Uluslararası Hukukun Kişileri
309 questions
Uluslararası hukukta devletlerin bir araya gelerek oluşturdukları birleşik yapılar; egemenliğin kullanımı, uluslararası hukuk kişiliğinin mevcudiyeti ve dış temsil yetkisi (jus legationis) gibi kriterler açısından farklılık göstermektedir. Bu birleşme türlerinin hukuki rejimine ve uluslararası hukuk süjeliğine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukukta devletlerin "asli ve tam" süjeler olmasına karşılık, uluslararası örgütlerin hukuk süjeliği ve bu kişiliğin sınırları, devletlerin iradeleriyle yaratılan "türev" bir nitelik taşır. Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) 1949 tarihli "Birleşmiş Milletler Hizmetinde Uğranılan Zararların Tazmini" (Reparation for Injuries) danışma görüşü, bu konudaki hukuki çerçevenin belirlenmesinde en önemli emsaldir.
Buna göre, uluslararası örgütlerin hukuki kişiliği ve bu kişiliğin kapsamına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Uluslararası hukukta devletin kurucu unsurları; ülke ve nüfus gibi maddi unsurlar ile egemenlik ve hükümet gibi hukuki/siyasal unsurlar olarak iki ana grupta sınıflandırılmaktadır.
Buna göre, 1933 tarihli Montevideo Sözleşmesi'nde de vurgulanan ve bir siyasi birimin uluslararası hukukta 'asli süje' sıfatıyla bağımsız bir şekilde hak ve borç edinebilmesini, diğer devletlerle hukuki ilişkiler kurabilmesini sağlayan temel unsur aşağıdakilerden hangisidir?
Modern uluslararası hukukta devletin 'asli süje' olarak varlık kazanması ve hukuki nitelikleri ile ilgili olarak aşağıda yer alan ifadelerden hangisi yanlıştır?
Uluslararası hukukta devlet birleşmeleri; birleşen birimlerin egemenlik yetkileri, dış temsil kapasiteleri ve uluslararası hukuk kişiliği kazanma süreçleri bakımından farklı hukuki sonuçlar doğurur.
ve devletlerinin aynı hükümdar tarafından yönetildiği, ancak her iki devletin de ayrı anayasalara, bağımsız antlaşma yapma yetkilerine ve ayrı vatandaşlık rejimlerine sahip olduğu bir yapı ile; bu iki devletin ortak bir hükümdar altında dış ilişkilerde ve savunmada tek bir süje olarak hareket ettiği yapı karşılaştırıldığında, aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?
Uluslararası hukukta devletlerin tanınması kural olarak devletlerin egemenlik yetkileri çerçevesinde kullandıkları takdiri bir işlem olsa da; Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nin 1970 tarihli ve 283 sayılı kararı (Namibya vakası) ve Uluslararası Hukuk Komisyonu'nun (UHK) 'Devletin Uluslararası Hukuka Aykırı Fiillerinden Doğan Sorumluluğu' taslak metninin 41. maddesi çerçevesinde, emredici bir normun (jus cogens) ciddi ihlali ile ortaya çıkan durumların tanınmaması bir yükümlülük (duty of non-recognition) olarak kabul edilmektedir. Bu yükümlülüğün hukuki mahiyeti, kapsamı ve istisnaları dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Modern uluslararası hukukta bireylerin (gerçek kişilerin) hukuki statüsüyle ilgili şu değerlendirmeler yapılmaktadır:
I. Bireylerin uluslararası ceza mahkemeleri nezdinde soykırım veya insanlığa karşı suçlardan doğrudan sorumlu tutulabilmeleri "pasif ehliyet" kapsamında değerlendirilir.
II. Bireylerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) gibi uluslararası yargı organlarına doğrudan başvuruda bulunabilmeleri "aktif ehliyet"in bir tezahürüdür.
III. Bireylerin sahip olduğu bu hak ve sorumluluklar, onları uluslararası hukukun devletlerle eş düzeyde "asli ve tam" süjesi haline getirmiştir.
IV. Bireylerin uluslararası hukuk kişiliği, devletlerin ortak iradesi ve antlaşmalarla belirlendiği için "türev" (derivative) bir nitelik taşır.
Buna göre, yukarıdaki ifadelerden hangileri bireylerin uluslararası hukuk kişiliğinin modern karakterini ve sınırlarını doğru şekilde yansıtmaktadır?
Uluslararası hukukta bir devletin ülkesi üzerindeki egemenliğinin başka bir devlete geçmesi (devletlerin halefiyeti) durumunda uygulanacak hukukî rejim, halefiyetin hangi yolla gerçekleştiğine ve ilgili devletlerin statüsüne göre farklılık arz etmektedir.
1978 tarihli Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Hakkında Viyana Sözleşmesi hükümleri ve uluslararası teâmül hukuku dikkate alındığında, devletlerin halefiyeti rejimine ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukukta devletlerin halefiyeti (state succession) rejimine ilişkin genel kabul görmüş kurallar ve ilgili Viyana Sözleşmeleri dikkate alındığında, selef devletin taraf olduğu antlaşmaların halef devlete intikaliyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukukta devletlerin 'asli' ve 'tam' süje olma niteliğine karşın, uluslararası örgütler devletlerin iradesiyle ve belirli fonksiyonları yerine getirmek amacıyla kurulan 'türev' süjelerdir. 1949 tarihli 'Birleşmiş Milletler Hizmetinde Uğranılan Zararların Tazmini' (Reparation for Injuries) davasında Uluslararası Adalet Divanı (UAD), Birleşmiş Milletler’in (BM) üye olmayan bir devlete karşı uluslararası tazminat talebinde bulunup bulunamayacağını değerlendirirken örgütün 'objektif' hukuki kişiliği kavramına vurgu yapmıştır.
Bu bağlamda, uluslararası örgütlerin 'objektif' hukuki kişiliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukuk doktrininde bir siyasi oluşumun devlet niteliği kazanması ve uluslararası hukuk süjesi haline gelmesiyle ilgili tartışmalar devam etmektedir. 1933 Montevideo Sözleşmesi ile de desteklenen; bir devletin varlığının diğer devletler tarafından tanınmasından bağımsız olduğunu, tanımanın yalnızca mevcut bir hukuki durumun saptanması ve diplomatik ilişkilerin kurulması iradesinin beyanı olduğunu savunan teori aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası hukuk uygulamasında devletlerin tanınması usullerinden biri olan 'de facto tanıma' (fiili tanıma) ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukukta, bir devlette darbe veya ihtilal gibi anayasa dışı yollarla gerçekleşen iktidar değişimleri sonucunda gündeme gelen "hükümetlerin tanınması" kurumu, devletin sürekliliği ilkesi ile siyasi meşruiyet arasındaki dengeyi belirler. Hükümetlerin tanınmasına ilişkin doktrinler ve bu sürecin hukuki etkileri göz önüne alındığında, aşağıdaki ifadelerden hangisi uluslararası hukuk normlarına ve devletler pratiğine uygundur?
Uluslararası hukuk kişiliği (süjeliği) bağlamında, devletlerin sahip olduğu "asli" ve "tam" kişilik ile bireylerin (gerçek kişilerin) statüsü arasındaki temel farklar önem arz etmektedir. Buna göre, bireylerin uluslararası hukuk düzenindeki statüsüyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
1978 tarihli Devletlerin Antlaşmalara Halefiyeti Hakkında Viyana Sözleşmesi ve uluslararası hukuk teamülleri uyarınca, devletlerin halefiyeti sürecinde selef devletin taraf olduğu antlaşmaların akıbetiyle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası Adalet Divanı (UAD), 1949 tarihli "Birleşmiş Milletler Hizmetinde Uğranılan Zararların Tazmini" (Reparation for Injuries) danışma görüşünde; Birleşmiş Milletler'in (BM), bir üye devletin yanı sıra üye olmayan bir devlete karşı da uluslararası hak talebinde bulunabileceğine hükmetmiştir. Divan, bu yetkiyi örgütün sahip olduğu "objektif uluslararası kişilik" kavramına dayandırmıştır.
Buna göre, BM özelinde ifade edilen "objektif uluslararası kişilik" kavramının hukuki sonucu aşağıdakilerden hangisidir?
Uluslararası hukuk süjesi olarak devletlerin bir araya gelerek oluşturdukları birleşik yapılar; egemenliğin paylaşımı, dış temsil yetkisi ve üye birimlerin uluslararası hukuk kişiliğini muhafaza edip etmemesi bakımından farklı hukuki rejimlere tabidir. Özellikle "Hakkı Birlik" (Real Union) ve "Konfederasyon" modelleri, bu tüzel kişilik meselesi üzerinden birbirlerinden kesin çizgilerle ayrılmaktadır.
Buna göre; Hakkı Birlik ile Konfederasyon yapılarının uluslararası hukuk kişiliği ve antlaşma yapma yetkisi bakımından karşılaştırılmasına ilişkin aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
Uluslararası hukukta devletlerin "asli" ve "tam" süje olmasına karşılık, uluslararası örgütlerin hukuki kişiliği ile ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?
tarihli Montevideo Devletlerin Hak ve Ödevleri Sözleşmesi'nin . maddesinde devletin uluslararası hukuk kişisi sayılabilmesi için gerekli olan kurucu unsurlar arasında "diğer devletlerle ilişki kurma kapasitesi" ( ) de sayılmıştır. Modern uluslararası hukuk doktrininde bu dördüncü unsur, devletin varlığı bakımından temel olarak aşağıdakilerden hangisinin bir karşılığı olarak kabul edilmektedir?
Modern uluslararası hukukta bireyin (gerçek kişinin) süje niteliği kazanması, devletlerin asli ve tam kişiliğinden farklı olarak belirli normatif sınırlarla çevrilidir. Bu çerçevede, bireyin uluslararası hukuk kişiliğinin 'türev' (derivative) ve 'sınırlı' (limited) olma özellikleri ile aktif ve pasif ehliyeti dikkate alındığında, aşağıdakilerden hangisi bireyin hukuki durumunu en doğru şekilde ifade etmektedir?