Divan Edebiyatı

303 questions

Question 161Question

Divan edebiyatında bestelenmek amacıyla yazılan, dörtlüklerden oluşan, her dörtlüğün üçüncü dizesine "meyan", dördüncü dizesine ise "nakarat" adı verilen nazım şekli aşağıdakilerden hangisidir?

Show answer & explanation

Answer: Şarkı

Answer

Şarkı
Şarkı nazım şekli, Türklerin divan edebiyatına kazandırdığı, bestelenmek amacıyla yazılan ve dörtlüklerden oluşan bir formdur. Her dörtlüğün üçüncü dizesine 'meyan' veya 'meyan beyti', her dörtlüğün sonunda aynen tekrarlanan dördüncü dizesine ise 'nakarat' adı verilir. Dolayısıyla tanımı verilen nazım şekli şarkıdır.

Step-by-Step Solution

1
Nazım şeklinin yapısal özelliklerini belirlemek.
Tanımda geçen 'meyan' (üçüncü dize) ve 'nakarat' (her dörtlükte tekrarlanan dördüncü dize) kavramlarının dörtlüklerle kurulan şarkı nazım şekline ait olduğu görülür.
Soruda verilen ipuçlarından yola çıkarak divan edebiyatındaki musammatlar ve dörtlüklerle kurulan nazım şekillerini ayırt etmek gerekir.
2
Eserin yazılış amacını incelemek.
Şarkı, divan edebiyatında doğrudan bestelenmek üzere kaleme alınan tek nazım şeklidir.
Diğer dörtlük biçimlerinden ayrılan en temel işlevsel farkı saptamak.

Key Concept

Şarkı Nazım Şeklinin Yapısal ve İşlevsel Özellikleri
Estimated Time:45s
Question 162Question

Edebiyat tarihi üzerine yapılan bir panelde konuşmacı, erken dönem Anadolu Türk şiirinin gelişimini şu cümlelerle özetlemiştir:

"Söz konusu dönemde iki önemli kırılma noktası vardır. Bunlardan birincisi, tasavvufi düşüncenin hâkim olduğu bir çağda seküler yönelimlerle aşk, şarap ve eğlence konularını ele alan ve divan şiirinin Anadolu sahasındaki kurucusu kabul edilen şairdir. İkincisi ise İranlı şair Feridüddin Attar’ın ünlü eserini Türkçeye aktarırken ona pek çok ekleme yapıp hikâyelerle zenginleştiren, böylece Türkçenin edebi bir dil olarak Farsçadan geri kalmadığını ispatlayan sanatkârdır."

Bu paneldeki konuşmacının değindiği sanatçılar, aşağıdakilerin hangisinde sırasıyla doğru olarak verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Hoca Dehhani - Gülşehrî

Answer

Hoca Dehhani - Gülşehrî
Parçada tasvir edilen birinci şair, tasavvufi anlayışın hâkim olduğu 13. yüzyılda seküler konuları, aşkı ve şarabı işleyerek Anadolu sahasında divan edebiyatının kurucusu kabul edilen Hoca Dehhani'dir. İkinci şair ise 14. yüzyılda Feridüddin Attar'ın Mantıku't-Tayr adlı eserini Türkçeye uyarlarken kendi eklemeleri ve hikâyeleriyle zenginleştiren, Türkçenin sanatsal gücünü savunan Gülşehrî'dir. Dolayısıyla Hoca Dehhani ve Gülşehrî isimlerini sırasıyla içeren seçenek doğrudur.

Step-by-Step Solution

1
Parçada özellikleri belirtilen birinci şairin kimliğini tespit etmek.
Birinci şairin Hoca Dehhani olduğu belirlenmiştir.
Metinde bu şair için 'tasavvufi düşüncenin hâkim olduğu bir çağda seküler yönelimlerle aşk, şarap ve eğlence konularını ele alan ve divan şiirinin Anadolu sahasındaki kurucusu kabul edilen' ifadeleri kullanılmıştır. Bu nitelikler 13. yüzyıl şairi Hoca Dehhani'yi işaret etmektedir.
2
Parçada özellikleri belirtilen ikinci şairin kimliğini tespit etmek.
İkinci şairin Gülşehrî olduğu belirlenmiştir.
Metinde bu şair için 'İranlı şair Feridüddin Attar’ın ünlü eserini Türkçeye aktarırken ona pek çok ekleme yapıp hikâyelerle zenginleştiren' ifadeleri kullanılmıştır. Attar'ın Mantıku't-Tayr adlı eserini bu şekilde Türkçeye kazandıran 14. yüzyıl şairi Gülşehrî'dir.
3
Bulunan şairleri sırasıyla eşleştirerek doğru seçeneğe ulaşmak.
Doğru şair çiftinin Hoca Dehhani ve Gülşehrî olduğu kesinleşmiştir.
İlk şair Hoca Dehhani, ikinci şair ise Gülşehrî olduğuna göre bu iki ismi sırasıyla sunan seçenek doğru cevaptır.

Key Concept

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Question 163Question

I. İlm kesbiyle pâye-i rif'at
Ârzû-yı muhâl imiş ancak

II. Aşk imiş her ne var âlemde
İlm bir kıyl ü kâl imiş ancak

Fuzûlî'ye ait bu beyitlerin biçimsel ve içeriksel özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Kafiye örgüsü ve işlenen konunun niteliği, bu beyitlerin bir mesnevinin yazılış amacının açıklandığı 'sebeb-i telif' bölümünden alındığını kanıtlar.

Answer

Beyitlerin mesnevinin sebeb-i telif bölümünden alındığını savunan ifade söylenemez.
Beyitlerin kafiye örgüsü incelendiğinde ilk beytin dizelerinin birbiriyle kafiyeli olmadığı (xaxa), ikinci beytin ikinci dizesinin ise ilk beytin ikinci dizesiyle kafiyeli olduğu (xa xaxa\ xa) görülmektedir. Bu kafiye şeması kıta nazım şekline aittir. Mesneviler ise her beytin kendi arasında kafiyeli olduğu (aa bb cc...aa\ bb\ cc...) bir yapıya sahiptir. Dolayısıyla bu beyitlerin mesnevinin 'sebeb-i telif' (yazılış amacı) bölümünden alınmış olması biçimsel olarak imkansızdır. Bu nedenle beyitlerin mesnevinin sebeb-i telif bölümünden alındığını iddia eden seçenek yanlıştır ve söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerin kafiye şemasını belirleme
Şiirin kafiye düzeninin xa xaxa\ xa (veya ab cbab\ cb) olduğu tespit edilmiştir.
Kafiye düzeni, şiirin nazım şeklinin belirlenmesinde en önemli biçimsel ölçüttür.
2
Belirlenen kafiye şemasını nazım şekilleriyle karşılaştırma
xa xaxa\ xa düzeni kıta nazım şekline uygundur; mesnevi (aa bb ccaa\ bb\ cc) veya gazel/kaside matla beyti (aaaa) özellikleriyle uyuşmamaktadır.
Her nazım şeklinin kendine has bir kafiye örgüsü vardır.
3
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu denetleme
Mesnevi ve sebeb-i telif ilişkisini savunan ifadenin yanlış olduğu belirlenmiştir.
Mesnevi nazım şekli beyitlerinin kendi arasında kafiyeli olması gerektiği bilgisiyle bu ifade çelişmektedir.

Key Concept

Kıta, mesnevi, gazel ve kaside nazım şekillerinin biçimsel ve içeriksel özellikleri ile aralarındaki farklar.
Estimated Time:2m 0s
Question 164Question

Divan edebiyatında klasik kuralların dışına çıkılarak yeni üslup arayışlarına yönelindiği dönemlerde iki şair öne çıkmaktadır:

* Birinci şair, XVII. yüzyılda yaşamış olup Türk edebiyatında Sebk-i Hindî akımının ilk temsilcisi ve öncüs�� olarak kabul edilmiş; gazellerinde derin, soyut ve kapalı bir anlatımı benimsemiştir.
* İkinci şair ise XVIII. yüzyılda yaşamış, Lale Devri'nin coşkusunu şiire yansıtmış ve İstanbul Türkçesini, halk söyleyişlerini divan şiirine kazandırarak mahallîleşme akımını zirveye taşımıştır.

Bu özelliklere sahip olan Divan şairleri sıras��yla aşağıdakilerin hangisinde verilmiştir?

Show answer & explanation

Answer: Nailî - Nedim

Answer

Nailî - Nedim
Metinde verilen bilgilere göre, XVII. yüzyılda Sebk-i Hindî akımının ilk temsilcisi ve öncüsü olan şair Nailî'dir; XVIII. yüzyılda Lale Devri'nin coşkusunu yansıtıp mahallîleşme akımını zirveye taşıyan şair ise Nedim'dir. Bu nedenle doğru eşleştirme Nailî - Nedim olmalıdır.

Step-by-Step Solution

1
Metinde bahsedilen birinci şairin özelliklerini tespit etmek.
XVII. yüzyılda Sebk-i Hindî akımının ilk temsilcisi olan şair Nailî'dir.
Nailî, Türk edebiyatında Sebk-i Hindî tarzını gazellerinde ilk uygulayan sanatkâr olarak bilinir.
2
Metinde bahsedilen ikinci şairin özelliklerini tespit etmek.
XVIII. yüzyılda mahallîleşme akımının en büyük temsilcisi olan şair Nedim'dir.
Nedim, Lale Devri'nin coşkulu havasını ve İstanbul Türkçesini şiirine yansıtan öncü isimdir.
3
Bulunan şairleri sırasıyla eşleştirerek doğru seçeneği belirlemek.
Nailî ve Nedim eşleştirmesi doğru cevaptır.
Her iki şairin yüzyılları ve temsil ettikleri edebî akımlar metindeki bilgilerle tam olarak örtüşmektedir.

Key Concept

17. ve 18. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Akımları
Question 165Question

Yâ Rab hemîşe lutfunu kıl reh-nümâ bana<br>Gösterme ol tarîki ki gitmez sana bana

Bu beyit, içerik özellikleri dikkate alındığında klasik Türk edebiyatındaki aşağıdaki nazım türlerinden hangisine örnek gösterilebilir?

Show answer & explanation

Answer: Münacat

Answer

Münacat
Beyitte geçen 'Yâ Rab' (Ey Rabbim) hitabı ve 'bana lütfunu yol gösterici kıl, sana varmayan yolu bana gösterme' şeklindeki dua ve sığınma ifadeleri doğrudan Allah'a yakarış barındırmaktadır. Klasik Türk edebiyatında Allah'a yalvarıp yakarmak, günahların bağışlanmasını dilemek amacıyla kaleme alınan bu tür eserler münacat olarak adlandırılır. Dolayısıyla bu beyit içerik yönüyle münacat nazım türüne ait belirgin nitelikler taşımaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Beyit içindeki anahtar kelimeleri ve dil içi anlamı belirleme.
"Yâ Rab" (Ey Rabbim), "lutf" (lütuf/inayet), "reh-nümâ" (yol gösterici) ve "tarîk" (yol) kelimeleri tespit edilir. Beytin günümüz Türkçesindeki karşılığı "Ey Rabbim! Her zaman lütfunu bana kılavuz et; bana senin rızana varmayan yolu gösterme." olarak çözümlenir.
Beytin konusunu belirleyebilmek için öncelikle kullanılan sözcüklerin anlamlarını ve beytin genel iletisini kavramak gerekir.
2
Beytin konusunu Divan edebiyatı nazım türlerinin tanımları çerçevesinde değerlendirme.
Kulun Allah'a yönelerek ona dua etmesi, sığınması ve dileklerde bulunması özellikleri belirlenir.
Şiirlerin işledikleri temalar ve yazılış amaçları, Divan edebiyatındaki nazım türlerini belirleyen temel ölçüttür.
3
Elde edilen verileri seçeneklerdeki nazım türleriyle karşılaştırarak doğru türe karar verme.
Allah'a yakarış ve dua içeren şiirlerin münacat nazım türüne ait olduğu bilgisiyle, beytin münacattan alındığı sonucuna ulaşılır.
Münacat, doğrudan dua ve yalvarış içeren bir nazım türüdür; bu da beytin içerik özellikleriyle tam olarak uyuşur.

Key Concept

Divan edebiyatında şiirlerin konularına göre ayrıldığı nazım türleri (münacat, tevhit, naat, mersiye, hicviye) ve bunların beyitlerin içeriği üzerinden tespit edilmesi.
Question 166Question

Anadolu sahası erken dönem (13. ve 14. yüzyıl) Divan şiirinin gelişimine katkıda bulunan şairlerin isimlerini, edebi kişilikleri ve sanatsal kimliklerini yansıtan belirleyici açıklamalarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Hoca Dehhânî
Âşık Paşa
Ahmedî
Kad�� Burhaneddin

Matches

Show answer & explanation

Answer

Hoca Dehhânî - Selçuklu Şehnâmesi ve din dışı şiirler; Âşık Paşa - Garibnâme ve Türk dili bilinci; Ahmedî - İskendernâme ve mesnevi öncülüğü; Kadı Burhaneddin - Tuyuğları, mahlas kullanmaması ve hükümdarlığı.
Doğru eşleştirmeler şairlerin edebi kimlikleri ve en önemli eserleriyle tam olarak örtüşmektedir. Hoca Dehhânî din dışı şiirleri ve Selçuklu Şehnâmesi ile, Âşık Paşa Garibnâme mesnevisi ile, Ahmedî İskendernâme ve Cemşîd ü Hurşîd mesnevileriyle, Kadı Burhaneddin ise tuyuğları ve mahlassız şiirleriyle doğru biçimde eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk olarak Hoca Dehhânî'nin edebi özellikleri incelenir.
Din dışı konulardaki Türkçe gazelleri ve Farsça kaleme aldığı Selçuklu Şehnâmesi ile Hoca Dehhânî eşleştirilir.
Hoca Dehhânî, Anadolu'da din dışı Divan edebiyatının kurucularından kabul edilir.
2
Âşık Paşa'nin eserleri ve Türkçeye yaklaşımı değerlendirilir.
Garibnâme adlı ahlaki-tasavvufi mesnevisiyle Türkçenin edebiyat dili olmasına katkı sağlayan Âşık Paşa eşleştirilir.
Âşık Paşa, Türk dili bilincini şiirlerinde açıkça dile getiren ve Garibnâme'yi yazan şairdir.
3
Ahmedî'nin mesnevi sahasındaki eserleri incelenir.
İskendernâme ve Cemşîd ü Hurşîd eserleri ile bilimsel yönü vurgulanan Ahmedî eşleştirilir.
Ahmedî, 14. yüzyılın en üretken şairlerinden olup mesnevi alanında kurucu roller üstlenmiştir.
4
Kadı Burhaneddin'in edebi ve siyasi kişiliği değerlendirilir.
Mahlas kullanmaması, hükümdar olması ve Azeri Türkçesiyle yazdığı tuyuğları ile Kadı Burhaneddin eşleştirilir.
Kadı Burhaneddin, devlet adamlığı kimliğinin yanı sıra tuyuğ nazım şeklini edebiyata kazandırması ve mahlas kullanmamasıyla bilinir.

Key Concept

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Question 167Question

Divan nesrinin (düzyazı) gelişim süreci, üslup özellikleri ve temsilcileriyle ilgili yapılan bir araştırmada şu tespitlere yer verilmiştir:

I. Süslü nesrin Türk edebiyatındaki ilk olgun örneği kabul edilen *Tazarruname*, 15. yüzyılda Sinan Paşa tarafından secili ve sanatlı bir üslup kullanılarak kaleme alınmıştır.
II. 17. yüzyılın önemli bilim insanlarından Kâtip Çelebi; *Fezleke* ve *Cihannüma* gibi eserlerinde orta nesrin bilgi vermeyi amaçlayan, nispeten sade ve anlaşılır dil özelliklerini yansıtmıştır.
III. Mercimek Ahmet, II. Murad'ın isteği üzerine Farsçadan çevirdiği *Kâbusnâme* adlı eseriyle sade nesrin başarılı örneklerinden birini vermiş ve Türkçenin yalın anlatım gücünü ortaya koymuştur.
IV. Seydi Ali Reis, Hint deniz seferi dönüşünde yaşadığı coğrafi ve kültürel gözlemleri anlattığı *Mir'atü'l-Memalik* adlı eseriyle edebiyatımızda seyahatname türünün ilk önemli örneklerinden birini vermiştir.
V. Süslü nesrin sınırlarını zorlayan ağır diliyle tanınan ve Türk edebiyatında ilk düzyazı (nesir) hamsesini kaleme alan sanatçı, 17. yüzyılda kaleme aldığı *Hâbnâme* adlı eseriyle bilinen Veysî'dir.

Bu araştırmada numaralanmış tespitlerin hangisinde bilgi yanlışı yapılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: V

Answer

V numaralı öncülde bilgi yanlışı yapılmıştır.
V numaralı tespiti içeren ifade yanlıştır çünkü Türk edebiyatında ilk mensur (düzyazı) hamsenin yazarı Veysî değil, Nergisî'dir. Veysî'nin Hâbnâme adlı eseri meşhur olsa da kendisi ilk mensur hamsenin sahibi değildir. Dolayısıyla bu tespitte bilgi hatası bulunmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Öncüllerde verilen Divan nesri temsilcilerinin ve eserlerinin edebi niteliklerini ve yüzyıllarını belirleme.
I, II, III ve IV numaralı öncüllerdeki Sinan Paşa (Tazarrunâme, 15. yy), Kâtip Çelebi (Fezleke, Cihannüma, 17. yy), Mercimek Ahmet (Kâbusnâme, 15. yy) ve Seydi Ali Reis (Mir'atü'l-Memalik, 16. yy) bilgileri tarihsel ve üslupsal açıdan tamamen doğrudur.
Soruda verilen bilgilerin doğruluğunu teyit etmek için her bir yazar ve eser eşleştirmesinin incelenmesi gerekir.
2
V numaralı öncüldeki Veysî ile ilgili iddiaların edebi gerçeklerle karşılaştırılması.
Veysî'nin 17. yüzyılda yaşadığı ve Hâbnâme adlı eserin yazarı olduğu doğru olsa da, Türk edebiyatındaki ilk mensur (düzyazı) hamse yazarı kendisi değildir. Bu unvan Nergisî'ye aittir.
17. yüzyıl süslü nesir temsilcileri olan Veysî ve Nergisî'nin eserlerinin ve edebi ilklerinin ayırt edilmesi gerekmektedir.
3
Hatalı bilginin yer aldığı öncülü tespit edip doğru seçeneğe yönelme.
V numaralı öncülde bilgi yanlışı yapılmıştır, dolayısıyla aranılan doğru cevap bu öncülün bulunduğu seçenektir.
Soru kökünde bizden bilgi yanlışı yapılan tespitin bulunması istenmiştir.

Key Concept

Divan Nesri ve Temsilcileri
Estimated Time:2m 0s
Question 168Question

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatı nesir yazarlarına ve eserlerine ait bazı özellikler, sağ sütunda ise bu özelliklerle ilişkilendirilebilecek sanatçılar verilmiştir. Sol sütundaki tanımları sağ sütundaki doğru sanatçılarla eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

15. yüzyılda Farsçadan Türkçeye kazandırılan, sade nesir üslubuyla ahlaki-didaktik nasihatler sunan ve II. Murad'a ithaf edilen Kâbusnâme adlı eserin müellifidir.
17. yüzyıl süslü nesrinin temsilcilerinden olup, rüya motifi kullanarak Büyük İskender ile I. Ahmed'i karşılaştırdığı ve dönemin aksaklıklarını eleştirdiği Hâbnâme adlı eseri yazmıştır.
Doğu ve Batı kaynaklarını harmanlayarak coğrafya, bibliyografya ve tarih alanlarında nesnel (orta) nesir diliyle Cihannüma ve Keşfü'z-Zunun gibi dünya çapında eserler vermiştir.
Hint Deniz Seferleri sırasında fırtınaya yakalanıp Hindistan'a sığınan ve oradan kara yoluyla İstanbul'a dönüşünü Mir'atü'l-Memalik adlı eseriyle anlatan denizci münşidir.

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki Kâbusnâme açıklaması Mercimek Ahmet ile, Hâbnâme açıklaması Veysi ile, Cihannüma ve Keşfü'z-Zunun açıklaması Kâtip Çelebi ile, Mir'atü'l-Memalik açıklaması ise Seydi Ali Reis ile eşleşmelidir.
Kâbusnâme açıklaması Mercimek Ahmet'e, Hâbnâme açıklaması Veysi'ye, Cihannüma ve Keşfü'z-Zunun açıklamaları Kâtip Çelebi'ye, Mir'atü'l-Memalik açıklaması ise Seydi Ali Reis'e ait olup eşleştirmeler bu tarihi ve edebi gerçeklerle birebir örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci açıklamada yer alan '15. yüzyıl', 'sade nesir', 'Kâbusnâme' ve 'II. Murad' anahtar kelimelerini analiz etmek.
Bu özelliklerin Mercimek Ahmet ile uyuştuğu belirlenir.
Kâbusnâme, II. Murad'ın isteği üzerine Farsçadan sade bir dille tercüme edilmiştir.
2
İkinci açıklamada yer alan '17. yüzyıl süslü nesri', 'rüya motifi' ve 'Hâbnâme' anahtar kelimelerini incelemek.
Bu eserin Veysi'ye ait olduğu tespit edilir.
Veysi, divan nesrinde süslü dilinin yanı sıra eleştirel Hâbnâme eseriyle tanınır.
3
Üçüncü açıklamada geçen 'coğrafya, bibliyografya', 'Cihannüma' ve 'Keşfü'z-Zunun' terimlerini eşleştirmek.
Bu eserlerin yazarının Kâtip Çelebi olduğu bulunur.
Kâtip Çelebi, 17. yüzyılda ansiklopedik ve coğrafi çalışmalarıyla tanınan dünyaca ünlü bir bilgindir.
4
Dördüncü açıklamada yer alan 'Hint Deniz Seferleri', 'Mir'atü'l-Memalik' ve 'denizci münşi' ifadelerini değerlendirmek.
Bu özelliklerin Seydi Ali Reis ile eşleştiği netleştirilir.
Seydi Ali Reis, fırtınaya yakalandıktan sonraki dönüş yolculuğunu ilk seyahatnamelerimizden olan Mir'atü'l-Memalik eserinde toplamıştır.

Key Concept

Divan edebiyatında sade, süslü ve orta nesrin temsilcileri ile eserlerinin içerik ve üslup özellikleri
Question 169Question

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatından alınan beyitler, sağ sütunda ise beyitlerle kurulan nazım şekilleri verilmiştir. Sol sütundaki beyitleri, biçimsel ve içeriksel özellikleri doğrultusunda sağ sütundaki doğru nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Bir gün dedi Leylî'ye anası
Key derd ü belâya mübtelası
Hüsreva sen bir ��eh-i zî-şânsın kim vasfına
Hızr u İlyâs eylemiştir can u dilden intisâb
Kadrini seng-i musallâda bilip ey B��kî
Durup el bağlayalar karşına yârân saf saf
Her kimin var ise zâtında şerâret ey dil
Kılma beyhûde nasîhat ki eser eylemeye

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki beyitlerin doğru eşleştirmesi şu şekildedir: I numaralı beyit Mesnevi ile, II numaralı beyit Kaside ile, III numaralı beyit Gazel ile, IV numaralı beyit ise Kıt'a ile eşleşmektedir.
Doğru eşleştirmede; I numaralı beyit olay çevresinde gelişen anlatımı ve aa kafiye örgüsüyle mesnevidir. II numaralı beyit padişaha övgü (Hüsrev) ifadesiyle kasidenin methiye bölümüdür. III numaralı beyit şairin mahlasını (Bâkî) içermesi ve lirik konusuyla gazelin makta beytidir. IV numaralı beyit ise didaktik konusu, mahlassız yapısı ve xa kafiye düzeniyle kıt'adır.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerin kafiye örgüsünü ve biçimsel yapılarını tespit etme
I. beytin kendi arasında kafiyeli (aa), diğer beyitlerin ise ikinci dizelerinin ortak kafiyelenmesiyle oluşan (xa) yapıda olduğu gözlemlenir.
Kafiye örgüsü, mesnevi (aa) gibi belirgin nazım şekillerinin ayırt edilmesinde ilk adımdır.
2
Beyitlerin içerik, tema ve hitap unsurlarını inceleme
I. beyitte olay anlatımı (Leyla ve annesi), II. beyitte padişah övgüsü ('Hüsreva' seslenişi), III. beyitte lirik bir duygu ve şair mahlası (Bâkî), IV. beyitte ise didaktik/felsefi bir nasihat yer almaktadır.
Aynı kafiye yapısına sahip olabilen diğer beyitleri ayırt etmek için içeriksel ve tematik ipuçları değerlendirilmelidir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda beyitleri nazım şekilleriyle eşleştirme
I. beyit Mesnevi, II. beyit Kaside, III. beyit Gazel, IV. beyit Kıt'a şeklinde doğru olarak eşleştirilir.
Biçim ve içerik özelliklerinin senteziyle doğru nazım şekli tespiti gerçekleştirilmiş olur.

Key Concept

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerini (gazel, kaside, mesnevi, kıt'a) kafiye düzeni, mahlas kullanımı ve tema özelliklerine göre ayırt etme.
Question 170Question

Aşağıdaki beyitleri, biçim, içerik ve yapısal özelliklerini dikkate alarak ait oldukları divan edebiyatı nazım şekilleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Saçma ey göz eşkten gönlümdeki odlara su / Kim bu denli tutuşan odlara kılmaz çâre su
Kadrini seng-i musallâda bilip ey Bâkî / Durup el bağlayalar karşına yaran saf saf
Âmine hâtun Muhammed anesi / Ol sedeften doğdu ol dür dânesi
Günde bir taşı binâ-yı ömrünün düştü yere / Bî-haber sen ömrünü tekmil-i bünyan eylersin

Matches

Show answer & explanation

Answer

Saçma ey göz... beyti Kaside ile, Kadrini seng-i musallâda... beyti Gazel ile, Âmine hâtun... beyti Mesnevi ile, Günde bir taşı... beyti Kıta ile eşleşmelidir.
Verilen beyitler incelendiğinde; 'Saçma ey göz...' ile başlayan beyit Fuzûlî’nin Su Kasidesi'nin matla beyti olup Kaside'ye; 'Kadrini seng-i musallâda...' ile başlayan beyit Bâkî'nin ünlü gazelinin makta beyti olup Gazel'e; 'Âmine hâtun...' ile başlayan beyit Süleyman Çelebi'nin Vesiletü'n-Necat mevlidinden alınıp Mesnevi'ye ve 'Günde bir taşı...' ile başlayan hikemi beyit ise Kıta nazım şekline aittir. Bu nitelikler doğrultusunda eşleştirme tam olarak örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Kafiye şemalarının ve rediflerin incelenmesi
Birinci ve üçüncü beyitler kendi arasında kafiyelidir (aa). İkinci ve dördüncü beyitler ise ilk dizeleri serbest, ikinci dizeleri birbiriyle uyumlu veya diğer beyitlerle ilişkilidir (xa).
Nazım şekillerinin ayırt edilmesinde kafiye örgüsü en temel biçimsel belirleyicidir.
2
Beyitlerin içerik ve mahlas yönünden analiz edilmesi
İkinci beyitte 'Bâkî' mahlası bulunurken, dördüncü beyitte herhangi bir mahlas yer almamaktadır. Birinci beyit su redifli bir övgü (kaside), üçüncü beyit ise dini-tasavvufi bir anlatı (mesnevi) barındırmaktadır.
Gazel ve kasidelerin son beyitlerinde mahlas kullanılırken kıtalarda genellikle mahlas bulunmaz. Mesneviler ise uzun soluklu olay anlatımları için tercih edilir.
3
Elde edilen veriler doğrultusunda beyitlerin nazım şekilleriyle eşleştirilmesi
Birinci beyit Kaside, ikinci beyit Gazel, üçüncü beyit Mesnevi ve dördüncü beyit Kıta ile doğru biçimde eşleştirilmiştir.
Beyitlerin yapısal (kafiye, mahlas) ve tematik özellikleri ilgili nazım şekillerinin tanım ve kurallarına tam olarak uymaktadır.

Key Concept

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin kafiye, mahlas ve içerik özellikleri bakımından ayırt edilmesi
Estimated Time:2m 0s
Question 171Question

Edebî yönelimleri ve üslup özellikleri dikkate alındığında, sol sütunda listelenen divan şairleri ile sağ sütunda belirtilen niteliklerin doğru eşleştirmesini yapınız.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Naili
Şeyhülislam Yahya
Şeyh Galip
Koca Ragıp Paşa

Matches

Show answer & explanation

Answer

Naili -> 17. yüzyıl Sebk-i Hindi öncüsü; Şeyhülislam Yahya -> 17. yüzyıl rindane gazel ve İstanbul Türkçesi; Şeyh Galip -> 18. yüzyıl Sebk-i Hindi ve Hüsn ü Aşk; Koca Ragıp Paşa -> 18. yüzyıl hikemi tarzı.
Verilen şairler ve edebi özellikleri incelendiğinde; Naili 17. yüzyıl Sebk-i Hindi öncüsüyle, Şeyhülislam Yahya 17. yüzyıl rindane tarzıyla, Şeyh Galip 18. yüzyıl Sebk-i Hindi ve Hüsn ü Aşk eseriyle, Koca Ragıp Paşa ise 18. yüzyıl hikemi tarzıyla tam olarak eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Sol s��tunda yer alan şairlerin edebî dönemlerini ve akımlarını belirlemek.
Naili (17. yy - Sebk-i Hindi), Şeyhülislam Yahya (17. yy - Mahallileşme/Rindane), Şeyh Galip (18. yy - Sebk-i Hindi) ve Koca Ragıp Paşa (18. yy - Hikemi tarz) olarak belirlenir.
Şairlerin doğru özelliklerle eşleştirilmesi için dönem ve akım bilgisi gereklidir.
2
Sağ sütundaki açıklamaları analiz ederek şairlerin özellikleriyle karşılaştırmak.
Naili, Sebk-i Hindi'nin öncüsü olmasıyla sağ sütundaki ilk açıklamayla; Şeyhülislam Yahya, rindane gazel ve İstanbul Türkçesiyle sağ sütundaki ikinci açıklamayla; Şeyh Galip, sembolizm/Sebk-i Hindi ve Hüsn ü Aşk eseriyle sağ sütundaki üçüncü açıklamayla; Koca Ragıp Paşa ise didaktik/hikemi üslupla sağ sütundaki dördüncü açıklamayla eşleşir.
Her şairin kendine has üslup ve eser özelliklerini tespit ederek eşleştirmeyi tamamlamak.

Key Concept

17. ve 18. Yüzyıl Divan Şairlerinin Edebî Akım ve Üslup Özellikleri
Question 172Question

Aşağıda verilen beyitler ile bu beyitlerin içeriklerine g��re ait oldukları Divan edebiyatı nazım türlerini eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Varlığı birdir ki yoktur zâtına aslâ şerîk
Hâlık-ı arz u semâdır sâni'-i levh ü kalem
Yâ Nebî aşkınla yandı cân u dil pervanedir
Şem'-i nûrunla münevver bu cihan kâşânedir
Ne fi'linde kerem var ne sözünde meymenet
Halka olmuş bir belâ-yı nâ-gehânîdir o nâ-dân
Sözümün gevherine tâbi'dir ashâb-ı kemâl
Şi'r-i pâkimle benim fahreder erbâb-ı sühan

Matches

Show answer & explanation

Answer

Verilen beyitlerin doğru eşleştirmeleri şu şekildedir: Birinci beyit Tevhit, ikinci beyit Naat, üçüncü beyit Hicviye ve dördüncü beyit Fahriye ile eşleşmektedir.
Verilen beyitlerin doğru eşleştirmeleri şu şekildedir: Birinci beyit Allah'ın birliğinden bahsettiği için Tevhit; ikinci beyit Peygamberimiz'e yönelik olduğu için Naat; üçüncü beyit eleştiri içerdiği için Hicviye; dördüncü beyit şairin kendi yeteneğini övdüğü için Fahriye ile eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
İlk beyitte geçen 'Varlığı birdir', 'Hâlık' (yaratıcı) ve 'şerîk' (ortak) kelimelerinden yola çıkarak beytin konusunu belirlemek.
Bu kavramlar Allah'ın birliğini ve tekliğini anlattığı için ilk beyit Tevhit türüne aittir.
Tevhit, Allah'ın birliğini, varlığını ve yüceliğini konu alan nazım türüdür.
2
İkinci beyitte geçen 'Yâ Nebî', 'aşkınla yandı' ve 'nûr' ifadelerini inceleyerek beytin hitap ettiği kişiyi belirlemek.
Bu ifadeler Hz. Muhammed'e (s.a.v.) yönelik övgü ve sevgiyi barındırdığı için ikinci beyit Naat türüne aittir.
Naat, Peygamberimiz Hz. Muhammed'i övmek amacıyla yazılan şiirlerdir.
3
Üçüncü beyitte geçen 'kerem yok', 'belâ-yı nâ-gehânî' (ansızın gelen bela) ve 'nâ-dân' (cahil) kelimelerinin kattığı anlamı değerlendirmek.
Bir kişiyi yerme, eleştirme amacı taşıyan bu ifadeler nedeniyle üçüncü beyit Hicviye türüne aittir.
Hicviye, kişilerin ya da toplumun aksayan, eleştirilen yönlerini yeren şiir türüdür.
4
Dördüncü beyitte geçen 'Sözümün gevheri' (sözümün mücevheri) ve 'şi'r-i pâkimle' (temiz şiirimle) ifadelerinin anlamını analiz etmek.
Şair kendi şiir yeteneğini ve sanatsal üstünlüğünü övdüğü için dördüncü beyit Fahriye türüne aittir.
Fahriye, şairlerin kendi şairliklerini, şiirlerinin üstünlüğünü övdükleri bölümdür.

Key Concept

Divan edebiyatında şiirlerin konularına göre ayrıldığı nazım türlerinin (tevhit, naat, hicviye, fahriye) beyitlerin anahtar kavramlarından hareketle belirlenmesi.
Question 173Question

I. Beyit:
*Kamu bîmârına cânân dev��-yı derd eder ihsân*
*Niçün kılmaz bana dermân beni bîmâr sanmaz mı*

II. Beyit:
*Bir eşek var idi zaîf ü nizâr*
*Yük elinden anınla zâr u fikâr*

Divan edebiyatından alınan bu beyitlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Birinci beyit, dize sonlarındaki ses uyumlarına bakıldığında ait olduğu şiirin ilk beyti (matla) konumundadır.

Answer

Birinci beyit dize sonlarındaki ses uyumlarına bakıldığında ait olduğu şiirin ilk beyti (matla) konumundadır ifadesi yanlıştır. Çünkü birinci beytin ilk dizesi 'ihsân' kelimesiyle, ikinci dizesi ise 'sanmaz mı' ifadesiyle bitmektedir; yani dize sonları kendi arasında kafiyeli değildir (xa şeklindedir). Gazel veya kasidelerin ilk beyti (matla) ise mutlaka kendi arasında kafiyeli (aa şeklinde) olmak zorundadır.
Birinci beytin ilk dizesi 'ihsân' sözcüğüyle, ikinci dizesi ise 'sanmaz mı' sözcüğüyle bittiği için kendi arasında kafiyeli değildir (xa). Gazel ve kasidelerin ilk beyti (matla) ise 'aa' şeklinde kafiyeli olmalıdır. Dolayısıyla bu beytin ait olduğu şiirin ilk beyti olması mümkün değildir.

Step-by-Step Solution

1
Birinci beytin dize sonlarındaki kafiye düzenini incelemek.
Birinci beytin ilk dizesi 'ihsân' kelimesiyle, ikinci dizesi ise 'sanmaz mı' kelimesiyle bitmektedir. Dize sonları birbiriyle kafiyeli değildir (xa kafiye örgüsü).
Gazel veya kasidelerin matla beytinin kendi arasında kafiyeli (aa şeklinde) olması gerektiği kuralını test etmek.
2
İkinci beytin kafiye yapısını ve nazım şeklini analiz etmek.
İkinci beyit 'nizâr' ve 'fikâr' kelimeleriyle kendi arasında kafiyelidir (aa kafiye örgüsü). Bu özellik, her beyti kendi arasında kafiyeli olan mesnevi nazım şekline uygundur.
İkinci beytin mesneviden alınmış olma ihtimalini doğrulamak.
3
Beyitlerin tema, ölçü ve dil özelliklerini değerlendirmek.
Her iki beyit de aruz ölçüsüyle yazılmış, Arapça-Farsça kelime ve tamlamalar barındırmakta olup lirik ve alegorik temalar içermektedir.
Seçeneklerdeki diğer yargıların doğruluğunu teyit etmek.

Key Concept

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin (gazel, kaside, mesnevi) kafiye düzenleri ve yapı özellikleri.
Question 174Question

Edebiyat tarihi dersinde öğretmen, 14. yüzyıl Türk edebiyatının dil ve estetik özelliklerini açıklarken tahtaya şu beyitleri yazar:

*Gözle şimdi uşbu kuşlar hâlini*
*Kim neyile yitürürler mâlini*

*Yüz bininden biri kılmaz uş sefer*
*Kuş dili bilmeyenden ne haber*

Buna göre tahtaya yazılan bu beyitler ve ait olduğu eserle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Şair, bu eseriyle Anadolu sahasında din dışı konuları ele alan ilk büyük manzum eseri vücuda getirerek edebiyatta yeni bir yönelim başlatmıştır.

Answer

Şairin bu eserle Anadolu sahas��nda din dışı konuları ele alan ilk büyük manzum eseri vücuda getirdiği yargısı yanlıştır, çünkü Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr adlı eseri tamamen dinî-tasavvufi ve alegorik nitelikte bir eserdir.
Beyitlerin alındığı eser Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr (Kuş Dili) adlı mesnevisidir. Bu eser, tasavvuf yolculuğunu ve nefis terbiyesini kuşlar üzerinden sembolize eden tamamen dinî-tasavvufi bir yapıttır; din dışı konuları ele alan ilk büyük manzum eser değildir. Bu nedenle eserin din dışı temaları işleyen ilk büyük manzum eser olduğunu belirten seçenek söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerde geçen anahtar kavramların (kuşlar, Simurg, kuş dili) analiz edilmesi.
Beyitlerin 14. yüzyıl şairi Gülşehrî'ye ait olan ve Feridüddin Attar'dan çevrilen Mantıku't-Tayr (Kuş Dili) adlı eserden alındığı belirlenir.
Edebi metnin hangi şaire ve esere ait olduğunu saptayarak edebi şahsiyet özellikleriyle bağ kurmak.
2
Eserin temasının ve edebi niteliğinin incelenmesi.
Eserin din dışı değil, tasavvufi-alegorik (salikin Allah'a ulaşma yolculuğu) bir içeriğe sahip olduğu saptanır.
Seçeneklerde yer alan tematik iddiaların tarihsel gerçeklikle örtüşüp örtüşmediğini denetlemek.
3
Beyitlerin dil bilgisel (Eski Anadolu Türkçesi) ve şekilsel (mesnevi kafiye şeması, aruz) yapısının kontrol edilmesi.
Mesnevi nazım biçimi ve Eski Anadolu Türkçesi dönemine özgü kelimelerin varlığı doğrulanır.
Şiir bilgisi ve dil tarihi kurallarına dayanan diğer seçeneklerin doğruluğunu ispatlamak.

Key Concept

13. ve 14. Yüzyıl Divan Edebiyatı Şairleri ve Eserleri
Question 175Question

Nâm u nişâne kalmadı fasl-ı bahârdan
Düşdü çemende berg-i dıraht i’tibârdan

Bâkî'ye ait bu beyitle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: Şairin mahlasının yer almasından ötürü ait olduğu şiirin son beytidir.

Answer

Şairin mahlasının yer almasından ötürü ait olduğu şiirin son beytidir ifadesi söylenemez çünkü beyitte mahlas bulunmamaktadır ve beyit kendi arasında kafiyeli (aa) olduğundan matla beytidir.
Şairin mahlasının yer almasından ötürü son beyti olduğunu savunan yargı yanlıştır. Bâkî'ye ait bu beyit kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu için ait olduğu şiirin ilk beytidir yani matla beytidir. Ayrıca beyitte şairin mahlası geçmemektedir.

Step-by-Step Solution

1
Beytin kafiye düzenini analiz etme
bahârdan (a) / i'tibârdan (a) şeklinde 'aa' kafiye şemasına sahip olduğu belirlenir.
Beytin şiir içindeki konumunu (matla/makta) belirlemek için kafiye örgüsünü tespit etmek gerekir.
2
Dize sonlarındaki ses benzerliklerini inceleme
'-dan' eklerinin redif, '-ar' seslerinin ise tam kafiye olduğu saptanır.
Kafiye ve redif unsurlarının doğruluğunu denetlemek için.
3
Beytin içeriğini ve anlamını yorumlama
'Fasl-ı bahar' (bahar mevsimi) ve 'berg-i dıraht' (ağaç yaprağı) kelimelerinden hareketle sonbahar mevsiminin tasvir edildiği anlaşılır.
Seçeneklerdeki içerik analizinin doğruluğunu kontrol etmek için.
4
Mahlas ve son beyit (makta) kontrolü yapma
Beyitte şairin mahlası geçmemektedir ve beyit aa kafiyeli olduğundan matladır.
Şairin mahlasının geçtiği ve son beyit olduğu yönündeki seçeneğin yanlışlığını kesinleştirmek için.

Key Concept

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinde matla/makta beyitlerinin yapısal ve içeriksel özellikleri
Question 176Question

Aşağıda sol sütunda Divan edebiyatı nazım şekillerinden alınan beyitler, sağ sütunda ise bu beyitlerin yapısal ve biçimsel özellikleri verilmiştir. Sol sütundaki beyitleri, sağ sütundaki uygun kavramlarla doğru bir şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Süzme çeşmün gelmesün müjgânı müjgân üstüne
Urma peykânın dökülsün kanı kan üstüne
Bâkî yine bu lehçe-i rengîn ile yâra
Eş'âr-ı ter ü tâze vü bî-kîne düşürdük
Hâb-ı gafletten olan bîdâr olanda rûz-ı haşr
Eşk-i hasretle Fuzûlî eylesin bârânı su
Bir eşek var idi zaîf ü nizâr
Yük elinden anınla kaht u tımâr

Matches

Show answer & explanation

Answer

Süzme çeşmün ile başlayan beyit Matla beytiyle; Bâkî yine ile başlayan beyit Makta beytiyle; Hâb-ı gafletten ile başlayan beyit Taç beyit ile; Bir eşek var idi ile başlayan beyit ise Mesnevi beytiyle eşleşir.
Verilen beyitlerden birincisi kendi arasında kafiyeli olduğu için matladır. İkincisi Bâkî mahlasını barındıran bir gazel maktasıdır. Üçüncüsü Fuzûlî'nin ünlü kasidesindeki taç beyittir. Dördüncüsü ise Harname mesnevisinden alınan ve kendi içinde kafiyeli olan klasik bir mesnevi beytidir.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerin kafiye şemasını belirleme
Birinci beytin kendi arasında kafiyeli (aa), dördüncü beytin ise bağımsız bir mesnevi beyti (aa / bb) özelliği taşıdığı saptanır.
Matla ve mesnevi beyitlerinin ayırt edilmesi kafiye şeması analiziyle mümkündür.
2
Mahlas (şair ismi) içeren beyitleri inceleme
İkinci beyitte 'Bâkî', üçüncü beyitte ise 'Fuzûlî' mahlaslarının kullanıldığı belirlenir.
Mahlas beyitleri gazelde makta, kasidede ise taç beyit olarak adlandırılır.
3
Nazım biçimlerine göre terimleri eşleştirme
Bâkî'nin beyti bir gazel maktasıyken, Fuzûlî'nin Su Kasidesi'ndeki mahlas beyti bir kaside taç beytidir. Şeyhî'nin beyti ise mesnevi nazım şeklinin yapısal özelliğini yansıtır.
Kavramsal tanımlarla beyitlerin tür özelliklerini eşleştirmek sorunun çözümünü tamamlar.

Key Concept

Divan edebiyatında beyitlerle kurulan nazım şekillerinin yapısal birimleri, kafiye düzenleri ve beyit adlandırmaları
Estimated Time:2m 0s
Question 177Question

Meyl idüp ağlamaya dîde-i giryânım yine
Bir belâ buldu yine
Cûş idüp aktı yine yaş yerine kanım yine
Çok belâ buldu yine

Biçimsel ve yapısal özellikleri dikkate alındığında bu dizelerin aşağıdaki nazım şekillerinden hangisine ait olduğu söylenebilir?

Show answer & explanation

Answer: Müstezat

Answer

Dizelerin biçimsel özellikleri incelendiğinde uzun dizelerin ardına eklenen kısa dizelerin (ziyade) varlığı, bu şiirin müstezat nazım şekliyle yazıldığını göstermektedir.
Doğru cevap müstezat seçeneğidir. Müstezat nazım şekli, bir uzun bir kısa dizeden oluşacak şekilde düzenlenir. Uzun dizelere eklenen bu kısa dizelere 'ziyade' adı verilir. Verilen örnekte de uzun dizelerin ardından gelen 'Bir belâ buldu yine' ve 'Çok belâ buldu yine' dizeleri bu nazım şeklinin belirleyici özelliğini yansıtmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Verilen şiir parçasının mısra yapısı ve uzunlukları incelenir.
Dizelerin bir uzun, bir kısa mısra şeklinde sıralandığı görülür.
Mısra uzunluklarındaki bu düzenli asimetri, nazım şeklinin tespitinde en önemli biçimsel ipucudur.
2
Uzun ve kısa mısraların divan edebiyatı nazım şekillerindeki karşılığı belirlenir.
Gazelin her mısrasına bir kısa mısra eklenmesiyle oluşan bu nazım şeklinin müstezat, eklenen kısa dizelerin ise ziyade olduğu saptanır.
Divan şiirinde bu şekilde asimetrik mısra boylarıyla kurulan tek beyit tabanlı nazım biçimi müstezattır.

Key Concept

Divan Edebiyatı Nazım Şekilleri - Beyitlerle Kurulanlar
Estimated Time:1m 30s
Question 178Question

Aşağıda sol sütunda verilen 13. ve 14. yüzyıl Divan edebiyatı şairleri ile sağ sütunda verilen ve bu şairlerin edebi kimliklerini ya da Türk edebiyatındaki kurucu rollerini belirleyen ifadeleri doğru şekilde eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Şeyyad Hamza
Sultan Veled
Gülşehrî
Ahmedî

Matches

Show answer & explanation

Answer

Şeyyad Hamza - Anadolu sahasında kaleme alınan ilk Türkçe Yusuf u Züleyha mesnevisinin yazarı olması; Sultan Veled - Mevlevilik düşüncesini sistemleştirip İbtidânâme ve Rebâbnâme gibi mesnevilerle geniş kitlelere yayması; Gülşehrî - Feridüddin Attar'ın kuşların tasavvufi yolculuğunu anlatan alegorik eserini Türkçeye kazandırması; Ahmedî - Anadolu sahasında kaleme alınmış ilk kapsamlı İskendername mesnevisiyle tarih, coğrafya ve felsefe konularını işlemesi.
Şeyyad Hamza Anadolu sahasındaki ilk Yusuf u Züleyha mesnevisini yazmıştır. Sultan Veled, Mevlevilik tarikatını teşkilatlandırmış ve İbtidânâme ile Rebâbnâme eserlerini kaleme almıştır. Gülşehrî, Feridüddin Attar'ın Mantıku't-Tayr eserini Türkçe tercüme ve telif yoluyla yeniden yazmıştır. Ahmedî ise Büyük İskender'in hayatını anlatan ilk Türkçe İskendername mesnevisini kaleme almıştır. Bu eşleştirmeler sanatçıların edebi şahsiyetleri ve Türk edebiyatındaki kurucu rolleri ile doğrudan örtüşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Şeyyad Hamza'nın Anadolu sahası Türk edebiyatındaki öncü rolünün tespit edilmesi
Şeyyad Hamza'nın Türk edebiyatı tarihindeki en önemli katkısının Anadolu sahasında yazılmış ilk Yusuf u Züleyha mesnevisine sahip olması olduğu belirlenir. Bu bilgiyle birinci eşleştirme tamamlanır.
Şeyyad Hamza'nın din dışı ve dini-tasavvufi şiirleri bulunmakla birlikte en özgün eseri Yusuf u Züleyha mesnevisidir.
2
Sultan Veled'in Mevlevilik tarikatı çerçevesindeki edebi ve teşkilatçı rolünün incelenmesi
Sultan Veled'in Mevlevilik düşüncesini sistemleştirmek amacıyla İbtidânâme, Rebâbnâme gibi mesneviler yazdığı bilgisiyle ikinci eşleştirme yapılır.
Sultan Veled, babasının tasavvufi mirasını teşkilatlandırarak tarikat haline getiren ve Türkçe beyitleriyle Anadolu'da Türk yazı dilinin kurulmasına öncülük eden isimdir.
3
Gülşehrî'nin Mantıku't-Tayr eseriyle gerçekleştirdiği çeviri-telif başarısının analiz edilmesi
Gülşehrî'nin, Feridüddin Attar'ın kuşların simgesel yolculuğu üzerinden tasavvuf mertebelerini anlatan Mantıku't-Tayr adlı eserini Türkçeye kazandırdığı bilgisiyle üçüncü eşleştirme kurulur.
Gülşehrî, Mantıku't-Tayr adlı serbest tercümesiyle hem tasavvufi düşünceyi anlatmış hem de Türkçeyi edebi bir dil olarak savunmuştur.
4
Ahmedî'nin klasik Divan şiirindeki yeri ve İskendername mesnevisinin incelenmesi
Ahmedî'nin, Büyük İskender'in yaşamını ve felsefi tartışmaları konu edinen ilk Türkçe İskendername mesnevisinin yazarı olduğu belirlenerek son eşleştirme tamamlanır.
Ahmedî, İskendername ve Cemşid ü Hurşid gibi mesnevileriyle Anadolu sahasında klasik Divan şiiri estetiğini kuran başlıca şairlerdendir.

Key Concept

13. ve 14. yüzyıl Anadolu sahası Türk edebiyatının kurucu şairleri, edebi kimlikleri ve başlıca eserleri.
Question 179Question

Fuzûlî'ye ait bir gazelden alınan aşağ��daki beyitler karışık olarak verilmiştir:

I. *Şeb-i hicran yanar canım döker kan çeşm-i giryanım*
*Uyarır halkı efganım kara bahtım uyanmaz mı*

II. *Fuzûlî rind-i şeydâdır hemîşe halka rüsvâdır*
*Sorun kim bu ne sevdâdır bu sevdâdan usanmaz mı*

III. *Beni cândan usandırdı cefâdan yâr usanmaz mı*
*Felekler yandı âhımdan murâdım şem'i yanmaz mı*

Bu beyitlerle ilgili aşağ��daki yargılardan hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: III. beyitte dize sonlarındaki 'usanmaz mı' ve 'yanmaz mı' sözcüklerinde yer alan '-maz mı' ekleri zengin kafiye, 'usan' ve 'yan' sözcüklerindeki '-an' sesleri ise redif örneğidir.

Answer

III. beyitte dize sonlarındaki 'usanmaz mı' ve 'yanmaz mı' sözcüklerinde yer alan '-maz mı' eklerinin zengin kafiye, 'usan' ve 'yan' sözcüklerindeki '-an' seslerinin ise redif olduğunu iddia eden yargı yanlıştır. Doğrusu; '-maz mı' yapısının redif, '-an' seslerinin ise tam kafiye olmasıdır.
Doğru cevap, dize sonlarındaki ses benzerliklerinin yanlış tasnif edildiği ifadedir. Şiirde dize sonlarında yer alan '-maz mı' ekleri, aynı görevde kullanılan olumsuzluk eki ve soru edatı oldukları için redif oluşturur. Kelime köklerindeki 'usan' ve 'yan' sözcüklerinde ortak olan '-an' sesleri ise iki ses benzerliğine dayandığı için tam kafiyedir. Seçenekte ise bu durumun tam tersi belirtilmiş, redif ile kafiye kavramları karıştırılmıştır.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerin kafiye şemasını çıkararak gazeldeki yerlerini belirleme.
III. beyit kendi içinde kafiyeli (aaaa - matla), II. beyit mahlas içeriyor ve son beyit (caca - makta), I. beyit ise ara beyittir (baba).
Gazelde beyitlerin işlevlerini ve konumlarını saptamak için uyak örgüsü ve mahlas varlığı incelenmelidir.
2
Matla beytindeki (III. beyit) dize sonu ses benzerliklerini analiz etme.
'usan-maz mı' ve 'yan-maz mı' sözcüklerinde '-maz mı' ek/edat grubu aynı görev ve anlamda kullanıldığı için rediftir. Geriye kalan 'usan' ve 'yan' kelimelerindeki '-an' sesleri ise iki ses benzerliği içeren tam kafiyedir.
Kafiye ve redif ayrımını doğru yapabilmek için eklerin görevdaş olup olmadığı kontrol edilmeli ve köklerdeki ses benzerlikleri sayılmalıdır.
3
Şiirin türünü ve ara beyitlerin özelliklerini değerlendirme.
Şiir aşk temalı lirik bir gazeldir; I. beyit dize sonları kendi arasında kafiyeli olmayan bir ara beyittir.
Seçeneklerdeki diğer edebi ve yapısal yargıların doğruluğunu teyit etmek gerekir.

Key Concept

Divan Edebiyatı Nazım Şekilleri - Beyitlerle Kurulanlar (Gazel Yapısı, Kafiye ve Redif Analizi)
Estimated Time:2m 0s
Question 180Question

Fuzûlî'ye ait bir gazelden alınan aşağıdaki beyitlerin, gazeldeki yer alış sırasına göre (baştan sona) doğru sıralanışı nasıl olmalıdır?

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Beyitlerin doğru sıralanışı Matla (ilk beyit), Ara Beyit ve Makta (son beyit) şeklinde olmalıdır. Bu doğrultuda sıralama; 'Cânı kim cânânı içün...' ile başlayan matla beyti birinci, 'Her kimin var ise...' ile başlayan ara beyit ikinci, 'Ey Fuzûlî sehl sanma...' ile başlayan makta beyti ise üçüncü sırada yer alacak biçimde düzenlenmelidir.
Matla beyti kendi arasında kafiyeli (aa) olduğu için ilk sırada yer alır. Makta beyti şairin mahlasını (Fuzûlî) içerdiği için son sırada yer alır. Diğer beyit ise ara beyit olarak bu ikisinin arasında bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Beyitlerin kafiye şemasını (uyak düzenini) inceleyerek kendi arasında kafiyeli (musarra) olan matla beytini belirlemek.
'Cânı kim cânânı içün sevse cânânın sever / Cânı içün kim ki cânânın sever cânın sever' beytinin dizeleri kendi arasında kafiyeli olduğu için (aa uyak düzeni) bu beyit gazelin ilk beytidir (matla).
Gazellerin ve kasidelerin ilk beyti daima kendi arasında kafiyeli olur.
2
Beyitlerin içinde şairin mahlasının (takma adının) geçip geçmediğini kontrol ederek makta beytini belirlemek.
'Ey Fuzûlî sehl sanma aşk ile cân vermeyi / Kim ki bu yolda can virür ol ebedî cânın sever' beytinde 'Fuzûlî' mahlası geçtiği için bu beyit gazelin son beytidir (makta).
Divan şiirinde şairin mahlasının yer aldığı beyit taç beyit veya makta beyti olup gazelin sonunda yer alır.
3
Belirlenen ilk ve son beyitlerin dışında kalan beyti ara beyit olarak konumlandırıp sıralamayı tamamlamak.
'Her kimin var ise cânı cânı cânânı içün / Cânı yokdur her kimin kim sevmez ol cânânı sever' beyti, matla beytinin kafiyesine bağlı olarak 'ba' şeklinde kafiyelendiği ve mahlas içermediği için bu iki beytin arasında yer alır. Sonuç olarak sıralama 'matla_beyit -> ara_beyit -> makta_beyit' şeklindedir.
Gazelin yapısal bütünlüğünü sağlamak için kendi arasında kafiyeli beyit başa, mahlaslı beyit sona, diğer beyit ise araya yerleştirilmelidir.

Key Concept

Gazel nazım şeklinin yapısal özellikleri, matla ve makta beyitlerinin kafiye düzeni ve mahlas kullanımı yardımıyla tespit edilmesi.
PreviousPage 9 / 16Next
Divan Edebiyatı Practice Questions — YKS AYT (Alan Yeterlilik Testi) — Page 9 | Examkin