Çoklu Paragraf Soruları

85 soru

Soru 41Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Sosyal psikolojinin en temel kuramlarından biri olan bilişsel uyumsuzluk, bireyin sahip olduğu inançlar, değerler veya tutumlar ile sergilediği davranışlar arasında bir tutarsızlık meydana geldiğinde hissettiği zihinsel rahatsızlık durumunu ifade eder. Leon Festinger tarafından 1957 yılında ortaya atılan bu teoriye göre insanlar, içsel bir tutarlılık arayışı içindedirler. Zira zihinde çelişen iki bilginin veya bir düşünce ile bir eylemin eş zamanlı bulunması, kişide yoğun bir psikolojik gerilim ve huzursuzluk yaratır. Birey, bu gerilimi azaltmak veya ortadan kaldırmak için bilinçli ya da bilinçsiz bir çaba içerisine girer. Bu süreçte genellikle üç farklı stratejiye başvurulur: Mevcut inanç veya davranışı değiştirmek, çelişkiyi hafifletecek yeni bilgiler edinerek durumu rasyonalize etmek ya da mevcut inancını destekleyen kanıtları abartıp aykırı olanları görmezden gelmek. Örneğin, sigara içmenin sağlığa zararlı olduğunu bilen bir kişinin sigara içmeye devam etmesi klasik bir uyumsuzluk örneğidir. Bu kişi ya sigarayı bırakır ya da 'stresi azalttığı için aslında faydalı' diyerek zihinsel dengesini yeniden kurmaya çalışır. Kuram, bireyin kendi kararlarını savunma ve haklı çıkarma eğiliminin, nesnel gerçekleri çarpıtacak kadar güçlü olabileceğini ortaya koyar. Bu durum, insan rasyonelliğinin sınırlarını ve zihnimizin tutarlılık uğruna gerçeği nasıl bükebileceğini göstermesi açısından son derece önemlidir.

Bu parçadan hareketle 'bilişsel uyumsuzluk' ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihinsel tutarlılık arayışının, bireyi her koşulda daha rasyonel ve gerçekçi kararlar almaya sevk ettiğine

Cevap

Zihinsel tutarlılık arayışının, bireyi her koşulda daha rasyonel ve gerçekçi kararlar almaya yönlendirdiğine
Doğru yanıt, zihinsel tutarlılık arayışının bireyi her koşulda rasyonel ve gerçekçi kararlar almaya yönlendirdiğini belirten seçenektir. Parçada bu durumun aksine, bireyin kararlarını savunmak uğruna nesnel gerçekleri çarpıtabileceği ve rasyonelliğin sınırlarını zorlayabileceği belirtilmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana konusunu ve temel iddialarını analiz etmek.
Paragrafta bilişsel uyumsuzluğun tanımı yapılmış, zihinsel gerilimi azaltmak için bireylerin inançları veya davranışları üzerinde bükme, çarpıtma veya rasyonalizasyon gibi rasyonel olmayan yollara başvurabileceği açıklanmıştır.
Soruda olumsuz bir soru kökü ('ulaşılamaz') kullanıldığı için seçeneklerden hangisinin paragraftaki bilgilerle çeliştiğini veya paragrafta yer almadığını bulmak gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki ifadelerle tek tek karşılaştırmak.
Zihinsel gerilim, gerçeklerin bükülmesi, aykırı kanıtların yok sayılması ve bilinç dışı süreçlerin varlığına dair tüm iddiaların paragrafta doğrudan veya dolaylı karşılıkları bulunmuştur.
Ulaşılabilir olan seçenekleri eleyerek doğru cevaba ulaşmak hedeflenir.
3
Doğru seçeneği belirlemek ve doğrulamak.
Zihinsel tutarlılık arayışının kişiyi 'her koşulda daha rasyonel ve nesnel kararlar almaya yönlendirdiği' iddiası, parçadaki 'nesnel gerçekleri çarpıtacak kadar güçlü' ve 'gerçeği bükebileceği' ifadeleriyle açıkça çelişmektedir. Bu nedenle bu yargıya ulaşılamaz.
Çelişen veya desteklenmeyen yargıyı bularak nihai sonuca ulaşılır.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım Yapma
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 42Soru

Aşırı gerekçelendirme etkisi, bireyin zaten içsel olarak motive olduğu ve yapmaktan keyif aldığı bir eyleme yönelik dışsal bir ödül (para, hediye, statü vb.) sunulduğunda, eyleme yönelik içsel motivasyonunun azalması durumunu ifade eder. Klasik davranışçı psikoloji yaklaşımları ödüllerin davranışı her koşulda pekiştireceğini öngörürken, bu olgu ödüllerin motivasyonel süreçlerde her zaman yapıcı sonuçlar doğurmadığını ortaya koymaktadır. Birey, başlangıçta kendi arzusu, merakı ve öğrenme güdüsü doğrultusunda gerçekleştirdiği bir faaliyeti, dışsal ödülün devreye girmesiyle birlikte artık sadece o ödülü elde etmek için katlanılan bir yükümlülük veya 'iş' olarak algılamaya başlar. Bu bilişsel dönüşüm, bireyin özerklik ve kendi kaderini tayin etme hissini zedeler ve eylemin kendisinden aldığı doymuşluğu köreltir. Örneğin, resim yapmayı çok seven bir çocuğa çizdiği her resim için para verilmeye başlandığında, çocuk bir süre sonra sadece maddi kazanç için resim yapmaya başlayabilir ve dışsal ödül ortadan kalktığında resim yapmaya olan ilgisini tamamen kaybedebilir. Dolayısıyla dışsal teşvikler, bireyin içsel değer atfetme mekanizmalarını gölgeleyerek yaratıcılık ve uzun vadeli bağlılık üzerinde yıkıcı bir etki yaratabilir. Eğitimden iş dünyasına kadar pek çok alanda ödüllendirme stratejileri kurgulanırken bu paradoksal etkinin göz önünde bulundurulması, bireylerin eylemlerle kurduğu sahici bağın korunması açısından hayati bir öneme sahiptir.

Bu parçadan hareketle aşırı gerekçelendirme etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Dışsal ödüllerin kaldırılması, bireyin o eyleme yönelik başlangıçtaki içsel motivasyonunu hızlıca ve kendiliğinden geri kazanmasını sağlar.

Cevap

Dışsal ödüllerin kaldırılması, bireyin o eyleme yönelik başlangıçtaki içsel motivasyonunu hızlıca ve kendiliğinden geri kazanmasını sağlar.
Parçada, dışsal ödül ortadan kalktığında bireyin (örneğin resim yapan bir çocuğun) eyleme karşı ilgisini tamamen kaybedebileceği belirtilmiştir. Ödülün kaldırılmasının, içsel motivasyonun hızlıca ve kendiliğinden geri kazanılmasını sağlayacağına dair bir bilgi parçada yer almamaktadır; aksine, bu durumun ilgiyi tamamen yok edebileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla bu yargıya ulaşılamaz.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak temel kavram olan 'aşırı gerekçelendirme etkisi'nin tanımını ve sonuçlarını analiz etmek.
Dışsal ödüllerin içsel motivasyonu düşürdüğü, özerkliği zedelediği ve yaratıcılığı olumsuz etkilediği bilgileri tespit edilmiştir.
Parçadaki temel argümanları belirleyerek seçeneklerle karşılaştırma yapabilmek için.
2
Soru kökünün olumsuz olduğunu ('ulaşılamaz') saptamak ve seçenekleri parçadaki bilgilerle tek tek karşılaştırmak.
Bireyin eylemi kendi isteğiyle yapma inancının zedelenmesi, klasik teorilerin motivasyonu genelleştirmesi, doyumun azalması ve eğitim/iş hayatındaki stratejilerin göz önünde bulundurulması gerektiği yargılarının parçada yer aldığı görülmüştür.
Parçadan doğrudan çıkarılabilen (doğru) yargıları eleyerek ulaşılamayan yargıyı bulmak için.
3
Dışsal ödüllerin kaldırılmasının etkisini parçada geçen 'dışsal ödül ortadan kalktığında resim yapmaya olan ilgisini tamamen kaybedebilir' ifadesiyle değerlendirmek.
Ödülün kaldırılmasının motivasyonu hızlıca geri kazandırdığına dair bir ifadenin bulunmadığı, aksine ilginin tamamen kaybedilebileceği sonucuna ulaşılmıştır.
Parça ile çelişen seçeneği kesin olarak saptayıp doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları
Soru 43Soru

Pygmalion etkisi veya beklenti etkisi, bireylerin kendilerine yönelik yüksek beklentilere uyum sağlayacak şekilde performanslarını artırması durumunu ifade eder. Sosyal psikolojide bu durum, bir kişinin başkası hakkındaki inançlarının, o başkasının davranışlarını şekillendirmesi ve inanc��n kendini doğrulayan bir kehanete dönüşmesi olarak açıklanır. Sınıf ortamlarında yapılan araştırmalar, öğretmenlerin rastgele seçilen öğrencilerin üstün zekalı olduğuna inandırıldığında, bu öğrencilerin yıl sonunda diğerlerine kıyasla çok daha yüksek başarı gösterdiklerini ortaya koymuştur. Ancak bu etkinin tersi de mümkündür: Düşük beklentiler, bireyin potansiyelini baskılayarak performans düşüşüne yol açar (Golem etkisi). Dolayısıyla insan ilişkilerinde yöneltilen beklentilerin niteliği, muhatabın gelişim seyrini doğrudan belirleyen görünmez bir güç haline gelir.

Bu parçadan hareketle "Pygmalion etkisi" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevredeki kişilerin bir bireye dair taşıdığı öngörülerin, o bireyin başarı veya başarısızlık durumunu yönlendirebildiğine

Cevap

Çevredeki kişilerin bir bireye dair taşıdığı öngörülerin, o bireyin başarı veya başarısızlık durumunu yönlendirebildiğine
Doğru yanıt, çevredeki kişilerin bir bireye yönelik beklentilerinin o bireyin gelişimini ve başarısını olumlu ya da olumsuz etkileyebileceğini belirten seçenektir. Parçada hem yüksek beklentilerin başarıyı artırdığı hem de düşük beklentilerin performans düşüşüne (Golem etkisi) yol açtığı ifade edilmiştir. Bu durum, başkalarının öngörülerinin bireyin başarısını yönlendirdiğini gösterir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genelinde ele alınan ana konuyu ve "Pygmalion etkisi" tanımını belirlemek.
Pygmalion etkisinin, kişilerin başkaları hakkındaki inançlarının o kişilerin davranış ve performanslarını şekillendirmesi durumu olduğu saptanır.
Soruda neyin sorgulandığını anlamak ve doğru odak noktasını oluşturmak için konuyu özetlemek gerekir.
2
Parçadaki destekleyici örnekleri ve kavramın sınırlarını incelemek.
Öğretmen beklentilerinin öğrenci başarısını artırması ve düşük beklentilerin (Golem etkisi) ise performansı düşürmesi bilgisine ulaşılır.
Kavramın hem olumlu hem de olumsuz beklentiler aracılığıyla başarı/başarısızlık durumunu nasıl yönlendirdiğini saptamak için bu ayrıntılar önemlidir.
3
Seçenekleri paragraftaki bilgilerle karşılaştırarak eleme yapmak.
Beklentilerin bireyin zeka kapasitesini biyolojik olarak değiştirmediği, eğitim dışı alanlarda da geçerli olduğu ve en önemli tek unsur olmadığı görülerek yanlış seçenekler elenir. Çevredeki beklentilerin bireyin başarısını/başarısızlığını yönlendirdiğini belirten seçenek doğrulanır.
Çıkarılamayacak veya parçayla çelişen yargıları eleyerek kesin olarak ulaşılabilecek doğru seçeneğe ulaşmak.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Paragraftan Çıkarım Yapma
Soru 44Soru

Aşağıdaki parçayı okuyarak soruyu cevaplayınız.

Hedonik adaptasyon ya da hedonik koşu bandı, bireyin yaşamında meydana gelen büyük olumlu veya olumsuz değişimlerin ardından kısa sürede eski genel mutluluk düzeyine geri dönme eğilimini ifade eder. Piyangodan büyük ikramiye kazanan birinin yaşadığı büyük sevinç ya da kaza sonucu fiziksel bir yeti kaybına uğrayan kişinin duyduğu derin keder, zamanla etkisini yitirir ve birey başlangıçtaki duygu durum çizgisine yaklaşır. Bu durum, insan zihninin uyum sağlama mekanizmasının bir parçasıdır ve hayatta kalma başarısını artırır. Ancak modern tüketim toplumlarında hedonik adaptasyon, bireyleri sürekli bir doyumsuzluk sarmalına sürükler. Yeni bir eve taşınmak, daha lüks bir araç almak ya da kariyerde yükselmek gibi hedeflere ulaşıldığında duyulan tatmin hızla sıradanlaşır. Kişi, elde ettiği yeni standardı baz noktası kabul ederek daha fazlasını arzulamaya başlar. Böylece koşu bandındaki bir sporcu gibi, sürekli hareket hâlinde olmasına rağmen mutluluk düzeyinde net bir ilerleme kaydedemez. Bu kısır döngüden çıkış ise ancak dışsal koşullara dayalı haz arayışından sıyrılıp içsel değerlere, anlamlı ili��kilere ve kalıcı deneyimlere odaklanmakla mümkündür.

Bu parçadan hareketle aşağıdakilerden hangisi hedonik adaptasyonun modern tüketim toplumlarındaki yansımasını en iyi ifade eden yargıdır?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireylerin maddi veya statüsel kazanımlarla ulaştıkları tatmin seviyesinin zamanla sıradanlaşması sonucu sürekli bir üst hedefe yönelerek kalıcı bir mutluluk düzeyine erişememeleri.

Cevap

Bireylerin maddi veya statüsel kazanımlarla ulaştıkları tatmin seviyesinin zamanla sıradanlaşması sonucu sürekli bir üst hedefe yönelerek kalıcı bir mutluluk düzeyine erişememeleri
Doğru seçenek, parçadaki hedonik koşu bandı metaforunun modern tüketim toplumlarındaki karşılığını tam olarak yansıtmaktadır. Parçada yeni standartların hızla sıradanlaştığı ve bireyin sürekli daha fazlasını isteyerek mutluluk seviyesinde net bir ilerleme sağlayamadığı açıkça belirtilmiştir. Bu durum, maddi veya statüsel kazanımlarla ulaştıkları tatmin seviyesinin zamanla sıradanlaşması sonucu sürekli bir üst hedefe yönelerek kalıcı bir mutluluk düzeyine erişememeleri ifadesiyle örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel konusunu ve hedonik adaptasyon kavramının tanımını belirlemek.
Hedonik adaptasyonun, olumlu veya olumsuz büyük değişimlerin ardından bireyin eski mutluluk düzeyine geri dönmesi olduğu anlaşılır.
Parçadaki temel kavramın sınırlarını çizmek ve doğru çıkarımlar yapabilmek için bu ilk adım gereklidir.
2
Kavramın modern tüketim toplumlarındaki etkisini gösteren cümleleri analiz etmek.
Yeni standartların (ev, araba, kariyer vb.) hızla sıradanlaştığı, kişinin baz noktasını yükselterek daha fazlasını arzuladığı ve mutlulukta net bir ilerleme kaydedemediği (koşu bandı benzetmesi) tespit edilir.
Soruda özellikle tüketim toplumundaki yansıması sorulduğu için parçadaki bu bölüme odaklanılması gerekir.
3
Elde edilen sonuçları seçeneklerle karşılaştırmak.
Maddi ve statüsel kazanımların sıradanlaşmasıyla kalıcı mutluluğa ulaşılamayacağını belirten seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Metindeki 'yeni standardı baz noktası kabul ederek daha fazlasını istemek' ve 'mutluluk düzeyinde net bir ilerleme kaydedememek' ifadeleriyle tam olarak örtüşen seçeneği bulmak için bu karşılaştırma yapılır.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Çıkarım ve Yorumlama
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 45Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Barnum Etkisi (Forer Etkisi), bireylerin kendileri için özel olarak hazırlandığını düşündükleri, aslında genel ve son derece geniş bir kitleye hitap eden belirsiz kişilik tanımlarını kendilerine özgü olarak kabul etme eğilimini ifade eder. Bu kavram, adını Amerikalı sirk yöneticisi P. T. Barnum'un 'herkese uygun bir şeylerin olduğunu' savunmasından almıştır. 1948 yılında psikolog Bertram Forer tarafından yapılan bir deneyle bilimsel olarak temellendirilmiştir. Forer, öğrencilerine bir kişilik testi uygulamış ve ardından her bir öğrenciye, test sonuçlarından bağımsız olarak tamamen aynı analiz metnini vermiştir. Bu metin; 'Başkalarının sizi sevmesine ve size hayran olmasına ihtiyaç duyuyorsunuz.', 'Zaman zaman içe dönük, mesafeli ve çekingen olabiliyorsunuz.' gibi genel ve çelişkili ifadeler barındırmaktadır. Öğrencilerden bu analizin kendilerini ne kadar yansıttığını 0 ile 5 arasında puanlamaları istenmiş ve ortalama skor 4,26 olarak belirlenmiştir. Bu durum, insanların belirsiz ve olumlu ifadeleri kendilerine mal etme konusundaki güçlü eğilimini ortaya koymuştur. Astroloji, falcılık ve bazı popüler kişilik testlerinin günümüzdeki ticari başarısı da büyük oranda bu etkiye dayanmaktadır. Birey, zihnindeki öznel doğrulama (subjective validation) mekanizmasını çalıştırarak bu genel ifadeleri kendi geçmiş yaşantılarıyla ilişkilendirmekte ve doğrulamaktadır. Dolayısıyla Barnum Etkisi, insan zihninin bilişsel bir yanılsaması olarak rasyonel karar alma süreçlerini ve nesnel değerlendirmeleri sekteye uğratabilmektedir. Bireylerin kendilerini tanıma arzusu, onları bu yanılsamaya karşı daha savunmasız hâle getirmektedir.

Bu parçadan hareketle Barnum Etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Astroloji ve falcılık gibi alanların ticari kazanç elde etmesini engellemek amacıyla yürütülen çalışmalara zemin hazırladığı

Cevap

Astroloji ve falcılık gibi alanların ticari kazanç elde etmesini engellemek amacıyla yürütülen çalışmalara zemin hazırladığı
Doğru yanıt olan seçenek, astroloji ve falcılık gibi alanların ticari kazanç elde etmesini engellemek amacıyla yürütülen çalışmalara zemin hazırladığını iddia etmektedir. Ancak parçada bu alanların günümüzdeki ticari başarısının büyük oranda Barnum Etkisi'ne dayandığı ifade edilmiştir. Dolayısıyla bu etki, ticari kazancı engellemek yerine bu kazancın sürdürülebilirliğine katkıda bulunarak onun zeminini oluşturmaktadır. Bu sebeple bu yargı söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Parçadaki temel kavram olan Barnum Etkisi'nin tanımı ve özellikleri belirlenir.
Barnum Etkisi'nin, genel ve belirsiz kişilik analizlerini kişilerin kendilerine özgü sanması yanılsaması olduğu anlaşılır.
Soruyu doğru analiz etmek için metnin sınırlarını ve ana temasını saptamak gerekir.
2
Seçeneklerdeki ifadeler parçada verilen bilgilerle eşleştirilir.
Çelişkili ifadelerin kişisel algılanması, kendini tanıma arzusunun savunmasızlık yaratması, geçmişle ilişkilendirerek doğrulama ve rasyonel kararların sekteye uğraması yargıları doğrulanır.
Çıkarılabilecek olan yardımcı düşünceleri tespit edip elemeyi kolaylaştırmak amacıyla bu adım yapılır.
3
Parçayla açıkça çelişen ve söylenemeyecek olan yargı tespit edilir.
Astroloji ve falcılık gibi alanların ticari kazanç elde etmesini engellemek amacıyla bu etkinin kullanıldığı iddiasının yanlış olduğu, aksine bu alanların ticari başarısının bu etkiye dayandığı saptanır.
Parçadan çıkarılamayacak yanlış yargıyı bulup doğru cevaba ulaşmak için.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları
Soru 46Soru

Batık maliyet yanılgısı; bireyin geçmişte yaptığı zaman, para veya emek yatırımını geri kazanamayacak olmasına rağmen sırf bu yatırımı yapmış olduğu için mevcut eylemini veya kararını sürdürme eğilimidir. İktisadi açıdan rasyonel bir karar verici, geçmişteki kayıpları göz ardı edip gelecekteki olası fayda ve maliyetlere odaklanmalıdır. Ancak insan psikolojisi, yapılan yatırımı ziyan etmeme dürtüsüyle hareket ederek rasyonel kararlar almayı zorlaştırır.

Bu yanılgının temelinde kayıptan kaçınma ve kendini haklı çıkarma arzusu yatar. İnsanlar geçmişteki hatalı kararlarıyla yüzleşmektense, başarısızlığı kabullenmeyi geciktirmeyi tercih ederler. Örneğin, bilet parasını ödediği için sıkıcı bir filmi sonuna kadar izleyen bir seyirci ya da verimsiz bir projeye sırf geçmiş yatırımları nedeniyle ek bütçe ayıran bir yönetici bu durumun kurbanıdır. Sonuç olarak batık maliyet yanılgısı, bireyleri ve kurumları daha büyük zararlara sürükleyen bir kısır döngü yaratır.

Bu parçadan hareketle "batık maliyet yanılgısı"na düşen bir bireyin davranışı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Geçmişte harcadığı kaynakların boşa gitmesini engellemek amacıyla mantıklı olmayan kararları sürdürme eğilimi gösterir.

Cevap

Geçmişte harcadığı kaynakların boşa gitmesini engellemek amacıyla mantıklı olmayan kararları sürdürme eğilimi gösterir.
Doğru yanıt, batık maliyet yanılgısının temel tanımıyla doğrudan örtüşmektedir. Birey geçmişte yatırdığı emek veya parayı kaybetmekten korktuğu için rasyonel olmayan eylemini sürdürür.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk bölümünde batık maliyet yanılgısının tanımını inceleme.
Batık maliyet yanılgısının, geçmişte yapılan harcamaların geri alınamayacak olmasına rağmen sırf bu harcama yapıldığı için mantıksız kararları sürdürme eğilimi olduğu belirlenir.
Kavramın tanımı ve kapsamı doğru tespit edilmelidir.
2
Seçenekleri bu tanımdaki ziyan etmeme dürtüsü ve mantıklı olmayan kararları sürdürme unsurlarıyla karşılaştırma.
Geçmiş kaynakları ziyan etmeme isteğinin kişiyi rasyonel olmayan eylemleri devam ettirmeye yönlendirdiğini ifade eden seçeneğin doğru olduğu görülür.
Doğru seçeneği parçadaki ifadelerle doğrudan eşleştirmek gerekir.

Anahtar Kavram

Paragrafta anlam ve çıkarım yapma
Soru 47Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Yerleşme etkisi (Einstellung etkisi), bireyin bir problemi çözerken geçmişteki deneyimlerine ve daha önce başarılı olmuş yöntemlere aşırı bağlı kalması nedeniyle, daha basit veya daha etkili yeni çözüm yollarını görememesi durumunu ifade eden psikolojik bir olgudur. Bu zihinsel engel, insan beyninin bilgi işleme sürecinde enerji tasarrufu yapma ve tanıdık örüntüleri hızla uygulama eğiliminin doğal bir sonucudur. Zihin, daha önce işe yaramış bir yöntemi hazır bir şablon olarak saklar ve benzer bir sorunla karşılaştığında bu şablonu otomatik olarak devreye sokar. Ancak bu durum, bireyin içinde bulunduğu yeni durumun kendine özgü ayrıntılarını ve daha kestirme çözüm yollarını fark etmesini engeller.

1940’larda yapılan deneysel çalışmalarda, katılımcılara farklı hacimlerdeki kapları kullanarak belirli bir miktar su elde etmeleri istenmiştir. İlk birkaç soruda aynı karmaşık formülle çözüme ulaşan katılımcılar, daha sonra çok daha basit bir yöntemle çözülebilecek sorularla karşılaştıklarında bile eski karmaşık yöntemi kullanmaya devam etmişlerdir. Bu deney, yerleşme etkisinin zihinsel esnekliği nasıl sınırlandırdığını somut bir şekilde ortaya koymaktadır.

İş hayatından akademik çalışmalara kadar pek çok alanda karşımıza çıkan yerleşme etkisi, yenilikçi ve yaratıcı düşüncenin önündeki en büyük engellerden biridir. Uzmanlaşma arttıkça bireylerin bu etkiye kapılma olasılığı da yükselebilir; çünkü bir alandaki derin bilgi birikimi, zihinsel patikaların daha da derinleşmesine ve alternatif yolların tamamen kapanmasına neden olabilir.

Bu parçadan hareketle yerleşme etkisiyle (Einstellung etkisi) ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin uzmanlık düzeyi arttıkça bu etkinin üstesinden gelmesinin kolaylaştığına

Cevap

Uzmanlaşmanın artmasının yerleşme etkisinin üstesinden gelmeyi kolaylaştırdığı yargısı
Metnin son paragrafında uzmanlaşma arttıkça yerleşme etkisine kapılma olasılığının yükselebileceği ve derin bilgi birikiminin alternatif yolları kapatabileceği ifade edilmiştir. Dolayısıyla uzmanlığın artmasının bu etkinin üstesinden gelmeyi kolaylaştırdığı yargısı metinle doğrudan çelişmektedir ve ulaşılamaz olan seçenektir.

Adım Adım Çözüm

1
Metinde yerleşme etkisinin (Einstellung etkisi) tanımını ve beynin enerji tasarrufu yapma eğilimiyle ilişkisini incelemek.
Yerleşme etkisinin zihnin hazır şablonları otomatik devreye sokması ve enerji tasarrufu yapmasıyla ilişkili olduğu görülür.
Zihnin daha az çaba sarf etme eğilimiyle ilişkili seçeneğinin doğruluğunu test etmek.
2
Metinde verilen deney örneğini ve uzmanlaşma ile ilgili paragrafı analiz etmek.
Uzmanlaşma arttıkça zihinsel patikaların derinleştiği ve alternatif yolların tamamen kapandığı, dolayısıyla bu etkiye kapılma olasılığının arttığı görülür.
Uzmanlık düzeyinin artmasının bu etkiyi yenmeyi kolaylaştırıp kolaylaştırmadığını belirlemek.
3
Ulaşılan sonuçlar ile seçenekleri karşılaştırmak.
Uzmanlık arttıkça etkinin üstesinden gelmenin kolaylaştığı yönündeki yargının metinle çeliştiği saptanır.
Ulaşılamayacak olan doğru seçeneği belirlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Çıkarım Yapma
Soru 48Soru

Aşağıdaki parçayı okuyarak soruyu cevaplayınız.

Seçim körlüğü, insanların kendi yaptıkları seçimleri algılamadaki yetersizliklerini ve bu kararlarını savunma eğilimlerini açıklayan çarpıcı bir bilişsel yanılgıdır. 2005 yılında İsveçli araştırmacı Petter Johansson ve ekibi tarafından yürütülen bir deney, bu olguyu gözler önüne sermiştir. Katılımcılara iki farklı insan yüzü gösterilmiş ve hangisini daha çekici buldukları sorulmuştur. Tercihlerini yaptıktan sonra, sihirbazlık teknikleri kullanılarak katılımcılara seçmedikleri yüzün fotoğrafı verilmiş ve bu kişiyi neden seçtikleri sorulmuştur. Katılımcıların büyük bir kısmı, kendilerine sunulan fotoğrafın kendi seçtikleri fotoğraf olmadığını fark etmemiş, hatta seçmedikleri bu yüzü neden çekici bulduklarına dair detaylı açıklamalar ve gerekçeler sunmuştur. Bu durum, bireylerin kendi kararlarının arkasındaki gerçek nedenlerin her zaman bilincinde olmadıklarını, aksine kararlarını sonradan rasyonalize etmeye çalıştıklarını göstermektedir. Seçim körlüğü, kararlarımızın sarsılmaz temellere dayandığına olan inancımızı sarsmaktadır. Birey, sadece görsel tercihlerinde değil; siyasi oylamalar, ahlaki yargılar ve hatta tüketici davranışları gibi daha karmaşık karar süreçlerinde de benzer bir körlük yaşayabilmektedir. Zihin, karar anındaki gerçek güdüleri sorgulamak yerine, mevcut durumu haklı çıkaracak gerekçeler üretme konusunda son derece hızlı çalışır. Sonuç olarak, seçim körlüğü fenomeninin sunduğu bulgular, insan iradesinin ve karar alma mekanizmalarının sınırlarını anlamada kritik bir eşik sunarken, özgür irade tartışmalarına da yeni boyutlar kazandırmaktadır.

Bu parçadan hareketle "seçim körlüğü" ile ilgili aşa��ıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Karar alma süreçlerinde dışarıdan yapılacak manipülasyonların birey tarafından kolaylıkla fark edilebildiğine

Cevap

Karar alma süreçlerinde dışarıdan yapılacak manipülasyonların birey tarafından kolaylıkla fark edilebildiğine dair yargı
Doğru cevap, karar alma süreçlerinde dışarıdan yapılacak manipülasyonların birey tarafından kolaylıkla fark edilebildiğini savunan seçenektir. Parçada bahsedilen deneyde katılımcıların büyük bir kısmının, kendilerine sunulan fotoğrafın kendi seçtikleri fotoğraf olmadığını fark etmedikleri açıkça belirtilmiştir. Dolayısıyla manipülasyonun kolayca fark edildiği iddiası parçadaki bilgilerle çelişmektedir ve söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı dikkatlice incelemek.
Sorunun olumsuz bir köke ('söylenemez') sahip olduğu ve parçanın 'seçim körlüğü' kavramını açıkladığı belirlenir.
Parçada doğrudan değinilmeyen veya parçadaki bilgilerle çelişen yargıyı bulmak amacıyla hedeflenen odağın belirlenmesi gerekir.
2
Parçadaki temel argümanları ve bulguları seçeneklerle karşılaştırmak.
Seçim körlüğünün zihnin rasyonalizasyon hızı, ahlaki/siyasi alanlardaki geçerliliği, özgür irade tartışmalarına katkısı ve kararların arkasındaki nedenlerin bilinmemesiyle ilgili kısımları doğrulanır. Ancak manipülasyonların kolayca fark edilebildiğine dair bir yargının parçada yer almadığı, aksine katılımcıların manipülasyonu fark etmediği tespit edilir.
Seçeneklerin doğruluğunu parça içerisindeki kanıtlarla eşleştirerek yanlış olan tek yargıyı izole etmek gerekir.
3
Ulaşılamayacak olan nihai yargıyı doğru seçenek olarak belirlemek.
Manipülasyonların kolayca fark edilebildiği yönündeki yargının parçayla çeliştiği kesinleşir.
Soru kökünün olumsuz ifadesine uygun olarak parçadan çıkarılamayacak seçeneği işaretlemek.

Anahtar Kavram

Paragrafta Yardımcı Düşünce ve Olumsuz Soru Kökü Çözümleme
Soru 49Soru

Sahne ışığı etkisi, bireyin kendi dış görünüşü, davranışları ya da hatalarının çevresindeki insanlar tarafından ne derece fark edildiğini abartma eğilimidir. İnsanlar, sosyal bir ortamda tüm gözlerin kendi üzerlerinde olduğunu ve her hareketlerinin titizlikle incelendiğini düşünürler. Oysa gerçekte, diğer insanlar da benzer şekilde kendi dünyaları ve kaygılarıyla meşgul olduklarından, söz konusu durumların çok azını fark ederler. Cornell Üniversitesinde yapılan klasik bir deneyde, katılımcılardan dikkat çekici bir tişört giymeleri ve ardından bir odaya girmeleri istenmiştir. Katılımcılar, odadaki insanların en az yarısının bu tişörtü fark ettiğini tahmin ederken, gerçekte odadakilerin sadece küçük bir yüzdesi durumu fark etmiştir. Bu durum, bireylerin kendi algı dünyalarını merkezîleştirerek başkalarının da kendilerine aynı odakla baktığını varsaymalarından kaynaklanır.

Bu parçaya göre "sahne ışığı etkisi" yaşayan bir bireyin bu yanılgıya düşmesinin temel nedeni aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Kendi algı dünyasını merkeze alarak başkalarının da odağını kendisine yönelttiğini varsayması

Cevap

Kendi algı dünyasını merkeze alarak başkalarının da odağını kendisine yönelttiğini varsayması
Sahne ışığı etkisi yaşayan bireylerin bu yanılgıya düşmelerinin temel nedeni, kendi algı dünyalarını merkezîleştirerek başkalarının da kendilerine aynı odakla baktığını varsaymalarıdır. Parçanın son cümlesinde bu durum açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Soru kökünü ve parçayı analiz etmek.
Sorunun bizden sahne ışığı etkisinin temel nedenini istediği belirlenir.
Sorunun doğru cevabına ulaşmak için bizden ne istendiğini netleştirmek gerekir.
2
Parçadaki ilgili bölümü belirlemek.
Parçanın son cümlesinde bu durumun nedeni net bir şekilde açıklanmıştır: "Bu durum, bireylerin kendi algı dünyalarını merkezîleştirerek başkalarının da kendilerine aynı odakla baktığını varsaymalarından kaynaklanır."
Metindeki anahtar ipucunun bulunduğu cümleyi bularak doğrudan metne dayalı bir analiz yapmak esastır.
3
Seçenekleri değerlendirmek.
Parçanın son cümlesiyle birebir örtüşen yargı, bireyin kendi algı dünyasını merkeze alarak başkalarının da odağını kendisine yönelttiğini varsaymasıdır.
Metindeki ifadenin en yakın ve doğru biçimde aktarıldığı seçeneği bulmak hedeflenir.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları
Soru 50Soru

Aşağıdaki parçayı okuyarak soruyu cevaplayınız.

Ringelmann etkisi olarak da bilinen sosyal kaytarma, bireylerin bir grup içinde çalışırken gösterdikleri çaban��n, tek başlarına çalıştıklarında gösterdikleri çabadan daha az olması eğilimini ifade eder. Fransız tarım mühendisi Max Ringelmann tarafından 1913 yılında yapılan bir ip çekme deneyinde, gruba eklenen her yeni üyenin, bireysel çekme performansında oransal bir düşüşe yol açtığı gözlemlenmiştir. Bu durum ilk başlarda koordinasyon eksikliğiyle açıklanmış olsa da sonraki psikolojik araştırmalar, temel nedenin motivasyon kaybı ve sorumluluğun yayılması (difüzyon) olduğunu ortaya koymuştur. Birey, kendi katkısının grup performansı içinde ayırt edilemeyeceğini düşündüğünde veya başarısızlık durumunda suçun yalnızca kendisine yüklenmeyeceğini bildiğinde daha az çaba sarf etmektedir. Ancak bu eğilim kaçınılmaz değildir; görevin birey için taşıdığı kişisel önem, grup içi aidiyet duygusu ve bireysel katkılerin ölçülebilir olması gibi faktörler sosyal kaytarmanın etkisini azaltabilmektedir.

Bu parçadan hareketle sosyal kaytarma (Ringelmann etkisi) ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin grup içerisindeki eylemlerinin tekil olarak değerlendirilememesi ve ortaya çıkacak olası başarısızlığın sorumluluğunun paylaşılması, bireysel çabanın azalmasında belirleyici olmaktadır.

Cevap

Bireyin grup içerisindeki eylemlerinin tekil olarak değerlendirilememesi ve ortaya çıkacak olası başarısızlığın sorumluluğunun paylaşılmasının bireysel çabanın azalmasında belirleyici olması
Doğru yanıt, parçada yer alan bireyin kendi katkısının grup performansı içinde ayırt edilemeyeceğini ve başarısızlık durumunda suçun yalnızca kendisine yüklenmeyeceğini bilmesi durumlarının çabayı azalttığı bilgisiyle tam olarak örtüşmektedir. Bu durum sosyal kaytarmanın temel mekanizmasını açıklamaktadır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragraftaki temel kavramın ve bu kavramı ortaya çıkaran nedenlerin belirlenmesi
Sosyal kaytarmanın, bireyin grup içindeyken tek başına olduğundan daha az çaba gösterme eğilimi olduğu ve bunun motivasyon kaybı ile sorumluluğun yayılmasından kaynaklandığı tespit edilmiştir.
Parçadan ulaşılabilecek doğru yargıyı bulmak için öncelikle parçanın ana fikri ve destekleyici argümanları netleştirilmelidir.
2
Bireyin çaba göstermeme gerekçelerinin paragraftaki karşılıklarının analiz edilmesi
Paragrafta bireyin daha az çaba sarf etmesinin sebepleri katkısının ayırt edilemeyeceğini düşünmesi ve başarısızlık durumunda suçun yalnızca kendisine yüklenmeyeceğini bilmesi olarak belirtilmiştir.
Çabayı azaltan psikolojik mekanizmaları anlamak, doğru seçenekteki ifadeleri doğrulamak için gereklidir.
3
Seçeneklerin analiz edilerek parçadaki bilgilerle karşılaştırılması ve yanlış seçeneklerin elenmesi
Yanlış seçeneklerdeki aşırı genellemeler, yanlış karşılaştırmalar, kavram çarpıtmaları ve yanlış neden-sonuç/amaç-sonuç ilişkileri tespit edilerek elenmiştir.
Çeldiricilerin hangi yönlerden parçayla çeliştiğini görmek, doğru cevaba ulaşmada kritik bir adımdır.
4
Doğru ifadenin saptanması
Bireyin eylemlerinin tekil değerlendirilememesi ve başarısızlık sorumluluğunun paylaşılması durumunun bireysel çabayı azalttığını belirten seçenek doğru olarak belirlenmiştir.
Paragraftaki neden-sonuç ilişkisini tam ve doğru şekilde özetleyen seçeneğe ulaşmak sorunun nihai çözümüdür.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında yardımcı düşünceleri analiz etme ve çıkarım yapma
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 51Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Abilene paradoksu, bir grup insanın bireysel olarak istemedikleri hâlde, sırf grubun diğer üyelerinin bunu istediğini varsayarak ortak bir kararda uzlaşması durumunu ifade eden sosyolojik bir fenomendir. Yönetim uzmanı Jerry B. Harvey tarafından kavramsallaştırılan bu durum; grup içi uyumu koruma kaygısının, yanl��ş iletişim modellerinin ve toplumsal uyum arzusunun bireyleri nasıl kolektif bir yanılgıya sürüklediğini gözler önüne serer. Paradoksa adını veren klasik hikâyede, kavurucu bir yaz gününde evlerinde sakince oturan aile üyeleri, birinin gayriihtiyari ortaya attığı uzak bir kasabaya gitme teklifini, aslında hiçbiri içten içe istemediği hâlde 'diğerleri sıkılmıştır' veya 'onlar gitmek istiyordur' yanılgısıyla kabul eder. Saatler süren yorucu bir yolculuğun ardından berbat bir yemek yiyip döndüklerinde, her birinin sırf diğerlerini memnun etmek için sessiz kaldığı anlaşılır. Bu paradoksun temelinde, grup üyelerinin çatışmadan kaçınma ve gruptan dışlanma korkusuyla kendi özgün düşüncelerini gizlemeleri yatar. Bireyler, grubun geri kalanının zihnini okumaya çalışırken 'hayali bir fikir birliği' inşa ederler. Sonuçta, gruptaki herkes aslında aynı olumsuz görüşü paylaştığı hâlde, kimse bunu dile getirme cesareti gösteremediği için grup, hiçbir üyesinin onaylamadığı bir eylemi oy birliğiyle hayata geçirir. Bu durum, grup düşüncesi (groupthink) kavramından farklı olarak, üyelerin karara içsel olarak karşı olmalarına rağmen sessiz kalmalarıyla şekillenir ve kurumsal karar alma mekanizmalarında ciddi kaynak kayıplarına yol açar.

Bu parçadan hareketle "Abilene paradoksu" ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Grup üyelerinin, ortak kararın doğruluğuna zamanla içtenlikle inanıp kendi özgün görüşlerinden tamamen vazgeçmesiyle ortaya çıkar.

Cevap

Grup üyelerinin, ortak kararın doğruluğuna zamanla içtenlikle inanıp kendi özgün görüşlerinden tamamen vazgeçmesiyle ortaya çıktığı yönündeki yargı yanlıştır.
Doğru cevap, grup üyelerinin ortak kararın doğruluğuna içtenlikle inanıp kendi görüşlerinden vazgeçtiğini savunan ifadedir. Metne göre, Abilene paradoksunda bireyler karara içtenlikle inanmamakta, aksine içsel olarak karşı olmalarına rağmen sessiz kalmaktadırlar. Bu durum onları grup düşüncesinden (groupthink) ayıran temel farktır. Dolayısıyla bu yargı metinden çıkarılamaz ve yanlıştır.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ana fikrini ve anahtar kavramlarını belirleme.
Paragrafta Abilene paradoksunun tanımı, ortaya çıkış nedenleri ve grup düşüncesinden farkı açıklanmaktadır.
Soruyu doğru analiz edebilmek için metnin sınırlarını çizmek gerekir.
2
Seçenekleri paragraftaki bilgilerle karşılaştırarak eleme yapma.
Bireylerin dışlanma korkusuyla fikirlerini gizlemesi, sessiz kalmanın içsel onay anlamına gelmemesi, iletişim eksikliği ve kaynak kaybı gibi unsurların metinde yer aldığı görülür.
Ulaşılamaz olan seçeneği bulmak için doğru olan bilgileri tespit edip elemek gerekir.
3
Doğru seçeneği belirleme.
Paragrafta üyelerin karara içsel olarak karşı oldukları vurgulandığı için, ortak karara zamanla içtenlikle inandıklarını belirten ifadenin yanlış olduğu saptanır.
Metindeki 'karara içsel olarak karşı olmalarına rağmen sessiz kalma' ifadesiyle çelişen yargıyı bulmak cevaba ulaşmayı sağlar.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragrafta Olumsuz Soru Kökü ve Çıkarım Yapma
Tahmini Süre:3m 0s
Soru 52Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Semmelweis refleksi, yerleşik inançlarla veya kabul görmüş paradigmalarla çelişen yeni bir bilginin, doğruluğuna dair güçlü kanıtlar bulunsa dahi, sorgulanmaksızın ve doğrudan reddedilmesi eğilimini ifade eder. Terim, adını 19. yüzyılın ortalarında Viyana Genel Hastanesinde görev yapan Macar hekim Ignaz Semmelweis’tan alır. Semmelweis, lohusalık hummasından kaynaklanan anne ölümlerinin, hekimlerin otopsilerden çıkıp ellerini dezenfekte etmeden doğumlara girmesiyle ilişkili olduğunu fark etmiş ve klorlu kireç çözeltisiyle el yıkama uygulamasını başlatarak ölüm oranlarını radikal biçimde düşürmüştür. Ancak bu ampirik başarı, dönemin tıp otoriteleri tarafından coşkuyla karşılanmak yerine sert bir dirençle reddedilmiştir. Zira bu keşif hem hastalıkların vücut sıvılarındaki dengesizliklerden kaynaklandığı yönündeki yerleşik tıp kuramlarıyla çelişiyor hem de saygın hekimlerin ölüm saçtığı imasını taşıyordu. Dolayısıyla Semmelweis’ın kuramı, bilimsel yetersizliğinden değil, mevcut bilişsel şemaları ve mesleki statüleri tehdit ettiği için sistem dışına itilmiştir. Günümüzde bu refleks, bilimin ötesinde, bireysel veya kurumsal düzeyde statükoyu koruma dürtüsünün rasyonel kanıtların önüne geçmesini açıklayan sosyo-psikolojik bir olgu olarak ele alınmaktadır.

Bu parçaya göre Semmelweis refleksinin ortaya çıkmasındaki temel belirleyici aşağıdakilerden hangisidir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bilişsel ve konumsal konfor alanını koruma dürtüsünün, doğrulanabilir yeni verilerin kabul edilmesini engellemesi.

Cevap

Bilişsel ve konumsal konfor alanını koruma dürtüsünün, doğrulanabilir yeni verilerin kabul edilmesini engellemesi
Doğru seçenek olan 'Bilişsel ve konumsal konfor alanını koruma dürtüsünün, doğrulanabilir yeni verilerin kabul edilmesini engellemesi' ifadesi metinle tam olarak örtüşmektedir. Metnin son kısımlarında Semmelweis’ın getirdiği yeniliğin 'mevcut bilişsel şemaları ve mesleki statüleri tehdit ettiği için sistem dışına itildiği' ve bu durumun 'statükoyu koruma dürtüsünün rasyonel kanıtların önüne geçmesi' olduğu açıkça belirtilmiştir. Buradaki bilişsel şemalar ve mesleki konumlar 'bilişsel ve konumsal konfor alanını'; rasyonel kanıtlar ise 'doğrulanabilir yeni verileri' karşılar.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki ana kavramı ve Semmelweis refleksinin tanımını belirleme
Semmelweis refleksi; doğruluğu kanıtlansa bile yerleşik inançlarla çelişen yeni bilginin doğrudan reddedilmesidir.
Sorunun kökünde sorulan 'temel belirleyici' etkeni bulabilmek için önce bu refleksin hangi şartlar altında ve niçin ortaya çıktığını anlamak gerekir.
2
Reddedilme gerekçelerini gösteren anahtar ifadeleri metinden süzme
Hekimlerin kendi teorileriyle çelişmesi, 'hekimlerin ölüm saçtığı iması' (saygınlık/statü tehdidi), 'mevcut bilişsel şemaları ve mesleki statüleri tehdit etmesi' ve 'statükoyu koruma dürtüsü' tespit edilir.
Semmelweis'ın ampirik (deneysel/doğrulanabilir) başarısının neden reddedildiğini açıklayan sosyo-psikolojik nedenleri doğrudan metinden çekip çıkarmak gerekir.
3
Seçeneklerdeki ifadeleri kavramsal olarak eşleştirme ve çeldiricileri eleme
Bilişsel şemalar ve mesleki statü 'bilişsel ve konumsal konfor alanı' ile; ampirik başarı ve rasyonel kanıtlar ise 'doğrulanabilir yeni veriler' ile eşleşir. Kişisel husumet veya tıp dogmalarının kasıtlı tasfiyesi gibi dışsal yorumlar elenir.
Kavramsal örtüşmeyi doğrulayarak rasyonel ve metne dayalı en güçlü çıkarımı kesinleştirmek.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları - Metin ve Kavram Analizi
Soru 53Soru

Aşağıdaki parçayı okuyarak soruyu cevaplayınız.

Fransız filozof Denis Diderot, kendisine hediye edilen gösterişli sabahlığın ardından kaleme aldığı yazıda, yeni sabahlığının odasındaki diğer tüm eşyaları ne kadar rüküş gösterdiğinden yakınır. Bu estetik uyumsuzluğu gidermek amacıyla önce masasını, ardından duvar halısını ve nihayetinde tüm mobilyalarını yenisiyle değiştirir. Sürecin sonunda kendisini borç içinde bulan Diderot, tüketim sarmalını tetikleyen bu durumu betimler. Günümüzde 'Diderot Etkisi' olarak adlandırılan bu kavram, bireyin mevcut kimliğiyle ya da yaşam alanıyla bütünleşen yeni bir nesne edinmesinin, onunla uyumlu başka nesneler edinme arzusunu kamçılayarak durdurulamaz bir satın alma zinciri yaratmasını ifade eder. Bu etki, tüketim dünyasında nesnelerin sadece işlevsel değerleriyle değil, birbirlerini tamamlayan birer statü ve kimlik göstergesi olarak konumlandırılmasıyla doğrudan ilişkilidir.

Bu parçadan hareketle 'Diderot Etkisi' ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Mevcut bütünlüğe dahil olan yeni bir unsurun, estetik ve kimliksel uyumu koruma dürtüsüyle kişiyi birbirini tetikleyen bir tüketim döngüsüne yönlendirdiğine

Cevap

Mevcut bütünlüğe dahil olan yeni bir unsurun, estetik ve kimliksel uyumu koruma dürtüsüyle kişiyi birbirini tetikleyen bir tüketim döngüsüne yönlendirdiğine
Doğru yanıt, Diderot Etkisi'nin metindeki tanımıyla birebir örtüşmektedir. Metinde yeni bir sabahlık edinmenin, odadaki diğer eşyalarla uyumsuzluk yarattığı ve bu uyumu yakalama çabasının kişiyi durdurulamaz bir alım zincirine sürüklediği açıkça ifade edilmektedir. Bu durum, mevcut düzene eklenen yeni bir ögenin, estetik ve kimliksel bütünlüğü sağlama dürtüsüyle d��ngüsel bir tüketim yarattığı çıkarımını doğrular.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafı dikkatlice okuyarak 'Diderot Etkisi' kavramının tanımını ve ortaya çıkış öyküsünü analiz etmek.
Diderot'nun yeni sabahlığı yüzünden odasındaki eşyaları değiştirmek zorunda kalarak borca girmesi ve bu durumun uyumlu nesneler edinme arzusuyla tetiklenen bir tüketim zinciri olarak tanımlanması saptanır.
Sorunun kökünde yer alan kavrama ait temel özellikleri belirlemek ve çıkarım tabanını oluşturmak için bu adım gereklidir.
2
Metindeki 'yeni bir nesne edinmesinin, onunla uyumlu başka nesneler edinme arzusunu kamçılayarak durdurulamaz bir satın alma zinciri yaratması' ifadesini seçeneklerle karşılaştırmak.
Uyum arayışının ve estetik bütünlüğün yeni tüketim adımlarını tetiklediği yargısına ulaşılır.
Doğru yanıtın metindeki tanım ile doğrudan örtüşmesini sağlamak için bu analiz yapılır.
3
Seçenekleri değerlendirerek metinde bulunmayan öznel çıkarımları, amaç-sonuç karışıklıklarını ve kavramsal sınır aşmalarını elemek.
Gereksiz kişiselleştirme yapan, irade/eğitim gibi metin dışı öneriler sunan ve işlevselliğin tamamen bittiğini iddia eden yanlış seçenekler elenir.
Çeldiricilerin neden elendiğini netleştirmek ve doğru cevaba kesinlik kazandırmak amacıyla bu eleme gerçekleştirilir.

Anahtar Kavram

Paragrafta Çıkarım ve Kavram Analizi

İpuçları

1
Paragrafta Diderot Etkisi'nin günümüzdeki tanımını yapan son iki cümleye odaklanın.
2
Metinde yeni edinilen bir nesnenin diğer nesnelerle uyum sağlama arzusunu nasıl tetiklediği ve bunun satın alma davranışına etkisi anlatılmaktadır.
3
Doğru yanıt, yeni bir eşya edinildiğinde bozulan estetik uyumu geri kazanma dürtüsünün insanı ardı ardına alışveriş yapmaya sevk ettiğini ifade eden seçenektir.

Daha Fazla Pratik

Çoklu paragraf sorularında ilk olarak kavram tanımlarını içeren cümlelerin altını çizin; bu, seçenekleri elerken size zaman kazandıracaktır.
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 54Soru

Goodhart Yasası, en yalın ifadesiyle, bir gösterge ya da ölçütün hedef hâline getirilmesi durumunda, artık güvenilir bir gösterge olmaktan çıkacağını savunur. İktisatçı Charles Goodhart’ın para politikaları üzerine yaptığı çalışmalardan doğan bu ilke, sosyal bilimlerden eğitim sistemlerine kadar geniş bir yelpazede karşılık bulur. Bir sistemin başarısını ölçmek için seçilen veri, bireylerin veya kurumların davranışlarını bu veriyi manipüle edecek şekilde değiştirmesine yol açar. Sonuçta, başlangıçta sistemin niteliğini yansıtması beklenen ölçüt, gerçek kaliteden bağımsız olarak yapay bir şekilde yükseltilirken asıl amaç göz ardı edilir.

Eğitim sistemlerinde öğrencilerin akademik başar��sını ve okulların niteliğini ölçmek amacıyla uygulanan merkezi ortak sınavlar, bu yasanın somutlaştığı alanlardan biridir. Sınav puanları, eğitimin kalitesini ölçen bir araç olmaktan çıkıp okulların ve öğretmenlerin temel hedefi hâline geldiğinde müfredat daralır. Derslerde öğrencilere eleştirel düşünme, yaratıcı problem çözme gibi temel beceriler kazandırmak yerine, sadece s��navda çıkacak soru tiplerine yönelik ezberci yöntemler aşılanır. Sınav başarı oranları yükselmesine rağmen öğrencilerin gerçek dünyadaki anlama ve uygulama becerileri geriler.

Bu parçanın ikinci paragrafı ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Birinci paragrafta kuramsal çerçevesi çizilen ilkenin, kurumsal bir uygulama üzerinden pratik yansımasını ve yarattığı nitelik kaybını somutlaştırmaktadır.

Cevap

Birinci paragrafta kuramsal çerçevesi çizilen ilkenin, kurumsal bir uygulama üzerinden pratik yansımasını ve yarattığı nitelik kaybını somutlaştırmaktadır.
Doğru cevap, birinci paragrafta açıklanan teorik yasanın, eğitim kurumu örneğiyle somutlaştırıldığını ve bu durumun yol açtığı niteliksizleşmeyi açıkladığını belirtmektedir. İkinci paragrafta merkezi sınavlar örneği verilerek, bu sınavların kalite ölçmek yerine tek hedef haline gelmesi durumunda eğitimin niteliğinde nasıl bir düşüşe yol açtığı anlatılmış, böylece kuramsal ilke somut bir uygulama üzerinden örneklendirilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metnin ilk paragrafındaki kuramsal açıklamayı analiz etmek.
İlk paragrafta, bir ölçütün hedef haline geldiğinde güvenilirliğini yitireceğine dair kuramsal bir ilke (Goodhart Yasası) tanımlanmıştır.
İkinci paragrafın bu kuramla olan ilişkisini belirlemek için öncelikle kuramın ne olduğunu anlamak gerekir.
2
Metnin ikinci paragrafındaki örneği ve işlevini incelemek.
İkinci paragrafta, eğitim sistemindeki sınav odaklı ölçme sisteminin bu yasayı nasıl doğruladığı ve eğitimin niteliğinde nasıl bir kayba yol açtığı somut bir örnekle (merkezi sınavlar) gösterilmiştir.
Kuramsal bilginin pratik alandaki yansımasını ve sonuçlarını tespit etmek.
3
İki paragraf arasındaki anlamsal ve yapısal köprüyü kurarak doğru seçeneğe ulaşmak.
İlk paragraftaki teorik ilkenin, ikinci paragrafta kurumsal bir örnek üzerinden somutlaştırıldığı ve kalitesizleşmeye (nitelik kaybı) yol açtığının açıklandığı belirlenir.
Seçeneklerdeki ifadelerin paragrafın bu işleviyle örtüşüp örtüşmediğini denetlemek.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Analizi ve Paragraflar Arası İlişki
Tahmini Süre:2m 30s
Soru 55Soru

I. Kobra etkisi, bir sorunu çözmek için tasarlanan bir teşvik veya çözümün, durumu daha da kötüleştiren istenmeyen sonuçlara yol açması durumunu ifade eden bir kavramdır. Terim, sömürge dönemi Hindistan'ında Delhi'deki kobra yılanlarının sayısını azaltmak isteyen İngiliz hükümetinin, ölü kobralar için ödül teklif etmesiyle ortaya çıkm��ştır. Başlangıçta başarılı olan bu yöntem, zamanla halkın ödül almak için kobra yetiştirmeye başlamasıyla yön değiştirmiştir. Hükümet durumu fark edip ödülü kaldırd��ğında ise yetiştiriciler değersizleşen yılanları serbest bırakmış, sonuç olarak Delhi'deki kobra nüfusu eskisinden daha yüksek bir seviyeye ulaşmıştır.

II. Benzer bir durum günümüzde modern yönetim ve çevre politikalarında da sıklıkla gözlemlenmektedir. Örneğin, bir sanayi tesisinin karbon emisyonunu azaltmak amac��yla çevre bakanlığı tarafından baca filtresi takmayan işletmelere yüksek cezalar kesilmesi planlanmıştır. Ancak bu düzenleme, bazı fabrikaların denetim saatlerinde üretimi geçici olarak durdurup salınımı gece saatlerinde gizlice yapmasına veya yasal boşluklardan yararlanarak üretim kapasitelerini resmi olarak düşük göstermelerine yol açmıştır. Sonuçta toplam hava kirliliği azalmamış, aksine denetlenmesi daha zor, düzensiz salınımlar ortaya çıkmıştır.

Bu iki paragraf arasındaki anlamsal ilişkiyi aşa��ıdakilerden hangisi en iyi açıklar?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: İkinci paragrafta, birinci paragrafta tarihsel kökeni ve tanımı verilen kavramın modern dünyadaki benzer bir yansıması örneklendirilmektedir.

Cevap

İkinci paragrafta, birinci paragrafta tarihsel kökeni ve tanımı verilen kavramın modern dünyadaki benzer bir yansıması örneklendirilmektedir.
Paragraf I'de 'kobra etkisi' adı verilen olgunun tanımı verilip Hindistan'daki tarihsel kökeni aktarılmıştır. Paragraf II'de ise 'benzer bir durum günümüzde de gözlenmektedir' denilerek karbon emisyonu ve baca filtresi uygulamaları üzerinden bu kavramın günümüzdeki bir yansıması örneklendirilmiştir. Dolayısıyla iki paragraf arasındaki ilişki, bir kavramın tarihsel tanımının ardından güncel bir örneğinin sunulması şeklindedir.

Adım Adım Çözüm

1
Birinci paragraftaki temel düşünceyi ve işlevi belirleme.
İlk paragrafta 'kobra etkisi' olarak adlandırılan kavramın tanımı yapılmış ve bu kavramın sömürge dönemi Hindistan'ındaki tarihsel arka planı açıklanmıştır.
Metinler arası veya paragraflar arası ilişkileri bulmak için her bir paragrafın ana işlevini saptamak gerekir.
2
İkinci paragraftaki konuyu ve bu konunun birinci paragrafla bağını inceleme.
İkinci paragrafta, günümüz çevre politikalarından (karbon salınımı cezaları) bir örnek verilerek, yasa koyucuların niyetinin nasıl ters teptiği anlatılmıştır. Bu, kobra etkisinin modern bir yansımasıdır.
İkinci paragrafın ilk paragraftaki kavramla nasıl ilişkilendiğini (karşıtlık, destekleme, örneklendirme vb.) belirlemek gerekir.
3
Seçenekleri karşılaştırarak iki paragraf arasındaki ilişkiyi en doğru tanımlayan ifadeyi bulma.
Tarihsel tanımı verilen kavramın güncel bir alanda örneklendiğini belirten ifade doğru kabul edilir.
Yanlış seçeneklerin elenmesi ve doğru anlamsal bağın doğrulanması için son analiz yapılır.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraflarda işlevsel ve anlamsal ilişkiyi saptama
Soru 56Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Gell-Mann Amnezi Etkisi, yazar Michael Crichton tarafından kuramsallaştırılan ve bireylerin kitle iletişim araçlarının sunduğu bilgileri tüketirken sergiledikleri çelişkili psikolojik tutumu açıklayan bir olgudur. Crichton bu kavramı adlandırırken, yakın dostu Nobel ödüllü fizikçi Murray Gell-Mann'ın adını referans almıştır. Kavramın temeli, günlük hayatta sıkça karşılaşılan bir okuma deneyimine dayanır: Bir okur, kendi uzmanlık alanına ya da derinlemesine bilgi sahibi olduğu spesifik bir konuya dair kaleme alınmış bir haber metnini incelerken, metindeki fahiş hataları, kavramsal yanlışlıkları ve çarpıtmaları anında fark eder. Gazeteciliğin bu yüzeyselliği karşısında hayal kırıklığına uğrayan ve medyanın güvenirliğini sorgulayan okur, şaşırtıcı bir biçimde sayfa değiştirip kendi ihtisası dışındaki bir konuya geçiş yaptığında bu sorgulayıcı tavrını tamamen yitirir. Örneğin, ekonomi ya da dış politika gibi hiç bilmediği bir alandaki makaleyi okurken, az önce şahit olduğu özensizliği ve bilgi eksikliğini bütünüyle unutup yazılanları mutlak ve nesnel bir doğru olarak kabul eder. Crichton'a göre bu zihinsel tutarsızlık, insanın bildiği alandaki keskin rasyonalitesi ile bilmediği alandaki otoriteye teslimiyet arzusu arasındaki uçurumu yansıtır. Birey, medyanın bir alanda yaptığı hatayı münferit bir kusur olarak görme eğilimindedir; oysa bu durum, kitle iletişim ara��larının genel haber üretim süreçlerindeki yapısal zaafların bir göstergesidir.

Bu parçada sözü edilen 'Gell-Mann Amnezi Etkisi' ile ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Uzmanlık alanında sergilenen şüpheci yaklaşımın, diğer alanlardaki bilgi akışını denetlemede de etkin bir zihinsel alışkanlığa dönüştüğü.

Cevap

Uzmanlık alanında sergilenen şüpheci yaklaşımın, diğer alanlardaki bilgi akışını denetlemede de etkin bir zihinsel alışkanlığa dönüştüğü söylenemez.
Doğru yanıt, uzmanlık alanında sergilenen şüpheci yaklaşımın diğer alanlardaki bilgi akışını denetlemede etkin bir zihinsel alışkanlığa dönüştüğünü savunan ifadedir. Parçada, okurun kendi uzmanlık alanı dışındaki bir habere geçtiğinde az önce şahit olduğu özensizliği ve bilgi eksikliğini tamamen unutarak yazılanları sorgulamadan kabul ettiği belirtilmektedir. Dolayısıyla, bu şüpheci tutumun diğer alanlar için de kalıcı veya etkin bir denetleme alışkanlığına dönüştüğü söylenemez.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve kavramsal çerçeveyi analiz etmek.
Metin, 'Gell-Mann Amnezi Etkisi' kavramını açıklamakta ve bireyin bildiği konuda medyayı eleştirirken bilmediği konularda medyanın otoritesine sorgusuz teslim olmasını (çelişkili psikolojik tutum, zihinsel tutarsızlık) ele almaktadır.
Metnin ana fikrini ve yardımcı düşüncelerini saptayarak seçenekleri bu doğrultuda değerlendirmek gerekir.
2
Olumsuz soru kökünü dikkate alarak seçenekleri metinle karşılaştırmak.
Kişinin uzmanlık alanında gösterdiği şüpheciliği diğer alanlara taşımadığı, aksine bu alanlardaki haberleri okurken bu sorgulayıcı tavrını bütünüyle unuttuğu tespit edilir.
Seçeneklerin hangilerinin parçadaki bilgilerle çeliştiğini veya parçada yer almadığını bulmak hedeflenir.
3
Doğru seçeneği belirlemek ve doğruluğunu gerekçelendirmek.
Uzmanlık alanındaki şüpheci yaklaşımın diğer alanlardaki bilgi akışını denetlemede etkin bir zihinsel alışkanlığa dönüştüğünü iddia eden ifade metinle doğrudan çelişir; çünkü metinde bu şüpheciliğin diğer alanlara taşınmadığı açıkça belirtilmiştir.
Metne göre yanlış (söylenemez) olan yargıyı saptayarak kesin çözüme ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf sorularında metinden yardımcı düşünce ve çıkarım yapma yeteneği.
Soru 57Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

I. Zeigarnik etkisi, psikolojide insanların tamamlanmamış ya da kesintiye uğramış görevleri, tamamlanmış olanlara kıyasla daha kolay ve net bir şekilde hatırlama eğilimini ifade eden bir bilişsel durumdur. Rus psikolog Bluma Zeigarnik tarafından 1920'lerde Berlin Üniversitesi'nde yapılan gözlemlerle literatüre giren bu kavram, bir restorandaki garsonların henüz ödemesi yapılmamış siparişleri çok detaylı hatırlarken, hesap ödendikten hemen sonra bu bilgileri tamamen unuttuklarının fark edilmesiyle keşfedilmiştir. Zeigarnik, bu olguyu deneysel ortama taşıyarak katılımcılara çözmeleri için çeşitli bulmacalar ve el işi görevleri vermiş; bazı görevleri tamamlamalarına izin verirken bazılarını ise tam ortasında kesintiye uğratmıştır. Araştırma sonucunda, yarıda kesilen görevlerin bellekten silinmediği ve zihinde sürekli aktif bir şekilde tutulduğu saptanmıştır.

II. Bilişsel psikolojiye göre, bir işe başlandığında zihinde yaratılan gerilim, iş tamamlanıncaya kadar varlığını sürdürür ve bireyi görevi bitirmeye doğru iter; iş bittiğinde ise bu gerilim son bulur ve bellek alanı boşaltılır. Günümüz dünyasında bu etki, özellikle dizi sektöründeki merak uyandıran finallerde, reklamcılık stratejilerinde ve dijital oyun tasarımlarında kullanıcı bağlılığını artırmak amacıyla yaygın bir biçimde kullanılmaktadır. Ancak tamamlanmamış işlerin zihinde sürekli dönüp durması, bireyde bilişsel bir yük yaratarak tükenmişliğe ve dikkat dağınıklığına da yol açabilmektedir. Dolayısıyla modern insanın zihnini meşgul eden yarım kalmış projeler, aslında farkında olmadan zihinsel enerjiyi tüketen en önemli unsurlar arasında yer almaktadır.

Bu parçadan hareketle Zeigarnik etkisi ile ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Zihnin tamamlanmamış görevleri öncelikli olarak hatırlaması, bireyin karşılaştığı yeni problemleri çözme hızını doğrudan artırır.

Cevap

Zihnin tamamlanmamış görevleri öncelikli olarak hatırlaması, bireyin karşılaştığı yeni problemleri çözme hızını doğrudan artırır.
Doğru yanıt olan 'Zihnin tamamlanmamış görevleri öncelikli olarak hatırlaması, bireyin karşılaştığı yeni problemleri çözme hızını doğrudan artırır.' ifadesi parçadan çıkarılamaz. Parçada Zeigarnik etkisinin zihinsel süreçlerde bir gerilim yarattığı ve bellekte aktif kaldığı belirtilmiş ancak bu durumun problem çözme hızını artırdığına dair hiçbir bilgi verilmemiştir. Hatta son kısımda bu durumun bilişsel bir yük yaratarak tükenmişlik ve dikkat dağınıklığına yol açtığı ifade edilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın birinci bölümündeki tarihsel gelişim ve deney aşamalarını analiz etme.
Zeigarnik etkisinin bir restorandaki garsonların davranış gözleminden doğduğu ve daha sonra deneysel yöntemlerle sınanarak doğrulandığı tespit edilir.
Ortaya çıkış sürecine dair bilginin doğruluğunu kontrol etmek.
2
Paragrafın ikinci bölümündeki teorik açıklamayı ve uygulama alanlarını inceleme.
Tamamlanmamış işlerin yarattığı zihinsel gerilimin hatırlamayı kolaylaştırdığı; bu durumun reklam, dizi ve oyun sektörlerinde kullanıldığı belirlenir.
Bilişsel mekanizmaya ve pratik uygulamalara dair iddiaların doğruluğunu doğrulamak.
3
Paragrafın son kısmındaki olumsuz etkileri değerlendirme.
Yarım kalan işlerin zihinsel yorgunluğa ve dikkat dağınıklığına sebep olduğu saptanır.
Bilişsel yükün birey üzerindeki etkilerini anlamak.
4
Seçenekleri bu bilgiler doğrultusunda karşılaştırma.
Tamamlanmamış görevleri hatırlamanın yeni problemleri çözme hızını artırdığına dair hiçbir veri bulunmadığı, aksine dikkat dağınıklığı yarattığı görülür.
Söylenemeyecek olan yanlış yargıyı tespit etmek.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Soruları ve Yardımcı Düşünce Analizi
Tahmini Süre:2m 0s
Soru 58Soru

Pygmalion etkisi, bir kişinin başkaları hakkındaki olumlu beklentilerinin, o kişilerin performansını doğrudan artırması durumudur. Bu etkiyi araştıran bir deneyde, öğretmenlere sınıflarındaki bazı öğrencilerin 'üstün zekalı' olduğu rastgele söylenmiştir. Yıl sonunda yapılan ölçümlerde, bu öğrencilerin akademik başarılarında belirgin bir artış görülmüştür. Araştırmacılar, öğretmenlerin bu beklentiyle öğrencilere farkında olmadan daha fazla zaman ayırdığını, daha sabırlı davrandığını ve onlara destekleyici geri bildirimler verdiğini saptamıştır. Dolayısıyla, çevremizdekilerin bize duyduğu güven, başarımızı şekillendiren temel unsurlardan biridir.

Bu parçaya göre Pygmalion etkisiyle ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenebilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Çevremizdeki kişilerin bize dair olumlu beklentileri, performansımızı ve başarımızı olumlu yönde etkiler.

Cevap

Çevremizdeki kişilerin bize dair olumlu beklentileri, performansımızı ve başarımızı olumlu yönde etkiler.
Doğru seçenek, parçanın ilk ve son cümlelerinde yer alan tanımlarla doğrudan örtüşmektedir. Pygmalion etkisinin, başkalarının olumlu beklentilerinin kişinin performansını artırması olduğu ve çevremizdekilerin bize duyduğu güvenin başarımızı şekillendirdiği parçada açıkça belirtilmiştir.

Adım Adım Çözüm

1
Metindeki anahtar kelimeleri ve Pygmalion etkisinin tanımını belirleme.
Pygmalion etkisinin 'bir kişinin başkaları hakkındaki olumlu beklentilerinin, o kişilerin performansını doğrudan artırması' olduğu saptanır.
Sorunun kökünde doğrudan bu kavramla ilgili çıkarım yapılması istenmektedir.
2
Metnin sonuç cümlesini analiz ederek genel yargıyı tespit etme.
'Çevremizdekilerin bize duyduğu güven, başarımızı şekillendiren temel unsurlardan biridir' yargısına ulaşılır.
Yazarın paragrafın sonunda bağladığı ana fikir, doğrudan doğru seçeneği belirlememizi sağlar.
3
Elde edilen bulguları seçeneklerle karşılaştırma.
Çevremizdekilerin olumlu beklentilerinin performansımızı olumlu etkilediğini ifade eden seçeneğin doğru olduğu belirlenir.
Diğer seçeneklerde yer alan iddialar ya metindeki bilgilerle çelişmektedir ya da metinde bulunmayan öznel yorumlar barındırmaktadır.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Anlam ve Çıkarım
Tahmini Süre:1m 0s
Soru 59Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Sessizlik sarmalı kuramı, bireylerin çevrelerinde hâkim olan fikirleri gözlemleyerek kendi görüşlerini ifade edip etmeme kararı aldıklarını savunur. İnsanlar, sosyal bir canlı olmanın getirdiği dışlanma korkusuyla, çoğunluğun benimsediği g��rüşlerin aksine bir düşünceye sahip olduklarında sessiz kalmayı tercih ederler. Bu sessizlik, hâkim görüşün daha da baskın görünmesine yol açarak karşıt fikirdeki insanların kendilerini daha da azınlıkta hissetmelerine ve suskunluklarının derinleşmesine neden olur.

Kitle iletişim araçları, bu sarmalın dönme hızını artıran en güçlü unsurlardandır. Medya, hangi görüşlerin 'genel kabul gördüğünü' ve hangilerinin 'marjinal' olduğunu kitlelere sunarak bireyin çevre algısını şekillendirir. Günümüzde dijital platformların algoritmik yapısı da benzer şekilde yankı odaları yaratarak bireyleri baskın söylemlere uyum sağlamaya veya tamamen suskunluğa gömmeye zorlamaktadır. Böylece, azınlıkta kalan fikirlerin zamanla kamusal alandan tamamen silinmesi süreci hızlanmaktadır.

Bu parçadan hareketle sessizlik sarmalı ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Bireyin dışlanma kaygısıyla sergilediği çekingen tutumun, baskın fikirlerin meşruiyetini ve görünürlüğünü pekiştirdiğine

Cevap

Bireyin dışlanma kaygısıyla sergilediği çekingen tutumun, baskın fikirlerin meşruiyetini ve görünürlüğünü pekiştirdiğine
Doğru yanıt, parçadaki bireyin dışlanma korkusuyla sessiz kalmasının, baskın olan görüşlerin daha da yaygın ve güçlü görünmesine zemin hazırladığı tespitiyle birebir uyuşmaktadır. Parçada bu durum 'Bu sessizlik, hâkim görüşün daha da baskın görünmesine yol açarak karşıt fikirdeki insanların kendilerini daha da azınlıkta hissetmelerine... neden olur.' ifadesiyle doğrudan desteklenmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın ilk bölümü analiz edilir.
Sessizlik sarmalının bireyin dışlanma korkusu nedeniyle azınlıkta kalan fikirlerini dile getirememesi ve bu suskunluğun baskın görüşün daha da yaygın görünmesine yol açtığı saptanır.
Paragraftaki temel kavramın tanımını ve işleyiş mekanizmasını anlamak için bu adım gereklidir.
2
Paragrafın ikinci bölümü incelenir.
Kitle iletişim araçları ve günümüz dijital platformlarının bu algıyı pekiştirerek azınlık seslerin kamusal alandan silinmesini hızlandırdığı belirlenir.
Kavramın günümüz teknolojileri ve medyayla olan ilişkisini çözerek çıkarımı güçlendirmek hedeflenir.
3
Seçenekler değerlendirilir.
Doğru seçenekte belirtilen bireyin dışlanma kaygısıyla susmasının, baskın görüşlerin görünürlüğünü artırdığı yargısının paragraftaki 'Bu sessizlik, hâkim görüşün daha da baskın görünmesine yol açarak...' ifadesiyle örtüştüğü görülür.
Seçeneklerin paragraftaki ifadelerle uygunluğunu denetleyerek doğru cevaba ulaşmak amaçlanır.

Anahtar Kavram

Çoklu Paragraf Sorularında Paragrafın Ana Düşüncesini ve Yardımcı Düşüncelerini İlişkilendirerek Çıkarım Yapma
Soru 60Soru

Aşağıdaki parçaya göre soruyu cevaplayınız.

Sakar Etkisi (Pratfall Effect), sosyal psikolojide bireylerin sahip olduğu yetkinlik düzeyi ile hata yapma durumlarının toplumsal algıdaki yansıması arasındaki ilişkiyi açıklayan bir fenomendir. Bu kurama göre, alanında son derece başarılı, prestijli ve donanımlı olarak kabul edilen kişilerin ufak sakarlıklar yapması veya önemsiz hatalara düşmesi (örneğin topluluk önündeyken üzerine kahve dökmesi), onların diğer insanlar tarafından daha sempatik ve insani bulunmasını sağlar. Ancak bu durum, yalnızca kişinin zaten yüksek düzeyde bir toplumsal kabule ve yetkinliğe sahip olduğu koşullarda geçerlidir. Ortalama veya düşük yetkinliğe sahip bir kişi benzer bir sakarlık yaptığında, bu durum onun cana yakın bulunmasına değil, tam aksine beceriksiz olarak nitelendirilmesine yol açar. Dolayısıyla bu etki, mükemmelliğin yarattığı soğuk mesafeyi kıran insani bir kusurun, ancak zemininde güçlü bir takdir ve başarı varken olumlu sonuç doğurduğunu ortaya koymaktadır.

Bu parçadan hareketle 'Sakar Etkisi' ile ilgili aşağıdakilerden hangisine ulaşılabilir?

Cevabı ve açıklamayı göster

Cevap: Saygınlığı ve başarısı tescillenmiş kişilerin sergilediği küçük kusurların, onların cana yakın ve insani algılanmasını sağladığına

Cevap

Saygınlığı ve başarısı tescillenmiş kişilerin sergilediği küçük kusurların, onların cana yakın ve insani algılanmasını sağladığına
Metinde Sakar Etkisi'nin, alanında başarılı ve saygın kişilerin yaptığı ufak tefek sakarlıkların onları daha sempatik ve cana yakın gösterdiği belirtilmiştir. Bu durum, saygınlığı ve başarısı tescillenmiş kişilerin sergilediği küçük kusurların, onların cana yakın ve insani algılanmasını sağladığı yargısıyla birebir örtüşmektedir.

Adım Adım Çözüm

1
Paragrafın genel iletisini ve Sakar Etkisi'nin koşullarını tespit edin.
Sakar Etkisi'nin yüksek yetkinlikteki kişilerin ufak hatalarıyla sempati kazanması, düşük yetkinliktekilerde ise bunun tersi etki yapması olarak tanımlandığı belirlendi.
Çıkarım sorusunda doğru seçeneğin metnin ana fikri ve koşullarıyla uyumlu olması gerekir.
2
Seçenekleri metinle karşılaştırarak aşırı yorum, yanlış neden-sonuç ilişkileri ve kelime kaymalarını eleyin.
Bilinçli strateji iddiası (aşırı yorum), düşük yetkinliğin prestij kazanması (çelişkili neden-sonuç), kusursuzluğun yegane yol olması (ana düşünce sapması) ve büyük mesleki hatalar (yakın anlam hatası) elendi.
Yanlış seçenekleri net gerekçelerle elemek doğru yanıta güvenle ulaşmayı sağlar.
3
Doğru yanıt olan seçeneğin metindeki ifadelerle tutarlılığını onaylayın.
Seçenekteki ifadenin, prestijli kişilerin ufak sakarlıklarının sempatik bulunması yönündeki bilgiyle tam örtüştüğü görüldü.
Seçilen yanıtın metindeki ana düşünceyi ve doğrudan çıkarımı karşılaması gerekir.

Anahtar Kavram

Çoklu paragraf yapısındaki metinlerden hareketle doğrudan çıkarılabilecek ana ve yardımcı düşünceleri saptama.
Tahmini Süre:1m 30s
ÖncekiSayfa 3 / 5Sonraki
Çoklu Paragraf Soruları Alıştırma Soruları — ALES — Sayfa 3 | Examkin