Paragraf

590 soru

Soru 321Soru

Ekosistem hizmetlerinin ekonomik olarak değerlenmesi, doğanın sunduğu temiz su, hava ve biyolojik çeşitlilik gibi hayati kaynakların parasal bir karşılıkla ifade edilmesidir. Bu yaklaşım, karar alıcıların çevre tahribatını maliyet-fayda analizlerine dahil etmelerini sağlayarak doğayı koruma yönünde rasyonel adımların atılmasını kolaylaştırabilir. Ancak doğayı sadece insan refahına hizmet eden ve piyasada alınıp satılabilen bir meta olarak kodlamak, onun kendine has içsel değerini göz ardı etme riskini beraberinde getirir. Fiyatlandırma mekanizmaları, ekolojik dengenin karmaşıklığını ve diğer türlerin yaşam hakkını ölçmeye yetmediğinde, koruma çabaları sadece ekonomik açıdan kârlı olduğu sürece sürdürülebilir hale gelir. Dolayısıyla, doğaya biçilen maddi değer çevre bilincini artıran koruyucu bir kalkan olabileceği gibi, ekolojik dengeyi tamamen pazar dinamiklerinin insafına bırakan iki ucu keskin bir bıçağa da dönüşebilir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Doğal kaynakların korunması amacıyla geliştirilen ekonomik değerleme yaklaşımları, doğayı piyasa dinamiklerinin tahakkümüne açma riskini de barınd��ran iki yönlü bir etkiye sahiptir.

Cevap

Doğal kaynakların korunması amacıyla geliştirilen ekonomik değerleme yaklaşımlarının, doğayı piyasa dinamiklerinin tahakkümüne açma riskini de barındıran iki yönlü bir etkiye sahip olduğu
Doğal kaynakların korunması amacıyla geliştirilen ekonomik değerleme yaklaşımlarının, doğayı piyasa dinamiklerinin tahakkümüne açma riskini de barındıran iki yönlü bir etkiye sahip olduğunu belirten yargı doğrudur. Yazar metnin genelinde ekosistem hizmetlerine maddi bir değer biçilmesinin karar alıcılar için yararlı olabileceğini fakat aynı zamanda doğayı tamamen pazarın insafına bırakabileceğini belirterek konuyu çift yönlü ve eleştirel bir süzgeçten geçirmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerinde ele alınan konuyu tespit etmek.
Paragrafta ekosistem hizmetlerinin ekonomik olarak değerlenmesi ve bu yöntemin çevre politikalarındaki rolü ele alınmaktadır.
Ana düşünceye ulaşmak için öncelikle konunun ne olduğunu ve hangi bağlamda işlendiğini anlamak gerekir.
2
Yazarın konuya yaklaşımını ve kullandığı geçiş ifadelerini incelemek.
Yazar, 'ancak' ve 'dolayısıyla' ifadeleriyle ekonomik değerleme yönteminin hem faydalı olabileceğini hem de doğayı metalaştırarak piyasa koşullarına teslim edebileceğini belirtmektedir.
Geçiş kelimeleri ve sonuç cümleleri yazarın asıl iletmek istediği mesaja giden ipuçlarını barındırır.
3
Metnin sonundaki sentez cümlesini yorumlayarak ana düşünceyi formüle etmek ve seçeneklerle karşılaştırmak.
Doğaya biçilen maddi değerin hem koruyucu bir yönü olduğu hem de risk barındırdığı sonucuna ulaşılır. Bu durum bizi doğrudan doğruya bu yöntemin iki yönlü yapısını vurgulayan seçeneğe yönlendirir.
Yazarın paragrafta savunduğu temel tez, bu iki yönlü etkinin varlığıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta yazarın okuyucuya ulaştırmak istediği temel ileti veya mesaj olan ana düşünceyi bulma.
Soru 322Soru

Yazınsal yapıtlar, yazar tarafından tam anlamıyla bitirilmiş, sınırları kesin olarak çizilmiş yapılar değildir. Aksine, her kurmaca metin yazarın bıraktığı 'belirsizlik alanları' ve 'boşluklar' barındırır. Yazar, anlatısını kurgularken her şeyi açıkça ifade etmek yerine bazı noktaları okurun sezgisine, birikimine ve düş gücüne bırakır. Okuma eylemi de bu boşlukların okur tarafından doldurulmasıyla gerçekleşen dinamik bir anlam üretimidir. ----. Başka bir deyişle, bir metin ancak okur onun belirsizliklerini kendi zihinsel dünyasında somutlaştırdığında gerçek anlamda varlık kazanır.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu yüzden metin, okurun katılımı olmadan yalnızca potansiyel bir anlam taşıyan sessiz bir nesnedir.

Cevap

Bu yüzden metin, okurun katılımı olmadan yalnızca potansiyel bir anlam taşıyan sessiz bir nesnedir.
Doğru yanıt olan metnin okur katılımı olmadan yalnızca potansiyel bir anlam taşıyan sessiz bir nesne olduğunu belirten cümle, kendinden önceki 'okuma eyleminin okur tarafından gerçekleştirilen dinamik bir süreç olduğu' ifadesinin doğrudan bir sonucudur. Ayrıca boşluktan sonra gelen ve metnin okur zihninde somutlaştığında varlık kazanacağını belirten açıklamayla tam bir uyum içindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve boşluktan önceki ile sonraki cümlelerin anlam ilişkisini belirlemek.
Paragrafta, edebi metinlerin yazar tarafından tamamen bitirilmediği, okurun katılımı ve 'boşlukları doldurmasıyla' anlam kazandığı savunulmaktadır. Boşluktan hemen sonra gelen 'Başka bir deyişle...' ifadesi, boşluğa gelecek cümlenin bu ana fikri (okurun rolü ve metnin varoluşu) doğrudan açıklayan bir yargı olması gerektiğini gösterir.
Boşluğun öncesindeki 'okuma eyleminin boşlukların doldurulmasıyla gerçekleşen dinamik bir süreç olduğu' tespiti ile sonrasındaki 'metnin ancak okur zihninde somutlaştığında varlık kazanacağı' açıklaması arasında mantıksal bir köprü kurmak.
2
Seçenekleri bu anlamsal ve mantıksal doğrultuda değerlendirerek doğru yargıyı tespit etmek.
Metnin okur olmadan sadece potansiyel bir anlam taşıdığını belirten ifade, boşluğun öncesindeki 'okur katılımı' vurgusunu sonrasındaki 'okurla varlık kazanma' sonucuna kusursuz bir şekilde bağlamaktadır.
Düşüncenin akışını bozmayan ve sonraki cümleyle anlamsal bütünlük sağlayan tek seçeneğin doğru cevap olduğunu doğrulamak.

Anahtar Kavram

Boşluktan önceki ve sonraki cümleler arasındaki anlamsal bağıntıyı kurarak paragrafın bütünlüğünü sağlama.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 323Soru

(I) Mürekkep balıkları, deniz altı dünyasının en sıra dışı kamuflaj ustalarından biri olarak kabul edilir. (II) Derilerinde bulunan kromatofor adlı özel hücreler sayesinde, çevrelerindeki renk ve desenleri saniyeler içinde taklit edebilirler. (III) Bu yetenek, hem avcılardan korunmalarını hem de avlarına fark edilmeden yaklaşmalarını sağlar. (IV) Deniz ekosistemindeki kirlilik oranlarının artması, bu canlıların yaşam alanlarını ve besin kaynaklarını ciddi şekilde tehdit etmektedir. (V) Ayrıca sadece renklerini değil, derilerinin dokusunu da değiştirerek kendilerini bir kaya veya deniz yosunu gibi gösterebilirler.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Düşüncenin akışını bozan cümle, mürekkep balıklarının kamuflaj yetenekleri yerine çevre kirliliğinin etkilerinden bahseden dördüncü cümledir.
Mürekkep balıklarının çevre kirliliğinden ve yaşam alanlarının tehdit altında olmasından bahseden dördüncü cümle, parçanın genelinde işlenen kamuflaj yetenekleri konusundan saptığı için doğru cevaptır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu saptamak.
Paragrafta mürekkep balıklarının çevreye uyum sağlama ve gizlenme (kamuflaj) becerileri açıklanmaktadır.
Parçanın konusunu belirlemek, konuyla ilgisi olmayan cümleyi bulmanın ilk adımıdır.
2
Cümleler arasındaki bağlantı ögelerini incelemek.
Birinci, ikinci, üçüncü ve beşinci cümlelerin kamuflaj konusu etrafında birleştiği, üçüncü cümledeki 'Bu yetenek' ve beşinci cümledeki 'Ayrıca' sözcükleriyle bu bağın kurulduğu görülür.
Anlamsal ve yapısal bağlantılar, düşüncenin akış yönünü takip etmeyi sağlar.
3
Konunun dışına çıkan cümleyi belirlemek.
Dördüncü cümlenin kamuflaj mekanizması yerine çevre kirliliği ve yaşam alanlarının tehdit edilmesine değindiği saptanmıştır.
Konunun farklı bir yönüne değinen cümle, parçanın anlam bütünlüğünü bozar.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü ve düşüncenin akışını bozan cümleyi belirleme.
Soru 324Soru

I. Bu durum, bireylerin çevrelerindeki değişimleri daha hızlı fark etmelerini ve bunlara uyum sağlamalarını kolaylaştırır.
II. İnsan beyni, yeni bilgilerle karşılaştığında mevcut sinirsel ağlarını yeniden yapılandırma yeteneğine sahiptir.
III. Nöroplastisite adı verilen bu esneklik, öğrenme sürecinin temelini oluşturur.
IV. Böylece her yeni deneyim, zihinsel becerilerin gelişmesine doğrudan katkı sunmuş olur.
V. Dolayısıyla yaşam boyu öğrenme, zihnin dinamik kalması açısından büyük önem taşır.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I

Cevap

Sıralamada baştan üçüncü sırada yer alan cümle I numaralı cümledir.
Cümleler anlamlı ve kurallı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında doğru sıralama II - III - I - IV - V şeklindedir. Giriş cümlesi olan II numaralı cümleden sonra 'bu esneklik' ifadesiyle III numaralı cümle gelir. Ardından bu esnekliğin bireye sağladığı faydayı 'Bu durum' ifadesiyle açıklayan I numaralı cümle gelerek baştan üçüncü sırada yer alır.

Adım Adım Çözüm

1
Cümlelerin başındaki bağlayıcı ifadeleri analiz ederek bağımsız olan giriş cümlesini tespit etmek.
II numaralı cümle herhangi bir geçiş veya bağlantı ifadesi içermediği için paragrafın giriş cümlesidir.
Anlamlı bir paragraf oluşturmanın ilk adımı kendisinden önce bir yargı gerektirmeyen bağımsız bir ifade bulmaktır.
2
Giriş cümlesindeki anahtar kelimeler ile diğer cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağları kurmak.
II numaralı cümledeki 'yeniden yapılandırma yeteneği' ifadesi, III numaralı cümledeki 'bu esneklik' tanımıyla karşılanır. Böylece II - III bağlantısı kurulur.
Paragraftaki düşünce akışının kesintisiz devam edebilmesi için dilsel işaretler ve kavramsal atıflar takip edilmelidir.
3
Geriye kalan cümleleri neden-sonuç ve mantık ilişkisi çerçevesinde sıralayarak bütünü tamamlamak.
Öğrenmenin temelini oluşturan esnekliğin sağladığı durum I numaralı cümlede açıklanır, bu durumun zihinsel gelişime katkısı IV numaralı cümlede 'Böylece' ifadesiyle verilir ve nihayetinde V numaralı cümlede 'Dolayısıyla' denilerek genel bir sonuca varılır. Sıralama II - III - I - IV - V şeklinde oluşur.
Geçiş bağlaçları ve mantıksal sıralama adımları paragrafın gelişme ve sonuç bölümlerinin doğru şekilde yerleştirilmesini sağlar.

Anahtar Kavram

Paragraf Oluşturma
Soru 325Soru

(I) 21. yüzyılın hız odaklı dijital dünyasında, geleneksel haberciliğin yüzeyselliğine bir tepki olarak doğan "yavaş gazetecilik" (slow journalism) hareketi giderek daha fazla taraftar bulmaktadır. (II) Bu yaklaşım, anlık haber akışının yarattığı bilgi kirliliği kıskacından kurtularak olayların arka planına, derinlemesine analizlere ve uzun soluklu araştırmalara odaklanır. (III) Günümüzde pek çok yerel gazete, artan ham madde maliyetleri ve azalan reklam gelirleri nedeniyle yayın hayatını dijital mecralarda sürdürmek zorunda kalmıştır. (IV) Hızlı tüketim yerine okurda kalıcı bir farkındalık yaratmayı amaçlayan bu hareket, edebi anlatım tekniklerinden de yararlanarak haberi bir hikaye derinliğinde sunar. (V) Böylece okuyucu, gündemin yoğun gürültüsü arasında kaybolmak yerine, toplumsal meselelerin kökenlerini daha sağlıklı bir perspektifle kavrama imkânı bulur.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akı��ını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle
Üçüncü cümle metnin akışını bozmaktadır. Paragrafın genelinde 'yavaş gazetecilik' kavramının tanımı, amaçları ve okura sunduğu derinlikli analiz imkânı ele alınırken; bu cümlede yerel basının ekonomik zorluklar nedeniyle dijitale geçmesi gibi tamamen farklı bir konudan bahsedilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve yazarın odaklandığı yönü belirlemek.
Paragrafın genelinde 'yavaş gazetecilik' akımının felsefesi, amacı ve okuyucuya sunduğu derinlik ele alınmaktadır.
Akışı bozan cümleyi bulmak için öncelikle metnin bütününde hangi konunun işlendiğini anlamak gerekir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları incelemek.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler birbirini destekler nitelikte yavaş gazeteciliğin özelliklerini açıklarken; üçüncü cümle yerel gazetelerin ekonomik nedenlerle dijitalleşmesine değinmektedir.
Akışı bozan cümle genellikle ana konudan sapan, farklı bir konuya veya konunun farklı bir alt başlığına geçiş yapan cümledir.
3
Akışı bozan cümleyi tespit edip doğrulamak.
Üçüncü cümle paragraftan çıkarıldığında metnin anlam bütünlüğünün ve cümleler arasındaki geçişin pürüzsüz hale geldiği görülür.
Gereksiz veya bağlam dışı cümlenin metinden çıkarılması akıcılığı sağlar ve doğru cevabı kesinleştirir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşüncenin Akışını Bozan Cümleyi Bulma
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 326Soru

Gaston Bachelard, Mekânın Poetikası adlı eserinde mekânı yalnızca geometrik bir uzam veya fiziksel bir sığ��nak olarak değil, insan ruhunun ve anılarının korunduğu düşsel bir yuva olarak ele alır. Ona göre ev, insanın dünyadaki ilk evrenidir ve sadece bedenimizi korumakla kalmaz, aynı zamanda düşüncelerimizi ve düşlerimizi de yapılandırır. Evin çekmeceleri, dolapları ve kilitleri, geçmişin anılarını ve sırlarını saklayan ruhsal birer çekirdektir. Bachelard, mekân analizini 'topofili' kavramıyla ilişkilendirerek insanın sevdiği mekânları savunma biçimlerini ve bu mekânların ruhsal yaşam üzerindeki yapıcı etkisini inceler. Bu bağlamda, geçmişte yaşanmış en küçük bir ev deneyimi bile bugünün yaratıcı imgelemini besleyen bir kaynak hâline gelir. Yazar, fiziksel sınırların ötesine geçerek insan bilincinin mekânla kurduğu bu ontolojik bağı ve mekânın insan kimliğini nasıl inşa ettiğini şairane bir dille çözümler.

Bu parçadan hareketle Gaston Bachelard'ın mekân analiziyle ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Sanatsal yaratıcılığın ve imgelemin gelişiminin, yalnızca geçmişte deneyimlenen olumlu ve huzurlu ev yaşantılarına bağlı olduğuna

Cevap

Sanatsal yaratıcılığın ve imgelemin gelişiminin, yalnızca geçmişte deneyimlenen olumlu ve huzurlu ev yaşantılarına bağlı olduğu yargısı
Doğru yanıt olan seçenek, imgelemin gelişimi için yalnızca olumlu ve huzurlu deneyimlerin gerekli olduğunu savunarak metindeki 'en küçük bir ev deneyimi bile' ifadesini daraltmakta ve çarpıtmaktadır. Metne göre her türlü ev deneyimi imgelemi besleyebilir, bu nedenle bu yargıya ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin tamamını okuyarak Gaston Bachelard'ın mekân yaklaşımına dair temel argümanları ve yardımcı düşünceleri belirlemek.
Yazarın mekânı geometrik değil düşsel ele aldığı, evin düşünceleri yapılandırdığı, çekmecelerin anıları sakladığı, topofili ile mekân savunmasını incelediği ve her ev deneyiminin imgelemi beslediği belirlendi.
Paragraftaki yardımcı düşünceleri tespit edip seçeneklerle karşılaştırmak için ön hazırlık yapmak.
2
Seçenekleri metindeki bilgilerle tek tek karşılaştırmak.
İlk dört seçenekte yer alan yargıların metindeki ifadelerle birebir örtüştüğü, ancak son seçenekteki sınırlamanın metinle çeliştiği tespit edildi.
Yanlış seçenekleri eleyip ulaşılamaz olan seçeneği bulmak.
3
Doğru yanıtı belirlemek.
Sanatsal imgelemin yalnızca olumlu ve huzurlu ev yaşantılarına bağlı olduğu yargısının metindeki 'en küçük bir ev deneyimi bile' ifadesiyle çeliştiği için ulaşılamayacağı kesinleşti.
Soru kökündeki olumsuz ifadeye uyan seçeneği nihai yanıt olarak seçmek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Olumsuz Soru Kökü Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 327Soru

Edebi eserlerin çözümlenmesinde geleneksel yöntem olan yakın okuma, tek bir metnin derinliklerine inerek kelime tercihlerini, biçimsel yapıları ve satır aralarındaki anlam katmanlarını titizlikle inceler. Buna karşın, dijital beşerî bilimlerin sunduğu uzak okuma yöntemi, binlerce eseri kapsayan veri setleri üzerinden örüntüler, izlekler ve dil bilgisel değişimler yakalamayı amaçlar. Ancak bu yöntem, edebi metnin biricikliğini ve yazarın özgün estetik kaygılarını göz ardı ettiği gerekçesiyle sıkça eleştirilir. Oysa uzak okuma, yakın okumanın yerine geçen bir ikame değil; aksine, insan gözünün tek ömürde fark edemeyeceği makro düzeydeki edebi eğilimleri ortaya koyarak mikro düzeydeki derinlemesine analizlere yeni ve geniş ufuklar sunan, onları besleyen tamamlayıcı bir mercektir.

Bu parçada uzak okuma yöntemiyle ilgili olarak vurgulanmak istenen temel düşünce aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geleneksel analiz yöntemlerinin bir alternatifi olmaktan ziyade, edebiyat tarihindeki büyük ölçekli yönelimleri görünür kılarak derinlemesine metin incelemelerine katkı sağlayan bütünleyici bir işlev taşıdığı.

Cevap

Geleneksel analiz yöntemlerinin bir alternatifi olmaktan ziyade, edebiyat tarihindeki büyük ölçekli yönelimleri görünür kılarak derinlemesine metin incelemelerine katkı sağlayan bütünleyici bir işlev taşıdığı.
Yazar, metnin girişinde iki farklı okuma yöntemini tanıttıktan ve uzak okuma yöntemine yöneltilen eleştirilere değindikten sonra, 'Oysa...' diyerek kendi asıl düşüncesini ortaya koymaktadır. Yazara göre uzak okuma yöntemi, geleneksel yakın okumanın bir alternatifi değildir; bilakis insan ömrünün yetmeyeceği makro düzeydeki örüntüleri ortaya çıkararak mikro düzeydeki derinlemesine analizleri besleyen ve tamamlayan bir araçtır. Bu durum, analiz yöntemlerinin birbirinin yerine geçmediğini, aksine büyük ölçekli eğilimleri görünür kılarak bütünleyici bir işlev üstlendiğini ifade eden seçenekte tam olarak karşılanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin bütününde ele alınan ana konunun ve tartışılan kavramların belirlenmesi.
Metinde yakın okuma ve uzak okuma yöntemleri karşılaştırılmakta, uzak okumanın edebiyat analizindeki yeri ele alınmaktadır.
Ana düşünceye ulaşmak için öncelikle metinde tartışılan temel kavramların ve bağlamın anlaşılması gerekir.
2
Yazarın metnin son kısmında yer alan ve düşünceyi sonuca bağlayan yargısının analiz edilmesi.
Yazar 'Oysa uzak okuma, yakın okumanın yerine geçen bir ikame değil; aksine... tamamlayıcı bir mercektir.' diyerek iki yöntemin birbirini tamamladığını belirtmektedir.
Türkçe paragraf yapısında ana düşünce genellikle son cümlelerdeki sonuç veya karşıtlık bildiren bağlaçlardan sonra vurgulanır.
3
Seçeneklerin yazarın bu nihai mesajı ile karşılaştırılması.
İki yöntemin birbirini ikame etmeyip aksine büyük ölçekli yönelimleri göstererek derinlemesine analizleri tamamladığını belirten seçeneğin doğru olduğu görülür.
Yanlış seçenekler elenerek ana düşünceyi en kapsamlı şekilde veren doğru yargıya ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 328Soru

Modern romanda güvenilmez anlatıcı kullanımı, okuru şaşırtmak ya da kurguda beklenmedik kırılmalar yaratmak amacıyla başvurulan geçici bir kurgusal oyun değildir. Aksine bu anlatım stratejisi, bireyin dış dünyayı algılama biçimindeki kaçınılmaz öznelliği ve hafızanın kaygan yapısını doğrudan yansıtır. Güvenilmez anlatıcı, gerçeğin tekil ve nesnel bir biçimde aktarılamayacağını, her aktarımın aslında zihinsel bir kurgulama ve dolayısıyla kaçınılmaz bir yeniden inşa süreci olduğunu gösterir. Okur, anlatıcının sınırları, önyargıları veya yanılgılarıyla yüzleştiğinde, metindeki boşlukları kendi sezgileriyle doldurmak zorunda kalır. Bu teknik, okuru edilgen bir alıcı konumundan çıkarıp anlamın üretiminde aktif bir paydaş haline getirerek edebi eseri mutlak bir kesinlik alanı olmaktan kurtarır ve çoğulcu bir sorgulama zeminine taşır.

Bu parçada güvenilmez anlatıcı kullanımıyla ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kurguda tek ve mutlak bir gerçeklik anlayışını sarsarak okuru anlamın üretimine doğrudan ortak ettiği

Cevap

Kurguda tek ve mutlak bir gerçeklik anlayışını sarsarak okuru anlamın üretimine doğrudan ortak ettiği
Paragrafta güvenilmez anlatıcı kullanımının gerçeğin nesnelliğini sarsarak tek bir doğru olmadığını gösterdiği belirtilmiş ve son cümlede bu tekniğin okuru anlam üretiminde aktif bir paydaş (ortak) yaptığı açıkça vurgulanmıştır. Dolayısıyla kurguda tek ve mutlak bir gerçeklik anlayışını sarsarak okuru anlamın üretimine doğrudan ortak ettiği seçeneği paragrafta asıl anlatılmak istenen düşüncedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş ve gelişme cümlelerindeki vurguları belirleme
Güvenilmez anlatıcı tekniğinin sadece basit bir kurgu oyunu olmadığı, gerçeğin nesnel olarak aktarılamayacağını gösterme ve bireysel öznelliği yansıtma amacı taşıdığı saptanmıştır.
Yazarın konuyu hangi zemin üzerine kurduğunu anlamak ve asıl amaca giden ilk basamakları görmek için gereklidir.
2
Paragrafın sonuç cümlesini analiz etme ve çıkarım yapma
Tekniğin okuru edilgenlikten kurtarıp anlamın inşasında aktif bir paydaş yaptığı ve eseri mutlak bir kesinlikten çoğulcu bir sorgulama alanına taşıdığı sonucuna ulaşılmıştır.
Ana düşünce sorularında yazarın varmak istediği nihai yargı genellikle parçanın son kısmında okuyucuyla paylaşıldığı için bu analiz kritiktir.
3
Seçenekleri bu iki temel tespitle karşılaştırma
Tek ve mutlak gerçekliğin sarsılması ile okurun anlam üretimine doğrudan ortak edilmesi ifadelerini bir arada barındıran seçeneğin doğru olduğu belirlenmiştir.
Parçadaki temel argümanları eksiksiz karşılayan tek seçeneğin tespit edilmesi amacıyla elenmesi gereken diğer seçenekler gerekçelendirilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta asıl anlatılmak istenen düşünceyi (ana düşünceyi), parçanın bütününe yayılan argümanları sentezleyerek ve özellikle sonuç kısmındaki vurguyu temel alarak belirleme.
Soru 329Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Abilene paradoksu, bir grup insanın bireysel olarak istemedikleri hâlde, sırf grubun diğer üyelerinin bunu istediğini varsayarak ortak bir kararda uzlaşması durumunu ifade eden sosyolojik bir fenomendir. Yönetim uzmanı Jerry B. Harvey tarafından kavramsallaştırılan bu durum; grup içi uyumu koruma kaygısının, yanl��ş iletişim modellerinin ve toplumsal uyum arzusunun bireyleri nasıl kolektif bir yanılgıya sürüklediğini gözler önüne serer. Paradoksa adını veren klasik hikâyede, kavurucu bir yaz gününde evlerinde sakince oturan aile üyeleri, birinin gayriihtiyari ortaya attığı uzak bir kasabaya gitme teklifini, aslında hiçbiri içten içe istemediği hâlde 'diğerleri sıkılmıştır' veya 'onlar gitmek istiyordur' yanılgısıyla kabul eder. Saatler süren yorucu bir yolculuğun ardından berbat bir yemek yiyip döndüklerinde, her birinin sırf diğerlerini memnun etmek için sessiz kaldığı anlaşılır. Bu paradoksun temelinde, grup üyelerinin çatışmadan kaçınma ve gruptan dışlanma korkusuyla kendi özgün düşüncelerini gizlemeleri yatar. Bireyler, grubun geri kalanının zihnini okumaya çalışırken 'hayali bir fikir birliği' inşa ederler. Sonuçta, gruptaki herkes aslında aynı olumsuz görüşü paylaştığı hâlde, kimse bunu dile getirme cesareti gösteremediği için grup, hiçbir üyesinin onaylamadığı bir eylemi oy birliğiyle hayata geçirir. Bu durum, grup düşüncesi (groupthink) kavramından farklı olarak, üyelerin karara içsel olarak karşı olmalarına rağmen sessiz kalmalarıyla şekillenir ve kurumsal karar alma mekanizmalarında ciddi kaynak kayıplarına yol açar.

Bu parçadan hareketle "Abilene paradoksu" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup üyelerinin, ortak kararın doğruluğuna zamanla içtenlikle inanıp kendi özgün görüşlerinden tamamen vazgeçmesiyle ortaya çıkar.

Cevap

Grup üyelerinin, ortak kararın doğruluğuna zamanla içtenlikle inanıp kendi özgün görüşlerinden tamamen vazgeçmesiyle ortaya çıktığı yönündeki yargı yanlıştır.
Doğru cevap, grup üyelerinin ortak kararın doğruluğuna içtenlikle inanıp kendi görüşlerinden vazgeçtiğini savunan ifadedir. Metne göre, Abilene paradoksunda bireyler karara içtenlikle inanmamakta, aksine içsel olarak karşı olmalarına rağmen sessiz kalmaktadırlar. Bu durum onları grup düşüncesinden (groupthink) ayıran temel farktır. Dolayısıyla bu yargı metinden çıkarılamaz ve yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana fikrini ve anahtar kavramlarını belirleme.
Paragrafta Abilene paradoksunun tanımı, ortaya çıkış nedenleri ve grup düşüncesinden farkı açıklanmaktadır.
Soruyu doğru analiz edebilmek için metnin sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki bilgilerle karşılaştırarak eleme yapma.
Bireylerin dışlanma korkusuyla fikirlerini gizlemesi, sessiz kalmanın içsel onay anlamına gelmemesi, iletişim eksikliği ve kaynak kaybı gibi unsurların metinde yer aldığı görülür.
Ulaşılamaz olan seçeneği bulmak için doğru olan bilgileri tespit edip elemek gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Paragrafta üyelerin karara içsel olarak karşı oldukları vurgulandığı için, ortak karara zamanla içtenlikle inandıklarını belirten ifadenin yanlış olduğu saptanır.
Metindeki 'karara içsel olarak karşı olmalarına rağmen sessiz kalma' ifadesiyle çelişen yargıyı bulmak cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragrafta Olumsuz Soru Kökü ve Çıkarım Yapma
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 330Soru

(I) Nöroestetik, sanat eserlerinin insan zihninde nasıl estetik bir haz yarattığını ve beynin bu süreçteki nöral mekanizmalarını inceleyen genç bir bilim dalıdır. (II) Bu disiplin, nörobilimsel yöntemleri kullanarak görsel sanatlar, müzik ve edebiyatın beyindeki ödül merkezleri üzerindeki etkilerini deneysel olarak ölçmeyi hedefler. (III) Sanatsal yaratıcılığın nörolojik temellerini araştıran bilim insanları, beyin görüntüleme teknikleriyle estetik deneyimin evrensel örüntülerini haritalandırmaya çal��şmaktadır. (IV) Estetik algının kişiden kişiye değişmesi ve kültürel kodlardan etkilenmesi, sanatın nesnel bir tanımının yapılmasını neredeyse imkânsız kılar. (V) Elde edilen bulgular, beynin frontal korteks bölgesinin estetik değerlendirmeler sırasında diğer alanlarla yoğun bir bilgi alışverişine girdiğini göstermektedir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

Dördüncü cümle (IV numaralı cümle)
Dördüncü cümle, sanatın tanımı ve estetik algının öznelliği/kültürel boyutunu ele alarak konuyu felsefi bir tartışmaya çekmektedir. Oysa paragrafın diğer cümleleri, nöroestetik biliminin deneysel yöntemlerini ve beyin araştırmalarındaki bulgularını açıklamaktadır. Üçüncü cümledeki araştırmalara yapılan vurgu, beşinci cümledeki 'Elde edilen bulgular...' ifadesiyle doğrudan devam etmektedir. Dolayısıyla dördüncü cümle bu iki cümle arasındaki anlamsal köprüyü yıkarak akışı bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana fikrini belirlemek için cümleleri sırayla okumak.
Metnin genel olarak nöroestetik bilimi, beyin araştırmaları ve estetik hazza yönelik bilimsel çalışmalar üzerine kurulu olduğu belirlenir.
Metnin izlediği anlamsal çizgiyi kavramak.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal bağlantıları (zamirler, bağlaçlar, geçiş ifadeleri) analiz etmek.
Üçüncü cümledeki bilimsel araştırma sürecinin, beşinci cümledeki 'elde edilen bulgular' ifadesiyle doğrudan bağlandığı görülür.
Metindeki mantıksal sürekliliği ve kopukluğu tespit etmek.
3
Dördüncü cümlenin metnin bilimsel bağlamıyla ilişkisini değerlendirmek.
Dördüncü cümlenin deneysel yaklaşımdan uzaklaşarak felsefi ve öznel bir sanat tanımı tartışmasına geçtiği, bu yüzden akışı bozduğu saptanır.
Akışı bozan cümleyi netleştirip doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Düşüncenin Akışını Bozan Cümleyi Bulma
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 331Soru

I. Bu bacalardan fışkıran mineral yönünden zengin sıcak sular, güneş ışığının tamamen yok olduğu bu karanlık dünyada benzersiz bir ekosistemin temelini oluşturur.
II. Okyanus tabanındaki tektonik levhaların hareketleriyle olu��an hidrotermal bacalar, deniz biyolojisi için şaşırtıcı keşif alanlarıdır.
III. Kemosentez yapan bu canlılar, güneş ışığı yerine sudaki kükürt ve diğer kimyasalları enerjiye dönüştürerek yaşam döngüsünü başlatırlar.
IV. Ekosistemin birincil üreticileri olan ekstremofil bakteriler de bu mineralleri kullanarak kemosentez sürecini gerçekleştirirler.
V. Böylece, fotosentezin imkansız olduğu derin denizlerde, bu bakterilerle beslenen diğer organizmalar sayesinde devasa bir besin zinciri kurulur.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü cümle olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

IV numaralı cümle sıralamada baştan üçüncü sırada yer alır.
Anlamlı bir bütün oluşturmak için cümleler mantık sırasına göre dizildiğinde sıralama II - I - IV - III - V şeklinde olur. Bu sıralamaya göre baştan üçüncü cümle IV numaralı cümledir. Giriş cümlesindeki 'hidrotermal bacalar' (II), bir sonraki cümlede 'Bu bacalardan' (I) şeklinde karşılanmış; buradaki 'ekosistem' ve 'mineraller' kavramları ise 'Ekosistemin... bu mineralleri kullanarak...' (IV) ifadesiyle üçüncü cümleye bağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirlemek.
II numaralı cümle giriş cümlesidir.
Cümleler incelendiğinde, kendisinden önce bir anlatımın varlığına işaret eden herhangi bir bağlantı ifadesi içermeyen tek cümle II numaralı cümledir. Bu c��mle genel bir giriş niteliğindedir.
2
İkinci cümleyi bağlantı ögelerine göre tespit etmek.
I numaralı cümle ikinci sırada gelir.
II numaralı cümledeki 'hidrotermal bacalar' ifadesi, I numaralı cümledeki 'Bu bacalardan' ifadesiyle devam ettirilmiştir. Bacalardan çıkan sıcak suların bir ekosistem oluşturduğu belirtilmiştir.
3
Üçüncü cümleyi tespit etmek.
IV numaralı cümle üçüncü sırada gelir.
I numaralı cümledeki 'ekosistem' ve 'mineral' sözcükleri, IV numaralı cümledeki 'Ekosistemin... de bu mineralleri kullanarak...' ifadesiyle bağlanır. Böylece bakterilerin kemosentez süreci tanıtılır.
4
Kalan cümleleri sıralayarak akışı tamamlamak.
III numaralı cümle dördüncü, V numaralı cümle ise beşinci olur.
IV numaralı cümledeki 'ekstremofil bakteriler' ve 'kemosentez süreci', III numaralı cümledeki 'Kemosentez yapan bu canlılar' ifadesiyle açıklanmaya devam eder. V numaralı cümledeki 'Böylece' ifadesi ise paragrafı sonuca bağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü, giriş-gelişme-sonuç ilişkileri ve dilsel bağlantı ögeleri takip edilerek cümle sıralaması yapılmasıdır.

İpuçları

1
Cümlelerin ilk kelimelerine ve bağlantı ifadelerine dikkat edin. Kendinden önce başka bir cümlenin gelmesini gerektirmeyen tek cümle hangisidir?
2
Giriş cümlesini bulduktan sonra 'bu bacalar', 'bu mineraller', 'kemosentez yapan bu canlılar' gibi işaret sıfatı taşıyan kelimelerin hangi önceki cümlelerdeki kelimelere gönderme yaptığını bulun.
3
II numaralı cümle hidrotermal bacaları tanıtır. I numaralı cümle 'Bu bacalardan...' diyerek onu takip eder. I numaralı cümlede geçen 'mineraller' kelimesi bizi hangi cümleye götürür?

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde bağlantı ifadeleri içeren beş cümlelik farklı paragraf oluşturma soruları çözerek geçiş kelimelerinin kullanım mantığını pekiştirebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Cümleler arasındaki anahtar kelime zincirini kurma yöntemi kullanılabilir: II (hidrotermal bacalar) -> I (Bu bacalardan / mineraller) -> IV (mineralleri / kemosentez) -> III (Kemosentez yapan bu canlılar) -> V (Böylece / besin zinciri). Bu zincir kurulduktan sonra baştan üçüncü cümle kolayca bulunur.
Tahmini Süre:1m 15s
Soru 332Soru

Kentsel tasarımda 'yerin ruhu' (genius loci) kavramı, bir mekânın yalnızca fiziksel özelliklerinden ibaret olmadığını; oradaki yaşanmışlıkların, sosyal ilişkilerin ve tarihsel katmanların oluşturduğu somut olmayan bir kimliği ifade eder. Modern şehir planlamasında bu kavram sıklıkla göz ardı edilerek alanlar tek tipleştirilmektedir. ----. Oysa başarılı bir kentsel dönüşüm projesi, o mekânın geçmişiyle bağını koparmadan, mevcut toplumsal belleği koruyarak geleceğe taş��mayı hedefler. Ancak bu şekilde yeni tasarımlar yapay olmaktan kurtulup aidiyet hissi uyandırabilir.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu yaklaşım sonucunda, tarihî ve kültürel dokusundan arındırılmış mekânlar, orada yaşayan insanları kendi çevrelerine yabancılaştırmaktadır.

Cevap

Bu yaklaşım sonucunda, tarihî ve kültürel dokusundan arındırılmış mekânlar, orada yaşayan insanları kendi çevrelerine yabancılaştırmaktadır.
Parçada 'yerin ruhu' kavramının önemi ve modern şehir planlamasında bu kavramın göz ardı edilmesinin mekânları tek tipleştirdiği anlatılmaktadır. Boşluktan sonraki cümle ise başarılı bir projenin geçmişle bağ kurarak toplumsal belleği koruması gerektiğini belirtmektedir. Dolayısıyla boşluğa, tek tipleşmenin ve yerin ruhunu ihmal etmenin olumsuz sonucunu insan-mekân ilişkisi bağlamında açıklayan 'Bu yaklaşım sonucunda, tarihî ve kültürel dokusundan arındırılmış mekânlar...' ifadesi gelmelidir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ana konusunu ve yazarın odaklandığı kavramları belirleyin.
Metin, kentsel tasarımda 'yerin ruhu' kavramını, bunun modern planlamada ihmal edilip mekânların tek tipleştirilmesini ele almaktadır.
Paragraf tamamlama sorularında doğru cümleyi seçebilmek için metnin konusunu ve sınırlarını doğru çizmek gerekir.
2
Boş bırakılan kısmın öncesindeki ve sonrasındaki cümleler arasındaki anlamsal geçişi analiz edin.
Boşluktan önce modern şehirlerdeki 'tek tipleşme' sorununa değinilmiş; boşluktan sonra ise 'oysa' bağlacıyla başarılı projelerin toplumsal belleği geleceğe taşıması gerektiği vurgulanmıştır. Bu durumda boşluğa, tek tipleşmenin doğurduğu olumsuz sonucu açıklayan ve toplumsal bellekle çelişen bir durum getirilmelidir.
Boşluğun iki tarafındaki cümleler arasında mantıksal ve anlamsal bütünlük kurulmalıdır.
3
Seçenekleri anlamsal ve mantıksal yönden test ederek doğru seçeneği işaretleyin.
Tarihî ve kültürel dokudan arındırılmış mekânların insanı çevreye yabancılaştırdığını belirten ifade, boşluğun öncesindeki 'tek tipleşme' yargısının sonucu niteliğindedir ve sonrasındaki 'toplumsal bellek' vurgusuyla tezat oluşturarak akışı tamamlar.
Doğru seçenek hem önceki yargının doğal bir sonucu olmalı hem de sonraki karşıt yargıya zemin hazırlamalıdır.

Anahtar Kavram

Paragraf Tamamlama
Soru 333Soru

Yapay zekâ teknolojilerinin sanat alanındaki önlenemez yükselişi, sıklıkla insan yaratıcılığının sonu veya sanatçının tamamen ikame edilmesi tehdidi ekseninde tartışılmaktadır. Oysa bu teknolojik dönü��ümün sanata asıl etkisi, üretilen yapıtın estetik değerinden ziyade, sanatçının yaratım sürecindeki geleneksel konumunun radikal biçimde yer değiştirmesidir. Yapay zekâ, günümüz sanatçısını f��rça tutan ya da nota yazan klasik bir zanaatçı olmaktan uzaklaştırarak onu, yapay zekânın sunduğu sonsuz olasılıklar evreninden anlamlı örüntüler seçen ve bunları yeni bir kavramsal çerçeveye oturtan bir küratöre dönüştürmektedir. Dolayısıyla geleceğin sanat dünyasında belirleyici olan unsur, teknik icranın fiziksel kusursuzluğu değil; teknoloji tarafından üretilen ham veri yığınını, özgün bir zihinsel vizyonla süzgeçten geçirip ona insani bir ruh kazandırma becerisi olacaktır.

Bu parçada yapay zekâ ve sanat ilişkisine dair asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yapay zekânın, sanatçıyı geleneksel teknik üretici rolünden sıyırıp üretilen veriyi özgün bir zihinsel süzgeçten geçirerek anlamlandıran bir seçici konumuna getirdiği

Cevap

Yapay zekânın, sanatçıyı geleneksel teknik üretici rolünden sıyırıp üretilen veriyi özgün bir zihinsel süzgeçten geçirerek anlamlandıran bir seçici konumuna getirdiği
Doğru seçenek parçanın ana iletisini tam olarak yansıtmaktadır. Metinde yapay zekânın sanatçıyı klasik bir zanaatçı (teknik üretici) olmaktan uzaklaştırdığı, ham verileri estetik ve kavramsal bir vizyonla süzgeçten geçiren bir küratör (seçici/anlamlandırıcı) konumuna getirdiği ve gelecekte asıl değerin bu beceride olacağı açıkça vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel tartışmayı ve anahtar kavramları belirlemek.
Paragrafın yapay zekâ teknolojilerinin sanat dünyasındaki yükselişini ve bunun sanatçının yaratım sürecindeki konumuna etkilerini ele aldığı saptanır.
Paragrafın genel bağlamını kavramak ve konunun sınırlarını çizmek.
2
Yazarın sanatçının değişen rolü hakkındaki benzetmelerini analiz etmek.
Sanatçının artık fırça tutan veya nota yazan klasik bir zanaatçı değil, yapay zekânın sunduğu olasılıklardan anlamlı örüntüler seçen ve bunları kavramsal çerçeveye oturtan bir küratör olduğu tespit edilir.
Yazarın sanatçıya yüklediği yeni anlamı ve rol değişimini belirlemek.
3
Parçanın sonuç ve vurgu cümlelerini (özellikle son cümleyi) incelemek.
Gelecekte sanatta belirleyici unsurun teknik icranın fiziksel kusursuzluğu değil, ham veriyi özgün zihinsel vizyonla süzgeçten geçirip anlamlandırma becerisi olduğu görülür.
Yazarın asıl savunmak istediği savı (ana düşünceyi) doğrulamak.
4
Seçenekleri analiz ederek bu ana fikri en iyi ifade eden seçeneği bulmak.
Sanatçının icracılıktan seçici ve anlamlandırıcı bir konuma geçtiğini ifade eden yargının doğru cevap olduğu belirlenir.
Yanlış seçenekleri elerken parçada savunulan ana düşünceyi eksiksiz karşılayan cevaba ulaşmak.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Soru 334Soru

Gazeteci:
(I) --------------------------------------
Restoratör:
- Bir sanat eserini restore ederken amacımız ona kendi yorumumuzu katmak ya da onu 'yeni gibi' yapmak değildir. Aksine, zamanın esere bıraktığı izleri koruyarak sanatçının orijinal niyetine sadık kalmaya çalışırız. Bu yüzden müdahalelerimiz geri alınabilir olmalı ve eserin özgünlüğünü bozmamalıdır.

Gazeteci:
(II) --------------------------------------
Restoratör:
- Gelişen teknoloji, özellikle de kızılötesi görüntüleme yöntemleri, eserin alt katmanlarında kalmış ilk çizimleri ve sonradan yapılan müdahaleleri görmemizi sağlıyor. Böylece esere fiziksel bir müdahalede bulunmadan önce onun tarihsel sürecini inceleyebiliyor ve hata yapma ihtimalimizi en aza indiriyoruz.

Bu diyalogda boş b��rakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Sanat eserlerinin restorasyonunda temel ilkeniz ve dikkat ettiğiniz unsurlar nelerdir?
II. Gelişen teknolojinin restorasyon çalışmalarına sağladığı katkılar nelerdir?

Cevap

I. Sanat eserlerinin restorasyonunda temel ilkeniz ve dikkat ettiğiniz unsurlar nelerdir? / II. Gelişen teknolojinin restorasyon çalışmalarına sağladığı katkılar nelerdir?
Sanat eserlerinin restorasyonundaki temel ilkeleri ve teknolojinin bu süreçteki katkılarını sorgulayan seçenek doğrudur. Uzmanın birinci cevabı restorasyonun temel ilkelerini (özgünlüğü korumak, orijinal niyete sadık kalmak), ikinci cevabı ise teknolojinin (kızılötesi görüntüleme vb.) bu çalışmalara katkılarını açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
İlk cevabın analiz edilmesi
Uzmanın ilk cevabında restorasyon sürecindeki temel ilkelerden, sanatçının orijinal niyetine sadık kalmaktan ve eserin özgünlüğünü korumaktan bahsettiği belirlenir.
Gazetecinin birinci sorusunun bu ilke ve yaklaşımlarla ilgili olması gerekir.
2
İkinci cevabın analiz edilmesi
Uzmanın ikinci cevabında gelişen teknolojinin (özellikle kızılötesi görüntülemenin) restorasyon çalışmalarına hata payını azaltma yönündeki katkılarından bahsettiği belirlenir.
Gazetecinin ikinci sorusunun teknolojik gelişmelerin restorasyona katkıları üzerine olması gerekir.
3
Seçeneklerin değerlendirilmesi
Doğru seçenekte yer alan soruların sırasıyla uzmanın bu iki cevabıyla tam uyum sağladığı görülür.
Diyaloğun anlam akışını doğru tamamlayan seçeneği bulmak.

Anahtar Kavram

Diyalog Tamamlama
Soru 335Soru

Müzeleri ziyaret eden kişilerin, başlangıçtaki yoğun ilgi ve odaklanma becerilerinin, sergiyi gezmeye başladıktan kısa bir süre sonra fiziksel ve zihinsel bir tükenmişliğe dönüşmesi durumuna 'müze yorgunluğu' denir. Ziyaretçiler, sergilenen nesnelerin yoğunluğu, birbirine benzeyen vitrinler ve mekânsal düzenlemelerin tekdüzeli��i nedeniyle bir süre sonra eserlere sadece yüzeysel olarak bakmaya başlar. ----. Bu nedenle çağdaş müzecilik anlayışı; sergi alanlarında dinlenme alanları oluşturmaya, ışık ve ses tasarımlarını çeşitlendirerek ziyaretçilerin duyusal aşırı yüklenmesini engellemeye yönelik yeni stratejiler geliştirmektedir.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihnin bu aşırı uyarılma karşısında kendini kapatması, sergiden edinilecek estetik deneyimin de kesintiye uğramasına yol açar.

Cevap

Zihnin bu aşırı uyarılma karşısında kendini kapatması, sergiden edinilecek estetik deneyimin de kesintiye uğramasına yol açar.
Doğru seçenek olan 'Zihnin bu aşırı uyarılma karşısında kendini kapatması, sergiden edinilecek estetik deneyimin de kesintiye uğramasına yol açar.' ifadesi, boşluktan önceki 'eserlere sadece yüzeysel olarak bakmaya başlar' tespitiyle doğrudan ilişkilidir. Bu durumun zihinsel sonucu açıklanarak, boşluktan sonra gelen çağdaş müzeciliğin 'dinlenme alanları oluşturma, duyusal aşırı yüklenmeyi engelleme' gibi stratejilerine mantıklı bir geçiş ve gerekçe sağlanmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavramlar ve boşluk öncesindeki durum tespit edilir.
Parçada 'müze yorgunluğu' kavramı tanımlanmış ve nesnelerin yoğunluğundan dolayı ziyaretçilerin eserlere yüzeysel bakmaya başladığı (odak kaybı) belirtilmiştir.
Boşluğa getirilecek cümlenin bu odak kaybının zihinsel/duyusal sonucunu açıklaması beklenmektedir.
2
Boşluktan sonraki cümlenin işlevi belirlenir.
Boşluktan sonraki cümle 'Bu nedenle...' diye başlayarak çağdaş müzeciliğin duyusal yüklenmeyi engellemek için yeni tasarımlar geliştirdiğini belirtmektedir.
Boşluktaki cümlenin, çağdaş müzelerin bu önlemleri almasına gerekçe oluşturacak olumsuz bir duyusal/zihinsel sonucu ifade etmesi gerekir.
3
Seçenekler bu anlamsal köprü doğrultusunda değerlendirilir.
Zihnin aşırı uyarılma karşısında kendini kapatması ve estetik deneyimin kesintiye uğraması durumunu açıklayan ifade, metnin iki tarafını mantıksal olarak birbirine bağlar.
Bu ifade, yüzeysel bakmanın zihinsel sonucunu açıklayarak müzelerin neden duyusal yüklenmeyi engellemeye çalıştığını gerekçelendirir.

Anahtar Kavram

Paragraf Tamamlama
Soru 336Soru

I. Bu silindirik örneklerin içinde hapsolmuş küçük hava kabarcıkları da karın yağdığı dönemdeki atmosfer bileşimini doğrudan muhafaza eder.
II. Bilim insanları, geçmişteki iklim koşullarını anlamak için Grönland ve Antarktika gibi bölgelerdeki kalın buzul tabakalarından dikey buzul çekirdekleri çıkarırlar.
III. Böylece araştırmacılar, binlerce yıl önceki sıcaklık dalgalanmalarını ve atmosferdeki gaz oranlarını hassas bir şekilde analiz edebilirler.
IV. Çıkarılan bu buzul çekirdekleri, geçmişin atmosferik koşullarını kaydeden birer doğal arşiv niteliğindedir.
V. Arşivlerin laboratuvar ortamında incelenmesiyle kar katmanlarının kimyasal yapısı ve yoğunluğu tek tek belirlenir.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında, baştan üçüncü cümle hangisi olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: V

Cevap

V numaralı cümle baştan üçüncü sırada yer almaktadır.
Doğru sıralama II - IV - V - I - III şeklinde olup V numaralı cümle baştan üçüncü sırada yer almaktadır. Metin, buzul çekirdeklerinin çıkarılmasıyla başlar (II), bu çekirdeklerin doğal bir arşiv olduğunu belirterek devam eder (IV), arşivlerin laboratuvarda incelenmesini açıklar (V), ardından bu silindirik örneklerdeki hava kabarcıklarının atmosfer bileşimini koruduğunu ekler (I) ve son olarak araştırmacıların bu sayede yaptığı analizleri özetleyen bir sonuç cümlesiyle biter (III).

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın giriş cümlesini belirlemek amacıyla cümleleri incelemek.
II numaralı cümle, kendisinden önce bir cümleye gönderme yapan herhangi bir bağlayıcı veya işaret ögesi içermediği ve konuya genel bir giriş yaptığı için ilk cümledir.
Anlamlı bir paragraf oluşturmanın ilk adımı bağımsız bir giriş cümlesi bulmaktır.
2
Giriş cümlesindeki anahtar kavramları takip ederek ikinci cümleyi bulmak.
II numaralı cümledeki 'dikey buzul çekirdekleri' ifadesi, IV numaralı cümledeki 'Çıkarılan bu buzul çekirdekleri...' ifadesiyle sürdürülmektedir. Bu nedenle ikinci cümle IV numaralı cümledir.
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal köprüler, doğru sıralamayı kurmayı sağlar.
3
İkinci cümleden sonra gelebilecek mantıklı devam cümlesini belirlemek.
IV numaralı cümledeki 'doğal arşiv' ifadesi, V numaralı cümledeki 'Arşivlerin laboratuvar ortamında incelenmesiyle...' şeklinde devam ettirilmektedir. Bu nedenle üçüncü cümle V numaralı cümledir.
Önceki cümlede geçen bir kavramın bir sonraki cümlede yinelenmesi veya açıklanması paragraf akışını oluşturur.
4
Sıralamanın kalan kısmını tamamlayarak sağlamasını yapmak.
V numaralı cümledeki laboratuvar analizinin ardından, I numaralı cümle 'Bu silindirik örneklerin...' ifadesiyle süreci detaylandırarak dördüncü sırada yer alır. Son olarak III numaralı cümle 'Böylece...' ifadesiyle tüm süreci özetleyen sonuç cümlesi olarak sona gelir. Doğru sıralama II - IV - V - I - III şeklindedir.
Sıralamanın tamamını kontrol etmek, akışta herhangi bir mantık kopukluğu olup olmadığını doğrulamayı sağlar.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturmada cümleler arasındaki anlamsal ve dil bilgisel bağlantıların (anahtar kelimeler, işaret sıfatları, bağlaçlar) takibi.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 337Soru

Arne Naess tarafından 1970'li yıllarda ortaya atılan 'derin ekoloji' kavramı, çevre sorunlarına yüzeysel çözümler arayan sığ ekolojinin aksine, insan merkezli olmayan (ekosentrik) bir dünya görüşünü savunur. Bu yaklaşıma göre, doğadaki tüm canlıların, insanların çıkarlarından bağımsız olarak kendilerine özgü bir değeri vardır. Derin ekoloji, modern endüstriyel toplumların doğayı yalnızca sömürülecek bir kaynak olarak gören tüketim alışkanlıklarını ve büyüme odaklı ekonomik sistemlerini kökten eleştirir. İnsanlığ��n doğanın efendisi değil, onun sadece bir parçası olduğunu vurgulayan bu felsefe; doğal dengenin korunabilmesi için insan nüfusunun azaltılması, teknolojik uygulamaların doğayla uyumlu hale getirilmesi ve yaşam kalitesinin maddi zenginlikten ziyade manevi tatminle ölçülmesi gerektiğini savunur.

Bu parçaya göre 'derin ekoloji' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine değinilmemiştir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Endüstriyel toplumlarda ekonomik büyümenin doğaya zarar vermeyecek yeni teknolojilerle ivmelendirilmesi gerektiğine

Cevap

Endüstriyel toplumlarda ekonomik büyümenin doğaya zarar vermeyecek yeni teknolojilerle ivmelendirilmesi gerektiği
Ekonomik büyümenin yeni teknolojilerle ivmelendirilmesi gerektiği yönündeki ifade, paragrafta derin ekolojiye atfedilen görüşlerle uyuşmamaktadır. Aksine parçada derin ekolojinin 'büyüme odaklı ekonomik sistemleri kökten eleştirirdiği' belirtilmiştir. Bu nedenle bu düşünceye paragrafta değinilmemiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak derin ekoloji kavramının temel özelliklerini ve savunulan fikirleri belirlemek.
Derin ekolojinin insan merkezli olmadığı, her canlının bağımsız değeri olduğu, endüstriyel tüketim ve büyüme odaklı sistemleri eleştirdiği, doğal denge için nüfusun azaltılması ve maddi zenginlik yerine manevi tatmine odaklanılması gerektiği bilgileri elde edilir.
Paragrafın yardımcı düşüncelerini tespit etmek için anahtar kelimeleri ve yargıları belirlemek gerekir.
2
Seçenekleri paragraftan elde edilen bilgilerle karşılaştırmak.
İnsanlığın doğanın bir parçası olması gerektiği, canlıların bağımsız değer taşıdığı, sığ yaklaşımların ötesine geçilmesi gerektiği ve manevi doyumun önemi gibi yargıların paragrafta doğrudan yer aldığı görülür.
Paragrafta değinilen (yer alan) yardımcı düşünceleri eleyerek değinilmeyeni bulmak amaçlanır.
3
Paragrafta yer almayan veya parçadaki bilgilerle çelişen seçeneği tespit etmek.
Ekonomik büyümenin yeni teknolojilerle ivmelendirilmesi gerektiğine dair bir bilginin olmadığı, aksine büyüme odaklı sistemlerin eleştirildiği görülür. Bu yargıya paragrafta değinilmemiştir.
Sorunun bizden istediği değinilmeyen yargıyı (doğru cevabı) kesinleştirmek için gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 338Soru

(I) Kutup ışıkları (aurora), Güneş'ten gelen yüklü parçacıkların Dünya'nın manyetik alanı ve atmosferdeki gazlarla etkileşime girmesi sonucu gökyüzünde oluşan doğal ışımalardır. (II) Bu büyüleyici doğa olayı, çoğunlukla kutup bölgelerinde, geceleri gökyüzünde yeşil, mor ve kırmızı renkli ışık dalgaları şeklinde gözlemlenir. (III) Dünya'nın manyetik kutupları sabit olmayıp zaman içinde yer değiştirdiği için auroraların en net görüldüğü enlemler de tarih boyunca farklılık göstermiştir. (IV) Güneş rüzgarlarının taşıdığı elektron ve protonlar, atmosferdeki oksijen ve azot atomlarıyla çarpışarak bu atomların enerji yaymasına neden olur. (V) Çarpışmanın gerçekleştiği irtifaya ve etkileşime girilen gazın türüne göre ışığın rengi ve yoğunluğu da değişkenlik gösterir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: III

Cevap

Üçüncü cümle
Kutup ışıklarının fiziksel oluşum aşamalarını ve renklerinin nedenini anlatan metinde, Dünya'nın manyetik kutuplarının yer değiştirmesini ve gözlem enlemlerini konu edinen üçüncü cümle akışı bozmaktadır. Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümleler kutup ışıklarının oluşumu ve görsel özellikleri üzerine odaklanmışken, üçüncü cümle konuyu coğrafi ve jeomanyetik bir boyuta taşıyarak anlamsal bağı koparmıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana düşüncesini belirleyin.
Kutup ışıklarının (aurora) oluşum süreci ve bu süreçteki etkileşimler ana konudur.
Bu adım, metnin anlamsal sınırlarını çizmek ve hangi cümlelerin bu sınırlar içinde kaldığını anlamak için gereklidir.
2
Cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal geçişleri inceleyin.
Birinci, ikinci, dördüncü ve beşinci cümlelerin birbirini tamamlayan birer zincir oluşturduğu görülür. Birinci cümledeki tanım, ikinci cümledeki gözlem özellikleri, dördüncü cümledeki fiziksel çarpışma ve beşinci cümledeki renklerin nedeni birbirine sıkı sıkıya bağlıdır.
Anlam bütünlüğünü koruyan cümleler arasındaki köprüleri görmek, araya giren yabancı unsuru bulmayı kolaylaştırır.
3
Konudan sapan veya konuyu farklı bir yönüyle ele alan cümleyi tespit edin.
Üçüncü cümle, kutup ışıklarının oluşumundan ziyade Dünya'nın manyetik kutuplarının tarih boyunca yer değiştirmesine ve gözlem enlemlerinin farklılaşmasına odaklanmaktadır. Bu cümle aradaki bağı koparmaktadır.
Konunun farklı bir yönüne geçen cümle, metnin akışını bozan cümledir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğünü ve düşünce akışını bozan cümleyi tespit etme
Soru 339Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Semmelweis refleksi, yerleşik inançlarla veya kabul görmüş paradigmalarla çelişen yeni bir bilginin, doğruluğuna dair güçlü kanıtlar bulunsa dahi, sorgulanmaksızın ve doğrudan reddedilmesi eğilimini ifade eder. Terim, adını 19. yüzyılın ortalarında Viyana Genel Hastanesinde görev yapan Macar hekim Ignaz Semmelweis’tan alır. Semmelweis, lohusalık hummasından kaynaklanan anne ölümlerinin, hekimlerin otopsilerden çıkıp ellerini dezenfekte etmeden doğumlara girmesiyle ilişkili olduğunu fark etmiş ve klorlu kireç çözeltisiyle el yıkama uygulamasını başlatarak ölüm oranlarını radikal biçimde düşürmüştür. Ancak bu ampirik başarı, dönemin tıp otoriteleri tarafından coşkuyla karşılanmak yerine sert bir dirençle reddedilmiştir. Zira bu keşif hem hastalıkların vücut sıvılarındaki dengesizliklerden kaynaklandığı yönündeki yerleşik tıp kuramlarıyla çelişiyor hem de saygın hekimlerin ölüm saçtığı imasını taşıyordu. Dolayısıyla Semmelweis’ın kuramı, bilimsel yetersizliğinden değil, mevcut bilişsel şemaları ve mesleki statüleri tehdit ettiği için sistem dışına itilmiştir. Günümüzde bu refleks, bilimin ötesinde, bireysel veya kurumsal düzeyde statükoyu koruma dürtüsünün rasyonel kanıtların önüne geçmesini açıklayan sosyo-psikolojik bir olgu olarak ele alınmaktadır.

Bu parçaya göre Semmelweis refleksinin ortaya çıkmasındaki temel belirleyici aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilişsel ve konumsal konfor alanını koruma dürtüsünün, doğrulanabilir yeni verilerin kabul edilmesini engellemesi.

Cevap

Bilişsel ve konumsal konfor alanını koruma dürtüsünün, doğrulanabilir yeni verilerin kabul edilmesini engellemesi
Doğru seçenek olan 'Bilişsel ve konumsal konfor alanını koruma dürtüsünün, doğrulanabilir yeni verilerin kabul edilmesini engellemesi' ifadesi metinle tam olarak örtüşmektedir. Metnin son kısımlarında Semmelweis’ın getirdiği yeniliğin 'mevcut bilişsel şemaları ve mesleki statüleri tehdit ettiği için sistem dışına itildiği' ve bu durumun 'statükoyu koruma dürtüsünün rasyonel kanıtların önüne geçmesi' olduğu açıkça belirtilmiştir. Buradaki bilişsel şemalar ve mesleki konumlar 'bilişsel ve konumsal konfor alanını'; rasyonel kanıtlar ise 'doğrulanabilir yeni verileri' karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ana kavramı ve Semmelweis refleksinin tanımını belirleme
Semmelweis refleksi; doğruluğu kanıtlansa bile yerleşik inançlarla çelişen yeni bilginin doğrudan reddedilmesidir.
Sorunun kökünde sorulan 'temel belirleyici' etkeni bulabilmek için önce bu refleksin hangi şartlar altında ve niçin ortaya çıktığını anlamak gerekir.
2
Reddedilme gerekçelerini gösteren anahtar ifadeleri metinden süzme
Hekimlerin kendi teorileriyle çelişmesi, 'hekimlerin ölüm saçtığı iması' (saygınlık/statü tehdidi), 'mevcut bilişsel şemaları ve mesleki statüleri tehdit etmesi' ve 'statükoyu koruma dürtüsü' tespit edilir.
Semmelweis'ın ampirik (deneysel/doğrulanabilir) başarısının neden reddedildiğini açıklayan sosyo-psikolojik nedenleri doğrudan metinden çekip çıkarmak gerekir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri kavramsal olarak eşleştirme ve çeldiricileri eleme
Bilişsel şemalar ve mesleki statü 'bilişsel ve konumsal konfor alanı' ile; ampirik başarı ve rasyonel kanıtlar ise 'doğrulanabilir yeni veriler' ile eşleşir. Kişisel husumet veya tıp dogmalarının kasıtlı tasfiyesi gibi dışsal yorumlar elenir.
Kavramsal örtüşmeyi doğrulayarak rasyonel ve metne dayalı en güçlü çıkarımı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları - Metin ve Kavram Analizi
Soru 340Soru

(I) Walter Benjamin, "Teknik Çoğaltılabilirlik Çağında Sanat Yapıtı" adlı kült eserinde, bir sanat eserinin biricikliğini ve özgünlüğünü ifade eden "aura" kavramını ortaya koyar. (II) Benjamin'e göre aura, eserin üretildiği zamana ve mekana sıkı sıkıya bağlı olup taklit edilmesi veya mekanik yollarla kopyalanması mümkün olmayan o kendine has tarihsel atmosferdir. (III) Geleneksel sanat eserlerinde izleyiciyi büyüleyen bu aura, eserin fiziksel mevcudiyetiyle ve köken aldığı ritüellerle doğrudan ilişkilidir. (IV) Dijital teknolojilerin sanatı demokratikleştirme iddiasıyla sahneye çıkması ise aura kavramını büsbütün ortadan kaldırmamış, aksine onun sanal bir düzlemde yeniden üretilmesine zemin hazırlamışt��r. (V) Bugün dijital ağlar üzerinde sergilenen ve kodlardan oluşan yeni medya sanatı ürünleri, fiziksel bir mekana ihtiyaç duymadan da kendi özgün "sanal aura"sını yaratabilmektedir. (VI) Böylelikle sanatseverler, ekran karşısında deneyimledikleri dijital yapıtlarla etkileşime girerken geleneksel biriciklik algısının ötesinde, dinamik ve katılımcı bir estetik hazza ortak olurlar.

Bu parça iki paragrafa bölünmek istense ikinci paragraf hangi cümleyle başlar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

İkinci paragraf IV numaralı cümle ile başlamalıdır.
Paragrafın ilk üç cümlesinde (I, II ve III) Walter Benjamin'in geleneksel sanat eserleri için tanımladığı klasik 'aura' kavramı ve bunun fiziksel gerçeklikle ilişkisi açıklanmaktadır. Ancak dördüncü (IV) cümleden itibaren dijital teknolojilerin sahneye çıkışıyla bu kavramın uğradığı dönüşüm ve sanal düzlemde nasıl yeniden üretildiği tartışılmaya başlanmıştır. Konunun yönü geleneksel boyuttan dijital boyuta kaydığı için yeni paragrafın dördüncü cümleyle başlatılması gerekmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki tüm cümlelerin odak noktalarını ve ana konularını belirlemek.
İlk üç cümle (I, II ve III) geleneksel sanatın biricikliği ve Benjamin'in aura kavramının klasik tanımı üzerinedir. Son üç cümle ise (IV, V ve VI) dijital çağda auranın sanal olarak yeniden üretimi ve yeni medya sanatıyla ilgilidir.
Konunun yön değiştirdiği veya farklı bir boyutunun ele alınmaya başladığı ilk cümleyi tespit etmek paragrafı doğru yerden bölmeyi sağlar.
2
Düşünce akışında yapısal ve tematik kırılmanın yaşandığı cümleyi saptamak.
IV numaralı cümlede "Dijital teknolojilerin..." ifadesiyle konu geleneksel sanattan dijital sanata geçiş yapmıştır.
İkinci paragrafın ilk cümlesi, kendinden önceki paragrafla tamamen bağını koparmayan ancak konuya yeni bir bakış açısı getiren bağımsız bir giriş cümlesi olmalıdır.
3
Seçilen cümlenin ikinci paragraf için uygun bir giriş cümlesi olup olmadığını test etmek.
IV numaralı cümle kendinden önceki cümlelere doğrudan dil bilgisel olarak (bağlaçlar vb. ile) bağımlı değildir ve yeni bir konuyu başlatabilecek niteliktedir.
Giriş cümleleri kendinden önce bir açıklama yapılmış hissi uyandırmamalı, bağımsız bir düşünce birimi oluşturabilmelidir.

Anahtar Kavram

Paragrafı İkiye Bölme
Tahmini Süre:2m 0s
ÖncekiSayfa 17 / 30Sonraki
Paragraf Alıştırma Soruları — ALES — Sayfa 17 | Examkin