Halk Edebiyatı
127 questions
Kerem baktı ki Aslı kendisinden uzaklaşıyor, yüreği yandı, sazı eline alıp şöyle seslendi:
*Karşıdan gelen ala gözlü dilber*
*Koyma beni el yerine sevdiğim*
*Senin için vatanımı terk ettim*
*Koyma beni yaban yere sevdiğim*
Aslı bu sözleri duyunca durdu, gözlerinden yaşlar döküldü ama Keşiş'in korkusundan yine de yoluna devam etmek zorunda kaldı.
Bir halk hikâyesinden alınan bu parça ve ait olduğu türün yapısal özellikleri dikkate alındığında aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Divan şiirinden etkilenerek hem aruz hem heceyle yazan, ancak asıl edebi kimliğini hece ölçüsüyle söylediği eleştirel şiirlerinde bulan 19. yüzyıl âşığı Seyrani; toplumsal çarpıklıkları, rüşveti, adaletsizliği ve dönemin idarecilerini cesurca yerdiği taşlamalarıyla tanınır.
Buna göre, aşağıdaki dörtlüklerden hangisinin teması ve üslubu dikkate alındığında Seyrani’ye ait olduğu söylenebilir?
Tozar Elif Elif diye
Deli gönül abdal olmuş
Gezer Elif Elif diye
Ezelden heybetli bizim ordumuz
Kozanoğlu derler aslan kurdumuz
Savaş günü namert kaçar yorulur
Geçti şu baharın gülleri soldu
Dünyanın gidişi acayip oldu
Koyun belli değil kurt belli değil
Benim sadık yarim kara topraktır
Beyhude dolandım boşa yoruldum
Benim sadık yarim kara topraktır
Ardıçtan kalkanlar tutulmalıdır
Tüfek icat oldu mertlik bozuldu
Eğri kılıç kında paslanmalıdır
Aşağıda verilen âşık edebiyatı dörtlüklerini, hece ölçüsü, üslup ve tema özelliklerini dikkate alarak sağdaki uygun nazım biçimi ve türü eşleştirmeleriyle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Gözümden yaşlar dökerim
Senin için ben yanarım
Yarim senden ayrılalı
Ağır ağır giden eller bizimdir
Arap atlar yakın eder ırağı
Yüce dağdan aşan yollar bizimdir
Çarşıda pazarda seyran beğenmez
Medrese kaçkını softa bozgunu
Selam vermek için yaran beğenmez
Hemen gelip geçti ömrüm
Bir rüzgardır estim eyvah
Bir gecelik rüya gibi
Matches
Dede Korkut Hikâyeleri (Kitâb-ı Dedem Korkud Alâ Lisân-ı Tâife-i Oğuzân), Türk edebiyatında destan geleneğinden halk hikâyeciliğine geçişin en önemli ��rünü olarak kabul edilir. Bu eser, hem göçebe Oğuz hayatını hem de dönemin kültürel geçiş özelliklerini yansıtır.
Buna göre, Dede Korkut Hikâyeleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Halk edebiyatının biçimsel özellikleri ve bu geleneğe ait kavramlar Türk edebiyatı tarihi açısından büyük önem taşımaktadır. Aşağıda verilen halk edebiyatı kavramlarını bu kavramların açıklamalarıyla doğru bir şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
15. yüzyıl dinî-tasavvufî Türk edebiyatının en önemli temsilcilerindendir. Hacı Bayram-ı Veli’nin hem müridi hem de damadı olup onun etkisiyle tasavvuf yoluna girmiş ve Kadiriyye tarikatının Eşrefiyye kolunu kurmuştur. Şiirlerinde Yunus Emre tarzı yalın, samimi ve didaktik bir söyleyişi benimsemiş; hece ölçüsünün yanı sıra aruz ölçüsünü de kullanmıştır. Şairin en önemli eseri, müridlerine tasavvuf ahlakını ve nefis terbiyesini öğretmek amacıyla sade bir Türkçe ve mensur tarzda kaleme aldığı Müzekki’n-Nüfus adlı eseridir.
Bu parçada söz edilen tasavvuf şairi aşağıdakilerden hangisidir?
Aşağıda sol sütunda Tekke (Dinî-Tasavvufî) edebiyatı şairlerine ait şiirlerden alınan bentler, sağ sütunda ise Tekke edebiyatı nazım türleri karışık olarak verilmiştir. Bu bentleri ait oldukları nazım türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Hak ile ezelî yoldaş idik biz
Nüzul ettik katre katre dünyaya
Yine o deryaya döneceğiz biz
Sen ey mimar başı eyvancı mısın
Günü geceyi güneşi yarattın
Sen ey dükkancı ya bezirgan mısın
Mürşidine teslim gerek
Hakk’ı bulan âşıkların
Gönlü dolu irfan gerek
On iki imama kurban canımız
Ehl-i beyt yolunda aktı kanımız
Aşk ile çağıran canlar merhaba
Matches
Tekke (dinî-tasavvufî) Türk edebiyatında tasavvufi düşüncenin farklı boyutlarını işleyen, kendilerine has konu ve üslup özelliklerine sahip nazım türleri geliştirilmiştir.
Buna göre, sol tarafta verilen tasavvufi şiir dörtlüklerini sağ taraftaki ait oldukları nazım türleriyle doğru şekilde eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
İkrarı iman olmalı
Mürşidine teslim olan
Gönlünde güman olmalı
Anda yedim üzümü
Bostan ıssı kakıdı
Der ne yersin kozumu
Hakk ile birlikte yekdaş idim ben
Yaratıldı devr-i âlem bu demde
Bunun için geldim dünyaya yine
Ehl-i Beyt’e candan bağlıyız kopmayız
İmam Cafer mezhebinden dönmeyiz
Ali’ye teslimiz, kurbanıyız biz
Matches
Önce tevhit et dili temiz eyle
Sırrını sakla özünü düz eyle
Mürşide teslim ol sözü az eyle
Tarikata giren can böyle olur
Bu dörtlük ve ait olduğu nazım türüyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
I.
Havada bulut yok bu ne dumandır
Mahlede ölüm yok bu ne şivandır
Şu Yemen elleri ne de yamandır
II.
Ano yemendir gülü çemendir
Giden gelmiyor acep nedendir
Yukarıda bent (I) ve kavuştak (II) bölümlerine yer verilen şiirle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Aşağ��da üç farklı şiir parçası verilmiştir:
I. Şiir
*Almadan*
*Kokula da almadan*
*Bir kerecik yüzün görsem*
*Canım tatlı almadan*
II. Şiir
*Derdim var dağlar gibi*
*Söylemem eller gibi*
*Gözlerimin yaşını*
*Dökerim seller gibi*
*Ağla ey dertli gönlüm*
*Hallerin haller gibi*
III. Şiir
*Yüce dağdan esen yeller*
*Yârimden haber mi söyler*
*Gözüm yollarda kalmıştır*
*Böyle geçmiş hep geceler*
Bu şiirlerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Dinî-tasavvufî Türk edebiyatında; görünüşte alaycı, şakacı ve inançları hafife alır gibi bir üslupla yazılan, fakat arka planında derin tasavvufi anlamlar taşıyan ve Allah ile şakalaşır gibi bir edayla kaleme alınan şiirler vardır.
Buna göre, aşağıdaki dörtlüklerden hangisi bu açıklamada sözü edilen nazım türüne örnek gösterilebilir?
Sen ey mimar başı eyvancı mısın
Ayı günü çarkı burcu var ettin
Acaba bayramlık dükkancı mısın
Ali göründü gözüme
Nazar kıldım ben özüme
Ali göründü gözüme
Bana seni gerek seni
Ben yanarım dünü günü
Bana seni gerek seni
Tarikata giren edebi gözler
Kötü söz söyleme dilini temizle
Erenler yolunda doğruluk özler
Biz andaydık o bezm-i canan içinde
Nüveydik sır idik nokta-i sırda
Süzüldük süzüldük insan içinde
Kırmızı gül demet demet
Sevda yalan bir kıyamet
Gitti gelmedi o yiğit
Şu Muğla'ya emanet
Bize mesken oldu gurbet
Bize mesken oldu gurbet
Bu dizelerin nazım biçimi ve özellikleri ile ilgili aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Yüksek yüksek tepelere ev kurmasınlar
Aşrı aşrı memlekete kız vermesinler
Anasını babasını aratmasınlar
Babamın bir atı olsa binse de gelse
Annemin yelkeni olsa açsa da gelse
Kardeşlerim yollarımı bilse de gelse
Bu dizelerle ilgili aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Halk edebiyatının genel özelliklerine ve gelişim sürecine dair aşağıdaki parçada boş bırakılan yerleri uygun edebî kavramlarla tamamlayınız.
Fill in the blanks below
Aşağıda tasavvufi düşünceyi yansıtan üç farklı şiirden bentler verilmiştir:
I.
Katre idim ummanlara karıştım
Kaç kerrer geldim gittim barıştım
Cihan var olmadan Allah ile biliştim
Hemi sıfat hem zat idim o zaman
II.
Eğriliğin koma doğru yola gel
Mürşit eteğin tut hakikati bil
Eğer derdi isen bu yolda menzil
Cana kıyıp baştan geçmek gerektir
III.
Kazan kurdum köpürttüm
Hamsi balığın semirttim
Bir sineği bin kez seyirttim
Gene kılmadım davayı
Bu bentlerin nazım türleri ve içerik özellikleri ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Yüce dağ başında bir kuzu meler
Kuzu sesi değil, bir gelin ağlar
Anasın babasın gurbete salar
Ayrılık ateşi bağrımı yakar
Gözlerimden her gün kanlı yaş akar
Yukarıdaki dizelerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
I. Metin
"Kandan kazalar göründü ise şerirler erdi. Kara koçtağlar durmuş idi, yıkıldı gitti. Ulu koca ağaçlar kurumuş idi, kırıldı gitti. Kansız karaca otağlar çöktü gitti. Erlik ile kardaşlığın sonu yok imiş. Ulaş oğlu Salur Kazan, başını kaldırdı, gözünü açtı; kardaşı Kara Göne’nin, oğlu Uruz’un, beylerinin şehit olduğunu gördü. Ağladı..."
II. Metin
"Kerem der ki: 'Aslı’m, hanım Aslı��m! Gel seninle bir ahdedelim. Sen benim olursan ben senin yoluna canımı feda edeyim.' Aslı ise: 'Ah Kerem, kader bizi bir araya getirmeyecek, keşiş babamın gazabı üzerimizdedir.' dedi. Kerem aldı sazı eline, bakalım ne söyledi:
Ateş-i aşkınla yandım kül oldum,
Hasretinden dertli dertli inlerim.
Gurbet elde bülbül gibi lal oldum,
Ah çektikçe dertlerimi dinlerim."
Yukarıda verilen iki farklı halk anlatısı örneği ve ait oldukları türlerin yapısal, tematik ve üslupsal özellikleri göz önünde bulundurulduğunda, aşağıdakilerden hangisi yanlıştır?
Aşağıda anonim halk şiirine ait üç farklı şiir parçası verilmiştir:
I. Parça:
Güle naz
Bülbül eyler güle naz
Girdim dost bahçesine
Ağlayan çok gülen az
II. Parça:
Derdim var beller gibi
Söylemem eller gibi
Altımdaki al atım
Kuyruğu teller gibi
Ağlaram ağlar gibi
Derdim var dağlar gibi
III. Parça:
Yarim İstanbul'u mesken mi tuttun
Gördün güzelleri beni unuttun
Sıla gözyaşımı ceyhun mu ettin
Aman aman sürmelim gel
Suna boylum gel, ayrılık ölüm gel
Bu şiir parçalarıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Kerem der ki: "Aslı’m, hanım Aslı’m! Keşiş babanın gazabı bizi yollara dü��ürdü, gurbet ellerinde divane eyledi. Söyle ey dağlar, bu ayrılık ne vakte dek sürecek?" deyip sazını döşüne bastı, bir türkü söyledi:
*Karlı dağlar geçit vermez yoluma,*
*Gurbet eli mesken ettim kendime,*
*Merhamet et Aslı’m, benim halime,*
*Ateşlere yaktın yandırdın beni.*
Yolcular Kerem’in bu feryadını işitip ağlaştılar, ona yoldaş oldular.
Bu parçadan hareketle halk hikâyeleriyle ilgili olarak;
I. Olayların nesirle, heyecan ve duyguların ise nazımla ifade edilmesi halk hikâyelerinin yapısal bir özelliğidir.
II. Kahramanın saz eşliğinde söylediği manzum kısım, anlatının dinleyiciyi hazırlama işlevi gören "fasıl" bölümüne örnektir.
III. Bu tür, destan geleneğinden modern hikâyeye geçiş sürecini temsil etse de olağanüstü unsurları tamamen dışlamamıştır.
yargılarından hangileri doğrudur?