Devletin Yetkisi ve Bağışıklıkları

298 questions

Question 261Question

Sınırın hemen ötesinde, A Devleti topraklarında kurulu bir enerji santralinde meydana gelen teknik arıza sebebiyle soğutma havuzundaki radyoaktif sızıntı nehir sularına karışmıştır. Akıntıyla B Devleti’nin içme suyu kaynaklarına ulaşan bu sızıntı, B Devleti halkında ciddi sağlık sorunlarına ve kitlesel zehirlenmelere sebebiyet vermiştir. Bunun üzerine B Devleti, fiilin icra hareketleri kendi ülkesinde gerçekleşmemiş olmasına rağmen, ortaya çıkan neticenin kendi ülkesinde vuku bulması nedeniyle sorumlular hakkında yargılama süreci başlatmıştır.

Buna göre, B Devleti’nin söz konusu uyuşmazlıktaki yargı yetkisi aşağıdakilerden hangisine dayanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi

Answer

Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi, bir suçun unsurlarından birinin veya neticesinin devletin ülkesinde gerçekleşmesi durumunda o devlete yargı yetkisi tanır.
Nesnel (Objektif) mülkilik ilkesi, bir devletin kendi ülkesi dışında başlayan ancak unsurlarından biri veya doğrudan neticesi kendi ülkesinde gerçekleşen fiiller üzerinde yargı yetkisine sahip olmasıdır. Lotus davasında da teyit edildiği üzere, fiilin icra hareketleri ile neticesi farklı ülkelerdeyse, neticenin gerçekleştiği ülke nesnel mülkilik ilkesi uyarınca yetkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın nerede başlayıp nerede bittiğini tespit edin.
Fiil A Devleti'nde başlamış (sızıntı), ancak netice (zehirlenme) B Devleti'nde gerçekleşmiştir.
Mülkilik ilkesinin hangi alt türünün uygulanacağını belirlemek için icra ve netice yerleri ayrıştırılmalıdır.
2
B Devleti'nin yetki kullanma gerekçesini değerlendirin.
B Devleti, fiilin icra yeri değil, netice yeri olduğu için yetki kullanmaktadır.
Neticeye dayalı bu tür yetki kullanımı 'Nesnel Mülkilik' olarak adlandırılır.

Key Concept

Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi

Hints

1
Fiilin nerede hazırlandığına değil, fiziksel zararın nerede oluştuğuna odaklanın.
2
Bir devletin yetkisini, kendi ülkesinde gerçekleşen bir 'neticeye' dayandırması hangi mülkilik türüdür?
3
Lotus davasındaki 'bir geminin diğerine çarpması ve neticenin etkilenen gemide oluşması' mantığını hatırlayın.

Practice More

Lotus prensibinin günümüzde siber suçlar ve sınır aşan çevre kirliliği davalarındaki uygulamalarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 262Question

A Devleti Milli Eğitim Bakanlığı, B Devleti'nde yerleşik bir teknoloji firmasından, ülke genelindeki tüm devlet okullarında kullanılacak bir 'e-öğrenme platformu' tasarımı ve teknik desteği için bir hizmet sözleşmesi imzalamıştır. Sözleşmeden doğan ödeme yükümlülüklerinin yerine getirilmediği iddiasıyla ilgili şirket, B Devleti yerel mahkemelerinde A Devleti aleyhine alacak davası açmıştır. Günümüz uluslararası hukukunda genel kabul gören 'sınırlı yargı bağışıklığı' teorisi ve 2004 tarihli Devletlerin ve Mallarının Yargı Bağışıklığına İlişkin BM Sözleşmesi'ndeki yaklaşım dikkate alındığında, bu uyuşmazlıkta bağışıklık rejimiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İşlemin amacının eğitim gibi kamusal bir hizmete yönelik olması bağışıklık tanınması için yeterli değildir; işlemin bir özel hukuk sözleşmesi niteliği taşıması nedeniyle A Devleti yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Answer

İşlemin amacının kamusal olması bağışıklık için yeterli değildir; işlemin bir özel hukuk sözleşmesi niteliği taşıması nedeniyle yargı bağışıklığı tanınmaz.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, bir devletin yabancı bir devlet mahkemesindeki yargı bağışıklığı, işlemin 'amacına' (purpose) göre değil, 'hukuki niteliğine' (nature) göre belirlenir. Eğer yapılan işlem (hizmet alım sözleşmesi), bir özel kişinin de taraf olabileceği bir özel hukuk tasarrufu ise bu 'acta jure gestionis' olarak nitelendirilir ve devlet yargı bağışıklığından yararlanamaz. Eğitim hizmetinin kamusal olması işlemin amacına ilişkindir ve işlemin özel hukuk sözleşmesi olma niteliğini ortadan kaldırmaz.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığa konu olan işlemin türünü belirlemek
Hizmet alımı ve yazılım tasarımı sözleşmesi (Özel hukuk sözleşmesi)
Yargı bağışıklığının kapsamını belirlemek için işlemin egemenlik tasarrufu mu yoksa ticari tasarruf mu olduğu tespit edilmelidir.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisini uygulamak
İşlemin niteliği (hizmet sözleşmesi) esas alınır, amacı (kamu eğitimi) ikincil plandadır.
Modern uluslararası hukuk, devletlerin özel kişilerin de yapabileceği işlemler (jure gestionis) için yargılanabileceğini kabul eder.
3
Yargı yetkisi sonucuna varmak
B Devleti mahkemeleri uyuşmazlığı görmeye yetkilidir, A Devleti bağışıklık iddia edemez.
Ticari nitelikli bir sözleşme, devletin egemenlik gücünü kullanmadığı bir alan kabul edilir.

Key Concept

İşlemin Niteliği (Nature of the Act) vs. İşlemin Amacı (Purpose of the Act) Kriteri

Practice More

Devletin yargı bağışıklığından feragat etmesinin usulleri ve icra bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları inceleyiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 263Question

Uluslararası hukukta devletlerin cezai yargı yetkisini (criminal jurisdiction) tesis ederken başvurduğu ilkelerden biri; suç nerede işlenirse işlensin ve fail kim olursa olsun, suçun mağdurunun (victim) o devletin vatandaşı olmasına dayanır.

Buna göre; 20272027 yılında Güney Afrika Cumhuriyeti’nde düzenlenen bir madencilik zirvesine katılan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir girişimcinin, yerel bir grup tarafından yalnızca uyruğu nedeniyle hedef alınarak darp edilmesi ve tüm teknik ekipmanına el konulması olayında, Türkiye'nin bu suçun faillerini yargılama yetkisine sahip olduğunu ileri sürmesi aşağıdaki ilkelerden hangisiyle açıklanabilir?

Show answer & explanation

Answer: Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi)

Answer

Türkiye'nin yargı yetkisi talebinin temel dayanağı Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi) olarak tanımlanan hukuki prensiptir.
Doğru cevap olan Pasif Şahsilik İlkesi, uluslararası hukukta bir devletin kendi vatandaşına karşı yabancı bir ülkede işlenen suçlarda yargı yetkisine sahip olmasını ifade eder. Senaryoda mağdurun Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olması ve suçun yurt dışında (Güney Afrika) işlenmiş olması, bu ilkenin tipik bir uygulama örneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki tarafların uyruğu ve suçun işlendiği yer tespit edilir.
Mağdur Türk vatandaşı, failler yabancı uyruklu, olay yeri Güney Afrika (yabancı ülke).
Yargı yetkisi türünü belirlemek için fail, mağdur ve mekan arasındaki bağların analizi gerekir.
2
Devletin (Türkiye) hangi bağa dayanarak yetki talep ettiği incelenir.
Yargılama talebi, suçun mağdurunun Türk vatandaşı olması nedeniyle yapılmaktadır.
Aktif şahsilik failin, pasif şahsilik ise mağdurun vatandaşlığına odaklanır.
3
Uluslararası hukuk ilkeleriyle eşleştirme yapılır.
Mağdur odaklı bu yetki türü 'Pasif Şahsilik İlkesi'dir.
Bu ilke, vatandaşlarını yurt dışında işlenen suçlara karşı koruma amacına hizmet eder.

Key Concept

Pasif Şahsilik İlkesi, bir devletin kendi vatandaşına karşı yurt dışında işlenen suçlarda, mağdurun uyruğuna dayanarak yargı yetkisi tesis etmesidir.

Hints

1
Suçun işlendiği yere değil, suçtan zarar gören kişinin kimliğine odaklanın.
2
Uluslararası hukukta 'pasif' nitelemesi, devletin faille değil mağdurla olan vatandaşlık bağını temsil eder.

Practice More

Türk Ceza Kanunu'nun (TCK) 1212. maddesinde düzenlenen 'Vatandaşın Mağduriyeti' başlığını inceleyerek bu ilkenin Türk hukukundaki yansımasını görebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 264Question

Uluslararası hukukta "Troyka" olarak adlandırılan Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı, makamlarının temsil özelliği gereği özel bir statüye sahiptir. Buna göre, görev süresi devam eden bir Dışişleri Bakanı'nın yabancı bir devlet mahkemesi önündeki yargı bağışıklığı ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Görev süresi boyunca, hem resmi hem de özel tüm fiilleri için mutlak kişisel bağışıklığa (rationeratione personaepersonae) sahiptir.

Answer

Dışişleri Bakanı görev süresi boyunca, hem resmi hem de özel tüm fiilleri için mutlak kişisel bağışıklığa (rationeratione personaepersonae) sahiptir.
Uluslararası hukukta Troyka üyeleri (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı), görevde oldukları sürece yabancı devlet mahkemelerinin yargı yetkisinden tam ve mutlak bir muafiyete sahiptir. Bu bağışıklık türüne 'kişisel bağışıklık' (rationeratione personaepersonae) denir ve kişinin eyleminin resmi veya özel olması ya da göreve gelmeden önce gerçekleşmiş olması bu durumu değiştirmez. Bu ilke, Uluslararası Adalet Divanı'nın 2002 tarihli Demokratik Kongo Cumhuriyeti v. Belçika (Tutuklama Emri/Yerodia) davasında kesinleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Kişinin statüsünü belirle.
Dışişleri Bakanı, uluslararası hukukta 'Troyka' (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı, Dışişleri Bakanı) üyesidir.
Troyka üyeleri, devleti en üst düzeyde temsil ettikleri için en geniş bağışıklık rejimine tabidir.
2
Bağışıklığın türünü ve kapsamını analiz et.
Görev süresi devam ettiği için 'kişisel bağışıklık' (rationeratione personaepersonae) söz konusudur.
Kişisel bağışıklık, makamın onurunu ve işleyişini korumak amacıyla hem resmi hem özel fiilleri, hem de görev öncesi ve sırasındaki eylemleri kapsar.

Key Concept

Troyka Üyelerinin Kişisel Bağışıklığı (RationeRatione PersonaePersonae)

Practice More

Görev süresi dolan bir Troyka üyesinin, görev döneminde işlediği 'özel' nitelikli suçlardan dolayı yargılanıp yargılanamayacağını inceleyiniz.
Estimated Time:45s
Question 265Question

Türkiye Cumhuriyeti ile herhangi bir tabiiyet bağı bulunmayan yabancı uyruklu bir şahsın, bir Avrupa ülkesinde bulunduğu sırada Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin milli güvenliğini doğrudan ilgilendiren stratejik kamu haberleşme şifrelerini yasa dışı yollarla ele geçirmesi ve Türkiye'nin mali istikrarını hedef alarak sahte 'T.C. Hazine ve Maliye Bakanlığı' dış borçlanma senetleri düzenleyip uluslararası piyasaya sürmesi olayında; suçun Türkiye dışında işlenmiş olmasına ve failin yabancı olmasına rağmen Türk mahkemelerinin bu uyuşmazlıkta yargı yetkisine sahip olduğunu ileri sürmesi uluslararası hukukun hangi yetki ilkesine dayanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Koruma ilkesi

Answer

Doğru cevap, devletin hayati menfaatlerini korumayı amaçlayan koruma ilkesidir.
Koruma ilkesi, bir devletin suçun nerede işlendiğine ve failin kim olduğuna bakmaksızın; kendi güvenliğine, siyasi bağımsızlığına, toprak bütünlüğüne, mali sistemine (para basımı, kıymetli evrak) veya resmi belgelerine karşı işlenen belirli suçlarda yargı yetkisi kullanabilmesidir. Soruda verilen stratejik şifrelerin ele geçirilmesi (güvenlik) ve sahte hazine senedi düzenlenmesi (mali çıkar) bu ilkenin doğrudan uygulama alanına giren klasik örneklerdir.

Step-by-Step Solution

1
Olaydaki failin ve yerin hukuki durumunu analiz etme
Fail yabancı bir ülke vatandaşıdır ve fiil Türkiye sınırları dışında (Avrupa'da) gerçekleşmiştir.
Yargı yetkisinin mülkilik veya aktif şahsilik dışındaki istisnai hallerini belirlemek için gereklidir.
2
İşlenen suçun niteliğini ve hedef aldığı menfaati belirleme
Suç, devletin milli güvenliğini (haberleşme şifreleri) ve mali itibarını (hazine senetleri) hedef almaktadır.
Uluslararası hukukta koruma yetkisinin kullanılabilmesi için suçun devletin hayati çıkarlarını hedef alması gerekir.
3
Uygun yetki ilkesini seçme
Devletin varlığına, güvenliğine ve mali sistemine yönelik suçlar 'Koruma İlkesi' kapsamında değerlendirilir.
Bu ilke, devletin hayati çıkarlarını her türlü dış saldırıya karşı koruma hakkından doğar.

Key Concept

Koruma İlkesi (Protective Principle)

Practice More

Koruma ilkesinin Türk Ceza Kanunu'ndaki (TCK Madde 13) izdüşümlerini ve hangi suç tiplerinin bu kapsama girdiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 266Question

(A)(A) Devleti topraklarında yer alan bir radyo istasyonundan yapılan yayınlar aracılığıyla, komşu (B)(B) Devleti'ndeki belirli bir toplumsal gruba yönelik şiddet eylemleri teşvik edilmiştir. Bu yayınların doğrudan bir sonucu olarak (B)(B) Devleti sınırları içerisinde kamu düzeni ciddi şekilde bozulmuş ve yaygın maddi zararlar meydana gelmiştir. (B)(B) Devleti'nin, söz konusu fiilin kendi ülkesinde doğurduğu bu somut etkiler nedeniyle yargı yetkisini kullanması, uluslararası hukukta mülkilik ilkesinin hangi uygulama biçimi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi

Answer

Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi, bir suçun icra hareketleri başka bir devletin ülkesinde başlamış olsa dahi, suçun bir unsuru veya sonucunun yetki kullanan devletin ülkesinde gerçekleşmesi durumunda bu devlete yargı yetkisi tanır.
Mülkilik (territoriality) ilkesi, devletin kendi ülkesinde gerçekleşen fiiller üzerindeki tam yetkisini ifade eder. Bu ilkenin nesnel (objektif) boyutu, suçun dış ülkede başlayıp neticenin veya suçun kurucu bir unsurunun yetki isteyen devletin ülkesinde gerçekleşmesi durumunda uygulanır. Senaryoda yayınlar (A)(A)'da yapılmış ancak suçun sonucu olan kamu düzeni bozukluğu ve zararlar (B)(B)'de meydana geldiği için bu durum nesnel mülkilik kapsamında (B)(B)'ye yargı yetkisi verir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın mekan unsurlarını tespit etmek
Fiil (A)(A) Devleti'nde başlamış, somut zararlı netice (B)(B) Devleti'nde gerçekleşmiştir.
Mülkilik ilkesinin hangi yönde (başlangıç veya sonuç) işlediğini belirlemek için gereklidir.
2
Yargı yetkisi talebinin hukuki dayanağını analiz etmek
(B)(B) Devleti, kendi sınırları içindeki 'netice'ye dayanarak yetki kullanmaktadır.
Neticeye dayalı yetki tesisinin kavramsal adını koymak için bu adım zorunludur.
3
Uluslararası hukuk doktriniyle eşleştirmek
Neticenin gerçekleştiği yerin yetkisi 'nesnel mülkilik' olarak tanımlanır.
Mülkilik ilkesinin iki temel görünümü (öznel ve nesnel) arasındaki ayrımı doğrulamak için.

Key Concept

Mülkilik ilkesinin nesnel boyutu, suçun 'etki' veya 'sonuç' doğurduğu yerdeki devletin yargı yetkisini ifade eder.

Hints

1
Fiilin nerede başladığına değil, sonucun nerede gerçekleştiğine odaklanın.
2
Ülkesellik ilkesinin başlangıç ve bitiş noktalarına göre iki farklı isimlendirmesi olduğunu hatırlayın.
3
Eğer suç bir ülkede tamamlanıyorsa veya etkisi orada görülüyorsa bu 'Nesnel' bir durumdur.

Practice More

Lotus Davası'ndaki yargı yetkisi tartışmalarını nesnel mülkilik çerçevesinde incelemek konuyu pekiştirecektir.
Estimated Time:1m 15s
Question 267Question

A Devleti Turizm Bakanlığı, B Devleti'nde faaliyet gösteren bir medya planlama ajansı ile A Devleti'nin turistik bölgelerinin uluslararası tanıtımı amacıyla kapsamlı bir reklam ve dijital pazarlama sözleşmesi imzalamıştır. A Devleti, sözleşme uyarınca kararlaştırılan hizmet bedelini ajansa ödememiştir. Medya ajansı, alacağının tahsili amacıyla B Devleti mahkemelerinde A Devleti aleyhine bir tazminat davası açmıştır.

Günümüz uluslararası hukukunda genel kabul gören "sınırlı yargı bağışıklığı" (restrictiverestrictive immunityimmunity) teorisi uyarınca, B Devleti mahkemelerinin bu uyuşmazlıktaki yetkisine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sözleşme konusu işlemin niteliği itibarıyla özel hukuk işlemi (jurejure gestionisgestionis) sayılması nedeniyle A Devleti bu davada yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Answer

Sözleşme konusu işlemin niteliği itibarıyla özel hukuk işlemi (jurejure gestionisgestionis) sayılması nedeniyle A Devleti bu davada yargı bağışıklığından yararlanamaz.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi, devletlerin işlemlerini iki kategoriye ayırır. Devletin bir egemen güç olarak yaptığı işlemler (actaacta jurejure imperiiimperii) bağışıklık kapsamında kalırken; devletin bir özel hukuk kişisi gibi girdiği ticari ilişkiler ve sözleşmeler (actaacta jurejure gestionisgestionis) bağışıklık dışındadır. Medya ajansı ile yapılan reklam sözleşmesi, niteliği itibarıyla ticari bir sözleşme olduğu için A Devleti yargı bağışıklığından yararlanamaz ve B Devleti mahkemeleri davaya bakmaya yetkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlık konusu işlemin türünü belirle.
Bir devletin reklam ajansından hizmet satın alması, herhangi bir özel hukuk kişisinin de yapabileceği ticari/sözleşmesel bir işlemdir.
Yargı bağışıklığı teorileri, devletin eylemlerini egemenlik yetkisi (jurejure imperiiimperii) ve özel hukuk işlemleri (jurejure gestionisgestionis) olarak ikiye ayırır.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisini uygula.
Sınırlı bağışıklık teorisi uyarınca, devletler sadece egemenlik yetkisi kapsamındaki eylemleri için bağışıklıktan yararlanabilirler.
Devletlerin ticari faaliyetlere girmesi durumunda, diğer sözleşen tarafların haklarını korumak amacıyla yerel mahkemelerin yargı yetkisi kabul edilir.
3
Sonuca ulaş.
Dava konusu işlem ticari nitelikte olduğu için A Devleti B Devleti mahkemelerinde yargılanabilir.
İşlemin amacı kamu hizmeti (turizm tanıtımı) olsa dahi, niteliği bir hizmet alım sözleşmesi olduğu için bağışıklık tanınmaz.

Key Concept

Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinde temel kıstas işlemin 'amacı' değil, 'niteliği'dir (naturenature ofof thethe actact).

Hints

1
Devletin bir reklam ajansıyla sözleşme yapması, egemen bir otorite kullanımı mıdır yoksa ticari bir faaliyet midir?
2
Sınırlı bağışıklık teorisinde işlemin 'kamu yararı taşıması' (amaç) mı yoksa 'özel bir sözleşme olması' (nitelik) mi daha önemlidir?

Practice More

Devletin icra bağışıklığı ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları ve bir devletin ticari malları üzerindeki haciz imkanlarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 268Question

A Devleti’ne bağlı bir kamu iktisadi teşebbüsü olan "Devlet Tarım İşletmesi", B Devleti’nde yerleşik özel bir tohum ıslah firmasıyla, çiftçilere dağıtılmak üzere yüksek verimli tohum tedariki ve teknik destek hizmetini içeren ticari bir sözleşme imzalamıştır. Sözleşmenin ifası sırasında ortaya çıkan bir uyuşmazlık nedeniyle firma tarafından B Devleti mahkemelerinde tazminat davası açılmıştır. A Devleti mahkemede, bu faaliyetin ülkedeki tarımsal kalkınmayı desteklemek ve gıda güvenliğini sağlamak gibi "kamusal bir amaç" taşıdığını, bu nedenle egemenlik tasarrufu kapsamında yargı bağışıklığına sahip olduğunu savunmuştur.

Sınırlı (nisbi) yargı bağışıklığı teorisinin modern uluslararası hukuktaki uygulama esasları göz önüne alındığında, mahkemenin bu uyuşmazlıktaki tutumu aşağıdakilerden hangisi olmalıdır?

Show answer & explanation

Answer: Bağışıklık iddiası reddedilmelidir; zira işlemin niteliği itibarıyla (jure gestionis) özel bir hukuk kişisi tarafından da yapılabilecek ticari bir nitelik taşıması, işlemin amacından bağımsız olarak bağışıklığın tanınmaması için yeterlidir.

Answer

Mahkeme bağışıklık iddiasını reddetmelidir çünkü işlemin niteliği ticari (jure gestionis) bir karakter taşımaktadır.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisine göre devletler, sadece egemenlik haklarının kullanımıyla ilgili (jure imperii) eylemleri için bağışıklığa sahiptir. Bir devletin özel bir firma ile yaptığı tohum tedariki gibi ticari sözleşmeler (jure gestionis), işlemin nihai amacı ne kadar kamusal olursa olsun, niteliği itibarıyla özel hukuk alanına girer ve yabancı mahkemelerin yargı yetkisinden muaf değildir.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlık konusu işlemin türünün belirlenmesi.
İşlemin bir kamu iktisadi teşebbüsü tarafından yapılan ticari bir alım-satım ve hizmet sözleşmesi olduğu saptanmıştır.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinde egemenlik tasarrufu (jure imperii) ile özel hukuk tasarrufu (jure gestionis) ayrımı yapılır.
2
Modern uluslararası hukuktaki 'nitelik' ve 'amaç' kıstaslarının uygulanması.
İşlemin amacının (tarımsal kalkınma) kamusal olsa dahi, niteliğinin (ticari sözleşme) özel hukuk süjeleriyle benzer olması nedeniyle bağışıklık kapsamında olmadığı belirlenir.
Güncel uygulamada işlemin kamu yararı taşıması (amacının kamusal olması) bağışıklık tanınması için yeterli değildir; işlemin bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılıp yapılamayacağına (niteliğine) bakılır.
3
Hukuki sonucun tayin edilmesi.
A Devleti'nin yargı bağışıklığı savunması reddedilir ve B Devleti mahkemeleri davayı görmeye yetkili kabul edilir.
Sınırlı bağışıklık teorisi uyarınca devletlerin ticari faaliyetleri yargı denetimine tabidir.

Key Concept

Sınırlı (Nisbi) Yargı Bağışıklığı ve Nitelik Kıstası

Hints

1
Devletin yaptığı işlemin bir özel hukuk kişisi (şahıs veya şirket) tarafından da yapılıp yapılamayacağını düşünün.
2
Sınırlı bağışıklık teorisinde 'amaç' (niçin yapıldı?) ile 'nitelik' (işlem nedir?) arasındaki farkı hatırlayın; hangisi modern hukukta belirleyicidir?
3
Ticari sözleşmeler (acta jure gestionis) devletlerin egemen yetkilerini kullanmadığı alanlardır ve bu eylemlerde devletler yargı bağışıklığından yararlanamazlar.

Practice More

Devletin icra bağışıklığı (banka hesaplarına veya varlıklarına el konulup konulamayacağı) ile yargı bağışıklığı arasındaki farkları inceleyen bir soru çözebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 269Question

20252025 yılında Portekiz'in başkenti Lizbon'da bir hukuk bürosunda staj yapan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir genç, büro çıkışında bir Portekiz vatandaşı tarafından darp edilmiştir. Türkiye'nin, yurt dışında gerçekleşen bu olayda mağdurun kendi vatandaşı olmasına dayanarak yargı yetkisi tesis etmesi uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisiyle ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki) İlkesi

Answer

Pasif Şahsilik (Pasif Kişisel Yetki) İlkesi
Pasif şahsilik ilkesi, devletlerin cezai yargı yetkisini mağdurun uyruğuna dayandırmasıdır. Senaryoda Türk vatandaşı olan hukuk stajyerine karşı yurt dışında işlenen suçta mağdur Türk olduğu için Türkiye bu ilke çerçevesinde yetki talep edebilir.

Step-by-Step Solution

1
Mağdurun uyruğunu tespit edin.
Mağdur Türkiye Cumhuriyeti vatandaşıdır.
Yargı yetkisi ilkesini belirlemek için mağdur ve failin uyruklukları kritiktir.
2
Suçun işlendiği yer ve failin durumunu analiz edin.
Suç yurt dışında (Portekiz) yabancı bir fail tarafından işlenmiştir.
Eğer suç Türkiye'de işlenseydi mülkilik, fail Türk olsaydı aktif şahsilik ilkesi devreye girerdi.
3
Mağdurun uyruğuna dayalı yetki ilkesini eşleştirin.
Bu durum pasif şahsilik ilkesinin tanımıyla birebir örtüşmektedir.
Pasif şahsilik, mağdurun devletin vatandaşı olması durumunda devletin yetki kullanabilmesini sağlar.

Key Concept

Pasif şahsilik ilkesi, bir devletin, kendi vatandaşına karşı ülke dışında bir yabancı tarafından işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi tesis etmesidir.
Estimated Time:45s
Question 270Question

Uluslararası hukuk düzeninde devletlerin yargı yetkisini tesis ederken kullandıkları bazı yöntemler; suç ile devlet arasında herhangi bir toprak, failin vatandaşlığı veya mağdurun vatandaşlığı bağı bulunmasını şart koşmaz. Bu yaklaşımda asıl olan, işlenen suçun tüm uluslararası toplumu tehdit eden ve insanlığın ortak vicdanını yaralayan nitelikte olmasıdır.

Buna göre; açık denizlerdeki deniz haydutluğu, köle ticareti veya soykırım gibi eylemlerin, herhangi bir bağ aranmaksızın her devlet tarafından cezalandırılabilmesine olanak tanıyan yetki ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evrensellik İlkesi

Answer

Uluslararası hukukta herhangi bir toprak veya şahsi bağ aranmaksızın, suçun niteliği gereği her devletin yargılama yetkisinin bulunduğu ilke Evrensellik İlkesidir.
Evrensellik ilkesi, uluslararası hukukun en ağır ve tüm insanlığı tehdit eden suçları (soykırım, korsanlık, işkence vb.) için öngördüğü, suçun nerede işlendiğine veya tarafların kim olduğuna bakılmaksızın her devlete yargılama yetkisi veren özel bir hukuki rejimdir.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki temel kriteri belirle.
Suç ile devlet arasında hiçbir coğrafi (toprak) veya şahsi (fail/mağdur) bağ aranmadığı tespit edildi.
Evrensellik ilkesini diğer ilkelerden ayıran en önemli özellik bağsızlıktır.
2
Suçların niteliğini analiz et.
Korsanlık, köle ticareti ve soykırım gibi 'insanlığın ortak düşmanı' sayılan suçlar olduğu görüldü.
Bu tür suçlar uluslararası toplumun tamamına karşı işlenmiş kabul edilir (erga omnes).
3
Tanımlanan hukuki kavramı seçeneklerle eşleştir.
Bu özelliklerin tamamı Evrensellik İlkesi ile örtüşmektedir.
Diğer ilkeler mutlaka bir vatandaşlık veya egemenlik bağı gerektirir.

Key Concept

Evrensellik İlkesi (Universal Jurisdiction)
Estimated Time:45s
Question 271Question

AA Devleti'nin ulusal posta idaresi, BB Devleti'nde faaliyet gösteren özel bir tekstil firmasından personeli için üniforma satın almak üzere ticari bir sözleşme imzalamıştır. Sözleşme şartlarına rağmen ödemenin yapılmaması üzerine şirket, BB Devleti mahkemelerinde AA Devleti'ne karşı alacak davası açmıştır.

Günümüz uluslararası hukukunda kabul gören sınırlı (nisbi) yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, bu uyuşmazlıkla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Yapılan işlem bir özel hukuk/ticari tasarruf (acta jure gestionis) niteliğinde olduğundan AA Devleti bu uyuşmazlıkta yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Answer

Yapılan işlem bir özel hukuk/ticari tasarruf niteliğinde olduğundan devletin yargı bağışıklığından yararlanamayacağını belirten seçenek doğrudur.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisine göre, bir devletin yabancı mahkemelerdeki dokunulmazlığı mutlak değildir. Eğer devlet, özel bir kişi gibi ticari bir sözleşme yapmışsa (üniforma alımı gibi), bu işlem 'acta jure gestionis' (özel hukuk tasarrufu) sayılır ve bu durumlarda devletin yargı bağışıklığı bulunmaz. Bu nedenle mahkemenin davayı görme yetkisi vardır.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığa konu olan işlemin niteliğini analiz et.
Üniforma alımı için yapılan sözleşme, herhangi bir özel kişinin de yapabileceği ticari/özel hukuk niteliğinde bir işlemdir (acta jure gestionis).
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinde bağışıklığın sınırını belirlemek için işlemin niteliğine bakılır.
2
Sınırlı (nisbi) yargı bağışıklığı teorisini uyuşmazlığa uygula.
Devletler, sadece kamu gücüne dayanarak yaptıkları egemenlik tasarrufları (acta jure imperii) için bağışıklıktan yararlanabilirler; ticari işlemler için yargılanabilirler.
Modern uluslararası hukuk, devletlerin ticari hayata katılımının artması nedeniyle özel kişilerin haklarını korumak için bağışıklığı sınırlandırmıştır.

Key Concept

Sınırlı Yargı Bağışıklığı (Acta Jure Imperii vs. Acta Jure Gestionis Ayrımı)

Practice More

Devletin yargı bağışıklığının bulunmadığı durumlarda (ticari işlemler), davanın kazanılması halinde 'icra bağışıklığı' kurallarının ayrıca değerlendirilmesi gerektiğini unutmayın.
Estimated Time:45s
Question 272Question

Brezilya vatandaşı olan ve Türkiye ile herhangi bir uyrukluk bağı bulunmayan bir şahsın, Fransa’da bulunduğu esnada Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin resmi mühür ve damgalarını sahtecilik yoluyla taklit ederek Türkiye'nin mali güvenliğini hedef aldığı saptanmıştır. Bu olayda Türkiye'nin söz konusu şahıs üzerinde yargı yetkisi kullanabilmesini sağlayan temel uluslararası hukuk ilkesi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Koruma İlkesi

Answer

Türkiye'nin yargı yetkisi koruma ilkesine dayanmaktadır.
Uluslararası hukukta koruma ilkesi, bir devletin güvenliğini, siyasi bağımsızlığını veya ekonomik bütünlüğünü (para basımı, resmi mühür sahteciliği gibi) doğrudan tehdit eden suçlarda, failin uyruğuna veya suçun nerede işlendiğine bakılmaksızın o devlete yargı yetkisi tanır. Olayda resmi mühürlerin taklit edilmesi doğrudan devletin egemenlik haklarını hedef aldığı için Türkiye bu ilkeye dayanarak yargı yetkisi kullanabilir.

Step-by-Step Solution

1
Failin ve suçun işlendiği yerin tespit edilmesi
Fail yabancı uyrukludur ve suç Türkiye dışındaki bir ülkede işlenmiştir.
Mülkilik ve aktif şahsilik ilkelerinin bu durumda uygulanamayacağını anlamak için gereklidir.
2
Suçun hedefinin analiz edilmesi
Suç, Türkiye Cumhuriyeti'nin resmi mühürlerini ve mali güvenliğini hedef almaktadır.
Devletin hayati menfaatlerine (para, mühür, güvenlik) yönelik suçların koruma yetkisi kapsamına girdiğini belirlemek için gereklidir.
3
Diğer yetki ilkeleriyle karşılaştırma yapılması
Mağdur birey olmadığı için pasif şahsilik, suç tüm insanlığa karşı olmadığı için evrensellik dışlanır.
Kavramsal karışıklığı önleyerek doğru hukuki temele ulaşmak için gereklidir.

Key Concept

Koruma Yetkisi (Koruma İlkesi)
Estimated Time:1m 15s
Question 273Question

AA Devleti'nin kamu mülkiyetindeki bir kalkınma bankası, BB Devleti'nde ticari amaçlı bir gayrimenkul projesi yürütmek üzere yerel bir yüklenici firma ile sözleşme akdetmiştir. Sözleşme hükümlerinin ihlali iddiasıyla BB Devleti mahkemelerinde açılan davada AA Devleti, egemen bir devlet olması hasebiyle yargılanamayacağını ileri sürerek yargı bağışıklığı definde bulunmuştur.

Günümüz uluslararası hukukunda kabul gören sınırlı (nispi) yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, mahkemenin bu bağışıklık iddiasını değerlendirirken esas alması gereken temel ölçüt aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Sözleşme konusu işlemin hukuki niteliği itibarıyla bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılıp yapılamayacağı

Answer

Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi uyarınca, mahkemenin esas alması gereken temel ölçüt sözleşme konusu işlemin hukuki niteliği itibarıyla bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılıp yapılamayacağıdır.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisine göre, devletler sadece egemenlik yetkilerini kullanarak gerçekleştirdikleri işlemler (acta jure imperii) için bağışıklığa sahiptir. Ticari nitelikteki veya özel hukuk sözleşmesine dayanan işlemler (acta jure gestionis) bağışıklık dışındadır. Bir işlemin bu kapsamda olup olmadığını belirlemek için kullanılan en temel ölçüt 'işlemin niteliği' ölçütüdür. Eğer sözleşme konusu işlem (örneğin inşaat, mal alımı, kiralama) bir özel hukuk kişisi tarafından da yapılabilecek bir işlemse, devlet bu işlemden dolayı yabancı mahkemelerde yargılanabilir.

Step-by-Step Solution

1
Uyuşmazlığa konu olan işlemin türünü belirle.
İşlem, bir devlet bankası ile özel bir firma arasındaki gayrimenkul sözleşmesidir.
Bağışıklık teorileri işlemin türüne göre farklı sonuçlar doğurur.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin (restrictive theory) uygulama kriterini uygula.
İşlemin niteliği (nature), yani bir özel hukuk kişisi tarafından yapılıp yapılamayacağı test edilir.
Modern hukukta 'acta jure imperii' (egemenlik tasarrufları) ile 'acta jure gestionis' (ticari tasarruflar) ayrımı işlemin niteliğine göre yapılır.

Key Concept

Sınırlı (Nispi) Yargı Bağışıklığı ve İşlemin Niteliği Ölçütü

Practice More

Devletin yargı bağışıklığından feragat etmesi durumunda, bu feragatin icra bağışıklığını da kapsayıp kapsamadığını araştırınız.
Estimated Time:1m 15s
Question 274Question

Alfa Devleti vatandaşı olan bir doktorun, tatil için gittiği Beta Devleti'nde bir suç işlemesi durumunda; Alfa Devleti'nin bu kişiyi kendi vatandaşı olması nedeniyle yargılama yetkisini kullanması uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisi ile ifade edilir?

Show answer & explanation

Answer: Aktif şahsilik ilkesi

Answer

Aktif şahsilik ilkesi, devletin ülke dışında suç işleyen kendi vatandaşını yargılama yetkisini ifade eder.
Aktif şahsilik ilkesi, bir devletin kendi vatandaşının ülke dışında gerçekleştirdiği hukuka aykırı eylemlere karşı sahip olduğu yargılama yetkisidir. Soruda Alfa Devleti vatandaşı olan bir doktorun başka bir ülkede suç işlemesi ve Alfa Devleti'nin yargılama talebi, doğrudan failin (suçun öznesinin) vatandaşlığına dayandığı için bu ilke kapsamında yer alır.

Step-by-Step Solution

1
Failin (suçu işleyen kişinin) aidiyetini belirle.
Kişi Alfa Devleti vatandaşıdır.
Yargı yetkisinin dayanağını bulmak için failin statüsü kritiktir.
2
Yargı yetkisini kullanmak isteyen devleti belirle.
Alfa Devleti yargı yetkisi kullanmak istemektedir.
Devletin kendi vatandaşı üzerindeki şahsi yetkisini kullanıp kullanmadığını anlamak gerekir.
3
Failin vatandaşlığına dayalı uluslararası hukuk kuralını seç.
Aktif şahsilik ilkesi.
Uluslararası hukukta failin vatandaşlığı 'aktif şahsilik' olarak adlandırılır.

Key Concept

Aktif Şahsilik (Failin Vatandaşlığı) İlkesi

Hints

1
Yargılama yetkisinin failin mi yoksa mağdurun mu vatandaşlığına dayandığına dikkat edin.

Practice More

Vatandaşlık bağına dayalı diğer bir yetki olan pasif şahsilik ilkesini ve mağdurun haklarını inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:45s
Question 275Question

(A)(A) Devleti'nde üretilen ve içeriğinde uluslararası standartlara aykırı derecede yüksek oranda kimyasal atık barındıran bir endüstriyel gübre, (B)(B) Devleti'ne ihraç edilmiştir. Bu gübrenin (B)(B) Devleti'ndeki tarım arazilerinde kullanılması sonucunda toprak yapısı bozulmuş ve yer altı su kaynakları zehirlenmiştir. Söz konusu tarım arazilerinin sahipleri ve maddi zarara uğrayan şahıslar ise (C)(C) Devleti vatandaşıdır.

Bu olayda (B)(B) Devleti'nin, kendi ülkesinde meydana gelen çevre kirliliği ve maddi zarar nedeniyle yargı yetkisini kullanması, uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisi ile açıklanabilir?

Show answer & explanation

Answer: Nesnel (objektif) mülkilik ilkesi

Answer

Fiilin sonucunun veya etkisinin devletin kendi topraklarında meydana gelmesine dayanan Nesnel (Objektif) Mülkilik İlkesi
Mülkilik ilkesinin nesnel (objektif) görünümü, bir suçun veya hukuka aykırı fiilin başka bir devlet ülkesinde başlamasına rağmen, icra hareketlerinin bir kısmının veya asıl sonucunun yargı yetkisi kullanılmak istenen devletin ülkesinde gerçekleşmesi durumunda ortaya çıkar. Olayda gübre (A)(A) Devleti'nde üretilmiş olsa da, toprağın zehirlenmesi ve kirliliğin oluşması (B)(B) Devleti'nde meydana geldiği için bu devlet nesnel mülkilik uyarınca yetkilidir.

Step-by-Step Solution

1
Fiilin başlangıç noktasını tespit et.
Gübre üretimi ve ihracat hazırlığı (A)(A) Devleti'nde gerçekleşmiştir.
Yargı yetkisinin sınır ötesi etkisini anlamak için eylemin nerede başladığı önemlidir.
2
Fiilin sonucunun (netice) nerede gerçekleştiğini belirle.
Çevre kirliliği, toprak bozulması ve su kaynaklarının zehirlenmesi (B)(B) Devleti'nde gerçekleşmiştir.
Mülkilik ilkesi, suçun unsurlarından biri (fiil veya netice) ülkede gerçekleştiğinde devreye girer.
3
Neticeye dayalı yetki türünü tanımla.
Dışarıda başlayan bir fiilin içeride sonuç doğurması 'Nesnel Mülkilik' olarak adlandırılır.
Uluslararası hukukta (özellikle Lotus Davası prensibiyle) neticenin gerçekleştiği yer devleti yetkilidir.

Key Concept

Mülkilik ilkesi, bir devletin kendi sınırları içinde gerçekleşen olaylar üzerindeki tam yetkisini ifade eder; 'nesnel' türü ise sınır ötesi fiillerin yerel sonuçlarını kapsar.

Practice More

Lotus Davası'nda (Fransa v. Türkiye) gemilerin çarpışması sonucu ölüm olayının gemide gerçekleşmesinin mülkilik bağlamında nasıl değerlendirildiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 276Question

Uluslararası hukuk düzeninde bazı ağır suçlar, işlendikleri yer veya bu fiilleri gerçekleştirenlerin kimliği ne olursa olsun, tüm devletlerin ortak çıkarlarını ve uluslararası toplumun temel değerlerini tehdit eden "insanlık düşmanı" (hostis humani generis) eylemler olarak kabul edilir. Bu tür suçların faillerinin, suç ile devlet arasında toprak veya vatandaşlık gibi geleneksel bir bağ bulunmasa dahi herhangi bir devlet tarafından yargılanabilmesine olanak sağlayan yetki kriteri aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Evrensellik ilkesi

Answer

Evrensellik ilkesi
Evrensellik ilkesi, uluslararası hukukta deniz haydutluğu, soykırım ve savaş suçları gibi tüm insanlığın ortak düşmanı olarak görülen eylemler için, suçun işlendiği yerden bağımsız olarak her devlete yargılama yetkisi tanıyan istisnai bir kuraldır.

Step-by-Step Solution

1
Suç ile devlet arasındaki bağların incelenmesi
Soruda suçun işlendiği yer (toprak) veya kişilerin uyruğu (vatandaşlık) ile bir bağ bulunmadığı belirtilmiştir.
Geleneksel yargı yetkisi kriterlerinin (mülkilik ve şahsilik) devre dışı kaldığını anlamak için.
2
Suçun niteliğinin değerlendirilmesi
Suçlar "insanlık düşmanı" (hostis humani generis) ve uluslararası toplumun temel değerlerine saldırı olarak nitelendirilmiştir.
Bu tanım, deniz haydutluğu, soykırım ve insanlığa karşı suçlar gibi evrensel suçları işaret eder.
3
Hukuki ilkenin tespiti
Herhangi bir devletin, herhangi bir bağ olmaksızın yargılama yetkisi kullanabildiği tek ilke Evrensellik İlkesidir.
Uluslararası hukukta cezasızlığın önlenmesi amacıyla bu istisnai yetki tanınmıştır.

Key Concept

Evrensel yetki, suçun ciddiyeti nedeniyle suç ile devlet arasında yer veya şahıs bağı aranmaksızın her devletin yargılama yapabilmesini sağlar.
Estimated Time:1m 15s
Question 277Question

20262026 yılında Güney Kore’nin başkenti Seul’de bir araştırma projesinde görev alan Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı bir bilim insanı, şehir merkezinde bir Fransız vatandaşı tarafından fiziksel saldırıya uğrayarak yaralanmıştır. Türkiye Cumhuriyeti makamlarının, suçun mağdurunun kendi vatandaşı olmasına dayanarak bu suç üzerinde cezai yargı yetkisi tesis etmeye çalışması uluslararası hukukta aşağıdaki ilkelerden hangisi ile açıklanır?

Show answer & explanation

Answer: Pasif Şahsilik İlkesi

Answer

Türkiye Cumhuriyeti'nin, mağdurun kendi vatandaşı olmasına dayanarak yargı yetkisi kullanması Pasif Şahsilik İlkesi olarak ifade edilir.
Uluslararası hukukta bir devletin, kendi sınırları dışında kendi vatandaşlarına karşı işlenen suçlar üzerinde yargı yetkisi iddia etmesine 'Pasif Şahsilik İlkesi' denir. Bu ilkenin uygulanabilmesi için suçun mağdurunun ilgili devletin uyruğunda olması yeterlidir. Senaryoda Türkiye, bilim insanının (mağdurun) Türk vatandaşı olmasına dayanarak bu yetkiyi kullanmak istemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Olayın temel unsurlarını ayrıştırmak.
Suç mahalli: Güney Kore (Yabancı ülke), Fail: Fransız (Yabancı), Mağdur: Türk vatandaşı.
Yargı yetkisinin hangi unsura dayandırılacağını belirlemek için tarafların ve yerin bilinmesi gerekir.
2
Türkiye'nin yetki iddiasının hukuki dayanağını tespit etmek.
Türkiye, suçun mağdurunun (kurbanın) Türk vatandaşı olmasına dayanmaktadır.
Uluslararası hukukta yetki türleri; yer (mülkilik), fail (aktif şahsilik), mağdur (pasif şahsilik) veya konu (koruma) üzerinden belirlenir.
3
Mağdurun uyruğuna dayalı yetki ilkesini isimlendirmek.
Pasif Şahsilik İlkesi (Pasif Kişisel Yetki).
Devletin, kendi vatandaşına karşı ülke dışında işlenen suçlarda cezai yargı yetkisini kullanması bu kavramla karşılanır.

Key Concept

Pasif Kişisel Yetki (Pasif Şahsilik İlkesi)

Alternative Method

Soruyu çözerken 'Kimin suçu?' (Aktif) yerine 'Kime karşı işlendi?' (Pasif) sorusunu sormak doğru ilkeye hızla ulaşmanızı sağlar.
Estimated Time:50s
Question 278Question

Uluslararası hukukta devletin bağışıklıkları rejimi uyarınca, bir devletin yabancı bir devlet mahkemesi önünde yargı bağışıklığından feragat etmesi, otomatik olarak icra bağışıklığından da feragat ettiği anlamına gelmez. İcra bağışıklığı, devletin egemenlik yetkisine (jurejure imperiiimperii) dayanan mallarını cebri icradan korur. Buna göre, aşağıdaki devlet malvarlıklarından hangisi, uluslararası hukuk ilkeleri gereği icra bağışıklığından yararlanan ve haczedilemeyecek mallar arasında yer alır?

Show answer & explanation

Answer: Devletin merkez bankası veya benzeri parasal otoritesine ait olan ve resmi amaçlarla tutulan fonlar

Answer

Devletin merkez bankası veya benzeri parasal otoritesine ait olan ve resmi amaçlarla tutulan fonlar, egemenlik yetkisinin bir parçası kabul edildiği için icra bağışıklığından yararlanır.
Devletin merkez bankası veya parasal otoritesine ait fonlar, devletin kamu otoritesini temsil eden ve doğrudan egemenlik fonksiyonlarıyla bağlantılı olan varlıklardır. Uluslararası teamül hukukunda ve birçok uluslararası sözleşmede (örneğin 2004 BM Sözleşmesi), bu fonlar ticari amaçlı sayılmayacağı karine olarak kabul edilen ve icra bağışıklığına tabi olan mallar arasında sayılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Kavram Ayrımı
Yargı bağışıklığı ile icra bağışıklığının iki ayrı kurum olduğunun tespiti.
Bir devletin mahkemede yargılanmayı kabul etmesi, malvarlığına el konulmasını kabul ettiği anlamına gelmez.
2
Malın Niteliğini Belirleme
Malvarlığının jurejure imperiiimperii (egemenlik) mi yoksa jurejure gestionisgestionis (ticari) amaçlı mı olduğunun analizi.
Uluslararası hukukta sadece egemenlik amaçlı mallar icra takibinden korunur.
3
Sınıflandırma
Merkez bankası fonlarının devletin resmi parasal otoritesi sıfatıyla korunması gerektiğinin teyidi.
Merkez bankası varlıkları, devletin ekonomik egemenliğinin temel bir parçasıdır.

Key Concept

İcra bağışıklığının malın kullanım amacına göre belirlenmesi
Estimated Time:1m 30s
Question 279Question

Uluslararası hukukta "Troyka" (Devlet Başkanı, Hükümet Başkanı ve Dışişleri Bakanı) olarak kabul edilen makam sahiplerine tanınan yargı bağışıklıkları, bu kişilerin görevden ayrılmalarıyla birlikte kapsam ve nitelik bakımından önemli bir değişime uğramaktadır.

Buna göre, görev süresi dolan eski bir Dışişleri Bakanı'nın yabancı bir devletin yargı yetkisi karşısındaki durumuyla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Görev süresi içerisinde gerçekleştirdiği resmi nitelikteki eylemleri için işlevsel bağışıklığı (rationeratione materiaemateriae) devam ederken, özel nitelikteki fiilleri için yargı bağışıklığı sona erer.

Answer

Eski bir Dışişleri Bakanı'nın görev süresi bittikten sonra, görev dönemindeki resmi eylemleri için işlevsel bağışıklığı devam eder, ancak özel fiilleri üzerindeki bağışıklık koruması sona erer.
Uluslararası Adalet Divanı'nın 2002 tarihli *Tutuklama Emri* (Arrest Warrant/Yerodia) davasında belirttiği üzere, Troyka üyelerinin görev süresi dolduğunda mutlak olan kişisel bağışıklıkları sona erer. Bu aşamadan sonra kişi, görevdeyken gerçekleştirdiği resmi nitelikteki fiilleri için işlevsel bağışıklık korumasından yararlanmaya devam etse de, özel nitelikteki fiilleri (suçlar dahil) için yabancı mahkemeler önünde yargılanabilir hale gelir.

Step-by-Step Solution

1
Bağışıklık türlerinin ayrımını yapın.
Görevdeki Troyka üyeleri rationeratione personaepersonae (kişisel) bağışıklığa sahiptir; bu bağışıklık görevdeyken hem resmi hem özel tüm fiilleri kapsar.
Makamın kesintisiz temsili için mutlak koruma gereklidir.
2
Görev sonrası hukuki statüyü belirleyin.
Görev bitince rationeratione personaepersonae sona erer, yerini sadece resmi fiilleri kapsayan rationeratione materiaemateriae (işlevsel) bağışıklığa bırakır.
Uluslararası Adalet Divanı'nın Yerodia (2002) kararı bu geçişi netleştirmiştir.
3
Eylemlerin niteliğine göre yargı yetkisini analiz edin.
Özel nitelikteki fiiller (görev öncesi, sırası veya sonrası fark etmeksizin) yabancı mahkemelerce yargılanabilir hale gelir.
Kişisel bağışıklık zırhı kalktığı için yargı engeli ortadan kalkar.

Key Concept

Kişisel bağışıklık (rationeratione personaepersonae) görev süresince hem özel hem resmi fiilleri kapsayan mutlak bir korumayken; işlevsel bağışıklık (rationeratione materiaemateriae) sadece resmi fiilleri kapsayan ve görevden sonra da devam eden sınırlı bir korumadır.

Practice More

Uluslararası Adalet Divanı'nın 2002 tarihli Yerodia kararının içeriğini ve bağışıklık-cezasızlık ayrımını tekrar gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 280Question

AA Devleti, BB Devleti sınırları içerisinde faaliyet gösteren özel bir bilişim şirketinden, kendi gümrük kapılarında vergi denetimi amacıyla kullanılacak bir veri takip yazılımı satın almıştır. Yazılımın teslim edilmesine rağmen ödemenin gerçekleşmemesi üzerine şirket, BB Devleti mahkemelerinde AA Devleti aleyhine alacak davası açmıştır. Günümüz uluslararası hukukunda hakim olan "sınırlı yargı bağışıklığı" (restricted immunity) teorisi uyarınca, bu uyuşmazlıkla ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Sözleşme konusu işlemin doğası (nature) itibarıyla ticari bir alım-satım olması nedeniyle AA Devleti yargı bağışıklığından yararlanamaz.

Answer

Sözleşme konusu işlemin doğası (nature) itibarıyla ticari bir alım-satım olması nedeniyle A Devleti yargı bağışıklığından yararlanamaz.
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisi, devletlerin işlemlerini ikiye ayırır. Devletin egemenlik yetkisini kullanarak gerçekleştirdiği eylemler (egemenlik tasarrufu/jure imperii) bağışıklık kapsamındayken, tıpkı özel hukuk kişileri gibi gerçekleştirdiği ticari veya özel hukuk işlemleri (jure gestionis) bağışıklık kapsamında değildir. Bir yazılım satın alma sözleşmesi, işlemin amacı gümrük hizmeti olsa bile, doğası gereği ticari bir sözleşme olduğu için mahkemeler yargılama yetkisine sahiptir.

Step-by-Step Solution

1
İşlemin hukuki niteliğini analiz etme.
Yazılım satın alma sözleşmesi, tarafların eşit statüde olduğu bir ticari işlemdir (acta jure gestionisacta\ jure\ gestionis).
Devletin egemenlik gücünü kullanarak yaptığı işlemler (acta jure imperiiacta\ jure\ imperii) ile özel bir kişi gibi hareket ettiği işlemlerin ayrılması gerekir.
2
Sınırlı yargı bağışıklığı teorisinin kriterlerini uygulama.
İşlemin 'amacı' (gümrük hizmeti) değil, 'doğası' (ticari sözleşme) esas alınır.
Modern uluslararası hukukta, devletlerin ticari faaliyetlerini yargı denetimi dışında tutmamak için 'doğa' (nature) testi uygulanır.
3
Bağışıklık durumunu saptama.
Ticari nitelikli işlem nedeniyle yargı bağışıklığı tanınmaz ve yerel mahkeme yetkilidir.
Sınırlı bağışıklık teorisi, devletlerin ticari tasarrufları için yargı muafiyetinden yararlanmasını engeller.

Key Concept

Sınırlı Yargı Bağışıklığı (Doğa vs. Amaç Testi)

Hints

1
Devletin yaptığı her işlem otomatik olarak bağışıklık kazandırır mı yoksa işlemin 'ticari' olup olmaması fark eder mi?
2
Modern hukukta bir işlemin 'neden' yapıldığına (amaç) mı yoksa 'ne' olduğuna (doğa/nitelik) mı bakılır?

Practice More

Devletin yargı bağışıklığından feragat etmesi durumunda, bu feragatin 'icra bağışıklığını' (mallara el koyma) da kapsayıp kapsamadığını araştırınız.
Estimated Time:1m 30s
PreviousPage 14 / 15Next