Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite

227 questions

Question 141Question

6.56.5 yaşında bir kız çocuk; halsizlik, kabızlık ve okul başarısında düşüş şikayetleri ile polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede boyu 105105 cm (3.3. persentil), vücut ağırlığı 2222 kg (5075.50-75. persentil) olarak ölçülüyor. Muayenede Tanner evre 33 meme gelişimi ve galaktore saptanırken, pubik ve aksiller kıllanma izlenmiyor. Pelvik ultrasonografide bilateral multikistik overler ve fundus/serviks oranı artmış uterus izleniyor. Kemik yaşı 4.54.5 yıl olarak raporlanan bu hastada en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Primer hipotiroidi

Answer

Primer hipotiroidi (Van Wyk-Grumbach Sendromu)
Hastadaki boy kısalığı, kemik yaşı geriliği, halsizlik ve kabızlık gibi bulgular primer hipotiroidiyi göstermektedir. Primer hipotiroidide TSH seviyeleri aşırı yükselir. TSH ve FSH'ın alfa alt birimleri aynı, beta alt birimleri ise benzerdir. Çok yüksek TSH düzeyleri, overlerdeki FSH reseptörlerine bağlanarak 'cross-reactivity' (çapraz etkileşim) yoluyla overleri uyarır; bu da östrojen sentezine, meme gelişimine ve endometrium uyarısına yol açar. Ayrıca TRH artışı prolaktini de artırarak galaktoreye neden olur.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın boy ve kemik yaşı verilerini analiz et.
Boy 3.3. persentilde (kısa) ve kemik yaşı 4.54.5 yıl (kronolojik yaştan 22 yıl geri).
Pubertat prekoks durumlarında genellikle kemik yaşı ileri ve boy uzundur; bu paradoksal durum (kısalık + geri kemik yaşı) hipotiroidiyi düşündürür.
2
Pubertal bulguları ve ek semptomları (galaktore, kabızlık) değerlendir.
Meme gelişimi ve galaktore var, halsizlik ve kabızlık hipotiroidi ile uyumlu.
Hipotiroidide artan TRH, prolaktin salgısını uyararak galaktoreye neden olur.
3
Hormonal etkileşimi (cross-reactivity) yorumla.
Aşırı yüksek TSH, FSH reseptörlerini uyararak over kistlerine ve meme gelişimine yol açar.
Bu tabloya Van Wyk-Grumbach Sendromu denir ve tedavisi tiroid hormon replasmanıdır.

Key Concept

Van Wyk-Grumbach Sendromu: Ağır primer hipotiroidinin pubertat prekoks, galaktore ve kemik yaşı geriliği ile karakterize tablosudur.

Practice More

Tiroid hormon replasman tedavisi sonrası pubertal bulguların ve over kistlerinin nasıl gerilediğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 142Question

2222 yaşında kadın hasta, ergenlik döneminden itibaren devam eden adet düzensizliği (355035-50 günde bir adet görme) ve son iki yıldır artış gösteren tüylenme şikayeti ile başvuruyor. Fizik muayenesinde vücut kitle indeksi 24 kg/m224\ kg/m^2 ve Ferriman-Gallwey skoru 1010 (çene, üst dudak ve karın alt bölgesinde sert kıllar) olarak saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum total testosteron düzeyi 75 ng/dL75\ ng/dL (normal: 1560 ng/dL15-60\ ng/dL), prolaktin ve TSH düzeyleri normal sınırlarda bulunuyor. Pelvik ultrasonografide her iki overde 1212'şer adet, 58 mm5-8\ mm çapında folikül izleniyor; over hacimleri 8 ml8\ ml ve 9 ml9\ ml olarak ölçülüyor.

Bu hastada Rotterdam kriterlerine göre Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısını kesinleştirmek için atılması gereken en uygun adım aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Erken foliküler fazda serum 17hidroksiprogesteron17-hidroksiprogesteron düzeyi ölçülerek non-klasik konjenital adrenal hiperplazinin dışlanması

Answer

PKOS tanısını kesinleştirmek için non-klasik konjenital adrenal hiperplaziyi dışlayan bazal 17hidroksiprogesteron17-hidroksiprogesteron ölçümü en uygun adımdır.
Bu hastada oligomenore (>35> 35 günde bir adet) ve hiperandrojenizm (hirsutizm ve total testosteron yüksekliği) mevcuttur. Rotterdam kriterlerine göre bu iki bulgu, ayırıcı tanıda yer alan diğer hastalıklar dışlandığı takdirde PKOS tanısı için yeterlidir. Polikistik Over Sendromu tanısında en kritik basamaklardan biri, klinik olarak PKOS'u taklit edebilen non-klasik konjenital adrenal hiperplazinin (NCAH) dışlanmasıdır. Bunun için de en uygun ilk adım, foliküler fazda bazal 17hidroksiprogesteron17-hidroksiprogesteron (17OHP17-OHP) düzeyine bakılmasıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın klinik ve laboratuvar bulgularını Rotterdam kriterlerine göre değerlendir.
Hastada oligo-anovülasyon (adet düzensizliği) ve hiperandrojenizm (hirsutizm ve yüksek testosteron) mevcuttur. USG bulguları (hacim <10 ml< 10\ ml) PCO görünümü kriterini karşılamasa da, 33 kriterden 22'si mevcuttur.
Tanı için 3 kriterden en az 2'sinin varlığı gereklidir.
2
Dışlanması gereken diğer endokrin patolojileri gözden geçir.
TSH ve Prolaktin zaten normal bulunmuştur. Klinik tabloya en çok benzeyen ve mutlaka dışlanması gereken durum NCAH'dır.
PKOS tanısı koymadan önce hiperandrojenizme neden olan diğer spesifik hastalıkların (NCAH, Cushing, tümörler) dışlanması zorunludur.
3
NCAH taraması için en uygun testi belirle.
Bazal (erken foliküler fazda sabah saatlerinde) 17hidroksiprogesteron17-hidroksiprogesteron ölçümü yapılır.
Basal 17OHP<2 ng/mL17-OHP < 2\ ng/mL olması NCAH'yi yüksek oranda dışlar.

Key Concept

Polikistik Over Sendromu (PKOS) Tanısal Yaklaşımı ve Dışlama Prensipleri

Practice More

PKOS fenotiplerini (Fenotip A, B, C, D) ve bunların metabolik risk açısından farklarını gözden geçirebilirsiniz.
Estimated Time:1m 30s
Question 143Question

Yirmi beş yaşında kadın hasta, son iki yıldır yüz ve göğüs bölgesinde artan tüylenme şikayetiyle başvuruyor. Hastanın menarşından itibaren adetleri 2828-3030 günde bir düzenli olarak gerçekleşmektedir. Yapılan fizik muayenesinde Ferriman-Gallwey skoru 1212 olarak saptanıyor. Pelvik ultrasonografide over hacimleri sırasıyla 1111 mLmL ve 1313 mLmL olup, her iki overde periferik yerleşimli çok sayıda 33-77 mmmm çapında folikül izleniyor.

Laboratuvar tetkik sonuçları:
- 1717-OHOH progesteron: 1.01.0 ng/mLng/mL (Normal: <2<2)
- TSHTSH: 2.02.0 mIU/LmIU/L
- Prolaktin: 1212 ng/mLng/mL

Bu klinik ve laboratuvar bulgularına göre en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Polikistik over sendromu

Answer

Polikistik over sendromu (PKOS)
Polikistik Over Sendromu tanısında güncel olarak kabul edilen Rotterdam kriterleri uyarınca hastanın üç kriterden (oligomenore/anovulasyon, klinik veya biyokimyasal hiperandrojenizm, polikistik over görünümü) en az ikisini karşılaması gerekir. Bu vakada Ferriman-Gallwey skorunun 1212 olması klinik hiperandrojenizmi, ultrasonografide saptanan folikül sayısı ve over hacim artışı ise polikistik over görünümünü temsil eder. Adetlerin düzenli olması tanıyı dışlamaz, aksine bu hastayı 'Fenotip C' (Ovülatuar PKOS) kategorisine sokar.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın Rotterdam kriterlerine uyumunu değerlendir.
Hasta klinik hiperandrojenizm (hirsutizm) ve ultrasonografik polikistik over görünümü (PCO) kriterlerini karşılamaktadır.
Rotterdam kriterleri (2003) uyarınca; oligo-anovulasyon, hiperandrojenizm ve polikistik over görünümü kriterlerinden en az ikisinin varlığı tanı için yeterlidir.
2
Ayırıcı tanı için laboratuvar verilerini incele.
1717-OHOH progesteron (1.01.0 ng/mLng/mL) ile NCAH; TSH ve Prolaktin değerleri ile diğer endokrinopatiler dışlanmıştır.
PKOS bir dışlama tanısıdır; diğer androjen fazlalığı nedenlerinin ekarte edilmesi gerekir.
3
Hastanın spesifik klinik fenotipini tanımla.
Adet düzeni normal olmasına rağmen diğer iki kriteri karşılayan bu durum 'Fenotip C' veya 'Ovülatuar PKOS' olarak adlandırılır.
PKOS tanısı için adet düzensizliği (oligomenore) her zaman şart değildir.

Key Concept

PKOS Rotterdam Tanı Kriterleri ve Fenotipleri
Estimated Time:1m 30s
Question 144Question

Hirsutizm tanısında kullanılan Ferriman-Gallwey skorlama sisteminde hangi vücut bölgeleri değerlendirilir ve kaç puan eşik değer olarak kabul edilir?

Show answer & explanation

Answer: Androjen bağımlı 9 vücut bölgesi değerlendirilir; ≥8 puan hirsutizm olarak kabul edilir

Answer

Androjen bağımlı 9 vücut bölgesi değerlendirilir; ≥8 puan hirsutizm olarak kabul edilir
Ferriman-Gallwey sistemi, hirsutizm değerlendirmesinde androjen bağımlı 9 vücut bölgesini (üst dudak, çene, göğüs, üst karın, alt karın, kol, uyluk, sırt ve bel) her biri 0 ile 4 arasında puanlayarak değerlendirir. Toplam puan ≥8 olduğunda hirsutizm tanısı konulur.

Step-by-Step Solution

1
Ferriman-Gallwey skorlama sisteminin kapsamını belirle
Sistem, androjen bağımlı 9 vücut bölgesini değerlendirir: üst dudak, çene, göğüs, üst karın, alt karın, kol, uyluk, sırt üst kısım, bel.
Hirsutizm, vücudun androjen bağımlı bölgelerinde terminal kıllanma artışı olarak tanımlanır; bu nedenle yalnızca bu bölgeler puanlanır.
2
Puanlama sistemini ve eşik değeri belirle
Her bölge 0-4 arası puanlanır (0: kıllanma yok, 4: yoğun kıllanma). Toplam puan ≥8 ise hirsutizm tanısı konur.
Türkiye ve uluslararası kılavuzlarda hirsutizm için kabul edilen eşik değer ≥8 puandır.

Key Concept

Ferriman-Gallwey Skorlama Sistemi: 9 androjen bağımlı vücut bölgesi, her biri 0-4 arası puanlanır; toplam ≥8 puan hirsutizm tanısı koyar.
Estimated Time:45s
Question 145Question

16 yaşındaki kız hasta, hiç adet görmeme (primer amenore) ve yaklaşık 6 aydır her ay tekrarlayan, 3-4 gün süren kasık ağrısı (siklik pelvik ağrı) şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan fizik muayenede meme gelişimi ve aksiller/pubik kıllanma evre 5 (normal) olarak değerlendiriliyor. Jinekolojik muayenede dış genital organlar normal görünümde olup, hymen açıklığı izleniyor ancak vajinal kanalın üst 1/3 kısmında geçiş alınamıyor. Valsalva manevrası ile introitusta kabarma (bombelik) izlenmiyor. Rektal tuşede ise pelvik kitle (hematokolpos) palpe ediliyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Transvers Vajinal Septum

Answer

Transvers Vajinal Septum
Transvers vajinal septum, Müllerian kanalların ürogenital sinüs ile birleştiği bölgede kanalizasyon (açılma) başarısızlığı sonucu oluşur. Uterus ve overler normaldir, bu nedenle menarş yaşında siklik hormon üretimi ve menstrüel kanama başlar ancak kan dışarı atılamaz (kriptomenore). Kan, septumun üzerinde vajinada (hematokolpos) ve uterusta (hematometra) birikir. Fizik muayenede hymen halkasının açık olması ancak vajinanın kısa/tıkalı olması ve introitusta bombelik (bulging) olmaması, tanıyı imperfore hymenden ayırır.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın semptomlarını ve fizik muayene bulgularını analiz et
Primer amenore + Siklik pelvik ağrı + Normal sekonder seks karakterleri. Bu üçlü, genital kanalda bir obstrüksiyon (tıkanıklık) olduğunu ve uterusun fonksiyonel olduğunu gösterir (kriptomenore).
Normal meme gelişimi ve kıllanma, overlerin östrojen ve androjen ürettiğini kanıtlar.
2
Obstrüksiyon seviyesini belirlemek için lokal muayene bulgularını kullan
Hymen açık, ancak vajina üst kısımda tıkalı. Valsalva ile introitusta bombelik yok.
İmperfore hymen en distal (en alt) tıkanıklıktır ve introitusta birikmiş kanın baskısıyla bombelik yapar. Transvers vajinal septum ise daha yukarıda yerleşir ve dışarıdan bombelik vermez.
3
Diğer tanıları ekarte et
MRKH ve Androjen Duyarsızlığında uterus olmadığı için ağrı olmaz. Servikal agenezide vajina normaldir ancak serviks yoktur.
Ayırıcı tanı anatomik seviyeye göre yapılır.

Key Concept

Vajinal anomalilerin ayırıcı tanısında obstrüksiyon seviyesi ve introitus bulguları kritiktir. İmperfore hymen introitusta bombelik yaparken, transvers vajinal septum yapmaz.

Hints

1
Hastada normal sekonder seks karakterleri (meme, kıllanma) olması, overlerin çalıştığını ve hormonal bir sorun olmadığını gösterir.
2
Siklik ağrı ve amenore birlikteliği, uterusun var olduğunu ancak çıkış yolunun tıkalı olduğunu (kriptomenore) işaret eder.
3
İntroitusta 'bombelik' olmaması, tıkanıklığın en uçta (hymen seviyesinde) olmadığını, daha yukarıda olduğunu gösterir.

Practice More

İmperfore Hymen olgularının cerrahi tedavisinde (hymenotomi) dikkat edilmesi gereken en önemli komplikasyon nedir?
Estimated Time:1m 30s
Question 146Question

Normal bir menstrüel siklusta, dominant folikülün maturasyonu tamamlandığında östrojenin pozitif geri bildirim etkisiyle tetiklenen LH piki sürecinde; hipofiz duyarlılığının maksimuma ulaşması ve eş zamanlı FSH pikinin (mid-cycle surge) tam olarak gerçekleşmesinde aşağıdakilerden hangisi kritik bir sinerjik rol oynar?

Show answer & explanation

Answer: Luteinizan granüloza hücrelerinden salgılanan düşük miktardaki progesteronun etkisi

Answer

Luteinizan granüloza hücrelerinden salgılanan düşük miktardaki progesteronun etkisi
Menstrüel siklusun ortasında, dominant foliküldeki granüloza hücreleri LH reseptörü kazanır ve LH etkisinde luteinizasyona başlayarak az miktarda progesteron salgılar. Bu progesteron, östrojenin hipofiz üzerindeki pozitif geri bildirim etkisini potansiyalize ederek hem LH pikinin tam genliğe ulaşmasını sağlar hem de FSH'ın mid-cycle pikini (dalgalanmasını) tetikler.

Step-by-Step Solution

1
Siklus ortasındaki hormonal değişimleri analiz et.
Dominant folikül östrojen eşiğini (>200>200 pg/mL, >48>48 saat) aştığında pozitif geri bildirim başlar.
LH pikinin başlaması için gerekli temel tetikleyici östrojen eşiğidir.
2
LH pikini güçlendiren ve FSH pikini oluşturan ek faktörleri belirle.
LH piki başlamadan hemen önce luteinizan granüloza hücrelerinden progesteron salınımı başlar.
Bu küçük progesteron artışı, hipofizin GnRH'a duyarlılığını artırarak FSH pikini sağlar.

Key Concept

Pre-ovulatuar Progesteron Sinerjisi
Question 147Question

Müllerian kanal anomalilerinin AFS (American Fertility Society) sınıflamasına göre, Tip I anomali olarak tanımlanan ve Müllerian kanalların tam gelişememesi sonucu ortaya çıkan uterus anomalisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Uterus agenezisi/hipoplazisi (Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser sendromu dahil)

Answer

Uterus agenezisi/hipoplazisi (Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser sendromu dahil)
AFS sınıflamasında Tip I, Müllerian kanalların gelişim yetersizliğini (agenezi veya hipoplazi) kapsar. Uterus agenezisi/hipoplazisi bu tanıma tam uymaktadır; MRKH sendromu da bu gruba dahildir. Embriyolojik olarak Müllerian kanallar ya hiç gelişmemiş ya da rudimenter kalmıştır.

Step-by-Step Solution

1
AFS (American Fertility Society) Müllerian anomali sınıflamasının Tip I kategorisini tanımla
Tip I: Müllerian kanal gelişim yetersizliği (agenezi veya hipoplazi). Bu grupta uterus ya hiç gelişmemiş ya da rudimenter yapıdadır.
Sınıflamanın temel mantığını anlamak doğru tipi belirlemenin ilk adımıdır.
2
MRKH sendromunun bu sınıftaki yerini değerlendir
MRKH sendromu, vajina ve uterusun tam yokluğu/hipoplazisi ile karakterizedir; Tip I'in en sık rastlanan klinik yansımasıdır.
MRKH, Tip I'in prototip örneği olduğundan soruyla doğrudan ilişkilidir.
3
Diğer seçeneklerin (bikornuat, septus, didelfis, arkuat) hangi AFS tipine karşılık geldiğini doğrula
Bikornuat → Tip IV, Septus → Tip V, Didelfis → Tip III, Arkuat → Tip VI; hepsi farklı embriyolojik mekanizmalardan kaynaklanır.
Diğer seçeneklerin Tip I olmadığını doğrulamak, doğru cevabı kesinleştirir.

Key Concept

AFS Müllerian Anomali Sınıflaması Tip I: Müllerian kanal agenezisi/hipoplazisi
Estimated Time:50s
Question 148Question

1717 yaşında bir genç kız, hiç adet görmeme şikayetiyle jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Yapılan fizik muayenesinde boyu 175175 cm (>> 9595 persentil), meme gelişimi Tanner evre 44 ve pubik/aksiller kıllanması Tanner evre 11 olarak saptanıyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve bilateral overler izlenemiyor; inguinal kanalda bilateral solid kitleler tespit ediliyor. Laboratuvar incelemesinde serum testosteron düzeyi 650650 ng/dL (erkek referans aralığında) ve karyotip analizi 46,XY46,XY olarak sonuçlanıyor.

Bu hasta için en uygun klinik yönetim aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Pubertal gelişim ve lineer büyüme tamamlandıktan sonra bilateral gonadektomi planlanması

Answer

Pubertal gelişim ve lineer büyüme tamamlandıktan sonra bilateral gonadektomi planlanması en uygun yaklaşımdır.
Vakadaki klinik tablo (primer amenore, uterus yokluğu, 46,XY46,XY karyotip, meme gelişimi varlığı ancak pubik kıllanma yokluğu) Tam Androjen İnsensitivite Sendromu'nu (CAIS) işaret etmektedir. CAIS hastalarında inguinal kanalda veya karın içinde bulunan testislerden salgılanan testosteron, periferde aromatizasyon yoluyla östrojene dönüşür. Bu endojen östrojen, hastanın normal meme gelişimi ve lineer büyümesini sağlar. Erken yaşlarda (puberte öncesi) malignite (gonadoblastom veya disgerminom) riski oldukça düşük olduğu için, hastanın kendi hormonlarıyla puberteyi tamamlaması beklenir ve bilateral gonadektomi genellikle 1818-2020 yaşları civarında yapılır.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulguları değerlendir
Primer amenore, normal meme gelişimi, eksik pubik kıllanma ve uterus yokluğu saptandı.
Meme gelişiminin olması östrojen etkisini, pubik kıllanmanın olmaması ise androjen etkisizliğini (veya eksikliğini) gösterir.
2
Tanıyı netleştir
Karyotip 46,XY46,XY ve yüksek testosteron ile 'Tam Androjen İnsensitivite Sendromu' (CAIS) tanısı konuldu.
Uterus yokluğu AMH varlığını, 46,XY46,XY ve dişi fenotipi ise androjen reseptör defektini doğrular.
3
Yönetim stratejisini belirle
Gonadektominin puberte sonrasına ertelenmesine karar verildi.
CAIS'de testislerden gelen testosteronun periferde östrojene dönüşümü doğal puberteyi sağlar. Malignite riski 2020'li yaşlara kadar düşüktür (%22-55).

Key Concept

Tam Androjen İnsensitivite Sendromu (CAIS) yönetiminde gonadektomi zamanlaması, hastanın pubertal gelişimini ve lineer büyümesini kendi hormonlarıyla tamamlamasına izin vermek için geç adölesan döneme kadar ertelenir.
Question 149Question

32 yaşında kadın hasta, son 6 aydır devam eden şiddetli baş ağrısı ve bilateral hemianopsi (görme alanında daralma) şikayetleriyle polikliniğe başvuruyor. Çekilen hipofiz MR'ında sella tabanında destrüksiyon yapan, optik kiyazmayı superiora iten 4.2 cm4.2 \text{ cm} çapında invaziv makroadenom izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum prolaktin düzeyi 62 ng/mL62 \text{ ng/mL} (Normal: <25 ng/mL<25 \text{ ng/mL}) olarak saptanıyor. Bu klinik tablo dikkate alındığında, en olası tanı ve izlenmesi gereken bir sonraki basamak aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Makroprolaktinoma; serum örneği dilüe edilerek ölçümün tekrarlanması

Answer

En olası tanı makroprolaktinomadır ve 'Hook etkisi' şüphesi nedeniyle serum örneği dilüe edilerek prolaktin düzeyi tekrar ölçülmelidir.
Doğru yanıt, tablonun bir makroprolaktinomaya bağlı 'Hook etkisi' olduğunu tanımakta ve dilüsyon testini önermektedir. 4.2 cm4.2 \text{ cm} gibi dev bir adenomun varlığında prolaktin düzeyinin sadece 62 ng/mL62 \text{ ng/mL} gelmesi, laboratuvar ölçüm yöntemindeki (sandviç ELISA) antikor doygunluğundan kaynaklanan bir hatadır. Örnek dilüe edildiğinde gerçek yüksek değerler saptanır ve hastanın ameliyatsız, dopamin agonistleri ile tedavi edilmesi mümkün olur.

Step-by-Step Solution

1
Adenoma boyutu ile prolaktin düzeyi arasındaki ilişkiyi değerlendir.
Hipofiz adenomlarında tümör boyutu ile prolaktin sekresyonu koreledir. 4.2 cm4.2 \text{ cm} boyutundaki bir makroadenomda prolaktin düzeyinin genellikle >1000 ng/mL>1000 \text{ ng/mL} olması beklenir.
Tanısal doğruluğu test etmek için klinik ve laboratuvar uyumu kontrol edilmelidir.
2
'Hook Etkisi' (Kanca Etkisi) fenomenini analiz et.
Çok yüksek antijen (prolaktin) seviyeleri, immünometrik 'sandviç' testlerinde hem yakalayıcı hem de sinyal antikorlarını doyurarak antikorların birleşmesini engeller ve sonucun yanlışlıkla düşük (hafif yüksek) çıkmasına neden olur.
Büyük kitle varlığında beklenmedik düşük prolaktin sonuçlarının en yaygın laboratuvar nedenidir.
3
Ayırıcı tanıda 'Sap Etkisi'ni (Stalk Effect) dışla.
Sap etkisi, non-fonksiyonel kitlelerin dopamin iletimini engellemesiyle oluşur ancak bu durumda prolaktin nadiren 200 ng/mL200 \text{ ng/mL} değerini geçer. Fakat 4 cm4 \text{ cm}'den büyük kitlelerde Hook etkisi dışlanmadan sap etkisi tanısı konulmamalıdır.
Sap etkisi tanısı konulursa hasta cerrahiye gider; makroprolaktinoma tanısı konulursa tedavi tıbbidir (dopamin agonistleri).
4
Tanısal doğrulama için gerekli işlemi belirle.
Serum örneği 1:1001:100 veya 1:10001:1000 oranında dilüe edilerek test tekrarlanırsa gerçek prolaktin düzeyi (on binlerce ng/mLng/mL) ortaya çıkar.
Antikor doygunluğunu azaltarak sandviç formasyonunun oluşmasını sağlamak gerekir.

Key Concept

Hook Etkisi (Hook Effect)

Hints

1
Kitle boyutu ile prolaktin seviyesi arasındaki korelasyonu sorgulayın.
2
Sandviç immünassay yöntemlerinde çok yüksek antijen seviyeleri sonucu nasıl etkiler?

Practice More

Hook etkisi doğrulanan bir makroprolaktinomada ilk seçenek tedavi yaklaşımını (tıbbi vs cerrahi) gözden geçirin.
Estimated Time:3m 0s
Question 150Question

16 yaşında bir kız hasta, primer amenore şikayetiyle polikliniğe getiriliyor. Yapılan fizik muayenede boyu 162162 cm, kilosu 5454 kg olarak ölçülüyor. Meme gelişimi Tanner evre 4, aksiller ve pubik kıllanması Tanner evre 4 olarak saptanıyor. Jinekolojik muayenede vajinanın yaklaşık 33 cm uzunluğunda olduğu ve kör bir poşla sonlandığı görülüyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve serviks izlenemezken, her iki overin normal lokalizasyonda ve normal foliküler yapıda olduğu rapor ediliyor. Laboratuvar tetkiklerinde serum FSHFSH, LHLH ve Östradiol düzeyleri normal pubertal sınırlarda, serum total testosteron düzeyi ise 35 ng/dL35 \text{ ng/dL} (normal kadın aralığı: 1570 ng/dL15-70 \text{ ng/dL}) olarak bulunuyor.

Bu hastada en olası tanı ve tanı kesinleştiğinde eşlik etme olasılığı en yüksek olan ek sistemik anomali aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser Sendromu - Üriner sistem anomalileri

Answer

Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser Sendromu - Üriner sistem anomalileri
Doğru seçenek Mayer-Rokitansky-Küster-Hauser (MRKH) sendromu ve üriner sistem anomalileridir. Hastanın meme gelişiminin normal olması fonksiyonel overlere ve östrojene işaret eder. Aksiller ve pubik kıllanmanın normal olması ise androjen reseptörlerinin çalıştığını kanıtlar. Bu klinik tabloda uterusun yokluğu paramezonefrik (Müller) kanalların agenezisi (MRKH, 46,XX) ile açıklanır. MRKH sendromlu hastaların yaklaşık üçte birinde renal agenezi, ektopik böbrek veya at nalı böbrek gibi üriner sistem anomalileri görülür.

Step-by-Step Solution

1
Sekonder seks karakterlerini değerlendir.
Meme gelişimi (Tanner 4) östrojen varlığını; normal pubik/aksiller kıllanma (Tanner 4) androjen varlığını ve reseptör duyarlılığını gösterir.
Primer amenorede endokrin aksın ve hedef organ duyarlılığının bütünlüğünü anlamak için ilk adımdır.
2
Pelvik anatomi ve USG bulgularını analiz et.
Uterus ve serviks yok, vajina kör poş şeklinde, overler normal.
Bu bulgular Müllerian kanallarının embriyolojik gelişim hatasını (Müllerian agenezi) doğrular.
3
Laboratuvar değerleri ile ayırıcı tanı yap.
Testosteronun kadın düzeyinde olması Androjen İnsensitivitesi Sendromunu (karyotip 46,XY) dışlar.
Androjen İnsensitivitesinde testosteron erkek düzeyindedir ve kıllanma yoktur.
4
Eşlik eden anomalileri belirle.
Müllerian agenezi (MRKH) vakalarının %30-40'ında üriner sistem anomalileri (renal agenezi, ektopik böbrek vb.) görülür.
Embriyolojik olarak paramezonefrik ve mezonefrik kanallar arasındaki yakın ilişki nedeniyle eşlik eden anomaliler sıktır.

Key Concept

Müllerian agenezi (MRKH) sendromunda normal over fonksiyonu ve sekonder seks karakterlerine rağmen uterus ve üst vajina yoktur; en sık üriner sistem anomalileri eşlik eder.

Practice More

MRKH ile AIS arasındaki ayırıcı tanıda kıllanma ve testosteron düzeyinin önemini tekrar edin.
Estimated Time:1m 40s
Question 151Question

38 yaşında kadın hasta, 2 yıldır fark ettiği yüz ve karın bölgesinde kıllanma artışı şikayetiyle başvuruyor. Dışarıdan aldığı ilaç kullanımı yok. Menstrüasyon düzensiz olmakla birlikte tamamen kesilmemiş. Fizik muayenede ses değişikliği ve klitoral büyüme saptanmıyor. Laboratuvar sonuçları: Total testosteron 0,85 ng/mL (normal <0,7), DHEA-S 520 µg/dL (normal 35–430), 17-OHP bazal 0,9 ng/mL (normal <2). Pelvik ultrasonografide overler normal görünümde ve pelvik kitle saptanmıyor. Bu hastada en olası tanı ve önerilen ilk tetkik/yaklaşım kombinasyonu hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Adrenal kaynaklı androjen fazlalığı — deksametazon supresyon testi

Answer

Adrenal kaynaklı androjen fazlalığı — deksametazon supresyon testi
Bu hastada en dikkat çekici bulgu DHEA-S'in belirgin yüksekliğidir (520 µg/dL). DHEA-S hemen tamamen adrenal bez tarafından üretildiğinden, izole DHEA-S yüksekliği adrenal androjen kaynağını kuvvetle düşündürür. Testosteron hafif yüksek, 17-OHP normal, pelvik USG negatif olması over patolojisi ve nonklasik KAH'ı birincil tanıdan uzaklaştırır. Klinik tabloda belirgin virilizasyon bulgularının yokluğu tümörden çok fonksiyonel adrenal androjen fazlalığı ile uyumludur. Deksametazon supresyon testi ACTH'a bağımlı adrenal androjen fazlalığını teyit etmede standart yaklaşımdır.

Step-by-Step Solution

1
Laboratuvar bulgularını sistemik olarak değerlendir
Total testosteron hafif yüksek (0,85 ng/mL), DHEA-S belirgin yüksek (520 µg/dL), 17-OHP normal (0,9 ng/mL)
DHEA-S adrenal kökenli androjen üretiminin en güvenilir göstergesidir; izole DHEA-S yüksekliği adrenal patolojiyi düşündürür
2
Klinik bulguları değerlendir: virilizasyon varlığı/yokluğu
Ses değişikliği yok, klitoromegali yok; sadece hirsutizm mevcut. Ultrasonografide over ve adrenal kitle yok
Virilizasyon bulguları olmaksızın hirsutizm ve yüksek DHEA-S, adrenal hiperplazi veya fonksiyonel adrenal androjen fazlalığını düşündürür; tümör dışlanmıştır
3
17-OHP normal olduğundan nonklasik KAH'ı dışla, PKOS için USG bulgusunun negatif olduğunu değerlendir
Nonklasik KAH ve PKOS ön planda değil; adrenal kaynaklı fonksiyonel androjen fazlalığı en olası tanı
17-OHP yüksek olsaydı ACTH stimülasyon testi ile KAH araştırılırdı; USG normal olduğundan PKOS daha az olası
4
Deksametazon supresyon testi planla
DHEA-S'in deksametazon ile baskılanması adrenal ACTH-bağımlı androjen fazlalığını doğrular
Deksametazon ACTH'ı baskılayarak adrenal androjen üretimini azaltır; supresyon görülmesi adrenal kaynağı destekler, görülmemesi otonom salgılayan tümörü düşündürür

Key Concept

Yüksek DHEA-S adrenal kaynaklı androjen fazlalığına işaret eder ve deksametazon supresyon testi ile etiyoloji aydınlatılır
Estimated Time:1m 50s
Question 152Question

Henüz menstrüasyon görmediği için polikliniğe getirilen 1717 yaşındaki hastanın fizik muayenesinde meme gelişiminin Tanner evre 11, pubik kıllanmanın ise Tanner evre 22 olduğu gözleniyor. Boyu 164164 cm olan hastanın pelvik ultrasonografisinde prepubertal boyutta uterus ve her iki over izleniyor. Laboratuvar tetkiklerinde FSH: 1.21.2 mIU/mL, LH: 0.80.8 mIU/mL, Prolaktin: 1212 ng/mL ve TSH: 2.12.1 mIU/L olarak saptanıyor. Hastanın yapılan ayrıntılı sorgulamasında koku alma duyusunun çok zayıf olduğu öğreniliyor.

Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Kallmann sendromu

Answer

Düşük gonadotropinler ve uterus varlığıyla beraber koku alma bozukluğunun (anosmi/hipozmi) eşlik ettiği Kallmann sendromudur.
Vakada sunulan hipogonadotropik hipogonadizm (düşük FSH/LH) tablosuna eşlik eden anosmi (koku alamama), GnRH salgılayan nöronların migrasyon kusuruna bağlı gelişen Kallmann sendromunun en tipik göstergesidir.

Step-by-Step Solution

1
Sekonder seks karakterlerini değerlendir.
Meme gelişimi Tanner 1 (Eksik).
Meme gelişiminin olmaması östrojen eksikliğini (hipogonadizm) gösterir.
2
Anatomiyi (uterus varlığı) kontrol et.
Uterus mevcut.
Uterusun varlığı, Müllerian yapıların geliştiğini ve testosteron/AMH etkisinin olmadığını gösterir.
3
Hormon profilini (FSH/LH) yorumla.
Düşük FSH (1.21.2) ve LH (0.80.8).
Düşük değerler hipotalamik veya hipofizer bir yetmezliği (hipogonadotropik hipogonadizm) işaret eder.
4
Klinik ek bulguları (koku alma) entegre et.
Koku alma duyusu zayıf (Anosmi/Hipozmi).
Hipogonadotropik hipogonadizm ile anosmi birlikteliği patognomonik olarak Kallmann sendromunu tanımlar.

Key Concept

Kallmann sendromu, GnRH nöronlarının koku soğanı (olfaktör bulbus) ile birlikte göç edememesi sonucu oluşan hipogonadotropik hipogonadizm ve anosmi tablosudur.
Question 153Question

Müllerian kanal anomalisi (uterin anomali) saptanan bir kadında, embriyolojik gelişim süreçlerinin yakın ilişkisi nedeniyle eşlik etme olasılığı en yüksek olan ek sistem anomalisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Üriner sistem anomalileri

Answer

Üriner sistem anomalileri, Müllerian kanal anomalileri ile en sık birliktelik gösteren ek anomalilerdir.
Üriner sistem anomalileri (özellikle ipsilateral renal agenezi), Müllerian kanal anomalileri ile en sık görülen ekstragenital bulgulardır. Bunun nedeni, uterus ve tüpleri oluşturan paramezonefrik kanalların, üriner sistemi indükleyen mezonefrik kanalların rehberliğinde gelişmesidir.

Step-by-Step Solution

1
Genital sistemin embriyolojik kökenini hatırla.
İç genital organlar (uterus, tubalar, vajinanın üst kısmı) paramezonefrik (Müllerian) kanallardan gelişir.
Anomalinin kaynağını belirlemek için temel embriyolojik yapıyı bilmek gerekir.
2
Paramezonefrik ve mezonefrik kanallar arasındaki ilişkiyi analiz et.
Paramezonefrik kanallar, mezonefrik (Wolffian) kanallara paralel olarak aşağı doğru uzanır ve gelişimleri için Wolffian kanalların rehberliğine ihtiyaç duyarlar.
Sistemler arasındaki yüksek birliktelik oranının nedenini (ortak kanal rehberliği) açıklar.
3
En sık eşlik eden ek anomaliyi belirle.
Wolffian kanal üriner sistemin (böbrekler, üreterler) gelişiminde kritik rol oynadığı için, Müllerian anomali saptanan birinde ilk bakılması gereken yer üriner sistemdir.
Klinik pratikte rutin değerlendirme gerekliliğini vurgular.

Key Concept

Müllerian kanal anomalilerinde üriner sistem anomalilerinin (renal agenezi, ektopik böbrek vb.) %30-40 oranında eşlik etmesi.
Estimated Time:45s
Question 154Question

1414 yaşında bir kız çocuk, henüz meme gelişiminin başlamaması ve ergenlik belirtilerinin görülmemesi şikayetleriyle polikliniğe getiriliyor. Fizik muayenesinde boyu 10.10. persantilde, tartısı 25.25. persantilde saptanıyor. Telarş ve pubarş evreleri Tanner evreleme sistemine göre evre 11 olarak değerlendiriliyor. Kemik yaşı ölçümü takvim yaşından geri olup 11,511,5 yaş ile uyumlu bulunuyor. Annesinin ilk adetini 1616 yaşında gördüğü öğreniliyor. Laboratuvar tetkiklerinde bazal FSHFSH, LHLH ve estradiol düzeyleri prepubertal sınırlarda saptanıyor. Bu hasta için en olası tanı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi

Answer

Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi
Yapısal büyüme ve puberte gecikmesi (CDGP), kız çocuklarında gecikmiş pubertenin en sık nedenlerinden biridir. Bu vakada olduğu gibi, pubertal belirtilerin yokluğu (1313 yaşından sonra meme gelişimi yokluğu), düşük gonadotropin düzeyleri (hipogonadotropik tablo), gecikmiş kemik yaşı ve benzer bir aile öyküsü (annenin geç menarş görmesi) varlığında en olası tanıdır. Bu hastalarda puberte kendiliğinden başlayacaktır ve kemik yaşı ile boy gelişimi genellikle birbiriyle uyumlu seyreder.

Step-by-Step Solution

1
Hastanın pubertal durumunu değerlendir
1414 yaşında Tanner evre 11 telarş olması, gecikmiş puberte (1313 yaş sınırı) olarak tanımlanır.
Tanısal algoritmaya başlamak için ilk adım pubertenin gecikip gecikmediğini belirlemektir.
2
Hormon profilini analiz et
FSHFSH ve LHLH düzeylerinin düşük (prepubertal) olması, hipogonadotropik hipogonadizm tablosuna işaret eder.
Hipergonadotropik (Turner, Swyer) ve hipogonadotropik nedenleri ayırmak için gereklidir.
3
Kemik yaşı ve aile öyküsünü birleştir
Gecikmiş kemik yaşı (11,511,5 yaş) ve annedeki geç menarş öyküsü, yapısal bir süreci destekler.
Yapısal büyüme ve puberte gecikmesini (CDGP), kalıcı hipogonadotropik durumlardan ayıran en önemli klinik ipuçlarıdır.

Key Concept

Yapısal Büyüme ve Puberte Gecikmesi (CDGP)

Practice More

Primer amenore ve gecikmiş puberte vakalarında kemik yaşı ve bazal FSH düzeyinin ayırıcı tanıdaki önemini tekrar ediniz.
Estimated Time:1m 15s
Question 155Question

Endokrinoloji polikliniğine başvuran 27 yaşında, nullipar kadın hastada yapılan tetkikler sonucunda serum prolaktin düzeyi 95 ng/mL olarak saptanıyor. Hastanın tiroid fonksiyon testleri normal sınırlarda. Mevcut ilaç kullanımı sorgulandığında, 3 yıldır tedavi almakta olduğu kronik hastalığına yönelik düzenli ilaç kullandığı öğreniliyor. Hipofiz MRI'ında 4 mm boyutunda lezyon tespit ediliyor. Hastanın kullandığı ilacın prolaktin üzerindeki etkisi göz önüne alındığında, bu vakada izlenecek en doğru yönetim yaklaşımı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İlacı kesen hekimle işbirliği yapılarak mümkünse ilacı kesip 3 ay sonra prolaktin düzeyini yeniden ölçmek ve persistans durumunda tedaviye karar vermek

Answer

İlacı kesen hekimle işbirliği yapılarak mümkünse ilaç kesildikten 3 ay sonra prolaktin düzeyini yeniden ölçmek ve persistans durumunda tedaviye karar vermek doğru yaklaşımdır.
İlaç kaynaklı hiperprolaktinemide yönetimin ilk adımı sorumlu ilacın kesilip kesilememesinin değerlendirilmesidir. İlaç kesildikten sonra 3 ay beklenerek prolaktin ölçümü tekrarlanmalı; düzey normalize olursa ilaç etiyolojisi doğrulanmış olur. MRI'daki 4 mm'lik lezyon bu senaryoda büyük olasılıkla insidental bir mikroadenomadır ve aktif hiperprolaktinemi kaynağı olmayabilir. Önce etiyoloji doğrulanmadan dopamin agonisti, cerrahi ya da IVF gibi girişimlere yönelmek algoritmik hatadır.

Step-by-Step Solution

1
Hiperprolaktineminin olası nedenlerini sistematik olarak değerlendir
Fizyolojik (gebelik, emzirme), patolojik (prolaktinoma, hipotiroidizm, böbrek yetmezliği) ve farmakolojik nedenler ayırt edilmelidir
Tedavi yaklaşımı etiyolojiye göre tamamen farklılaşır; ilaç kaynaklı hiperprolaktinemi en sık farmakolojik nedendir
2
Bu vakada TSH normal, ilaç kullanım öyküsü mevcut; ilacın prolaktin üzerine etkisini değerlendir
Dopamin antagonistleri (antipsikotikler, metoklopramid, domperidon gibi) ve bazı antidepresanlar prolaktin salgılanmasını artırır; 95 ng/mL düzey ilaç kaynaklı olabilir
İlaç, tüberoinfundibuler dopaminerjik yolağı bloke ederek tonisini kaldırır ve prolaktin salınımını artırır
3
MRI'daki 4 mm lezyonun anlamını yorumla
İlaç kaynaklı hiperprolaktinemi varlığında MRI'da görülen küçük lezyon insidental hipofiz mikroadenom olabilir ('insidentaloma'); prolaktin yüksekliği lezyon kaynaklı değil ilaç kaynaklı olabilir
Genel popülasyonun yaklaşık %10-15'inde rastlantısal hipofiz mikroadenom bulunur; küçük boyut + ilaç öyküsü kombinasyonu insidentalomayı destekler
4
Yönetim kararını belirle: öncelik ilaç etkisini ekarte etmektir
Mümkünse sorumlu ilaç kesilmeli, 3 ay sonra prolaktin ölçülmeli; normalize olursa ilaç etiyolojisi doğrulanır; normalize olmazsa gerçek prolaktinoma veya başka neden araştırılır
3 ay bekleme süresi ilacın tamamen yıkanması ve hipofizin bazal prolaktin sekresyonuna dönmesi için yeterlidir

Key Concept

İlaç kaynaklı hiperprolaktinemi yönetiminde öncelik şüpheli ilacın kesilmesi ve 3 ay sonra prolaktin kontrolüdür; MRI'daki küçük lezyon insidentaloma olabileceğinden hemen cerrahi veya medikal tedaviye geçilmez.
Question 156Question

Polikistik Over Sendromu (PKOS) tanısında kullanılan Rotterdam kriterleri arasında aşağıdakilerden hangisi yer almaz?

Show answer & explanation

Answer: Serum LH/FSH oranının 2:1'den yüksek olması

Answer

Serum LH/FSH oranının 2:1'den yüksek olması Rotterdam tanı kriterleri arasında yer almaz.
Rotterdam kriterleri yalnızca üç bileşenden oluşmaktadır: oligo-anovulasyon veya anovulasyon, klinik ve/veya biyokimyasal hiperandrojenizm ile ultrasonografide polikistik over görünümü. Serum LH/FSH oranının 2:1'i aşması PKOS'ta destekleyici bir laboratuvar bulgusu olabilir; ancak 2003 Rotterdam konsensüsü bu parametreyi resmi tanı kriterleri arasına almamıştır. Bu nedenle LH/FSH oranı Rotterdam kriterleri arasında yer almaz.

Step-by-Step Solution

1
Rotterdam kriterlerinin üç bileşenini hatırla
(1) Oligo-anovulasyon, (2) Klinik/biyokimyasal hiperandrojenizm, (3) Ultrasonografide polikistik over morfolojisi
PKOS tanısı için bu üç kriterden en az ikisinin varlığı gereklidir (diğer etiyolojiler dışlandıktan sonra).
2
Seçenekleri Rotterdam kriterleriyle karşılaştır
LH/FSH oranı yüksekliği Rotterdam kriterlerinde yer almaz; bu laboratuvar bulgusu destekleyici nitelikte olabilir ancak tanısal kriter değildir.
Rotterdam 2003 kriterleri sadece oligo-anovulasyon, hiperandrojenizm ve ultrasonografik polikistik over görünümünü kapsamaktadır.

Key Concept

Rotterdam PKOS tanı kriterleri (2003): Oligo-anovulasyon, hiperandrojenizm, ultrasonografide polikistik over görünümü — LH/FSH oranı bu kriterlerin içinde yer almaz.
Estimated Time:45s
Question 157Question

On sekiz yaşında kadın hasta, hiç adet görmeme şikayetiyle polikliniğe başvuruyor. Yapılan fizik muayenede boyu 178 cm178\text{ cm}, vücut kitle indeksi 21 kg/m221\text{ kg/m}^2 olarak saptanıyor. Meme gelişimi Tanner evre 4 ile uyumlu bulunurken; aksiller ve pubik kıllanmanın yok denecek kadar az (Tanner evre 1) olduğu dikkati çekiyor. Pelvik ultrasonografide uterus ve tubalar izlenmiyor, ancak her iki inguinal kanalda 2×1.5 cm2\times 1.5\text{ cm} boyutlarında solid kitleler saptanıyor. Laboratuvar tetkiklerinde; FSH: 6.5 mIU/mL6.5\text{ mIU/mL}, LH: 22 mIU/mL22\text{ mIU/mL}, Testosteron: 850 ng/dL850\text{ ng/dL} (normal erkek düzeyi), Prolaktin: 10 ng/mL10\text{ ng/mL} ve TSH: 1.8 mIU/L1.8\text{ mIU/L} olarak ölçülüyor. Bu hasta için en olası tanı ve izlenmesi gereken yönetim stratejisi aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Tanı: Androjen duyarsızlığı sendromu (Testiküler feminizasyon); Tedavi: Karyotip analizi ile tanının doğrulanması ve pubertal gelişim tamamlandıktan sonra profilaktik gonadektomi.

Answer

En olası tanı Androjen Duyarsızlığı Sendromu (AIS) olup, yönetim stratejisi karyotip analizi sonrası pubertal süreç (boy uzaması ve meme gelişimi) tamamlanana kadar testislerin korunması ve ardından profilaktik gonadektomi yapılmasıdır.
Androjen duyarsızlığı sendromunda (AIS), androjen reseptörlerindeki mutasyon nedeniyle vücut erkeklik hormonlarına yanıt veremez. Bu durumda testislerden salınan testosteron periferde östrojene dönüşerek meme gelişimini (Tanner 4) sağlar, ancak aksiller ve pubik kıllanma gerçekleşmez (Tanner 1). Testislerden salınan Müllerian İnhibe Edici Faktör (MIF) nedeniyle uterus ve tubalar oluşmaz. Testosteron düzeyinin erkek sınırlarında olması ve kıllanma yokluğu AIS tanısı için tipiktir. Cerrahi yönetimde, boy uzaması ve meme gelişiminin tamamlanması için gonadektomi genellikle 16-18 yaşlarına kadar ertelenir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik verilerin analizi
Primer amenore, normal meme gelişimi (östrojen varlığı) ve uterus yokluğu (Müllerian kanal gelişimi durmuş) saptandı.
Meme gelişimi varsa östrojen kaynağı (over veya periferik aromatizasyon) mevcuttur. Uterus yokluğu ya Müllerian ageneziye ya da testosteron üreten gonadların (MIF etkisi) varlığına işaret eder.
2
Diferansiyel tanı: MRKH vs. AIS
Kıllanmanın yokluğu (Tanner 1) ve erkek düzeyinde testosteron (850 ng/dL850\text{ ng/dL}) AIS lehine karar verildi.
Müllerian agenezide (46,XX) overler normaldir, kıllanma normaldir ve testosteron düşüktür. AIS'de (46,XY) androjen reseptörleri bozuk olduğu için kıllanma olmaz ve feedback mekanizması işlemediği için LH ve testosteron yüksektir.
3
Yönetim planının belirlenmesi
Karyotip (46,XY) doğrulaması sonrası cerrahi zamanlaması puberte sonrasına bırakıldı.
AIS vakalarında testislerden salınan testosteronun östrojene dönüşümü kemik sağlığı ve doğal meme gelişimini sağlar. Malignite riski post-pubertal döneme kadar düşüktür (<%25<\%2-5).

Key Concept

Androjen duyarsızlığı sendromunda primer amenoreye 'saçsız pubertat' (aksiller/pubik kıllanma yokluğu) ve yüksek erkek tipi testosteron düzeyleri eşlik eder.

Hints

1
Meme gelişimi varlığı östrojen etkisini, kıllanma yokluğu ise androjen etkisizliğini gösterir.
2
Laboratuvar verilerindeki erkek tipi testosteron düzeyi, vücutta fonksiyonel bir testis dokusu olduğunu kanıtlar.
3
AIS ve MRKH arasındaki en temel klinik fark, aksiller/pubik kıllanmanın varlığı ve serum testosteron seviyesidir.

Practice More

AIS tanılı bir hastada gonadektomi sonrası hangi hormon replasmanının yapılması gerektiğini inceleyebilirsiniz.
Estimated Time:2m 0s
Question 158Question

32 yaşında bir kadın hasta, şiddetli baş ağrısı ve bitemporal hemianopsi (görme alanı kaybı) şikayetleriyle başvuruyor. Yapılan hipofiz MR görüntülemesinde 4cm4 \, cm çapında, optik kiazmaya bası yapan bir makroadenom saptanıyor. Laboratuvar incelemesinde serum prolaktin düzeyi 120ng/mL120 \, ng/mL (N:525ng/mLN: 5-25 \, ng/mL) olarak ölçülüyor. Bu klinik tablo ile laboratuvar sonucu arasındaki uyumsuzluğu gidermek ve doğru tanıya ulaşmak için yapılması gereken en uygun işlem aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Serum örneğinin dilüsyona tabi tutularak laboratuvar testinin tekrarlanması

Answer

Klinik ve laboratuvar uyumsuzluğunu gidermek için serum örneğinin dilüsyona tabi tutularak laboratuvar testinin tekrarlanması gerekir.
Doğru yaklaşım serumun dilüe edilmesidir. Çok büyük hipofiz adenomlarında (dev makroadenom) prolaktin seviyesi aşırı yüksek olabilir. Standart iki bölgeli sandviç immünometrik testlerde, aşırı miktardaki antijen (prolaktin) hem yüzeye bağlı yakalayıcı antikorları hem de işaretli sinyal antikorlarını aynı anda doyurur. Bu durum, antikorlar arasında 'köprü' kurulmasını engelleyerek sinyalin düşük çıkmasına neden olur. Serum seyreltildiğinde bu doygunluk ortadan kalkar ve gerçek yüksek değerler ölçülebilir.

Step-by-Step Solution

1
Klinik bulgular ile laboratuvar sonucu arasındaki tutarsızlığı fark et.
4cm4 \, cm'lik bir makroadenomun (eğer prolaktinoma ise) genellikle >1000ng/mL>1000 \, ng/mL seviyelerinde prolaktin üretmesi beklenir; 120ng/mL120 \, ng/mL değeri bu kitle boyutu için beklenmedik derecede düşüktür.
Klinik-laboratuvar korelasyonu tanısal doğruluk için esastır.
2
Sandviç immünassay yönteminin kısıtlılıklarını değerlendir.
Aşırı yüksek antijen seviyelerinin hem yakalayıcı hem de dedektör antikorları doyurarak kompleks oluşumunu engellediği 'Hook etkisi' (Kanca etkisi) olasılığı belirlenir.
Teknik bir artefakt olan Hook etkisi, dev prolaktinomaların yanlışlıkla non-fonksiyonel adenom sanılmasına yol açabilir.
3
Serumun dilüe (seyreltme) edilmesini iste.
Serum seyreltildiğinde antijen konsantrasyonu düşer, antikor-antijen kompleksi doğru şekilde oluşur ve gerçek (çok yüksek) prolaktin seviyesi saptanır.
Gerçek değer saptandığında hastaya cerrahi yerine dopamin agonisti gibi tıbbi tedavi seçenekleri sunulabilir.

Key Concept

Hook Etkisi (Kanca Etkisi)
Estimated Time:2m 0s
Question 159Question

1515 yaşında bir kız hasta, son 66 aydır her ay düzenli olarak tekrarlayan, menstrüel kanama ile sonuçlanmayan şiddetli pelvik ağrı ve pelvik bası hissi ile jinekoloji polikliniğine başvuruyor. Fizik muayenesinde sekonder seks karakterleri Tanner evre 44 ile uyumlu bulunurken, pelvik ultrasonografide iki ayrı uterin korpus izleniyor ve sağ vajinal bölgede ekojenik içerikli, distandü bir kitle (hematokolpos) saptanıyor. Hastaya çekilen batın MRMR incelemesinde uterus didelfis görünümüne ek olarak sağ böbreğin lojunda izlenmediği (renal agenezi) rapor ediliyor. Bu klinik tabloya sahip bir hastada en olası tanı ve yapılması gereken en uygun cerrahi müdahale aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: OHVIRA sendromu; obstrüktif vajinal septumun cerrahi eksizyonu

Answer

OHVIRA sendromu tanısı konulmalı ve obstrüktif vajinal septumun cerrahi eksizyonu uygulanmalıdır.
Vaka sunumundaki uterus didelfis, obstrüktif hemivajina (hematokolpos) ve ipsilateral renal agenezi bulguları, Herlyn-Werner-Wunderlich (HWW) sendromu veya modern adıyla OHVIRA sendromu için patognomoniktir. Tedavide obstrüktif olan vajinal septumun cerrahi olarak geniş bir şekilde eksizyonu, hem hematokolposun boşaltılmasını sağlar hem de normal fertilite potansiyelini korur.

Step-by-Step Solution

1
Klinik belirtilerin değerlendirilmesi
Siklik pelvik ağrı ve hematokolpos varlığı
Primer amenore ile birlikte siklik ağrı, bir obstrüktif anomaliye işaret eder.
2
Görüntüleme bulgularının analizi
Uterus didelfis ve ipsilateral renal agenezi saptanması
Müllerian kanalların gelişimi ile Wolff kanallarının gelişimi embriyolojik olarak ilişkilidir; renal agenezi sıklıkla Müllerian anomalilere eşlik eder.
3
Sendromik tanı koyma
OHVIRA (Herlyn-Werner-Wunderlich) sendromu
Didelfis, obstrüktif hemivajina ve renal agenezi triadı bu sendromun spesifik tanısıdır.
4
Tedavi yönteminin belirlenmesi
Vajinal septum eksizyonu
Ana hedef obstrüksiyonu gidermek, semptomları dindirmek ve retrograd menstrüasyon riskini azaltmaktır.

Key Concept

Müllerian anomaliler ile renal anomalilerin birlikteliği (OHVIRA Sendromu)
Question 160Question

Hiperprolaktinemili bir hastada serum prolaktin düzeyi 45 ng/mL olarak saptanmıştır. Görüntüleme yapılmadan önce atlanmaması gereken en önemli fizyolojik neden aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Gebelik

Answer

Gebelik, hiperprolaktinemili her üreme çağındaki kadında görüntüleme ve ileri tetkik öncesinde dışlanması gereken en önemli fizyolojik nedendir.
Gebelik, prolaktin düzeyini önemli ölçüde artıran fizyolojik bir durumdur. Üreme çağındaki bir kadında hiperprolaktinemi saptandığında, herhangi bir görüntüleme veya ilaç tedavisi düşünülmeden önce beta-hCG ölçümü ile gebelik mutlaka dışlanmalıdır. Bu adım, tanı algoritmasının ilk ve en kritik basamağıdır.

Step-by-Step Solution

1
Hiperprolaktinemiye yaklaşımda öncelik sırasını belirle
Fizyolojik nedenler (gebelik, emzirme, stres) önce dışlanmalıdır
Patolojik nedenler araştırılmadan önce basit ve önemli fizyolojik durumlar ekarte edilmelidir
2
Üreme çağındaki kadında en sık fizyolojik hiperprolaktinemi nedenini hatırla
Gebelik, prolaktin düzeyini belirgin artıran en önemli fizyolojik durumdur
Gebelikte laktotrop hücreler östrojen etkisiyle çoğalır; prolaktin fizyolojik olarak yükselir
3
Algoritma: beta-hCG testi ile gebeliği dışla, ardından patolojik nedenlere geç
Gebelik dışlanmazsa gereksiz MRI veya ilaç başlanması söz konusu olabilir
Tanı algoritmasında beta-hCG ilk adımdır

Key Concept

Hiperprolaktinemide tanısal yaklaşım: fizyolojik nedenler (özellikle gebelik) önce dışlanır, ardından patolojik nedenler araştırılır.
Estimated Time:45s
PreviousPage 8 / 12Next
Üreme Endokrinolojisi ve İnfertilite — TUS - Tıpta Uzmanlık Sınavı — Page 8 | Examkin