Paragraf

590 soru

Soru 541Soru

Abilene Paradoksu, bir gruptaki bireylerin aslında hiçbirinin istemediği bir karar üzerinde ortaklaşa uzlaşması durumunu tanımlayan sosyal bir olgudur. Bu paradoks, grup üyelerinin çatışmadan kaçınma eğilimi ve 'grubun geri kalanının bu kararı desteklediği' yönündeki yanlış algısı nedeniyle ortaya çıkar. Bireyler, kendi kişisel tercihlerinin çoğunluğun istekleriyle çeliştiğini düşünerek sessiz kalmayı tercih ederler. Sonuçta, herkes bireysel olarak karşı olduğu hâlde, sırf uyum sağlama kaygısıyla kimsenin memnun kalmayacağı kolektif bir eylem planı yürürlüğe konur. Bu durum, organizasyonlarda açık iletişimin ve yapıcı muhalefetin teşvik edilmediği ortamlarda sıklıkla görülür ve kararların niteliğini ciddi biçimde düşürür.

Bu parçaya göre 'Abilene Paradoksu' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin karar alma süreçlerinde sorumluluktan kaçınarak nihai seçimi gruptaki uzman figürlere bırakmayı yeğlediği

Cevap

Bireylerin karar alma süreçlerinde sorumluluktan kaçınarak nihai seçimi gruptaki uzman figürlere bırakmayı yeğlediği
Parçada Abilene Paradoksu'nun ortaya çıkış gerekçesi olarak grup üyelerinin çatışmadan kaçınma eğilimi, uyum sağlama kaygısı ve diğerlerinin kararı desteklediğine dair yanlış algısı gösterilmiştir. Üyelerin kendi bilgi veya yetkinliklerini yetersiz görerek sorumluluğu uzman kişilere devrettiğine dair bir bilgi parçada yer almamaktadır. Dolayısıyla bu yargı parçadan çıkarılamaz ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün analiz edilmesi
Sorunun olumsuz bir köke ('söylenemez') sahip olduğu belirlenmiştir. Bu durumda parçada değinilmeyen veya parçayla çelişen yargı doğru cevap olacaktır.
Sorunun ne istediğini netleştirmek yanlış seçeneğe yönelmeyi engeller.
2
Parçadaki temel yardımcı düşüncelerin tespit edilmesi
Paradoksun ortaya çıkış nedenleri (çatışmadan kaçınma, uyum kaygısı, yanlış algı) ve sonuçları (kimsenin istemediği kolektif eylem, kararların niteliğinin düşmesi) saptanmıştır.
Seçenekleri parçayla karşılaştırabilmek için metnin sunduğu bilgileri analiz etmek gerekir.
3
Seçeneklerin parça ile karşılaştırılması
Yanılgıların belirleyici olması, kurumsal yapıların etkisi, uyum dürtüsü ve çatışmadan kaçınmanın mutsuzluk yaratması gibi yargıların metinde karşılık bulduğu görülmüştür. Ancak sorumluluğun uzmanlara devredilmesiyle ilgili bir bilginin metinde olmadığı saptanmıştır.
Parçayla örtüşen seçenekleri eleyerek parçada yer almayan tek seçeneği tespit etmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 542Soru

(I) Geleneksel genetik anlayışı, canlıların özelliklerinin yalnızca anne ve babadan aktarılan DNA şifresiyle belirlendiğini savunurdu. (II) Bu süreçte, çevresel faktörlerin genlerin çalışma mekanizması üzerindeki etkileri moleküler düzeyde ele alınır. (III) Epigenetik olarak adlandırılan bu yeni alan, gen ifadesinde meydana gelen kalıtsal ve dinamik değişimleri inceler. (IV) Oysa epigenetik araştırmaları, DNA dizisinde hiçbir değişiklik olmadan da genlerin işleyişinin değişebileceğini ortaya koymuştur. (V) Nitekim beslenme biçimi, stres düzeyi ve toksik maddeler gibi çevresel faktörler, DNA üzerindeki kimyasal işaretleri değiştirerek genleri aktif veya pasif hale getirebilir.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangileri yer değiştirirse parçanın anlam bütünlüğü sağlanır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve IV

Cevap

İkinci ve dördüncü cümlelerin yer değiştirmesi parçanın anlam bütünlüğünü sağlar.
İkinci ve dördüncü cümleler yer değiştirdiğinde, geleneksel genetik anlayışından bahseden ilk cümleden sonra 'Oysa...' ile başlayan dördüncü cümle gelerek epigenetik kavramını karşıtlık ilişkisiyle sunar. Ardından gelen üçüncü cümle 'bu yeni alan' ifadesiyle epigenetiği niteler, ikinci cümle bu alandaki süreci detaylandırır ve son cümle 'Nitekim' bağlacıyla bu sürece örnekler vererek akışı mükemmel bir şekilde tamamlar.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin mantıksal ve anlamsal ilişkisini çözümleme.
Birinci cümlede geleneksel genetik anlayışı verilirken, ikinci cümlede 'Bu s��reçte...' ifadesiyle başlayan açıklama geleneksel görüşe uymamaktadır. Dördüncü cümledeki 'Oysa epigenetik araştırmaları...' ifadesi ise ilk cümleyle doğrudan karşıtlık oluşturmaktadır.
Parçadaki ilk anlamsal kopukluğu ve yön değiştirici bağlaçların (oysa) hangi cümleler arasında köprü kurduğunu belirlemek gerekir.
2
Gönderme yapan ifadeleri ve kavramsal akışı takip etme.
Üçüncü cümledeki 'Epigenetik olarak adlandırılan bu yeni alan...' ifadesi, kendisinden önce epigenetiğin geçtiği bir cümleye ihtiyaç duyar. Bu da epigenetik araştırmalarının ilk kez tanıtıldığı dördüncü cümledir. Dolayısıyla dördüncü cümle, üçüncü cümleden önce gelmelidir.
Paragraftaki işaret sıfatlarının (bu yeni alan, bu süreçte) kendilerinden önceki cümlelerle kurduğu dilbilgisel bağları tespit etmek önemlidir.
3
Cümleleri yer değiştirerek yeni akışı kontrol etme.
İkinci ve dördüncü cümleler yer değiştirildiğinde; birinci cümleden sonra dördüncü cümle gelerek epigenetik kavramını sunar, ardından üçüncü cümle bu alanı tanımlar, ikinci cümle bu süreçteki moleküler incelemeyi belirtir ve beşinci cümle 'Nitekim' ile başlayan örneklerle bu çevresel faktörleri açıklar.
Yapılan değişikliğin paragrafın tamamında tutarlı ve akıcı bir bütünlük oluşturup oluşturmadığını doğrulamak gerekir.

Anahtar Kavram

Cümlelerin yerini değiştirerek paragrafta anlam bütünlüğünü ve mantıksal akışı sağlama
Soru 543Soru

Nümismatik, sadece eski madenî paraları inceleyen bir uğraş değil; aynı zamanda tarihin karanlık noktalarını aydınlatan önemli bir yardımcı bilim dalıdır. Bir kazı alanında bulunan tek bir sikke bile, o dönemdeki ticaret yolları, ekonomik refah düzeyi ve siyasi otorite hakkında paha biçilmez bilgiler sunabilir. Dahası, yazılı kaynakların yetersiz kaldığı durumlarda sikkeler üzerindeki kabartmalar ve yazılar, hükümdarların tahta çıkış tarihlerini ve devletlerin sınırlarını belirlemede birer birincil kaynak vazifesi görür. ----. Bu nedenle tarihçiler, yazılı belgelerin sunduğu bilgileri sikkelerin sağladığı somut verilerle karşılaştırarak doğrulamak zorundadırlar.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çünkü sadece yazılı metinlere dayanarak yapılan bir tarih yazımı, hükümdarların kendi dönemlerini yüceltmek için başvurdukları abartılı ifadelerle yanıltıcı olabilir.

Cevap

Çünkü sadece yazılı metinlere dayanarak yapılan bir tarih yazımı, hükümdarların kendi dönemlerini yüceltmek için başvurdukları abartılı ifadelerle yanıltıcı olabilir.
Yazılı metinlerin tek başına tarih yazımında hükümdarların taraflı ve abartılı tutumları nedeniyle yanıltıcı olabileceğini belirten seçenek doğrudur. Çünkü bu cümle, kendinden sonra gelen tarihçilerin yazılı belgeleri sikkelerin somut verileriyle karşılaştırarak doğrulama zorunluluğunu (Bu nedenle...) mantıklı bir gerekçeye bağlamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve boşluğun çevresindeki cümleler arasındaki anlamsal geçişi incelemek.
Paragrafta nümismatik biliminin ve sikkelerin tarih araştırmalarındaki somut, güvenilir rolü anlatılmakta; son cümlede ise yazılı belgelerin sikkelerle doğrulanması gerektiği belirtilmektedir.
Boş bırakılan yere getirilecek cümlenin, yazılı kaynakların yetersizliği veya taraflılığı ile paraların somut kanıt olma özelliği arasında bir neden-sonuç köprüsü kurması gerekmektedir.
2
Boşluktan sonra gelen 'Bu nedenle...' ifadesinin işaret ettiği gerekçeyi bulmak.
Tarihçilerin yazılı belgeleri somut paralarla karşılaştırma 'nedeni', yazılı metinlerin tek başına taraflı veya yanıltıcı olma ihtimalidir. 'Çünkü...' ile başlayan ifade bu gerekçeyi tam olarak karşılamaktadır.
Paragrafın anlamsal bütünlüğünü ve mantıksal akışını tamamlamak amacıyla bu geçişin yapılması şarttır.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam bütünlüğü ve düşünce akışına göre boşluk doldurma (bağlam ve mantık ilişkisi kurma)
Soru 544Soru

(I) Koku duyusu, insan beyninde doğrudan hafıza ve duygu merkezleri olan amigdala ve hipokampus ile bağlantılı tek duyumuzdur.
(II) Bu durum, bir kokunun bizi yıllar öncesine ait bir anıya veya güçlü bir hisse anında götürebilmesini açıklar.
(III) Ancak diğer duyularımızdan gelen sinyaller önce talamus adı verilen bir aktarım istasyonuna uğrar, ardından ilgili merkezlere iletilir.
(IV) İşte bu doğrudan bağ sayesinde, kokuların tetiklediği hatıralar, görsellerin veya seslerin anımsattıklarına kıyasla çok daha canlı ve duygusal olur.
(V) Bilim dünyasında "Proust Fenomeni" olarak adlandırılan bu olay, kokunun geçmişle kurduğu köprünün gücünü simgeler.

Bu parçadaki anlam bütünlüğünün sağlanabilmesi için numaralanmış cümlelerden hangileri birbiriyle yer değiştirmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: II ve III

Cevap

II ve III numaralı cümlelerin yer değiştirmesi
Doğru yanıt, II ve III numaralı cümlelerin yer değiştirmesidir. Paragrafın ilk cümlesinde koku duyusunun doğrudan beyin merkezlerine bağlı olduğu belirtilmiştir. Üçüncü cümlede ise diğer duyuların talamusa uğradığı anlatılarak koku duyusuyla diğer duyular arasında bir karşılaştırma yapılmıştır. İkinci cümlede yer alan durum ifadesi, bu iki duyusal iletim farkını işaret ettiği için üçüncü cümleden sonra gelmelidir. Böylece sıralama doğru şekilde kurulur ve anlam bütünlüğü sağlanır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki cümlelerin anlamsal ve yapısal ilişkilerini incelemek.
Birinci cümlede koku duyusunun beyindeki doğrudan bağlantısından bahsedilmiştir. Üçüncü cümlede ise zıtlık bildiren bir bağlaçla diğer duyuların dolaylı bağlantısı anlatılarak bir karşılaştırma yapılmıştır.
Metnin girişinde koku duyusunun doğrudan bağlantısı ile diğer duyuların dolaylı bağlantısı arasındaki zıtlığı kurmak, metnin akışı için gereklidir.
2
Mantıksal geçiş ifadelerini kontrol etmek.
İkinci cümledeki durum nitelemesi, birinci ve üçüncü cümlelerde açıklanan bu iki farklı mekanizmanın yol açtığı durumu açıklamaktadır. Dördüncü cümledeki doğrudan bağ vurgusu ise doğrudan ikinci cümleden sonra gelerek akışı tamamlamaktadır.
Cümlelerin doğru sıralanması durumunda, tüm bağlayıcı unsurlar mantıklı bir bütün oluşturur.

Anahtar Kavram

Cümleler arası anlam ilişkisi ve yapısal köprüler (bağlayıcı ögeler)
Soru 545Soru

Arılar, doğadaki en önemli tozlaştırıcı canlılardan biridir. Çiçeklerden nektar toplarken vücutlarına yapışan polenleri başka çiçeklere taşıyarak bitkilerin üremesini sağlarlar. Bu s��reç, sadece yabani bitkilerin değil, tükettiğimiz birçok meyve ve sebzenin de yetişmesi için gereklidir. Arı popülasyonundaki azalma, tarımsal üretimi ve dolayısıyla gıda zincirini doğrudan tehdit etmektedir.

Bu parçadan arılarla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi çıkarılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yalnızca tarım alanlarındaki bitkilerin tozlaşmasını sağladıkları

Cevap

Yalnızca tarım alanlarındaki bitkilerin tozlaşmasını sağladıkları seçeneği parçadan çıkarılamaz çünkü arılar sadece tarım alanlarındaki bitkilerin değil, yabani bitkilerin de tozlaşmasını sağlar.
Parçada arıların 'sadece yabani bitkilerin değil, tükettiğimiz birçok meyve ve sebzenin de yetişmesi için' tozlaşma yaptığı belirtilmiştir. Bu durum, arıların hem yabani bitkiler hem de tarım ürünleri için tozlaşma sağladığını gösterir. Dolayısıyla arıların 'yalnızca' tarım alanlarındaki bitkilerin tozlaşmasını sağladığı yargısı yanlıştır ve parçadan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökündeki olumsuz ifadeye dikkat edilerek paragrafta arılar hakkında verilen temel bilgiler analiz edilir.
Arıların tozlaşma yoluyla bitki üremesine katkı sağladığı, bu sürecin yabani bitkiler ile tarım ürünleri için önemli olduğu ve sayıca azalmalarının gıda zincirini tehdit ettiği belirlenir.
Paragrafta yer alan yardımcı düşünceleri tespit etmek için.
2
Seçeneklerdeki yargılar paragraftaki cümlelerle tek tek eşleştirilerek karşılaştırılır.
Dört seçenekteki bilgilerin paragrafta doğrudan veya dolaylı olarak desteklendiği görülürken, sınırlandırıcı bir ifade olan 'yalnızca tarım alanlarındaki' yargısının parçadaki 'sadece yabani bitkilerin değil' ifadesiyle çeliştiği saptanır.
Parçadan çıkarılamayacak olan yardımcı düşünceyi doğru belirlemek için.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce

İpuçları

1
Soru kökündeki olumsuz (çıkarılamaz) ifadesine dikkat edin. Seçeneklerden dört tanesi paragraftan çıkarılabilir, bir tanesi ise parçadaki bilgilerle çelişmektedir.
2
Doğru seçenekte yer alan 'yalnızca' gibi kesinlik veya sınırlandırma bildiren sözcüklere dikkat edin ve bu sınırlandırmanın paragraftaki yabani bitkilerle ilgili bilgiyle uyuşup uyuşmadığını kontrol edin.
3
Paragrafta arıların 'sadece yabani bitkilerin değil' diyerek başka alanlarda da tozlaşma gerçekleştirdiği belirtilmiştir. Bu durum, arıların faaliyetlerinin sadece tarım alanlarıyla sınırlı olmadığını gösterir.

Daha Fazla Pratik

Yardımcı düşünce sorularında hızlı olabilmek için önce seçeneklerdeki anahtar kelimeleri belirleyip ardından paragrafta bu anahtar kelimeleri aramak zaman kazanmanıza yardımcı olur.
Tahmini Süre:45s
Soru 546Soru

Çeviri, uzun yıllar boyunca bir dilden diğerine sözcük düzeyinde bir aktarım, adeta mekanik bir yer değiştirme işlemi olarak görülmüştür. Oysa bir metni çevirmek, yalnızca o metindeki sözcüklerin sözlükteki karşılıklarını yan yana getirmekten ibaret değildir. Her dil, içinde doğduğu toplumun tarihsel deneyimlerini, kültürel kodlarını ve dünyaya bakış açısını barındıran canlı bir organizmadır. Bu nedenle nitelikli bir çevirmen, sadece iki dilin dil bilgisi kurallarına hâkim olan bir teknisyen değil; iki farklı kültür dünyası arasında köprü kuran, metni yeniden üreten bir kültür aktarıcısıdır. Çeviri eylemi, kaynak metnin ruhunu kaybetmeden onu erek kültürün ikliminde yeniden yaşatma sanatıdır. Dolayısıyla başarılı bir çeviri, aslına sadık kalırken aynı zamanda hedef dilde yeni bir edebi soluk yaratabilen çeviridir.

Bu parçada çeviri eylemiyle ilgili olarak asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevirinin, kelimeleri aynen aktarmanın ötesinde, iki farklı kültür arasında köprü kurarak hedef dilde yeni bir soluk üreten yaratıcı bir süreç olduğu

Cevap

Çevirinin, kelimeleri aynen aktarmanın ötesinde, iki farklı kültür arasında köprü kurarak hedef dilde yeni bir soluk üreten yaratıcı bir süreç olduğu
Doğru cevap, çevirinin yalnızca sözcük düzeyinde bir aktarım olmadığını, iki kültür arasında yaratıcı bir köprü kurarak hedef dilde yeni bir edebi soluk oluşturduğunu ifade eden seçenektir. Yazar parçanın genelinde çeviriyi salt teknik bir işlem olarak gören anlayışı reddetmekte, onun kültürel köprü olma ve yaratıcı yeniden üretim yönünü öne çıkarmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın girişindeki çeviri tanımı incelenir ve geleneksel mekanik yaklaşım tespit edilir.
Çevirinin sadece sözcük düzeyinde bir aktarım olmadığı anlaşılır.
Yazarın eleştirdiği ve aşmak istediği ilk fikri belirlemek ana düşünceye ulaşmada ilk adımdır.
2
Paragraftaki 'kültür aktarıcısı', 'erek kültürün ikliminde yeniden yaşatma' ve 'hedef dilde yeni bir edebi soluk yaratabilen' ifadeleri analiz edilir.
Nitelikli çevirinin kültürel bir köprü kurma ve hedef dilde yeni bir edebi soluk oluşturma işlevi ortaya konur.
Yazarın asıl vurgulamak istediği düşünce, çevirinin bu kültürel köprü olma ve yaratıcı yeniden üretim özelliğidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünceyi Bulma
Soru 547Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Ringelmann etkisi, bir grup içindeki birey sayısı arttıkça, her bir bireyin harcadığı kişisel çabanın ve buna bağlı olarak ortaya koyduğu verimliliğin azalması eğilimini ifade eden psikolojik ve sosyolojik bir fenomendir. İlk kez 1913 yılında Fransız tarım mühendisi Maximilien Ringelmann tarafından gerçekleştirilen halat çekme deneyleriyle gözlemlenen bu durum, kolektif eylemlerde bireysel performansın görünürlüğünün azalmasından kaynaklanır. Ringelmann, deneylerinde iki kişinin birlikte çalışırken tek başlarına gösterdikleri performansın toplamının gerisinde kaldığını, grup büyüklüğü arttıkça bu verim kaybının daha da belirginleştiğini ortaya koymu��tur. Bu durum sosyal psikoloji literatüründe 'sosyal kaytarma' (social loafing) olarak adlandırılır. Birey, grup içinde kendi katkısının tam olarak ölçülemediğini, diğerlerinin gölgesinde kalacağını veya fark edilmeyeceğini hissettiğinde çabasını istem dışı ya da bilinçli olarak azaltma eğilimi gösterir. Ortak bir amaca hizmet eden bu tür gruplarda, sorumluluğun diğer üyelere dağıtılması birey üzerinde psikolojik bir rahatlama yaratırken motivasyonu da ciddi oranda düşürür. Ringelmann etkisini azaltmanın temel yolu ise grup içindeki her bir üyenin üstlendiği görev tanımını netleştirmek, bireysel katkıyı görünür kılmak ve performansı tekil olarak ölçülebilir hâle getirmektir. Böylece grup üyeleri, kendi çabalarının grubun başarısındaki doğrudan etkisini somut bir şekilde görebilir ve bireysel sorumluluk bilinciyle hareket etmeye devam eder.

Bu parçadan hareketle "Ringelmann etkisi" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup üyelerinin ortak hedefe olan inançları güçlendirildiğinde, sosyal kaytarmanın yarattığı verim kaybının tamamen engellenebileceğine

Cevap

Grup üyelerinin ortak hedefe olan inançları güçlendirildiğinde, sosyal kaytarmanın yarattığı verim kaybının tamamen engellenebileceği yargısı
Parçada Ringelmann etkisini azaltmanın yöntemi olarak görev tanımlarının netleştirilmesi, bireysel katkının görünür kılınması ve performansın tekil olarak ölçülebilir hale getirilmesi sunulmuştur. Ancak grup üyelerinin ortak hedefe olan inançlarının güçlendirilmesinin bu verim kaybını tamamen ortadan kaldıracağına dair hiçbir bilgi parçada yer almamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice analiz ederek Ringelmann etkisinin tanımını, nedenlerini ve önerilen çözüm yollarını belirlemek.
Grup büyüklüğü arttıkça bireysel çabanın azaldığı, bunun görünürlük eksikliği ve sorumluluk dağılımından kaynaklandığı, çözüm olarak ise performansı ölçülebilir ve görünür kılmanın önerildiği anlaşılır.
Parçadaki temel argümanları ve yardımcı düşünceleri tespit etmek için.
2
Seçeneklerde verilen yargıları parçadaki ifadelerle tek tek karşılaştırmak.
Grup çalışmasındaki verim düşüşü, bireysel katkı ölçümünün etkisi, sorumluluk dağılımının motivasyona etkisi ve performansı ölçülebilir kılma çözümüyle ilgili seçeneklerin doğrudan parçadan çıkarılabildiği doğrulanır.
Parçadan çıkarılabilecek (ulaşılabilecek) olan yargıları eleyebilmek için.
3
Parçada bulunmayan veya parçadaki verilere aykırı olan seçeneği tespit etmek.
Ortak hedefe olan inancın güçlendirilmesinin sosyal kaytarmayı tamamen ortadan kaldıracağı yönünde bir ifadenin parçada yer almadığı saptanır.
Olumsuz soru kökünün hedeflediği doğru seçeneği belirlemek için.

Anahtar Kavram

Çoklu paragrafta yardımcı düşünceleri belirleme ve olumsuz soru kökünü çözümleme
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 548Soru

Matthew etkisi; sosyolojide, eğitimde ve bilim dünyasında, başlangıçta küçük bir avantaja sahip olanların bu avantajı zamanla katlayarak artırdığını, dezavantajlı olanların ise aradaki farkı kapatamayarak daha da geride kaldığını açıklayan bir kavramdır. Sosyolog Robert K. Merton tarafından kavramsallaştırılan bu durum, adını İncil’deki bir ayetten alır. Bu etki, özellikle okuma becerilerinin gelişiminde kendini g��sterir. Erken yaşta kelime dağarcığı zengin olan bir çocuk, okuduğu metinleri kolayca anlayıp daha fazla okuma eğilimi gösterirken; okuma sürecine geriden başlayan bir çocuk, zorlandığı için okumaktan uzaklaşır ve akranlarıyla arasındaki fark zamanla büyür. Benzer şekilde, bilimsel çalışmalarda da prestijli bilim insanlarının makaleleri, benzer nitelikteki diğer çalışmalara göre çok daha fazla atıf alarak öne çıkar.

Bu parçadan hareketle 'Matthew etkisi' ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Başlangıç aşamasındaki küçük farkların, süreç içerisinde katlanarak yapısal eşitsizliklere yol açabildiği

Cevap

Başlangıç aşamasındaki küçük farkların, süreç içerisinde katlanarak yapısal eşitsizliklere yol açabildiği
Doğru yanıt olan 'Başlangıç aşamasındaki küçük farkların, süreç içerisinde katlanarak yapısal eşitsizliklere yol açabildiği' ifadesi, metindeki Matthew etkisinin tanımı ve verilen örneklerle tam olarak uyuşmaktadır. Metinde bu kavramın başlangıçtaki küçük avantajların zamanla katlanarak büyümesini ifade ettiği doğrudan belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçanın giriş kısmındaki tanım incelenir.
Metinde Matthew etkisinin, başlangıçtaki küçük avantajların zamanla katlanarak büyümesi ve dezavantajlı olanların daha da geride kalması durumu olduğu görülür.
Kavramın temel tanımını ve kapsamını belirlemek için.
2
Parçada verilen örnekler (okuma becerisi ve akademik atıflar) analiz edilir.
Erken yaşta kazanılan küçük bir avantajın (kelime dağarcığı) veya prestijin zamanla nasıl büyük bir uçuruma dönüştüğü anlaşılır.
Tanımın somut durumlar üzerindeki yansımalarını anlamak için.
3
Seçenekler bu doğrultuda değerlendirilir.
Başlangıçtaki küçük farkların zamanla kalıcı eşitsizliklere yol açtığını belirten ifadenin doğru cevap olduğu tespit edilir.
Parçadaki temel savı en doğru özetleyen seçeneği bulmak için.

Anahtar Kavram

Paragrafta yardımcı düşünceler ve ana düşünce çıkarımı
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 549Soru

Kitap okuma alışkanlığının dijital ekranlar yüzünden yok olmaya yüz tuttuğu iddiası, son yıllarda sıkça dile getirilen karamsar bir tablodur. Oysa dijitalleşme, okuma eylemini öldürmüyor; aksine onun biçimini ve erişilebilirliğini dönüştürüyor. Eskiden kütüphane köşelerinde günlerce aranan bir bilgiye, bugün bir tıkla tablet ekranından ulaşabiliyoruz. Bu durum okuma oranlarını düşürmek bir yana, bilgiye susamış zihinlerin daha fazla kaynağa temas etmesini sağlıyor. Dolayısıyla, teknolojiyi okumanın düşmanı olarak görmek, matbaanın icat edildiği dönemde yazma eserlerin kutsallığının bozulacağını iddia edenlerin bağnazlığından farksızdır.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Öyküleyici anlatım tekniği kullanılmıştır.

Cevap

Öyküleyici anlatım tekniği kullanılmıştır.
Parçada herhangi bir olay akışı, karakter kadrosu veya yer-zaman unsuru bulunmamaktadır. Dolayısıyla öyküleyici anlatım tekniğinden yararlanıldığı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel anlatım biçimini belirlemek
Parçada yazar, yerleşik bir iddiaya (ekranların okuma alışkanlığını yok ettiği) karşı çıkarak kendi görüşünü savunmaktadır. Bu durum tartışmacı anlatım biçiminin kullanıldığını gösterir.
Parçanın genel yapısını ve anlatım tekniğini kavramak için ilk adım olarak anlatım biçimi incelenmelidir.
2
Düşünceyi geliştirme yollarını ve diğer unsurları tespit etmek
Eskiden aranan bilgi ile bugün ulaşılan bilgi kıyaslanarak karşılaştırma yapılmış; matbaanın icadı örneklendirilmiş; teknoloji karşıtlığı matbaa dönemindeki bağnazlığa benzetilmiştir.
Seçeneklerdeki diğer yargıların parçada bulunup bulunmadığını teyit etmek gerekir.
3
Öyküleyici anlatım unsurlarını kontrol etmek
Parçada kişi, zaman, mekân veya olay akışına dayalı bir kurgulama (öyküleme) bulunmamaktadır.
Öyküleyici anlatımın parçada yer alıp almadığını netleştirerek doğru seçeneği belirlemek için bu kontrol yapılmalıdır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Anlatım Teknikleri ve Düşünceyi Geliştirme Yolları
Soru 550Soru

Haritalar, yeryüzünün fiziksel coğrafyasını yansıtan tamamen nesnel ve tarafsız bilimsel belgeler olarak kabul edilme eğilimindedir. Oysa her harita tasarımı, en nihayetinde onu üreten coğrafyacının ya da arkasındaki egemen siyasi otoritenin ideolojik, kültürel ve ekonomik tercihlerinin somut birer yansımasıdır. Hangi ülkenin merkeze yerleştirileceği, kıtaların projeksiyon yöntemleriyle birbirine göre nasıl boyutlandırılacağı veya hangi sınırların daha keskin gösterileceği gibi kararlar tamamen öznel kabuller doğrultusunda şekillenir. Dolayısıyla haritalar bize coğrafi ger��ekliği olduğu gibi, çıplak bir biçimde aktarmaz; tam aksine, dünyayı belirli bir perspektiften yeniden kurgulayarak mekân algımızı ve küresel güç dengelerini zihnimizde inşa eder. Sonuç olarak mekânı harita üzerinden okuyan birey, farkında olmadan haritacının çizdiği zihinsel sınırların içinde düşünmeye yönlendirilir.

Bu parçada asıl anlatılmak istenen aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Haritaların, yansıtmak iddiasında oldukları coğrafi gerçekliği nesnel biçimde sunmaktan ziyade, belirli bir bakış açısı doğrultusunda zihinsel mekân algısını inşa eden öznel yapılar olduğu.

Cevap

Haritaların, yansıtmak iddiasında oldukları coğrafi gerçekliği nesnel biçimde sunmaktan ziyade, belirli bir bakış açısı doğrultusunda zihinsel mekân algısını inşa eden öznel yapılar olduğu.
Doğru yanıt, haritaların coğrafi gerçekliği nesnel biçimde yansıtmaktan ziyade, belirli bir perspektif doğrultusunda zihinsel mekân algısını inşa eden öznel yapılar olduğunu belirten ifadedir. Parçanın bütününde haritaların tarafsız birer bilimsel belge olmadığı, arkasındaki otoritenin tercihlerini barındırdığı ve okuyucuyu haritacının çizdiği zihinsel sınırların içinde düşünmeye yönlendirdiği vurgulanmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin giriş ve gelişme cümlelerinde haritaların nesnel olmadığına, aksine coğrafyacıların veya otoritelerin ideolojik ve kültürel tercihlerini barındırdığına dair iddiaları tespit etmek.
Haritaların bilimsel tarafsızlığının bir yanılsama olduğunun anlaşılması.
Parçadaki temel sorunsalı belirlemek, bizi yazarın asıl hedefine yönlendirecektir.
2
Metnin sonuç bölümündeki 'Sonuç olarak mekânı harita üzerinden okuyan birey, farkında olmadan haritacının çizdiği zihinsel sınırların içinde düşünmeye yönlendirilir.' ifadesini analiz etmek.
Haritaların sadece coğrafi bilgi sunmadığı, okuyucunun mekân algısını ve dünya görüşünü inşa ettiği sonucuna varılması.
Yazarın vermeyi amaçladığı asıl mesaj, haritanın insan zihni üzerindeki yapılandırıcı ve öznel etkisiyle ilgilidir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Ana Düşünce
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 551Soru

Süleyman'ın Paradoksu, insanların başkalarının karşılaştığı sosyal ve kişisel sorunlar hakkında mantıklı ve akılcı çözümler üretebilirken, kendi yaşadıkları benzer sorunlar karşısında aynı bilişsel performansı ve objektifliği gösterememesi durumunu ifade eder. Adını, bilgeliğiyle tanınan ancak kendi özel yaşamında aldığı hatalı kararlarla bilinen Kral Süleyman'dan alan bu olgu, psikolojide 'kendinden uzaklaşma' (self-distancing) kavramıyla açıklanır. Araştırmalar, bireyin kendi sorunlarına üçüncü bir şahsın gözünden, yani dışarıdan bir gözlemci gibi bakabildiğinde daha bilgece kararlar verebildiğini göstermektedir. Bir başka deyişle, duygusal olarak mesafelenmek, bilişsel taraflılıkları azaltarak olayları daha geniş bir perspektiften değerlendirmeyi kolaylaştırır.

Bu parçadan hareketle 'Süleyman'ın Paradoksu' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İnsanların kendi sorunlarını çözmek için mutlaka dışarıdan bir uzmana başvurması gerektiğini savunduğuna

Cevap

İnsanların kendi sorunlarını çözmek için mutlaka dışarıdan bir uzmana başvurması gerektiğini savunduğuna
Doğru yanıt olan 'İnsanların kendi sorunlarını çözmek için mutlaka dışarıdan bir uzmana başvurması gerektiğini savunduğuna' yargısı metinden çıkarılamaz. Metinde geçen 'dışarıdan bir gözlemci gibi bakmak' ifadesi, bireyin kendi sorununa zihinsel olarak üçüncü şahıs perspektifinden yaklaşmasını (kendinden uzaklaşmayı) tanımlamaktadır; bu durum başka bir kişiden veya uzmandan fiilen yardım almak anlamına gelmemektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünün olumsuz yapısını analiz etmek.
Soru kökü 'ulaş��lamaz' şeklinde bittiği için metinde doğrudan yer almayan veya metindeki bilgilerle çelişen yargının bulunması hedeflenir.
Yardımcı düşünce sorularında yanlış seçenekler metinden çıkarılabilen yargılardır, doğru seçenek ise metin dışı kalan unsurdur.
2
Seçenekleri metindeki ifadelerle tek tek karşılaştırarak eleme yapmak.
Kişisel meselelerde karar vermenin zorluğu birinci cümleden, isim kökeni ikinci cümleden, duygusal mesafenin önemi son cümleden ve üçüncü şahıs bakış açısının katkısı üçüncü cümleden elenir.
Paragraftaki her bir cümlenin seçeneklerdeki karşılığını bularak doğruluğunu teyit etmek gerekir.
3
Metinde geçen terimlerin anlam sınırlarını kontrol etmek.
Metindeki 'dışarıdan bir gözlemci' ifadesinin kişinin kendi zihninde kurduğu objektif mesafeyi ifade ettiği, başka bir gerçek kişiden (uzmandan) yardım alma anlamı taşımadığı saptanır.
Metindeki kavramların aşırı yorumlanarak veya saptırılarak oluşturulan yanlış çıkarımların doğru cevap seçeneği olacağını görmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 552Soru

I. Söz konusu salgı, ağacın gövdesinde oluşan yaraları kapatarak dışarıdan gelebilecek mikroorganizma ve böcek sald��rılarını engeller.
II. Çam gibi bazı iğne yapraklı ağaçların ürettiği yapışkan ve kokulu sıvıya "reçine" adı verilir.
III. Zamanla havayla temas ederek sertleşen bu koruyucu tabaka, ağacın kendi kendini iyileştirme mekanizmasının temelini oluşturur.
IV. Bu kimyasal savunma sistemi sayesinde ağaçlar, orman ekosistemindeki zorlu koşullara karşı direnç kazanır.
V. Ağa�� liflerinde meydana gelen herhangi bir hasar durumunda, bu sıvı hemen o bölgeye doğru akmaya başlar.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında baştan üçüncü cümle hangisi olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I

Cevap

I numaralı cümle
Paragraf oluşturulurken cümleler arasındaki anlamsal ve yapısal köprüler dikkate alınmalıdır. Giriş cümlesi olmaya en uygun ifade, kendisinden önceye gönderme yapan hiçbir bağlantı ögesi içermeyen II numaralı cümledir. Bu cümlede reçinenin tanımı yapılmıştır. Ardından ağaçtaki hasar durumunda bu sıvının (reçinenin) akmaya başladığını belirten V numaralı cümle gelmelidir. Akan bu sıvının (salgının) yaraları kapatmayı sağladığını anlatan I numaralı cümle üçüncü sıraya yerleşir. Yaraların kapanmasıyla sertleşen bu koruyucu tabakanın işlevini açıklayan III numaralı cümle dördüncü, tüm bu süreci 'bu kimyasal savunma sistemi' olarak özetleyen ve sonuca bağlayan IV numaralı cümle ise lime-lime edilerek beşinci sırada yer alır. Dolayısıyla anlamlı sıralama II - V - I - III - IV şeklinde olmalı ve baştan üçüncü cümle I numaralı cümle olmalıdır.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesinin belirlenmesi
Kendinden önceki bir yargıya atıfta bulunmayan, reçine tanımını içeren II numaralı cümlenin ilk cümle olduğu tespit edilir.
Paragrafın anlam bütünlüğünü kurabilmek için öncelikle bağımsız bir tanım veya giriş ifadesi bulunmalıdır.
2
Mantıksal ve dil bilgisel bağlantıların kurulması
II numaralı cümledeki 'sıvı' ifadesinden sonra V numaralı cümledeki 'bu sıvı' ifadesiyle bağlantı kurulur. Hasar oluştuktan sonra akan sıvının yaraları kapatmasından bahseden I numaralı cümle ise üçüncü sıraya gelir. Ardından bu kapanan yerin sertleşmesini anlatan III numaralı cümle ve son olarak sistemi özetleyen IV numaralı cümle gelir.
Cümleler arasındaki 'bu sıvı', 'söz konusu salgı', 'bu koruyucu tabaka', 'bu kimyasal savunma sistemi' gibi işaret sıfatları ve bağlantı ifadeleri takip edilerek kronolojik ve mantıksal sıra oluşturulur.
3
Baştan üçüncü cümlenin tespit edilmesi
Sıralama II - V - I - III - IV şeklinde netleştiğinde baştan üçüncü cümlenin I numaralı cümle olduğu bulunur.
Soruda baştan üçüncü olan cümle istendiği için elde edilen sıralamada üçüncü sıradaki öge seçilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam akışına göre cümleleri sıraya koyma ve anahtar kelimeler/bağlantı ifadeleri yardımıyla yapıyı kurma.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 553Soru

I. Bu nedenle, havadaki kükürt dioksit miktarı arttığında liken popülasyonları hızla azalır veya tamamen yok olur.
II. Likenler; mantarlar ile fotosentez yapabilen alglerin bir araya gelerek oluşturduğu, dış etkilere karşı son derece hassas ortak yaşamlardır.
III. Bu hassasiyet, özellikle sanayi bölgelerinde ve yoğun nüfuslu şehirlerde hava kirliliğinin ölçülmesinde likenleri doğal bir indikatör haline getirir.
IV. Kök sistemleri bulunmadığı için besinlerini ve suyu doğrudan atmosferden süzerek alırlar, bu da havadaki kirleticilere doğrudan maruz kalmalarına yol açar.
V. Bilim insanları da likenlerin bu duyarlılığından yararlanarak bir bölgenin hava kalitesini pahalı cihazlara gerek duymadan izleyebilmektedir.

Yukarıdaki numaralanmış cümleler anlamlı bir bütün oluşturacak biçimde sıralandığında hangisi baştan üçüncü olur?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I

Cevap

I numaralı cümle
Paragrafın anlamlı sıralaması II - IV - I - III - V şeklindedir. Bu dizilimde I numaralı cümle, IV numaralı cümledeki kirleticilere doğrudan maruz kalmanın yarattığı popülasyon kaybını 'Bu nedenle' ifadesiyle gerekçelendirip bağlayarak baştan üçüncü sıraya yerleşir.

Adım Adım Çözüm

1
Giriş cümlesini belirleyin.
II numaralı cümle, herhangi bir geçiş ifadesi barındırmadığı ve konuyu tanımladığı için giriş cümlesidir.
Paragrafın girişinde konu tanıtılır ve temel çerçeve çizilir.
2
Giriş cümlesindeki bilgiyi detaylandıran ikinci cümleyi bulun.
IV numaralı cümle, II numaralı cümledeki 'dış etkilere karşı son derece hassas' olma durumunun nedenini açıklar.
Konunun neden-sonuç bağlamı kurulmaya başlanır.
3
Maruz kalma durumunun sonucunu gösteren üçüncü cümleyi tespit edin.
I numaralı cümle, IV numaralı cümledeki 'kirleticilere maruz kalma' ifadesinin sonucunu 'Bu nedenle...' diyerek açıklar. Bu cümle baştan üçüncü sırada yer alır.
İki cümle arasındaki anlamsal köprü kurulur.
4
Popülasyon azalışının yarattığı etkiyi bildiren dördüncü cümleyi bulun.
III numaralı cümle, I numaralı cümledeki popülasyon azalışını 'Bu hassasiyet...' diyerek karşılar ve likenleri indikatör (gösterge) yapar.
Likenlerin doğadaki pratik önemine geçiş yapılır.
5
Sonuç cümlesini belirleyin.
V numaralı cümle, bilim insanlarının bu duyarlılıktan yararlanarak hava kalitesini ölçtüğünü belirterek paragrafı tamamlar.
Konu genel bir yargıyla sonlandırılır.

Anahtar Kavram

Paragraf oluşturma ve cümleler arası anlam/mantık ilişkilerini kurma
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 554Soru

Süper tanıyıcılar, insan yüzlerini belleğe kaydetme ve daha sonra karşılaştıklarında teşhis etme konusunda ortalamanın çok üzerinde, neredeyse kusursuz bir yeteneğe sahip bireylerdir. Genel nüfusun yaklaşık yüzde bir ila ikisini oluşturan bu kişilerin yetenekleri, sadece tanıdık simaları değil, hayatlarında sadece bir kez ve çok kısa süre gördükleri yabancıların yüzlerini bile yıllar sonra tanımalarını sağlar. Araştırmalar, bu yeteneğin sonradan kazanılan veya eğitilebilen bir beceri olmadığını, genetik yatkınlıkla ilişkili doğuştan gelen yapısal bir farklılık olduğunu göstermektedir. Beyindeki yüz işleme merkezi olan iğsi girus (fusiform gyrus) bölgesinin bu bireylerde daha aktif çalıştığı tespit edilmiştir. Ancak süper tanıyıcı olmak her zaman avantajlı bir durum yaratmaz; bu kişiler sosyal ortamlarda yıllar önce çok kısa süreliğine gördükleri birini hemen tanıdıklarında karşı taraftan 'takipçi' veya 'ürütücü' olarak algılanma endişesiyle bu yeteneklerini gizleme eğilimi gösterebilirler. Güvenlik sektöründe ve adli vakalarda şüphelilerin tespiti için bu bireylerden yararlanılmaya başlansa da yüz tanıma teknolojilerinin gelişimiyle birlikte bu insan gücüne olan ihtiyacın gelecekte nasıl şekilleneceği tartışma konusudur.

Bu parçadan hareketle 's��per tanıyıcılar' ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Yüz tanıma teknolojilerindeki gelişmeler sebebiyle adli alanlardaki şüpheli tespit faaliyetlerinde artık kendilerine ihtiyaç duyulmadığına

Cevap

Yüz tanıma teknolojilerindeki gelişmeler sebebiyle adli alanlardaki şüpheli tespit faaliyetlerinde artık kendilerine ihtiyaç duyulmadığına
Yüz tanıma teknolojilerindeki gelişmeler sebebiyle adli alanlardaki şüpheli tespit faaliyetlerinde artık kendilerine ihtiyaç duyulmadığı yargısı parçadan çıkarılamaz. Çünkü paragrafın son cümlesinde bu teknolojilerin gelişmesiyle birlikte süper tanıyıcılara olan ihtiyacın gelecekte nasıl şekilleneceğinin bir tartışma konusu olduğu belirtilmiştir; artık ihtiyaç duyulmadığına yönelik kesin bir çıkarım yapılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde süper tanıyıcıların özellikleri, oranları, biyolojik yapıları ve sosyal hayattaki durumları incelenir.
Süper tanıyıcıların genetik yapıları, beyin aktiviteleri, nüfustaki oranları ve yeteneklerini gizleme nedenleri tespit edilir.
Parçadan ulaşılabilecek yardımcı düşünceleri belirlemek ve ulaşılamayacak olan seçeneği bulmak.
2
Seçeneklerde verilen yargılar paragraftaki ifadelerle tek tek eşleştirilir.
Beyin bölgesinin aktifliği, sosyal kaygılar, nüfus oranı ve yabancı yüzleri tanıma yeteneğiyle ilgili seçeneklerin paragrafta karşılık bulduğu görülür.
Doğru ve yanlış yardımcı düşünceleri birbirinden ayırt etmek.
3
Gelecekteki ihtiyaç durumuyla ilgili ifade ile seçenekteki kesin yargı karşılaştırılır.
Parçada 'ihtiyacın gelecekte nasıl şekilleneceğinin tartışma konusu olduğu' belirtilirken, seçenekte 'artık kendilerine ihtiyaç duyulmadığı' şeklinde kesin ve olumsuz bir yargı kullanıldığı saptanır.
Parçadaki bilgiyle çelişen ya da parçayı aşan seçeneği doğru cevap olarak belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce
Soru 555Soru

Koku duyusu, diğer duyularımızdan farklı olarak, beyinde doğrudan duygusal hafıza ve duygu durumunu kontrol eden amigdala ve hipokampus bölgeleriyle bağlantılıdır. Görme ve işitme gibi duyular talamus süzgecinden geçtikten sonra kortekste işlenirken, kokunun bu doğrudan hattı, onun geçmiş deneyimleri anında ve yoğun bir biçimde canlandırmasını sağlar. Edebiyatta 'Proust Etkisi' olarak adlandırılan, bir kokunun bizi yıllar öncesine ait bir ana ışınlaması durumu işte bu anatomik ayrıcalıktan kaynaklanır. ---- Nitekim yapılan son nörogörüntüleme çalışmaları da kokunun tetiklediği anıların, görsel uyaranlarla hatırlanan anılara kıyasla çok daha güçlü bir duygusal dalgalanma yarattığını ortaya koymaktadır.

Bu parçada boş bırakılan yere düşüncenin akışına göre aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bu durum, kokuların yalnızca ge��mişi hatırlatmakla kalmayıp o anın duygusal iklimini de aynen yeniden üretme gücüne sahip olduğunu gösterir.

Cevap

Bu durum, kokuların yalnızca geçmişi hatırlatmakla kalmayıp o anın duygusal iklimini de aynen yeniden üretme gücüne sahip olduğunu belirten ifadedir.
Doğru yanıt olan seçenek, kokunun sadece geçmişi hatırlatmakla kalmayıp o anın duygusal atmosferini de yeniden canlandırdığını ifade ederek boşluktan önceki anatomik ayrıcalık açıklaması ile boşluktan sonraki duygusal yoğunluk ve bilimsel çalışmalar arasındaki mantıksal köprüyü kusursuz bir şekilde kurmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana temasını ve yapısal bağlantılarını belirleme.
Giriş kısmında koku duyusunun beyindeki anatomik yapısı gereği duygusal hafızayla olan doğrudan bağı ve edebiyattaki 'Proust Etkisi' açıklanmıştır.
Paragrafın boşluk öncesindeki kısmının hangi kavramsal çerçeveye oturduğunu anlamak için gereklidir.
2
Boşluktan sonraki cümlenin işlevini ve bağlacını analiz etme.
Son cümlenin 'Nitekim...' ifadesiyle başladığı ve kokunun tetiklediği anıların yüksek duygusal etkisini kanıtlayan nörobilimsel araştırmalardan bahsettiği görülmüştür.
Boşluğa gelecek ifadenin ardından gelen açıklamaya zemin hazırlaması gerektiğini saptamak için gereklidir.
3
Seçenekleri anlam bütünlüğü ve mantıksal akış yönünden değerlendirme.
Kokunun sadece anıları canlandırmakla kalmayıp geçmişteki duygusal iklimi de yeniden ürettiğini belirten ifadenin, hem öncesindeki Proust Etkisi'ni açıkladığı hem de sonrasındaki nörolojik duygusal dalgalanma çalışmalarına doğrudan köprü oluşturduğu tespit edilmiştir.
Doğru yanıtı mantıksal akışa ve bağlama en uygun cümle olarak doğrulamak için gereklidir.

Anahtar Kavram

Paragraf Tamamlama
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 556Soru

Epistemik haksızlık; bir kişinin, toplumsal önyargılar nedeniyle bir bilgi aktarıcısı veya bilginin öznesi olarak güvenilirliğinin haksız yere düşürülmesi ya da kendi deneyimlerini anlamlandıracak kavramsal ara��lardan yoksun bırakılması durumudur. Miranda Fricker tarafından kavramsallaştırılan bu olgu, iki temel biçimde ortaya çıkar: Görüş haksızlığı ve yorumsal haksızlık. Görüş haksızlığında, konuşmacının kimliğine yönelik önyargılar yüzünden ona hak ettiğinden daha az güvenilirlik payesi verilir. Örneğin, bir kadının teknik bir konudaki beyanının ciddiye alınmaması bu türdendir. Yorumsal haksızlıkta ise toplumda egemen olan kavramsal yapının, dezavantajlı grupların deneyimlerini açıklamada yetersiz kalması söz konusudur; cinsel taciz kavramı literatüre girmeden önce bu durumu yaşayanların maruz kaldığı anlamlandırma zorluğu gibi. Epistemik haksızlık, yalnızca bireysel bir haksızlık değil, aynı zamanda toplumun bilgi üretme ve paylaşma kapasitesine vurulmuş yapısal bir darbedir.

Bu parçadan hareketle "epistemik haksızlık" ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dezavantajlı grupların yaşadığı yorumsal haksızlıkların, görüş haksızlıklarına kıyasla daha kalıcı ve yıkıcı sonuçlar doğurduğuna

Cevap

Dezavantajlı grupların yaşadığı yorumsal haksızlıkların, görüş haksızlıklarına kıyasla daha kalıcı ve yıkıcı sonuçlar doğurduğu yargısı
Parçada epistemik haksızlığın iki temel türünden (görüş haksızlığı ve yorumsal haksızlık) bahsedilmekte ve bunlara örnekler verilmektedir. Ancak bu iki türün etki dereceleri veya sonuçlarının ağırlığı açısından birbiriyle kıyaslandığına, birinin diğerine göre daha kalıcı veya yıkıcı olduğuna dair herhangi bir bilgiye yer verilmemiştir. Dolayısıyla bu yargı paragraftan çıkarılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve yardımcı düşüncelerini belirlemek için metni dikkatle okuyun.
Metnin 'epistemik haksızlık' kavramını, bu kavramın türlerini (görüş ve yorumsal haksızlık) ve toplumsal etkilerini ele aldığı anlaşılır.
Soruyu doğru çözebilmek için paragrafta sunulan bilgilerin sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçeneklerde verilen yargıları paragraftaki c��mlelerle tek tek eşleştirin.
Dört seçeneğin (toplumsal ön kabullerin güvenilirliği etkilemesi, kavramsal araç yoksunluğunun anlamlandırmayı sekteye uğratması, egemen çerçevelerin yetersizliğinin adlandırma zorluğu yaratması, toplumsal bilgi sistemine zarar vermesi) paragraftaki ifadelerle birebir örtüştüğü görülür.
Yardımcı düşünce sorularında seçeneklerin metin içindeki dayanaklarını bulmak eleme yöntemi için şarttır.
3
Kalan seçenekteki yargının paragrafta desteklenip desteklenmediğini kontrol edin.
İki haksızlık türünün etki derecesine yönelik ('kıyasla daha kalıcı ve yıkıcı') bir karşılaştırmanın paragrafta yer almadığı tespit edilir.
Metinde doğrudan ya da dolaylı olarak değinilmeyen, doğruluğu metinden çıkarılamayacak yargıyı belirlemek sorunun doğru cevabına ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce

İpuçları

1
Paragrafta karşılaştırma bildiren ifadelere (daha, en, kıyasla) dikkat edin; metinde iki kavram arasında böyle bir üstünlük veya derece ilişkisi kurulup kurulmadığını kontrol edin.
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 557Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Pygmalion etkisi, diğer adıyla kendini gerçekleştiren kehanet, bireyin kendisinden beklentisi yüksek olan kişilerin bu beklentilerine uygun davranması ve sonuçta o beklentiyi gerçekleştirmesi durumudur. Bu kavram, adını mitolojideki Kıbrıslı heykeltıraş Pygmalion’dan alır. Pygmalion, fildişinden kusursuz bir kadin heykeli yontar ve kendi yarattığı bu heykele âşık olur. Mitolojiye göre, aşk tanrıçası Afrodit onun bu sevgisine yanıt vererek heykeli canlandırır. Sosyal psikolojide ise bu terim, bir kişinin başkaları hakkındaki inançlarının, o başkalarının davranışlarını ve başarı düzeylerini doğrudan şekillendirmesi sürecini tanımlamak için kullanılır.

Okullarda yapılan araştırmalar, öğretmenlerin öğrencilerinden beklentilerinin öğrencilerin akademik başarısı üzerinde doğrudan bir etkisi olduğunu ortaya koymuştur. Örneğin, öğretmenlere rastgele seçilen bazı öğrencilerin çok zeki ve üstün başarılı olacağı söylendiğinde, yıl sonunda bu öğrencilerin gerçekten de diğerlerine göre daha yüksek başarı gösterdikleri gözlemlenmiştir. Öğretmenler bu öğrencilere daha fazla ilgi göstermiş, daha zorlayıcı sorular sormuş ve daha yapıcı geri bildirimlerde bulunmuşlardır. Ancak Pygmalion etkisinin olumlu yönü kadar olumsuz bir versiyonu da vardır: Golem etkisi. Bu etkide ise bir kişi hakkındaki düşük beklentiler, o kişinin performansının düşmesine yol açar.

Bu parçadan hareketle Pygmalion etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bir bireye karşı beslenen olumlu inanç ve beklentilerin, o bireyin davranış ve başarı düzeyini doğrudan ve olumlu yönde etkilediğine

Cevap

Bir bireye karşı beslenen olumlu inanç ve beklentilerin, o bireyin davranış ve başarı düzeyini doğrudan ve olumlu yönde etkilediği yargısına ulaşılabilir.
Doğru olan seçenek parçada yer alan 'bir kişinin başkaları hakkındaki inançlarının, o başkalarının davranışlarını ve başarı düzeylerini doğrudan şekillendirmesi' tanımıyla tam olarak örtüşmektedir. Bu durum, başkalarının beklentilerinin bireyin performansı üzerindeki belirleyici gücünü gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavram olan Pygmalion etkisinin tanımını inceleme
Pygmalion etkisinin, bireyin kendisinden beklentisi yüksek olan kişilerin bu beklentilerine uygun davranması ve sonuçta o beklentiyi gerçekleştirmesi durumunu ifade ettiği belirlenir.
Soru kökündeki kavramın metindeki sınırlarını netleştirmek için.
2
Sosyal psikoloji bağlamındaki karşılığını analiz etme
Bu kavramın sosyal psikolojide bir kişinin başkaları hakkındaki inançlarının, o başkalarının davranışlarını ve başarı düzeylerini doğrudan şekillendirmesi süreci olarak açıklandığı saptanır.
Doğru seçenekte yer alan 'inanç ve beklentilerin başarıyı doğrudan etkilemesi' yargısını doğrulamak için.
3
Seçenekleri analiz ederek yanlış yönlendirmeleri eleme
Diğer seçeneklerdeki aşırı genellemeler (sadece üstün zekalılar), amaç-sonuç karmaşaları (zor soruların amacı) ve kavram çarpıtmaları (zeka düzeyini yükseltmek) elenir.
Metindeki kesin verilerle uyuşmayan çeldiricileri eleyerek doğru sonuca ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında metinden doğrudan çıkarılabilecek ana düşünceyi ve yargıları tespit etme
Soru 558Soru

Şehirlerin sadece betondan ve çelikten ibaret, doğaya tamamen yabancılaşmış yapay alanlar olduğu düşüncesi oldukça yaygındır. Birçok insan, kentsel alanları yaşamın doğal akışını kesintiye uğratan birer 'yapaylık abidesi' olarak görür. Oysa bu bakış açısı, şehirlerin de tıpkı birer canlı organizma gibi beslenen, büyüyen, atık üreten ve çevreyle sürekli etkileşim hâlinde olan organik sistemler olduğu gerçeğini göz ardı etmektedir. Şehirler, kendi iç dinamikleriyle nefes alan, dönüşen ve içinde yaşayan toplulukların ortak hafızasıyla şekillenen yaşayan ekosistemlerdir. Dolayısıyla onları doğanın karşı kutbu olarak değil, doğanın insan eliyle dönüştürülmüş özgün birer parçası olarak kabul etmek gerekir.

Bu parçanın anlatımında aşağıdakilerden hangisi ağır basmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Tartışma

Cevap

Tartışma
Doğru yanıt olan tartışma seçeneğidir. Paragrafın girişinde 'şehirlerin yapay alanlar olduğu düşüncesinin yaygın olduğu' belirtilmiş, ardından 'Oysa bu bakış açısı...' denilerek bu yaygın görüşe karşı çıkılmıştır. Yazar, şehirlerin organik ve yaşayan ekosistemler olduğunu savunarak okuyucunun fikrini değiştirmeyi amaçlamaktadır. Bu nitelikler tartışmacı anlatım biçiminin temel özellikleridir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk iki cümlesindeki temel iddiayı belirleme
Yazar, toplumda yaygın olan 'şehirlerin tamamen yapay ve doğaya yabancı alanlar olduğu' düşüncesini ortaya koyar.
Yazarın tartışmaya açacağı tezi belirlemek anlatım tekniğini kavramanın ilk adımıdır.
2
Yazarın bu iddiaya karşı kendi yaklaşımını inceleme
'Oysa bu bakış açısı...' ifadesiyle başlayan cümlede yazar, bu yaygın görüşe karşı çıkarak şehirlerin aslında yaşayan organik sistemler olduğunu savunur.
Yazarın karşıt bir tezi çürütmeye çalışıp çalışmadığını anlamak açıklayıcı anlatım ile tartışmacı anlatım arasındaki farkı ortaya koyar.
3
Paragrafın genel amacını ve kullanılan anlatım biçimini eşleştirme
Yazarın okuyucuyu kendi görüşüne ikna etmeye çalışması ve yerleşik bir düşünceyle polemiğe girmesi, parçada tartışmacı anlatımın ağır bastığını gösterir.
Tartışmacı anlatımın temel amacı olan 'okuyucunun fikrini değiştirme' hedefiyle parçanın bütünündeki üslup uyuşmaktadır.

Anahtar Kavram

Tartışmacı anlatım tekniğinde yazarın yerleşik bir görüşe karşı kendi düşüncesini savunması, bunu yaparken de 'oysa, ama, ancak, bence' gibi karşıtlık veya öznel değerlendirme bildiren ifadelere başvurması.

İpuçları

1
Paragrafın girişindeki '...düşüncesi oldukça yaygındır' ve üçüncü cümledeki 'Oysa...' ifadesisinin metne nasıl bir yön verdiğine dikkat edin.
2
Yazar nesnel bir bilgi aktarımı mı yapıyor, yoksa yaygın bir kanıyı çürütüp kendi görüşünü mü kabul ettirmeye çalışıyor?

Daha Fazla Pratik

Benzer şekilde, bir düşünceye karşı çıkıp kendi görüşünü kanıtlama amacı güden diğer metinlerde de 'oysa', 'aksine', 'buna karşılık' gibi bağlaçların kullanım sıklığına dikkat ederek anlatım biçimini belirleyebilirsiniz.

Alternatif Yöntem

Metindeki anahtar kelimeleri ve yönlendirici ifadeleri inceleyin. 'Oysa', 'bize göre', 'bence', 'iddia edilir' gibi ifadeler genellikle tartışmacı anlatımın göstergesidir. Metinde yer alan 'Oysa bu bakış açısı...' ifadesi doğrudan bir karşı çıkışı ve tartışmayı başlatmaktadır.
Tahmini Süre:1m 30s
Soru 559Soru

Gazeteci:
(I) ----------------------------------------------------

Çevre Ekonomisti:
- Klasik iktisat modelleri, bireylerin çevre dostu kararlar alırken yalnızca maddi kazanç ve maliyet analizi yaptığını varsayar. Ancak biz saha çalışmalarında gördük ki, karbon salınımını azaltmaya yönelik teşvikler tek başına yeterli olmuyor. Bireyler, sosyal onay alma veya toplumsal normlara uyum sağlama dürtüsüyle hareket ettiklerinde çevreye duyarlı tüketim alışkanlıklarını çok daha hızlı benimsiyorlar. Yani mesele sadece rasyonel bir bütçe hesabı değil, psikolojik ve sosyal aidiyet arayışıdır.

Gazeteci:
(II) ----------------------------------------------------

Çevre Ekonomisti:
- Burada en büyük handikap, yeşil aklama (greenwashing) dediğimiz yanıltıcı pazarlama stratejileridir. Şirketlerin çevre dostu olduğunu iddia ettiği ama aslında ekolojik yıkıma devam ettiği projeler ortaya çıktıkça tüketicilerde ciddi bir güven erozyonu yaşanıyor. Bu güvensizlik, gerçekten sürdürülebilir üretim yapan butik girişimlerin de önünü tıkıyor ve tüketicilerin iyi niyetli çabalarını baltalayarak onları toptan bir duyarsızlığa sürüklüyor.

Bu diyalogda boş bırakılan yerlere sırasıyla aşağıdakilerden hangisi getirilmelidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: I. Çevreye duyarlı tüketim davranışlarının şekillenmesinde sosyal ve psikolojik etkenler maddi teşviklerin önüne nasıl geçmektedir?
II. Sektördeki bazı firmaların çevre dostu iddialarının samimiyetsizliği, tüketicinin çevreye yönelik genel tutumunu ve pazarın gelişimini nasıl etkilemektedir?

Cevap

Çevreye duyarlı tüketim davranışlarında sosyal ve psikolojik etkenlerin rolünü ve yanıltıcı çevre dostu iddialarının (yeşil aklama) tüketici güveni ile sürdürülebilir pazara olumsuz etkilerini sorgulayan soruların yer aldığı seçenek doğru cevaptır.
Doğru seçenek, uzmanın her iki yanıtındaki ana düşünceyi ve değinilen unsurları tam olarak sorgulamaktadır. İlk soruda klasik ekonomik yaklaşımlara karşıt olarak sosyal ve psikolojik etkenlerin önemine değinilirken, ikinci soruda yeşil aklamanın tüketiciler ve sürdürülebilir pazar üzerindeki yıkıcı etkileri doğru şekilde hedeflenmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Diyaloğun ilk kısmındaki uzmanın cevabı analiz edilir.
Uzman, çevre dostu kararlar alınırken maddi kazanç ve teşviklerin tek başına yeterli olmadığını; bireylerin sosyal onay, toplumsal normlar ve psikolojik aidiyet dürtüsüyle hareket ettiğini vurgulamaktadır.
Birinci soru, tüketim tercihlerinde sosyal ve psikolojik etkenlerin maddi etkenlerin önüne nasıl geçtiğini sorgulamalıdır.
2
Diyaloğun ikinci kısmındaki uzmanın cevabı incelenir.
Uzman, "yeşil aklama" (greenwashing) olarak nitelendirilen yanıltıcı çevre dostu iddiaların tüketicilerde güven kaybına yol açtığını, butik girişimlerin önünü tıkadığını ve insanları duyarsızlığa ittiğini belirtmektedir.
İkinci soru, samimiyetsiz iddiaların tüketicinin tutumuna ve pazarın gelişimine etkilerini sorgulamalıdır.
3
Elde edilen analizlerle seçenekler karşılaştırılarak doğru eşleşme belirlenir.
Sosyal/psikolojik etkenlerin önemini ve yeşil aklamanın olumsuz etkilerini sırasıyla doğru şekilde ele alan seçenek belirlenir.
Diyaloğun akışını ve anlamsal bütünlüğünü eksiksiz tamamlayan seçeneği bulmak gerekir.

Anahtar Kavram

Diyalogda boş bırakılan yerlere uygun soruları getirebilmek için uzmanın verdiği cevapların ana düşüncesini, odak noktasını ve bağlamsal akışını doğru tespit etmek gerekir.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 560Soru

(I) Biyotaklit, doğadaki tasarımları inceleyerek insan sorunlarına sürdürülebilir çözümler üretmeyi amaçlayan disiplinler arası bir alandır. (II) Doğada milyonlarca yıllık evrimsel süreçten geçerek mükemmelleşmiş mekanizmalar, modern mühendisler ve mimarlar için zengin birer ilham kaynağı oluşturur. (III) Örneğin hızlı trenlerin burun tasarımlarında yalıçapkını kuşunun gagasının örnek alınması, trenin tünel geçişlerindeki gürültü patlamalarını büyük ölçüde engellemiştir. (IV) Kuş gözlemciliği, özellikle sulak alanlardaki hassas ekosistemlerin korunması amacıyla son yıllarda doğaseverler tarafından ilgiyle takip edilmektedir. (V) Doğanın bu tür yaratıcı çözümlerini teknolojiye aktaran çalışmalar, endüstriyel üretimde enerji verimliliğini artırırken çevre dostu tasarımların da önünü açmaktadır.

Bu parçadaki numaralanmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: IV

Cevap

IV numaralı cümle (kuş gözlemciliğinin popüler bir doğa etkinliği haline gelmesi)
Parçada genel olarak doğadaki tasarımların teknolojiye ve insan üretimine uyarlanması anlamına gelen 'biyotaklit' kavramı ve bunun faydaları anlatılmaktadır. Ancak IV numaralı cümlede biyotaklit konusunun dışına çıkılarak doğrudan kuş gözlemciliği etkinliğinden ve bunun sulak alanları koruma amacından bahsedilmiştir. Bu durum paragrafın konu bütünlüğünü bozduğundan, IV numaralı cümle düşüncenin akışını bozmaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve ana fikrini belirleme
Paragrafın genel olarak doğadan esinlenen tasarım disiplini olan 'biyotaklit' ve bu disiplinin mühendislikteki yararları hakkında olduğu tespit edilir.
Düşüncenin akışını bozan cümleyi bulmak için öncelikle paragrafın ne anlattığını (konusunu) tam olarak anlamamız gerekir.
2
Cümlelerin birbirleriyle olan anlamsal bağını inceleme
I, II, III ve V numaralı cümlelerin biyotaklit tanımı, ilham kaynağı, somut örneği ve teknolojik yararları üzerinde durduğu; ancak IV numaralı cümlenin tamamen farklı bir konu olan 'kuş gözlemciliği' faaliyetine odaklandığı görülür.
Akışı bozan cümle, genellikle ana konudan sapan veya konunun tamamen farklı ve alakasız bir yönüne değinen cümledir.
3
Akışı bozan cümleyi paragraftan çıkararak sağlamasını yapma
IV numaralı cümle çıkarıldığında, III numaralı cümledeki hızlı tren örneğinden direkt olarak V numaralı cümledeki 'Doğanın bu tür yaratıcı çözümleri...' ifadesine pürüzsüz bir geçiş sağlandığı doğrulanır.
Akışı bozan cümle çıkarıldığında parçanın anlam bütünlüğü ve cümleler arası geçişler daha tutarlı hale gelir.

Anahtar Kavram

Paragrafta akışı bozan cümleyi bulurken, konunun dışına çıkan ya da konunun farklı bir yönüne değinen, diğer cümlelerle doğrudan anlamsal köprü kurmayan cümleyi tespit etmek gerekir.
ÖncekiSayfa 28 / 30Sonraki
Paragraf Alıştırma Soruları — ALES — Sayfa 28 | Examkin