usulü'ne tabidir.
Kanun koyucu, yatırımların ve çevre politikalarının gecikmemesi için bu davaları olağan usulün dışına çıkarmıştır.
2
İvedi yargılama usulünde kanun yollarının ve başvuru mercilerinin tespit edilmesi
İvedi yargılama usulünde istinaf kanun yolu kapalıdır. İdare mahkemesi kararlarına karşı istinaf aşaması atlanarak doğrudan temyiz yoluna gidilir.
İYUK m. 20/A'nın özel düzenlemesi, yargılama sürecini hızlandırmak amacıyla istinaf aşamasını devre dışı bırakır.
3
Kanun yoluna başvuru süresinin belirlenmesi
Genel temyiz süresi 30 gün iken, ivedi yargılama usulünde bu süre kararın tebliğinden itibaren 15 gün olarak uygulanır.
Uyuşmazlığın kısa sürede kesin olarak çözüme kavuşturulması hedeflenmektedir.

Key Concept

İvedi Yargılama Usulünde Kanun Yolları ve Süreler
Estimated Time:1m 15s
Question 7Question

İdari yargılama sisteminde kesinleşmiş bir mahkeme kararının, kanunda sayılan sınırlı ve istisnai hallerin varlığı durumunda tekrar incelenmesini sağlayan olağanüstü kanun yolu olan 'yargılamanın yenilenmesi'ne dair aşağıdaki bilgilerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmuş olması, kesinleşen kararın yürütülmesini kendiliğinden durdurur.

Answer

Yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmuş olmasının kararın yürütülmesini kendiliğinden durduracağını belirten ifade yanlıştır.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 55. maddesine göre, yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulması, kural olarak kesinleşmiş olan mahkeme kararının uygulanmasını (yürütülmesini) durdurmaz. Kararın yürütülmesinin durdurulabilmesi için ilgili mahkemenin, tarafların talebi üzerine bu yönde bir karar vermesi gerekmektedir. Dolayısıyla 'kendiliğinden durdurur' ifadesi hukuken yanlıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kanun yolunun niteliğini analiz et.
Yargılamanın yenilenmesi, kesinleşmiş kararlara karşı başvurulan istisnai ve olağanüstü bir kanun yoludur.
Kesin hükmün dokunulmazlığı ilkesinin bir istisnasını teşkil eder.
2
Yürütmenin durdurulması etkisini incele.
İYUK 55. madde uyarınca, 'Yargılamanın yenilenmesi yoluna başvurulmuş olması, kararın yürütülmesini durdurmaz.'
Kesinleşmiş bir kararın icra kabiliyeti, yeni bir başvuru ile otomatik olarak sekteye uğramaz; hukuk güvenliği korunur.
3
Seçeneklerdeki hukuki uyumu kontrol et.
D seçeneğindeki 'kendiliğinden durdurur' ibaresi kanun metni ile açıkça çelişmektedir.
Yürütmenin durması için mahkemenin bu yönde bir ara karar vermesi şarttır.

Key Concept

Olağanüstü Kanun Yolları ve İcrai Etkisi
Question 8Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) sisteminde kanun yollarına başvuruda kural olarak 'istinaf' incelemesinden geçilmesi gerekse de bazı özel uyuşmazlık türleri için doğrudan üst derece mahkemesine gidilmesi öngörülmüştür.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi hakkında verilen nihai karara karşı istinaf yoluna başvurulması mümkün olmayıp, kararın tebliğinden itibaren on beş gün içinde doğrudan Danıştayda temyiz yoluna başvurulması zorunludur?

Show answer & explanation

Answer: Özelleştirme İdaresi Başkanlığınca gerçekleştirilen bir taşınmaz satış ihalesinin iptali istemiyle açılan davada idare mahkemesinin verdiği karar

Answer

Özelleştirme kapsamındaki ihale işlemlerine ilişkin kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır ve doğrudan Danıştayda temyiz yoluna başvurulmalıdır.
2577 sayılı İYUK’un 20/A maddesinde düzenlenen 'İvedi Yargılama Usulü'; ihale işlemleri, acele kamulaştırma, özelleştirme ihaleleri ve çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) kararları gibi belirli uyuşmazlıkları kapsar. Bu usulün en önemli özelliği, istinaf kanun yolunun kapatılmış olması ve yerel mahkeme kararlarına karşı 15 gün içinde doğrudan Danıştayda temyiz yoluna başvurulması zorunluluğudur.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlık türünün hangi yargılama usulüne tabi olduğunu belirleme
Özelleştirme ihaleleri, İYUK m. 20/A uyarınca 'İvedi Yargılama Usulü'ne tabidir.
Kanun koyucu, hızlı sonuçlanması gereken belirli konulardaki davaları bu özel usule tabi kılmıştır.
2
İvedi yargılama usulündeki kanun yolu kurallarını inceleme
Bu usulde istinaf yolu kapatılmıştır; nihai kararlara karşı doğrudan Danıştaya temyiz yolu açılmıştır.
Süreci hızlandırmak ve ara bir yargısal denetim kademesini devre dışı bırakmak hedeflenmiştir.
3
Temyiz süresini kontrol etme
Temyiz süresi kararın tebliğinden itibaren 15 gündür.
Olağan yargılamadaki 30 günlük süre yerine ivedi usulde daha kısa bir hak düşürücü süre öngörülmüştür.

Key Concept

İvedi Yargılama Usulü ve Doğrudan Temyiz
Question 9Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, idare mahkemeleri tarafından verilen nihai kararlara karşı, özel kanunlarda aksine bir hüküm bulunmadığı sürece, kararın tebliğinden itibaren kaç gün içinde istinaf yoluna başvurulabilir?

Show answer & explanation

Answer: 30

Answer

İdari yargıda genel istinaf başvuru süresi 30 gündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 2. fıkrasına göre, istinaf yolu açık olan kararlara karşı, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde yetkili bölge idare mahkemesine başvurulabilir.

Step-by-Step Solution

1
İlgili yasal düzenlemenin tespit edilmesi.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) Madde 45.
İdari yargıdaki kanun yolları ve başvuru süreleri bu kanunla düzenlenir.
2
İstinaf başvuru süresinin belirlenmesi.
Kararın tebliğinden itibaren 30 gün.
Kanun maddesi, başka kanunlarda özel bir süre belirtilmedikçe genel süreyi 30 gün olarak belirlemiştir.

Key Concept

İstinaf Başvuru Süresi
Estimated Time:45s
Question 10Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, idare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf yoluna başvurulurken, istinaf dilekçesi kural olarak aşağıdakilerden hangisine hitaben yazılmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Kararı veren mahkemeye

Answer

İstinaf dilekçesi, kararı veren mahkemeye hitaben yazılmalıdır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 2. fıkrasına göre; istinaf başvurusu, kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile yapılır. Bu düzenleme, dilekçenin muhatabının kararı tesis eden ilk derece mahkemesi olduğunu açıkça belirtmektedir.

Step-by-Step Solution

1
2577 sayılı İYUK madde 45/2 hükmü incelenir.
İstinafın, kararı veren mahkemeye verilecek bir dilekçe ile isteneceği kuralı tespit edilir.
İdari yargılama usulünde kanun yolu başvurularında dilekçelerin hangi mercilere verileceği kanunla düzenlenmiştir.

Key Concept

İstinaf Başvuru Usulü

Practice More

İstinaf başvurusu için öngörülen genel süreyi ve hangi kararların kesin olduğunu gözden geçiriniz.
Estimated Time:45s
Question 11Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarına karşı, özel kanunlarda ayrı bir süre belirtilmedikçe uygulanacak genel temyiz süresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: 30 gün

Answer

İdari yargılama hukukunda genel temyiz süresi, kararın tebliğini izleyen günden itibaren otuz gündür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 48. maddesinde açıkça belirtildiği üzere, Danıştay dava dairelerinin nihai kararları ile bölge idare mahkemelerinin temyize tabi kararlarına karşı temyiz isteminde bulunma süresi otuz gündür. Bu süre, kararın taraflara tebliğ edildiği günü izleyen günden itibaren işlemeye başlar.

Step-by-Step Solution

1
Kanun yolu türünün belirlenmesi
Soru, Danıştay ve Bölge İdare Mahkemesi kararlarına karşı gidilen 'temyiz' yolunu sormaktadır.
Temyiz ve istinaf süreleri genel olarak aynı olsa da kanundaki dayanakları farklı maddelerde (İstinaf m.45, Temyiz m.48) düzenlenmiştir.
2
İlgili mevzuat hükmünün uygulanması
2577 sayılı İYUK'un 48. maddesinin 3. fıkrası uyarınca temyiz süresi belirlenmiştir.
Kanun koyucu, idari yargıdaki kanun yolları için standart bir süre belirleyerek hukuk güvenliğini sağlamayı amaçlamıştır.
3
Sürenin netleştirilmesi
Genel temyiz süresi 30 gündür.
Özel kanunlarda (örneğin ivedi yargılama) farklı hükümler bulunmadığı sürece bu süre esastır.

Key Concept

İdari Yargıda Temyiz Süresi
Estimated Time:45s
Question 12Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, ilk derece mahkemeleri olan idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı yapılan istinaf başvurularını incelemekle görevli ve yetkili yargı mercisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Bölge İdare Mahkemesi

Answer

İdare ve vergi mahkemelerinin kararlarına karşı istinaf incelemesi yapmaya yetkili yargı mercii Bölge İdare Mahkemesi'dir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 45. maddesine göre, idare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarına karşı, başka bir kanun yolu öngörülmedikçe, kararın tebliğinden itibaren 30 gün içinde Bölge İdare Mahkemesi'ne istinaf başvurusunda bulunulabilir. Bu nedenle istinaf incelemesini yapmaya yetkili olan merci Bölge İdare Mahkemesi'dir.

Step-by-Step Solution

1
Kararı veren ilk derece mahkemesini tespit et.
Karar, idare veya vergi mahkemesi tarafından verilmiştir.
İdari yargı sisteminde ilk derece mahkemelerinin belirlenmesi gerekir.
2
Başvurulan kanun yolunu tanımla.
Başvurulan yol 'istinaf' kanun yoludur.
İstinaf ve temyiz yollarının görevli mercileri farklıdır.
3
Yasal düzenleme uyarınca görevli mahkemeyi eşleştir.
2577 sayılı İYUK madde 45 gereği görevli merci Bölge İdare Mahkemesi'dir.
İstinaf incelemesi kural olarak bölge düzeyindeki üst mahkemelerce gerçekleştirilir.

Key Concept

İdari Yargıda İstinaf Mercii
Question 13Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) sisteminde, ilk derece mahkemesi kararlarının üst mahkemelerce denetlenmesi ve bu denetim sonucunda verilen kararların ilk derece mahkemeleri üzerindeki hukuki sonuçları ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Danıştayın temyiz incelemesi sonucunda verdiği bozma kararlarına karşı ilk derece mahkemelerinin direnme (ısrar) yetkisi bulunmamakta olup mahkemeler bu kararlara uymakla yükümlüdür.

Answer

İdari yargı sisteminde Danıştayın bozma kararlarına karşı direnme yasağı bulunmaktadır; mahkemeler bu kararlara uymakla yükümlüdür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 50. maddesinin 4. fıkrası açık bir hüküm içermektedir: 'Danıştay ilgili dairesinin bozma kararına uyulması zorunludur.' Bu hüküm uyarınca, ilk derece mahkemelerinin (İdare veya Vergi Mahkemeleri) Danıştayın bozma kararına karşı, adli yargıda olduğu gibi kendi kararında 'direnme' (ısrar etme) yetkisi bulunmamaktadır. Mahkeme, dosyayı yeniden ele aldığında Danıştayın bozma gerekçeleri doğrultusunda işlem yapmak ve karar vermekle mükelleftir.

Step-by-Step Solution

1
Kanun yolunun türünü belirleme
Temyiz incelemesi (Danıştay tarafından yapılan üst denetim)
Uyuşmazlığın en üst mercii olan Danıştayın denetim yetkisini anlamak için.
2
Bozma kararının niteliğini analiz etme
İYUK Madde 50/4: Bozma kararına uyma zorunluluğu
İdari yargıdaki hiyerarşik denetimin hukuki bağlayıcılığını saptamak için.
3
Adli yargı ile karşılaştırma yapma
Direnme (ısrar) hakkının bulunmaması
Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) ve Ceza Muhakemesi Kanunu (CMK) sistemlerindeki 'direnme' imkanının idari yargıda (İYUK) yer almadığını teyit etmek için.

Key Concept

İdari Yargıda Direnme Yasağı
Question 14Question

Enerji yatırımları kapsamında bir bölgede gerçekleştirilen acele kamulaştırma işlemine karşı taşınmaz maliki tarafından iptal davası açılmıştır. Davaya bakan idare mahkemesi, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine dair nihai kararını taraflara tebliğ etmiştir.

Türk idari yargılama hukukuna göre, davacı taşınmaz malikinin söz konusu nihai karara karşı başvurabileceği olağan kanun yolu ve süresi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tebliğ tarihinden itibaren 15 gün içinde Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulmalıdır.

Answer

İvedi yargılama usulüne tabi olan acele kamulaştırma davalarında verilen kararlara karşı istinaf yolu kapalıdır ve kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz başvurusunda bulunulmalıdır.
İdari yargılama mevzuatına göre acele kamulaştırma işlemleri ivedi yargılama usulüne tabidir. İvedi yargılama usulünde idare mahkemeleri tarafından verilen nihai kararlara karşı istinaf yoluna başvurulamaz. Bu kararlara karşı, kararın tebliğini izleyen günden itibaren on beş gün içinde doğrudan Danıştay'a temyiz yoluna başvurulması gerekmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Dava konusu işlemin hangi yargılama usulüne tabi olduğunu tespit etmek
Acele kamulaştırma işlemleri, idari yargılama mevzuatı uyarınca 'İvedi Yargılama Usulü'ne tabidir.
Uyuşmazlıkta uygulanacak kanun yolu ve süreleri, davanın tabi olduğu yargılama usulüne göre değişiklik gösterir.
2
İvedi yargılama usulünde kanun yollarını belirlemek
İvedi yargılama usulünde istinaf aşaması öngörülmemiştir. İdare mahkemesinin nihai kararlarına karşı doğrudan temyiz yoluna gidilir.
Kanun koyucu, belli konulardaki uyuşmazlıkların hızla çözümlenmesi amacıyla istinaf derecesini atlayarak doğrudan Danıştay incelemesini öngörmüştür.
3
İvedi yargılama usulündeki özel kanun yolu süresini uygulamak
Temyiz süresi genel usulde 30 gün iken, ivedi yargılama usulünde kararın tebliğinden itibaren 15 gündür.
Özel usul kuralları genel usul kurallarına göre öncelikli olarak uygulanır.

Key Concept

İvedi Yargılama Usulünde Kanun Yolları ve Süreleri
Question 15Question

İdari yargılama hukuku kuralları uyarınca, idare veya vergi mahkemelerinin verdiği bir karara karşı istinaf ya da temyiz yoluna başvurulmuş olmasının, söz konusu kararın yürütülmesi (icrası) üzerindeki temel hukuki etkisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kanun yoluna başvurulması, kural olarak mahkeme kararının yürütülmesini durdurmaz.

Answer

İdari yargıda kanun yollarına (istinaf veya temyiz) başvurulmuş olması, kural olarak mahkeme kararının yürütülmesini durdurmaz.
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 'Temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olmasının yürütmeye etkisi' başlıklı 52. maddesinin 1. fıkrasına göre; temyiz veya istinaf yoluna başvurulmuş olması, mahkeme kararının yürütülmesini durdurmaz. Bu temel kuralın amacı, idari yargı kararlarının idare tarafından geciktirilmeksizin uygulanmasını sağlamaktır. Yürütmenin durdurulabilmesi için, karara karşı kanun yoluna başvuran tarafın ayrıca 'yürütmenin durdurulması' talebinde bulunması ve mahkemenin de bu talebi kabul etmesi gerekir.

Step-by-Step Solution

1
İdari yargı kararlarına karşı kanun yollarına başvurulmasının sonuçlarını değerlendirmek.
İstinaf veya temyiz başvurusu yapıldığı tespit edilir.
Kararın icra edilebilirliği ile kanun yolu arasındaki ilişkiyi belirlemek için bu tespit gereklidir.
2
İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 52. maddesinin 1. fıkrasındaki kuralı uygulamak.
Kanun yoluna başvurulmasının yürütmeyi kendiliğinden durdurmadığı sonucuna varılır.
İdari yargı kararlarının kamu yararı gereği hızlıca uygulanması ilkesini teyit etmek için bu adım gereklidir.

Key Concept

İdari yargıda kanun yolu başvurusunun kararın yürütülmesine etkisi
Estimated Time:40s
Question 16Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 51. maddesinde düzenlenen "Kanun Yararına Temyiz" müessesesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş bulunan kararların, yürürlükteki hukuka aykırı bir sonucu ifade etmesi durumunda başvurulan bir yoldur.

Answer

Kanun yararına temyiz; istinaf veya temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşmiş bulunan ve yürürlükteki hukuka aykırı sonuçlar içeren kararlara karşı başvurulan olağanüstü bir kanun yoludur.
İstinaf veya temyiz incelemesinden geçmeden kesinleşmiş ve hukuka aykırı kararlara karşı başvurulan yolun Kanun Yararına Temyiz olduğu ifadesi İYUK madde 51 ile tam uyumludur.

Step-by-Step Solution

1
Kararın niteliğini belirlemek
İstinaf veya temyiz aşamasından geçmeden kesinleşmiş olması gerekir.
Olağan kanun yolları tükendiği veya bu yollara hiç başvurulamadığı durumlarda hukuk düzenini korumak için başvurulur.
2
Başvuru makamını kontrol etmek
Danıştay Başsavcısı.
Toplumsal menfaat ve hukukun birliğini koruma görevi Başsavcıya verilmiştir.
3
Kararın etkisini analiz etmek
Karar bozulsa dahi tarafların mevcut haklarını etkilemez.
Kesin hükmün otoritesini sarsmamak ancak yanlış hukuk uygulamasını işaret etmek amaçlanır.

Key Concept

Kanun Yararına Temyiz (İYUK m. 51)
Question 17Question

25772577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'na (I˙YUKİYUK) göre, kesinleşmiş bir mahkeme kararına karşı başvurulabilen olağanüstü bir kanun yolu olan "yargılamanın yenilenmesi" müessesesi ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: Mahkemenin görev ve yetki kurallarına aykırı bir şekilde davanın esasına girip karar vermiş olması bir yargılamanın yenilenmesi sebebidir.

Answer

Mahkemenin görev ve yetki kurallarına aykırı bir şekilde davanın esasına girerek karar vermiş olması, yargılamanın yenilenmesi sebebi değil, bir temyiz sebebidir.
Görev ve yetki kurallarına aykırılık, 25772577 sayılı I˙YUKİYUK madde 4949 uyarınca açık bir temyiz (bozma) sebebidir. Yargılamanın yenilenmesi ise madde 5353'te sınırlı sayıda sayılan (numerus clausus) hallerde başvurulabilen olağanüstü bir yoldur ve görev/yetki aykırılığı bu sebepler arasında yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
Yargılamanın yenilenmesi sebeplerini analiz et.
I˙YUKİYUK Madde 5353 kapsamında; sahtelik, hile, AİHM ihlal kararı, kesin hüküm ve yasaklı hakimin katılımı gibi sınırlı sayıda sebep sayılmıştır.
Olağanüstü kanun yolları ancak kanunda sınırlı olarak belirtilen hallerde uygulanabilir.
2
Temyiz incelemesi sebeplerini hatırla.
I˙YUKİYUK Madde 4949 uyarınca; görev ve yetki dışı işlere bakılması, hukuka aykırı karar verilmesi ve usul hataları temyiz bozma nedenleridir.
Hangi hukuka aykırılığın hangi kanun yoluna konu olacağını ayırt etmek gerekir.
3
Görev ve yetki aykırılığının statüsünü belirle.
Görev ve yetki kurallarına aykırılık, kararın hukukiliğini denetleyen 'temyiz' aşamasının konusudur; kesinleşmiş kararlar için öngörülen 'yargılamanın yenilenmesi' kapsamında değildir.
Yargılamanın yenilenmesi yolu, hukuki yorum hatalarından ziyade kararın temelindeki maddi vakıa ve dürüstlük ihlallerini (sahtelik, hile vb.) düzeltmeyi amaçlar.

Key Concept

Olağan ve Olağanüstü Kanun Yolları Ayrımı

Hints

1
Yargılamanın yenilenmesi (iade-i muhakeme) kesinleşmiş kararlar içindir; temyiz ise kesinleşmemiş kararların hukuki denetimi içindir.
2
Görev ve yetki gibi usul kurallarına aykırılıklar genellikle 'bozma' (temyiz) nedenidir.

Practice More

İstinaf ve temyiz incelemesinin kapsam farklarını (vakıa denetimi vs. hukukilik denetimi) gözden geçiriniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 18Question

Bir kamu kurumu çalışanı, kurum içi tesis edilen bir atama işleminin iptali istemiyle idare mahkemesinde dava açmıştır. İdare mahkemesi, dilekçe üzerinde yaptığı ilk inceleme sonucunda davacının söz konusu işlemle 'kişisel, meşru ve güncel bir menfaat bağının bulunmadığı' (ehliyet şartı eksikliği) gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir. Davacı, bu karara karşı süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur. İstinaf incelemesini yapan bölge idare mahkemesi ise davacının dava açma ehliyetinin bulunduğunu tespit etmiş ve istinaf başvurusunu haklı bulmuştur.

Buna göre, güncel İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) hükümlerine göre bölge idare mahkemesinin tesis etmesi gereken karar aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mahkeme kararını kaldırarak dosyayı yeniden bir karar verilmek üzere kararı veren idare mahkemesine göndermek

Answer

Bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararı kaldırarak dosyayı yeniden bir karar verilmek üzere kararı veren idare mahkemesine göndermelidir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 45. maddesinin 5. fıkrasına göre; bölge idare mahkemesi, ilk inceleme üzerine verilen kararlara karşı yapılan istinaf başvurusunu haklı bulursa, mahkeme kararını kaldırarak dosyayı yeniden karar verilmek üzere mahkemesine gönderir. Bu gönderme kararları kesindir. Olayda da dava ilk inceleme aşamasında (ehliyet yönünden) reddedildiği için BİM esasa girip karar veremez, dosyayı ilk derece mahkemesine geri göndermekle yükümlüdür.

Step-by-Step Solution

1
Davanın hangi aşamada reddedildiğini tespit et
Dava, esastan değil, ilk inceleme (ehliyet yönünden) aşamasında reddedilmiştir.
İYUK'a göre mahkemenin esastan verdiği kararlar ile ilk inceleme üzerine verdiği kararların istinaf incelemesindeki usulleri farklıdır.
2
İstinaf merciinin (BİM) ilk inceleme kararlarına karşı yetkisini belirle
İYUK Madde 45/5 kuralı uygulanır: İstinaf başvurusu haklı bulunursa BİM esasa girip karar veremez.
İlk derece mahkemesi henüz uyuşmazlığın esasını (maddi olguları) incelemediği için, iki dereceli yargılanma hakkının ihlal edilmemesi adına esastan inceleme ilk derece mahkemesince yapılmalıdır.
3
Kanunda öngörülen hukuki sonucu uygula
Bölge idare mahkemesi, ehliyet ret kararını kaldırarak dosyayı mahkemesine (kararı veren idare mahkemesine) kesin olarak geri gönderir.
Kanun koyucu, ilk inceleme meselelerindeki haklılık durumunda dosyanın esastan karara bağlanması için kararı veren mahkemeye iade edilmesini emretmiştir.

Key Concept

İstinaf İncelemesinde Verilecek Kararlar ve İlk İnceleme İstisnası
Question 19Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu (İYUK) uyarınca, Bölge İdare Mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği kararların hangilerinin Danıştay nezdinde temyiz edilebileceği kanunun 46. maddesinde sınırlı olarak sayılmıştır.

Buna göre, Bölge İdare Mahkemesi tarafından istinaf aşamasında verilen aşağıdaki kararlardan hangisine karşı Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulması mümkündür?

Show answer & explanation

Answer: Mahalli idarelerin (belediye, il özel idaresi vb.) genel düzenleyici işlemlerine karşı açılan iptal davalarında verilen kararlar

Answer

Mahalli idarelerin (belediye, il özel idaresi vb.) genel düzenleyici işlemlerine karşı açılan iptal davalarında verilen kararlara karşı Danıştay nezdinde temyiz yoluna başvurulabilir.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin (a) bendi uyarınca, düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davalarında verilen kararlar, istinaf incelemesinden geçmiş olması şartıyla Danıştay nezdinde temyiz edilebilir. Belediye veya il özel idaresi gibi mahalli idarelerin yönerge, yönetmelik gibi düzenleyici işlemleri bu kapsamdadır.

Step-by-Step Solution

1
Kanun yolunun belirlenmesi
İYUK 45 ve 46. maddelerin analizi
İdari yargıda kural olarak Bölge İdare Mahkemesi kararları istinaf aşamasında kesinleşir ancak 46. maddede sayılan istisnalar temyiz edilebilir.
2
Temyiz edilebilecek konuların tespiti
İYUK m. 46/a bendinin uygulanması
İlgili madde uyarınca 'Düzenleyici işlemlere karşı açılan iptal davaları' istinaf aşamasından sonra Danıştay'da temyiz edilebilir.
3
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Düzenleyici işleme ilişkin kararın doğru cevap olarak seçilmesi
Yürütmenin durdurulması itirazları, parasal sınır altındaki davalar ve kapsama girmeyen personel işlemleri istinafta kesinleşen kararlardır.

Key Concept

İdari yargıda kararların kesinleşmesi (Kesinlik Sınırı ve Temyiz Kapsamı)
Estimated Time:1m 30s
Question 20Question

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun (İYUK) 46. maddesinde Bölge İdare Mahkemesi dava dairelerinin hangi kararlarının Danıştayda temyiz edilebileceği tahdidi (sınırlı) olarak sayılmıştır. Bu maddede açıkça belirtilmeyen uyuşmazlıklar hakkında Bölge İdare Mahkemesince verilen kararlar kesin niteliktedir.

Buna göre, aşağıda belirtilen uyuşmazlıklardan hangisi hakkında Bölge İdare Mahkemesi dava dairesince verilen istinaf kararına karşı Danıştaya temyiz yoluna başvurulamaz?

Show answer & explanation

Answer: Bir devlet memurunun, kadro unvanı ve derecesi değişmeksizin hizmet gereği başka bir ilçeye 'naklen atanması' işlemine karşı açılan dava

Answer

Bir devlet memurunun hizmet gereği başka bir ilçeye naklen atanması işlemine karşı açılan dava sonucunda Bölge İdare Mahkemesince verilen karar kesindir ve bu karara karşı temyiz yoluna başvurulamaz.
Doğru cevap olan 'naklen atama' seçeneği, İYUK'un 46. maddesinde yer alan temyiz edilebilir davalar listesinde bulunmamaktadır. İdari yargılama sistemimizde, Bölge İdare Mahkemelerinin istinaf incelemesi sonucunda verdiği kararlar kural olarak kesindir; ancak Kanun'un 46. maddesinde tek tek (tahdidi) sayılan uyuşmazlıklarda Danıştaya temyiz yolu açılmıştır. Naklen atama işlemleri bu listede yer almadığı için Bölge İdare Mahkemesi kararı ile uyuşmazlık sona erer.

Step-by-Step Solution

1
Kanuni Dayanağın Belirlenmesi
2577 sayılı İYUK'un 46. maddesinin incelenmesi.
İdari yargıda hangi kararların temyiz edilebileceği bu maddede sınırlı olarak sayılmıştır (numerus clausus).
2
Seçeneklerin Madde Kapsamı ile Karşılaştırılması
Disiplin cezaları (m.46/c), imar planları (m.46/h), gümrük işlemleri (m.46/d) ve maden ruhsatları (m.46/e) temyiz kapsamındadır.
Maddede açıkça sayılan konular Danıştay denetimine açıktır.
3
İstisnanın Tespiti
Naklen atama/nakil işlemlerinin 46. maddede yer almadığının görülmesi.
Kamu görevlileriyle ilgili uyuşmazlıklarda sadece 'göreve son verme', 'emeklilik' ve 'disiplin cezaları' temyize tabidir; genel atama ve yer değiştirme işlemleri kapsam dışıdır.

Key Concept

Temyiz Edilebilirlik Sınırları (İYUK m. 46)

Practice More

İYUK m. 46 kapsamında yer alan parasal sınırların her yıl yeniden değerleme oranında arttığını ve tam yargı davalarında bu sınırın temyiz hakkı için kritik olduğunu unutmayın.
Estimated Time:1m 30s
Page 1 / 2Next