All practice questions
6755 questions
Aşağıdaki numaralanmış cümleleri anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralayınız.
Drag items to arrange them in the correct order
Modernite öncesi dönemde zaman, doğanın ritimlerine bağlı, döngüsel bir nitelik taşırdı; sabahın gelişiyle başlayan gün, güneşin batışıyla nihayete ererdi. Ancak sanayi devrimiyle birlikte zaman, fabrikalardaki makinelerin işleyişine göre mekanikleşti ve çizgisel bir düzleme oturdu. Sosyolog Georg Simmel, 'modern insanın ruhsal hayatının, büyükşehir yaşamının getirdiği hızlı ritme uyum sağlama çabasıyla şekillendiğini' belirterek bu dönüşümün birey üzerindeki etkisini vurgular. Zaman artık hissedilen değil, saat kadranı üzerinde sürekli olarak tüketilen nicel bir meta hâline gelmiştir. Nitekim günümüzde bir şehirlinin zaman algısı, tarım toplumunda yaşayan bir köylünün zaman alg��sına kıyasla çok daha parçalı ve acelecidir. Sonuçta zaman, insanın yaşamı anlamlandırma biçimini belirleyen en temel kültürel parametredir; insanın varoluşunu düzenleyen kurallar bütünüdür.
Bu parçanın anlatımında düşünceyi geliştirme yollarından tanımlama, tanık gösterme ve karşılaştırmaya yer verildiği yargısı doğru mudur?
(I) Kaşgarlı Mahmud tarafından 11. yüzyılda kaleme alınan Divanü Lûgati't-Türk, Türk kültür tarihinin en temel yapı taşlarından biridir. (II) Eser, Türk boylarının dil özelliklerini ortaya koymanın yanı sıra o dönemin yaşam tarzını, inançlarını ve toplumsal yapısını yansıtan ansiklopedik bir içeriğe sahiptir. (III) Bu yönüyle sadece bir sözlük değil, aynı zamanda 11. yüzyıl Türk dünyasının zengin bir kültür atlası niteliğindedir. (IV) Kaşgarlı Mahmud, bu kapsamlı çalışmayı hazırlarken Araplara Türkçenin zenginliğini göstermeyi ve onlara Türkçe öğretmeyi amaçlamıştır. (V) Dönemin halifesine sunulan bu eser aracılığıyla, Türkçenin de Arapça kadar köklü ve edebî bir dil olduğunu kanıtlamak istemiştir. (VI) Nitekim eserin önsözünde Türkçenin Arapça ile başa baş yürüdüğün�� açıkça ifade ederek bu amacını doğrudan ortaya koymuştur.
Bu parça iki paragrafa ayrılmak istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?
Sanatçı, yaratım sürecinde (I) kendisini çevreleyen dünyayı anlamlandırırken (II) başkalarının göremediği ayrıntılara odaklanır. Bu doğrultuda kaleme alınan yapıtların (III) kimi, bireyin içsel yalnızlığını işlerken (IV) birçoğu da toplumsal sorunları yansıtır. Ancak okurun zihninde asıl yer edinen, eserdeki karakterlerin dünyası değil, yazarın (V) kendisininkidir.
Bu parçadaki numaralanmış sözc��klerle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?
Zihnimizin gizli bölgesi olan bilinçaltı (I), yaratıcılığımızı besleyen en önemli kaynaktır. Sanatçı, pazartesi (II) günü kaleme aldığı yazısında, eserin başkahramanı (III) olan gencin iç dünyasındaki gelgitleri (IV) ve çevresine karşı takındığı vurdumduymaz (V) tavrı büyük bir ustalıkla aktarmıştır.
Bu parçada numaralanmış birleşik sözcüklerle ilgili aşağıdaki ifadelerden hangisi yanlıştır?
Aşağıda verilen paragrafları, bu paragraflarda kullanılan anlatım biçimlerinin belirleyici özellikleriyle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Türk Dil Kurumu (TDK) yazım kurallarına göre; mahalle, meydan, bulvar, cadde, sokak adlarında geçen bu sözcükler büyük harfle başlarken özel ada dâhil olmayıp tamlama kuran il, ilçe, belde, köy vb. sözcükler küçük harfle başlar. Buna göre, 'Cumhuriyet Mahallesi'ndeki şenliklere katılmak için Ankara ilinin Çankaya ilçesinden yola çıktık.' cümlesinde büyük harflerin yazımıyla ilgili kurallar tamamen doğru uygulanmıştır.
(I) Roman, kurmaca bir dünya sunarak okuru günlük yaşamın tekdüzeliğinden uzaklaştıran ve ona yeni ufuklar açan bir edebi türdür. (II) Yazar, yarattığı karakterler ve kurgusal mekânlar aracılığıyla gerçekliğin farklı boyutlarını sorgulamamızı sağlar. (III) Nitekim başar��lı bir roman okuru, metindeki ipuçlarını takip ederek yazarın kurduğu bu dünyaya ortak olur. (IV) Son yıllarda yayımlanan romanların satış rakamlarında ciddi bir artış yaşandığı gözlenmektedir. (V) Okur ile yazar arasındaki bu zihinsel bağ, kurmaca dünyayı tamamlayan ve onu canlı tutan en önemli unsurdur.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Aşağıdaki cümlelerde koyu yazılmış sözcüklerde yer alan "-i" eklerinin dil bilgisi işlevlerini boş bırakılan yerlere uygun terimlerle yazınız.
Fill in the blanks below
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde 'ile' (-la, -le) sözcüğü bağlaç görevinde kullanılmıştır?
Aşağıdaki sözcükleri, uğradıkları ünlü kaybının dil bilgisel oluşum yolları ile eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
(I) Ekokritik ya da çevre merkezli edebiyat eleştirisi, insan ile insan dışı doğa arasındaki ilişkileri disiplinler arası bir yaklaşımla metinler üzerinden inceleyen görece yeni bir kuramdır. (II) Bu kuram, klasik edebiyat analizlerinin aksine, doğayı yalnızca olayların geçtiği pasif bir arka plan veya dekor olarak görmeyi reddeder. (III) Doğa, kuramın merceğinden bakıldığında, kendi yasaları ve hakları olan, anlatıyı şekillendiren aktif bir özne konumuna yükselir. (IV) Çevre kirliliğinin küresel ölçekte ulaştığı boyutlar, modern insanın ekolojik dengelerle olan bağını yeniden sorgulamasını zorunlu kılmıştır. (V) Böylece edebi metinlerdeki ormanlar, nehirler ya da hayvanlar, sadece insanın iç dünyasını yansıtan simgeler olmaktan çıkıp kendilik değerleriyle tahlil edilir.
Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?
Türkçede yapım ekleri eklendiği sözcüğün anlamını ya da türünü değiştirirken, çekim ekleri sözcüklerin cümle içindeki görevlerini belirler ve yeni bir anlam türetmez.
Buna göre, aşağıdaki cümlelerin hangisinde altı çizili sözcük hem yapım hem de çekim eki almıştır?
Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yer alan belgisiz sözcük, sözcük türü bakımından diğerlerinden farklıdır?
Aşağıdaki cümlelerde belirlenen öznelerin türünü (gerçek özne, gizli özne, sözde özne) ilgili boşluklara yazınız.
Fill in the blanks below
II. Şair, çocukluk yıllarının geçtiği o sakin kasabayı yeni şiir kitabında uzun uzun anlatmış. (Bu cümledeki özne, öznedir.)
III. Bu zorlu sınavı kazanabilmek için kütüphanede gece gündüz demeden büyük bir azimle çalışıyordu. (Bu cümledeki özne, öznedir.)
Nöroestetik, sanat eserlerinin insan beyninde yarattığı biyolojik ve nörolojik etkileri inceleyen disiplinler arası bir alandır. Bu alan, güzellik algısının yalnızca öznel ve kültürel kodlarla sınırlı olmadığını, beynin ödül merkezleri ve görsel korteksindeki somut nöral aktivasyonlarla doğrudan ilişkili olduğunu savunur. Sanatsal bir uyaranla karşılaşan beynimiz, karmaşık formları anlamlandırmak için evrimsel süreçte geliştirdiği algı kalıplarını devreye sokar. Dolayısıyla estetik beğeni, bilinçli bir entelektüel süzgeçten önce, biyolojik bir hayatta kalma refleksinin ve örüntü tanıma becerisinin uzantısı olarak şekillenir. Nöroestetik çalışmaları, müzelerin mimari tasarımlarından ürün ambalajlarına kadar geniş bir alanda insan odaklı tasarımlar geliştirilmesine de kılavuzluk etmektedir.
Bu parçadan hareketle, sol sütundaki ifadeleri sağ sütunda yer alan ve bu ifadeleri karşılayan yardımcı düşüncelerle eşleştiriniz.
Click a left item, then click its matching right item
Items
Matches
Gazeteci:
(I) ----
Kent Sosyoloğu:
— Kamusal alanlar, yalnızca insanların bir araya geldiği fiziksel mekânlar değildir; oralar, toplumun ortak geçmişinin kayda geçildiği ve kolektif belleğin üretildiği canlı sahnelerdir. Bir parkta, meydanda ya da pazar yerinde paylaş��lan anlar, bireyleri o coğrafyaya ve birbirine kenetler. Bu mekânlar işlevini yitirdiğinde, insanların ortak bir geçmiş üretme imkânı da ellerinden alınmış olur.
Gazeteci:
(II) ----
Kent Sosyoloğu:
— Kentler elbette zamanla yenilenir ve değişir ancak bu projelerde asıl sorun, sürecin yalnızca ekonomik verimlilik ve fiziksel iyileştirme odaklı yürütülmesidir. Yaşayanların anı biriktirdiği sokaklar, binalar yok edilirken onların yerine ikame edilen yeni yapay alanlar, toplumsal bağları besleyemiyor. İnsanlar yıllarca yaşadıkları yerlere yabancılaşıyor ve bu durum köksüzlük hissiyle birlikte mahalle kültürünün yok olmasına yol açıyor.
Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?
II. Kentsel dönüşümün ekonomik faydaları ile toplumsal maliyetleri arasındaki denge nasıl kurulmalıdır?
II. Tarihsel dokunun korunmasında yerel yönetimlerin kentsel dönüşüm politikaları ne ölçüde başarılıdır?
II. Günümüz kentsel dönüşüm projelerinin sosyal yapıyı ve yerel aidiyet duygusunu zedeleyen yönleri nelerdir?
II. Modern mimari anlayışın kentsel dönüşüm projelerindeki estetik ve kültürel yansımaları nelerdir?
II. Kentsel dönüşümün eski mahallelerde yaşayan insanların komşuluk ilişkilerine etkisi nasıldır?
Klasik müzik; belirli bir döneme, coğrafyaya veya kültüre hapsolmayan, insanlığın evrensel duygularını sesler aracılığıyla aktaran kalıcı bir sanat dalıdır. Bu yönüyle o, gününü kurtarmaya çalışan popüler müzik türlerinden tamamen ayrılır; çünkü popüler müzik geçici bir beğeni dalgasına hitap ederken klasik müzik yüzyıllar boyu estetik değerinden hiçbir şey kaybetmez. Johann Sebastian Bach’ın besteleri, bu kalıcılığın ve evrenselliğin en somut kanıtları olarak bugün hâlâ dünyanın dört bir yanındaki konser salonlarında yankılanmaktadır. Zamanın yıkıcı etkisine meydan okuyan bu eserler, her dönemde insan ruhunun derinliklerine dokunmayı başarır. Dolayısıyla bu melodiler, geçmiş ile gelecek kuşaklar arasında güçlü bir bağ oluşturarak insanlığın ortak ve tükenmez bir kültür mirası haline gelmiştir.
Bu parçanın anlatımında aşağıdaki düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?
olduğuna göre, farkı kaçtır?
Cümlelerde iki virgül veya iki kısa çizgi arasında yer alan, kendinden önceki ögeyi açıklayan sözcüklere ya da söz öbeklerine ara söz denir. Ara cümleler ise bağımsız birer yargı taşıdıkları için cümle dışı unsur kabul edilir ve herhangi bir ögenin açıklayıcısı olamaz.
Buna göre aşağıdaki cümlelerin hangisinde, iki virgül arasında verilen bölüm herhangi bir ögenin açıklayıcısı değildir?