All practice questions

8734 questions

Question 1281Question

İslam inanç esaslarının en temel özelliklerinden biri, bireyin herhangi bir zorlama, tehdit veya baskı altında kalmaksızın, kendi isteğiyle iman etmesini öngörmesidir. Kur'an-ı Kerim'de yer alan 'De ki: Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin...' (Kehf suresi, 29. ayet) ayeti de bu duruma işaret eder.

Buna göre, verilen ayet ve açıklama İslam inanç esaslarının aşağıdaki özelliklerinden hangisini doğrudan vurgulamaktadır?

Show answer & explanation

Answer: İnsanın hür iradesine dayanması

Answer

İnsanın hür iradesine dayanması
Ayette yer alan 'dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin' ifadesi, dine girişin ve inancın tamamen kişinin kendi hür iradesine, serbest seçimine bırakıldığını açıkça ortaya koymaktadır. Bu durum İslam inanç esaslarının insanın hür iradesine dayanması özelliğini doğrudan doğrular.

Step-by-Step Solution

1
Ayetin ana fikrini tespit etmek
Ayette geçen 'dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin' ifadesi, inanç tercihinin zorlama olmaksızın bireye ait olduğunu gösterir.
İnanç esaslarının hangi özelliğiyle eşleştiğini bulmak için ayette verilen anahtar kavramı belirlemek gerekir.
2
Seçenekleri analiz ederek doğru özellik ile eşleştirmek
Baskı olmaksızın, serbestçe karar verebilme durumu İslam inanç esaslarının 'insanın hür iradesine dayanması' ilkesiyle doğrudan örtüşür.
İman, ancak özgür bir iradeyle gerçekleştirildiğinde dinen geçerli sayılır ve ahlaki sorumluluk doğurur.

Key Concept

İslam inanç esaslarının insanın hür iradesine dayanması özelliği
Question 1282Question

I. Dünya Savaşı'nın yaklaştığı günlerde Osmanlı Devleti'nde iktidarı elinde bulunduran İttihat ve Terakki liderleri, Almanya'nın askeri ve endüstriyel gücüne güvenerek savaşı İttifak Bloku'nun kazanacağına inanıyorlardı. Bu ittifak sayesinde yakın zamanda kaybedilen toprakların geri alınması planlanırken, aynı zamanda Kafkasya üzerinden Orta Asya Türkleriyle birleşerek yeni bir nüfuz alanı oluşturulması (Turancılık) hedeflenmekteydi.

Bu bilgilere göre, Osmanlı Devleti'nin savaşa giriş düşüncesi ve hedefleriyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Savaşa katılma kararında hem kaybedilen toprakları geri alma gibi somut hedefler hem de ideolojik vizyonlar bir arada etkili olmuştur.

Answer

Savaşa katılma kararında hem kaybedilen toprakları geri alma gibi somut hedefler hem de ideolojik vizyonlar bir arada etkili olmuştur.
Verilen metinde Osmanlı Devleti'nin hem kaybedilen toprakları geri alma isteği gibi somut-pragmatik hedeflerinin hem de Kafkasya üzerinden Turan idealini gerçekleştirme gibi ideolojik hedeflerinin olduğu açıkça belirtilmiştir. Bu durum, savaşa katılma kararında hem somut gerekçelerin hem de ideolojik vizyonların bir arada etkili olduğunu gösterir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki ipuçlarını analiz etme
Metinde Osmanlı Devleti'nin kaybettiği toprakları geri alma isteği (somut hedef) ve Kafkasya üzerinden Orta Asya Türk dünyası ile birleşme (Turancılık) hedefi (ideolojik vizyon) vurgulanmıştır.
Soruda verilen bilgilere dayanarak Osmanlı Devleti'nin savaşa giriş motivasyonlarını belirlemek gerekir.
2
Seçenekleri değerlendirme
Metinde hem toprak kaybının telafisi hem de Turancılık idealinin bir arada bulunması, savaşa giriş kararının çok boyutlu (hem pragmatik/somut hem de ideolojik) olduğunu göstermektedir.
Doğru yargıya ulaşmak için seçeneklerde verilen ifadelerin metinle uyumu kontrol edilir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'nin I. Dünya Savaşı'na Giriş Nedenleri
Question 1283Question

Emeviler Dönemi'nde Arap milliyetçiliğine dayalı 'mevali' politikası nedeniyle Arap olmayan Müslümanlar dışlanmış ve devlet yönetiminden uzak tutulmuştur. 750 yılında kurulan Abbasiler ise bu politikayı terk ederek tüm Müslümanları eşit gören ümmetçi ve hoşgörülü bir yönetim anlayışı benimsemişlerdir. Bu anlayış doğrultusunda Türkler ve İranlılar gibi farklı topluluklar devlet yönetiminde ve orduda önemli görevlere getirilmişlerdir.

Buna göre, Abbasilerin uyguladığı hoşgörülü yönetim anlayışı ve sonuçları hakkında aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Emevilerin ırkçı ve dışlayıcı politikasının sona ermesi, farklı kültürlerin sentezlenmesini kolaylaştırarak İslam medeniyetinin evrenselleşmesine zemin hazırlamıştır.

Answer

Emevilerin ırkçı ve dışlayıcı politikasının sona ermesi, farklı kültürlerin sentezlenmesini kolaylaştırarak İslam medeniyetinin evrenselleşmesine zemin hazırlamıştır.
Emevilerin mevali politikasını terk etmesi, farklı etnik kökene sahip Müslümanların İslam medeniyetine entegre olmasını ve bilim, sanat gibi alanlarda katkı sağlamasını hızlandırmıştır. Bu durum, İslam kültürünün tek bir milletin tekelinden çıkarak evrensel bir nitelik kazanmasına doğrudan zemin hazırlamıştır.

Step-by-Step Solution

1
Emeviler ile Abbasilerin yönetim ve mevali politikalarını karşılaştırmak.
Emevilerin Arap milliyetçisi (mevali) politikasına karşın Abbasilerin ümmetçi ve hoşgörülü bir politika izlediği tespit edilir.
Bu iki devletin temel yönetim farklarını ortaya koymak, sonuçları analiz etmek için gereklidir.
2
Abbasilerin hoşgörülü politikasının kültürel ve idari sonuçlarını değerlendirmek.
Arap dışı Müslümanların devlet kademelerinde ve bilimsel çalışmalarda yer almasının İslam medeniyetinin zenginleşmesine ve evrensel bir nitelik kazanmasına yol açtığı anlaşılır.
Metinde geçen bilimsel faaliyetlerin hız kazanması ve farklı toplulukların görev alması bilgisi bu sonucu doğrular.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış iddiaları elemek.
Seçeneklerdeki tarihsel hatalar ve anakronizmler elenerek doğru yargıya ulaşılır.
Hatalı çıkarımları eleyerek net ve kesin olan doğru seçeneği belirlemek için bu adım uygulanır.

Key Concept

Emevi ve Abbasi yönetim politikalarının karşılaştırılması ve Abbasilerin hoşgörülü yönetiminin İslam medeniyetinin evrenselleşmesine etkisi
Question 1284Question

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde Garip Akımı (I. Yeni) temsilcileri ile Garip dışında yeniliği sürdüren sanatçıların şiir anlayışları ve eserleri üzerine bir çalışma yapılmaktadır. Buna göre, sol sütundaki şairleri sağ sütundaki uygun açıklama ve eserlerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Orhan Veli Kanık
Behçet Necatigil
Cahit Külebi
Oktay Rifat Horozcu

Matches

Show answer & explanation

Answer

Eşleştirme şu şekildedir: Orhan Veli Kanık - Vazgeçemediğim; Behçet Necatigil - Evler; Cahit Külebi - Adamın Biri; Oktay Rifat Horozcu - Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler.
Garip Akımı'nın öncüleri olan Orhan Veli Kanık ile Oktay Rifat Horozcu, sırasıyla sokak dilini yansıtan 'Vazgeçemediğim' ve ironik söyleyişlerin yer aldığı 'Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler' ile eşleşir. Garip dışında yeniliği sürdüren şairlerden Behçet Necatigil, çevre ve ev yaşantısını anlattığı 'Evler' eseriyle; Cahit Külebi ise Anadolu duyarlılığını işlediği 'Adamın Biri' eseriyle doğru eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Şairlerin bağlı oldukları edebi anlayışları belirleyin.
Orhan Veli Kanık ve Oktay Rifat Horozcu Garip Akımı (I. Yeni) temsilcileridir. Behçet Necatigil ve Cahit Külebi ise Garip dışında yeniliği sürdüren şairlerdir.
Şairlerin şiir anlayışları, eserlerindeki tema ve dil tercihlerini anlamamıza yardımcı olur.
2
Sağ sütundaki açıklamaları ve eser isimlerini inceleyin.
'Vazgeçemediğim' Orhan Veli Kanık'a; 'Evler' Behçet Necatigil'e; 'Adamın Biri' Cahit Külebi'ye; 'Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler' ise Oktay Rifat Horozcu'ya aittir.
Eserlerin üslup özellikleri ve yazar eşleştirmeleri doğru bağlamı kurmamızı sağlar.
3
Bulunan şair-eser çiftlerini birleştirerek nihai eşleştirmeyi tamamlayın.
Orhan Veli Kanık ile Vazgeçemediğim açıklaması; Behçet Necatigil ile Evler açıklaması; Cahit Külebi ile Adamın Biri açıklaması; Oktay Rifat Horozcu ile Yaşayıp Ölmek, Aşk ve Avarelik Üzerine Şiirler açıklaması eşleşir.
Her şair kendi poetikasına uygun olan doğru eseri ve onun açıklamasını karşılamaktadır.

Key Concept

Garip Akımı (I. Yeni) şairlerinin özellikleri ile Garip dışında yeniliği sürdüren bağımsız şairlerin şiir tarzları ve eserleri arasındaki farklar.
Question 1285Question

Milli Edebiyat Dönemi romanlarında, vatanseverlik ve işgal altındaki toplumun ahlaki durumu sıklıkla işlenmiştir. Bir yanda Mütareke İstanbul'unun kozmopolit çevrelerindeki yozlaşma, yabancı subaylarla kurulan ilişkiler ve milli davaya karşı duyarsızlık ele alınırken; diğer yanda Anadolu'da filizlenen Kuva-yı Milliye ruhu ve bu ruhu benimseyen aydınların yaşadığı iç hesaplaşmalar işlenir. Necdet karakterinin Leyla'ya duyduğu aşk ile vatan sevgisi arasında sıkışması ve sonunda Anadolu'daki mücadeleyi seçmesi bu izleğin merkezinde yer alır.

Bu parçada sözü edilen tematik yapı ve şahıs kadrosu aşağıdaki eserlerden hangisine aittir?

Show answer & explanation

Answer: Sodom ve Gomore - Yakup Kadri Karaosmanoğlu

Answer

Sodom ve Gomore - Yakup Kadri Karaosmanoğlu
Parçada betimlenen yozlaşmış Mütareke İstanbul'u ve Necdet ile Leyla'nın ilişkisi Yakup Kadri Karaosmanoğlu'nun Sodom ve Gomore romanına aittir. Yazar, bu eserinde işgal yıllarındaki İstanbul'un yozlaşmış çevrelerini kutsal kitaplarda helak edildikleri anlatılan Sodom ve Gomore şehirleriyle özdeşleştirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen olay örgüsünü, mekânı ve şahısları analiz etmek.
Mütareke Dönemi İstanbul'unun işgal ortamında geçen, Necdet ve Leyla karakterlerini barındıran eserin tespit edilmesi.
Eseri doğru belirlemek için kurgunun geçtiği tarihsel arka planı ve karakter kadrosunu doğru eşleştirmek gerekir.
2
Seçeneklerdeki eserleri yazar ve dönem yönünden incelemek.
Necdet ve Leyla karakterlerinin yer aldığı, işgal altındaki İstanbul'un ahlaki çöküntüsünü Sodom ve Gomore kentlerine benzeterek anlatan romanın Yakup Kadri Karaosmanoğlu'na ait Sodom ve Gomore olduğu belirlenir.
Milli Edebiyat Dönemi romanlarından biri olan bu yapıtı Servet-i Fünun ve diğer Milli Edebiyat eserlerinden ayırt etmek.

Key Concept

Milli Edebiyat Dönemi Romanı
Estimated Time:2m 0s
Question 1286Question

Osmanlı Devleti'nin son döneminde devleti çöküşten kurtarmak amacıyla ortaya atılan fikir akımları ile bu akımların fiili uygulamaları ve temsil ettikleri tarihsel gelişmeleri eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Osmanlıcılık
İslamcılık
Türkçülük
Adem-i Merkeziyetçilik

Matches

Show answer & explanation

Answer

Osmanlıcılık akımı Kanun-i Esasi'nin ilanıyla, İslamcılık akımı II. Abdülhamid'in hilafet ve demiryolu siyasetiyle, Türkçülük akımı Balkan Savaşları sonrası kültürel dernekleşmeyle, Adem-i Merkeziyetçilik akımı ise Prens Sabahattin'in yerinden yönetim ve özel teşebbüs fikirleriyle doğru şekilde eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; tüm tebaayı eşit sayıp mecliste temsil etmeyi hedefleyen Osmanlıcılık Kanun-i Esasi uygulamasıyla, ümmet birliğini ve halifeliğin gücünü savunan İslamcılık II. Abdülhamid'in politikalarıyla, gayrimüslimlerin ayrılmasından sonra kültürel ve milli kimliğe yönelen Türkçülük Balkan Savaşları sonrası cemiyetleşmeyle, merkeziyetçilik karşıtı liberal adem-i merkeziyetçilik ise Prens Sabahattin'in görüşleriyle örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Osmanlıcılık akımının temel amacını ve siyasi uygulamasını tespit etmek.
Bu akımın Kanun-i Esasi'nin ilanı ve Mebusan Meclisi'nin açılmasıyla eşleştiği belirlenir.
Tüm tebaayı eşit kabul etme ve mecliste temsil etme gayreti Osmanlıcılık ilkesine dayanır.
2
İslamcılık akımının uygulandığı dönemi ve devlet politikalarını incelemek.
II. Abdülhamid dönemindeki hilafet siyaseti ve Hicaz Demiryolu projesiyle eşleştiği görülür.
Müslümanların birliğini korumak için halifeliğin nüfuzu ve ulaşım ağı kullanılmıştır.
3
Türkçülük akımının gelişim sürecini ve kültürel yansımalarını belirlemek.
Balkan Savaşları sonrasındaki gelişmeler ve Türk Ocağı gibi derneklerle eşleştiği saptanır.
Gayrimüslimlerin ayrılması sonrası Türk nüfusa ve milli kültüre odaklanılmıştır.
4
Adem-i Merkeziyetçilik fikrinin kuramsal çerçevesini ve temsilcisini bulmak.
Prens Sabahattin'in yerinden yönetim ve özel teşebbüs fikriyle eşleştiği anlaşılır.
Federal yönetim anlayışı ve liberal ekonomi bu akımın temelidir.

Key Concept

Osmanlı Devleti'ni Kurtarma Çabaları ve Fikir Akımları
Estimated Time:2m 0s
Question 1287Question

93 Harbi (1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı) sonrasında imzalanan Ayastefanos Antlaşması'nda yer alıp Berlin Antlaşması'nda da (61. madde) korunan; Osmanlı Devleti'nin Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde ıslahat yapması ve bunların güvenliğini sağlamasına yönelik madde, Türk diplomasi tarihi açısından önemli bir dönüm noktası kabul edilir.

Buna göre, söz konusu ıslahat hükmünün Berlin Antlaşması ile uluslararası bir antlaşma metninde yer almasının Osmanlı Devleti açısından doğurduğu temel diplomatik sonuç aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Ermeni Meselesi'nin Osmanlı Devleti'nin iç sorunu olmaktan çıkıp uluslararası bir boyut kazanarak büyük devletlerin müdahalesine açık hale gelmesi

Answer

Ermeni Meselesi'nin Osmanlı Devleti'nin iç sorunu olmaktan çıkıp uluslararası bir boyut kazanarak büyük devletlerin müdahalesine açık hale gelmesi
Doğu Anadolu'daki Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde ıslahat yapılmasını öngören maddenin Berlin Antlaşması'nda yer alması, Ermeni Meselesi'ni Osmanlı Devleti'nin bir iç sorunu olmaktan çıkarıp büyük devletlerin müdahalesine açık uluslararası bir sorun haline getirmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Berlin Antlaşması'nın 61. maddesinin içeriğini ve uluslararası niteliğini incelemek.
Maddenin, Osmanlı Devleti'nin Ermenilerin yaşadığı vilayetlerde ıslahat yapmasını ve bunu Avrupalı devletlere rapor etmesini öngördüğü tespit edilir.
Antlaşmanın getirdiği yükümlülüklerin kapsamını netleştirmek amacıyla.
2
Söz konusu ıslahat hükmünün Osmanlı egemenlik hakları ve dış ilişkileri üzerindeki etkisini analiz etmek.
Daha önce Osmanlı Devleti'nin kendi iç işi olan bir konunun, yabancı devletlerin denetim yetkisiyle uluslararası bir boyut kazandığı anlaşılır.
Maddenin doğurduğu temel diplomatik sonucu belirlemek amacıyla.

Key Concept

93 Harbi sonrasında imzalanan Berlin Antlaşması'nın diplomatik sonuçları ve Ermeni Meselesi'nin uluslararası alana taşınması
Question 1288Question

Aşağıdaki sol sütunda verilen Cumhuriyet Dönemi modernist ve postmodernist Türk romanlarını, sağ sütunda verilen belirleyici özellikleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sevgili Arsız Ölüm
Benim Adım Kırmızı
Puslu Kıtalar Atlası
Gece

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sevgili Arsız Ölüm büyülü gerçekçilik ve Dirmit karakteriyle; Benim Adım Kırmızı nakkaşlar dünyası ve çoklu bakış açısıyla; Puslu Kıtalar Atlası düş ile felsefi kurgunun birleşimiyle; Gece ise karanlık/şiddet atmosferi ve dört farklı anlatıcılı alegorik yapısıyla eşleşmektedir.
Eserlerin her biri kendine özgü kurgusal yapıları, anlatıcı sayıları ve izledikleri edebi eğilimler (büyülü gerçekçilik, üstkurmaca vb.) dikkate alındığında sağ sütundaki uygun tanımlarla eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci eserin incelenmesi
Sevgili Arsız Ölüm adlı eser, Latife Tekin tarafından yazılmıştır. Eserdeki çocuk kahraman 'Dirmit' ve kullanılan 'büyülü gerçekçilik' tekniği, eseri doğrudan birinci açıklama ile eşleştirir.
Yazar-eser-karakter eşleşmesinden hareketle doğru tanımı belirlemek.
2
İkinci eserin incelenmesi
Benim Adım Kırmızı, Orhan Pamuk'un postmodern tarzda yazdığı bir romandır. Osmanlı dönemi minyatür sanatı ve her bölümün farklı bir anlatıcı tarafından dile getirilmesi (polifonik yapı), eseri ikinci açıklama ile eşleştirir.
Romanın temel kurgusal niteliklerini ve anlatıcı yapısını analiz etmek.
3
Üçüncü eserin incelenmesi
Puslu Kıtalar Atlası, İhsan Oktay Anar'ın ilk romanıdır. Eserde düş görme, felsefi sorgulamalar ve üstkurmaca ögeleri ön plandadır. Bu durum eseri üçüncü açıklama ile eşleştirir.
Eserin felsefi arka planını ve üstkurmaca niteliğini tespit etmek.
4
Dördüncü eserin incelenmesi
Gece, Bilge Karasu'nun postmodern anlatımıyla dikkat çeken, şiddet ve baskı ortamını alegorik bir kurguyla ve dört anlatıcıyla aktardığı eseridir. Bu özellikler eseri dördüncü açıklama ile eşleştirir.
Eserin dilsel/tematik yapısını ve anlatıcı sayısını değerlendirmek.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi modernist ve postmodernist Türk romanlarının ayırt edici kurgusal özellikleri, kahramanları ve anlatım biçimleri.
Question 1289Question

İslam bilgi felsefesinde 'sadık haber' başlığı altında incelenen 'mütevatir haber'; yalan üzere birleşmeleri aklen imkansız olan bir topluluğun vermiş olduğu, nesilden nesile kesintisiz olarak aktarılan ve inkârı mümkün olmayan kesin bilgileri ifade eder. Kişi, bizzat şahit olmadığı coğrafi, tarihi veya dini gerçekliklere bu yolla kesin bir şekilde ulaş��r.

Buna göre, aşağıdakilerden hangisi mütevatir haber yoluyla elde edilen kesin bir bilgiye örnek olarak gösterilemez?

Show answer & explanation

Answer: Ateşe tutulan metal bir çubuğun sıcaklığının artarak genleştiğine dair bilgi

Answer

Ateşe tutulan metal bir çubuğun sıcaklığının artarak genleştiğine dair bilgi
Isıtılan metal bir çubuğun sıcaklığının artarak genleştiği bilgisi, doğrudan duyu organlarıyla yapılan gözlemlere ve aklın bu gözlemler üzerinden gerçekleştirdiği deney-gözlem çıkarımlarına dayanır. İslam epistemolojisinde bu tür bilimsel ve deneysel bilgilerin temel kaynağı salim duyular ve selim akıldır. Bu nedenle bu bilgi, habere dayalı bilgi (mütevatir haber) kategorisinde değerlendirilemez.

Step-by-Step Solution

1
Mütevatir haber kavramının tanımı ve kapsamı analiz edilir.
Mütevatir haberin; yalan üzerinde birleşmesi imkansız kalabalıklarca aktarılan, bizzat şahit olunmayan coğrafi, tarihi ve dini kesin bilgileri kapsadığı belirlenir.
Seçeneklerdeki bilgilerin mütevatir haber niteliği taşıyıp taşımadığını ayırt etmek için bu tanım gereklidir.
2
Seçeneklerde verilen bilgi örnekleri İslam'ın bilgi kaynakları (salim duyular, selim akıl, sadık haber) açısından sınıflandırılır.
Antarktika'nın varlığı, Kurtuluş Savaşı ve İstanbul'un fethi gibi tarihi olaylar ile Kur'an-ı Kerim'in tevatüren ulaşması mütevatir haber kapsamındayken; metal çubuğun ısı etkisiyle genleşmesi doğrudan gözlem (salim duyular) ve akıl yürütme (selim akıl) ile elde edilen deneysel bir bilgidir.
Hangi bilginin duyusal-akli gözleme, hangisinin habere dayandığını netleştirmek ve doğru cevaba ulaşmak için bu sınıflandırma yapılır.

Key Concept

Mütevatir Haber
Estimated Time:2m 0s
Question 1290Question

İnsanın biyolojik yapısı, onun çevreye uyum sağlamasını tek başına açıklayamaz. Örneğin, göz kırpmak biyolojik bir reflekstir; fakat bu eylemin bir işaret, bir onaylama veya bir gizli anlaşma niteliği kazanması ancak içinde yaşanılan toplumsal birlikteliğin atfettiği anlam dünyasıyla mümkündür. Kültür; bireylerin eylemlerine yön veren, onlara neyi, nasıl ve ne amaçla yapmaları gerektiğini öğreten ortak semboller, değerler ve anlamlar sistemidir.

Bu parçada kültürün aşağıdaki hangi özelliği veya işlevi vurgulanmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: Toplumsal eylemlere ve sembollere ortak anlamlar kazandırarak bireysel davranışları yönlendirmesi

Answer

Toplumsal eylemlere ve sembollere ortak anlamlar kazandırarak bireysel davranışları yönlendirmesi
Parçada, insanın biyolojik reflekslerinin ötesinde, eylemlerine yön veren ve onlara anlam katan gücün toplumsal birliktelik (kültür) olduğu vurgulanmaktadır. Göz kırpma eyleminin toplumsal bir işaret haline gelmesi, kültürün eylemlere ortak anlamlar kazandırma ve davranışları yönlendirme işlevinin sonucudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki temel argümanı analiz etmek.
İnsanın biyolojik yapısının tek başına çevreye uyumu açıklayamayacağı, eylemlerin toplumsal anlam dünyası sayesinde nitelik ve işlev kazandığı görülmektedir.
Paragrafın ana fikrini belirleyerek test edilmek istenen kültür işlevini saptamak gerekir.
2
Verilen örnek ile seçenekleri karşılaştırmak.
Göz kırpmanın basit bir refleksten toplumsal bir gizli anlaşma sembolüne dönüşmesi, kültürel anlamlandırma ve bireye eylemlerinde yön gösterme işleviyle örtüşmektedir.
Parçada geçen 'ortak semboller ve anlamlar sistemi' ile 'bireylerin eylemlerine yön veren' ifadeleri doğrudan doğru seçeneği işaret eder.

Key Concept

Kültürün toplumsal eylemlere anlam kazandırma ve bireysel davranışları yönlendirme işlevi
Estimated Time:2m 0s
Question 1291Question

Sanatı kusursuz bir biçim işçiliği olarak gören bu akım mensupları, şiirde duygu ve hayalin yerine nesnel bir dış dünya tasvirini koymuşlardır. Şiiri adeta taştan bir heykel yontar gibi şekillendiren şairler; ölçü, kafiye ve ses uyumuna büyük önem vermişlerdir. Türk edebiyatında Tevfik Fikret ve Yahya Kemal gibi isimleri derinden etkileyen bu akımın Batı edebiyatındaki öncülerinden biri de Théophile Gautier'dir.

Bu parçada özellikleri belirtilen edebî akım ve bu akımın Batı edebiyatındaki temsilcisi aşağıdakilerin hangisinde bir arada verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Parnasizm - Théophile Gautier

Answer

Parnasizm - Théophile Gautier
Parçada sanatı kusursuz bir biçim işçiliği olarak gören, şiirde dış dünyayı nesnel biçimde tasvir eden ve heykel gibi şiirler yazmayı hedefleyen edebî akımın parnasizm olduğu belirtilmiştir. Bu akımın Türk edebiyatında Tevfik Fikret ve Yahya Kemal'i etkilediği, Batı edebiyatındaki kurucu ve en önemli temsilcilerinden birinin de Théophile Gautier olduğu bilinmektedir. Bu nedenle doğru cevap 'Parnasizm - Théophile Gautier' seçeneğidir.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen ipuçlarını analiz etme
Metinde 'biçim işçiliği', 'şiirde nesnel dış dünya tasviri', 'taştan bir heykel yontar gibi şiir yazılması' ve 'Tevfik Fikret ile Yahya Kemal'i etkilemesi' gibi belirleyici ifadeler tespit edilmiştir.
Soruda tanıtılan edebi akımın ayırt edici özelliklerini belirlemek için.
2
Belirlenen özelliklere uygun edebi akımı saptama
Şiirde realizm olarak adlandırılan, biçimsel kusursuzluğu ve nesnel betimlemeyi temel alan akımın parnasizm olduğu belirlenmiştir.
Tanıtılan edebi akımın adını doğru teşhis etmek için.
3
Akımın Batı edebiyatındaki kurucu temsilcisini belirleme
Parnasizmin Batı edebiyatındaki en önemli kurucu şairlerinden birinin Théophile Gautier olduğu bilgisiyle seçeneklerdeki eşleştirme doğrulanmıştır.
Edebi akım ve yazar/şair eşleştirmesini tamamlayarak doğru seçeneğe ulaşmak için.

Key Concept

19. yüzyıl Batı edebiyatı akımlarından parnasizmin felsefesi, şiir anlayışı ve temsilcileri.
Question 1292Question

Türkiye'de şehirlerin gelişiminde ve etki alanlarının genişlemesinde idari, sanayi, ticaret, liman, turizm gibi çeşitli fonksiyonel özellikler etkilidir. Bir şehrin nüfusunun fazla olması onun her zaman çok geniş ve küresel düzeyde bir etki alanına sahip olduğu anlamına gelmediği gibi, nüfusu görece az olan bazı şehirler de belirli fonksiyonları sayesinde bölgesel düzeyde güçlü bir çekim merkezi haline gelebilmektedir.

Buna göre, Türkiye'deki şehirlerin nüfus özellikleri, dominant fonksiyonları ve etki alanları ilişkisiyle ilgili aşağıdaki değerlendirmelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: İskenderun ve Ereğli gibi orta büyüklükteki şehirlerin, sahip oldukları demir-çelik sanayisi ve liman fonksiyonları sayesinde hinterlandının geniş olması ve ülke genelinde etki oluşturması, fonksiyonel özelliklerin etki alanını belirlemedeki rolüne örnektir.

Answer

İskenderun ve Ereğli gibi orta büyüklükteki şehirlerin sanayi ve liman fonksiyonları sayesinde ülke genelinde geniş bir etki alanına sahip olması
İskenderun ve Ereğli gibi şehirlerin nüfusları İstanbul veya Ankara gibi metropoller kadar büyük olmasa da sahip oldukları demir-çelik sanayisi ve liman fonksiyonları sayesinde hinterlandları geniştir ve ülke genelinde etki gösterirler. Bu durum, şehirlerin etki alanlarının belirlenmesinde fonksiyonel özelliklerin nüfus miktarından daha öncelikli olabildiğini kanıtlar.

Step-by-Step Solution

1
Şehirlerin nüfus miktarı ile etki alanı arasındaki ilişkiyi analiz etmek.
Nüfusun fazla olmasının her zaman küresel etki yaratmayacağı, nüfusu görece az olan şehirlerin ise güçlü fonksiyonları sayesinde geniş etki alanına sahip olabileceği belirlenir.
Nüfus miktarı ile fonksiyonel etki arasındaki kavram karmaşasını çözmek.
2
Seçeneklerdeki şehirlerin fonksiyonel özelliklerini ve etki alanlarını karşılaştırmak.
İskenderun ve Ereğli'nin demir-çelik sanayisi ile liman fonksiyonlarının bu şehirlerin nüfus boyutlarını aşan bölgesel/ulusal düzeyde bir etki alanı kazanmasını sağladığı görülür.
Doğru cevaba ulaşmak.

Key Concept

Türkiye'de şehirlerin fonksiyonel özellikleri ve etki alanları arasındaki ilişki
Question 1293Question
an=knn5a_n = \sqrt{\frac{k - n}{n - 5}}

ifadesi bir (an)(a_n) sonlu gerçel sayı dizisinin genel terimi olduğuna göre, bu dizinin terim sayısı en fazla kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: 4

Answer

Dizinin terim sayısı en fazla 4 olabilir.
Dizi tanımı gereği terimler n=1'den başlamalıdır. n=1 için kök içinin tanımlı olabilmesi k <= 1 olmasını gerektirir. k <= 1 durumunda n=1, 2, 3, 4 için terimler tanımlı olup, n=5 için payda sıfır olduğundan tanımsızlık oluşur. Dolayısıyla en fazla 4 terim tanımlanabilir.

Step-by-Step Solution

1
Kök içi ifadenin tanımlılık koşulunu belirleme
knn50\frac{k - n}{n - 5} \ge 0 ve n5n \neq 5 olmalıdır.
Kareköklü bir ifadenin gerçel sayı belirtmesi için kök içindeki ifadenin negatif olmaması ve paydanın sıfırdan farklı olması gerekir.
2
Dizinin ilk terimi olan a_1'in tanımlı olma koşulunu inceleme
k1k \le 1 olmalıdır.
Dizi tanımı gereği n=1 indisinden başlamalıdır. n=1 için payda negatif olduğundan kök içinin pozitif kalabilmesi için payın da negatif ya da sıfır olması gerekir.
3
Tanımlı terimlerin indis sınırını bulma ve terim sayısını hesaplama
Dizi en fazla {a1,a2,a3,a4}\{a_1, a_2, a_3, a_4\} terimlerinden oluşabilir, yani en fazla 4 terimlidir.
k <= 1 iken n=1, 2, 3, 4 için terimler gerçel sayıdır ancak n=5 için payda sıfır olduğundan terim tanımsızdır. Dizi indisleri kesintiye uğrayamayacağı için terim sayısı en fazla 4 olur.

Key Concept

Bir dizinin terimlerinin indis kümesi pozitif tam sayılar kümesinin bir alt kümesidir ve her n indisi için genel terim tanımlı olmalıdır.
Question 1294Question

Tiyatro oyuncusu Nahit’in iç dünyasını, sanat tutkusunu, Hatice ile olan çalkantılı aşkını ve sahne ışıklarının gerisindeki derin yalnızlığını konu edinen; olay örgüsünden ziyade kahramanın ruhsal gelgitlerini ve psikolojik tahlillerini merkezine alan bu yapıt, "bireyin iç dünyasını esas alan" Cumhuriyet Dönemi romanının önemli örneklerindendir.

Bu parçada sözü edilen eser ve yazarı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: İbiş'in Rüyası - Tarık Buğra

Answer

İbiş'in Rüyası - Tarık Buğra
Parçada bahsedilen tiyatrocu Nahit karakteri, sanat tutkusu ve Hatice ile olan ilişkisi Tarık Buğra'nın İbiş'in Rüyası adlı romanına aittir. Eser, bireyin iç dünyasını psikolojik derinlikle yansıtması bakımından bu yönemin en önemli temsilcilerindendir.

Step-by-Step Solution

1
Parçada verilen ipuçlarını (tiyatro oyuncusu Nahit, Hatice'ye duyulan aşk, psikolojik tahliller) analiz etmek.
Bu özelliklerin Cumhuriyet Dönemi'nde bireyin iç dünyasını esas alan bir romana ait olduğu ve kahramanlarının Nahit ile Hatice olduğu belirlenir.
Eserin konusunu ve karakterlerini tespit ederek doğru seçeneğe ulaşmak.
2
Tespit edilen karakterlerin ve temanın hangi yazara ve esere ait olduğunu hatırlamak.
Nahit ve Hatice karakterleri, Tarık Buğra'nın tiyatro sanatçısı Naşit'in hayatından esinlenerek yazdığı İbiş'in Rüyası romanının başkişileridir.
Edebi bilgi birikimini kullanarak eseri ve yazarı eşleştirmek.
3
Diğer seçeneklerdeki eserlerin temalarını ve yönelimlerini inceleyerek eleme yapmak.
Diğer şıklardaki eserlerin farklı edebi yönelimleri (toplumcu gerçekçi, modernist, Milli Edebiyat dönemi realist) temsil ettiği görülür ve doğru seçeneğin İbiş'in Rüyası olduğu kesinleşir.
Hatalı seçeneklerin elenmesini sağlayarak analizin doğruluğunu teyit etmek.

Key Concept

Cumhuriyet Dönemi'nde bireyin iç dünyasını esas alan romanlar, yazar ve eser kadrosu özellikleri.
Question 1295Question

Cumhuriyet Dönemi Türk şiirinde Garip Akımı (I. Yeni) ile bu akımın dışında kalarak kendi özgün yenilikçi çizgisini sürdüren şairlerin poetik özellikleri ve eserleri farklılık göstermektedir. Buna göre, sol sütunda verilen şiir anlayışı açıklamalarını, sağ sütundaki şair-eser eşleşmeleriyle doğru olacak şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Geleneksel vezin, kafiye ve söz sanatlarını tamamen reddederek şiiri sokağa ve sıradan insanın günlük diline indirgemeyi amaçlayan I. Yeni'nin öncüsü şair.
Garip hareketine katılmayıp kendine has ev, aile ve yakın çevre konularını içe dönük, titiz bir dil işçiliği ve biçimsel ahenkle işleyen şair.
Bireysel duyarlılıkları, doğa sevgisini ve Anadolu insanının yaşamını yerel renklerle ama Garipçilerin aksine lirizmi ve ses ahengini dışlamadan aktaran şair.
Şiir serüvenine mistik ve felsefi arayışlarla başlayıp daha sonra destansı söyleyişe yönelen, dili 'ses bayrağı' olarak gören özgün şair.

Matches

Show answer & explanation

Answer

İlk açıklama Orhan Veli Kanık - Vazgeçemediğim ile, ikinci açıklama Behçet Necatigil - Kapalı Çarşı ile, üçüncü açıklama Cahit Külebi - Yeşeren Otlar ile, dördüncü açıklama ise Fazıl Hüsnü Dağlarca - Çocuk ve Allah ile eşleşmelidir.
Verilen eşleştirmede şairlerin kendilerine özgü edebi duruşları ve poetikaları en karakteristik eserleriyle doğru şekilde ilişkilendirilmiştir. Gelenek karşıtlığıyla bilinen Orhan Veli 'Vazgeçemediğim' ile; ev ve çevre temalarını biçimsel titizlikle ele alan Behçet Necatigil 'Kapalı Çarşı' ile; Anadolu duyarlılığını lirizmi kaybetmeden yansıtan Cahit Külebi 'Yeşeren Otlar' ile; felsefi derinlik ve destansı üslupla bilinen Fazıl Hüsnü Dağlarca ise 'Çocuk ve Allah' ile eşleşmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Açıklamalarda verilen poetik ilkeleri analiz etme
Birinci açıklama vezin ve kafiyeyi reddeden Garip akımının öncüsünü (Orhan Veli), ikinci açıklama evler şairini (Behçet Necatigil), üçüncü açıklama lirizmi koruyan Anadolucu şairi (Cahit Külebi), dördüncü açıklama ise dili ses bayrağı gören destan şairini (Fazıl Hüsnü Dağlarca) işaret etmektedir.
Her şairin kendine özgü üslup ve tema dünyasını doğru belirleyebilmek.
2
Sanatçıları ve eserlerini eşleştirme
Orhan Veli 'Vazgeçemediğim', Behçet Necatigil 'Kapalı Çarşı', Cahit Külebi 'Yeşeren Otlar', Fazıl Hüsnü Dağlarca ise 'Çocuk ve Allah' eseriyle eşleşir.
Şairlerin eserleriyle olan bağlantılarını kurarak eşleştirmeyi tamamlamak.

Key Concept

Garip Akımı (I. Yeni) ve Garip Dışında Yeniliği Sürdüren Şiir temsilcilerinin poetik özellikleri ve eserleri
Question 1296Question

Türkiye'de iç ticaret, üretici ve tüketici merkezlerinin coğrafi olarak farklı bölgelerde yoğunlaşmasıyla büyük bir dinamizm kazanmıştır.

Bu kapsamda bölgeler arasında gerçekleşen ürün akışları ile ilgili;
I. Doğu Anadolu Bölgesi'nden büyük tüketim merkezlerine doğru kümes hayvancılığı ve besi hayvancılığı ürünlerinin yoğun şekilde sevk edilmesi,
II. Karadeniz Bölgesi'nden diğer bölgelere, yetişme alanı belirli iklim şartlarıyla sınırlandırılmış olan çay ve fındık gibi tarım ürünlerinin gönderilmesi,
III. Marmara Bölgesi'ndeki sanayi tesislerinde üretilen tüketim malları ile ithal edilen çeşitli ürünlerin ülke geneline dağıtılması

durumlarından hangileri Türkiye'deki iç ticaretin yapısal özelliklerini ve bölgesel ürün akışlarını doğru yansıtmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: II ve III

Answer

İkinci ve üçüncü öncülleri içeren seçenek
Türkiye'de iç ticaretin yapısında, Karadeniz Bölgesi'nin iklim şartlarına bağlı çay ve fındık gibi ürünleri diğer bölgelere göndermesi ve Marmara Bölgesi'nin gelişmiş sanayisi ile ithalat limanları sayesinde sanayi ve ithal ürünleri ülke geneline dağıtması doğru ifadelerdir. Doğu Anadolu ise kümes hayvancılığı ticaretinin merkezi değildir; kümes hayvancılığı tüketim merkezlerine yakın batı illerinde yoğunlaşmıştır. Bu nedenle doğru yansıtan ifadeler ikinci ve üçüncü öncüllerdir.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerde verilen ürün akışlarını Türkiye'nin coğrafi üretim ve tüketim özellikleri açısından analiz etmek.
Doğu Anadolu'nun kümes hayvancılığı merkezi olmadığını, Karadeniz'in çay/fındık üretim alanı olduğunu ve Marmara'nın sanayi/dağıtım merkezi olduğunu belirlemek.
Bölgelerin üretim uzmanlaşması ve iç ticaretteki rollerini tespit etmek.
2
Doğu Anadolu Bölgesi'nin hayvancılık faaliyetlerini incelemek.
Bölgede mera hayvancılığının yaygın olduğunu, ancak kümes hayvancılığının pazara yakınlık nedeniyle batıda (Marmara ve Ege) yoğunlaştığını saptamak. Bu yüzden birinci öncülün yanlış olduğunu belirlemek.
Hayvancılık türlerinin dağılışındaki temel faktörleri değerlendirmek.
3
İkinci ve üçüncü öncüllerin doğruluğunu kontrol etmek.
Karadeniz'in çay ve fındık akışının doğru olduğunu, Marmara'nın sanayi ve ithal malları dağıtma fonksiyonunun doğru olduğunu doğrulamak. Dolayısıyla ikinci ve üçüncü öncüllerin doğru olduğunu bulmak.
İç ticaretin temel akış yönlerini ve ürün türlerini kesinleştirmek.

Key Concept

Türkiye'de bölgesel üretim farklılıkları ve iç ticaretin ürün akışları
Estimated Time:2m 0s
Question 1297Question

Osmanlı Devleti’nde klasik dönem askeri teşkilatının iki temel sütununu oluşturan Tımar sistemi ile Kapıkulu sistemi arasında hem askeri hem de sosyo-ekonomik açıdan belirgin farklar bulunmaktadır.

Buna göre, Tımar ve Kapıkulu sistemlerinin karşıla��tırılmasıyla ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi doğrudur?

Show answer & explanation

Answer: Kapıkulu askerleri doğrudan merkeze bağlı olarak hazineden ulufe adı verilen maaş alırken, Tımarlı Sipahiler kendilerine tahsis edilen dirlik arazilerinden toplanan vergi gelirleriyle geçimlerini sağlar ve cebelü denilen askerleri yetiştirirlerdi.

Answer

Kapıkulu askerleri doğrudan merkeze bağlı olarak hazineden ulufe adı verilen maaş alırken, Tımarlı Sipahiler kendilerine tahsis edilen dirlik arazilerinden toplanan vergi gelirleriyle geçimlerini sağlar ve cebelü denilen askerleri yetiştirirlerdi.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, Kapıkuluları devletin doğrudan merkezdeki profesyonel ordusudur ve üç ayda bir hazineden ulufe adı verilen maaş alırlar. Tımarlı Sipahiler ise eyalet askerleridir; hazineden doğrudan nakit maaş almazlar, kendilerine tahsis edilen dirlik arazisinin vergi gelirleriyle hem geçimlerini sağlarlar hem de cebelü adı verilen atlı askerleri yetiştirirler.

Step-by-Step Solution

1
Klasik dönem Osmanlı ordusunun iki temel gücü olan eyalet askerleri (Tımarlı Sipahiler) ile merkez ordusunun (Kapıkulu askerleri) finansal kaynaklarını analiz etmek.
Kapıkulu askerlerinin merkez hazinesinden ulufe aldığını, Tımarlı Sipahilerin ise taşradaki vergi gelirleriyle finanse edildiğini belirlemek.
İki sistemin temel ekonomik ve finansal işleyiş farkını ortaya koymak.
2
Toprak mülkiyeti kurallarını ve askeri yükümlülükleri değerlendirmek.
Tımar sisteminde arazinin mülkiyeti devlete ait olduğunu (miri arazi), sipahinin veya köylünün mülk sahibi olmadığını teyit etmek.
Seçeneklerdeki mülkiyet iddialarının doğruluğunu denetlemek.

Key Concept

Tımar ve Kapıkulu Sistemlerinin Finansal ve Askeri Yapısı
Estimated Time:2m 0s
Question 1298Question

Büyük Selçuklu Devleti'nde eyaletlerin yönetiminde görev alan askeri valilerin (şahnelerin) geniş yetkileri bulunmakla birlikte, vergi toplama işlemleri doğrudan merkeze bağlı sivil bir görevli olan amil tarafından yürütülmüştür. Taşradaki ikta sahiplerinin yükümlülükleri ve yetiştirdikleri askeri kuvvetler ise Divan-ı Arz'a bağlı görevlilerce düzenli olarak denetlenmiştir.

İlk Türk-İslam devletlerinde görülen bu idari yapılanma ve yetki paylaşımının temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Taşradaki askeri ve mali güçlerin tek bir makamda birleşmesini önleyerek merkezi otoriteyi korumak

Answer

Taşradaki askeri ve mali güçlerin tek bir makamda birleşmesini önleyerek merkezi otoriteyi korumak
İlk Türk-İslam devletlerinde şahnelerin askeri gücü, amillerin ise mali gücü temsil etmesi; ayrıca ikta sahiplerinin merkezden denetlenmesi, taşradaki askeri ve mali otoritelerin tek elde birleşip merkeze isyan etmesini önlemeyi amaçlar. Bu durum doğrudan merkezi otoritenin korunmasını hedefler.

Step-by-Step Solution

1
Soru kökündeki idari görevlilerin (şahne, amil) ve denetim organlarının (Divan-ı Arz) görev alanlarını belirlemek.
Şahnelerin askeri güç sahibi olduğu, amillerin mali işlerden sorumlu olduğu, askeri gücün denetiminin ise doğrudan merkeze bağlı olduğu tespit edilir.
Sistemdeki yetki dağılımını anlamak analizin ilk adımıdır.
2
Bu görevlilerin yetki alanlarının neden ayrıştırıldığını analiz etmek.
Eğer şahne hem askeri güce hem de mali güce sahip olsaydı, taşrada merkezi otoriteden bağımsız hareket edebilecek çok güçlü bir yapı oluşturabilirdi. Yetkilerin farklı kişilere verilmesinin bu birleşmeyi engellediği anlaşılır.
İdari yetki paylaşımının siyasi sonuçlarını değerlendirmek gerekir.
3
Bu idari tedbirlerin devletin genel yönetim felsefesiyle ilişkisini kurmak.
Böl ve yönet ya da yetki paylaşımı prensibiyle merkezden bağımsız yerel güç odaklarının oluşması engellenmiş ve merkeziyetçi yapı desteklenmiştir.
İlk Türk-İslam devletlerindeki teşkilatlanmanın temel amacını ortaya koymak.

Key Concept

İlk Türk-İslam devletlerindeki taşra teşkilatının yapısı ve yetki paylaşımının merkezi otoriteyi korumaya yönelik işlevi.
Estimated Time:2m 0s
Question 1299Question

1932 yılında Türkiye’ye davet edilen İsviçreli pedagog Prof. Dr. Albert Malche, hazırladığı raporda İstanbul Darülfünununun bilimsel araştırmalardan uzak kaldığını, kütüphanelerinin yetersiz olduğunu, öğretim üyelerinin güncel yabancı yayınları takip etmediğini ve derslerin ezbere dayalı olarak işlendiğini belirtmiştir. Bu rapor doğrultusunda 1933 yılında Darülfünun kapatılarak yerine modern araştırma yöntemlerini esas alan İstanbul Üniversitesi kurulmuştur.

Buna göre, 1933 yılında gerçekleştirilen Üniversite Reformu'nun temel amacı aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Yükseköğretimde ezberci yöntemi terk ederek araştırmacı, dinamik ve bilimsel bilgi üreten çağdaş bir akademik yapı oluşturmak

Answer

Yükseköğretimde ezberci yöntemi terk ederek araştırmacı, dinamik ve bilimsel bilgi üreten çağdaş bir akademik yapı oluşturmak
Üniversite Reformu'nun temel amacı, Albert Malche'in raporunda belirtilen akademik atalet, ezbercilik ve yetersiz araştırma altyapısını ortadan kaldırmaktır. Yeni kurulan İstanbul Üniversitesi ile yükseköğretimde ezberci yöntemi terk ederek araştırmacı, dinamik ve bilimsel bilgi üreten çağdaş bir akademik yapı oluşturulması hedeflenmiştir.

Step-by-Step Solution

1
Albert Malche'in raporundaki Darülfünun eleştirilerini analiz etmek.
Raporda kütüphanelerin yetersizliği, yabancı yayınların takip edilmemesi ve ezberci bir metodun uygulanması gibi bilimsel üretkenliği engelleyen yapısal sorunlar tespit edilmiştir.
Reformun hangi eksiklikleri gidermek amacıyla yapıldığını belirlemek.
2
Darülfünunun yerine kurulan İstanbul Üniversitesi'nin hedeflerini değerlendirmek.
Modern araştırma yöntemlerini benimseyen, bilgi aktaran değil bilgi üreten bir akademik yapının hedeflendiği anlaşılmaktadır.
Reformun yöneldiği yeni eğitim modelinin niteliğini saptamak.
3
Eleştiriler ile seçeneklerdeki amaçları karşılaştırarak doğru seçeneğe ulaşmak.
Araştırmacı, dinamik ve bilimsel bilgi üreten çağdaş bir yapının kurulması amacının rapordaki ezbercilik ve durağanlık eleştirileriyle birebir örtüştüğü görülür.
Paragraftaki bilgiler ışığında çıkarılabilecek en kapsamlı ve doğru yargıyı belirlemek.

Key Concept

1933 Üniversite Reformu ve Atatürk Dönemi Yükseköğretim Politikası
Estimated Time:2m 0s
Question 1300Question
logx(3x24)=3\log_x(3x^2 - 4) = 3

denklemini sağlayan xx gerçel sayısı kaçtır?

Show answer & explanation

Answer: 2

Answer

Denklemi sağlayan tek geçerli xx gerçel sayısı 2'dir.
Verilen denklem çözüldüğünde elde edilen x=2x = 2 değeri, logaritmanın taban (x>0x > 0, x1x \neq 1) ve argüman (3x24>03x^2 - 4 > 0) kurallarını eksiksiz olarak sağladığı için denklemin tek gerçel köküdür.

Step-by-Step Solution

1
Logaritma tanım kümesi koşullarını belirleme
x>0x > 0, x1x \neq 1 ve 3x24>03x^2 - 4 > 0 olmalıdır.
Logaritmik ifadelerde taban pozitif ve 1'den farklı, argüman ise daima pozitif olmak zorundadır.
2
Logaritmik denklemi polinom denklemine dönüştürme
x3=3x24x^3 = 3x^2 - 4
loga(b)=c    ac=b\log_a(b) = c \iff a^c = b kuralı uygulanır.
3
Üçüncü dereceden polinom denklemini çarpanlarına ayırma
(x+1)(x2)2=0(x+1)(x-2)^2 = 0
x33x2+4=0x^3 - 3x^2 + 4 = 0 denkleminde x=1x = -1 için eşitlik sağlandığından denklem x+1x+1 ile tam bölünür. Bölme işlemi yapıldığında (x+1)(x24x+4)=0(x+1)(x^2 - 4x + 4) = 0 elde edilir.
4
Bulunan kökleri tanım kümesi koşullarına göre test etme
x=2x = 2 geçerli çözümdür, x=1x = -1 elenir.
x=1x = -1 değeri x>0x > 0 taban koşulunu ihlal eder. x=2x = 2 ise tüm koşulları sağlar (2>02 > 0, 212 \neq 1 ve 3(2)24=8>03(2)^2 - 4 = 8 > 0).

Key Concept

Logaritmik ve üstel denklemlerin çözümü ve logaritma fonksiyonunun tanım kümesi sınırları.
PreviousPage 65 / 437Next
All practice questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) | Examkin