All practice questions

6755 questions

Question 1161Question

Aşağıdaki numaralanmış cümleleri anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralayınız.

Drag items to arrange them in the correct order

Show answer & explanation

Answer

Toprağa ekilen bir tohumun çimlenme sürecini anlatan bu paragraf; tohumun çimlenme sürecine girmesi, kabuğun şişip çatlaması, çatlayan kabuktan köklerin çıkması, ardından filizin yüzeye ulaşması ve son olarak toprak yüzeyine çıkan bitkinin besin üretmeye başlaması adımlarını takip ederek sırasıyla oluşturulmalıdır.
Anlamlı ve kurallı bir sıralama oluşturulurken genel bir giriş cümlesinin ardından gelen kronolojik adımlar takip edilir. Sırasıyla 'İlk olarak' bağlayıcısı ile kabuğun çatlaması, 'Çatlayan kabuktan' ifadesiyle köklerin gelişimi, 'Ardından' geçiş ifadesiyle filizin yüzeye ulaşması ve son olarak 'Toprak yüzeyine çıkan' ibaresiyle genç bitkinin besin üretimine başlaması süreci birbirine eklemlenir.

Step-by-Step Solution

1
Giriş cümlesini belirleme
Giriş cümlesinin 'Toprağa ekilen bir tohum, uygun nem ve sıcaklık koşullarını bulduğunda çimlenme sürecine girer.' ifadesi olduğu tespit edilir.
Herhangi bir geçiş ifadesi barındırmayan ve konuyu başlatan genel yargı bu cümledir.
2
İlk aşamayı bağlama
İkinci sıraya 'İlk olarak tohumun dış kabuğu suyu emerek şişer ve en sonunda çatlar.' cümlesi getirilir.
'İlk olarak' ifadesi sürecin başlangıç adımını göstererek giriş cümlesini takip eder.
3
Neden-sonuç köprüsü kurma
Üçüncü sıraya 'Çatlayan kabuktan dışarı çıkan küçük kökler, besin ve su aramak için toprağın derinliklerine doğru ilerler.' cümlesi getirilir.
Bu cümledeki 'Çatlayan kabuktan' sözü, bir önceki cümlenin sonundaki çatlama olayına doğrudan gönderme yapar.
4
Gelişme adımını sürdürme
Dördüncü sıraya 'Ardından tohumun içinden çıkan yeşil filiz, yer çekiminin tersi yönünde hareket ederek toprağın yüzeyine ulaşır.' cümlesi getirilir.
'Ardından' kelimesi kök oluşumundan sonra filizlenme aşamasına geçildiğini haber verir.
5
Sonuç cümlesini bulma
Son sıraya 'Toprak yüzeyine çıkan bu genç bitki, güneş ışığıyla buluşarak kendi besinini üretmeye başlar.' cümlesi getirilir.
'Toprak yüzeyine çıkan' ifadesi bir önceki cümlenin bitişindeki 'toprağın yüzeyine ulaşır' yargısını tamamlayıp süreci bitirir.

Key Concept

Paragraf sıralamada olayların kronolojik akışı ve cümleler arasındaki kelime köprülerini takip etme.
Estimated Time:45s
Question 1162Question

Modernite öncesi dönemde zaman, doğanın ritimlerine bağlı, döngüsel bir nitelik taşırdı; sabahın gelişiyle başlayan gün, güneşin batışıyla nihayete ererdi. Ancak sanayi devrimiyle birlikte zaman, fabrikalardaki makinelerin işleyişine göre mekanikleşti ve çizgisel bir düzleme oturdu. Sosyolog Georg Simmel, 'modern insanın ruhsal hayatının, büyükşehir yaşamının getirdiği hızlı ritme uyum sağlama çabasıyla şekillendiğini' belirterek bu dönüşümün birey üzerindeki etkisini vurgular. Zaman artık hissedilen değil, saat kadranı üzerinde sürekli olarak tüketilen nicel bir meta hâline gelmiştir. Nitekim günümüzde bir şehirlinin zaman algısı, tarım toplumunda yaşayan bir köylünün zaman alg��sına kıyasla çok daha parçalı ve acelecidir. Sonuçta zaman, insanın yaşamı anlamlandırma biçimini belirleyen en temel kültürel parametredir; insanın varoluşunu düzenleyen kurallar bütünüdür.

Bu parçanın anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, tanık gösterme ve karşılaştırmaya yer verildiği yargısı doğru mudur?

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen yargı doğrudur çünkü metnin anlatımında tanımlama, tanık gösterme ve karşılaştırma yollarının tamamına başvurulmuştur.
Doğru seçenekte belirtildiği üzere, metinde tanımlama, tanık gösterme ve karşılaştırma yollarından yararlanılmıştır. Son cümle zamanı tanımlamakta, Georg Simmel'in doğrudan alıntısı tanık göstermeyi oluşturmakta, köylü ile şehirlinin ya da modern ile modern öncesinin karşılaştırılması ise kıyaslamayı gerçekleştirmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki karşılaştırma unsurlarını tespit etme
Modernite öncesi dönemin döngüsel zaman yapısı ile sanayi devrimi sonrasının çizgisel zaman yapısı karşılaştırılmış; ayrıca modern şehirlinin zaman algısı ile tarım toplumundaki köylünün zaman algısı kıyaslanmıştır.
Zaman algısındaki tarihsel ve toplumsal değişimlerin belirginleştirilmesi amacıyla karşılaştırmaya başvurulmuştur.
2
Metindeki tanık gösterme unsurunu belirleme
Sosyolog Georg Simmel'in modern şehir yaşamına ve bireyin ruhsal durumuna dair tırnak içindeki doğrudan sözleri aktarılmıştır.
Yazar, modernleşmeyle birlikte değişen zaman algısının birey üzerindeki etkilerini temellendirmek ve inandırıcılığı artırmak için uzman bir görüşe yer vermiştir.
3
Metindeki tanımlama cümlesini bulma
Paragrafın sonundaki 'Sonuçta zaman, insanın yaşamı anlamlandırma biçimini belirleyen en temel kültürel parametredir; insanın varoluşunu düzenleyen kurallar bütünüdür.' cümlesi tanımlamaya örnektir.
Bu ifade 'Zaman nedir?' sorusuna yanıt vermekte olup kavramın ne olduğunu açıklamaktadır.

Key Concept

Düşünceyi Geliştirme Yolları
Question 1163Question

(I) Kaşgarlı Mahmud tarafından 11. yüzyılda kaleme alınan Divanü Lûgati't-Türk, Türk kültür tarihinin en temel yapı taşlarından biridir. (II) Eser, Türk boylarının dil özelliklerini ortaya koymanın yanı sıra o dönemin yaşam tarzını, inançlarını ve toplumsal yapısını yansıtan ansiklopedik bir içeriğe sahiptir. (III) Bu yönüyle sadece bir sözlük değil, aynı zamanda 11. yüzyıl Türk dünyasının zengin bir kültür atlası niteliğindedir. (IV) Kaşgarlı Mahmud, bu kapsamlı çalışmayı hazırlarken Araplara Türkçenin zenginliğini göstermeyi ve onlara Türkçe öğretmeyi amaçlamıştır. (V) Dönemin halifesine sunulan bu eser aracılığıyla, Türkçenin de Arapça kadar köklü ve edebî bir dil olduğunu kanıtlamak istemiştir. (VI) Nitekim eserin önsözünde Türkçenin Arapça ile başa baş yürüdüğün�� açıkça ifade ederek bu amacını doğrudan ortaya koymuştur.

Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

İkinci paragraf dördüncü cümle ile başlar.
Metnin ilk üç cümlesinde Divanü Lûgati't-Türk'ün genel yapısı, ansiklopedik içeriği ve Türk kültürü içindeki yeri anlatılmaktadır. Dördüncü cümleden itibaren ise eserin yazılış amacı, Araplara Türkçe öğretme ve Türkçenin Arapça ile olan eş değerliliğini gösterme hedefleri ele alınmaktadır. Konunun boyutunun değiştiği bu dördüncü cümle, yeni bir paragrafın giriş cümlesi olmaya uygundur.

Step-by-Step Solution

1
Metni oluşturan cümlelerin konularını ve odak noktalarını belirleyin.
İlk üç cümlede (I, II, III) Divanü Lûgati't-Türk'ün genel özellikleri ve kültürel değeri, sonraki üç cümlede (IV, V, VI) ise eserin yazılış amacı ve Araplara Türkçe öğretme hedefi ele alınmaktadır.
Paragraf bölme sorularında metindeki iki farklı düşünce halkasını veya konunun farklı boyutlarını tespit etmek gerekir.
2
Düşüncenin yönünün değiştiği ilk cümleyi (yeni konunun girişini) bulun.
Dördüncü cümlede 'Kaşgarlı Mahmud, bu kapsamlı çalışmayı hazırlarken Araplara Türkçenin zenginliğini göstermeyi ve onlara Türkçe öğretmeyi amaçlamıştır.' ifadesiyle yeni bir konuya giriş yapılmıştır.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki cümleye dil bilgisel olarak bağlı olmayan, bağımsız bir giriş cümlesi niteliği taşımalıdır.
3
Bulunan giriş cümlesinin sonrasındaki akışla uyumunu kontrol edin.
Beşinci ve altıncı cümleler, dördüncü cümlede belirtilen amacı destekleyen ifadeler barındırmaktadır. Bu durum dördüncü cümlenin yeni bir paragrafın başlangıcı olduğunu doğrular.
Bölünen kısımların kendi içlerinde anlam bütünlüğüne sahip olması gerekir.

Key Concept

Paragrafı İki Paragrafa Bölme
Question 1164Question

Sanatçı, yaratım sürecinde (I) kendisini çevreleyen dünyayı anlamlandırırken (II) başkalarının göremediği ayrıntılara odaklanır. Bu doğrultuda kaleme alınan yapıtların (III) kimi, bireyin içsel yalnızlığını işlerken (IV) birçoğu da toplumsal sorunları yansıtır. Ancak okurun zihninde asıl yer edinen, eserdeki karakterlerin dünyası değil, yazarın (V) kendisininkidir.

Bu parçadaki numaralanmış sözc��klerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Show answer & explanation

Answer: III. sözcük, isim tamlamasında tamlanan görevinde kullanılmış bir belgisiz sıfattır.

Answer

İsim tamlamasında tamlanan görevinde kullanılan üçüncü sözcüğün belgisiz sıfat olduğunu öne süren ifade yanlıştır; bu sözcük belgisiz zamir görevindedir.
Üçüncü sözcük olan 'kimi', 'yapıtların kimi' isim tamlamasında tamlanan konumundadır ve bir ismin yerini tuttuğu için belgisiz zamirdir. İlgili seçenekte bu sözcüğün belgisiz sıfat olduğu iddia edildiği için bu yargı yanlıştır ve söylenemez.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış sözcüklerin cümle içindeki görevlerini ve aldıkları ekleri tek tek analiz edin.
I. sözcük 'kendisini' (dönüşlülük zamiri + iyelik ve belirtme eki), II. sözcük 'başkalarının' (belgisiz zamir + tamlayan eki), III. sözcük 'kimi' (belgisiz zamir), IV. sözcük 'birçoğu' (belgisiz zamir + iyelik eki), V. sözcük 'kendisininkidir' (dönüşlülük zamiri + iyelik eki + tamlayan eki + ilgi zamiri).
Zamir türlerini ve zamirlerin aldıkları eklerin işlevlerini doğru belirlemek, seçeneklerdeki yargıları sınamak için gereklidir.
2
İsim tamlamasının tamlananı durumundaki 'kimi' sözcüğünün türünü belirleyin.
'Yapıtların kimi' belirtili isim tamlamasında tamlanan olan 'kimi' sözcüğü 'bazıları/kimisi' anlamında kullanılarak bir ismin yerini tutmuştur ve belgisiz zamirdir. Sıfatlar tek başlarına tamlanan olamazlar.
Belgisiz sıfatlar ile belgisiz zamirler arasındaki işlevsel farkı ortaya koyarak yanlış yargıyı tespit etmek hedeflenir.
3
Seçeneklerde verilen iddiaları bu bulgularla karşılaştırarak yanlış olan yargıyı saptayın.
Üçüncü sözcüğün belgisiz sıfat olduğunu öne süren seçenekteki yargının yanlış olduğu belirlenir, çünkü bu sözcük belgisiz zamirdir.
Soru kökünde bizden söylenemeyecek olan (yanlış) yargı istendiği için bu tespitle çözüme ulaşılır.

Key Concept

Belgisiz zamirlerin isim tamlamalarında tamlanan olarak kullanılabilmesi ve sıfatlardan ayırt edilmesi
Question 1165Question

Zihnimizin gizli bölgesi olan bilinçaltı (I), yaratıcılığımızı besleyen en önemli kaynaktır. Sanatçı, pazartesi (II) günü kaleme aldığı yazısında, eserin başkahramanı (III) olan gencin iç dünyasındaki gelgitleri (IV) ve çevresine karşı takındığı vurdumduymaz (V) tavrı büyük bir ustalıkla aktarmıştır.

Bu parçada numaralanmış birleşik sözcüklerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?

Show answer & explanation

Answer: III. sözcük, belirtisiz isim tamlaması yapısında kurulmuş ve anlam kaymasına uğramıştır.

Answer

Üçüncü sözcük olan 'başkahraman'ın belirtisiz isim tamlaması yapısında kurulduğu ve anlam kaymasına uğradığı yönündeki ifade yanlıştır; çünkü bu sözcük sıfat tamlaması yapısındadır ve anlam kaybı yoktur.
Üçüncü sözcük olan 'başkahraman', belirtisiz isim tamlaması şeklinde değil, 'baş' sıfatı ile 'kahraman' isminin birleşmesiyle yani sıfat tamlaması yapısında kurulmuştur. Ayrıca birleşme sırasında kelimeler anlam kaymasına uğramamıştır. Bu nedenle bu ifade yanlıştır ve aranan cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Parçadaki numaralanmış birleşik sözcükleri tespit etmek ve yapılarını incelemek.
Numaralanmış sözcükler sırasıyla: bilinçaltı (I), pazartesi (II), başkahraman (III), gelgitleri (IV) ve vurdumduymaz (V) şeklinde belirlenmiştir.
Her bir sözcüğün oluşum biçimini saptayabilmek için öncelikle kelimeleri doğru ayırmak gerekir.
2
Her bir birleşik sözcüğün dil bilgisel oluşum yolunu ve uğradığı ses olaylarını analiz etmek.
I. sözcük (bilinç-alt-ı) belirtisiz isim tamlamasıdır. II. sözcük (pazar-ertesi) ünlü düşmesiyle oluşmuştur. III. sözcük (baş-kahraman) sıfat tamlamasıdır. IV. sözcük (gel-git) iki fiil kökünün birleşimidir. V. sözcük (vurdum-duymaz) iki çekimli fiildir.
Seçeneklerdeki ifadelerin doğruluğunu denetlemek amacıyla kelime tahlilleri yapılmıştır.
3
Seçeneklerde verilen tanımları analiz sonuçlarıyla karşılaştırmak ve yanlış olan ifadeyi belirlemek.
Üçüncü sözcüğün (başkahraman) isim tamlaması yapısında olduğu ve anlam kaymasına uğradığı iddiası yanlıştır; çünkü bu kelime sıfat tamlaması yapısındadır ve kelimeler gerçek anlamını korumaktadır.
Soru kökü bizden yanlış olan değerlendirmeyi bulmamızı istediği için tahlil dışı kalan hatalı yargı tespit edilmiştir.

Key Concept

Yapı Bakımından Sözcükler: Birleşik Sözcükler ve Oluşum Yolları
Estimated Time:2m 0s
Question 1166Question

Aşağıda verilen paragrafları, bu paragraflarda kullanılan anlatım biçimlerinin belirleyici özellikleriyle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Sanatta taklitçiliğin yaratıcılığı öldürdüğünü savunanlar yanılıyor. Sanatçı, kendinden öncekilerin ayak izlerini takip etmeden nasıl yeni bir yol bulabilir ki? Bilim insanı geçmişin birikimiyle buluşlar yaparken alkışlanıyor da sanatçı neden geçmişten beslendiğinde küçümseniyor? Taklit, yaratıcılığın inkârı değil; tam aksine, özgünlüğe giden yolun ilk ve en güvenli basamağıdır.
Genom projesi, insan DNA'sının tüm dizilimini haritalandırmayı amaçlayan küresel bir bilimsel girişimdir. Bu çalışma sayesinde, genetik hastalıkların önceden tespit edilmesi ve kişiye özel tıp uygulamalarının geliştirilmesi hedeflenmektedir. Geleneksel tedavi yöntemleriyle kıyaslandığında bu yöntem, doğrudan hastalığın kaynağına yönelik tedavi sunduğu için tıp dünyasında büyük bir devrim olarak kabul edilir.
Eski konağın gıcırdayan ahşap kapısından içeri girdiğinizde, sizi rutubet kokulu loş bir hol kar��ılardı. Duvarda asılı duran, çerçevesi yer yer dökülmüş eski aile fotoğrafında soluk yüzlü insanlar zamana direnmeye çalışıyordu. Köşedeki kadife kaplı koltuğun aşınmış kenarları, üzerinde geçen yılların yorgunluğunu fısıldar gibiydi.
Sabahın ilk ışıklarıyla birlikte eski balıkçı, ağlarını teknesine yüklemeye başladı. Motorun homurtulu sesiyle limandan ayrılıp denizin ortasına doğru yol alırken martılar da ona eşlik ediyordu. Güneş iyice yükseldiğinde, nasırlı elleriyle ilk ağı çekmeye başladı; fakat bu kez deniz ona beklediği cömertliği göstermeyecek gibiydi.

Matches

Show answer & explanation

Answer

İlk paragraf okuyucunun yerleşik bir düşüncesini değiştirmeyi amaçlayan tartışmacı anlatım özelliğiyle, ikinci paragraf nesnel ve tanımlayıcı bir üslupla bilgi veren açıklayıcı anlatım özelliğiyle, üçüncü paragraf nesneleri zihinde canlandırmayı hedefleyen betimleyici anlatım özelliğiyle, dördüncü paragraf ise olayları bir devinim içinde aktaran öyküleyici anlatım özelliğiyle eşleşmektedir.
Metinlerin dil ve anlatım özellikleri incelendiğinde; birinci metin kendi savını savunup karşı görüşü çürütmeye çalıştığı için tartışmacı anlatımın; ikinci metin bilimsel bir girişim hakkında bilgi verdiği için açıklayıcı anlatımın; üçüncü metin kelimelerle zihinde resim çizdiği için betimleyici anlatımın; dördüncü metin ise olay akışı sunduğu için öyküleyici anlatımın özelliklerini taşımaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İlk paragrafın analiz edilmesi ve anlatım biçiminin saptanması
Sanatta taklitçilikle ilgili görüşlerin tartışıldığı, soru cümleleriyle okuyucunun düşüncesinin değiştirilmeye çalışıldığı (tartışmacı anlatım) görülür.
Yazarın amacı yerleşik bir kanıyı çürütüp kendi görüşünü benimsetmektir.
2
İkinci paragrafın analiz edilmesi ve anlatım biçiminin saptanması
Genom projesi hakkında nesnel bilgiler verilerek açıklayıcı anlatıma başvurulduğu saptanır.
Metin, okuyucuya bir konuyu öğretmeyi ve bilgi vermeyi amaçlamaktadır.
3
Üçüncü paragrafın analiz edilmesi ve anlatım biçiminin saptanması
Loş hol, gıcırdayan kapı gibi görsellik içeren ifadelerle kelimelerle resim çizildiği (betimleyici anlatım) belirlenir.
Okuyucunun zihninde bir mekânın görselliğinin ve izleniminin oluşturulması amaçlanmıştır.
4
Dördüncü paragrafın analiz edilmesi ve anlatım biçiminin saptanması
Balıkçının hareketleri, tekneden ayrılışı gibi unsurlarla bir olay akışı (öyküleyici anlatım) yapıldığı görülür.
Zaman akışı içinde kişi ve olay hareketliliği sunulmuştur.

Key Concept

Paragrafta Anlatım Biçimleri (Açıklama, Tartışma, Betimleme, Öyküleme)
Question 1167Question

Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına göre; mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen bu sözcükler büyük harfle başlarken özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran il, ilçe, belde, köy vb. sözcükler küçük harfle başlar. Buna göre, 'Cumhuriyet Mahallesi'ndeki şenliklere katılmak için Ankara ilinin Çankaya ilçesinden yola çıktık.' cümlesinde büyük harflerin yazımıyla ilgili kurallar tamamen doğru uygulanmıştır.

Show answer & explanation

Answer: True

Answer

Verilen cümlede büyük harflerin yazımıyla ilgili kurallar tamamen doğru uygulandığı için bu ifade doğrudur.
Verilen cümlede yer alan 'Cumhuriyet Mahallesi' ifadesinde mahalle sözcüğü kural gereği büyük yazılmıştır. 'Ankara ilinin' ve 'Çankaya ilçesinden' ifadelerinde ise 'il' ve 'ilçe' sözcükleri özel ada dâhil olmadıkları için küçük yazılmıştır. Bu durum TDK kurallarına tamamen uygundur.

Step-by-Step Solution

1
Cümledeki mahalle adının yazımını kontrol etme
'Cumhuriyet Mahallesi' ifadesinde 'Mahallesi' kelimesi büyük harfle yazılmıştır. TDK kurallarına göre mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen bu sözcükler büyük harfle başlar.
Mahalle adlarının yazım kuralına uygunluğunu tespit etmek.
2
Cümledeki il ve ilçe adlarının yazımını kontrol etme
'Ankara ilinin' ve 'Çankaya ilçesinden' ifadelerinde 'il' ve 'ilçe' kelimeleri küçük harfle yazılmıştır. TDK kurallarına göre özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran il, ilçe, belde, köy vb. sözcükler küçük harfle başlar.
İl ve ilçe adlarının yazım kuralına uygunluğunu tespit etmek.
3
Elde edilen sonuçları birleştirerek ifadenin doğruluğunu belirleme
Cümledeki tüm büyük harf kullanımları kurallara uygundur, herhangi bir yazım yanlışı bulunmamaktadır.
İfadenin doğru (true) olduğunu onaylamak.

Key Concept

Mahalle, il, ilçe sözcüklerinin büyük harfle yazımı
Question 1168Question

(I) Roman, kurmaca bir dünya sunarak okuru günlük yaşamın tekdüzeliğinden uzaklaştıran ve ona yeni ufuklar açan bir edebi türdür. (II) Yazar, yarattığı karakterler ve kurgusal mekânlar aracılığıyla gerçekliğin farklı boyutlarını sorgulamamızı sağlar. (III) Nitekim başar��lı bir roman okuru, metindeki ipuçlarını takip ederek yazarın kurduğu bu dünyaya ortak olur. (IV) Son yıllarda yayımlanan romanların satış rakamlarında ciddi bir artış yaşandığı gözlenmektedir. (V) Okur ile yazar arasındaki bu zihinsel bağ, kurmaca dünyayı tamamlayan ve onu canlı tutan en önemli unsurdur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle (roman satış rakamlarındaki artıştan bahseden cümle) düşüncenin akışını bozmaktadır.
Dördüncü cümlede romanın sanatsal ve kurmaca dünyasından, yazar-okur etkileşiminden uzaklaşılarak roman satışlarındaki ticari artıştan bahsedilmiştir. Bu durum, metnin genelindeki düşünce akışını bölmektedir.

Step-by-Step Solution

1
Paragrafın genel konusunun belirlenmesi.
Metinde romanın kurmaca yapısı, bu yapının okura sunduğu dünya ve yazar-okur arasındaki zihinsel bağ ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle metnin ana temasını ve konusunu saptamak gerekir.
2
Her bir cümlenin kendinden önceki ve sonraki cümlelerle anlam ilişkisinin incelenmesi.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamlayan bir düşünce silsilesi oluşturduğu görülürken, dördüncü cümlenin romanın ticari başarısı gibi tamamen farklı bir konuya geçtiği belirlenmiştir.
Akışı bozan cümleler genellikle anlam bağlarını koparan ve konuya farklı bir açıdan yaklaşan cümlelerdir.
3
Metinden çıkarılacak cümlenin teyit edilmesi.
Dördüncü cümle çıkarıldığında üçüncü cümleden beşinci cümleye doğrudan ve pürüzsüz bir geçiş sağlanmaktadır.
Akışı bozan cümle metinden çıkarıldığında anlam bütünlüğü ve akış yeniden sağlanır.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken metnin genel konusunun dışına çıkan veya konuya aniden farklı bir bakış açısıyla yaklaşan cümleyi tespit etmek gerekir. Bu tür sorularda cümleler arasındaki anahtar kelimeler ve anlam köprüleri takip edilmelidir.
Question 1169Question

Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcüklerde yer alan "-i" eklerinin dil bilgisi işlevlerini boş bırakılan yerlere uygun terimlerle yazınız.

Fill in the blanks below

"Onun en büyük hayali sinema yönetmeni olmaktı." cümlesinde yer alan "hayali" sözcüğündeki "-i" eki bir eki; "Eski defteri çekmeceden çıkarıp sessizce okudu." cümlesinde yer alan "defteri" sözcüğündeki "-i" eki ise bir ekidir.
Show answer & explanation

Answer

İlk boşluğa "iyelik" (veya "üçüncü tekil şahıs iyelik"), ikinci boşluğa ise "belirtme" (veya "belirtme durumu/hâli") yazılmalıdır.
"Hayali" sözcüğü, başına "onun" zamiri getirildiğinde anlamlı bir sahiplik ilişkisi kurduğu için iyelik eki almıştır. "Defteri" sözcüğü ise cümlede belirtili nesne görevinde kullanılıp doğrudan eylemden etkilendiği ve sahiplik bildirmediği için belirtme durumu eki almıştır.

Step-by-Step Solution

1
İlk cümledeki "hayali" sözcüğünün aldığı eki incelemek
"Hayali" sözcüğü "onun hayali" şeklinde bir iyelik ilişkisi bildirmektedir. Sözcüğün başına "onun" zamiri getirilebildiği ve bir nesnenin/kavramın kime/neye ait olduğunu gösterdiği için buradaki "-i" eki iyelik (sahiplik) ekidir.
İyelik ekleri, eklendiği ismin neye veya kime ait olduğunu belirtir.
2
İkinci cümledeki "defteri" sözcüğünün aldığı eki incelemek
"Eski defteri çekmeceden çıkardı" cümlesinde "defteri" sözcüğü, eylemin (çıkarmak) neyi etkilediğini göstermektedir. Başına "onun" getirildiğinde anlamlı bir aitlik oluşturmamaktadır ("Onun eski defteri çekmeceden çıkarıp okudu" şeklinde bir iyelik anlamı yoktur, eylemin nesnesidir). Bu nedenle buradaki "-i" eki belirtme durumu (hâl) ekidir.
Belirtme durumu eki, cümlede belirtili nesne kurarak eylemin yöneldiği ögeyi belirtir.

Key Concept

İyelik eki ile belirtme durumu (hâl) eki arasındaki farkı ayırt etme
Estimated Time:1m 0s
Question 1170Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' (-la, -le) sözcüğü bağlaç görevinde kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Edebiyat ile felsefe, insan düşüncesinin iki farklı ve derin yüzüdür.

Answer

Edebiyat ile felsefe, insan düşüncesinin iki farklı ve derin yüzüdür.
Cümlede 'ile' sözcüğü yerine 've' bağlacı getirilebildiğinde bu sözcük bağlaç görevini üstlenir. 'Edebiyat ile felsefe, insan düşüncesinin...' cümlesinde 'ile' yerine 've' getirildiğinde anlamlı bir bütünlük oluştuğu için ('Edebiyat ve felsefe') bu sözcük bağlaçtır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki 'ile' (veya '-la / -le' şeklinde ekleşmiş olan) sözcüklerini tespit edin.
Seçeneklerde sırasıyla 'kaynak ile', 'özlemle', 'ile (Edebiyat ile felsefe)', 'helikopterle' ve 'başlamasıyla' ifadeleri belirlenir.
Görevini inceleyeceğimiz sözcükleri belirlemek için ilk adım budur.
2
Belirlenen 'ile' sözcüklerinin yerine sırasıyla 've' bağlacını getirmeyi deneyin.
'Edebiyat ile felsefe' ifadesindeki 'ile' yerine 've' getirildiğinde anlam bozulmaz ('Edebiyat ve felsefe'); diğer cümlelerde ise anlam bozulur (örneğin 'özlem ve kucakladı', 'helikopter ve sağlanabiliyor' vb. uygun olmaz).
'İle' sözcüğünün edat mı bağlaç mı olduğunu anlamanın en pratik yöntemi 've' sözcüğüyle yer değiştirmektir.
3
Yerine 've' getirilebilen seçeneği doğru cevap olarak belirleyin.
'Edebiyat ile felsefe, insan düşüncesinin iki farklı ve derin yüzüdür.' cümlesinde 'ile' bağlaç görevindedir.
'Ve' bağlacıyla aynı işleve sahip olduğu için sözcüğün bağlaç olduğu kesinleşir.

Key Concept

İle sözcüğünün edat ve bağlaç ayrımı
Estimated Time:1m 0s
Question 1171Question

Aşağıdaki sözcükleri, uğradıkları ünlü kaybının dil bilgisel oluşum yolları ile eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

savruk
bağrına
kahrolmak

Matches

Show answer & explanation

Answer

savruk sözcüğü yapım ekiyle türetilirken, bağrına sözcüğü çekim eki alırken, kahrolmak s��zcüğü ise birleşirken ünlü kaybına uğramıştır.
Doğru eşleştirmede; türetilme sırasında ünlü kaybeden 'savruk', çekim eki alırken ünlü kaybeden 'bağrına' ve birleşme sırasında ünlü kaybeden 'kahrolmak' sözcükleri kendi dil bilgisel nedenleriyle eşleşmektedir.

Step-by-Step Solution

1
savruk sözcüğünün kök ve ek analizini yapmak
Sözcüğün kökü savur- fiilidir. Bu köke fiilden isim yapım eki olan -uk getirilmiş ve türetme esnasında savur-uk yapısı savruk şeklini alarak ünlü kaybına uğramıştır.
Türetilirken ünlü kaybına uğrayan örneği tespit etmek.
2
bağrına sözcüğünün kök ve ek analizini yapmak
Sözcüğün kökü bağır ismidir. Bu köke ünlüyle başlayan -ı iyelik eki (çekim eki) getirilmiş ve bağır-ı yapısı bağrı şeklini alarak ünlü kaybına uğramıştır.
Çekim eki alırken ünlü kaybına uğrayan örneği tespit etmek.
3
kahrolmak sözcüğünün yapısal oluşumunu incelemek
Sözcük, kahır ismi ile olmak yardımcı fiilinin birleşmesiyle meydana gelmiştir. Birleşme esnasında kahır + olmak yapısı kahrolmak şeklini alarak ünlü kaybına uğramıştır.
Birleşme esnasında ünlü kaybına uğrayan örneği tespit etmek.

Key Concept

Türkçede ünlü düşmesinin üç farklı yolla (çekim eki alırken, türetilirken ve sözcükler birleşirken) gerçekleşebilmesi.
Estimated Time:1m 30s
Question 1172Question

(I) Ekokritik ya da çevre merkezli edebiyat eleştirisi, insan ile insan dışı doğa arasındaki ilişkileri disiplinler arası bir yaklaşımla metinler üzerinden inceleyen görece yeni bir kuramdır. (II) Bu kuram, klasik edebiyat analizlerinin aksine, doğayı yalnızca olayların geçtiği pasif bir arka plan veya dekor olarak görmeyi reddeder. (III) Doğa, kuramın merceğinden bakıldığında, kendi yasaları ve hakları olan, anlatıyı şekillendiren aktif bir özne konumuna yükselir. (IV) Çevre kirliliğinin küresel ölçekte ulaştığı boyutlar, modern insanın ekolojik dengelerle olan bağını yeniden sorgulamasını zorunlu kılmıştır. (V) Böylece edebi metinlerdeki ormanlar, nehirler ya da hayvanlar, sadece insanın iç dünyasını yansıtan simgeler olmaktan çıkıp kendilik değerleriyle tahlil edilir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Show answer & explanation

Answer: IV

Answer

Dördüncü cümle parçadaki düşüncenin akışını bozmaktadır.
Parçanın genelinde ekokritik kuramının edebi metinleri doğa ve insan ilişkisi bağlamında nasıl incelediği, doğaya yüklediği aktif rol anlatılmaktadır. Ancak dördüncü cümlede konu tamamen edebi kuramın dışına çıkarak günümüz dünyasındaki çevre kirliliğinin küresel boyutlarına ve bunun modern insan üzerindeki etkisine kaymıştır. Bu cümle, paragraftaki ana düşünce ekseninden saptığı için akışı bozmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Paragraftaki tüm cümlelerin ortak konusunu ve bu konunun hangi bakış açısıyla ele alındığını belirleme.
Metnin genelinde ekokritik (çevre merkezli edebiyat eleştirisi) kuramının edebi metinlerde doğayı ele alış biçimi üzerinde durulduğu saptanır.
Metnin ana eksenini tespit ederek akışı bozan cümleyi belirlemek için zemin hazırlamak.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları (zamirler, bağlaçlar, geçiş ifadeleri) inceleme.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamladığı; dördüncü cümlenin ise aniden konuyu kuramsal edebi analiz dışına çıkararak güncel çevre sorunlarına kaydırdığı görülür.
Hangi cümlenin yapısal ve anlamsal bütünlüğü zedelediğini netleştirmek.
3
Belirlenen dördüncü cümleyi paragraftan çıkararak akışın düzelip düzelmediğini kontrol etme.
Dördüncü cümle çıkarıldığında, üçüncü cümledeki doğanın 'aktif bir özne' konumuna yükselmesi ifadesi ile beşinci cümledeki 'Böylece edebi metinlerdeki ormanlar, nehirler...' örneklendirmesinin birbirine doğrudan bağlandığı görülür.
Doğru cevabın sağlamasını yapmak.

Key Concept

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, cümlelerin aynı konunun farklı bir yönüne geçip geçmediğini veya konunun sınırları dışına çıkıp çıkmadığını tespit etmek gerekir.
Estimated Time:2m 0s
Question 1173Question

Türkçede yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamını ya da türünü değiştirirken, çekim ekleri sözcüklerin cümle içindeki görevlerini belirler ve yeni bir anlam türetmez.

Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük hem yapım hem de çekim eki almıştır?

Show answer & explanation

Answer: Ülkemizde yapılan son seçimler, halkın katılım oranının yüksek olduğunu gösterdi.

Answer

Ülkemizde yapılan son seçimler, halkın katılım oranının yüksek olduğunu gösterdi. cümlesindeki 'seçimler' sözcüğü hem yapım hem de çekim eki alm��ştır.
'seçimler' sözcüğünün kökü 'seç-' fiilidir. Bu köke gelen '-im' eki, fiili isme dönüştüren bir yapım ekidir (seç-im). Üzerine gelen '-ler' eki ise çoğul eki olup isim çekim ekidir. Dolayısıyla sözcük hem yapım hem çekim eki almıştır.

Step-by-Step Solution

1
Seçeneklerde yer alan altı çizili sözcüklerin köklerini ve eklerini belirlemek.
Sözcüklerin kökleri ve ekleri şu şekildedir: boya-dı, yaz-ar-dı, seç-im-ler, yol-cu-luk, göz-ü.
Sözcük yapısını doğru analiz etmek için kök ve ek ayrımının yapılması gerekir.
2
Eklerin işlevlerini (yapım eki mi, çekim eki mi olduklarını) cümlenin bağlamına göre incelemek.
'boya' ortak köktür ve fiil olarak kullanılmıştır, '-dı' çekim ekidir. 'yaz-' fiiline gelen '-ar' geniş zaman (çekim), '-dı' ek-fiildir (çekim). 'seç-' fiiline gelen '-im' fiilden isim yapım eki, '-ler' çoğul çekim ekidir. 'yol' ismine gelen '-cu' ve '-luk' yapım ekleridir. 'göz' ismine gelen '-ü' iyelik çekim ekidir.
Sesteş veya ortak köklü eklerin çekim eki işlevini yapım ekiyle karıştırmamak için bağlamsal analiz gereklidir.
3
Analiz doğrultusunda hem yapım hem çekim eki içeren sözcüğü seçmek.
'seçimler' sözcüğünün hem yapım eki (-im) hem de çekim eki (-ler) aldığı tespit edilir.
Soruda istenen iki eki birden barındıran doğru seçeneğe ulaşmak hedeflenmiştir.

Key Concept

Yapım Ekleri (İsimden İsim, İsimden Fiil, Fiilden İsim, Fiilden Fiil)
Question 1174Question

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer alan belgisiz sözcük, sözcük türü bakımından diğerlerinden farklıdır?

Show answer & explanation

Answer: Davetlilerin birkaçı, salonun loş ışıkları altında sergilenen tabloları hayranlıkla inceliyordu.

Answer

Davetlilerin birkaçı ile başlayan cümlede geçen belgisiz sözcük, bir ismin yerini tuttuğu için zamir (adıl) görevindedir; diğer cümlelerdeki belgisiz sözc��kler ise isimleri belirttikleri için sıfat (ön ad) görevindedir.
Doğru seçenekte geçen 'birkaçı' sözcüğü, isim çekim eki (iyelik eki) alarak 'davetliler' isminin yerini tutmuş ve belgisiz zamir görevini üstlenmiştir. Diğer seçeneklerdeki belgisiz sözcükler ise önlerindeki isimleri miktar veya belirsizlik yönünden etkileyen belgisiz sıfatlardır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerdeki belgisiz anlam taşıyan sözcükleri tespit edin.
Belgisiz sözcükler sırasıyla: 'bazı', 'her', 'kimi', 'birkaç', 'birkaçı', 'bir' sözcükleridir.
Belgisiz sözcüklerin türünü belirleyebilmek için öncelikle cümle içindeki yerlerini saptamak gerekir.
2
Bu sözcüklerin cümledeki işlevlerini (isimlerin yerini mi tuttuklarını yoksa isimleri mi belirttiklerini) inceleyin.
'Bazı sanatçılar', 'her zaman', 'kimi eleştirmenler', 'birkaç gün' ve 'bir şekilde' kullanımlarında belgisiz sözcükler doğrudan bir ismin önüne gelmiştir. Ancak 'davetlilerin birkaçı' ifadesinde 'birkaçı' sözcüğü çekim eki alarak bazı davetlilerin yerini tutmuştur.
Sözcüklerin önündeki isme bağlı olması sıfat özelliğini, ismin yerini tutması ise zamir özelliğini gösterir.
3
Zamir görevinde olan tek seçeneği belirleyin.
Davetlilerin birkaçı ifadesindeki 'birkaçı' sözcüğü belgisiz zamirdir. Diğer seçeneklerdeki tüm belgisiz sözcükler sıfattır.
Farklı türde olan belgisiz sözcüğü bulmak sorunun doğru yanıtına ulaşmamızı sağlar.

Key Concept

Belgisiz Sıfat ve Belgisiz Zamir Ayrımı
Estimated Time:1m 30s
Question 1175Question

Aşağıdaki cümlelerde belirlenen öznelerin türünü (gerçek özne, gizli özne, sözde özne) ilgili boşluklara yazınız.

Fill in the blanks below

I. Yıllardır ��zerinde çalışılan bilimsel makale geçen hafta uluslararası saygın bir dergide yayımlandı. (Bu cümledeki özne, öznedir.)
II. Şair, çocukluk yıllarının geçtiği o sakin kasabayı yeni şiir kitabında uzun uzun anlatmış. (Bu cümledeki özne,
öznedir.)
III. Bu zorlu sınavı kazanabilmek için kütüphanede gece gündüz demeden büyük bir azimle çalışıyordu. (Bu cümledeki özne,
öznedir.)
Show answer & explanation

Answer

I. cümledeki özne 'sözde özne', II. cümledeki özne 'gerçek özne', III. cümledeki özne ise 'gizli özne' olarak tamamlanmalıdır.
Birinci cümlede işi yapan belli olmadığı için 'sözde', ikinci cümlede işi yapan açıkça belirtildiği için 'gerçek', üçüncü cümlede ise yazılmayıp yüklemden anlaşıldığı için 'gizli' özne kullanımı doğru cevapları oluşturmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
Birinci cümlenin yüklemi olan 'yayımlandı' fiili incelenir.
Fiilde edilgenlik eki (-n) olduğu ve yayımlama işini gerçekleştiren gerçek kişi cümlede bulunmadığı için eylemden etkilenen 'Yıllardır üzerinde çalışılan bilimsel makale' ögesi sözde öznedir.
Yüklemin çatı özelliğine göre özne türünü belirlemek.
2
İkinci cümlenin yüklemi olan 'anlatmış' fiili incelenir.
Anlatma eylemini gerçekleştiren 'Şair' ögesi cümlede açıkça yazılı olduğu için bu öge gerçek öznedir.
Eylemi gerçekleştiren varlığın cümlede açıkça yer alıp almadığını kontrol etmek.
3
Üçüncü cümlenin yüklemi olan 'çalışıyordu' fiili incelenir.
Çalışma eylemini gerçekleştiren kişi cümlede yazılı değildir ancak yüklemdeki üçüncü tekil şahıs ekinden bu kişinin 'O' olduğu anlaşıldığı için gizli öznedir.
Cümlede yazılı olmayan fakat şahıs ekinden çıkarılabilen özneyi tespit etmek.

Key Concept

Cümlenin ögelerinde özne türleri yüklemin çatı özelliğine ve öznenin cümlede bulunma durumuna göre gerçek, gizli veya sözde özne olarak gruplandırılır.
Estimated Time:2m 0s
Question 1176Question

Nöroestetik, sanat eserlerinin insan beyninde yarattığı biyolojik ve nörolojik etkileri inceleyen disiplinler arası bir alandır. Bu alan, güzellik algısının yalnızca öznel ve kültürel kodlarla sınırlı olmadığını, beynin ödül merkezleri ve görsel korteksindeki somut nöral aktivasyonlarla doğrudan ilişkili olduğunu savunur. Sanatsal bir uyaranla karşılaşan beynimiz, karmaşık formları anlamlandırmak için evrimsel süreçte geliştirdiği algı kalıplarını devreye sokar. Dolayısıyla estetik beğeni, bilinçli bir entelektüel süzgeçten önce, biyolojik bir hayatta kalma refleksinin ve örüntü tanıma becerisinin uzantısı olarak şekillenir. Nöroestetik çalışmaları, müzelerin mimari tasarımlarından ürün ambalajlarına kadar geniş bir alanda insan odaklı tasarımlar geliştirilmesine de kılavuzluk etmektedir.

Bu parçadan hareketle, sol sütundaki ifadeleri sağ sütunda yer alan ve bu ifadeleri karşılayan yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.

Click a left item, then click its matching right item

Items

Güzellik algısının ��znel ve kültürel unsurların ötesinde, beyindeki somut sinirsel faaliyetlerle ilişkili olması
Beynin sanatsal uyaranları anlamlandırırken evrimsel süreçte kazanılmış algı kalıplarını kullanması
Estetik beğeninin bilinçli bir zihinsel süzgeçten ziyade biyolojik refleks ve örüntü tanıma becerisiyle biçimlenmesi
Nöroestetik çalışmalarının müzelerin mimari yapılar��ndan ürün ambalajlarına kadar uzanan geniş bir sahada kullanılması

Matches

Show answer & explanation

Answer

Sol sütundaki ifadelerin sırasıyla sağ sütundaki şu yardımcı düşüncelerle eşleşmesi gerekir: Güzellik algısının somut sinirsel faaliyetlerle ilişkili olması, estetik deneyimin biyolojik süreçlere dayandığını gösterir. Sanatsal uyaranlar için evrimsel kalıpların kullanılması, yorumlama yetisinin tarihsel gelişim sürecine dayandığını kanıtlar. Estetik beğeninin bilinçli zihinsel süzgeçten önce reflekslerle oluşması, beğeninin rasyonel muhakemeden önce içgüdüsel ve bilişsel şablonlarla ortaya çıktığını gösterir. Nöroestetik çalışmalarının mimari ve ambalajlarda kullanılması ise bilimsel verilerin pratik tasarımlara yön gösterdiğini doğrular.
Sol sütundaki ifadelerin her biri, sağ sütundaki karşılık gelen yardımcı düşünceleri doğrudan doğrulamaktadır. Güzellik algısının nöral aktivasyonlarla ilişkisi biyolojik süreçleri; evrimsel algı kalıpları tarihsel gelişimi; zihinsel süzgeç öncesi refleksler rasyonel muhakeme öncesi bilişsel şablonları; mimari ve ambalaj uygulamaları ise bilimsel verilerin pratik tasarımlara yön gösterdiğini karşılar.

Step-by-Step Solution

1
Metindeki ilk vurguyu analiz etme
Güzellik algısının yalnızca öznel değil, beyindeki somut nöral aktivasyonlarla doğrudan ilişkili olduğu belirlenir.
Bu ifade, estetik deneyimin öznel yorumların ötesinde nesnel, biyolojik ve fiziksel süreçlerle bağlantılı olduğunu gösterdiğinden 'Estetik deneyimin temelinde nesnel ve fiziksel biyolojik süreçlerin yattığı' yardımcı düşüncesiyle eşleşir.
2
Evrimsel süreçle ilgili ifadeyi değerlendirme
Beynimizin sanatsal uyaranları anlamlandırırken evrimsel süreçte geliştirdiği algı kalıplarını kullandığı saptanır.
Evrimsel süreç vurgusu, bu yetinin kökeninin insanlığın tarihsel gelişimine dayandığını gösterdiğinden 'Sanat eserlerini yorumlama yetimizin kökenlerinin insanlığın tarihsel gelişim sürecine dayandığı' düşüncesiyle eşleşir.
3
Beğeni mekanizmasının işleyişini inceleme
Estetik beğeninin bilinçli bir entelektüel süzgeçten önce, biyolojik refleks ve örüntü tanıma becerisiyle şekillendiği görülür.
Entelektüel süzgeçten önce gelen refleks ve örüntü tanıma, rasyonel düşünme öncesindeki içgüdüsel ve bilişsel şablonları ifade ettiğinden 'Sanata yönelik beğeninin rasyonel muhakemeden önce içgüdüsel ve bilişsel şablonlarla ortaya çıktığı' düşüncesiyle eşleşir.
4
Pratik uygulamaları tespit etme
Çalışmaların mimari tasarımlardan ürün ambalajlarına kadar insan odaklı tasarımlar geliştirmekte kullanıldığı belirlenir.
Mimari ve ambalaj tasarımı gibi pratik alanlar, bilimsel bilginin hayata geçirilmesini gösterdiğinden 'Elde edilen bilimsel verilerin pratik yaşamdaki tasarımlara yön gösterici bir nitelik taşıdığı' düşüncesiyle eşleşir.

Key Concept

Paragraftaki yardımcı düşünceleri metin parçalarıyla doğru şekilde ilişkilendirme
Question 1177Question

Gazeteci:
(I) ----
Kent Sosyoloğu:
— Kamusal alanlar, yalnızca insanların bir araya geldiği fiziksel mekânlar değildir; oralar, toplumun ortak geçmişinin kayda geçildiği ve kolektif belleğin üretildiği canlı sahnelerdir. Bir parkta, meydanda ya da pazar yerinde paylaş��lan anlar, bireyleri o coğrafyaya ve birbirine kenetler. Bu mekânlar işlevini yitirdiğinde, insanların ortak bir geçmiş üretme imkânı da ellerinden alınmış olur.

Gazeteci:
(II) ----
Kent Sosyoloğu:
— Kentler elbette zamanla yenilenir ve değişir ancak bu projelerde asıl sorun, sürecin yalnızca ekonomik verimlilik ve fiziksel iyileştirme odaklı yürütülmesidir. Yaşayanların anı biriktirdiği sokaklar, binalar yok edilirken onların yerine ikame edilen yeni yapay alanlar, toplumsal bağları besleyemiyor. İnsanlar yıllarca yaşadıkları yerlere yabancılaşıyor ve bu durum köksüzlük hissiyle birlikte mahalle kültürünün yok olmasına yol açıyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Show answer & explanation

Answer: I. Kamusal alanların toplumsal belleğin oluşmasındaki ve korunmasındaki rolü nedir?
II. Günümüz kentsel dönüşüm projelerinin sosyal yapıyı ve yerel aidiyet duygusunu zedeleyen yönleri nelerdir?

Answer

Kamusal alanların toplumsal belleğin oluşmasındaki ve korunmasındaki rolünü sorgulayan soru ile günümüz kentsel dönüşüm projelerinin sosyal yapıyı ve yerel aidiyet duygusunu zedeleyen yönlerini soran soru sırasıyla getirilmelidir.
Doğru yanıt olan seçenekteki sorular, diyalogdaki uzmanın cevaplarıyla konu, ana düşünce ve üslup bakımından tam bir uyum içindedir. İlk cevapta uzman, kamusal alanların fiziksel bir mekân olmanın ötesinde toplumsal hafıza ve kolektif bellek üzerindeki etkisinden bahsettiği için ilk soru 'Kamusal alanların toplumsal belleğin oluşmasındaki ve korunmasındaki rolü nedir?' olmalıdır. İkinci cevapta ise modern kentsel dönüşümün sadece fiziksel ve ekonomik boyutunun ele alınmasının toplumsal bağları kopardığını ve aidiyet duygusunu zedelediğini vurguladığı için ikinci soru 'Günümüz kentsel dönüşüm projelerinin sosyal yapıyı ve yerel aidiyet duygusunu zedeleyen yönleri nelerdir?' sorusuyla tam olarak uyuşmaktadır.

Step-by-Step Solution

1
İlk paragrafın anahtar kelimelerini ve konusunu analiz etmek
Uzman; kamusal alanların sadece fiziksel yerler olmadığını, 'toplumun ortak geçmişinin kayda geçildiği' ve 'kolektif belleğin üretildiği' alanlar olduğunu vurgulamıştır. Buradan hareketle ilk sorunun kamusal alanların toplumsal bellek üzerindeki etkisiyle ilgili olması gerektiği belirlenir.
Konuşmacının ilk cevabının hangi soruya karşılık verildiğini bulmak için anahtar kavramların belirlenmesi gerekir.
2
İkinci paragrafın anahtar kelimelerini ve konusunu analiz etmek
Uzman; kentsel yenilenme projelerinin 'ekonomik verimlilik ve fiziksel iyileştirme odaklı' yapılmasının, insanlarda 'köksüzlük hissi', 'yabancılaşma' ve 'mahalle kültürünün yok olmasına' neden olduğunu savunmuştur. Buradan hareketle ikinci sorunun kentsel dönüşümün toplumsal bağlara ve aidiyete verdiği zararla ilgili olması gerektiği saptanır.
İkinci yanıtın doğrudan hangi eleştirel soruya cevap niteliğinde olduğunu bulmak için paragrafın ana düşüncesi tespit edilmelidir.
3
Seçenekleri analiz ederek eşleştirme yapmak
Kamusal alanların toplumsal bellekle ilişkisini soran ilk soru ile kentsel dönüşümün sosyal yapıyı ve aidiyeti zedeleyen yönlerini soran ikinci sorunun bir arada verildiği seçeneğin doğru yanıt olduğu netleşir.
Her iki sorunun da uzman yanıtlarıyla tam uyum sağladığı tek seçeneği bularak doğru yanıta ulaşılır.

Key Concept

Diyalogda boş bırakılan yerlere uygun soruları getirebilmek için uzmanın cevaplarındaki ana düşünceleri, anahtar kelimeleri ve konunun sınırlarını doğru belirlemek gerekir.
Estimated Time:2m 0s
Question 1178Question

Klasik müzik; belirli bir döneme, coğrafyaya veya kültüre hapsolmayan, insanlığın evrensel duygularını sesler aracılığıyla aktaran kalıcı bir sanat dalıdır. Bu yönüyle o, gününü kurtarmaya çalışan popüler müzik türlerinden tamamen ayrılır; çünkü popüler müzik geçici bir beğeni dalgasına hitap ederken klasik müzik yüzyıllar boyu estetik değerinden hiçbir şey kaybetmez. Johann Sebastian Bach’ın besteleri, bu kalıcılığın ve evrenselliğin en somut kanıtları olarak bugün hâlâ dünyanın dört bir yanındaki konser salonlarında yankılanmaktadır. Zamanın yıkıcı etkisine meydan okuyan bu eserler, her dönemde insan ruhunun derinliklerine dokunmayı başarır. Dolayısıyla bu melodiler, geçmiş ile gelecek kuşaklar arasında güçlü bir bağ oluşturarak insanlığın ortak ve tükenmez bir kültür mirası haline gelmiştir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?

Show answer & explanation

Answer: Tanımlama

Answer

Parçanın anlatımında tanımlama kullanılmıştır.
Metnin giriş cümlesinde yer alan 'Klasik müzik... kalıcı bir sanat dalıdır.' ifadesi, klasik müziğin tanımını içermektedir. Bu cümle, 'Klasik müzik nedir?' sorusuna doğrudan cevap verdiği için parçanın anlatımında tanımlama yoluna başvurulmuştur.

Step-by-Step Solution

1
Metnin ilk cümlesi olan 'Klasik müzik; belirli bir döneme, coğrafyaya veya kültüre hapsolmayan, insanlığın evrensel duygularını sesler aracılığıyla aktaran kalıcı bir sanat dalıdır.' ifadesi incelenir.
Bu cümlede 'Klasik müzik nedir?' sorusuna cevap verilmiş ve klasik müziğin ne olduğu açıklanmıştır.
Bir kavramın ya da varlığın ne olduğunu açıklayan, 'Nedir?' sorusuna yanıt veren bu anlatım yolu tanımlamadır.
2
Diğer seçeneklerdeki düşünceyi geliştirme yolları (sayısal verilerden yararlanma, tanık gösterme, benzetme, kişileştirme) metin genelinde aranır.
Metinde herhangi bir sayısal veri, doğrudan veya dolaylı yoldan aktarılan bir alıntı (tanık gösterme), benzetme edatı/ilişkisi ya da insana ait özelliklerin dışındaki varlıklara aktarılması (kişileştirme) bulunmamaktadır.
Doğru seçeneğe ulaşmak için metinde yer almayan diğer anlatım yolları elenir.

Key Concept

Tanımlama
Question 1179Question
xx ve yy gerçel sayıları için x<0<yx < 0 < y ve x<y|x| < |y| olduğu bilinmektedir.
xy+2xy=16 |x - y| + |2x - y| = 16
x+y=3 |x + y| = 3
olduğuna göre, yxy - x farkı kaçtır?
Show answer & explanation

Answer: 7

Answer

İstenen yxy - x farkı 7'dir.
Verilen x<0<yx < 0 < y ve x<y|x| < |y| koşullarına göre mutlak değerlerin içindeki ifadelerin işaretleri sırasıyla negatif, negatif ve pozitif olarak belirlenir. Bu ifadeler mutlak değer dışına doğru işaretlerle çıkarılıp denklem sistemi çözüldüğünde x=2x = -2 ve y=5y = 5 değerlerine ulaşılır. Buradan yx=7y - x = 7 bulunur.

Step-by-Step Solution

1
Mutlak değerlerin içerisindeki ifadelerin işaretlerini belirleme
xy<0x - y < 0, 2xy<02x - y < 0 ve x+y>0x + y > 0
x<0<yx < 0 < y olduğundan xx negatif, yy pozitiftir. Bu nedenle farkları negatiftir. x<y|x| < |y| ve x<0<yx < 0 < y koşulu ise pozitif olan yy değerinin mutlak değerce xx'ten büyük olduğunu gösterir, bu da toplamlarını pozitif yapar.
2
İfadeleri mutlak değer dışına çıkarma
xy=yx|x - y| = y - x, 2xy=y2x|2x - y| = y - 2x ve x+y=x+y|x + y| = x + y
Mutlak değer içerisindeki ifade negatif ise önüne eksi alarak çıkar, pozitif ise aynen çıkar.
3
Elde edilen ifadeleri denklemde yerine yazıp sadeleştirme
2y3x=162y - 3x = 16 ve x+y=3x + y = 3
Denklemleri çözülebilir doğrusal bir sisteme dönüştürmek için.
4
Denklem sistemini çözerek xx ve yy değerlerini bulma
x=2x = -2 ve y=5y = 5
y=3xy = 3 - x eşitliğini birinci denklemde yerine koyarak bilinmeyenleri bulmak için.
5
İstenen farkı hesaplama
yx=5(2)=7y - x = 5 - (-2) = 7
Soru kökünde bizden istenen değeri bulmak için.

Key Concept

Mutlak değerin tanımı, mutlak değerli ifadelerin işaretlerine göre dışarı çıkarılması ve mutlak değer özelliklerinin kullanımı.
Question 1180Question

Cümlelerde iki virgül veya iki kısa çizgi arasında yer alan, kendinden önceki ögeyi açıklayan sözcüklere ya da söz öbeklerine ara söz denir. Ara cümleler ise bağımsız birer yargı taşıdıkları için cümle dışı unsur kabul edilir ve herhangi bir ögenin açıklayıcısı olamaz.

Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde, iki virgül arasında verilen bölüm herhangi bir ögenin açıklayıcısı değildir?

Show answer & explanation

Answer: Köydeki o eski evi, siz de gayet iyi bilirsiniz, geçen ay değerinin çok altında satmışlar.

Answer

Köydeki o eski evi, siz de gayet iyi bilirsiniz, geçen ay değerinin çok altında satmışlar.
Köydeki o eski evi, siz de gayet iyi bilirsiniz, geçen ay değerinin çok altında satmışlar cümlesinde iki virgül arasında yer alan 'siz de gayet iyi bilirsiniz' ifadesi, kendi içinde özne ve yüklemi bulunan bağımsız bir cümledir (ara cümle). Bu ifade kendinden önceki 'Köydeki o eski evi' belirtili nesnesini ya da başka bir ögeyi açıklamamakta, bağımsız bir cümle dışı unsur olarak işlev görmektedir. Bu nedenle doğru cevaptır.

Step-by-Step Solution

1
Cümlelerin ögelerini ayırarak iki virgül arasında kalan kısımları tespit edin.
Seçeneklerdeki cümlelerin tamamında iki virgül arasında ek açıklamalar veya bağımsız yargılar (ara söz ve ara cümleler) yer almaktadır.
Sorunun kökünde belirtilen ara söz ve ara cümle ayrımını yapabilmek için öncelikle bu yapıların tespiti gerekir.
2
İki virgül arasında yer alan bu yapıların, kendinden önceki ögeyle olan ilişkisini inceleyin.
Belirtili nesne, özne, zarf tümleci ve dolaylı tümleç ögelerini açıklayan dört seçenek bulunurken; bir seçenekte kendi içinde özne ve yüklemi olan bağımsız bir ara cümle yer almaktadır.
Kendinden önceki ögeyi açıklamayan bağımsız yargılar (ara cümleler), cümle dışı unsur olarak kabul edilir.
3
Bağımsız yargı bildiren ara cümleyi içeren seçeneği belirleyin.
'Köydeki o eski evi, siz de gayet iyi bilirsiniz, geçen ay...' cümlesindeki 'siz de gayet iyi bilirsiniz' ifadesi herhangi bir ögenin açıklayıcısı olmayan bir ara cümledir.
Bu ara cümle bağımsız bir yargı taşıdığı için cümle dışı unsurdur ve doğru cevabı oluşturur.

Key Concept

Cümle dışı unsurlar (ara cümleler) ile öge açıklayıcısı olan ara sözlerin ayırt edilmesi
PreviousPage 59 / 338Next